Uyuşmazlık Mahkemesi E 2014-916 K 2015-841; Bebek maması eşyasının bilahare ithalat belgesinde belirtilen özellikleri taşımadığından tarım fonu payı, bu pay üzerinden de noksan KDV verildiği gerekçesiyle davalı gümrük idaresince kesilen ek mali yükümlülük para cezasının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali için açılan davada, adli yargı yerince (Sulh Ceza Mahkemesince) verilen itirazın reddine dair kararın incelenmesinde; Mahkemenin mevzuat uyarınca görevli olmaması, ithalat sırasında davalı idarece anılan ürünün içeriği hakkında herhangi bir rapor düzenlenmemesi, analiz sonuçlarının geriye dönük olarak uygulanması nedenleriyle hukuka uygun düşmediği; idari yargı yerince (Vergi Mahkemesince) verilen işlemin iptaline dair kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, Adli yargı kararının kaldırılması, idari yargı kararının benimsenmesi suretiyle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİ gerektiği hk.
2247 SAYILI KANUN'UN 24.
MADDESİ GEREĞİNCE VERİLEN (HÜKÜM UYUŞMAZLIĞI) KARARLAR
PcGK Not: Benzer kararlardan sadece
birine yer verilmiş olup, aynı gün yayımlanan diğer kararlara http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/01/20160129M1-1.pdf
linkten
ulaşabilirsiniz
ESAS NO : 2014/916 KARAR NO
: 2015/841 KARAR TR : 28.12.2015 (Hukuk Bölümü)
Uyuşmazlık
Mahkemesi Başkanlığından:29.01.2016 tarih ve 29608 Mükerrer sayılı R.G.
ÖZET : Davacı şirket tarafından gümrük mevzuatı
uyarınca ithalatı gerçekleştirilen "bebek maması" evsafındaki ticari eşyanın
bilahare gümrük müfettişlerince yapılan kontrolünde, ithalat belgesinde
belirtilen özellikleri taşımadığı, dolayısıyla noksan tarım fonu payı, bu pay
üzerinden de noksan Katma Değer Vergisi verildiği gerekçesiyle davalı gümrük
idaresince kesilen ek mali yükümlülük para cezasının hukuka aykırı olduğundan
bahisle iptali için açılan davada, adli yargı yerince (Sulh Ceza Mahkemesince)
verilen itirazın reddine dair kararın incelenmesinde; Mahkemenin mevzuat
uyarınca görevli olmaması, ithalat sırasında davalı idarece anılan ürünün
içeriği hakkında herhangi bir rapor düzenlenmemesi, analiz sonuçlarının geriye
dönük olarak uygulanması nedenleriyle hukuka uygun düşmediği; idari yargı
yerince (Vergi Mahkemesince) verilen işlemin iptaline dair kararın usul ve
kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, Adli yargı kararının kaldırılması, idari
yargı kararının benimsenmesi suretiyle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİ
gerektiği hk.
K A RA R
Hüküm Uyuşmazlığının Giderilmesini isteyen : Gümrük ve
Tic. Bak. adına Ambarlı Gümrük Md.
Vekili : Av. R.P.
Karşı Taraf : N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret
Anonim Şirketi
Vekili : Av. T.K.
O L A Y :
I- Davacı vekilince 11.7.2011 tarihli dava
dilekçelerinde aynen "Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından müvekkil N. Gıda
Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'ye gönderilen 21.05.2011 tarihli ve 6969, 6978,
6975, 6972, 6981, 6984, 6943, 6953, 6957, 6950, 6966 sayılı Ek Mali Yükümlülük
Para Cezası Kararlarında İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23.12.2009 tarih ve 81-92-07, 91- 89-13 sayılı raporuna göre, firmamız adına
tescilli İM124354/06.09.2010 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile
ithali gerçekleştirilen eşyamızın (B. Muzlu Muhallebi) isimli bebek ve çocuk ek
besini GTİP'inin 1901.90.99.10 olarak değiştirilmesi ve tarım payı kodunun 7026
olarak belirlenmesi dolayısıyla 2976
sayılı Dış Ticaretin düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'un 4. maddesi gereğince
hakkımızda çıkarılan 188-TL noksan ek mali yükümlülüğün 2 katı olan para
cezalarının Kabahatler Kanununun 17/6 maddesi gereğince 1 ay içinde ödenmesi
istenilmektedir.
Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün 21.05.2011 tarihli idari
para cezası ihbarnamelerinin herhangi bir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Şöyle
ki;
A) Davalı idare tarafından aynı beyannameye konu
ürünün 7001 TKF kodu üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle idari
işlem tesis edilmiştir:
Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından, Gümrük Kontrolorü
Y.K.T. ve M.M. tarafından tanzimli 23.12.2009 tarih ve 81.92/07.91.89/13 sayılı
cevaplı rapora istinaden düzenlenen 14.06.2010 tarih ve "muhtelif' sayı ile
müvekkil aleyhine, davamız konusu beyanname ile aynı mala ilişkin olarak 22
adet TKF ve KDV gelir eksikliği tebligatlarına binaen toplam 6.686,00-TL TKF,
495,00-TL KDV ve 1/4 indirimli 1.237,00-TL'lik 3 kat KDV para cezalarının
tamamı herhangi bir itirazda bulunulmaksızın ödenerek dosyalarımız
kapatılmıştır.
İlgili kararlarda, daha önce AB (Çek Cumhuriyeti)'den
ATR eşliğinde gönderilen (dolayısıyla tüm Avrupa Birliği ülkelerinde
2104.20.00.00.00 GTİP'de işlem görmekte olan ve bu GTİP üzerinden tüm dünya
ülkelerine ihraç edilen) ve mevcut içerik belgelerine istinaden
2104.20.00.00.00 GTİP'de "Homojeneize gıda müstahzarı" olarak beyan etmekte
olduğumuz "B. Kayısı Ananas Püresi" ve "B. Muzlu Muhallebi" cinsi ürünlerimiz
kimyagerlik raporundan geçirilmek suretiyle 1901.10.00.19.00 GTİP'den beyan
edilmesi gerektiği ve toplu konut payı kodunun (diğer ismi tarım payı kodu) da
7001 olması gerektiğinden bahisle işlem tesis edilmiştir. Müvekkil tarafından
makul bulunan söz konusu kararlara herhangi bir itirazda bulunulmamış olup
gerekli ödemeler yapılmış ve o tarihten sonra da ilgili cins ürünler kararlara
uygun olarak 1901.10.00.19.00 GTİP ve 7001 TKF üzerinden beyan edilmeye
başlanmıştır.
Davalı idare, daha önce kimyagerlik analizi uygulamış
olduğu ve bu analizlere göre işlem tesis ettiği ürünlere ilişkin olarak ve dava
konusu beyanname ile ithal edilen parti dışında tedarik edilen bir ürün
üzerinde 221 no ve 31.10.2009 tarih ile haricen yeniden analiz yaptırtmıştır.
Daha önce 1901.10.00.19.00 GTİP ve 7001 TKF kodlu olarak beyan edilmesi
gerektiğini belirtilen ürünler, bu kez 1901.90.99.10.00 GTİP ve 7026 TKF kodu
üzerinden beyan edilmesi gerektiğinden bahisle dava konusu kararlar tesis
edilmiştir.
Davalı idarenin, aynı beyanname konusu ürün hakkında
iki farklı rapor dolayısıyla iki farklı GTİP ve TKF numarası öngörerek
birbiriyle çelişen iki farklı idari para cezası uygulaması hukuka aykırıdır.
Kanaatimizce, öncelikle çelişkiyi gidermek yönünde inceleme başlatılarak konuyu
açıklığa kavuşturacak şekilde kapsamlı bir analize başvurulması ve bu analiz
sonucuna göre nihai kararın verilerek tarafımıza tebliği gerekirdi.
B) Dava konusu karara dayanak tahlil sonucunun hatalı
olduğu kanaatindeyiz:
Dava konusu idari para cezasının uygulanması
gerektiğini belirten Kontrolör M.M. tarafından hazırlanmış bulunan rapor,
kontrolörün isteği üzerine haricen "B. Kayısı Ananas Püresi" ve "B. Muzlu
Muhallebi" isimli ürünlerimiz üzerinde 31.10.2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13
sayılı raporuna göre gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki söz konusu tahlil
tutanağı tarafımıza tebliğ edilmemiş olup, hangi ürün üzerinden hangi tutanakla
alındığı ve nasıl tahlil edildiği hususu tarafımızca anlaşılamamış
bulunmaktadır. Bu yüzden davalı İdare tarafından ileride Sayın Mahkemenize
sunulması halinde itiraz hakkımızı ayrıca saklı tutuyoruz.
Diğer taraftan, davaya konu ürünler gerek müvekkil
tarafından gerekse davalı İdare tarafından müteaddit kereler kimyagerlik
tahliline tabi tutulmuştur, ekte de sunmakta olduğumuz işbu örnek tahlil
raporlarından da anlaşılacağı üzere, ilgili ürünler her defasında, %7,00,
%7,40, %7,6 oranlarında şeker tespit edilmiş olup bu itibarla tarım payı
kodları da her seferinde 7001 olarak belirlenmiş ve dolayısıyla bu tarım payı
koduna istinaden 8,80 EUR/lOOkg üzerinden toplu konut payı ödemesi
gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Kanaatimizce, sayın Kontrolör M.M. tarafından
haricen istenilen tahlil yanlış ürünler üzerinden yaptırılmış ve/veya ilgili
tahlil hatalı olarak gerçekleştirilmiştir.
Nitekim, aynı ticari tanımlı ürünlerimizin daha
sonraki işlemler için yapılan tahliller sonucu belirlenen tarım payı kodunun
(TPK:7001), ilk yapılanlarla aynı olarak (TPK:7001) olarak tespit edilmesi de
bu karışıklığın en önemli kanıtı olarak değerlendirilmelidir.
C) Sayın mahkeme'den dava konusu ürün üzerinde
bilirkişi incelemesi yaptırılarak GTİP ve TPK kodlarının tespit edilmesini
talep ederiz:
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, gerek müvekkil
gerekse davalı İdare tarafından yıllardır aynı kimyagerlik nezdinde
yaptırılagelmekte olan tahlil raporları ile davaya konu işleme dayanak teşkil
ettiği belirtilen tahlil raporu arasında ciddi bir çelişki bulunmaktadır.
Aynı kimyagerlik tarafından, aynı ürün üzerinde
yaptırılan tahlillerin birbiriyle çelişecek şekilde sonuçlar verdiği göz önüne
alınarak, bundan sonra ilgili ürüne uygulanması gereken GTİP ve TPK kodlarının
belirlenmesi amacıyla, Sayın Mahkemenizden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını
talep ederiz…
Sonuç ve İstem :Yukarıda arzedilen ve res'en nazara
alınacak diğer nedenlerle, yasal her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile;
1- Öncelikle ilgili ürün yönünden ayrıntılı ve
kapsamlı bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu ürünlerin GTİP
ve TPK kodlarının Sayın Mahkemenizce tespitine karar verilmesini,
2- İdare tarafından düzenlenen 21.05.2011 tarihli ceza
ihbarnamelerine itirazımızın kabul edilerek, mezkur kararın iptaline karar
verilmesini,
3- Yargılama masrafları ve ücret-i vekaletin davacı
taraflara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve
talep ederiz" denilmek suretiyle adli yargı yerinde dava açılmıştır.
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi, 25.10.2011 gün ve
Değişik İş No: 2011/1027 sayı ile, "Başvurunun usulden kabulüne, Başvuru
dilekçelerinin bir örneğinin karşı taraf Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne tebliği ile
tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili kurumca başvuru konusu idari
yaptırımlara ilişkin işlem dosyalarının tamamının onaylı örneklerinin
mahkememize gönderilmesi, idari para cezalarının itiraz edene hangi tarihte
tebliğ edildiğinin mahkememize bildirilmesi ve itiraza ilişkin cevap
dilekçelerinin mahkememize gönderilmesinin istenmesine, cevap dilekçesi
geldiğinde bir örneğinin itiraz edene varsa vekiline tebliğine, bu nedenle
incelemenin 23.12.2011 günü saat 09:30'a bırakılmasına" karar vermiş, aynı
mahkemenin 23.12.2011 günlü 1. celsesinde "Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne müzekkere
yazılarak tahlil için alınan numune ürünlerin mahkemelerine gönderilmesinin
istenilmesine, bu nedenle incelemenin 9.3.2012 günü saat 9:22'ye bırakılmasına
karar vermiştir.
Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı Gümrük
Müdürlüğünün 13.1.2012 günlü cevabi yazısında "Söz konusu beyannamelerin
ithalat işlemleri 2010 yılında gerçekleştiğinden ve tahlil için alınan
numuneler tahlil sırasında tüketildiğinden müdürlüğümüzde
bulunmamaktadır."denilmiştir.
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 9.3.2012 günlü
2. celsesinde "İtiraz eden vekiline tebligat çıkarılarak tahlil yapıldığı
tarihte şirketleri tarafından başka bir laboratuara yaptırılmış tahlil raporu
bulunup bulunmadığının, varsa inceleme gününe kadar mahkememize sunmasının
istenilmesine, bu nedenle incelemenin 01.06.2012 günü saat 10:30'a
bırakılmasına" karar vermiştir.
BÜYÜKÇEKMECE 4. SULH CEZA MAHKEMESI; 1.6.2012 gün ve
Değişik İş No: 2011/1027 sayı ile, "İtiraz eden vekili tarafından Ambarlı
Gümrük Müdürlüğünün 21/05/2011 tarih, 6969 sıra nolu 3.792,00TL, aynı tarihli
6978 sıra nolu 9,35TL, aynı tarihli 6975 sıra nolu 320,00TL, aynı tarihli 6972
sıra nolu 400,00TL, aynı tarihli 6981 sıra nolu 172,00TL, aynı tarihli 6984
sıra nolu 928,00TL, aynı tarihli 6943 sıra nolu 2.568,00TL, aynı tarihli 6953
sıra nolu 2.788,00TL, aynı tarihli 6957 sıra nolu 8.476,00TL, aynı tarihli 6950
sıra nolu 3.278,00TL, aynı tarihli 6966 sıra nolu 376,00TL 'lik idari
yaptırımların usul ve yasaya aykırı bir şekilde haksız yere ceza tutanakları
düzenlendiğini bu tutanakların iptaline karar verilmesini dava ve talep
etmiştir.
Başvurular usulden kabul edilerek duruşma açılmaksızın
yapılan incelemede, itiraz dilekçeleri ekleri ile birlikte karşı tarafa tebliğ
edilmiş olup; karşı taraf olan Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 21/05/2011 tarih,
6969 sıra nolu 3.792,00TL, aynı tarihli 6978 sıra nolu 9,35TL, aynı tarihli
6975 sıra nolu 320,00TL, aynı tarihli 6972 sıra nolu 400,00TL, aynı tarihli
6981 sıra nolu 172,00TL, aynı tarihli 6984 sıra nolu 928,00TL, aynı tarihli
6943 sıra nolu 2.568,00TL, aynı tarihli 6953 sıra nolu 2.788,00TL, aynı tarihli
6957 sıra nolu 8.476,00TL, aynı tarihli 6950 sıra nolu 3.278,00TL, aynı tarihli
6966 sıra nolu 376,00TL 'lik idari yaptırımlara ilişkin tüm bilgi, belge ve
dosya kapsamı incelenmiş, ithal edilen mamalar üzerinde numune alınarak tahlil
yapıldığı, tahlil sonucunda mamanın içeriğine göre KDV farkı olduğunun
anlaşılması üzerine KDV farkı için idari para cezası uygulandığı, idari para
cezalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla
itirazların reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesisi uygun
görülmüştür.
Hüküm : Gerekçesi
yukarıda açıklandığı üzere; Başvuruların REDDİNE," karar
vermiş, bu karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
II- Davacı vekilince 19.08.2011 günlü dava
dilekçesinde aynen "Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından müvekkil N. Gıda
Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.'ye gönderilen 3 adet kararda İstanbul Gümrük Bölge
Laboratuvar Müdürlüğü'nün 23.12.2009 tarih ve 81 -92-07,91-89-13 sayılı
yazılarına dayalı olarak 30.10.2010 tarihli 221 sayılı kimyagerlik raporuna
göre, firmamız adına tescilli IM157183/09.11.2010 tarihli serbest dolaşıma
giriş beyannamesi ile ithali gerçekleştirilen eşyamızın (B. Kayısı Ananas
Püresi isimli bebek ve çocuk ek besini) tarım payı kodunun 7026 olarak
belirlenmesi dolayısıyla hakkımızda 1.284,00 TL Tarım Koruma Fonu ve buna
isabet eden 103-TL KDV farkının 3 katı olan 309,00 TL KDV para cezası ile 2976
sayılı Dış Ticaret Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 4. maddesi gereğince
hakkımızda çıkarılan 1.284,00-TL noksan ek mali yükümlülüğün 2 katı olan
2.568,00 TL TKF para cezasının 1 ay içinde ödenmesi istenilmektedir.'
Yukarıda belirtilen 3 adet karara karşı 21.06.2011
tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde itirazda bulunulmuş olup,
itirazlarımızın üzerinden 30 günlük süre geçmiş olmasına rağmen tarafımıza
idare tarafından olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap verilmemiş olduğundan
huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olmuştur.
Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün yukarıda belirtilen
işlemlere konu ihbarnamesinin herhangi bir yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki;
A- Davalı idare tarafından,
aynı ürünün 7001 TKF kodu üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle
idari işlem tesis edilmiştir:
Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından, Gümrük Kontrolorü
Y.K.T. ve M.M. tarafından tanzimli 23.12.2009 tarih ve 81.92/07.91.89/13 sayılı
cevaplı rapora istinaden düzenlenen 14.06.2010 tarih ve "muhtelif' sayı ile
müvekkil aleyhine, davamız konusu beyannamenin de içinde bulunduğu 22 adet TKF
ve KDV gelir eksikliği tebligatlarına binaen toplam 6.686,00-TL TKF, 495,00-TL
KDV ve l/4 indirimli 1.237,00-TL'lik 3 kat KDV para cezalarının tamamı herhangi
bir itirazda bulunulmaksızın ödenerek dosyalarımız kapatılmıştır.
İlgili kararlarda, daha önce AB (Çek Cumhuriyeti)'den
ATR eşliğinde gönderilen (dolayısıyla tüm Avrupa Birliği ülkelerinde
2104.20.00.00.00 GTİP'de işlem görmekte olan ve bu GTÎP üzerinden tüm dünya
ülkelerine ihraç edilen) ve mevcut içerik belgelerine istinaden
2104.20.00.00.00 GTİP'de "Homojeneize gıda müstahzarı" olarak beyan etmekte
olduğumuz "B. Kayısı Ananas Püresi" ve "B. Muzlu Muhallebi" cinsi ürünlerimiz
kimyagerlik raporundan geçirilmek suretiyle 1901.10.00.19.00 GTİP'den beyan
edilmesi gerektiği ve toplu konut payı kodunun (diğer ismi tarım payı kodu) da
7001 olması gerektiğinden bahisle işlem tesis edilmiştir. Müvekkil tarafından
makul bulunan söz konusu karârlara herhangi bir itirazda bulunulmamış olup
gerekli ödemeler yapılmış ve o tarihten sonra da ilgili cins ürünler kararlara
uygun olarak 1901.10.00.19.00 GTÎP ve 7001 TKF üzerinden beyan edilmeye
başlanmıştır.
Davalı idare, daha önce kimyagerlik analizi uygulamış
olduğu ve bu analizlere göre işlem tesis ettiği ürünlere ilişkin olarak ve dava
konusu beyanname ile ithal edilen parti dışında tedarik edilen bir ürün
üzerinde 221 no ve 30.10.2010 târih ile haricen yeniden analiz yaptırtmıştır.
Daha önce 1901.10.00.19.00 GTÎP ve 7001 TKF kodlu olarak beyan edilmesi
gerektiğini belirtilen ürünler, bu kez 1901.90.99.10.00 GTİP ve 7026 TKF kodu
üzerinden beyan edilmesi gerektiğinden bahisle dava konusu kararlar tesis
edilmiştir.
Davalı idarenin, aynı beyanname hakkında iki farklı
rapor dolayısıyla iki farklı GTİP ve TKF numarası öngörerek birbiriyle çelişen
iki farklı idari para cezası uygulaması hukuka aykırıdır. Kanaatimizce,
öncelikle çelişkiyi gidermek yönünde inceleme başlatılarak konuyu açıklığa
kavuşturacak şekilde kapsamlı bir analize başvurulması ve bu analiz sonucuna
göre nihai kararın verilerek tarafımıza tebliği gerekirdi.
B- Dava konusu karara dayanak tahlil sonucunun hatalı
olduğu kanaatindeyiz:
Dava konusu idari para cezasının uygulanması
gerektiğini belirten Kontrolör M.M. tarafından hazırlanmış bulunan rapor,
kontrolörün isteği üzerine haricen "B. Kayısı Ananas Püresi" ve "B. Muzlu
Muhallebi" isimli- ürünlerimiz üzerinde 30.10.2010 tarih ve 221 sayı ile
gerçekleştirilmiş bulunmaktadır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki söz konusu tahlil
tutanağı tarafımıza tebliğ edilmemiş olup, hangi ürün üzerinden hangi tutanakla
alındığı ve nasıl tahlil edildiği hususu tarafımızca anlaşılmamış
bulunmaktadır. Bu yüzden davalı İdare tarafından ileride Sayın Mahkemenize
sunulması halinde itiraz hakkımızı ayrıca saklı tutuyoruz.
Diğer taraftan, davaya konu ürünler gerek müvekkil
tarafından gerekse davalı İdare tarafından müteaddit kereler kimyagerlik
tahliline tabi tutulmuştur, ekte de sunmakta olduğumuz işbu örnek tahlil
raporlarından da anlaşılacağı üzere, ilgili ürünler her defasında, %7,00,
%7,40, %7,6 olanlarında şeker tespit edilmiş olup bu itibarla tarım payı
kodları da her seferinde 7001 olarak belirlenmiş ve dolayısıyla bu tarım payı
koduna istinaden 8,80 EUR/l00 kg üzerinden toplu konut payı ödemesi
gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Kanaatimizce, sayın Kontrolör M.M. tarafından
haricen istenilen tahlil yanlış ürünler üzerinden yaptırılmış ve/veya ilgili
tahlil hatalı olarak gerçekleştirilmiştir.
Nitekim, aynı ticari tanımlı ürünlerimizin daha
sonraki işlemler için yapılan tahliller sonucu belirlenen tarım payı kodunun
(TPK:7001) ilk yapılanlarla aynı olarak (TPK:7001) olarak tespit edilmesi de bu
karışıklığın en önemli kanıtı olarak değerlendirilmelidir.
C- Sayın mahkeme'den dava konusu ürün üzerinde
bilirkişi incelemesi yaptırılarak GTİP ve TPK kodlarının tespit edilmesini
talep ederiz:
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, gerek müvekkil
gerekse davalı İdare tarafından yıllardır aynı kimyagerlik nezdinde
yaptırılagelmekte olan tahlil raporları ile davaya konu işleme dayanak teşkil
ettiği belirtilen tahlil raporu arasında ciddi bir çelişki bulunmaktadır.
Aynı kimyagerlik tarafından, aynı ürün üzerinde
yaptırılan tahlillerin birbiriyle çelişecek şekilde sonuçlar verdiği göz önüne
alınarak, bundan sonra ilgili ürüne uygulanması gereken GTİP ve TPK kodlarının
belirlenmesi amacıyla Sayın Mahkemenizden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını
talep ederiz…
Sonuç ve İstem :Yukarıda arzedilen ve res'en nazara
alınacak diğer nedenlerle, yasal her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile;
Öncelikle ilgili ürün yönünden ayrıntılı ve kapsamlı
bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava konusu ürünlerin GTİP ve TPK
kodlarının Sayın Mahkemenizce tespitine karar verilmesini,
İdare tarafından düzenlenen 30.05.2011 tarih ve 32231
sayılı TKF ve buna isabet eden KDV gelir eksikliği taahhuku kararı, 21.05.2011
tarih ve 6941 sayılı KDV para cezası kararı ve 21.05.2011 tarih ve 6943 sayılı
TKF idari para cezası kararlarının iptaline karar verilmesini," arz ve talep
ederiz denilmek suretiyle idari yargı yerinde dava açılmıştır.
Davalı T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Ambarlı Gümrük
Müdürlüğünce, Vergi Mahkemesi kayıtlarına giren cevap dilekçesinde aynen
"Müdürlüğümüzce N. Gıda Ürünleri San. ve Tic. A. Ş. firması adına tescilli 09.11.2010
tarihli 157183 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalarla
ilgili olarak, Müsteşarlığımız Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünden alınan
21.03.2011 tarihli 4268 sayılı yazıda; beyanname eki 21.10.2010 tarihli,
10421375 sayılı fatura kapsamı 110994 kodlu "B. APRICOT PINEAPPLE PRUEE WITH
YOGHURT 6X125 GR" ticari isimli eşya 1901.10.00.19.00 beyan edilip 7001 tarım
payı kodu tespit edilerek 8.80 EUR/100 kg. üzerinden toplu konut fonu (tarım
Payı) uygulanarak ithal işleminin tamamlandığı; Gümrük Kontrolörü Y.K.T. ve
M.M. tarafından Müdürlüğümüz teftişi sonucunda düzenlenen 23.12.2009 tarih ve
81-92-07, 91-89-13 sayılı Cevaplı Raporun incelenmesi sonucunda 110994 kodlu
"B. APRICOT PINEAPPLE WITH YOGHURT 125 GR" ticari isimli eşyanın İstanbul
Gümrük Bölge Lab. Müd. analiz için gönderildiği bahsi geçen laboratuvarca
düzenlenen 30.10.2009 tarihli, 221 sayılı raporda ithal konusu ürünün "malt
hülasası; tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan esasına un,
hububatın öğütülmesinden elde edilen küçük parçalar, kaba un, nişasta veya malt
hülasını teşkil eden gıda müstahzarları; tarifenin başka yerinde belirtilmeyen
veya yer almayan esasına 04.01 ila 04.04 pozisyonlarında yer alan maddeler
teşkil eden gıda müztahzarları; Diğerleri; Diğerleri; Diğerleri; esasının 04.01
ila 04.04 pozisyonlarında yer alan maddeler teşkil edenler" olarak
belirtildiğinin görüldüğü belirtilerek, anılan 221 sayılı Rapor doğrultusunda
1901.90.99.10.00 GTİP'te sınıflandırılan 110994 kodlu "B. APRICOT PINEAPPLE
WITH YOGHURT 125 GR" ticari isimli eşyanın meursing tablo uygulamasına yönelik
tarım payına esas alınacak parametrelerinin süt yağı %0, süt proteini %4,4,
nişasta/glikoz %6,5, sak/inv. Şek/izoglikoz %6,12 olarak belirlendiği
belirtilmiş olup, bu nedenle söz konusu ürüne ilişkin tarım payı ve bu nedenle
doğacak KDV'nin tahsili ile KDV farkı için cezai işlem yapılması gerektiği
bildirilmiştir.
İstanbul Bölge Laboratuarının bahsi geçen raporunda
belirtilen oranların kod numaralarını gösterir Bilişim Tablosuna (Meursing
Tablosu) tatbiki sonucu "B. APRICOT PINEAPPLE WITH YOGHURT 125 GR" ticari
isimli eşyanın tarım payı kodunun 7026, uygulanması gereken oranın 30,81
EUR/100kg olması gerektiği; bu nedenle beyannamede beyan edilen GTİP ile tespit
edilen GTIP arasında vergi farkı bulunmadığı için tarife değişikliği ile ilgili
olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 241/1 inci maddesinin tatbik edilmesi ile
fark 22.01 (EURO/l00 kg) oranındaki TPFO'nun tatbik edilmesi sonucu ortaya
çıkan gelir eksikliğinin takip ve tahsili ile ayrıca 4458 Gümrük Kanunu'nun
193/3 üncü maddesi ile 2976 sayılı Dış Ticaret Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 4
üncü maddesi ve 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 51 inci maddesi gereğince işlem
yapılması talimatlandırılmış olup, söz konusu talimat uyarınca Müdürlüğümüzce
32231 sayılı 30.05.2011 tarihli ek tahakkuk 6941-6943 sayılı, 21.05.2011
tarihli, KDV-TKF Para Cezası Kararları düzenlenerek yükümlüsüne tebliğ edilmiş
olup, vekilince itiraz edilmesi üzerine dosya Başmüdürlüğümüze intikal
ettirilmiştir.
Malumları olduğu üzere, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun
3 üncü maddesinde gümrük vergileri tanımlanmış, 15 inci maddesînde de gümrük
vergilerinin, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük
tarifesine göre hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197/2 nci maddesi;
"Yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen
veya 1 inci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük vergilerine
ilişkin tebligat, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde
yapılır."
193/3 üncü maddesi; "Beyan sahibinin hatalı beyanı
sonucu hiç alınmadığı veya noksan alındığı tespit edilen gümrük vergilerine,
gümrük yükümlülüğünün başladığı tarih ile vergilerin kesinleştiği tarih
arasındaki süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 51 inci maddesine göre tespit edilen gecikme zammı oranında faiz
uygulanır. Gümrük vergilerinin kesinleşmesinden önce ödenmek istenmesi
durumunda faiz, ödeme tarihine kadar hesaplanarak vergiler ile birlikte tahsil
edilir."
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 48 inci
maddesinin 1 inci paragrafında "bu kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik
ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış Katma Değer
Vergisi hakkında Gümrük Kanunu'ndaki esaslara göre işlem yapılır." hükmünü
içermektedir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 232 nci maddesi; "Bu
Kısmın İkinci Bölüm hükümlerine göre gümrük vergileri ile birlikte alınması
gereken para cezaları bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ
edilir ve aynı zamanda ödenir."
234/1 inci maddesi; Serbest dolaşıma giriş rejimine
veya geçici muafiyet düzenlenmesine tabii tutulan eşyaya ilişkin olarak,
yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) 15 inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini
oluşturan unsurlarda ve vergilendirilmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi
ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan gümrük vergisi ile
muayene sonuçlarına göre alınması gereken gümrük vergisi arasındaki fark %5'i
aştığı takdirde, gümrük vergisinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası
alınır."
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/3 üncü, maddesi:
"Nispi idari para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz
yıldır."
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 51 inci
maddesi de; "Mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla tahakkuk veya
inceleme yapanların ve yahut teftişe yetkili kılınanların bulundukları
matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında Gümrük Kanunu uyarınca
gümrük vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanır." hükmündedir.
2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında
Kanunu'nun 4 üncü maddesinde; Bakanlar Kurulu Kararıyla tahsil edilen ek mali
yükümlülükleri (Toplu Konut Fonu) yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer
dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenler noksan mali yükümlülüğün (Toplu Konut
Fonunun) iki katı para cezasına çarptırılır." hükmüne amirdir.
Müdürlüğümüzce yapılan işlemde kanun ve mevzuat
çerçevesinde yasal bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç ve talep : Yukarıda açıklanan ve re'sen göz
önüne alınacak nedenlerden dolayı davanın reddini, yargılama giderleri ve
vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep
ederim."denilmiştir.
İSTANBUL 6. VERGİ MAHKEMESİ : 30.12.2011 gün ve E:
2011/1555, K: 2011/4882 sayı ile, " Dava, davacı şirket tarafından, adına
tescilli 09.11.2010 tarih ve 157183 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı,
tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tahakkuku ile tarım
fonu payı üzerinden 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun
4.maddesi uyarınca kesilen para cezası ve katma değer vergisi para cezalarına
ilişkin olarak yaptığı itiraz başvurularının zımnen reddine ilişkin işlemlerin
iptali istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 07.10.2009 tarihinde
yürürlüğe giren 18.06.2009 tarih ve 5911 sayılı Kanunla değişik 8'inci ve
9'uncu maddelerinde; gümrük vergileri deyiminin ilgili mevzuat uyarınca eşyaya
uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü, gümrük
yükümlülüğü deyiminin, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi zorunluluğunu,
ithalat vergileri deyiminin eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer
eş etkili vergiler ve mali yükümlülükler olduğu hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun ithalatta
Matrah başlıklı 21.maddesinde; ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas
olan kıymeti gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük
vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CİF) değeri,
bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri, b) İthalat
sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar, c) Gümrük
beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden
vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur
farkı gibi ödemelerin toplamı olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun Düzeltme
İşlemleri başlıklı 48.maddesinde; bu Kanuna göre vergisi ödenmeden veya eksik
ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış Katma Değer
Vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacağı
düzenlenmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234'üncü maddesinde;
serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat
rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve
denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda 15'inci maddede belirtilen
Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı,
baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan
gümrük vergisi ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken gümrük vergisi
arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, gümrük vergisinden ayrı olarak bu farkın
üç katı para cezası alınacağı hüküm altına alınmıştır.
2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında
Kanun'un 4.maddesinde; Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali
yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret
işlemlerini gerçekleştirenler, noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para
cezasına çarptırılacakları düzenlenmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197.maddesinin
2.fıkrasında; yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı
belirlenen veya 1 .fıkrada belirlenen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük
vergilerine ilişkin tebligatın gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren
üç yıl içinde yapılacağı belirtilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242.maddesinin
3.fıkrasında; kişilerin, düzeltme taleplerine ilişkin kararlara, idari
kararlara, gümrük vergilerine ve cezalara karşı on beş gün içinde kararı alan
gümrük idaresinin bağlı bulunduğu gümrük başmüdürlüğü nezdinde itirazda
bulunabilecekleri, hükmü yer almıştır
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket adına
tescilli gümrük giriş beyannameleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen
23.12.2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı Cevaplı Rapor ile "B. Apricot
Pineapple with yoghurt 6x125 Gr" isimli ticari eşya üzerinde İstanbul Bölge
Laboratuarında yapılan analizi sonucu düzenlenen 30.10.2009 tarih ve 221 sayılı
Raporla; ithal konusu ürünün "malt hülasası, tarifenin başka bir yerinde
belirtilmeyen veya yer almayan esasını un, hububatın öğütülmesinden elde edilen
küçük parçalar, kaba un, nişasta veya malt hülasasını teşkil eden gıda
müstahzarları tarifenin başka yerinde belirtilmeyen veya yer almayan esasını
04.01 ila 04.04. Pozisyonunda yer alan maddeler teşkil eden gıda müstahzarları,
Diğerleri, Diğerleri, esasını 04.01 ila 04.04. Pozisyonunda yer alan maddeler
teşkil edenler olarak belirlendiği, yapılan analiz sonucu eşyanın GTİP'inin
1901.90.99.10.00 olduğu ve eşyanın meursing tablo uygulamasına yönelik tarım
fonu payına esas alınacak parametlerinin süt yağı %0, süt proteini %4,4,
nişasta/glikoz %6,5, sak/inv. Şek./izoglikoz %6,12 olarak belirlenerek tarım
fonu payının beyan edilen 1901.10.00.19.00 GTİP'inde 7001 değil, 7026 olarak
belirlendiği ve tespit uyarınca söz konusu beyannameye ilişkin olarak yapılan
tarım fonu payı, pay üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve gümrük
vergilerine bağlı olarak kesilen gümrük para cezalarının davacı şirket
tarafından itiraz edilmeksizin ödendiği, tespitler uyarınca davacı şirket adına
tescil edilen diğer beyannamelerde incelenerek aynı isimli ticari eşyanın
bulunduğu beyannameler için tarım fonu payı ve katma değer vergisi tahakkukunun
yapıldığı anlaşılmaktadır.
İthal edilen eşyalar için hangi vergi oranlarının
uygulanacağı, söz konusu eşyalarının dahil bulunduğu tarife ve istatistik
pozisyonunun belirlenmesini gerektirmektedir. Söz konusu belirleme ile ilgili
sorun, hukuksal olup, Gümrük Giriş Tarife Cetveli İzahnamesindeki açıklamalar
dikkate alınmak suretiyle çözümlenebilecek niteliktedir.
Davada ortaya çıkan hukuksal sorunların, davaya bakan
idari yargı yerince, yargıçların bilgi ve deneyimleriyle çözümlenmesi ise
Yargılama Hukukunun temel kuralıdır.
Gümrük Giriş Tarife Cetveli incelendiğinde; 19.faslın
19.01 pozisyonunun, "malt hülasası, tarifenin başka bir yerinde belirtilmeyen veya
yer almayan esasına un, hububatın öğütülmesinden elde edilen küçük parçalar,
kaba un, nişasta veya malt hülasası teşkil eden gıda müstahzarları (içinde
kakao bulunmayanlar veya tamamın yağının alınması esasına göre hesaplanan
içindeki kakao miktarı ağırlık itibariyle %40'dan az olanlar); tarifenin başka
yerinde belirtilmeyen veya yer almayan esasını 04.01 ila 04.04. pozisyonunda
yer alan maddeler teşkil eden gıda müstahzarları (içinde kakao bulunmayanlar
veya tamamen yağının alınması esasına göre hesaplandığında içindeki kakao
miktarı ağırlık itibariyle %5'den az olanlar)nı kapsadığı, alt açılımlarının,
1901.10 pozisyonunda; "-Çocukların beslenmesinde kullanılan müstahzarlar
(perakende satılacak hale getirilmiş), 1901.20 pozisyonunda "-19.05 pozisyonunda
yer alan ekmekçi mamüllerinin hazırlanmasında kullanılan karışımlar ve
hamurlar", 1901.90 pozisyonunda "-Diğerleri" olduğu, 1901.10 pozisyonunun altı
açılımlarının Esasını 04.01 ila 04.04 pozisyonunda yer alan maddeler teşkil
edenler", "--- Diyet Mamaları", 1901.10.00.19.00 pozisyonunda "--- Diğerleri"
olduğu, 1901.90 pozisyonunun altı açılımlarının; "-- Malt hülasası", "--
Diğerleri" olduğu, "-- Diğerleri" açılımının alt açılımlarının "--- Katı süt
yağı, sakkaroz, izoglikoz veya nişasta içermeyen veya %1,5'dan az katı süt
yağı, %5 sakkaroz (invert şeker dahil) veya izoglikoz, %5 glikoz veya nişasta
içerenler (04.01. ila 04.04 pozisyonlarındaki ürünlerin toz halindeki gıda
müstahzarları hariç) ve "--- Diğerleri" olduğu, "--- Diğerleri" pozisyonunun
alt açılımlarının ise 1901.90.99.10.00 pozisyonunda "----- Esasını 04.01 ila
04.04 pozisyonunda yer alan maddeler teşkil edenler" olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan Cetvelin, Tarifenin Yorumu İle İlgili Genel
Kurallar başlıklı bölümünde yer alan, 3'üncü maddesinin (a) fıkrasında; eşyayı
en özel şekilde tanımlayan pozisyonun, daha genel şekilde tanımlayan pozisyona
göre öncelik alacağı; 6'ncı maddede ise, yasal amaçlar için, eşyanın bir
pozisyonun alt pozisyonlarında sınıflandırılmasının, sadece aynı seviyedeki alt
pozisyonların mukayese edilebilirliği dikkate alınarak, bu alt pozisyonlardaki
şartlar ile bu pozisyonla ilgili alt pozisyon notlarına ve gerekli
değişiklikler yapılmış olarak, tarifenin yorumu ile ilgili diğer kurallara göre
saptanacağı belirtilmiş olup; buna göre, tek, iki veya daha fazla sayıdaki
(-,-- vb gibi) tirelerin sırasıyla esas alınması, bir eşyanın tarifedeki
yerinin tespitinde aynı sayıdaki tireleri içeren alt açılımların birbiri ile
mukayese edilmesi; eşyanın özellikleri dikkate alınarak tek tireli açılımdaki
yeri tespit edildikten sonra, iki veya daha fazla tireli ayrımlara geçilmek
suretiyle, 12 haneli pozisyonunun tespitinin yapılması gerekmektedir.
Gümrük giriş beyannamesine konu eşya üzerinde yapılan
analiz sonucunda düzenlenen raporda; ürünün içindeki şeker oranın %7,6 olduğu,
mükellef tarafından beyan edilen 1901.10.00.19.00 GTİP'inde olduğu ve tarım
fonu payına ilişkin kodun 7001 olduğu belirlenmiştir. Benzer nitelikteki
ürünler için düzenlenen analiz raporlarında da tarım fonu payına ilişkin kodun
7001 olduğu belirlenmiştir. Aynı ürün üzerinde 07.04.2011 tarihinde yapılan
analiz sonucu düzenlenen raporda; ürünün içindeki şeker oranın %7,8 olduğu,
mükellef tarafından beyan edilen 1901.10.00.19.00 GTİP'inde olduğu ve tarım
fonu payına ilişkin kodun da yine aynı şekilde 7001 olduğu belirlenmiştir
Dava konusu "B. Apricot Pineapple with yoghurt 6x125
Gr" isimli ticari eşya çocukların beslenmesinde kullanılan ve perakende satışa
hazır hale getirilmiş müstahzar niteliğinde olduğundan, gümrük müdürlüğüne
bağlı kimyagerler tarafından, gümrük kontrolörleri tarafından yaptırılan
analizden öncesinde ve sonrasında düzenlenen analiz raporlarında bu yönde
tespitler yapıldığından, gümrük müfettişleri tarafından hazırlanan raporu esas
alan 30.10.2009 tarihli raporunda ürünün içeriğinde tespit edilen madde ve
miktarlarına yer verilse de ürün içeriğine ilişkin raporda yapılan tespitler
ürünün GTİP'in belirlenmesinde öncelikli olarak çocukların beslenmesinde
kullanılan ve perakende satışa hazırlanmış gıda müstahzarı olması niteliğini
değiştirmeyeceğinden ve ürünün GTİP'inin belirlenerek öncelikli olarak
çocukların beslenmesinde kullanılan ve perakende satış hazır gıda müstahzarı
olup olmadığına bakılması, ürünün bu sınıflandırmaya dahil olmaması halinde alt
açılımlarından olan Diğerleri; Diğerleri; Diğerlerine bakılması gerektiğinden,
uyuşmazlık konusu eşya bu özelliği nedeniyle 1901.10.00.19.00 GTİP'inde
sınıflandırılarak tarım fonu payı kodunun 7001 olması gerekmektedir.
Bu durumda dava konusu ticari eşyanın 1901.10.00.19.00
GTIP pozisyonunda olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına yapılan tarım
fonu payı, katma değer vergisi tahakkuku ve para cezalarına vaki itirazların
reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Nitekim aynı doğrultuda İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin
vermiş olduğu 28.11.2011 tarih ve E:2011/1559, K:2011/4074 sayılı karara
yapılan itirazın İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 2.4.2012 tarih ve
E:2012/844, K:2012/6502 kararıyla reddedilerek, anılan kararın onanmasına karar
verildiği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline"
karar vermiş, bu karar davalı idarece temyiz edilmiştir.
İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ : 21.09.2012 gün ve E:
2012/9524, K: 2012/13946 sayı ile, "Karar aynı gerekçe ve nedenlerle
Mahkememizce de uygun görülmüş olup, itiraza ilişkin dilekçede ileri sürülen
iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından,
itirazın reddine ve kararın onanmasına" karar vermiş, davalı idare vekilince
kararın düzeltilmesi talep edilmiştir.
İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ : 07.03.2013 gün ve E:
2013/1787, K: 2013/3285 sayı ile, "Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen
hususlar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54/1. maddesinde
öngörülen karar düzeltme sebeplerinden hiçbirini içermediğinden anılan talebin
reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, karar düzeltme
kararının reddine," karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davalı idare vekilince Uyuşmazlık Mahkemesi
Başkanlığına sunulmak üzere Vergi Mahkemesi Başkanlığına başvuruda
bulunulmuştur.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK: Davalı idare vekilince
"İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 01/06/2012 tarihli, 2011/1027
D.İş sayılı kararından sonra aynı işlem kapsamında İstanbul 6. Vergi
Mahkemesi'nin 30.12.2011 gün ve E: 2011/1555, K: 2011/4882 Sayılı Kararının
kanun yolları da tüketilerek kesinleşmesi sonucunda ortaya çıkan hüküm
uyuşmazlığının giderilmesi istemi.
Tarafımızca 21.05.2011 tarih, 6943 sıra nolu Ek Mali
Yükümlülük (TKF) Para Cezasına karşı, davacı tarafça İstanbul Büyükçekmece
4.Sulh Ceza Mahkemesi nezdinde itiraz edilmiş olup, anılan Mahkemece 01/06/2012
tarihli, 2011/1027 D. İş sayılı Kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Aynı Para Cezasına karşı bu defa davacı firma N. Gıda
Ürünleri San. Ve Tic. A.Ş. idari itirazda bulunmuş, Bölge Müdürlüğümüzce
itirazın reddine karar verilmiştir. Red kararı neticesinde İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinde açılan davada yerel mahkeme 30.12.2011 gün ve E:2011/1555,
K:2011/4882 sayılı kararıyla idari işlemin iptaline karar vermiş, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi de itiraza ilişkin başvurusu üzerine yapılan inceleme
neticesinde 21.09.2012 gün 2012/9524 E, 2012/13946 K sayılı kararı ile yerel
mahkeme kararını onamıştır. İdaremiz tarafından karar düzeltme talebinde
bulunulmuş ancak İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 07.03.2013 gün, E:2013/1787,
K:2013/3285 sayılı kararıyla bu talebin reddine karar vermiştir.
Yukarıda bahsettiğimiz kesinleşen mahkeme kararları
nedeniyle hangi mahkeme hükmünün uygulanacağı konusunda tereddüt hasıl
olduğundan söz konusu hüküm uyuşmazlığının giderilmesini 2247 sayılı Kanunun
ilgili maddeleri gereğince talep zorunluluğu doğmuştur.
Sonuç ve istem: Yukarıda açıkladığımız nedenlerle,
dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi ile ortaya çıkan hüküm
uyuşmazlığının giderilmesini arz ve talep ederim."denilmek suretiyle Uyuşmazlık
Mahkemesine başvuruda bulunulmuştur.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 24 ve 16. maddeleri
uyarınca ilgili Başsavcıların yazılı düşünceleri istenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "Hüküm Uyuşmazlığına Konu Edilen
Kararlar: İstanbul 6.Vergi Mahkemesinin 30.12.2011 gün ve E: 2011/1555, K:
2011/4882 sayılı kararı ile Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 1.6.2012
tarih ve 2011/1027 Değişik İş Nolu kararı.
İnceleme : Davacı adına tescilli 9.11.2010 gün ve
157183 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle, 1901.10.00.19.00 gümrük
tarife ve istatistik pozisyonunda, 2010 yılında uygulanan İthalat Rejimi
Kararına ekli III sayılı liste uyarınca, 7001 tarım payı kodu tespit edilip
8.80 Euro/100 kg. toplu konut fonu payı ödenerek beyan ve ithal edilen eşyanın,
1901.90.99.10.00 gümrük tarife ve istatistik pozisyonunda, anılan listede, 7026
tarım payı kodunda değerlendirilerek 30.81 Euro/100 kg. toplu konut fonu payına
tabi olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen toplu konut fonu payı ile fon
payının matrahına ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisine ve
fon payı ve katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para
cezalarına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemleri iptal eden mahkeme
kararı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 21.09.2012 tarih ve 2012/9524, 2012/13946
sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar düzeltme talebinin de,
aynı Mahkemenin 07.03.2013 tarih ve 2013/1787-3285 sayılı kararıyla karar
düzeltme istemi reddedilmek suretiyle kesinleşmiştir.
Davacı vekili tarafından uyuşmazlık konusu 9.11.2010
gün ve 157183 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı eşya nedeniyle
tahakkuk ettirilen toplu konut fonu payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan
para cezasının kaldırılması istemiyle Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinde
açılan dava anılan mahkemenin 1.6.2012 gün ve 2011/1027 Değişik İş Nolu
kararıyla reddedilmiş, verilen bu karar da 3.7.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Usule İlişkin İnceleme :
İdari ve adli yargı kararları arasında oluştuğu ileri
sürülen hüküm uyuşmazlığının çözümü için; öncelikle hüküm uyuşmazlığının oluşup
oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve
İşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun ile değişik 24'üncü maddesinin
birinci fıkrasında, "1 inci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi
tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş
aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar
arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan
hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:
Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeri
yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı
olması,
Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine
getirilmesinin olanaksız bulunması,
Koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların
incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasa
yollarına başvurularak kesinleşmiş kararlar oldukları; her iki kararda da
davanın esasının hükme bağlandığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket adına tescilli 9.11.2010 gün ve 157183
sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı eşya nedeniyle tahakkuk
ettirilen toplu konut fonu payı ile fon payının matraha ilavesi suretiyle
tahakkuk ettirilen katma değer vergisini ve fon payı ve katma değer vergisi
üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın zimnen
reddine ilişkin işlemin idari yargıda verilen karar ile iptal edilmesine
karşılık; adli yargıda anılan serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı
eşyalar nedeniyle tahakkuk ettirilen toplu konut fonu payı üzerinden
hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddi yolundaki
işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla,
anılan kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiği; bu duruma göre, söz konusu adli ve idari yargı
kararları arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Hüküm Uyuşmazlığının Esasının İncelenmesi :
Uygulama ve öğreti'de kamu idarelerinin, kamu
hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade
açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem" herhangi bir işlem ya
da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle
ilgili hareketsizlikleri de "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır.
Gerek uygulama, gerekse öğreti'de, idari işlem;
idarenin kamu hizmetinin yürütümü amacıyla ve tek yanlı irade açıklamasıyla
tesis etmiş olduğu kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler olarak tanımlanmış, bu
tanıma göre, idari yargı yerlerinde iptal davasına konu edilecek hukuksal
işlemlerin, öncelikle, kamu idaresinin işlemi olması, kamu hizmetinin
yürütülmesi amacıyla tesis edilmiş olması, kamu idaresinin tek yanlı irade
açıklamasına dayanması ve nihayet kesin ve icrai nitelikte (yürütülmesinin
gerekli) olması gerekmektedir.
İdari yargıda yerini almış olan Vergi Mahkemelerinin
görevleri; kuruluş kanunu olan 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare
Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un
6'ncı maddesinde sayılmış, bu maddede Vergi Mahkemelerinin a) Genel bütçeye, il
özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri
mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b)
(a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c) bendinde de, Diğer Kanunlarla
verilen işleri çözümleyeceği hüküm altına alınmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 15'inci maddesinin 1
'inci fıkrasında, gümrük vergilerinin gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte
yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı; 3'üncü fıkrasının (c)
bendinde, gümrük tarifesinin, Türk Gümrük Tarifesinin kapsadığı eşyaya
uygulanacak gümrük vergi oranlarını; 6'ncı fıkrasında da; eşyanın tarife
pozisyonunun belirlenmesi deyiminden, (kural olarak) söz konusu eşyanın girdiği
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin alt pozisyonunun belirlenmesinin anlaşılacağı;
7'nci fıkrasında ise, Gümrük Tarife Cetveli, İzahnamesi ve eşya fihristinin,
idari ve kazai uygulamalarda esas tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
4458 sayılı Kanunun anılan maddesinde de belirtildiği
üzere, gümrük vergilerine esas teşkil eden gümrük tarife ve istatistik
pozisyonu, ithal edilen eşyaya ilişkin olarak tespit edilir. Yani bizzat ithal
edilen eşyanın özellikleri ve nitelikleri itibariyle hangi pozisyonda yer
aldığı tespit edilir ve buna göre vergilendirme yapılır. Sırf eşyanın ismine
bakılarak gümrük tarife ve istatistik pozisyonunun tespiti mümkün değildir.
İlgililerin eşyaya farklı isimler vererek gümrük vergilerinden kaçınması mümkün
olmadığı gibi, eşyanın özelliklerine bakılmadan ve başkaca araştırma yapılmadan
sırf isminden yola çıkılarak gümrük tarife ve istatistik pozisyonunun tespiti
ve bu şekilde vergilendirilmesi de mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına tescilli
9.11.2010 gün ve 157183 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle,
1901.10.00.19.00 gümrük tarife ve istatistik pozisyonunda, 2010 yılında
uygulanan İthalat Rejimi Kararına ekli III sayılı liste uyarınca, 7001 tarım
payı kodu tespit edilip 8.80 Euro/100 kg. toplu konut fonu payı ödenerek beyan
ve ithal edilen eşyanın, 1901.90.99.10.00 gümrük tarife ve istatistik
pozisyonunda, anılan listede, 7026 tarım payı kodunda değerlendirilerek 30.81
Euro/100 kg. toplu konut fonu payına tabi olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen
toplu konut fonu payı ile fon payının matrahına ilavesi suretiyle tahakkuk
ettirilen katma değer vergisine ve fon payı ve katma değer vergisi üzerinden
hesaplanarak karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın zımnen reddine dair
işlemlerin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 15'inci maddesinin 1
'inci fıkrası, 3'üncü fıkrasının (c) bendi, 6'ncı fıkrası ve 7'nci fıkrası
hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergilerine esas teşkil
eden gümrük tarife ve istatistik pozisyonunun, ithal edilen eşyanın özellikleri
ve nitelikleri itibariyle tespit edileceği ve buna göre vergilendirme
yapılacağı, sadece eşyanın ismine bakılarak gümrük tarife ve istatistik
pozisyonunun tespitinin mümkün olmadığı; olayda, ithale konu eşyanın
bileşenleri ve içeriği hakkında bir inceleme yapılmadan sadece aynı isimli ve
aynı kod numaralı eşya hakkındaki tespitlerden hareketle tesis edilen işlemde
isabet görülmediğinden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Sonuç:
İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin
1.6.2012 gün ve 2011/1027 Değişik İş Nolu kararıyla İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30.12.2011 gün ve E: 2011/1555, K: 2011/4882 sayılı kararı
arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğuna;
İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin
1.6.2012 gün ve 2011/1027 Değişik İş Nolu kararının; 21.5.2011 tarih ve 6943
sayılı 2.568 TL tutarında toplu konut fonu üzerinden hesaplanan para cezasına
ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına;
İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30.12.2011 gün ve E:
2011/1555, K: 2011/4882 sayılı kararının kabulüne;
Bu surette hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar
verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir." şeklinde yazılı düşünce vermiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI : "İstanbul
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş
sayılı kararı ile İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30.12.2011 gün ve E:
2011/1555, K: 2011/4882 karar sayılı kararı.
Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 21/03/2011 tarihli ve 4268 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM157183 sayılı ve 09/11/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80 Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın ise 30.81 EUR/l00 kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
09/11/2010 tarihli ve 157183 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu
payı, tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu
payı üzerinden 2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile
katma değer vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın
idare tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30.12.2011 gün ve E: 2011/1555, K: 2011/4882 sayılı kararına,
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
21.09.2012 tarih ve 2012/9524-2012/13946 sayılı kararı ile reddedildiği, bu
hükme yönelik karar düzeltme talebinin de, aynı Mahkemenin 07.03.2013 tarih ve
2013/1787-3285 sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği
görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6943 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan 2568 TL "ek
mali yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4.
Sulh Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2939 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
Mevzuat Yönünden İnceleme:
İdari ve adli yargı kararları arasında oluştuğu ileri
sürülen hüküm uyuşmazlığının çözümü için; öncelikle hüküm uyuşmazlığının oluşup
oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve
İşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun ile değişik 24'üncü maddesinin
birinci fıkrasında, "1 nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi
tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş
aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar
arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan
hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:
a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya
askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b-Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı
olması,
c-Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d-Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e-Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine
getirilmesinin olanaksız bulunması,
Koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların
incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasa
yollarına başvurularak şeklen kesinleşmiş; konusu, dava sebebi ve tarafları
aynı olan kararların bulunduğu ve her iki kararda da davanın esasının hükme
bağlandığı anlaşılmıştır.
Ancak, İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesince
verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği ve yargı yollarının tüketilip
tüketilmediği konusunun ayrıca incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Bilindiği gibi, 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi
Hakkında Kanunun "Müeyyide" kenar başlıklı 4. maddesinde "Bakanlar Kurulu
kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat,
ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenler, noksan ek mali
yükümlülüğün iki katı para cezasına çarptırılırlar." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun "Vergi
Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar'' kenar başlıklı 234.
maddesinde ise;
"1. Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet
suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan
beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) 15 inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini
oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi
ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile
muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark
%5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para
cezası alınır.
b) Kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın
beyan edilen kıymeti, 23 ila 31 inci maddelerde yer alan hükümler çerçevesinde
belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait ithalat
vergilerinden başka vergi farkının üç katı para cezası alınır.
c) Satış birimine göre miktar itibarıyla %5'i geçmeyen
bir fark ile maddi hesap hatasından doğan noksan kıymet beyanlarında, bu
farklara ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının yarısı tutarında para
cezası alınır.
2- Dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında
işleme rejimi ve tam muafıyetli geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya
ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra
kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda
aynı fıkrada öngörülen cezaların yarısı kadar para cezası alınır.
3- Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük
idaresince tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz
konusu cezalar yüzde onbeş nisbetinde uygulanır.
4- Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri için
yukarıda belirtilen cezalara ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu gibi hallerde, 241
inci maddenin birinci fıkra hükmüne göre işlem yapılır.
5- 194 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca doğan
gümrük yükümlülüğü kapsamında ödenmesi gereken ithalat vergilerinin anılan
maddenin dördüncü fıkrasında öngörülen tarihe kadar hiç ödenmemiş veya eksik
ödenmiş olduğunun gümrük idarelerince yapılan kontrol sonucunda tespit edildiği
durumda, ödenmesi gereken ithalat vergilerinin söz konusu dördüncü fıkrada
belirtilen faizi ile birlikte tahsilinin yanı sıra, yükümlüsü hakkında bu
vergilerin dörtte biri tutarında para cezasına hükmedilir. Bu fıkrada
belirtilen hiç ödenmeyen veya eksik ödenen ithalat vergilerinin yükümlüsünce
gümrük idaresinin tespitinden önce bildirilmesi durumunda bu cezaya
hükmedilmez. 194 üncü maddenin dördüncü fıkrası uyarınca işlem yapmakla
yetinilir.
6- Bir ila üçüncü fıkralara göre verilen cezalar 241
inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen miktardan az olamaz." hükümlerine
yer verilmiştir.
Bunun dışında 4458 sayılı Kanunun itirazlar bölümünde
yer alan 242. maddesinde yer alan;
"1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük
vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe
ile itiraz edebilir.
2- İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde
karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.
3- İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama
verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama
ulaştırılır.
4- İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı
yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir."; hükümleri ile yükümlülere
tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı yapılacak
itirazların esas ve usullerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa hükümleri dikkate
alındığında; somut olayda, davalı idare tarafından 2976 sayılı Kanunun 4.
maddesi yollamasıyla, 4458 sayılı Kanunun 234. maddesi uyarınca verilen 21/05/2011
tarih ve 6943 sıra nolu 2568 TL tutarındaki para cezasının "ek mali
yükümlülüğün (TKF)" tahsiline ilişkin para cezası olması ve bu nitelikteki para
cezasına yönelik itirazın da 4458 sayılı Kanunun 242. maddesi uyarınca idari
yargı yerine yapılmasının gerektiği değerlendirilmektedir. Bu nedenle, davacı
vekilinin yaptığı itiraz üzerine sulh ceza mahkemesince görevsizlik kararı
verilmesi gerekirken, dosya üzerinden yazılı biçimde karar verilmesi, hukuki
değerden yoksun niteliktedir.
Bu anlamda ilgili yasa hükümlerine değinmek gerekirse;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun mahkemelerin
görevlerine ilişkin hükümlerin düzenlendiği "Görev" kenar başlıklı 3.
maddesinde;
"(1) Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.
(2) Barış zamanında, asker olmayan kişilerin Askeri
Ceza Kanununda veya diğer kanunlarda yer alan askerî mahkemelerin yargı
yetkisine tabi bir suçu tek başına veya asker kişilerle iştirâk halinde
işlemesi durumunda asker olmayan kişilerin soruşturmaları Cumhuriyet savcıları,
kovuşturmaları adlî yargı mahkemeleri tarafından yapılır." hükmüne;
"Re'sen görev kararı ve görevde uyuşmazlık" kenar
başlıklı 4. maddesinde;
(1) Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına
kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü
saklıdır.
(2) Görev konusunda mahkemeler arasında uyuşmazlık
çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler." hükmüne;
"Görevsizlik kararı verilmesi gereken hâl ve sonucu"
kenar başlıklı 5. maddesinde ise;
"(1) İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören
mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir
kararla işi görevli mahkemeye gönderir.
2) Adlî yargı içerisindeki mahkemeler bakımından
verilen görevsizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." hükümlerine
yer verilmiştir.
Bunların dışında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun "Kanun yararına bozma" kenar başlıklı 309. maddesinde ise;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay'ca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen
yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtay'ın ilgili
ceza dairesine verir.
(3) Yargıtay'ın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri
yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
(a) 223 üncü maddede tanımlanan ve davanın esasını
çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkeme, gerekli
inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
(b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını
çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran
usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden
yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki
hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
(c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki
hükümlere ilişkin ise, aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı
gerektirmez.
(d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa
cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu
hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı
direnilemez." hükümleri yer almaktadır.
Anılan yasa hükümleri gereğince hüküm uyuşmazlığı
koşullarının oluşabilmesi için hükmün görevli yargı merciinde verilmiş olması
esastır. Bir başka anlatımla, görevli olmayan bir yargı merciinin vermiş olduğu
esasa ilişkin karar, hukuki değerden yoksun olduğu ve kesinleşmediği için
uyuşmazlık istemine de konu edilemeyecektir.
Öte yandan, görevli olmadığı değerlendirilen sulh ceza
mahkemesince verilen kararın kesinleşmemesi sebebiyle de, 5271 sayılı Kanunun
309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması hususunda takdir ve
değerlendirme için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesi
mümkün görülmektedir.
Sonuç:
Yasal mevzuat ve açıklanan nedenler karşısında; 2247
sayılı Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrası kapsamında hukuki değere haiz
kesinleşmiş bir karar bulunmadığından, hüküm uyuşmazlığı istemi koşullarının
somut olayda gerçekleşmediği değerlendirilmektedir.
Gereği takdirlerinize sunulur." yönünde düşünce
vermiştir.
USULE İLİŞKİN İNCELEME:
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün, Serdar
ÖZGÜLDÜR'ün Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin
Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN'ın
katılımlarıyla yapılan 28.12.2015 günlü toplantısında:
1-İLK İNCELEME: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün,
Serdar ÖZGÜLDÜR'ün Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK,
Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN'ın
katılımlarıyla yapılan 26.10.2015 günlü toplantısında, dosyanın usul yönünden
incelenmesi sonunda;
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve
İşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun ile değişik 24'üncü maddesinin
birinci fıkrasında, "1 nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi
tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş
aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar
arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan
hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:
a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya
askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b-Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı
olması,
c-Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d-Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e-Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine
getirilmesinin olanaksız bulunması,
Koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların
incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasa
yollarına başvurularak kesinleşmiş kararlar oldukları her iki kararda da
davanın esasının hükme bağlandığı anlaşılmıştır.
Ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş
kararlar bulunmaktadır.
Davalı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı adına Ambarlı
Gümrük Müdürlüğünce 21.05.2011 günlü 6969, 6978, 6975, 6972, 6981, 6984, 6943,
6953, 6957, 6950, 6966 sıra nolu ek mali yükümlülük (TKF) Para Cezasına karşı
adli yargı ve idari yargı yerlerinde davalar açılmış olup görülen bu davalarda
konu aynı olduğu gibi, dava nedeni ve taraflar da aynıdır.
Her iki yargı kolunda açılan davalar da derecattan
geçerek kesinleşmiştir.
Sözkonusu kararlarda davanın esası hükme bağlanmıştır.
(e) Vergi Mahkemesince " Davacı adına tescilli
9.11.2010 gün ve 157183 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle,
1901.10.00.19.00 gümrük tarife ve istatistik pozisyonunda uygulanan İthalat
Rejimi Kararına ekli III sayılı liste uyarınca, 7001 tarım payı kodu tespit
edilip 8.80 Euro/100 kg. toplu konut fonu payı ödenerek beyan ve ithal edilen
eşyanın, 1901.90.99.10.00 gümrük tarife ve istatistik pozisyonunda, anılan
listede, 7026 tarım payı kodunda değerlendirilerek 30.81 Euro/100 kg. toplu
konut fonu payına tabi olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen toplu konut fonu
payı ile fon payının matrahına ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer
vergisine ve fon payı ve katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak karara
bağlanan para cezalarına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemleri; 4458
sayılı Gümrük Kanununun olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 15'inci
maddesinin 1 'inci fıkrası, 3'üncü fıkrasının (c) bendi, 6'ncı fıkrası ve 7'nci
fıkrası hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, gümrük vergilerine esas
teşkil eden gümrük tarife ve istatistik pozisyonunun, ithal edilen eşyanın
özellikleri ve nitelikleri itibariyle tespit edileceği ve buna göre
vergilendirme yapılacağı, sadece eşyanın ismine bakılarak gümrük tarife ve
istatistik pozisyonunun tespitinin mümkün olmadığı; olayda, ithale konu eşyanın
bileşenleri ve içeriği hakkında bir inceleme yapılmadan sadece aynı isimli ve
aynı kod numaralı eşya hakkındaki tespitlerden hareketle tesis edilen
işlemlerde isabet görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olmasına
karşılık, 21.5.2011 günlü ve aynı 6969, 6978, 6975, 6972, 6981, 6984, 6943,
6953, 6957, 6950, 6966 sıra nolu Ek Mali Yükümlülük (TKF) Para Cezası
Kararlarının iptali istemiyle adli yargı yerinde açıldığı açık olan davada,
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesince "ithal edilen mamalar üzerinde numune
alınarak tahlil yapıldığı, tahlil sonucunda mamanın içeriğine göre KDV farkı
olduğunun anlaşılması üzerine KDV farkı için idari para cezası uygulandığı,
idari para cezalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine
varılmakla itirazların
reddine" karar verilmiş olup; davalı idarece tesis edilmiş olan Ek
Mali Yükümlülük (TKF) Para Cezası Kararlarının yargı yerlerince verilmiş olan
iptal ve ret kararları nedeniyle, infaz edilebilme olanağının kalmadığı
anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, davanın Ek Mali Yükümlülük
(TKF) Para Cezası Kararları yönünden,
1- İstanbul 6. Vergi Mahkemesi ile Büyükçekmece 4.
Sulh Ceza Mahkemesi kararları arasında 2247 sayılı Yasanın 24. maddesinde
öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından HÜKÜM UYUŞMAZLIĞI
BULUNDUĞUNA,
2- 2247 sayılı Yasanın 25. maddesinde yer alan "Hukuk
alanındaki hüküm uyuşmazlıklarında Uyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay Yargılama
Usulünün bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerini uygulamak suretiyle anlaşmazlığın
esasını da karara bağlar." ve "Uyuşmazlık Mahkemesi hüküm uyuşmazlıklarını
dosya üzerinde inceleyerek karara bağlar. Gerekli görüldüğü hallerde veya istek
üzerine tarafları dinleyebilir." şeklindeki birinci ve üçüncü fıkra hükümleri
uyarınca;
2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanununun "Tebligat Ve Cevap Verme" başlıklı 16.
maddesine göre Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe ve
eklerinin karşı tarafa (N. GIDA ÜRÜNLERİ SANAYİ ve TİCARET A.Ş.), yasal süre
olan 30 gün içinde cevap verilmek üzere TEBLİĞİNE, 26.10.2015 tarihinde
OYBİRLİĞİ İLE karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan
başvuruya ait dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmiş; N. Gıda Ürünleri Sanayi Ve
Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından yasal süresi içinde verilen cevap
dilekçesinde, Adli Yargı Kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Diğer yandan 2247 sayılı Yasanın 24 ve 16. maddeleri
uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının dosyanın esası hakkındaki düşüncesi
istenilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: Mahkememizin 2014/916,
917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925 ve 926 Esas sayılı dosyalarında "…
HÜKÜMLERİN İNCELENMESİ: 1) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 21/03/2011 tarihli ve 4268 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine gönderilen
kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün 23/12/2009 tarih ve
81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak 30/10/2010 tarihli ve 221
sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına tescilli IM157183 sayılı ve
09/11/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu
tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı ödenerek beyan ve ithali
gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı kodunun 7026,
uygulanması gereken oranın ise 11.08EUR/100Kg olması gerektiği belirtilerek
uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil edilmesine ilişkin
işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan itirazın zımnen
reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli 09/11/2010
tarihli ve 157183 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın GTİP'in
yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı, tarım fonu
payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu payı üzerinden 2976
sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile katma değer vergisi
üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın idare tarafından zımnen
reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011
tarihli ve 2011/1555-4882 sayılı kararma, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 21/09/2012 tarih ve
2012/9524-13946 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar düzeltme
talebinin de, aynı mahkemenin 07/03/2013 tarih ve 2013/1787-3285 sayılı kararıyla
reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6943 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2938 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
2) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 28/03/2011 tarihli ve 4664 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM129317 sayılı ve 16/09/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın ise 30.81 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
16/09/2010 tarihli ve 129317 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu
payı, tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu
payı üzerinden 2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile
katma değer vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın
idare tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1556-4881 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 21/09/2012
tarih ve 2012/10662-13980 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik
karar düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 07/03/2013 tarih ve 2013/1767-3288
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6953 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2946 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
3) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 18/03/2011 tarihli ve 4218 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM104442 sayılı ve 29/07/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın ise 30.81 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
29/07/2010 tarihli ve 104442 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu
payı, tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu
payı üzerinden 2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile
katma değer vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın
idare tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1557-4886 sayılı kararına, Danıştay
nezdinde yapılan itirazın Danıştay 7. Dairesinin 24/01/2013 tarih ve 2012/3819,
2013/316 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar düzeltme
talebinin de, aynı Dairenin 26/11/2013 tarih ve 2013/4205-6596 sayılı kararıyla
reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6957 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 12/03/2014 tarihli ve 12272 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
4-Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 28/03/2011 tarihli ve 4636 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM128178 sayılı ve 15/09/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın ise 30.81 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
15/09/2010 tarihli ve 128178 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu
payı, tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu
payı üzerinden 2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile
katma değer vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın
idare tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1558-4880 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 21/09/2012
tarih ve 2012/10649-13974 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik
karar düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 07/03/2013 tarih ve 2013/1789-3286
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6950 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğünün 17/06/2014 tarihli ve 2937 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
5) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 29/03/2011 tarihli ve 4778 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM124352 sayılı ve 06/09/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın ise 30.81 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
06/09/2010 tarihli ve 124352 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu
payı, tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu
payı üzerinden 2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile
katma değer vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın
idare tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1567-4875 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 21/09/2012
tarih ve 2012/9540-13981 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar
düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 07/03/2013 tarih ve 2013/1726-3283
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6969 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2943 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
6) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 11/03/2011 tarihli ve 3871 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM62346 sayılı ve 03/07/2009 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın ise 30.81 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
03/07/2009 tarihli ve 62346 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın
GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı, tarım
fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu payı üzerinden
2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile katma değer
vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın idare
tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1568-4885 sayılı kararına, Danıştay
nezdinde yapılan itirazın Danıştay 7. Dairesinin 24/01/2013 tarih ve 2012/3981,
2013/315 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar düzeltme
talebinin de, aynı Dairenin 26/11/2013 tarih ve 2013/4204-6602 sayılı kararıyla
reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6978 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali yükümlülük
para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza
Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012 tarih
ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan tebligata
rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012 tarihinde
kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2941 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
7) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün
11/03/2011 tarihli ve 3869 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük Müdürlüğü
tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine gönderilen
kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün 23/12/2009 tarih ve
81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak 30/10/2010 tarihli ve 221
sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına tescilli IM91201 sayılı ve
09/09/2009 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu
tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı ödenerek beyan ve ithali
gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı kodunun 7006,
uygulanması gereken oranın ise 11.08 EUR/100Kg olması gerektiği belirtilerek
uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil edilmesine ilişkin
işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan itirazın zımnen
reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
09/09/2009 tarihli ve 91201 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın
GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı, tarım
fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu payı üzerinden
2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile katma değer
vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın idare
tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 1. Vergi
Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1548-4063 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 02/04/2012
tarih ve 2012/1597-6509 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar
düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 21/09/2012 tarih ve 2012/12491-14010
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6975 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2938 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
8) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 28/03/2011 tarihli ve 4591 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM91544 sayılı ve 06/07/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7006, uygulanması gereken oranın ise 11.08 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
06/07/2010 tarihli ve 91544 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın
GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı, tarım
fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu payı üzerinden
2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile katma değer
vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın idare
tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 1. Vergi
Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1549-4064 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 02/04/2012
tarih ve 2012/1598-6522 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar
düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 21/09/2012 tarih ve 2012/12503-14014
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6972 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2944 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
9) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 28/03/2011 tarihli ve 4672 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM15118 sayılı ve 04/02/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7006, uygulanması gereken oranın ise 11.08 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
04/02/2010 tarihli ve 15118 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın
GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı, tarım
fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu payı üzerinden
2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile katma değer
vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın idare
tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 1. Vergi
Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1550-4065 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 02/04/2012
tarih ve 2012/842-6500 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar
düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 21/09/2012 tarih ve 2012/12502-14002
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6981 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2940 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin uygulanacağı
konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale
geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde bulunulmuştur.
10) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 28/03/2011 tarihli ve 4639 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak 30/10/2010
tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına tescilli
IM26683 sayılı ve 03/03/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile
7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı ödenerek beyan ve
ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı kodunun 7006,
uygulanması gereken oranın ise 11.08 EUR/100Kg olması gerektiği belirtilerek
uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil edilmesine ilişkin
işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan itirazın zımnen
reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
03/03/2010 tarihli ve 26683 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın
GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu payı, tarım
fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu payı üzerinden
2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile katma değer
vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın idare
tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 1. Vergi
Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1551-4066 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 02/04/2012
tarih ve 2012/1599-6521 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar
düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 21/09/2012 tarih ve 2012/12632-14012
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6984 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan
tebligata rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012
tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2942 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
11) Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel
Müdürlüğünün 21/03/2011 tarihli ve 4267 sayılı yazısı gereğince Ambarlı Gümrük
Müdürlüğü tarafından N. Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine
gönderilen kararlarda, İstanbul Gümrük Bölge Laboratuvar Müdürlüğü'nün
23/12/2009 tarih ve 81-92-07, 91-89-13 sayılı yazılarına dayalı olarak
30/10/2010 tarihli ve 221 sayılı raporuna istinaden, adı geçen firma adına
tescilli IM124354 sayılı ve 06/09/2010 tarihli serbest dolaşıma giriş
beyannamesi ile 7001 tarım payı kodu tespitiyle 8.80Euro/100 toplu konut payı
ödenerek beyan ve ithali gerçekleştirilen "bebek ve çocuk besininin" tarım payı
kodunun 7006, uygulanması gereken oranın ise 11.08 EUR/100Kg olması gerektiği
belirtilerek uygulanması istenen fark vergi ve para cezalarının tahsil
edilmesine ilişkin işlemlere yönelik Ambarlı Gümrük Müdürlüğü nezdinde yapılan
itirazın zımnen reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket tarafından; şirket adına tescilli
06/09/2010 tarihli ve 124354 sayılı gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı
eşyanın GTİP'in yanlış beyan edildiğinden bahisle adına yapılan tarım fonu
payı, tarım fonu payı üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ve tarım fonu
payı üzerinden 2976 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince kesilen para cezası ile
katma değer vergisi üzerinden kesilen gümrük para cezasına yapılan itirazın
idare tarafından zımnen reddine dair işlemleri iptal eden İstanbul 1. Vergi
Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1552-4067 sayılı kararına, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın adı geçen mahkemenin 02/04/2012
tarih ve 2012/2119-6504 sayılı kararı ile reddedildiği, bu hükme yönelik karar
düzeltme talebinin de, aynı mahkemenin 21/09/2012 tarih ve 2012/12633-14011
sayılı kararıyla reddedilmesi suretiyle kararın kesinleştiği görülmüştür.
Yine davacı vekilinin serbest dolaşıma giriş
beyannamesi kapsamındaki eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen 21/05/2011 tarihli
ve 6966 sıra nolu toplu konut fonu para cezası üzerinden hesaplanan "ek mali
yükümlülük para cezasının" kaldırılmasına yönelik İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh
Ceza Mahkemesi nezdinde yapılan itirazın da, adı geçen mahkemenin 01/06/2012
tarih ve 2011/1027 değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve yapılan tebligata
rağmen süresi içinde itiraz edilmediği için bu kararın da 03/07/2012 tarihinde
kesinleştiği anlaşılmıştır.
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü Ambarlı
Gümrük Müdürlüğü'nün 17/06/2014 tarihli ve 2944 sayılı yazısı ile yukarıda
anılan farklı yargı yerlerinde verilip kesinleşen kararlardan hangisinin
uygulanacağı konusunda tereddüt doğduğundan ve hakkın yerine getirilmesinin
olanaksız hale geldiğinden bahisle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde
bulunulmuştur.
MEVZUAT VE ESAS YÖNÜNDEN İNCELEME:
İdari ve adli yargı kararları arasında oluştuğu ileri
sürülen hüküm uyuşmazlığının çözümü için; öncelikle hüküm uyuşmazlığının oluşup
oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve
İşleyişi Hakkında Kanun'un 2592 sayılı Kanun ile değişik 24'üncü maddesinin
birinci fıkrasında, "1 nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi
tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş
aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar
arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan
hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:
a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya
askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b-Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı
olması,
c-Her iki kararın da kesinleşmiş olması,
d-Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,
e-Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine
getirilmesinin olanaksız bulunması,
Koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.
Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların
incelenmesinde; ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasa
yollarına başvurularak şeklen kesinleşmiş; konusu, dava sebebi ve tarafları
aynı olan kararların bulunduğu ve her iki kararda da davanın esasının hükme
bağlandığı ve yargı yollarının tüketildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 2014/916, 917, 918, 919, 920,
921, 922, 923, 924, 925, 926 Esas sayılı dosyalarının 26/10/2015 tarihinde
yapılan müzakeresinde İstanbul 6. Vergi Mahkemesi ve 1. Vergi Mahkemesi ile
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin kararları arasında 2247 sayılı Kanunun
24 maddesi koşullarının oluştuğu kabul edilmekle uyuşmazlık konuları ile ilgili
esas yönünden görüş bildirilmesi yoluna gidilmiştir.
Somut olayda, davacı şirket adına kayıtlı serbest
dolaşıma giriş beyannameleri kapsamı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen toplu
konut fonu payı ile fon payının matraha ilavesi suretiyle tahakkuk ettirilen
katma değer vergisi ve fon payı ve katma değer vergisi üzerinden hesaplanarak
karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin
idari yargıda verilen karar ile iptal edilmesine karşılık, adli yargıda serbest
dolaşıma giriş beyannamesi kapsamı eşyalar nedeniyle tahakkuk ettirilen toplu
konut payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın
reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiğinin
anlaşılması karşısında, söz konusu kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın
yerine getirilmesinin imkansız hale geldiği ve kararlar arasında hüküm
uyuşmazlığının bulunduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Bilindiği gibi, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri,
İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında
Kanun'un " Vergi Mahkemelerinin Görevleri" kenar başlıklı 6. maddesinde,
''Vergi mahkemeleri:/ a) Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere
ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve
cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,/ b) (a) bendindeki konularda 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin
davaları,/ c) Diğer kanunlarla verilen işleri,/ Çözümler." hükümlerine yer
verilmiştir.
Ayrıca, 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi
Hakkında Kanunun "Müeyyide" kenar başlıklı 4. maddesinde "Bakanlar Kurulu
kararıyla tahsil edilen ek mali yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat,
ihracat veya diğer dış ticaret işlemlerini gerçekleştirenler, noksan ek mali
yükümlülüğün iki katı para cezasına çarptırılırlar." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun "Gümrük
Tarifesi ve Eşyanın Tarife Pozisyonlarına Ayrılması" kenar başlıklı 15.
maddesinde "1. Gümrük vergileri, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte
yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanır.
2.Eşya ticaretine ilişkin özel hükümlerle belirlenmiş
diğer önlemler, gerektiği takdirde, söz konusu eşyanın tarife pozisyonuna göre
uygulanır.
3.Gümrük Tarifesi:
a) Bakanlar Kurulunca kabul edilen Türk Gümrük Tarife
Cetvelini,
b) Tamamen veya kısmen Türk Gümrük Tarife Cetveline
dayanan veya bu cetvele alt açılımlar ekleyen ve eşya ticaretine ilişkin tarife
önlemlerinin uygulanması için tespit edilen diğer cetvelleri,
c)Türk Gümrük Tarifesinin kapsadığı eşyaya
uygulanacak;
- Gümrük vergi oranlarını,
- Tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi
sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde
alınan ithalat vergilerini,
d) Türkiye'nin bazı ülkeler veya ülke grupları ile
yaptığı tercihli bir tarife uygulaması gerektiren anlaşmalarda yer alan
tercihli tarife uygulamalarını,
e) Türkiye tarafından tek taraflı olarak bazı ülkeler,
ülke grupları veya toprak parçaları için tanınan tercihli tarife
uygulamalarını,
f) İthalat vergilerinde, bazı eşyaya şartlı olarak
uygulanacak muafiyet veya indirim uygulamalarını,
g) YukarıdaK.in dışında kalan diğer tarife
uygulamalarını,
Kapsar.
4.Sabit oranlı vergilendirmeye ilişkin hükümler saklı
kalmak üzere, 3 üncü fıkranın (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen koşulları
taşıyan eşyanın ithalinde, beyan sahibi (c) bendinde belirtilen tarife yerine
(d), (e) ve (f) bentleri hükümlerinin uygulanmasını isteyebilir. Gerekli koşulların
yerine getirilmesi halinde, söz konusu talep gümrük işlemlerinin
tamamlanmasından veya eşyanın tesliminden sonra da yapılabilir.
5.Bu maddenin 3 üncü fıkrasının (d), (e) ve (f)
bentlerinde belirtilen belirli bir ithalat hacmi ile sınırlandırılmış tarife
uygulamaları;
a) Tarife kotalarının söz konusu olduğu durumlarda,
tespit edilen ithalat hacmi sınırına ulaşıldığında,
b) Tarife tavanlarının söz konusu olduğu durumlarda
ise Bakanlar Kurulu Kararı ile,
Sona erer.
6.Eşyanın tarife pozisyonunun belirlenmesi deyiminden,
yürürlükteki hükümlere uygun olarak, söz konusu eşyanın girdiği;
a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinin veya 3 üncü fıkranın
(b) bendinde öngörülen diğer cetvelin alt açılımlarının,
b) Tamamen veya kısmen Türk Gümrük Tarifesine dayanan
ya da bu tarife cetveline alt açılımlar ekleyen ve özel alanlara ait eşya
ticaretine ilişkin tarife dışı önlemlerin uygulanması amacıyla Bakanlar Kurulu
Kararı ile oluşturulan bir diğer cetvelin alt açılımlarının,
Belirlenmesi anlaşılır.
7.Gümrük Tarife Cetveli, izahnamesi ve eşya fihristi,
Müsteşarlıkça hazırlanır ve Resmi Gazetede yayımlanır. Bu şekilde yayımlanan
metinler idari ve kazai uygulamalarda esas tutulur." hükümleri yer almaktadır.
Diğer taraftan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun ''Vergi
Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar" kenar başlıklı 234.
maddesinde ise;
"1. Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet
suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan
beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) 15 inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini
oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi
ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile
muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5
'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para
cezası alınır.
b) Kıymeti üzerinden ithalat vergilerine tabi eşyanın
beyan edilen kıymeti, 23 ila 31 inci maddelerde yer alan hükümler çerçevesinde
belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde, bu noksanlığa ait ithalat
vergilerinden başka vergi farkının üç katı para cezası alınır.
c) Satış birimine göre miktar itibarıyla %5'i geçmeyen
bir fark ile maddi hesap hatasından doğan noksan kıymet beyanlarında, bu
farklara ait ithalat vergilerinden başka vergi farkının yarısı tutarında para
cezası alınır.
2.Dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında
işleme rejimi ve tam muafiyetli geçici ithalat rejimi hükümlerine tabi eşyaya
ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra
kontrol sonucunda; birinci fıkrada belirtilen farklılıkların tespiti durumunda
aynı fıkrada öngörülen cezaların yarısı kadar para cezası alınır.
3.Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince
tespit edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu
cezalar yüzde onbeş nisbetinde uygulanır.
4.Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri için
yukarıda belirtilen cezalara ilişkin hükümler uygulanmaz. Bu gibi hallerde, 241
inci maddenin birinci fıkra hükmüne göre işlem yapılır.
5.194 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca doğan
gümrük yükümlülüğü kapsamında ödenmesi gereken ithalat vergilerinin anılan
maddenin dördüncü fıkrasında öngörülen tarihe kadar hiç ödenmemiş veya eksik
ödenmiş olduğunun gümrük idarelerince yapılan kontrol sonucunda tespit edildiği
durumda, ödenmesi gereken ithalat vergilenin söz konusu dördüncü fıkrada
belirtilen faizi ile birlikte tahsilinin yanı sıra, yükümlüsü hakkında bu
vergilerin dörtte biri tutarında para cezasına hükmedilir. Bu fıkrada
belirtilen hiç ödenmeyen veya eksik ödenen ithalat vergilerinin yükümlüsünce
gümrük idaresinin tespitinden önce bildirilmesi durumunda bu cezaya
hükmedilmez. 194 üncü maddenin dördüncü fıkrası uyarınca işlem yapmakla yetinilir.
6.Bir ila üçüncü fıkralara göre verilen cezalar 241
inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen miktardan az olamaz." hükümlerine
yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa hükümleri dikkate
alındığında; gümrük vergilerine esas teşkil eden gümrük tarife ve istatistik
pozisyonu, ithal edilen eşyanın özellikleri ve nitelikleri itibarıyla tespit
edilerek vergilendirme yoluna gidilir. Eşyanın sadece ismi esas alınarak gümrük
tarife ve istatistik pozisyonunun tespiti ve eşyanın vergilendirilmesi mümkün görülmemektedir.
Somut olaylarda, ithali yapılan eşyaların madde özellikleri ve içerikleri
hakkında araştırma ve inceleme yoluna gidilmeden, aynı ismi ve kodu taşıyan
eşyalar hakkındaki daha önceki tespitler esas alınarak işlem kurulması yukarıda
açıklanan yasa hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
SONUÇ:
1) İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin
01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararı ile İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1555-4882 karar sayılı kararı; İstanbul
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş
sayılı kararı ile İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve
2011/1556-4881 karar sayılı kararı; İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza
Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararı ile İstanbul
6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1557-4886 karar sayılı kararı;
İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027
değişik iş sayılı kararı ile İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli
ve 2011/1558-4880 karar sayılı kararı; İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza
Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararı ile İstanbul
6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1567-4875 karar sayılı kararı;
İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027
değişik iş sayılı kararı ile İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli
ve 2011/1568-4885 karar sayılı kararı; İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza
Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararı ile İstanbul
1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1548-4063 karar sayılı kararı;
İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027
değişik iş sayılı kararı ile İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli
ve 2011/1549-4064 karar sayılı kararı; İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza
Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararı ile İstanbul
1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1550-4065 karar sayılı kararı;
İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027
değişik iş sayılı kararı ile İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli
ve 2011/1551-4066 karar sayılı kararı; İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza
Mahkemesinin 01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararı ile İstanbul
1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1552-4067 karar sayılı kararı;
Arasında hüküm uyuşmazlığının bulunduğunun kabulüne,
2) İstanbul Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin
01/06/2012 gün ve 2012/1027 değişik iş sayılı kararında toplu konut fonu
üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının kaldırılması istemiyle
açılan davaların toplu olarak reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına,
3) İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli
ve 2011/1555-4882 karar sayılı; İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin 30/12/2011
tarihli ve 2011/1556-4881 karar sayılı; İstanbul 6. Vergi Mahkemesinin
30/12/2011 tarihli ve 2011/1557-4886 karar sayılı İstanbul 6.Vergi Mahkemesinin
30/12/2011 tarihli ve 2011/1558-4880 karar sayılı; İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1567-4875 karar sayılı; İstanbul 6.
Vergi Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2011/1568-4885 karar sayılı; İstanbul
1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1548-4063 karar sayılı;
İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1549-4064 karar
sayılı; İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1550-4065
karar sayılı; İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/1551-4066
karar sayılı; İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve
2011/1552-4067 karar sayılı;
Kararlarının benimsenmesine,
Karar verilmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının
giderilmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir.
Gereği takdirlerinize sunulur." yönünde düşünce
vermiştir.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Başvuru dilekçesi ve ekleri,
uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin dava dosyaları, ilgili Başsavcıların
düşünce yazıları, dayanılan Yasa ve Yönetmelik kuralları, taraflarca verilen
dilekçe ve ekleri ile Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN'ın hazırladığı rapor
okunup incelendikten; 2247 sayılı Yasa'nın 25. maddesinin verdiği yetkiye
dayanılarak sözlü açıklama için önceden belirlenen 28.12.2015 gününde, istemde
bulunan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Hukuk Müşaviri M.Ü. ve karşı taraf N. Gıda
Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Av. A.Ö.'in sözlü açıklamaları dinlendikten ilgili Başsavcılarca
görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı
Yakup BAL'ın yazılı düşünceleri doğrultusundaki açıklamaları alındıktan sonra
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Hüküm uyuşmazlığına esas teşkil eden ve davada çözümü
gereken sorun, Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı İstanbul Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlüğü, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 21.5.2011 gün ve 6943 sayılı Ek Mali
Yükümlülük (TKF) Para Cezası Kararının iptali istemidir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 193/3. maddesinde;
"Beyan sahibinin hatalı beyanı sonucu hiç alınmadığı
veya noksan alındığı tespit edilen gümrük vergilerine, gümrük yükümlülüğünün
başladığı tarih ile vergilerin kesinleştiği tarih arasındaki süre için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre
tespit edilen gecikme zammı oranında faiz uygulanır. Gümrük vergilerinin
kesinleşmesinden önce ödenmek istenmesi durumunda faiz, ödeme tarihine kadar
hesaplanarak vergiler ile birlikte tahsil edilir." denilmiş,
2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında
Kanunun "Müeyyide" başlıklı 4. maddesinde;
" Bakanlar Kurulu kararıyla tahsil edilen ek mali
yükümlülükleri yerine getirmeden ithalat, ihracat veya diğer dış ticaret
işlemlerini gerçekleştirenler, noksan ek mali yükümlülüğün iki katı para
cezasına çarptırılırlar." denilmiş,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun "Matrah
Farklarına Uygulanacak İşlemler" başlıklı 51. maddesinde;
"Mükelleflerin
ithalde beyan ettikleri matrahla tahakkuk veya inceleme yapanların veyahut
teftişe yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi
farkları hakkında Gümrük Kanunu uyarınca Gümrük Vergisindeki esaslar dairesinde
ceza uygulanır." denilmiş,
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3/8. maddesinde;
"Gümrük
Vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat
vergilerinin yada ihracat vergilerinin tümünü kapsadığı açıklanmış,
Yine aynı Kanunun 197/2. maddesinde; "Yapılan
denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1
inci fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin
tebliğat gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılır.
Şu kadar ki, gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılması
zaman aşımını durdurur.";
232. maddesinde; "1. Bu Kısmın İkinci Bölüm
hükümlerine göre gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezaları
bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edilir ve aynı zamanda
ödenir.
2. (Ek: 28/3/2013-6455/7 md.) Konusu ve yükümlüsünün
aynı olması, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunması şartıyla;
birden fazla işleme veya beyannameye ilişkin gümrük vergileri ve para
cezalarına tek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenebilir. (1)
3. Bu Kanun uyarınca idari yaptırım kararları gümrük
idarelerinin amirleri veya yardımcıları tarafından verilir."
( (1) 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 7 nci
maddesiyle, bu maddeye birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra
eklenmiş ve mevcut ikinci fıkra üçüncü fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.)
Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar
başlıklı 234. maddesinde;
"1. Serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet
suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan
beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a) 15 inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini
oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi
ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile
muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark
%5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para
cezası alınır. " (2)
( (2) 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "gümrük
vergisi" ibareleri "ithalat vergileri", (b) bendinde yer alan "gümrük
vergisine" ibaresi "ithalat vergilerine", (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan
"gümrük vergisinden" ibareleri "ithalat vergilerinden" şeklinde
değiştirilmiştir.);
İtirazlar başlıklı 242. maddesinde;
"1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük
vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe
ile itiraz edebilir.
2. İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde
karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir.
3. İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama
verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama
ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı
yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir." denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Gümrük Müsteşarlığı
Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğünün 21/03/2011-4268 tarih ve sayılı
yazılarında Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce N. Gıda adına tescilli 09/11/2010
tarihli, 157183 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile alakalı Gümrük
Kontrolörü Y.K.T. ve M.M. tarafından tanzim edilen 23.12.2009 tarih ve
81-92-07, 91-89-13 sayılı raporda mezkur beyannamenin ekinde yer alan
21/10/2010 günlü 10421375 sayılı fatura kapsamı 110994 kodlu "B. APRICOT
PINEAPPLE WITH YOGHURT 125 GR" ticari isimli eşyanın 19.01.10.00.19.00 GTİP de
beyan edilip 7001 tarım payı kodu tespit edilerek 8.80 EUR/100 Kg üzerinden
Toplu Konut Fonu (Tarım Payı) uygulanarak ithal işleminin tamamlandığı ancak
İstanbul Bölge Laboratuarı'nın bahsi geçen raporunda belirtilen oranların Kod
Numaralarım Gösterir Bilişim Tablosuna (Meursing Tablosu) tatbiki sonucunda-
"B. APRICOT PINEAPPLE WITH YOGHURT 125 GR" ticari isimli eşyanın tarım payı
kodunun 7026, uygulanması gereken oranın 30,81 EUR/l00 Kg olması gerektiği belirtilerek
fark vergi ve para cezalarının tahsil edilmesi talimatı verildiği, konuyla
ilgili olarak Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce yapılan tetkik sonucunda N. Gıda
adına tanzimli serbest dolaşıma giriş beyannamesi için 2976 sayılı Dış
Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 4.maddesi delaletiyle, 4458 sayılı
Gümrük Kanununun 234. Maddesi gereğince tahakkuk eden para cezası çıkarıldığı;
1.284-TL Ek Mali Yükümlülüğün iki katı tutarı olan 2.568-TL para cezası olarak
alınmasına, para cezasının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Halkalı
Gümrük Saymanlık Müdürlüğüne ve ödeme süresi içinde olmak şartıyla 5326 sayılı
Kanunun 17/3. maddesine göre taksitlendirme hakkı bulunduğuna, 4458 sayılı
Gümrük Kanununun 242 maddesine göre Ceza kararının tebliği tarihinden itibaren
15 gün içinde İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü nezdinde itiraz
edilebileceği, süresinde itiraz edilmemesi veya itiraz üzerine Başmüdürlük
tarafından verilen ret kararının idari açıdan kesinleşeceği Başmüdürlük
kararına karşı tebliğini takip eden günden itibaren süresi içerisinde idari
yargıya başvurulabileceği; para cezasının süresi içerisinde ödenmemesi veya
idari yargıya başvurulduğunda Ambarlı Gümrük Müdürlüğü lehine kesinleşmesi
halinde, 6183 sayılı kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere, ceza kararı
ikametgahı veya kanuni veya iş merkezinizin bulunduğu yerdeki vergi dairesine
gönderileceği ve ödeme süresinden sonra gümrük idaresine ödeme yapılamayacağı
yönünde 21.5.2011 gün ve 6943 sayılı işlem tesis edildiği, her iki yargı kolunda
da bu işlemin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Adli Yargı yerinde yapılan yargılamada;
"İtiraz eden vekili tarafından Ambarlı Gümrük
Müdürlüğünün 21/05/2011 tarih, 6969 sıra nolu 3.792,00TL, aynı tarihli 6978
sıra nolu 9,35TL, aynı tarihli 6975 sıra nolu 320,00TL, aynı tarihli 6972 sıra
nolu 400,00TL, aynı tarihli 6981 sıra nolu 172,00TL, aynı tarihli 6984 sıra
nolu 928,00TL, aynı tarihli 6943 sıra nolu 2.568,00TL, aynı tarihli 6953 sıra
nolu 2.788,00TL, aynı tarihli 6957 sıra nolu 8.476,00TL, aynı tarihli 6950 sıra
nolu 3.278,00TL, aynı tarihli 6966 sıra nolu 376,00TL 'lik idari yaptırımların
usul ve yasaya aykırı bir şekilde haksız yere ceza tutanakları düzenlendiğini
bu tutanakların iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Başvurular usulden kabul edilerek duruşma açılmaksızın
yapılan incelemede, itiraz dilekçeleri ekleri ile birlikte karşı tarafa tebliğ
edilmiş olup; karşı taraf olan Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 21/05/2011 tarih,
6969 sıra nolu 3.792,00TL, aynı tarihli 6978 sıra nolu 9,35TL, aynı tarihli
6975 sıra nolu 320,00TL, aynı tarihli 6972 sıra nolu 400,00TL, aynı tarihli
6981 sıra nolu 172,00TL, aynı tarihli 6984 sıra nolu 928,00TL, aynı tarihli
6943 sıra nolu 2.568,00TL, aynı tarihli 6953 sıra nolu 2.788,00TL, aynı tarihli
6957 sıra nolu 8.476,00TL, aynı tarihli 6950 sıra nolu 3.278,00TL, aynı tarihli
6966 sıra nolu 376,00TL 'lik idari yaptırımlara ilişkin tüm bilgi, belge ve
dosya kapsamı incelenmiş, ithal edilen mamalar üzerinde numune alınarak tahlil
yapıldığı, tahlil sonucunda mamanın içeriğine göre KDV farkı olduğunun
anlaşılması üzerine KDV farkı için idari para cezası uygulandığı, idari para
cezalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla
itirazların reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesisi uygun
görülmüştür.
Hüküm : Gerekçesi
yukarıda açıklandığı üzere; Başvuruların REDDİNE," karar
vermiş, bu karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir."
İdari Yargı
yerinde yapılan yargılamada;
""B. Apricot Pineapple with yoghurt 6x125 Gr" isimli
ticari eşya çocukların beslenmesinde kullanılan ve perakende satışa hazır hale
getirilmiş müstahzar niteliğinde olduğundan, gümrük müdürlüğüne bağlı
kimyagerler tarafından, gümrük kontrolörleri tarafından yaptırılan analizden
öncesinde ve sonrasında düzenlenen analiz raporlarında bu yönde tespitler
yapıldığından, gümrük müfettişleri tarafından hazırlanan raporu esas alan
30.10.2009 tarihli raporunda ürünün içeriğinde tespit edilen madde ve
miktarlarına yer verilse de ürün içeriğine ilişkin raporda yapılan tespitler ürünün
GTİP'in belirlenmesinde öncelikli olarak çocukların beslenmesinde kullanılan ve
perakende satışa hazırlanmış gıda müstahzarı olması niteliğini
değiştirmeyeceğinden ve ürünün GTİP'inin belirlenerek öncelikli olarak
çocukların beslenmesinde kullanılan ve perakende satış hazır gıda müstahzarı
olup olmadığına bakılması, ürünün bu sınıflandırmaya dahil olmaması halinde alt
açılımlarından olan Diğerleri; Diğerleri; Diğerlerine bakılması gerektiğinden,
uyuşmazlık konusu eşya bu özelliği nedeniyle 1901.10.00.19.00 GTİP'inde
sınıflandırılarak tarım fonu payı kodunun 7001 olması gerekmektedir.
Bu durumda dava konusu ticari eşyanın 1901.10.00.19.00
GTIP pozisyonunda olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına yapılan tarım
fonu payı, katma değer vergisi tahakkuku ve para cezalarına vaki itirazların
reddine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Nitekim aynı doğrultuda İstanbul 1. Vergi Mahkemesinin
vermiş olduğu 28.11.2011 tarih ve E:2011/1559, K:2011/4074 sayılı karara
yapılan itirazın İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 2.4.2012 tarih ve
E:2012/844, K:2012/6502 kararıyla reddedilerek, anılan kararın onanmasına karar
verildiği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline"
karar vermiş, bu karar deracattan geçerek kesinleşmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa hükümleri dikkate
alındığında, davalı idare tarafından 2976
sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca, 4458
sayılı Kanunun 234.
maddesi hükümleri doğrultusunda verilen para cezasının "Ek Mali Yükümlülüğün
(TKF)" tahsiline ilişkin para cezası olması ve bu nitelikteki para cezasına
ilişkin itirazın da 4458 sayılı Kanunun 242. maddesi uyarınca idari yargı
yerinde yapılmasının gerektiği bu nedenle, davacı vekilinin yaptığı itiraz
üzerine Sulh Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin
esasının incelenmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Ne var ki uyuşmazlığın esasına ilişkin olan ve itiraz
edilmemek suretiyle kesinleşen bu kararın, görevsiz mahkemece de verilmiş olsa,
"kesin hüküm" ilkesi uyarınca salt görevsiz yargı yerince verilmesi nedenine
dayalı şekilde yerine getirilmemesi düşünülemez.Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının usule ilişkin ilk görüşündeki, görevsiz yargı yerince verilen
hükmün "hüküm uyuşmazlığına esas alınmaması gerektiği; kanun yararına bozma
müessesesi yoluyla bu hükmün ortadan kaldırılabileceği" yolundaki
değerlendirmesinin irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.
Kararın kesinleşmesinden, bir mahkeme hükmüne ancak
bir dereceye kadar itiraz edilebilmesinin (şekli anlamda kesin hüküm); ve
davanın tarafları arasında çekişmeli olan hukuki ilişkinin bütün bir gelecek
için kesin olarak tespit edilmesinin veya düzenlenmesinin (maddi anlamda kesin
hüküm) anlaşılması gerektiği öğretide belirtilmektedir.
Diğer yandan, Kanun Yararına Temyizin amacı; temyizi
kabil olmayan hükümler ile, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden
kesinleşmiş olan hükümlerde hukukun yanlış uygulandığının tespit edilip,
mahkemelerin bundan sonraki benzer olaylarda aynı yanlışı yapmalarını önlemek
için bu gibi hükümlerin Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına temyizi üzerine
Yüksek Mahkeme tarafından incelenmesidir. Yüksek Mahkemece gerçekten hukukun
yanlış uygulandığı kanısına varılırsa, hüküm kanun yararına bozulacak fakat, bu
bozma kararı hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmayacaktır. Kanun yararına bozma
kararı Resmi Gazetede yayınlanarak kanunların yurdun her yerinde aynı şekilde
uygulanması sağlanacaktır.
Dolayısıyla, dosyanın somutunda, 5326 sayılı
Kabahatler Kanunu'na göre idari yaptırım kararının kaldırılması istemiyle yapılan
başvuru üzerine verilen karara karşı Kanun'un 29. maddesi uyarınca, "Mahkemenin
verdiği son karara karşı, Ceza Muhakemesi Kanununa göre itiraz edilebilir. Bu
itiraz, kararın tebliği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde yapılır."
denildiği; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271. maddesinde ise, itiraz
üzerine verilen kararların kesin olduğunun belirtildiği; olağanüstü kanun yolu
olarak düzenlenen kanun yararına bozma talebi bir usuli hak olmadığından
kesinleşen kararlara etkisinin olmadığı; Kanun yararına bozmanın amacının,
temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olan hükümlerde hukukun yanlış
uygulandığının tespit edilip, mahkemelerin bundan sonraki benzer olaylarda aynı
yanlışı yapmalarını önlemek için bu gibi hükümlerin Cumhuriyet Başsavcısının
kanun yararına temyizi üzerine Yüksek Mahkeme tarafından incelenmesi olduğu ve
Kanun Yararına bozma kararının Resmi Gazetede yayınlanarak kanunların yurdun
her yerinde aynı şekilde uygulanmasının sağlanacağı gözetildiğinde, görevsiz
bir mahkeme tarafından ve hatta görevsiz yargı kolunca verilmiş olan kararların
derecattan geçerek veya geçmeksizin kesinleşmediğinden söz edilemeyeceği ve
hüküm uyuşmazlığına ilişkin uyuşmazlıklarda kararların "görevle ilgili
olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, ......." olma koşulunu da
sağlamış olacağı kuşkusuzdur.
Bu nedenle, görevsiz mahkemece verilmiş olsa da
kesinleşmiş bir kararın hüküm uyuşmazlığına konu teşkil edeceği kuşkusuz olup,
Uyuşmazlık Mahkemesinin "hüküm uyuşmazlığı" konusundaki yerleşik kararları da
bu doğrultudadır.Dolayısiyle anılan görüşe katılmaya imkan görülmemiş ve adli
yargı yeri ile idari yargı yeri arasındaki hüküm uyuşmazlığının esasının
irdelenmesine geçilmiştir.
Davaya konu somut olayda, N. Gıda Ürünleri Sanayi ve
Ticaret Anonim Şirketi adına tescilli 2009 ve 2010 yıllarında serbest dolaşıma
giriş beyannamesi ile ithali gerçekleştirilen bebek mamalarının tarım payı
kodlarının 2009 yılından önce ve sonra da davalı idare tarafından denetimden
geçirildiği; kimyager raporları alındığı ve 1901.10.00.19.00 GTİP'ten beyan
edilmesi gerektiği ve toplu konut payı kodunun da 7001 olması gerektiğinden
bahisle işlemler tesis edildiği; davacı şirketçe de bu bildirimlere uyularak
beyannameler verildiği: ancak 2011 yılına gelindiğinde davalı idare tarafından
daha önce kendisinin belirlediği ve işlem tesis ettiğ aynı tipteki ürünlere
haricen (numuneler üzerinde) yeniden analiz yaptırıldığı ve daha önce
belirlenmiş olan ürünlerin GTİP ve TKF kodunun değiştirilmesi gerektiğinden
bahisle davacı şirket adına işlemler tesis edildiği görülmüştür.
Ancak davaya konu ürünlerin gerek davacı ve gerekse
davalı idare tarafından pek çok kereler kimyagerlik tahlillerine tabi
tutuldukları görülmekte ve adli ve idari yargı dava dosyalarında örnek tahlil
raporlarına rastlanmakta; ilgili ürünlerin her defasında şeker oranlarının
tespit edildiği ve tarım payı kodlarının da her seferinde aynı belirlendiği
görülmektedir.
Diğer yandan dosya içeriğinden davaya konu ürünlerin
ithalat işlemlerinin 2010 yılında gerçekleştirildiği, piyasaya sürülerek
tüketildiği ve tahlil için alınan diğer numunelerin tahlil sırasında
tüketildiği ve dahi ürünlerin tahlilinin yapıldığı tarihte davacı şirket
tarafından başka bir laboratuvara yaptırılan tahlil raporunun da bulunmadığı
anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla davalı idarenin, aynı beyanname konusu
ürün hakkında iki farklı rapor hazırlayıp iki farklı GTİP ve TKF numarası
öngörerek birbiriyle çelişen iki farklı işlem uygulamasının; kısaca aynı
kimyagerlik tarafından, aynı ürün üzerinde yaptırılan tahlillerin birbirleriyle
çelişecek şekilde sonuçlar verdiği gözönüne alınarak, davaya konu ürünlere
uygulanması gereken GTİP ve TPK kodlarının değiştirilmesinin hukuka
uygunluğundan söz edilemeyeceği de gözetilmelidir.
Yukarıda sözü edilen kanun hükümleri ve açıklamalar
uyarınca, ithalatı gerçekleştirilen ticari eşyanın çocukların beslenmesinde
kullanılan ve perakende satışa hazır olan ürün olduğu ve davalı idare bünyesine
bağlı kimyagerler tarafından gümrük kontrolörleri tarafından yaptırılan analizlerden
öncesinde ve sonrasında düzenlenen analiz raporlarında yapılan tespitlerin
ürünün GTİP'inin belirlenmesinde kullanılan ve perakende satışa sunulan gıda
müstahzarı olması niteliği taşıdığından, ürünün tarım fonu payı kodunun ve
GTİP'inin değiştirilmesinin, dolayısıyla ek mali yükümlülük para cezası
kararının verilmesinin hukuka uygunluk taşımayacağı; diğer yandan sonradan
yapılan analiz sonucu düzenlenen raporda yer alan değerler esas alınmak
suretiyle davaya konu ürünün tarım payı kodunun değiştirildiği ve buna göre
para cezası uygulandığı görülmekte ise de davalı idarece ithalat sırasında söz
konusu ürünün içeriği hakkında herhangi bir rapor düzenlenmediği, davanın
sebebini oluşturan analiz sonuçlarının geriye dönük olarak uygulandığı da
dikkate alındığında tesis edilen işlemlerde hukuka uygunluk görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle Ek Mali Yükümlülük (TKF) Para
Cezası Kararının iptali istemine ilişkin kısım yönünden, dava konusu ticari
eşyanın GTİP pozisyonunun değiştirilemeyeceği sonucuna varılarak, davacı adına
yapılan tarım fonu payı, katma değer vergisi tahakkuku ve para cezalarına vaki
itirazların reddine ilişkin dava konusu işlemlerin iptaline karar veren
İstanbul 6. Vergi Mahkemesi kararı hukuka uygun bulunmaktadır.
Bu durumda, Ek Mali Yükümlülük (TKF) Para Cezası
Kararının iptali istemiyle açılan davayı esas yönünden inceleyerek hukuka
uyarlı olmayan gerekçeyle reddeden, mevzuat uyarınca da görevsiz bulunan
Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 1.6.2012 gün ve Değişik İş no; 2011/1027
sayılı kararının kaldırılmak suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar
verilmesi gerekmektedir.
KARAR :
1- Ek Mali Yükümlülük (TKF) Para Cezası kararının
kaldırılması istemiyle Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davada
ithal edilen mamalar üzerinden numune alınarak tahlil yapıldığı, tahlil
sonucunda mamanın içeriğine göre KDV farkı olduğunun anlaşıldığı üzerine KDV
farkı için İdari Para Cezası uygulandığı, İdari Para Cezalarında usul ve yasaya
aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddi yönünde verilen 1.6.2012 gün
ve Değişik İş no: 2011/1027 sayılı kararın kaldırılması,
2- Hukuk ve usule uygun bulunan İstanbul 6. Vergi
Mahkemesinin 30.12.2011 gün ve E:2011/1555, K:2011/4882 sayılı kararının
benimsenmesi,
Bu suretle HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE,
28.12.2015 gününde, OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
PcGK Not: Benzer kararlardan sadece
birine yer verilmiş olup, aynı gün yayımlanan diğer kararlara http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/01/20160129M1-1.pdf
linkten
ulaşabilirsiniz