Danıştay 7. Daire E: 2012-193 K 2014-5066 Gümrük kıymetinin ‘alacak notuna` isabet eden kısmının iadesi talebinin reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemi, alacak notunun uygulamada ticarette öngörülmeyecek şekilde ortaya çıkan maliyeti dengelemek maksadıyla kullanıldığı, genellikle ticari, lojistik, fiyat düzeltmeleri, komisyon ve indirim gibi nedenlerle gönderildiği, borcun azaltılması anlamına geldiği, eşyanın gümrük kıymeti eşyaya ödenen veya ödenecek fiyat olduğundan, eşyanın birim kıymetini etkilediği, vergilerin iadesi gerektiği yönünde verilen mahkeme kararının bozulması hakkında
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
ESAS NO: 2012/193
KARAR NO: 2014/5066
Özet: Serbest dolaşıma
giriş beyannamesi muhteviyatına ilişkin ödenen verginin 'alacak notuna' isabet
eden kısmının iadesi talebinin reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine
dair işlemi, alacak notunun (credit note) uygulamada
ticarette öngörülmeyecek şekilde ortaya çıkan maliyeti dengelemek maksadıyla
kullanıldığı, genellikle ticari, lojistik, fiyat düzeltmeleri, komisyon ve
indirim gibi nedenlerle gönderildiği, borcun azaltılması anlamına geldiği,
eşyanın gümrük kıymeti eşyaya ödenen veya ödenecek fiyat olduğundan, eşyanın
birim kıymetini etkilediği, vergilerin iadesi gerektiği yönünde verilen mahkeme
kararının bozulması hakkında.
Temyiz İsteminde
Bulunan: Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı adına
Halkalı Gümrük
Müdürlüğü
Karşı Taraf : … Bilgisayar ve
Görüntü Sistemleri Anonim Şirketi
Vekili : Av. …
İstemin Özeti: Davacı adına tescilli 06.05.2008 gün ve 97990 sayılı
serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak ödenen
katma değer vergisinin alacak notuna isabet eden kısmının iadesi talebiyle
yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemi;
uygulamada alacak notunun (credit note), uluslararası ticaret yapan firmalarca
ticarette öngörülemeyecek şekilde ortaya çıkan maliyete ilişkin unsurları
karşılıklı olarak dengelemek maksadıyla kullanıldığı, satıcı tarafından alıcıya
genellikle ticari, lojistik, teknik talepler, fiyat düzeltmeleri, komisyon ve
indirim gibi nedenlerle gönderildiği, ithalat yapan bir firmanın kabul ettiği
alacak notunun söz konusu firmanın yurt dışına olan borcunun azaltılması
anlamına geldiği, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti eşyanın satış bedeli
olup, satış bedeli eşya için fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğundan, gümrük
kıymetine esas olan satış bedelinin ithal edilen eşyaya ilişkin ve bu eşyanın
satış koşulu olarak alıcının satıcıya yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri
kapsadığı gibi, ithal edilen eşyanın vergiye esas olan birim kıymetini
etkileyen, satıcı tarafından alıcıya ticari, lojistik, teknik talepler, fiyat
düzeltmeleri, komisyon ve indirim gibi nedenlerle gönderilen alacak notlarını
da kapsadığını kabul etmek gerekeceğinden ithalat sırasında tahsil edilen
vergilere dayanak olan eşya birim kıymetini azalttığı, dolayısıyla, 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 211'inci
maddesi gereğince alacak notuna isabet eden katma değer vergisinin davacı
şirkete iadesi gerekirken, iade başvurusunun reddine ilişkin dava konusu
işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden İstanbul Onbirinci
Vergi Mahkemesinin 16.11.2011 gün ve E:2011/793; K:2011/2943 sayılı kararının;
tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması
istenilmektedir.
Savunmanın
Özeti: İstemin
reddi gerektiği savunulmuştur.
Tetkik Hakimi
Ahmet Nebi DEMİR'in Düşüncesi: Davacının iade isteminin, 4458 sayılı
Kanun'un 211'inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği yolunda tesis
edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yolda verilen
mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren
Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Temyiz
başvurusu; davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyaya ilişkin olarak ödenen katma değer vergisinin alacak notuna isabet eden
kısmının iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki
itirazın reddine dair işlemi iptal eden mahkeme kararının bozulması istemine
ilişkindir.
4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 23'üncü
maddesinde, eşyanın gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifesinin ve eşya ticaretine
ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması
amacıyla bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymet olduğu
belirtilmiş; 24'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında, ithal eşyasının gümrük
kıymetinin eşyanın satış bedeli, satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla
yapılan satışta 27 ve 28'inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı
fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu öngörülerek, eşyanın satış bedelinin
gümrük kıymetine esas alınabilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş; 24'üncü
maddenin 3'üncü fıkrasının (a) bendinde ise, fiilen ödenen veya ödenecek
fiyatın, ithal eşyası için alıcının, satıcı veya satıcı yararına yaptığı veya
yapması gereken ödemelerin toplamı olarak tanımlanmış, ödemelerin para
transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir
kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı da yapılabileceği
kurala bağlanmıştır.
Öte yandan, 4458
sayılı Kanun'un 211'inci maddesi, anılan Kanun'la yürürlükten kaldırılan 1615
sayılı Mülga Gümrük Kanunu'nun 87'nci maddesiyle paralel hükümler taşımaktadır.
Söz konusu Kanun'un 87'nci maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları
Birleştirme Kurulunun 2.7.1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında da
belirtildiği gibi, eşya gümrükten çekildikten sonra yanlışlıkla alındığı veya
fuzulen tahsil olunduğu açıkça anlaşılan vergilerin 87'nci maddeye göre geri
istenmesi mümkündür. Bu itibarla, 4458 sayılı Kanun'un 211'inci maddesi
uyarınca, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, kanunen tahakkuk
ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin, iade istemine
konu olabilmesi için, yanlışlıkla alındığının veya fuzulen tahsil olunduğunun
açık olması gerekir.
Olayda ise; iade
talebiyle yapılan başvurunun, 211'inci maddede belirtilen şartlara uymadığından
bahisle, reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali
istemiyle açılan işbu davada; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun
yukarda anılan kararı uyarınca, fuzulen tahsil olduğu açıkça anlaşılan
vergilerin geri istenmesinin mümkün olduğu, uyuşmazlığın çözümünün CreditNote
(Alacak Notu) başlıklı belgenin doğru olup olmadığının ve alacak notuna ilişkin
nakden veya mahsuben ödemeyle ilgili böyle bir durumun söz konusu olup olmadığı
hususlarının resmi kurumlar nezdinde araştırılmasını gerektirmesi, 4458 sayılı
Kanun'da bu konuda herhangi bir düzenleme bulunmaması ve anılan Kanun'un 23 ve
devamı maddelerine göre gümrük kıymetinin beyana dayalı olarak belirlenmesinden
sonra, alacak notu uygulamasıyla ortaya çıkan durumun geçmişe etkili olarak
gümrük kıymetini değiştirmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ortada, açıkça
yanlışlıkla alınan veya fuzulen tahakkuk eden veya tahsil edilen bir verginin
söz konusu olmadığı sonucuna varılmakla, davacının iade isteminin, 4458 sayılı
Kanun'un 211'inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği yolunda tesis
edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yolda verilen
mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin
kabulüne ve mahkeme kararının bozulmasına, bozma kararı üzerine, Mahkemece
yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına
alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 31.10.2014
gününde oybirliği ile karar verildi.