556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)`nin 14. maddesinin iptal edilmesi hakkında Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 Tarihli ve E 2016-148 K 2016-189 Sayılı Kararı
ANAYASA MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI
Esas Sayısı :2016/148 Karar Sayısı :2016/189
Karar Tarihi :14.12.2016
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından: 06.01.2017
tarih ve 29940 sayılı R.G.
İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN: İstanbul 2. Fikri ve
Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU :24.6.1995
tarihli ve 556
sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'nin 14.
maddesinin Anayasa'nın
2., 35. ve 91. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi
talebidir.
OLAY :Markanın
kullanılmaması nedeniyle iptali ve sicilden terkini talebiyle açılan davada,
itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulan Mahkeme,
iptali için başvurmuştur.
I- İPTALİ
İSTENİLEN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME KURALI
556 sayılı KHK'nin itiraz konusu 14. maddesi şöyledir:
"Markanın,
tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde, haklı bir neden olmadan
kullanılmaması veya bu kullanıma beş yıllık bir süre için kesintisiz ara
verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Aşağıda
belirtilen durumlar markayı kullanma kabul edilir:
a) Tescilli
markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı unsurlarla
kullanılması,
b) Markanın
yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında kullanılması,
c) Markanın,
marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı
taşıyan malın ithalatı"
II- İLK
İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü uyarınca Zühtü ARSLAN,
Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz
PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI,
Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ,
Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ'in katılımlarıyla 12.10.2016 tarihinde yapılan
ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III- ESASIN
İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Salim KÜÇÜK
tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu KHK kuralı,
dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A- İtirazın
Gerekçesi
3. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralla,
tescilden itibaren veya sonradan, haklı bir neden olmaksızın kesintisiz beş yıl
süre ile kullanılmayan tescilli markanın iptalinin öngörüldüğü, kuralın Anayasa'nın
temel hak ve ödevler başlıklı ikinci kısmının, kişinin hakları ve ödevleri
başlıklı ikinci bölümünde yer alan mülkiyet hakkı kapsamında bir düzenleme
niteliğinde olduğu ve KHK ile düzenlenemeyeceği belirtilerek, Anayasa'nın 2.,
35. ve 91. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
B-
Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
1. Kanun
Hükmünde Kararnamelerin Yargısal Denetimi Hakkında Genel Açıklama
4. Anayasa'da, KHK'lerin siyasal denetimi yanında
yargısal denetimi de öngörülmüştür. KHK'ler, işlevsel yönden yasama işlemi
niteliğinde olduklarından bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve
yetkisi de Anayasa Mahkemesine verilmiştir. Yargısal denetimde KHK'nin,
öncelikle yetki kanununa sonra da Anayasa'ya uygunluğu sorunlarının
çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa'nın 148. maddesinde KHK'lerin yetki
kanunlarına uygunluğunun denetlemesinden değil, yalnızca Anayasa'ya şekil ve
esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de
Anayasa'ya uygunluk denetiminin içine öncelikle KHK'nin yetki kanununa
uygunluğunun denetimi girer. Çünkü Anayasa'da, Bakanlar Kuruluna ancak yetki
kanununda belirtilen sınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmesi
öngörülmüştür. Yetkinin dışına çıkılması, KHK'yi Anayasa'ya aykırı duruma
getirir. Böylece, KHK'nin yetki kanununa aykırı olması Anayasa'ya aykırı olması
ile özdeşleşir.
5. Dayanaklarını doğrudan Anayasa'dan alan olağanüstü
hâl KHK'lerinden farklı olarak, olağan dönemlerdeki KHK'lerin bir yetki
kanununa dayanması zorunludur. Bu nedenle, KHK'ler ile dayandıkları yetki
kanunu arasında çok sıkı bir bağ vardır. KHK'nin yetki kanunu ile olan bağı,
KHK'yi aynen ya da değiştirerek kabul eden kanun ile kesilir. KHK'nin
Anayasa'ya uygun bir yetki kanununa dayanması, geçerliliğinin ön koşuludur. Bir
yetki kanununa dayanmadan çıkarılan bir KHK'nin, içeriği yönünden Anayasa'ya
aykırılık oluşturmasa bile Anayasa'ya uygunluğundan söz edilemez.
6. KHK'lerin Anayasa'ya uygunluk denetimi, kanunların
denetiminden farklıdır. Anayasa'nın 11. maddesinde, "Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz." denilmektedir. Bu
nedenle kanunların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup
olmadıkları saptanır. KHK'ler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem
dayandıkları yetki kanununa hem de Anayasa'ya uygun olmak zorundadırlar.
7. Anayasa'da kimi konuların KHK'lerle düzenlenmesi
yasaklanmaktadır. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında, sıkıyönetim ve
olağanüstü hâller saklı kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve
ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile
dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin KHK ile
düzenlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu itibarla Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar
Kuruluna ancak KHK ile düzenlenmesi yasaklanmış alana girmeyen konularda KHK
çıkarma yetkisi verebilir.
8. Anayasa'nın herhangi bir maddesinde kanunla
düzenleneceği öngörülen bir konunun, Anayasa'nın 91. maddesinin birinci
fıkrasının açıkça yasakladığı hükümler ile ilgili olmadıkça ya da
Anayasa"nın 163. maddesinde olduğu gibi KHK çıkarılamayacağı açıkça
belirtilmedikçe KHK ile düzenlenmesi Anayasa'ya aykırılık oluşturmaz.
2- İtiraz
Konusu Kuralın Anayasa'ya Aykırılığı Sorunu
9. İtiraz konusu kuralın birinci fıkrasında, markanın,
tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir neden olmaksızın
kullanılmaması veya markanın kullanımına beş yıllık bir süre için kesintisiz
ara verilmesi hâlinde markanın iptal edileceği belirtilmekte, ikinci fıkrasında
ise tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden markanın farklı
unsurlarla kullanılması, markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da
ambalajlarında kullanılması, markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması ve
markayı taşıyan malın ithalatı durumlarının, markayı kullanma olarak kabul
edileceği öngörülmektedir.
10. İtiraz konusu kural, 8.6.1995 tarihli ve 4113
sayılı Patent, Faydalı Model, Marka, Coğrafi İşaretler, Endüstriyel Tasarımlar,
Yaş Sebze ve Meyve Ticareti, Toptancı Halleri, Ticaret ve Sanayi Odaları,
Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Turistik Otelciler ve Turizm İşletmecileri
Birliğinin Kuruluşu, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri ile Gıda
Konularının Düzenlenmesine ve Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun
Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu ve Gümrük
Kanununun Bazı Hükümlerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yetki Kanunu'nun
verdiği yetkiye istinaden ve bu kapsamda çıkarılan KHK'lerdendir.
11. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında
herkesin, mülkiyet ve miras haklarına sahip olduğu, ikinci fıkrasında bu
hakların, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği, üçüncü
fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı
olamayacağı kurala bağlanmıştır.
12. Anayasa'nın 91. maddesinin birinci fıkrasında ise "...sıkıyönetim ve olağanüstü hâller saklı
kalmak üzere, Anayasa'nın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer
alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan
siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez."
denilmektedir. Buna göre, Anayasa'nın ikinci kısmının "Kişinin Hakları ve Ödevleri"
başlıklı ikinci bölümünde yer alan mülkiyet hakkının KHK ile düzenlenmesi
mümkün değildir.
13. Mülkiyet hakkının konusunu, maddi ve gayrimaddi
mallar oluşturmaktadır. Taşınır ve taşınmaz mallar, maddi mallar kapsamında
iken, fikri ve sınaî mülkiyet hakları gayrimaddi mallar kapsamında
bulunmaktadır. Bir markanın sahibine sağladığı haklar ise "marka
hakkı" olarak adlandırılmakta ve marka hakkı, fikri ve sınai mülkiyet
hakları kapsamında yer almaktadır. Dolayısıyla itiraz konusu kural, mülkiyet
hakkının konusunu oluşturan marka hakkıyla ilgili olduğundan KHK ile
düzenlenemez.
14. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa'nın 91.
maddesinin birinci fıkrasına aykırıdır. İptali gerekir.
15. Kural, Anayasanın 91. maddesinin birinci fıkrasına
aykırı görülerek iptal edildiğinden, ayrıca Anayasa'nın 2. ve 35. maddeleri
yönünden incelenmesine gerek görülmemiştir.
IV- HÜKÜM
24.6.1995 tarihli ve 556 sayılı Markaların Korunması
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna
ve İPTALİNE, 14.12.2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.