İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Hukuki, İktisadi, Mali Ve Sosyal Etkilerinin Analizi (Hava EKSİLMEZ - Yüksek Lisans Tezi)
PcGK Not: Yüksek Lisans Tezinin PC Gümrük Külliyatı
programında yayımlanmasına izin verdiği için sayın Fırat Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürü Hava EKSİLMEZ'e gümrük ve ticaret camia mensupları adına teşekkür
ediyoruz.
İTHALATTA
GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN HUKUKİ, İKTİSADİ, MALİ VE SOSYAL ETKİLERİNİN ANALİZİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan
Hava EKSİLMEZ
İÇİNDEKİLER
KISALTMALAR
IX
TABLOLAR
X
GİRİŞ
1
SONUÇ
198
EKLER
201
KAYNAKÇA
211
ÖZET
217
BİRİNCİ
BÖLÜM
GÜMRÜK
VERGİLERİNİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ VE AVRUPA BİRLİĞİNDE GÜMRÜK MUAFİYETİ UYGULAMALARI
1.1. GÜMRÜK VERGİLERİNİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ
3
1.1.1.
Gümrük Vergilerinin Tanımı
5
1.1.2.
Gümrük Vergilerinin Sınıflandırılması
7
1.1.2.1.
Nakledildiği Yere Göre Gümrük Vergileri
8
1.1.2.2.
Eşyanın Sınır Aşma Nedenine Göre Gümrük Vergileri
8
1.1.2.3.
Amaçlarına Göre Gümrük Vergileri
9
1.1.3.
Gümrük Vergilerinin Özellikleri ve Vergi Tasnifi İçindeki Yeri
9
1.1.4.
Gümrük Vergilerinin Amaçları, Etkileri ve Fonksiyonları
12
1.1.4.1.
Gümrük Vergilerinin Amaçları
12
1.1.4.2.Gümrük
Vergilerinin Etkileri
14
1.1.4.2.1.
Üretim Etkisi
14
1.1.4.2.2.
Tüketim Etkisi
15
1.1.4.2.3.
Dış Ticaret Etkisi
15
1.1.4.2.4.
Gelir Etkisi
15
1.1.4.2.5.
Bölüşüm Etkisi
16
1.1.4.3.
Gümrük Vergilerinin Fonksiyonları
16
1.1.5.
Gümrük İdarelerince Tahsil ve Takip Olunan Vergiler
18
1.1.5.1.
Gümrük Vergileri Kavramı
18
1.1.5.2.
Gümrük Vergisi ile İlgili Genel Bilgiler
20
1.2. AVRUPA BİRLİĞİ'NDE GÜMRÜK MUAFİYETİ UYGULAMALARI
24
1.2.1.
Genel Bilgiler ve Hukuki Çerçeve
24
1.2.2.
AB'de Mevcut Gümrük Muafiyetleri
25
1.2.2.1.
Askıya Alma
26
1.2.2.2.
Muafiyet Uygulama
26
1.2.2.2.1.
Naklihane Muafiyeti
29
1.2.2.2.2.
Çeyiz Eşyası Muafiyeti
30
1.2.2.2.3.
Miras Yoluyla İntikal eden Eşya Muafiyeti
30
1.2.2.2.4.
Öğrencilere Ait Eşya Muafiyeti
31
1.2.2.2.5.
Yolcuların Kişisel Bagajları
31
1.2.2.2.6.
Doğal Afetlerde Gönderilen Yardım Malzemesi
31
1.2.2.2.7.
Bir Gerçek Kişiden Diğerine Gönderiler
31
1.2.2.2.8.
Mesleki Alet ve Cihazlar
32
1.2.2.2.9.
Diğer Muafiyetler
32
İKİNCİ
BÖLÜM
GÜMRÜK
KANUNUNDA DÜZENLENMİŞ OLAN MUAFİYETLERİN
ANALİZİ
2.1. GÜMRÜK MUAFİYETLERİ
34
2.1.1.
Muafiyet ve İstisna Kavramı
34
2.1.1.1.
Vergileme İlkeleriyle İlişkisi ve Dayanağı
34
2.1.1.2.
Tanımı ve Kavramsal Çerçeve
35
2.1.1.3.
Muafiyet ve İstisnaların Sınıflandırılması
36
2.1.1.4.
Muafiyet ve İstisnaların Vergi Teşvikleriyle İlişkisi
37
2.1.1.5.
Muafiyet ve İstisnaların Vergi Harcamaları İle İlişkisi
38
2.1.1.6.
Gümrük Muafiyetleri Kavramı
39
2.1.1.6.1.
Gümrük Muafiyetlerinin Çeşitleri
42
2.1.1.6.1.1.
Tam - Kısmi Gümrük Muafiyetleri
42
2.1.1.6.1.2.
Şartlı - Şartsız Gümrük Muafiyetleri
43
2.1.1.6.1.3.
Süreli - Süresiz Gümrük Muafiyetleri
43
2.1.1.6.1.4.
Ekonomik Etkili Olan - Ekonomik Etkili Olmayan Gümrük Muafiyetleri
44
2.1.1.6.2
Gümrük Muafiyetlerinin Amaçları
44
2.2. GÜMRÜK KANUNUNDA BULUNAN MUAFİYET DÜZENLEMELERİ
45
2.2.1.
Ekonomik Etkili Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri
46
2.2.1.1.
Transit Rejimi
47
2.2.1.2.
Antrepo Rejimi
49
2.2.1.3.
Dahilde İşleme Rejimi
52
2.2.1.4.
Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi
53
2.2.1.5.
Geçici İthalat Rejimi
54
2.2.2.
Ekonomik Etkili Olmayan Gümrük Muafiyet ve İstisnaları
56
2.2.2.1.
Cumhurbaşkanının Zat ve İkametgahı İçin Gelen Eşya Muafiyeti
57
2.2.2.2.
Diplomatik Eşya Muafiyeti
58
2.2.2.2.1.
Diplomatik Muafiyetlerden Yararlanacak Kişiler
58
2.2.2.2.2.
Diplomatik Muafiyetlerden Yararlanacak Eşya
58
2.2.2.2.3.
Diplomatik Muafiyetlerde Karşılıklılık Şartı
59
2.2.2.2.4.
Diplomatik Eşyanın Gümrük İşlemleri
59
2.2.2.2.5.
Muaf Olarak Giren Eşya ve Taşıtların Satış ve Devri
60
2.2.2.3.
Milli Savunma ve İç Güvenlik Kapsamındaki Eşyaya Yönelik Gümrük Muafiyeti
61
2.2.2.3.1.
Milli Savunma ve İç Güvenlik kapsamındaki Eşyayla ilgili Gümrük Muafiyeti
Bulunan Kurumlar
61
2.2.2.3.2.
Eşyaya İlişkin Şartlar
62
2.2.2.4.
Önemli Değeri Olmayan Eşya Muafiyeti
62
2.2.2.5.
Gerçek Kişilere Mahsus Muafiyetler
63
2.2.2.5.1.
Kullanılmış Motorlu Nakil Vasıtaları Muafiyeti
64
2.2.2.5.1.1.
Kişiye Yönelik Şartlar
64
2.2.2.5.1.2.
Eşyaya Yönelik Şartlar
66
2.2.2.5.2.
Kullanılmış Ev Eşyası Muafiyeti
67
2.2.2.5.2.1.
Kişiye Yönelik Şartlar
67
2.2.2.5.2.2.
Eşyaya Yönelik Şartlar
68
2.2.2.5.3.
Evlilik Nedeni ile Getirilecek Eşya Muafiyeti
68
2.2.2.5.3.1.
Kişiye Yönelik Şartlar
68
2.2.2.5.3.2.
Eşyaya Yönelik Şartlar
69
2.2.2.5.3.3.
Çeyiz Eşyasının Nakil Süresi
69
2.2.2.5.4.
Miras Yoluyla İntikal Eden Eşya Muafiyeti
70
2.2.2.5.4.1.
Murise İlişkin Şartlar
70
2.2.2.5.4.2.
Mirasçılara İlişkin Şartlar
70
2.2.2.5.4.3.
Eşyaya Yönelik Şartlar
70
2.2.2.5.4.4.
Nakil Süresi
71
2.2.2.5.5.
Öğrencilere İlişkin Muafiyetler
71
2.2.2.5.6.
Geçici Olarak Yurt Dışına Çıkan Gerçek Kişilerin Geri Getirdiği Kullanılmış
Ev Eşyası
72
2.2.2.5.6.1.
Muafiyetin Kapsamı
72
2.2.2.5.7.
Yerleşim Yeri Türkiye Gümrük Bölgesi Dışında Bulunan Gerçek Kişilerin Türkiye'de
Edindikleri Konutlarda Kullanmak Üzere Getirdikleri Ev Eşyası
72
2.2.2.5.8.
Kişisel Eşya Muafiyeti
74
2.2.2.6.
Gerçek Kişilerce Serbest Dolaşıma Sokulacak Diğer Eşya
74
2.2.2.6.1.
Hediyelik Eşya muafiyeti ve Tek ve Maktu Vergi Uygulama
75
2.2.2.6.1.1.
Yolcu Beraberi Eşya Muafiyeti
75
2.2.2.6.1.1.1.
Yolcu Beraberi Eşya Miktarı
75
2.2.2.6.1.1.2.
Yolcu Beraberi Hediyelik Eşya Limiti
76
2.2.2.6.1.2.
Tek ve Maktu Vergi Uygulaması
77
2.2.2.6.1.3.
Mağazalardan Alınan Eşya
78
2.2.2.6.2.
Şeref Nişanları veya Ödülleri
78
2.2.2.6.3.
Uluslararası İlişkiler Çerçevesinde Alınan Hediyeler
79
2.2.2.6.3.1.
Eşya ve Kişilere İlişkin Şartlar
79
2.2.2.7.
Kamu Yararına Faaliyetlerde Bulunulmak Amacıyla Serbest Dolaşıma Sokulan
Malzeme ve Eşya Muafiyeti
80
2.2.2.7.1.
Genel Amaçlarla İthal Edilen Eşya
81
2.2.2.7.2.
Özel Amaçlarla İthal Edilecek Eşya
82
2.2.2.7.2.1.
Eğitim, Bilim ve Kültürel Amaçlı Eşya ile Bilimsel Alet ve Cihazlar
82
2.2.2.7.2.1.1.
Kitap, Yayın ve Belgeler
82
2.2.2.7.2.1.2.
Görsel ve İşitsel Malzemeler
82
2.2.2.7.2.1.3.
Bilimsel Alet, Cihaz ve Malzemeler
83
2.2.2.7.2.2.
Tıbbi Amaçlı Alet ve Cihazlar
83
2.2.2.7.2.3.
Bilimsel Araştırma Amacına Yönelik Hayvanlar, Biyolojik Veya Kimyasal
Maddeler
84
2.2.2.7.2.4.
İnsan Kaynaklı Tedavi Edici Maddeler ile Kan Gruplama ve Doku Tipi Ayırma
Belirteçleri
85
2.2.2.7.2.4.1.
Muafiyet kapsamındaki eşyalar
85
2.2.2.7.2.4.2.
Muafiyet Kapsamı Eşyaya İlişkin Şartlar
85
2.2.2.7.2.5.
İlaç Özelliği Olan Ürünlerin Kalite Kontrolü Amacına Yönelik Maddeler
86
2.2.2.7.2.6.
Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Serbest Dolaşıma
Sokulan Eşya
86
2.2.2.8.
Bir Ticari Faaliyetin Yürütülmesi ile Bağlantılı İthalat
86
2.2.2.8.1.
İşyeri Nakli Suretiyle Serbest Dolaşıma Sokulan Sermaye Malları ve Diğer
Malzemeler
87
2.2.2.8.1.1.
Muafiyete İlişkin Şartlar
87
2.2.2.8.1.2.
İşyeri Nakli Suretiyle İthal Edilecek Diğer Eşyalar
88
2.2.2.8.2.
Türkiye Gümrük Bölgesindeki Çiftçilerin Komşu Ülkede Elde Ettikleri Ürünler
89
2.2.2.8.3.
Komşu Ülkelerdeki Çiftçilerin Türkiye Gümrük Bölgesindeki Toprak ve
Ekinlerinin İşlenmesi Amacına Yönelik Ürünler
89
2.2.2.8.4.
Numuneler, Reklam Malzemeleri ve Ticari Fuarda Tüketilen Ürünler
90
2.2.2.8.4.1.
Numunelik Eşya ve Modeller
90
2.2.2.8.4.2.
Reklamcılık Amacına Yönelik Malzemeler ve Dokümanlar
90
2.2.2.8.4.3.
Bir Ticari Fuarda veya Benzeri Bir Faaliyette Kullanılan veya Tüketilen
Ürünler
91
2.2.2.8.4.3.1.
Muafiyet Kapsamında Bulunan Sergi Fuarlar ve Benzeri Etkinlikler
92
2.2.2.8.4.3.2.
Muafiyete İlişkin Şartlar
92
2.2.2.8.5.
İnceleme, Analiz veya Test Amaçlı Olarak Serbest Dolaşıma Sokulan Eşya
94
2.2.2.9.
Ulaştırmacılıkta Kullanılan Eşya
94
2.2.2.9.1.
Taşıma Sırasında Eşyanın İstifi ve Korunması İçin Yardımcı Maddeler
95
2.2.2.9.2.
Canlı Hayvanların Nakli Sırasında Gerekli Eşya
95
2.2.2.9.3.
Ulaşım Araçları ile Özel Konteynerlerde Mevcut Bulunan Akaryakıt ve Madeni
Yağlar
95
2.2.2.9.3.1.
Standart Depo Muafiyeti
96
2.2.2.9.3.2.
Gümrük Vergilerinden Muaf Olarak İthal Edilecek Yakıt Miktarı
96
2.2.2.9.4.
Deniz ve Hava Ulaşım Araçlarına Ait Donatım ve İşletme Malzemesi
96
2.2.2.10.
Bilgi Materyali İthalatı
97
2.2.2.10.1.
Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının Korunmasına Yönelik Gönderilen Eşya
97
2.2.2.10.2.
Turistik Reklamcılık Malzemeleri
97
2.2.2.10.3.
Ticari Değeri Olmayan Çeşitli Belge ve Diğer Eşya
98
2.2.2.11.
Cenaze ve Cenaze ile İlgili Eşya
100
2.2.2.11.1.
Savaş Kurbanları Anıtları ile Mezarlıklar İçin Gelen Eşya
100
2.2.2.11.2.
Tabutlar, Cenaze Kül Kapları ve Süsleme Niteliğindeki Eşya
100
2.2.2.12.
Diğer Eşya
101
2.2.2.12.1.
Malul ve Sakatlar ile Diğer Engellilerin Kullanımına Mahsus Eşya
101
2.2.2.12.1.1.
Görme Engellilerin Kullanımına Mahsus Eşya
101
2.2.2.12.1.2.
Malul ve Sakatların Kullanımına Mahsus Eşya
101
2.2.2.12.1.2.1.
Genel Nitelikli Olanlar
101
2.2.2.12.1.2.2.
Özürlüler Tarafından Bizzat İthal Edilecek Taşıma Araçları
102
2.2.2.12.2.
Olağanüstü Durumlarda Zarar Görenlere Gönderilen Eşya
103
2.2.2.12.3.
Uluslararası Spor Karşılaşmalarında Kullanılmak Üzere Getirilen Eczacılık
Ürünleri
104
2.2.3.
Muafiyet Kapsamındaki Eşyanın Gümrük İşlemleri
104
2.2.4.
Serbest Dolaşıma girisinde Muafiyet Uygulanan Eşyada Gümrük Yükümlülüğünün Doğması
107
2.2.5.
Gümrük Kanunu'nda Bulunan Diğer Muafiyetler
108
2.2.5.1.
Geri Gelen Eşya Muafiyeti
108
2.2.5.2.
Deniz Mahsulleri ile İlgili Muafiyet
109
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
DİĞER
MEVZUATTA DÜZENLENMİŞ OLAN GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN İNCELENMESİ
3.1. İTHALATTA TAHSİL EDİLEN DİĞER VERGİLER AÇISINDAN
GÜMRÜK MUAFİYETLERİ
111
3.1.1.
KDV Kanunu'nda Düzenlenmiş Olan İthalatta Gümrük Muafiyetleri
112
3.1.1.1.
KDV'de Teslimleri İstisna Edilmiş Eşya ile İlgili İthalat İstisnaları
113
3.1.1.1.1.
Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna
114
3.1.1.1.1.1.
Araçlar İstisnası
114
3.1.1.1.1.2.
Petrol Arama Faaliyetleri ile İlgili İstisnalar
115
3.1.1.1.1.3.
Yatırımlarda KDV İstisnası
115
3.1.1.1.1.4.
Maden Aramalarında İstisna
115
3.1.1.1.1.5.
Liman ve Hava Meydanı İnşaatı ve Bağlantı Yolları ile İlgili İstisna
116
3.1.1.1.2.
Diplomatik İstisnalar
116
3.1.1.1.3.
Sosyal ve Askerî Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar
117
3.1.1.1.3.1.
Kültür ve Eğitim Amaçlı İstisnalar
118
3.1.1.1.3.2.
Sosyal Amaçlı İstisnalar
119
3.1.1.1.3.3.
Askeri Amaç Taşıyan İstisnalar
120
3.1.1.1.3.4.
Diğer İstisnalar
121
3.1.1.2.
Gümrük Kanununda Düzenlenmiş Olan Muafiyet Kapsamı Eşya ile İlgili KDV'de
İthalat İstisnaları
122
3.1.1.3.
KDV Kanunu'nda Diğer İstisnalar
124
3.1.1.4.
İstisnadan Vazgeçme ve İstisnaların Sınırı
124
3.1.2.
ÖTV'de Düzenlenmiş Olan Gümrük Muafiyetleri
125
3.1.2.1.
Genel Olarak ÖTV
125
3.1.2.2.
ÖTV'de İthalat İstisnaları
126
3.1.2.2.1.
Diplomatik İstisnalar
126
3.1.2.2.2.
Diğer İstisnalar
127
3.1.2.2.2.1.
Askeri Amaçlı İstisnalar
127
3.1.2.2.2.2.
Özürlülerle İlgili İstisnalar
127
3.1.2.2.2.3.
Türk Hava Kurumu ve Başbakanlık Merkez Teşkilatına Mahsus İstisna
129
3.1.2.2.2.4.
Diğer Kamu Kurumlarına Mahsus İstisna
129
3.1.2.2.2.5.
Gümrük Kanunu'nda Düzenlenmiş Olan Muafiyet Kapsamı Eşya ile İlgili İthalatta
ÖTV İstisnaları
129
3.2. VERGİ KANUNLARI DIŞINDAKİ KANUNLARDA DÜZENLENMİŞ
OLAN GÜMRÜK MUAFİYETLERİ
130
3.2.1.
Uluslararası Sözleşmeler Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
131
3.2.1.1.
6375 Sayılı Kanunla Onaylanan Kuzey Atlantik Antlaşmasına Taraf Devletler
Arasındaki, Kuvvetlerinin Statüsüne Dair Sözleşme Kapsamındaki Gümrük
Muafiyetleri
131
3.2.1.2.
Türkiye - ABD Arasında İmzalanan Anlaşmalar Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
133
3.2.1.3.
5303 Sayılı Kanun ile Kabul Edilen AB - Türkiye Çerçeve Anlaşması Kapsamında
Getirilecek Eşyada Gümrük Muafiyetleri
134
3.2.1.3.1.
Muafiyet Kapsamındaki Projeler
136
3.2.1.3.2.
Muafiyetin Kapsamı
136
3.2.1.4.
5598 Sayılı Kanun Kapsamındaki Birleşmiş Milletler ve Personeli ile İlgili
Muafiyetler
137
3.2.2.
Diğer Kanunlarla Düzenlenen Gümrük Muafiyetleri
138
3.2.2.1.
3283 Sayılı Bazı Kanunlarla Tanınmış Olan Gümrük Muafiyetlerinin Kaldırılması
Hakkında Kanunla Verilen Yetki Uyarınca Düzenlenen Gümrük Muafiyetleri
138
3.2.2.2.
Petrol Kanunu Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
140
3.2.2.3.
2581 Sayılı Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin
Teşviki Hakkında Kanun Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
141
3.2.2.4.
2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu
Kapsamında Gümrük Muafiyetleri
142
3.2.2.5.
Ahıska Türkleri ile İlgili Gümrük Muafiyetleri 142 3.2.2.5.1. Gümrük
Muafiyetine İlişkin Şartlar
143
3.2.2.5.2.
Gümrük Muafiyetinin Uygulanabilmesi İçin Gerekli Belgeler
143
3.2.2.6.
1606 Sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve
Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun Kapsamındaki Muafiyetler
144
3.2.2.6.1.
Muaf Olan Dernek ve Kurumlar
144
3.2.2.6.2.
Muafiyetin Kapsamı
145
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
GÜMRÜK
MUAFİYETLERİNİN HUKUKİ, MALİ, İKTİSADİ VE SOSYAL ETKİLERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
4.1. GÜMRÜK POLİTİKASI KAVRAMI VE DEĞERLENDİRİLMESİ
146
4.2. GÜMRÜK VERGİLERİNİN GENEL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
150
4.2.1.
Gümrük Vergilerinin Amaçları Bakımından Değerlendirilmesi
150
4.2.2.
Gümrük Vergilerinin Etkileri Bakımından Değerlendirilmesi
153
4.3. İTHALATTA GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
154
4.3.1.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi
154
4.3.1.1.
Gümrük Muafiyetlerinin Hukuki Temelleri Açısından Değerlendirilmesi
155
4.3.1.1.1.
AB Muafiyetlerine Paralel Muafiyet Düzenlemeleri
156
4.3.1.1.2.
İthalatta Tahsil Edilen Vergilerle İlgili Kanunlarda Bulunan Düzenlemeler
158
4.3.1.1.2.1.
3065 Sayılı KDV Kanunu
158
4.3.1.1.2.2.
4760 Sayılı ÖTV Kanunu
159
4.3.1.1.3.
Uluslararası Anlaşmalar
159
4.3.1.1.4.
Diğer Kanunlar
159
4.3.1.2.
Gümrük Muafiyetlerin Amaçları Bakımından Değerlendirilmesi
162
4.3.1.3.
Karşılığında Bedel Ödenip Ödenmemesi Bakımından Değerlendirilmesi
165
4.3.1.4.
Gümrük Muafiyetlerine İlişkin Gerekçenin Değerlendirilmesi
166
4.3.1.4.
Gümrük Muafiyetleri ile İlgili Kavramların Değerlendirilmesi
168
4.3.1.4.1.
Muafiyet ve İstisna Kavramı Açısından 168 4.3 A.4.2. Gümrük Vergileri
Kavramı Açısından
169
4.3.1.4.3.
Muafiyet Düzenlemesinin İlgili Olduğu Rejim Açısından
170
4.3.1.5.
Gümrük Kanununda ve Diğer Kanunlarda Bulunan Gümrük Muafiyetlerinin KDV ve
ÖTV Açısından Durumu
171
4.3.1.6.
Tabi Olacakları Gümrük İşlemleri Açısından Değerlendirilmesi
174
4.3.1.7.
Uygulama Geçmişi Bakımından Gümrük Muafiyetleri
181
4.3.2.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Mali Açıdan Değerlendirilmesi
182
4.3.3.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin İktisadi Açıdan Değerlendirilmesi
186
4.3.3.1.
Yolcu Beraberi Kişisel ve Hediyelik Eşya Muafiyetleri
187
4.3.3.2.
Standart Depo Muafiyetleri
189
4.3.3.3.
Kamu Kurumları Tarafından İthal Edilecek Eşyalar
190
4.3.3.4.
Özürlülere Yönelik Muafiyetler
192
4.3.3.5.
Bedelsiz Olarak İthal Edilen Otomobil İthalatları
195
4.3.4.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Sosyal Açıdan Değerlendirilmesi
195
SONUÇ
198
EKLER
201
KAYNAKÇA
211
ÖZET
217
ABSTRACT
219
KISALTMALAR
AB Avrupa Birliği
ABD Amerika Birleşik Devletleri
AET Avrupa Ekonomik Topluluğu
AT Avrupa Topluluğu
a.g.e. adı geçen eser
a.g.m. adı geçen makale
a.g.t. adı geçen tez
BKK Bakanlar Kurulu Kararı
Bkz. Bakınız
çev. çeviren
DFİF Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu
G.K. Gümrük Kanunu
KDV Katma Değer Vergisi
KKDF Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu
m. madde
M.Ö. Milattan Önce
M.S. Milattan Sonra
ÖTV Özel Tüketim Vergisi
s. sayfa
TKF Toplu Konut Fonu
t.y. tarih yok
vb. ve benzeri
v.d. ve diğerleri
yy- yayınevi yok
TABLOLAR
Tablo 1
Gümrük
İdarelerince Tahsil Edilen Vergilerin Toplam Vergi Gelirleri İçindeki Payı
151
Tablo 2
Gümrük
Vergisinin Vergi Gelirleri İçindeki Payı
152
Tablo 3
İthalde
Alınan KDV'nin Toplam Vergi Gelirleri İçindeki Payı
152
Tablo 4
Vergi
Türleri İtibariyle Toplam Vergi Harcaması Tutarları
184
Tablo 5
Akaryakıt
Kaçakçılığına İlişkin Tutarlar
190
Tablo 6
Ambulans
ve Kurtarma Araçlarının Yıllara Göre İthalat Miktarları
192
Tablo 7
Özürlü
Araçlarının Yıllar İtibariyle İthalat Miktarları
194
GİRİŞ
1996 yılından başlamak üzere AB ile Gümrük Birliğine
girmemiz sonucunda, gümrük mevzuatının da AB Gümrük Koduna paralel olarak
yeniden düzenlenmesi konusunda taahhütler verilmiş, bunun sonucunda da 1972
yılından itibaren uygulamada bulunan 1615 sayılı Gümrük Kanunu yürürlükten
kaldırılarak, 4458 sayılı Gümrük Kanunu 05.02.2000 tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
AB'ye taahhüt edilen mevzuat değişikliklerinden biri
de muafiyet ve istisna uygulamaları konusundadır. Bu nedenle AB Muafiyetler
Tüzüğüne paralel düzenlemeler, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun muafiyet ve
istisnalarla ilgili 167/son fıkrası gereğince Bakanlar Kuruluna verilen yetki
doğrultusunda, 05.02.2000 tarih ve 23955 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
2000/53 sayılı "Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller
Hakkında Karar" ile yapılmıştır.
Gerek AB Muafiyetler Tüzüğünde yapılan değişikliklere
uyum sağlamak, gerekse zaman içinde oluşan ihtiyaçlar nedeniyle, 2000/53 sayılı
Karar yürürlükten kaldırılarak, yerine 2009/15481 sayılı "4458 Sayılı Gümrük
Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar" ile muafiyet ve istisna
hükümleri yeniden düzenlenmiştir.
Bununla beraber, Gümrük Kanununun dışındaki yasal
düzenlemeler uyarınca tesis edilen birçok gümrük muafiyet ve istisnalarının
uygulanmasına da devam edilmektedir.
Diğer taraftan, 10.12.2003 tarihli 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş, bu kanun
ile de sistemimizde bulunan tüm muafiyet ve istisna düzenlemelerinin gerekli
analizlere esas teşkil etmesi bakımından raporlanması, diğer bir ifade ile
vazgeçilen vergi gelirlerine ilişkin miktarların Bütçe Kanununda gösterilmesi
yasal zorunluluk haline gelmiştir.
AB ile tesis edilen Gümrük Birliği kapsamında yapılan
mevzuat uyum çalışmaları ile dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik ve politik
gelişmeler Gümrük İdaresine uygulayıcı olmanın ötesinde yeni roller verdiği
görülmektedir. Bu bakımdan 129 Kanun ve buna bağlı tüm ikincil düzenlemelerin
uygulayıcısı konumundaki gümrük idaresince gerçekleştirilen işlemlerin
geleneksel metotlarla değil akademik bir bakış açısıyla ele alınmasının, etkin
gümrük uygulamalarının tesisine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Çalışmamız dört bölümden oluşmakta olup birinci
bölümde, gümrük vergilerinin kavramsal çerçevesi ve AB'de gümrük muafiyetleri
konularına yer verilmektedir.
İkinci bölümde önce sistemimizde bulunan gümrük
muafiyetleri konusunda teorik bir tasnif yapılmaktadır. Bu hususlar ele
alındıktan sonra esas olarak Gümrük Kanunu'nda düzenlenen gümrük muafiyet ve
istisnaları incelenmektedir.
Üçüncü bölümde Gümrük Kanunu'nda bulunan muafiyet
düzenlemelerinin ithalatta tahsil edilen diğer vergiler yönünden durumu
açıklanmakta, ayrıca hem bu kanunlara özgü hem de diğer kanunlarda bulunan
gümrük muafiyetlerine değinilmektedir.
Dördüncü ve son bölümde ise sistemimizde bulunan
ithalattaki tüm gümrük muafiyetlerinin hukuki, mali, iktisadi ve sosyal
etkileri değerlendirilerek etkin gümrük uygulamaları için kısa önerilerimiz
sıralanmaktadır.
BİRİNCİ BÖLÜM
GÜMRÜK
VERGİLERİNİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ VE AVRUPA BİRLİĞİNDE GÜMRÜK MUAFİYETİ
UYGULAMALARI
1.1. GÜMRÜK
VERGİLERİNİN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ
Gümrük sözcüğünün nereden geldiği ve kökeni konusunda
farklı görüşler mevcuttur. Bazı kaynaklarda Türkçede kullanılan gümrük
sözcüğünün nereden alındığının kesin olarak bilinmediği ifadesi yer alsa da,
gümrük kelimesi Latincede ticaret manasına gelen "commercium" sözcüğünden bozulup
kullanıldığı ya da Rumcada eşya anlamında kullanılan bir sözcükten geldiği
sanılmaktadır.[1]
Türk Dil Kurumu'nun Türkçe sözlüğünde gümrük
sözcüğünün bir memlekete giren veya çıkan eşya üzerinden alınan resim ve bu
resmin alınması ile uğraşan devlet kuruluşu sınır kapılarında denetim ve gozetim
işlerinin yapıldığı yer[2]
olarak tanımlandığı görülmektedir.
Gümrük kelimesi hem soyut hem de somut olarak
karşımıza çıkmaktadır. Gümrük kelimesi sadece eşyanın ülkeye girişi veya
çıkışında tahsil edilen verginin ve vergi akımını biçimlendiren düzen ve
vergiyi tahsil eden kurumun adı değil aynı zamanda da bir bölgenin adı
olmaktadır. Halk arasında yaygın olarak kullanılan eşyanın gümrüğe gelmesi,
gümrük işlemi, gümrüksüz satış mağazası, gümrük idaresi gibi ifadeler yukarda
yapılan tespitleri doğrular niteliktedir.
İktisat politikası; devletlerin, yerel, bölgesel,
milli ve milletlerarası iktisadi ilişkilerde uyguladıkları siyaset ve
vasıtalara müteallik bahislerin umumi unvanı olarak tanımlanmaktadır.[3]
Bu tanımlamadan, iktisat politikasından
bahsedilebilmesi için milletlerin önce devlet niteliği kazanmaları gerekmekte;
bundan sonra ortaya çıkan iktisadi yapı ise, hem yerel ve milli, hem de
milletlerarası alanda cereyan etmektedir. Hasan Saka üç grupta sınıflandırıldığı
milletlerarası iktisat politikasını, gümrük politikası olarak da
adlandırmaktadır. Bu dönemden sonra yazılan bazı kitaplarda da Dış Ticaret ve
Gümrük Politikası kavramları birlikte kullanılmasına ve Müsteşarlık olarak
teşkilatlanan Gümrük İdaresinin kuruluş kararnamesinde de görevler kısmında
gümrük politikalarını belirleme ve uygulamak ifadesi yer almasına karşın,
gümrük politikası kavramı kullanılmayarak ekseriyette dış ticaret politikası
kavramının kullanıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Oysa günümüzde, ticari
ve siyasal alanda meydana gelen gelişmeler, gümrük politikalarının amaç ve
fonksiyonlarında da değişikliklere neden olmuş, gümrük politikası kavramı, dış
ticaret politikası kavramını da içine alan geniş bir kavram haline gelmiştir.
Gümrük politikaları, sadece vergilerle ilgili olmayıp,
kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği, insan, hayvan ve bitki sağlığı ve
hayatlarının, çevrenin, tüketicinin korunması, sanatsal, tarihi veya arkeolojik
değeri olan ulusal hazineler ile fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması
gibi uygulamaları da içine alan siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal amaçlı
politika araçları haline gelmiştir. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra
güvenlik konuları ön plana çıktığından, başta ABD olmak üzere birçok Avrupa
ülkesi de terörle mücadele konusunu dahi gümrük politikaları içinde
değerlendirerek uygulamalarına şekil vermektedirler.
Günümüzde gümrük uygulamalarının amaçları açısından
belirleme yapmak mümkün görünmemekte; az gelişmiş ülkeler için mali amaçlar ön
planda iken gelişmiş ülkelerde gümrük uygulamaları daha çok insan hayvan ve
bitki sağlığı ile çevrenin korunması, ürün güvenliği, tüketicinin korunması vb.
amaçlar açısından önem arz etmektedir. Ancak, bu standartlar ve tarife dışı
engellerin, zaman zaman korumacılık gibi iktisadi amaçları perdelemek için de
kullanıldığına tanık olmaktayız.
Ayrıca, gelişen uluslararası ticaretle beraber
şekillenen, uluslararası taşımacılık ile deniz, kara, hava taşıtlarının
uluslararası dolaşımında uygulanan usul ve esaslar da gümrük politikalarının
başka uygulama alanlarıdır. Ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik, uluslararası
anlaşmalar yoluyla uygulamaya konulan, taşımacılık teamülleri de gümrük
politikalarıyla yakından ilgilidir.
Başta eşya ve taşıma araçları olmak üzere uluslararası
dolaşıma konu olan her şey gümrük politikasının ilgi alanı içinde bulunmakta
olup, bu süreçte uygulanan usul esaslardan, şekil şartlarına, uygulanan
standartlardan ticaret politikalarına, tabi olacağı tahdit ve takyitlerden
alınacak vergilere ve taşınmasına kadar bütün aşamaların gümrük politikaları
çerçevesinde şekillendiğini söylemek mümkündür.
1.1.1.
Gümrük Vergilerinin Tanımı
Devlet, insanoğlunun tarihi boyunca oluşturduğu en
örgütlü yapı olarak bilinir. Bu yapı içinde vergi hayati nitelikli bir araçtır
ve tarih boyunca yaşanan gelişmeler verginin bu özelliğini değiştirememiştir.
Başka bir deyişle, devlet varlığını devam ettirebilmek için vergi almak
zorundadır ve eğer vergi alamıyorsa devletin var olması, en azından varlığını
devam ettirmesi imkânsız olacaktır.[4]
Tarihsel süreç içerisinde en ilkel topluluklardan en
gelişmiş devletlere kadar milletler, egemen oldukları topraklar üzerindeki
egemenlik haklarını kullanarak topraklarına giriş, çıkış ve geçişleri belli
kurallara bağlamışlar; çeşitli adlar altında vergiler almışlar ve bu yolla hem
hazinelerine gelir sağlamışlar hem de yerli ekonomilerini korumuşlardır. Bu
açıdan gümrük vergileri tarihin en eski vergileri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dış ticaret politikasının en eski ve en yaygın
araçlarından birisi kuşkusuz gümrük vergileridir. Bu vergiler ithal mallarının
ülkesinden girişi sırasında devletçe alınırlar. Tarife deyimi ise çeşitli
mallara uygulanacak vergi oranlarını gösteren listeleri ifade eder.[5]
Tarifeler konusunda bağımsız hareket etmek ulusal
egemenliğin doğal bir sonucu olarak kabul edilir. Bu şekilde ülkenin tek
taraflı olarak koyduğu tarifelere "otonom tarife" adı verilir. Ancak
tarifelerin indirilmesi yönünde uluslararası işbirliğinin arttığı günümüzde
ülkeler iki veya çok taraflı antlaşmalarla da tarife oranlarını belirlemiş
olabilirler. Uluslararası antlaşmalarla belirlenen tarifelere de "sözleşmeli" (akdi)
tarife adı verilmektedir.[6]
Günümüzde ülkelerin ulusal egemenlik hakkına bağlı
olarak tek taraflı belirleme özgürlükleri var gibi görünse de, ticaretin
serbestleştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan GATT gibi uluslararası
antlaşmalar veya ülkelerin birbirleriyle yapmış oldukları serbest ticaret
antlaşmaları, gümrük birliği gibi oluşturdukları ortak pazarlar neticesinde
antlaşmaya üye olan ülkelere karşı gümrük tarifelerini tek taraflı
değiştirmeleri mümkün olmamaktadır. Ülkeler bir taraftan ticaretin
serbestleştirilmesine yönelik oluşumlara hızla entegre olma çabasında
olmalarına karşın, milli ekonomileri içindeki ödeme dengesizliklerini gidermek,
yerli üreticileri dış rekabetten korumak, ekonomik kalkınmayı sağlamak, piyasa
aksaklıklarını
gidermek, hazineye gelir sağlamak gibi nedenlerle dış
ticarete müdahale etme yoluna gitmektedirler.
Bu müdahalelerde gümrük tarifelerinden ve tarife dışı
araçlardan faydalanılmaktadır. Tarife dışı araçlar gümrük tarifelerinden ayrı
miktar kısıtlamaları, sübvansiyonlar, görünmez engeller, bağlı ticaret gibi her
biri kavramsal olarak ayrı inceleme konusu olan araçlar olup uluslararası eşya
dolaşımını etkileyen her türlü politika ve uygulamalar tarife dışı dış ticaret
aracı başlığı altında değerlendirilmektedir.
Gümrük vergileri çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır.
İlk olarak gümrük vergileri, sınır vergileri veya sınırdan alınan vergi olarak
tanımlanabilir.[7] Burada kullanılan sınır
kelimesi kural olarak devlet sınırını ifade etmesine karşın serbest limanlar,
serbest bölgeler, gümrük birlikleri gibi istisnaları bulunmaktadır. Bu
istisnalarda siyasi sınırlar aynı kalmakta gümrük sınırları ayrı bir şekil almış
olmaktadır.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesi 8. fıkrasında maddesinde gümrük vergileri
ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat
vergilerinin tümü olarak tanımlanmış olup ithalat ve ihracat vergisi olarak
tahsil edilen gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükler de
gümrük vergileri olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla gümrük vergilerinden
kasıt sadece gümrük vergisi olmayıp ithalat nedeniyle tahsil edilen KDV ve ÖTV,
Toplu Konut Fonu, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu gibi vergi ve mali yükler de
gümrük vergileri kavramı içinde bulunmaktadır.
1.1.2.
Gümrük Vergilerinin Sınıflandırılması
Gümrük vergileri eşyanın nakledildiği yere göre,
eşyanın sınır aşma nedenine göre ve amaçlarına göre olmak üzere üç farklı
kategoride sınıflandırılmaktadır.[8] Bu
sınıflandırmaların ayrıntılı incelenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
1.1.2.1.
Nakledildiği Yere Göre Gümrük Vergileri
Eşyanın nakledildiği yere göre gümrük vergileri dahili
ve harici gümrük vergileri olarak ikiye ayrılmaktadır.
Dahili gümrük vergileri aynı ülke sınırları içinde
eşyanın bir yerden diğer bir yere nakledilmesi sırasında alınan vergilerdir
(Günümüzde ülkemizde bu tür bir gümrük vergisi uygulanmamaktadır). Harici
gümrük vergileri ise eşyanın ülke ya da gümrük sınırlarını aşması sırasında
alınan vergidir.
1.1.2.2.
Eşyanın Sınır Aşma Nedenine Göre Gümrük Vergileri
Bunlar da ithalat, ihracat ve transit gümrük vergileri
olarak üç grupta toplanmaktadır.
İthalat gümrük vergileri, eşyanın ülke ya da gümrük
sınırlarından içeri girişi sırasında alınan vergiler olup, ihracat gümrük
vergileri ise, ülke içindeki eşyanın ülke dışına çıkarılmak amacıyla gümrük
sınırlarından geçmesi sırasında alınan bir vergilerdir.
Bu tür vergiler, yabancı ülke tüketicilerini
vergilemek amacı gütmekte olup, Türkiye'de İkinci Dünya Savaşı yıllarında
geçici olarak gümrük çıkış vergisi uygulanmış ise de bir yandan ihracatın
teşviki, diğer yandan "varış ülkesinde vergileme" ilkesinin bir sonucu olarak
ihracat vergi kapsamı dışında kalmıştır.[9]
Günümüzde fındık ihracatında alınan DFİF kesintisi dışında, tahsil edilen
ihracat vergisi niteliğinde mali yükümlülük bulunmamaktadır.
Dünyada ise yine, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra
İngiltere, Avrupa'ya ihraç ettiği kömürlerden ton başına 1 veya 2 şilin ihracat
resmi almış, İran'da afyon ihraç etme hakkı bulunan bir İngiliz şirketi de İran'a,
afyonun her kilosu için 1 sterlin ihracat resmi ödemiştir.[10]
Transit gümrük vergileri, yabancı bir ülkeden başka
bir yabancı ülkeye götürülmek üzere geçen eşyadan alınan vergilerdir. Ülkemizde
halen eşyanın transit geçişinden vergi alınmamakta sınırı geçinceye kadar
vergiler teminat altına alınmaktadır.
1.1.2.3.
Amaçlarına Göre Gümrük Vergileri
İthal edilen eşyaya yüksek oranlı gümrük vergisi
uygulaması sonucunda ithal edilen eşyanın fiyatının yükselmesi nedeniyle yerli
sanayinin ürettiği eşyanın rekabet gücünü artıracaktır. Bu amaçla konulan
gümrük vergisi koruyucu gümrük vergisi olarak nitelendirilmektedir.
Aynı zamanda gümrük vergileri; bölgesel eşitsizlik,
gelir dağılımı, sosyal yaşam, kamu sağlığı, kamu ahlakı ve siyasal amaçlar ile
de uygulanabilmektedir.
Gümrük vergisi konulurken devlete gelir sağlama amacı
da güdülebilmektedir. Başlı başına bu amaçla konulan vergi de gümrük vergisi
veya mali gümrük vergisi ismini almaktadır.[11]
1.1.3.
Gümrük Vergilerinin Özellikleri ve Vergi Tasnifi İçindeki Yeri
İthal edilen eşyanın sınırdan geçişi sırasında ödenen
gümrük vergisi eşyanın fiyatına eklenerek içerdeki nihai tüketicilere
yansımaktadır.
Gümrük vergilerinin belirli bir isme bağlı olmaksızın
tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin evvelce yapılması mümkün bulunmamakta
olup bu vergilerin kim tarafından üstlenileceği, vergiyi doğuran olayın ortaya
çıkış zamanı, kesin ve net olmamaktadır.[12] Bu
nedenle gümrük vergileri dahil olduğu vergi grubu açısından gerek yansıma
özelliğinin bulunması gerekse tahsilinde devamlılık olmaması kriterlerine göre
dolaylı vergi grubu içerisinde sınıflandırılmaktadır.
Bu noktadan hareketle dolaylı vergi grubu içinde yer
alan gümrük vergilerinin fonksiyonel vergi tasnifi içindeki yeri aşağıdaki
şekilde belirtilebilir.[13]
1. Gelir üzerinden alınan vergiler
2. Servet üzerinden alınan vergiler
3. Harcama üzerinden alınan vergiler
i. Mal ve hizmet üzerinden alınan vergiler
ii. Dış ticaretten alınan vergiler
• Gümrük Vergisi,
• İthalde alınan KDV
• İthalde alınan ÖTV
• KKDF
• DFİF
• TKF
• Tütün fonu
• Madencilik fonu
• Dampinge karşı vergi
Sübvansiyona konu olan eşyaya uygulanan telafi edici
vergi de dış ticaretten alınan vergilerdendir.
Gümrük vergilerinin konusunu genel olarak eşya teşkil
etmekte ise de eşyanın dış ticarete konu olması ve bunun sonucunda da bir ülke
sınırından geçmesi halinde gümrük vergileri ortaya çıkmaktadır.
Gümrük vergileri eşya üzerinden alınırlar ve objektif
karakterlidirler. Vergileme sırasında mükelleflerin kendilerinin ve ailelerinin
durumları, geçimlerini sürdürebilmeleri için gerekli koşullar dikkate
alınmamaktadır. Gümrük vergisi oranlarında faklılaşma yapılması, istisnalara yer
verilmesi, bu vergilerin asıl niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.[14] Bu
durum gümrük vergilerinin ayın üzerinden alınmasından kaynaklanmaktadır.
Gümrük vergilerinin aynilik niteliğini belirten bir
başka delil de gümrüğe tabi olan eşyanın, tahakkuk ettirilen vergileriyle,
varsa cezalarının karşılığında teminat hükmünde olmasıdır.[15]
Gümrük vergileri ülkelerin siyasi sınırları içinde
uygulanmaktadır. Gümrük uygulamalarında, genel kural böyle olmakla birlikte
uygulamada çoğunlukla siyasi sınırlar ile gümrük sınırları aynı olmamaktadır.
Ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber gümrük hattı dışında sayılan
ülke içinde geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari
düzenlemelerin uygulandığı veya kısmen uygulandığı, sınai ve ticari faaliyetler
için daha geniş teşviklerin tanındığı ve fiziki olarak ülkenin diğer
kısımlarından ayrılan yerler olarak tanımlanan[16]
serbest bölgeler; siyasi sınırları farklı devletlerin gümrük uygulamaları
açısından tek bir gümrük ülkesi gibi tanımlanan gümrük birliği oluşumları;
eşyanın sınırdan geçişi sırasında gümrük işlemlerinin tamamlanması sürecine
kadar depolandığı geçici depolama yerleri ve antrepolar da gümrük vergisinin
yer olarak siyasi sınırlar içerisinde uygulanması kuralının istisnalarını
teşkil etmektedir.
Gümrük vergileri uygulanan matrah açısından spesifik,
advalorem ve birleşik tarifeli olabilmektedir. Bunlardan spesifik gümrük
vergisinde eşyanın fiziki ünitesinden maktu olarak alının bir miktar söz konusu
olup eşyanın vergisinin hesaplanmasında esas teşkil edecek unsur eşyanın
miktarı ağırlığı, sayısı veya ölçüsü olmaktadır.
Advalorem gümrük vergisinde matrah eşyanın değeridir.
Ülkemizde tahsil edilen gümrük vergisi GATT Kıymet Antlaşmasına paralel
hükümler içeren 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24 ve devam maddelerinde
belirtilen usullere göre tespit edilen kıymet üzerinden hesaplanmaktadır.
Birleşik gümrük vergilerinde ise her ikisi bir arada
kullanılmaktadır. Eşyanın ithalinde maktu bir vergi alındıktan sonra değer
üzerinden ayrıca vergi alınması gibi.
1.1.4.
Gümrük Vergilerinin Amaçları, Etkileri ve Fonksiyonları
1.1.4.1.
Gümrük Vergilerinin Amaçları
Gümrükler bir ülkenin ekonomik yapısının temelini
teşkil eder. Bir ülke gümrüklere sahip değilse ya da gümrüklere sahip çıkmak
için yeterli elemanı yoksa o ülke ekonomisinin sağlıklı olması beklenmemelidir.[17] O
nedenle egemen olmayan bir devlette gümrük uygulamalarından bahsetmek mümkün
olmayacaktır.
Gümrük vergilerinin geleneksel anlamda iki amacı
bulunmaktadır. Bunlardan birincisi hazineye gelir sağlamak; ikincisi ise yerli
üretimi dış rekabetten korumaktır. Bunlara sırasıyla gümrük vergilerinin gelir
ve koruma etkisi adı verilmektedir.
Gümrük vergileri çok eskilere dayanan tarih boyunca
devlete gelir sağlama fonksiyonu görmüş, ortaçağdaki merkantilist dönemlerde
tarifeler bu görevi etkin bir şekilde yerine getirdikten sonra 19. yüzyıldan
itibaren nitelik değiştirmeye başlamış koruma amacıyla da kullanılan bir araç
haline gelmiştir.[18]
Gümrük vergileri amaçları bakımından büyük önem
taşımakla birlikte günümüzde gelişmiş ülkelerde mali amaçları bakımından
önemini kaybetmiştir.[19] Bu
vergiler, bütçe gelirleri içinde farklı oranlarda yer tutmakta; özellikle az
gelişmiş ülkelerde devlet hazinesinin önemli bir kaynağını oluşturmalarına
rağmen gelişmiş ülkelerde gelir ve kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerin
ağırlığı daha fazladır.[20]
Bunun nedeni az gelişmiş ülkelerle, gelişmekte olan
ülkelerin belge düzenlerinin iyi olmaması ve kayıt dişiliğin fazla olmasının
yanı sıra gümrük vergilerinin tahsil kabiliyetinin yüksek olmasıdır.
Ekonomilerinin dışa kapalı olması ile ilksel madde ihracatçısı konumunda
olmalarına karşın sanayi eşyası ile işlem görmüş madde ithalatçısı konumunda
olmaları da başka nedenler arasında sayılabilir. Gelişmiş ülkelerde gümrük
vergilerinin toplam vergi gelirleri içindeki payının düşük olmasının nedenleri
arasında ise çoklu ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yapılan vergi indirimleri
ile ticaretin serbestleştirilmesi amacına yönelik entegrasyonlar örnek
gösterilebilir.
Almanya, Japonya, ABD ve İsveç gibi gelişmiş ülkelerin
dış ticaretten elde ettiği vergiler, toplam vergi gelirlerinin yüzde ikisi ya
da daha aşağısını oluşturmaktadır. Oysa Tayland, Meksika, Fas, Mısır ve Tunus
gibi gelişmekte olan ülkelerin vergi gelirleri içinde dış ticaretten elde ettikleri
gelirler önemli paylara sahiptir.[21]
Gümrük vergilerinin gelir sağlama ve yerli sanayiyi
dış rekabete karşı koruma amaçları dışında aşağıdaki amaçlarda bu kapsamda
sayılabilir:[22]
- Ülke işçisini yabancı ucuz işçiye karşı korumak,
- Yerli üreticilerin yabancı rekabete dayanmalarına
imkan sağlamak için, ithal malının maliyetini, yerli üretimin maliyetine
eşitlemek,
- İthal edilen malları ülke içinde üreterek ülkede
işsizliği azaltmak,
- Ülkenin dış gelirinin üstünde olan dış gider
fazlasını eriterek dış ödemeler dengesini sağlamak,
- Ülkenin ticaret hadlerini ve refahını iyileştirmek,
-Yerli üreticileri dampinge karşı korumak,
- Yerli sanayinin etkinlik kazanıncaya kadar
yerleşmesine ve büyümesine imkan sağlamak,
- Ulusal savunma için stratejik önemi haiz sanayileri
korumak.
1.1.4.2.Gümrük
Vergilerinin Etkileri
Bir eşya üzerine konulan gümrük vergisi genel anlamda
beş ayrı etki ortaya çıkarır. Bu etkilerin her biri tek başına ortaya
çıkabileceği gibi tüm etkiler aynı anda da gerçekleşebilir.
1.1.4.2.1. Üretim
Etkisi
Gümrük vergileri ithal edilen eşyanın, iç piyasadaki
fiyatını yükselterek eşyayı ülke içinde üreten üreticileri dış piyasa
rekabetinden korur. Bu şekilde iç üreticilerin karlarının artmasına yol açar.
Korumalı ve yüksek fiyatlı eşyayı üretebilmek için birçok üretici bu alana
yönelir ve bunun sonucunda üretim artışı gerçekleşir. Üretim etkisine gümrük
vergilerinin koruma etkisi adı da verilmektedir.
Aşırı koruma, koruma altındaki sanayi dallarının
gümrük duvarları arkasına çekilerek, ekonomik etkinlikten uzak, tembel ve ağır
faaliyet sürmesine neden olabilir.[23]
1.1.4.2.2.
Tüketim Etkisi
Eşyaya ilave gümrük vergisi konulması iç piyasadaki
fiyatının yükselmesine neden olacağından aynı zamanda da talebin azalmasına yol
açar. Buna aynı zamanda nisbi fiyat etkisi ya da ikame etkisi adı da
verilmektedir. Bir başka ifade ile gümrük vergisinin artırılması sonucunda
vergisi artırılan eşyanın talep esnekliğine bağlı olarak değişen miktarda
tüketim azalacaktır.
1.1.4.2.3.
Dış Ticaret Etkisi
Yerli üretimdeki artış ve tüketimdeki azalma diğer
yandan ithalatta daralma sonucunu doğurur. Gümrük vergisi konulan eşyanın
fiyatı artacağından iç piyasadaki talebi azalacak ve ithalatın da azalmasına
neden olacak böylece ithalattaki azalmaya karşılık yurt içindeki üretim artacak
bunun yanında toplam tüketim düşmüş olacaktır. İthalattaki azalmaya ise ticaret
etkisi adı verilmektedir.
1.1.4.2.4.
Gelir Etkisi
Gümrük vergilerinin diğer bir etkisi de bütçe
gelirlerini arttırmasıdır. Gümrük vergisi, ithalatı sıfırlayacak kadar yüksek
değilse hazineye gelir sağlar. Buna gümrük vergilerinin gelir etkisi adı
verilmektedir.
Günümüzde sadece hazineye gelir sağlama etkisi göz
önünde bulundurularak uygulamaya konulan gümrük vergileri ile pek sık
karşılaşılmamaktadır.[24]
1.1.4.2.5.
Bölüşüm Etkisi
Gümrük vergileri milli geliri tüketiciden üreticiye
doğru yeniden dağıtıcı etki yapar. Buna da bölüşüm etkisi adı verilir. Bu durum
tüketici rantının azalıp üretici rantının artması olarak da açıklanabilir.[25]
Gümrük vergisi nedeniyle, tüketicilerin daha yüksek fiyat ödemeleri,
üreticilerin daha fazla gelir etmelerine neden olur. Gümrük vergilerinin
bölüşüm etkisine, geliri yeniden dağıtıcı etkisi adı da verilmektedir.
1.1.4.3.
Gümrük Vergilerinin Fonksiyonları
Gümrük vergilerinin, dört fonksiyonu bulunmaktadır.
Bunlar iktisadi, sosyal, mali ve siyasi fonksiyonlardır.
- İktisadi
Fonksiyonu: Gümrük vergilerinin koruma etkileri, ülke içindeki tüketime yön
vermeleri, ülke içindeki tekelci eğilimlere karşı bir araç olarak
kullanılmaları, düşük talep esnekliği eşyaya düşük oranlı gümrük vergisi
uygulaması halinde ortaya çıkan tüketici refahının artırıcı etkisi, ihracatın
teşvik edilmesi amacıyla ihraç edilecek ürünün üretiminde kullanılacak yabancı
eşyaya / ithal girdilere (yatırım malı, ara malı, sermaye malı, hammadde) vergi
uygulanmaması, gümrük vergilerinin iktisadi fonksiyonlarına ilişkin örnekleri
teşkil etmektedir.
- Sosyal
Fonksiyonu: Gümrük vergilerinin sosyal fonksiyonu gümrük vergisi
oranlarının düşük tutulması, eşyaların çeşitlerine göre oranlarının
farklılaştırılması veya tamamen vazgeçilmesi hallerinde ortaya çıkmaktadır.
Özürlülerin sosyal ve günlük yaşamlarının iyileştirilmesi amacıyla bunlar
tarafından getirilecek eşyaya muafiyet uygulanması, Türkiye'ye yerleşmek
amacıyla gelenlerin getirecekleri eşyaya muafiyet uygulanması, eğitim, kültür
ve bilimsel amaçlarla ithal edilecek eşyaya muafiyet uygulanması, doğal
afetlerde zarar görenlere yönelik muafiyet uygulamaları gümrük vergilerinin
sosyal fonksiyonuna ilişkin örneklerdir.
Konu ile ilgili örneklerin çoğaltılması mümkün olup
çalışmamızın ana temasını teşkil etmesi nedeniyle gümrük vergilerinin sosyal
fonksiyonuna ilişkin tüm örnekler sonraki bölümlerde detaylandırılacaktır.
- Mali
Fonksiyonu: Gümrük vergilerinin mali fonksiyonu kamu gelirlerini artırıcı
etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Gümrük vergilerinin mali fonksiyonu bu vergilerin
uygulanmaya başladığı tarih öncesi devirlerden bu zamana kadar devam
etmektedir. İthalatta tahsil edilen gümrük vergisi dışındaki vergiler de
dikkate alındığında ise bu vergilerin mali fonksiyonunun göz ardı edilemeyecek
boyutlarda olduğunu göstermektedir. Nitekim ülkemizde gümrük idarelerince
tahsil edilen vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı son üç yılda %19
olarak gerçekleşmiştir.[26]
Başlangıç dönemlerde gümrük vergileri daha çok mali
(fiskal) amaçlarla işlev görürken ya da mali fonksiyonu ön planda iken,
günümüzde gümrük vergileri daha çok ekstra-fiskal (mali olmayan) amaçlarla
işlev görmekte; iktisadi ve sosyal fonksiyonlar daha ön planda tutulmaktadır.
- Siyasi
Fonksiyonu: Gümrük vergileri günümüzde siyasi amaçlarla da işlev
görmektedir. ABD'nin çelik endüstrisindeki krizi gerekçe göstererek korumacı
politikalara yönelmesi sonucu, AB, Temsilciler Meclisi üye seçimlerinin
yapılacağı seçim bölgelerinden Bush'un güçlü olmadığı eyaletlerde ağırlıkla
üretilen ürünlere vergi koyacağını açıklaması rekabetin tüm alanlarda
yaşandığının kanıtıdır.[27]
Gümrük vergilerinin fonksiyonları aynı anda ortaya
çıkabilir. Buna en iyi örnek bedelsiz ithalat kapsamında yurt dışında yaşayan
Türk vatandaşlarının ve kamu görevlerinin ithal edecekleri otomobil
ithalatıdır. Bahse konu ithalatta, KDV ve ÖTV tahsil edilmesinde gümrük
vergisinin mali ve iktisadi fonksiyonu, kişisel kullanımda bulunan şahsi
otomobilin gümrük vergisinden muaf olmasında sosyal fonksiyonunu ortaya
çıkarmaktadır.
Başlangıçta, gümrük vergilerinin mali (fiskal)
fonksiyonu ön planda iken, günümüzde gümrük vergileri daha çok mali olmayan
(ekstra fiskal) amaçlarla işlev görmekte; iktisadi ve sosyal fonksiyonlar daha
ön planda tutulmaktadır.
1.1.5.
Gümrük İdarelerince Tahsil ve Takip Olunan Vergiler
1.1.5.1.
Gümrük Vergileri Kavramı
Ticari alışveriş konusu olsun veya olmasın
uluslararası dolaşıma konu olan eşyaya, gümrük kurallarının uygulanması
gerekmektedir. Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyaya 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 3. maddesinde belirtilen "gümrükçe onaylanmış bir işlem veya
kullanıma"[28] tabi tutulması esastır.
Eşyanın Türkiye'ye sokulması ile serbest dolaşıma
sokulması veya yaygın olarak kullanılan ismi ile kati ithal edilmesi aynı şey
değildir.[29] Türkiye'ye sokulan
eşyanın, ancak gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanımlardan biri olan
serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulması halinde gümrük statüsü değişerek
serbest dolaşımda niteliği kazanır. Başka bir ifade ile ancak serbest dolaşıma
giriş rejimi sonucunda kati ithal edilmiş sayılır. Serbest dolaşıma giriş
rejimi dışındaki rejimlerde eşya Türkiye'de olsa dahi serbest dolaşıma sokulan
eşya konumunda bulunmamaktadır.
Eşyanın serbest dolaşıma girmesi ise, ancak o eşya
için öngörülen ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, ithalat için
gerekli formalitelerin yerine getirilmesi ve kanunen ödenmesi gereken
vergilerin ödenmesi ile mümkündür (G.K. m.74).
Yapılan son düzenlemeler ile eşyanın Türkiye Gümrük
Bölgesine getirilmeden de serbest dolaşıma girmesi mümkün hale gelmiş
bulunmaktadır.[30]
Gümrük vergileri tabiri; Kanunun 3. maddesinin 8 ve 9.
fıkralarında, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya
da ihracat vergilerinin tümünü kapsamaktadır. Kapsamda belirtilen ithalat
vergileri; eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili
vergiler ve mali yükler ile tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi
sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde
ithalatta alınacak vergiler ve diğer mali yükler olarak tanımlanmıştır. İhracat
vergileri ise; eşyanın ihracatında ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili
vergiler ve mali yükler ile tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi
sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde
ihracatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade etmektedir.[31]
Burada kullanılan gümrük vergileri deyiminin, eşyanın
ithali ve ihracına bağlı olarak uygulanan bütün vergi ve mali yükümlülükleri
belirtmek üzere kullanıldığını görmekteyiz.[32]
Gümrük vergileri kavramı ise tez konumuzu oluşturan
gümrük muafiyetlerinin kapsamının belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Çünkü gerek Gümrük Kanunu'nda gerekse gümrük muafiyet düzenlemelerini içeren
diğer kanunlarda gümrük muafiyeti ile ilgili hukuki çerçeve vergi resim harç
gibi genel bir ifade üzerine kurulduğu görülmektedir. Oysa bu ifade 4458 sayılı
Kanun ile gümrük vergileri olarak değişmiş, gümrük vergileri ise yukarıda
belirtildiği gibi gümrük vergisi ile ithalatta ve ihracatta tahsil edilen tüm
ödemeleri kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. Ancak gümrüklerce tahsil ve takip
edilen vergi ve benzeri yükümlülüklerden, tanım içinde geçen vergi, fon, mali
yük, vergi ve benzeri eş etkili vergi gibi temel kavramlar çerçevesinde
hangisinin eş etkili vergi, hangisinin mali yük olduğu konusunda henüz ilgili
merciler tarafından yapılmış bir ayırım bulunmamakla birlikte, gümrük
idarelerince tahsil ve takip edilen vergi, resim ve fonlar; gümrük vergisi,
KDV, ÖTV, TKF, KKDF, tütün fonu, tek ve maktu vergi, bandrol, anti-damping
vergisi ve telafi edici vergi ile damga resminden oluşmaktadır.
İthalatta tahsil edilen vergi, resim, fonlardan, TKF,
KKDF, tütün fonu, anti - damping vergisi ve telafi edici verginin hangi eşya
üzerinden ve ne durumda tahsil edileceği ilgili mevzuatlarında ayrıca
belirtilmiş olup, muafiyet ve istisna uygulamalarının konusunu oluşturan
eşyalar için bu yükümlülüklerin tahsili söz konusu olmadığından analiz dışında
tutulmuştur.
Bandrol ücretleri ise, ticari ithalat maksadı dışında
yurt dışından getirilecek televizyon, radyo, video, uydu alıcısı, birleşik
cihazlar ile bunların dışında kalan radyo - televizyon yayını almaya yarayan
her türlü cihazlar için bir defaya mahsus olmak üzere gümrük idareleri
tarafından 20.12.1999 tarihli ve 99/13768 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'na göre
tahsil edilerek TRT kurumuna aktarılmaktadır. Söz konusu bandrol ücretleri, her
yıl Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenmekte olup, ithali gümrük muafiyet ve istisna
düzenlemeleri kapsamında olsa dahi bandrol ücretlerinden muafiyet söz konusu
olmamaktadır.
1.1.5.2.
Gümrük Vergisi ile İlgili Genel Bilgiler
Vergi tekniği ve usul açısından gümrük vergisi vergi
sistemimizdeki diğer vergilerle bazı farklılıklar göstermektedir. Vergi
sistemimizde yer alan vergiler bakımından usule yönelik hükümler Vergi Usul
Kanunu'nda yer almaktadır. Vergi Usul Kanunu'nun 2. maddesinde açıkça gümrük ve
tekel idareleri tarafından alınan vergi, resim, harçlar kapsam dışı
bırakılmıştır.[33]
Gümrük vergisi ile ilgili usul hükümleri ise Gümrük
Kanunu'nun farklı maddelerinde düzenlenmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 1.
maddesine göre Türkiye Gümrük Bölgesine giren, çıkan eşya ile taşıt araçlarına
gümrük kurallarının tatbiki gerekmekte, dolayısıyla Türkiye'ye getirilen
eşyalar gümrüğün konusunu teşkil etmektedir.
Türkiye Gümrük Bölgesine giriş yapmak üzere gelen eşya
her ne amaçla getirilirse getirilsin gümrük vergisinin konusunu oluşturur.
Eşyanın gümrük vergisine konu olması ile eşyanın gümrük vergisinin tahsil
gerekliliği farklılık arz etmektedir.
Verginin konusu verginin tahsiliyle değil, her ne
şekilde olursa olsun eşyanın gümrük bölgesine girişiyle ilgilidir. Dolayısıyla
serbest dolaşıma giriş rejimi dışındaki gümrük rejimleri kapsamında gümrük
bölgesine gelen eşyalar da gümrük vergisinin konusunu oluşturmaktadır.[34]
Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyanın, gümrük
vergisi tahsil gerekliliği ise gümrük yükümlülüğünün doğmasına bağlı olup,
Kanunun 181 ila 193. maddelerinde detaylıca açıklanmıştır. Buna göre serbest
dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın yanında, tabi tutulduğu gümrük
rejimleri ile ilgili kurallara aykırı olarak Türkiye Gümrük Bölgesinde
bırakılması veya rejim şartlarına aykırı kullanılması halinde de gümrük
vergisinin tahsili gerekmektedir.
Gümrük vergisinin konusu eşya olup eşya kavramı da her
türlü madde, ürün ve değer olarak tanımlanmıştır. Gümrük uygulamalarında gerek
vergilerin tespiti, gerekse ticaret politikası önlemlerinin tatbiki bakımından
eşya sınıflandırması önem arz etmektedir.
Armonize sistem olarak adlandırılan sınıflandırma,
Uyumu Sağlanmış (Armonize) Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi Hakkındaki
Uluslararası Sözleşme ile oluşturulmuştur. Armonize sistem, dünya ticaretinin
%95'inden fazlasını oluşturan yaklaşık 200 ülkenin büyük kısmının sözleşmeye
taraf olarak, bir kısmında da taraf olmaksızın uyguladığı bir sistemdir.[35]
Gümrük vergisinin mükellefi, gümrük yükümlülüğünü
yerine getirmekle sorumlu bütün kişilerdir.[36] Buna
göre yükümlü beyan sahibidir. Dolaylı temsil durumunda hesabına beyanda
bulunulan kişi de yükümlüdür.
Gümrük vergisi, eşyaya yönelik bir vergi olduğu için
yükümlü ikinci
planda kalmaktadır. Eşya aynı zamanda verginin
güvencesi niteliği
taşımaktadır. Bu nedenle gümrük yükümlülüğü, eşya
sahipliğine bağlanmıştır.[37]
Gümrük vergisinde vergiyi doğuran olay, gümrük
yükümlülüğünün doğması ile gerçekleşir. Gümrük yükümlülüğü, yükümlünün gümrük
vergilerini ödeme zorunluluğunu ifade etmekte olup, ithalatta gümrük
yükümlülüğü; eşyanın serbest dolaşıma girmesi ve kısmi muafiyet yoluyla geçici
ithalat rejimine tabi tutulması halinde, verilecek gümrük beyannamesinin tescil
tarihinde başlamaktadır. Bunun dışında hangi hallerde gümrük yükümlülüğünün
doğacağı Kanunun 182
ila 194. maddelerinde açıklanmaktadır.
Gümrük rejimlerinden birine tabi tutulmak istenen eşya
yetkili gümrük idaresine yazılı, sözlü, bilgisayar veri işleme tekniği veya bir
başka tasarruf yoluyla beyan edilir[38].
Gümrük vergisinde verginin tarhı aşaması tanımlanmamış
olsa da, tarh işlemi için gerekli olan unsurlar olan verginin matrahı (kıymeti)
ve tarifesine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler ve kurallara yer verilmiştir.[39]
Dolayısıyla gümrük vergisi, yükümlünün beyanı üzerine idarece tarh edilmekte,
tarh ve tahakkuk işlemi aynı anda ve muayene memurları tarafından
gerçekleştirilmektedir.
Gümrük vergileri gümrük yükümlülüğünün başladığı
tarihte, diğer bir ifade ile beyannamenin tescil tarihinde yürürlükte olan
gümrük tarifesine[40] göre
hesaplanmaktadır.
Gümrük idaresince tarh ve tahakkuk ettirilen vergi
beyanname veya beyanname yerine geçen belge üzerine tebliğ edilmekte; tahakkuk
ettirilen verginin doğrudan ödenmesi halinde ise ayrıca tebliğ edilmesine gerek
bulunmamaktadır.
Gümrük vergisi beyanname üzerine mükellefin veya
temsilcisinin imzası alınarak tebliğ edilir. Verginin ayrıca tebliğ edilmesi ve
tahakkuk fişi düzenlenmesi söz konusu değildir.[41]
Gümrük vergisinde uygulanan muaflık ve istisnalar
Kanunun 167. maddesinde düzenlenmiş olmakla birlikte, Kanunun başka
maddelerinde şartlı muafiyet düzenlemeleri başlığı altında ve ayrıca geri gelen
eşya, deniz balıkçılığı ürünleri ve denizden çıkarılan ürünlerle ilgili
muafiyet düzenlemeleri de bulunmaktadır.
Diğer taraftan serbest dolaşıma girişte uygulanacak
muaflık ve istisnalarla ilgili KDV ve ÖTV Kanununda da paralel düzenlemelere
gidilmiş bulunmakta olup sonraki bölümde ayrıntılı olarak açıklanacaktır.
1.2. AVRUPA BİRLİĞİ'NDE GÜMRÜK MUAFİYETİ UYGULAMALARI
1.2.1. Genel
Bilgiler ve Hukuki Çerçeve
Avrupa Birliği[42]
Gümrük mevzuatını düzenleyen temel hukuki metinler Topluluk Gümrük Kanunu ile
Gümrük Yönetmeliğidir.[43]
Muafiyetler konusunda Topluluk Gümrük Kanunu'nun 184.
maddesinde "Gümrük Vergisinden Muafiyet" başlığı altında tek maddelik bir
düzenleme bulunmaktadır. Bu maddede;
"Konsey, Komisyonun önerisi üzerine nitelikli çoğunluk
esasına göre hareket ederek özel şartlar altında eşyanın serbest dolaşıma
girişi veya ihracı halinde ithalat vergilerinden veya ihracat vergilerinden
muafiyetin tanınacağı halleri tespit eder" hükmü bulunmaktadır.
Buna göre, topluluk üyesi ülkelerde uygulanacak olan
gümrük muafiyetleri komisyonun önerisi üzerine konsey tarafından ayrıca
düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Topluluk Gümrük Kanunu'nun 184. maddesinin vermiş
olduğu düzenleme yetkisine istinaden Konseyce 918/83 sayılı 28.03.1983 tarihli "Topluluğun
Gümrük Muafiyetler Sistemini Oluşturan Konsey Kararı" ile topluluk üyesi
ülkelerde uygulanacak gümrük muafiyetleri konusunda detaylı düzenleme
yapılmıştır. Gerek topluluk gümrük kodunun konu ile ilgili madde metninde
gerekse ikincil düzenlemelerde istisna kelimesinin kullanılmayarak muafiyet
ifadesine yer verildiği görülmektedir.
Topluluk açısından tüzükler, tüm yönleri ile doğrudan
tüm ülkelerde iç hukukun parçası haline getirilmesine ihtiyaç olmaksızın
yürürlüğe girdiğinden[44] üye
ülkelerin muafiyet düzenlemeleri de anılan tüzük hükümleri çerçevesindedir.
Gümrük vergisinden muafiyetle ilgili olarak,
uygulamada başlıca iki sistem vardır. Birincisi söz konusu 918/83 sayılı
Tüzüğün tüm üye ülkelerde uygulanması ile ilgili Topluluk kurallarını
uygulanması, ikincisi ise üye ülkelerde bu konuda ulusal kuralların
uygulanmasıdır.[45]
Buna göre üye ülkelerde muafiyet düzenlemelerinin
çerçevesini muafiyet tüzüğü çizmekle birlikte bunların dışında ülkelerin
kendilerine özgü muafiyet düzenlemeleri de bulunabilmektedir. Örneğin ülkemizde
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167/1
ve 3. maddelerinde düzenlenen, cumhurbaşkanının zat ve ikametgahına mahsus eşya
ile milli ve askeri menfaatlerimiz gereği askeri eşyaya yönelik muafiyet
düzenlemeleri Avrupa Birliği'nden farklı muafiyet uygulamalarımızdır. Ayrıca
genel olarak muafiyet kapsamında bulunan konularla ilgili uygulamalar ve
muafiyet tanınmasına ilişkin şartlar da farklılaşabilmektedir. Bedelsiz ithalat
kapsamında ikametgahlarını naklederek dönen vatandaşlarımızla görevlerinden
dönen kamu görevlilerine ait otomobillerdeki üç yaş sınırı AB'den farklı
uygulamalarımızdandır.
1.2.2. AB'de
Mevcut Gümrük Muafiyetleri
Birlik mevzuatına baktığımızda muafiyetin ikiye
ayrıldığını görmekteyiz.[46]
Bunlar askıya alma ve muafiyet uygulamasıdır. Bu iki biçimin kısaca
açıklanmasına ihtiyaç vardır.
1.2.2.1.
Askıya Alma
Eşyaya belli bir süre muafiyet uygulanması ya da
vergilerin indirilmesi işlemini ifade eder. Askıya alma şeklindeki muafiyet
uygulamaları ticari olarak ithal edilecek eşyanın belli koşullarda muafiyete
tabi olması veya belli koşullar altında vergilerinin indirilmesini içermekte
olup bu kapsamdaki muafiyet uygulamaları tez konumuzun dışında tutulmuştur.
1.2.2.2.
Muafiyet Uygulama
Topluluk Gümrük mevzuatı hükümleri uyarınca eşya, kişi
ya da kurumlara uygulanan muafiyeti ifade eder. Başka bir ifade ile bu
kapsamdaki muafiyetler genellikle ticari değeri olmayan eşya ile ithal amacı
göz önüne alınarak 918/83 sayılı Konsey Tüzüğünde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Türkiye ile Avrupa Topluluğu arasında Gümrük Birliğini
tesis eden 1/95 sayılı AT-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı gereğince Türkiye;
eşyanın menşei, eşyanın kıymeti, eşyanın gümrük bölgesine girişi, gümrük
beyannamesi, serbest dolaşıma giriş, ekonomik etkili gümrük rejimleri, malların
dolaşımı, itiraz hakkı gibi gümrük hükümlerinin yanı sıra topluluk gümrük
muafiyetlerini düzenleyen 918/83 sayılı tüzük ile onun uygulama hükümlerini
belirleyen 2287/83, 2288/83, 2290/83 sayılı komisyon tüzüklerinde bulunan
hükümleri uygulamaya koymak için gerekli önlemleri almayı taahhüt etmiştir.
Bu taahhüdün gereği olarak öncelikle 4458 sayılı
Gümrük Kanunu[47] 05.02.2000 tarihinde
yürürlüğe girmiş; gümrük muafiyetleri ise anılan kanunun Bakanlar Kuruluna
vermiş olduğu yetkiye istinaden 2000/53 sayılı Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve
İstisna Tanınacak Haller Hakkındaki Karar[48] ile
düzenlenmiştir. Söz konusu muafiyet kararnamesi de 2009/15481 sayılı Bakanlar
Kurulu[49]
Kararı ile kaldırılarak yeniden düzenlenmiş bulunmaktadır.
Topluluk gümrük muafiyetlerini düzenleyen 28.03.1983
tarihli 918/83 sayılı Konsey tüzüğünde Konseyce çeşitli tarihlerde değişiklik
yapılmış olup toplam 3 bölüm ve 145 maddeden oluşmaktadır. Birinci bölümde
ithalat muafiyetleri, ikinci bölümde ihracat muafiyetleri, üçüncü bölümde ise
genel hükümler düzenlenmiştir.
Avrupa Topluluğu gümrük mevzuatında ithalat
muafiyetleri başlığı altında düzenlenen muafiyet konuları aşağıdaki gibidir:
1. Üçüncü bir ülkeden topluluğa ikametlerini taşıyan
gerçek kişilere ait eşya muafiyeti,
2. Evlilik durumunda ithal edilen eşya muafiyeti,
3. Mirasla intikal eden kişisel eşya muafiyeti,
4. Öğrencilere ait eğitim, öğrenim eşya muafiyeti,
5. Önemsiz değerlerin gönderimi,
6. Bir gerçek kişiden diğerine olan gönderiler
muafiyeti,
7. Üçüncü bir ülkeden topluluğa şevki gerçekleştirilen
sermaye malları ve diğer ekipmanlar,
8. Topluluk çiftçilerin üçüncü bir ülkeden elde edilen
ürünler,
9. Üçüncü ülkelerden kullanılmak üzere bu ülkedeki
zirai üreticilerce ithal edilen yem, gübre ve toprak ıslah ürünleri muafiyeti,
10.Yolcuların kişisel bagajları,
11. Eğitsel, bilimsel ve kültürel materyaller,
bilimsel aletler ve cihazlar,
12. Araştırma amaçlı deney hayvanları ve biyolojik
veya kimyasal maddeler,
13. İnsan kökenli, kan grubu ve doku biçimlendiren
reaksiyonlar ve tedavi edici maddeler muafiyeti,
- Medikal araştırma, tesis ve tedavi edici alet ve
cihazlar,
- Tıbbi ürünlerin kalite kontrolleri için referans
maddeleri,
14.Uluslararası spor etkinliklerinde kullanılan
maddeler ve malzemeler muafiyeti,
15. İnsani hayır kurumlarına ait eşyalar, kör ve diğer
engellilere yönelik eşya muafiyeti,
- Genel amaçlı olanlar,
- Engellilere yönelik olanlar,
- Körler için olanlar,
- Sakatlar için olanlar,
- Doğal afetlerde zarar görenlere yönelik eşya,
16. Onursal ödül ve hediyeler muafiyeti,
17. Uluslararası ilişkiler çerçevesinde alınan
hediyeler,
18. Hükümdar veya devlet başkanlarınca kullanılacak
mallar,
19. Ticaret artırımı amacına yönelik eşya,
- Numuneler, önemli değeri olmayan eşyalar,
- Basılı reklam materyalleri,
- Ticaret fuarı ve benzeri etkinliklerde kullanılan ve
tüketilen ürünler,
20. Sınav, analiz, test amaçlı ithal eşyası muafiyeti,
21. Endüstriyel ve ticari patent haklarını koruyan
organizasyonlara yapılan gönderiler,
22. Turistik yayınlar muafiyeti,
23. Çeşitli doküman ve sözleşmeler muafiyeti,
24. Eşyanın taşınması, istifi ve korunması amacına
yönelik eşyalar,
25. Hayvanların nakli için gerekli olan yem vb. eşya
muafiyeti,
26. Ulaştırmada kullanılan yakıt ve yağlar,
27. Savaş kurbanlarının anıt ve şehitliklerinin inşa,
tadilat ve dekorasyonu için ithal edilecek eşya,
28. Tabut, cenaze külü vazoları ve bunlarla ilgili eşyalar,
918/83 sayılı tüzükte 28 başlıkta düzenlenen muafiyet
kapsamında bulunan konular, ülkemizdeki gümrük muafiyetleriyle paralel hükümler
içerdiğinden ileriki bölümlerde detaylı olarak açıklanacak olup burada bazı ana
muafiyet konularına kısaca değinilecektir.
1.2.2.2.1.
Naklihane Muafiyeti
Topluluk Gümrük Tüzüğü ile topluluk dışı bir ülkede 12
ay süre ile ikamet ettikten sonra topluluk üyesi bir ülkeye nakil suretiyle ev
eşyası ve otomobil gibi araçlarını getirenlere gümrük vergisi muafiyeti
tanınmaktadır. Ev eşyası ve otomobil, karavan, motosiklet gibi araçları getiren
kişilerin topluluk dışındaki ülkede en az 12 ay süre ile ikamet etmeleri
gerekmekte olup, getirilmek istenen araçlarında üye ülkelere girişlerinden
geriye doğru en az 6 ay öncesinden adlarına kayıt edilmiş olması gerekmektedir.
Bu kapsamda ithal edilen eşya ve araçların ithal tarihinden itibaren 1 yıl süre
ile üçüncü şahıslara devri satışı mümkün değildir.
Topluluk Tüzüğünün 2 ila 10. maddesinde düzenlenen söz
konusu muafiyetler hükümlerinde ithal edilen aracın yaşı ve ithal eden kişinin
çift uyruklu olmasının bir önemi bulunmamaktadır.
Alkollü içkiler, tütün ve tütün mamulleri, ticari
nakil vasıtaları ticari faaliyetlerle ilgili mesleki aletler bu muafiyetin
kapsamı dışında tutulmuştur.
1.2.2.2.2.
Çeyiz Eşyası Muafiyeti
Topluluk Gümrük Tüzüğünün 11 ila 15 maddelerinde
düzenlenmiştir. Buna göre toplulukta ikamet eden bir kişiyle evlenmek veya
evlenmek üzere üçüncü ülkedeki ikametgahı terk ederek topluluğa gelen ya da
herhangi bir surette topluluğa dahil ülkelere gelerek bulunduğu ülkelere
evlenerek yerleşen gelin ya da damada ait evlenme tarihinden itibaren geriye
doğru 2 ay önce veya evlenme tarihinden 4 ay sonra gelen kullanılmış veya yeni
ev eşyası gümrük vergilerinden muaf ithal edilebilmektedir.
Bunun yanında topluluğa dahil bir ülkede üçüncü bir
ülkeye giderek burada 12 ay ikamet ettikten sonra evlenerek veya evlenmek üzere
topluluğa dönen kişi de çeyiz eşyası muafiyetinden yararlandırılmaktadır.[50]
Bu kapsamda hediye olarak getirilen eşyanın her
birinin 1000 Avro'dan fazla olmaması gerekmekte olup hediye olarak getirilecek
eşya hakkında bir üst limit bulunmamaktadır. Sadece alkollü içkiler ve tütün
ürünleri çeyiz hediyesi olamamaktadır.
1.2.2.2.3.
Miras Yoluyla İntikal eden Eşya Muafiyeti
Miras yoluyla ithal edilecek eşyalar için uygulanacak
muafiyetler Tüzüğün 16 ila 19. maddelerde düzenlenmiştir. Üçüncü ülkelerdeki
kişilerin ölümü ile toplulukta ikamet eden mirasçılarına intikal eden otomobil
ve ev eşyası muafiyet kapsamında olup, alkollü içkiler, tütün ve tütün
mamulleri, ticari nakil vasıtaları ve profesyonel eşyalara muafiyet
tanınmamaktadır. Bu tür eşyanın ithali için süre veraset ilamı tarihinden
itibaren 2 yıldır.
1.2.2.2.4.
Öğrencilere Ait Eşya Muafiyeti
Öğrenimlerini topluluk dışı ülkelerde sürdüren
öğrenciler kişisel eşyaları ile beraber öğrenimleri için kullandıkları araç,
gereçleri muafen topluluğa getirebilmektedir.
Topluluk mevzuatına göre öğrenci, işçi statüsünde
değildir. Öğrencilerin muafen getirecekleri eşyalar belirlenmiştir ve topluluk
dışı ülkede ne kadar kalırsa kalsın naklihane hakkı kapsamında motorlu taşıt
ithal edememektedir.[51]
1.2.2.2.5.
Yolcuların Kişisel Bagajları
Topluluk Gümrük Tüzüğünün 45. Maddesinde düzenlenmiş
olup yolcuların seyahatleri esnasında beraberinde bulunan kişisel eşyaları
muafiyet kapsamında bulunmaktadır.
1.2.2.2.6.
Doğal Afetlerde Gönderilen Yardım Malzemesi
Doğal afetlerde bağış olarak gönderilen eşya ile
devlet tarafından getirilip dağıtılacak yardım malzemesi, doğal afetlerde
yardım etmek amacıyla gelenlerin beraberlerinde getirecekleri araç-gereçler
gümrük vergilerinden muaf olarak topluluk üyesi ülkelere getirilebilir. Bu
suretle getirilen eşyalar amacı dışında kullanılmasının ve satılmasının
önleyici tedbirler üye ülkelerce alınmaktadır.
1.2.2.2.7.
Bir Gerçek Kişiden Diğerine Gönderiler
Bayram ve diğer özel günler için hediyelik olarak
gönderilen ve kıymeti 45 ECU'yu geçmeyen eşya gümrük vergisinden muaf
tutulmuştur. Söz konusu muafiyet hükümleri Tüzüğün 29 ila 31. maddelerinde
düzenlenmiştir. Ayrıca bu madde kapsamında 50 adet sigara, 1 litre alkollü rakı ile 2 litre köpürmeyen şarap
hediye olarak gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
1.2.2.2.8.
Mesleki Alet ve Cihazlar
Bu muafiyet Tüzüğün 32 ila 38. maddelerinde
düzenlenmiştir. Üçüncü ülkelerdeki mesleki faaliyetleri nedeni ile işyerlerinde
kullanılan sermaye malları mesleki aletler topluluğa gümrük vergisinden muaf
olarak ithal edilebilmektedir. Bu kapsamdaki mesleki alet ve cihazların
topluluğa giriş tarihinden geriye doğru 12 ay önce kurulmuş işyerinde
kullanılmalı ve eşyaların da kullanılmış olmaları gerekmektedir.
1.2.2.2.9.
Diğer Muafiyetler
Yukarıda ana başlıklar altında kısaca açıklanan
muafiyet konularının yanı sıra kamu yararı esas alınarak eğitsel, bilimsel,
kültürel amaçlarla ithal edilecek ve listeler halinde belirlenmiş araç ve
cihazlar gümrük vergisinden muaf tutulmuştur. Ayrıca bu tür cihazlar serbest
dolaşıma girdikten itibaren 5 yıl geçmedikçe satılamamakta veya
kiralanamamaktadır. Aynı nitelikteki başka kuruluşa devir halinde bu süreye
bakılmaksızın izin verilmektedir.
Bu başlık altında tıbbi araştırma-teşhis koyma, tedavi
etme amacına yönelik araç ve cihazlar, bilimsel araştırma amacına yönelik
hayvan ve biyolojik-kimyasal maddeler ilaç özelliği olan kalite kontrolüne
yarayan referans maddeleri uluslararası spor müsabakalarında kullanılan
eczacılık ürünleri de gümrük vergisinden muaf tutulmuştur.
İnsani hayır kurumlarının, hayır amacına yönelik
olarak topluluğa getirecekleri malzemeleri ve özürlülerin gündelik ve sosyal
yaşamlarını devam ettirebilecekleri eşyalar da gümrük vergisinden muaf olarak
topluluğa ithali mümkündür.
Tüzükte düzenlenen muafiyetler sadece gümrük
vergisinden muafiyeti ifade etmektedir. KDV ve diğer mali yükümlülüklere
tanınacak istisna muafiyetler üye ülkelerin iç yasal düzenlemelerine
bırakılmıştır. Dolayısıyla bunlara ilişkin muafiyet hükümlerini her bir üye
ülkenin yasa metinlerinde aramak gerekmektedir.
Topluluk Tüzüğünün 2. bölümü ihracat muafiyetlerine
ayrılmıştır. Ülkemizde ise gümrük vergileri ile ilgili ihracat muafiyetleri
konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
İKİNCİ BÖLÜM
GÜMRÜK
KANUNUNDA DÜZENLENMİŞ OLAN MUAFİYETLERİN ANALİZİ
2.1. GUMRUK
MUAFİYETLERİ
Gümrük muafiyetleri ile ilgili teorik bilgilere
geçilmeden önce muafiyet ve istisna kavramının kısaca açıklanmasında yarar
görülmektedir.
2.1.1.
Muafiyet ve İstisna Kavramı
2.1.1.1.
Vergileme İlkeleriyle İlişkisi ve Dayanağı
Vergide adalet bakımından göz önünde bulundurulması
gereken husus vergi önünde herkesin eşit olması vergi yüküne ilke olarak tüm
toplum bireylerinin ortak olmasıdır. Ortaya çıkan yarara ortak olan kişilerin
vergi yükünü dışında kalması en ilkel adalet duygularına aykırıdır.[52]
Genel olarak vergide adalet ilkesi böyle tanımlanıyor
olmakla birlikte vergi adaletine ulaşmak için farlı gelir gruplarından farklı
vergi alınması, kişinin geçimine ancak yetecek gelirin vergilendirilmemesi gibi
teknik araçlardan yararlanılmaktadır.
Herkesin vergi ödeme gücüne göre vergi ödemesi de
vergide genellik ilkesi olarak ifade edilmekte olup ayırım olmaksızın herkesin
kamu harcamalarına katılması gerektiğini esas alır.
Bu husus T.C. 1982 Anayasası'nda da kişilerin temel
hak ve ödevleri ana başlığı altında "Vergi Ödevi" başlığıyla düzenlenmiş
bulunmaktadır.
Herkes, vergi ödeme gücüne göre vergi ödemek zorunda
olmakla birlikte ödeme gücü zayıf olanların vergilendirilmemesi de vergide
genellik ilkesi ile ilgilidir.
Sosyo - ekonomik, idari ve mali nedenlerle bazı
kişiler ya da vergi konuları vergi dışında bırakılabilir, indirim tanınabilir.
Sosyal, ekonomik, mali ve idari nedenlerle yer verilen bu uygulamalar vergi
istisnası ve vergi muafiyeti uygulamalarının dayanağıdır.[53]
Kanun koyucu ödeme güçlüğü çekenleri vergi dışında
tutması gibi sosyal; vergi toplamanın masraflı olması gibi teknik nedenlerle muafiyet
ve istisna koyabilmektedir. Diğer bir neden de ekonomiktir. Turizmin, bazı
sanayi kollarının gelişmesini teşvik etmek üzere bu yola gitmektedir. Bu
nedenlerin dışında ayrıca baskı gruplarının rolü gibi siyasal nedenler;
karşılıklı nezaket kuralları gibi uluslararası hukuka ilişkin bir takım
nedenler de muafiyet ve istisnaların konulmasına neden olmaktadır.[54]
2.1.1.2.
Tanımı ve Kavramsal Çerçeve
Vergi borcu ve vergi mükellefiyeti, vergiyi doğuran
olayın ortaya çıkması ile doğmaktadır. Bu durumda vergi konusu için objektif
mükellefiyet, vergi mükellefi için sübjektif mükellefiyet gerçekleşmektedir.
İlke olarak böyle olmakla birlikte vergi doğuran olay
gerçeklemiş olsa dahi yukarıda sayılan nedenlerle bazen vergi konuları bazen de
vergiyi ödemekle yükümlü kişiler vergi dışında bırakılırlar. Vergi dışında
kalma durumu öğretide muafiyet veya istisna olarak adlandırılmaktadır.
Vergi teorisinde sübjektif vergi yükümlülüğünü ortadan
kaldıran hükümlere muaflık veya muafiyet, objektif vergi yükümlülüğünü kaldırıcı
hükümlere de istisna adı verilmektedir.[55]
Bir başka ifadeyle, vergi kanunlarına göre
vergilendirilmesi gereken kişi ya da kişi gruplarının aynı veya başka
kanunlarla vergi dışı bırakılmasına vergi muafiyeti denilmektedir. Vergi
istisnası ise vergi kanunlarına göre vergilendirilmesi gereken vergi
konularının aynı veya başka kanunlara kısmen ya da tamamen vergi dışı
bırakılmasıdır.[56]
Yapılan açıklamalardan da görüleceği üzere muafiyet
kişilere, istisna konulara yöneliktir. Bilimsel açıdan böyle olmakla birlikte
bazen vergi kanunlarında birinin diğeri yerine hatalı olarak kullanıldığı
görülmektedir.[57] Muafiyet ve istisnaların
ne anlama geldiği öğretide yapılan tanımlardan anlaşılabilmektedir.[58]
Vergi muaflığı veya vergi istisnasından
bahsedilebilmesi için vergilendirilmesi gereken kişi veya vergilendirilmesi
gereken vergi konusunun bulunması ve bunun da vergi kanunlarında açıkça
belirtilmesi gerekmektedir.
Diğer bir husus da vergi dışında bırakılacak kişi ve
konuların kanunda açıkça belirlenmiş olmasıdır. Vergi dışında bırakılacak kişi
ve konular daha alt düzenleyici hukuk kuralları ile belirlenememekle birlikte,
Bakanlar Kurulu kanunda belirtilen sınırlar dahilinde değişiklik
yapabilmektedir.
2.1.1.3.
Muafiyet ve İstisnaların Sınıflandırılması
Muafiyet ve istisnalar tam ya da kısmi, sürekli ya da
geçici, koşullu ya da koşulsuz olabilmektedir.[59]
Tanınmış bulunan muafiyet veya istisnalar, belli bir
süreye bağlı olup olmamasına göre süreli veya süresiz olarak uygulanabilir.
Tahsil edilmesi gereken verginin tamamı veya bir kısmı vergi dışında
tutulabilir.
Gelir vergisi kanununda köy muhtarlarının ücretlerinin
tümü vergiden müstesnadır. Bu tam ve aynı zamanda sürekli istisnalara örnektir.
Emlak vergisinde mesken olarak kullanılan bina ve apartman dairelerinin bir
kısmının inşaatın sona erdiği tarihten itibaren beş yıl süreyle istisna olması
kısmi aynı zamanda geçici istisna uygulamalarına örnek teşkil etmektedir.
Muafiyet ve istisna uygulaması belli koşulların
gerçekleşmesine bağlı olabilir. Bu durumda da koşullu ya da koşulsuz diğer bir
anlatımla şartlı-şartsız muafiyet söz konusu olur. Buna gümrük kanununda şartlı
muafiyet düzenlemeleri başlığı altında bulunan dâhilde işleme rejimindeki vergi
muafiyetleri örnek gösterilebilir.
Muafiyet ve istisnaların dayanaklarını teşkil eden
ekonomik, sosyal, mali ve idari amaçları bakımından da bir ayrıma tabi tutmak
mümkündür.
2.1.1.4.
Muafiyet ve İstisnaların Vergi Teşvikleriyle İlişkisi
Devlet yüklendiği görevleri yerine getirebilmek için
vergi almakla birlikte vergi ile ilgili olumlu veya olumsuz özendiricilerden
yararlanmaktadır. Muafiyet ve istisna uygulamaları da bahse konu özendirici
araç ve tekniklerden sayılmaktadır.
Verginin mali, ekonomik ve sosyal fonksiyonlarına
bağlı olarak gerçekleştirilmek istenen amaçlar doğrultusunda, mükellefleri
belirli tutum ve davranışları göstermek için getirilmiş vergi kolaylığına vergi
teşviki denilebilir.[60]
Vergi teşviki, vergi yükünün belli koşullarda
hafifletilmesi, muafiyet veya istisna uygulanması şeklinde olabilmektedir.
Bu yönüyle muafiyet ve istisna uygulamaları vergi
teşvik aracı olup, yatırımlarda vergi muafiyetleri, ihracatın teşvik edilmesine
yönelik gümrük vergisi muafiyetleri, KDV, ÖTV istisnaları, petrol arama
faaliyetlerine yönelik muafiyetler, bu hususa örnek olarak gösterilebilir.
2.1.1.5.
Muafiyet ve İstisnaların Vergi Harcamaları İle İlişkisi
Vergi harcamaları, vazgeçilen, azaltılmış, bağışlanmış
vergi gelirini anlatmaktadır.[61] Bir
başka deyişle vergi harcaması, vergi indirimleri imtiyazları ve öncelikleri
nedeniyle toplanamayan kamu gelirini belirtmekte bu harcamalar bir anlamda kamu
harcaması niteliğinde sayılmaktadır.[62]
Vergi yükünü, hafifletmek veya muafiyet ve istisna
kapsamına almak, vergilerde indirime gitmek kamu gelirinin azalması sonucunu
doğurur ve ortaya çıkan kayıp, vergi harcaması olarak nitelendirilir.
Vergi harcaması kavramı dünyada 1960'h yıllarda ortaya
çıkmış bir kavramdır. Bu harcamalar ekonomik faaliyetlerin değişik alanlarının
desteklenmesine yol açtığından yatay ve dikey eşitliğin bozulmasına yol
açmaktadır.[63]
Bu açıdan vergi harcamaları hem gerekli analiz
imkanlarının elde edilmesi hem de mali saydamlık ilkesinin gereği olarak
raporlanması önem arz etmektedir.
Vergi harcamalarının raporlanması 1960'larda Almanya
ve ABD ile başlamış, diğer bazı ülkelerde (Avusturya, Kanada, İspanya ve
İngiltere) ise 1970'lerde, diğer birçok ülkede ise 1980'lerde raporlanmaya
başlamıştır.[64] Ülkemizde ise ilk defa
10.12.2003 tarih ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun 15.
maddesi gereğince, ilk defa 2006 yılı bütçesine konulmak üzere gelir vergisi,
kurumlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi kanunlarında yer
alan istisna ve muafiyetlerden, veri temin edilebilenlerin neden olduğu vergi
harcamalarının tahminine yönelik bir çalışma yapılmıştır.[65]
Vergi harcamalarının raporlanması çalışması Gelir
Politikaları Genel Müdürlüğü'nce yürütülmektedir. Bu kapsamda hazırlanan 2007
yılı vergi harcamaları raporunda dış ticaret üzerinden alınan vergilerle ilgili
gerek gümrük vergisi istisna ve muafiyetleri konusunda gerekse ithalde alınan
katma değer vergisi ve özel tüketim vergisinin ithalata ilişkin istisna ve
muafiyetleri konusunda kalem bazında detaylı bir raporlama çalışması
yapılmadığı diğer kanunlar kalemi içinde genel olarak ele alındığı
görülmektedir.
Bütün bu
değerlendirmelerden hareketle muafiyet ve istisnalar vergide adalet ve genellik
ilkesinin gereği olarak ekonomik, mali, siyasi ve sosyal nedenlerle
uygulanmakta ve bir vergi teşvik aracı olarak kullanılmakta ise de genellikle
analizler yapılmadığı takdirde, bir yandan vergiye karşı tepkiler[66] ile
kayıt dışılığına diğer bir yandan da yatay ve dikey eşitliğin bozulmasına neden
olabilirler.
2.1.1.6.
Gümrük Muafiyetleri Kavramı
Gümrük muafiyeti kavramını incelerken kavramı
oluşturan kelimeleri ayrı ayrı ele almak gerekmektedir. Yukarıda da açıklandığı
üzere gümrük kelimesi, sadece tahsil edilen vergi değil aynı zamanda verginin
tahsil edildiği idare, işlemlerin gerçekleştiği yer, eşyanın yurda girişi ve
millileşmesi sürecinde tabi tutulduğu işlemleri de kapsayan geniş bir
kavramdır. Burada kullanılan gümrük muafiyeti kavramı dar anlamıyla olup,
sadece gümrük vergilerinden muaf tutulmayı kapsamaktadır.
Gümrüğün ne olduğunu en iyi açıklayan herhalde
27.10.1999'da kabul edilen ve 05.02.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 1. maddesidir. Bu maddeye göre; kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti
Gümrük Bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük
kurallarını belirlemektedir.[67]
Maddede bahsi geçen gümrük kuralları, aranacak tüm
izin ve belgeleri, tahsil edilmesi gereken vergi ve resimleri, bürokratik
işlemler dahil eşya ve taşıt araçlarının tabi olacağı tüm işlemleri
kapsamaktadır.
Gümrük muafiyetini açıklamadan önce gümrük
yükümlülüğüne değinmek gerekmektedir. Gümrük yükümlülüğü, yükümlünün gümrük
vergilerini ödemesi zorunluluğunu; yükümlü ise gümrük yükümlülüğünü yerine
getirmekle sorumlu olan bütün kişileri ifade etmektedir.
Bir eşyanın ülkeye ithal edilmek istenmesi halinde
gümrük mükellefiyeti ortaya çıkmaktadır. Gümrük mükellefiyetinin iki ana
prensibi vardır. Birinci prensibi mükellefiyetin genele yönelik olması, ikinci
prensibi de mükellefiyete tabi eşyanın bazı vasıflarına, harici vaziyetlerine
göre mükellefiyetin değişiklikler göstermesidir. İthalat eşyasında esas prensip,
yabancı malı olarak memlekete girecek her nevi eşyanın mükellefiyete tabi
olmasıdır.[68] Bir başka ifade ile
gümrük yükümlülüğü genel olup ülkeye girecek yabancı eşyaya yöneliktir. Gümrük
yükümlülüğünden muaf tutulma halleri de kanunda açıkça belirlenmiş bulunmalıdır.
Genel olarak gümrük mükellefiyetinden muaf tutulma
halleri, iki esasa göre belirlenir. Esaslardan birincisi memleket dışı kaidesi,
ikincisi, yabancı eşyanın dahili piyasalarda milli eşya ile yaptığı rekabettir.
Milli ekonomiye rekabet mevcut olmayan ithalat vaziyetlerinde mükellefiyeti
doğuran sebep kendini göstermez. Hangi çeşit ithalat eşyası milli ekonomi için
dahili piyasalarda bir rekabet koşulları oluşturmazsa, bunları mükellefiyet
harici kabul etmek mahzursuz ve bazen faydalı olur.[69]
Gerçekten de günümüzde de gümrük muafiyetinin
uygulanıp uygulanmayacağı hususunda en önemli kriter eşyanın ticari mahiyet arz
edip arz etmediğidir. Miktarı ve kullanım amacı ticari olduğu kanaati hasıl
olan eşya gümrük muafiyeti ve istisnaların konusu olamamaktadır. Ayrıca
muafiyet kapsamında olsa dahi muaf olarak ithal edilecek olan eşyanın yerli
üretimi olumsuz etkilememesi şartı da konulabilir.
Memleket dışı kuralına bağlı olarak muaf tutulan
eşyaya örnek diplomatik muafiyetlerdir. Gümrük mükellefiyetleri mali
mükellefiyetlerden olduğu halde diğer vergi mükellefiyetlerinden daha sık
tutulmuştur. Mali imtiyazların olduğu rejimlerde bile vergiden muaf tutulan
sınıflar gümrük muafiyetini elde edememişler, hatta Krallar bile rejime tabi tutulmuşlardır.[70]
Memleket dışı kuralına bağlı muaf tutulun eşyaya bir
diğer örnek de serbest bölge uygulamaları ile antrepo rejimi uygulamalarıdır.
Her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi, Türkiye karasuları ve hava
sahası dahil Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsasa da, serbest bölgeler ve
gümrük antrepoları gümrük yükümlülüğü açısından gümrük bölgesi dışında kabul
edilir. Eşya buralardan ülkeye ithal edilmek üzere çıkarılmadığı sürece gümrük
yükümlülüğü doğmaz.
Esas itibariyle gümrük vergisinin konusu eşyadır.
Kişiler, gümrük sınırını geçmeleri halinde gümrük vergisinin konusunu
oluşturmazlar. Ancak kişilerin beraberinde getirdikleri eşyalar gümrük
vergisine konu olur. Bazı kişiler ise gümrüğe getirdikleri eşyadan muaf
tutulurlar. Bu gruba devlet başkanları, diplomatlar vb. girmektedir.
Bu bakımdan, gümrük vergisi uygulamasında istisna ve
muafiyetleri kişi ve konulara özgü olarak ayrı ayrı düzenlemek pek kolay
değildir. Nitekim Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde muafiyet ve istisnalar bir
arada düzenlenmiş ve hangisinin muafiyet hangisinin istisna olduğu konusunda
bir ayrıma gidilmemiştir.
2.1.1.6.1.
Gümrük Muafiyetlerinin Çeşitleri
Gümrük muafiyetleri tam - kısmi, şartlı - şartsız,
süreli - süresiz olabilmektedir.
2.1.1.6.1.1.
Tam - Kısmi Gümrük Muafiyetleri
Tam muafiyet; tahsil edilmesi gereken gümrük
vergisinin tamamının vergi dışında tutulmasıdır. Ayrıca muafiyet kapsamında
olduğu belirtilen bir eşya için tam muafiyetten bahsedilebilmesi için gümrük
vergisinin yanında diğer ithalat vergilerinden de muaf olması gerekmektedir.
Öte yandan eşyanın tam muafiyet düzenlemeleri kapsamında işleme tabi tutulması,
bir yükümlülüğün doğma ihtimaline karşı tahakkuk edecek vergilere karşılık
teminat alınmayacağı anlamına da gelmemektedir. Başka bir ifade ile gümrük
tekniğinde tam muafiyet, bazı amaçlar doğrultusunda ülkeye geçici olarak giren
eşyanın, önceden belirlenmiş şartlar dahilinde yurt dışı edilmesi halinde,
ülkeye giriş esnasında teminat altına alınan tutarların tamamının iade edilmesi
şeklinde de gerçekleşebilmektedir.
Tam muafiyete örnek olarak tez konumuzun esasını
teşkil eden ve Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde sayılan muafiyetler
gösterilebilir. Söz konusu madde de gümrük vergisi açısından, tahsil edilmesi
gereken verginin tamamı vergi dışında bırakılmış ise de mutlak olarak bir
muafiyetten bahsedilebilmesi için ithalatta tahsil edilen diğer vergiler
açısından da konunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kısmi muafiyette ise tahsil edilmesi gereken verginin
tamamı değil bir kısmı muaf olmaktadır. Satış esnasında diplomatlara uygulanan
indirimler vergiye esas olan matrahtan indirilmekte böylece kısmi bir muafiyet
söz konusu olabilmektedir. Yine ithalatta tahsili gereken vergiler açısından
bakıldığında bir vergiden muaf tutulan eşya diğer ithalat vergisinden muaf
tutulmayabilir. Bu durumda da kısmi gümrük muafiyeti ortaya çıkmaktadır.
Gümrük tekniğinde; belli şartlar dahilinde iade
edilmek üzere alınması gereken teminat tutarından, bir kısmının kesin olarak
tahsil edilmesi de kısmi gümrük muafiyeti olarak nitelendirilmektedir. Kısmi
muafiyet 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda geçici ithalat rejiminde düzenlenmiştir.
Burada ithal edilen eşyanın vergileri teminatta bağlanmak şartı ile yurda
geçici girişi sağlanmakta, ülkede kaldığı süre boyunca, her ay için, teminata
bağlanan verginin %3'ü kesin olarak ödenmektedir.
2.1.1.6.1.2.
Şartlı - Şartsız Gümrük Muafiyetleri
Gümrük muafiyetleri şartlı - şartsız olabilir. Genel
olarak Gümrük Kanunu'nda düzenlenen tüm muafiyetlerin belli şartlar dahilinde
uygulandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Şartsız gümrük muafiyetine en yakın
örnek yolcuların beraberinde getirdikleri kişisel kullanımlarına özgü
eşyalardır. Gümrük Kanunu'nda dahilde işleme, geçici ithalat, gümrük kontrolü
altında işleme, transit, antrepo rejimleri şartlı muafiyet düzenlemeleri başlığı
altında düzenlenmiştir. Söz konusu muafiyetlerin her bir konuya özgü ayrı ayrı
şartları bulunmakla birlikte hepsinde vergilerin tamamının ilgili rejim altında
kaldıkları süre boyunca teminata bağlanması esastır. Bu bakımdan mutlak bir
muafiyetten bahsedilememektedir.
2.1.1.6.1.3.
Süreli - Süresiz Gümrük Muafiyetleri
Süreli gümrük muafiyeti muafiyetin belli bir süreye
bağlı olarak uygulanması, süresiz gümrük muafiyeti ise uygulanan muafiyetin
belli bir süreye bağlı olarak uygulanmaması anlamına gelmektedir.
Dâhilde rejimi kapsamında vergileri teminata
bağlanarak ülkeye getirilen eşya, süresi içerisinde yurt dışı edildiği
takdirde, yurtta kaldığı süre boyunca vergi dışında tutulmakta, yurtta
bırakılmak istenirse vergileri tahsil edilmektedir. Oysa Gümrük Kanunu'nun 167.
maddesinde düzenlenen askeri amaçlı muaflıklarda herhangi bir süre söz konusu
olmamaktadır. Süreli-süresiz gümrük muafiyet ifadesinin yerine gümrük dilinde
kati-geçici muaflık ifadesi de sıklıkla kullanılmaktadır. Diğer yandan muafiyet
hükümleri kapsamında kesin olarak ithal edilen eşyanın belirlenen süreler
sonunda ancak satışa konu olabilmesi de süreli gümrük muafiyetlerinin bir başka
örneğini teşkil etmektedir.
2.1.1.6.1.4.
Ekonomik Etkili Olan - Ekonomik Etkili Olmayan Gümrük Muafiyetleri
Gümrük muafiyetleri doğurdukları sonuç itibariyle
ekonomik etkili ve ekonomik etkili olmayan gümrük muafiyetleri olarak da
sınıflandırılabilmektedir. Bazı gümrük muafiyetleri yatırımların, ihracatın,
turizmin teşvik edilmesi amacına yönelik olup bunlar ekonomik sonuçlar
doğururlar. Dahilde işleme rejimi uygulamaları, geçici ithalat rejimi
uygulamaları gibi uygulamalar ekonomik etkili muafiyet düzenlemeleri olup
ikinci bölümde genel olarak açıklanacak ancak değerlendirmelerimizin dışında
tutulacaktır.
Uygulanmasında ekonomik yararlar umulmayan gümrük
muafiyetleri de bulunmaktadır. Bunlar ev eşyası şahsi eşya muafiyetleri,
diplomatik muafiyetler vb. olup tez konumuzun esasını teşkil etmesi nedeniyle
sonraki bölümlerde ayrıntılı olarak incelenerek değerlendirmeye tabi
tutulacaktır.
2.1.1.6.2
Gümrük Muafiyetlerinin Amaçları
Tüm istisna ve muafiyet uygulamalarında olduğu gibi
gümrük muafiyetlerinin uygulanma gerekçeleri, ekonomik, sosyal, mali, siyasal
ve bazen de askeri amaçlı olmaktadır
Yatırımların ve ihracatın teşvik edilmesi amacıyla
uygulanan gümrük vergisi muafiyeti, ekonomik nedenlerle tanınan gümrük
muafiyetine örnektir.
Özürlülerin sosyal yaşamlarının iyileştirilmesi
amacına yönelik eşya ile hayır kurumları tarafından ithal edilecek eşyaya
uygulanan muafiyet ise sosyal amaçlı gümrük muafiyetlerine örnek
gösterilebilir.
Siyasal nedenlerle uygulanan gümrük vergi
muafiyetlerine örnek ise Gümrük Birliği uygulamaları gösterilebilir. Serbest
ticaret anlaşmaları gereğince uygulanan muafiyetler ise hem ekonomik hem de
siyasi amaçla uygulanan gümrük muafiyetleridir. Serbest ticaret anlaşması
kapsamında uygulanan muafiyetlerin konusu ise ticari alım - satıma konu olan
eşyalardır.
2.2. GÜMRÜK KANUNUNDA BULUNAN MUAFİYET DÜZENLEMELERİ
Gümrük Kanununda düzenlenmiş bulunan muafiyet
uygulamalarını ticari mahiyet taşıyan ve ticari mahiyet taşımayan; başka bir
ifade ile ekonomik etkili muafiyet düzenlemeleri ile ekonomik etki amaçlanmayan
muafiyet düzenlemeleri olarak sınıflandırmak mümkündür.
Uygulanmasında ekonomik yarar umulan muafiyet
düzenlemelerinin bir kısmı aynı zamanda Kanunda şartlı muafiyet düzenlemeleri
olarak nitelendirilmiştir. Şartlı muafiyet düzenlemeleri aşağıda
sıralanmaktadır.
• Transit rejimi,
• Antrepo rejimi,
• Şartlı muafiyet sistemindeki dahilde işleme rejimi,
• Geçici ithalat rejimi,
• Gümrük kontrolü altında işleme rejimi.
Transit rejimi dışında yukarıda sayılan şartlı
muafiyet düzenlemeleri aynı zamanda ekonomik etkili gümrük rejimleri olarak da
nitelendirilmektedir. Ayrıca, şartlı muafiyet düzenlemesi niteliğinde olmayan
başka ekonomik etkili gümrük rejimleri de bulunmaktadır. Bunlar Hariçte İşleme
Rejimi ile Geri Verme Esaslı Dahilde İşleme Rejimidir.
Ekonomik etkili gümrük rejimi kavramı ülkemizde AB ile
tesis edilen Gümrük Birliği ve devamında gerçekleştirilen mevzuat
uyumlaştırması sonucunda kullanılmaya başlamıştır. Ekonomik etkili gümrük
rejimleri AB gümrük mevzuatında 2913/92 Konsey Yönetmeliği ile 2454/93 Komisyon
Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Ülkemizde her ne kadar 2000'li yıllardan sonra
kullanılan kavramlar ise de daha önceleri bu rejimlere paralel ve yakın
düzenlemelerin bulunduğunu ve uygulandığını söylemek yanlış olmayacaktır.[71]
Ekonomik etkili olmayan muafiyet düzenlemeleri ise,
Gümrük Kanunu'nda "Özellik Gösteren Faaliyetler" ana başlığı altında "Gümrük
Vergilerinden Muafiyet ve İstisna" alt başlığıyla düzenlenmiş olup, bu
muafiyetler esas itibariyle ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyaya
yöneliktir. Yine aynı bölümde, geri gelen eşya ile deniz balıkçılığı ürünleri
ile ilgili muafiyet düzenlemeleri de bulunmaktadır.
2.2.1.
Ekonomik Etkili Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri
Ülkemizde halen uygulamada bulunan şartlı muafiyet
düzenlemeleri ekonomik etkili gümrük rejimleri olarak nitelendirilmektedir.
Burada bahsi geçen ekonomik etkili gümrük rejimlerinin ülke ekonomisine
katkısı, üretimde bir genişleme veya ihracatın artırılması veya yabancı
girdilerden oluşan ürünün yerine, üründe yerli girdilerin kullanılması
şekillerinde olmaktadır. Bu durumların gerçekleşmesi için bu rejimlerde gümrük
vergilerinden muafiyet tanınmaktadır. Ancak bu muafiyet mutlak bir muafiyet
değil, rejim şartlarının ve rejim amaçlarının gerçekleştirilmesi halinde
tanınan bir muafiyet yani şartlı bir muafiyettir. Bu nedenle ekonomik etkili
gümrük rejimlerinin bir diğer ismi şartlı muafiyet düzenlemeleridir.[72]
2.2.1.1.
Transit Rejimi
Transit rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşya ile
ihracatla ilgili gümrük işlemleri tamamlanmış eşyanın, "gümrük gozetimi"[73]
altında Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki bir noktadan diğerine taşınması için
uygulanan bir rejimdir. Transit işlemi aşağıdaki şekillerde
gerçekleşebilmektedir:
- Yabancı ülkeden yabancı bir ülkeye,
- Yabancı ülkeden Türkiye'ye,
- Türkiye'den yabancı bir ülkeye,
- Bir iç gümrükten, diğer bir iç gümrük idaresine
taşıma.
Genel olarak, eşyanın bir gümrük noktasından diğerine
taşınmasını ifade eden transit rejimi, ithalatta ve ihracatta gümrük
işlemlerinin ithalatçının veya ihracatçının bulunduğu yerde tamamlanmasına
imkan veren veya ülke geçişlerinde işlemleri kolaylaştıran ve böylece işlem
maliyetini ortadan kaldırmaya yardımcı olan bir gümrük rejimi olarak ortaya
çıkmaktadır.[74]
Her ne kadar, Kanunda ekonomik etkili gümrük rejimleri
içinde sayılmasa da, bu yönüyle transit rejiminin ekonomik etkileri bulunmakta;
iki gümrük idaresi arasındaki taşımanın ve hatta ülkeden ülkeye geçişin daha
kolay hale gelmesini sağlamaktadır.
Transit rejimi hükümleri uygulanan eşyaya ne ticaret
politikası önlemleri tatbik edilmekte ne de bu eşyalar ithalat vergilerine tabi
tutulmaktadır. Ancak transit eşyası için tahakkuk edebilecek gümrük
vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmesi zorunludur. Transit
rejimine tabi tutulan eşya, rejimi düzenleyen hükümlere uygun olarak varış
gümrük idaresine sunulduğunda transit rejimi sona ermektedir. Eşyanın transit
rejimi altında taşınması gümrük gozetimi altındadır. Bu gozetimle hedeflenen,
eşyanın rejim şartlarına aykırı olarak, serbest dolaşımda olmayan diğer bir
ifade ile vergileri ödenmeyen ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan
eşyanın Türkiye'de bırakılmasının engellenmesidir.
Transit rejimi altında taşınan tahakkuk edebilecek
eşyanın gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere teminat verilmelidir.
Burada henüz gümrük yükümlülüğü doğmamıştır. Gümrük yükümlülüğünün doğabilme
ihtimaline karşı teminat öngörülmektedir.
Konu ile ilgili düzenlemede dikkat çeken husus 4458
sayılı Kanun metninde transit rejimi altında taşınan eşya ile ilgili bir
muafiyet kavramının kullanılmamış olmasıdır. Rejim kurallarına uygun olarak
varış gümrük idaresine ulaşarak işlemleri tamamlanan veya yabancı ülkeye geçişi
sağlanan eşya için evvelce alınan teminat ise talep üzerine iade edilmektedir.
Transit taşıma, transit rejim beyanı ile TIR Karnesi,
ATA Karnesi kapsamında veya NATO Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Form 302
kapsamında gerçekleştirilebilir. Transit rejimi kapsamında taşınacak eşyanın
vergilerinin garanti altına alınması için teminat verilmesi genel kural olmakla
birlikte hava yoluyla, boru hattıyla, demir ve deniz yoluyla yapılan
taşımalarda teminat aranmamaktadır.
Gerek KDV Kanunu'nun 16. maddesinde, gerekse ÖTV
Kanunu'nun 7. maddesinde transit rejimi altında taşınan eşya istisna
uygulamaları kapsamında düzenlendiğinden transit eşyası her ne kadar muafiyet
kapsamında görünmekte ise de söz konusu muafiyet şartlı olup teminat verilmesi
koşulu ile güvenli bir şekilde Türkiye dışına çıkarılması şartına bağlanmıştır.
2.2.1.2.
Antrepo Rejimi
Gümrük antrepo rejimi ithalat vergilerine ve ticaret
politikası önlemlerine tabi tutulmamış serbest dolaşımda olmayan eşya ile
antrepoya konulması halinde ihracata ilişkin önlemlerden yararlanabilecek
serbest dolaşımda olan eşyanın herhangi bir süreye bağlı olmaksızın konulmasına
olanak tanıyan rejimdir (G.K. m.93).
Antrepo rejimi en yaygın olarak kullanılan ekonomik
etkili gümrük rejimlerinden biridir. Türkiye Gümrük Bölgesine eşya getirenler,
eşyanın belli bir süre antrepo adı verilen yerde kalmasını isteyebilirler. Bu
istek çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Örneğin eşya, konsinye olarak
gönderilmiştir; alıcısı daha belli değildir ve alıcısı bulunduğu an satılmak
için antrepo rejimine konu edilmiş olabilir. Benzer şekilde eşyayı kurutmak,
paketlemek gibi "elleçleme"[75] adı
verilen bir takım işlemlere tabi tutulması istenebilir. Bunların dışında,
yükümlü, eşyaya henüz ihtiyaç duymadığı için ihtiyaç duyuncaya kadar eşyasını
gümrük gozetiminde antrepoda bekletmek isteyebilir. Aksi takdirde henüz ihtiyaç
duymadığı eşyayı serbest dolaşıma sokmak zorunda olacak ve vergi ve resimlerini
ödemek zorunda kalacaktır.[76]
Eşyanın antrepoya konulma ihtiyacı çeşitli sebeplerle
ortaya çıkabilir. Bunlar pazarlama, elleçleme, depolama ve ihracata bağlı
kolaylıklardan faydalanmadır.
Gümrük antreposu gümrük gozetimi altında bulunan
eşyanın konulması amacıyla kurulan, kuruluşunda aranılacak koşulları ve
nitelikleri yönetmelikle belirlenen yerdir.[77]
Eşya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi
tutuluncaya kadar geçici depolama yeri denilen yerlerde de depolanabilir.
Buralar da açılması ve işletilmesi belirli şartlara bağlanmış yerlerdir. Ancak
antrepolara eşya, gümrük antrepo rejimi diğer bir ifadeyle beyanname ile
konulabilir. Antrepo rejiminin ekonomik etkisi, herhangi bir süre kısıtlamasına
bağlı olmaksızın antrepoda beklediği süre içinde ticari alışverişe konu
olabilmesi, burada paketleme, kurutma, tamir etme, daha iyi durumda olmasını
sağlama gibi eşyanın asli niteliklerini değiştirmeden çeşitli elleçlemelere
konu olabilmesinden kaynaklanmaktadır. Oysa geçici depolama yerlerinde eşyanın
kalabileceği süre kısıtlıdır. Geçici depolama bir rejim değil, bir statüdür.
Uygulamaya bakıldığında gerek antrepoda devredilen
eşya sayısı gerekse elleçleme işlemine konu olan eşya sayısı açısından antrepo
rejimine tabi tutulan eşyanın buralara konulma ihtiyacı genel olarak sadece
eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar,
süre kısıtlamasına bağlı olmaksızın depolama ihtiyacından kaynaklandığı
görülmektedir.
Antrepolara eşya konulması belli kural ve şartlara
bağlı olduğu gibi açılması ve işletilmesi de aynı şekilde belli kural ve
şartlara bağlanmıştır. Gerek antrepo işleticileri, gerekse kullanıcıları bu
kurallara uymak zorundadırlar.
Antrepolar genel ve özel antrepo olarak ikiye
ayrılmaktadır. Genel antrepolarda işletici konumunda olanlar tamamen ticari bir
faaliyet yürütmekte ve bu çerçevede kullanıcılara ait eşyayı antrepolarında
muhafaza etmektedirler. Özel antrepoda ise antrepo işleticisi ile kullanıcısı
aynıdır. Genel antrepolar A, B, F tipi antrepo olarak üçe ayrılmaktadır.
A Tipi
Antrepo: İşletici stok kayıtlarını
tutar. Antrepoya konulan eşyadan işletici sorumludur.
B Tipi
Antrepo: Antrepoya konulan eşyadan
kullanıcı sorumludur. Antrepo işleticisi antrepoyu kiralar. Stok kaydı
tutulmadığından, kullanıcının vermiş olduğu beyannameler gümrük kontrollerine
esas teşkil eder.
F Tipi
Antrepo: Gümrük idaresince işletilen
genel antrepo tipidir. Özel antrepolar da C, D, E tipi özel antrepo olarak üçe
ayrılmaktadır.
C Tipi
Antrepo: İşleticisi ve kullanıcısı
aynıdır.
D Tipi
Antrepo: İşletici ve kullanıcının
aynı olduğu ve "Basitleştirilmiş İşlemler"[78]
kapsamındaki kayıt yoluyla beyan hükümlerinin uygulandığı özel antrepo tipidir.
E Tipi
Antrepo: İşletici ve kullanıcının
aynı olduğu, izin hak sahibinin depolama yerinin antrepo addedildiği veya
depolama yeri olmasa dahi eşyaya antrepo rejimi hükümlerinin uygulandığı özel
antrepo tipidir.
Antrepo tiplerine bakıldığında özel antrepo
niteliğindeki antrepoların daha çok üretim sektöründe bulunanların, yurt
dışından getirdikleri hammaddeleri üretime sokuncaya kadar depoladıkları yerler
olması nedeniyle ekonomik etkileri, genel antrepolara nazaran daha fazladır.
Her ne kadar gümrük antrepo rejimi kapsamında
antrepoya alınan eşya ithalat vergilerine tabi tutulmasa da, muhtemel bir
yükümlülüğü karşılamak üzere teminat verilmesi zorunludur. Teminat antrepo
işleticileri tarafından verilmektedir.
Tıpkı transit rejiminde olduğu gibi antrepoya alınan
eşyanın rejim altında kaldığı süre boyunca gümrük vergisinden muaf veya istisna
olacağına ilişkin Gümrük Kanunu'nda bir ifade bulunmamakta ise de KDV Kanunu'nun
16. maddesi ile ÖTV Kanunu'nun 7. maddesinde antrepo rejimlerinin uygulandığı
eşyanın istisna kapsamında olduğu görülmektedir.
2.2.1.3.
Dahilde İşleme Rejimi
Dahilde işleme rejimi, yeniden ihraç edilmek koşuluyla
serbest dolaşıma girmiş veya girmemiş eşyanın her türlü işleme faaliyetine tabi
tutulmasına imkan sağlayan ekonomik etkili bir gümrük rejimidir. Yabancı
ülkelerden getirecekleri ürünleri, Türkiye'de herhangi bir işçiliğe tabi
tutarak veya serbest dolaşımda bulunan eşya ile işlendikten sonra yine yabancı
ülkelere ihraç etmek isteyen müteşebbisler açısından gümrük mevzuatının sunduğu
avantajlı rejim dahilde işleme rejimidir.[79]
Dahilde işleme rejiminde iki sistem bulunmaktadır.
Serbest dolaşımda olmayan eşya, Türkiye'de üretim faaliyetine konu olduktan
sonra ihraç edilmesi halinde gümrük vergilerine tabi tutulmaksızın ancak
ithalat vergileri teminata bağlanmak kaydı ile geçici olarak ithal
edilmektedir. Eşya ihraç edildikten sonra, alınmış bulunan teminat iade
edilmektedir. Bu şartlı muafiyet sistemindeki dahilde işleme rejimidir.[80]
Eşya serbest dolaşıma girdikten sonra, işleme
faaliyetine tabi tutularak işlem görmüş eşya olarak ihraç edilebilir. Bu
durumda da serbest dolaşıma giriş esnasında tahsil edilen ithalat vergileri
geri verilmektedir. Buna da geri ödeme sistemindeki dahilde işleme rejimi adı
verilmektedir.[81]
Şartlı muafiyet sisteminde, serbest dolaşımda olmayan
eşyaya isabet eden ithalat vergilerine karşılık teminat alınmakta, ihracından
sonra teminat iade edilmektedir.
KDV Kanunu'nun 16. maddesinde dahilde işleme rejimi
kapsamındaki eşya için istisna öngörülmemiş, verginin teminata bağlanması hüküm
altına alınmıştır. ÖTV Kanunu'nun 7. maddesinde ise dahilde işleme rejiminin uygulandığı
eşya KDV ve ÖTV'den istisna tutulmuş, sonraki maddelerde, gümrük vergisinin
teminata bağlanması halinde söz konusu vergilerin de teminat altına alınacağı
hükmü bulunduğundan, muafiyet teminat alma şartına bağlanmıştır.
Dahilde işleme rejimi öncelikle izne bağlıdır. İzin
Dış Ticaret Müsteşarlığının yetki alanındadır. Yalnızca ilgili mevzuatta
sayılan basit işçilik faaliyetleri gümrük idaresinin izni ile
yapılabilmektedir. Dahilde işleme faaliyetine konu olan eşya hammadde veya yarı
mamul niteliğindeki eşyalardır. İşletme malzemeleri ise ihracat taahhüdünün %2'sini
geçmemek kaydı ile gümrük muafiyeti kapsamında ithal edilebilmektedir. Dahilde
işlemede en önemli unsur belli bir ihracat taahhüdünün bulunmasıdır. Belli bir
ihracat taahhüdüne karşılık belli bir miktarda gümrük muafiyetli ithalat
yapılabilir.
Burada bahsi geçen muafiyet mutlak olmayıp şarta
bağlıdır. Belirlenen şartlara uyulmadan eşyanın kullanılması veya rejim dışına
çıkarılması halinde alınmış bulunan teminattan ithalat vergileri tahsil
edilmektedir
2.2.1.4.
Gümrük Kontrolü Altında İşleme Rejimi
Gümrük kontrolü altında işleme rejimi serbest dolaşıma
girmemiş eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesinde ithalat vergilerine veya dış ticaret
politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın niteliğini ve durumunu değiştiren
işlemlere tabi tutulmaları ve bu işlemlerden elde edilen ürünlerin gümrük
vergileri üzerinden serbest dolaşıma girişine imkan veren rejimdir.
Bu rejimde eşya ticaret politikası önlemleri
uygulanmaksızın ve vergiler ödenmeksizin Türkiye'ye girmesine izin verilmekle
işlenmesi neticesinde ayrı bir mamul olarak serbest dolaşıma giriş rejimine
tabi tutulmaktadır. Böylece ithal eşyasının üretilmesi sonucunda ayrı bir katma
değer yaratılmakta, Türkiye'deki işçilik işleminden dolayı da istihdam yaratıcı
etki doğurmaktadır.
Gümrük kontrolü altında işleme rejiminde de teminat
alınması esastır ve faaliyet izni gümrük idaresince verilmektedir. Rejimin
sonlanması halinde alınmış bulunan teminat iade edilmektedir.
2.2.1.5.
Geçici İthalat Rejimi
Geçici ithalat rejimi serbest dolaşıma girmemiş
eşyanın ithalat vergilerinden tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret
politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın Türkiye Gümrük Bölgesinde
kullanılmasına olanak sağlayan ekonomik etkili şartlı muafiyet düzenlemesidir
(G.K. m.128).
Günümüzde kişiler eşyayı satın alıp bir daha yurt dışı
etmemek üzere Türkiye Gümrük Bölgesine getirmektense, dış ticaret rejiminin
kısıtlarına konu olmama avantajı veya mali avantajları gibi kolaylıkları
dolayısıyla eşyayı Türkiye Gümrük Bölgesine getirip kullanmak ve ihtiyaç
kalmadığı noktada da yurt dışı etmek isteyebilirler. Bu ihtiyacı karşılamak
üzere gümrük mevzuatında yer alan gümrük rejimi geçici ithalat rejimidir.[82]
Geçici ithalatta eşyanın olduğu şekliyle kullanılması
esas olup niteliklerini değiştirmeye yönelik bir işçilik faaliyetine tabi
tutulmamalıdır. Diğer bir ifade ile, eşya ihraç edilirken giriş ayniyatına
uygun olmalıdır. Bu yönüyle dahilde işleme rejiminden farklıdır. Diğer
farklılık da izinle ilgilidir.
Geçici ithalat gerekliliği çeşitli sebeplere bağlı
olabilir. Bunlar ticari olan veya olmayan seyahatler, turistik amaçlar, ticari
zorunluluklardır. Geçici ithalat rejimine ticari olmayan eşya da konu olabilir.
Yurt dışından seyahat, tatil ve çalışma amacıyla gelen kişilere ait taşıtlar,
basın yayın organlarının haber kaynaklarını yerinde izlemek amacına mahsus
televizyon ekipmanları, meslek sahibi kişilerin beraberlerindeki mesleki
malzemeleri, sergi ve panayırlarda sergi veya şov amaçlı getirilen sergi ve
panayır eşyası ile sirk hayvanları buna örnek gösterilebilir.
İthal eşyasının taşınması amacına yönelik
konteynerler, ambalaj ve paletler, bir fabrikanın inşaası için getirilecek vinç
vb. ekipmanlar da ticari eşyanın geçici ithaline ilişkin örnekler olarak
gösterilebilir.
Bu rejimde de, her ne kadar rejim altında kaldığı süre
boyunca gümrük yükümlülüğü doğmamakta ise de şartların ihlali veya rejime
aykırı kullanımının söz konusu olması halinde doğacak kamu alacağına karşılık
teminat verilmesi zorunludur.
Geçici ithalatla ilgili düzenlemelerde de geçici ithal
eşyasının gümrük vergisinden muaf olduğuna ilişkin kanunda açık bir hükme yer
verilmemektedir. Buradaki muafiyet olgusu, yukarda açıklanan şartlı muafiyet
düzenlemelerinde olduğu gibi, serbest dolaşımda olmayan eşyanın rejim
şartlarına uygun olarak belirlenen süreler içerisinde ihraç edilmesi halinde,
giriş esnasında alınan teminatın iade edilmesi sonucunda ortaya çıkan fiili
durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gümrük vergisi açısından fiili bir durum söz konusu
olmakla birlikte KDV Kanunu'nun 16 ve ÖTV Kanunu'nun 7. maddelerinde geçici
ithalat rejimine konu olan eşyanın istisna kapsamında olduğu görülmektedir.
Geçici ithalattaki vergi muafiyeti tam ve kısmi olarak
iki şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Tam muafiyetli geçici ithalat konusu eşyalar Bakanlar
Kurulunca belirlenmiştir.[83] Bu
kapsamdaki eşyalara genel olarak, taşıma araçları konteynerler, paletler, kriz
halinde gönderilen yardım malzemeleri, ses görüntü veya veri taşıyan eşyalar,
pedagojik materyal ve bilimsel malzemeler örnek gösterilebilir.
Tam muafiyetli geçici ithalatta amaç ithalat
vergilerinin mutlak olarak muaf olması değildir. İthalat vergilerini
karşılayacak tutarda teminat alınması diğer bir ifade ile ithalat vergilerinin
tamamının teminata bağlanmasıdır. Bu şekilde geçici olarak ithal edilen eşyanın
süresi içinde ihraç edilmesi halinde alınmış bulunan teminatın tamamı iade
olunmakta, eşyanın geçici olarak Türkiye'de kullanılmasından ötürü vergi
alınmamış olunmaktadır.
Kısmi muafiyetli geçici ithalatta ise tam muafiyet
kapsamında getirilmesi mümkün olmayan eşya kısmi muafiyet yoluyla geçici
ithalata konu olabilmektedir. Bu uygulamada eşyanın Türkiye'de kaldığı her ay
için, ithalat vergileri tutarının %3'ü kesin olarak tahsil edilmekte %3'ü
dışında kalan tutar için teminat alınmaktadır. Eşya usulüne uygun olarak ihraç
edildikten sonra kesin olarak ödenen tutarlar iadeye konu olmamakta sadece
teminata bağlanan tutarlara ilişkin teminatlar iade edilmektedir. Böylece
verginin tamamı değil bir kısmı muaf olabilmektedir.
Türkiye'ye "ithali yasak eşyalar"[84],
tüketilebilir nitelikteki eşyalar, ayniyatı tespit edilemeyecek eşyalar ve ülke
ekonomisine zarar verebileceği belirlenen eşyalar ise geçici ithalata hiçbir
şekilde konu olamamaktadır. Bu eşyalara örnek olarak büro malzemeleri, üzerinde
ayırdedici marka, seri no ve benzeri emareler bulunmaması nedeniyle çıkan
eşyanın gelen eşya olduğu tespit edilemeyecek olan eşyalar gösterilebilir.
2.2.2.
Ekonomik Etkili Olmayan Gümrük Muafiyet ve İstisnaları
Türkiye, AB ile tesis etmiş olduğu, Gümrük Birliği
sonucunda birçok konuda mevzuat düzenlemesi taahhüt etmiştir. AB Gümrük
Mevzuatında 918/83 sayılı Konsey Tüzüğü'nde düzenlenmiş bulunan hükümlere
paralel olarak, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlemeler
yapılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı üzere Gümrük Kanunu'nun çeşitli
maddelerinde muafiyet sonucunu doğuran fiili uygulamalar bulunmasının yanı sıra
gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna hükümlerini bir başlık altında
düzenleyen tek madde, Kanunun 167. maddesidir. Bu maddede, 12 alt başlıkla
düzenlenmiş bulunan gümrük muafiyetlerine de konu olan eşyaların ortak
özelliği, ticari mahiyet arz etmemesi ile yerli eşyaya rekabet edecek nitelikte
olmamasıdır.
Düzenlenmesinde ekonomik etki doğurması amaçlanmayan
bu muafiyetler Kanunda da "Özellik Gösteren Faaliyetler" başlığı altında
bulunmaktadır. Kanunun 167. maddesinin son paragrafında Bakanlar Kuruluna
verilen yetkiye istinaden, 167. maddenin 3 ila 12 numaralı bentlerinde yer alan
eşya ile ilgili 15481 sayılı Karar ile gerekli düzenlemeler yapılmıştır.
Söz konusu maddede her ne kadar "aşağıda sayılan
hallerde, serbest dolaşıma sokulacak eşya gümrük vergilerinden muaftır"
denilerek ve gümrük vergileri tabiri kullanılarak hüküm kurulmuş ise de,
muafiyet sadece gümrük vergisinden muafiyeti kapsamaktadır. Gümrük Kanunu'nda
düzenlenen bir muafiyet hükmünün, ithalatta tahsil edilen diğer vergiler
açısından da geçerli olup olmadığı ise ilgili kanunlarda bulunan istisna
maddelerine de bakılması suretiyle anlaşılabilmektedir.
Aşağıda, Gümrük Kanunu'nda düzenlenen muafiyetler
incelenecek, sonraki bölümde ise ithalatta tahsil edilen diğer vergilerle
ilgili kanunlarda düzenlenen muafiyetler ile vergi kanunları dışındaki
kanunlarla düzenlenen muafiyetlere yer verilecektir.
2.2.2.1.
Cumhurbaşkanının Zat ve İkametgahı İçin Gelen Eşya Muafiyeti
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 1.
fıkrasına göre Cumhurbaşkanının zatının kullanımına mahsus eşya ile ikametgahı
için gelen eşya gümrük vergisinden muaftır. Söz konusu muafiyetle ilgili
Bakanlar Kuruluna düzenleme yetkisi verilmediğinden muafiyetin şartları ile
sınırlarına yönelik bir alt düzenleme bulunmamaktadır.
Buradaki muafiyetle ilgili ikincil bir düzenleme
bulunmamakla birlikte muafiyet kapsamında serbest dolaşıma konu olabilecek
eşya; Cumhurbaşkanının zatının kullanımına mahsus olan her türlü eşya ile
ikametgahında kullanılacak ev eşyaları, mobilyalar, mutfak alet ve gereçleri,
döşemelik eşyaları kapsamaktadır.
2.2.2.2.
Diplomatik Eşya Muafiyeti
Karşılıklı olmak koşulu ile diplomatik eşyalar gümrük
vergisinden muaf tutulmuştur (G.K. m.167/2). Konu ile ilgili ayrıntılı
açıklamalar ise Gümrük Yönetmeliği'nin[85] 438
ila 443. maddelerinde yapılmıştır.
2.2.2.2.1.
Diplomatik Muafiyetlerden Yararlanacak Kişiler
Diplomatik muafiyetlerden aşağıda belirtilen kişiler
yararlanabilir:
a) Yabancı devlet başkanları ve aileleri ile
refakatlerine memur olanlar,
b) Diplomatik pasaportu haiz olmak kaydıyla resmi bir
ziyaret veya görev için Türkiye'ye gelen delegelerle, sivil ve askeri heyetler,
c) Yabancı devletlerin, Türkiye'deki diplomatik
temsilciliklerinde görevli misyon şefleri, diplomatik memurlar, yabancı
devletlerin Türkiye'deki konsolosluklarında görevli misyon şefleri ve meslekten
konsolosluk memurları, milletlerarası resmi kuruluşların Türkiye'de ikamet eden
misyon şefleri ile diplomatik memurları.
2.2.2.2.2.
Diplomatik Muafiyetlerden Yararlanacak Eşya
Diplomatik eşya muafiyeti, hem diplomatik muafiyet
hakkı bulunan kişilerin kişisel ve ev eşyaları ile taşıtlarını, hem de Türkiye'deki
yabancı elçiliklerin görevleri ile ilgili her türlü eşyaları ile taşıtlarını
kapsamaktadır. Bu eşyalar, kişilerin beraberinde gelebileceği gibi
kendilerinden önce veya sonra da getirilebilir.
Diplomatik statüye sahip bulunmayan idari ve teknik
personele ait ev eşyalarının diplomatik gümrük muafiyeti bulunmamakla beraber,
bunlara çalıştıkları elçiliklerce verilecek garanti mektuplarına istinaden
genel hükümler çerçevesinde geçici ithalat işlemi uygulanarak, diplomatik
kolaylıklar kapsamında giriş işlemleri gerçekleştirilmektedir. Bu kişilere ait
taşıtlar ise geçici ithalat hükümlerine göre işlem görmektedir.
2.2.2.2.3.
Diplomatik Muafiyetlerde Karşılıklılık Şartı
Gümrük uygulamalarında, diplomatik eşyaya tatbik
edilen işlemlerin iki yönü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, gümrük vergileri
ile ilgili muafiyetler; ikincisi ise prosedürlerin basitleştirilmesi dahil
diplomatik nezaket kuralları gereğince gösterilecek kolaylıklardır.
Diplomatik muafiyet ve kolaylıkların uygulanabilmesi
için, aynı muafiyet ve kolaylıkların yabancı devletler tarafından da karşılıklı
olarak gösterilmiş bulunması şartı bulunmaktadır. Daha az muafiyet ve kolaylık
gösteren devletler hakkında karşılıklı uygulanacak muafiyet ve kolaylıklar o
oranda azaltılmaktadır.
Diplomat statüsündeki memurlarımıza kolaylık tanıyan
ve muafiyet uygulayan yabancı devletlerin adları ve kabul ettikleri kolaylık ve
muafiyet dereceleri ile yabancı devletlerin uygulamakta oldukları diplomatik
muafiyetler ve kolaylıklara ait değişiklikler, Dışişleri Bakanlığı tarafından
Gümrük Müsteşarlığına düzenli olarak bildirilmektedir.
Durumları gümrüklere bildirilmemiş olan devletlerin
diplomasi memurları ve eşyasına ise Kanunda yazılı muafiyet ve kolaylıkların
uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
2.2.2.2.4.
Diplomatik Eşyanın Gümrük İşlemleri
Diplomatik muafiyetten yararlanan kişilerin,
beraberinde gelen kişisel ve ev eşyaları ile görevlerinin yapılması ile ilgili
her türlü eşya için ayrıca bir gümrük beyanı aranmamakta ve bu eşyalar gümrük
muayenesine de tabi tutulmamaktadır.
Yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik
temsilciliklerinde ve konsolosluklarında görevli idari ve teknik personelin,
beraberlerinde getirecekleri eşya için sözle yapacakları beyanla yetinilmekte
bunlar da şüphe ve ihbar olmadıkça muayeneye tabi tutulamamaktadır.
Diplomatik muafiyeti haiz kişilerin beraberlerinde
gelmeyen eşyası ile resmi görevlerin yapılması ile ilgili ve elçiliklerde
kullanılacak eşya ve elçilik binalarının inşaatında kullanılmak üzere
getirilecek malzeme için ilgili elçiliklerce tanzim ve Dışişleri Bakanlığınca
vize edilmiş "Mektup"[86]'lar
beyanname olarak kabul edilerek gümrük işlemleri bu mektuplar üzerinden
yürütülmektedir.
Diplomatik statüye sahip olmayan idari ve teknik
personelin kendilerinden ayrı gelen eşyası ile konsoloshanelerde resmi görevle
ilgili ve buralarda kullanılmak üzere getirilecek eşya ve konsoloshanelerin
inşaatında sarf edilecek malzemenin gümrük işlemleri için gümrük beyannamesi
verilmesi gerekmektedir.
Diplomatik muafiyetten yararlanabilen personele, idari
ve teknik personele ait taşıtlar ile elçiliklerde kullanılmak üzere getirilen
taşıtların gümrük işlemleri, ilgili elçilik veya muafiyet hakkı tanınmış misyon
şeflikleri veya heyet başkanları tarafından tanzim ve Dışişleri Bakanlığınca
vize edilmiş mektuplarla sonuçlandırılmaktadır.
2.2.2.2.5.
Muaf Olarak Giren Eşya ve Taşıtların Satış ve Devri
Diplomatik muafiyetlerden yararlanılarak yurda sokulan
eşya ve taşıtların muafiyet veya bulunmayan kimse ve yerlere Dışişleri
Bakanlığı'nın iznin çerçevesinde satışı ve devri mümkündür. Bu devir veya satış
diplomatik muafiyet hakkı olan bir kişi veya yere yapılıyorsa, gümrük işlemleri
ilgililerden yeniden alınacak ve Dışişleri Bakanlığı'nın vizesinden geçmiş
elçilik mektuplarıyla yapılır.
Devir veya satış diplomatik muafiyet hakkı bulunmayan,
özel bir kanunla vergi muafiyetinden faydalanan bir yere yapılıyorsa,
ilgililerden yeniden alınacak serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle gümrük
işlemleri tamamlanır.
Devir veya satış herhangi bir muafiyet hakkı olmayan
yer ve kişilere yapılıyorsa bunların gümrük işlemleri, ilgiliden alınacak serbest
dolaşıma giriş beyannamesiyle yürütülmekte ve Kanunun 181 inci maddesi hükmü
gereğince gümrük vergileri tahakkuk ve tahsil edilmektedir.
2.2.2.3.
Milli Savunma ve İç Güvenlik Kapsamındaki Eşyaya Yönelik Gümrük Muafiyeti
AB'deki gümrük muafiyeti uygulamalarından farklı
olarak, ülkemizde milli savunma ve iç güvenlik konularını ilgilendiren eşyalar,
gümrük muafiyeti kapsamında düzenlenmiştir. Buradaki muafiyet, aşağıda
belirtilen kurumlara ve nitelikleri belirtilen eşyalara özgüdür.
2.2.2.3.1.
Milli Savunma ve İç Güvenlik kapsamındaki Eşyayla ilgili Gümrük Muafiyeti
Bulunan Kurumlar
Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı,
Kuvvet Komutanlıkları, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrük
Müsteşarlığı tarafından ithal edilecek aşağıda nitelikleri belirtilen eşya
gümrük vergisinden muaf bulunmaktadır (G.K. m. 167/3).
Yukarıda sayılan kurumların yanı sıra Türk Silahlı
Kuvvetleri'ni güçlendirmek amacıyla kurulmuş bulunan vakıflar ile sermayesinin
yarısından fazlası bu vakıflara ait olan şirket ve müesseselerin yukarıda
yazılı kuruluşlar tarafından verilecek siparişlerle ilgili olarak üretici
sıfatıyla ithal etmeleri gereken ve miktarı ihtiyaç sahibi makam tarafından
onaylanan aşağıda nitelikleri belirtilen eşyalar da muafiyet kapsamındadır (BKK[87] m.
67).
Bu madde çerçevesinde ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN,
gibi kuruluşların üretici sıfatıyla TSK için üretim yapmaları halinde, yapmış
oldukları üretimleri ile ilgili girdi ithalatları gümrük vergisinden muaf
olarak ithal edilebilmektedir.
2.2.2.3.2.
Eşyaya İlişkin Şartlar
Yukarıda belirtilen kurumlardan Gümrük Müsteşarlığı'nın
kaçakçılıkla mücadele görevi ile ilgili, diğer kurumların ise asli görevleri
ile ilgili olarak ithal edecekleri her türlü araç, gereç, silah, teçhizat,
makine, cihaz ve sistemleri ve bunların araştırma, geliştirme, eğitim, üretim,
modernizasyon ve yazılımı ile yapım, bakım ve onarımlarında kullanılacak yedek
parçalar, akaryakıt ve yağlar, hammadde ve malzemeler muafiyet kapsamındadır.
2.2.2.4.
Önemli Değeri Olmayan Eşya Muafiyeti
Kanunun 167/4. fıkrasına göre değeri 150 AVRO'yu
geçmeyen eşya gümrük vergisinden muaftır. Konu ile ilgili olarak 15481 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararının 45. maddesinde düzenleme yapılmıştır. Buradaki
muafiyette iki husus önemlidir. Birincisi eşyanın niteliği ikincisi eşyanın
gönderilme şeklidir. Bu kapsamdaki muafiyetin şartları aşağıda
belirtilmektedir. Bunlar;
a) Eşya ticari miktar ve mahiyette olmamalıdır,
b) Eşya posta veya hızlı kargo taşımacılığı yolu ile
gönderilmelidir,
c) Eşyanın değeri gönderim başına 150 Avro'yu
geçmemelidir,
Posta ve hızlı kargo taşımacılığı yolu ile
getirilmeyen eşyanın, belirtilen muafiyet hükmünden faydalanarak ithali mümkün
bulunmamaktadır. Ticari miktar ve mahiyet taşımayan eşyaların; yolcu
beraberinde, uçak kargosu veya kara taşımacılığı gibi yollarla getirilmesi
halinde diğer muafiyet düzenlemelerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Örnek olarak, daha sonra açıklanacak olan kişisel eşya, hediyelik eşya muaflığı
gibi kişi muafiyetleri gösterilebilir.
2.2.2.5.
Gerçek Kişilere Mahsus Muafiyetler
Bu başlık altında bulunan muafiyetler, gerçek kişilere
ait "şahsi eşyalara"[88]
yönelik olup, gerçek kişiler tarafından serbest dolaşıma sokulacak Kanunda
sekiz alt başlıkta sınıflandırılmıştır (G.K. m.167/5). Bunlar:
a) Yerleşim yerlerini Türkiye Gümrük Bölgesine
nakleden gerçek kişilere ait, alındığı tarihte üç yaşından büyük olmayan
kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtaları,
b) Yerleşim yerlerini Türkiye Gümrük Bölgesine
nakleden gerçek kişilere ait her türlü kullanılmış ev eşyası,
c) Yerleşim yeri Türkiye'de olan bir Türk ile
evlenerek veya evlenmek üzere Türkiye'ye gelen kişilere ait çeyiz eşyası,
d) Miras yoluyla intikal eden kişisel eşya,
e) Türkiye'ye öğrenim görmek amacıyla gelen
öğrencilere ilişkin eğitimle ilgili malzemeler ve eğitimle ilgili diğer ev
eşyası,
f) Türkiye Gümrük Bölgesinden geçici olarak çıkan
gerçek kişilerin geri getirdiği kullanılmış ev eşyası,
g) Yerleşim yeri Türkiye dışında olan gerçek kişilerin
Türkiye'de satın aldıkları veya kiraladıkları konutlarında kullanılmak üzere
geçici veya kesin olarak getirdikleri ev eşyası,
h) Yolcuların kendi kullanımlarına mahsus ticari
mahiyette olmayan kişisel eşya.
Konu ile ilgili tüm ayrıntılı düzenlemeler ise,
Kanunun 167. maddesinin son fıkrasındaki yetkiye istinaden çıkarılan 2009/15481
sayılı BKK'nın 46 ila 57. maddelerinde yapılmıştır. Muafiyetlere ilişkin
açıklamalar aşağıda yapılmaktadır.
2.2.2.5.1.
Kullanılmış Motorlu Nakil Vasıtaları Muafiyeti
Halk arasında permi hakkı adıyla bilinen bu muafiyet,
Kanunun 167. Maddesinin 5-a fıkrasında düzenlenmiştir. Bu muafiyetin amacı,
yurt dışındaki yerleşim yerlerinden kesin olarak dönen kişilerin kişisel
kullanımlarında bulunan, "motorlu - motorsuz özel nakil vasıtalarının"[89]
muafiyet kapsamında serbest dolaşıma girişinin sağlanmasıdır. Karşılığında yurt
dışına bir döviz çıkışı olmadığından ticari olmayan bedelsiz ithalat olarak da
adlandırılabilmektedir.
2.2.2.5.1.1.
Kişiye Yönelik Şartlar
Buradaki muafiyet, kişiler açısından üç farklı gruba
yönelik olup, aşağıda belirtilen kişiler, kullanılmış motorlu veya motorsuz
özel nakil vasıtalarını gümrük vergilerinden muaf olarak serbest dolaşıma
sokabilmededirler. Esas itibariyle buradaki muafiyet sadece Türk vatandaşlarına
yöneliktir. Çifte vatandaşlık hakkı bulunanlar muafiyet kapsamında değildir.
Muafiyet yolu ile belirtilen araçları getirebilecek kişiler şunlardır:
a) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az 24 ay ikamet
ettikten sonra, "yerleşim yerini"[90]
Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakleden gerçek kişiler.
b) Yurt dışındaki milli veya milletlerarası kadrolara
atanıp da bu görevlerinden dönen kamu görevlileri,
c) Türk vatandaşlığına geçmek suretiyle yerleşim
yerini yabancı bir ülkeden Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakleden
kişiler.
Yerleşim yerini kesin olarak Türkiye'ye nakleden
kişiler açısından en önemli muafiyet şartı, yerleşim yerinin yurt dışında
olmasıdır ve bu ikametin süresinin en az 24 ay devam etmesidir. Türkiye'ye
ikamet naklinden önce Türkiye'deki 185 günden az kalışlar ise 24 aylık süre
içinde sayılmamaktadır. Türkiye'deki 185 günden fazla olan kalışlar ise ikamet
yerinin Türkiye'de sayılmasına neden olmakta, ancak yeniden yurt dışında 24 ay
yerleşim yeri tesis edilmesi halinde yeniden bir hak doğabilmektedir.
Yurt dışındaki milli ve milletlerarası kadrolara
atanan kamu görevlileri ve Türk vatandaşlığına geçmek suretiyle yerleşim yerini
Türkiye'ye nakleden kişiler için, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az 24
ikamet etme şartı aranmamaktadır.
Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığına geçen kişilere,
geçici görevle yurt dışına giden kamu görevlileri ile sürekli görevle yabancı
bir ülkede bulunmakta iken, yine sürekli görevle başka bir yabancı ülkeye
atanması nedeniyle, yerleşim yerini Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak
nakledemeyen kamu görevlilerine ise muafiyet uygulanamamaktadır.
2.2.2.5.1.2.
Eşyaya Yönelik Şartlar
Bu kişilerin muafiyetten istifade edebilmeleri için,
motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtalarının, kişilerin Türkiye'ye son giriş
tarihinden en az altı ay öncesinde yurt dışında bulundukları ülkede adlarına
kayıtlı olması, adlarına kaydının yapıldığı yıl itibarıyla, kayıt ve model yılı
dahil, 3 yıldan eski olmaması gerekmektedir.
Motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtası muafiyeti,
aile ünitesine tanınmakta olup, bir bütün olarak karı - koca ve 18 yaşından
küçük çocuklar aile ünitesi içerisinde sayılmaktadır.
Muafiyetin uygulanabilmesi için ayrıca, belli süreler
içerisinde serbest dolaşıma giriş beyanında bulunulması gerekmektedir. Buradaki
beyan süresi ise, yerleşim yeri naklinde kişinin yerleşim yerini nakletmek
amacıyla Türkiye'ye son giriş tarihinden, kamu görevlileri için ise görev
sürelerinin bitimini müteakip Türkiye'ye giriş tarihinden itibaren 6 aydır.
Motorlu ticari araçlar ve diğer ticari nakil
vasıtaları muafen serbest dolaşıma girişine konu olamamaktadır. Ayrıca
muafiyetin tüm şartları sağlanmış ve yabancı bir ülkede yeniden ikamet tesis
edilmiş olsa dahi serbest dolaşıma giriş tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe
yeniden muafiyet yolu ile araç getirilememektedir.
Muafiyet kapsamında Türkiye'ye ithal edilen araçların
ithal edildiği tarihten itibaren on iki ay geçmedikçe satılması, devredilmesi
veya başka bir şekilde kullanımı da mümkün bulunmamaktadır. Bu süre muafiyetin
devamı için gerekli olup, bu süre geçmeden satıldığı, devredildiği veya başka
bir şekilde kullanıldığının tespit edilmesi halinde gümrük yükümlülüğü doğmakta
tahsil edilmemiş bulunan gümrük vergileri de tahsil edilmekle birlikte ayrıca
kaçakçılık kovuşturmasına da tabi tutulmaktadır.
2.2.2.5.2.
Kullanılmış Ev Eşyası Muafiyeti
Gerçek kişilerin kullanılmış özel nakil vasıtalarının
yanı sıra yurt dışındaki ikametleri boyunca kullanmış oldukları ev eşyaları da
gümrük vergisi muafiyeti kapsamındadır (G.K. m.167/5-b). Muafiyet tanınabilmesi
için Türkiye'ye yeni bir ikamet tesis etmek üzere gelinmiş olması
gerekmektedir. Buradaki muafiyetin kişiye ve eşyaya yönelik şartları 2009/15481
sayılı BKK da ayrı ayrı belirtilmiştir.
2.2.2.5.2.1.
Kişiye Yönelik Şartlar
Aşağıda belirtilen kişilerin kendilerine ait
kullanılmış ev eşyasını gümrük vergilerinden muaf olarak serbest dolaşıma
sokmalarına izin verilir:
a) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında devamlı olarak en az
yirmi dört ay ikamet ettikten sonra, yerleşim yerini Türkiye Gümrük Bölgesine
kesin olarak nakleden gerçek kişiler.
b) Yurt dışındaki milli veya milletlerarası kadrolara
atanıp da bu görevlerinden dönen kamu görevlileri.
c) Türk vatandaşlığına geçmek suretiyle yerleşim
yerini yabancı bir ülkeden Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakleden
kişiler.
Kamu görevlileri ile Türk vatandaşlığına geçmek
suretiyle yerleşim yerlerini Türkiye'ye kesin olarak nakleden kişiler için,
Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az 24 ay ikamet etme şartı aranmamaktadır.
Uygulamada Türkiye'ye kesin dönüş şartı, yaşanılan ülkedeki elçiliklerimizden
alınan ikamet nakil belgesi, kamu görevlileri için ise resmi yazı ile
belgelendirilmektedir.
Sürekli görevle yabancı bir ülkede bulunmakta iken
yine sürekli görevle başka bir yabancı ülkeye atanan memurların, yeni tayin
edildikleri ülkenin özelliği veya uzaklığı sebebiyle eşyasını beraberlerinde
götürmelerinin külfetli ve masraflı bulunması veya Türkiye Gümrük Bölgesine getirmelerinde
veya göndermelerinde zorunluluk bulunması hallerinde, durumlarının tevsik
edilmesi kaydıyla, yurt dışındaki ev eşyası için kesin dönüş şartı aranmaksızın
muafiyet uygulanabilmektedir.
2.2.2.5.2.2.
Eşyaya Yönelik Şartlar
Kullanılmış ev eşyası muafiyeti, aile ünitesine
tanınmaktadır. Ev eşyası, kişinin beraberinde getirilebileceği gibi, kişinin
gelişinden önce veya gelişinden altı ay sonra da getirilebilir. Bu sürelerin
beklenmeyen haller çerçevesinde uzatılması da mümkün bulunmaktadır.
Bu şekilde ithal edilen ev eşyalarının Türkiye'deki
yerleşim yerinde de aynı amaçla kullanılması gerekmektedir.
Taşınabilir alet ve cihazlar hariç olmak üzere, bir
ticaret veya meslek icrası için kullanılacak malzemelerin ev eşyası muafiyeti
kapsamında muaf olarak serbest dolaşıma girişine izin verilmemektedir.
2.2.2.5.3.
Evlilik Nedeni ile Getirilecek Eşya Muafiyeti
Kanuna göre evlenmek suretiyle belirtilen koşullarda
Türkiye'ye getirilen eşyalar gümrük vergisinden muaftır (G.K. m.167/5-c). Bu
muafiyetin amacı bir Türk'le evlenmek amacı ile veya evlenerek Türkiye'ye
gelenlerin çeyiz niteliğindeki hediyeliklerin gümrük vergilerinin dışında
tutulmasının sağlanması olup geleneksel olarak öteden beri uygulanan gümrük
muafiyetlerindendir.
2.2.2.5.3.1.
Kişiye Yönelik Şartlar
Muafiyet, yerleşim yeri Türkiye'de olan bir Türk
vatandaşı ile evlenerek veya evlenmek üzere yerleşim yerini yabancı bir ülkeden
Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden kişilere ait çeyiz eşyasına tanınmaktadır.
Çeyiz eşyası muaflığında, evlenilecek kişi ile ilgili
en önemli şart yerleşim yeri Türkiye'de olan bir Türk olmasıdır. Evlenecek kişi
için en önemli şart ise yerleşim yerinin yurt dışında olması, bu yerleşikliğin
evlilik akdinden geriye doğru en az 12 ay süre ile devam etmesi ile evlenme
nedeniyle yerleşim yerinin Türkiye'ye nakledilmesidir. Muafiyet ise evlenmek
amacı ile Türkiye'ye gelen veya herhangi bir amaçla Türkiye'ye gelerek bir yıl
içinde yerleşim yeri Türkiye'de olan Türk'le evlenen kişiye uygulanmaktadır.
Herhangi bir sebeple, turizm, ziyaret, tahsil,
memuriyet gibi, Türkiye'ye gelip en çok bir yıl içinde yine yerleşim yeri
Türkiye'de olan bir Türk vatandaşı ile evlenmiş bulunan kişilere de muafiyet
tanınabilir.
2.2.2.5.3.2.
Eşyaya Yönelik Şartlar
Yerleşim yeri yabancı bir ülkede olan kişiler
tarafından evlilik nedeniyle getirilen eşya;
a) Evlilik geleneklerine uygun olmalı ve hediye
niteliğinde olmalıdır,
b) Ticari miktar ve mahiyette bulunmamalıdır,
c) Her bir hediyenin kıymeti 430 Avro ve toplam hediye
kıymeti 3.000 Avro'yu aşmamalıdır,
d) Yerleşim yerinin evlilik nedeniyle naklinden önce,
en az on iki ay süre ile Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunmalı ve evlilik
belgesi ibraz edilmelidir,
Eşyaya yönelik şartlara bakıldığında en önemli şart
çeyiz niteliğindeki eşyaların toplam kıymetinin 3000 Avro'yu aşmamasıdır.
Ayrıca her bir hediyenin değeri de ayrı ayrı 430 Avro'yu aşmamalıdır. Bu
suretle genel olarak eşyanın ticari mahiyette olmaması sağlanabilecektir.
2.2.2.5.3.3.
Çeyiz Eşyasının Nakil Süresi
Çeyiz eşyasına yönelik hükümler çerçevesinde eşya
getireceklerin, muafiyetten istifade edebilmeleri için bu eşyayı Türkiye Gümrük
Bölgesine evlilik akdinden 2 ay önce veya 4 ay sonraki süreler içerisinde
serbest dolaşıma sokmaları gerekmektedir. Öngörülen bu süreler içerisinde olmak
şartı ile eşyanın serbest dolaşıma girişi tek seferde olabileceği gibi ayrı partiler
halinde de olabilir.
Eşyanın, evlilik akdinden önce serbest dolaşıma
sokulmak istenmesi halinde, gümrük idaresine, gümrük vergilerini karşılayacak
miktarda teminat verilmesi gerekmektedir.
2.2.2.5.4.
Miras Yoluyla İntikal Eden Eşya Muafiyeti
Yerleşim yeri, yurt dışında bulunan kişilerin ölümü
ile Türkiye'de ikamet eden veya Türkiye'ye kesin olarak dönen mirasçılarına
intikal eden eşyalar gümrük vergisinden muaf tutulmuştur (G.K. m. 167/5-d)
2.2.2.5.4.1.
Murise İlişkin Şartlar
Muris, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik
olmalıdır. Diğer bir ifade ile ölümü esnasında, yurt dışındaki ikameti 185
günden daha fazla olan gerçek kişiler ile 5 yıl süre ile kesintisiz olarak
ikameti bulunan gerçek kişilerin Türkiye'ye getirilecek eşyaları muafiyet
kapsamındadır.
2.2.2.5.4.2.
Mirasçılara İlişkin Şartlar
Yerleşim yeri Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olan
gerçek kişilerin ölümü ile Türkiye'ye intikal edecek olan eşyanın mirasçıları;
Türkiye'de ikamet etmeli veya Türkiye'ye kesin olarak dönmeleri gerekmektedir.
2.2.2.5.4.3.
Eşyaya Yönelik Şartlar
İntikal eden eşya; kişisel eşya, ev eşyası ve
kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtası olabilir.
Serbest dolaşıma sokulacak eşya eğer, motorlu veya
motorsuz özel nakil vasıtası ise; kişinin ölüm tarihinden itibaren en az 6 ay
öncesinde yurt dışında bulunduğu ülkede adlarına kayıtlı olmalı, adlarına
kaydının yapıldığı yıl itibarıyla, kayıt ve model yılı dahil, 3 yıldan eski
olmamalıdır.
Aşağıda sayılan eşyalar ise miras eşyası muafiyeti
kapsamı dışında tutulmuştur. Bunlar;
a) Motorlu ticari nakil vasıtaları.
b) Ölen kişinin mesleğini veya sanatını icra etmesi
için kullandığı taşınabilir alet ve cihazlar hariç herhangi bir meslek veya
sanatın icrası için kullanılan alet ve cihazlar,
c) Hammadde stokları ve mamul veya yarı mamul ürünler,
d) Normal aile ihtiyaçlarından fazla miktarlarda
bulunan canlı hayvanlar ile tarım ürünleri,
2.2.2.5.4.4.
Nakil Süresi
Muafiyet, "mücbir sebepler ve beklenmeyen haller"[91]
saklı kalmak kaydıyla, ölene aidiyetinin ve namlarına gelenlere intikalinin
kanaat verici resmi belgelerle ispatı şartıyla, veraset ilamı tarihinden
itibaren 24 ay içinde tek seferde veya aynı süre içinde birden fazla partide
getirilen eşya için tanınmaktadır. Muafiyetle ilgili en önemli husus, ölene
aidiyetinin ispatı ile ilgilidir. Mirasçılara intikali ise veraset ilamının
ibrazına bağlıdır. Veraset ilam tarihinden itibaren, 24 ay geçtikten sonra
getirilen eşyalara muafiyet uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
2.2.2.5.5.
Öğrencilere İlişkin Muafiyetler
Öğrenci, bir eğitim kurumunda verilen derslere tam
zamanlı olarak devam etmek amacıyla bu eğitim kurumunda kayıtlı olan kişi
olarak tanımlanmaktadır. Öğrenim amacıyla Türkiye'ye gelen öğrencilerin eğitim
süreleri boyunca şahsi kullanımlarına yönelik olarak serbest dolaşıma giriş amaçlı
getirdikleri "eğitim malzemeleri"[92]
öğrenci odasını döşemeye mahsus ev eşyası ile giyim eşyasına muafiyet
tanınmaktadır.
Muafiyet, eğitim malzemeleri yönünden her bir öğrenim
yılında bir defadan fazla tanınabilmekte ancak, öğrenim süresi boyunca muafen
bir kez ev eşyası serbest dolaşıma sokulabilmektedir. Partiler halinde
getirilen eşyanın ise belli süreler içerisinde getirilmesi zorunluluğu
bulunmamaktadır.
2.2.2.5.6.
Geçici Olarak Yurt Dışına Çıkan Gerçek Kişilerin Geri Getirdiği Kullanılmış Ev
Eşyası
Yerleşim yeri Türkiye Gümrük Bölgesinde bulunan gerçek
kişiler, herhangi bir nedenle yurt dışına götürdükleri ev eşyalarını geri
getirmeleri halinde gümrük muafiyeti tanınmaktadır (G.K. m.167/5-f). Bu
muafiyet kapsamındaki eşya kullanılmış olmalıdır.
2.2.2.5.6.1.
Muafiyetin Kapsamı
Muafiyet tanınabilmesi için; yerleşim yeri Türkiye
Gümrük Bölgesinde bulunan ve herhangi bir amaçla yurt dışına çıkan gerçek
kişiler tarafından, geçici olarak Türkiye Gümrük Bölgesi dışına çıkarıldıktan
sonra geri getirilen kullanılmış ev eşyasının, kişinin Türkiye Gümrük Bölgesine
dönüş tarihinden itibaren en geç 6 ay içerisinde getirilmesi gerekmektedir. Bu
kapsamdaki muafiyette ev eşyasının, bir defada getirilmesi şart olup, partiler
halinde getirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
2.2.2.5.7.
Yerleşim Yeri Türkiye Gümrük Bölgesi Dışında Bulunan Gerçek Kişilerin Türkiye'de
Edindikleri Konutlarda Kullanmak Üzere Getirdikleri Ev Eşyası
Son yıllarda turizm amaçlı gelen yabancıların,
ülkemizdeki turistik seyahatlerinin daha uzun sürdüğü hatta bazı yabancıların
kiralamak veya satın almak suretiyle edindikleri konutlara yerleşmek suretiyle
Türkiye'de kaldıkları görülmektedir. Söz konusu muafiyet ise bu yabancıların
konutları için getirmiş oldukları ev eşyalarına yönelik olup bu eşyaların
serbest dolaşıma girişi vergi kapsamı dışında bulunmaktadır (G.K. m.167/5-g).
2.2.2.5.7.1.
Muafiyetin Kapsamı
Muafiyet uygulanacak olan kişiler, yerleşim yeri
Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunan gerçek kişilerdir. Bu kişilerin, Türkiye'de
edindikleri konutlarda kullanmak üzere getirdikleri ev eşyalarına yönelik
şartlar aşağıdaki şekilde belirtilebilir:
a) Ev eşyasını Türkiye'ye getiren kişi, Türkiye Gümrük
Bölgesi dışında sürekli olarak, en az 24 ay süre ile yerleşik bulunmalıdır,
b) Türkiye Gümrük Bölgesinde kiralamak veya satın
almak suretiyle konut edinmelidir,
c) Serbest dolaşıma sokulacak eşya edinilen konutlarda
kullanılmalıdır,
d) Konut kiralanmak suretiyle edinilmişse kira süresi
en az 2 yıl olmalıdır,
e) Eşya kullanılmış olmalıdır,
Söz konusu muafiyetin uygulanmasında aile ünitesi esas
alınmakta olup eşlerden biri bu kapsamda ev eşyası ithal etmişse diğeri bir
daha muafiyetten faydalanamamaktadır. Ayrıca muafiyet, sadece bir konut ve aynı
kişi için bir defa ile sınırlı bulunmaktadır.
Söz konusu eşyanın, aynı kişi tarafından Türkiye'de
kiralanmak veya satın alınmak suretiyle edinilen başka bir konutta kullanılması
halinde de muafiyet devam etmektedir.
2.2.2.5.8.
Kişisel Eşya Muafiyeti
Düzenlenmiş bulunan gümrük muafiyeti konularından en
eski ve en yaygın olarak kullanılan muafiyetlerden biridir. Buradaki
muafiyetten maksat "yolcuların"[93]
kişisel nitelikteki eşyalarının vergi dışında bırakılmasıdır (G.K. m. 167/5-h).
Kişisel eşya; gerçek kişinin kendi kullanımına mahsus,
gayri ticari nitelikteki eşyayı ifade etmektedir. Kişisel nitelikteki eşyalar,
liste olarak belirlenmiş olup 15481 sayılı BKK'nın 9 no'lu ekinde yer
almaktadır (Ek-1).
Kişisel eşya listesi, tüketim maddeleri ve yolcunun
giyim kuşamı vb. eşyalar olmak üzere iki bölüme ayrılmıştır.
Muafiyet uygulanabilmesi için, listenin (A) bölümünde
belirtilen eşya; yolcu beraberinde, (B) bölümünde belirtilen eşya ise, yolcu
beraberinde ya da yolcunun gelişinden bir ay önce veya bir ay sonra getirilmesi
gerekmektedir. Yolcu olmayan kişilerin ise kişisel eşya muafiyetleri
bulunmamaktadır.
Listenin (A) bölümünde bulunan tütün mamulleri,
alkollü içkilerle kahve, kozmetik, çay gibi maddeler ve (B) listesinde bulunan
eşyalar, kişisel ve ailevi nitelikte olabileceği gibi hediye niteliğinde de
olabilir. Bunlardan (A) listesinde bulunan eşyalar sadece yolcu beraberinde
getirilebilmekte olup yolcunun Türkiye'ye gelişinden önce veya sonra gelen
kişisel eşyaları arasında bulunması halinde gümrük muafiyeti
uygulanamamaktadır.
2.2.2.6.
Gerçek Kişilerce Serbest Dolaşıma Sokulacak Diğer Eşya
Yukarıda gerçek kişilerin zatına ailesinin kullanımına
özel, kişisel eşya, taşıt, ev eşyası gibi nitelikteki eşyaların muafiyet yolu
ile ithaline ilişkin düzenlemeler ele alınmış, bu kısımda ise yukarıda
belirtilen eşyalar dışında kalan hediyelik ve uluslararası ilişkiler nedeniyle
alınan ödül ve benzeri nitelikteki eşyalara ilişkin muafiyetler konusundaki
açıklamalara yer verilecektir.
2.2.2.6.1.
Hediyelik Eşya muafiyeti ve Tek ve Maktu Vergi Uygulama
Yolcular yukarıda belirtilen eşya dışında kalan
hediyelik mahiyetteki eşya ile vergilerini ödemek suretiyle ticari nitelik
taşımayan eşyaları da Türkiye'ye getirebilmektedirler. Hediyelik eşya muafiyeti
ile vergi ödenerek getirilebilecek eşyalar hakkında aşağıda gerekli açıklamalar
yapılmaktadır.
2.2.2.6.1.1.
Yolcu Beraberi Eşya Muafiyeti
Yukarıda da belirtildiği gibi, yolcuların
beraberlerinde, kişisel ve ailevi kullanım için veya hediye etmek üzere
getirdikleri eşya, ticari nitelikte olmamak koşulu ile gümrük vergisinden muaf
tutulmuştur. Diğer bir ifade ile hediyelik eşya muafiyeti yolcunun sadece
beraberinde gelen eşyalarına uygulanabilmektedir.
Kara hudut kapılarında, ülkemizden gidip gelen
yolcular ile ülkemize gelip giden yolcular; seyahat ettikleri ülkede, en az üç
gün geçmeden geldikleri ülkeye dönmeleri halinde, yolcular için öngörülen
muafiyet hakkından yararlanamamaktadırlar.
2.2.2.6.1.1.1.
Yolcu Beraberi Eşya Miktarı
Yolcuların beraberlerinde getirebilecekleri 15481
sayılı BKK'nın 9 no'lu ekinde yer alan, kişisel, ailevi ve hediye nitelikli
eşya her bir yolcu başına olmak üzere karşılarında belirtilen miktarlarla
sınırlıdır.
Ancak, söz konusu listede yer alan tütün ve tütün
mamulleri ile alkollü ürün gruplarındaki muafiyet hakkı bir ürün için sadece
karşılarında yazılı miktar kadardır. Örnek olarak 2 karton sigara, 2 litre alkol derecesi % 22
yi geçmeyen alkollü içki gibi.
Muafiyet hakkının aynı ürün grubundan birden fazla
ürün için kullanılması durumunda, ürünlerin kullanılan oranları toplamı %100'ü
aşamaz. Örnek olarak tütün ve tütün mamulleri bölümünden ya sadece 400 adet
sigara (satın alınabilecek toplam hakkın %100'ü), ya 100 adet sigarillo,[94] ya
sadece 50 adet puro, aynı şekilde alkollü içkiler bölümünden ya sadece 1 litre alkol derecesi %22
yi geçen alkol ve alkollü içkiyi ya da alkol derecesi %22'yi geçmeyen 2litre
alkol ve alkollü içkiyi muafen serbest dolaşıma sokması mümkün bulunmaktadır.
Tütün ve tütün mamulleri ile alkollü ürünlerle ilgili muafiyet 18 yaşından
büyük yolculara yöneliktir.
2.2.2.6.1.1.2.
Yolcu Beraberi Hediyelik Eşya Limiti
Listede miktar ve adet olarak belirtilmiş bulunanların
dışındaki hediye niteliğindeki eşyaların, her bir yolcu için kıymeti 430 Avro'yu
geçmemesi gerekmektedir. Yolcunun 15 yaşından küçük olması halinde ise muafiyet
limiti 150 Avro'dur. Listede miktar ve değer olarak belirlenmiş eşyaların
hediyelik olarak ithal edilebilmesi için bu miktarlara uygun olması
gerekmektedir.
Yolcu beraberi eşya listesinde belirlenmiş bulunan
eşyalar kişisel eşya olabileceği gibi hediyelik eşya da olabilir. Ancak, liste
kapsamı eşya için muafiyet karşılarında yazılı miktar kadardır. Diğer bir ifade
ile listede belirtilen eşyalar için hediyelik eşya ve kişisel eşya muafiyeti
ayrı ayrı uygulanmamaktadır. Liste kapsamı dışında kalan eşya için ise, getirilen
eşyaya muafiyet uygulanabilmesi için eşyanın toplam kıymetinin 430 Avro'yu
aşmaması gerekmektedir.
Hediyelik eşyanın değerinin 430 Avro'yu aşması
durumunda, muafiyet yalnızca toplam değeri 150 veya 430 Avro tutarındaki kısma
uygulanır. Aşan kısım, tek ve maktu vergi oranında vergilendirilir.
2.2.2.6.1.2.
Tek ve Maktu Vergi Uygulaması
Yolcuların kişisel ve hediyelik eşya muafiyeti dışında
vergilerini ödemek suretiyle de eşya getirme hakları bulunmaktadır. Ayrıca
ticari miktar ve mahiyet arzetmemek kaydıyla posta veya hızlı kargo
taşımacılığı yolu ile getirilen eşyaya da aynı hüküm uygulanabilmektedir.
Yolcuların, önemli değeri olmayan eşya ve yolcu
beraberinde getirilen hediyelik eşya muafiyeti kapsamındaki eşyaları dışında
kalan, her bir sevkiyat ya da 18 ve daha yukarı yaştaki her bir yolcu için
kıymeti 1500 Avro'yu geçmeyen eşyanın;
a) Avrupa Birliği ülkelerinden doğrudan gelmesi
durumunda %18,
b) Diğer ülkelerden gelmesi durumunda _, oranında ve
kıymeti üzerinden tek ve maktu bir vergi tahsil edilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda işlem yapılabilmesi için eşyanın;
a) Yolcu beraberinde ya da yolcunun gelişinden bir ay
önce veya bir ay sonra gelmesi ya da yabancı bir ülkeden posta veya hızlı kargo
taşımacılığı yoluyla gelmesi,
b) Ticari miktar ve mahiyet arz etmemesi,
c) Kişinin şahsına ve ailesinin kullanımına mahsus
olması,
d) Posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gelmesi
halinde brüt 30 kilogramı geçmemesi,
e) Kıymetinin 1500 Avro'yu geçmemesi gerekir.
Bu kapsamdaki eşyanın kıymeti, ibraz edilen faturaya,
satış fişine veya eşya bedelinin ödendiğine ilişkin belgeye göre belirlenir. Bu
tür belge ibraz edilememesi veya ibraz edilen belgede kayıtlı kıymetin düşük
bulunması halinde, eşyanın kıymeti gümrük idaresince belirlenir. Eşyanın tek
başına kıymetinin 1500 Avro'yu aşması halinde, söz konusu eşyaya yürürlükte
olan ithalat vergilerine ilişkin oranlar uygulanır.
2.2.2.6.1.3.
Mağazalardan Alınan Eşya
Yolcular, kişisel eşya ile yolcu beraberi hediyelik
eşyayı gümrük kapılarında bulunan ve free shop diye tabir edilen mağazalardan
satın alabilirler. Bu durumda da muafiyetten faydalanırlar. Yine yolcular tek
ve maktu vergi ödemek suretiyle getirebilecekleri eşyayı belirtilen esaslar
çerçevesinde, vergilerini ödemek suretiyle bu mağazalardan satın alabilirler.
Yolcular kişisel ve hediyelik eşyayı beraberlerinde
getirmeleri halinde ise aynı eşyayı gümrük kapılarındaki mevcut mağazalardan
ayrıca satın alamamaktadırlar.
2.2.2.6.2.
Şeref Nişanları veya Ödülleri
Gerçek kişiler tarafından serbest dolaşıma sokulacak
diğer eşyadan esas itibariyle sembolik nitelik taşıyan ödül, kupa, madalya,
nişan ve benzeri eşyalar gümrük vergisinden muaf tutulmuştur (G.K. m.167/6-b)
Gümrük idarelerine ispat edici belgelerin ibraz
edilmesi ve ticari amaçlı olmamaları koşuluyla aşağıda sayılan eşyanın serbest
dolaşıma sokulmasında gümrük vergileri aranmamaktadır. Bunlar;
a) Yerleşim yeri Türkiye Gümrük Bölgesinde bulunan
kişilere, yabancı ülkelerin hükümetleri tarafından verilmiş olan nişanlar,
b) Yerleşim yeri Türkiye Gümrük Bölgesinde bulunan
kişilere, herhangi bir alandaki faaliyetlerini takdir etmek veya belli bir
olayın yararını kabul etmek için veya cesaret gerektiren bir işin ödülü olarak
yabancı ülkelerde verilen ve esas olarak sembolik nitelik taşıyan ödüller,
kupalar, madalyalar ve benzeri eşyalar,
c) Yabancı bir ülkede yerleşik bulunan kişiler veya
yetkililerce Türkiye Gümrük Bölgesinde teslim edilmek üzere ücretsiz olarak
gönderilen ve sembolik nitelik taşıyan ödüller, kupalar, madalyalar ve benzeri
eşya,
d) Yerleşim yeri yabancı bir ülke olan kişilere
Türkiye Gümrük Bölgesinde gerçekleştirilen iş konferanslarında veya benzeri
uluslararası olaylarda ücretsiz veya sınırlı değere sahip, sembolik nitelikteki
ödüller, kupalar, madalyalar ve benzeri eşya.
2.2.2.6.3.
Uluslararası İlişkiler Çerçevesinde Alınan Hediyeler
Gerçek kişilerin uluslararası ilişkiler nedeniyle
edindikleri hediyeler gümrük vergisinden muaf tutulmuştur (G.K. m.167/6-c)
Muafiyet tanınabilmesi için hediye olarak verilen eşyanın, nitelik, kıymet,
miktar ve Türkiye Gümrük Bölgesindeki kullanım amacı itibarıyla ticari nitelik
taşımaması gerekmektedir.
2.2.2.6.3.1.
Eşya ve Kişilere İlişkin Şartlar
Uluslararası ilişkiler çerçevesinde edinilen aşağıda
belirtilen hediyelere muafiyet tanınmaktadır. Bunlar;
a) Yabancı bir ülkeye resmi ziyarette bulunan kişilere
ziyaretleri sırasında ev sahibi ülke yetkililerince verilen hediyeler,
b) Türkiye'ye resmi bir ziyarette bulunmak amacıyla
gelen kişiler tarafından ziyaret sırasında ülke yetkililerine sunulmak üzere
getirilen hediyeler,
c) Yabancı bir ülkedeki kamu kurumu veya kamu yararına
faaliyet gösteren bir kurum tarafından Türkiye'de bulunan bir kamu kurumu veya kamu
yararına faaliyetlerde bulunan bir kuruma, dostluk veya iyi niyet gösterisi
olarak gönderilen hediyeler.
2.2.2.7.
Kamu Yararına Faaliyetlerde Bulunulmak Amacıyla Serbest Dolaşıma Sokulan
Malzeme ve Eşya Muafiyeti
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 7.
fıkrasına göre Bakanlar Kurulunca belirlenen kişi, kurum ve kuruluşlar
tarafından ticari amaç taşımaması ve belirlenmiş amaçlar doğrultusunda
kullanılması koşulu ile ithal edilen aşağıda belirtilen eşyalar gümrük
vergilerinden muaf bulunmaktadır. Bunlar;
a) Eğitim, bilim ve kültürel amaçlı eşya ile bilimsel
alet ve cihazlar,
b) Tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına
mahsus alet ve cihazlar,
c) Bilimsel araştırma amacına yönelik hayvanlar ile
biyolojik veya kimyasal maddeler,
d) İnsan kaynaklı tedavi edici maddeler ile kan
gruplama ve doku tipi ayırma belirteçleri,
e) İlaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrolü
amacına yönelik maddeler,
f) Ulusal araştırma geliştirme kurumları tarafından
yürütülen veya desteklenen araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak
üzere ithal edilen eşya.
Bakanlar Kuruluna bu hüküm çerçevesinde verilen
yetkiye istinaden 15481 sayılı BKK'nın 68 ila 79. maddelerinde detaylı
düzenlemelere gidilmiştir. 68. maddede genel amaçlar doğrultusunda kullanılacak
eşyalar konusunda düzenleme yapılmış, Kanunda, altı alt başlıkta kullanım amacı
özel olarak belirlenmiş bulunan eşyalar için ise, detaylar 69 ila 79.
maddelerde bulunmaktadır.
2.2.2.7.1.
Genel Amaçlarla İthal Edilen Eşya
Kamu kurum ve kuruluşları, hayır kurumları veya insani
yardım kurumları tarafından ticari gaye güdülmemek ve amacı doğrultusunda
kullanılmak üzere serbest dolaşıma sokulan aşağıda nitelikleri belirtilen
eşyaya muafiyet tanınır:
a) İhtiyacı olan kişilere ücretsiz dağıtılmak üzere
serbest dolaşıma sokulan temel ihtiyaç maddeleri,
b) Birinci fıkrada belirtilen kurumlara yabancı bir
ülkede yerleşik kişi veya kurumlar tarafından ticari bir gaye güdülmeksizin
karşılıksız olarak gönderilen ve ihtiyacı olan kişiler yararına düzenlenecek
hayır işlerinde kullanılmak üzere gelir toplanması amacına yönelik bulunan
eşya,
c) Birinci fıkrada belirtilen kurumlara sadece onların
çalışma ihtiyaçlarını karşılamak veya onların hayır ve insani amaçlarını yerine
getirmede kullanılmak üzere, yabancı bir ülkede yerleşik kişi veya kurumlar
tarafından ticari bir gaye güdülmeksizin karşılıksız olarak gönderilen
malzemeler ve büro materyalleri.
Temel ihtiyaç maddeleri deyimi, insanların en temel
ihtiyaçlarını karşılamak için gerekli olan yiyecek, ilaç, giyecek, yatak
malzemeleri ve benzeri eşyayı ifade etmektedir.
Kahve ve çay ile motorlu araçlar (ambulans ve kurtarma
araçları hariç) muafiyet uygulaması dışında tutulmuştur. Yurt dışından
belirtilen kurumlar tarafından getirilecek ambulans ve itfaiye aracı gibi
kurtarma araçlarının ise muafiyet kapsamında serbest dolaşıma sokulması
mümkündür. Kurtarma aracının muafiyet kapsamında ithalatına ilişkin tek
uygulama örneği halen itfaiye araçlarıdır.
2.2.2.7.2.
Özel Amaçlarla İthal Edilecek Eşya
Kamu yararı gozetilerek, kullanım amaçları Kanunun
167/7 maddesinde şıklar itibariyle belirtilmiş bulunan eşyalara, aşağıda
belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde gümrük muafiyeti uygulanarak, serbest
dolaşıma sokulabilmektedir. Genel olarak bu kapsamdaki eşyalar; eğitim kültür,
bilimsel ve tıbbi, araştırma, geliştirme amaçlarına yönelik eşyalardır.
2.2.2.7.2.1.
Eğitim, Bilim ve Kültürel Amaçlı Eşya ile Bilimsel Alet ve Cihazlar
Türkiye'de yapılacak olan eğitsel, tıbbi, kültürel
çalışmalar ile bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi amacıyla ithal edilecek
eşyalar gümrük muafiyeti kapsamındadır.
2.2.2.7.2.1
.1. Kitap, Yayın ve Belgeler
Herhangi bir kişi veya kurum tarafından gönderilen,
eğitim, bilim ve kültürel amaçlı kitap, yayın ve belgelerin serbest dolaşıma
girişi, gümrük vergisinden muaftır. Bu kapsamda muafiyete tabi olacak kitap ve
benzeri eşyalar, kararnamenin 10 no'lu ekinde bulunan liste ile belirlenmiştir
(Ek.2). Muafiyet sadece bu listede belirtilmiş olan eşyaya uygulanmaktadır.
2.2.2.7.2.1.2.
Görsel ve İşitsel Malzemeler
Kamu eğitim, bilim ve kültürel kuruluş veya
organizasyonları tarafından getirilen veya yurt dışından bunlar tarafından
kullanılmak üzere gönderilen, Kararnamenin 11 no'lu ekinde bulunan listede yer
alan eğitim, bilim ve kültürel amaçlı görsel ve işitsel malzemelerin gümrük
vergilerinden muaf olarak serbest dolaşıma girişi mümkündür (Ek.3). Bu
kapsamdaki eşyalar genel olarak, eğitim bilim ve kültürel amaçlarla
kullanılacak olan fotoğraf filmleri, eğitsel, bilimsel kültürel özellikli,
gençler ve çocuklar için eğlence filmleri, multimedya araçları gibi eşyalardır.
Muafiyetten faydalanacak olan kurumlar ise, kamu
kurumu niteliğindeki eğitim, bilim ve kültürel kuruluş ve organizasyonlardır.
Bu kurumlar dışındaki kurumlar tarafından getirilmesi halinde ise muafiyet söz
konusu değildir.
2.2.2.7.2.1.3.
Bilimsel Alet, Cihaz ve Malzemeler
Bilimsel amaçlı alet, cihaz ve malzemelerin, eğitim
veya bilimsel araştırma dalında faaliyette bulunan özel kuruluşlar ve kamu
kuruluşları ile bu kuruluşlara bağlı birimler tarafından kullanılmak üzere
serbest dolaşıma sokulmak istenmesi halinde muafiyet kapsamındadır. Bu
kapsamdaki muafiyet uygulamasında ithalatı yapacak olan kurumun, kamu kurumu
niteliğinde kurum olması gerekmemekte, eğitim ve bilimsel araştırma yapan özel
kuruluşlar ve bu kuruluşlara bağlı birimler de muafiyet kapsamında bilimsel
alet, cihaz ve malzemeler ithal edebilirler.
Yurt dışında bulunan bilimsel araştırma kurum veya
kuruluşlarınca veya onlar adına ticari amaç taşımaksızın Türkiye'deki bilimsel
araştırma kuruluşlarına gönderilen ve bilimsel işbirliği anlaşmaları
çerçevesinde kullanılması planlanan bilimsel malzemelerin de serbest dolaşıma
girişinde muafiyet tanınmaktadır.
2.2.2.7.2.2.
Tıbbi Amaçlı Alet ve Cihazlar
Tıbbi teşhis, tedavi ve araştırmalar yapılmak üzere
Türkiye'deki bir sağlık ya da tıbbi araştırma kurum veya kuruluşuna;
a) Bir hayır veya insani yardım kurumu ya da gerçek
bir kişi tarafından bağışlanan,
b) Bu kurum veya kuruluşlar tarafından tamamıyla bir
hayır ya da insani yardım kurumundan temin edilen paralarla veya gönüllü
katkılarla satın alınan,
Tıbbi araştırma, teşhis veya tedavi amacına mahsus
alet ve cihazlara muafiyet tanınır. Muafiyet tanınabilmesi için:
a) Bağış ticari amaç taşımamalıdır,
b) Bağışlayan ile üretici arasında herhangi bir ilgi
olmamalıdır,
c) İnsan sağlığı yönünden zararlı olmadığı konusunda
Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilmiş olmalıdır.
2.2.2.7.2.3.
Bilimsel Araştırma Amacına Yönelik Hayvanlar, Biyolojik Veya Kimyasal Maddeler
Aşağıda yer alan eşyaya muafiyet tanınır:
a) Bilimsel araştırmada kullanılmak üzere özel olarak
yetiştirilmiş hayvanlar,
b) Biyolojik veya kimyasal maddeler,
Bu eşyalar ancak aşağıda belirtilen kurumlar
tarafından getirilebilir:
a) Eğitim veya bilimsel araştırma ile uğraşan özel
kuruluşlar.
b) Eğitim veya bilimsel araştırma ile uğraşan kamu
kurum ve kuruluşları.
c) Bu kurumların esas olarak eğitim veya bilimsel
araştırma ile uğraşan bölümleri.
İthal edilecek eşyaların, Türkiye'de üretiminin
bulunmadığı hususu ile muafiyet kapsamındaki kuruluşların eğitim veya bilimsel
araştırma dalında faaliyette bulunduklarının ve eşyanın amaca uygun hayvan veya
biyolojik ya da kimyasal madde olduğunun gümrük idaresine ispat edilmesi
gerekmektedir.
2.2.2.7.2.4.
İnsan Kaynaklı Tedavi Edici Maddeler ile Kan Gruplama ve Doku Tipi Ayırma
Belirteçleri
2.2.2.7.2.4.1.
Muafiyet kapsamındaki eşyalar
Aşağıda belirtilen eşyalar bu kapsamda muafiyete tabidir:
a) İnsan kaynaklı tedavi edici maddeleri,
b) Kan grubu ayırma belirteçleri,
c) Doku tipi ayırma belirteçleri,
d) Belirtilen eşyaların nakliyesinde kullanılan özel
ambalajlar ile sevkiyata dahil olan ve bunların kullanımı için gerekli bulunan
çözücü ve aksesuarlar.
İnsan kaynaklı tedavi edici maddeler, insan kanı ve
onun türevleri; insan kanının tümü, kurutulmuş insan plazması, insan albümini
ve insanın plazmalı proteininin sabit solüsyonları, insan immünoglobülini ve
insan fibrinojeninden oluşmaktadır.
Kan grubu ayırma belirteçleri deyimi ile kan tipi
gruplandırılması ve kan uyuşmazlıklarının tespiti için kullanılan insan,
hayvan, bitki veya diğer kaynaklı bütün belirteçleri kastedilmektedir.
Doku tipi ayırma belirteçleri deyimi, insan doku
tiplerinin belirlenmesinde kullanılan insan, hayvan, bitki veya diğer kaynaklı
bütün belirteçlerini ifade etmektedir.
2.2.2.7.2.4.2.
Muafiyet Kapsamı Eşyaya İlişkin Şartlar
Muafiyet, kapsamında işlem görecek olan yukarda
belirtilen eşyanın aşağıdaki şartları taşıması gerekmektedir.
a) Tıbbi veya bilimsel amaçla kullanılmak üzere
geldiği gümrük idaresine ispat edilmelidir,
b) Ticari amaç taşımamalıdır,
c) Sevk edildiği ülkedeki tam yetkili bir kurum
tarafından düzenlenmiş uygunluk sertifikasını sahip bulunmalıdır,
d) Üzerlerinde niteliklerini tanımlayan özel etiketli
kapla sevk edilmelidir.
2.2.2.7.2.5.
İlaç Özelliği Olan Ürünlerin Kalite Kontrolü Amacına Yönelik Maddeler
İlaç özelliği olan ürünlerin üretiminde kullanılan
malzemelerin kalite kontrolü için Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmış
referans maddelerine ilişkin numunelerin, Sağlık Bakanlığınca izin verilen
kurumlarca ithal edilmesi halinde gümrük vergileri aranmamaktadır.
2.2.2.7.2.6.
Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinde Kullanılmak Üzere Serbest Dolaşıma
Sokulan Eşya
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
(TÜBİTAK) tarafından yürütülen veya desteklenen araştırma ve geliştirme
projelerinde kullanılmak üzere getirilen eşya muafiyet kapsamındadır. Ancak bu
kapsamda muafiyet uygulanabilmesi için eşyanın, faaliyetin amacına uygun
miktarda olması ayrıca ticari amaç taşımaması gerekmektedir.
2.2.2.8. Bir
Ticari Faaliyetin Yürütülmesi ile Bağlantılı İthalat
Bir ticari faaliyetin yürütülmesine bağlı olarak
getirilen eşyalar belirtilen şartlara uyması kaydı ile gümrük vergilerinden
muaftır. Kanunun 167/8. maddesinde bu kapsamda muafiyete tabi olacak eşyalar
beş ana başlıkta belirtilmiştir:
a) İşyeri nakli suretiyle ithal edilen sermaye malları
ve diğer malzemeler,
b) Türkiye Gümrük Bölgesinde, faaliyette bulunan
çiftçilerin, komşu ülkedeki mülklerinden elde ettikleri ürünler,
c) Komşu ülkelerdeki çiftçiler tarafından Türkiye
Gümrük Bölgesindeki mülklerinde kullanılmak üzere getirilen, toprak ve
ekinlerin işlenmesi amacına yönelik tohum, gübre ve diğer ürünler,
d) Ticari mahiyet arz etmeyen numuneler,
i- Önemli değeri olmayan numunelik eşya ve modeller
ii- Basılı reklamcılık dokümanları ve reklamcılık
amacına yönelik malzemeler,
iii- Bir ticari fuarda veya benzeri bir faaliyette
kullanılan veya tüketilen ürünler,
e) İnceleme, analiz veya test amaçlı olarak ithal
edilen eşya.
2.2.2.8.1.
İşyeri Nakli Suretiyle Serbest Dolaşıma Sokulan Sermaye Malları ve Diğer
Malzemeler
Yurt dışında bulunan bir ekonomik faaliyeti sona
erdiren işyeri sahipleri Türkiye'de de benzer bir faaliyet kurmak amacıyla
işyerlerini nakletmek istemeleri halinde getirecekleri sermaye malı ve diğer
malzemeler gümrük vergilerinden muaftır.
2.2.2.8.1.1.
Muafiyete İlişkin Şartlar
İşyeri nakli suretiyle getirilecek eşyaya muafiyet
uygulanabilmesi için;
a) Mücbir sebep veya beklenmeyen haller saklı kalmak
kaydıyla, Türkiye Gümrük Bölgesine nakletmek üzere yabancı ülkedeki faaliyetini
sona erdirmeden önce en az 12 ay süreyle işletme tarafından fiilen
kullanılmakta olmalıdır,
b) Nakilden sonra da aynı amaçla kullanılmalıdır,
c) Getirilen eşyalar söz konusu işletmenin niteliği
ile büyüklüğüne uygun bulunmalıdır,
d) Türkiye Gümrük Bölgesi dışında sürdürülen ekonomik
bir faaliyet kesin olarak sona erdirilmelidir,
e) Muafiyet kapsamında işlem görecek eşya sadece
işletmenin faaliyetini devam ettirmesi için gerekli teknik malzemeler ile büro
ve dükkan malzemeleri ile sınırlıdır,
f) İşyeri nakli yapacak işyeri sahipleri ayrıldıkları
ülkede aynı işte fiilen en az üç yıl süre ile çalışmış olmaları gerekmektedir,
g) İşyeri nakli Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik
bulunan bir işletme ile bağlantı kurma amacına yönelik olmamalıdır,
h) Eşya, işletmenin nakledildiği ülkedeki faaliyetin
sona erdiği tarihten itibaren 12 ay içerisinde Türkiye Gümrük Bölgesine
getirilmiş olmalıdır,
Aşağıda belirtilen eşyalar ise bu kapsamdaki
muafiyetten faydalanamamaktadır:
a) Üretim veya hizmet endüstrisi makinesi olmayan,
taşınabilir laboratuar veya dış yayın yapma birimleri gibi ulaşım araçları,
b) Canlı hayvan, hayvan yemleri ile tohum ve fidanlar,
c) Ham, yarı mamul veya mamul madde stokları ile
akaryakıtlar.
2.2.2.8.1.2.
İşyeri Nakli Suretiyle İthal Edilecek Diğer Eşyalar
Kazanç sağlama amacına yönelik olmayan faaliyetlerle
uğraşan ve bu faaliyetini Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden tüzel kişiler
tarafından serbest dolaşıma sokulan sermaye malları ve diğer malzemeler de
yukarda belirtilen şartlar dahilinde muafiyet kapsamındadır.
Bir serbest meslek veya benzeri bir faaliyetle uğraşan
gerçek kişilere de, mesleklerini Türkiye Gümrük Bölgesinde de yürüteceklerini
ispat etmeleri halinde bu muafiyet uygulanabilmektedir.
2.2.2.8.2.
Türkiye Gümrük Bölgesindeki Çiftçilerin Komşu Ülkede Elde Ettikleri Ürünler
Esas faaliyeti Türkiye'de olan çiftçilerin, Türkiye'ye
komşu bir ülkede bulunan ve kendileri tarafından işletilen mülklerinden elde
ettikleri hasat sonrası ve işlemden geçmemiş tarım, hayvancılık, arıcılık,
bahçecilik ve ormancılık ürünleri gümrük vergilerinden muaftır. Ancak bu
muafiyetten faydalanabilmek için hayvancılık faaliyetlerinin Türk menşeli veya
Türkiye'de serbest dolaşım durumunda bulunan hayvanlarla yapılıyor olması
gerekmektedir.
Türkiye Gümrük Bölgesi ile komşu bir ülke arasında
sınır oluşturan göllerde veya suyollarında Türk balıkçılar tarafından yürütülen
balıkçılık veya balık yetiştirme faaliyetlerinden elde edilen ürünler ile bu
tür göl ve suyollarında Türk sporcuları tarafından yapılan avcılık
faaliyetlerinden elde edilen ürünler de gümrük vergilerinden muaftır.
2.2.2.8.3.
Komşu Ülkelerdeki Çiftçilerin Türkiye Gümrük Bölgesindeki Toprak ve Ekinlerinin
İşlenmesi Amacına Yönelik Ürünler
Esas faaliyeti bir komşu ülkede olan çiftçilerin,
Türkiye Gümrük Bölgesinde bulunan ve kendileri tarafından işletilen mülklerinde
kullanılmak üzere toprak ve ekinlerin işlenmesi amacıyla getirdikleri tohum,
gübre ve diğer ürünlere muafiyet tanınır. Ancak bu muafiyetin uygulanabilmesi
için karşı ülkenin ülkemiz çiftçilerine muafiyet tanıması gerekmektedir.
2.2.2.8.4.
Numuneler, Reklam Malzemeleri ve Ticari Fuarda Tüketilen Ürünler
Bir ticari faaliyetle alakalı ekonomik açıdan değer
taşımayan numuneler, modeller, basılı dokümanlar ve benzeri eşyalar gümrük
vergilerinden muaf tutulmuştur. Buradaki muafiyetin konusu, alım satıma konu
olmuş eşyanın kendisi olmayıp bu eşyanın tanıtılması, pazarlanması amacına
yönelik yardımcı niteliğindeki numune, model, katalog, broşür ve benzeri
eşyanın vergi dışında bırakılmasıdır.
2.2.2.8.4.1.
Numunelik Eşya ve Modeller
Ekonomik olarak önemli değer taşımayan ve temsil
ettikleri eşya bakımından siparişte bulunulmak için kullanılabilecek
nitelikteki "numunelik eşya ve modeller"[95]
gümrük vergilerinden muaftır. Ancak muafiyetin uygulanması esnasında, numune
veya model olma özelliklerini ortadan kaldırmayacak şekilde, kendi başlarına
kullanımının engellenmesi için için yırtma, delme gibi yöntemlerle
işaretlemeler yapılmaktadır.
2.2.2.8.4.2.
Reklamcılık Amacına Yönelik Malzemeler ve Dokümanlar
Bu kapsamda muafiyet uygulanacak eşyalar iki gruba
ayrılmıştır. Birinci grupta reklam amaçlı basılı materyaller, ikinci grupta ise
reklam amaçlı diğer malzemeler bulunmaktadır.
Yurt dışında yürütülen ticari faaliyetin reklamı
amacıyla Türkiye'ye gelen ve parasız olarak dağıtılmaları kaydıyla; ilan,
katalog, fiyat listesi, kullanım kılavuzu, broşür, takvim ve benzeri basılı
reklamcılık malzemeleri gümrük vergilerinden muaftır. Bu dokümanlar ulaştırma,
sigortacılık ve bankacılık hizmetleri ile satılık veya kiralık eşya ile ilgili
olmalıdır.
Basılı reklamcılık dokümanları aşağıda belirtilen
şartlarla vergiden muaftır:
a) Eşyayı üreten, satan, kiralayan veya hizmeti sunan
müteşebbisin adının eşya üzerinde açık bir şekilde yer almalıdır,
b) Her bir sevkiyatta tek bir çeşit basılı materyal
olmalıdır,
c) Birden çok çeşitte basılı materyal bulunuyor ise;
her çeşitten birer adet olmalı; aynı çeşitteki basılı materyal birden fazla ise
toplam brüt ağırlığı bir kilogramdan fazla olmamalıdır,
d) Gönderici ve alıcı aynı kişi olmamalıdır.
Müşterilere ücretsiz olarak reklamcılık amacıyla
gönderilen diğer madde ve malzemenin de, önemli sayılabilecek değerinin
bulunmaması ve reklamcılık amacı dışında kullanılamaz nitelikte bulunması
gerekmektedir.
2.2.2.8.4.3.
Bir Ticari Fuarda veya Benzeri Bir Faaliyette Kullanılan veya Tüketilen Ürünler
Türkiye'de düzenlenmiş bulunan, sergi, fuar, kongre
gibi faaliyet ve organizasyonlarda sergilenmek amacıyla Türkiye'ye getirilecek
eşyanın, temsil edici numuneleri, bunların teşhiri için inşa edilecek stand,
raf gibi yerler için gerekli malzemeler, sergilenecek makine cihazların
çalışmasını sağlamak üzere getirilen eşyalar, buralarda sergilenecek eşyayı
tanıtıcı katalog, broşür, takvim ve benzeri tanıtıcı materyaller, belirtilen
faaliyetlerin teşvik edilmesi ve Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlaması
amacıyla gümrük vergilerinden muaf olarak ithal edilebilmektedir. İthal edilecek
belirtilen nitelikteki her bir eşya grubu açısından ayrı ayrı şartları
bulunmaktadır.
2.2.2.8.4.3.1.
Muafiyet Kapsamında Bulunan Sergi Fuarlar ve Benzeri Etkinlikler
Muafiyet aşağıda belirtilen sergi fuar ve benzeri
etkinliklere tanınmıştır:
a) Ticaret, sanayi, tarım veya el sanatları ile ilgili
sergi, fuar, gösteri ve benzeri faaliyetler,
b) Hayır ve insani bir yardım amacıyla
gerçekleştirilen sergi ve benzeri faaliyetler,
c) Bilimsel, teknik, el sanatları, sanatsal, eğitsel,
kültürel, sportif veya dini sebeplerle ya da ibadet nedeniyle, sendika
faaliyetleri veya turizm ya da uluslararası bir anlaşmayı desteklemek amacıyla
gerçekleştirilen sergi, organizasyon ve benzeri faaliyetler,
d) Uluslararası organizasyon veya teşekküllerin
temsilcilerinin gerçekleştirdiği toplantılar,
e) Resmi tören veya anma törenleri ya da toplantılar,
Yabancı bir ülke eşyasının satılması amacıyla
işyerlerinde düzenlenen özel amaçlı sergiler ise muafiyetten
yararlanamamaktadır.
2.2.2.8.4.3.2.
Muafiyete İlişkin Şartlar
Türkiye Gümrük Bölgesi dışında üretilmiş olan, bir
ticari fuar veya benzeri bir olay münasebetiyle getirilecek, her türlü eşyanın
temsil edici özelliklerini taşıyan küçük miktardaki numuneleri, aşağıda
belirtilen şartlarla muafiyet kapsamındadır:
a) Numuneler sergilenecek eşya ile birlikte ve
ücretsiz olarak getirilmelidir,
b) Reklam amaçlı, tüketilebilir nitelikte ve önemsiz
değerde olmalıdır,
c) Kolaylıkla pazarlanabilir olmamalı ve paketlenmiş
ise aynı malın piyasada mevcut en küçük biriminden daha küçük miktarını içermelidir,
d) Paketlenmemiş yiyecek ve içecekler ise dağıtım
yerinde anında tüketilebilir nitelikte bulunmalıdır,
e) Toplam kıymet ve miktarı itibarıyla faaliyetin
büyüklüğü ve ziyaretçilerin sayısına uygun olmalıdır,
f) Eşya katı, sıvı ve gaz yakıt olmamalıdır.
Türkiye Gümrük Bölgesi dışında üretilen ve bir ticari
fuar veya benzeri bir olayda sergilenmek üzere getirilen makine ve cihazların
teşhiri sırasında, bu makine ve cihazların gösteri amacıyla çalıştırılmasında
kullanılacak eşya (katı, sıvı ve gaz yakıtlar hariç), faaliyet sırasında
tüketilmesi, kıymet ve miktar itibarıyla faaliyetin niteliğine, ziyaretçilerin
sayısına ve sergiye katılımın derecesine uygun olması kaydıyla muafiyet
kapsamındadır.
Bir ticari fuar veya benzeri bir olayda yabancı
ülkelerin temsilcileri tarafından geçici standların inşası, düzenlenmesi ve
dekorasyonu için kullanılacak boya, vernik, duvar kağıdı gibi tüketilecek
malzemeler gümrük vergilerinden muaftır.
Türkiye Gümrük Bölgesi dışında üretilen eşyanın
reklamına mahsus olan, bir ticari fuarda veya benzeri bir faaliyette
sergilenecek resimli veya resimsiz basılı materyaller, kataloglar,
prospektüsler, fiyat listeleri, reklam posterleri, takvimler ve çerçevesiz
fotoğraflar gibi ücretsiz olarak dağıtılacak malzemeler, ziyaretçilerin
sayısına ve sergiye katılımın derecesine uygun olması kaydıyla muafiyet
kapsamındadır.
Türkiye'de düzenlenecek olan uluslararası spor
organizasyonlarında ücretsiz olarak dağıtılmak üzere, Gençlik ve Spor Genel
Müdürlüğü tarafından talep edilerek, bedelsiz olarak getirilen eşya, aşağıda
belirtilen şartlarla muafiyet kapsamındadır:
a) Eşyalar, toplam kıymet ve miktarı olarak etkinliğin
niteliğine, seyircilerin sayısına uygun olmalıdır,
b) Kişilerin kullanım veya tüketimine mahsus
olmalıdır,
c) Eşya tüketilebilir nitelikte değilse, organizasyon
bitiminde ilgili spor federasyonuna tahsis edilmelidir,
2.2.2.8.5. İnceleme, Analiz veya Test Amaçlı Olarak
Serbest Dolaşıma Sokulan Eşya
Endüstriyel ya da ticari araştırma amaçlarıyla,
inceleme analiz veya test edilmek üzere getirilen eşyaların aşağıda belirtilen
şartlarla muafiyet kapsamında ithali mümkün bulunmaktadır:
a) İnceleme, analiz veya test işlemleri satış
promosyonu niteliğinde olmamalıdır
b) Miktarı amacına uygun bulunmalıdır
c) İthal edilecek eşya, inceleme, analiz veya test
sırasında tamamıyla sarf olacak nitelikte olmalıdır. İnceleme, analiz veya test
sonucu artık kalan ürünlerin varlığı durumunda gümrük idaresinin kontrolü
altında tamamen yok edilebilmekte, ticari olarak değersiz hale getirilebilmekte,
gümrüğe terk edilebilmekte veya mücbir sebepler ve beklenmeyen haller göz önüne
alınarak ihraç edilmesine izin verilebilmektedir.
2.2.2.9.
Ulaştırmacılıkta Kullanılan Eşya
Uluslararası taşıma işlerinde, gerek eşyanın taşınması
için gerekli olan eşyalar, gerekse ulaşım araçlarında bulunan akaryakıt ve
madeni yağ cinsinden eşyalar ile donatım eşyası niteliğindeki eşyalar, gümrük
vergilerinden muaf tutulmuştur. Bu muafiyet kapsamında bulunan eşyalar Kanunun
167/9 maddesinde dört alt başlıkta belirtilmiştir. Bunlar;
a) Taşıma sırasında eşyanın istifi ve korunması için
yardımcı maddeler,
b) Canlı hayvanların nakli sırasında kullanılan kuru
ot, yem ve yiyecek maddeleri ile ilaçlar,
c) Ulaşım araçları ile özel konteynerlerde mevcut
bulunan akaryakıt ve madeni yağlar,
d) Deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve
işletme malzemesi.
2.2.2.9.1.
Taşıma Sırasında Eşyanın İstifi ve Korunması İçin Yardımcı Maddeler
Eşyanın uluslararası taşıması sırasında istifi ve ısı
muhafazası da dahil olmak üzere korunması amacıyla kullanılan ve normal olarak
tekrar kullanılamaz hale gelen ip, saman, örtü, kağıt, mukavva, odun ve köpük
gibi maddeler gümrük vergilerinden muaf tutulmuştur.
2.2.2.9.2.
Canlı Hayvanların Nakli Sırasında Gerekli Eşya
Yurt dışından ülkemize getirilen canlı hayvanların
beslenmesi amacına yönelik kuru ot, yem ve sair yiyecek maddeleri ile canlı
hayvanların ilaçları gümrük vergilerinden muaf tutulmuştur.
2.2.2.9.3.
Ulaşım Araçları ile Özel Konteynerlerde Mevcut Bulunan Akaryakıt ve Madeni
Yağlar
İnsan veya eşya taşımaya mahsus ulaşım araçları ile
özel konteynerlerde bulunan ulaşım boyunca kullanılacak miktardaki akaryakıt ve
madeni yağlar gümrük vergilerinden muaf tutulmuştur. Standart depo muafiyeti
olarak da ifade edilen bu muafiyet özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu
bölgesinde bulunan hudut kapılarımızda muafiyet amaçları zorlanarak sıklıkla
kullanılan muafiyet türüdür. Buradaki muafiyetin amacı esas olarak, taşıma
faaliyeti için gerekli olan ve araçların fabrika çıkışı standart depolarında
mevcut bulunan akaryakıtın vergi dışında bırakılmasıdır. Bu muafiyetle ilgili
şartlar aşağıda belirtilmektedir:
2.2.2.9.3.1.
Standart Depo Muafiyeti
Türkiye Gümrük Bölgesine giren her türlü ulaşım
araçları, motosikletler ve özel konteynerlerin içindeki standart depolarda mevcut
bulunan yakıtlar ile özel motorlu araç ve motosikletlerde kullanılmak üzere
tasarlanmış ve anılan araçlarda portatif depolarla taşınan araç başına 10
litreyi geçmeyen yakıtlar ve yağlayıcı maddeler gümrük vergilerinden muaf
tutulmuştur.
2.2.2.9.3.2.
Gümrük Vergilerinden Muaf Olarak İthal Edilecek Yakıt Miktarı
Motorlu ticari araçların ve özel konteynerlerin
standart depolarında mevcut bulunan ve gümrük vergilerinden muaf olarak ithal
edilecek yakıt miktarı araç cinsi ile araçların istiap hadlerine göre
değişiklik arzetmektedir. Bu muafiyet;
a) TIR çekicilerinde 550 litre,
b) İstiap haddi 15 tona kadar olan (15 ton dahil),
kamyon ve tankerlerde 300
litre,
c) İstiap haddi 15 tonun üzerinde olan kamyon ve
tankerlerde ise 400 litredir.
Gümrük kapılarında standart depo fazlası olarak tespit
edilen petrol ürünleri ise ilgili petrol ürünü için litre başına 6.6.2002
tarihli ve 4760 sayılı ÖTV Kanunu uyarınca uygulanmakta olan özel tüketim
vergisi tutarının %50 fazlası tutarındaki vergi kadar tek ve maktu vergiye
tabidir.
2.2.2.9.4.
Deniz ve Hava Ulaşım Araçlarına Ait Donatım ve İşletme Malzemesi
Deniz ve hava ulaşım araçları tarafından yabancı
limanlar ve meydanlardan kendi ihtiyaçları için getirilen veya hava ulaşım
araçları için Ulaştırma Bakanlığınca yetkilendirilen hava aracı bakım
kuruluşları tarafından getirilen donatım ve işletme malzemesi gümrük
vergilerinden muaf tutulmuştur.
Donatım eşyası ile işletme malzemeleri, Ulaştırma
Bakanlığı Denizcilik Müsteşarlığı ve Gümrük Müsteşarlığınca ortak olarak
belirlenmekte bu sektörde faaliyet gösteren deniz ve hava yolu şirketleri ise
buna göre hazırlamış oldukları listeleri altışar aylık dönemler itibariyle
Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile Denizcilik
Müsteşarlığına onaylattırdıktan sonra muafiyet kapsamında işlem
yapabilmektedirler.
2.2.2.10.
Bilgi Materyali İthalatı
Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması ile
patent hakkının elde edilmesi için gönderilen marka, kalıp, tasarım gibi
eşyalar, önemli değer taşımayan bilgi ihtiva eden belgeler, turistik amaçlı
tanıtıcı dokümanlar gümrük vergilerinden muaf tutulmuştur. Bu muafiyette amaç
bilgi taşıyıcılarının ülkemize girişinin, patent hakkının tesisi için yapılacak
başvuruların teşvik edilmesidir.
2.2.2.10.1.
Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklarının Korunmasına Yönelik Gönderilen Eşya
Türk Patent Enstitüsüne buluş ve benzeri patent
başvurularında kullanılmak üzere olanlar da dahil, fikri ve sınai mülkiyet
haklarının korunması ile ilgili, ilgili kurum ve kuruluşlara ibraz edilecek
olan marka, kalıp, tasarım ile bunları destekleyen belgeler muafiyet
kapsamındadır.
2.2.2.10.2.
Turistik Reklamcılık Malzemeleri
Bir ticari faaliyetin tanıtımına yönelik tanıtıcı
malzemeler ile sergi ve fuarlarda sergilenmek üzere getirilen eşyanın
tanıtımına yönelik materyallerde olduğu gibi yurt dışındaki kültürel sportif,
turistik, faaliyetlerin tanıtılması için gönderilen çoğunlukla doküman
niteliğindeki çeşitli materyaller, resmi turist ajanslarına gönderilen otel
listeleri, yıllıkları, fuar katalogları, önemsiz değerde sanatsal mal örnekleri
ile müzeler, üniversiteler, kaplıcalar ve diğer benzeri kuruluşlar hakkındaki
yayınlar gümrük vergilerinden muaftır.
2.2.2.10.3.
Ticari Değeri Olmayan Çeşitli Belge ve Diğer Eşya
Çoğunlukla posta ve hızlı kargo taşımacılığı yolu ile
ülkemize getirilen miktar ve nitelik itibarıyla ticari değer taşımayan aşağıda
sayılan eşyalar muafiyet kapsamındadır.
a) Ücretsiz olarak dağıtılmak koşuluyla getirilen,
yabancı hükümetler ve uluslararası resmi örgütlerin yayınları,
b) Yabancı ülkelerde kurulu organlarca organize edilen
seçimlere ilişkin oy kağıtları,
c) Resmi dairelere ücretsiz olarak gönderilen
belgeler,
d) Mahkemelere veya diğer resmi dairelere delil olarak
veya benzeri amaçlarla gönderilen eşya,
e) Resmi daireler veya bankacılık kuruluşları arasında
alışılmış bilgi alışverişinin bir parçası olarak gönderilen imza örnekleri ve
imzalarla ilgili basılı belgeler,
f) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na gönderilen
resmi basılı materyaller,
g) Her türlü Türk parası, banknotları, esham ve
tahvilleri ve kuponları, yabancı devlet paraları, esham ve tahvilleri ve
bunların kuponları ile çek ve poliçeler,
h) Yabancı bir ülkede kayıtlı olan şirketler
tarafından tanzim edilen ve bu şirketler tarafından basılan hisse senetleri ve
tahvillerin hamillerine veya abonelerine gönderilen raporlar, ifadeler, notlar,
prospektüsler, başvuru formları ve diğer belgeler,
ı) Alıcıya ücretsiz olarak gönderilen uluslararası
bilgi alışverişine yönelik delikli kart, manyetik kaset, mikrofiş, mikrofilm,
manyetik disk, video kaset ve ses kaseti gibi kaydedilmiş yayın araçları,
i) Uluslararası toplantılar, konferanslar, kongreler
veya bu tür faaliyetlerde kullanılmak üzere hazırlanmış dosyalar, arşivler,
basılı formlar ve benzeri diğer belgeler,
j) Yabancı ülkelerden sipariş almak veya onların
siparişlerini yerine getirmek ya da Türkiye Gümrük Bölgesinde yapılan
yarışmalara katılmak amacıyla ithal edilen planlar, teknik çizimler,
kopyalanmış tasarımlar, tarifler ve benzeri diğer belgeler,
k) Yabancı ülkelerde yerleşik bulunan kurumlar
tarafından Türkiye Gümrük Bölgesinde yapılacak sınavlarda kullanılacak
belgeler,
I) Uluslararası anlaşmalar çerçevesinde araçların veya
malların uluslararası hareketinde resmi belge olarak kullanılacak basılı
formlar,
m) Yabancı bir ülkedeki ulaşım veya otelcilik
teşebbüsleri tarafından, Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik bulunan seyahat
acentalarına gönderilen basılı formlar, etiketler, biletler ve benzeri
belgeler,
n) Kullanılmış basılı form ve biletler ile
konşimentolar; manifestolar ve diğer ticari veya resmi belgeler,
o) Yabancı bir ülke veya uluslararası kuruluşlarca
gönderilen resmi basılı materyaller ile yabancı ülkedeki derneklerin aynı
amaçla Türkiye Gümrük Bölgesinde faaliyet gösteren derneklere gönderdikleri
uluslararası standartlara uygun basılı materyaller,
p) Basın ajanslarına veya gazetelere ya da dergi
yayıncılarına gönderilen fotoğraflar, slaytlar ve fotoğraf kalıpları ile
benzeri eşya,
r) Yabancı ülkelerde vergi ve sair ödemelerin
yapıldığını kanıtlayan belgeler.
2.2.2.11.
Cenaze ve Cenaze ile İlgili Eşya
Önceki bölümde canlı insanın gümrük vergisinin
konusunu teşkil etmediği belirtilmiş idi. Ancak yurt dışından gönderilen
cenazeler ise gümrük işlemine konu olmakla birlikte gümrük vergileri bakımından
muafiyet kapsamında işlem görmektedir. Aynı şekilde Türkiye'de bulunan
yabancılara ait mezarların, anıtların inşası, süslenmesi ve bakımı için gelen
eşyalar da muafiyet kapsamındadır.
2.2.2.11.1.
Savaş Kurbanları Anıtları ile Mezarlıklar İçin Gelen Eşya
Savaşta hayatlarını kaybeden yabancıların
mezarlıkları, mezarları veya anıtlarının inşası, bakımı ya da süslenmesi için
gönderilen eşyalar gümrük vergilerinden muaftır.
2.2.2.11.2.
Tabutlar, Cenaze Kül Kapları ve Süsleme Niteliğindeki Eşya
İçinde ölü veya ölünün kül veya kemikleri bulunan tabut,
vazo gibi kaplar gümrük vergilerinden muaftır. Bunlarla ilgili çiçek çelenk ve
benzeri eşyalar da muafiyet kapsamında olup, bunlar ölü ile birlikte
getirilebileceği gibi sonradan da getirilebilmektedir.
Türkiye'de bulunan mezarlıklar veya milli abideler ile
yurt dışından Türkiye'ye bir cenaze veya mezar ziyareti amacıyla gelen
kişilerin getirdikleri, ziyaret amacına uygun, ticari değer taşımadıkları
tespit edilen çiçek, çelenk ve diğer benzeri süsleme eşyası da gümrük
vergilerinden muaftır.
2.2.2.12. Diğer
Eşya
Gümrük Kanunu'nun 167/12 maddesi diğer gümrük
muafiyetleri ile ilgili olup bu başlık altında özürlülere yönelik muafiyetler
ile olağanüstü doğal afet zamanlarında gönderilen eşyalar ve spor
etkinliklerinde getirilen eczacılık ürünlerine ilişkin muafiyetler
bulunmaktadır.
2.2.2.12.1.
Malul ve Sakatlar ile Diğer Engellilerin Kullanımına Mahsus Eşya
Özürlülere yönelik muafiyetler, görme engelliler ile
malul ve sakatlara yönelik olmak üzere iki gurupta düzenlenmiştir. Bu muafiyet
kapsamında işlem görecek eşyanın özürlülerin özür durumlarına yönelik olarak
özel surette üretilmiş olması gerekmektedir.
2.2.2.12.1.1.
Görme Engellilerin Kullanımına Mahsus Eşya
Görme engellilerle ilgili muafiyet kapsamında işlem
görecek eşyalar 15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 12 no'lu ekinde bir
liste halinde düzenlenmiştir. Bu listede yer alan eşyalar, görme engellilerin
eğitsel, bilimsel veya kültürel gelişimlerine yönelik olup onların kullanımları
için özel suretle imal edilmiş olan eşyalardır (Ek.4).
Muafiyet görme engellinin kendisi ile birlikte
getirilmesi halinde veya genel olarak görme engellilerin eğitimi veya onlara
yardım sağlanması amacına yönelik kamu yararına faaliyette bulunan dernekler,
vakıflar ile Sağlık Bakanlığınca yetki verilmiş kurum veya kuruluşlarca ithal
edilmesi halinde de uygulanabilir. Bu şekilde getirilecek eşyalar da Kararın 12
no'lu ekinde yer alan listede yer alan eşyalardır. Muafiyet sadece bu
listelerde yer alan eşyaya uygulanabilmekte olup idarenin takdir yetkisi
bulunmamaktadır.
2.2.2.12.1.2.
Malul ve Sakatların Kullanımına Mahsus Eşya
2.2.2.12.1.2.1.
Genel Nitelikli Olanlar
Malul ve sakatlara yönelik muafiyetler dahili vergi
uygulamalarında olduğu gibi gümrük vergileri konusunda ada mevcuttur. Bu
kapsamda muafiyete tabi olacak eşyada temel şart onların hayatlarını idame
ettirmelerine ve sosyal hayata katılımlarını sağlamaya yönelik olması ve onlar
için özel surette imal edilmiş olmasıdır. Bu niteliklere sahip eşyalar:
a) Malul ve sakatların bizzat kendileri tarafından,
b) Malul ve sakatlara yardım sağlanması amacına
yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan vakıflar ve dernekler ile resmi
kurumlar tarafından getirilebilir. Yardım amaçlı getirilecek belirtilen
niteliklere sahip eşyalar karşılıksız olarak gönderilmeli ve ayrıca bunlar
ücretsiz olarak dağıtılmalıdır. Yurt dışından getirecek olan dernek ve
vakıfların da özürlülere yardım sağlanması amacına yönelik olarak faaliyet
göstermeleri gerekmektedir.
Bu kapsamdaki eşyalar ile ilgili bir liste
bulunmamakta olup muafiyet kapsamında işlem görecek eşyalar; engellilere
yönelik motorlu veya motorsuz koltuk, bisikletler ile yukarda nitelikleri
belirtilen diğer eşyalardır
Ayrıca özürlülerin topluca taşınmasına imkan veren,
malul ve sakat kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı
tertibatı bulunan motorlu kara nakil vasıtaları da gümrük vergilerinden
muaftır. Bu araçlar ancak kamu yararına faaliyette bulunan dernekler ile Sağlık
Bakanlığınca yetki verilenler tarafından ithal edilebilir.
2.2.2.12.1.2.2.
Özürlüler Tarafından Bizzat İthal Edilecek Taşıma Araçları
Yerleşim yeri Türkiye'de bulunan özürlülerin
kullanması veya taşınması amacıyla yurt dışından getirilecek araçlar gümrük
idaresine sunulduğu tarih itibarıyla, kayıt ve model yılı dahil, üç yıldan eski
olmamalıdır
Aşağıda belirtilen araçlar muaf olarak işlem
görebilir:
a) Malul ve sakatlar tarafından kullanılmak üzere özel
surette imal edilmiş hareket ettirici tertibatı bulunan, motosiklet ve motor
silindir hacmi 1600 cc.'ye kadar olan otomobiller,
b) El ve ayak fonksiyonlarını tamamen yitirmiş
olmaları nedeniyle bizzat malul ve sakat kişi tarafından kullanılamayan,
kişinin araca binip inmesiyle taşınmasını kolaylaştırıcı tertibatı bulunan,
malul ve sakat kişinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından bir
sürücü veya kişi ile iş akdine bağlı olarak istihdam edilen sürücü tarafından
kullanılan vasıtalardan motor silindir hacmi 2500 cc.'ye kadar olan;
8702.10.91.13.00 ve 8702.10.99.13.00 GTİP'lerinde yer alan minibüsler ile
portatif koltuklar hariç olmak üzere, sürücüsü dahil altı ila dokuz oturma yeri
olan, malul ve sakat kişinin rahatça taşınabilmesine imkan verecek tavan
yüksekliğine sahip olan motorlu kara nakil vasıtaları.
Aracın özürlünün özür durumuna uygun tertibat içerip
içermediği ile aracın yaşı, motor silindir hacmi, koltuk sayısı gibi teknik
hususlar muafiyetin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda belirleyici
niteliktedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki sol
bacak engeli olan gazilerin getirecekleri araçların ise özel tertibatlı olması
gerekmemektedir. Ayrıca, arazi taşıtı niteliğindeki araçlar da muafiyet
kapsamında bulunmamaktadır.
2.2.2.12.2.
Olağanüstü Durumlarda Zarar Görenlere Gönderilen Eşya
Bu muafiyetin amacı, olağanüstü zamanlarda yurt
dışından Türkiye'de zarar görenlere ücretsiz olarak dağıtılmak üzere
getirilecek yardım malzemelerinin gümrük vergilerinin dışında bırakılmasıdır.
Bu kapsamdaki eşyayı aşağıda belirtilen kurumlar getirebilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları,
b) Kamu yararına çalışan dernekler,
c) Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan
vakıflar.
Yukarıda belirtilen kurumlar aşağıda sayılan
olağanüstü hallerinde zarar görenlere ücretsiz dağıtmak üzere eşya
getirebilirler:
a) Tabii afetler
b) Tehlikeli ve salgın hastalıklar
c) Büyük yangınlar
d) Radyasyon ve hava kirliliği gibi kimyasal ve
teknolojik olaylar
e) Büyük nüfus hareketleri
Ayrıca, yardım kuruluşları tarafından kriz hali
süresince kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla getirecekleri eşya muafiyet
kapsamında olmakla birlikte, kriz hallerinden zarar gören bölgelerin yeniden
inşasına yönelik madde ve malzemeler muafiyet kapsamı dışında tutulmuştur.
2.2.2.12.3.
Uluslararası Spor Karşılaşmalarında Kullanılmak Üzere Getirilen Eczacılık
Ürünleri
Türkiye'de düzenlenen uluslararası spor müsabakalarına
katılmak üzere gelen sporcular ile yarışmalara katılan hayvanlar için tıbbi
amaçla kullanılmak üzere getirilen eczacılık ürünleri, gümrük vergilerinden
muaftır. Ancak bu ürünlerin miktarı Türkiye'deki kalış suresine uygun
olmalıdır.
2.2.3.
Muafiyet Kapsamındaki Eşyanın Gümrük İşlemleri
Gümrük Kanunu'nun 167. maddesi çerçevesinde muafiyet
kapsamında işlem görecek olan eşyaların tabi tutulacağı işlemler de önem
arzetmektedir.
Türkiye'ye ticari esaslara göre getirilen eşyalar,
Kanun'da belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde beyana tabi olup bu işlemler
serbest dolaşıma giriş beyannamesi adı verilen beyanname üzerinden yürütülmekte
bu eşyaların serbest dolaşıma girişi ise kanunen ödenmesi gereken vergilerin
tahsilinin yanı sıra o eşya için öngörülmüş olan ticaret politikası önlemlerinin
uygulanması ve eşyanın ithali için gerekli olan diğer işlemlerin tamamlanması
ile mümkün olabilmektedir.
Ticaret politikalarının uygulanması açısından ise
Kanunun 167. maddesi kapsamında bulunan eşyalar, diğer mevzuatta yer alan
yasaklama kısıtlama ve izin gibi uygulamalara tabi bulunmamaktadır (BKK.
m.112).
Ticari nitelikte olmayan ve Kanunun 167. maddesinde
yer alan aşağıda belirtilen muafiyet konusu eşyalar sözlü beyana tabidir:
a) Yolcu, turist ve nakil vasıtası hizmetlilerinin
vergiden muaf kişisel eşyaları ile vergiye tabi ancak ticari nitelik ve
miktarda bulunmadığına ve bu maksatla getirilmediğine gümrük idaresince kanaat
getirilen eşyalar,
b) Önemli değerde olmayan eşya muafiyeti kapsamındaki
posta ve hızlı kargo taşımacılığı yolu ile getirilen değeri 150 Avro'yu
geçmeyen eşyalar,
c) Gerçek kişiler tarafından ithal edilen diğer eşya
muafiyeti kapsamındaki hediyelik eşya muafiyeti, şeref nişanları, ödülleri ile
uluslararası ilişkiler nedeniyle alınan hediyeler,
d) Turizm amaçlı reklam malzemeleri,
e) Tabutlar ve içinde ölünün ölü ve kemikleri bulunan
kaplar bunlar için çelenk, çiçek ve benzeri süslemeler,
f) Ticari mahiyet taşımayan numuneler başlığı altında
düzenlenmiş bulunan Kanunun 167/8d, i-ii bentlerinde yer alan dokümanlar,
g) Sınır bölgesi halkının elde ve sırtta taşınabilecek
miktarda kendi ihtiyaçlarına mahsus eşyası,
h) Resmi daire ve müesseselerle özel müessese ve
şahıslara ait işlem görmüş ticari değeri olmayan her türlü defter, evrak,
belgeler,
ı) Türkiye'de düzenlenecek milletlerarası kongrelere
veya spor temas ve gösterilerine katılacak delege ve şahısların isimlerini
muhtevi plaketler,
106
bunların milli bayrakları veya kulüp flamaları ve
bunları takmaya mahsus mamuller ve bu toplantı ve temaslara ait rozet, kupa ve
broşürler ve bu kongre ve spor temas ve gösterilerine ait cihaz, alet ve
malzemeler,
i) Türkiye'de yapılan ve yapılacak olan milli ve
milletlerarası her türlü yarışmalarda mükâfat olarak verilmek üzere bağış
yoluyla gönderilen eşyalar.
Sözlü beyan; eşyanın bir gümrük rejimine tabi
tutulması için yapılması zorunlu bulunan beyan çeşitlerinden biri olup serbest
dolaşıma giriş rejiminde yalnızca yukarıda belirtilen hallerde
yapılabilmektedir. Sözlü beyan işleminde beyan, yazılı olarak değil sözle
yapılmakta işlemler buna göre gerçekleşmektedir. Örnek olarak yolcuların
beraberinde gelen kişisel veya hediyelik eşya muafiyeti kapsamındaki eşyalar
sözlü olarak beyan edilmekte ayrıca yazılı olarak herhangi bir beyan
aranmamaktadır. Bu uygulama, formalitelerin azaltılması, hızlı yolcu
sirkülasyonunun sağlanması açısından önemlidir.
Muafiyet kapsamında bulunan ancak kişilerin
beraberinde gelmeyen yukarıda belirtilen eşyalar her ne kadar sözlü beyana tabi
ise de giriş işlemlerinin gerçekleştirilmesi için evrak düzenlenmesine de ihtiyaç
duyulmaktadır. Bu durumda Gümrük Yönetmeliğinin 22 no'lu ekinde yer alan sözlü
beyan formu yükümlünün verdiği bilgilere göre gümrük personeli tarafından
doldurulmaktadır (Ek. 5). Bu şekildeki beyanın yazılı beyandan farkı
beyannamede zorunlu olarak doldurulması lazım gelen bilgilerin bazılarının
doldurulma zorunluluğunun bulunmamasıdır.
Muafiyet kapsamında bulunan ancak yukarda sayılan
muafiyet konuları dışında kalan muafiyet konusu eşyalar ise Gümrük
Yönetmeliğinin 14 no'lu ekinde yer alan serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile
beyan edilmesi gerekmektedir (Ek. 6). Bu şekilde beyan edilecek eşyaya örnek
olarak Kanunun 167/5a maddesi kapsamındaki otomobiller, 167/12-a kapsamındaki
sakat araçları, 167/12-b kapsamında kriz zamanlarında gönderilen eşyalar,
167/5-b maddesi kapsamındaki ev eşyaları gösterilebilir.
2.2.4.
Serbest Dolaşıma girisinde Muafiyet Uygulanan Eşyada Gümrük Yükümlülüğünün
Doğması
Gümrük Kanununun 167/3 ila 167/12 maddeleri kapsamında
muaf olarak serbest dolaşıma sokulan eşya gümrük idaresinden izin alınmadan
muafiyetten faydalanamayan kişi, kurum ve kuruluşlara belli bir para karşılığı
veya karşılıksız olarak ödünç verilmesi, teminat olarak gösterilmesi,
kiralanması, devredilmesi, satılması veya muafiyet amacı dışında kullanılması
mümkün bulunmamaktadır. Kanunun bazı maddeleri kapsamında ithal edilen
eşyalarla ilgili muafiyetin devamı için gerekli olan süreler ayrıca tespit
edilmiştir.
Bu eşyalar, muafiyet amacına uygun kullanılmak ve
gümrük idaresinden izin alınmak kaydıyla, gümrük vergileri aranmaksızın
muafiyet hakkına sahip başka bir kişi, kurum veya kuruluşa ödünç verilebilir,
kiralanabilir, devredilebilir veya satılabilir.
Belirtilen hükümler çerçevesinde muaf olarak serbest
dolaşıma sokulan eşya ile ilgili muafiyet koşullarının kaybedilmesi veya başka
amaçlarla kullanılmasının talep edilmesi halinde gümrük idaresine bildirimde
bulunulması gerekmektedir.
Muafiyet kapsamında işlem gören Kanunun 167/5-a, b, c,
d, g ile 167/8-a maddelerindeki muafiyetlerde 1 yıl; 167/12-a maddesi kapsamındaki
muafiyette ise 3 yıl geçmeden eşya üzerinde tasarrufta bulunma imkanı
bulunmamaktadır.
Malul ve sakatlar tarafından muaf olarak ithal edilen
taşıtlar ise, fiili ithal tarihinden itibaren 3 yıl içinde geçmedikçe başka bir
malul ve sakat olan bir kişiye; 10 yıl geçmedikçe malul ve sakat olmayan
kişilere gümrük vergileri tahsil edilmeden satışı, hibesi veya devri
yapılamamaktadır. Malul ve sakatlara 3 yıl geçtikten sonra yapılan satış ve
devirler ile 10 yıl sonrasındaki satış veya devirlerde gümrük vergileri
aranmamaktadır.
Ulaştırmacılık muafiyeti kapsamında muaf olarak
serbest dolaşıma sokulan yakıtlar, içerisinde ithal edildikleri ulaşım
araçlarından başka bir araçta kullanılamamakta, ulaşım aracı için gerekli olan
tamir süresi haricinde söz konusu ulaşım aracından çıkarılamamakta,
depolanamamakta, satılamamakta ve devredilememektedir.
Muafiyete ilişkin yukarıda belirtilen şartlara
uyulmaması halinde gümrük yükümlülüğü doğmakta, eşyanın gümrük vergileri
Kanunun 181 ila 194. maddelerindeki esaslara göre tahsil edilmesi
gerekmektedir.
Muafiyetin devamı için gerekli olan süreler
beklenmeden eşya üzerinde tasarrufta bulunulması sonucunda gümrük vergileri
açısından yükümlülüğün doğmasının yanı sıra Kanunun 234. maddesinde bulunan
idari para cezaları ile beraber, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda
sayılı fiiller çerçevesinde işlem yapılması gerekmektedir.
2.2.5.
Gümrük Kanunu'nda Bulunan Diğer Muafiyetler
Gümrük Kanununda yukarıda belirtilen şartlı muafiyet
düzenlemeleri ile tez konumuzun esasını teşkil eden ve özellik gösteren
faaliyetler başlığı altında düzenlenmiş bulunan muafiyet ve istisna
uygulamaları dışında muafiyet uygulanması hüküm altına alınan başka
düzenlemeler de bulunmaktadır. Bunlar geri gelen eşya uygulamaları ile deniz
balıkçılığı ürünleri ve denizden çıkarılan diğer ürünlerle ilgili
muafiyetlerdir (G.K. m.168, G.K. m.171).
2.2.5.1.
Geri Gelen Eşya Muafiyeti
Türkiye'de serbest dolaşımda bulunan eşyalar, çeşitli
sebeplerle yurt dışına kesin olarak ihraç edildikten sonra 3 yıl içinde yeniden
serbest dolaşıma girmesi halinde ithalat vergilerinden muaf tutulmuştur.
Aynı şekilde gümrük birliği tesis etmiş olduğumuz
ülkelere ihraç edildikten sonra 3 yıl içinde ülkemize gelen eşyalar da muafiyet
kapsamındadır.
Bu kapsamda muafiyete tabi olacak eşyanın ticari
mahiyet taşıyıp taşımadığı önemli olmayıp, muafiyet şartları aşağıda
belirtilmiştir:
a) Geri gelen eşya yurt dışına gittiği şekliyle geri
gelmeli yani ayniyeti değişmemelidir. Eşya, yurt dışında sadece görünüşü ile
ilgili bakımın sürdürülmesi için gerekli işleme tabi tutulabilir,
b) Muafiyet beyan sahibi tarafından talep edilmelidir,
c) İhracı aşamasında, bir dış ticaret önlemine tabi
olmamalıdır,
d) Eşyanın yurt dışında bakım veya kontrol işlemine
tabi tutulması sonucunda bünyesi ve niteliği değişmiş ise serbest dolaşıma
giriş aşamasında vergileri tahsil edilmektedir.
2.2.5.2.
Deniz Mahsulleri ile İlgili Muafiyet
Türk bandıralı gemilerin, başka ülkelerin kara
sularından çıkartmış oldukları deniz balıkçılığı ürünleri ve diğer deniz
ürünleri ile Türk bandırasını taşıyan fabrika gemilerde başka ülkelerin
karasularından çıkarılmış bulunan ürünlerden elde edilen ürünler de ithalat
vergilerinden muaf tutulmuştur. Bu kapsamdaki muafiyetin şartı ise Türk
bandırasını taşıyan gemi ve fabrika gemilerin aynı zamanda Türkiye'de kayıtlı
ve tescilli bulunmalarıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
DİĞER
MEVZUATTA DÜZENLENMİŞ OLAN GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN İNCELENMESİ
Esas itibariyle Gümrük Kanunu'nun dışında birçok
kanunda, ithalatta gümrük muafiyeti sonucunu doğuran düzenlemeler
bulunmaktadır. Bu düzenlemeler daha çok ekonomik amaçlar taşıyan, diğer bir
deyişle uluslar arası dolaşıma ticari sebeplerle konu olan eşyaya yönelik olup,
bu muafiyetler tez konumuzun dışında tutulduğundan, tez konumuzun ana
ekseninden çıkılmaması açısından, sadece genel hatlarıyla açıklanarak
değerlendirmelerimizin dışında tutulacaktır. Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde
düzenlenmiş olan muafiyet ve istisnalara konu olan eşyalar ise aynı zamanda
ithalatta tahsil edilen, gümrük vergisi dışındaki KDV ve ÖTV'nin konusunu
teşkil etmeleri nedeniyle, bu vergilerden de istisna edilip edilmedikleri,
ayrıntılı olarak açıklanarak değerlendirilecektir. Öte yandan ithalatta tahsil
edilen vergilerle ilgili vergi kanunları dışında, gümrük muafiyetlerine ilişkin
düzenlemeler, ekonomik, sosyal ve askeri amaçlar ile uluslararası ilişkiler
münasebetiyle yapılmış aşağıda sıralanan düzenlemeler bulunmaktadır:
1) 3283 sayılı Bazı Kanunlarla Tanınmış Olan Gümrük
Muafiyetlerinin Kaldırılması Hakkında Kanunla, Bakanlar Kurulu'na verilen yetki
uyarınca düzenlenen gümrük muafiyetleri,
2) 2581 sayılı Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi
ve Gemi İnşa Tesislerinin Teşviki Hakkında Kanun kapsamındaki gümrük
muafiyetleri,
3) 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli
İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamında düzenlenen gümrük muafiyetleri,
4) 261 sayılı İhracatı Geliştirmek Amacı ile
Vergilerle İlgili Olarak Hükümetçe Alınacak Tedbirlere Dair Kanunla düzenlenen
gümrük muafiyetleri,
5) 464 sayılı Gümrük giris Tarife Cetveli Hakkında
Kanunla verilen yetki uyarınca düzenlenen gümrük muafiyetleri,
6) 933 sayılı Kalkınma Planının Uygulanması Esaslarına
Dair Kanun uyarınca düzenlenen gümrük muafiyetleri,
7) 6375 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan,
Kuzey Atlantik Antlaşmasına Taraf Devletlerarasında, Kuvvetlerinin Statüsüne
dair Sözleşme kapsamındaki gümrük muafiyetleri,
8) 5303 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan
Türkiye Cumhuriyeti ile AB arasındaki "Çerçeve Anlaşma" ile düzenlenen gümrük
muafiyetleri,
9) 3835 sayılı Ah ıska Türklerinin Türkiye'ye Kabulü
ve İskanına Dair Kanunla tanınan muafiyetler.
İthalatta tahsil edilen KDV ve ÖTV açısından gümrük
muafiyetleri incelendikten sonra, yukarıda belirtilen diğer kanunlardan teşvik
amaçlı olanları (933 sayılı, 464 sayılı ve 261 sayılı Kanunlar) ile İthalat
Rejim Kararına ekli listelerde, Bakanlar Kurulu'nun 464 sayılı ve diğer yetki
veren kanunlar çerçevesinde, eşya bazında belirlediği gümrük muafiyetleri
kapsam dışında tutulduğundan incelenmeyecek, diğerlerine de genel olarak
değinilecektir.
3.1. İTHALATTA TAHSİL EDİLEN DİĞER VERGİLER AÇISINDAN
GÜMRÜK MUAFİYETLERİ
Gümrük vergileri tanımının, ithalatta tahsil edilen
tüm vergi ve mali yükümlülükleri de kapsadığı yukarda belirtilmişti. Bu
nedenle, mutlak olarak ithalatta gümrük muafiyetlerinden bahsedilebilmesi için
gümrük kanununda tanımlanan muafiyetlerin, ithalatta tahsil edilen diğer
vergiler açısından durumunun tespitine ihtiyaç vardır. Gümrük Vergisi dışında,
konusu ithalat olan diğer vergiler KDV ve ÖTV olup, bu vergilerle ilgili gümrük
muafiyetleri öncelikle incelenecek, KKDF, TKF, Damping Vergisi ve Telafi Edici
Verginin konusunun ticari eşyalar olması nedeniyle, bunlarla ilgili muafiyetler
de incelemelerimiz dışında tutulacaktır.
Önceki bölümde de açıklandığı üzere katma değer
vergisi, gümrük vergileri tanımı içinde yer alan ithalat vergilerinden olup,
3065 sayılı KDV Kanunu'nun[96] 1.
maddesinde sayılan hizmet ve mal teslimler ile her türlü mal ve hizmet
ithalatı, katma değer vergisinin konusunu oluşturmaktadır. Mal teslimi ve
hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanlar; ithalatta mal ve hizmet ithal
edenler; verginin mükellefidir. İthalatta vergiyi doğuran olay ise Gümrük
Kanunu'na göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük
vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili ile
gerçeklemektedir.
3.1.1. KDV
Kanunu'nda Düzenlenmiş Olan İthalatta Gümrük Muafiyetleri
KDV Kanunu'nda istisnalar başlığı altında düzenlenmiş
bulunan istisnalar aşağıda sıralanmıştır:
1) İhracat istisnası,
2) Araçlar, petrol aramaları ve teşvik belgeli
yatırımlarda istisna,
3) Taşımacılık istisnası,
4) Diplomatik istisnalar,
5) İthalat istisnası,
6) Sosyal ve askerî amaçlı istisnalarla, diğer
istisnalar,
KDV Kanunu'nda düzenlenmiş bulunan istisnalardan,
ihracat istisnası, araçlar istisnası, petrol aramaları ve teşvik belgeli
yatırımlarda istisna, taşımacılık istisnası ve bazı ithalat istisnaları
ekonomik amaçlı, diğer istisnalar ise daha çok sosyal amaçlıdır.
Diğer taraftan, her ne kadar ithalat istisnası
başlığıyla ayrı bir alt düzenleme bulunmakta ise de, bu düzenlemelerden ihracat
istisnalarına ilişkin düzenlemeler hariç diğer tüm istisnalar, 16. maddedeki
ithalat istisnası başlığı altında bulunan "bu Kanuna göre teslimleri vergiden
istisna edilen mal ve hizmetlerin ithali vergiden müstesnadır" hükmü gereğince,
aynı zamanda, katma değer vergisinin ithalatta istisna uygulamaları olarak
karşımıza çıkmaktadır.
Ayrıca, Gümrük Kanunu'nda ticari olmayan eşya ile
ilgili muafiyetler Kanunun 167. maddesinde düzenlenmiş olmasına karşın, Katma
Değer Vergisi Kanunu'nda özellikle ticari olmayan eşya ithalatı ile ilgili özel
bir madde bulunmamakta, gümrük vergisinden muaf tutulan eşya ile ilgili gümrük
Kanununun ilgili maddelerine atıf yapılmaktadır. Gümrük vergisinden muaf olan
bir eşyanın katma değer vergisinden muaf olup olmadığı ise ancak alt başlık
düzeyinde inceleme yapılarak anlaşılabilmektedir.
KDV Kanunu'nda yer alan teslimleri istisna edilmiş mal
ve hizmetler, aynı zamanda ithalatta da istisna kapsamında olduğundan
teslimleri istisna kapsamında olan mal ve hizmetler ithalat istisnası başlığı
altında bütün olarak ele alınacaktır.
3.1.1.1. KDV'de
Teslimleri İstisna Edilmiş Eşya ile İlgili İthalat İstisnaları
KDV Kanunu'na göre; teslimleri vergiden istisna edilen
mal ve hizmetlerin ithali de vergiden istisnadır (KDV Kanunu, m. 14). Bu hükme
istinaden, ülke içinde KDV'den istisna edilmiş mal ve hizmetlerin ithali de
istisna kapsamında olup, kanun koyucu teslimleri istisna edilen eşyaların
ithalatında, farklı bir uygulama öngörmemektedir. Teslimleri istisna kapsamında
bulunan mal ve hizmetler ise aşağıda açıklanmaktadır.
3.1.1.1.1.
Araçlar, Petrol Aramaları ve Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna
KDV Kanunu'nun 13. maddesinde araçlar, kıymetli maden
ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna
olmak üzere dört ayrı istisna konusu bulunmaktadır.
3.1.1.1.1.1.
Araçlar İstisnası
Araçlarla ilgili olarak, KDV Kanunu'nda sayılmış
bulunan bazı faaliyetler KDV'den istisna tutulmuştur. Bu faaliyetler sadece
deniz, hava, demiryolu taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçları ile ilgili
olup faaliyetleri kısmen veya tamamen belirtilen evsaftaki taşıma araçlarının
kiralanması, işletilmesi olan mükelleflere;
a) Belirtilen amaçlarla yukarda belirtilen araç
teslimleri,
b) Bu araçların üretimi ve inşası ile ilgili olarak
yapılan teslim ve hizmetler,
c) Bu araçların tadili, onarım ve bakımı şeklinde
ortaya çıkan hizmetler KDV'den istisnadır.
Belirtilen araçlardan, deniz ve hava taşıma araçları
için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler de aynı şekilde vergiden
muaf tutulmuştur.
Ayrıca, 4760 sayılı ÖTV Kanunu'na ekli (II) sayılı
listede yer alan araçların, Başbakanlık merkez teşkilatına teslimi de, vergiden
istisnadır.
Teslimleri vergiden istisna edilmiş mal ve hizmetlerin
ithalatının da vergiden istisna edilmiş olması nedeniyle demiryolu, deniz, hava
araçları ile yüzer tesis ve araçlarının üretimi ve inşaası ile ilgili ithalatlar
ile Başbakanlık merkez teşkilatına teslimi istisna edilen araçların ithali de
KDV'den istisnadır.
3.1.1.1.1.2.
Petrol Arama Faaliyetleri ile İlgili İstisnalar
6326 sayılı Petrol Kanunu'na[97] göre
yapılan petrol arama faaliyetlerinde kullanılmak üzere, bu faaliyetleri
yürütenlere yapılan hizmetler ve mal teslimleri KDV istisnası kapsamındadır. Bu
kapsamda yapılacak faaliyetler ve buna ilişkin ithalatta gümrük muafiyetleri, "Petrol
Kanunu Kapsamındaki Muafiyetler" başlığıyla sonraki kısımlarda açıklanacaktır.
3.1.1.1.1.3.
Yatırımlarda KDV İstisnası
2006/10921 sayılı BKK kararı ekinde yer alan "Yatırımlarda
Devlet Yardımları Hakkında Karar[98]
içinde yer alan usullere göre yapılacak olan yatırım teşvik belgesi
kapsamındaki makine ve teçhizat teslimleri, KDV'den istisnadır. Belirtildiği
şekilde yatırım teşvik belgesinde belirtilmiş olan makine ve teçhizatın ithali
de KDV'den istisna olacaktır.
Yatırım teşvik belgeli yatırımlarda kullanılmak üzere,
yurt dışından ithal edilecek makine ve teçhizat, gümrük vergisinden de muaftır.
Bu muafiyetin yasal dayanağı ise, 4458 sayılı Gümrük Kanunu değil, Yüksek
Planlama Kurulu'nun 9.8.2006 tarihli ve 2006/52 sayılı Raporu, 14.5.1964
tarihli ve 474 sayılı Kanunun değişik 2; 28.7.1967 tarihli ve 933 sayılı
Kanunun 3/c 20.6.2001 tarihli ve 4684 sayılı Kanunun geçici 3'üncü, 29.6.2001
tarihli ve 4703 sayılı Kanunun 5. maddeleri ile 2.2.1984 tarihli ve 2976 sayılı
Kanununda tanınan yetkiye istinaden çıkarılan yukarda belirtilen Bakanlar
Kurulu Kararıdır.
3.1.1.1.1.4.
Maden Aramalarında İstisna
Altın, gümüş, platin arama, işletme, zenginleştirme,
rafinaj gibi faaliyetlerle ilgili olmak üzere bu faaliyeti yürütenlere yapılan
teslim ve hizmetler vergiden istisnadır. Ayrıca, ilgili kanun hükümlerine göre
boru hattıyla taşımacılık yapanlara bu hatların inşa ve modernizasyonuna
ilişkin yapılan teslim ve hizmetler ile bunların ithali vergi dışıdır.[99]
3.1.1.1.1.5.
Liman ve Hava Meydanı İnşaatı ve Bağlantı Yolları ile İlgili İstisna
Bu kapsamdaki istisnanın konusu, limanlara bağlantı
yolu yapımı dolayısıyla yapılacak teslim ve hizmetlerdir.
Limanlara bağlantı yolu sağlayan demiryolu hatları,
limanlar ve hava meydanlarının inşası, yenilenmesi ve genişletilmesi işlerini
fiilen kendisi yapan veya yaptıran mükellefler ile genel bütçeli idarelere bu işlere
ilişkin olarak yapılan mal teslimleri ve inşaat taahhüt işleri vergiden
istisnadır.[100]
3.1.1.1.2.
Diplomatik İstisnalar
KDV'de diplomatik istisna aşağıda belirtilen kurum
kuruluşlar ile kişileri kapsamaktadır. Bunlar;
a) Yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik
temsilcilikleri, konsoloslukları ile bu kurumların diplomatik haklara sahip
mensupları,
b) Uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti
tanınan uluslararası kuruluşlar ve bunların mensupları.
Yukarda belirtilenlere Türkiye'de yapılacak mal
teslimi ve hizmetler karşılıklı olmak koşuluyla KDV'den istisna tutulmuştur.
Söz konusu istisna ile ilgili usul ve esaslar, KDV
Kanununun 15/2 maddesi gereğince Maliye Bakanlığı'na verilen yetkiye istinaden
çıkarılan 60 ve 67 no'lu KDV Genel Tebliğleri ile 113[101] no'lu
KDV Genel Tebliği ile belirlenmiştir. Buna göre, diplomatik istisnalardan,
uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslar arası
kuruluşlar, karşılıklı olmak kaydı ile yabancı devletlerin Türkiye'deki
diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik statüyü haiz
bulunan diplomasi memurları konsolosluklarda görevli misyon şefleri, meslek
mensubu konsolosluk memurları, idari ve teknik personel de faydalanabilmededir.
103 no'lu Tebliğle yapılan düzenlemeye göre yukarıda
belirtilen diplomatik muafiyet kapsamında bulunanlara yapılan ve bedeli KDV
dahil en az 50 TL olan (elektrik, su ve telekomünikasyon harcamalarında 50 TL
şartı aranmaz) teslim ve hizmetler KDV'den istisnadır. İthalatta ise Gümrük
Kanunu'nun 167/2 maddesine göre gümrük muafiyeti bulunduğundan ithal edilecek
eşya ile alakalı kıymet olarak herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.
Diplomatik istisna uygulanacak ülkeler ile istisna
kapsamına girecek mal ve hizmetler Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken
belirlenmekte ve Dışişleri Bakanlığı'nca temsilciliklere istisnadan
faydalanabilecekleri mal ve hizmetleri gösteren belge verilmektedir.[102]
3.1.1.1.3.
Sosyal ve Askerî Amaçlı İstisnalarla Diğer İstisnalar
KDV Kanunu'nun 17. maddesindeki istisnalar taşıdıkları
amaç bakımından istisna kapsamında bulunan istisnalar olup, burada düzenlenmiş
olan istisnalar, sosyal ve askerî amaçlı istisnalarla, diğer istisnalar olarak
iki ye ayrılmıştır. Burada düzenlenen istisnalar aşağıda sıralanmaktadır:
a) Kültür ve eğitim amaçlı istisnalar,
b) Sosyal amaçlı istisnalar,
c) Askerî amaçlı istisnalar,
d) Diğer İstisnalar.
3.1.1.1.3.1.
Kültür ve Eğitim Amaçlı İstisnalar
Bu madde kapsamında kültür ve eğitim amaçlı
istisnalardan yararlanabilecek kurum ve kuruluşlar şunlardır:
- Genel ve katma bütçeli daireler,
- İl özel idareleri,
- Belediyeler,
- Köyler,
- Yukarda sayılanların teşkil ettikleri birlikler,
- Üniversiteler,
- Döner sermayeli kuruluşlar,
- Kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
- Siyasi partiler,
- Sendikalar,
- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve
yardım sandıkları,
- Kamu menfaatine yararlı dernekler, -Tarımsal amaçlı
kooperatifler,
- Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar.
Bu kurum ve kuruluşların ilim, fen ve güzel sanatları,
tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetler
ile tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile
spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim
faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetler vergiden istisnadır (KDV Kanunu,
m.17/1).
3.1.1.1.3.2.
Sosyal Amaçlı İstisnalar
Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların hastane,
nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ
nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile
veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuarları gibi
kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve sakat bakım ve
huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri işletmek
veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve
hizmetler KDV Kanunu 17/2a maddesi uyarınca vergiden istisnadır.
Yine yukarda sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz
olarak yapılan mal teslimi ve hizmet ifaları ile fakirlere yardım amacıyla gıda
bankacılığı faaliyetinde bulanan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı'nca
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda maddelerinin teslimi
vergi dışında bırakılmıştır.
Bu kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak gönderilen
malların bu kuruluşlar tarafından ithali KDV Kanunu 16/1 a ve 17/2b maddeleri
hükümleri gereğince katma değer vergisinden istisnadır.[103]
Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları
için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları,
KDV Kanunu'na 5378 sayılı Kanunla[104]
eklenen 17/4-s maddesi gereğince vergiden istisna edilmiştir
KDV Kanunu uyarınca diğer istisnalar başlığı altında
bulunan, özürlülerle ilgili istisna konusundaki usul ve esaslar, 110 no'lu KDV
Genel Tebliği[105] ile düzenlenmiştir. Buna
göre, özürlülerin eğitimleri, meslekleri günlük yaşamlarında kullanmaları için
özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç (örneğin görme özürlülerin
kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye; ortopedik özürlülerin
kullandıkları tekerlekli sandalye, ortez-protez gibi cihaz ve araçlar) ile özel
bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilmektedir. Özürlülerle
ilgili ithalatta gümrük muafiyetinden farklı olarak, binek otomobili ve diğer
nakil vasıtaları ise sözü edilen "araç - gereç" kapsamında sayılmamaktadır.
Buradaki istisna uygulamasında özellik arzeden diğer
bir husus da KDV Kanunu'nun 17/4-s maddesi kapsamındaki işlemler dolayısıyla
yüklenilen verginin, belli durumlarda indirim ve iade konusu yapılabilmesidir.
Buna göre, istisna kapsamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler
mükellefler tarafından indirim konusu yapılabilmekte, indirim yoluyla telafi
edilememeleri halinde ise iade edilmektedir.
3.1.1.1.3.3.
Askeri Amaç Taşıyan İstisnalar
Askeri fabrika, tersane ve atölyelerin kuruluş
amaçlarına uygun olarak yaptıkları teslim ve hizmetler ile bunlar tarafından
yapılacak bu kapsamdaki ithalatta da vergi istisnası söz konusudur (KDV Kanunu,
m. 17/3).
Ayrıca, KDV Kanunu 13-f maddesi gereğince Milli
Savunma Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Savunma Sanayi Müsteşarlığı,
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gümrük
Muhafaza Genel Müdürlüğü'ne, milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için uçak
helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, roket, füze, silah, mühimmat,
teçhizat ve sistemleri, bunların araştırma geliştirme yazılım üretim montaj,
yedek parça bakım onarım ve modernizasyonuna ilişkin olarak yapılan teslim ve
hizmetler bu teslimleri gerçekleştirenlere bu kapsamda yapılacak olan, miktarı
ve nitelikleri bu kuruluşlarca onaylanan teslim ve hizmetler vergiden
istisnadır.[106] Bunların ithali de, KDV
Kanunu 16/1-a maddesi gereğince KDV'den istisnadır. Söz konusu istisna, her ne
kadar 13. maddede iç güvenlik ve milli savunma amaçlı istisnalar olarak
düzenlenmiş ise de, istisnaya konu olan eşyaların, genel olarak niteliğine
bakıldığında, bu istisnanın askeri amaçlı olduğunu söylemek yanlış
olmayacaktır.
3.1.1.1.3.4.
Diğer İstisnalar
KDV Kanunu'nda diğer istisnalar başlığı altında birden
çok istisna konusu bulunmaktadır. Bunlardan, yalnızca ithalatta sıklıkla
karşılaşılan istisnalar sıralanacak olup diğerleri hakkında açıklama
yapılmayacaktır. Bu istisnaları aşağıdaki biçimde gruplandırmak mümkündür.
- Darphane ve Damga Matbaası tarafından yapılan teslim
ve hizmetler ve Darphane ve Damga Matbaası tarafından yapılan ithalat KDV'den
istisna edilmiştir.
- Külçe altın, dore külçe altın, külçe gümüş, döviz,
para, damga pulu, harç pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, tahvil ile metal,
plastik, kâğıt, cam hurda ve atıklarının teslimi vergi dışında bırakılmıştır.
KDV Kanunu'nun 16/1-a maddesi gereğince bunların ithali de KDV'den istisnadır.
- Gümüş, döviz, para, damga pulu, harç pulu, değerli
kâğıtlar, taşıt pulu, hisse senedi ve tahvil teslimleri ile bunların ithali KDV'den
istisnadır.
- Serbest bölgelerde verilen hizmetler ile gümrük
antrepoları, geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği
gümrüklü sahalarda; ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit
rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal
hizmetleri ile vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo
ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması da vergiden istisnadır.
3.1.1.2.
Gümrük Kanununda Düzenlenmiş Olan Muafiyet Kapsamı Eşya ile İlgili KDV'de
İthalat İstisnaları
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde
tanımlanmış bulunan muafiyetlerden [(5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7)
numaralı fıkrası hariç], geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri
gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna
olan eşyanın ithali vergi dışında bırakılmıştır (KDV Kanunu m.16/b).
Muafiyetle ilgili yasal dayanağı Gümrük Kanunu olan
bir eşyanın ithalinde, KDV istisnası bulunup bulunmadığının tespiti için,
öncelikle Gümrük Kanunu'ndaki muafiyetin hangi maddeye dayandığının tespiti
gerekmektedir. Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlenmiş olan
muafiyetlerden aşağıda belirtilenler KDV'den istisna değildir:
a) Yerleşim yerini Türkiye Gümrük Bölgesine nakleden
gerçek kişilere ait kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtaları
muafiyeti kapsamındaki araçlar,
b) Kamu yararına faaliyetlerde bulunulmak amacıyla
serbest dolaşıma sokulan malzeme ve eşya muafiyeti kapsamındaki:
- Eğitim, bilim ve kültürel amaçlı eşya ile bilimsel
alet ve cihazlar,
- Tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına mahsus
alet ve cihazlar,
- Bilimsel araştırma amacına yönelik hayvanlar ile
biyolojik veya kimyasal maddeler,
- İnsan kaynaklı tedavi edici maddeler ile kan
gruplama ve doku tipi ayırma belirteçleri,
- İlaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrolü amacına
yönelik maddeler,
- Ulusal araştırma geliştirme kurumları tarafından
yürütülen veya desteklenen araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak
üzere ithal edilen eşyalar.
- 2009/15481 sayılı BKK'nın 68. maddesinde "Genel
Amaçlarla İthal Edilecek Eşya" başlığı altında düzenlenen eşyalar,
Gümrük Kanunu 167/7 maddesinde yer alan eşyaların KDV'den
istisna olabilmesi için ise hibe olarak getirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde
bedelsiz (hibe) olarak getirilecek eşyaların ithaline ilişkin usul ve esaslar 3
seri no'lu Muafiyetler Genel Tebliği[107] ile
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 2009/31 sayılı Genelgesinde düzenlenmiştir.
Gümrük Kanunu 167/7 maddesi ile 15481 sayılı BKK'nın 68. çerçevesinde yapılacak
ithalata konu eşyanın, KDV'den istisna olabilmesi için yukarıda belirtilen
Genelgede belirtildiği şekilde, gümrük idaresine eşyaların yurt dışından hibe
olarak getirildiğini gösteren, hibe belgesinin ibrazı gerekmektedir.
Gümrük Kanunu'nun 167. maddesi dışında, yukarıda genel
olarak açıklanmış bulunan, ekonomik etkili şartlı muafiyet düzenlemesi
kapsamındaki geçici ithalat rejimi çerçevesinde getirilecek eşyalar, ekonomik
etkili gümrük rejimlerinden olan hariçte işleme rejimi çerçevesinde getirilecek
eşyalar, yine yukarda açıklanmış bulunan geri gelen eşya hükümlerine göre
getirilen eşyalar, vergi dışında bırakılmıştır. Ancak, geri gelen eşyanın
dışarıda işleme tabi tutulması veya eşyada asli bir değişiklik yapılması
halinde eşyaya yapılan işçilik masrafı ile eşyanın kazandığı değer farkı
istisnaya dahil olmamakta, bu değerler üzerinden hem gelir vergisi, hem de KDV'nin
alınması gerekmektedir.
Gümrük Kanunu'nda yer alan transit ve gümrük antrepo
rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı mallar
da vergi dışındadır. Ancak, Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki eşyalarla ilgili
istisna hükmü bulunmamaktadır.
3.1.1.3. KDV
Kanunu'nda Diğer İstisnalar
İthalata yönelik olarak düzenlenen istisnaların
dışında ayrıca, transit taşımacılık ve ihracat istinası da bulunmaktadır.
Bunlar ithalatla ilişkili olmadığından açıklama ve değerlendirmelerimiz dışında
tutulmuştur.
3.1.1.4.
İstisnadan Vazgeçme ve İstisnaların Sınırı
Vergiden istisna edilen işlemleri yapanlar, ilgili
vergi dairesine yazılı olarak müracaatta bulunarak bu işlemleri dolayısıyla
vergiye tabi tutulmalarını talep edebilirler.
Açık bir hüküm bulunmamakla beraber hüküm altına
alınan diğer şartlar dahilinde istisnadan vazgeçme hükmü, ithalatta uygulanan
KDV açısından da geçerli olması gerekir
KDV istisnaları kapsamında en önemli nokta, diğer
kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin, bu vergi bakımından
geçersiz olmasıdır. Katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler ancak
KDV Kanunu'na hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle
düzenlendiğinden, diğer kanunlarda KDV'den istisna olduğu açıkça belirtilmiş
olsa dahi KDV'den istisna olması mümkün bulunmamaktadır. Bununla ilgili tek
istisna uluslararası anlaşmalarla hüküm altına alınan istisnalardır (KDV Kanunu
m. 19/2). Buna örnek olarak AB Çerçeve Anlaşması kapsamındaki eşyalarla ilgili
teslimler örnek olarak gösterilebilir. AB Çerçeve Anlaşması kapsamındaki gümrük
muafiyetleri konusu sonraki kısımlarda açıklanacaktır.
3.1.2. ÖTV'de
Düzenlenmiş Olan Gümrük Muafiyetleri
3.1.2.1.
Genel Olarak ÖTV
4760 sayılı ÖTV Kanunu'nun[108] 1.
maddesinde, bu verginin konusunun ne olacağı belirtilmiştir. ÖTV'nin konusu
Kanuna ekli listelerde bulunan eşya olup, Kanuna ekli listelerde bulunan
eşyalardan;
I sayılı listedeki malların ithalatçıları veya
rafineriler dahil imal edenler tarafından teslimi,
II sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile[109]
tabi olanların ilk iktisabı[110],
II sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi
olmayanlar ile III ve IV sayılı listelerdeki malların ithalatı veya imal ya da
inşa edenler tarafından teslimi,
I, III ve IV sayılı listelerdeki mallar ile II sayılı
listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanların ÖTV uygulanmadan önce
müzayede yoluyla satışı,
Bir defaya mahsus olarak vergiye tabidir.
I sayılı liste, akaryakıt çeşitleri ve diğer petrol
türevleri olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. II sayılı listede muhtelif
taşıtlar bulunmakta, III sayılı liste ise, ilki tütün ve tütün mamulleri,
ikincisi alkollü içkiler olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. IV sayılı liste
ise muhtelif cins ve nitelikteki eşyalardan oluşmaktadır.
ÖTV'nin mükellefi; I, III ve IV sayılı listelerdeki
mallar ile II sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olmayanları
imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını
gerçekleştirenler; II sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanlar
için; motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya
müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerdir.
ÖTV'de vergiyi doğuran olay; İthalatta, 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'na göre gümrük yükümlülüğünün doğması, ithalat vergilerine tabi
olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescilidir.
3.1.2.2. ÖTV'de
İthalat İstisnaları
ÖTV Kanunu'ndaki istisna düzenlemeleri, özellikle
Gümrük Kanunu'ndaki muafiyetler açısından KDV Kanunu'nu ile paralel hükümler
içermekle beraber, ayrı istisna konuları da bulunmaktadır. ÖTV Kanunu'ndaki
istisna konuları ihracat istisnaları, diplomatik istisnalar, diğer istisnalar
olamak üzere üç başlık altında düzenlenmiştir. Diğer istisnalar başlığında
farklı içerikte yedi alt düzenleme mevcuttur. Bu istisnalardan ithalatla ilgili
olanlar aşağıda açıklanmaktadır.
3.1.2.2.1.
Diplomatik İstisnalar
ÖTV'de diplomatik istisnaya I, II, III sayılı
listedeki eşyalar konu olabilir. Ayrıca, Gümrük Vergisi ve KDV'de olduğu gibi
burada da karşılklı olması esastır.
Kanuna ekli I, II ve III sayılı listelerde yer alan
malların; ilk iktisabı, ithali veya bunlara teslimi vergiden müstesnadır.
Diplomatik istisnadan aşağıda belirtilen kişi ve kuruluşlar faydalanabilir:
- Yabancı devletlerin Türkiye'deki diplomatik
temsilcilikleri ve konsoloslukları,
- Uluslararası anlaşmalarla vergi muafiyeti tanınan
uluslararası kuruluşlar,
- Yukarda sayılanların diplomatik haklara sahip
mensupları.
Diplomatik istisna kapsamındaki eşyalar, istisnadan
faydalananlar tarafından sadece kendi ihtiyaçları için kullanılmalıdır.
3.1.2.2.2.
Diğer İstisnalar
ÖTV Kanunu'nda diğer istisnalar kanunun 7. maddesinde
bulunmaktadır. Bu madde kapsamında yedi düzenleme bulunmakta olup ithalatla
ilgili olmayanlara çalışmamızda yer verilmeyecektir.
3.1.2.2.2.1.
Askeri Amaçlı İstisnalar
IV sayılı listedeki 93.02.00 ve 93.03 tarife pozisyonunda
yer alan sırasıyla tabanca ve diğer ataşli silahların Milli Savunma Bakanlığı,
Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Milli İstihbarat
Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü'ne
teslimi veya bunlar tarafından ithali ÖTV'den istisnadır. Ateşli silahlarla
ilgili muafiyet hem teslim hem de ithalat için sözkonusudur.
3.1.2.2.2.2.
Özürlülerle İlgili İstisnalar
ÖTV Kanunu'nda özürlülerle ilgili olan istisnalardan
birincisi, özürlüler tarafından bizzat kullanılacak özellikleri belirtilen
taşıtlarla ilgili, ikincisi de sakatlık derecesi çok yüksek olan bizzat araç
kullanma yeteneği bulunmayanların taşınması amacıyla edinilecek olan taşıtlarla
ilgilidir. Diğer istisnalar başlıklı 7. maddenin 2. fıkrasında bulunan bu
düzenlemeye göre; II sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi taşıtların
ilk iktisabı ÖTV'den istisnadır.
- Sakatlık derecesi %90 veya daha fazla olan malûl ve
engelliler tarafından istisna kapsamında edinilebilen taşıtlar aşağıda
gösterilmiştir:
a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm3'ü aşanlar
hariç) G.T.İ.P'de yer alan taşıtlar,
b) 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm3'ü aşanlar
hariç) G.T.İ.P'de yer alan taşıtlar,
c) 87.11
G.T.İ.P'de yer alan taşıtlar.
-Bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket
ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engellilerin istisna kapsamında
edinebilecekleri taşıtlar aşağıda gösterilmiştir:
a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm3'ü aşanlar
hariç), G.T.İ.P'de yer alan taşıtlar,
b) 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm3'ü aşanlar
hariç) G.T.İ.P'de yer alan taşıtlar,
c) 87.11
G.T.İ.P'de yer alan taşıtlar,
Özürlülerle ilgili bu istisna, ilk iktisap olarak
tanımlanan durumlarda, diğer bir ifade ile ithalat ve yurtiçinden satın
alınacak taşıtlar için söz konusu olmaktadır. ÖTV Kanunu'nun 7/2 maddesinin son
bendine göre, ilk iktisap tarihinden itibaren 5 yıl geçmedikçe aynı şekilde
istisnadan faydalanmak mümkün olamamaktadır. Ayrıca, söz konusu istisnadan
ithalat yolu ile edinilen taşıtta faydalanılması halinde, yurtiçinde ikinci kez
istisna kapsamında taşıt edinmek mümkün değildir.
Ancak, yukarıda belirtilen malûl ve engelliler
tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu
kullanılamaz hale gelmişse, yeniden istisna kapsamında taşıt edinilebilir. Bu
durumda 5 yıllık süre yeniden başlar.
3.1.2.2.2.3.
Türk Haya Kurumu ve Başbakanlık Merkez Teşkilatına Mahsus İstisna
II sayılı listede yer alan uçak ve helikopterlerin
Türk Hava Kurumu tarafından ilk iktisabı ile II sayılı listede yer alan malların,
Başbakanlık merkez teşkilatı tarafından ilk iktisabı ÖTV'den istisnadır.
Başbakanlık merkez teşkilatı için II sayılı listede bulunan tüm eşyalar istisna
kapsamında edinilmesi mümkün iken, Türk Hava Kurumu için bu istisna, sadece
uçak ve helikopter için söz konusudur. Başbakanlığa mahsus istisna da sadece
merkez teşkilatı için geçerlidir.
3.1.2.2.2.4.
Diğer Kamu Kurumlarına Mahsus İstisna
IV sayılı listede yer alan malların genel ve katma
bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve bunların
teşkil ettikleri birliklere bedelsiz teslimi veya bunlar tarafından bedelsiz
olarak ithali vergi dışında bırakılmıştır. Bu madde çerçevesinde gerek
yurtiçinden gerekse yurt dışından edinilecek liste muhteviyatı malların
bedelsiz olması gerekmektedir.
3.1.2.2.2.5.
Gümrük Kanunu'nda Düzenlenmiş Olan Muafiyet Kapsamı Eşya ile İlgili İthalatta
ÖTV İstisnaları
KDV Kanunu'nda olduğu gibi, ÖTV Kanunu'nda da Gümrük
Kanunu'ndaki muafiyet maddelerine atıf yapmak suretiyle istisna düzenlemesi
yapıldığını görmekteyiz. Buna göre ÖTV Kanunu'na ekli listelerden birinde yer
alan eşyanın, Gümrük Kanununda yer alan bazı düzenlemelere konu olması halinde
ÖTV'den istisna edilmiştir (ÖTV Kanunu m. 7/6). Diğer bir ifade ile, ÖTV Kanunu'na
ek listelerde yer alması nedeniyle ÖTV tahsil edilmesi gereken bir eşya aşağıda
belirtilen düzenlemelerden birine konu olması halinde bu hüküm doğrultusunda
istisna uygulanmaktadır. ÖTV'den istisna edilmiş gümrük uygulamaları aşağıdaki
şekilde belirtilebilir:
1) Gümrük Kanununun 167. maddesi,
2) Geçici ithalat rejimi,
3) Hariçte işleme rejimi,
3) Geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri,
4) Transit rejimi,
5) Gümrük antrepo rejimi,
6) Dahilde işleme rejimi,
7) Gümrük kontrolü altında işleme rejimi,
8) Serbest bölge veya geçici depolama yeri
hükümlerinin uygulanması,
Ancak, Gümrük Kanunu'nun muafiyet ve istisnalara
ilişkin 167/5-a fıkrasındaki taşıtlar ile 7. fıkrasındaki, kamu kurum ve
kuruluşları tarafından ithal edilecek eşyalar istisna kapsamında değildir.
Gümrük Kanunu 167/7 maddesi kapsamındaki ithalatların istisna olabilmesi için,
KDV Kanunu'nda ki istisnalar kısmında da belirtildiği gibi hibe belgesi ile
beraber getirilmelidir. 167. maddede düzenlenen diğer tüm konular 7/6 bendine
istinaden ÖTV'den de istisnadır.
3.2. VERGİ KANUNLARI DIŞINDAKİ KANUNLARDA DÜZENLENMİŞ
OLAN GÜMRÜK MUAFİYETLERİ
Her ne kadar, AB ile tesis edilen Gümrük Birliği ve AB
uyum yasaları gereğince, gümrük uygulamalarında muafiyet düzenlemelerinin
918/83 sayılı Topluluk Tüzüğü çerçevesinde olacağı taahhüt edilmiş ise de
ülkemizde ithalatta tahsil edilen dolaylı vergilere ilişkin kanunlardaki gümrük
muafiyetlerinin yanı sıra, halen yürürlükte bulunan diğer birçok kanunla, konu
itibariyle öngörülmüş gümrük muafiyetleri bulunmaktadır. Bu muafiyetlerden iki
tanesi uluslararası anlaşmalarımız çerçevesinde olup, ekonomik amaç
taşımayanlar daha detaylı diğeri genel hatları ile incelenecektir.
3.2.1.
Uluslararası Sözleşmeler Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
3.2.1.1.
6375 Sayılı Kanunla Onaylanan Kuzey Atlantik Antlaşmasına Taraf Devletler
Arasındaki, Kuvvetlerinin Statüsüne Dair Sözleşme Kapsamındaki Gümrük
Muafiyetleri
19 Haziran 1951 tarihinde Londra'da imzalanan, Kuzey
Atlantik Antlaşması'na Taraf Devletlerarasında, Kuvvetlerinin Statüsüne Dair
Sözleşme; 20 Eylül 1951 tarihinde Ottavva'da imzalanan, Kuzey Atlantik
Antlaşması Teşkilatının, Milli Temsilcilerinin ve Milletlerarası Personelin
Statülerine dair Sözleşme; 28 Ağustos 1952 tarihinde Paris'te imzalanan, Kuzey
Atlantik Antlaşması mucibince kurulmuş Milletlerarası Askeri Karargahların
Statüsüne dair Protokol; TBMM tarafından 6375 sayılı Kanun ile kabul edilmiş,
söz konusu yasa da, 8663 sayılı 20.3.1954 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe girmiştir.
6375 sayılı Kanunla kabul edilen üç sözleşmede de
gümrük muafiyetleri konusunda ayrı ayrı düzenlemeler bulunmaktadır.
Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatının, Milli
Temsilcilerin ve Milletlerarası Personelin Statüleri Hakkında Sözleşmenin 1.
maddesi NATO'ya yönelik gümrük muafiyetlerine ilişkin olup, bu maddeye göre,
Teşkilat'ın, onun uluslararası personelinin ve teşkilatın toplantılarına
iştirak eden üye devletler temsilcilerinin yapacakları ithal veya ihraç
işlemlerinde, gümrük vergi ve resimlerinden muafiyet uygulanmakta, ancak bu
muafiyetlere dayanılarak ithal edilmiş eşyaların, ülke içinde hibe veya satış
yoluyla devri mümkün olamamaktadır.
Kuzey Atlantik Antlaşmasına Taraf Devletlerarasında,
Kuvvetlerinin Statüsüne Dair Sözleşmenin, 11. maddesinde gümrük muafiyetleri
düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu maddeye göre, bir kuvvet veya sivil unsur mensubu
ile onların yakınları, sözleşmeyi kabul eden devletin gümrük idarelerinin
uyguladığı kanunlara uymakla yükümlü olup, bu yükümlülük, bir kuvvet veya sivil
unsur mensubunun ve onların yakınlarının; üstlerini, eşyalarını ve nakil
vasıtalarını aramayı dahi kapsamaktadır. Ülkemizde NATO'yla ilgili gümrük
muafiyetlerinin, yasal dayanağı bu maddedir.
11. maddenin 2. maddesi kuvvet veya sivil unsurlara
ait resmi olarak kullanılacak, hizmete mahsus nakil vasıtalarının ithal ve
ihracında uygulanacak gümrük muafiyeti ile ilgilidir. Esasen belirtilen
nitelikteki eşyalar, Türkiye'ye kati olarak değil, geçici olarak girmekte,
hizmet süresinin sonunda tekrar ihraç edilmesi gerekmektedir.
11. maddenin 4. fıkrasına göre, Kuvvete ait teçhizatların,
kuvvet personeli ile sivil unsurları ve yakınlarının tüketimine mahsus makul
miktarlardaki yiyecekler, ikmal maddeleri ile sair eşyalar gümrük vergisinden
muaf olarak ithal edebilmektedir.
11. maddenin 5. fıkrası ise kuvvet veya sivil unsur
mensuplarının kendilerinin veya yakınlarının şahsi eşyaları ile ev eşyalarına
uygulanacak gümrük muafiyeti ile ilgilidir. Bu maddeye göre, kuvvet veya sivil
unsur mensuplarının muafiyetten faydalanabilmeleri için belirtilen eşyaları,
görevlerine ilk gelişlerinde getirmeleri gerekmektedir. Bu eşyalar Türkiye'de
ancak eşyayı getiren kişilerin hizmet süresi kadar kalabilmektedir.
Bir kuvvet veya sivil unsur mensubu, kendisinin veya
yakınlarının kullanımına mahsus olarak motorlu özel nakil vasıtasını 11.
maddenin 6. fıkrasına göre gümrük muafiyeti kapsamında geçici olarak ithal
edebilir.
11. maddeye göre geçici olarak ithal edilmiş eşyalar,
satış veya hibe yoluyla başkalarına devir edilememektedir. Bu şekilde tanınmış
bulunan gümrük muafiyeti, ithalat ve ihracat üzerinden alınan gümrük vergileri
ile bütün diğer resim ve vergileri kapsamaktadır.
Bu kapsamdaki muafiyetler, yine belirtilen sözleşme
uyarınca tesis edilmiş olan ve Gümrük İrtibat Ofisi olarak adlandırılan birimde
görevli ve yetkili kişi tarafından imzalanmış NATO Beyannamesinin gümrük
idaresine verilmesi suretiyle uygulanabilmektedir.
Kuzey Atlantik Anlaşması Gereğince Kurulmuş Olan
Milletlerarası Askeri Karargahların Statüsüne Müteallik Protokol'ün 8.
maddesine göre de müttefik karargahlarının yerleşmesini, inşaatını, bakım ve
faaliyetini kolaylaştırmak üzere, bu karargahların yukarda belirtilen
sözleşmenin 11. maddesinde bir kuvvete tanınan muafiyetlerden faydalanması
mümkündür.
3.2.1.2.
Türkiye - ABD Arasında İmzalanan Anlaşmalar Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
Türkiye ve ABD arasında "Kuvvetlerinin Statüsüne dair
Sözleşme"nin tatbiki konusunda iki adet anlaşma bulunmaktadır.
Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasında
yukarıda açıklanan "Kuvvetlerinin Statüsüne dair Sözleşme"nin tatbikatı
konusunda anlaşma imzalanmış, bu anlaşma da 6427 sayılı Kanunla[111]
TBMM tarafından kabul edilmiştir. Bu anlaşmaya göre, Sözleşmenin 11. maddesinde
bulunan gümrük muafiyetleri aynen ABD tesisleri için resmi amaçlarla veya
personeli tarafından getirilecek eşyalarını kapsamaktadır. Bu bakımdan ABD'nin
Türkiye'de bulunan tesisleri için getirilen eşya ve malzemelerle ilgili gümrük
muafiyetlerinin yasal dayanağı 6375 sayılı Kanun değil, 6427 sayılı Kanundur.
Bu düzenlemeye göre;
Askeri mağazalar, kantinler, subay kulüpleri gibi ABD'nin
özel askeri müesseseleri tarafından doğrudan doğruya ve münhasıran ABD
personelinin tüketimi ve kullanımına yönelik olarak yurt dışından getirilecek
erzak, yiyecek ve diğer eşyalar, NATO Sözleşmesinin 11. maddesinin 4. fıkrasına
istinaden tüm vergi ve resimlerden muaftır. Ancak bu muafiyet gümrük
muayenelerinden muafiyeti kapsamamaktadır. Tevfikan tanzim edilecek vesikalara
uygunluğunu tahkik için Türk gümrüklerinin muayenesine tabi olacaktır. Türkiye
ve ABD arasında imzalanan Anlaşmanın 4. maddesine göre bu eşyalar belirlenen
usuller çerçevesinde muayeneye tabidir. Bu tesislerde sadece ABD personeline
satış yapılabilir ABD personelinin NATO Sözleşmesinin 11. maddesinde hüküm
altına alınan zati eşya ile ev eşyası muafiyetinden faydalanabilmesi için ise,
bu eşyaların şahsın veya yakınlarının Türkiye'ye gelişinden, 2 ay önce veya 6
ay sonra getirilmesi gerekmektedir.
Muafiyetten faydalanan şahıslar arasında, zati ve ev
eşyaları ile otomobillerin satış yoluyla devri mümkün olup, muafiyet bu
şekildeki devirlerde de devam etmektedir.
Diğer taraftan Türkiye ve ABD arasında imzalanmış
ikinci anlaşma "Türkiye ile ABD arasındaki Vergi Muafiyetleri Anlaşması" olup
bu anlaşma da TBMM tarafından 6426 sayılı Kanunla[112]
kabul edilmiştir.
Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasında tesis
edilen anlaşmaya göre müşterek savunma amacıyla ithal olunacak eşya gümrük
vergileri dahil her türlü vergiden muaf tutulmuştur. 92/2958 sayılı BKK ile de
muafiyetin kapsamı KDV'yi de içerecek şekilde genişletilmiştir.
3.2.1.3.
5303 Sayılı Kanun ile Kabul Edilen AB - Türkiye Çerçeve
Anlaşması Kapsamında Getirilecek Eşyada Gümrük
Muafiyetleri
Türkiye'nin 1999 yılında Helsinki zirvesinde adaylık statüsü
kazanmasından sonra MEDA[113]
ülkelerinin faydalandığı yardım programlarına benzer bir yardım programından
2007 - 2013 yılları arasında faydalanma olanağı sağlanmak istenmiştir. Bu
yardımların amacı ise, Türkiye'yi AB üyeliğine, kurumsal kapasitesinin
artırılması yoluyla hazırlamak, Türkiye'nin bölgesel ekonomik farklılıkları ve
diğer aday ülkeler arasındaki ekonomik farklılıkları en aza indirmektir.[114]
Türkiye'nin AB ile mali işbirliği ilişkilerinin
başlangıcı 1964 yılı olup bu tarihten itibaren 1999 yılına kadar Türkiye AB'den
çeşitli projeler için 1999 depremi dahil birçok mali yardım almıştır. Ancak,
1999'da Türkiye'ye adaylık statüsü tanınmasından ve 2001 ile 2003 yılarında
imzalanan katılım ortaklığı belgelerinden sonra AB, Türkiye için 29 Eylül 2004
Katılım Öncesi Mali Yardım Enstrümanı Tüzüğü (İPA)[115]
hazırlamış, Türkiye'nin yıllar itibariyle kullanacağı yardımlar tek bir çerçeve
içinde toplanmıştır.[116] İPA
tüzüğüne göre Türkiye'nin 2007 yılından itibaren 7 yıllık süreçte alacağı
yardım miktarı 11.468 milyar Avro'dur.
Bu amaçla, Türkiye Cumhuriyeti ile AB arasındaki mali
işbirliği kapsamında temin edilecek mali yardımların uygulanmasına ilişkin "Çerçeve
Anlaşma", TBMM tarafından 22.2.2005 tarih ve 5303 sayılı[117]
Kanunla kabul edilmiş, Bakanlar Kurulu tarafından, 17.3.2005 tarih ve 2005/8636
sayılı Kararla onaylanarak, 15.4.2005 tarih ve 25787 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır
Çerçeve Anlaşmasının amacı, AB tarafından Türkiye'ye
yapılan yardımlara ilişkin olarak Türkiye ile topluluk arasındaki idari
işbirliğine dair kuralların ortaya konulması ve buna ilişkin usul ve esasların
belirlenmesidir.
AB mali yardımlarının ana kullanıcıları kamu kurum ve
kuruluşlarıdır. Buna rağmen yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri,
üniversiteler, meslek örgütleri ve özel sektör kuruluşları dahi farklı kurallar
dahilinde yardım projelerinin kullanıcıları olabilmektedir.[118]
Çerçeve Anlaşmasında öngörülen mali yardımlar
kapsamında getirilecek eşya ile ilgili gümrük muafiyet ve işlemleri ise,
anlaşmanın ekindeki Ek-A'da yer alan "İşbirliğinin Genel Esasları" başlığıyla
hüküm altına alınan bölümün 8. maddesinde belirtilmektedir.
3.2.1.3.1.
Muafiyet Kapsamındaki Projeler
Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ya da Türkiye
- AB ortak finansmanı ile finanse edilen projeler, eylemler ve faaliyetler,
Anlaşma'nın 6. maddesi ve İşbirliğinin Genel Esaslarına ilişkin EK-A metnin 8.
maddesinde yer alan vergi muafiyetlerinin kapsamına girmektedir.
3.2.1.3.2.
Muafiyetin Kapsamı
Bu husustaki temel kural yapılan mali yardım ve
hibeler ile Türkiye tarafından sağlanan ortak finansman katkılarının tümünün
ilgili projeye harcanmasıdır.[119]
Anlaşmaya ekli Ek-A'da yer alan İşbirliğinin Genel Esasları'nın 8. maddesinin
birinci fıkrasında projelere harcanacak mali yardımların miktarında azalmaya
yol açmaması açısından gümrük vergileri dahil tüm vergilerin, hibelerden ve
Türkiye tarafından sağlanan ortak finansman katkısından karşılanamayacağı hüküm
altına alındığından, yardımlar kapsamında sağlanan eşyalar gümrük vergileri
dahil, dahili tüm diğer vergilerden muaf tutulması öngörülmüştür.
Çerçeve Anlaşması kapsamında yapılacak tüm ithalatlar,
gümrük veya ithalat vergileri, harçları, KDV ve ÖTV veya herhangi bir diğer
benzeri vergiye tabi olmayıp, herhangi gecikme ve uyuşmazlık olup olmadığına
bakılmadan eşyaların derhal teslimi gerekmektedir.
Söz konusu muafiyetlerin uygulanmasında, eşya ve
malzemelerin menşei önem arzetmektedir. Bu bakımdan "yararlanıcı" konumundaki
Türkiye aşağıda belirtilen ülkelerden yapılacak ithalat izinlerini vermeyi
taahhüt etmiştir.
- MEDA Tüzüğü kapsamında onaylanan sözleşmeler için,
Avrupa Birliği ülkeleri ile MEDA ortak ülkeleri ve MEDA Tüzüğü kapsamındaki
uygun ülkeler,
- Katılım öncesi Tüzük kapsamında onaylanan
sözleşmeler için, Avrupa Birliği ülkeleri, MEDA ortak ülkeleri ve MEDA Tüzüğü[120]
kapsamında uygun ülkeler, PHARE Tüzüğü kapsamında uygun Merkezi ve Doğu Avrupa
Ülkeleri ve CARDS Tüzüğü[121]
kapsamındaki uygun ülkeler.
Çerçeve Anlaşma'nın vergi muafiyetleri ile ilgili
hükümlerinin uygulama usul ve esasları ise 1 Sıra No'lu Türkiye-Avrupa Birliği
Çerçeve Anlaşması Genel Tebliği'nde[122]
belirlenmiştir.
3.2.1.4.
5598 Sayılı Kanun Kapsamındaki Birleşmiş Milletler ve Personeli ile İlgili
Muafiyetler
5598 sayılı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul
edilen "Birleşmiş Milletlerin Ayrıcalık ve Muafiyetlerine dair Sözleşme"ye
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin katılması hakkında Kanun[123] ile
Türkiye Birleşmiş Milletlere katılmıştır.
Sözleşmede belirtilen gümrük muafiyetleri Birleşmiş
Milletlerin resmi işleri ile ilgili eşya ve personele ait eşyayla ilgilidir.
CARDS (Community Assistance for Reconstruction,
Development and Stabilisation) programı ise Arnavutluk, Bosna-Hersek,
Hırvatistan, Makedonya, Sırbistan ve Karadağa yönelik, yeniden yapılandırma,
geliştirme ve istikrar amaçlı bölgesel kalkınma programdır. Bkz. (Erişim)
http://www.ekometre.com/get_article.asp?article_id=417, 12.11.2009.
Birleşmiş Milletler Kurulunun resmi faaliyeti için
getirilecek eşyalar sözleşmenin 7. maddesine göre gümrük vergileri dahil her
türlü vergiden muaf tutulmuştur. Bu muafiyet, ithalat veya ihracat kısıntı ve
yasaklarını da kapsamaktadır. Ancak muafiyet kapsamında Türkiye'ye getirilen
eşyaların satılması mümkün bulunmamaktadır.
Adı geçen kanunla kabul edilen sözleşmenin 18. maddesi
ise resmi personele tanınan muafiyet ve ayrıcalıklarla ilgili olup, Birleşmiş
Milletler Kurulu memurlarına tanınan bu muafiyet ve ayrıcalıklar, resmi sıfatla
yaptıkları çalışmalardaki adli muafiyet, gelir vergisi muafiyeti, kambiyo
kolaylıkları dahil, görevlerine yeni başlayacakları memlekete eşya ve
mobilyalarını gümrüksüz ve resimsiz olarak sokma hakkını kapsamaktadır.
3.2.2. Diğer
Kanunlarla Düzenlenen Gümrük Muafiyetleri
Bu kısımda sadece aşağıda belirtilen kanunlar
kapsamındaki muafiyetler incelenecek olup, ihracatı ve yatırımları teşvik
amaçlı gümrük muafiyetlerine değinilmeyecektir.
3.2.2.1.
3283 Sayılı Bazı Kanunlarla Tanınmış Olan Gümrük Muafiyetlerinin Kaldırılması
Hakkında Kanunla Verilen Yetki Uyarınca Düzenlenen Gümrük Muafiyetleri
13 Mayıs 1986 tarihli 19106 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 3283 sayılı "Bazı Kanunlarla Tanınmış Olan Gümrük Muafiyetlerinin
Kaldırılması Hakkında Kanun" ile kuruluş kanunları veya başka kanunlarla kamu
kurum ve kuruluşları (belediyeler dahil), kamu iktisadi teşebbüsleri, bunların
bağlı ortaklıkları ve müesseseleri ile özel kuruluşlar ve gerçek veya tüzel
kişilere tanınan ithalde alınan her türlü vergi, resim ve harç muafiyeti
hükümleri yürürlükten kaldırılmış, ancak bu hükmün; 07.03.1954 tarihli ve 6326
sayılı Petrol Kanunu, şu an yürürlükte bulunan Gümrük Kanunundan önceki mülga
19.07.1972 tarihli ve 1615 sayılı Gümrük Kanunu, 14.01.1982 tarihli ve 2581
sayılı Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesine Dair Kanun ile 01.11.1983
tarihli ve 2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri Ve Milli İstihbarat
Teşkilatı Kanunu ile düzenlenen gümrük muafiyetleri ile muafiyet kapsam ve şartlarının
tayininde Bakanlar Kuruluna yetki veren diğer kanun hükümleri hakkında
uygulanmayacağı belirtilmiştir. Yine, 3283 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar milletlerarası anlaşmalar ve resmi dış kredi anlaşmalarına
istinaden çıkarılan kanunlar ile düzenlenen muafiyetler de, bu hükmün dışında
tutulmuştur. Hariç bırakılan kanunlardaki muafiyet düzenlemeleri ise halen
yürürlüktedir.
Diğer taraftan, 3283 sayılı Kanunun 2. maddesi ile
Bakanlar Kurulu kuruluş kanunları veya başka kanunlar ile kamu kurum ve kuruluşları
(belediyeler dahil), kamu iktisadi teşebbüsleri, bunların bağlı ortaklıkları ve
müesseselerine gümrük vergisi ile ithalde alınan diğer vergi, resim ve
harçlardan muafiyet tanımaya yetkili kılınmıştır. Bakanlar Kurulu'na verilen bu
yetki uyarınca, 87/12201[124],
89/14751[125], 91/1400[126],
91/1462[127], 91/1568[128],
91/1988[129], 92/2877[130],
92/3725[131], 92/4190 (Tohum, fidan
vb ile ilgili muafiyet Kararı olup, 2007/12797 sayılı BKK ile yürürlükten
kaldırılmıştır), 93/4417[132] ve
95/7536[133] sayılı Kararlarla gümrük
muafiyetleri ihdas edilmiş ise de, 3283 sayılı yasa halen yürürlükte olmasına
karşın 95/7536 sayılı BKK'dan sonra bu yetkiye istinaden herhangi bir gümrük
muafiyeti düzenlemesi bulunmadığı Bakanlar Kurulu'nun yapmış olduğu
düzenlemelerin ise genel olarak araştırma, geliştirme ve sosyal amaçlı olduğu
görülmektedir.
3.2.2.2.
Petrol Kanunu Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
6326 sayılı Petrol Kanunu'nun amacı, petrolün
ülkemizde sürekli olarak aranması geliştirilmesi ve değerlendirilmesine yönelik
olup, bu kapsamda düzenlenen gümrük muafiyetlerinin amacı da aynı çerçevededir.
Kanunun 112. maddesinde düzenlenen, bu istisnalar petrol aramaları ile petrol
ameliyelerinde uygulanmaktadır. Muafiyet ise gümrük vergisi ile diğer ithal
vergi ve resimlerini kapsamaktadır.
Petrol hakkı sahipleri veya bunların yetkilendirdiği
kişiler, Türkiye'deki petrol ameliyesi işlemleri için, idari faaliyetleri ile
bina tesislerinin ve teçhizatlarının inşası, kurulması ve işletilmesi ile
ilgili malzemeler hariç olmak üzere Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM)'ne
müracaat etmeleri gerekli olup, Genel Müdürlükçe uygun görülen malzemeler,
akaryakıt ve kara, deniz, hava nakil vasıtaları, sadece bu ameliyelerde
kullanmak kaydıyla, gümrük ve diğer ithal vergi ve resimlerden muaf olarak
ithal edebilmektadir. Ancak; Bakanlar Kurulu, Türkiye'de üretilebilen, cinsi ve
kullanıma hazır miktarı bakımından ithal edilen benzeri maddelerle aynı
mahiyetteki eşyayı, liste halinde belirleyebilmekte bu listede yer alan
eşyalara benzeyen, bu eşyalarla kıyaslanabilen eşyaların ithalinde, gümrük
vergisi veya diğer ithal vergileri öngörülebilmektedir. Petrol Kanunu ile
ilgili istisna ve muaflıklardan faydalanma süresi 2020 takvim yılı sonuna kadar
belirlenmiştir.
Petrol Kanununa göre muaf olarak ithal edilen
malzemeler, PİGM'ne bildirilerek muafiyetten yararlanan bir başka petrol hakkı
sahibine, mümessiline veya müteahhidine gümrük vergi ve resimlerinden muaf
olarak devredilmesi mümkün bulunmaktadır.
Petrol Kanununa göre ithal edilecek malzemelerin,
petrol aramaları kapsamında kullanılması halinde, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun
13. maddesine göre aynı zamanda KDV'den de istisna olup, petrol ameliyeleri
kapsamında kullanılacak eşya için KDV istisnası söz konusu değildir.
3.2.2.3.
2581 Sayılı Deniz Ticaret Filosunun Geliştirilmesi ve Gemi İnşa Tesislerinin
Teşviki Hakkında Kanun Kapsamındaki Gümrük Muafiyetleri
2581[134]
sayılı Kanun kapsamında, deniz taşımacılığının geliştirilmesi ve teşvik
edilmesi amacıyla, yurt dışında inşa suretiyle veya hazır olarak satın alınan
gemiler ile bu gemilerin, donatım ve seyirlerinde kullanılan makine - teçhizat
ve demirbaşları, gümrük vergisi ile ithalde alınan diğer vergi ve resimlerden
(damga resmi dahil) muaf olarak ithal edilebilir.
Bu kapsamda yapılacak ithalata ilişkin usul ve
esaslar, 24.09.2004 tarih ve 25593 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uygulama
Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Buna göre aşağıda belirtilen eşyalar Denizcilik
Müsteşarlığı Bölge Müdürlüklerince uygun görülmüş olması kaydıyla muafiyet
kapsamında ithal edilebilir:
a) Yurt dışından yeni veya kullanılmış olarak satın
alınan veya yurt dışında komple yeni olarak azami bir yıl içinde inşa edilen
gemiler (balıkçı tekneleri ile römorkörler hariç),
b) Balıkçı fabrika gemileri dahil, deniz araçları ve
yüzer havuzlar,
c) Yukarda belirtilen gemilerin, donatım ve
seyirlerinde kullanılan veya gemi ile yat üretim ve bakım - onarım tesislerinin
inşa ve onarımlarında kullanılacak yeni, kullanılmış makine, teçhizat ve
demirbaşlar.
Belirtilen nitelikteki eşyaların muafiyet kapsamında
ithal edilebilmesi için öncelikle fatura onayı yapılmak üzere ilgililerin
müracaat etmeleri gerekmektedir
Ayrıca turizm amaçlı ve yeni olarak yurt dışından
ithal edilecek olan yat gezinti teknesi ve spor amaçlı teknelerinin de Kültür
ve Turizm Bakanlığı'ndan yatırım belgesi ve turizm işletme belgesi almış
olmaları kaydı ile muafiyet kapsamında ithal edilebilir.
3.2.2.4.
2937 Sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu
Kapsamında Gümrük Muafiyetleri
Bu kanun, MİT Müsteşarlığınca yurt dışından ithal edilebilecek,
her türlü silah, araç, gereçlerinin, gümrük ve her türlü vergi, resim ve
harçlardan muaf olarak ithaline yönelik düzenlemeler içermekle birlikte, bu
muafiyet hükmüne paralel düzenlemeler Gümrük Kanunu'nun 167/3 maddesinde de
bulunduğundan işlevselliğini yitirmiş görülmektedir.
3.2.2.5.
Ahıska Türkleri ile İlgili Gümrük Muafiyetleri
3835 sayılı Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye Kabulü ve
İskanına Dair Kanun ile eski Sovyetler Birliğini oluşturan cumhuriyetlerde
dağınık halde yaşayan ve "ahıska" Türkleri olarak adlandırılan soydaşlarımız,
Bakanlar Kurulunca belirlenen yıllık sayıyı geçmeyecek şekilde, serbest veya
iskanlı göçmen olarak kabul edilebilmektedirler. Bunların kabulleri ve
iskanları, bu Kanun ile 2510 sayılı İskan Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
Bunların kabul ve iskan işlemleri ise Başbakanın
görevlendireceği bir bakanın koordinatörlüğünde; İçişleri, Dışişleri, Maliye,
Gümrük, Milli Eğitim, Bayındırlık ve İskan, Sağlık, Ulaştırma, Tarım ve
Köyişleri, Orman Bakanlıkları, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine,
Dış Ticaret Müsteşarlığı, Türkiye Kızılay Derneği Genel Başkanlığı ve Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu yetkililerinden oluşan bir "üst komisyon"
tarafından yürütülmektedir.
Bunun yanında illerde de, üst komisyona bağlı olarak,
Başbakanın görevlendireceği bakanlıkça belirlenen illerde, valinin veya
görevlendireceği kişinin başkanlığında olmak üzere, üst komisyonda üyesi
bulunan kurum ve kuruluşların il müdürlüklerinden oluşan "alt komisyon" gerekli
çalışmaları yapmaktadır
3.2.2.5.1.
Gümrük Muafiyetine İlişkin Şartlar
Kanunun 4'üncü maddesinde göçmenlerin kendilerine ait
zati ve ev eşyalarının tamamı ile mülkiyetinin kendilerine ait olduğu
belgelenen her türlü eşya ve damızlık hayvanlar muafiyet kapsamında getirilebilecek
eşyalar olarak belirlenmiştir. Ayrıca bu maddeye göre eşyaların Türkiye'ye bir
defada getirilmesi gerekmektedir. Belirtilen şekilde Türkiye'ye getirilen
eşyalar ise KDV ve ÖTV dahil her türlü vergi, resim ve harçtan muaf
tutulmuştur.
Ahıska Türklerinin göç suretiyle getirecekleri
eşyaların muafiyet işlemlerinin yukarıda belirtilen amir hükümler başta olmak
üzere, Gümrükler Genel Müdürlüğü' nün 27.08.2009 tarih ve 2009/91 sayılı
Genelgesinde yer alan usullere göre yapılması gerekmektedir.
3.2.2.5.2.
Gümrük Muafiyetinin Uygulanabilmesi İçin Gerekli Belgeler
Ahıska Türklerine yönelik muafiyetin uygulanması için
Göçmen Vizesini içeren pasaportlar ile 5543 sayılı İskan Kanunu gereğince
Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüklerince düzenlenen ve geçici kimlik belgesi
olarak kullanılan "Göçmen (Muhacir) Belgesi"nin gümrük idaresine ibrazı
zorunludur. Göçmen olarak kabul edilen kişilerin getirecekleri eşyanın motorlu
nakil vasıtası olması halinde, aracın göç kapsamında geliş tarihinden önce
edinilmiş olması gerekmektedir. Göçmen olarak gelen kişilerin Türk Vatandaşlığına
geçmiş olması ise muafiyet uygulanmasına engel teşkil etmemektedir.
3.2.2.6.
1606 Sayılı Bazı Dernek ve Kurumların Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve
Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun[135] Kapsamındaki
Muafiyetler
3.2.2.6.1.
Muaf Olan Dernek ve Kurumlar
1606 sayılı "Bazı Dernek ve Kurumların Bazı
Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına İlişkin Kanun"[136]
kapsamında işlemleri her türlü vergi ve resimden muaf tutulan dernek ve benzeri
kuruluşlar aşağıda gösterilmektedir;
1) Türkiye Kızılay Derneği,
2) Türk Hava Kurumu,
3) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel
Müdürlüğü,
4) Türkiye Yardım Sevenler Derneği,
4) Resmi darülaceze kurumları,
5) Darüşşafaka Cemiyeti,
6) Yeşilay Derneği,
7) Kızılay Derneğinin 11.04.2007 tarihli ve 5624
sayılı Kanuna göre yürüttüğü faaliyetler.
3.2.2.6.2.
Muafiyetin Kapsamı
Kanunun 2. maddesi ile yukarda belirtilen dernek ve
kurumlar kendilerine isabet eden bütün vergilerden, harçlardan, resimlerden, hisse
ve fonlardan muaf tutulduğundan bu muafiyet gümrük vergi ve resimlerini
kapsamakta ise de İthalatta Muafiyetin Kaldırılmasına ilişkin 3283 sayılı Kanun
ile bazı gümrük muafiyetleri kaldırıldığından bu muafiyetin kanunen uygulama
alanı kalmamıştır. Ancak gümrük vergisi ile ilgili fiili durum böyle olmakla
birlikte ithalatta tahsil edilen diğer vergiler açısından muafiyet durumuna son
bölümde değerlendirme kısmında yer verilecektir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
GÜMRÜK
MUAFİYETLERİNİN HUKUKİ, MALİ, İKTİSADİ VE SOSYAL ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
4.1. GUMRUK
POLİTİKASI KAVRAMI VE DEĞERLENDİRİLMESİ
Bir devletin devlet niteliği kazanması için siyası
sınırlar ne kadar önemli ise, o ülkenin ekonomisi için de gümrükler o derece
önemlidir. Dolayısı ile siyasi sınırların düşman tarafından ihlal edilmesi ile
gümrük hattının kaçakçılık yolu ile ihlal edilmesi, birbirine benzer iki fiili
durum olarak karşımıza çıktığını söylemek, günümüz dünyasında yaşanan ticari
rekabetin vardığı aşamalar gözönüne alındığında abartılı bir yaklaşım
olmayacaktır.
Birinci bölümde de belirtildiği gibi gümrük kavramı
aslında ,sadece bir vergiyi değil, bir bölgeyi, kurumu, düzeni ve uygulanan
işlemleri de içine alan geniş bir kavramdır.
Dolayısı ile uluslararası eşya, taşıt ve hatta insan
dolaşımı dahi gümrük mevzuatının ana konularını teşkil etmektedir. Eşyanın ülke
sınırına gelmesi nedeniyle tatbik edilecek ticaret politikalarından, tahsil
edilecek vergilere, ülkenin çevre koruma tedbirlerinden, tüketicinin korunması
dahil alınacak tüm önlemler, gümrük sahasında cereyan etmekte olup, gümrük
idareleriyle muhatap olan kişiler belirtilen çerçevede gümrük idarelerine karşı
sorumlu olmaktadırlar.
Bu husus, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 4. maddesinde "Gümrük
idareleriyle muhatap olan kişiler, bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan
tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin gerek bu
Kanunda gerek diğer kanun, tüzük ve kararnamelerde yazılı hükümlere göre
yapacağı gozetim ve kontrollere tabi olmak; bu idarelerin kendi adına veya başka
idareler nam veya hesabına tahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve
ücretleri ödemek veya bunları teminata bağlamak; kanun, tüzük, kararname ve
yönetmelik hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine
getirmekle sorumludurlar" hükmü ile düzenlenmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 55.
maddesi ile Bakanlar Kuruluna aşağıda belirtilen gerekçelerle yasaklama ve
kısıtlama koyma yetkisi verildiği görülmektedir. Bu gerekçeler şöyle
sıralanabilir:
a) Kamu ahlakı, kamu düzeni, kamu güvenliği,
b) İnsan, hayvan ve bitki sağlık ve hayatlarının
korunması,
c) Sanatsal, tarihi veya arkeolojik değeri olan ulusal
hazinelerin korunması,
d) Fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması.
Bakanlar Kuruluna verilen bu yetkilere bakıldığında,
gümrük vergileri yolu ile yerli ekonominin dış rekabete karşı koruma
anlayışının çok daha ötesinde, günümüzde gümrük uygulamalarının hangi alanlara
doğru genişleyerek önem kazandığı konusunda fikir vermektedir.
2000'li yıllardan sonra ise gümrük uygulamalarının,
terörizme karşı araç olarak da kullanılmaya başladığına tanıklık etmekteyiz. 11
Eylül saldırıları ABD'de güvenlik tartışmalarını beraberinde getirmiş ve
güvenliğin tesisi bakımından da yeni arayışlara itmiştir.
11 Eylül saldırıları, ABD'nin global terörist
saldırılarına karşı bağışıklığının olmadığını göstermiş, terörist saldırıları
engellemek ve teröristlerin veya terörist silahlarının ABD'ye girmesini
engellemek amacıyla "Terörizme Karşı
Gümrük Ticaret Ortaklığı"[137]
adında gümrük uygulaması doğmuştur.[138]
Bu programa katılan ABD ithalatçıları, taşıyıcılar ile
gümrük işlemlerini yapmaya yetkili olanlar, bu program yolu ile gümrük
prosedürlerinde bazı kolaylıklara sahip olmakta bunun karşılığında da ülke
güvenliğine katkı sağlamaktadırlar.
Küresel platformda uygulama alanı bulan, yeni
sosyo-ekonomik düzende değişimlerden en fazla etkilenen kamu kurumlarından biri
de gümrük idareleridir. 11 Eylül 2001 tarihinde Amerika'da meydana gelen terör
eylemlerinden sonra ortaya çıkan yeni güvenlik konseptleri gümrük idarelerinin
üstlendiği fonksiyonların eskisinden olduğundan farklı şekillerde yerine
getirilmesini gerekli kılmaktadır. Zira küreselleşme süreci, gümrük
idarelerinin gelir getirici fonksiyonlarının göreceli önemini azaltırken, 11
Eylül sonrası ortaya çıkan daha yüksek güvenlik yönelimli değişim, gümrük
idarelerinin ulusal ekonominin, toplumun ve çevre sağlığı ve güvenliğini
sağlamadaki koruyucu rolünü ön plana çıkarmıştır.[139]
Terörizme karşı mücadelede gümrük uygulamalarının
etkinliği, ülke güvenliği açısından tartışılmaz olup, dünyadaki tüm dengeleri
altüst eden gerek Ortadoğu'da gerekse Afganistan'da yaşanan gelişmeler dikkate
alındığında, öğretide geleneksel olarak açıklanan gümrük uygulamalarının
amaçlarına ilişkin değerlendirmelere, gelir ve ekonomik koruma amacının dışında
çok daha farklı bir boyutun, güvenlik ve terörizmle mücadele boyutunun
eklendiğini söylemek sadece mevcut fiili durumun tespiti olacaktır.
Yukarıda açıklanan ve gümrük kavramının teorik
temellerine eklenti sayılabilecek türdeki gelişmelerin artık bir politika
dahilinde yürütülmesi zorunlu ve hayati olmakla birlikte, araştırmamız
süresince yaptığımız arşiv çalışmaları sırasında, ülkemizde, kavramsal çerçeve
içinde yürütülen bir gümrük politikasının varlığına tanıklık etmediğimizi
söylemek yanlış olmayacaktır. Dünyada yaşanan gelişmeler, ülkemizde de etkin ve
tek merkezli gümrük politikasının uygulanmasını zorunlu kılmakta olup aslında
1970'li yıllara kadar dış ticaret politikası kavramının gümrük politikası
kavramı ile birlikte kullanıldığını, izleyen dönemde ise gümrük politikası
kavramının terk edilerek, yaygın olarak sadece dış ticaret politikası
kavramının kullanıldığını söylemek mümkün bulunmaktadır.
Gümrük idarelerinin üstlendiği yeni fonksiyonlar, 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nda hüküm altına alınan yukarıda bahsi geçen düzenleme
yetkileri ve bu yetkilere dayalı olarak yapılan düzenlemeler, gümrük
idarelerince tahsil edilen vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı,
ülkemizin Ortadoğu Asya ve Kafkaslara açılan transit yolu olması nedeniyle
araç, eşya, insan ve taşıtlara ilişkin transit geçişler dikkate alındığında,
gümrük sahasında cereyan eden tüm bu uygulamaların, aslında dış ticaret
politikalarını da içine alan daha geniş bir politika dahilinde ele alınması
gereken konular olduğu sonucunu ortaya çıkarmakta olup, gümrük politikası
kavramı da yukarıda ifade edilen tüm hususları içine alan bir kavram olarak
karşımıza çıkmaktadır.
Bu husus, AB ile mevzuat uyumlaştırması çalışmaları ve
dünyada yaşanan sosyo-ekonomik gelişmeler neticesinde ortaya çıkan bir fiili
durum olup, Gümrük idaresine de sadece uygulayıcı olmanın ötesinde, politika
belirlemeye yönelik daha etkin belli başlı görevler düştüğü açıktır. Aslında bu
fiili durumun, AB ile mevzuat uyumlaştırmasından çok daha önce 02.07.1993
tarihli 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki
Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin a bendi ile gümrük politikasının
hazırlanması ve uygulanması konusunda Gümrük Müsteşarlığına görev verilmek
suretiyle de yasal temele oturtulduğu görülmektedir.
4.2. GÜMRÜK VERGİLERİNİN GENEL OLARAK
DEĞERLENDİRİLMESİ
4.2.1.
Gümrük Vergilerinin Amaçları Bakımından Değerlendirilmesi
Tarihin ilk dönemlerinden itibaren ilkel veya gelişmiş
şekillerde uygulama alanı bulmuş olan gümrük vergileri, imparatorluk
dönemlerinden milli devletlere geçiş süreci boyunca ve ekonomilerdeki yapısal
değişikliklere paralel olarak farklı amaçlarla tahsil edilmiş ise de, halen
yerli ekonomileri modern dünyada cereyan eden yıkıcı rekabet koşullarından
korumak ve bir yandan da tahsil edilebilirliğinin kolay ve yüksek olması
nedeniyle de gelir elde etme amacıyla da başvurulan dış ticaret aracı olmaya
devam etmektedir.
Gümrük vergilerinin daha çok, gelir elde etme amaçlı
mı yoksa koruma amaçlı mı olduğu konusu hala daha tartışılıyor olmasına rağmen
günümüzde, gelişmiş ülkelerdeki gümrük vergisinin tahsil edilen vergiler
içindeki payına bakıldığında gelir elde etme amacının önemini yitirdiği, ancak
gelişmekte olan ülkeler ile az gelişmiş ülkeler açısından gümrük vergilerinin
bu bakımdan önemini koruduğu görülmektedir.
Diğer taraftan, 1929 ekonomik krizi sonrasında dünyada
yaşanan ekonomik daralma, ülkeleri farklı arayışlara itmiştir. İhraç edilebilir
üretim fazlasının uluslararası ticaretini kolaylaştırmak ve serbest ticaretin
önünü açmak amacıyla imzalanan Gümrük Tarifeleri Ticaret Genel Anlaşmasından
sonra gümrük tarifelerinde belli dönemler itibariyle indirime gidilmesi
nedeniyle gümrük vergisinin göreli önemi azalarak devam etmiş, 2000'li yıllara
gelindiğinde ise gerek imzalanan ikili ve çok taraflı serbest ticaret
anlaşmaları gerekse gümrük birliği uygulamaları nedeniyle önemini yitirmiş
görünmektedir. Bunun yanında, dış ticaretten alınan vergilerle ilgili tasnifte
ithalatta tahsil edilen verginin sadece gümrük vergisi olmadığı, gümrük
vergisinin dışında, dahilde uygulanan dolaylı vergilerden olan KDV ve ÖTV'nin
ithalatta da tahsil edildiği, ayrıca ithalatta alınan, fon ve benzeri diğer
mali yükümlülüklerin hala devam ettiği dikkate alındığında; gümrük vergisi
tabirinin, bu mali yükleri kapsayacak şekilde genişleyerek gümrük vergileri
kavramına dönüştüğü, dolayısıyla, ülkelerin hem gümrük vergileri ile yerli
ekonomilerini dış rekabetten korumaya devem ettikleri hem de bu vergi
gelirlerinden de vazgeçemediklerini söylemek mümkündür. Bu bakımdan sadece
gümrük vergisi üzerinden değil diğer mali yükümlülüklere de bakılarak
değerlendirme yapılması, daha objektif bir sonuç ortaya çıkarması açısından
önem arzetmektedir.
Ülkemizde ise, son dört yılda gümrük vergilerinin
toplam vergi gelirleri içindeki payı aşağıda belirtildiği şekilde
gerçekleşmiştir.
Tablo 1. Gümrük İdarelerince Tahsil Edilen Vergilerin Toplam Vergi
Gelirleri
İçindeki Payı
YILLAR
Toplam
Vergi Gelirleri (Milyon TL)
Gümrüklerce
Tahsil Edilen Vergiler (Milyon TL)
Gümrüklerce
Tahsil Edilen Vergilerin Toplam İçindeki Payı
2005
106.932
19.294
18
2006
151.266
27.580
18
2007
152.835
28.970
19
2008
168.087
32.774
19
Kaynak: Gümrük
Müsteşarlığı, 2008 Yılı Faaliyet Raporu, (Erişim) http://www.gunmik.gov.tr/trTR/anasayfa/mustFaaliyet/Faaliyetler/GumrukMustesarligi2008
FaaliyetRaporu.pdf, 02.12.2009.
Ülkemizde, uluslararası ticaret ve muamelelerden
alınan vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payının, ortalama olarak %19
oranında gerçekleşmesi, gümrük vergilerinin gözardı edilemeyecek gelir kaynağı
olmaya devam ettiğini göstermesi açısından önemlidir.
Dış Ticaretten alınan vergilerin vergi kalemi bazında,
toplam vergi gelirleri içindeki payları da aşağıda gösterilmektedir.
Tablo 2. Gümrük Vergisinin Vergi Gelirleri İçindeki Payı
YILLAR
Toplam
Miktar (Bin)
Vergi
Gelirleri İçindeki Payı (%)
2000
382.600
1.16
2001
379.834
0.75
2002
590.927
0.79
2003
888.382
0.90
2004
1.219.854
1.35
2005
1.369.594
1.29
2006
2.050.186
1.51
2007
2.454.875
1.60
2008
2.788.585
1.65
2009
2.483.888
1.43
Kaynak: (Erişim) http://www.gib.gov.tr/vergi,
20.02.2010, adresinden tarafımızca derlenmiştir.
Tablo 2'de de görüleceği üzere gümrük vergisinin
toplam vergi gelirleri içindeki payı ortalama olarak %1,24'dir.
Tablo 3'de ise ithalde alınan KDV'nin toplam vergi
gelirleri içindeki payına ilişkin oranlar gösterilmektedir.
Tablo 3. İthalde Alınan KDV'nin Toplam Vergi Gelirleri İçindeki Payı
YILLAR
Vergi
Gelirleri Tahsilatı
İthalde
Alınan KDV Tahsilatı
Vergi
Gelirleri İçindeki %'si
2000
26.503.698
3.851.746
14.7
2001
39.735.928
5.149.317
13.0
2002
59.631868
8.857.542
14.9
2003
84.314.169
11.641.552
15.5
2004
101.038.904
15.658.747
15,5
2005
131.948.778
20.224.772
15,3
2006
151.271.701
25.432.537
16,8
2007
171.098.466
26.495.628
15,5
2008
189.980.827
29.980.574
15,8
2009
196.289.914
26.133.363
13.3
Kaynak: (Erişim) http://www.gib.gov.tr/fıleadmin/user_upload/VI/CVI/Tablo_57.
xls.htm, 20.02.2010.
Tablo 3'den de görüleceği üzere gümrük vergisi dışında
dış ticaretten alınan vergilerden olan, ithalde alınan KDV'nin son 10 yıllık
ortalamasının %15 olarak gerçekleşmesi ise gümrüklerce tahsil edilen vergilerin
esaslı miktarının ithalde alınan KDV'den oluştuğunu göstermekte olup; bu sonuç,
yukarıda belirtilen gümrük vergisinin göreceli öneminin azalmış olmasının; dış
ticaret üzerinden alınan vergilerdeki koruma ve gelir amacının, diğer mali
yükler aracılığıyla devam ettiği dikkate alındığında, genel anlamda gümrük
vergilerinin öneminin azaldığı sonucunu doğurmayacağına ilişkin tezimizi
doğrular niteliktedir.
4.2.2.
Gümrük Vergilerinin Etkileri Bakımından Değerlendirilmesi
Gümrük vergileri uygulanmaları halinde yerli
ekonomileri dış rekabetten korumalarının yanında devlet gelirlerinin artmasına
da neden olurlar.
Gelişmekte olan ülkelerde, yerli üretimin, gümrük
vergisi uygulaması ile ithalatın kısıtlanması yolu ile korunması, özellikle
yeni kurulmuş bulunan sanayi dallarında önem kazanmaktadır.[140] Bu
açıdan özellikle gelişmekte olan ülkelerde yerli sanayilerin gelişimi açısından
gümrük vergileri önemli bir dış ticaret aracı olmaya devam etmektedir.
Bunun yanında, miktar kısıtlamaları gibi ithalatı
tamamen kısan dış ticaret araçları bir yönden ithalatı tamamen durdurduğundan,
bazı olumsuz sonuçlar doğurabilmektedirler.
Bu uygulamalar sonucunda ithal mallarına olan talep,
yüksek fiyatla da olsa, karşılanması olanaksız hale gelmektedir. Bu sonuç ise
kaçakçılığı özendirici etki yaratmaktadır. Oysa gümrük vergisi uygulaması ile
ithal eşyasının fiyatının artması ile ithalatın kısıtlanması sonucu
yaratmaktadır.[141] Bu
yönden de gümrük vergilerinin ekonomi üzerindeki doğrudan etkileri nedeniyle
tercih edilmeye devam etmektedir.
Gümrük vergilerinin sosyal etkileri de bulunmaktadır.
Ülkemizde her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yayınlanan İthalat Rejim
Kararına ek listelerde ilaç ve benzeri nitelikteki eşyalara vergi
öngörülmemesi, tohum fidan ve benzeri nitelikteki eşyaların vergi dışında
tutulması, protez ve benzeri eşyalara muafiyet uygulanması, tütün ve tütün
mamulleri ile alkollü içkilerin vergi oranlarının yüksek olması, Gümrük
Kanunundaki muafiyet ve istisna düzenlemeleri, gümrük vergilerin sosyal
etkilerine ilişkin örnekler olarak gösterilebilir. Diğer yandan, alkollü
içkilerle tütün mamulleri üzerinden alınan vergilerdeki esas amacın, bu
eşyaların talep esnekliğinin düşük olması nedeniyle gelir elde etme amacı
olduğu da dikkate alınması gerekmektedir.
4.3. İTHALATTA GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
4.3.1.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi
Ülkemizde ithalatta halen uygulanmakta olan gümrük
muafiyetlerinin hukuki temelleri çeşitli kanunlara dayanmaktadır. Bu
muafiyetlerin bir kısmı uluslararası sözleşmeler, bir kısmı, ikili ve çok
taraflı ticaret anlaşmaları bir kısmı da dahili özel kanunlar gereğincedir.
İthalatta, uluslararası dolaşıma konu olan eşyanın
gümrük vergisi (bazı eşyalar için de Toplu Konut Fonu) her bir eşya bazında ve
imzalanmış bulunan her bir serbest ticaret anlaşması da dikkate alınmak
suretiyle hazırlanan İthalat Rejim Kararıyla belirlenmektedir. Bir eşyanın
gümrük vergisinden muaf olduğu ithalat rejim kararında da belirtilmiş olabilir.
Bu muafiyet Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) bazında ve sadece gümrük
vergisine yönelik olup; ithalatta tahsil edilen vergiler açısından muaf olup
olmadığı ise, ilgili vergi kanunların da belirtilmektedir. İthalde alınan
vergilerden KDV'de eşyalara uygulanacak olan vergi oranları, listeler halinde
belirlenmiş olup, bu tasnif gümrük vergisinde olduğu gibi GTİP bazında değil
(dahili KDV uygulaması doğal olarak GTİP üzerinden olmadığından) eşya isimleri
itibarıyladır. İthalat Rejim Kararında bulunan bu muaflıklar tez konumuzun
dışındadır.
Öğretide tanımlanan şekliyle, muafiyet uygulamaları
ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda bir başlık altında düzenlendiği gibi,
ithalatta tahsil edilen diğer vergilerle ilgili kanunlarda da ayrı ayrı
düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile Gümrük Kanunu kapsamında gümrük vergisinden
muaf olan eşyanın, ithalatta tahsil edilen KDV ve ÖTV'den de muaf olabilmesi
için ilgili kanunda yapılan muafiyet düzenlemesi kapsamında olması
gerekmektedir. Gümrük Kanununa göre gümrük vergisinden muaf olan eşya KDV veya
ÖTV'den muaf olmayabilir.
Diğer taraftan, üçüncü bölümde de açıklandığı üzere,
Gümrük Kanunu, KDV, ÖTV Kanunları dışındaki kanunlarda da gümrük muafiyetleri
düzenlenmiştir
4.3.1.1.
Gümrük Muafiyetlerinin Hukuki Temelleri Açısından Değerlendirilmesi
Ülkemizde halen uygulanan gümrük muafiyetlerinin hukuki
temelleri aşağıda belirtilen düzenlemelere dayanmaktadır.
1) AB Gümrük Kodu'nun 184. maddesinde verilen yetki
uyarınca Topluluk Konseyi tarafından hazırlanan ve Topluluk üyesi ülkelerde
uygulanacak gümrük muafiyetlerini düzenleyen 918/83 sayılı 28.03.1983 tarihli "Topluluğun
Gümrük Muafiyetler Sistemini Oluşturan Konsey Kararı"na paralel düzenlemeleri
içeren 4458 sayılı gümrük kanununun 167 nci maddesi ve buna bağlı olarak
çıkarılan 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15481
sayılı BKK,
2) İthalatta tahsil edilen vergilerle ilgili
kanunlarda bulunan düzenlemeler
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
- 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu
3) Uluslararası Anlaşmalar,
4) Diğer Kanunlar,
- 06.05.1986 tarih ve 3283 sayılı Bazı Kanunlarla
Tanınmış Olan Gümrük Muafiyetlerinin Kaldırılması Hakkında Kanunun 2.
maddesinde Bakanlar Kurulu'na verilen yetki kapsamındaki muafiyetler,
- Diğer özel kanunlar çerçevesinde dış ticaretin
düzenlenmesi ihracatın ve yatırımların teşviki amacıyla tesis edilen gümrük
muafiyetleri.
4.3.1.1.1.
AB Muafiyetlerine Paralel Muafiyet Düzenlemeleri
Gümrük vergilerinden muafiyetle ilgili olarak, AB
uygulamalarına bakıldığında Birinci bölümde de detaylıca açıklandığı üzere
muafiyet düzenlemelerinin 918/83 sayılı Konsey Tüzüğünde yapıldığı
görülmektedir. Ancak, üye ülkeler kendilerine özgü muafiyet düzenlemeleri de
yapabilmektedirler.
AB ile tesis edilen taahhütler gereğince gümrük
mevzuatımız AB gümrük mevzuatıyla uyumlu hale getirilmiş, gümrük vergilerinden
muafiyet ve istisnalarla ilgili düzenlemeler de 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun
167. maddesinde yapılmıştır.
Gümrük Kanununun 167. madde başlığında ve madde
metninde her ne kadar gümrük vergilerinden muafiyet tabiri kullanılmakta ise
de, burada düzenlenen muafiyetler gümrük kanununda tanımlandığı şekliyle gümrük
vergilerini kapsamamakta sadece gümrük vergisi ile ilgili muafiyetleri
düzenlemektedir.
Gümrük Kanunu'nun, 07.07.2009 tarih ve 27281 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanan 5911 sayılı Kanun ile değişik 167. maddesinin son
paragrafında ise "(3) ila (12) numaralı bentlerinde yer alan eşyayı geliş
süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet
ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar
çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya
ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan
alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen
hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir." cfenilmek suretiyle Bakanlar Kurulu'na muafiyetlerle ilgili
düzenleme yetkisi verilmiştir.
Bakanlar Kurulu'na verilen yetki sadece 3 ila 12.
bentleri ile sınırlıdır. 5911 sayılı Kanunla değiştirilmeden önce Bakanlar
Kurulu sadece 4 ila 12'.
bentlerinde düzenleme yapması mümkün iken, bahse konu değişiklikle 3'ncü bentte
yer alan Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet
komutanlıkları, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Jandarma Genel Komutanlığı,
Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün asli görevlerine
özgü, Gümrük Müsteşarlığının kaçakçılıkla mücadele görevi ile ilgili olarak
ithal edecekleri eşyalarla ilgili de düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.
Esasen 3. bentte yeralan muafiyetler konusunda mülga
2000/53 sayılı BKK'nın 50. maddesinde "Milli Savunma ve İç Güvenlik Konularıyla
İlgili Eşya" başlığı altında düzenleme bulunmakta idi. Bu düzenlemenin hukuki
yetki sınırı içinde olmadığı yolundaki yoğun tartışmalardan ve dava konusu olan
gümrük işlemlerinden sonra, Bakanlar Kurulu'na verilen yetkinin bu bentle
ilgili düzenlemeleri de içerecek şekilde genişletilmesi, süregelen tartışmaları
da sona erdirmiş olması bakımından önemlidir.
Bakanlar Kurulu'na verilen bir diğer yetki, eşyanın
geliş süresi dahil eşyanın tanımlanması ve ithal edilecek eşyanın cins, nevi ve
miktarlarının belirlenmesine yöneliktir. Örneğin 167/5-d bendine göre miras
yolu ile intikal eden kişisel eşya 15481 sayılı BKK'nın 53. maddesinde, ev
eşyası ve kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtası olarak
tanımlanmış ve bu eşyaya muafiyet uygulanabilmesi için de veraset ilamı
tarihinden itibaren 24 ay içinde getirilmesi şartı getirilmiştir. Diğer yandan,
serbest dolaşıma sokulacak taşıtın, kişinin ölüm tarihinden itibaren en az 6 ay
öncesinde yurt dışında bulunduğu ülkede adına kayıtlı olması, adına kaydının
yapıldığı yıl itibarıyla da kayıt ve model yılı dahil, 3 yıldan eski olmaması
gerekmektedir. Ayrıca, hediyelik eşya muaflığı kapsamında getirilecek olan
sigaranın 400 adetle sınırlandırılması, bu yetkinin kullanımına ilişkin diğer
örneklerdir.
Bakanlar Kurulu ayrıca, muafiyet ve istisna
uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya
ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı
uygulamaya yetkili bulunmaktadır Mülga 2000/53 sayılı Karar kapsamında
hediyelik eşya limiti 300 Avro iken yürürlükte olan düzenleme ile 430 Avro'ya
çıkarılması, bu yetkinin kullanımına örnek olarak gösterilebilir.
Ayrıca Bakanlar Kuruluna, belirtilen sınırlar
içerisinde tek ve maktu tarife belirleme yetkisi verilmiştir. 15481 sayılı BKK'nın
62. maddesinde düzenlenen, yolcuların beraberlerinde veya kendilerinden bir ay
önce veya bir ay sonra getirdikleri ticari miktar ve mahiyet arzetmeyen eşyaya
tatbik edilecek tek ve maktu tarife ile ilgili düzenleme bu yetki
çerçevesindedir.
Bakanlar Kurulu belirtilen sınırlar içinde kalmak
kaydıyla 3 ila 12. bentlerle ilgili düzenlemeleri ise 15481 sayılı BKK'nın 45
ila 112. maddelerinde yapmış bulunmaktadır.
4.3.1.1.2.
İthalatta Tahsil Edilen Vergilerle İlgili Kanunlarda Bulunan Düzenlemeler
4.3.1.1.2.1.
3065 Sayılı KDV Kanunu
İthalatta tahsil edilen vergilerden olan KDV ile
ilgili muafiyetler de KDV Kanunu'nda bulunmaktadır. Yukarıda da belirtildiği
üzere Gümrük Kanunu'nda veya diğer kanunlarda düzenlenmiş olan muafiyetlerin
KDV'den muaf olabilmesi için bu Kanunda da muaf olarak düzenlenmiş olmalıdır.
KDV Kanunu'nun 19. maddesine göre diğer kanunlarda KDV'ye
atfen yapılan muafiyet ve istisna düzenlemeleri geçersiz sayıldığından KDV Kanunu'nda
özel olarak tanımlanmadığı sürece bir eşyaya muafiyet uygulanması mümkün
bulunmamaktadır. Bunun tek istisnası ise uluslararası sözleşmelerle hüküm
altına alınan muafiyet düzenlemeleridir. Örnek olarak 6375 sayılı Kanun
kapsamındaki NATO Muafiyetleri ve AB ile Çerçeve Anlaşması kapsamında yapılan
ithalatlar gösterilebilir.
KDV Kanunu'nda teslimleri istisna edilmiş eşyaların
ithali de KDV'den istisna edildiği gibi, ithalat istisnaları başlığı altında Gümrük
Kanunu'nda bulunan birçok düzenlemeye atıf yapmak suretiyle KDV'den istisna
edildiği görülmektedir.
4.3.1.1.2.2.
4760 Sayılı ÖTV Kanunu
İthalata konu olan tüm eşyalar (istisna edilenler
hariç) değişen oranlarda KDV'nin konusu iken, ithalatta ÖTV, eşya bakımından
daha dar çerçevede uygulanmaktadır. Bu bakımdan tatbik edileceği eşya
sınırlıdır. Ancak ithalinde ÖTV tahsil edileceği hüküm altına alınan eşyanın
ÖTV'den muaf olabilmesi için yine bu kanunda vergi dışında bırakılmış olması
gerekmektedir.
4.3.1.1.3.
Uluslararası Anlaşmalar
Uygulanan gümrük muafiyetlerinin en önemli hukuki
dayanaklarından birisi de uluslararası sözleşmeler gereğince uygulanan
muaflıklardır. Üçüncü bölümde de açıklandığı üzere uluslararası sözleşmeler
nedeniyle uygulanan muafiyetler ithalatta tahsil edilen tüm vergileri
kapsamaktadır.
4.3.1.1.4.
Diğer Kanunlar
Yukarıda da açıklandığı üzere uygulanacak olan gümrük
muafiyetlerinin hukuki dayanağı; gümrük vergisi açısından Gümrük Kanunu KDV
açısından KDV Kanunu, ÖTV açısından ÖTV Kanunu'dur. Ancak, belirtilen ana
kanunlar dışında birçok özel kanunda, ithalatta tahsil edilen tüm vergilere
atıf yapılmak suretiyle konu ve kişi itibariyle istisna ve muafiyet
düzenlemeleri bulunmakta olup bunlar üçüncü bölümde açıklanmıştır. Diğer kanunlarda
yer alan gümrük muafiyetlerinin tüm vergi ve resimleri kapsadığı hüküm altına
alınmakta ise de KDV ve ÖTV'den muaf olabilmesi için KDV ve ÖTV Kanunlarında da
bu doğrultuda ayrıca hüküm bulunması gerekmektedir.
Ancak, içerik itibariyle gümrük muafiyetlerini
düzenleyen birçok kanun bulunmakta ise de; 06.05.1986 tarih ve 3283 sayılı "Bazı
Kanunlarla Tanınmış Olan Gümrük Muafiyetlerinin Kaldırılması Hakkında Kanun"
birçok açıdan ayrıca ele alınması gereken bir kanun olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Üçüncü Bölümde de açıklandığı üzere 3283 sayılı Kanun
bazı kanunları ismen sayarak hariç tutmuş, bunların dışında kalan kuruluş
kanunları veya başka kanunlar ile kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler
dahil), kamu iktisadi teşebbüsleri, bunların bağlı ortaklıkları ve müesseseleri
ile özel kuruluşlar ve gerçek veya tüzel kişilere tanınan ithalde alınan her
türlü vergi, resim ve harç muafiyeti düzenlemelerini yürürlükten kaldırmıştır.
Kuruluş kanunları veya diğer kanunlar gereğince
muafiyeti bulunan yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlarla ilgili muafiyetleri
bir yandan yürürlükten kaldırırken, yukarıda sayılan kurum kuruluşlar ile
gerçek ve tüzel kişilere muafiyet tanınması yönünden yeniden Bakanlar Kurulu'na
yetki verildiği görülmektedir.
Bakanlar Kurulu'na verilen bu yetki uyarınca birçoğu
hala daha yürürlükte olmak üzere ilki 1987, son olarak da 1995'te olmak üzere
toplam 11 adet düzenleme yapılmıştır. Bu kararnamelerden bazıları, sadece bu
kanuna dayanılarak çıkarıldığı, bazıları da diğer kanunlara da atıf yapılmak
suretiyle düzenlendiği görülmektedir. Sadece bu Kanuna dayalı olarak çıkarılan
kararnamelere örnek olarak, ülkemize gelecek olan yabancı basın mensuplarıyla
ilgili, 87/12201 sayılı "Yabancı Basın Yayın Organları ile Bunların Yabancı
Uyruklu Mensuplarına Gümrüklerde Bazı Kolaylıklar Tanınması Hakkında Karar"
gösterilebilir.
Her ne kadar, 1995'ten günümüze bu kanunun verdiği
yetki uyarınca tesis edilmiş bulunan bir gümrük muafiyeti bulunmamakta ise de,
Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan, vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı ayrıca
vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve
indirimleriyle, oranlarına ilişkin hükümlerinde, yalnızca kanunun belirttiği
yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak konusunda Bakanlar Kuruluna
yetki verilebileceği, amir hükmü dikkate alındığında, 3283 sayılı Kanunun 2.
maddesi ile Bakanlar Kuruluna verilen muafiyet tanıma yetkisinin, Anayasa'nın
73. maddesine aykırı bir şekilde verildiği ve 1995 yılına kadar yapılan
düzenlemelerin, anayasada belirtilen amir hükmün aşılması suretiyle yapıldığı
anlaşılmaktadır. Bu yetkinin, sadece 3283 sayılı Kanunun 1. maddesinde
belirtilen kurum ve kuruluşlara yönelik olması ise mevcut aykırılığı, ortadan
kaldırmamaktadır.
Yukarıda belirtilen kanunlar çerçevesinde tesis edilen
muafiyetlerin yanısıra teşvik amaçlı gümrük muafiyetleri de bulunmaktadır.
Teşvik amaçlı gümrük muafiyetleri çalışmamızın dışında olmasının yanısıra bu
husustaki düzenlemelerin yasal dayanakları aşağıda gösterilmektedir:
1) 261 sayılı İhracatı Geliştirmek Amacı İle
Vergilerle İlgili Olarak Hükümetçe Alınacak Tedbirlere Dair Kanun,
2) 474 sayılı Gümrük giris Tarife Cetveli Hakkında
Kanun,
3) 933 sayılı Kalkınma Planının Uygulanması Esaslarına
Dair Kanun,
4) 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında
Kanun.
Teşvik amaçlı gümrük uygulamalarına bir başka örnek de
06.06.1985 tarihli 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu çerçevesinde sağlanan
vergisel ayrıcalıklardır.
Serbest bölge uygulamaları aynı zamanda vergi rekabeti[142]
olarak kabul edilen uygulamalardan olup, Türkiye açısından daha çok vergi
sığınağı olarak değerlendirilmektedir.[143]
4.3.1.2.
Gümrük Muafiyetlerin Amaçları Bakımından Değerlendirilmesi
Halen yürürlükte bulunan muafiyet uygulamalarını
amaçları bakımından ikiye ayırmak mümkündür. Bunlardan birincisi ekonomik etki
yaratan gümrük muafiyeti düzenlemeleri, ikincisi de ekonomik etki yaratmayan
gümrük muafiyeti düzenlemeleridir.
Gerek Gümrük Kanunu'nda gerekse gümrük muafiyetlerini
düzenleyen diğer kanunlarda bulunan muafiyet düzenlemelerini de, bu şekilde
tasnif etmek mümkün bulunmaktadır. Ekonomik etki amaçlanan gümrük
muafiyetlerinde ihracatın özendirilmesi, yatırımların artırılması, ülke içinde
gelişmekte olan bir sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kapasitelerinin
artırılması, işsizliğin azaltılması, bölgesel kalkınmanın sağlanması, gibi
amaçlar bulunmaktadır. Ekonomik etkili muafiyetlerden Dahilde İşleme Rejimi ise
aynı zamanda ihracatı teşvik amaçlı düzenlemelerdendir.
Bahsedildiği şekilde, ekonomik etki amaçlanmayan
gümrük muafiyetleri de bulunmaktadır. Bunlar ise askeri, sosyal, siyasi,
diplomatik ve sosyal nedenlere bağlı olarak uygulamaya konulmaktadır.
Askeri nedenler ve milli güvenlik nedeniyle
uyguladığımız gümrük muafiyetlerine örnek olarak Gümrük Kanunu'nun 167/3.
maddesinde bulunan muafiyetleri, KDV Kanunu'nda bulunan askeri amaçlı
istisnaları, Milli İstihbarat Teşkilatı'na tanınan istisnaları gösterebiliriz.
Diğer taraftan NATO muafiyetleri olarak adlandırılan muafiyetlerin ise sadece
askeri yönü değil, aynı zamanda da siyasi ve politik yönü de bulunmaktadır.
Diplomatik nedenlerle karşılıklılık ilkesi gereğince uygulanan diplomatik
muaflıklar ise sadece vergiden muaf tutulmayı değil aynı zamanda tabi olacağı
işlemler bakımından kolaylığı da öngörmektedir. Bu muafiyetlerde diplomatik
nezaket kuraları esastır.
Gümrük Kanunu'nda düzenlenen muafiyetlerin de ekonomik
etkili ve ekonomik etki umulmayan muafiyetler olarak tasnifi mümkün
bulunmaktadır.
Ekonomik etkili gümrük muafiyetleri "ekonomik etkili
gümrük rejimleri" başlığı altında "şartlı muafiyet düzenlemeleri" alt
başlığıyla düzenlenmiştir. Ekonomik etkiden kasıt, bu rejimler kapsamında gelen
eşyanın depolanması işçilik görmesi veya daha ileri bir işleme faaliyeti
görmesi sonucunda ekonomik anlamda katma değer yaratılması ile alakalıdır.
Ekonomik etkili şartlı muafiyet düzenlemesi olarak
görülen ve ikinci bölümde açıklanan transit, antrepo, muafiyet esasına dayanan
dahilde işleme, geçici ithalat, gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine
bakıldığında ilgili kanun maddelerinde genel olarak, bu rejimler kapsamında
işlem gören eşyaya muafiyet uygulanır şeklinde bir hüküm bulunmamakta olup
buradaki muafiyet mutlak olmayıp fiili duruma ilişkindir. Diğer bir ifade ile yukarda
belirtilen rejimler kapsamında işlem gören eşyalara tekabül eden vergiler,
muhtemel bir gümrük yükümlülüğünün doğması ihtimaline karşı teminat altına
alınmakta, rejim kapsamındaki eşyanın rejim şartlarına uygun olarak yurt dışı
edilmesi halinde de alınmış bulunan teminat iade edilmektedir. Bu bakımdan
geçici olarak Türkiye'ye gelen eşyanın yurt dışı edilmesi sürecinde herhangi
bir vergi alınmamış olmaktadır. Bu eşyalar genel olarak ticari olarak
alışverişe konu olmakta geçici olarak ülkeye girdikten sonra yurt dışına
götürülmesi gerekmektedir.
Bu bakımdan Gümrük Kanunu'nda "şartlı muafiyet
düzenlemeleri" olarak ifade edilen düzenlemeler esas olarak mutlak muafiyeti
değil fiili sonuç itibariyle olduğundan bunların "ekonomik etkili teminatlı
işlemler" olarak ifade edilmesi daha doğru olacaktır.
Gümrük Kanunu'nda özellik arzeden işlemler başlığı
altındaki 167. maddede düzenlenen muafiyetler ile geri gelen eşyaya yönelik
muafiyetler ise ekonomik etki doğurması amaçlanmayan düzenlemeler olup bu
muafiyetler Türkiye'ye kati olarak ithal edilecek olan eşyalara, diğer bir
ifade ile serbest dolaşıma girecek olan eşyaya yöneliktir. Türkiye'ye serbest
dolaşıma girmeyecek olan, diğer bir ifade ile Türkiye'ye geçici olarak girecek
eşyalar konusunda bir gümrük yükümlülüğünden bahsetmek, günümüzün ticari
koşulları ve ihtiyaçları, insanların çeşitli sebeplerle uluslararası dolaşımı
ve buna bağlı eşya hareketleri dikkate alındığında pek mümkün görünmemektedir.
Esasen ekonomi üzerinde yukarıda belirtilen olumlu etkileri nedeniyle de
muafiyet sonucunu doğuran bu uygulamalar tercih edilen ve özellikle planlanan
uygulamalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Serbest dolaşıma girecek eşyanın gümrük muafiyeti ise
Gümrük Kanununun 167. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde de bulunan düzenlemelere
konu olan eşyaların ortak özelliği genel anlamda yerli eşyayla rekabet edecek
nitelikte olmamalarıdır. Bunun yanında ithalat aşamasında her ne kadar bireysel
ithalat olarak yerli eşyayla rekabet etme durumu olmasa da madde de bulunan
bazı fıkralara konu eşyalar, toplamda yerli üretimi olumsuz etkileyerek haksız
rekabete sebebiyet verebilir niteliklere sahiptir. 167/5-a da düzenlenen
motorlu taşıtlar, 167/7 de yer alan eğitim, bilimsel, tıbbi teşhis ve tedavi
amacı gibi amaçlarla ithal edilecek olan ve belirtilen niteliklere sahip
eşyalar, 167/9 da yer alan standart depo muafiyeti kapsamındaki akaryakıt ve
yağlar, 167/12 maddede düzenlenen özürlülerin kullanımına mahsus motorlu
taşıtlar buna örnek olarak gösterilebilir.
Yerli üretime konu eşya ile rekabet etme potansiyeline
sahip olan bu eşyaların muafiyet kapsamında ithali nedeniyle elde edilecek olan
kamu yararı veya ithal edecek olan kişiye sağlayacağı fayda, uğranılacak olan
vergi kaybı ile olumsuz ekonomik etkilere karşı tercih edilmiş olmaktadır.
Ahıska Türklerine yönelik gümrük muafiyetlerinde amaç
büyük göç dalgaları halinde ülkemize gelerek serbest veya iskanlı göçmen olarak
yerleştirilecek olan soydaşlarımızın, yaşadıkları yerlerde sahip oldukları ve
geçimlerini sağladıkları varlıklarının, her hangi bir vergi tahsil edilmeksizin
Türkiye'ye getirilmesidir.
4.3.1.3.
Karşılığında Bedel Ödenip Ödenmemesi Bakımından Değerlendirilmesi
Gümrük Kanununda 167. maddesi kapsamında düzenlenen
muafiyetlere konu eşyanın yerli eşya ile rekabet etmemesi temel kriter olmakla
birlikte bu eşyalarla ilgili ikinci nokta bu eşyaların genel olarak ediniminin
para transferi yolu ile olmamasıdır. Bu bakımdan, madde kapsamında muafiyet
uygulanması hükme bağlanan birçok konuda, muafiyet uygulanacak olan eşyanın
ticari miktar ve mahiyet taşımaması gerekmektedir. Karşılığında bedel ödenerek
edinilen eşya, miktarı da dikkate alınarak ticari mahiyet taşıdığı
söylenebilir. Bu nedenle maddede düzenlenen birçok muafiyetin en temel şartı
eşyanın bedelsiz olmamasıdır. Bazı muafiyet hükümlerinde ise muafiyet
kapsamında işlem görecek eşyanın bedelsiz olması koşulu bulunmamaktadır.
Bedelsiz olarak getirilmesi zorunlu bulunan eşyalarla
ilgili muafiyetlere aşağıda belirtilen düzenlemeler örnek olarak
gösterilebilir:
1) Gümrük Kanunu'nun 167/7 maddesi kapsamındaki kamu
yarına kamu kurumları ile insani yardım kurumları tarafından ithal edilecek
olan temel ihtiyaç maddeleri, eğitsel, bilimsel, kültürel ve tıbbi amaçlı ithal
edilecek olan malzemeler,
2) Gümrük Kanunu'nun 167/12 maddesi kapsamında
özürlülerin gündelik ve sosyal yaşamlarında kullanılabilecek eşyaların kamu
yararına faaliyette bulunan dernekler veya kamu kurum kuruluşları tarafından
ithali,
3) Gümrük Kanununun 167/8 maddesi kapsamındaki
numunelik eşya ve modeller.
167. maddenin 1. fıkrasında yer alan Cumhurbaşkanının
zatının kullanımına mahsus eşya ile ikametgahı için getirilecek eşyanın ise
bedelli veya bedelsiz olarak getirilmesi gerektiği konusunda herhangi bir
kısıtlayıcı hüküm bulunmamaktadır.
Diplomatik muafiyetler konusunda da aynı durum
sözkonusudur.Milli savunma ve iç
güvenlik konuları kapsamında yukarıda belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından
ithal edilecek eşya konusunda da böyle bir kısıtlama mevcut bulunmamaktadır.
4.3.1.4.
Gümrük Muafiyetlerine İlişkin Gerekçenin Değerlendirilmesi
Gümrük muafiyetlerinin teorik temelleri açısından
incelenmesi başlığı altında belirtilen kıstaslar bakımından mevcut yasal
gerekçe dikkat çekicidir. Bu itibarla Gümrük Kanunu madde 167'nin gerekçesi
aşağıdaki gibidir:
Eski Gümrük Kanunu'nun 7, 8, 9 ve 10 uncu
maddelerinde, gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna halleri sıralanmış
bulunmakta idi. Ancak, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile imzaladığı gümrük birliği
çerçevesinde olaya bakıldığında, trafik sapmalarının önlenmesi bakımından, aynı
muafiyet hükümlerinin her iki tarafın mevzuatına benzer şekilde yansıtılması
zorunluluğunu ortaya çıkarmaktadır. Avrupa Birliği'nin Ortak Gümrük Kodunda, bu
maddenin benzeri bir hüküm yer almakta; muafiyete ilişkin ayrıntılı
düzenlemeler ise ayrı yönetmeliklerle yürürlüğe konulmuş bulunulmaktadır.
Ortaklık Konseyi tarafından 6 Mart 1995 tarihinde
kabul edilen Gümrük Birliğinin Uygulama Usullerini Belirleyen Kararın 26.
maddesi gereğince, bu maddenin 2. fıkrasının (b) bendinde; "Gümrük vergisi
muafiyetine ilişkin, (EEC) 918/83 sayılı 28.03.1983 tarihli Konsey Yönetmeliği
ile onun uygulama hükümlerini belirleyen (EEC) 2287/83, 2287/83, 2288/83,
2289/83 ve 2290/83 sayılı 29.07.1983 tarihli Komisyon Yönetmelikleri" şeklinde
sıralanan mevzuatın da Türkiye tarafından benimsenmesi gerekmektedir.
Bu paralelde düzenlenen 167. maddenin 1 numaralı
bendiyle Cumhurbaşkanını zat ve ikametgahı için gelen eşyaya, 2 numaralı
bendiyle diplomatik muafiyetlere, 3 numaralı bendiyle de 1615 sayılı Gümrük
Kanununda yer alan milli güvenliği ilgilendiren konulardaki muafiyet hükümleri
muhafaza edilmiştir.
Maddenin 3 numaralı bendinin uygulanmasında, milli
savunma ve iç güvenlik konularında; Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel
Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gümrükler
Muhafaza Genel Müdürlüğü ihtiyaçlarının sağlanması için doğrudan bu kuruluşlar
tarafından serbest dolaşıma sokulan veya bu kuruluşların açtığı ihaleleri
kazanan şirket ve müesseselerin bu ihaleler konusu her türlü silah, araç, gereç,
ana malzeme, mühimmat, makine, elektronik, elektrikli cihaz, alet ve
teferruatları ile bunların üretimi, bakımı ve onarımında kullanılacak her türlü
parça, yedek parça, mamul, yarı mamul maddeler ve malzemeleri üretici sıfatıyla
ithal etmeleri halinde ve bunun ihtiyaç sahibi makam tarafından onaylanması
durumunda, söz konusu eşyaya gümrük muafiyeti uygulanacaktır.
Maddenin 4 ila 12. bentlerinde ise yukarda bahsi geçen
yükümlülüğümüzden kaynaklanan muafiyet hükümleri genel hatlarıyla
sıralanmıştır. Böylece, Avrupa Birliği üyesi ülkeler vatandaşlarının
yararlandığı imkanlardan kendi vatandaşlarımızın da yararlanması ve trafik
sapmasının önlenmesi sağlanmıştır.
Maddenin son fıkrasıyla, çerçevesi çizilen muafiyet
hükümlerinin şart, süre ve miktarlarının tespiti ve detaylı olarak belirlenmesi
ve yukarda belirtilen yükümlülüğümüzden kaynaklanan mevzuatta yapılan
değişikliklerin milli mevzuata yansıtılmasına imkan tanımak için Bakanlar
Kurulu'na yetki verilmiştir.
Madde gerekçesi incelendiğinde gerekçenin daha çok AB
mevzuatına paralellik sağlanması temeline dayandığı görülmektedir. Oysa, bu
madde gereğince muaf olan eşyaların genel anlamda yerli üretime konu olan
eşyayla rekabet etmeyen eşyalar olduğu, gerek kişisel eşya muaflıkları, gerek
sakatlara mahsus muaflıklar, gerekse de kamu yararına ithalat başlığıyla
düzenlenen muaflıklara bakıldığında, bu maddede düzenlenen muafiyetlerin sosyal
amaçlı gerekçelerinin belirgin şekilde ön planda olduğu dikkate alındığında,
gerekçede olması gereken özün ihmal edildiği görülmektedir.
4.3.1.4.
Gümrük Muafiyetleri ile İlgili Kavramların Değerlendirilmesi 4.3.1.4.1.
Muafiyet ve İstisna Kavramı Açısından
Gümrük muafiyetlerine ilişkin düzenlemelerde dikkat
çeken bir husus da muafiyet ve istisna kavramının kullanılış şekli ile ilgilidir.
Her ne kadar öğretide muafiyet kavramı, vergi kanunlarına göre
vergilendirilmesi gereken kişilerin, istisna kavramı ise vergi kanunlarına göre
vergilendirilmesi gereken konuların yine kanunun açık hükmüne göre, vergi
dışında bırakılmasını ifade etmekte ise de, Gümrük Kanunu'nda istisna veya
muafiyetlerin ayrı ayrı değil, birlikte kullanılarak, vergi dışında bırakılan
uygulamaların "muafiyet ve istisna" ana başlığı altında düzenlendiği
görülmektedir.
Gümrük vergisinin konusu, tartışmasız eşyadır. Dolayısı
ile aslında vergi dışında bırakılan eşyanın kendisi olmaktadır. Ancak
mükellefiyet eşya sahipliğine bağlıdır. Eşya sahibinin fiili durumu da vergi
dışında bırakılmayı gerektirebilir. Diğer bir ifade ile örneğin; kişinin şahsi
kullanımına bağlı zati nitelikli eşyaları vergi dışında bırakılmıştır. Buradaki
vergi dışında bırakılma durumu, kişinin yolcu ve aynı zamanda eşyanın da
kişisel nitelikli olmasına bağlanmıştır. Kişisel eşya muafiyeti dışında
düzenlenen diğer muafiyetlerde de eşyaya ve kişiye ait şartlar ayrı ayrı
belirtilmiştir. Bu nedenle gümrük uygulamalarında istisna ve muafiyet
kavramının, öğretiye uygun olarak kullanılmasının zor olduğu dikkate
alındığında, istisna ve muafiyet kavramının birlikte kullanılması pratik çözüm
gibi görünmektedir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu içinde durum böyle olmakla
birlikte, bu konuda düzenleme yapan diğer kanunlar açısından ele alındığında,
ortaya çıkan tam bir kavram karmaşasıdır.
KDV Kanunu'nda yapılan düzenlemelerin istisna kavramı
üzerine şekillendirdiği görülmektedir. ÖTV açısından da benzer durum söz
konusudur. Diğer kanunlarda ise gümrük muafiyeti kavramı, daha yaygın olarak
kullanılmaktadır.
Muafiyet veya istisna olarak ayırımın pek de kolay
olmadığı hususu genel olarak kabul gören bir görüş olması nedeniyle, hangisinin
muaflık hangisinin istisna konusu olacağı şeklindeki tartışmalardan ziyade
karmaşaya neden olunmaması bakımından kavram birliği sağlanmasının daha faydalı
olacağı açıktır.
4.3.1.4.2.
Gümrük Vergileri Kavramı Açısından
Gümrük vergileri kavramı, Kanunun 3. maddesinde ilgili
mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat
vergilerinin tümü olarak tanımlanmıştır.
Gümrük muaflık ve istisnalarına ilişkin 167.
maddesinde "aşağıda sayılan hallerde, serbest dolaşıma sokulacak eşya gümrük
vergilerinden muaftır" denilmek suretiyle düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Burada kullanılan gümrük vergileri kavramı, yürürlükte bulunan ithalat veya
ihracat vergilerinin tamamını kapsayacak şekilde tanımlanmış ise bu maddede
hüküm altına alınan muafiyetin, ithalat vergilerinin tamamını kapsadığını
söylemek mümkün pek mümkün görünmemektedir. Gümrük Kanunu'nda düzenlenmiş bir
muafiyet konusu eşyanın, mutlak olarak ithalatta tahsil edilen diğer
vergilerden de muaf olup olmadığı, ancak ilgili kanunların incelenmesi
neticesinde anlaşılabilen bir husustur. Bu bakımdan, bir muafiyet uygulaması
yapmadan önce uygulayıcıların, ithal edilecek eşyanın muaflığının, ilgili
kanunlar çerçevesinde de incelemeleri bir zorunluluktur.
4.3.1.4.3.
Muafiyet Düzenlemesinin İlgili Olduğu Rejim Açısından
Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinde hüküm altına alınan
muafiyetler serbest dolaşıma girecek eşya için sözkonusudur. Diğer taraftan
esas itibariyle Türkiye'ye serbest dolaşıma girmek amacıyla getirilmeyen eşya
konusunda bir muafiyet düzenlemesi hukuki açıdan mümkün görünmemektedir.
Çünkü muafiyet eğer vergi ile ilgili ise, vergi ödeme
yükümlülüğü doğurmayan gümrük işlemleri konusunda muafiyet düzenlemesi de
gerekli bulunmamaktadır.
Çalışmamızın çeşitli kısımlarında da ifade edildiği
gibi, Gümrük Kanunu'nun gümrük yükümlülüğünü düzenleyen 181. maddesinde de
gümrük yükümlülüğünün; serbest dolaşıma giriş rejiminde, beyannamenin idarece
tescil edildiği tarihte başlayacağı hükmü bulunmaktadır. Öte yandan, serbest
dolaşıma giriş rejimi dışındaki rejimlerde gümrük yükümlülüğünün, diğer bir
ifade ile vergi ödeme mükellefiyetinin doğmasına neden olacak haller ile
mükellefiyetin ne zaman başlayacağı konusunda Kanunun 183 ila 193. maddelerinde
ayrıntılı açıklamalar yapılmıştır. Bu maddeler incelendiğinde, özellikle şartlı
muafiyet uygulamaları başlığı altında incelediğimiz gümrük rejimlerinde
mükellefiyetin; sözkonusu rejime tabi tutulduğu anda değil, rejim şartlarına
aykırı olarak kullanımının sözkonusu olması halinde doğduğu görülmektedir.
Gümrük Kanunu açısından fiili durum böyle olmakla
birlikte, gerek KDV gerekse ÖTV aşısından farklı bir durum söz konusudur.
İlgili kanunların istisna hükümlerinin düzenleyen madde içeriklerine
bakıldığında ise Gümrük Kanununda şartlı muafiyet düzenlemesi olarak
nitelendirilen rejimlere konu eşyaların dahi istisna hükümleri içinde
düzenlendiği görülmektedir. İstisna uygulaması ile ilgili bir şart
belirtilmemiş olması dikkatimizi çeken başka bir husustur. İstisnalara ilişkin
bu fiili durumla beraber, hem KDV Kanunu'nun 49. maddesinde bulunan "Gümrük
Kanunu ile diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem
gören her türlü madde ve kıymetlere ait KDV'de aynı usule tabi tutulur" hükmü,
hem de ÖTV Kanunu'nun 16/2 maddesinde bulunan "4458 sayılı Gümrük Kanunu ile
diğer kanunlar gereğince ithalat vergileri teminata bağlanarak işlem gören
mallara ait ÖTV'de aynı usule tabi tutulur" hükmü gereğince, evvelce istisna
kapsamında olduğu hükme bağlanan bu işlemlerin mutlak anlamda vergi dışında
bırakılmadığı ve aynı gümrük vergisinde olduğu gibi gümrük yükümlülüğü doğma
ihtimaline karşı teminat altına alındığı görülmektedir.
4.3.1.5.
Gümrük Kanununda ve Diğer Kanunlarda Bulunan Gümrük Muafiyetlerinin KDV ve ÖTV
Açısından Durumu
Uygulayıcıların gümrük muafiyeti uygulamalarında
gözönünde bulundurmaları gereken en önemli hususlardan biri de KDV Kanunu'nun
19'uncu maddesinde düzenlenen "Diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna
hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir. KDV'ye ilişkin istisna ve muafiyetler
ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle
düzenlenir. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır" hükmü ile ÖTV Kanunu'nun
10. maddesinde düzenlenen "ÖTV'ye ilişkin istisna ve muafiyetler ancak bu
Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir.
Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından
geçersizdir. Uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır" hükmüdür.
Bu hükümlerle, diğer kanunlarda düzenlenen
muafiyetlere KDV ve ÖTV açısından sınırlama getirilmekte (Uluslararası
sözleşmeler kapsamında muafiyet uygulanan eşyalar hariç), diğer kanunlarda "ithalatta
tahsil edilen vergilerden muaftır" şeklinde hüküm tesis edilmiş olsa dahi, KDV
ve ÖTV Kanunlarına hüküm eklenmedikçe, bu muafiyet düzenlemeleri geçersiz
sayılmaktadır.
Bu bakımdan, Gümrük Kanunu ile gümrük vergisinden muaf
olan eşyalardan bazıları, hem KDV hem de ÖTV muafiyeti kapsamında
bulunmamaktadır. Bunlar aşağıdaki şekilde belirtilebilir;
1) 167/5-a maddesi kapsamında serbest dolaşıma girecek
motorlu nakil vasıtaları,
2) 167/7 maddesi kapsamında Bakanlar Kurulu'nca
belirlenecek kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından ticari gaye güdülmemek ve
amacı doğrultusunda kullanılmak üzere ithal edilecek eşyalar.
Gümrük Kanunu ile Gümrük vergisinden muaf tutulan
yukarda belirtilen eşyaların KDV ve ÖTV'den istisna edilmemiş olması, bu
eşyaların, yerli üretime konu aynı nitelikteki eşyalarla rekabet etme
özelliğinden kaynaklandığını söylemek mümkündür.
Diğer taraftan bu durumun tersi haller ise, yani diğer
kanunlarda düzenlenen gümrük muafiyetleri Gümrük Kanunu'nda açıkça
düzenlenmemiş olsa dahi gümrük vergisi açısından muaf olabilmektedir. Yani
Gümrük Kanunu'nda paralel hükümler bulunmasa dahi, diğer birçok kanunda gümrük
vergisine atıf yapılmak suretiyle muafiyet düzenlemesi bulunmaktadır. AB'ye üye
ülkelerde muafiyet düzenlemelerinin, AB muafiyetler tüzüğüne paralel olması
genel kural olmakla birlikte üye ülkelerin kendilerine özgü muafiyet
düzenlemesi yapabilmeleri mümkün olduğundan, bu durum mevzuat uyumlaştırması
konusunda AB'ye verilen taahhütlere karşı aykırılık teşkil etmemektedir.
Diğer kanunlarda bulunmasına rağmen Gümrük Kanunu'nda
paralel düzenleme bulunmayan gümrük muafiyetlerine, aşağıda belirtilen
muafiyetler örnek olarak gösterilebilir:
ÖTV'ye özgü gümrük muafiyetleri:
1) ÖTV Kanununa ekli II sayılı listede yer alan
mallardan; uçak ve helikopterlerin Türk Hava Kurumu tarafından ilk iktisabı,
2) II sayılı listede yer alan malların, Başbakanlık
Merkez Teşkilatı tarafından ilk iktisabı,
3) IV sayılı listede yer alan malların genel ve katma
bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve bunların
teşkil ettikleri birliklere bedelsiz teslimi veya bunlar tarafından bedelsiz
olarak ithali.
KDV'ye özgü gümrük muafiyetlerine bakıldığında ise,
Gümrük Kanununda düzenlenen tüm muafiyetlerin (167/5-a ile 7. maddeleri ile
171. maddede düzenlenen deniz balıkçılığı ürünleri ve denizden çıkartılan diğer
ürünlerle ilgili muafiyetler hariç) KDV'den de muaf olduğu görülmekte olup, KDV'ye
özgü bulunan gümrük muafiyetlerinin ise daha çok diğer istisnalar ile kültür ve
eğitim amacı taşıyan istisnalarda yer alan bazı istisnalar örnek olarak
gösterilebilir. Ayrıca araçlar, petrol aramaları ve teşvik belgeli yatırımlara
ilişkin istisnalar KDV'ye özgü istisnalar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Üçüncü bölümde incelenen Petrol Kanunu ile Ahıska
Türklerine yönelik muafiyetlerle ilgili de Gümrük Kanunu'nda herhangi bir
düzenleme bulunmamaktadır.
Ahıska Türklerine yönelik gümrük muafiyetlerinin ise
detaylandırılmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Her ne kadar 21.04.2005 tarihinde
kabul edilen ve 27.04.2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
5335 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun"un 25/f maddesi ile 02.07.1992 tarihli 3835 sayılı "Ahıska
Türklerinin Türkiye'ye Kabulü ve İskanına Dair Kanun"un 4. maddesinde geçen "her
türlü vergi, resim, harçtan muaftır." ibaresi, "Katma Değer Vergisi ve Özel
Tüketim Vergisi dahil her türlü vergi, resim, harçtan muaftır." şeklinde
değiştirilmiş ise de 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrası ve
4760 sayılı ÖTV Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükümler
gereğince bu değişikliğe istinaden KDV ve ÖTV muafiyeti uygulanması mümkün
bulunmamaktadır.
Söz konusu istisnanın uygulanıp uygulanmayacağına
ilişkin oluşan tereddütler nedeniyle konu Maliye Bakanlığınca incelenmiş
10.05.2005 tarihli Bakanlık Makamı Onayı ile göçmenlerin kendilerine ait zati
ve ev eşyalarının tamamı ile mülkiyetinin kendilerine ait olduğu belgelenen her
türlü eşya ve damızlık hayvanların bir defada Türkiye'ye getirilmesi koşuluyla
gümrükte KDV ve ÖTV uygulanmadan işlem yapılması uygun görülmüştür. Söz konusu
Bakanlık Onayı çerçevesinde işlem yapılması hususunda ise Gümrükler Genel
Müdürlüğü'nün 22.06.2005 tarih ve 15765 sayılı talimat yazılarıyla gümrük
idarelerine talimat verilmiştir.
Ancak, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 2009/4 sayılı
Genelgesi ile Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerine yönelik dağıtımlı tüm yazılar
01.05.2009 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırıldığından ve bu tarihten sonra
üçüncü kişileri ilgilendiren konularla ilgili bildirişlerin tasarruflu yazı ile
talimat yerine Genelge veya Tebliğ şeklinde düzenleneceği esası getirildiğinden
Ahıska Türklerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde getirecekleri eşyaların tabi
olacağı usul esaslar 2009/91 sayılı Genelge ile belirlenmiştir. Bu genelgede
10.05.2005 tarihli Bakanlık Onayından bahsedilmemiş olması ise dikkat çekici
olup, uygulayıcıların muafiyet uygulamasına esas teşkil edecek açık düzenleme
bulunmadığından KDV ve ÖTV muafiyetinin uygulanıp uygulanmayacağı konusundaki
tartışmaları beraberinde getireceği düşünülmektedir.
Uluslararası sözleşmeler kapsamındaki NATO
muafiyetleri ile AB ile tesis edilen Çerçeve Anlaşması kapsamındaki muafiyetler
ise, gümrük vergisi muafiyetini kapsadığı gibi hem KDV'yi hem de ÖTV'yi
kapsamaktadır.
Görüldüğü gibi herhangi bir konuda düzenlenmiş bulunan
gümrük muafiyetinden tam olarak bahsedilebilmesi için, ithalatta tahsil edilen
her bir vergi bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapmaya ihtiyaç bulunmaktadır.
Bu anlamda mutlak bir gümrük muafiyetinden bahsetmek güçtür.
4.3.1.6.
Tabi Olacakları Gümrük İşlemleri Açısından Değerlendirilmesi
İkinci bölümde de açıklandığı gibi, gümrük işlemleri
beyan esasına dayalıdır. Gümrük uygulamalarında gümrük vergilerinden muafiyetle
beraber bazı işlemlerde de kolaylık söz konusudur. Beyan, gümrük beyannamesi
ile yazılı olarak yapılmakta ancak bazı gümrük uygulamalarında beyan sözlü
olabilmektedir. Hangi eşyanın ithalatta sözle beyan edileceği ise Gümrük
Yönetmeliğinin 169. maddesinde açıklanmıştır. Eşyanın kişinin beraberinde
gelmesi halinde sözlü beyan yeterli olmakta bu durumda herhangi bir belge
doldurulmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak sözlü beyana tabi olan eşyanın
kişinin beraberinde gelmeyip ticari kargo, posta, hızlı kargo, tır taşımacılığı
yolu ile gelmesi halinde evrak doldurulması gerekmektedir. Bu durumda Gümrük
Yönetmeliği'nin 22 no'lu ekinde bulunan Sözlü Beyan Formu kullanılması
gerekmektedir.
Gümrük Yönetmeliği'nin 172. maddesine göre sözlü
beyanla beyan edilen hususlar, gümrük personeli tarafından kayıt altına
alınması gerekmekte olup; bu beyan, sistem üzerine kaydedilerek kayıt altına
alınabileceği gibi, sadece formun doldurulması suretiyle de kayıt altına
alınabilir. Sözlü beyan formunun düzenlenmesi gerektiği her iki durumda da,
aşağıda belirtilen kutularının doldurması zorunludur:
1 no'lu kutu, rejim bilgisi
5 no'lu kutu, kalem sayısı
6 no'lu kutu, kap adedi
8 no'lu kutu, alıcı bilgileri
22 no'lu kutu, fatura bilgileri
29 no'lu kutu, giriş gümrük idaresi
31 no'lu kutu, eşyanın ve kapların tanımı nitelikleri
(tarife diliyle)
33 no'lu kutu, GTİP'nu
37 no'lu kutu, kalem bazında rejim bilgileri
41 no'lu kutu, ölçü birimi
42 no'lu kutu, kalem fiyatı 54 no'lu kutu, beyan
sahibi
Doldurulması isteğe bağlı bulunan bilgiler ise aşağıda
gösterilmektedir;
2 no'lu kutu, gönderici bilgileri
14 no'lu kutu, beyan sahibi
16 no'lu kutu, menşe ülke bilgileri
30 no'lu kutu, eşyanın bulunduğu yer
34 no'lu kutu, kalem bazında menşe bilgileri
40 no'lu kutu, ozet beyan bilgileri
44 no'lu kutu, ek bilgi ve belgeler.
Görüldüğü üzere sözlü beyana tabi olduğu tespit edilen
eşyaların kişinin beraberinde gelmesi halinde işlem adedi dahil basit düzeyde
bir kayıt dahi söz konusu değil iken, evrak doldurulması lazım gelen sözlü
beyanlarda kaydedilmesi gereken bilgilerin ticari eşyanın beyanından pek bir
farkının bulunmadığı görülmektedir. Örnek olarak yolcunun beraberinde gelmeyen
kişisel eşyaların mevcut şartlar altında GTİP olarak her bir kalem itibariyle
kıymeti dahil beyan edilmesi ve bunun da gümrük personeli tarafından kayıt
altına alınması gerekmektedir. Bu işlemin tesisi ise, kişinin seyahati
süresince kullandığı eşyaların çeşitliliği ve zaman kavramı dikkate alındığında
neredeyse fiili olarak imkansızdır. Ayrıca bu şekilde bir istatistik bilgisine
de çok fazla ihtiyaç bulunmamaktadır.
Bu nedenledir ki, yasal olarak herhangi bir dayanağı
olmamakla birlikte bu çeşit eşyalar için uygulamada mevcut Türk Gümrük Tarife
Cetveli'nin akit taraflarca özel amaçlar için saklı tutulan 98. fasıl
kullanılmaktadır. Her hangi bir yasal dayanağı bulunmamasına ve TGTC'nde yer
almamasına rağmen gümrük muafiyetlerinin uygulanması açısından gerekli
görüldüğünden 98. fasıl uygulamada kullanılmakta ve dış ticaret
istatistiklerinde de yer almaktadır.[144]
Uygulamada 98.21. pozisyonu zati eşyalar için kullanılmaktadır.
Sözle beyana tabi olan diğer muafiyetlerden
cenazelerle ilgili gümrük işlemlerinin de bu yasal çerçeve içinde değerlendirildiği
de dikkate alındığında, hem yukarda açıklanan şekliyle genel bir uygulamaya
dönüşmüş bulunan sözlü beyana ilişkin gümrük formalitelerinin yasal temele
oturtulmasına, ayrıca uygulamayı kolaylaştıracak ve aynı zamanda da istatistiki
olarak da veri sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunduğu
görülmektedir.
Yazılı beyan ise Gümrük Yönetmeliğinin 14 no'lu ekinde
yer alan kullanma talimatına göre doldurulmuş Tek Tip Gümrük Beyannamesi (TCGB)
ile yapılması gerekmekte olup yazılı beyanın mevzuata uygun olarak
yapılabilmesi için işleme konu eşyanın ödeme ve teslim şeklinden Gümrük Tarife
İstatistik Pozisyonuna, taşıma bilgilerinden uygulanacak ticaret politikalarına
ve kıymetine kadar aslında esaslı mevzuat bilgisi gerektirmektedir.
Sözlü beyan daha çok gümrük muafiyeti sisteminde yer
alan bazı eşyalar için mümkün olmakla birlikte, muafiyet kapsamında olan ancak
yazılı olarak beyanı zorunlu bulunan birçok eşya da bulunmaktadır. Bunlar genel
olarak aşağıda belirtildiği şekilde sıralanabilir:
1) Askeri ve iç güvenlik amaçları ile ithal edilecek
eşyalar
2) Şahsi eşya muafiyetleri kapsamındaki;
a) Yerleşim yerlerini Türkiye Gümrük Bölgesine
nakleden gerçek kişilere ait, alındığı tarihte üç yaşından büyük olmayan
kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtaları,
b) Yerleşim yerlerini Türkiye Gümrük Bölgesine
nakleden gerçek kişilere ait her türlü kullanılmış ev eşyaları,
c) Yerleşim yeri Türkiye'de olan bir Türk ile
evlenerek veya evlenmek üzere Türkiye'ye gelen kişilere ait çeyiz eşyaları,
d) Miras yoluyla intikal eden kişisel eşyalar,
e) Türkiye'ye öğrenim görmek amacıyla gelen
öğrencilere ilişkin eğitimle ilgili malzemeler ve eğitimle ilgili diğer ev
eşyalar,
f) Türkiye Gümrük Bölgesinden geçici olarak çıkan
gerçek kişilerin geri getirdiği kullanılmış ev eşyaları,
g) Yerleşim yeri Türkiye dışında olan gerçek kişilerin
Türkiye'de satın aldıkları veya kiraladıkları konutlarında kullanılmak üzere
geçici veya kesin olarak getirdikleri ev eşyası,
3) Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek kişi, kurum ve
kuruluşlar tarafından ticari gaye güdülmemek ve amacı doğrultusunda kullanılmak
üzere ithal edilen eşyalardan;
a) Eğitim, bilim ve kültürel amaçlı eşya ile bilimsel
alet ve cihazlar,
b) Tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına
mahsus alet ve cihazlar,
c) Bilimsel araştırma amacına yönelik hayvanlar ile
biyolojik veya kimyasal maddeler,
d) İnsan kaynaklı tedavi edici maddeler ile kan
gruplama ve doku tipi ayırma belirteçleri,
e) İlaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrolü
amacına yönelik maddeler,
f) Ulusal araştırma geliştirme kurumları tarafından
yürütülen veya desteklenen araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılmak
üzere ithal edilen eşya,
4) Bir ticari faaliyetin yürütülmesi ile bağlantılı
ithalattan;
a) İşyeri nakli suretiyle ithal edilen sermaye malları
ve diğer malzemeler,
b) Sınır bölgesi halkının elde ve sırtta taşınabilecek
miktardan daha fazla olan eşyaları,
c) İnceleme, analiz veya test amaçlı olarak ithal
edilen eşya,
5) Ulaştırmacılıkta kullanılan eşyadan;
a) Taşıma sırasında eşyanın istifi ve korunması için
yardımcı maddeler,
b) Canlı hayvanların nakli sırasında kullanılan kuru
ot, yem ve yiyecek maddeleri ile ilaçları,
c) Ulaşım araçları ile özel konteynerlerde mevcut
bulunan akaryakıt ve madeni yağları,
d) Deniz ve hava ulaşım araçlarına ait donatım ve
işletme malzemesi,
6) Yayın hakları veya endüstriyel ve ticari patent
haklarını koruyan örgütlere gönderilen eşya,
7) Savaş kurbanları anıtları ile mezarlıkların yapımı,
bakımı ve süslenmesi amacına yönelik eşya,
8) Malûl ve sakatların kullanımına mahsus eşyalar,
9) Tabii afetler, tehlikeli ve salgın hastalıklar,
büyük yangınlar, radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal
ve teknolojik olaylar ile büyük nüfus hareketleri gibi kriz hallerinden zarar
görenlere gönderilen eşyalar.
Gümrük vergilerinden muaf tutulan bu eşyaların da
ticari eşya gibi tek tip gümrük beyannamesi ile beyanı gerekmektedir. Bu
şekilde yapılacak beyan, eşyanın kıymeti dahil yukarıda ifade edilen tüm
bilgileri kapsamalıdır. Belirtilen nitelikteki eşyaların gümrük işlemlerinde
her ne kadar yazılı beyan öngörülmekte ise de gerek beyan işleminin uzmanlık
gerektiren bir iş olması ve mesleki bilgi gerektirmesi, gerekse de bu muafiyet
uygulamalarının devamlılık taşımaması ve şahsi olarak gerçekleşmesi nedeniyle
yazılı beyan fiili zorlukları içermekte uygulamayı neredeyse imkansız
kılmaktadır.
Örnek olarak ev eşyası muafiyetiyle ilgili işlemler
gösterilebilir. Ev eşyasının beyanı mevcut düzenlemelere göre yazılı beyan
esasına dayalıdır ve bunun için serbest dolaşıma giriş beyannamesi
doldurulmalıdır. Bunun için öncelikle eşyaların kıymetinin belirlenmesine
ihtiyaç bulunmaktadır. Sonra bu eşyaların gümrük tarife istatistik pozisyonunun
belirlenmesi gerekmektedir. Bütün bunlar yapılsa dahi belirtilen vasıflara
sahip olmayan bir kişinin kendisini hukuken bağlayan ve aykırılık halinde cezai
yaptırımları olan bir işlemi tesis etmesi mümkün bulunmamaktadır.
Belirtilen fiili zorluklar ve uygulamada karşılaşılan
sorunlar nedeniyle 167. madde de düzenlenen muafiyetlere ilişkin sözlü ve
yazılı beyan uygulamalarının, her bir muafiyete ilişkin uygulama süreçleri ve
yerli eşyaya rekabet edecek nitelikte olup olmadığı da de göz önünde
bulundurulmak suretiyle, gerekli analizlere imkan verecek nitelikte istatistiki
bilgileri toplamaya yarayacak şekilde yeniden düzenlenmesine ihtiyaç
bulunmaktadır
4.3.1.7.
Uygulama Geçmişi Bakımından Gümrük Muafiyetleri
Sistemimizde bulunan bazı gümrük muafiyetleri
geleneksel olarak uygulanan muafiyetlerdendir. Gümrük uygulamalarının en katı ve
gümrük vergisi oranlarının en yüksek olduğu yıllarda dahi bu muafiyetlerin
mevcut olduğunu görmekteyiz. Bunlara aşağıda belirtilen muafiyetler örnek olarak
gösterilebilir:[145]
1) Zati eşya muafiyetleri,
2) Ev eşyası muafiyetleri,
3) Diplomatik muafiyetler,
4) Evlilik yolu ile getirilen eşya, çeyiz eşyası
muafiyeti,
5) Geri gelen eşya muafiyetleri (İade eşyası),
6) Cumhurbaşkanının kullanımına mahsus eşyalar,
7) Ticari mahiyet arz etmeyen numuneler
8) 1899 tarihli Lahey Mukavelesi gereğince harp
esirlerine yardım veya yabancı devletlerin mezarlıklarının süslenmesi, tamiri
amacıyla kullanılacak eşyalar gümrük muafiyeti kapsamındadır. Bu muafiyetlerin
yasal dayanağı milli kanunlar değil, uluslararası sözleşmelerdir.
9) Mesleki veya bir sanatın icrasında kullanılan alet
ve cihazlara ilişkin muafiyetler,
Esas itibariyle AB Muafiyetler Tüzüğü'nde yer alan
birçok muafiyet düzenlemesinin, 1945'lerden beri ülkemizde geleneksel olarak
uygulanan muafiyetlere paralel uygulamalar olduğunu görmekteyiz. Günümüzde
ekonomik etkili gümrük rejimleri olarak da nitelendirilen şartlı muafiyet
düzenlemeleri ise o dönemde kefalet rejimi olarak adlandırılarak uygulama alanı
bulmuştur.
Geleneksel olarak uygulanan gümrük muafiyetlerinin
yanında değişen sosyal ve ekonomik yaşama uygun gümrük muafiyetleri de gelişmiş
durumdadır. Bunlara da aşağıda belirtilen muafiyetler örnek olarak
gösterilebilir:
1) Ulusal ve uluslararası sergi, fuar, kongre ve
benzeri etkinliklerde sergilenecek eşyalar,
2) Kamu yararına olmak üzere eğitsel, bilimsel, tıbbi
amaçlarla ithal edilecek eşyalar,
3) Özürlülere yönelik muafiyetler,
4) Ulaştırmacılık eşyası; her ne kadar uluslararası
ticarete esas olarak konu olan eşyanın taşınması amacıyla kullanılan
ambalajlar, çuvallar ve benzeri nitelikteki eşyalarla ilgili muafiyetler
geleneksel olarak uygulanan gümrük muafiyetleri ise de bu kapsamda yer alan
donatım eşyası muafiyeti ve standart depo muafiyetinin uygulama geçmişi daha
yenidir.
4.3.2.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Mali Açıdan Değerlendirilmesi
Çalışmamızın birinci bölümünde de açıklandığı gibi
uygulanan her vergi muafiyeti günümüzde vergi harcaması olarak
nitelendirilmekte vazgeçilen vergiler detaylandırılarak gerekli analizlere
imkan verecek şekilde raporlanmaktadır.
Mali teşvikler olarak da ifade edilebilen sosyo -
politik amaçlı bu uygulamaların toplam kamu gelirlerine olan oransal değeri de,
vergi harcamalarının dönemsel sayısal değerini vermektedir. Bir ekonomide vergi
harcamaları, kamu harcamalarının yerine ikame edilme gibi önemli bir işlevi
yerine getirmektedir. Diğer bir ifadeyle vergi harcamaları, devletin ekonomik
ve sosyal amaçlarını gerçekleştirmesinin bir metodu olarak kamu harcamalarının
alternatifini oluşturmaktadırlar. Bu bakımdan bir vergi harcamasının
makroekonomik ve mali etkileri, kamu harcamalarınınkiyle aynı olmaktadır. Bazı
vergi harcamaları, kamu harcamalarında olduğu gibi devlet için sürekli gelir
kaybı yaratırken, bazıları gelirin geleceğe ertelenmesine neden olmaktadırlar.
Bunlar bir bakıma vergi mükelleflerine verilen faizsiz borç niteliğindedirler.[146]
Dünya'da vergi harcamalarının raporlanması, 1960'larda
önem kazanmaya başlamış olmasına rağmen, ülkemizde 10.12.2003 tarihinde kabul
edilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yasal olarak bir
zorunluluk haline gelmiştir.
5018 sayılı kanunun 7. maddesinde yer alan mali
saydamlık ilkesine göre; her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve
kullanılmasında denetimin sağlanması amacıyla, genel yönetim kapsamındaki kamu
idareleri tarafından sağlanan teşvik ve desteklemelerin bir yılı geçmemek üzere
belirli dönemler itibarıyla kamuoyuna açıklanması gerekmektedir
Ayrıca hesap verme sorumluluğu çerçevesinde de, her
türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili
olanlar kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde
edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve
kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu
tutulmuşlardır.
Bu yasal zorunlulukla beraber, ülkemizde vergi
harcamalarının raporlanması konusundaki çalışmalar Maliye Bakanlığı Gelir
Politikaları Genel Müdürlüğü'nce (GPGM) yürütülmektedir. GPGM tarafından
yürütülen bu çalışmalar, vergi kanunlarında tanımlanmış bulunan istisna ve
muafiyet hükümleri ile cari mevzuatımızda vergi bağışıklığı düzenlemesi bulunan
tüm kanunlardaki muafiyet ve istisnaları kapsamaktadır.
GPGM tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde 5018
sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra sadece 2007 yılında gerçekleşen
vergi harcamalarına ilişkin raporlama çalışması yapıldığı görülmektedir.
2007 yılı vergi harcamaları raporu ile öncelikle vergi
kanunlarından kaynaklanan vergi harcamaları tespit edilmiş diğer kanunlarla
ilgili vergi harcamaları ise toplam olarak verilmiştir. 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nda düzenlenen muafiyetler nedeniyle vazgeçilen vergiler de diğer vergi
kanunları başlığı altında sınıflandırılmıştır.
2007 yılı vergi harcaması tutarları tablo 4'de
görülmektedir.
Tablo 4. Vergi Türleri İtibariyle Toplam Vergi Harcaması Tutarları
KANUN ADI
2007 YILI
VERGİ HARCAMALARI TOPLAMI
GELİR VERGİSİ KANUNU
7.107.631.294
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU
3.173.053.321
KDV KANUNU
401.807.590
OTV KANUNU
199.588.615
DİĞER KANUNLAR
1.070.387.255
TOPLAM
11.952.468.075
Kaynak: (Erişim), http://www.gep.gov.tr/fileAdmin/Statistics/Reports/VergiHarcamalari.pdf,
25.02.2010.
2007 yılı Vergi Harcamaları Raporunda dış ticaret
üzerinden alınan vergilerle ilgili gerek gümrük vergisi istisna ve muafiyetleri
konusunda gerekse ithalde alınan katma değer vergisi ve özel tüketim vergisinin
ithalata ilişkin istisna ve muafiyetleri konusunda kalem bazında detaylı bir
raporlama çalışması yapılmadığı diğer kanunlar kalemi içinde genel olarak ele
alındığı görülmektedir.
Oysa, 5018 sayılı Kanunun 7. maddesinde hüküm altına
alınan mali saydamlık ilkesi gereğince, ithalatta gümrük muafiyetlerinin mali
etkilerinin analizinin yapılabilmesi bakımından ithalatta gümrük
muafiyetlerinin, ithalatta tahsil edilen her bir vergi kalemi itibariyle
raporlanmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Ancak, gümrük vergileri açısından raporlama
çalışmalarının; gümrük uygulamalarında gerek ithalata ilişkin gümrük
muafiyetlerinin yasal dayanaklarının farklı ve çeşitli olması, gerek muafiyet
kapsamındaki eşyaların tabi olduğu gümrük prosedürleri ile ilgili yukarda
açıklanan sıkıntılar, gerekse muafiyete konu olan bazı eşyaların ticari anlamda
alışverişe konu olmamaları nedeniyle tespit edilmiş bir kıymetin bulunmaması,
dolayısıyla vazgeçilen gelirin somut olarak tespitinin mümkün olmaması
nedeniyle, bazı fiili zorlukları bulunmaktadır.
Bu fiili zorluklara örnek olarak, kişisel eşyalarla
ilgili gümrük muafiyetleri gösterilebilir. Kişisel eşyalar yolcu beraberinde
getirilebileceği gibi yolcudan önce veya sonra de getirilebilmektedir. Yolcunun
beraberinde getiren kişisel mahiyetteki eşyalar ise yolcunun gelir durumu ile
sosyal yaşamına paralel olarak değişen niteliklidir. Gümrük işlemleri sırasında
bu muafiyetin uygulanması için herhangi bir belge düzenlenmesine ihtiyaç
olmadığı gibi yolcu listesi dışında herhangi bir kayıt da tutulmamaktadır.
Dolayısı ile bu kapsamda muafiyet uygulanarak vazgeçilen vergi miktarını somut
olarak tespit etmek bir yana tahmin etmek dahi güç görünmektedir.
Aynı fiili zorluk bu eşyaların kişiden sonra
getirilmesi halinde de devam etmektedir. Kişisel eşyaya muafiyet sözlü beyan
formu düzenlenmek suretiyle uygulanmaktadır. Muafiyet miktarının, diğer bir
ifade ile vergilemeye ilişkin unsurların tespiti için ise öncelikle eşyaların
her birinin cins ve adetlerinin sonra da bu eşyaların kıymetinin belirlenmesine
ihtiyaç bulunmaktadır. Her ne kadar mali mevzuatta bu kabil eşyanın kıymetinin
belirtilmesi zorunlu ise de bu eşyaların kıymetini belirlemek için yaşanacak
zaman kaybı ile objektif olarak tespitindeki zorluk dikkate alınmalıdır.
Kişisel eşya muafiyetleri ile ilgili bu hususlar ithalatta uygulanan ev eşyası
muafiyetleri, özürlülere bedelsiz olarak gönderilen eşyalar, ticari mahiyette
olmayan model ve numunelerle ilgili muafiyetler bakımından da
yaygınlaştırılabilir.
Bir yandan mali saydamlık ilkesi gereğince yerine
getirilmesi gereken yasal zorunluluklar, diğer yandan ilke olarak gümrük
idarelerinin uluslararası eşya ve yolcu trafiğinin kolaylaştırılması yolunda
kaydettikleri aşamalar ile bu yolda gelinen nokta itibariyle konuya
bakıldığında ise bazı açmazların bulunduğu görülmektedir.
Mali saydamlık ilkesi gereğince uygulanan
muafiyetlerin raporlanması yasal zorunluluk ise gümrük muafiyetlerinin
raporlanması da yasal zorunluluktur. Bu yasal zorunluluk ile yukarıda
bahsedilen fiili zorlukların birlikte değerlendirilmesine ihtiyaç
bulunmaktadır.
Uygulanan muafiyetlerin, iktisadi mali ve sosyal
etkilerinin analizi bakımından, raporlama çalışması yapılacak muafiyetler
öncelikle yerli eşyayla rekabet etme potansiyeli bulunan gümrük muafiyetleri
başta olmak üzere başlıklar itibariyle belirlenmeli sonra da muafiyet ve
istisna uygulamalarının tesisi bakımından tabi olacakları gümrük prosedürlerine
ilişkin usul ve esaslar gözden geçirilerek, hem gümrük işlemlerinin seri ve
kolay yürütülmesine, hem de yapılacak analizlere ve istatistiki bilgileri
toplamaya imkan verecek bir bilgisayar programına ve bu uygulamalara paralel
hükümler içeren yasal düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır.
4.3.3.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin İktisadi Açıdan Değerlendirilmesi
Gümrük muafiyetlerinin amaçları konusunda yaptığımız
açıklamalarda bazı gümrük muafiyetlerinin ekonomik etkili olduğu, bazılarının
ise daha çok sosyal amaçlarla uygulandığı belirtmişti.
Gümrük Kanununda ekonomik etkili gümrük rejimleri
başlığıyla düzenlenen uygulamalar, şartlı muafiyet düzenlemeleri olarak nitelendirilmektedir.
Bu düzenlemelerin bir kısmı ise aynı zamanda teşvik mevzuatı içerisinde yer
almaktadır. Bu uygulamaların her bir konu itibariyle iktisadi etkileri ayrı bir
çalışma konusu olduğundan değerlendirmelerimiz dışında tutulmuştur.
Tam olarak muafiyet ve istisna başlığı altında bulunan
düzenlemeler de göz önünde bulundurulan en temel kriter ise ithal edilen
eşyanın milli ekonomi içindeki piyasada rekabet ortamı oluşturmamasıdır. Bu
bakımdan muafiyet şartları belirlenirken birçok maddede kişisel kullanım,
bedelsiz veya yardım amaçlı olması, kamu yararı, ticari miktar ve mahiyet arz
etmemesi gibi şartların ön planda tutulduğu görülmektedir. Hatta muafiyet
uygulanarak serbest dolaşıma giren eşyaların belli süreler geçmedikçe satışı,
kiralanması veya devri mümkün bulunmamaktadır. Bu uygulamaların gerekçesi ise
muafiyet kapsamında ithal edilen eşyanın satışı veya başka bir şekilde
kullanımı nedeniyle ortaya çıkacak olan ekonomik etkilerin önlenmesine
yöneliktir.
Muafiyet kapsamında ithal edilen eşyaların, ekonomik
olarak etki doğurmaması ana fikri muafiyet düzenlemelerinin gerekçesi gibi
görünmekte ise de bazı muafiyetlere konu olan eşyaların iç piyasada haksız
rekabet ortamı oluşturabilecek potansiyele sahip bulunduğu tartışmasızdır. Bu
şekilde etki yaratabilecek muafiyetler aşağıda değerlendirilmektedir.
4.3.3.1.
Yolcu Beraberi Kişisel ve Hediyelik Eşya Muafiyetleri
Gümrük muafiyetleri açısından en az ekonomik etki
doğuracağı yanılgısına sebep olan muafiyetler yolcu beraberi eşya muafiyetidir
Günümüzün değişen yaşam koşulları ve seyahat gereklilikleri dikkate
alındığında, kişinin yaşamsal ve özel ihtiyaçlarının giderilmesi için
vazgeçilmez olan ve en katı gümrük rejimlerinin uygulandığı dönemlerde dahi
uygulama alanı bulmuş olan yolcu beraberi eşya muafiyetlerinin günümüzde
sınırlandırılması veya daraltılması, çağdaş gümrük uygulamalarıyla da
örtüşmeyeceği açıktır.
Ancak, son yıllarda ülkemizin sosyal - ekonomik ve
güvenlik açısından büyük sorunları bulunan ve yaşam standartlarının düşük,
işsizliğin de ciddi boyutlarda olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde
sınıra yakın bölge halkı tarafından, sınır komşusu ülkelerdeki benzin, motorin,
çay, şeker, sigara ve benzeri mal guruplarındaki yüksek düzeydeki fiyat farklılıklarından
dolayı ucuz fiyata sayın alınan bahsi geçen malların, yolcu beraberi eşya
muafiyeti kapsamında ülkemize getirilip satılması suretiyle kayıt dışı bir
ticaret gelişmiş, bu şekildeki ticaret bir meslek olarak görülmeye başlanmış "günübirlikçilik"
olarak tabir edilen bu yeni ticaret türü, sınıra yakın bölge halkının geçim
kaynağı olmuştur.[147]
Gerek yürürlükten kaldırılan 2000/53 sayılı BKK'nın,
13.03.2006 tarih ve 2006/10181 sayılı BKK ile değişik 35/3 maddesinde, gerekse
2009/15481 sayılı BKK'nın 59/2 maddesinde yer alan "Kara hudut kapısından diğer
ülkelere giden ve geri gelen yolcular ile diğer ülkelerden ülkemize gelen ve
giden yolcular, seyahat ettikleri ülkede, en az 3 gün geçmeden geldikleri
ülkeye dönmeleri halinde yolcular için öngörülen muafiyet hakkından
yararlandırılmazlar" hükmü, aslında günübirlikçi tabir edilen kişiler
tarafından, yolcu beraberi eşya muafiyetinin amacı dışında ve ticari olarak
kullanımının engellenmesine yönelik getirilen tedbir niteliğindeki
düzenlemelerdir.
Her ne kadar bu şekilde yapılan yasal düzenlemeler ve
yurt dışına çıkışlarda uygulanan çıkış harcına ilişkin caydırıcı tarifeler yolu
ile soruna çözüm aranmakta ise de; yirmi binden fazla yolcunun, 5000'i aşan
sayıda hususi taşıtlarla haftalık olarak kara sınır kapılarımızdan günübirlik
giriş- çıkış yaptığı[148] ve
bu şekilde yapılan ticaretin geçim kaynağı haline dönüştüğü dikkate alındığında
bu muafiyetlerin yarattığı kayıt dişilik ve haksız rekabetin bertarafı için
personel takviyesi dahil daha esaslı mekanizmaların devreye sokulmasına ihtiyaç
bulunmaktadır.
4.3.3.2.
Standart Depo Muafiyetleri
Standart depo muafiyetinde, ulaşım aracında mutad
olarak bulunan ve üretici tarafından aynı türde olan bütün ulaşım araçlarına
kalıcı olarak yerleştirilen depoda bulunan ve ulaşım boyunca gerekli olan
akaryakıtın vergi dışında bırakılması amaçlanmaktadır. Bu muafiyet de mülga
1615 sayılı Gümrük Kanunu'nda da bulunan geleneksel gümrük muafiyeti
uygulamalarımızdan olup, standart depoda bulunan akaryakıtın vergilendirilmesi
şeklinde bir uygulamanın seri ulaşımı da olumsuz yönde etkileyeceği açıktır.
Ancak, yukarıda yapılan açıklamalardan, günübirlik
geçişler yolu ile standart depo muafiyetlerinin de muafiyet amacı dışında
kullanıldığı ve iç piyasada kayıt dışı ticarete neden olarak haksız rekabet
ortamı yarattığı görülmektedir. Kara yolu sınır geçişlerinde özellikle TIR ve
otobüslerin kendi ihtiyaçları için kullanmak üzere taşımalarına izin verilen
azami yakıt miktarlarının iç piyasada satılarak ve yasal sınırlar aşılarak
suistimal edildiği kamuoyunca da bilinen hususlardır.
Türkiye'de akaryakıt kaçakçılığının yapılış şekilleri
ve miktarı konusunda çeşitli çalışmalar yapılmış ve akaryakıt kaçakçılığı
sonucunda ortaya çıkan gelir kaybı ile olumsuz ekonomik etkiler TBMM gündemine
dahi girmiş bulunmaktadır.
Nitekim akaryakıt kaçakçılığı ve akaryakıt
kaçakçılığının ülke ekonomisine, insan ve çevre sağlığına vermiş olduğu
zararlar ülkemizin gündemini sürekli olarak meşgul etmekte olup akaryakıt
kaçakçılığı ile ilgili araştırmalar, kamuoyunda Kaçak Akaryakıt Araştırma
Komisyonu olarak bilinen 10/238 Esas No'lu Meclis Araştırma Komisyonu
tarafından yapılmış ve Araştırma Komisyonu Raporu olarak TBMM'ye sunulmuştur.
Komisyon tarafından yapılan 4 aylık çalışma dönemi sırasında tespit edilen
kaçakçılık şekilleri ve miktarları aşağıda tablo olarak gösterilmiştir.[149]
Tablo 5. Akaryakıt Kaçakçılığına İlişkin Tutarlar
Kaçakçılık Biçimi
Miktarı (Kg)
Oranı (%)
Dağıtım Şirketlerince Yapılan Kaçakçılık
1.188.135.932
%15
Irak'a Transit Yolu İle Yapılan Kaçakçılık
5.752.347.127
%74,5
Sınır Ticareti
790.656.000
%9
Kaynak: Yabancıoğlu, a.g.m., s. 24.
Tablo 5'ten, komşu ülkelerle ticaretin geliştirilmesi
için uygulamaya konulan ve 2008/14451 sayılı Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine
İlişkin Karar[150] çerçevesinde yürütülen
sınır ticaretinin de akaryakıtta standart depo muafiyetlerinin amacı dışında
kullanılmasına zemin hazırladığı görülmektedir.
4.3.3.3.
Kamu Kurumları Tarafından İthal Edilecek Eşyalar
Bakanlar Kurulu'nca belirlenen kişi, kurum ve
kuruluşlar tarafından ticari gaye güdülmemek ve amacı doğrultusunda kullanılmak
üzere, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167/7 maddesi kapsamında ithal edilecek
olan eğitim, bilim ve kültürel amaçlı eşyanın, bilimsel alet ve cihazların,
tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına mahsus alet ve cihazların,
bilimsel araştırma amacına yönelik biyolojik veya kimyasal maddelerin de iç
piyasada üretilen eşya ile rekabet etme potansiyeli bulunmaktadır. Bunun
içindir ki 167/7-c bendi kapsamında ithal edilecek eşyaya muafiyet uygulanabilmesi
için bu eşyanın Türkiye'de üretiminin bulunmadığı hususunun gümrük idaresine
ispat edilmesi şartı getirilmiştir (2009/15481 sayılı BKK).
Bakanlar Kurulu'na 167. Maddenin son fıkrasında
verilen yetki gereğince, 167/7 madde çerçevesinde genel amaçlarla ithal
edilebilecek eşya ve muafiyet uygulanacak kurumlar 2009/15481 sayılı BKK'nın
68. maddesinde belirlenmiştir. Çay ve kahve ile motorlu araçların ise bu madde
kapsamında ithali mümkün bulunmamaktadır. Bununla beraber, ambulans ve kurtarma
araçları bu madde kapsamında ithal edilemeyecek olan motorlu araçların
istisnası olarak belirlendiğinden bu hükümler çerçevesinde ithal
edilebilmektedir. Ambulans ve kurtarma araçlarına ilişkin gümrük muafiyeti de
1615 sayılı Kanununun yürürlükte olduğu yıllardan beri uygulanan geleneksel
gümrük muafiyetlerimizdendir. Her ne kadar bu hükümler çerçevesinde muafiyet
uygulanarak ithali mümkün bulunmakta ise de "ambulans" ve "kurtarma araçlarının"[151]
Türkiye'de sadece Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü'nden
ithal edilebilmesi, muafiyetin muhtemel olumsuz iktisadi etkilerinin bertarafı
için usul-esas yönünden ithalata sınırlandırma getirmeye yönelik uygulama
olarak nitelendirilebilir.
Bahse konu muafiyetin iktisadi etkilerinin tespiti
bakımından aşağıdaki tabloda gösterilen veriler önemlidir.
Tablo 6. Ambulans ve Kurtarma Araçlarının Yıllara Göre İthalat
Miktarları
YILLAR
AMBULANS
(ADET)
KURTARMA
ARACI (ADET)
2000
90
12
2001
24
4
2002
32
6
2003
20
5
2004
17
2
2005
39
9
2006
25
9
2007
16
5
2008
13
2
2009
10
2
TOPLAM
286
56
Kaynak: Veriler Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat
Gümrük Müdürlüğü'nde gerçekleşen ithalat miktarlarının tetkiki suretiyle
tarafımızca derlenmiştir.
Çalışmamızın önceki bölümlerinde de açıklandığı gibi
167/7 madde çerçevesinde ithal edilecek eşyaların KDV muafiyeti
bulunmamaktadır. Bu kapsamda ithal edilecek eşyaların ancak hibe yoluyla
Türkiye'ye ithal edilmesi halinde KDV Kanunu'nun 16/1-a ve 17/2-b maddeleri
uyarınca KDV'den istisna edilebilmektedir.[152]
Ambulans ve kurtarma araçları ile ilgili gümrük muafiyetinin; gerek bu
eşyaların hibe olması nedeniyle herhangi bir döviz miktarının yurt dışına
çıkmaması, gerekse son on yılda adet olarak gerçekleşen ithalat miktarları
dikkate alındığında, yerli piyasayı olumsuz olarak etkileme potansiyelinde
bulunmadığı gibi bir sonuç çıkarılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, bu kapsamda
ithal edilen araçlarda herhangi bir yaş sınırlaması olmaması nedeniyle ekonomik
ömrünü tamamlamış eşyanın Türkiye'ye girdiği dikkate alınması gereken bir
husustur.
4.3.3.4.
Özürlülere Yönelik Muafiyetler
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 09.12.1975
tarihli toplantısında kabul edilen "3447 sayılı Sakat Kişilerin Hakları
Beyannamesinde" sakat; normal bir ferdi, kişisel veya sosyal yaşayışında kendi
kendine yapması gereken işleri bedensel veya zihinsel kabiliyetlerinde
kalıtımsal veya sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan
kişi olarak tanımlanmıştır. Beyannamede ayrıca sakatların tıbbi, psikolojik ve
fonksiyonel tedavi haklarına sahip oldukları ve protez ve ortopedik
uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim, mesleki
eğitim, staj, yardım, istişare, sakat kişinin kabiliyet ve maharetlerini en
yüksek düzeye çıkaracak ve onların sosyal beraberliğini hızlandıracak ulusal ve
uluslararası bütün önlemlerin alınması gerektiği ifade edilmiştir.[153]
Sakatlara yönelik haklar ve alınması gereken
tedbirler, ülkemizde Anayasa'nın 61. maddesi ile de güvence altına alınmış
olup, vergi avantajları da sakatların çalışma ve sosyal hayata katılımlarını
sağlamak üzere ekonomik yönden desteklenmesi amacına yönelik araçlar olarak
karşımıza çıkmaktadır.
Dahilde özürlülere yönelik bulunan vergi
ayrıcalıklarına paralel olarak ithalatta özürlülere yönelik vergi ayrıcalıkları
bulunmaktadır. Bu ithalatlar özürlülerin bizzat kendisi tarafından yapılmasında
yasal bir sakınca bulunmadığı gibi, malul ve sakatlara yardım sağlanması
amacına yönelik olarak kamu yararına faaliyette bulunan vakıflar ve dernekler
ile resmi kurumlar tarafından da gerçekleştirilmesi mümkün bulunmaktadır.
Ancak, nitelikleri kararnamede belirtilen taşıtların, sakat kişinin kendisi
tarafından ithal edilmesi gerekmekte olup bu taşıtlar, kişilerin döviz
transferi yolu veya hibe olarak da edinilmesi de mümkün bulunmaktadır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167/12 maddesi
kapsamında muafiyet hükümleri uygulanacak eşyaların nitelikleri 2009/15481
sayılı BKK'nın 104. maddesinde belirtilmektedir. Bu hükümler çerçevesinde ithal
edilecek eşyadan özellikle taşıt niteliğinde olanların yerli piyasayla rekabet
etme potansiyeli bulunmaktadır.
Özürlülere yönelik gümrük muafiyetleri yukarıda
belirtilen hususlar neticesinde geleneksel olarak uygulanan gümrük
muafiyetlerinden olmakla birlikte, bu eşyaların yerli piyasa ile rekabet
potansiyelinin de dikkatlice takip edilmesi gerekmektedir. Yıllar itibariyle
ithal edilen araç sayıları aşağıdaki tabloda gösterilmektedir:
Tablo 7. Özürlü Araçlarının Yıllar İtibariyle İthalat Miktarları
YILLAR
ÖZÜRLÜ
ARAÇLARI (ADET)
2000
955
2001
394
2002
125
2003
170
2004
330
2005
540
2006
558
2007
520
2008
449
2009
317
TOPLAM
4358
Kaynak: Veriler Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat
Gümrük Müdürlüğü'nde gerçekleşen ithalat miktarlarının tetkiki suretiyle
tarafımızca derlenmiştir.
Tablo 7'de yıllar itibariyle sakat aracı ithalatlarının
genel olarak azalma eğiliminde olduğu görülmektedir. Son 10 yıl itibariyle
ithal edilen sakat araçlarına bakıldığında, bunların ekonomik değeri itibariyle
gerekli analizlere imkan verecek her hangi bir veri bulunmadığı görülmekle
birlikte her bir aracın ortalama değerinin 10.000 Dolar olarak hesaplanması
halinde ortaya çıkan rakamsal tablo ülkemizin mevcut ekonomik durumu ile
işsizlik oranları dikkate alındığında ciddiye alınması gereken bir tablo olduğu
kaçınılmazdır.
İthal edilen sakat araçlarının belli süreler
geçmedikçe satılması veya devir suretiyle elden çıkarılmasının yasak olması,
ithal edilen araçların muafiyetten faydalanan kişilerin dışına kullanımının
mümkün olmaması ve kullanımı halinde ağır ekonomik yaptırımların bulunması, 2009/15481
sayılı
BKK ile getirilen, gümrüğe sunulduğu tarih itibariyle
3 yaşından eski olmama şartı, yine bu taşıtların ithal işlemlerinin sadece
Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü'nden yapılabiliyor
olması, bu araçların yerli piyasaya olumsuz etkilerinin önlenmesi amacına
yönelik uygulamalar olarak değerlendirilmektedir.
4.3.3.5.
Bedelsiz Olarak İthal Edilen Otomobil İthalatları
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167/5-a maddesi
gereğince muafiyet kapsamında ithali mümkün bulunan taşıtların da yerli
piyasayı olumsuz etkileme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak bu araçlardaki
muafiyetin sadece gümrük vergisine yönelik olması, KDV ve ÖTV'yi kapsamaması,
ithalatta vergisel avantajları azaltmakta olup bu uygulamaların yerli piyasayı
korumaya yönelik uygulamalar olduğu düşünülmektedir.
4.3.4.
İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin Sosyal Açıdan Değerlendirilmesi
Vergi, kamu harcamalarının karşılanmasına yönelik
gelir faaliyeti olmakla birlikte vergi muafiyeti ve istisna uygulamaları da
vergide adalet ile vergide genellik ilkesinin sonucu olarak sosyal adaletin
sağlanması ile gelir dağılımının iyileşmesine katkı sağlamaktadır.
Gümrük vergilerinin sosyal fonksiyonunun yerine
getirilmesinde kullanılan en önemli araç ithalatta muafiyet ve istisna
uygulamalarıdır.
Gümrük Kanununda düzenlenen muafiyet ve istisna
uygulamalarının yarattığı olumsuz mali ve iktisadi etkilerine rağmen içerdiği
sosyal amaç ve etkiler nedeniyle uygulanmasına devam edilmektedir.
Bu sosyal amaçların ise, ülkemizin uyguladığı nüfus
politikaları, eğitsel kültürel ve bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi,
diplomatik gereklilikler, ülkemizin tanıtımı ile seyahat özgürlüğünün
desteklenmesi, kişiye bağlı mülkiyet hakları ile toplumun manevi değerlerine
saygı çerçevesinde detaylandırılması mümkün bulunmaktadır.
Ülkemizin uyguladığı nüfus politikaları gereğince
yürürlüğe konulan gümrük muafiyetlerine ikametgah nakli, evlilik, vatandaşlığa
geçme suretiyle getirilen eşyada uygulanan gümrük muafiyetleri ile Ahıska Türkü
soydaşlarımızın göç suretiyle getirdikleri eşyalara yönelik gümrük muafiyetleri
örnek olarak gösterilebilir.
Eğitsel, bilimsel ve kültürel çalışmaların
desteklenmesi amacına yönelik gümrük muafiyetlerine de Kanunun 167/7'de bulunan
muafiyetler örnek gösterilebilir.
Toplumumuzun manevi değerleri çerçevesinde uygulanan
gümrük muafiyetlerine de Gümrük Kanunu'nun 167/12 maddesinde yer alan içinde
ölü bulunan tabutlar ile mezarlıkların, süslenmesi inşası amacıyla ithal edilen
gümrük muafiyetleri örnek gösterilebilir. Ayrıca, devletimizin birliğini temsil
eden Cumhurbaşkanlığı Makamına yönelik gümrük muafiyetleri de toplumumuzun
manevi ve milli değerleri çerçevesinde uygulanan gümrük muafiyetleridir. Gurbet
ve hediyeleşme kültürü bakımından köklü geleneklere sahip halkımızın yurt
dışından getireceği hediye niteliğindeki eşyalarına uygulanan gümrük
muafiyetleri ile evlilik geleneklerimizden olan çeyiz eşyasına tanınan
muafiyetler de toplumun manevi değerlerine saygı ölçüsünde uygulanan gümrük
muafiyetleridir.
Sosyal etkileri bakımından en fazla uygulama alanı
bulan gümrük muafiyetleri ise özürlülere yönelik gümrük muafiyetleridir. 1975
tarih ve 3447 sayılı Sakat Kişilerin Hakları Beyannamesi ve Anayasamızın 61.
maddesi ile özel olarak korunan özürlülerin, gündelik yaşamlarını
kolaylaştırmak ve çalışma ve sosyal hayata katılımlarını sağlamak amacıyla
uygulanan bu muafiyetlerin yarattığı yukarıda belirtilen olumsuz ekonomik
etkilere rağmen elde edilen sosyal fayda nedeniyle uygulanmasına devam
edilmektedir.
Ülkemizde düzenlenen sergi, kongre ve benzeri etkinliklerde
dağıtılmak amacıyla ithal edilen eşyaya uygulanan gümrük muafiyetlerinde temel
amaç iktisadi gibi görünmekte ise de bu faaliyetlerin ülkemiz tanıtımına sağladığı
katkı nedeniyle de bu muafiyetlerin sosyal etkilerinin bulunduğu açıktır.
SONUÇ
Gümrük muafiyetleri ile ilgili olarak çalışmamızın
ikinci ve üçüncü bölümlerinde açıklanan usul esaslar ve dördüncü bölümündeki
değerlendirmelerden hareketle, uygulanma şekli itibariyle tartışılan ve
sorgulanan gümrük işlemlerine meydan verilmemesi ve muafiyet uygulamalarının
mali ekonomik, hukuki ve sosyal etkilerinin analizi bakımından aşağıda
belirtilen hususların göz önünde bulundurulmasına ihtiyaç bulunmaktadır:
Uygulanan muafiyet ve istisnaların neden olduğu
etkilerin analizi için, bu muafiyetlerin 5018 sayılı Kanun çerçevesinde
raporlanması yasal bir zorunluluktur. Bu bakımdan, Maliye Bakanlığı Gelir
Politikaları Genel Müdürlüğü'nce yapılan raporlama çalışmaları yıllar
itibariyle yapılan periyodik çalışmalara henüz dönüşmemiş ise de, gümrük
idarelerince uygulanan gümrük muafiyetleri ile ilgili gerek gümrük vergisi
istisna ve muafiyetleri konusunda, gerekse ithalde alınan katma değer vergisi
ve özel tüketim vergisinin ithalata ilişkin istisna ve muafiyetleri konusunda
kalem bazında detaylı bir raporlama çalışması yapılmasına ihtiyaç
bulunmaktadır.
Diğer taraftan, gümrük muafiyetlerine ilişkin gümrük
işlemlerinde de yapılacak analizlere imkan veren ve söz konusu raporlama
çalışmasına veri sağlamayı mümkün kılan bir işlem birliğinin olmadığı da
açıktır.
Ayrıca, yine gümrük muafiyetine konu olan eşyaların
Gümrük Yönetmeliğinin 169. maddesinde ne şekilde beyan edileceği ve hangi
belgelerin düzenleneceği konusunda gerekli açıklamalar yapılmış olmasına
rağmen, muafiyet uygulanacak olan kişilerin sürekli olarak gümrük işlemi
yapmamaları ve işlem maliyetleri nedeniyle gümrük müşavirliği hizmeti almaktan
kaçınmaları nedeniyle beyan sisteminin sağlıklı işlemediği görülmektedir.
Bu bakımdan gümrük idarelerinde 1 Nisan tarihi
itibariyle geçilmesi planlanan e-imza uygulamaları ve yazılı beyanın
yürütüldüğü BİLGE[154]
programının daha çok ticari alışverişe konu olan eşyanın beyanına yönelik
program olduğu da dikkate alınarak, 167. maddede muafiyet öngörülen eşyaların
tabi olacakları gümrük işlemleri her bir madde itibarıyla ele alınarak, hem
daha etkin bir uygulamayı hem de vergi harcamalarının raporlanması
çalışmalarında istenen istatistiki verilere kolay ulaşmayı sağlayan bir
bilgisayar programı hazırlanması gerekmektedir.
Çalışmalarımız neticesinde ortaya çıkan diğer bir
sonuç da muafiyet düzenlemesi bulunan hukuki metinlerde gümrük vergileri ile
muafiyet ve istisna kavramları konusunda bir dil birliğinin bulunmaması olup,
mevcut kavram karmaşası giderilmeli, en azından bundan sonra yapılacak ikincil
düzenlemelerde devam ettirilmemelidir.
Diğer taraftan özellikle uluslararası sözleşmeler
gereğince uygulanan gümrük muafiyetlerine konu olan eşyaların Türkiye'de geçici
statüde bulunmasına, diğer bir ifade ile mutlak muafiyet kapsamında olmalarının
yanında yurt dışına götürülmeleri de zorunluluk olmasına rağmen bu kapsamdaki
eşya konusunda bir takip mekanizmasının bulunmadığı görülmektedir. Buna ilişkin
usul esasların da belirlenmesi gerekmektedir.
Muafiyet hükümlerinin ihlal edilmemesi, yanlış
uygulamalara sebebiyet verilmemesi ve yeknesak uygulamaların tesisi bakımından
Bakanlar Kurulu Kararı'nda muafiyet uygulanacağı belirtilen kişi ve eşyalara
ilişkin şartların ve aranacak belgelerin tartışmaları sonlandıracak şekilde
belirtilerek açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
AB ile tesis edilen Gümrük Birliğinin sonucunda her ne
kadar mevzuatın da uyumlaştırılması taahhüt edilmiş ise de ülkemizin kendine
özgü muafiyet uygulamalarının da bulunduğu ve bununda aslında AB taahhütlerine
aykırı olmadığı görülmektedir. Muafiyet düzenlemelerinin kanuni dayanaklarına
bakıldığında ise karmaşık sayılabilecek sayıda ve nitelikte olmasının, hatalı
uygulamalara neden olabileceği dikkate alınarak tüm muafiyetlerin ve bunların
ithalatta tahsil edilen tüm vergiler açısından durumunun toplu olarak bulunduğu
bir kitapçık çalışması yararlı olacaktır.
Gümrük uygulamalarının sistem haline dönüşmesine mani
olan en önemli sebeplerden birisi de uygulamaları temelinden değiştiren köklü
mevzuat değişiklikleridir. Yapılacak bir değişikliğin aslında ortak hafızanın
oluşmasına da engel teşkil ettiği hususu da dikkate alınarak mevzuat
değişikliklerinden sonra eğitim çalışmalarına sıklıkla yer verilmelidir.
EKLER
EK I
YOLCU
BERABERİ KİŞİSEL EŞYA LİSTESİ
A) TÜKETİM
MADDELERİ
a) TÜTÜN VE
TÜTÜN ÜRÜNLERİ
1-Sigaralar 400 adet
2- Sigarillolar (her biri 3 gr.dan ağır olmayan
purolar) 100 adet
3- Puro 50 adet
4- Kıyılmış tütün (200 yaprak sigara kağıdı ile) 250
gr. 5-Pipo tütünü 250 gr.
b) ALKOLLÜ
ÜRÜNLER
1- Alkol derecesi % 22'yi geçen alkol ve alkollü
içkiler 1 İt.
2- Alkol derecesi % 22'yi geçmeyen alkol ve alkollü
içkiler 2 İt.
c) KOZMETİK
ÜRÜNLER
En fazla 120 ml.lik şişeler içinde beş adet kolonya,
lavanta, parfüm, esans veya losyon
ç) GIDA
ÜRÜNLERİ 1-Çay 1 kg.
2- Çözülebilir hazır kahve 1 kg.
3- Kahve 1
kg.
4- Çikolata 1 kg.
5- Şekerden mamul yiyecek 1 kg.
B) DİĞER
EŞYA
a) GİYİM VE
YOLCULUK EŞYASI
1- Yolcunun giyinip kuşanmasına mahsus eşya
2- Yolcunun yaşantısına mahsus eşya ile seyahat eşyası
b)
ELEKTRONİK /DİJİTAL EŞYA
1-LCD veya plazma ayrımı yapılmaksızın bir adet renkli
televizyon (55 ekrana [55 ekran dahil] kadar)
2- Birer adet video kamera (10 adet boş kaseti ile
birlikte) ve fotoğraf makinesi (hafıza kartı veya 5 adet filmi ile birlikte)
3- Bir adet GPS yön bulma cihazı
4- Bir adet dizüstü bilgisayar ya da PC, aksam ve
parçaları (flash bellek, harici hard disk dahil)
5- Bir adet radyo veya radyo-teyp
6- Her türlü ses ve görüntü kaydedici ve oynatıcı
cihazlardan bir adet ile bu cihazlara ait toplam 10 adedi geçmemek üzere
üzerine kayıt yapılabilen plak, teyp kaseti, CD, VCD, DVD
7- Bir adet kasetli veya oyun kartlı elektronik oyun
aleti
8- TV, müzik çalar, video oynatabilme özelliğine sahip
olanlar dahil olmak üzere GSM-Cep telefonu (yabancı misyon mensupları hariç iki
takvim yılında 1 adet)
c) MÜZİK
ALETLERİ
Elde taşınabilir müzik aletlerinden birer adet olmak
üzere en çok 3 adet
ç) SPOR VE
OYUN ALETLERİ
1- Bir adet kamp çadırı
2- Bir adet dalgıç takımı
3- Bir adet motorsuz şişirme bot
4- Bir adet yelken tertibatlı sörf
5- Bir çift yüzme paleti
6- Golf malzemesi (golf aracı hariç)
7- Yolcunun tek başına kullanabileceği özelliğe sahip
birer adet olmak üzere spor yapmasına mahsus diğer spor alet ve giysileri
(paraşüt ve kayak takımı dahil, deniz motosikleti ve motorlu deniz kızağı
hariç)
d) SAĞLIK
CİHAZLARI
1- Hasta yolcuya ait yatak
2- Maluller için hareket ettirici tertibatı bulunan
motorlu, motorsuz koltuk
3- Şahsi tedavide kullanılan ilaçlar
4- Kişinin kullanımına mahsus tıbbi cihazlar
5- Gaz maskesi, koruyucu elbise
e) MUTFAK
EŞYASI
Yolculuk esnasında kullanılacak mutfak aletleri ile
birer adet olmak üzere küçük ev aletleri
f) DİĞERLERİ
1- Hac ve umreden gelen yolcuların beraberlerinde
getirecekleri veya posta veya kargo yoluyla gönderecekleri, Müsteşarlık ile
Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenecek miktarda hurma ve zemzem suyu
2- Çocuk yolcuya mahsus bir adet çocuk arabası
3- Çocuk yolcuya mahsus oyuncaklar
4- Bir adet ütü
5- Bir adet bisiklet
6- Bir adet el dürbünü (gece görüş dürbün ve
gözlükleri ile gece görüş keskin nişancı dürbünleri hariç)
7- Araçla birlikte yolculuk halinde, aracın kendisine
ve sürücüsünün kullanımına mahsus diğer alet ve cihazlar (Akü şarj cihazı, akü
ile çalışan otomobil süpürgesi, akü ile çalışan buzluk vb.)
8- Kişisel kullanıma mahsus kitap veya benzeri basılı
yayın
9- Yolcunun beraberinde olmak kayıt ve şartıyla evcil
hayvanlardan toplam 2 adet veya 10 adet akvaryum balığı (veteriner sağlık
raporu, orijin ve aşı belgesi ile varsa kimlik ve eşgal belgesi ibrazı şartı ve
veteriner kontrolü kaydıyla)
EK II
EĞİTİM BİLİM
VE KÜLTÜREL AMAÇLI KİTAP, YAYIN VE BELGELER
A) Kitaplar,
Yayınlar ve Belgeler
G.T.İ.P
TANIM
3705.90.10
Yalnızca kitap mikrofilmleri, çocuklar için
hazırlanmış resimli kitaplar, çizim kitapları ve resim kitapları; okullar
için alıştırma kitapları (çalışma kitapları), bulmaca kitapları, gazeteler ve
sürekli yayınlar, basılı dokümanlar veya ticari özelliği olmayan ve
ciltlenmemiş illüstrasyonlardan oluşan raporlar, basılı sayfalar ve kitap
basmakta kullanılan reprodüksiyon provaları
3705.10.00
3705.90.90
Yalnızca kitap basımında kullanılan reprodüksiyon
filmleri
4903.00.00
Çocuklar için resimli albüm veya kitaplar, resim
yapmaya veya boyamaya mahsus albümler
4905.99.00
Yalnızca jeoloji, zooloji, botanik, mineraloji,
paleontoloji, arkeoloji, etnoloji, meteoroloji, klimatoloji ve jeofizik gibi
bilimsel dalların ilgi alanlarına giren haritalar, grafikler ve diyagramlar
4906.00.00
Yalnızca mimari, endüstriyel veya mühendislik
planları ve tasarımları ve bunların reprodüksiyonları
4911.10.90
Yalnızca
- Türkiye Gümrük Bölgesi dışında yerleşik yayıncılar
veya kitapçılar tarafından kitap ve yayın şeklinde satışa sunulan kitap ve
yayın katalogları
- Film katalogları, kayıt veya eğitsel, bilimsel
veya kültürel özellikte diğer görsel ve işitsel malzemeler
-Turizmi teşvik için hazırlanmış posterler ve
turistik yayınlar, broşürler, rehberler, zaman çizelgeleri ve benzeri
yayınlar: illüstrasyon içersin ya da içermesin özel nedenlerle yayınlanan,
halkın Türkiye Gümrük Bölgesi dışına seyahat etmesini teşvik etmek için
tasarlananlar dahil olmak üzere, bu tür parçaların mikrofilmleri dahil
-Ücretsiz olarak dağıtılacak bibliyografik malumat
malzemesi (1)
4911.99.00.90
Yalnızca
- Ciltsiz illüstrasyonlar, basılı sayfalar ve kitap
çoğaltmakta kullanılan reprodüksiyon provaları, bu tür parçaların mikrokopyaları
dahil (1)
-Halkın Türkiye Gümrük Bölgesi dışında çalışmasını
teşvik etmek amacıyla tasarlanan yayınlar; bu tür yayınların mikrofilmleri
(1)
9023.00.80
Yalnızca jeoloji, zooloji, botanik, mineraloji,
paleontoloji, arkeoloji, etnoloji, meteroloji, klimatoloji ve jeofizik gibi
bilimsel dalların ilgi alanına giren haritalar, grafikler ve diyagramlar
(1) Alanının %25'inden fazlasında reklam bulunan
eşyaya muafiyet uygulanmaz. Turizm teşvik posterleri ve yayınlarında bu yüzde
oran sadece özel ticari yayıncılığa uygulanır.
B) Eğitim,
Bilim ve Kültürel Özellikte Görsel ve İşitsel Malzeme
Birleşmiş Milletler veya Birleşmiş Milletlere bağlı
olan ve özel bir amaca yönelik olarak kurulan diğer kuruluşlar tarafından
üretilen EK-11 sayılı listenin (A) bölümünde yer alan ve 70. maddede belirtilen
şartlar çerçevesinde ithal edilen malzemele
EK III
EĞİTİM,
BİLİM ve KÜLTÜREL ÖZELLİKTE GÖRSEL VE İŞİTSEL MALZEME
A) Eğitim, Bilim ve Kültürel Özellikte Görsel ve
İşitsel Malzeme (1)
G.T.İ.P.
Tanım
3704.00.10
Levhalar ve filmler
37.05
Yalnızca eğitsel bilimsel veya kültürel özellikte
olanlar
3706.10.99
Yalnızca -İthal edildiği sırada güncel haber değeri
olan olayları gösteren ve çoğaltma amacıyla en çok iki kopya halinde ithal
edilen, dünya haberleri veren filmler (ses bandı olsun veya olmasın)
-Dünya haberlerini gösteren filmlerle bağlantılı
olarak kullanılacak arşiv film malzemesi (ses bandı olsun veya olmasın)
-Özellikle gençler ve çocuklar için eğlence filmleri
-Eğitsel, bilimsel, kültürel özellikte diğer filmler
3706.90.51
Yalnızca diğer pozitifler
3706.90.91 3706.90.99
Yalnızca -İthal edildiği sırada güncel haber değeri
olan olayları gösteren ve çoğaltma amacıyla en çok iki kopya halinde ithal
edilen, dünya haberleri veren filmler (ses bandı olsun veya olmasın)
-Dünya haberlerini gösteren filmlerle bağlantılı
olarak kullanılacak arşiv film malzemesi (ses bandı olsun veya olmasın)
-Özellikle gençler ve çocuklar için eğlence filmleri
-Eğitsel, bilimsel, kültürel özellikte diğer filmler
4911.99.00.90
Yalnızca
-Eğitsel, bilimsel veya kültürel özellikte,
bilgisayara dayalı enformasyon ve dokümantasyon hizmetlerinde kullanılan
mikrokartlar ve diğer bilgi ve kayıt ortamları
-Eğitim ve demonstrasyon için hazırlanmış duvar
grafikleri
85.23
Yalnızca eğitsel, bilimsel veya kültürel özellikte
olanlar
90.23
Yalnızca - Demonstrasyon ve eğitim için tasarlanmış,
eğitsel, bilimsel veya kültürel özellikte örnekler, modeller ve duvar
grafikleri
-Moleküller yapı veya matematiksel formüller gibi
soyut kavramların görselleştirilmiş halleri veya taklit resimler
Çeşitli
Lazer yansıtma için hologramlar
Multimedya araçları
Programlanmış talimatlar için malzemeler (basılı
malzeme ile birlikte oluşan araçtaki malzemeler dahil olmak üzere)
(1) Bu listede
yer alan eşya muafiyet sağlanması için 70. maddede bahsi geçen kuruluşlar
tarafından ithali gerekir.
B) Kültür ve
Turizm Bakanlığı veya Bu Bakanlık Tarafından Yetki Verilen Kamu Kuruluşlarınca
İthal Edilecek Eğitim, Bilim ve Kültürel Özellikte, Koleksiyonculara Ait Parçalar
ve Sanat Eserleri
G.T.İ.P.
Tanım
Çeşitli
Satışa çıkarılmayan, koleksiyoncuya ait parçalar ve
sanat eserleri.
EK IV
GÖRME
ENGELLİLERİN KULLANIMINA MAHSUS EŞYA
G.T.İ.P.
Tanım
4911.10.90
Yalnızca kör ya da kısmen görürler için hazırlanmış
kabartma baskılar
4911.91
Yalnızca kör ya da kısmen görürler için hazırlanmış
kabartma baskılar
4911.99.00.90
Yalnızca kör ya da kısmen görürler için hazırlanmış
kabartma baskılar
4802.55
Yalnızca Braille kağıdı
4802.56
4802.57
4802.58.10.99
Yalnızca Braille kağıdı
4802.58.90.99
4802.61.80
Yalnızca Braille kağıdı
4802.62
4805.91
Yalnızca Braille kağıdı
4805.92
Yalnızca Braille kağıdı
4805.93
Yalnızca Braille kağıdı
4823.90.40
Yalnızca Braille kağıdı
6602.00.00
Yalnızca körler ve kısmen görürler için beyaz
bastonlar
84.69
Yalnızca körler ve kısmen görürler için uygun hale
getirilmiş olanlar
84.71
Yalnızca körler ve kısmen görürlerin kullandığı
kayıtlı malzemenin veya Braille kağıtlarının mekanik olarak üretilmesinde
kullanılan teçhizat
85.19
Yalnızca körler ve kısmen görürler için uygun hale
getirilmiş ve özel olarak dizayn edilmiş pikaplar ve kasetçalarlar
85.23
Yalnızca
- Konuşan kitaplar
-Braille kağıdı ve konuşan kitapların üretimi için
manyetik bantlar ve kasetler
9013.80
Yalnızca Körler ve kısmen görürler için büyütücü
televizyon ekranları
9021.90.90
Yalnızca
-Körler ve kısmen görürler için elektronik yer
saptayıcı ve engel dedektörü
-Körler ve kısmen görürler için büyütücü televizyon
ekranları
-Körler ve kısmen görürler için elektronik okuma
makineleri
9023.00.80
Yalnızca körler veya kısmen görürlerin kullanması
için ozet olarak tasarlanmış öğretim araçları ve gereçleri
91.02
Yalnızca Braille saatleri (değerli metallerden
yapılanlar hariç)
9504.90.90
Yalnızca körler ve kısmen görürlerin kullanması için
özellikle uyarlanmış masa oyunları ve aksesuarlar.
Çeşitli
Körler ve kısmen görürlerin eğitsel, bilimsel ve
kültürel gelişimleri için özel olarak tasarlanmış diğer tüm parçalar.
EKV
GÜMRÜK
BEYANNAMESİ
EK
VI SÖZLÜ BEYAN FORMU
-
KAYNAKÇA
AKÇA, Yüksel
"Serbest Bölge Faaliyetlerinin Esasları", DTM
Dergisi, sayı 9, Nisan, 1998.
AKÇİN, Ali
NURAL, Remzi
Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri, Gümrük
Kontrolörleri Derneği Yayın No:7, Mart, 1997.
AKDOĞAN, Abdurrahman
Kamu Maliyesi, 6. Baskı, Ankara, Gazi Kitabevi,
1997.
AKDOĞAN, Abdurrahman
Kamu Maliyesi, 6. Baskı, Ankara, Gazi Kitabevi,
2006.
AKDOĞAN, Hasan
Avrupa Birliğinde Gümrük Vergi Borcu Gümrük
Vergisinden Muafiyet ve Geri Gelen Eşya, Ankara, Gümrük Kontrolörleri Derneği
Yayın No: 6, 1997.
ALKAN, Şenol
"Gümrükçülerin Kanayan Yarası, Günübirlikçiler",
Divan, Gümrük Araştırmaları ve Eğitim Dergisi, Ekim, 2009.
ATAN, Turhan
"Gümrükler", Maliye Dergisi, Temmuz-Ağustos, 1994.
ATAN, Turhan
Türk Gümrük Tarihi, 1.cilt, Başlangıçtan Osmanlı
Devletine Kadar, Ankara, Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1990.
ATAN, Turhan
Türkiye Avrupa Topluluğu Gümrük Birliği ve Gümrük
Mevzuatı, G.M.D. Yayın No.4, 1995.
AYTEPE, Oğuz
Adil Dağıstan, Temuçin Faik Ertan v.d., Atatürk ve
Cumhuriyet Tarihi, Siyasal Kitapevi, 2001.
BAHAR, Cevdet Okan
Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına
Engel Olma Anlaşmaları ve Yabancıların Türkiye'de Vergilendirilmeleri,
Ankara, Yaklaşım Yayınları, 2008.
CAN, Tevfik
Gümrüklerimiz ve Tarihi Gelişimi, Y.T.Ş. Matbaası,
1974.
ÇELİK, Binnur
Dış Ticaretten Alınan Vergilerden; Gümrük Vergisi
Hukuku, İmaj Yayıncılık, Mart, 1999.
DİKMEN, Orhan
Maliye Dersleri, İstanbul, Sermet Matbaası, 1964.
DİRLİK, Didem
Gümrük Birliği Süreci ve Türk Gümrük Mevzuatının
Avrupa Gümrük Mevzuatına Uyumlaştırılması, Gümrük Müsteşarlığı APK Daire
Başkanlığı Yayın No: 1998/1.
ENGİN, İsmail
"Vergi Rekabeti; Avrupa Birliği ve Türkiye", Avrupa
Birliğine Geçiş Süreci ve Türk Kamu Maliyesinin Uyumu, 17. Türkiye Maliye
Sempozyumu, Mayıs, 2002, TÜRMOB Yayınları-185.
ENGİN, İsmail
Vergi Rekabeti, Ankara, SPK, 2006.
GÖKÇELİK, Cahit
Gümrük ve Dış Ticaret Uygulamaları, Kasım 2009, y.y.
GÜNEY, Yusuf
Bütün Yönleri ile Tarife ve Avrupa Toplulukları
Entegre Tarifesi (TARİC), Gümrük Kontrolörleri Derneği, Yayın No:4, Haziran,
1995.
İYİBOZKURT, Erol
Uluslararası İktisat, Teori-Politika-Uygulama,
Bursa, Ezgi Kitabevi Yayınları, 2001.
KARLUK, Rıdvan
Uluslarası Ekonomi, Teori Politika, 7. Baskı, Beta
yayınları.
KILIÇ, Kaptan
Gümrük Uyuşmazlıkları ve Çözüm Yolları, Gümrük
Kabahatleri ve Uygulanması, Ankara, Grafiker Ofset, Kasım, 2009.
KIRBAŞ, Sadık
Vergi Hukuku, Ankara, Gazi Üniversitesi Yayın No:
131, 1988.
KIZILOT, Şükrü;
TAŞ, Metin
Vergi Hukuku ve Türk Vergi Sistemi,
Yaklaşım Yayıncılık, Ekim, 2009.
NADAROĞLU, Halil
Kamu Maliyesi Teorisi, 8. Baskı, İstanbul, Beta
Basım Yayın Dağıtım A.Ş., 1989.
ÖZKARA, Mehmet
"Vergi Harcamaları", (Erişim)
http://www.alomaliye.com/mehmetozkaravergiharcamalari.htm, 27.02.2010.
PALA, Ali
Murat "Türk Gümrük Tarife Cetvelinde 98.Fasıl",
Gümrükte Uzman Görüş, Gümrük Uzmanları Derneği, Ekim -Aralık, 2008.
SAKA, Hasan
Dış Ticaret ve Gümrük Politikası, Maarif Matbaası,
1945.
SAYAR, Nihat
Kamu Maliyesi, Kamu Gider ve Gelirleri Prensipleri,
5. Baskı, İstanbul, cilt 1, Sermet Matbaası, 1975.
SAYGILIOĞLU, Nevzat
"11 Eylül ve Gümrükler", Gümrükte Uzman Görüş,
Gümrük Uzmanları Derneği, Ankara, Ocak, 2003.
SAYGILIOĞLU, Nevzat;
GERÇEK, Adnan
Dış Ticaret ve Gümrük, Ankara, Yaklaşım Yayınları,
2007.
SELEN, Ufuk
Gümrük İşlemleri, Bursa, Ekin Kitabevi, 2007.
SEYİDOĞLU, Halil
Uluslararası İktisat Teori Politika ve Uygulama, 15.
Baskı, İstanbul, Beta Basım Yayın A.Ş., 2003.
SİDAL, Hulusi
Gümrük Politikası Mevzuatı ve Tatbikatı, cilt 1,
İstanbul, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Yayını, No:39-196,
Berksoy Matbaası, 1966.
T.C. Gümrük Müsteşarlığı
2008 Yılı Faaliyet Raporu, (Erişim)
http://www.gumruk.gov.tr/trTR/anasavfa/mu
stFaaliyet/Faaliyetler/GumrukMustesarligi20 08FaaliyetRaporu.pdf, 02.12.2009.
T.C. Gümrük Müsteşarlığı
T.C. Gümrükleri (Gümrükten Yansımalar, Türkiye
Cumhuriyeti Sekseninci Yıl Etkinlikleri),t y.
TOPRAK, Vamık
Dış Ticaret ve Gümrük Politikası Ders Notları,
Ankara, Sevinç Matbaası, 1968.
TUNCER, Denizhan
Vergi Tekniği Açısından Gümrük Vergisinin Değerlendirilmesi,
Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, Bursa, 2007.
TUNCER, Selahattin
Gümrükler ve Gümrük Vergileri,
Yaklaşım Yayınları, Mayıs, 2001.
ULUATAM, Özhan
Türk Vergi Hukuku, Adım Yayıncılık, 1990.
YABANCIOĞLU, Şükrü
"Gümrük Müsteşarlığı ve Akaryakıt Kaçakçılığıyla
Mücadele", Gümrük Dünyası 2009, sayı 61.
YAYLA, Sefa;
ÇELİK, Bayram
"Gümrük Vergileri ve Uygulamalarına Genel Bakış",
Gümrük Dünyası Dergisi, sayı 49, İlkbahar 2006, (Erişim)
http://www.qumrukkontrolor.orq.tr/Yayinlar/ Dergiler/49/2.html, 01.10.2009.
YERCİ, Cahit
Gümrük Mevzuatı Dahil Tüm Yönleriyle İthalatta KDV,
Yaklaşım Yayıncılık, 2005.
ÖZET
Hava EKSİLMEZ, İthalatta Gümrük Muafiyetlerinin
Hukuki, İktisadi, Mali ve Sosyal Etkilerinin Analizi, Yüksek Lisans Tezi,
Ankara, 2010.
İthalata yönelik uygulanan gümrük muafiyetleri gerek
sosyal ve hukuki, gerekse mali ve iktisadi açıdan ortaya çıkardığı etkiler
nedeniyle üzerinde önemle durulan bir konu niteliği taşımaktadır. Bu bağlamda
Avrupa Birliği'ne giriş sürecinde tesis edilen Gümrük Birliği doğrultusunda da
taahhüt edilen yükümlülüklerimizin belirli periyotlarla yerine getirildiği
görülmektedir. Ülkemizde ithalata yönelik gümrük muafiyet ve istisnaları
konusunda AB Muafiyet Tüzüğüne paralel düzenlemeler, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda
yapılmıştır. Öte yandan, ithalata yönelik gümrük muafiyet ve istisnaları
konusunda Gümrük Kanunu dışında da çeşitli kanunlarda düzenlemeler
bulunmaktadır.
Gümrük Kanunu'nda bulunan muafiyet ve istisnalar
dikkate alındığında ithalde alınan diğer vergilere yönelik mutlak bir vergi
muafiyetinden bahsetmek mümkün görünmemektedir. Bu bakımdan gümrük muafiyet ve
istisnaları konusunda yapılacak tüm çalışmalarda Gümrük Kanunu'nda yer alan
muafiyet ve istisnalarının diğer vergiler bakımından durumu dikkatli bir
şekilde değerlendirilmelidir.
Etkin bir gümrük muafiyeti uygulaması için muafiyet ve
istisna konusundaki bu karmaşanın giderilmesine ve muafiyet ve istisna
uygulamasına konu olan eşyaların tabi olacakları gümrük işlemlerinin de gerekli
analizlere imkan verecek şekilde yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
Ayrıca, takip mekanizmasının işlevsel bir hale getirilebilmesi ve amaçlanan
sonuçların etkinliğinin tespit edilebilmesi amacıyla bu konuda yapılacak gümrük
işlemlerinin daha kolay ve seri bir şekilde yürütülmesi için kapsamlı bir veri
tabanı oluşturulması zorunluluğu bulunmaktadır.
Anahtar Kelimeler:
1. Gümrük Kanunu
2. İthalattan Alınan Vergiler
3. Muafiyet ve İstisnalar
4. Gümrük Muafiyeti
5. Gümrük İşlemleri
T.C.
GAZİ ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
MALİYE ANABİLİM DALI
İTHALATTA GÜMRÜK MUAFİYETLERİNİN HUKUKİ,
İKTİSADİ, MALİ VE SOSYAL ETKİLERİNİN ANALİZİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan
Hava EKSİLMEZ
Tez Danışmanı
Yrd. Doç. Dr. İsmail ENGİN
ANKARA-2010
ONAY
Hava EKSİLMEZ tarafından hazırlanan "İthalatta Gümrük
Muafiyetlerinin Hukuki, İktisadi, Mali ve Sosyal Etkilerinin Analizi" başlıklı
bu çalışma, 01.06.2010 tarihinde yapılan savunma sınavı sonucunda oybirliği ile
başarılı bulunarak jürimiz tarafından Maliye Anabilim Dalında Yüksek Lisans
Tezi olarak kabul edilmiştir.
Başkan
Prof. Dr. Nevzat SAYGILIOĞLU
Üye
Yrd. Doç. Dr. Erol BULUT
Üye
Yrd. Doç. Dr. İsmail ENGİN (Tez Danışmanı)
[1] Tevfik Can, Gümrüklerimiz ve Tarihi Gelişimi, Y.T.Ş.
Matbaası, 1974, s. 1.
[2] (Erişim) http://www.tdksozluk.eom/s/gumruk/,
04.12.2009.
[3] Hasan Saka, Dış Ticaret ve Gümrük Politikası, Maarif
Matbaası, 1945, s. 1.
[4] (Erişim) www.çanaktan.org/canaktan_personal/canaktan..
Vsivil-itaatsizlik.pdf, 10.08.2009.
[5] Halil Seyidoğlu, Uluslararası İktisat Teori Politika
ve Uygulama, 15. Baskı, İstanbul, Beta Basım Yayın A.Ş., 2003, s. 132.
[6] Seyidoğlu, a.g.e., s. 132.
[7] Orhan Dikmen, Maliye Dersleri, İstanbul, Sermet
Matbaası, 1964, s. 208.
[8] Binnur Çelik, Dış Ticaretten Alınan Vergilerden;
Gümrük Vergisi Hukuku, İmaj Yayıncılık, Mart, 1999, s. 17-18.
[9] Denizhan Tuncer, Vergi Tekniği Açısından Gümrük
Vergisinin Değerlendirilmesi, Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Doktora Tezi, Bursa, 2007, s. 11.
[10] Saka, a.g.e., s. 46-47.
[11] Halil Nadaroğlu, Kamu Maliyesi Teorisi, 8. Baskı,
İstanbul, Beta Basım Yayın Dağıtım A.Ş., 1989'dan aktaran, Çelik, a.g.e., s.
19.
[12] Abdurrahman Akdoğan, Kamu Maliyesi, 6. Baskı, Ankara,
Gazi Kitabevi, 1997, s. 253.
[13] Tuncer, a.g.e., s. 14.
[14] Nihat Sayar, Kamu Maliyesi, Kamu Gider ve Gelirleri
Prensipleri, 5. Baskı, İstanbul, cilt 1, Sermet Matbaası, 1975, s. 232'den
aktaran, Çelik, a.g.e., s. 20.
[15] Hulusi Sidal, Gümrük Politikası Mevzuatı ve Tatbikatı,
cilt 1, İstanbul, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Yayını,
No:39-196, Berksoy Matbaası, 1966, s. 35-37'den aktaran Çelik, a.g.e., s. 20.
[16] Yüksel Akça, "Serbest Bölge Faaliyetlerinin Esasları",
DTM Dergisi, sayı 9, Nisan, 1998, s. 1.
[17] Turhan Atan, "Gümrükler", Maliye Dergisi, Temmuz -
Ağustos, 1994, s. 36.
[18] Seyidoğlu, a.g.e., s. 134.
[19] Akdoğan, a.g.e., s. 556.
[20] Seyidoğlu, a.g.e., s. 134.
[21] (Erişim)
http://iktisatcilar.blogcu.com/az-gelismis-ulkeler-ve-gumruk-vergileri/4565259,
12.10.2009.
[22] Tuncer, a.g.t, s. 18.
[23] Rıdvan Karluk, Uluslarası Ekonomi,Teori Politika, 7.
Baskı, Beta yayınları, s. 176.
[24] Çelik, a.g.e., s. 26.
[25] Tuncer, a.g.t, s. 19.
[26] (Erişim)
http://www.gumrı±.gov.tr/tr-TR/anasayfa/mustFaaliyet/Faaliyetler/GumrukMustesarligi
2008FaaliyetRaporu.pdf, 08.10.2009.
[27] İsmail Engin, "Vergi Rekabeti; Avrupa Birliği ve
Türkiye", Avrupa Birliğine Geçiş Süreci ve Türk Kamu Maliyesinin Uyumu,17.
Türkiye Maliye Sempozyumu, Mayıs, 2002, TÜRMOB Yayınlan-185, s. 199.
[28] Gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım deyimi;
eşyanın, bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, serbest bölgeye girmesini,
Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını veya gümrüğe terk
edilmesini ifade etmektedir. Bkz. 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 14.
[29] Cahit Gökçelik, Gümrük ve Dış Ticaret Uygulamaları,
Kasım 2009, y.y., s. 149.
[30] Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmeden serbest
dolaşıma girişi, 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile düzenlenmiştir.
Buna göre deniz ve hava taşıtlarının Türkiye Gümrük Bölgesine getirilmeden,
düzenlemede yer alan usullere göre serbest dolaşıma girişi mümkün
olabilmektedir.
[31] Türkiye'de ihracat üzerinden alınan vergi niteliğinde
alınan mali yükümlülük bulunmamakta olup sadece fındık ihracatında DFİF
alınmaktadır.
[32] Kaptan Kılıç, Gümrük Uyuşmazlıkları ve Çözüm Yolları,
Gümrük Kabahatleri ve Uygulanması, Ankara, Grafiker Ofset, Kasım, 2009, s. 15.
[33] Tuncer, a.g.t, s. 85.
[34] Ufuk Selen, Gümrük İşlemleri, Bursa, Ekin Kitabevi,
2007, s. 130.
[35] Gökçelik, a.g.e., s. 21.
[36] Eşya sahibi Kanunda belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmek için bir temsilci atayabilir. Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir.
Temsil hakkı olarak nitelendirilen bu husus 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 5.
maddesinde açıklanmıştır.
[37] Nevzat Saygılıoğlu, Adnan Gerçek, Dış Ticaret ve
Gümrük, Ankara, Yaklaşım Yayınlan, 2007, s. 141.
[38] Bir başka tasarruf yolu ile beyan; eşya sahibinin
eşyayı bir gümrük rejimine tabi tutma isteğini ifade ettiği herhangi bir
tasarruf yoluyla beyanı ifade etmektedir. Bir başka tasarruf yolu ile beyan
daha çok yolcu salonlarında yolcular tarafından yapılan beyan şeklidir. Yurt
dışından gelen yolcuların gümrük işlemine tabi tutulduğu gümrük sahası kabul
edilen yolcu salonlarında, gümrük beyanına ilişkin işlemlerin çabuklaştırılması
bakımından kırmızı, san, yeşil hat olmak üzere işlem bankoları bulunmaktadır.
Yeşil hat, beyan yapmadan geçecek olan yolcuların kullandığı hat olup, yolcunun
yeşil hattı kullanarak salonu terketmesi halinde "beyana tabi eşyam yoktur"
şeklinde yapılmış beyan olarak addedilir. Hat sisteminin bulunmadığı yerlerde
de yolcunun beyan yapmadan yolcu salonunu terketmesi, beyanda bulunacak eşyam
yoktur şeklinde beyan yapılmış olarak kabul edilmektedir.
[39] Saygılıoğlu, Gerçek, a.g.e., s. 195.
[40] Gümrük tarifesi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 15.
maddesinde açıklanmış olup, genel olarak gümrük vergileri ile tercihli tarife
uygulamalannı, muafiyet ve istisna uygulamalannı kapsayan geniş bir kavramdır.
[41] Şükrü Kızılot, Metin Taş, Vergi Hukuku ve Türk Vergi
Sistemi, Yaklaşım Yayıncılık, Ekim, 2009, s. 334.
[42] AET, 07.02.1992 tarihli Maasricht Anlaşması ile Avrupa
Birliği ismini aldığından çalışmada tarihsel süreçteki konumuna bakılmaksızın
mevzuata ilişkin düzenleme isimleri dışında Avrupa Birliği (AB) kullanımı
tercih edilecektir.
[43] Hasan Akdoğan, Avrupa Birliğinde Gümrük Vergi Borcu
Gümrük Vergisinden Muafiyet ve Geri Gelen Eşya, Ankara, Gümrük Kontrolörleri
Derneği Yayın No: 6, 1997, s. 52.
[44] Didem Dirlik, Gümrük Birliği Süreci ve Türk Gümrük
Mevzuatının Avrupa Gümrük Mevzuatına Uyumlaştırılması, Gümrük Müsteşarlığı APK
Daire Başkanlığı Yayın No: 1998/1, s. 80.
[45] Turhan Atan, Türkiye Avrupa Topluluğu Gümrük Birliği
ve Gümrük Mevzuatı, G.M.D. Yayın No.4, 1995, s. 219.
[46] Akdoğan, a.g.e., Gümrük Kontrolörleri Derneği, s. 52.
[47] 47 04.11.1999 tarih ve 23866 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[48] 05.02.2000 tarih ve 23955 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[49] 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[50] Akdoğan, a.g.e., Gümrük Kontrolörleri Derneği, s. 56.
[51] Akdoğan, a.g.e., Gümrük Kontrolörleri Derneği, s. 56.
[52] Abdurrahman Akdoğan, Kamu Maliyesi, 11. Baskı, Ankara,
Gazi Kitabevi, 2006, s. 195.
[53] Akdoğan, a.g.e., 2006, s. 194.
[54] Sadık Kırbaş, Vergi Hukuku, Ankara, Gazi Üniversitesi
Yayın No: 131, 1988, s. 77.
[55] Tuncer, a.g.e., s. 213-214.
[56] Akdoğan, a.g.e., 2006, s. 151.
[57] Akdoğan, a.g.e., 2006, s. 152.
[58] Kırbaş, a.g.e., s. 76.
[59] Kırbaş, a.g.e., s. 77.
[60] Akdoğan, a.g.e., 2006, s. 150.
[61] Türkben Pedük, Vergi Harcamaları, Yaklaşım Yayıncılık,
Mayıs, 2006, s. 17.
[62] Akdoğan, a.g.e., 2006, s. 173.
[63] Akdoğan, a.g.e., 2006, s. 174.
[64] (Erişim)
http://www.gib.gov.tr/fıleadmin/kitaplar/vergi_harcamalari/verharOECD 1 .htm,
20.10.2009.
[65] (Erişim)
http//www.gib.gov.tr/fıleadmin/statistic/report/Vergi harcamalariPdf,
10.12.2009.
[66] (Erişim) http//www.ekodialog.com/Konular/Kayıtdışı/Ekonomi.Html,
10.10.2009.
[67] Sefa Yayla, Bayram Çelik, "Gümrük Vergileri ve
Uygulamalarına Genel Bakış", Gümrük Dünyası Dergisi, sayı 49, İlkbahar 2006,
(Erişim) http://www.gumrukkontrolor.org.trAAayinlar/Dergiler/49/2.html,
01.10.2009.
[68] Saka, a.g.e., s. 206.
[69] Saka, a.g.e., s. 206.
[70] Saka, a.g.e., s. 206.
[71] 4458 sayılı Gümrük Kanunu'ndan önce yürürlükte bulunan
1615 sayılı Kanunun, 118. maddesinde bulunan "geçici kabul"e ilişkin
düzenlemeler çerçevesinde yurt dışından gelen eşyanın, işçilik gördükten sonra
ihracı ile 119. maddesinde bulunan geçici giriş kapsamında gelen ve nitelik
itibariyle herhangi bir değişikliğe tabi tutulmadan ihraç edilen eşyalar örnek
olarak gösterilebilir.
[72] Ali Nural, Remzi Akçin, Ekonomik Etkili Gümrük
Rejimleri, Gümrük Kontrolörleri Derneği Yayın No:7, Mart, 1997, s. 1.
[73] Gümrük gozetimi, gümrük mevzuatına uyulmasını sağlamak
üzere gümrük idareleri tarafından yerel düzeyde uygulanan işlemler olarak
tanımlanmaktadır. Bkz. Gümrük Kanunu m. 3/12.
[74] Gökçelik, a.g.e., s. 271.
[75] Elleçleme deyimi, gümrük gozetimi altındaki eşyanın
asli niteliklerini değiştirmeden istiflenmesi, yerinin değiştirilmesi, büyük
kaplardan küçük kaplara aktarılması, kapların yenilenmesi veya tamiri,
havalandırılması, kalburlanması, karıştırılması ve benzeri işlemleri ifade
etmektedir (Bkz.G.K. m. 3/22).
[76] Gökçelik, a.g.e., s. 229.
[77] Erol İyibozkurt, Uluslararası İktisat,
Teori-Politika-Uygulama, Bursa, Ezgi Kitabevi Yayınları, 2001, s. 522.
[78] Basitleştirilmiş işlem; gümrük işlemlerinin yürürlükteki
hükümlere uygun olarak yürütülmesini mümkün kılan bilgilerin mevcudiyeti
halinde, usul ve formalitelerin mümkün olduğunca basitleştirilmesi için; a)
Beyannameye eklenmesi gereken belgelerden bazılarının eklenmemesi ve
kaydedilmesi gereken bazı bilgilerin beyannameye yazılmaması, b) Beyanname
yerine, eşyanın ilgili gümrük rejimine tabi tutulması talebi ile birlikte,
ticari veya idari bir belgenin verilmesi, c) Eşyanın ilgili rejime geçişinin
kayıt yoluyla yapılması, şeklindeki uygulamaları ifade etmektedir (G.K. m.71).
[79] Gökçelik, a.g.e., s. 180.
[80] Bkz. Gümrük Kanunu, m. 108/1.
[81] Bkz. Gümrük Kanunu, m. 108/2.
[82] Gökçelik, a.g.e., s. 204.
[83] 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 07.10.2009
tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
[84] İthali yasak olan eşyalar çeşitli mevzuatta
düzenlenmiştir. 2010/3 sayılı "Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında
Tutulan Atıkların İthalatına Dair Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği" ekinde
yer alan ithali yasak atıklar buna örnek olarak gösterilebilir.
[85] 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na bağlı Gümrük Yönetmeliği,
7 Ekim 2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
[86] Elçilik eşyaları ile diplomatik muafiyetlere sahip
kişilere ait eşyanın gümrük işlemleri, ilgili elçilikler tarafından düzenlenerek
imza edilen ayrıca Dışişleri Bakanlığınca onaylanan "takrir" adı verilen
mektuplar üzerinden yürütülmekte olup bu mektuplar gümrük kanununa göre
beyanname addedilmektedir. BkzEk. 1.
[87] 07.10.2009 tarih ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında
Karar
[88] Şahsi Eşya: Kişisel eşya ile aile ihtiyaçlarını
karşılamaya yönelik, kullanım alanı ve miktarı göz önüne alınarak, ticari amaç
taşımadığının anlaşılması halinde serbest dolaşıma girişine izin verilen ev
eşyasını, motorlu motorsuz özel nakil vasıtalarını ve aile ihtiyaçlarını
karşılayan eşyayı ifade etmektedir. (Bkz. 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı, m.3/ş).
[89] Motorlu özel nakil vasıtası: Otomobil ile bunlarla
beraber getirilen römorklar ve karavanlar, motosikletler, özel uçaklar ile
diğer eğlence ve spor amaçlı vasıtaları; motorsuz özel nakil vasıtası: her
türlü bisiklet ile kürekli kayıkları ve kanoları, ifade etmektedir (Bkz.
2009/15481 sayılı BKK m. 3n-o).Tanımda geçen "otomobil" tabiri ise yapısı
itibarıyla sürücüsü dahil en çok 8 oturma yeri olan ve insan taşımak için imal
edilmiş bulunan motorlu nakil vasıtasını ifade etmektedir.
[90] Yerleşim yeri: Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az
beş yıl ikamet eden gerçek kişiler hariç olmak üzere mesleki ve kişisel bağlar
nedeniyle bir kişinin Türkiye'ye son giriş tarihinden geriye doğru yılda en az
yüzseksen beş gün yaşadığı yeri ifade etmektedir (Bkz. 3009/15481 sayılı BKK
m.3-z).
[91] Mücbir sebepler ve beklenmeyen haller; 2009/15481 sayılı
BKK'nın 127. maddesinde tanımlanmış olup, varlığı halinde Gümrük
Müsteşarlığına, süre uzatımı, özel durumları inceleyip sonuçlandırma gibi
konularda yetki tanımaktadır.
[92] Eğitim malzemeleri deyimi, öğrenciler tarafından
normal olarak yaptıkları eğitim çalışmalarında yararlanılan ve eğitim
konularına uygun yeni veya kullanılmış eşya olarak tanımlanmaktadır (Bkz.
2009/15481 sayılı BKK. m. 55).
[93] Yolcu: Ticaret, memuriyet, tahsil, ziyaret, tedavi
veya turizm gibi herhangi bir amaçla kısa veya uzun bir süre kalmak üzere,
yabancı bir ülkeden karayolu, demiryolu, deniz veya hava yollarından biriyle
Türkiye Gümrük Bölgesine gelen yabancı bir ülkede oturan Türkler ve yabancılar
ile herhangi bir amaç ile gittikleri yabancı ülkeden kesin veya geçici olarak dönen,
Türkiye'de oturan Türkler ve yabancılar ile Türkiye'den aynı amaçlarla ve aynı
yollarla yabancı bir ülkeye giden benzeri Türk ve yabancılar olarak
tanımlanmıştır (15481 sayılı BKK. m. 3/b)
[94] Sigarillo: Parçalanmış veya yaprak halindeki puroluk
ve kısmen sigaralık tütünlerin elde veya makineyle sarılması ile elde edilen 3
(üç) gramın altında ağırlığa sahip tütün mamulünü ifade etmektedir. Bkz.
16.04.2008 tarih ve 26849 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 2008/13482 Sayılı
"Puro Ve Sigarillo İthalatı, Fiyatının Belirlenmesi ve Yurt İçinde
Pazarlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Karar"in 3-g maddesi.
[95] Numunelik eşya ve model; Belli bir tür eşyayı temsil
eden ve sunuş şekli ve miktarı, belli bir tür veya nitelikteki eşya için
sipariş vermekten başka bir amaç için kullanılması mümkün olmayan her türlü
madde veya örnek olarak tanımlanmıştır (Bkz. 15481 sayılı BKK. m. 86).
[96] 02.11.1984 tarih ve 18563 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[97] 16.03.1954 tarih ve 8659 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[98] 06.10.2006 tarih ve 2631 lsayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[99] Kızılot, Taş, a.g.e., s. 322.
[100] Kızılot, Taş, a.g.e., s. 322.
[101] 05.12.2009 tarih ve 27423 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır
[102] Cahit Yerci, Gümrük Mevzuatı Dahil Tüm Yönleriyle İthalatta
KDV, Yaklaşım Yayıncılık, 2005, s. 142.
[103] Yerci, a.g.e., s. 142.
[104] 07.07.2005 tarih ve 25868 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır
[105] 11.07.2008 tarih ve 26933 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[106] Kızılot, Taş, a.g.e., s. 322.
[107] 18.02.2000 tarih ve 23968 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[108] 12.06.2002 tarih ve 24783 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[109] Kayıt ve tescil: Motorlu taşıtların ilgili mevzuat
gereğince trafik, belediye, liman ile Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel
Müdürlüğü'nce tutulan sivil hava vasıtaları siciline yapılan kayıt ve tescilini
ifade etmektedir. Bkz. 4760 sayılı ÖTV Kanunu m.2-c.
[110] İlk iktisap; II sayılı listedeki mallardan Türkiye'de
kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini, müzayede yolu
ile ya da kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç ticareti
yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından kullanılmaya
başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil ettirilmesini
ifade etmektedir. Bkz. 4760 sayılı ÖTV Kanunu m.2-b.
[111] 07.07.1954 tarih ve 8748 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[112] 06.07.1954 tarih ve 8747 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[113] MEDA (Mediterranean Economic Development Area),
Avrupa-Akdeniz Ortaklığının uygulanması için Avrupa Birliği tarafından
geliştirilmiş bir mali programdır. Detaylı bilgi için Bkz. (Erişim)
http://abofisi.metu.edu.tr/meda.htm, 05.11.2009.
[114] Cevdet Okan Bahar, Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve
Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmaları ve Yabancıların Türkiye'de
Vergilendirilmeleri, Ankara, Yaklaşım Yayınlan, 2008, s. 154.
[115] Avrupa Birliği (AB) aday ve potansiyel aday ülkelerin
katılıma yönelik hazırlıklarına destek sağlamak amacıyla, 1085/2006 sayılı
Konsey Tüzüğü çerçevesinde Katılım Öncesi Yardım Aracı'nı (Instrument for
Pre-Accession Assistance- İPA) oluşturmuş olup, bu yardımlar beş ana konudadır.
Bu konular, kurumsal yapılanma, bölgesel işbirliği, bölgesel kalkınma, kırsal
kalkınma, insan kaynaklarını geliştirme konularıdır. Bkz. (Erişim)
http://sgb.tarim.gov.tr/duyurular/IPARD_Program/IPARD_Program.htm, 05.11.2009.
[116] Cevdet Okan Bahar, a.g.e., s. 156
[117] 26.2.2005 tarih ve 25739 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[118] Bahar, a.g.e., s. 157.
[119] Bahar, a.g.e., s. 160.
[120] MEDA Programı, Avrupa-Akdeniz Ortaklığı'nın
uygulanması için Avrupa Birliği tarafından kullanılan en önemli mali kaynaktır.
Program, Akdeniz Ortakları'nın ekonomik ve sosyal yapılarının reformuna yönelik
teknik ve finansal destek sunmaktadır. MEDA Programı'nın yasal temelini 1996
MEDA Tüzüğü (Konsey Tüzük no. EC/1488/96) teşkil etmektedir. Bkz. (Erişim)
http://www.tuik.gov.tr/arastirmaveprojeler/uluslararasi/pg/med_tarih.html,
10.11.2009.
[121] PHARE yardım programı; Avrupa Birliği'nin aday
statüsündeki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yönelik katılım öncesi mali yardım
programlarındandır. Detaylı bilgi için bkz (Erişim)
http://www.diplomatikgozlem.com/ozeldosya_oku.asp?id=20, 08.11.2009.
[122] 20.05.2005 tarih ve 25820 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[123] 21.03.1950 tarih ve 7462 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[124] 87/12201 sayılı, Yabancı Basın Yayın Organları ile
Bunların Yabancı Uyruklu Mensuplarına Gümrüklerde Bazı Kolaylıklar Tanınması
Hakkında Karar, 04.11.1987 tarih ve 19624 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır
[125] 89/14751 sayılı, İkraz Anlaşması ile Otelcilik İkram
ve Turizm Eğitimi Projesi Kapsamında İthal Edilecek Teçhizat Kalemlerinin
Gümrük Muafiyeti Konulu Karar, 02.12.1989 tarih ve 20360 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[126] 91/1400 sayılı, İkraz Anlaşması ile Sağlık Projesi
Kapsamında İthal Edilecek Teçhizat Kalemlerinin Gümrük Muafiyeti Konulu Karar
17.02.1991 tarihli, 20789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
[127] 89/14751 sayılı İkraz Anlaşması ile Otelcilik İkram ve
Turizm Eğitimi Projesi Kapsamında İthal Edilecek Teçhizat Kalemlerinin Gümrük
Muafiyeti Konulu Karar, 21.02.1989 tarih ve 20360 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[128] 91/1568 sayılı, Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi
Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'nın, Araştırma ve Geliştirme
Faaliyetleri İçin Gümrük Muafiyetleri Konulu Karar, 03.04.1991 tarih ve 20834
sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
[129] 91/1988 sayılı, DMO Genel Müdürlüğünce İthal Edilecek
48 No'lu Fasıla Giren Eşyada Muafiyet Konulu Karar, 01.08.1991 tarih ve 20947
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
[130] 92/2877 sayılı, Afetlerle İlgili Hibe Olarak Yurt
dışından Gönderilen Her Türlü Malzeme ve Teknik Ekipmanlarda Muafiyet Konulu
Karar, 01.04.1992 tarih ve 21189 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
[131] 92/3725 sayılı Türkiye'de Tüplü Fidan Üretimi ve Ağaç
Islahı Tekniklerinin ve Çalışmalarının Geliştirilmesi Projesi Kapsamında Vergi
Muafiyeti hakkında Karar, 23.12.1992 tarih ve 21444 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[132] 93/4417 sayılı Kültür Bakanlığının İznine Bağlı
Olarak, Özel ve Kamuya Ait Müzelerde Sergilenmek Üzere İthal Edilen Eşyada
Gümrük Muafiyeti Konulu Karar, 20.05.1993 tarih ve 21586 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır
[133] 95/7536 sayılı T.C.Merkez Bankası Banknot Matbaası
Şubesince Banknot ve Kıymetli Evrak Üretiminde Kullanılmak Amacıyla İthal
Edilecek Makine, Donanım ve İşletme Malzemesinin Gümrük Vergisi ve Toplu Konut
Fonu'ndan Muaf Tutulması Hakkında Karar, 04.01.1996 tarih ve 22513 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanmıştır.
[134] 21.01.1982 tarih ve 17581 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmıştır.
[135] Bu Kanunun adı, "Türkiye Kızılay Derneği, Türk Hava
Kurumu ve Türkiye Çocuk Esirgeme kurumunun Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve
Resimlerden Muaf Tutulmasına Dair Kanun" iken, 28.11.1990 tarih ve 3685 sayılı
Kanunun 1. maddesiyle başlıkta belirtildiği şekilde değiştirilmiştir.
[136] 1606 sayılı Kanun, 20.07.1972 tarih ve 14251 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
[137] Terörizme Karşı Gümrük Ticaret Ortaklığı terörizme karşı
iç savunma- derinlik stratejisi olarak tanımlanan, gönüllülük esasına dayalı,
tedarik zinciri güvenliğinin sağlanmasına yönelik, gümrük otoriteleri ile
ticari birimler arasında oluşturulan ortaklık programı olup, 2001 yılında 7
temel katılımcı ile oluşturulmuş, 2005 Kasımında programa katılan üye
şirketlerin sayısı 9000'i aşmıştır. Bkz. Göksel Güleç, "Terörizme Karşı Gümrük
Ortaklığı", Gümrük Dergisi, Gümrük Müfettişleri Yayını, Temmuz - Eylül 2008, s.
79-80.
[138] Güleç, a.g.m., s. 79.
[139] Nevzat Saygılıoğlu, "11 Eylül ve Gümrükler", Gümrükte
Uzman Görüş, Gümrük Uzmanları Derneği, Ankara, Ocak, 2003, s .1.
[140] Çelik, a.g.e., s. 135.
[141] Çelik, a.g.e., s. 137.
[142] Vergi rekabeti; ekonomik entegrasyon ve gittikçe artan
finansal entegrasyonun sonucu olarak ülkelerin, finansal sermayeyi ve
şirketleri kendi piyasalarına çekmek için düşük efektif vergi oram uygulamaları
olarak tanımlanmaktadır. Bkz. İsmail Engin, Vergi Rekabeti, Ankara, SPK, 2006,
s. 18.
[143] Engin, a.g.e., s. 70.
[144] Ali Murat Pala, "Türk Gümrük Tarife Cetvelinde
98.Fasıl", Gümrükte Uzman Görüş, Gümrük Uzmanları Derneği, Ekim - Aralık, 2008,
s. 52.
[145] Ayrıntılı bilgi içinBkz. Saka, a.g.e., s. 207-213.
[146] Mehmet Özkara, "Vergi Harcamaları", (Erişim)
http://www.alomaliye.com/mehmet_ozkara_vergi_harcamalari.htm, 27.02.2010.
[147] Şenol Alkan, "Gümrükçülerin Kanayan Yarası,
Günübirlikçiler", Divan, Gümrük Araştırmaları ve Eğitim Dergisi, Ekim, 2009, s.
54.
[148] Alkan, a.g.m., s. 56.
[149] Şükrü Yabancıoğlu, "Gümrük Müsteşarlığı ve Akaryakıt
Kaçakçılığıyla Mücadele", Gümrük Dünyası 2009, sayı 61, s. 24.
[150] 16.05.2009 tarih ve 27230 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmış olup, 15.06.2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
[151] Kurtarma aracı ile ilgili mer'i mevzuatta herhangi bir
tanım bulunmamakta olup, itfaiye araçları ile deprem sonrası canlı arama
amacıyla gerekli teknik ekipmanla donatılmış araçların da kurtarma aracı olarak
değerlendirildiği uygulama örneklerinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle yapılacak
olan ikincil düzenlemelerde hangi araçların kurtarma aracı olduğuna ilişkin
açıklamalara yer verilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
[152] Ayrıntılı bilgi için Bkz, Gümrükler Genel Müdürlüğünün
04.05.2009 tarih ve 2009/31 sayılı Genelgesi
[153] Levent Gençyürek, "Sakat Taşıtları", (Erişim)
http://www.alomaliye.com/ekim 05/levent_gencyurek_sakat_taşit.html,,
01.01.2010.
[154] BİLGE; Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri adlı yazılımın
kısaltılmış şekli olup, gümrük idarelerinde gümrük işlemlerinin yürütüldüğü
yerel veya geniş alan ağı ile birbirine bağlı bilgisayar programına verilen
addır.