Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2017-477 Kararı YGM tespit raporlarındaki sınırlandırmanın kaldırılmasının yürütülmesinin durdurulması hakkında karar
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
YD İtiraz No: 2017/477
İtiraz Eden (Davacı):
Vekili :Av. Olgun Tuncay Ayvacı
İzmir Cad.
Elgün Sok. No:8/13 - Kızılay/ANKARA
Karşı Taraf
(Davalı): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
- ANKARA
Vekili :Hukuk
Müşaviri Av. Gökçen Aygün - Aynı adreste
İstemin
Özeti :Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen; yürütmenin
durdurulması isteminin reddine ilişkin 09/03/2017 günlü, E:2016/10391 saydı
karara, davacı itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasını istemektedir.
Danıştay
Tetkik Hakimi :Nermin Tombaloğlu
Düşüncesi :itirazın kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca
dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, 07/10/2016 günlü, 29850 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan Gümrük Genel Tebliğinin (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği) (Seri
No: 6); "Sorumluluk" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının, "k) Bağlı bulunulan Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü dışındaki gümrük idarelerinin denetimi altındaki antrepolarla tespit
sözleşmesi yapmamak" şeklindeki (k) bendi ile "Geçiş Hükmü" başlıklı Geçici 1. maddesinde yer alan "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
önce düzenlenmiş sözleşmeler Gümrük Genel Tebliği (Yetkilendirilmiş Gümrük
Müşavirliği) (Seri No:2) kapsamında 31/12/2016 tarihine kadar geçerlidir. (2)
Gümrük Genel Tebliği (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği) (Seri No:2)
çerçevesinde verilen yetki belgeleri 31/12/2016 tarihine kadar geçerlidir. Bu
tarihe kadar yenileme başvurusunda bulunulmaması durumunda mevcut belgeler
hükümsüz sayılır ve ayrıca sistem üzerinden iptal edilir. Yenileme başvurularının değerlendirilmesi
aşamasında başvuru sahiplerinin 5 inci maddede yer alan koşulları taşıyıp
taşımadıkları kontrol edilir. (3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce
gerçekleştirilen iş akitleri, 31/12/2016 tarihine kadar 20 nci maddenin birinci
fıkrası hükümlerine uygun hale getirilir. (4) Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce kurulmuş bulunan yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği şirketleri
ortaklık yapısı 31/12/2016 tarihine kadar 5 inci maddenin ikinci ve üçüncü
fıkralarına uygun hale getirilir." düzenlemesinin iptali ve yürütmenin
durdurulması istemiyle açılmıştır.
Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 09/03/2017 günlü,
E:2016/10391 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar
verilmiş olup, davacı bu karara itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasını
istemektedir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; gümrük
idaresinin, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü
bütün önlemleri alabileceği, bu çerçevede eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem
veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit
işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle
yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu hükme
bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun verdiği bu yetkiye
dayalı olarak davalı idare tarafından 07/10/2009 günlü, 27369 (mükerrer) sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği ile "Yetkilendirilmiş
Gümrük Müşavirliği" kurumu oluşturulmuş, anılan Yönetmeliğin, dava konusu
Tebliğ ile aynı tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesi ile yeniden düzenlenen
mülga 574.
maddesinde; yetkilendirilmiş gümrük müşaviri, 4458 sayılı Kanunun 10.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine istinaden ekonomik etkili gümrük
rejimleri, nihai kullanım, basitleştirilmiş usul uygulamaları ve diğer gümrük
işlemlerinin doğru olarak uygulanmasını sağlamak için Bakanlıkça belirlenen
tespit işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilen ve 576. maddede belirtilen
şartları taşıyan gümrük müşaviri olarak tanımlanmış, bu fıkrada geçen tespit
işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerinin
çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça yayımlanan tebliğ ve genelgelerle
belirleneceği kurala bağlanmıştır.
Bilindiği gibi; normlar hiyerarşisinde yasalardan
sonra gelen yönetmelikler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve yasa
hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu yasa hükümlerinin uygulamaya
geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme
soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Yasa koyucu
düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını,
yürütmeye bir başka ifadeyle idarelere bırakır. Bu asli düzenleme yetkisinin
yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak
şekilde, kamu hizmetlerini yerine getirmede etkinliğin sağlanması için gerekli
önlemleri alma, bu kapsamda düzenleyici işlemler yapma yetkisine sahip
olduklarından, kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl
yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen
durumlara göre ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla
yönetmeliklerle ve daha alt düzenleyici işlemler olan tebliğ ve genelgelerle
düzenleme yapmak hususunda takdir yetkisine sahip bulunmaktadırlar.
Ancak, idarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici
işlemler ile düzenleme yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta
Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak
kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Öğretide de türevsel bir yetki
olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen
hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağı idare Hukukunun en temel
prensiplerindendir. Mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin yasayla
kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin
gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da, takdir hakkına sahip
olduğu, ancak bu takdir hakkının keyfiyeti ifade etmediği açık olup, kamu
yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Dava konusu Tebliğ hükümleri ile düzenlenen hususların
ise üst normlarla, yetkilendirilmiş gümrük müşavirlerine tanınan yetkilerde
sınırlamalara giden ve yine üst normlarda bulunmayan sorumluluk ve
yükümlülükler getiren hususlar olduğu dikkate alındığında, tebliğ ile düzenlenemeyecekleri
açık olup, bu nedenle dava konusu düzenlemelerde hukuka uygunluk
bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının itirazının KABULÜ ile
Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen 09/03/2017 günlü, E:2016/10391 sayılı
yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, 2577
sayılı Yasa'nın 27. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleştiğinden dava,
konusu 07/10/2016 günlü, 29850 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel
Tebliğinin (Yetkilendirilmiş Gümrük Müşavirliği) (Seri No: 6), 22. maddesinin
1. fıkrasının "k) Bağlı bulunulan Gümrük
ve Ticaret Bölge Müdürlüğü dışındaki gümrük idarelerinin denetimi altındaki
antrepolarla tespit sözleşmesi yapmamak" şeklindeki (k) bendi ile "Geçiş Hükmü" başlıklı Geçici 1.
maddesinin yürütmesinin durdurulmasına[1],
05/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
[1] PcGK Not: Belirtilen fıkra
ve Geçiş Hükmü, 15.12.2016
tarihli ve 29919 sayılı R.G. GGT Seri No 7 ile değiştirilmiştir.