Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2017-1064 Kıymet Kriterli Gözetim Uygulaması konulu 29/11/2016 günlü, 2016/18 sayılı Genelgenin ikinci paragrafının yürütmesinin durdurulması
T.C.
DANIŞTAY
İDARİ
DAVA DAİRELERİ KURULU
YD İtiraz No :2017/1064
İtiraz
Eden (Davacı) :Atlantic Ocean
Deniz Ürn. İth.Tic. Ltd. Şti.
Vekili :Av. Mehmet Celal
Baykara
İnönü Mah. Çimen
Sok. No:32 - Şişli/İSTANBUL
Karşı
Taraf (Davalı) :Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
- ANKARA
Vekili :Hukuk Müşaviri Av.
Mehmet Ülkü - Aynı yerde
İstemin Özeti :Danıştay Onuncu
Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 03/07/2017
günlü, E:2017/371 sayılı karara, davacı, hukuka uygun olmadığını ileri sürerek
itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasını istemektedir.
Danıştay
Tetkik Hakimi :Nuray Doğru
Düşüncesi :İtirazın kabulü
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren
Danıştay idari Dava Daireleri Kurulu'nca dosyadaki belgeler incelenip, gereği
görüşüldü:
Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 07/02/2012 günlü, 2012/3
sayılı Genelgesi'nin 3. maddesinde değişiklik öngören "Kıymet Kriterli
Gözetim Uygulaması" konulu, 29/11/2016 günlü, 2016/18
sayılı Genelgesi'nin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada;
Danıştay Onuncu Dairesi'nce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine
ilişkin 03/07/2017 günlü, E:2017/371 sayılı karara, davacı itiraz etmekte ve
yürütmenin durdurulmasını istemektedir.
10/05/2004 günlü,
2004/7304
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulaması
Hakkında Kararın 1. maddesinde, bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmelerin
yakından izlenmesi amacıyla o malın ithalatında gözetim uygulamasına ilişkin
usul ve esasları kapsadığı; 4. maddesinde, bir malın ithalatında gözetim
uygulanmasına ilişkin kararın, başvuru üzerine veya re'sen yapılacak bir
değerlendirme sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından
verileceği, yapılacak değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve
ithalatın yerli üreticiler üzerindeki etkisinin dikkate alınacağı, gözetim
kararının Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla ileriye yönelik olarak veya
gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe dönük olarak
uygulanabileceği, ileriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük
mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra "Gözetim Belgesi"nin de aranacağı
belirtilmiştir.
Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 07/02/2012 günlü, 2012/3 sayılı
Genelgesi'nin 3. maddesinde, "Gümrük Yönetmeliği'nin 180 inci maddesi
kapsamında yapılan kontrolde, gözetim belgesi olmadığı halde beyan edilen
kıymetin ilgili tebliğde belirtilen kıymete ulaşmaması durumunda, yükümlü ek
beyanı ile ithal eşyasının kıymetinin ilgili tebliğde belirtilen kıymete
ulaşmasını sağlar ve ihtirazı kayıt yapmayacağına dair taahhüt verirse eşyanın
serbest dolaşıma girişinde gözetim belgesi aranmayacaktır. Söz konusu ek beyan,
BİLGE programında usulüne uygun olarak "Yurt Dışı Diğer Giderler"
altında yapılabilecektir. Mükellefin ek kıymet beyanı sonucu oluşan kıymet,
eşyanın nihai kıymeti olarak değerlendirilerek, başka bir işleme gerek
kalmaksızın, serbest dolaşıma giriş rejimi işlemleri tamamlanacaktır."
düzenlemesi yer almakta iken, uyuşmazlık konusu "Kıymet Kriterli Gözetim
Uygulaması" konulu, 29/11/2016 günlü, 2016/18 sayılı Genelge ile,
07/02/2012 günlü, 2012/3 sayılı Genelge'nin 3. maddesi; "Gümrük
Yönetmeliği'nin 180 inci maddesi kapsamında yapılan kontrolde, gözetim belgesi
olmadığı halde beyan edilen kıymetin ilgili tebliğde belirtilen kıymete
ulaşmaması durumunda, yükümlü ek beyanı ile ithal eşyasının kıymetinin ilgili
tebliğde belirtilen kıymete ulaşmasını sağlarsa eşyanın serbest dolaşıma
girişinde gözetim belgesi aranılmayacaktır. Söz konusu ek beyan BİLGE
programında usulüne uygun olarak "Yurt Dışı Diğer Giderler" altında
yapılabilecektir. Mükellefin ek kıymet beyanı sonucu oluşan kıymet, eşyanın
nihai kıymeti olarak değerlendirilerek, başka bir işleme gerek kalmaksızın,
serbest dolaşıma giriş rejimi işlemleri tamamlanacaktır. Ancak; daha önce yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapmasına
karşın kıymet artırımına karşı dava açtığı tespit edilen yükümlüler, tekrar
yukarıda izah edilen uygulamadan faydalanamayacaktır." Bu durumda,
yükümlüler, 2004/7304 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanması Hakkında Karar'ın 4
üncü maddesinde yer alan "İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında
gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra 'Gözetim Belgesi' de
aranır." hükmü gereğince Ekonomi Bakanlığından ilgili eşya için alacakları
Gözetim Belgesini ibraz etmek zorundadır. Gözetim Belgesi ibraz edilmemesi
halinde ise eşyanın serbest dolaşıma girmesine izin verilmeyecektir." şeklinde
değiştirilmiştir.
Davalı idarece,
söz konusu Genelge'nin yürürlükte olduğu süreçte, ithalatçıların eşyanın satış
bedelinde artırım yoluna gittikleri, beyannamelerine ihtirazı kayıt koymadan ve
gözetim belgesi alma yükümlülükleri olmadan eşyaları ithal ettikleri, ancak
kimi ithalatçıların, eşyanın teslimi akabinde kıymet artırımı nedeniyle fazla
ödedikleri vergilerin iadesi istemiyle başvuru yaptıkları, başvuruların reddi
üzerine vergi mahkemelerinde açılan davalarda, Gözetim Uygulanmasına İlişkin
Tebliğ'de belirtilen kıymetin, eşyanın, 44 58 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine
göre saptanan gerçek satış bedeli olmadığı, dolayısıyla, eşyanın kıymetinin
noksan beyan edildiği yolunda somut tespit yapılmaksızın gözetim önlemlerinin
yanlış uygulanması suretiyle tahakkuk ettirilen vergilerin iadesi istemiyle
yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı
gerekçesiyle, işlemlerin iptali yolunda karar verildiği, böylece kıymet
artırımında bulunarak taahhütname veren yükümlülerin açtıkları dava ile hem
vergileri geri aldıkları hem de gözetim uygulamasından kaçınmış oldukları; bu
nedenle söz konusu davranışların önüne geçilmesi, böylelikle gözetim
uygulamasından beklenen faydanın tam anlamıyla sağlanabilmesi amacıyla
Genelge'de değişikliğe gidildiği belirtilmektedir.
Anayasa'nın 2.
maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet
anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı,
başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir
hukuk Devleti olduğu; 36. maddesinde ise, herkesin, meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve
savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu kuralı yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinde, herkesin
medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda
kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş
bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde,
hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğu
belirtilmiştir.
Anayasa'nın 36.
maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından
biri mahkemeye erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara
karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya
işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve zararını
giderebilmesinin en etkili yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını
kullanabilmesidir. Mahkemeye erişim hakkı, bireylerin iddia ve savunmalarını
bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayan ve adil yargılanma
hakkının bir unsuru olarak kabul edilen bir haktır.
Daire kararında
belirtildiği gibi, idarenin, ithalatın ülke ekonomisi yararına ve uluslararası
ticaretin gereklerine uygun olarak düzenlenmesini sağlamak amacıyla, ticaret
politikası önlemlerinden biri olarak öngörülen gözetim uygulaması kapsamında,
gözetim uygulamasına tabi tutulan bir malın ithalatında yükümlülerden gözetim
belgesini istemesi, belgenin ibraz edilmemesi halinde de malın
serbest dolaşıma girmesine izin verilmemesine yönelik düzenleme yapabileceği
hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Ancak, kıymet
artırımına karşı dava açtığı tespit edilen yükümlülerin, bir daha genelgedeki
uygulamadan faydalanamayacakları yolundaki uyuşmazlık konusu düzenleme ile, hak
arama özgürlüğünün kısıtlandığı anlaşıldığından, hukuka uygunluğundan
bahsetmenin imkanı yoktur.
Açıklanan
nedenlerle, davacının itirazının KABULÜ ile Danıştay Onuncu Dairesi'nin
03/07/2017 günlü, E:2017/371 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddi
kararının kaldırılmasına, olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
4001 sayılı Kanunla değişik 27. maddesinde öngörülen ve yürütmenin
durdurulmasına karar verilebilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleştiği
anlaşıldığından, dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, 07/12/2017
gününde oybirliğiyle karar verildi.
DAN
IŞTAY 10. DAİRE BAŞKANLIĞI KANALI İLE
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU BAŞKANLIĞI'NA
GÖNDERİLMEK
ÜZERE
İSTANBUL
İDARE MAHKEMELERİ ÖN BÜROSUNA
İTİRAZ EDEN DAVACI :Atlantic Ocean Deniz Ün.İth.Tic.Ltd.Şti.
VEKİLİ :Av.Mehmet
Celal Baykara
İnönü Mah.Çimen
Sk.No:32 Şİşli-İstanbul
DAVALI :Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı
VEKİLİ :Av.Mehmet Ülkü
Üniversiteler Mah
Dumlupınar Bulvarı No:151 Çankaya-Ankara
KONU :Danıştay 10.Daire
Başkanlığı'nın 2017/371 E.Sayılı yürütmenin
durdurulması red
kararının kaldırılarak lehimize karar verilmesi
istemimizdir.
İTİRAZLARIMIZ
1. Davalı idarenin
29.11.2016 tarih ve 2016/18 sayılı genelgesinin iptali istemi ile açmış
olduğumuz yürütmenîn durdurulması talepli davada, Danıştay 10.Daire Başkanlığı
bir karşı oyla yürütmenin durdurulması istemimizin reddine karar vermiştir.
2. Davacı müvekkil
Atlantic Ocean,deniz ürünleri ithali ile iştigal eden bir firmadır. Kanun
gereği, firmalar ithal ettikleri ürünle ilgili beyanname açtıklarında, ürünün
menşei ülkeden almış, oldukları ihracatçı firmanın faturasını esas almak suretiyle
ithal edilen malın da durumuna göre Gümrük vergisi, Toplu Konut Fonu ve KDV
öderler. Bu beyan esastır ve idare de her zaman bu beyanın doğruluğunu kontrol
eder. Bunun için kurulmuş olan bir Kıymet Araştırma bölümü de mevcuttur. Bu
daire özellikle ithal edilen malların dünya çapında piyasa değerini araştırmak
suretiyle de değerini belirler. İncelemeleri sonucunda eksik beyan tespit
ederse de, firmaya ek tahakkuk ve ceza kararı çıkarır.
3. 2011 tarihli, İthalatta
Gözetim Uygulamasına İlişkin 2011/1 sayılı tebliğ kapsamında gözetim kıymet
uygulamasına tabi olan eşyalar içerisine deniz ürünlerinin bir bölümü de dahil
edilmiştir. Buna göre eşyanın serbest dolaşıma giriş işlemlerinin tamamlanması
için gözetim belgesi bulunmayan ithal eşyanın beyan edilen kıymetinin, anılan
tebliğde belirtilen kıymete ulaşmaması durumunda, yükümlülerden ek beyan almak
suretiyle tebliğdeki kıymete ulaşması sağlanacak ve bu kıymete göre tahakkuk
yapılacaktır.
4. Müvekkil firma,
ithal ettiği ürünle ilgili her türlü belgeyi sunmuş olmasına rağmen, ek
tahakkuk vermek zorunda olduğundan, ihtirazı kayıt ile mallarını çekmiştir. Müvekkil
firma her prosedürü yerine getirmiş süresi içinde ek tahakkukun kaldırılması
için itiraz etmiştir. Bu itirazlar Gümrük Başmüdürlükleri tarafından reddedilmiş
ve bunun üzerine müvekkil firma yasal hakkını kullanarak Vergi Mahkemelerine başvurmuştur.
Başvuruların bir kısmı sonuçlanmış ve fazla ödenen Gümrük Vergileri ve KDV'nin
müvekkil firmaya iadesine karar verilmiştir.
5. Dava
dilekçemizde başka firmalarla ilgili Vergi Mahkemelerinin verdiği kararları
sunmuştuk. Mersin 2.Vergi Mahkemesi 2011/1084 sayılı kararında,
"...gözetim uygulaması başlatılması durumunda herhangi bir koruma
tedbirinden bahsedilemez Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir
kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük söz konusu
olmamaktadır. Sadece bir malın ithalatında yerli üreticilerin zarar görmesine
sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenmesi için o malın
ithal seyrinin izlenmesi amaçlanmaktadır ….Gözetim belgesinin ibrazının
zorunluluğu ise, o malın belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek
istenmesi ihtimalinde aranmaktadır. Dolayısıyla gözetim uygulaması öngörülmesi
aşamasında, gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir
kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, sadece gözetim belgesi
ibrası zorunluluğu getirildiğinden, bu zorunluluğa uyulmaması hali Gümrük Kanunu
hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum değildir."
şeklinde karar vermiştir.
6. Daha. önceki
gözetim uygulamasındaki ek. tahakkuklara karşı çeşitli itirazlarımız Vergi
Mahkemeleri tarafından görülmüş ve tün yargı kararları mağdur firmalar lehine
sonuçlanmıştır.Ve Vergi Mahkemeleri ek tahakkukların iptaline ve geri
ödenmesine karar vermiştir.Mahkeme kararları ve Danıştay'ın da kararları bu
yönde iken Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Anayasanın 125.maddesîne aykırı olarak
2016/18 nolu genelge ile; "...ancak daha önce yukarıda belirtildiği şekilde
işlem yapmasına, akrşın dava açtığı tespit edilen yükümlüler, yukarıda
bahsedilen uygulamadan faydalanmayacaktır.Bu durumda yükümlüler 2004/7304
sayılı İthalatta Gözetim uygulaması kararının 4.maddesinde yer alan "ileriye yönelik
gözetime tabi bir malın ithalatında gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin
yanı sıra gözetim belgesi de aranır." Hükmü gereğince Ekonomi Bakanlığından
ilgili eşya için alacakları Gözetim Belgesini ibraz etmek zorundadır. Gözetim
belgesi ibraz edilmemesi halinde ise, eşyanın serbest dolaşıma girmesine izin verilmeyecektir" demek
suretiyle firmaların ithalatı gerçekleştiremediklerinde yargı yoluna
başvurularını engelleyen bir düzenleme yapmıştır. Bu genelge Anayasanın
36.maddesindeki hak arama özgürlüğüne ve Anayasanın 12. maddesine, hukuka ve hakkaniyete
aykırıdır.
7. Danıştay
10.Daire Başkanlığının yürütmenin durdurulmasını red kararının karşı oy
yazısında karşı görüş bildiren sayın hakim tarafından dile getirildiği şekilde;
"Gümrük Kanunun hükümlerine göre, yükümlülere ithal ettiği eşya için beyan
ettiği kıymetin idarece belirlenen kıymetten düşük kalması halinde doğacak fark
için ek tahakkuk yapılması gerekmete ise de, idarenin zorlayıcı etkisi veya ek
tahakkuktan kaynaklanabilecek külfet ve buna bağlı olarak hesaplanacak gecikme
faizinden kaçımak amacıyla idarenin tespit ettiği kıymet üzerinden beyanda
bulunulması halinde, fazladan ödenen vergilerin iadesi için yargı yoluna
gidilmesi mümkündür. İthalat işlemini gerçekleştiren yükümlülerîn, Ekonomi
Bakanlığı tarafından düzenlenmesi gereke gözetim belgesini ibraz edememeleri
halinde, ithal eşyamım beyan edilen kıyrnetinde, idarece kanuna göre bir
noksanlık tespit edilmediği halde, beyan edilen bu kıymetin, İthalatta Gözetim
Önlemlerine İlişkin Tebliğ'de öngörülen kıymetin altında olması nedeniyle, ek
beyanda bulunarak dava açmak zorunda bırakılmalarına ilişkin genelge hükmünün
hak arama özgürlüğünü kısıtlayacağı, bu bağlamda anılan hakkında yasada
öngörülmeyen bir düzenleme ile sınıflandırılmasının hukuka aykırı olduğu
değerlendirilmiştir."
8. Dava
dilekçemizde yazılı tüm hususlar ve karşı oy yazısında da tespit edilen
nedenlerle, Bakanlığın bu uygulaması Anayasaya, İdari Yargılama Usulü Kanununa
aykırı olduğundan bu genelgenin iptali gerekmektedir.
Bu nedenlerle
Danıştay 10.Daire Başkanının aleyhimize tesis ettiği yürütmenin durdurulması red
kararına itirazlarımızı Başkalığınız nezdinde süresinde sunmaktayız.
SONUÇ :Açıkladığımız ve
resen gözetilecek nedenlerle, Danıştay 10.Daire Başkanlığı 2017/371 E.sayılı
03/07/2017 tarihli yürütmeyi durdurma red kararının kaldırılarak genelge
iptalini saygılarımızla arz ederiz.
09/10/2017
Davacı
Atlantic Ocean
Deniz Ürn.İth.Tic.Ltd.Şti.
Vekili
Av.Mehmet Celal
Baykara
Sevil