2014-41 Çin, Endonezya ve Malezya menşeli poliester tekstüre iplik ithalatında Dampinge Karşı Vergi uygulanmasına ilişkin Tebliğ (Mülga)
İTHALATTA HAKSIZ
REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2014/41)
Ekonomi
Bakanlığından:17.12.2014 tarih ve 29208 sayılı R.G.
483 ve 850 Tasarruflu Yazılar 1 2 3 419345 Gümrük Yönetmeliği 38.Madde ve 2016/17 Sayılı GenelgeÜretici Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2002/1 G.G.T.(Serbest Dolaşıma Giriş) Seri no 3POY İplik için kesin önlem 2018/23 Tebliğ (Madde 10/3)
NGGS
sonuçlanana kadar önlemin devam edeceği (Tebliğ 2019/24)
Sonuç - Karar Madde 27
Kesin Önleme İlişkin Tebliğ 2021/6
YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Bilgi ve
İşlemler
Kapsam ve yasal dayanak
MADDE 1 - (1) Bu
Tebliğ; 14/6/1989 tarihli ve 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli
ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik)
oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat (mevzuat)
hükümleri çerçevesinde yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS)
sonucunda alınan karara esas teşkil eden bilgi ve bulguları içermektedir.
Mevcut önlem ve soruşturma
MADDE 2 - (1) 31/12/2008
tarihli ve 27097 (4. Mükerrer) sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ (No: 2008/41)
ile Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Endonezya, Malezya ve Tayland menşeli
"poliester tekstüre iplikler" ithalinde dampinge karşı kesin önlemler yürürlüğe
konulmuştur.
(2)
Yönetmeliğin 35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce, 31/01/2013 tarihli ve
28545 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (No: 2013/2)
ile mevcut önlemlerin yürürlükte kalma sürelerinin sona ereceği ve bu kapsamda
önlemlerin aynen veya değiştirilerek devamı için ilgili ürünün yerli
üreticilerinin mevzuatta öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş
bir başvuru ile bir NGGS açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.
(3)
Yerli üretim dalını (YÜD) temsilen Korteks Mensucat San. ve Tic. A.Ş.
(Korteks), Tayland hariç 2008/41 sayılı Tebliğ'de belirtilen ülkelere yönelik
önlemin uygulamadan kalkması halinde önleme konu üründe dampingin ve zararın
devam edeceği veya yeniden meydana geleceği iddialarını ortaya koyarak
Yönetmeliğin 35 inci maddesi temelinde önleme konu ürün ve ülkeler için bir NGGS
açılması talebinde bulunmuştur. Söz konusu başvuruyu Polyester Tekstil Sanayi
Araştırma ve Eğitim A.Ş. (Polyteks), SASA Polyester Sanayi A.Ş. (SASA) ve
Sentetik İplik Fabrikaları A.Ş. (SİFAŞ) desteklemiştir.
(4)
Bu kapsamda 17/12/2013 tarihli ve 28854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2013/25)
ile başlatılan NGGS, T.C. Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü
(Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır. Söz konusu soruşturma
süresince önlemler yürürlükte kalmaya devam etmiştir.
Yerli üretim dalı ve başvurunun temsil
niteliği
MADDE 3 - (1) Başvuru
sırasında yapılan incelemede, başvuru sahibi Korteks firmasının 2013
Ocak-Haziran döneminde önleme konu
üründe Türkiye toplam üretiminin %84'ünü, destekleyen firmaların ise Türkiye
üretiminin geri kalanını oluşturduğunun tespit edilmesi nedeniyle Yönetmeliğin
20 nci maddesi çerçevesinde YÜD'yi temsil niteliğini haiz olduğu tespit
edilmiştir. Bu nedenle yürütülen soruşturmada YÜD'yi Korteks firmasının oluşturduğu kabul edilmiştir.
(2)
Endonezya Hükümeti ve Sulindafin firmasının nihai bildirim raporuna verdiği
görüşlerde, başvuruyu destekleyen bazı firmaların önleme konu ürünün
ithalatçısı olduklarını ve dolayısıyla destekleyen yerli üretici sıfatını alamayacaklarından
ötürü soruşturmanın açılması için gerekli temsil şartının yanlış hesaplandığını
ve bu nedenle soruşturmanın durdurulması gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak
yapılan incelemede, söz konusu firmaların esas faaliyet alanının önleme konu
ürünü üretmek olduğu, diğer taraftan her üreticinin ürün gamındaki çeşitliliği
sağlayabilmek için ithalat yapabileceği değerlendirilmiştir.
(3)
Endonezya Hükümeti, Sulindafin ve İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon
İhracatçıları Birliği (İHKİB), başvurunun gizli olmayan nüshasında dampingin
varlığı tespiti yapılırken, Endonezya dahil tüm ülkeler için kendi iç piyasa fiyatlarına
ulaşılamadığından yerli üreticinin maliyetleri esas alınarak normal değer
oluşturulduğunu, halbuki özellikle Endonezya iç piyasa fiyatlarına kolaylıkla
ulaşılabilindiği için bu yöntemin kullanılmaması gerektiğini; diğer taraftan,
yine başvurunun gizli olmayan nüshasında önleme konu ürünün ithalatçı
bilgilerinin bulunmadığı bu nedenle başvurunun eksik olması nedeniyle geçerli
olmadığı yönünde olmuştur. Ancak, başvuru sahibi firmanın önleme konu ülke
piyasasına ulaşamaması durumunda kendi maliyetlerini kullanarak bir normal
değer oluşturması yönteminin makul olduğu, diğer taraftan ithalatçı firmalara
ilişkin bilgilerin başvurunun gizli olmayan nüshasında yer almamasının,
başvurunun eksik ve dolayısıyla geçersiz sayılması için yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.
(4)
İHKİB nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, poliester tekstüre iplik
üreticilerinin sadece başvuruyu yapan ve başvuruyu destekleyen firmalarla
sınırlı olmadığını, kendi kayıtlarına göre söz konusu ürünü üreten en az 75
yerli üreticinin daha bulunduğunu, öte yandan, başvuruyu destekleyen firmaların
da önleme konu ürünün ithalatçısı oldukları ve dolayısıyla bu iki unsur
nedeniyle başvurunun temsil niteliğinde sıkıntı olduğunu belirtmiştir. Yapılan
inceleme neticesinde, başvuruyu destekleyen firmaların esas faaliyet alanlarının
önleme konu ürünü üretmek olduğu, bahse konu en az 75 firmanın ise kimyasal
hammaddeden değil, tekstüre ipliğin bir ön aşaması olan POY'dan tekstüre iplik
ürettikleri anlaşılmış olup, söz konusu firmaların önleme konu ürünün üreticisi
sıfatını kazanacak katma değerli işlem yapmadıkları değerlendirilmiştir.
İlgili tarafların bilgilendirilmesi,
bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi
MADDE 4 - (1)
Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Genel Müdürlük
tarafından bilinen ÇHC, Endonezya ve Malezya'daki
üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye'de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca
soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara
iletilebilmesini teminen anılan ülkelerin Ankara'daki Büyükelçiliklerine
soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2)
Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan metnine ve
soru formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3)
Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre
tanınmıştır. Tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4)
YÜD, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5)
Soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen 202 ithalatçı
firmaya soru formu gönderilmiş ve bu firmaların 38'inden cevap alınmıştır.
(6)
Üretici/ihracatçı soru formuna ilişkin olarak ise ÇHC'de yerleşik Xiamen
Xianglu Chemical Fiber Co. Ltd., Fujian
Billion Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd. (Billion),
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co. Ltd. (Hengli), Pacific Fantasy Yarn Co.Ltd.,
Hangzhou Pacific Fancy Yarn Co. Ltd.; Endonezya'da yerleşik Asia Pacific
Fibers,Tbk., PT. Susilia Indah Synthetic Fibers Industries (Sulindafin), PT.
Indorama Synthetics Tbk., PT. Polyfin Canggih, PT. Mutu Gading Textile ile
Malezya'da yerleşik Recron (Malaysia) Sdn. Bhd. firmaları kendilerine
gönderilen ihracatçı/üretici soru formuna cevap vermişlerdir.
(7)
Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler
incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek
olanlarına bu Tebliğin ilgili bölümlerinde değinilmiştir.
Yerinde doğrulama soruşturması
MADDE 5 - (1)
Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde 28-30 Mayıs 2014 tarihlerinde yerli
üretici Korteks firmasının Bursa'da bulunan üretim tesisi ile idari merkezinde
yerinde doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.
Gözden geçirme dönemi
MADDE 6 - (1)
Önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devamı veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının tespiti için 01/01/2010-30/09/2013
arasındaki dönem gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Önlem Konusu
Ürün ve Benzer Ürün
Önlem konusu ürün ve benzer ürün
MADDE 7 - (1) Önleme
konu ürün, ÇHC, Endonezya ve Malezya menşeli 5402.33 gümrük tarife pozisyonu
(GTP) altında yer alan "poliester tekstüre iplikler"dir.
(2)
Poliester tekstüre iplikler, tekstüre edilmiş, yani doğal lif özelliği
kazandırıcı işleme tabi tutulmuş poliester ipliklerdir. Tekstüre iplikler,
filamentler boyunca sabit kıvrımlar, lüleler, ilmikler veya başka ince bükümler
elde etmek için işlenmiş; esneklik, hacim, nem alma ve örme kabiliyetleri yükseltilmiş,
ısıyla şekillenebilme özellikleri çeşitli mekanik tesirlerle kalıcı ve belirli
olarak değişikliğe uğratılmış poliester ipliklerdir. Söz konusu iplikleri
ihtiva eden kumaşların dolgunluğu, nemi emme kabiliyeti, daha iyi ısı
yalıtkanlığı özelliği ve daha sıcak tutma kabiliyeti vardır. Bazı çeşitleri
aynı zamanda üretildikleri kumaşlara uzama özelliği verebilmektedir.
(3)
Söz konusu ürün, genel olarak giyim, dekoratif kumaşlar, ev tekstili (perde,
nevresim, havlu, bornoz, halı, tül) ile endüstriyel alanlarda (yelken bezi,
araba lastiği bezi, dolgu elyafı vb.) kullanılır. İç giyim ve geceliklerin
yanında hafif ve ince kumaşlarda kalıcı ütü isteyen giysilerde, örgü dış giyim
ve takım elbiselerde yün ile karıştırılarak, yağmurluk ve gömleklik kumaşlarda pamukla
karıştırılarak kullanılmaktadır.
(4)
Esas soruşturmada YÜD tarafından üretilen ürün ile soruşturma konusu ürün
arasında ürünlerin fiziksel özellikleri, kullanım alanları, dağıtım kanalları,
müşteriler ve hitap ettikleri pazarlar açısından bir fark olmadığı ve bu çerçevede bahse konu ürünün soruşturma
konusu ürünle benzer ürün olduğu belirlenmiştir. Bu soruşturmada ise söz konusu
belirlemeleri değiştirecek herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Dampingin
Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
Genel açıklamalar
MADDE 8 - (1)
Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemlerin yürürlükten kalkması
halinde dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelenmiştir.
Esas soruşturmada tespit edilen
damping marjlarının büyüklüğü
MADDE 9 - (1) Esas
soruşturma esnasında tespit edilen damping marjları, firmaların önlemin
yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir
gösterge olduğundan dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında
ÇHC'de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjları
%15,48-%25,92 arasında değişen oranlarda; Endonezya için %3,45-%12,22 arasında
değişen oranlarda; Malezya için ise %15,4 oranında tespit edilmiştir.
(2)
Recron firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, esas soruşturma
esnasında Malezya için ülke geneli damping marjı hesaplandığını; o zamanki
ihracatçı Hualon firmasının esas
soruşturma kapsamındaki soruşturma döneminde Türkiye'ye ihracatının bulunmaması
nedeniyle, söz konusu firma için ayrı marj hesaplanmadığını, daha sonra isim
değişikliği taleplerinin olduğunu, ancak isim değişikliğini gösteren herhangi
bir belgenin mevcut olmadığı belirtilerek talebin kabul edilmediğini, bu
soruşturmada ise yeni ihracatçı olarak soru formuna cevap verdiklerini ve
kendileri için yeni bir damping marjı hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir.
Recron firmasının Türkiye'ye ihracat yapmaya başladığından bu yana yeni
ihracatçı soruşturması için başvuruda bulunmadığı, bu nihai gözden geçirme
soruşturmasında yeni damping marjları hesaplanmadığından söz konusu firma için
de hesaplanmadığı, ancak yeni ihracatçı soruşturması için başvuruda bulunabileceği
değerlendirilmiştir.
(3)
Malezya Sanayi ve Ticaret Bakanlığının nihai bildirim raporuna verdiği
görüşlerde, Malezya'da mukim Recron firmasının yeni ihracatçı için hesaplanacak
damping marjı için gerekli tüm bilgi ve belgeleri teslim etmesine rağmen söz
konusu firma için yeni marj hesaplanmadığını ve incelemede en iyi verilerin
kullanılması yoluna gidildiğini belirtmiştir. Tamamlanmış olan soruşturma bir
NGGS olması nedeniyle, otoritenin damping marjı hesaplama zorunluluğu
bulunmamaktadır. Bu nedenle, yeni bir damping marjı hesaplanmadığından en iyi
verilerin kullanılması kuralına da başvurulmamıştır. Diğer taraftan, esas
soruşturmada Türkiye'ye ihracatı bulunmayan firmaların yeni ihracatçı
soruşturması açılması için başvuruda bulunmaları gerekmektedir.
(4)
Fujian Billion, Jangsu Hengli ve Mutu Gading Textile firmaları nihai bildirim
raporuna verdikleri görüşlerde, damping marjlarının hesaplandığı esas
soruşturma zamanı ile tamamlanan NGGS arasında geçen zamanda poliester
ipliklerin hammaddesi olan teraftalik asit (PTA) ve monoetilen glikol (MEG)
fiyatlarında ve yurtiçi pazar koşullarında önemli değişiklikler olduğunu ve bu
nedenle damping marjlarının ve buna bağlı olarak zarar koşullarının aynı
kalmadığını, bu nedenle damping marjlarının yeniden hesaplanması ve illiyet
bağının yeniden kurulması gerektiğini belirtmişlerdir. Ancak, tamamlanan söz
konusu soruşturmada damping marjı hesaplanmamakta olup, önlemlerin yürürlükten
kalkması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden
meydana gelmesi ihtimali incelenmiştir.
(5)
Mutu Gading Tekstil ve Recron firmaları nihai bildirim raporuna verdikleri
görüşlerde ise, poliester ipliklerin girdisi olan polietilen tereftalat (PET)
cips fiyatlarının, damping marjlarının hesaplandığı 2008 yılına göre, önemli
ölçüde düşüş gösterdiğini, bu nedenle üretim maliyetinin düştüğünü ve kamu
yararının gözetilmesi ve daha düşük önlem kuralının uygulanması adına marjların
yeniden hesaplanması gerektiğini iddia etmişlerdir. Ancak, yukarıda da
belirtildiği üzere söz konusu soruşturma kapsamında damping marjı hesaplanmamış
olup, yürürlükte bulunan önlemlerin kaldırılması durumunda dampingin ve zararın
devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.
(6)
PT Polyfin Canggih firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde,
soruşturmanın objektif kriterlere dayandırılarak yürütülmesi gerektiğini ve bu
kapsamda yeni damping marjları hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Ancak,
daha önce de belirtildiği üzere, söz konusu soruşturmada yürürlükte bulunan
önlemlerin kaldırılması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı
veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Öte
yandan, Endonezya Hükümeti ve söz konusu firma, önlemin yürürlükte olduğu beş
yıl boyunca koşullarda değişiklik olduğunu, Türkiye'ye satış eğilimlerinin,
asgari ücret seviyelerinin, hammadde maliyeti ve satış giderleri gibi ürün
maliyetini belirleyen unsurların değiştiğini, bu nedenle de yeni bir damping
marjının hesaplanması gerektiğini belirtmişlerdir. Öncellikle, ilgili
tarafların koşulların değiştiğini belgelendirerek bir ara gözden geçirme
soruşturması için başvurmaları mümkündür. Ancak söz konusu soruşturma bir NGGS
olduğundan, yukarıda da belirtildiği üzere, incelemeler bu çerçevede yapılmıştır.
(7)
Endonezya Hükümeti ve Sulindafin firmasının
nihai bildirime verdiği görüşlerde, soruşturmacı otoritenin NGGS'lerde
yeni damping marjı hesaplaması zorunluluğu bulunmadığını, ancak damping
marjlarının dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
incelemesinde göz önünde bulundurulacaksa hesaplanması gerektiğini
belirtmişlerdir. Ancak dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali,
esas soruşturma esnasında hesaplanan damping marjlarının yanı sıra, önleme konu
ülkelerdeki üretim kapasitesi, dünyaya ve Türkiye'ye ihracat kapasiteleri,
ihraç fiyatları ile Türkiye pazarındaki konumları incelenerek
değerlendirilmiştir.
(8)
Öte yandan, Sulindafin firması yürürlükte bulunan önlemlerin hesaplanan damping
marjından daha az olması gerektiğini, otoritenin yeni damping marjı
hesaplamaması durumunda ise yürürlükte kalan önlemin yeni damping marjından
yüksek olma riski taşıdığını ve dolayısıyla Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
Anti-Damping Anlaşması (ADA)'na ve mevzuat hükümlerine aykırı hareket edilmiş
olunabileceğini iddia etmiştir. Ancak, NGGS soruşturmalarında otoritenin
damping marjı hesaplama yükümlülüğü bulunmadığından DTÖ ADA ve mevzuata aykırı
bir durumun söz konusu olmayacağı değerlendirilmiştir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Zararın Devamı
veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali
Genel açıklamalar
MADDE 10 - (1)
Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemlerin yürürlükte olduğu dönemde,
YÜD'deki zarar durumu ve önlemlerin yürürlükten kalkması halinde zarara etki
edebilecek muhtemel gelişmeler incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın miktarı
ve gelişimi, fiyatların gelişimi, fiyat baskısı ve kırılması ile YÜD'nin
ekonomik göstergeleri incelenmiştir. İthalat verileri incelenirken, önlemlerin
etkisini ve önlem sonrası duruma ilişkin eğilimleri görebilmek amacıyla
2010-2013 (Ocak-Eylül) dönemi gözden geçirme dönemi olarak alınmıştır.
(2)
Önlem konusu ürünün genel ithalatı ve önleme konu ülkelerden yapılan ithalatın
incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
Genel ithalat
MADDE 11 - (1)
Yürürlükte olan dampinge karşı önlemlerin yürürlükten kalkması halinde YÜD'de
zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline ilişkin değerlendirme
kapsamında 2010-2013 (Ocak-Eylül) dönemi için genel ve önleme konu ülkelerden
ithalatın mutlak ve nispi artışı, pazar payları üzerindeki etkisi, ithal
fiyatların YÜD'nin fiyatları üzerindeki etkisi ile YÜD'nin ekonomik
göstergeleri incelenmiştir.
(2)
İncelenen dönemde ithalat miktar bazında yıllara göre sırasıyla 159.961 ton,
187.163 ton, 253.795 ton ve 2013 yılının ilk 9 aylık döneminde 187.685 ton
olarak gerçekleşmiştir. Değer bazında ise aynı dönemde yıllara göre sırasıyla
374 milyon ABD Doları, 496 milyon ABD Doları, 618 milyon ABD Doları ve 444 milyon ABD Doları olarak
gerçekleşmiştir. Birim fiyatlar ise aynı dönemde yıllara göre sırasıyla 2,11
ABD Doları/Kg, 2,56 ABD Doları/Kg, 2,29 ABD Doları/Kg ve 2,37 ABD Doları/Kg
olarak gerçekleşmiştir.
Önleme konu ülkelerden ithalat
MADDE 12 - (1) İncelenen
dönemde ÇHC'den ithalat miktar olarak yıllara göre sırasıyla 39.658 ton, 47.282
ton, 67.180 ton ve 45.760 ton olarak gerçekleşmiştir. Değer olarak ise yıllara
göre sırasıyla 93 milyon ABD Doları, 123 milyon ABD Doları, 162 milyon ABD
Doları ve 110 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Buna göre ÇHC nin
incelenen dönemde toplam ithalat içi payı sırasıyla %24,8, %25,3, %26,5 ve
%24,4 olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan ÇHC'den yapılan ithalatın büyük
bölümünün Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle
yürülükte bulunan önlemin ithalatın büyük bir bölümüne uygulanmadığı
belirlenmiş olup, DİR oranları incelenen dönemde sırasıyla %76, %74, %73 ve %69
olarak gerçekleşmiştir. Birim fiyatlar ise incelenen dönemde sırasıyla 2,04 ABD
Doları/Kg, 2,49 ABD Doları/Kg, 2,25 ABD Doları/Kg ve 2,21 ABD Doları/Kg olarak
gerçekleşmiştir.
(2)
İncelenen dönemde Endonezya'dan ithalat miktar olarak yıllara göre sırasıyla
27.452 ton, 36.318 ton, 37.162 ton ve 22.386 ton olarak gerçekleşmiştir. Değer
olarak ise yıllara göre sırasıyla 62 milyon ABD Doları, 94 milyon ABD Doları,
93 milyon ABD Doları ve 53 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Buna göre
Endonezya'nın incelenen dönemde toplam ithalat içi payı sırasıyla %17, %19, %15
ve %12 olarak gerçekleşerek gittikçe azalan bir seyir izlemiştir. Birim
fiyatlar ise incelenen dönemde sırasıyla 2,02 ABD Doları/Kg, 2,50 ABD
Doları/Kg, 2,30 ABD Doları/Kg ve 2,18 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(3)
İncelenen dönemde Malezya'dan ithalat miktar olarak yıllara göre sırasıyla
6.119 ton, 6.830 ton, 6.549 ton ve 6.778 ton olarak gerçekleşmiştir. Değer
olarak ise yıllara göre sırasıyla 12,6 milyon ABD Doları, 17,6 milyon ABD
Doları, 16,0 milyon ABD Doları ve 14,3 milyon ABD Doları olarak
gerçekleşmiştir. Buna göre Malezya'nın incelenen dönemde toplam ithalat içi
payı sırasıyla %3,8, %3,7, %2,6 ve %3,6 olarak gerçekleşmiştir. Birim fiyatlar
ise incelenen dönemde sırasıyla 1,90 ABD Doları/Kg, 2,53 ABD Doları/Kg, 2,37
ABD Doları/Kg ve 2,04 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
Diğer ülkelerden yapılan ithalat
MADDE 13 - (1) İncelenen
dönemde diğer ülkelerden ithalat miktar olarak yıllara göre sırasıyla 86.731
ton, 96.733 ton, 142.904 ton ve 112.761 ton; değer olarak ise yıllara göre
sırasıyla 206,4 milyon ABD Doları, 261,2 milyon ABD Doları, 347,6 milyon ABD
Doları ve 266.276 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Buna göre incelenen
dönemde diğer ülkelerin toplam ithalat içi payı sırasıyla %54,2, %51,7, %56,3
ve %60,1 olarak gerçekleşmiştir. Birim fiyatlar ise incelenen dönemde sırasıyla
2,38 ABD Doları/Kg, 2,70 ABD Doları/Kg, 2,43 ABD Doları/Kg ve 2,36 ABD
Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
(2)
Asia Pacific Fibers, Fujian Billion ve Mutu Gading Textile firmaları nihai
bildirim raporuna verdikleri görüşlerde, zarar inceleme döneminin kasıtlı
olarak 2010 yılından başlatıldığını, 2011 yılından başlatılması durumunda ise
Endonezya menşeli ithalatın ve buna bağlı olarak yurtiçi pazar payının düşüş
gösterdiğinin ortaya çıkacağını belirtmişlerdir. Zarar incelemelerinde en yakın
döneme ilişkin verileri kapsayan 3 tam yılın seçilmesi gerekmektedir.
Soruşturmaların yıl sonunda açılması durumunda ise en yakın verilerin tam yılı
kapsamaması nedeniyle bir önceki 3 tam yıl ile son döneme ait veriler
incelemeye alınmaktadır. Söz konusu soruşturmada da bu yöntem kullanılmıştır. Söz
konusu dönemde yapılan incelemede, Endonezya menşeli ithalatta bir azalma
tespit edilmediği, öte yandan, önleme konu menşeli ülke ithalatının azalmasının
önemlerin yürürlükten kaldırılması durumunda dampingin ve buna bağlı olarak
zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesini önleyecek bir durum
olmadığı değerlendirilmiştir.
(3)
Endonezya Hükümeti ile PT Polyfin Canggih firmasının da nihai bildirim raporuna
verdiği görüşlerde, Endonezya'dan yapılan ithalatın incelenen dönemde düşüş
eğiliminde olduğunu ve YÜD'nin zarar göstergeleri ile paralellik arz
etmediğini, ithalatın en düşük olduğu 2013 yılında YÜD'nin kârlılığının
düştüğünü, bu nedenle YÜD'de zarar ile Endonezya'dan yapılan önleme konu ürün
ithalatı arasında bir nedensellik bağının bulunmadığını belirtmişlerdir. Ancak,
yürütülen soruşturma bir NGGS olduğundan YÜD'nin zarar göstergeleri zararın
devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelemelerinde yalnızca bir unsur
olarak incelenmektedir. Bunun yanında ilgili ülkenin Türkiye pazarındaki durumu,
üretim ve ihracat kabiliyeti ve ihraç fiyatları Endonezya'dan yapılan ithalatta
dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali ve buna bağlı olarak
zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimalinin incelenmesinde önemli
unsurlar olarak ortaya çıktığı değerlendirilmiştir.
(4)
Benzer şekilde İHKİB'in nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, önleme konu
ülkelerin toplam ithalat içerisindeki paylarının düştüğü ve bu nedenle YÜD
üzerinde zarara neden olmadığı belirtilmiştir. Ancak, söz konusu soruşturmanın
bir NGGS olması nedeniyle önleme konu ithalatın düşmesinin yürürlükte bulunan
önlem nedeniyle olduğu ve önlemlerin kaldırılması durumunda ise dampingli
ithalatın ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi
ihtimalini ortadan kaldıracak bir unsur olmadığı değerlendirilmiştir.
Yurtiçi tüketim ve pazar payları
MADDE 14 - (1) Önlem
konusu ithalatın nispi olarak değişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın
toplam Türkiye benzer ürün tüketimi içindeki payı incelenmiştir. Bu bağlamda,
YÜD'nin yurt içi satış miktarı ile diğer üreticilerin satış miktarları ve genel
ithalat miktarı toplanarak ilgili yılda Türkiye benzer ürün tüketimi elde
edilmiştir. Karşılaştırmanın sağlıklı yapılabilmesini teminen 2013 yılı için
veriler yıllıklandırılmıştır.
(2)
Buna göre, Türkiye benzer mal tüketimi endeks olarak 2010-2013 döneminde 2010
yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 108, 126 ve 125
olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ÇHC'nin pazar payı endeksi 2010 yılı 100 olarak
alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 110, 135 ve 123 olarak
gerçekleşirken, Endonezya'nın pazar payı 2010 yılı 100 olarak alındığında takip
eden yıllarda sırasıyla 122, 108 ve 87, Malezya'nın pazar payı ise 2010 yılı
100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla 103, 85 ve 118 olarak
gerçekleşmiştir. Üçüncü ülkelerin pazar payı ise 2010 yılında 100 alındığında
takip eden yıllarda sırasıyla 103, 131 ve 139 olarak gerçekleşmiştir. YÜD'nin
pazar payı ise aynı dönemde 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden
yıllarda sırasıyla 85, 58 ve 77 olarak gerçekleşmiştir.
(3)
Yürütülen soruşturma esnasında önleme konu ürünün ithalatçılarına gönderilen
soru formlarında yurtiçi tüketime ilişkin alınan yanıtlar değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede önlem konusu ülkelerden yapılan poliester tekstüre iplik
ithalatının temel nedeninin düşük fiyat olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan
alınan yanıtlarda, halı üretiminde kullanılan ipliklerin YÜD tarafından
üretilmediği ve renk seçeneklerinin YÜD'de geniş olmadığı iddia edilmiştir.
Ancak YÜD nezdinde yapılan yerinde inceleme esnasında halı üretimi için uygun
ipliklerin üretildiği ve renk seçeneklerinin oldukça geniş olduğu
değerlendirilmiştir.
(4)
Asia Pacific Fibers Firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, YÜD'nin
Türkiye talebini karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını, önlemin yürürlükte
olduğu yıllarda genişleme yatırımlarına gitmediğini, bu nedenle ancak düşük
oranda önlemlerin yürürlükte olması gerektiğini belirtmiştir. Ancak, esas
soruşturma esnasında, soruşturmaya konu ürünün bir girdi niteliği taşıması
nedeniyle, zaten işbirliğinde bulunan firmalar için hesaplanan damping
marjlarına kıyasla daha düşük önlem kuralı işletilerek YÜD'deki zararı
giderecek seviyede düşük önlemler yürürlüğe konmuştur. Bu soruşturmada ise söz
konusu önlemlerin kaldırılması durumunda oluşacak koşullar
değerlendirildiğinden yeni önlem düzeyi belirlenmemiştir.
(5)
Mutu Gading Textile firması, Türkiye pazarına özellikli ürün sattıklarını,
bunların büyük ölçüde yüksek kalitede üretilen halı ve seccadelerde, özellikli
ev tekstili ve bayan giyimlerinde kullanıldığını, YÜD tarafından üretilen veya
Endonezya'dan ithal edilen diğer ipliklerle karıştırılmaması gerektiğini ve bu
nedenle önlem dışında tutulması gerektiğini belirtmiştir. Benzer iddiada
Endonezya Hükümeti de bulunmuş, Endonezya'dan özellikli ürün ithalatı
yapıldığını ve söz konusu ithalatın YÜD'de zarara neden olmadığını
belirtmiştir. Ancak yürütülen söz konusu soruşturmada, esas soruşturma
esnasında belirlenen benzer ürün tanımını değiştirecek bir bulguya
rastlanmadığından firmanın söz konusu talebinin olumlu değerlendirilemeyeceği
anlaşılmıştır.
(6)
Recron firması ise, Malezya'dan yapılan ithalatın 2010 yılından bu yana durağan
olduğunu, yine 2010 yılından itibaren Malezya'dan yapılan ithalatın toplam
ithalat içi payının gittikçe azaldığını ve yurtiçi pazar payının oldukça düşük
olması nedeniyle yerli üretim dalında zarara neden olmadığını belirtmiştir.
Ancak söz konusu soruşturmada, önlemlerin kaldırılması durumunda dampingin ve
buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup
olmadığı incelendiğinden, halihazırda önleme konu ülkelerin toplam ithalat içi
payları ile yurtiçi pazar paylarının
düşük seviyede olması, önlemlerin kalkması durumunda zararın devam
etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olmadığı yönünde bir
gösterge niteliği taşımadığı değerlendirilmiştir.
Fiyat kırılması ve baskısı
MADDE 15 - (1) Fiyat
kırılması ve baskısı hesabında 2010-2013 (Ocak-Eylül) dönemine ilişkin TÜİK
verileri esas alınmıştır.
(2)
Önlemin yürürlükten kalkması durumunda ortaya çıkacak koşulları incelemek
amacıyla dampinge karşı önlem hariç tutularak önleme konu ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline %2 oranında gümrükleme masrafı ile ÇHC
ve Endonezya için uygulanan %3,2, Malezya için uygulanan %4 oranında gümrük
vergisi eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Fiyat
kırılması hesabı için söz konusu fiyat YÜD'nin gerçekleşen satış fiyatı ile,
fiyat baskısı için ise YÜD'nin ticari maliyetine makul bir kâr oranı (%5)
eklenerek oluşturulan ve olması gereken satış fiyatı ile karşılaştırılmıştır.
(3)
Buna göre fiyat kırılması 2010-2013 (Ocak-Eylül) dönemi için ÇHC menşeli önleme
konu ürünün ithalatında sırasıyla _,2, %21,4, %30,7 ve %13,5; fiyat baskısı
ise %8,8, %16,4, %19,1 ve %23,3 olarak gerçekleşmiştir.
(4)
Endonezya menşeli önleme konu üründe ise fiyat kırılması sırasıyla %21,4,
_,9, %27,7 ve %15,1; fiyat baskısı ise sırasıyla %9,9, %15,9, %16,4 ve %25,1
olarak gerçekleşmiştir.
(5)
Malezya menşeli önleme konu üründe ise fiyat kırılması sırasıyla %28,6, %18,6,
%22,9 ve %22,6; fiyat baskısı ise sırasıyla %16,4, %13,7, %12,0 ve %33,2 olarak
gerçekleşmiştir.
(6)
Fujian Billion, Jiangsu Hengli ve Mutu Gading Tekstil firmaları nihai bildirim
raporuna verdiği görüşlerde Türkiye'ye ihraç fiyatlarının fiyat kırılmasına
sebep olmadığını iddia etmişlerdir. Ancak söz konusu soruşturmada menşe ülke
bazlı hesaplanan fiyat kırılması ve fiyat baskı oranlarının önemli düzeyde
olduğu belirlenmiştir.
(7)
Endonezya Hükümeti ve Sulindafin firması, YÜD'nin inceleme döneminde
fiyatlarını yükseltebildiğini ve dolayısıyla Endonezya menşeli ithalatın
fiyatlarının YÜD'nin yurtiçi satış fiyatları üzerinde baskı oluşturmadığını
iddia etmişlerdir. İHKİB ise tüm önleme konu ülke menşeli ithalatın ortalama
birim fiyatları için bu durumun söz konusu olduğunu belirtmiştir. Ancak yapılan
incelemede önleme konu tüm ülke menşeli ithalatın YÜD'nin yurtiçi satış
fiyatları üzerinde fiyat baskısı oluşturduğu belirlenmiştir.
Yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri
MADDE 16 - (1) Önleme
konu ülkeler menşeli ithalatın YÜD üzerindeki etkisinin belirlenmesinde, önlem
konusu üründe şikayet başvurusunda bulunan Korteks firmasının 2010-2013
(Ocak-Eylül) dönemine ait verileri esas alınmıştır.
(2)
Eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla 2013 yılına ait 9 aylık
veriler yıllıklandırılmış ve Türk Lirası bazındaki değerler TÜİK
istatistiklerinden alınan yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE)
kullanılarak enflasyondan arındırılarak elde edilen reel değerler 2010 yılı 100
kabul edilerek endekslenmiştir.
a)
Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)
1)
YÜD'nin üretim miktar endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde, takip eden
yıllarda sırasıyla 101, 79 ve 90 olarak gerçekleşmiştir. Kurulu kapasite 2010
yılında 100 kabul edildiğinde takip eden yıllarda aynı seviyede kalmıştır. KKO ise
100, 101, 79 ve 90 olarak gerçekleşmiştir.
b)
Yurt içi satışlar
1)
YÜD'nin yurtiçi satış miktar endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde, takip
eden yıllarda sırasıyla 92, 73 ve 97 olarak gerçekleşmiştir. Yurtiçi satış
hasılası ise 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip eden yıllarda 114, 89 ve
101 olarak gerçekleşmiştir.
c)
Yurt içi fiyatlar
1)
YÜD'nin ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı 2010 yılında 100 kabul
edildiğinde, takip eden yıllarda sırasıyla 124, 122 ve 104 olarak
gerçekleşmiştir.
ç)
İhracat
1)
YÜD'nin yurt dışı satış miktar endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde,
takip eden yıllarda sırasıyla 96, 91 ve 108 olarak gerçekleşmiştir. Yurt dışı
satış hasılası ise 2010 yılında 100 olarak kabul edildiğinde takip eden
yıllarda sırasıyla 121, 116 ve 130 olarak gerçekleşmiştir.
d)
Pazar payı
1)
YÜD'nin pazar payı 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip eden yıllarda
sırasıyla 85, 58 ve 77 olarak gerçekleşmiştir.
e)
Maliyetler
1)
YÜD'nin ağırlıklı ortalama birim ticari maliyeti 2010 yılında 100 kabul
edildiğinde takip eden yıllarda sırasıyla 131, 122 ve 124 olarak
gerçekleşmiştir.
f)
Kârlılık
1)
YÜD'nin birim yurtiçi satış karlılığı 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip
eden yıllarda sırasıyla 78, 117 ve (-)24 olarak gerçekleşmiştir.
g)
Stoklar
1)
YÜD'nin stok miktar endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip eden
yıllarda sırasıyla 187, 219 ve 117 olarak gerçekleşmiştir.
ğ)
İstihdam
1)
YÜD'nin direkt işçi sayısı endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip
eden yıllarda sırasıyla 105, yine 105 ve 99 olarak gerçekleşmiştir.
h)
Ücretler
1)
YÜD'nin üretimde çalışan işçilerinin aylık ücret endeksi 2010 yılında 100 kabul
edildiğinde takip eden yıllarda sırasıyla yine 100,105 ve 110 olarak
gerçekleşmiştir.
ı)
Verimlilik
1)
YÜD'nin işçi başına verimlilik endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip
eden yıllarda sırasıyla 96, 76 ve 91 olarak gerçekleşmiştir.
i)
Nakit akışı
1)
YÜD'nin nakit akışı endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde takip eden
yıllarda sırasıyla 77, 83 ve 5 olarak gerçekleşmiştir.
j)
Büyüme
1)
YÜD'nin bütün faaliyetlerine ilişkin aktif büyüklüğü 2010 yılında 100 kabul
edildiğinde takip eden yıllarda sırasıyla 111, 88 ve 140 olarak
gerçekleşmiştir.
k)
Sermaye artışı
1)
YÜD'nin bütün faaliyetlerine ilişkin öz sermayesi 2010 yılında 100 kabul
edildiğinde takip eden yıllarda sırasıyla 104, 80 ve 101 olarak
gerçekleşmiştir.
l)
Yatırımlardaki artış
1)
YÜD'nin incelenen dönemde tevsi yatırımı olmamıştır. YÜD'nin incelenen dönemde
yenileme yatırımı ise 2010 yılında 100 olarak alındığında takip eden yıllarda
sırasıyla 2.654, 95 ve 689 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu yatırımların
büyük ölçüde üretim sürecindeki dar boğazları giderme amacıyla yapıldığı
belirlenmiştir.
m)
Yatırımların geri dönüş oranı
1)
YÜD'nin bütün faaliyetlerine ilişkin yatırım hasılatı (Kar/Özkaynak) oranı 2010
yılında 100 kabul edildiğinde takip eden yıllarda sırasıyla 123, 62 ve 35
olarak gerçekleşmiştir.
Yerli üretim dalının ekonomik
göstergelerinin değerlendirilmesi
MADDE 17 - (1) YÜD'den temin
edilen veriler ışığında 2010-2013 dönemi için yapılan incelemede, YÜD'nin
üretim ve yurtiçi satışlarında önlemin yürürlükte olmasına rağmen bozulmalar
yaşandığı ve söz konusu dönemde YÜD'nin pazar payı kaybettiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, YÜD'nin sınai ve ticari maliyetlerindeki artışların son yılda
yurtiçi satış fiyatlarına yansıtılamadığı ve fiyatlarının olması gereken
seviyede belirlenemediğinden satış kârlılığında özellikle 2013 yılının
Ocak-Eylül döneminde önemli bozulmalar yaşandığı ve nakit akışının olumsuz
etkilendiği belirlenmiştir. Diğer taraftan, 2010-2012 yılları arasında dönem
sonu stoklarda önemli artış yaşandığı, 2013 yılının Ocak-Eylül döneminde ise bu
yükselmenin göreceli olarak azaldığı, ancak bunun benimsenen düşük üretim
seviyesi politikasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ürün istihdamında
incelenen dönemde dalgalanma yaşanırken üretimdeki azalma ile verimliliğin
önemli ölçüde bozulmadığı
belirlenmiştir.
(2)
Soruşturmaya konu ürünün YÜD'nin faaliyet alanının büyük bölümünü oluşturması
nedeniyle tüm faaliyetlere ilişkin göstergeler de önleme konu ürünün YÜD'deki
durumuna ilişkin dikkate alınmıştır. Bu kapsamda, net satışların azaldığı,
faaliyet karındaki düşüşün önemli seviyede olmamasına karşın net dönem karının
önemli ölçüde düştüğü, direkt işçi sayılarının düştüğü, yatırımların geri
dönüşü oranında önemli düşüş olduğu, ancak darboğazları gidermek ve verimliliği
artırmak amacıyla yatırımların devam ettiği belirlenmiştir. Bu bilgiler
ışığında YÜD'nin ekonomik göstergelerinde kırılgan yapının devam ettiği
değerlendirilmiştir.
(3)
Asia Pacific Fibers, Fujian Billion, Jiangsu Hengli, Mutu Gading Tekxtile,
Recron ve Sulindafin firmaları nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde,
YÜD'nin ekonomik göstergelerinde 2013 yılına kadar bozulma yaşandığı, ancak
2013 yılında düzelme gösterdiğinden bir zararın söz konusu olmadığını iddia
etmişlerdir. Öte yandan, 2013 yılındaki yüksek finansman maliyetinin zarara
sebep olan önemli unsur olduğunu ve bunun incelenmesi gerektiğini
belirtmişlerdir. Söz konusu soruşturma kapsamında damping önlemlerinin
halihazırda yürürlükte olmasından ötürü yapılan zarar incelemesinde zararın
varlığından ziyade zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
incelenmiştir. Bu çerçevede YÜD'nin ekonomik göstergelerinde kırılgan yapının
devam ettiği, bu nedenle yürürlükte bulunan önlemlerin kaldırılması durumunda
zararın devamının veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmiştir. Öte yandan, esas soruşturmada önlemlerin yürürlüğe
konulmasının amacının YÜD'nin dampingli ithalattan kaynaklanan zararını telafi
etmek olduğundan, önlemler yürürlüğe konulduktan sonra YÜD'nin finansman yüküne katlanıp
yatırımlarını artırma stratejisine gitmesinin beklenen bir durum olduğu
değerlendirilmiştir.
(4)
Öte yandan, aynı firmalar nihai bildirim raporuna verdikleri görüşlerde, zarar
inceleme döneminin 4 yıl alınmasının anlaşılmadığını, incelemenin 2011 yılında
başlaması durumunda zarar ortaya çıkmayacağından söz konusu dönemin kasıtlı
olarak seçildiğini iddia etmişlerdir. Ancak, bu Tebliğin 13 üncü maddesinde de
belirtildiği üzere, zarar inceleme dönemi belirlenirken objektif ve sağlıklı
değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla soruşturmanın açıldığı tarihte mümkün
olan en yakın tarihli veriler esas alınmakta olup, yakın tarihli dönem bir tam
yılı kapsamaması durumunda ise, geriye dönük en az 3 tam yılın incelemeye dahil
edilmesi gerekmektedir.
(5)
PT Polyfin Canggih firması da nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde,
değerlendirmelerin tarafsız yapılması ve delillere dayandırılması gerektiği,
halihazırda YÜD'de bir maddi zararın mevcut olmadığı ve önlemlerin yürürlükten
kalkması durumunda devamının veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel
olmadığını belirtmiştir. Ancak, zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
değerlendirmelerinde YÜD'deki zarar incelemesi, ithalatın seyri, önleme konu
ülkelerin üretim ve ihracat kapasiteleri, Türkiye ve ihracatçı ülke
pazarlarının durumu gibi unsurlardan yalnız bir tanesi olup, tüm
değerlendirmeler objektif ve delillere dayandırılarak yapılmaktadır.
(6)
Endonezya Hükümeti, Sulindafin firması ve İHKİB'in nihai bildirim raporuna
verdikleri görüşlerde, YÜD'nin incelenen dönemde yurtiçi ve yurtdışı satış
miktar ve değerinde potansiyel bir düşüş olmadığını, kapasite kullanım oranının
yüksek seyrettiğini, karlılıktaki düşüşün dampingli ithalat dışı diğer
unsurlardan kaynaklandığını iddia etmişlerdir. Ancak daha önce de belirtildiği
üzere, YÜD'nin zarar göstergeleri zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi
ihtimali incelemesinde yalnız bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Öte
yandan, Altıncı Bölümde diğer unsurların etkisi de incelenmiş olup, dampingli
ithalatın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali dışında diğer bilinen
unsurlardan herhangi birinin YÜD'de zararın devam etmesi veya yeniden meydana
gelmesi üzerinde önemli olumsuz etkiye neden olup olmadığı değerlendirilmiştir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Dampingin ve
Zararın Devamı veya Yeniden Meydana
Gelmesi
İhtimalinin Değerlendirilmesi
Genel Açıklamalar
MADDE 18 - (1) Yönetmeliğin
35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemlerin yürürlükten kalkması halinde
YÜD'de önleme konu ülkeler menşeli dampingli ithalattan kaynaklanan zararın
devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı
değerlendirilmiştir.
Önleme konu üründe toplam ihracat
kapasitesi
MADDE 19 - (1) Önleme
konu üründe toplam ihracat kapasitesi gözden geçirme dönemini kapsayan
2010-2013 arasındaki yıllar için International Trade Center - Uluslararası
Ticaret Merkezi (UTM) verilerine dayandırılarak incelenmiştir. Buna göre, önlem
konusu ürünün toplam ihracatı 2010 yılında 1.343.653 ton iken 2011 yılında 1.422.410 ton, 2012 yılında 1.530.432 ton, 2013 yılında ise 1.660.683 ton
olarak gerçekleşirken incelenen dönemde %23,6 oranında artış göstermiştir.
(2)
Değer olarak bakıldığında ise 2010 yılında
3.033.508 ABD Doları olan toplam
ihracat 2011 yılında 3.807.519 ABD
Doları, 2012 yılında 3.617.760 ABD
Doları, 2013 yılında ise 3.871.926 ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Buna göre
toplam ihracat incelenen dönemde değer bazında %27,6 oranında artış
göstermiştir.
(3)
Aynı yıllarda toplam ihracatın ortalama ihraç birim fiyatlarına bakıldığında
birim fiyatlar 2010 yılında 2,26 ABD Doları/Kg iken, 2011 yılında 2,68 ABD
Doları/Kg, 2012 yılında 2,36 ABD Doları/Kg, 2013 yılında ise 2,33 ABD Doları/Kg
olarak gerçekleşmiştir.
(4)
Poliester tekstüre ipliğin 2013 yılı miktar bazında en büyük ihracatçı ülkeleri
sırasıyla %34'lük pay ile ÇHC, %28 ile Hindistan, %8 ile Tayvan, %6 ile
Endonezya, %5 ile Vietnam ve %3 ile Malezya olmuştur. Bu çerçevede önleme konu
ÇHC, Endonezya ve Malezya sırasıyla birinci, dördüncü ve altıncı sırada yer
almaktadır.
Önleme konu ülkelerdeki üretim,
kapasite ve ihracat potansiyeli
MADDE 20 - (1) Poliester
tekstüre ipliklerin dünyadaki üretim kapasitesi ve önleme konu ülkelerdeki
durumu değerlendirilmiştir. Poliester tekstüre ipliklerin iki ön aşaması olan
poliester filaman iplik üretiminin toplam sentetik iplik hammaddesinin
üretiminin %49'unu oluşturduğu, filaman iplik üretiminin dünyada 2005-2013
yılları arasında %93 artış gösterdiği, incelenen 2010-2013 döneminde ise bu
artışın %28 mertebesinde olduğu tespit edilmiştir. 2013 yılı itibariyle
dünyanın en büyük 10 filaman iplik üreticilerinden 7'sinin ÇHC'de, birinin
Endonezya'da ve birinin Malezya'da bulunduğu belirlenmiştir. İncelenen
2010-2013 yılları arasında ise ÇHC'de yerleşik firmaların üretimleri iki katına
yakın artış gösterirken Avrupa ve Amerika kıtalarında poliester filaman iplik
üretimi son 10 yılda durağan seyretmiştir (European Man-Made Fibers
Association, 2013).
(2)
İleriye dönük olarak ise, poliester filaman iplik üretiminin önümüzdeki 10
yıllık dönemde yıllık ortalama %7,7 seviyesinde büyümesi beklendiği
belirtilmektedir. 2020 itibariyle poliester filaman iplik ile poliesterden
kesik elyaf ipliği toplam üretiminin %92'sinin Asya bölgesinde gerçekleşeceği
öngörülmekte olup, ÇHC'nin bu bölgede en büyük kapasiteye sahip olmasının
yanında söz konusu ülkede 2010 yılında ilave 1,5 milyon ton/yıl kapasite
artırımının yapıldığı (Man Made Fiber Year Book, 2010); 2013 yılı itibariyle
ise planlanan kapasite artışının 2,3 milyon ton/yıl olduğu ve son artırımlarla
söz konusu ülkedeki toplam kapasitenin 5 milyon ton/yıl seviyesine ulaştığı
belirlenmiştir (European Man-Made Fibers Association, 2013). Buna karşılık iç
talebin daha düşük seviyelerde büyümesi nedeniyle üretimin büyük ölçüde
ihracata yönelmeye devam edeceği öngörülmektedir. Bu bilgiler ışığında, söz
konusu kapasite seviyelerinin yurtiçi üretim ve tüketim seviyeleri ile karşılaştırılamayacak
büyüklükte olduğu değerlendirilmiştir.
(3)
PT Polyfin Canggih, firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde,
Endonezya'daki iç pazarın büyümesi nedeniyle ihraç piyasalarına daha az
yöneldiklerini ve dolayısıyla önlemlerin kalkması durumunda Türkiye pazarına
daha fazla yönelme durumlarının olmayacağını belirtmiştir. Öte yandan,
Endonezya'nın esas soruşturmada belirlenen en düşük önleme tabi olması ve
Türkiye'ye ihracatın gittikçe düşüyor olması önlemlerin yürürlükten kalkması
durumunda ihracatlarında bir artış olmayacağını gösterdiğini belirtmiştir.
Ancak, gözden geçirme döneminde Türkiye'nin Endonezya'nın en büyük ihracat
pazarı konumunda olması Endonezyalı ihracatçıların Türkiye'ye ihracat
kabiliyetine sahip oldukları ve önlemlerin kalması durumunda Türkiye pazarına
daha fazla yönelmelerinin muhtemel olduğu değerlendirilmiştir.
(4)
Sulindafin firması ise, önleme konu ülkelerdeki üretim kapasitesi incelemesinde
poliester tekstüre ipliğin hammaddesi olan filaman ipliğin üretim kapasitesinin
incelendiğini, bunun soruşturmaya konu ürün için yapılan değerlendirme için
gerçeği yansıtmadığını, ayrıca kapasite artışının yalnız ÇHC için olduğunu
belirtmiştir. Ancak, hammadde kapasitesinin önemli seviyede olması ve büyük
yatırımların devam ediyor olması tekstüre iplik üretiminde de paralel bir
artışın olacağına işaret ettiğinden poliester filaman iplik üretim
kapasitesinin poliester tekstüre iplik üretimi için önemli gösterge niteliği
taşıdığı değerlendirilmiştir. Öte yandan en büyük kapasite ÇHC'de olmasına
rağmen dünyanın en büyük üreticilerinin önleme konu ülkelerde yer aldıkları
belirlenmiştir.
(5)
Benzer şekilde İHKİB de, önleme konu ülkelerde kapasite artırımına gidilmesinin
dampingli ithalatın ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
için bir gösterge niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Ancak yapılan incelemede
önleme konu ülkelerdeki yüksek kapasite ve kapasite artışı söz konusu ülkelerin
Türkiye piyasasına giriş kabiliyetleri ve büyüyen Türkiye pazarı ile birlikte
değerlendirildiğinde, mevcut yüksek kurulu kapasite ve kapasite artırımına
ilişkin yatırımların dampingli ithalatın Türkiye piyasasına yöneleceğine ve
bunun YÜD üzerindeki zararın devamına veya yeniden meydana gelmesine neden
olacağına ilişkin önemli bir gösterge niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
(6)
Benzer şekilde 2010-2013 dönemi için UTM'den elde edilen veriler ve Eurostat
verileri çerçevesinde önleme konu ülkelerin poliester tekstüre iplik ihracat
kapasiteleri değerlendirilmiştir.
a)
ÇHC
1)
UTM'den elde edilen verilere göre ÇHC 2010 yılında 355.280 ton ile dünya toplam
ihracatının %26'sını, 2011 yılında
414.451 ton ile %29'unu, 2012 yılında 475.090 ton ile %31'ini, 2013
yılında ise 567.220 ton ile %34'ünü gerçekleştirerek artan toplam ihracat
içerisindeki payı ile dünyanın en büyük poliester tekstüre iplik ihracatçısı
konumundadır. ÇHC'den yapılan ihracatın ortalama birim fiyatları ise 2010
yılında 1,89 ABD Doları/Kg, 2011 yılında
2,33 ABD Doları/Kg, 2012 yılında 2,01 ABD Doları/Kg, 2013 yılında ise 2,00 ABD
Doları/Kg olarak gerçekleşerek dünya ortalama birim ihraç fiyatlarının önemli
ölçüde altında kaldığı ve incelenen dönem boyunca da sürekli düşüş gösterdiği
tespit edilmiştir. 2009-2013 yılları arasında miktar bazındaki ihracatında %18 artış gösteren ÇHC'nin, 2013
yılı itibariyle en büyük ihraç pazarlarını sırasıyla %19 ile Pakistan, %11 ile
Vietnam, %10 ile Güney Kore ve yine %10 ile Türkiye oluşturmaktadır.
2)
AB'nin Türkiye'ye coğrafi yakınlığı ile pazar özellikleri bakımından Türkiye'ye
benzemesi nedeniyle önleme konu ülkelerin AB ülkelerine ihracatı ve ortalama
ihraç fiyatları Türkiye'ye yönelik değerlendirmelerde önem taşımaktadır. Buna
göre, Eurostat verilerine göre 2010-2013 döneminde ÇHC, AB'nin önleme konu
üründe en çok ithalat yaptığı ülke olmuştur. ÇHC, AB'nin yaptığı ithalatın 2010
yılında 57.291 ton ile %32'sini oluştururken, takip eden yıllarda sırasıyla
59.649 ton ile %33,7'sini, 63.770 ton ile %36,6'sını, 2013 yılında ise 78.887
ton ile %41,2'sini oluşturmuştur. Birim fiyatlar ise aynı dönemde sırasıyla
2,02 ABD Doları/Kg, 2,55 ABD Doları/Kg, 2,22 ABD Doları/Kg ve 2,16 ABD
Doları/Kg seviyelerinde oluşarak AB'nin ortalama birim ithal fiyatlarının
altında seyretmiştir. Bu durum Avrupa'da yaşanan ekonomik krize rağmen ÇHC'nin
AB pazarına girebildiğini göstermektedir.
b)
Endonezya
1)
UTM'den elde edilen verilere göre Endonezya miktar bazında 2010 yılında 135.716
ton ile dünya toplam ihracatının %10'unu, 2011 yılında 122.893 ton ile %9'unu,
2012 yılında 98.607 ton ile %6'sını, 2013 yılında ise 95.509 ton ile yine
%6'sını gerçekleştirerek söz konusu ürünün ihracatında dünyada dördüncü sırada
yer almıştır. Birim ihraç fiyatları ise ortalama ihraç fiyatların altında
gerçekleşerek 2010-2013 döneminde sırasıyla 1,92 ABD Doları/Kg, 2,41 ABD
Doları/Kg, 2,18 ABD Doları/Kg ve 2,10 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
2009-2013 yılları arasında miktar bazındaki
ihracatında %11 azalma yaşanan Endonezya'nın 2013 yılı itibariyle en
büyük ihraç pazarlarını sırasıyla %34 ile Türkiye, %13 ile Brezilya, %6 ile İtalya
ve %5 ile Japonya oluşturmuştur.
2)
2010-2013 döneminde AB'nin toplam ithalatında Endonezya payına bakıldığında ise
2010 yılında 32.975 ton ile toplam ithalatın %18,5'ini, 2011 yılında 29.500 ton
ile %16,7'sini, 2012 yılında 23,082 ton ile %13,3'ünü, 2013 yılında ise 20.976
ton ile %11'ini oluşturduğu görülmektedir. Endonezya'nın birim fiyatları ise
incelenen yıllarda sırasıyla 2,03 ABD Doları/Kg, 2,55 ABD Doları/Kg, 2,33 ABD
Doları/Kg ve 2,26 ABD Doları/Kg seviyelerinde oluşarak AB'nin ortalama birim ithal
fiyatlarının altında seyretmiştir.
3)
Sulindafin firmasının nihai bildirime verdiği görüşlerde, Endonezya'nın
ihracatında Türkiye'nin önlemlerin yürürlükte olmasına rağmen en önemli pazar
konumunda olması nedeniyle zaten Türkiye piyasasına nüfuz edebildiği ve
önlemlerin kaldırılması ile bu durumda bir değişiklik olmayacağından, Endonezya
menşeli ithalatta damping devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimalinin
bulunmadığı iddia edilmiştir. Ancak, halihazırda Türkiye piyasasının Endonezya
için en önemli ihracat pazarı konumunda olması bu yönde bir sonuca varılmasına
neden olmadığı değerlendirilmiştir.
4)
Öte yandan aynı firma, incelenen dönemde önleme konu üründe dünya piyasasında
genel bir genişleme olduğunu ve Türkiye'ye yapılan ihracatın da buna paralel
izlediğini, bunun önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve
zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimaline bir gösterge olmadığını;
ayrıca, Türkiye'ye ihracatın düştüğünü ve ihraç fiyatlarında bir artış olduğunu
belirtmiştir. Ancak, yapılan incelemede, Endonezya'dan yapılan ithalatta bir
düşüş yaşanmadığı ve fiyatlarında artış olmadığı belirlenmiştir. Türkiye'nin
Endonezya için en önemli ihraç pazarı olması önemlerin yürürlükten kalkması
durumunda dampingin ve buna bağlı olarak zararın devamı veya yeniden meydana
gelmesi ihtimali yönündeki göstergelerden bazısı olduğu değerlendirilmiştir.
c)
Malezya
1)
UTM'den elde edilen verilere göre Malezya miktar bazında 2010 yılında 91.929
ton ile dünya toplam ihracatının %7'sini, 2011 yılında 96.472 ton ile yine
%7'sini, 2012 yılında 90.030 ton ile %6'sını, 2013 yılında ise 56.397 ton ile
%3'ünü gerçekleştirmiştir. Birim ihraç fiyatları ise ortalama ihraç fiyatların
altında gerçekleşerek 2010-2013 arası döneminde sırasıyla 1,80 ABD Doları/Kg, 2,22
ABD Doları/Kg, 1,96 ABD Doları/Kg ve 2,51 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.
2009-2013 yılları arasında miktar bazındaki
ihracatında %9 düşüş gösteren Malezya'nın 2013 yılı itibariyle en büyük
ihraç pazarları sırasıyla %18 ile Türkiye, %15 ile Vietnam, %9 ile Pakistan, %8
ile Almanya olmuştur.
2)
AB'nin toplam ithalatında Malezya'nın payına bakıldığında ise 2010 yılında
14.279 ton ile %8'ini, takip eden yıllarda ise sırasıyla 12.704 ton ile
%7,2'sini, 12.772 ton ile %7,3'ünü ve 12.754 ton ile %6,7'sini oluşturduğu
görülmektedir. Birim fiyatlar ise aynı dönemde sırasıyla 1,96 ABD Doları/Kg,
2,45 ABD Doları/Kg, 2,20 ABD Doları/Kg ve 2,13 ABD Doları/Kg seviyelerinde
oluşarak AB'nin ortalama birim ithal fiyatlarının altında seyretmiştir.
Türkiye pazarının önemi ve talebi
etkileyen unsurlar
MADDE 21 - (1) Önleme
konu ürün tekstil üreticileri ve dolayısıyla hazır giyim üreticileri için girdi
niteliği taşımaktadır. Poliester tekstüre iplikler, Türkiye tekstil ve hazır
giyim sektöründe hem geleneksel olarak hem de geliştirilen yeni teknolojiler ve
markalaşma ile sağlanan katma değer sayesinde oldukça canlı bir pazar
durumundadır. Diğer taraftan, Avrupa'da sentetik tekstil üretiminin incelenen
2010-2013 yılları arasında %16 seviyesinde düşüş gösterdiği belirlenmiştir
(European Man-Made Fibers Association, 2013). Bu durum, Türkiye'de sentetik
iplik talebinin coğrafi olarak öne çıktığını göstermektedir. Öte yandan, talebi
etkileyen en önemli unsurun düşük fiyat olduğu belirlenmiştir.
(2)
İncelenen dönemde önleme konu ülkelerdeki kapasite artışı ve ihracat
potansiyelinin Türkiye'ye yönlendirilme olasılığı 2010-2013 yıllarını kapsayan
gözden geçirme dönemi için incelenmiştir. Bu kapsamda, 2013 yılı itibariyle
Türkiye'nin Endonezya ve Malezya'nın toplam ihracatında birinci sırada, ÇHC'nin
toplam ihracatında ise dördüncü sırada yer alması nedeniyle Türkiye'nin söz
konusu ülkelerin mevcut ve artması muhtemel kapasitelerini yönlendirmeleri için
çok önlemli bir ihraç pazarı olduğu değerlendirilmiştir. Öte yandan, Türkiye'nin
söz konusu üründe tüketiminin arttığı ve başta Avrupa ve Rusya olmak üzere
komşu ve çevre ülkelere artış gösteren Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim
ihracatının Türkiye pazarını yurtdışında yerleşik iplik ihracatçıları için daha
önemli hale getirdiği değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, önleme konu
ülkelerdeki üretici/ihracatçıların üretimlerinin büyük bölümünü ihracata
yönlendirdikleri bilinmekte olup, Türkiye pazarının potansiyelini, dağıtım ve
pazarlama kanallarını iyi bilmeleri nedeniyle pazarın bu üreticiler için cazip
koşullar sunduğu değerlendirilmiştir.
Değerlendirme
MADDE 22 - (1)
Yukarıdaki bilgiler değerlendirildiğinde, önleme konu ülkelerin dünyadaki en
büyük kurulu kapasiteye sahip olduğu, yatırımlarla artmaya devam eden söz
konusu kapasitenin Türkiye'de yerleşik kurulu kapasiteyle karşılaştırılamayacak
büyüklükte olduğu; buna paralel olarak önleme konu ülkelerin ihracat
kapasitesinin yüksek olduğu, aynı zamanda Türkiye'nin canlı ve büyüyen bir
pazar olması sebebiyle söz konusu ülkelerin ihraç pazarları arasında
Türkiye'nin üst sıralarda yer almasının ilgili ülke ihracatçılarının Türkiye
piyasasına kolay nüfuz edebildiklerini gösterdiği; bu bağlamda, önlemlerin
yürürlükten kalkması durumunda önleme konu ülkelerdeki fazla kapasitenin Türkiye
piyasasına düşük fiyatlarla yönlendirilmesi ve bunun sonucunda zararın devamı
veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu anlaşılmıştır.
ALTINCI BÖLÜM
Diğer Hususlar
Zararın devamı veya yeniden meydana
gelmesini etkileyebilecek diğer unsurlar
MADDE 23 - (1) YÜD'de
zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesine yol açabileceği düşünülen
diğer bilinen unsurlar incelenmiştir.
Üçüncü ülkelerden ithalat
MADDE 24 - (1)
Soruşturma konusu ürünün üçüncü ülkelerden ithalatı 2010-2013 (Ocak-Eylül)
gözden geçirme dönemi için incelenmiştir. Söz konusu ithalat 2010 yılında
miktar bazında toplam ithalatın %54,2'sini oluştururken, 2011 yılında
%51,7'sini, 2012 yılında %56,3'ünü, 2013 yılının ilk 9 aylık döneminde ise
%60,1'ini oluşturmuştur. Diğer taraftan üçüncü ülkelerin yurtiçi tüketimdeki
pazar payları 2010 yılı 100 olarak alındığında takip eden yıllarda sırasıyla
103, 131 ve 139 olarak gerçekleşmiştir.
(2)
Buna göre üçüncü ülkelerden yapılan ithalatın pazar payının gittikçe arttığı
ama bununla birlikte ÇHC'den yapılan ithalatın da gözden geçirme döneminde
önleme rağmen düşüş göstermediği, Endonezya'nın payının dalgalı bir seyir
göstererek üçüncü ülke pazar payı ile paralellik arz ettiği, Malezya'dan
yapılan ithalatın pazar payının ise Endonezya'nın pazar payına benzer şekilde
dalgalanma gösterdiği, ancak üçüncü ülke pazar payı ile paralellik arz ettiği
belirlenmiştir. Bu çerçevede, üçüncü ülkelerden yapılan ithalata ilişkin olarak
yürürlükte bulunan önlemlerin kaldırılması sonucunda dampingli ithalatın devamı
veya yeniden meydana gelmesi ile YÜD'de zararın devamı veya yeniden meydana
gelmesi arasındaki illiyet bağını zayıflatacak bir bulguya rastlanmadığı
değerlendirilmiştir.
Diğer unsurların etkisi
MADDE 25 - (1) Yapılan
inceleme neticesinde, önlem yürürlüğe girdikten sonra önleme konu ürünün
kullanım alanı ve tüketici algılanmasının aynı kaldığı ve dolayısıyla tüketim
eğiliminde bir değişiklik olmadığı; önleme konu ürün ile YÜD tarafından
üretilen benzer ürünün üretim teknolojisinde bir değişim olmadığı, ayrıca,
gözden geçirme döneminde önleme konu ürünün ithalatında ve ihracatında
Türkiye'de ve önleme konu ülkelerde ticareti kısıtlayıcı bir gelişmenin
gerçekleşmediği tespit edildiğinden, dampingli ithalatın devamı veya yeniden
meydana gelmesi dışında diğer bilinen unsurlardan herhangi birinin YÜD'de
zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi üzerinde önemli olumsuz
etkiye neden olamayacağı belirlenmiştir.
(2)
PT Polyfin Canggih firması nihai bildirim raporuna verdiği görüşlerde, raporda
dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali ile YÜD'de zararın
devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali arasındaki illiyet bağına ilişkin
ayrı bir bölümün yer almadığını belirtmiştir. Ancak NGGS'lerde soruşturmayı
yürüten otoritenin illiyet bağını iki unsurdan ayrı üçüncü bir unsur olarak
incelemeye alma zorunluluğu bulunmamaktadır. Öte yandan, Beşinci Bölüm altında
incelenen diğer unsurlar ve etkileri incelendiğinden, dampingin devamı veya
yeniden meydana gelmesi ihtimali ve buna bağlı olarak zararın devamı veya
yeniden meydana gelmesi ihtimali incelemesi söz konusu illiyet bağını kuracak
niteliktedir.
(3)
Aynı firma, ADA'ya göre kesin önlemlerin bir gözden geçirme soruşturmasıyla
uzatılmasının ancak istisnai durumlarda mümkün olabileceğini ve söz konusu
istisnai koşulların oluşmaması nedeniyle önlemlerin uzatılmaması gerektiğini
belirtmiştir. Ancak söz konusu soruşturmada, dampingin devamı veya yeniden
meydana gelmesi ihtimali ile bunun sonucunda zararın devamı veya yeniden
meydana gelmesi ihtimaline ilişkin inceleme ve bulgular değerlendirildiğinde,
mevzuat hükümlerine göre yürürlükte bulunan kesin önlemlerin devam ettirilmesi
için yeterli delillerin mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
(4)
İHKİB ise, halihazırda yürürlükte bulunan koruma önleminin devam etmesine karar
verilmesi sonucu önlemin 11 yıl yürürlükte kalacağını ve bunun Türkiye
piyasasını bozucu etki yaratacağını belirtmiştir. Ancak, söz konusu önlemlerin
yürürlük sürelerinin uzatılması, ancak ithalat kaynaklı haksız rekabetin
önlenmesi amacıyla olacağından piyasayı bozucu değil düzeltici etki yaratacağı
değerlendirilmiştir. Öte yandan, ÇHC'nin Endonezya ve Malezya'dan ayrı
değerlendirilmesi gerektiğini, önlemlerin uygulanmasına devam edilmesi kararı
alınsa bile bunun yalnız ÇHC için olması gerektiğini belirtmiştir. Ancak,
soruşturma kapsamında önleme konu üç ülke menşeli ithalat için dampingin ve buna bağlı olarak zararın
devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali ayrı ayrı incelenmiş olup elde
edilen bulgular her ülke için ayrı değerlendirilmiştir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Değerlendirme
MADDE 26 - (1)
Uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin sona ermesi halinde, damping ve
zararın devam edip etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup
olmadığı konusu incelenmiş olup, önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda
üretici/ihracatçı firmaların önlemlerin yokluğundaki davranışlarını yeniden
yansıtacak olan esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının önemli
seviyelerde olduğu; YÜD'ün ürün karlılığı ile nakit akışında olumsuzluklar
bulunduğu, pazar payında düşüş yaşandığı; bunun yanı sıra soruşturma konusu
ülkelerin yüksek üretim ve kapasiteleri ile dünya ihracatındaki lider konumunun
sürdüğü ve soruşturma konusu üründe tüketimin ve ithalatın arttığı görülmüştür.
Bu kapsamda, mevcut önlemlerin ortadan kalkması durumunda dampingli ithalatın
ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu sonucuna
varılmıştır.
SEKİZİNCİ
BÖLÜM
Sonuç
Karar
MADDE 27 - (1)
Soruşturma sonucunda, yürürlükteki önlemlerin ortadan kalkması durumunda
dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel
olduğu tespit edildiğinden, ÇHC, Endonezya ve Malezya menşeli poliester
tekstüre iplik için İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2008/41
sayılı Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemlerin, İthalatta Haksız Rekabeti
Değerlendirme Kurulu'nun kararı ve Ekonomi Bakanı'nın onayı ile aşağıda
gösterilen şekilde değiştirilmeden uygulanmaya devam edilmesine karar
verilmiştir.
(03.02.2021 tarih ve 31384 sayılı R.G. 2021/6
sayılı Tebliğle değişik hali) mülga tablo
GTP
Eşya Tanımı
Menşe Ülke
Firmalar
Dampinge Karşı Önlem
(ABD doları/ton, CİF Bedelin %)
5402.33
Poliesterlerden
Tekstüre İplik
ÇHC
Hangzhou Xiangsheng Textile Co.Ltd.
335 ABD doları/ton
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co. Ltd.
297 ABD doları/ton
Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd.
268 ABD doları/ton
Diğerleri
351 ABD doları/ton
Endonezya
PT Indorama Synthetics Tbk.
48 ABD doları/ton
PT Mutu Gading
136 ABD doları/ton
PT Polyfin Canggih
120 ABD doları/ton
PT Asia Pacific Fibers Tbk
122 ABD doları/ton
PT Susilia Indah Synthetic Fibers Industries
(PT Sulindafin)
240 ABD doları/ton
Diğerleri
240 ABD doları/ton
Malezya
Tüm üretici/ihracatçılar
276 ABD doları/ton
Uygulama
MADDE 28 - (1) Gümrük
idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyonu numarası,
tanımı, menşe ülkesi ve üreticileri belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri
saklı kalmak kaydıyla, ithalatında karşılarında gösterilen oranda dampinge
karşı kesin önlemi tahsil ederler.
Yürürlük
MADDE 29 - (1) Bu Tebliğ
yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 30 - (1) Bu Tebliğ
hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
2021/6 sayılı tablo ile mülga tablo
GTP
Eşya Tanımı
Menşe Ülke
Üretici/İhracatçılar
Dampinge Karşı Önlem
(ABD Doları / Ton)
5402.33
Poliesterlerden Tekstüre İplik
Çin Halk Cumhuriyeti
Hangzhou Xiangsheng Textile Co.Ltd.
335
Jiangsu Hengli Chemical Fibre Co. Ltd.
297
Xiamen Xianglu Chemical Fiber Co.Ltd.
268
Diğerleri
351
Endonezya
PT Indorama Synthetics Tbk.
48
PT Mutu Gading
136
PT Polyfin Canggih
120
PT Asia Pacific Fibers Tbk
122
PT Susilia Indah Synthetic Fibers Industries (PT Sulindafin)
240
Diğerleri
240
Malezya
Tüm üretici/ihracatçılar
276