2013-23 Çin ve Hindistan Menşeli gücü 15kW`ı geçmeyen dizel motorların ithalatında dampinge karşı soruşturma açılmasına ilişkin Tebliğ
İTHALATTA HAKSIZ
REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2013/23)
Ekonomi
Bakanlığından:21.11.2013 tarihli 28828 sayılı R.G.
673 Tasarruflu Yazılar 1 2
G.G.T.(Serbest Dolaşıma Giriş) Seri no 3Üretici Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2002/1
Önlemin Bitiş Tarihi: 17.11.2018 (Tebliğ 2018/1) ile
YAYIMLANMIŞTIR
Önlemin bittiğine ilişkin Tebliğ 2019/8
sonuc ve Karar Madde
34
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgi ve
İşlemler
Soruşturma
MADDE 1 - (1) Anadolu
Motor Üretim ve Pazarlama A.Ş. (Anadolu Motor) tarafından yapılan başvuru
üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Hindistan menşeli gücü 15kW'ı geçmeyen dizel
motorlar için 3/8/2012 tarihli ve 28373 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/18)
ile başlatılan damping soruşturması, T.C. Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat
Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.
Kapsam
MADDE 2 - (1) Bu
Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi
Hakkında Kanun,
20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten
oluşan ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat hükümleri
çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.
Yerli üretim dalı
MADDE 3 - (1) Başvuru
sahibi Anadolu Motor firması, soruşturma dönemi olarak belirlenen 2011 yılında
soruşturma konusu ürünün Türkiye'deki üretiminin %85'ini gerçekleştirmektedir.
Bu nedenle, Yönetmeliğin 20 nci maddesi çerçevesinde yerli üretim dalını temsil
niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir. Soruşturma sürecinde bu tespiti
değiştirecek herhangi bir somut bilgi alınmamıştır.
İlgili tarafların bilgilendirilmesi,
dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
MADDE 4 - (1)
Soruşturma açılmasını müteakip, başvuruda belirtilen ve Bakanlıkça tespit
edilen soruşturmaya konu ürünün ithalatçılarına, soruşturma konusu ülkelerde
yerleşik bilinen üretici/ihracatçılarına ve soruşturmaya konu ülkelerin
Ankara'daki Büyükelçiliklerine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde
bulunulmuştur.
(2)
Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan metnine ve
soru formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3)
Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil 37 gün süre
tanınmıştır. İthalatçı ve soruşturma konusu ülkelerdeki üretici/ihracatçıların
süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4)
Yerli üretim dalı soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş
ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgi ve belgeleri temin etmiştir.
(5)
Soruşturma konusu ürünün ithalatını yaptığı tespit edilen ve kendilerine soru
formu gönderilen firmalardan 18 tanesi ithalatçı soru formunu tam ve eksiksiz
cevaplandırmıştır.
(6)
Hindistan'da yerleşik üretici/ihracatçılardan Greaves Cotton Limited (Greaves)
firması ile ÇHC'de yerleşik Changzhou Changfa Imp. & Exp. Co., Ltd.
(Changfa) firmaları üretici-ihracatçı soru formlarına usulüne uygun olarak
cevap vermiş ve soruşturma süresince işbirliği içinde bulunmuşlardır.
Firmaların soru formlarına verdikleri cevapların incelenmesi neticesinde tespit
edilen eksiklikler firmalara bildirilmiş, her iki firma da bu eksikliklere
ilişkin cevaplarını kendilerine tanınan süreler içerisinde Bakanlığa
iletmiştir.
(7)
Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren nihai bildirim, 27/6/2013 tarihinde ÇHC ve
Hindistan'ın Ankara'daki Büyükelçilikleri ile soruşturma sırasında işbirliğinde
bulunan ithalatçılara, soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik işbirliğinde
bulunan üretici/ihracatçılara ve yerli üretim dalına iletilmiştir. Adı geçen
tüm taraflara nihai bildirime ilişkin görüş bildirmeleri için uygun bir süre
tanınmış, nihai bildirime cevap verme süresinin uzatılması yönündeki makul
talepler karşılanmıştır.
(8)
Nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün ithalatçıları ile yerli
üretim dalından gelen dinleme toplantısı talepleri kabul edilmiştir. Bu
çerçevede, talep eden ithalatçı firmalar ile yerli üretim dalının katılımı ile
15/7/2013 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
(9)
Tarafların soruşturma boyunca ve nihai bildirim sonrasında ortaya koyduğu tüm
bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden soruşturma kapsamında
değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan nüshaları,
talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuştur.
Yerinde doğrulama soruşturmaları
MADDE 5 - (1)
Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Anadolu Motor
firmasının İstanbul Kartal'daki idari ofisleri ve üretim tesislerinde
26-27/2/2013 tarihlerinde, Hindistan'da yerleşik bulunan Greaves firmasının
Mumbai ve Aurangabad'da bulunan idari ofisleri ile üretim tesislerinde ise
20-25/5/2013 tarihlerinde yerinde doğrulama soruşturmaları
gerçekleştirilmiştir.
Soruşturma dönemi
MADDE 6 - (1) Damping
belirlemesi için 1/1/2011-31/12/2011 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD)
olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve analiz için
1/1/2009-31/12/2011 arasındaki dönem esas alınmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
Soruşturma konusu ürün
MADDE 7 - (1)
Soruşturma konusu ürün, 8408.90.41.90.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu
(GTİP) altında yer alan "(dizel veya yarı dizel) sıkıştırmayla ateşlemeli içten
yanmalı pistonlu motorların, diğerlerinden gücü 15kW'ı geçmeyenler"dir.
(2)
Başvuruya konu motorlar güçleri 8,5 ila 17 beygir arasında değişen, marşlı veya
iple çalıştırmalı, dört zamanlı, hava soğutmalı ve tek silindirli motorlar olup
çapa makinelerinde ve hafif inşaat makineleri ile motopomp ve jeneratörlerde
kullanılabilmektedir.
(3)
Soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ithalatçılar tarafından yerli üretim
dalının ithalata konu olan motor tiplerinin tamamını üretemediği; bu bağlamda
ithalata konu olan 4.7, 5, 6.7, 9, 10 ve 11 beygir gücündeki motorların yerli
üretiminin bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu iddiaya ilişkin olarak yerli üretim
dalından alınan yanıtta, 8.5, 12, 13 ve 17 beygir gücündeki motorların yerli
üretim dalı tarafından üretildiği ve 6.8 beygir gücündeki motorların da pazara
sunulma aşamasına geldiği ifade edilmiştir. Üretilen motorların dahil olduğu
güç serisinin ihtiyaç duyulan güç taleplerini karşılamak için yeterli olduğu da
belirtilmiştir.
(4)
İthalatçı firmaların bazıları tarafından ayrıca, yerli üretim dalı tarafından
üretilen muadil motorların ithal ürünlere göre daha ağır ve gürültülü olduğu ve
ergonomik yapısı nedeniyle bazı uygulamalar için uygun olmadığı iddia
edilmiştir. Yerli üretim dalı konuya ilişkin olarak verdiği yanıtta Hindistan
menşeli motorların yerli motorlar ile birebir aynı olduğu, buna karşılık ÇHC
menşeli motorlarda farklılıklar görülebildiğini ifade etmiştir.
(5)
İthalatçı firmaların bazıları yerli üretim dalı tarafından üretilen motorların
eski teknolojiye sahip olduğunu öne sürmüştür. Yerli üretim dalının bu iddiaya
ilişkin yanıtında çoğunlukla çapa makinesi üretiminde kullanılan dizel
motorların İtalyan-Lombardini tarafından geliştirilen motorlar olduğu,
kendileri gibi Hindistan'da yerleşik Greaves firması tarafından da bu motor
tiplerinin üretimine devam edildiği ifade edilmiştir. Buna ilaveten, yerli
üretim dalının halihazırda araştırma ve geliştirme faaliyetlerine devam ettiği
ve bu faaliyetler sonucunda 6.8 beygir gücündeki motorların da ürün yelpazesine
ilave edileceği belirtilmiştir.
(6)
Soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ithalatçı firmaların bazıları yerli
üretim dalı tarafından üretilen motorlarda motor titreşim engelleyici balans
mili olmadığını; tüm ekipmanlara uyarlanabilecek kadar çok sayıda krank mili
tipi olmadığını; sessizlik sağlamaya yönelik susturucu bulunmadığını veya ithal
üründeki susturucudan küçük susturucunun kullanıldığını; manuel motor
tiplerinde dekomprasyon mandalının bulunmadığını; silindir ve motor gövdesinin
tek parça olmayıp birbirinden ayrılabildiğini; sadece emme subapında yağ
keçesinin bulunduğunu; hassas ayar yapmaya uygun şekilde subap ayar şiminin
olmadığını ve son olarak soğutma sisteminde ithal üründeki gibi iki değil beş
parçalı davlumbaz kullanıldığını öne sürmüştür.
(7)
Soruşturma kapsamında işbirliğine gelen ithalatçıların yukarıda özetlenen
iddiaları gerek yerinde doğrulama soruşturması sırasında gerek yazılı olarak
yerli üretim dalına iletilmiş, bu iddialara ilişkin açıklama talep edilmiştir.
(8)
Yerli üretim dalı tarafından yukarıda sayılan iddialara ilişkin olarak verilen
yanıtta;
a)
Hindistan menşeli motorlarda da titreşim engelleyici balans milinin
kullanılmadığı ancak araştırma geliştirme faaliyetleri sonucunda titreşim
engelleyici balans miline sahip yerli üretim motorun 2013 yılı içinde pazara
sunulacağı,
b)
Yurt içi ve yurtdışından bugüne kadar talep gelmediği için beş model krank mili
alternatifi sunulduğu, ancak krank çıkışına bağlanmak üzere tasarlanmış farklı
çıkışlar için adaptör parçaların mevcut olduğu ve bu bağlamda farklı müşteri
taleplerine yanıt verebilecek durumda oldukları,
c)
Motor gürültüsü için ulusal veya uluslararası bir standardın bulunmadığı;
bununla beraber 2013 yılında pazara sunulacak olan yeni motor tipinde ses düzeyinin
%50 oranında azaltıldığı,
ç)
Dekomprasyon mandalının tüm ürün tiplerine uygulanabilen bir özellik olduğu,
nitekim dekomprasyonlu motor tiplerinin de halen üretildiği; bunun müşteri
talebine bağlı olarak uygulanabilen bir özellik olduğu,
d)
Silindir ve motor gövdesinin tek parçadan müteşekkil olmasının avantajlı bir
durum yaratmadığı; hatta silindir bölgesinin motorun en çok aşınan ve en pahalı
parçası olması nedeniyle tek parça halinde olması durumunda bakım ve değişim
masrafının yüksek olacağı; parçalı üretimin zor ve maliyetli olması nedeniyle
diğer üreticilerce tercih edilmediği,
e)
Subap keçelerinin görevinin emme zamanında silindir içine subap saplarının
çevresinden sızan yağın emilmesini engellemek olduğu; emme subabındaki
boşluktan yağın silindir içine girmesini engellemek için subap keçesi
kullanıldığı; buna karşılık egzos için keçe kullanımına ihtiyaç duyulmadığı;
egzos subabına keçe koymanın teorik olarak motor performansına fayda
sağlayabileceğinin iddia edilebileceği; ancak bu güç sınıfındaki motorlarda
faydanın ölçülebilecek düzeyde olmayacağı,
f)
Yerli üretim dalı tarafından üretilen motorların subap ayarlarının subap ayar
vidası ile yapılmak üzere tasarlandığı; bu tip motorlarda küçük değişikliklerin
motor performansını etkilemediği,
g)
Soğutma sisteminde kullanılan davlumbazın parça sayısının kullanıcı açısından
bir farklılık oluşturmadığı, bu durumun sadece üretici için önem
taşıyabileceği, buna karşılık yerli üretim dalı tarafından yeni geliştirilen
AD510BS motorunun davlumbazının iki parçadan oluştuğu,
ifade
edilmiştir.
(9)
Soruşturma konusu ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup, uygulamaya
esas olan GTİP ve karşılığı eşya tanımıdır. Bununla beraber, soruşturma konusu
eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonunda ve/veya
tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına halel
getirmez.
Benzer ürün
MADDE 8 - (1)
Soruşturma konusu ürün ile soruşturmaya konu ülkelerin iç piyasasında satılan
dizel motorlar ve yerli sanayi tarafından üretilen ve Türkiye piyasasında
satılan dizel motorların teknik ve fiziki özellikleri ve temel kullanım alanı
itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu
ürünler Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde benzer ürün olarak kabul
edilmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
Genel
MADDE 9 - (1) Damping
belirlemesi için, 1/1/2011-31/12/2011 tarihleri arası soruşturma dönemi olarak
kabul edilmiştir.
(2)
Hindistan'da yerleşik Greaves firması için yapılan damping belirlemelerinde,
firmanın soru formuna verdiği cevaplar ile yerinde inceleme esnasında firma
tarafından sağlanan veriler esas alınmıştır.
(3)
İşbirliğine gelen ve piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği kabul
edilen Greaves firmasına gönderilen özel bildirimde normal değer, ihraç fiyatı
ve damping marjı tespitinin nasıl yapıldığı detaylı olarak açıklanmıştır.
(4)
ÇHC'den işbirliğine gelen ancak piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet
göstermediği kabul edilen üretici/ihracatçı firma için normal değer, Yönetmeliğin
7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
Temsil testi
MADDE 10 - (1)
Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen
üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün
tipleri bazında temsil testi uygulanmaktadır. Buna göre, benzer mal
satışlarının miktar bazında Türkiye'ye gerçekleştirilen satışların %5'ini veya
daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem
çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş
normal değer esasında belirlenmektedir.
Normal ticari işlem testi
MADDE 11 - (1)
Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, işbirliğine gelen
üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri
bazında normal ticari işlem testi uygulanmaktadır. Buna göre;
a)
Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının (indirimler,
vergiler ve iadeler düşülerek hesaplanmış) ağırlıklı ortalama birim maliyetinin
üzerinde olduğu durumlarda normal değer;
1)
Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış
miktarının %80'ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi
boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız)
ağırlıklı ortalaması esasında,
2)
Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış
miktarının %80'inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi
boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı
ortalaması esasında,
belirlenmektedir.
b)
Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı
ortalama birim maliyetinin altında olması halinde normal değer, soruşturma
dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında
belirlenmektedir.
c)
Benzer ürününün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde normal değer,
oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmektedir.
İç piyasa satışlarına dayanan normal
değer
MADDE 12 - (1)
İşbirliğine gelen üretici/ihracatçı firma için Yönetmeliğin 5 inci maddesi
hükmü gereğince iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer,
menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde
bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar
esasında belirlenmektedir.
Oluşturulmuş değer
MADDE 13 - (1)
Oluşturulmuş normal değer, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmadan temin
edilen benzer ürünün tip bazındaki imalat maliyeti ile satış, genel ve idari
giderlerine makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
Piyasa ekonomisi iddiasına ilişkin
değerlendirmeler
MADDE 14 - (1)
Yönetmeliğin ek 1 inci maddesi uyarınca, piyasa ekonomisi uygulamayan
ülkelerden yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki
soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında
bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi
koşullarının geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde bu
üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi; aksi
durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi uygulanmaktadır.
(2)
Bu itibarla, soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ÇHC'de yerleşik Changfa
firması piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiğini öne sürerek kendisi
için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesinin uygulanmasını
talep etmiştir.
(3)
Yerli üretim dalı tarafından yapılan başvurunun incelenmesi neticesinde,
soruşturmaya konu olan ürünün üretiminde alüminyum, demir ve çelikten mamul
girdilerin toplam maliyetler içerisinde büyük pay sahibi olduğu anlaşılmıştır.
Nitekim yerli üretim dalının en çok ürettiği motor tipinin toplam ağırlığı
içerisinde alüminyum parçaların %18 oranında pay sahibi olduğu tespit
edilmiştir.
(4)
Soruşturma konusu dizel motorların gövdesi, ön ana yatak flanşı, ilk hareket
kasnağı, pistonu, silindir kafası ve külbütör kapağı gibi parçaları alüminyum
alaşımdan imal edildiğinden bu parçaların üretiminde kullanılan girdilerin
maliyetlerinin piyasa koşullarında oluşup oluşmadığı incelenmiştir.
(5)
Bir emtia ürünü olan alüminyumun dünya fiyatları Londra Metal Borsası'ndaki
(LMB) cari fiyatlarla oluşmaktadır. Buna karşılık, ÇHC'de alüminyumun yurt içi
fiyatları Şangay Metal Piyasası - ŞMP (Shanghai Metals Market)'nda oluşmakta;
buradaki fiyatlar ise büyük ölçüde Şangay Vadeli İşlemler Borsası - ŞVİB
(Shanghai Futures Exchange)'nda oluşan fiyatları izlemektedir. Söz konusu
girdinin ÇHC'deki fiyatları incelendiğinde fiyatların LMB'deki fiyatlardan
önemli ölçüde farklılaştığı görülmektedir. Soruşturma döneminde alüminyumun
LMB'deki ortalama cari fiyatları ŞVİB'deki fiyatların yaklaşık olarak aylık
ortalama %9 üzerinde seyretmiş, bazı aylarda fiyat farkı %24'e kadar
yükselmiştir. Ağustos 2011'den itibaren dünya fiyatlarında toplam talepteki
gerilemeye bağlı olarak düşüş yaşanmış ancak bu dönemde ŞVİB'deki cari fiyat
düzeyi LMB'deki fiyat düzeyinin üzerinde kalmıştır. Bu durum da ÇHC'deki
alüminyum piyasasında oluşan fiyatların dünya piyasasından önemli ölçüde
farklılaştığını göstermektedir.
(6)
ÇHC'deki alüminyum fiyatları ile dünya alüminyum fiyatları arasındaki
farklılaşmanın en önemli nedeninin, ÇHC iç piyasasına çeşitli araçlarla yapılan
devlet müdahalesi olduğu, bu müdahale nedeniyle dünya piyasalarından izole
edilmiş bir iç piyasa oluştuğu düşünülmektedir.
(7)
ŞVİB Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu (ÇMKDK) (China Securities
Regulatory Commission) tarafından kontrol edilmektedir. ŞVİB faaliyetlerini
Vadeli İşlemler Ticareti İdaresi Yönetmeliği, Vadeli İşlemler Borsası İdaresi
Önlemleri ve kendi kuruluş sözleşmesi çerçevesinde yürütmektedir. Borsanın
faaliyetlerini düzenleyen ve devlet organlarınca uygulanan kurallar çarpık
fiyatlara ve düşük düzeyli fiyat hareketliliğine neden olmaktadır. Günlük fiyat
hareketlerinin bir önceki günün fiyatlarının %4'ünden daha yüksek oranda yukarı
veya aşağı yönlü hareketine izin verilmemektedir. Her ayın 15 inci gününe kadar
alım satıma izin verilmekte, vadeli işlemlerin en çok on iki aylık dönemler
için yapılmasına müsaade edilmektedir.
(8)
Borsada sadece ÇHC vatandaşları işlem yapabilmekte, işlem yapma iznini ise
ÇMKDK vermektedir. Borsada alım-satımı yapılan maddelerin fiziksel teslimi
sadece ÇHC içinde onaylanmış belirli bir antrepodan gerçekleşmektedir. Tüm bu
düzenlemelerin sonucu olarak LMB ile arbitraj yapmak mümkün olmadığından ÇHC
alüminyum piyasası dünya piyasalarından izole hale gelmektedir. Bu nedenle ÇHC
piyasa fiyatları ile dünya fiyatları eşitlenememektedir.
(9)
Öte yandan, devletin hem birincil bir alüminyum satıcısı olması hem de Devlet
Rezervleri Bürosu ve diğer devlet kurumları aracılığıyla yaptığı alımlar
nedeniyle ŞVİB'deki fiyat oluşumuna doğrudan müdahalesi söz konusudur. 2008
finansal krizi sonrasında ÇHC Hükümeti tarafından çıkarılan teşvik paketi ile
Devlet Rezervleri Bürosu'nun diğer işletmelerden alüminyum satın alması ve
böylece iç talebi yapay bir şekilde canlı tutarak iç piyasada alüminyum
fiyatlarının düşmesini engellemesi mümkün hale gelmiştir. Devlet eliyle yapılan
satın alma işlemlerinin sonucu olarak soruşturma dönemi olan 2011 yılının son
çeyreğinde ÇHC iç piyasa fiyatlarının dünya fiyatlarının tersine bir eğilim
gösterdiği görülmektedir.
(10)
ÇHC Hükümeti tarafından alüminyum için hazırlanan 12. Beş Yıllık Kalkınma Planı
"birincil nitelikteki ürünlerde vergi ve ihracat vergisi iadelerinin ve diğer
ekonomik kaldıraçların ayarlanmasını ve bu ürünlerde büyüme ve ihracatın sıkı
şekilde kontrolünü" hedeflemektedir. Bu bağlamda bir takım vergi programları
ile alüminyum sanayinin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır. Alınan önlemlerle ham
haldeki alüminyumun ihracatı zorlaştırılırken alüminyumdan mamul ürünlerin
ihracatı teşvik edilmektedir. Bu hedefe uygun olarak, ham alüminyumun
ihracatında %17 oranında ihracat vergisi uygulanmaktadır. Ham alüminyum
ihracatına KDV iadesi verilmemekte, ithalatında ise %5 oranındaki gümrük
vergisi tahsil edilmemektedir.
(11)
Bu önlemlerin sonucu olarak, ham alüminyumun ihracatı engellenmekte, bu durum
da yurt içinde alüminyum arzını artırarak hammadde fiyatının düşmesine neden
olmaktadır. ÇHC'deki alüminyum üreticilerinin büyük çoğunluğu da devletin
kontrolü altındadır.
(12)
Bu açıklamalar çerçevesinde, ÇHC devletinin, soruşturma konusu ürünün
üretiminde kullanılan bir hammaddenin iç piyasa fiyatlarına doğrudan etki
ettiği ve bu durumun firmaların üretim maliyetleri ile fiyatlandırma
kararlarını doğrudan etkilediği düşünülmektedir.
(13)
Öte yandan, yapılan reformlara rağmen Hukou veya Huji olarak bilinen daimi
ikamet izin sisteminin halen yürürlükte olduğu ve ÇHC merkezi ve yerel
idaresinin üretimin temel girdilerinden biri olan işgücünün serbest dolaşımını
kısıtladığı ve işçi ücretlerinin piyasa koşullarında oluşmasını engellediği
tespit edilmiştir. Hukou sisteminde son dönemde yapılan reformların mevcut
sistemi tam olarak ortadan kaldırmadığı, buna karşılık sistemin işleyişine
ilişkin yetkilerin bir kısmının merkezi idareden yerel otoritelere devredildiği
ve uygulamada işgücü üzerindeki baskının devam ettiği anlaşılmaktadır.
(14)
Changfa firması soru formunda verdiği yanıtlarda ihtiyaç duyduğu hammaddeleri
yurt dışından veya yurt içinden herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmaksızın
tedarik edebildiğini belirtmiştir. Adı geçen firma bu iddiasına dayanak olarak
"Çin-Yabancı Sermaye Ortak Girişimlerine İlişkin Kanun"un 10 uncu maddesinde
geçen "Onaylanan operasyonlar çerçevesinde, Ortak Girişim, ihtiyaç duyduğu
hammadde, yakıt ve diğer maddeleri adillik ilkelerine uygun olarak ve gerekçe
göstererek, ÇHC içinden veya yurt dışından tedarik edebilir" ifadesine atıf
yapmıştır.
(15)
Atıf yapılan madde hükmünde de açık bir şekilde ifade edildiği üzere, ÇHC'de
kurulu ortak iştiraklerin yurt dışından ihtiyaç duydukları girdileri temin
edebilmesi için uygulamada iki koşul bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre
ilgili ortak iştirakin ithal girdi tedarik edebilmesi bu tedarikin (i)
onaylanmış bir operasyona ilişkin olmasına ve (ii) gerekçelendirilmesine bağlı
bulunmaktadır. Buna karşılık serbest piyasa koşullarında, mevcut yasalara uygun
olarak faaliyet gösteren bir işletmenin, kuruluş sözleşmesinde belirtilen
faaliyetlerini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu tüm girdileri kârını maksimize
edecek şekilde en düşük maliyetli kaynaktan tedarik etmesi beklenmelidir.
Nitekim serbest piyasa rejimlerinde her firmanın bu ilke çerçevesinde hareket
edeceği varsayıldığından girdi tedarikinin hangi kaynaktan
gerçekleştirileceğine ilişkin düzenleyici hükümlere rastlanması kural değil
istisnai bir duruma işaret etmektedir. Bu bağlamda, ÇHC'de faaliyet gösteren
bir işletmenin girdi tedarikinde yabancı bir kaynağa yönelmesi durumunda ilgili
otoritelere gerekçe göstermek durumunda bırakılması firmaların maliyetlerine ve
girdi teminine ilişkin kararlarını serbestçe veremediklerini göstermektedir.
(16)
Buna ilaveten, Changfa firmasının soru formuna verdiği yanıtlarda herhangi bir
sübvansiyon programından yararlanmadığını belirtmiş olmasına rağmen soruşturma
döneminde kamu otoritelerinden çeşitli miktarlarda sübvansiyon aldığı firmanın
sunduğu faaliyet raporlarından tespit edilmiştir.
(17)
Son olarak, firmanın tesislerinin bulunduğu arazinin firmaya ait olmadığı,
Wujin yerel idaresi tarafından arazinin kullanım hakkının firmaya verildiği
firma tarafından sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Nitekim firma, söz konusu
araziye ilişkin muhasebe kayıtlarını "maddi olmayan varlıklar" kalemi altında
tutmaktadır. ÇHC'de kamu idaresi tarafından gerçek veya tüzel kişilere toprak
edinme hakkı tanınmamakta, bu durum devletin temel üretim girdilerinden biri
olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğunu göstermektedir. Diğer bir
ifadeyle, üretimin temel girdilerinden birisi olan arazinin değerinin piyasa
koşullarında oluşmadığı anlaşılmaktadır.
(18)
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, Changfa firmasının piyasa ekonomisi koşulları
altında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiş, bu nedenle firma için
normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükmüne uygun olarak
oluşturulmuş normal değer yöntemine başvurulmuştur.
Oluşturulmuş normal değer
MADDE 15 - (1)
Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde ve yukarıdaki açıklamalar ışığında,
ÇHC'de yerleşik işbirliğinde bulunan Changfa firmasının piyasa ekonomisinde
faaliyet göstermediği kabul edildiğinden normal değer, Türkiye'de benzer malın
birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın
eklenmesiyle oluşturulmuştur.
(2)
Normal değer tespiti yapılırken Türkiye'deki veriler olduğu gibi alınmamış,
uluslararası piyasa koşulları göz önüne alınarak, ÇHC'de yerleşik Changfa
firmasının lehine olacak şekilde hammadde, işgücü, enerji, amortisman ve genel,
idari ve satış giderlerinde çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.
İhraç fiyatının belirlenmesi
MADDE 16 - (1) İşbirliği
yapan üretici-ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı kural olarak Türkiye'ye
satışlarında bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
(2)
Greaves firmasının yanıtları incelendiğinde birbirine benzer nitelikte olan
soruşturma konusu ürün tiplerinin fiyatlarının Türkiye'deki farklı alıcılara
yapılan satışlarda ciddi değişkenlik gösterdiği tespit edilmiştir. Bu durumun
makul bir şekilde açıklanabilmesi için öncelikle ürün tiplerinin özellikleri ve
birim üretim maliyetleri incelenmiştir. Yapılan bu inceleme sonucunda, farklı
müşterilere satılan ürün tiplerinin büyük benzerlikler taşıdığı, nitekim birim
üretim maliyetlerinin de ihmal edilebilir düzeyde farklılıklar gösterdiği ve
fiyatlar arasındaki değişkenliği açıklamak için yetersiz olduğu tespit
edilmiştir.
(3)
Tespit edilen fiyat farklılığına ilişkin olarak yerinde doğrulama soruşturması
sırasında firmadan açıklama talep edilmiştir. Firma yetkilileri, Türkiye'deki
alıcılar arasındaki fiyat farklılaşmasının bu alıcılarla olan iş ilişkisinin
niteliğinden kaynaklandığını, daha uzun süre iş yapılan alıcılar için farklı
fiyatlandırma politikası belirlendiğini ifade etmişlerdir.
(4)
Yapılan bu açıklama da firmanın Türkiye'deki alıcılara göre farklı fiyat
politikası benimsemiş olduğunu doğrular niteliktedir. Bu tespit ışığında, aynı
ürün tipleri için farklı fiyat politikası uyguladığı ve belirli bir müşteriye
daha düşük fiyatlı satış gerçekleştirmek suretiyle müşteriler arasında önemli
fiyat farklılaşmasına gittiği ve söz konusu müşteri özelinde daha yüksek oranda
damping yaptığı tespit edilmiştir.
(5)
Firma nihai bildirime ilişkin olarak sunduğu yanıtta müşteriler arasında
görülen fiyat farklılaştırmasının satış hacimlerine bağlı olarak yapılan bir
indirimden kaynaklandığını iddia etmiştir. Bu bağlamda, yüksek miktarlarda alım
yapan müşterilere daha uygun fiyatlarla ürün tedarik edildiği belirtilerek, bu
uygulamanın çok miktarda alım yapan müşteriler için üretim bandının
hazırlanması gibi maliyetlerin daha düşük olması nedeniyle makul kabul edilmesi
gerektiğini belirtmiştir.
(6)
Bununla beraber, bahse konu müşterilere satışı yapılan ürün tiplerinin
özellikleri incelendiğinde bu ürün tiplerinin üretim maliyetlerinin büyük
oranda aynı olduğu ve aynı üretim bandında üretilmelerinin mümkün olduğu
anlaşılmaktadır. Öte yandan, indirimli satışlar ile diğer satışların işlem
bazında karşılaştırılması sonucunda ilgili ürün tiplerinde daha az miktarda
satış yapılmasına rağmen daha düşük fiyatlardan satış yapıldığı görülmüştür. Bu
tespitler ışığında, firmanın bu konudaki itirazı kabul edilmemiştir.
Fiyat karşılaştırması
MADDE 17 - (1) Adil bir
karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı aşamada
karşılaştırılmıştır.
(2)
Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, ilgili taraflarca fiyat
karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş ve kalite
sınıflandırması, taşıma, sigorta, yükleme ve bindirme masrafları, paketleme
giderleri, ödeme koşulları, ticarî aşama farklılığı, indirim, geri ödeme, banka
masrafları, vergi iadesi gibi belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen
ayarlamalar yapılmıştır.
(3)
Hindistan'da yerleşik Greaves firması, kendisine gönderilen soru formuna
verdiği yanıtta yurt içinde satışını gerçekleştirdiği motor tiplerinin
Türkiye'ye ihraç edilen motor tiplerinden farklı olduğunu ifade ederek gerek
ürün kodu açısından gerekse ürün özellikleri bakımından ihraç edilen ürün
tipleri ile yurt içi satışlara konu olan ürün tipleri arasında birebir eşleştirme
yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.
(4)
Buna karşılık, firma Türkiye'ye ihraç edilen ürün tiplerine en yakın ürün
tiplerini belirlemeye çalışarak fiyat karşılaştırmasının bu tipler arasında
yapılmasını, ürün tipleri arasındaki fiziksel farklardan kaynaklanan maliyet
farklarının da fiyat ayarlaması aşamasında dikkate alınmasını talep etmiştir.
(5)
Bununla beraber, firma tarafından gönderilen yanıtlar incelendiğinde,
birbirinin muadili olduğu öne sürülen ürünler arasında ciddi maliyet farklarının
bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle bahse konu ürün tiplerinin hammadde
maliyetleri arasında ciddi farklılıklar bulunması nedeniyle muadil olduğu iddia
edilen ürün tiplerinin birbirinden farklı ürünler olduğu ve söz konusu
farklılıkların aynı ürün modelleri arasındaki fiziksel farktan değil farklı
ürün tipleri olmasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle firmanın
fiziksel farklılıklara ilişkin ayarlama yapılması talebi uygun görülmemiştir.
(6)
Greaves firması nihai bildirime ilişkin yanıtlarında fiziksel farklılık
ayarlaması talebinin kabul edilmemesine itiraz etmiş, Türkiye'ye satılan ürün
tipleri ile yurt içine satılan ürün tiplerinin arasında marş motoru gibi farklı
aksamların kullanılmasından kaynaklanan farklar bulunduğunu öne sürmüştür.
Firma yanıtında, iç piyasada satılan ürün tiplerinin marş motoruna sahip
olmadığını, bu motor tiplerinin iple çalıştırılan motorlardan oluştuğunu
belirtmiştir. Türkiye'ye satılan motor tiplerinin de iple çalıştırılabileceği
ve bu nedenle her iki piyasaya satılan motor tiplerinin birbirinin muadili
olarak kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur.
(7)
Daha önce de ifade edildiği gibi Türkiye'ye satılan ürün tipleri ile Hindistan
iç piyasasına satılan ürün tiplerinin üretim maliyetleri, müşteri algılaması ve
tercihi ile sahip oldukları işlevler bakımından farklı ürünler olduğu gerek
sunulan verilerin incelenmesinden gerekse yerinde doğrulama esnasında firma
yetkilileri ile yapılan görüşmelerden anlaşılmaktadır. Bu nedenle, firmanın
nihai bildirim sonrasında yaptığı bu itirazın kabulü uygun görülmemiştir.
Damping marjları
MADDE 18 - (1)
Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal değer
ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle
hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan
hesaplamalar, firma özel bildirimlerinde ayrıntılı olarak gösterilmektedir.
İşbirliğine gelmeyen firmalar için ise Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü
uyarınca damping marjı tespiti yapılmıştır.
(2)
Buna göre, soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firmalar ile işbirliğinde
bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping
marjları aşağıda yer almaktadır.
Hindistan
Greaves Cotton
Limited………..…………………………….….…... % 5,71
Hindistan'da
yerleşik diğer firmalar………………………………… % 14,38
ÇHC
Changzhou
Changfa Imp. & Exp. Co., Ltd…………………………. % 152,48
ÇHC'de
yerleşik diğer firmalar……………………………………... % 165,18
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Zarar Tehdidine İlişkin Belirlemeler
Genel
MADDE 19 - (1) Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir artış
olup olmadığı incelenmiştir. Bu inceleme, zarar incelemesine esas olarak kabul
edilen 2009-2011 yılları arasındaki dönem için yapılmıştır. Bununla beraber,
aynı dönem için genel ithalatın gelişimi ile soruşturmaya konu olmayan üçüncü
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın seyri de incelenmiştir.
Genel ithalatın gelişimi ve fiyatları
MADDE 20 - (1) Soruşturma
konusu ürünün genel ithalatı 2009 yılında 8.544 adet iken 2010 yılında ciddi
şekilde artış göstererek 22.763 adede, 2011 yılında ise 36.389 adede
yükselmiştir.
(2)
Genel ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde ise 2009 ve 2010
yıllarında sırasıyla 538 ABD Doları/Adet ve 546 ABD Doları/Adet olan birim
fiyatların 2011 yılında 609 ABD Doları/Adede yükseldiği görülmektedir.
Soruşturma konusu ithalatın gelişimi
ve fiyatları
MADDE 21 - (1) ÇHC
menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde, 2009 yılında 6.223 adet olarak
gözlenen ithalat miktarının 2010 yılında %138 oranında artarak 14.806 adede
ulaştığı, 2011 yılında ise 2010 yılındaki miktarla karşılaştırıldığında %48
oranında artış göstererek 21.936 adede ulaştığı görülmektedir. ÇHC menşeli
ithalatın 2011 yılı ile 2009 arasındaki toplam artış oranı %252, ortalama
yıllık artış oranı ise %88 olarak gerçekleşmiştir.
(2)
ÇHC menşeli ithalatın soruşturma konusu ürün ithalatı içerisindeki payına
bakıldığında ise 2009 yılında %73 seviyesinde olan ithalat içindeki payın 2010
ve 2011 yıllarında sırasıyla %65 ve %60 olarak gerçekleştiği görülmektedir. ÇHC
menşeli ithalat 2009-2011 yılları arasında ciddi düzeyde artmasına rağmen genel
ithalatta görülen artış nedeniyle toplam ithalat içerisindeki payını koruyamamıştır.
(3)
ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları 2009 ve 2010
yıllarında sırasıyla 291 ABD Doları/Adet ve 282 ABD Doları/Adet iken 2011
yılında 289 ABD Doları/Adet olarak kaydedilmiştir.
(4)
2009 yılında 416 adet olan Hindistan menşeli ithalat miktarı 2010 yılında 35
adede gerilemiş, 2011 yılında ise 1.802 adede ulaşmıştır. Bu dönemde Hindistan
menşeli ithalatın ithalat içerisindeki payı incelendiğinde ise 2009 ve 2010
yıllarında sırasıyla %5 ve %0,2 olan ithalat içi payın 2011 yılında tekrar %5'e
ulaştığı görülmektedir.
(5)
Hindistan'dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına
bakıldığında 2009 ve 2010 yıllarında sırasıyla 574 ABD Doları/Adet ve 695 ABD
Doları/Adet olan birim fiyatların 2011 yılında 616 ABD Doları/Adet seviyesine
gerilediği görülmektedir.
(6)
Soruşturmaya konu her iki ülkeden gerçekleştirilen ithalatın gelişimi toplu
olarak incelendiğinde 2009 yılında 6.639 adet olan ithalat miktarının 2010
yılında %124 oranında artış göstererek 14.841 adede yükseldiği, 2011 yılında
ise 2010 yılına göre %60 oranında artarak 23.738 adede ulaştığı görülmektedir.
2009-2011 yılları arasındaki artış oranı %258, bu dönemdeki yıllık ortalama
artış oranı ise %89 olarak gerçekleşmiştir.
Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen
ithalat
MADDE 22 - (1) Üçüncü
ülkelerden gerçekleştirilen ithalata bakıldığında 2009 yılında 1.905 adet olan
ithalat miktarının 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 7.922 ve 12.651 adet
olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel
ithalat içerisindeki payı ise 2009 yılında %22, 2010 ve 2011 yıllarında ise %35
düzeyindedir.
(2)
Soruşturmaya konu olmayan üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama
birim fiyatlarına bakıldığında da 2009 yılında 1.337 ABD Doları/Adet olan
ortalama birim fiyatın 2010 yılında 1.041 ABD Doları/Adede gerilediği, 2011
yılında ise 1.163 ABD Doları/Adet olarak gerçekleştiği görülmektedir.
Türkiye toplam benzer mal tüketimi ve
pazar payları
MADDE 23 - (1) Türkiye
toplam benzer mal tüketiminin hesaplanmasında başvuru sahibi yerli üretici ile
daha önce üretim yapan diğer bir yerli üreticinin yurt içi satışları genel
ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurtiçi satışlarının ve
soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla
pazar payları hesaplanmıştır.
(2)
Buna göre yurt içi tüketim endeksi 2009'da 100 iken 2010 yılında 202 birime
yükselmiş, 2011 yılında ise 322 birime ulaşmıştır. 2009-2011 yılları arasında
tüketimde görülen artış oranı %222, aynı dönemde görülen yıllık ortalama artış
oranı ise %79 seviyesindedir.
(3)
ÇHC'nin 2009 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi, 2010 yılında 118 birime
yükselmiş, 2011 yılında ise 110 birim olarak gerçekleşmiştir.
(4)
Hindistan'ın 2009 yılında 100 birim olan pazar payı endeksi 2010 yılında 4
birime gerilemiş, 2011 yılında ise 135 birime yükselmiştir.
(5)
Başvuru konusu ÇHC ve Hindistan menşeli ithalatın toplam pazar payları endeksi
ise 2009 yılı 100 kabul edildiğinde 2010 ve 2011 yıllarında 111 birim olarak
gerçekleşmiştir.
(6)
Diğer ülkelerin toplam pazar payı 2009 yılında 100 kabul edildiğinde, 2010 ve
2011 yıllarında 206 birim olarak gerçekleşmiştir.
(7)
Son olarak yerli üretim dalının pazar payı 2009 yılında 100 birim kabul
edildiğinde 2010 yılında 47 birime gerilemiş, 2011 yılında ise 46 birim olarak
gerçekleşmiştir.
Dampingli ithalatın yerli üretim
dalının fiyatları üzerindeki etkisi
MADDE 24 - (1)
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli
ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi
değerlendirilirken işbirliğine gelen ihracatçıların sunduğu fiyatlar ile
ithalatın fiyatları kullanılarak fiyat kırılması hesaplanmış; ayrıca, yerli
üretim dalının yurt içi birim fiyatlarının reel gelişimini göstermek üzere
fiyat yıpranması tespiti yapılmıştır.
Fiyat kırılması
MADDE 25 - (1) Fiyat
kırılması, ithal ürün fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üretim dalının
yurt içi satış fiyatlarının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterir.
(2)
Fiyat kırılması analizinde soruşturma konusu ülkelerin CIF ithal fiyatlarının
üzerine gümrük vergisi ve diğer ithalat masrafları ilave edilerek bulunan
soruşturma konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim
dalının ortalama yurtiçi satış fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Soruşturma
konusu ülkeler menşeli ithalatın yurtiçi pazara giriş fiyatı bulunurken CIF
ithal fiyatlarına gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için %2 oranında
ilave yapılmıştır. Soruşturma konusu ürünün Hindistan menşeli olanları gümrük
vergisinden muaf olup, ÇHC menşeli ithalat için %4,2 oranında gümrük vergisi
uygulanmaktadır.
(3)
Buna göre ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının fiyatlarını CIF ihraç
fiyatına göre 2009 yılında %336, 2010 yılında %401, 2011 yılında ise %369
düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. ÇHC'de yerleşik işbirliğine gelen Changfa
firmasının soruşturma dönemi olan 2011 yılında Türkiye'ye gerçekleştirdiği
satışlar içerisinde en büyük paya sahip olan motor tipinin ortalama piyasaya
giriş fiyatı ile yerli üretim dalının muadil ürününün ortalama yurt içi satış
fiyatı karşılaştırıldığında tespit edilen fiyat kırılması oranı ise %319
seviyesindedir.
(4)
Hindistan menşeli ithalat için yapılan hesaplamalarda ise fiyat kırılması
düzeyinin 2009 yılında %122, 2010 yılında %103, 2011 yılında ise %121
seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Hindistan'da yerleşik Greaves firmasının
soruşturma döneminde Türkiye'ye gerçekleştirdiği satışlar içerisinde en büyük
paya sahip olan motor tipinin ortalama piyasaya giriş fiyatı ile yerli üretim
dalının muadil ürününün ortalama yurt içi satış fiyatı karşılaştırıldığında
tespit edilen fiyat kırılması oranı ise %117 seviyesindedir.
Fiyat yıpranması
MADDE 26 - (1) Fiyat
yıpranması yerli üretim dalının birim fiyatlarında dampingli ithalat nedeniyle
yaşanan reel gerilemedir. Yerli üretim dalının yurt içi birim satış
fiyatlarında gerileme olup olmadığı enflasyondan arındırılarak incelendiğinde,
2009 yılında 100 birim olan fiyatların 2010 yılında 99, 2011 yılında ise 94
birime gerilediği görülmüştür. Bu bağlamda, yerli üretim dalının yurt içi birim
fiyatlarında 2009-2011 yılları arasındaki dönemde %6 oranında fiyat yıpranması
tespit edilmiştir.
Yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri
MADDE 27 - (1) Yerli
üretim dalının ekonomik göstergelerinin incelenmesinde başvuru sahibi Anadolu
Motor firmasının soruşturma konusu ürüne ait 2009-2011 yılları arasındaki
verileri esas alınmıştır. Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde,
dampingli ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki
etkisinin tespiti amacıyla, zarar dönemi içerisinde yerli üretim dalının
üretim, satış, pazar payı, yurtiçi fiyatlar, kapasite, kapasite kullanımı,
maliyetler, stoklar, istihdam, ücretler, verimlilik, nakit akışı,
yatırımlardaki artış, kârlılık, büyüme, sermaye artışı, net dönem kârı/zararı
göstergeleri analiz edilmiştir.
(2)
Söz konusu dönem için yapılan zarar analizinde eğilimi görebilmek amacıyla TL
bazındaki veriler TÜİK tarafından hesaplanan yıllık ortalama üretici fiyatları
endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış, reel hale getirilmiş ve 2009
yılı esas alınarak endekslenmiştir.
a)
Üretim, yerli üretim dalının soruşturmaya konu üründeki üretim miktarı endeksi
2009 yılında 100 birim kabul edildiğinde 2010 yılında artarak 118 birime
yükselmiştir. 2011 yılı endeks değeri ise 137 birim olarak gerçekleşmiştir.
b)
Yurt içi satışlar:
1)
Yerli üretim dalının 2009 yılında 100 birim olan yurt içi satış miktarı endeksi
ise 2010 yılında 89 birime gerilemiş, 2011 yılında ise 144 birim olarak
gerçekleşmiştir.
2)
Yerli üretim dalının yurt içi satış hâsılatı incelendiğinde ise 2009 yılında
100 birim olan endeks değerinin 2010 yılında 88 birime gerilediği, 2011 yılında
ise 135 birime yükseldiği görülmektedir.
c)
İhracat, yerli üretim dalının 2009 yılında 100 birim olan ihracat miktar
endeksi ise 2010 ve 2011 yıllarında 114 birim olarak gerçekleşmiştir.
ç)
Pazar Payı:
1)
Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketiminin 2009 yılı 100 olarak alındığında
takip eden dönemde ciddi şekilde artarak 2010 yılında 202, 2011 yılında ise 322
birime ulaştığı görülmektedir. Bu artış, soruşturma konusu üründe Türkiye
pazarının 2009-2011 arasında %222 oranında büyümüş olduğunu göstermektedir.
2)
Soruşturma konusu ürünün toplam Türkiye pazarında görülen bu ciddi artışa
karşılık yerli üretim dalının büyüyen pazardan pay alamadığı, 2009 yılındaki
pazar payının ciddi oranda düştüğü tespit edilmiştir. Buna göre, 2009 yılında
100 birim olan pazar payının, 2010 yılında ciddi düzeyde azalarak 47 birime
gerilediği, 2011 yılında ise 46 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir. Bu
veriler, 2009-2011 arasındaki dönemde toplam Türkiye pazarı %222 oranında
büyürken yerli üretim dalının pazar payının aynı dönemde %54 oranında
gerilediğine işaret etmektedir.
d)
Yurtiçi fiyatlar, yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi
birim satış fiyatı endeksinin, 2009 yılı verileri 100 olarak alındığında, 2010
ve 2011 yıllarında sırasıyla 99 ve 94 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
e)
Maliyetler, yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari
maliyet endeksi 2009 yılında 100 iken, takip eden dönemde düşüş göstererek 2010
yılında 84'e, 2011 yılında ise 78 birime gerilemiştir.
f)
Stoklar, yerli üretim dalının ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde 2009
yılında 100 birim olan stok düzeyi endeksinin, 2010 yılında 157 birime
yükseldiği, 2011 yılında ise 124 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
g)
Kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO), yerli üretim dalının üretim
kapasitesinde incelenen dönem boyunca herhangi bir değişiklik olmamıştır. Buna
karşılık 2009 yılında 100 birim kabul edilen KKO'nun 2010 yılında 118 birime,
2011 yılında ise 137 birime yükseldiği görülmektedir.
ğ)
İstihdam, yerli üretim dalının ilgili üründeki çalışan toplam işçi sayısı
endeksi 2009 yılında 100 kabul edildiğinde, 2010 yılında 103 birime, 2011
yılında ise 111 birime yükselmiştir.
h)
Ücretler:
1)
Yerli üretim dalı nihai bildirim sonrasında sunduğu görüşlerinde ücret
endeksinde düzeltme yapılmasını talep ederek sadece soruşturma konusu ürün
üretiminde çalışan işçilerin ücret endeksinin dikkate alınmasını istemiştir.
Bahse konu talep kabul edilerek ücret endeksinde düzeltme yapılmıştır.
2)
Buna göre, yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin
aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2009 yılında 100 olarak alındığında, 2010
yılında 99 birim, 2011 yılında ise 91 birim olarak gerçekleşmiştir.
ı)
Verimlilik, yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına
verimlilik endeksi 2009 yılında 100 iken, 2010 yılında 115'e, 2011 yılında ise
123 birime ulaşmıştır.
i)
Kârlılık, yerli üretim dalının ilgili üründe ticari maliyetleri ve ortalama
yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim
kârlılık endeksi 2009 yılında 100 birim kabul edildiğinde 2010 yılında 233, 2011
yılında ise 238 birime yükselmiştir. Yurt içi satış fiyatlarında reel olarak
düşük de olsa gerileme yaşanırken yurt içi satış kârlılığında bu seviyede artış
görülmesinin nedeni firmanın ortalama birim ticari maliyetlerinde görülen
düşüştür.
j)
Nakit akışı, yerli üretim dalının ilgili ürün satışları ile yarattığı nakit
akışı endeksi toplam kârlılıkta görülen iyileşme nedeniyle ürün
amortismanındaki gerilemeye rağmen olumlu seyretmiştir. Buna göre, 2009 yılında
100 birim olan ürün nakit akışı endeksi 2010 yılında 152 birime yükselmiş, 2011
yılını ise 295 birim olarak tamamlamıştır.
k)
Net kârlılık, özkaynakların kârlılığı:
1)
Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2009 yılı itibariyle
100 birim olan yatırımların geri dönüş oranı (Kâr/Özkaynak), 2010 yılında 317
birime yükselmiş, 2011 yılında ise 233 birim olarak gerçekleşmiştir.
2)
Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif Toplamı) oranına bakıldığında ise 2009 yılında 100
birim kabul edilen oran, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 268 ve 227 birim
olarak gerçekleşmiştir.
l)
Büyüme, yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif
büyüklüğü reel olarak 2009 yılında 100 iken, takip eden iki yılda sırasıyla 117
ve 109 birim olarak gerçekleşmiştir.
m)
Sermaye artışı, yerli üretim dalının sermaye artırma yeteneğini görebilmek
amacıyla yerli üretim dalının bütün faaliyetlerinde kullanılan öz sermayesinin
gelişimi incelenmiştir. Buna göre, 2009 yılında 100 birim olan öz sermaye
endeksi, 2010 yılında 98 birime gerilemiş, 2011 yılında tekrar yükselerek 106
birime ulaşmıştır.
n)
Yatırımlardaki artış, yerli üretim dalı incelenen dönem boyunca herhangi bir
tevsi yatırımı yapmamıştır. Firmanın 2009 yılında 100 birim olan yenileme
yatırım tutarı 2010 yılında 68 birime, 2011 yılında ise 24 birime gerilemiştir.
Ekonomik göstergelerin
değerlendirilmesi
MADDE 28 - (1) Yerli
üretim dalının ekonomik göstergeleri dampingli ithalattan kaynaklanan maddi
zararın henüz oluşmadığını göstermektedir. Nitekim üretim ve kârlılık
göstergelerinin incelenen dönemde olumlu bir seyir gösterdiği, bilhassa ürün
kârlılığının devam etmesi nedeniyle bilanço zararı şeklinde bir zararın
oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bununla beraber kârlılıktaki artışın artan satış
miktarları ve birim fiyatlardan ziyade düşen ticari maliyetlerden kaynaklandığı
görülmektedir.
(2)
Öte yandan, yerli üretim dalının yurt içi satış miktarı, stokları, stok çevrim
hızı ve pazar payı gibi ekonomik göstergeleri, soruşturmaya konu ithalatın bir
önceki yıla göre %60 oranında artış göstererek en yüksek seviyesine ulaştığı
2011 yılı için detaylı bir şekilde incelendiğinde maddi zarar tehdidinin söz
konusu olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu dönemde yurt içi satış miktarları
üretim artışına paralel bir seyir izleyememiş, ihracat miktarının da sabit
kalması nedeniyle soruşturmaya konu ürün stoklarında artışlar yaşanmıştır. Bu
durum, yerli üretim dalının stok çevrim hızının da düşmesine yol açmıştır.
(3)
Yerli üretim dalının, dampingli ithalattan kaynaklanan maddi zarar tehdidi ile
karşı karşıya olduğunu gösteren bir diğer gösterge de pazar paylarındaki
değişimdir. Soruşturmaya konu üründe toplam Türkiye pazarı 2009-2011 döneminde
büyük gelişim gösterirken dampingli ithalatın da bu büyüyen pazardan giderek
daha fazla pay almaya başladığı görülmektedir. 2009-2011 yılları arasında
toplam Türkiye pazarı %222 oranında büyürken soruşturmaya konu ÇHC menşeli
ithalat aynı dönemde %252, Hindistan menşeli ithalat ise %333 oranında artış
göstermiştir. Dampingli ithalattaki bu artışa paralel olarak her iki ülkenin
pazar paylarının da önemli ölçüde artış gösterdiği; ÇHC menşeli dampingli
ithalatın pazar payında %10, Hindistan menşeli dampingli ithalatın pazar
payında ise %35 oranında artış yaşandığı tespit edilmiştir. Aynı dönemde yerli
üretim dalının pazar payı ise önemli ölçüde gerilemiştir. Diğer bir ifadeyle,
yerli üretim dalı büyüyen pazardan daha fazla pay almayı başaramadığı gibi
mevcut pazar payını da koruyamamıştır.
(4)
Dampingli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatlarının yerli üretim dalının
ortalama yurt içi fiyatlarının büyük ölçüde altında olduğu da dikkate
alındığında, önümüzdeki dönemde pazardaki mevcut koşullar altında dampingli
ithalattaki artışın ve buna paralel pazardaki büyümeden daha fazla pay alma
eğiliminin sürebileceği ve bu nedenle yerli üretim dalının pazar payının daha
da daralacağı ve ekonomik göstergelerinin kötüleşeceği beklenmektedir. Bu
durumda dampingli ithalatın maddi zarar tehdidinin ötesine geçerek yerli üretim
dalı üzerinde maddi zarara neden olabileceği değerlendirilmektedir.
Maddi zarar tehdidinin varlığına
ilişkin diğer değerlendirmeler
MADDE 29 - (1)
Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükmü çerçevesinde maddi zarar tehdidinin
belirlenmesinde dikkate alınması gereken unsurlar incelenmiştir. Buna göre;
a)
ÇHC'den gerçekleştirilen dampingli ithalatın zarara ilişkin değerlendirmelerin
yapıldığı 2009-2011 yılları arasındaki dönemde yıllık ortalama %88 oranında;
Hindistan menşeli ithalatın ise aynı dönemde yıllık ortalama %108 oranında
artış gösterdiği tespit edilmiştir. 2009 ile 2011 yılları arasındaki ithalat
artış oranları ise ÇHC için %252, Hindistan için ise %333 oranındadır ve
dampingli ithalatta önemli ölçüde artış olduğuna işaret etmektedir.
b)
ÇHC ve Hindistan'da yerleşik işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların
soru formlarına verdikleri yanıtların incelenmesi neticesinde, bahse konu
firmaların üretim kapasitelerinin tamamını kullanmadıkları, Türkiye'ye
gerçekleştirdikleri ihracat miktarına nispetle ciddi üretim kapasitelerinin
bulunduğu ve ihtiyaç halinde Türkiye'ye yönlendirilebilecek fazla üretim
kapasiteleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu husus, yakın bir gelecekte dampingli
ithalatta önemli bir artış ihtimalinin var olduğunu göstermektedir.
c)
Soruşturmaya konu ülkelerden gerçekleştirilen dampingli ithalatın birim
fiyatlarının gerek yerli üretim dalının fiyatlarına gerekse üçüncü ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarına göre önemli ölçüde düşük
seyrettiği ve yerli üretim dalının yurt içi birim fiyatları üzerinde önemli
ölçüde fiyat kırılmasına neden olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle dampingli
ithalat, yurt içi fiyatları önemli ölçüde düşürecek veya fiyatların artışını
engelleyecek ve ithalata olan talebi artırabilecektir.
ç)
Yerli üretim dalının soruşturma konusu üründeki stok miktarının normal şartlar
altında düşük stok miktarlarıyla çalışan bu sektör için önemli düzeylerde artış
gösterdiği ve 2009-2011 döneminde %24 oranında yükseldiği görülmüştür.
(2)
Yukarıdaki tespit ve değerlendirmeler ışığında, Hindistan ve ÇHC menşeli
dampingli ithalatın yerli üretim dalı üzerinde maddi zarar tehdidine yol açtığı
değerlendirilmektedir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalat ile Zarar Tehdidi
Arasındaki Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
Dampingli ithalatın zarar üzerindeki
etkisi
MADDE 30 - (1)
Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın 2009-2011 yılları arasında hem
miktar hem de değer bazında artış gösterdiği ve bu artışa paralel olarak yurt
içi piyasadan aldığı pazar payının yerli üretim dalı aleyhine yükseldiği tespit
edilmiştir. 2009-2011 yılları arasında toplam Türkiye tüketimi %222 oranında büyürken
Hindistan menşeli ithalatın %333, ÇHC menşeli ithalatın ise %252 oranında
arttığı belirlenmiştir. Soruşturmaya konu ülkelerin Türkiye pazarından
aldıkları pay bu dönemde artarken yerli üretim dalının pazar payı önemli ölçüde
gerilemiştir. Bu veriler, yerli üretim dalının dampingli ithalat nedeniyle
Türkiye piyasasındaki nispi konumunun iç piyasadaki toplam genişlemeye paralel
bir seyir izlemediğini göstermektedir.
(2)
Öte yandan, dampingli olduğu tespit edilen ithalatın fiyatlarının yerli üretim
dalının fiyatlarını önemli ölçüde kırdığı tespit edilmiştir. Hâlihazırda, artan
dampingli ithalat nedeniyle büyüyen Türkiye pazarından yeterli pay alamayan,
hatta 2009 yılındaki pazar payını dahi koruyamayan yerli üretim dalının bu
fiyat düzeyleri sabitken dampingli ithalat ile rekabet edebilmesi mümkün
görülmemektedir.
(3)
Bu tespitler ışığında, ÇHC ve Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalı
üzerinde maddi zarar tehdidine yol açtığı sonucuna ulaşılmıştır.
(4)
Hindistan'da yerleşik Greaves firması nihai bildirime ilişkin yanıtında zarar
tehdidinin varlığına ilişkin olarak yerli üretim dalının büyüyen pazardan pay
alamamasının gerekçe gösterilmesine karşı çıkmış, yerli üretim dalının pazar
payını koruyamamasının nedeninin fiyatlarını düşürmemesi olduğunu iddia
etmiştir. Greaves firması, incelenen dönemde yerli üretim dalının birim
fiyatlarını üretim maliyetlerindeki iyileşmeye rağmen indirmediğini ve bu
durumun kârlılıkta iyileşmeye neden olduğunu savunmuştur. Firma ayrıca, yerli
üretim dalının büyüyen pazardan pay alamamasının nedeninin üçüncü ülkeler
menşeli ithalatta görülen artış olduğunu iddia etmiştir.
(5)
Yerli üretim dalının birim maliyetlerindeki düşüşü fiyatlarına yansıtmamış
olması nihai bildirime ilişkin yanıt gönderen ithalatçı firmalardan birisi
tarafından da gündeme getirilmiştir. Yerli üretim dalının yüksek kârlılık
koşullarında faaliyet göstermeye çalışarak soruşturma konusu ürünü kullanarak
imalat yapan firmaların rekabet koşullarını olumsuz şekilde etkilediği öne
sürülmüştür.
(6)
Yukarıda da ifade edildiği üzere, gerek başvuruda sunulan gerek soruşturma
sürecinde elde edilen bulgular yerli üretim dalında maddi zararın varlığına
değil maddi zarar tehdidinin varlığına işaret etmektedir. Maddi zarar
tehdidinin söz konusu olduğu piyasa koşullarında yerli üretim dalının belirli
ekonomik göstergelerinde müspet anlamda maddi zararın varlığını gösteren
verilere ulaşılamaması olağandır.
(7)
Öte yandan, ithalatın mutlak ve pazar payına nispeten gelişiminin incelenmesi
tek başına bir sonuca varmak için yeterli değildir. Bu itibarla, soruşturma
konusu ithalatın birim fiyatlarının gelişiminin ve yerli üretim dalının birim
fiyatları üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Özellikle Greaves firmasının Türkiye'ye satışını gerçekleştirdiği motor tipleri
incelendiğinde, bunların yerli üretim dalı tarafından üretilen motorlarla büyük
benzerlik taşıdığı görülmektedir. Nitekim her iki firma da üretime İtalyan
Lombardini lisansı altında başlamıştır. Bu bağlamda, her ne kadar yerli üretim
dalı birim maliyetlerindeki düşüşü fiyatlarına yansıtmamış olmasına rağmen,
Greaves firması tarafından Türkiye'ye satışı yapılan motor tiplerinin yerli
üretim dalının yurtiçi birim fiyatları üzerinde önemli ölçüde fiyat kırılmasına
yol açtığı tespiti geçerliliğini korumaktadır. Nitekim ürün tipleri bazında
%117 oranında olan fiyat kırılmasının yerli üretim dalının maliyetleri oranında
düşürülmeyen birim fiyatları ile açıklanması mümkün görülmemektedir.
Zarara neden olabilecek diğer unsurlar
MADDE 31 - (1) Yönetmeliğin
17 nci maddesi hükümleri uyarınca, yerli üretim dalında maddi zarara yol
açabileceği düşünülen diğer bilinen unsurlar incelenmiştir. Yapılan inceleme
neticesinde, dampingli ithalat dışında diğer bilinen unsurlardan herhangi
birinin yerli üretim dalında tespit edilen maddi zarar üzerinde önemli olumsuz
etkiye neden olamayacağı belirlenmiştir.
Diğer ülkelerden ithalat
MADDE 32 - (1) 2009-2011
döneminde diğer ülkelerden yapılan ithalat miktarı ve bu ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın toplam pazar payı da artmıştır. Buna karşılık,
üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının, soruşturma konusu
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının çok üstünde
seyrettiği, bu haliyle üçüncü ülkeler menşeli ithalatın yerli üretim dalında
zarara yol açmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Nitekim, üçüncü
ülkeler menşeli ithalat görece yüksek fiyat düzeylerinin rekabet üzerinde
bozucu etki yaratmaması nedeniyle yerli üretim dalı tarafından şikâyete konu
edilmemiştir.
Diğer unsurların etkisi
MADDE 33 - (1) Yapılan
incelemede soruşturmaya konu ürünün kullanım alanı ve tüketici algılanmasının
aynı kaldığı ve dolayısıyla tüketim eğiliminde bir değişiklik olmadığı;
soruşturmaya konu ülkelerde üretilen benzer ürün ile yerli üretim dalı
tarafından üretilen benzer ürünün üretim teknolojisinde bir farklılık
gerçekleşmediği belirlenmiştir.
(2)
Diğer taraftan, soruşturmaya konu ürünün ithalatında ve ihracatında ne Türkiye
ne de soruşturmaya konu ülkeler nezdinde ticareti kısıtlayıcı bir gelişmenin
gerçekleşmediği tespit edilmiştir.
(3)
İlgili taraflarca, dampingli ithalat dışında yerli üretim dalında maddi zarara
yol açabilecek herhangi bir unsur iddia edilmemiştir.
ALTINCI BÖLÜM
sonuc ve Karar
Karar
MADDE 34 - (1)
Soruşturma sonucunda, soruşturmaya konu ülkeler menşeli ithalatın dampingli
olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarar tehdidine yol açtığı ve her ikisi
arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, İthalatta
Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile
aşağıda tanımı ve menşei belirtilen eşyanın Türkiye'ye ithalatında karşısında
belirtilen oranlarda dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
GTİP
Eşyanın Tanımı
Menşe Ülke
Firma
Dampinge Karşı Önlem
(CIF Bedelin
%)
8408.90.41.90.00
Diğerleri (su soğutmalı ve birden fazla silindire sahip motorlar
hariç) (25.07.2014 tarih ve 29071 sayılı
R.G. ile değişik)[1]
Hindistan
Greaves Cotton Limited
5,71
Diğerleri
14,38
Çin Halk
Cumhuriyeti
Changzhou Changfa Imp. & Exp.
Co., Ltd.
152,48
Diğerleri
165,18
Uygulama
MADDE 35 - (1) Gümrük
idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı ve menşe
ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında, karşılarında gösterilen
oranda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
Yürürlük
MADDE 36 - (1) Bu Tebliğ
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 37 - (1) Bu Tebliğ
hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
[1] Mülga tanım; "Diğerleri"