Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2017-649 Cep telefonunda özelliklerine göre mülga tahsil edilen TRT Bandrolu hakkında onay kararı
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ
DAVA DAİRELERİ KURULU
YD İtiraz
No :2017/649
İtiraz
Eden (Davalılar) :1- Başbakanlık - ANKARA
Vekilleri: Hukuk Hizmetleri Başkanı
Vekili İsmail Yeşil
Hukuk
Müşaviri Tülin Şencan Güneş - Aynı adresteler
2- Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı - ANKARA
Vekili: Av. Gülbin Savaş
- Aynı adreste
3-Türkiye Radyo ve
Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü
Vekili: Av. Furkan Yılmaz
TRT
Sitesi C Blok Kat: 10 - Or-An-Çankaya/ANKARA
Karşı Taraf (Davacı) :Barış
Yarkadaş
Vekili :Av. Turan
Aydoğan
Cumhuriyet
Cad. inci Apt. No:95/3 - Şişli/İSTANBUL
İstemin Özeti :Danıştay Onuncu
Dairesince verilen; yürütmenin durdurulması isteminin kısmen reddine, kısmen
kabulüne ilişkin 10/02/2017 günlü, E:2016/12690
sayılı kararın, yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne ilişkin kısmına
davalı idareler itiraz etmekte ve kararın kaldırılmasını istemektedirler.
Danıştay Tetkik Hakimi :Su Akkurt
Düşüncesi :İtirazın
kabul edilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü:
28/06/2016 günlü,
29756 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 16/06/2016 günlü, 2016/8972 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararının eki "3093 Sayılı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu
Gelirleri Kanunu uyarınca Radyo, Televizyon, Video ve Birleşik Cihazlar ile
Bunların Dışında Kalan Radyo ve Televizyon Yayınlarını Almaya Yarayan Her Türlü
Cihazdan Alınacak Bandrol Ücretlerine ilişkin Karar"ın 1. maddesinin ve 2.
maddesi eki olan "Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları"
başlıklı listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt bentlerinin iptali ve
yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Onuncu Dairesince
verilen; yürütmenin durdurulması isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne
ilişkin 10/02/2017 günlü, E:2016/12690 sayılı kararın, yürütmenin durdurulması
isteminin kabulüne ilişkin kısmına davalı idareler itiraz etmekte ve kararın
kaldırılmasını istemektedirler.
Dava konusu
Bakanlar Kurulu Kararının dayanağı olan ve Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna
devamlı ve yeterli gelir kaynağı sağlamak amacını taşıyan, 3093 sayılı Türkiye
Radyo-Televizyon Kurumu Gelirleri Kanununun 1. maddesinde, bu Kanunun, radyo,
televizyon, video ve birleşik cihazlardan alınacak ücretler, elektrik enerjisi
hasılatından ayrılacak paylar ile çeşitli gelirlerin tahakkuk, tahsilat
işlemlerini kapsadığı; 4. maddesinde de, maddede sayılan cihazları imal
edenlerin, cihazın satış faturasındaki (özel tüketim vergisi hariç) katma değer
vergisi matrahı; ithal edenlerin ise, gümrük giriş beyannamesindeki (özel
tüketim vergisi hariç) katma değer vergisi matrahı üzerinden bir defaya mahsus
olmak üzere ücret tahsil ederek, 5. maddeye göre Türkiye Radyo-Televizyon
Kurumuna ödeyecekleri hükmüne yer verilmiştir.
3093 sayılı
Kanunun 4. maddesinde, radyo, televizyon, video ve bunlardan oluşan birleşik cihazlar
tek tek sayıldıktan sonra, anılan maddeye, 15/06/1987 tarih ve 3383 sayılı, Kanunun
3. maddesiyle, yukarıda sayılan cihazların dışında kalan ve radyo televizyon
yayınını almaya yarayan her türlü cihazlar ibaresine yer veren 6. bent eklenmiş;
maddenin 4. fıkrasında, 16/06/2009 tarih ve 5904 sayılı Kanunun 36. maddesiyle
yapılan değişiklik sonucunda, bu maddede belirtilen oranları topluca veya ayrı
ayrı iki katına kadar artırmaya veya kanuni oranı sıfıra kadar indirmeye,
1.fıkrasının 6. bendi kapsamında bandrole tabi olan cihazları türleri ve
özellikleri itibariyle gruplandırmaya ve her bir grup için farklı bandrol
oranları belirlemeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu hususu düzenlenmiştir.
3093 sayılı
Kanunun 4. maddesi uyarınca, Bakanlar Kurulu tarafından 16/06/2016 tarihinde
kabul edilen ve 28/06/2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe
giren 2016/8972 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki Kararın 2. maddesiyle
bandrol ücretlerinin oranları yeniden belirlenmiş, dava konusu edilen
"Bandrole Tabi Cihazlar ve Bandrol Oranları" başlıklı listenin 7
numaralı bendinin (a) alt bendinde, cep telefonlarının, dahili tüner ile radyo
ve/veya televizyon yayınlarını alabilenlerin %7 ve (b) bendinde, internet
bağlantısı vasıtasıyla doğrudan veya herhangi bir yazılım veya donanım ilavesi
ile radyo ve/veya televizyon yayınlarını alabilenlerin %6 oranında bandrol
ücretine tabi olduğu; 3. maddesinde de, bu Kararın yayımı tarihinde yürürlüğe
gireceği belirtilmiştir.
Danıştay Onuncu
Dairesinin 10/02/2017 günlü, E:2016/12690 sayılı kararıyla; Bakanlar Kurulunun,
yukarıda yer alan maddede verilen yetki çerçevesinde, bandrole tabi olan
cihazları türleri ve özellikleri itibariyle gruplandırma ve her bir grup için
farklı bandrol oranları belirleme yetkisi olduğu açık ise de, bu kapsamda
yapılacak düzenlemelerin, Kanunun öngördüğü sınırlar içerisinde yapılması
gerektiği; yukarıda sayılan cihazların dışında kalan ve radyo-televizyon
yayınını almaya yarayan her türlü cihazlar cümlesinde yer alan cihaz ibaresi
ile, söz konusu elektronik cihazın kendisinin ve bu cihazın radyo ve televizyon
yayını almak dışında başka bir fonksiyonu bulunması durumunda ise, söz konusu
cihazın radyo ve televizyon yayınını almaya yarayan kısmının kastedildiğinin
anlaşıldığı; uyuşmazlığa konu olan cep telefonlarının radyo-televizyon yayını
almak dışında, asıl işlevinin iletişim olduğu dikkate alındığında, bu cihazın
tamamının değeri üzerinden değil, sadece radyo ve televizyon yayınını almaya
yarayan kısmı üzerinden bandrol ücreti alınması gerektiği; buna göre, dava
konusu olayda, Bakanlar Kurulunca bandrol ücreti belirlenirken, radyo ve
televizyon yayınını almaya yarayan cep telefonlarının sadece radyo ve
televizyon yayınını almaya yarayan kısmının dikkate alınması gerekirken, 3093
sayılı Kanunda yer alan düzenlemeyi genişletecek şekilde, cep telefonlarının
değeri dikkate alınarak yapılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı; öte
yandan, bandrol ücretinin matrahı olarak, cep telefonlarının değerinin dikkate
alınması durumunda, değerleri farklı olan iki cep telefonunda, aynı değerde
cihaz bulunması durumunda dahi, ücretlendirme farklı olacağından, düzenlemede
bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu Bakanlar
Kurulu kararına ekli kararın 2. maddesinin eki olan "Bandole Tabi Cihazlar
ve Bandrol Oranları" başlıklı Listenin 7 numaralı bendinin (a) ve (b) alt
bentleri yönünden yürütülmesinin durdurulması isteminin kabulüne karar
verilmiştir.
İtiraza konu
dosyanın incelenmesinden; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğünce
sunulan savunma ekinde yer alan, Marmara Üniversitesi Rektörlüğü Mühendislik
Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü tarafından hazırlanan 17/10/2010 günlü
teknik raporda, "(...) radyo ve/veya tv yayınlarını alabilen cep
telefonlarının radyo ve tv işlevlerini yerine getiren parçaların cep
telefonunun telefon işlevini yerine getiren parçalardan ayrıştırılarak
bedellerinin tespit edilmesi fiilen mümkün değildir. Çünkü yukarıda sayılan
parçalar hem telefon hem de radyo ve/veya tv işlevlerinin de yerine
getirilmesinde kullanılmaktadır." ifadelerine yer verildiği; öte yandan,
Yeni Yüzyıl Üniversitesi tarafından hazırlanan 20/12/2010 günlü teknik raporda
ise; "Günümüzde tümdevre teknolojisi kullanılmadan üretilmiş hiçbir
elektronik cihaz bulunmamaktadır. Buna tüm cep telefonu modelleri de dahildir
(...) radyo, televizyon ve cep telefonu gibi işlevler aynı donanımı
kullanmaktadır. Mesela televizyon izlemek için kullanılan ekran aynı zamanda
cep telefonunun fonksiyonlarının görüntülendiği yerdir. Radyo ve televizyon
kanalı aramak/değiştirmek için kullandığımız tuşlar ile cep telefonu da
kullanılmaktadır. Sonuç olarak, tümdevre teknolojisi ile üretilmiş bir cihazda
fonksiyonlara ait donanımları birbirinden ayırmanın fiziksel imkanı yoktur.
Tümdevre teknolojisi kullanılarak üretilmiş cihazdaki her bir öge birden fazla
fonksiyonu ifa ettiğinden sadece radyo ve/veya televizyon alıcı fonksiyonunu yerine
getiren kısmın ayrıklaştırarak maliyetlendirilmesi imkansızdır."
tespitlerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasında
yer alan, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 05/05/2016
günlü Teknik ve Mesleki Görüş yazısında da; "Cep telefonu, tablet ve
bilgisayarların mimarisinin temelini tümleşik (entegre) devre tasarımları
oluşturmaktadır. Bu tasarımlarda birçok işlevi yerine getirmesini sağlayan özel
yazılımlar gömülü olan mikroişlemciler kullanılmaktadır. Söz konusu
mikroişlemcilerin yürüteceği işlevler ile ilgili üzerinde son üretim
teknolojileri ile birlikte sayısız giriş-çıkış terminali yer almakta olup; bu
terminallerin birbirinden ayrılması mümkün görülmemektedir." ifadeleri
bulunmakta olup; adı geçen yazıda aynı zamanda, söz konusu teknoloji
kullanılarak üretilen cihazdaki radyo ve/veya televizyon alıcı fonksiyonunu
yerine getiren kısmı ile ilgili belirli bir oran hesaplanmasının cep telefonu,
tablet ve bilgisayarların mimarisi açısından mümkün görülmediği şeklinde
değerlendirmelere yer verilmiştir.
Ayrıca, konuya
ilişkin olarak, 26/04/2016 günlü yazı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu Teknik Düzenlemeler Dairesi Başkanlığı tarafından,"Mevcut radyo-tv
yayınlarının alınabilmesi için bilgisayar, tablet veya iletişim cihazı gibi
cihazların donanımsal tüner ve/veya radyo-tv yazılımına sahip olması
gerekmektedir. Bahse konu cihazlarda radyo-tv işlevlerini yerine getiren devre,
entegre ve parçaların iletişim fonksiyonunu yerine getiren parçalardan
ayrıştırılması hususunda, mezkur cihazlarda tümleşik devre yapısını
kullanılması ve donanımsal tüner olmayan cihazlarda bu işlevi yerine getirecek
bir yazılım yüklü olması halinde radyo-tv yayınları alınabileceğinden, ekonomik
değer ya da maliyet ayrıştırılması anlamında oransal olarak değerlendirme
yapılamayacağı mütalaa edilmektedir." yönünde görüş bildirilmiştir.
Anılan teknik
rapor ve görüş yazıları davacıya tebliğ edilmiş, davacı tarafından dosyaya,
belirtilen hususların aksine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge
sunulmamıştır.
Söz konusu teknik
rapor ve görüş yazılarında yer verilen değerlendirmeler dikkate alındığında;
cep telefonlarında radyo-tv alıcısının ayrı bir eklenti olmadığı; bu nedenle,
cihazın bünyesindeki radyo alıcısı işlevini görebilecek olan parçanın, tek
başına, cihazdan ayrı olarak anlam ifade etmediği, birçok fonksiyona sahip bu
cihazlarda yer alan parçaları ortak olarak kullanan radyo alıcısı ve diğer
kısımlarının değer tespitinin, objektif kriterlere dayalı olarak yapılmasının
mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığından, düzenlemede hukuka aykırılık
görülmemiştir.
Açıklanan nedenle,
davalı idarelerin itirazlarının KABULÜNE, Danıştay Onuncu Dairesince verilen
10/02/2017 günlü, E:2016/12690 sayılı kararın, yürütmenin durdurulması
isteminin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden
yürütmenin durdurulması isteminin reddine, 10/07/2017 gününde oybirliği ile
karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
Namık Kemal Nüket Gürse Hasan Abdülkadir
ERGANİ YOKLAMACIOĞLU MEKİK GÜZELER ATALIK
Üye Üye Üye Üye Üye
Yalçın Doç.Dr.
Selami Bilal Oğuz Hasan
EKMEKÇİ DEMİRKOL ÇALIŞKAN YAĞLICI ODABAŞI
Üye
Muhsin
YILDIZ