2014-31 Çin, Malezya ve Hindistan menşeli polyester düz iplik ithalatında dampine karşı vergi uygulaması hakkında tebliğ
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO:
2014/31)
Ekonomi Bakanlığından:16.10.2014
tarihli ve 29147 sayılı R.G.
698 Tasarruflu Yazılar 1 2 3
Gümrük Yönetmeliği 38.Madde ve 2016/17 Sayılı GenelgeÜretici Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2002/1
Önlemin değiştirilmiş
haliyle Uygulamasına devam edeceği (Tebliğ 2021/01)
Sonuç ve Karar - Madde 29
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgi ve İşlemler
Soruşturma
MADDE 1 - (1) Korteks
Mensucat San. ve Tic. A.Ş. (Korteks) adına Suni ve Sentetik İplik Üreticileri
Birliğince yapılan ve diğer yerli üreticiler SASA Polyester Sanayi A.Ş., Sifaş
Sentetik İplik Fabrikaları A.Ş. ve Polyteks Tekstil Sanayi Araştırma ve Eğitim
A.Ş. tarafından da desteklenen başvuru üzerine, Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC),
Hindistan Cumhuriyeti (Hindistan) ve Malezya menşeli poliester iplikler için
26/4/2013 tarihli ve 28629 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2013/8)
ile başlatılan ve Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel
Müdürlük) tarafından yürütülen damping soruşturması tamamlanmıştır.
Kapsam
MADDE 2 - (1) Bu Tebliğ,
14/6/1989 tarihli ve 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli
ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik)
oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat hükümleri
çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.
Yerli üretim dalı
MADDE 3 - (1)
Yönetmeliğin 18 ve 20 nci maddeleri çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda,
soruşturma konusu üründe 2012 yılında toplam Türkiye üretiminin %82'sinin
başvuru sahibi Korteks firması tarafından, geri kalan kısmının ise başvuruya
destek veren yukarıda adı geçen firmalar tarafından gerçekleştirildiği tespit
edilmiştir. Bu tespit neticesinde, Korteks firmasının tek başına yerli üretim
dalını temsil niteliğini haiz olduğu anlaşıldığından adı geçen firma bu
Tebliğin ilgili bölümlerinde "yerli üretim dalı" (YÜD) olarak anılacaktır.
Soruşturma ve zarar inceleme dönemleri
MADDE 4 - (1) Damping
belirlemesi için 1/1/2012-31/12/2012 tarihleri arası soruşturma dönemi (SD)
olarak kabul edilmiştir. Zarar belirlemelerinde ise veri toplama ve analiz için
1/1/2010 - 31/12/2012 arasındaki dönem esas alınmıştır.
İlgili tarafların bilgilendirilmesi,
dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
MADDE 5 - (1) Soruşturma
açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlıkça tespit edilen
ithalatçılarına, ÇHC, Hindistan ve Malezya'da yerleşik bilinen
üretici/ihracatçılarına, ayrıca soru formlarının anılan ülkelerde yerleşik
diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini sağlamak amacıyla ÇHC, Hindistan
ve Malezya'nın Ankara'daki Büyükelçiliklerine soruşturmanın açılışına ilişkin
bildirimde bulunulmuştur.
(2)
Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan metnine ve
soru formlarına erişim hakkında bilgi verilmiştir.
(3)
Taraflara soru formlarını yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre
tanınmış ve süre uzatımı yönündeki makul talepler karşılanmıştır.
(4)
YÜD soruşturma süresince Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde
talep edilen ilave bilgi ve belgeleri temin etmiştir. Soruşturma döneminde
ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen 288 ithalatçı firmaya soruşturma
açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuş bu firmaların 82 tanesinden yanıt
alınmıştır.
(5)
İthalatçı firmalar dışında Ege İhracatçı Birlikleri, Birleşmiş Markalar Derneği
ve İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İTKİB) soruşturmanın
açılışı sonrasında soruşturma kapsamında ilgili taraf olarak kabul edilme
taleplerini Bakanlığa iletmişler; söz konusu talepler kabul edilmiştir. Buna
ilaveten Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği, Uludağ İhracatçı Birlikleri ve
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da soruşturmaya ilişkin görüşlerini Bakanlık ile
paylaşmıştır.
(6)
Hindistan'da yerleşik tespit edilebilen 11 üretici/ihracatçı firmaya soruşturma
açılışına ilişkin bildirim gönderilerek işbirliğinde bulunmaları çağrısında
bulunulmuştur. Buna karşılık Hindistan'da yerleşik firmalardan Reliance
Industries Ltd. (Reliance), Wellknown Polyesters Limited (Welknown), Dodhia
Synthetics Limited (Dodhia), Welspun Syntex Limited (Welspun), Shubhalakshmi
Polyester Ltd. (Shubhalakshmi) ve Alok Industries Limited (Alok) firmalarından
yanıt alınmıştır.
(7)
Malezya'da yerleşik tespit edilebilen tek üretici/ihracatçı firma olan Recron
(Malaysia) SDN. BHD. firması kendisine gönderilen soru formuna yanıt vermiştir.
(8)
ÇHC'de yerleşik tespit edilebilen 56 üretici/ihracatçı firmaya soruşturma
açılışına ilişkin bildirim gönderilerek işbirliğinde bulunmaları çağrısında
bulunulmuş; bunların 14 tanesinden yanıt alınmıştır. Soru formuna yanıt veren
firmalar, Fujian Billion Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd.
(Billion), Jiangsu Deli Chemical Fibre Co.,Ltd. (Deli), Jiangsu Hengli Chemical
Fibre Co.,Ltd. (Hengli), Jiangsu Shenghong Science and Technology Co., Ltd.
(Shenghong), Jiangsu Zhonglu Technology Development Co., Ltd. (Zhonglu),
Pacific Fantasy Yarn Co. Ltd. ve aracı firması Pacific International Financial
Co. Ltd. (Pacific), Tongkun Group Co., Ltd. (Tongkun), Tongxiang Zhongchi
Chemical Fiber Co., Ltd. (Zhongchi), Tongxiang Zhongchen Chemical Fiber Co.,
Ltd. (Zhongchen), Tongxiang Zhongxin Chemical Fiber Co., Ltd. (Zhongxin),
Zhejiang Guxiandao Polyester Dope Dyed Yarn Co., Ltd. (Guxiandao), Tongkun
Group Zhejiang Hengsheng Chemical Fibre Co., Ltd. (Hengsheng), Tongkun Group
Zhejiang Heng Tong Chemical Fibre Co., Ltd. (Hengtong) ve Zhejiang Rongxiang
Chemical Fibre Co., Ltd. (Rongxiang)'dır.
(9)
ÇHC'de yerleşik firmaların soru formlarına verdikleri yanıtlar incelendiğinde
Shenghong firması ile Zhonglu firmasının, Tongkun firması ile Hengsheng ve
Hengtong firmalarının, Hengli firması ile Deli firmasının, Zhongchi firması ile
de Zhongchen ve Zhongxin firmalarının ilişkili firmalar olduğu tespit
edilmiştir. Ayrıca Pacific Fantasy Yarn Co. Ltd. ve aracı firması Pacific
International Financial Co. Ltd. firmalarının üretici olmayıp aracı ihracatçı
firma olarak faaliyet gösterdikleri anlaşılmıştır. Pacific Fantasy Yarn Co.
Ltd. firmasına aracı ihracatçı formu gönderilmiş ancak yanıt alınamamıştır. Bu
nedenle adı geçen firma soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunmamış kabul
edilmiştir.
(10)
ÇHC'de yerleşik işbirliğinde bulunan firmaların sayısının fazla olması
nedeniyle Yönetmeliğin 27 nci maddesi ile Anti-Damping Anlaşmasının 6.10
maddesi uyarınca örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme yönteminde
soruşturma döneminde miktar bazında Türkiye'ye en yüksek ihracat payı kıstası
göz önüne alınarak örnekleme dahil edilecek firmalar tespit edilmiştir.
(11)
Soruşturma kapsamında, üretici/ihracatçı soru formunu doldurarak Bakanlığa
ileten firmaların yanıtları incelenmiş, tespit edilen eksikliklerin
tamamlanması talep edilmiştir. Buna karşılık Hindistan'da yerleşik
Shubhalakshmi Polyester Ltd. firması kendisinden talep edilen eksiklikleri
süresi içinde tamamlamadığından soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunmamış
kabul edilmiştir.
(12)
Hindistan'da yerleşik Welspun firması soru formuna süresi içinde yanıt vermiş
olmakla birlikte firmanın Hindistan'daki idari ofisi ile üretim tesislerinde
gerçekleştirilen yerinde doğrulama çalışmaları sırasında firma tarafından
sunulan verilerin teyit edilmesi mümkün olmamıştır. Söz konusu yerinde
doğrulama çalışmaları sırasında, soruşturma konusu ürünün Bakanlığa sunulan
üretim maliyetleri firma kayıtlarıyla teyit edilememiş, bahse konu ürünün yurt
içi satışları ile Türkiye'ye yapılan satışlarına ilişkin verilerde eksiklik ve
tutarsızlıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Teyit edilemeyen veriler ile eksik
ve yanlış olarak sunulan verilerin firma için damping marjı hesaplanması için
gereken asgari koşulları ortadan kaldırdığı anlaşıldığından firmanın soruşturma
kapsamında işbirliğinde bulunmadığı kabul edilmiştir.
(13)
Hindistan'da yerleşik Dodhia firması da soru formuna süresi içinde yanıt
vermiştir. Bununla birlikte, firmanın soruşturma konusu ürünün üretimine
ilişkin sunduğu veriler incelendiğinde firmanın soruşturma konusu iplikleri iç
piyasadaki diğer üreticilerden ham olarak tedarik ettiği, bu iplikleri esaslı
olmayan işlemden geçirdikten sonra iç piyasaya sunduğu veya ihraç ettiği
anlaşılmıştır. Adı geçen firmanın bu haliyle soruşturma konusu ipliklerin
üreticisi olarak değerlendirilmesi uygun görülmediğinden firma için damping
marjı tespiti yapılmamıştır.
(14)
Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve
değerlendirmeleri içeren nihai bildirim yukarıda adı geçen üretici/ihracatçı
firmalar ile soruşturma konusu ülkelerin Ankara'daki Büyükelçiliklerine, yerli
üreticilere ve soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ithalatçılara
iletilmiş ve yapılan tespit ve değerlendirmelere ilişkin görüşlerini Bakanlık
ile paylaşmaları istenmiştir. Üretici/ihracatçıların soruşturmaya ilişkin
görüşlerini sözlü olarak da Bakanlık ile paylaşmalarını temin etmek üzere,
bahse konu firmalar dinleme toplantısı talep etmeye davet edilmiştir. Gelen
talepler doğrultusunda Reliance, Recron, Wellknown, Dodhia, Welspun, Alok,
Billion ve Hengli firmaları için 17/7/2014 tarihinde dinleme toplantıları
düzenlenmiştir. Buna ilaveten, ilgili tüm tarafların katılımına açık olarak
18/7/2014 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
(15)
İlgili tarafların soruşturma süresince Bakanlık ile paylaştığı tüm bilgi, belge
ve görüşler ile dinleme toplantılarında dile getirdikleri hususlar incelenmiş,
mezkur görüşlerden soruşturma kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu
Tebliğin ilgili kısımlarında yer verilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan alınan
bilgi ve belgelerin gizli olmayan nüshaları talep eden bütün ilgili tarafların
bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuştur.
Yerinde doğrulama soruşturmaları
MADDE 6 - (1)
Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretici Korteks firmasının
Bursa'daki idari ofisleri ile üretim tesislerinde 7-8/11/2013 tarihlerinde,
Hindistan'da yerleşik Wellknown firmasının idari ofisinde 27-29/1/2014
tarihlerinde, Reliance firmasının idari ofisi ile üretim tesislerinde 30/1/2014
- 1/2/2014 tarihlerinde, Welspun firmasının idari ofisi ile üretim tesislerinde
3-5/3/2014 tarihlerinde, Alok firmasının idari ofisi ve üretim tesislerinde
6-8/3/2014 tarihlerinde ve Malezya'da yerleşik Recron firmasının idari ofisi
ile üretim tesislerinde 8-10/4/2014 tarihlerinde yerinde doğrulama
soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün
Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
MADDE 7 - (1)
Soruşturma konusu ürün piyasada poliester düz iplik olarak bilinen, Türk Gümrük
Tarife Cetvelinde ise 5402.47 GTP'sinde sınıflandırılan ve "diğerleri,
poliesterlerden" olarak tanımlanan ipliklerdir.
(2)
Söz konusu iplikler yüksek çekim oranında çekilerek nihai moleküler
oryantasyona getirilmiş eriyik haldeki polietilen tereftalat polimerden devamlı
lifler haline getirilmiş tek bir filament veya filamentler topluluğudur.
(3)
Bu iplikler, diğer poliester ipliklere göre özellikle de tekstüre ipliklere
göre daha düz bir yapıya sahiptir. Tekstüre ipliklere üretim esnasında özel
olarak kıvrım verilerek kabarık bir yapı kazandırılıp doğal elyaf görünümüne
kavuşturulurken düz iplikler daha düz, parlak ve sentetik bir görünümdedir.
(4)
Söz konusu iplikler her türlü ev tekstili, perdelik, döşemelik, yatak örtüleri,
masa örtüleri, halı, dar dokuma, etiketler, ayakkabı kumaşı ve bağcığı,
otomotiv tekstilleri, teknik tekstiller, üst giyim, mont, pardösü, bayan giyim,
astarlık kumaşlar, örme kumaşlar gibi çok çeşitli ürünlerin üretiminde
kullanılabilmektedir.
(5)
Soruşturmaya konu ürünün bazı ithalatçıları başta 20 denye gibi ince ipliklerde
olmak üzere YÜD tarafından üretilen ürünlerde kalite sorunları yaşandığını,
ithal ürünlerin dokumada çözgü aşamasında daha iyi sonuçlar verdiğini öne
sürmüştür. YÜD, bu iddiaya ilişkin yanıtında üretimin modern makine ve kalite
kontrol cihazları kullanılarak yapıldığını, 2012 yılı itibariyle soruşturma
konusu ipliklerde müşteri şikayet oranının %0,52 ile dünya ortalamasının
altında gerçekleştiğini ifade etmiştir. Nihai bildirim sonrasında, İTKİB
tarafından YÜD tarafından verilen bu yanıtın objektiflikten uzak olduğu öne
sürülmüş ancak bu iddianın gerekçesi açıklanmadığı gibi savunulan görüşe ilişkin
herhangi bir kanıt ortaya konulmamıştır.
(6)
İthalatçılar tarafından ayrıca, YÜD'ün 40/24 ham yarı mat, 300d/576f (mikro
flaman); 150d/96f, 30D/1F, 40D/1F, 50D/1F ve 60D/1F ipliklerde; 450 denye
üzeri, "low melting yarn" olarak tabir edilen 160-180 derece sıcaklıkta eriyen
ipliklerde; tam mat ve dikdörtgen kesitli ipliklerde ve yarı mat beyaz ve
parlak trilobal ekru ve dikdörtgen kesitli ipliklerde üretiminin olmadığını öne
sürmüşlerdir. Bu iddialara yanıt olarak YÜD, low melting ipliklerin ürün gamı içinde
bulunmadığını, tekstil alanında tercih edilmeyen 40D/1F, 50D/1F ve 60D/1F
iplikler haricinde diğer tüm ürünlerin ürün gamında olduğunu ve taleplerin
derhal karşılanabileceğini ifade etmiştir.
(7)
İthalatçı firmalar, YÜD tarafından 50/24 yarı mat ipliklerin talebinin anında
karşılanamadığını; 20D/1F ve 30D/1F ipliklerde YÜD'ün yeterli mukavemet ve
esnekliği tutturamadığını; 20D mono filament parlak ipliğin yeterli kalitede
üretilemediğini; 300D/96F ipliklerin boyama aşamasında sorun çıkardığını öne sürmüşlerdir.
Bu iddialara yanıt olarak YÜD, 50/24 yarı mat ipliklerde stoklarının
bulunduğunu talebin anında karşılanabileceğini; mono filament ipliklerde 2012
yılında 131 müşteriye 300 ton kadar satış gerçekleştiğini önemli düzeyde bir
şikâyetle karşılaşılmadığını; 20D/1F ve 30D/1F ipliklerde üretimin
gerçekleştirildiğini ve laboratuvar testlerinde yerli ürünün ithal ürünlere
göre daha başarılı sonuçlar verdiğini; 150 denye üstü ipliklerin stok
miktarının 2012 yılında 2.100 ton seviyesinde gerçekleştiğini, talep olması
halinde üretimin yapılabileceğini; 300 denye ipliklerin 2012 yılında 1.344 ton
satıldığını buna karşılık müşterilerden olumsuz bir geri dönüş alınmadığını
ifade etmiştir.
(8)
Gerek soruşturma esnasında ilgili taraflarca sunulan bilgi ve belgelerin
incelenmesi neticesinde gerekse üreticiler nezdinde gerçekleştirilen yerinde
doğrulama çalışmalarındaki tespitler çerçevesinde, soruşturma konusu ürün ile
yerli üretim tarafından imal edilen ürün arasında üretim teknolojisi, teknik
özellikleri, kullanım alanları ve tüketici algılaması bakımından farklılık
olmadığı görülmüştür. Soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünler ile YÜD
tarafından üretilen ürünlerin doğrudan rekabet içinde bulunduğu da tespit
edildiğinden YÜD tarafından üretilen ürünün Yönetmeliğin 4 üncü maddesi
çerçevesine benzer ürün olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Dampinge İlişkin Belirlemeler
Genel
MADDE 8 - (1) Damping
belirlemesi için 1/1/2012-31/12/2012 tarihleri arası soruşturma dönemi olarak
kabul edilmiştir.
(2)
Hindistan, Malezya ve ÇHC'den işbirliğine gelen ve ÇHC için örnekleme dahil
edilen üretici/ihracatçı firmalar bakımından normal değerin ve ihraç fiyatının
nasıl belirlendiği ve damping marjı hesabına ilişkin ayrıntılı bilgiler
işbirliğine gelen firmalar ile kendileri için özel olarak hazırlanan firma
bildirimlerinde paylaşılmıştır.
(3)
İşbirliğine gelen ve piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiği kabul
edilen Malezya ve Hindistan'da yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için firma
özel bildirimlerinde aksi belirtilmediği sürece normal değer, ihraç fiyatı ve
damping marjı aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.
(4)
İşbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen ancak piyasa ekonomisi koşullarında
faaliyet göstermediği aşağıda açıklandığı şekilde kabul edilen ÇHC'de yerleşik
üretici/ihracatçı firmalar için ise normal değer, Yönetmeliğin 7 nci maddesi
hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Koşullarında Faaliyet
Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal
Değer
Temsil testi
MADDE 9 - (1)
Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen
üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün
tipleri bazında temsil testi uygulanmaktadır. Buna göre, benzer mal
satışlarının miktar bazında Türkiye'ye gerçekleştirilen satışların %5'ini veya
daha fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem
çerçevesinde kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş
normal değer esasında belirlenmektedir.
Normal ticari işlem testi
MADDE 10 - (1)
Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince, işbirliğine gelen
üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri
bazında normal ticari işlem testi uygulanmaktadır. Buna göre;
a)
Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının (indirimler,
vergiler ve iadeler düşülerek hesaplanmış) ağırlıklı ortalama birim maliyetinin
üzerinde olduğu durumlarda normal değer;
i)
Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış
miktarının %80'ini veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi
boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız)
ağırlıklı ortalaması esasında,
ii)
Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış
miktarının %80'inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi
boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı
ortalaması esasında belirlenmektedir.
b)
Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı
ortalama birim maliyetinin altında olması halinde normal değer, soruşturma
dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında
belirlenmektedir.
c)
Benzer ürününün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde normal değer,
oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmektedir.
İç piyasa satışlarına dayanan normal değer
MADDE 11 - (1)
İşbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi
hükmü gereğince iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer,
menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde
bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar
esasında belirlenmiştir.
Oluşturulmuş değer
MADDE 12 - (1)
Oluşturulmuş normal değer, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmalardan
temin edilen benzer ürünün tip bazındaki imalat maliyeti ile satış, genel ve
idari giderlerine makul oranda bir kârın eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.
(2)
Hindistan'da yerleşik Reliance, Alok ve Wellknown firmaları ile Malezya'da
yerleşik Recron firması nihai bildirime ilişkin yanıtlarında, oluşturulmuş
normal değer yöntemine başvurulduğu hallerde üretim maliyeti içerisinde yer
alan bazı giderlerin ihraç fiyatından düşürülerek fiyatın fabrika çıkış
aşamasına getirildiğini; buna karşılık oluşturulmuş normal değer hesaplamasında
aynı giderlerin üretim maliyetlerinden düşürülmediğini öne sürerek bu
hesaplamaların düzeltilmesini talep etmişlerdir.
(3)
İhraç fiyatının fabrika çıkış aşamasına getirilmesi aşamasında üretim
maliyetleri içerisinde yer alan tüm genel üretim giderleri birim ihraç
fiyatından düşürülmemektedir. Öte yandan, sadece Türkiye'ye satışı olan ürün
tipleri için imalat maliyeti üzerine eklenen satış, genel ve idari giderler ile
finansal maliyetler iç piyasa satışları için geçerli olan oranlar kullanılarak
düzeltilmektedir. Buna ilaveten, üretim maliyetlerinin üzerine firma
verilerinden hareketle hesaplanan makul kâr oranı uygulanarak fabrika çıkış
aşamasındaki normal değer oluşturulurken de iç piyasa satışlarında geçerli olan
giderlerin ortalama oranı tespit edilmekte, üretim maliyetlerinden bu oran
nispetinde indirim yapılarak ihraç fiyatı ile oluşturulmuş normal değer aynı
ticari aşamaya getirilmektedir. Bu itibarla, nihai bildirim sonrasında damping
marjı hesaplamasında bir değişiklik yapılmasına gerek görülmemiştir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Piyasa Ekonomisi Uygulamayan Ülkelerde
Faaliyet Gösteren
Üretici-İhracatçı Firmalar İçin Normal
Değer
Piyasa ekonomisi iddiasına ilişkin
değerlendirmeler
MADDE 13 - (1)
Yönetmeliğin ek 1 inci maddesi hükmü uyarınca, piyasa ekonomisi uygulamayan
ülkelerden yapılan ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki
soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında
bahse konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi
koşullarının geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde bu
üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi; aksi
durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi uygulanmaktadır.
(2)
Bu itibarla, soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan ÇHC'de yerleşik Hengli,
Billion, Deli ve Guxiandao firmaları piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet
gösterdiklerini öne sürerek kendileri için normal değerin tespitinde
Yönetmeliğin 5 inci maddesinin uygulanmasını talep etmişlerdir.
(3)
ÇHC'de yerleşik işbirliğinde bulunan diğer firmalar ise piyasa ekonomisi
şartlarında faaliyet göstermediklerini fakat soruşturma döneminde Türkiye'ye
gerçekleştirdikleri ihracatın miktar ve değerleri dikkate alınarak kendileri
için bireysel damping marjı hesaplanmasını talep etmişlerdir.
(4)
Piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet gösterdiğini iddia eden firmalar için
yapılan değerlendirmede öncelikle adı geçen firmaların tabi olduğu Ticaret
Kanunu, İş Kanunu, Eşya Kanunu, İflas Kanunu ve Muhasebe Kanunu incelenmiştir.
(5)
Gerçekleştirilen inceleme neticesinde;
a)
31/10/1999 tarihli Muhasebe Kanununun 8 inci (1 inci fıkra) ve 36 ncı
maddelerinde (2 nci fıkra);
b)
27/8/2006 tarihli İflas Kanununun 76 ncı (2,3,7,8 ve 9 uncu fıkraları); 89 uncu
(2 nci fıkra) maddelerinde;
c)
16/03/2007 tarihli Eşya Kanununun 22 nci, 43 üncü, 45 inci, 48 inci, 53 üncü,
58 inci, 119 uncu, 209 uncu ve 246 ncı maddelerinde;
d)
5/07/1994 tarihli ve 28 numaralı İş Kanununun 9 uncu, 44 üncü, 46 ncı (2 nci
fıkra), 48 inci (1 inci fıkra) ve 106 ncı maddelerinde;
e)
27/10/2005 tarihli Ticaret Kanununun 19 uncu, 65 ila 71 inci maddeleri ile 214
üncü maddesinde;
ÇHC'nin
merkez ve taşra otoritelerine verilen yetkiler çerçevesinde şekillenen iş
ortamında Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e)
bentlerinde ifade edilen unsurların oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(6)
Buna ilaveten, yapılan reformlara rağmen Hukou veya Huji olarak bilinen daimi
ikamet izin siteminin halen yürürlükte olduğu ve ÇHC merkezi ve yerel
idaresinin üretimin temel girdilerinden biri olan işgücünün serbest dolaşımını
kısıtladığı ve işçi ücretlerinin piyasa koşullarında oluşmasını engellediği
tespit edilmiştir. Hukou sisteminde son dönemde yapılan reformların mevcut
sistemi tam olarak ortadan kaldırmadığı, buna karşılık sistemin işleyişine
ilişkin yetkilerin bir kısmının merkezi idareden yerel otoritelere devredildiği
ve uygulamada işgücü üzerindeki baskının devam ettiği anlaşılmaktadır.
(7)
Öte yandan, ÇHC'de arazi mülkiyeti kollektif olup devlet tarafından idare
edilmekte ve özel mülkiyete izin verilmemektedir. Sınırlı olan arazi kullanım
hakları devlet tarafından belirli aralıklarla firmalara verilmekte ancak bu
hakların kullanımı yine devlet iznine tabi olmaktadır. Piyasa ekonomisi
talebinde bulunan Hengli ve Billion firmalarının tesislerinin bulunduğu arazilerin
kendilerine ait olmayıp bu arazilerin kullanım haklarına sahip oldukları ancak
söz konusu kullanım haklarına ilişkin fiyatlamanın ve amortismanın nasıl
belirlendiğinin şeffaf olmadığı görülmüştür. Nitekim bu firmaların araziye
ilişkin muhasebe kayıtlarını "maddi olmayan varlıklar" kalemi altında tutmakta
oldukları tespit edilmiştir. Bu kapsamda devletin temel üretim girdilerinden
biri olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğu ve dolayısıyla üretimin temel
girdilerinden birisi olan arazinin değerinin piyasa koşullarında oluşmadığı
anlaşılmaktadır.
(8)
Tüm bu değerlendirmeler ışığında, adı geçen firmaların piyasa ekonomisi
koşulları altında faaliyet gösterdikleri iddiası kabul edilmemiş, bu nedenle bu
firmalar için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükmüne
uygun olarak oluşturulmuş normal değer yöntemine başvurulmuştur.
Oluşturulmuş normal değer
MADDE 14 - (1)
Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde ve yukarıdaki açıklamalar ışığında,
ÇHC'de yerleşik işbirliğinde bulunan firmalar için normal değer Türkiye'de
benzer malın birim imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul
bir kârın eklenmesiyle oluşturulmuştur.
(2)
Tongkun firması tarafından ÇHC'de yerleşik firmalar için normal değerin
tespitinde Türkiye'nin emsal ülke olarak seçilmesine itiraz edilmiş, iki ülke
arasında işgücü maliyetleri, enerji maliyetleri ve diğer girdi maliyetleri ile
ithalat rejimi, üretim ölçekleri ve iç piyasa talep koşulları bakımından büyük
farklılıklar olduğu öne sürülmüştür. Bu itibarla, soruşturma konusu ülkelerden
Hindistan'ın emsal ülke olarak daha makul olduğu savunulmuştur.
(3)
Türkiye ve ÇHC arasında, adı geçen firma tarafından öne sürülen hususlarda
önemli farklılıklar bulunduğu doğru olmakla birlikte, ÇHC'de yerleşik
firmaların piyasa koşullarında faaliyet göstermediğinin kabul edilmesine neden
olan en önemli unsurlar bizatihi bu farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Emsal
ülke seçiminde, ÇHC koşullarına benzer şartlara sahip bir ülke seçimi yapmaktan
ziyade piyasa koşulları altında faaliyet gösteren bir firma davranışının
maliyetlere ve iç piyasa satışlarına nasıl yansıdığının tespit edilmesi önem
kazanmaktadır.
(4)
Bu değerlendirmeye rağmen, Hindistan'da yerleşik firmaların verileri
incelendiğinde firmalar arasında Hindistan Hükümeti tarafından uygulanan farklı
teşvik programları nedeniyle maliyetlerde önemli düzeyde ayarlama yapılmak
zorunda kalındığı görülmektedir. Bu itibarla, Hindistan'da firma özelinde
değişkenlik gösteren maliyet ve fiyatlandırma yapısının mevcut olduğu dikkate
alınarak söz konusu talebin kabulü uygun görülmemiştir.
(5)
Bununla beraber, normal değerin tespitinde Türkiye'deki maliyet koşullarının
münhasır özellikleri dikkate alınmış, soruşturmaya konu ürün tipleri için
normal değer tespiti yapılırken, Türkiye'deki maliyet verileri olduğu gibi
kabul edilmeyerek ÇHC'de yerleşik işbirliğinde bulunan firmaların lehine olacak
şekilde hammadde, işgücü, enerji, amortisman ve genel, idari ve satış
giderlerinde çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.
ALTINCI BÖLÜM
İhraç Fiyatı
İhraç fiyatının belirlenmesi
MADDE 15 - (1) İşbirliği
yapan üretici-ihracatçı firmalar için ihraç fiyatı kural olarak Türkiye'ye
satışlarında bağımsız alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Damping Marjları
Fiyat karşılaştırması
MADDE 16 - (1) Adil bir
karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, normal değer ile ihraç fiyatı mümkün
olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı aşamada
karşılaştırılmıştır.
(2)
Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, ilgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını
etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş ve kalite sınıflandırması,
taşıma, sigorta, yükleme ve bindirme masrafları, paketleme giderleri, ödeme
koşulları, ticarî aşama farklılığı, indirim, geri ödeme, banka masrafları,
vergi iadesi gibi belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar
yapılmıştır.
(3)
Hindistan'da yerleşik Reliance firması tarafından gerek firma nezdinde
gerçekleştirilen yerinde doğrulama çalışmaları sırasında gerekse sonrasında
sunulan yazılı açıklamada Türkiye'ye yapılan satışlar için Hindistan yetkili
makamlarından tahsil edilen vergi iadelerinin fiyat karşılaştırması yapılırken
dikkate alınması talep edilmiştir.
(4)
Firma tarafından sunulan görüşte, Hindistan'daki vergi iadesi sisteminin
işleyişine dair açıklamalar sunulmuştur. Buna göre vergi iade oranları,
Hindistan Maliye Bakanlığı tarafından oluşturulan bir Komite tarafından tespit
edilmektedir. Oranların belirlenmesi için ilgili Komite, Hindistan Ticaret
Bakanlığı bünyesindeki ilgili sektöre ait ihracat konseylerinden firmalarca
ödenmekte olan gümrük vergisi dahil tüm vergilere ilişkin bilgi talep
etmektedir. Soruşturma konusu üründe ilgili konsey Sentetik ve Suni [Ürünler]
İhracatını Teşvik Konseyidir. Adı geçen Konsey, ilgili üretim dalından bu
konuda veri talep etmekte; sunulan verileri değerlendirdikten sonra vergi
iadesi oranları Komite tarafından tespit edilmektedir.
(5)
Vergi iadesi oranlarının tespitinde Hindistan yetkili makamları tarafından
Standart Girdi Çıktı Kuralları belgesinde belirlenen girdiler için gümrük
vergileri dahil ödenmesi öngörülen tüm vergiler dikkate alınmaktadır. Bununla
beraber uygulamada, firmaların ihraç ettikleri ürünlerin üretiminde ihtiyaç
duydukları girdileri temin ederken ödedikleri gümrük vergileri dahil tüm
vergilerin iadesini almadıkları; ihracat işlemlerinin FOB değeri üzerinden
belirlenen oranda bir vergi iadesi almaya hak kazandıkları görülmektedir.
Dolayısıyla hak kazanılan vergi iadesinin tutarı ödemesi yapılan vergi ve diğer
yükümlülüklerden farklı olabilmektedir. Firmanın belirlediği FOB değeri hak
edilen vergi iadesinin ödenen vergilerden yüksek olması sonucunu
doğurabilmektedir.
(6)
Bu açıklamalar ışığında, Reliance firması ile Hindistan'da yerleşik diğer
firmalar tarafından fiyat karşılaştırması yapılırken dikkate alınması talep
edilen vergi iadesi ayarlamasının kabul edilmesi uygun görülmemiştir.
(7)
Nihai bildirim sonrasında, Hindistan'da yerleşik işbirliğinde bulunan
firmalarca vergi iadesi ayarlamasının kabul edilmemesine itiraz edilmiştir.
Bununla beraber, söz konusu itirazlarda yukarıdaki tespitlerin geçerliliğini
ortadan kaldıracak bir husus bulunmadığı değerlendirilmiştir.
(8)
Hindistan yetkili makamlarınca uygulanmakta olan diğer programlara ilişkin
ayarlama talepleri hakkındaki değerlendirmeler firma özel bildirimlerinde
paylaşılmıştır.
Damping marjları
MADDE 17 - (1)
Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal değer
ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle
hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan
hesaplamalar, firma özel bildirimlerinde ayrıntılı olarak gösterilmiştir.
İşbirliğine gelmeyen veya işbirliğine gelmemiş kabul edilen firmalar için
damping marjı tespiti Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
(2)
ÇHC'den işbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örneklem dışında kalan
firmalar için damping marjı, örnekleme dahil firmaların damping marjlarının
ağırlıklı ortalaması alınarak hesaplanmıştır.
(3)
Buna göre, soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firmalar ile işbirliğinde
bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak hesaplanan damping
marjları aşağıda yer almaktadır.
Ülke/ Firma
CIF
Değerin Yüzdesi olarak Damping Marjı
MALEZYA
Recron
(Malaysia) SDN. Bhd.
8,89
Malezya'da
yerleşik diğer firmalar
9,52
HİNDİSTAN
Reliance
Industries Limited
9,95
Alok
Industries Ltd.
11,90
Wellknown
Polyesters Ltd.
14,28
Hindistan'da
yerleşik diğer firmalar
17,38
ÇHC
Fujian
Billion Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd.
38,42
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.,Ltd.
30,15
Tongkun Group Co., Ltd.
31,72
Tongxiang Zhongchi
Chemical Fiber Co., Ltd.
38,47
Jiangsu Deli Chemical Fibre Co.,Ltd.
33,77
Jiangsu Shenghong Science and Technology Co.,
Ltd.
Jiangsu Zhonglu Technology Development Co., Ltd.
Tongxiang Zhongchen
Chemical Fiber Co., Ltd.
Tongxiang Zhongxin
Chemical Fiber Co., Ltd.
Zhejiang Guxiandao
Polyester Dope Dyed Yarn Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang
Hengsheng Chemical Fibre Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang
Heng Tong Chemical Fibre Co., Ltd.
Zhejiang Rongxiang
Chemical Fibre Co., Ltd.
ÇHC'de yerleşik diğer
firmalar
48,88
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zarara İlişkin Belirlemeler
İthalatın hacmi ve gelişimi
MADDE 18 - (1)
Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli
ithalatın hacminde mutlak anlamda veya Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde
bir artış olup olmadığı incelenmiştir. Zarar incelemesine esas dönem 2010-2012
yılları olarak belirlenmiştir.
(2)
Soruşturma konusu ürünün Türkiye'ye genel ithalatı ve bahse konu ülkelerden
yapılan ithalatın incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri
kullanılmıştır.
Genel ithalatın gelişimi ve fiyatları
MADDE 19 - (1) Soruşturma
konusu ürünün genel ithalatı 2010 yılında 73.861 ton, 2011 yılında 93.470 ton
ve 2012 yılında ise 109.188 ton olarak gerçekleşmiştir.
(2)
Toplam ithalatın ortalama birim fiyatlarının 2010 yılında 2,38 ABD Doları/Kg
olarak gerçekleştiği, 2011 yılında 2,53 ABD Doları/Kg seviyesine yükseldikten
sonra 2012 yılında 2,34 ABD Doları/Kg'a gerilediği görülmektedir.
Soruşturma konusu ithalatın gelişimi
ve fiyatları
MADDE 20 - (1) ÇHC
menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde, 2010 yılında 20.830 ton olarak
gözlenen ithalat miktarının, 2011 ve 2012 yıllarında yükselişini sürdürerek
sırasıyla 36.756 ton ve 52.840 ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(2)
ÇHC menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payının 2010 ve 2011
yıllarında sırasıyla %28 ve %39 seviyesinde gerçekleştiği, 2012 yılı verilerine
göre ise %48'e yükseldiği görülmektedir.
(3)
ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları, 2010 ve 2011
yıllarında sırasıyla 2,21 ABD Doları/Kg ve 2,31 ABD Doları/Kg iken, 2012
yılında 2,13 ABD Doları/Kg seviyesine gerilemiştir.
(4)
2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 5.120 ve 11.079 ton olan Hindistan menşeli
ithalat, 2012 yılı verilerine göre 10.228 ton olarak gerçekleşmiştir. Bu
dönemde Hindistan menşeli ithalatın genel toplam ithalat içerisindeki payı
incelendiğinde ise 2010 yılında %7 olan ithalat içi payın 2011 yılında büyük
artış göstererek %12'ye ulaştığı, 2012 yılında ise %9 seviyesinde gerçekleştiği
görülmektedir.
(5)
Hindistan'dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına
bakıldığında, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 2,14 ABD Doları/Kg ve 2,23 ABD
Doları/Kg olan birim fiyatın, 2012 yılı sonunda 2,06 ABD Doları/Kg seviyesine
gerilediği görülmektedir.
(6)
2010 yılında 19.471 ton olan Malezya menşeli ithalat, 2011 yılında 15.423 ton
seviyesine gerilemiştir. 2012 yılında ise 16.213 ton olarak gerçekleşmiştir.
Aynı dönemde Malezya menşeli ithalatın toplam ithalat içerisindeki payı
incelendiğinde ise 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla %26 ve %16 olan ithalat
içi payın 2012 yılında azalış göstererek %15 olarak gerçekleştiği
görülmektedir.
(7)
Malezya'dan gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında,
2010, 2011 yıllarında yükseliş gösteren birim fiyatların sırasıyla 2,00 ABD Doları/Kg
ve 2,19 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği, 2012 yılı sonunda tekrar
gerileyerek 1,96 ABD Doları/Kg seviyesine düştüğü görülmektedir.
(8)
Soruşturmaya konu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın gelişimi toplu olarak
incelendiğinde 2010 yılında 45.421 ton olan toplam ithalatın, 2011 yılında
63.259 ton seviyesine ulaştığı, 2012 yılında ise 79.282 ton olarak
gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde üç ülke menşeli ithalatın toplam
ithalat içerisindeki payı ise 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla %61 ve %68
olarak gerçekleşmiş 2012 yılında ise %73'e ulaşmıştır.
(9)
Soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim
fiyatlarına bakıldığında 2010 ve 2011 yıllarında yükseliş gösteren birim
fiyatların sırasıyla 2,11 ABD Doları/Kg ve 2,27 ABD Doları/Kg olarak
gerçekleştiği, 2012 yılında ise gerileyerek 2,09 ABD Doları/Kg seviyesine
düştüğü görülmektedir.
Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen
ithalat
MADDE 21 - (1) Üçüncü
ülkelerden gerçekleştirilen ithalata bakıldığında, 2010 yılında 28.440 ton olan
ithalat miktarının 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 30.211 ve 29.906 ton
olarak gerçekleştiği görülmektedir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel
ithalat içerisindeki payı ise 2010 yılında %38,5, 2011 yılında %32, 2012
yılında %27 olarak gerçekleşerek incelenen dönem süresince gerilemiştir.
(2)
Bahse konu üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim
fiyatlarına bakıldığında da, 2010 yılında 2,80 ABD Doları/Kg olan ortalama
birim fiyatın 2011 yılında yükselerek 3,09 ABD Doları/Kg'a ulaştığı
görülmektedir. 2012 yılı ortalama birim fiyat ise 3,02 ABD Doları/Kg olarak
kaydedilmiştir.
Türkiye toplam benzer mal tüketimi ve
pazar payları
MADDE 22 - (1) Türkiye
toplam benzer mal tüketimi ve pazar büyüklüğünün tespit edilmesi için yerli
üreticilerin toplam yurt içi satışları ile toplam ithalat verileri
toplanmıştır. Buna göre 2010 yılında 100 birim kabul edilen toplam benzer mal
tüketimi, 2011 yılında 109 birime, 2012 yılında ise 116 birime yükselmiştir.
(2)
Yerli üreticilerin toplam pazar payı 2010 yılında 100 birim olarak kabul
edildiğinde 2011 yılında 71 birime, 2012 yılında ise 50 birime gerilemiştir.
(3)
YÜD'ün toplam Türkiye piyasasından aldığı pazar payı 2010 yılında 100 birim
olarak kabul edildiğinde 2011 yılında 71 birime, 2012 yılında ise 48 birime
gerilemiştir.
(4)
ÇHC menşeli ithalatın toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2010 yılında 100
birim olarak kabul edildiğinde, 2011 yılında 161 birime yükselmiş, 2012 yılında
ise 219 birim olarak gerçekleşmiştir.
(5)
Hindistan menşeli ithalatın toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2010 yılında
100 birim olarak kabul edildiğinde, 2011 yılında 198 birime yükselmiş, 2012
yılında ise 172 birim olarak gerçekleşmiştir.
(6)
Malezya menşeli ithalatın toplam Türkiye pazarından aldığı pay 2010 yılında 100
birim olarak kabul edildiğinde, 2011 ve 2012 yıllarında 72 birim olarak
gerçekleşmiştir.
(7)
Soruşturma konusu ülkelerin toplam pazar payları incelendiğinde ise 2010
yılında 100 birim olan pazar payının 2011 yılında 127 birime yükselmiş, 2012
yılında ise 151 birim olarak gerçekleşmiştir.
(8)
Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın toplam pazar payı endeksine bakıldığında ise
2010 yılında 100 birim olan endeks değerinin 2011 yılında 97 birime gerilediği,
2012 yılında ise 91 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Dampingli İthalatın Yerli Üretici
Fiyatları Üzerindeki Etkisi
Fiyat kırılması
MADDE 23 - (1)
Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli
ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken
işbirliğine gelen ihracatçıların sunduğu fiyatlar ile ithalatın fiyatları
kullanılarak fiyat kırılması hesaplanmıştır. Fiyat kırılması, ithal ürün
fiyatlarının Türkiye piyasasında yerli üreticinin yurt içi satış fiyatlarının
yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2)
Fiyat kırılması analizinde soruşturma konusu ülkelerin toplam ithalat verileri
kullanılarak tespit edilen CIF ithal fiyatlarının üzerine gümrük vergisi ve
diğer ithalat masrafları ilave edilerek bulunan soruşturma konusu ürünün
Türkiye piyasasına giriş fiyatları, yerli üretim dalının ortalama yurt içi
satış fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Buna ilaveten, soruşturma kapsamında
işbirliğinde bulunan firmalar için de Türkiye'ye gerçekleştirdikleri ihracat
verileri kullanılarak fiyat kırılması tespiti yapılmıştır. Soruşturma konusu
ülkeler menşeli ithalatın yurt içi pazara giriş fiyatı bulunurken CIF ithal
fiyatlarına gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için %2 oranında ilave
yapılmıştır. Soruşturma konusu ürünün adı geçen ülkeler menşeli olanları için
soruşturma döneminde geçerli olan gümrük vergisi oranı %4'dür.
(3)
Buna göre, Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi fiyatlarını
ağırlıklı ortalama CIF ihraç fiyatına göre 2010 yılında %10, 2011 yılında %31,
2012 yılında ise %39 düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. Hindistan'da yerleşik
firmaların soruşturma dönemi olan 2012 yılında sebep olduğu fiyat kırılması
oranları ise Reliance firması için %59, Wellknown firması için %37, Alok
firması için ise %47'dir.
(4)
Malezya menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi fiyatlarını ağırlıklı
ortalama CIF ihraç fiyatına göre 2010 yılında %18, 2011 yılında %34, 2012
yılında ise %45 düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. Malezya'da yerleşik Recron
firması için 2012 yılı verilerine göre tespit edilen fiyat kırılması ise %57
seviyesindedir.
(5)
ÇHC menşeli ithalatın yerli üretim dalının yurtiçi fiyatlarını ağırlıklı
ortalama CIF ihraç fiyatına göre 2010 yılında %7, 2011 yılında %27, 2012
yılında ise %33 düzeyinde kırdığı tespit edilmiştir. ÇHC'de yerleşik örnekleme
dahil edilen firmaların soruşturma dönemi olan 2012 yılında sebep olduğu fiyat
kırılması oranları ise Billion firması için %52, Hengli firması için %37,
Tongkun firması için %47, Zhongchi firması için ise %47'dir.
ONUNCU BÖLÜM
Yerli Üretim Dalının Durumu
Yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri
MADDE 24 - (1) YÜD'ün
ekonomik göstergelerinin incelenmesinde başvuru sahibi Korteks firmasının
soruşturma konusu ürüne ait 2010-2012 yılları arasındaki verileri esas
alınmıştır. Yönetmeliğin 17 nci maddesi hükümleri çerçevesinde, dampingli
ithalatın yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin
tespiti amacıyla, zarar dönemi içerisinde YÜD'ün üretim, satış, pazar payı,
yurt içi fiyatlar, kapasite, kapasite kullanımı, maliyetler, stoklar, istihdam,
ücretler, verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış, kârlılık, büyüme,
sermaye artışı, net dönem kârı/zararı göstergeleri analiz edilmiştir.
(2)
Söz konusu dönem için yapılan zarar analizinde eğilimi görebilmek amacıyla TL
bazındaki veriler TÜİK tarafından hesaplanan yıllık ortalama üretici fiyatları
endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış, reel hale getirilmiş ve 2010
yılı esas alınarak endekslenmiştir.
a)
Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
1)
YÜD'ün ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan üretim miktar endeksi 2011
yılında 92'ye gerilemiş, takip eden dönemde daha da gerileyerek 2012 yılında 54
birim olarak gerçekleşmiştir.
2)
YÜD'ün üretim kapasitesinde 2012 yılında artış olmuştur. Buna göre, 2010 ve
2011 yıllarında 100 birim olan kapasite endeks değeri, 2012 yılında 106 birim
olarak gerçekleşmiştir. Üretim kapasitesindeki bu artışa karşılık kapasite
kullanım oranları endeks değerleri 2010, 2011 ve 2012 yılları için sırasıyla 100,
92, 51 olarak seyretmiştir.
b)
Yurt içi satışlar
1)
YÜD'ün ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan yurtiçi satış miktar endeksi,
2011 yılında 78 birime gerilemiş, 2012 yılını ise 55 olarak tamamlamıştır.
2)
Aynı dönemde yurtiçi satış hâsılatı reel olarak incelendiğinde, 2010 yılında
100 birim olan endeks değerinin 2011 yılında 96 birime gerilediği, 2012 yılında
ise 67 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
c)
İhracat
1)
YÜD'ün ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan ihracat miktar endeksi, 2011
yılında 56'ya, 2012 yılında ise 47 birime gerilemiştir.
ç)
Pazar payı
1)
Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketiminin 2010 yılı 100 birim olarak
alındığında takip eden dönemde artarak 2011 yılında 109, 2012 yılında ise 116
birime ulaştığı görülmektedir. Söz konusu dönemde soruşturma konusu üründe
Türkiye pazarı %16 oranında büyümüştür.
2)
Soruşturma konusu ürünün toplam Türkiye pazarında görülen bu ciddi artışa
karşılık YÜD'ün büyüyen pazardan pay alamadığı ve 2010 yılındaki pazar payını
da kaybettiği tespit edilmiştir. Buna göre, 2010 yılında 100 birim olan pazar
payının, 2011 yılında ciddi düzeyde azalarak 71 birime gerilediği, 2012 yılında
ise 48 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir. Bu veriler, 2010-2012
arasındaki dönemde toplam Türkiye pazarı %16 oranında büyürken YÜD'ün pazar
payının %52 oranında gerilediğine işaret etmektedir.
d)
Yurt içi fiyatlar
1)
YÜD'ün ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi birim satış fiyatı endeksinin,
2010 yılı verileri 100 olarak alındığında, 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla
124 ve 121 birim olarak gerçekleştiği görülmektedir.
e)
Maliyetler
1)
YÜD'ün ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2010
yılında 100 iken, 2011 yılında artış göstererek 123'e ulaşmış, 2012 yılında ise
120 olarak gerçekleşmiştir.
f)
Stoklar
1)
YÜD'ün ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde, 2010 yılında 100 olan stok
düzeyi endeksinin, 2011 yılında 245'e yükseldiği, 2012 yılında ise 167 birim
olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde stok çevrim hızının da artan
stok miktarı ve düşen yurtiçi ve yurt dışı satış miktarları nedeniyle
gerilediği görülmektedir. Bu itibarla, 2010 yılında 100 birim olan stok çevrim
hızı takip eden iki yılda önemli ölçüde gerileyerek sırasıyla 31 ve 33 birim
olarak gerçekleşmiştir.
g)
İstihdam
1)
YÜD'ün ilgili üründeki çalışan toplam işçi sayısı endeksi, 2010 yılında 100
kabul edildiğinde, 2011 yılında 111 olarak gerçekleşmiş, 2012 yılında ise 96
birime gerilemiştir.
ğ)
Ücretler
1)
2010 yılında 100 birim olarak alınan YÜD'ün ilgili ürün üretiminde çalışan
işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi takip eden süreçte gerilemiş,
2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 98 ve 91 birim olarak gerçekleşmiştir.
h)
Verimlilik
1)
YÜD'ün ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2010 yılında
100 iken, 2011 yılında 83'e düşmüş, 2012 yılında ise 56 birime gerilemiştir.
ı)
Kârlılık
1)
YÜD'ün ilgili üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları
dikkate alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2010 yılında
100 olarak kabul edilmiştir. Endeks değeri 2011 ve 2012 yılları için sırasıyla
124 ve 128 birim olarak gerçekleşmiştir.
i)
Nakit akışı
1)
YÜD'ün ilgili ürün satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2010 yılında 100
birim iken, takip eden dönemde gerileyerek 2011 yılında 87, 2012 yılında ise 64
birim olarak gerçekleşmiştir.
j)
Net kârlılık, özkaynakların kârlılığı
1)
Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, 2010 yılı itibariyle
100 birim olan yatırımların geri dönüş oranı (Kâr/Özkaynak), 2011 yılında 123
birime yükselmiş, 2012 yılında ise 63 birim olarak gerçekleşmiştir.
2)
Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif Toplamı) oranına bakıldığında ise 2010 yılında 100
birim kabul edilen oran, 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 116 ve 59 birim
olarak gerçekleşmiştir.
k)
Büyüme
1)
Yerli üreticinin bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü reel
olarak 2010 yılında 100 iken, takip eden iki yılda sırasıyla 111 ve 88 birim
olarak gerçekleşmiştir.
l)
Sermaye artışı
1)
YÜD'ün sermaye artırma yeteneğini görebilmek amacıyla bütün faaliyetlerinde
kullanılan öz sermayesinin gelişimi incelenmiştir. Buna göre, 2010 yılında 100
birim olan öz sermaye endeksi, 2011 yılında 104 birime yükselmiş, 2012 yılında
ise gerileyerek 82 birime düşmüştür.
m)
Yatırımlardaki artış
1)
Yerli üretim dalı incelenen dönem boyunca herhangi bir yenileme yatırımı
yapmamıştır. Firmanın 2010 yılında 100 birim olan tevsi yatırımları endeksi
2011 yılında 2.656 birime yükselmiş 2012 yılında ise 95 birime gerilemiştir.
Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi
MADDE 25 - (1) YÜD'ün
ekonomik göstergelerine bakıldığında, inceleme döneminde üretim, yurt içi satış
miktarı, istihdam, stok miktarı ve stok çevrim hızı gibi hayati göstergelerinde
önemli düzeyde bozulmalar yaşandığı gözlenmektedir. Üretim miktarında görülen
düşüş kapasite kullanım oranının da ciddi düzeyde gerilemesine neden olmuş; YÜD
üretimde uygun ekonomik ölçeğe ulaşmakta sıkıntı yaşamıştır. YÜD, incelenen
dönemde büyük üretim ölçeği ile üretebileceği ürün tiplerini dampingli ithalatın
yarattığı haksız rekabet nedeniyle iç piyasaya arz edememiş, buna karşılık daha
nitelikli, katma değeri yüksek, sipariş esasına göre üretilen özel ürün
tiplerine yönelmiştir. Bu nedenle ortalama birim yurt içi fiyatlar ile birim
kârlılıkta artış görülmüştür.
(2)
YÜD açısından dikkat çeken bir diğer önemli gösterge de pazar payındaki
gerilemedir. İncelenen dönemde Türkiye pazarı mutlak olarak %16 seviyesinde
büyürken, dampingli ithalatın yarattığı haksız rekabet baskısı nedeniyle YÜD
mevcut pazar payını dahi koruyamamıştır. Aynı dönemde soruşturma konusu ülkeler
menşeli ithalatın pazar payı ise %51 düzeyinde artmıştır.
(3)
Dampingli ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatlarının YÜD'ün ortalama yurt
içi fiyatlarının büyük ölçüde altında olduğu da dikkate alındığında, önümüzdeki
dönemde pazardaki mevcut koşullar altında dampingli ithalattaki artışın
pazardaki büyümeden daha fazla pay alma eğiliminin sürebileceği ve bu nedenle
YÜD'ün ekonomik göstergelerinin kötüleşeceği beklenmektedir.
Diğer hususlar
MADDE 26 - (1) Nihai
bildirim sonrasında ithalatçı firmalardan alınan yanıtlarda ve düzenlenen kamu
dinleme toplantısında YÜD'ün Türkiye üretiminin %82'sini gerçekleştirmesinin
piyasada rekabetçi şartların oluşmadığını gösterdiği öne sürülmüştür. İthalatçı
firmalar tarafından soruşturma konusu ürünün tek bir firmaya bağlı yurt içi
üretiminin piyasa fiyatlarının serbestçe oluşmasına engel olduğu ve YÜD'ün
piyasadaki fiyatları belirlediği savunulmuştur. İthalatçılar tarafından ayrıca,
ilgili üründe tek büyük üretici olmasının ürün tedarikinde ve terminde sıkıntı
yarattığı öne sürülmüştür.
(2)
YÜD soruşturma konusu üründe termin sıkıntısı yaşandığı iddiasını reddetmiştir.
Soruşturma konusu ülkelerden bahse konu ürünün sipariş aşamasından itibaren
tedariki için geçen süre ile YÜD'ün müşterilerine vadettiği tedarik süresinin
farklı olamayacağı, birçok üründe stoktan satışın da mümkün olduğu ifade
edilmiştir. YÜD'ün üretim tesislerinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama
çalışmaları sırasında da ürün stoklarının varlığı teyit edilmiştir.
(3)
YÜD'ün Türkiye'deki tek büyük üretici olması nedeniyle piyasada hakim konumda
olduğu ve fiyat belirleyici durumunda olduğu iddiasına ilişkin ithalatçılar
tarafından müspet bir kanıt ortaya konulamamıştır. Öte yandan YÜD'ün ekonomik
verileri, soruşturma döneminde üretim miktarı, yurt içi satış fiyatlarının ve
satılan ürün tiplerinin durumu incelendiğinde bu iddianın müspet bir temele
dayanmadığı anlaşılmaktadır. Halihazırda yürürlükte bulunan herhangi bir önlem
olmadığı ve ithalatın pek çok kaynaktan rahatlıkla gerçekleştirilebildiği de
dikkate alındığında YÜD'ün piyasada fiyatları belirleme kabiliyetinin olmadığı
anlaşılmaktadır. Toplam ithalatın piyasadaki ağırlığı ve soruşturma konusu
ürünün ithalatında geçerli olan gümrük vergilerinin seviyesi düşünüldüğünde
piyasada serbest rekabeti önleyecek bir yapının mevcut olmadığı
düşünülmektedir.
(4)
İthalatçılar bir yandan YÜD'ün piyasada fiyatları belirleme gücüne sahip
olduğunu savunurken bir yandan da soruşturma konusu ürünün Avrupa Birliği (AB)
ülkelerinden dahi YÜD'ün fiyatlarından daha ucuza tedarik edilebildiğini
savunmuşlardır. Bu iddiaların kendi içinde tutarsız olduğu ve YÜD'ün ekonomik
verilerine bakılarak doğruluklarının teyit edilmesinin mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir. Buna karşın ithalat istatistikleri ülke bazında
incelenmiş ve AB üyesi ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının
gerek YÜD'ün ortalama yurt içi satış fiyatlarının gerekse de soruşturma konusu
ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının önemli ölçüde üzerinde olduğu
görülmüştür. Ayrıca, AB ülkelerinden gerçekleştirilen ithalatın gümrük
vergisinden muaf olduğu da dikkate alındığında söz konusu ürün piyasasında
serbest rekabet şartlarının YÜD tarafından bozulduğu iddiasının da mesnetsiz
olduğu düşünülmektedir.
(5)
Gerek ithalatçılar gerekse işbirliğinde bulunan üretici/ihracatçı firmalar
tarafından YÜD'ün kârlılığının devam ettiği belirtilerek bu durumun zararın
oluşmadığını gösterdiği öne sürülmüştür. Daha önce ifade edildiği gibi YÜD'ün
üretim ve yurt içi satış miktarları gerilerken birim kârlılığı artmıştır. Ancak
bunun dampingli ithalatın neden olduğu piyasa koşulları nedeniyle YÜD'ün daha
nitelikli ürünlere yönelmek zorunda kalmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Nitekim YÜD'ün üretim ve yurt içi satış miktarı ile KKO önemli ölçüde
gerilerken toplam satışları içinde özel nitelikli ürünlerin payı artmış bu
durum da birim kârlılıkta artış olarak ekonomik göstergelere yansımıştır. Buna
karşılık, artan birim kârlılığa rağmen düşen satış hacmi nedeniyle toplam
kârlılıkta ciddi bir gerileme olduğu görülmektedir.
(6)
Nihai bildirim sonrasında bazı ithalatçılar YÜD'ün yatırımlarına devam ettiğini
ve bu durumun YÜD'ün yatırım yapma kapasitesinin sürdüğüne işaret ettiğini
savunurken bazı ithalatçılar ise yapılan yatırımın yetersiz olduğunu ve YÜD'ün
bu nedenle zarar ettiğini öne sürmüştür. Öncelikle yatırımlara ilişkin olarak
öne sürülen bu iddiaların tutarlılık arz etmediği düşünülmektedir. Soruşturma
döneminde kurulu kapasitesinin yaklaşık yarısını kullanamaz durumda olduğu için
üretimde ekonomik ölçeğe ulaşamayan YÜD'ün atıl kapasitesini artıracak yeni bir
yatırıma yönelmediği anlaşılmaktadır. Nitekim yapılan yatırımların da düşük
üretim hacmi gerektiren özel nitelikli iplik üretimine yönelik olduğu gerek yerinde
doğrulama çalışmaları sırasında gerekse de YÜD tarafından sunulan bilgiler ile
teyit edilmiştir.
(7)
Öte yandan, dampinge karşı önlemlerin amacı, soruşturma konusu ürünün sadece
yerli üreticilerce iç piyasaya tedarik edilmesini sağlamak veya ithalatı
tamamen engellemek değildir. Dampinge karşı önlemler, yerli üreticilerin
dampingli ithalattan kaynaklanan haksız rekabet koşullarından zarar görmelerini
engellemeyi amaçlamaktadır.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki
Nedenselliğe İlişkin Belirlemeler
Dampingli ithalatın etkisi
MADDE 27 - (1)
Soruşturma konusu ülkeler menşeli toplam ithalatın 2010-2012 yılları arasında
hem miktar hem de değer olarak artış gösterdiği ve bu artışa paralel olarak
yurt içi piyasadan aldıkları toplam pazar payının YÜD aleyhine yükseldiği
tespit edilmiştir. 2010-2012 yılları arasında toplam Türkiye tüketimi %16
oranında büyürken soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın %75 oranında
arttığı belirlenmiştir. Soruşturma konusu ülkelerin Türkiye pazarından aldıkları
toplam pay bu dönemde artarken YÜD'ün pazar payı önemli ölçüde gerilemiştir. Bu
veriler, YÜD'ün dampingli ithalat nedeniyle Türkiye piyasasındaki nispi
konumunun iç piyasadaki toplam genişlemeye paralel bir seyir izlemediğini
göstermektedir.
(2)
Öte yandan, dampingli olduğu tespit edilen ithalatın fiyatlarının yerli üretim
dalının fiyatlarını önemli ölçüde kırdığı tespit edilmiştir. Hâlihazırda, artan
dampingli ithalat nedeniyle, büyüyen Türkiye pazarından yeterli pay alamayan ve
hatta 2010 yılındaki pazar payını dahi koruyamayan YÜD'ün bu fiyat düzeyleri
sabitken dampingli ithalat ile rekabet edebilmesinin mümkün olmadığı
düşünülmektedir.
(3)
Bu tespitler ışığında, YÜD'deki olumsuz gelişmelerin dampingli ithalatla
eşzamanlı görülmesi sebebiyle, YÜD'de görülen zarar ile dampingli ithalat
arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer ülkelerden ithalat
MADDE 28 - (1) 2010-2012
döneminde diğer ülkelerden yapılan ithalat miktarı artarken bu ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın toplam pazar payı dampingli ithalatın etkisiyle
gerilemiştir. Buna ilaveten, üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim
fiyatlarının soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim
fiyatlarının önemli ölçüde üstünde seyrettiği, bu haliyle üçüncü ülkeler
menşeli ithalatın yerli üretim dalında zarara yol açmasının mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir. Nitekim görece yüksek fiyat düzeylerinin rekabet
üzerinde bozucu etki yaratmaması nedeniyle üçüncü ülkeler menşeli ithalat YÜD
tarafından şikâyete konu edilmemiştir.
ON İKİNCİ
BÖLÜM
Sonuç ve Karar
Karar
MADDE 29 - (1) Yürütülen
soruşturma sonucunda dampingin, yerli üretim dalında zararın ve her ikisi
arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilmiştir.
(2)
Bu çerçevede, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve
Ekonomi Bakanı'nın onayı ile aşağıda GTP'si, eşya tanımı, menşei ve
üretici/ihracatçı firma ticaret unvanı belirtilen eşyanın Türkiye'ye
ithalatında tabloda belirtilen tutarlarda dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe
konulmuştur.
GTP
Eşyanın Tanımı
Menşe
Ülke
Firmalar
Dampinge
Karşı Önlem (ABD Doları/KG)
5402.47
Diğerleri,
Poliesterlerden
(2017/17
tebliğ ile değiştirilerek devam edilmesine karar verilmiştir)
Malezya
Recron
(Malaysia) SDN. Bhd.
0,15
Diğerleri
0,17
Hindistan
Reliance
Industries Limited
0,15
Alok
Industries Ltd.
Wellknown
Polyesters Ltd.
Diğerleri
0,17
Çin Halk
Cumhuriyeti
Fujian
Billion Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd.
0,15
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co.,Ltd.
Tongkun Group Co., Ltd.
Tongxiang Zhongchi
Chemical Fiber Co., Ltd.
Jiangsu Deli Chemical Fibre Co.,Ltd.
Jiangsu Shenghong Science and Technology Co.,
Ltd.
Jiangsu Zhonglu Technology Development Co., Ltd.
Tongxiang Zhongchen
Chemical Fiber Co., Ltd.
Tongxiang Zhongxin
Chemical Fiber Co., Ltd.
Zhejiang Guxiandao
Polyester Dope Dyed Yarn Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang
Hengsheng Chemical Fibre Co., Ltd.
Tongkun Group Zhejiang
Heng Tong Chemical Fibre Co., Ltd.
Zhejiang Rongxiang
Chemical Fibre Co., Ltd.
Diğerleri
0,17
Uygulama
MADDE 30 - (1) Gümrük
idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife pozisyon numarası, tanımı, menşe ülkesi
ve üretici/ihracatçı firma ticaret unvanı belirtilen eşyanın, diğer mevzuat
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki
ithalatında, Tebliğin 29 uncu maddesinde bulunan tabloda gösterilen tutarlarda
dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
Yürürlük
MADDE 31 - (1) Bu Tebliğ
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 32 - (1) Bu Tebliğ
hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.