Danıştay 15. Daire E: 2014-9839 Kararı (YGM lerin antrepoya alınan eşya giriş çıkışındaki yetkilerinin kısıtlanmasına ilişkin yapılan tebliğin yürütülmesinin durdurulması hakkında karar)
Tasarruflu Yazılar 1
-
16.12.2015 tarihinde tebliğ olunan Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulu'nun 16.09.2015 tarih ve 2015/987 Esas sayılı kararı ile
yürütmenin durdurulması kararına karşı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının itirazı
kabul edilmiş ve Danıştay 15. Dairesinin yürütmenin durdurulması kararının
kaldırılmasına hükmedilmiştir
-
Danıştay 15.Daire E 2015-664
Kararı ile GGT Seri No 5 in 4.maddesi ile Geçici Maddi 1, 01.03.2016 tarihinde
iptal edilmiştir
DANIŞTAY ONBEŞİNCİ
DAİRE BAŞKANLIĞI
Esas
No : 2014/9839
Davacılar ve Yürütmenin
Durdurulmasını
İsteyenler: 1- Ankara
Gümrük Müşavirleri Demeği
2- Nadir Elibol
Vekili: Av. Olgun Tuncay Ayvacı
Elgün Sokak No:8/13Kızılay Çankaya/ANKARA
Davalı: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
İstemin
Özeti: 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2
Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in
4. maddesi ile Geçici 1. maddesinin; değişiklik ile yetkilendirilmiş gümrük
müşavirinin yaptığı antrepoya eşya giriş ve çıkışı, dönemsel stok kaydı ve
elleçleme gibi işlemlerin ellerinden alındığı, düzenleme ile birçok
yetkilendirilmiş gümrük müşavirinin ve çalışanının işsiz kalacağını, gümrük
müşavirlerinin yıllardır faaliyette bulundukları gümrük müşavirliği
faaliyetlerini bırakarak yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği mesleğine
geçtikleri, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin hukuki durumunun kanun ve
yönetmelikle düzenlendiği, bu düzenlemeler yürürlükte bulunduğu halde nerdeyse
faaliyetlerini sona erdirecek biçimde tebliğ ile düzenleme getirilemeyeceği
ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi
istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Yetkilendirilmiş
gümrük müşavirlerinin sorumlu oldukları antrepolarla ilgili yapılan denetimler
sonucunda bazı hukuka aykırılıkların tespit edildiği, yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerinin çalıştığı bazı antrepolarda tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin
olarak gümrük müdürlüklerine yapılması gereken bildirimleri yapmamaları, eşya
giriş çıkış işlemlerine refakat etmemeleri ve kamu adına yükümlü oldukları
görevin ifasında gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri nedeniyle tebliğ ile
değişikliğe gidildiği, değişiklik ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği
uygulaması ortadan kaldırılmadığı, bazı tespit işlemlerinin memurlar eliyle
yapılması şeklinde düzenlemeye gidildiği, 2008 yılında bazı gümrük işlemlerinin
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine devredilmesinin nedeninin memur açığından
kaynaklandığını, 2008 yılından itibaren memur alımı gerçekleştirildiği ve artık
personel sayısının yeterli olduğu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10/c maddesi
ile , kanun koyucunun bir kısım tespit işlemlerindeki yetkisini devredebileceği
düzenlenmiş olsa da bu yetkinin nasıl kullanılacağı veya hangi hukuki normla bu
düzenlemelerin gerçekleştirileceği konusundaki takdir yetkisinin gümrük
idaresine bırakıldığı, ortada yetkilendirilmiş gümrük müşavirleri açısından bir
kazanılmış haktan söz edilmesi mümkün dolmadığı iddiaları ile açılan davanın ve
yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay
Tetkik Hakimi: Hüseyin
Aydın
Düşüncesi: 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nda ve 07.10.2009 tarih ve
27369 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük
Yönetmeliği'nde yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine ilişkin düzenlemeler
varlığını devam ettirirken, idare tarafından haklı bir gerekçe ortaya
konulmaksızın dava konusu düzenleme ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin
faaliyetlerinin sona erdirilmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Yasasının 27. maddesinde belirtilen koşulların bakılan
davada gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı talebinin kabulü ile
dava konusu düzenlemelerin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, davalı idarenin
savunma ve Dairemizce verilen ara kararı cevabı geldiği görülerek yürütmenin
durdurulması istemi yeniden incelendi, gereği görüşüldü;
Dava, 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük
Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi ile Geçici
1. maddesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük
Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in dava konusu 4.
maddesinde "Aynı Tebliğin 11 inci maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinin (6) ila (9) numaralı alt bentleri, 13 üncü
maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının
(a), (b), (d) ve (e) bentleri, 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 20 nci
maddesinin iki ila altıncı fıkraları, 21 inci maddesinin dördüncü, on birinci
ve on ikinci fıkraları, 23 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları ile
geçici 2 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır."hükmüne ve yine
dava konusu edilen Tebliğ'in Geçici 1. maddesinde; "Bu Tebliğin yürürlüğe
girmesinden önce aynı Tebliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinin (6) ila (9) numaralı alt bentleri uyarınca düzenlenmiş sözleşmelere
ilişkin tespit işlemleri 31.12.2014 tarihine kadar sonlandırılır." hükmüne yer
verildiği görülmüştür.
Dava konusu düzenleme ile genel ve özel antrepolara
eşya giriş çıkış işlemleri, gümrük yükümlülüğü sona erdikten sonra varsa ilgili
kurumlarca yapılacak kontrol sonuçlarına göre gümrük gözetiminin
sonlandırılması işlemleri, antrepoların altışar aylık dönemler itibariyle sayım
işlemleri ile antrepo rejimine tabi eşyanın elleçleme gibi faaliyetlerin yetkilendirilmiş
gümrük müşavirlerince yapılmasına son verildiği görülmektedir.
4458 sayılı Gümrük Kanunun 10. maddesinin 1.
fıkrasının (c) bendinde gümrük idaresinin gümrük mevzuatının doğru olarak
uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alabileceği bu çerçevede,
eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin
gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip
gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye
yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun verdiği bu yetkiye
dayalı olarak davalı idare tarafından 07.10.2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği ile
"Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği" kurumu oluşturulmuş, anılan yönetmeliğin
574. maddesinde yetkilendirilmiş gümrük müşaviri; Kanunun 10 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük rejimleri, nihai
kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük işlemlerinin doğru
olarak uygulanmasını sağlamak için Müsteşarlıkça belirlenen tespit işlemlerini
yapmak üzere yetkilendirilen ve 576 ncı maddede belirtilen şartları taşıyan
gümrük müşaviri olarak tanımlanmış, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğinin
niteliklerine yer verilen 576. maddede yetkilendirilmiş gümrük müşaviri olacak
kişinin dolaylı temsil suretiyle gümrük idarelerinde iş takip etmemesi ve bu
amaçla kurulmuş tüzel kişilere ortak olmamasının yanında tespit işlemlerinin
yapılacağı kişiler ve antrepo işleticileri ile ortaklık ve çalışan statüde
ilişkisi bulunmaması gerektiği sayılmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinin birlikte
değerlendirilmesinden, yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği müessesesinin
düzenlenmesinde, bürokratik işlemlerin azaltılması, gümrük işlemlerinin daha hızlı sürede sonlandırılması ve böylelikle vatandaşa daha
kaliteli ve etkili kamu hizmeti sunulması ile birlikte teknik bilgi ve uzmanlık
gerektiren gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanmasını temine ilişkin
faaliyetlerin etkili biçimde sürdürülmesinin hedeflendiği görülmüştür.
Kanun koyucunun yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin
yürüttükleri hizmeti kamusal hizmet niteliğinde gördüğü, idarenin daha önce
devlet memurlarına yaptırdığı bir çok gümrük işlemini, bilgi, tecrübe ve güven
esasına dayalı olarak yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine devrettiği, bu
hizmeti yürüten yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin, dolaylı temsil
suretiyle faaliyet gösteren gümrük müşavirleri ile tespit işlemini yaptığı
yükümlülerden bağımsız olarak faaliyet göstermesinin amaçlandığı anlaşılmıştır.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak
şekilde, hizmette etkinliğinin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu
kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu
hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak
her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan
ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli
değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak,
idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği
anlamına gelmeyeceği de izahtan varestedir. Zira, takdir yetkisi ile idareye
ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü tanınmış olduğundan, yasa koyucu
tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet
gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet
ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili
müsteşarlığa yetki veren 4458 sayılı Gümrük Kanunu 10. maddesinin gerekçesinde,
müsteşarlığın bir kısım tespit işlemlerini, belirleyeceği niteliklere sahip
gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesinde yetkili olduğu, bununla gümrük
mevzuatının doğru olarak uygulanmasını temine ilişkin faaliyetlerin etkili
biçimde sürdürülmesinin hedeflendiği belirtilmiştir.
Yetkilendirilmiş gümrük müşavirleriyle ilgili olarak
Gümrük Kanunu ve Yönetmeliğinde yer alan mevcut düzenlemeler karşısında dava
konusu tebliğ ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin yetkilerinin
sınırlandırılmasına neden ihtiyaç duyulduğu Dairemizin E:2014/9839 sayılı
dosyasında verilen 13.03.2015 tarihli ara kararı ile sorulmuş; ara kararına cevaben
davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerde, 2008 yılında bazı gümrük işlemlerinin
yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine devredilmesinin nedeninin memur açığından
kaynaklandığı, 2008 yılından itibaren memur alımı gerçekleştirildiği ve artık
personel sayısının yeterli olduğu, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10/c maddesi
ile kanun koyucunun bir kısım tespit işlemlerindeki yetkisini devredebileceği
düzenlenmiş olsa da bu yetkinin nasıl kullanılacağı veya hangi hukuki normla bu
düzenlemelerin gerçekleştirileceği konusundaki takdir yetkisinin gümrük
idaresine bırakıldığı, anılan yetki çerçevesinde dava konusu düzenlemenin
yapıldığı ileri sürülmüştür.
Ancak; davalı idarece yetkilendirilmiş gümrük
müşavirlerinin hangi kriter bakımından yetersiz bulunduğunun açık bir şekilde
ortaya konulamadığı gibi 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda ve anılan yönetmelikte
yetkilendirilmiş gümrük müşavirliğine ilişkin düzenlemeler varlığını devam ettirirken,
idare tarafından haklı bir gerekçe ortaya konulmaksızın dava konusu düzenleme
ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin faaliyetlerinin sona erdirildiği
görülmüştür.
Öte yandan, davalı idare tarafından yetkilendirilmiş
gümrük müşavirlerinin sorumlu oldukları antrepolarla ilgili yapılan denetimler
sonucunda pek çok hukuka aykırılıkların tespit edildiği gerekçe gösterilerek
dava konusu düzenlemeye gidildiği belirtilmiş ise de Gümrük Yönetmeliği'nin
"Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirlerine Uygulanacak Cezalar ve Yetki Belgesi
İptali" başlıklı 578. maddesinin birinci fıkrasında
"Yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince yapılan tespit işlemlerine ilişkin
olarak mevzuata aykırı durumların belirlenmesi halinde yetkilendirilmiş gümrük
müşavirleri hakkında, gümrük müşavirleri hakkında verilecek disiplin cezalarını
düzenleyen Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin
düzenlemeye yer verildiği görüldüğünden, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerince
yapılan hukuka aykırı işlemlerin dava konusu düzenlemeyi gerektiren haklı bir
gerekçe olamayacağı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle dava konusu
02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yetkilendirilmiş
gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik
Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesinin hukuka aykırılığı saptandığından
Anılan Tebliğin geçiş süreci öngören Geçici 1. Maddesinin de hukuka aykırı
olduğu açıktır.
Buna göre, 02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri
No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesi
ile Geçici 1. maddesinde yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca hizmetin
gereklerine, kamu yararına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine gümrük
mevzuatı uyarınca verilen bir kısım tespit işlemlerini yapma yetkisi dava
konusu düzenlemeler ile sona erdirildiğinden anılan düzenlemelerin
uygulanmasının telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacağı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde sayılan koşullar gerçekleşmiş olduğundan
02.12.2014 tarih ve 29193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yetkilendirilmiş
gümrük müşavirliği ile ilgili 2 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği'nde Değişiklik
Yapılmasına Dair Tebliğ'in 4. maddesinin
yürütülmesinin durdurulmasına, anılan Kanun uyarınca, bu kararın tebliğinde
13.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Kırdar Yunus Ertuğrul Hannan Dr.
Gürsel
ÖZSOYLU ÇETİN ARSLANOĞLU YILBAŞI ÖZKAN