2017-11 Polietilen tereftalat 78 ml/g veya daha fazla viskozitesi olanların ithalatında ek mali yükümlülük konulmasına ilişkin istihsalde bulunulması hakkında Tebliğ (Mülga)
İTHALATTA KORUNMA ÖNLEMLERİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2017/11)
Ekonomi Bakanlığından:28.10.2017 tarihli ve 30224
sayılı R.G.
621
08.11.2017 itibariyle 2017/10972 Sayılı BKK Yürürlüğe girmiştir
Kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Tebliğ, 17/6/2017 tarihli ve 30099 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemlerine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No: 2017/6)
ile başlatılan ve 10/5/2004 tarihli ve 2004/7305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile yürürlüğe konulan İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Karar ve 8/6/2004
tarihli ve 25486 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Korunma Önlemleri
Yönetmeliği çerçevesinde yürütülen soruşturma sonucunda alınan kararı
içermektedir.
Soruşturma
MADDE 2 - (1) Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü
tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi ve
bulguları içeren özet sonuç raporu EK'te yer almaktadır.
Karar
MADDE 3 - (1) İthalatta Korunma Önlemlerini Değerlendirme
Kurulu, 3907.61.00.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda yer alan ürünün
ithalatında 3 (üç) yıl süreyle ek mali yükümlülük şeklinde korunma önlemi
uygulanmasına, ek mali yükümlülüğün aşağıda yer alan tabloda gösterildiği
şekilde belirlenmesine, Dünya Ticaret Örgütü Korunma Önlemleri Anlaşmasının
12.3 maddesi gereğince soruşturma konusu eşyanın ihracatçıları olarak önemli
bir menfaati olan Dünya Ticaret Örgütü üyeleri ile talep olması halinde
istişarelerde bulunulmasına, Korunma Önlemleri Anlaşmasının 9.1 maddesi
gereğince gelişmekte olan ülkelere muafiyet tanınmasına ve önlemin istihsali
hususunda Bakanlar Kuruluna öneride bulunulmasına toplantıya katılan üyelerin
oy birliği ile karar verilmiştir.
G.T.İ.P.
Eşya Tanımı
Gümrük
Kıymeti (%)
1. Dönem
(8/11/2017-7/11/2018)
2. Dönem
(8/11/2018-7/11/2019)
3. Dönem
(8/11/2019-7/11/2020)
3907.61.00.00.00
78 ml/g veya
daha fazla viskozitesi olanlar
6,40
6,20
6,00
Yürürlük
MADDE 4 - (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 5 - (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
EK
POLİETİLEN
TEREFTALAT KORUNMA ÖNLEMİ UZATMA SORUŞTURMASI
ÖZET SONUÇ
RAPORU
1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN BİLGİLER
1.1 Başvuru
78 ml/g veya daha fazla olan polietilen
tereftalat (PET) ithalatında yürürlükte bulunan korunma önleminin ikinci kez
uzatılmasına ilişkin başvuru Indorama Ventures Adana Pet San. AŞ (Indorama),
Köksan Pet Plastik Ambalaj San. ve Tic. AŞ (Köksan) ve Meltem Kimya Tekstil
San. İth. İhr. ve Tic. AŞ (Meltem Kimya) tarafından yapılmıştır. Başvuru
sahipleri toplam Türkiye üretiminin tamamını temsil etmektedir.
1.2 Soruşturma açılması
Soruşturma açılmasına ilişkin Kurul
kararı, 17/06/2017 tarihli ve 30099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta
Korunma Önlemlerine İlişkin 2017/6 sayılı Tebliğ ile ilan edilmiştir. Anılan
Tebliğ ile soruşturma konusu ürünlerin yerli üreticileri, ithalatçıları,
tüketicileri, kullanıcıları ile bunların bağlı olduğu kuruluşlar ve ihracatçı
ülkelerdeki ihracatçılarına/üreticilerine kendilerini taraf olarak tanıtmaları,
bilgi sunmaları, sözlü olarak dinlenme taleplerine ilişkin usul ve esaslar
duyurulmuştur. Soruşturma açılışı, 23/6/2017 tarihli ve G/SG/N/6/TUR/16/Suppl.l
simgeli DTÖ Bildirimi ile üye ülkelere duyurulmuştur.
Ayrıca, Başvurunun Gizli Olmayan Özeti
Bakanlığın internet sitesinde duyurulmuştur.
1.3 İlgili Taraflar, Tarafları Dinleme
Toplantısı ve Bireysel Dinlenme Talepleri
Soruşturma kapsamında, 3 adet ithalatçı, 7
adet ihracatçı, 2 adet devlet otoritesi ve 1 adet yabancı üretici birliği olmak
üzere toplam 13 ilgili taraf olma başvurusu alınmış ve kabul edilmiştir.
Soruşturma kapsamında kendisini taraf olarak tanıtanların sözlü olarak da
dinlenmesini teminen, 20/9/2017 tarihinde tarafları dinleme toplantısı
gerçekleştirilmiş, toplantıya tüm ilgili taraflar davet edilmiştir. Diğer
yandan soruşturma kapsamında bireysel dinleme talebinde bulunan 3 ilgili
tarafın talebi de karşılanmıştır.
1.4 Yerinde İnceleme
Soruşturma kapsamında, 23 Ağustos 2017
tarihinde yerli üretici Adana'da yerleşik Meltem Kimya'nın, 24 Ağustos 2017
tarihinde ise Gaziantep'te yerleşik Köksan'ın üretim tesisinde ve idari
merkezlerinde yerinde inceleme ziyaretleri gerçekleştirilmiştir. Yerinde
inceleme faaliyeti kapsamında söz konusu firmaların üretim tesislerinde fiili
üretimin mevcudiyeti tespit edilmiş, ürün tipleri ve üretim metodları
incelenmiş ve soruşturma kapsamında sunulan verilerin doğrulanmasına ilişkin
çalışmalar yürütülmüştür.
1.5 Soruşturma Dönemi
Soruşturma dönemi olarak
1/1/2013-30/6/2017 arası veriler analiz edilmiştir.
2. SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN
2.1 Genel Bilgiler
Soruşturma konusu ürün, "78 ml/g veya
daha fazla vizkozitesi olan polietilen tereftalat (PET)"tır. PET, saf
teraftalik asit (PTA), mono etilen glikol (MEG), az miktarda izoftalik asit
(IPA) ve yine az miktarda çeşitli katkı maddeleri ve katalizörlerin bir araya
getirilmesiyle oluşan bir polimerdir (benzer molekül birimlerinin birbirine
eklenmesiyle oluşan uzun zincirlerden meydana gelen bir malzeme). Üretim
süreci, esterleştirme, polimerleştirme, kesme ve katı halde polimerleştirme
evrelerinden oluşmaktadır. Soruşturma konusu ürün, farklı kullanım alanları
olabilmekle birlikte ağırlıklı olarak pet şişe üretiminde kullanılmakta ve
Bottle Grade olarak da piyasada bilinmektedir.
30/12/2016 tarihli ve 29934 (2. Mükerrer)
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk
Gümrük Tarife Cetveli'nde başvuru konusu ürün 3907.61.00.00.00 gümrük tarife
istatistik pozisyonu (GTİP) altında sınıflandırılmaya başlanmıştır. 2016
yılında 3907.60.20.00.00 GTİP'inde sınıflandırılan ürüne ait GTİP 2017 yılında
değişmiştir. Bu değişim aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.
2016
2017
3907.20
[1] - Diğer polieterler:
3907.20
[1] - Diğer polieterler:
[2] -- Polieter alkoller:
[2] - Polieter alkoller:
3907.20.11.00.00
[31 --- Polietilen glikoller
3907.20.11.00.00
[3] --- Polietilen glikoller
3907.20.20.00.00
[3] --- Diğerleri
3907.20.20.00.00
[3] - Diğerleri
[2] -- Diğerleri:
[2] -- Diğerleri:
3907.20.91.00.00
[3]---l-Kloro-2,3-epoksipropan ile etilen oksit kopolimeri
3907.20.91.00.00
[3] --- 1-Kloro-2,3-epoksipropan ile etilen oksit kopolimeri
3907.20.99.00.00
[3] --- Diğerleri
3907.20.99.00.00
[3] --- Diğerleri
3907.30.00.00.00
[1] - Epoksi reçineler
3907.30.00.00.00
[1] - Epoksi reçineler
3907.40.00.00.00
[1] - Polikarbonatlar
3907.40.00.00.00
[1] - Polikarbonatlar
3907.50.00.00.00
[1] - Alkit reçineler
3907.50.00.00.00
[1]-Alkil reçineler
3907.60
[1]-Poli(etilen tereftalat):
[1]-Poli(etilen tereftalat):
3907.60.20.00.00
|2|--78 ml/g veya daha fazla viskozitesi olanlar
3907.61.00.00.00
[2| -78 ml/g veya daha fazla viskozitesi olanlar
Soruşturma konusu ürünün ithal edilenleri
ile yurt içinde üretilenleri arasında hammadde ve üretim teknolojileri
bakımından farklılık bulunmamaktadır. İthal ürünler ile yerli ürünlerin teknik
özellikleri ile fiziki özellikleri de aynıdır. Aynı dağıtım kanallarıyla
kullanıcılara ulaşan ve ağırlıklı olarak aynı alanlarda kullanılan yerli ve
ithal PET resin benzer ürün olarak değerlendirilmektedir.
2.2
Soruşturma Konusu Eşyanın İthalatındaki Uygulamalar
2.2.1.
Mevcut Korunma Önlemi
PET ithalatında ek malî mükellefiyet
şeklinde korunma önlemi uygulaması 9/9/2011 tarihli ve 28049 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 2011/2171 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 8/11/2011
tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Söz konusu önlem 31/10/2014 tarihli ve
29161 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2014/6911 sayılı Bakanlar Kurulu Karan
ile 8/11/2014 tarihinden itibaren 3 (üç) yıllık süreyle uzatılmıştır. Aşağıdaki
tabloda önleme ilişkin ek mali yükümlülük tutarları yer almaktadır. Son
uygulama döneminde CİF kıymetin %6,55'i oranında uygulanmakta olan korunma önleminin
uygulama süresi 7/11/2017 tarihinde son bulacaktır.
GTİP
Eşya Tanımı
1 inci Dönem (CIF %)
2 nci Dönem (CIF %)
3 üncü Dönem (CIF %)
3907.60.20.00.00
78 ml/g veya daha
fazla viskozitesi olanlar
6,75
6,65
6,55
2.2.2.
Gümrük Vergisi ve Diğer Vergiler
Başvuru konusu eşyanın ithalatında
uygulanmakta olan gümrük vergileri aşağıdaki tabloda gösterilmektedir. Ayrıca,
söz konusu eşyaya yönelik yürürlükte olan KDV oranı da tabloda yer almaktadır.
GTİP
Eşya Tanımı
KDV (%)
ÖTV (%)
GÜMRÜK VERGİSİ ORANI (%)
AB,EFTA,STA
GTS ÜLKELERİ
DÜ
EAGÜ
ÖTDÜ
GYÜ
3907.61.00.00.00
78 ml/g veya
daha fazla viskozitesi olanlar
18
-
0
0
0
3
6,5
3.
İTHALATIN GERÇEKLEŞME KOŞULLARI
Soruşturma konusu ürünün 2013 yılından bu
yana gerçekleşen ithalatına ilişkin veriler, aşağıdaki tabloda
gösterilmektedir. Yerli üretici firmalardan Indorama. Avrupa Serbest Bölgesi'nde
de üretim faaliyetinde bulunmaktadır. Bu kapsamda, ithalat verileri, Avrupa
Serbest Bölgesinden yapılan Türk menşeli ithalat hariç bırakılarak yapılan
ithalatı kapsamaktadır.
3.1 İthalatın Miktar ve Oransal Değişimi
3907.61.00.00.00
YILLIK ve
DÖNEMSEL İTHALAT
DEĞİŞİM
Miktar
(ton)
DİR%
Değer (Bin $)
B.F.($/kg)
Miktar
(kg)
Miktar
(%)
2013
208.505
55
314.099
1,51
2014
81.472
51
108.214
1,33
-127.033
-61
2015
76.071
80
76.071
0,99
-5.401
-7
2016
77.721
86
67.864
0,87
1.650
2
2016(6)
47.573
79
40.972
0,86
2017(6)
57.567
89
57.216
0,99
9.994
21
PET ithalatı miktar bazında 2013-2015
yılları arasında azalmış, 2016 yılında %2 oranında artmıştır. 2013 yılında
208.5 bin ton olan ithalat 2015 yılına gelindiğinde 76 bin tona kadar
gerilemiştir. 2016 yılında ithalat %2 oranında artarak 77,7 bin ton seviyesine
yükselmiştir.
Diğer taraftan, Dahilde İşleme Rejimi
(DİR) kapsamında yapılan ithalat soruşturma dönemi boyunca %50'nin altına
düşmemiş olup 2016 yılında miktar bazında %86 seviyesine ulaşmıştır. Dönemsel
bazda DİR payı 2016 yılında %79 iken 2017 yılında %89'a kadar çıkmıştır.
Başvuru konusu ürüne ilişkin ithal birim
fiyatlar inceleme konusu dönem boyunca düşmüştür. 2013 yılında 1,51 $/kg olan
birim fiyat 2016 yılında 0,87 $/kg seviyesine gerilemiştir.
İnceleme konusu ürünün ilk 6 aya ilişkin
dönemsel ithalat miktarı 2017 yılında 2016 yılına göre %21 oranında artmış ve
yaklaşık 57,5 bin ton seviyesinde gerçekleşmiştir. Genel ithalata ilişkin
dönemsel birim fiyatlar 2016 yılında 0,86 $/kg seviyesinde iken 2017 yılında
0,99 $/kg seviyesine yükselmiştir.
3.2 DİR Hariç İthalat
DİR kapsamında gerçekleştirilen ithalat
önemli miktarlara ulaştığından bu kapsamdaki ithalat hariç tutularak
oluşturulan ithalat istatistikleri aşağıdaki tabloda incelenmiştir.
3907.61.00.00.00
DİR HARİÇ
İTHALAT
DEĞİŞİM
Miktar
(ton)
Değer (Bin$)
B.F.($/kg)
Miktar
(kg)
Miktar (%)
2013
94.547
140.282
1,48
2014
39.539
52.738
1,33
-55.008
-58
2015
15.354
14.754
0,96
-24.185
-61
2016
11.195
9.798
0,88
-4.159
-27
2016(6)
9.862
8.380
0,85
2017(6)
6.432
6.640
1,03
-3.430
-35
DİR hariç ithalatın, diğer bir ifadeyle
kati ithalatın, miktar olarak inceleme konusu dönem boyunca azaldığı görülmektedir.
2014 yılında 94,5 bin ton olan kati ithalat izleyen yıllarda azalarak 2016
yılında 11,2 ton seviyesine gerilemiştir.
Kati PET ithalatına ilişkin birim fiyatlar
da inceleme konusu dönem boyunca düşmüştür. 2013 yılında 1,48 $/kg olan birim
fiyatlar 2016 yılında 0,88 $/kg seviyesine gerilemiştir.
Başvuru konusu ürünün DİR haricinde
yapılan ilk 6 aylık ithalatına bakıldığında ithalatın 2017 yılında 2016 yılına
göre miktar bazında %35 oranında azaldığı görülmektedir. İthalat 9,8 bin ton
seviyesinden 6,4 bin ton seviyesine gerilemiştir. Kati ithalata ilişkin birim
fiyatların 2016 yılında 0,85 $/kg seviyesinden 2017 yılında 1,03 S/kg
seviyesine yükseldiği tespit edilmiştir.
3.3
Nispi İthalat
Başvuru konusu ürün ithalatının yerli
üretime göre nispi seyri aşağıda gösterilmektedir. Nispi ithalat ve ithalatın
piyasa payına ilişkin oranlar da DİR hariç ithalat için ayrıca incelenmiştir.
İthalatın
yerli üretime oranı
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
İthalat/yerli
üretim(Endeks)
100
20
19
18
21
32
DİR hariç
ithalat/yerli üretim (Endeks)
100
21
8
6
10
8
2013 yılında 100 olan PET ithalatının
yerli üretime oranı endeksi izleyen yıllarda giderek azalarak 2016 yılında 18'e
gerilemiştir. Dönemsel bazda ise endeks 2016 yılının 6 aylık döneminde 21'den
2017 yılının aynı döneminde 32'ye yükselmiştir.
DİR hariç istatistiklere dayanarak yapılan
hesaplamalarda da benzer bir eğilim görülmüştür. İthalatın yerli üretime oranı
endeksi 2013 yılında 100 iken izleyen yıllarda giderek azalarak 2016'da 6'ya
kadar gerilemiştir. Dönemsel bazda ise endeks 2016 yılının ilk 6 aylık
döneminde 10 iken 2017 yılının aynı döneminde 8'e gerilemiştir.
3.4 İthalatın Piyasa Payı
Başvuru konusu ürünün ithal edilenleri ile
yerli üreticiler tarafından üretilenlerinin iç piyasadan aldığı paylar aşağıda
gösterilmiştir.
İthalatın
piyasa payı
(İthalat/Tüketim
%)
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
İthalatın
piyasa payı (Endeks)
100
39
35
36
41
56
Yerli üretim
dalının piyasa payı (Endeks)
100
188
193
192
185
164
Soruşturma döneminde ithalatın piyasa payı
nispi ithalat ile benzer bir süreç izlemiştir. 2014 yılında önemli ölçüde
azalan ithalat ile daralan pazar sonucu ithalatın piyasa payı endeksi 100'den
39'a gerilemiştir. 2015 yılında 35'e gerileyen endeks 2016 yılında 1 puan
artarak 36 olmuştur, ithalatın piyasa payındaki artış eğilimi dönemsel olarak
da devam etmiştir. 2016 yılının ilk 6 ayında 41 olan endeks 2017 yılının aynı
döneminde 56'ya yükselmiştir.
Yerli üretim dalının piyasa payı 2015 yılına
kadar artmış, 2016 yılında az miktarda azalmıştır. 2013 yılında 100 olan endeks
2016 yılında 192'ye yükselmiştir.
DİR Hariç
İthalat/Tüketim
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
İthalatın
piyasa payı (Endeks)
100
32
13
9
16
13
Yerli üretim
dalının piyasa payı (Endeks)
100
145
157
159
155
157
DİR hariç istatistiklere dayanarak yapılan
hesaplamalara göre de ithalatın piyasa payı endeksi 2013 yılında 100 iken 2014
yılında üç katından fazla azalarak 32 seviyesine gerilemiştir. İzleyen yıllarda
gerilemeye devam eden endeks 2016 yılında 9 seviyesinde gerçekleşmiştir.
Dönemsel endeks ise 2016 yılının ilk 6 ayında 16 iken 2017 yılının aynı
döneminde 13'e gerilemiş, yerli üretimi piyasa payı aynı oranda artmıştır.
3.5 Gelişme Yolundaki Ülkeler İtibariyle
İthalat
Korunma Önlemleri Anlaşması'nın 9. Maddesi
"Gelişme yolunda üye ülke menşeli bir ürüne karşı, bu ülkenin ilgili
ürünün ithalatçı üye ithalatındaki payı yüzde 3'ü ve toplu olarak yüzde 3'ten
daha az ithalat payına sahip gelişme yolundaki üye ülkelerin ilgili ürünün
toplam ithalatının yüzde 9'unu geçmediği sürece, korunma tedbirleri
uygulanmayacaktır" hükmünü içermektedir.
ÜLKE STATÜSÜ
2016*
GYU
Miktar (Kg)
İth Payı
(%)
Endonezya
23.000
0,03
Mısır
336.000
0,4
Malezya
9.308.200
12
Hindistan
16.309.145
21
Pakistan
17.733.000
23
%3'ün
üzerinde Olanlar Toplamı
42.125.645
%54,2
%3'ün
Altında Olanlar Toplamı
359.000
%0,5
GYU Toplamı
42.484.645
%54,7
Diğer Ülkeler
Toplamı
35.235.949
%45,3
Genel
Toplam
77.720.594
%100
*GYÜ listesi son
tam yıl ülke kompozisyonu ve güncellenen 2017 yılı GYÜ ülke listesi temel
alınarak oluşturulmuştur.
Bu hüküm çerçevesinde, gelişme yolundaki
ülke statüsündeki ülkeler ile diğer ülkelerin 2016 yılı içindeki ithalat
payları incelenmiştir. Buna göre, toplam PET ithalatı içerisinde GYÛ statüsünde
değerlendirilen Malezya, Hindistan ve Pakistan sırasıyla %12, %21 ve %23 paya
sahiptir. Yine, GYÜ statüsünde olan Mısır %0,4 paya, Endonezya ise %0,03 paya
sahiptir. Bu kapsamda; Malezya, Hindistan ve Pakistan önlemden muafiyet
sağlamak için gerekli olan %3'ün üzerinde ithalat payına sahip olduğundan,
herhangi bir önlem gelmesi durumunda mezkûr ülkelerin muaf ülke kapsamında yer
almayacağı değerlendirilmektedir.
3.6 Ülkeler İtibariyle İthalat
3907.61.00.00.00
2013
2014
2015
2016
Ülke Adı
Pay
(kg%)
BF
(S/kg)
Pay
(kg%)
BF
(S/kg)
Pay
(kg%)
BF
($/kg)
Pay
(kg%)
BF
($/kg)
Pakistan
19
1,49
36
1,31
29
0,97
23
0,86
Hindistan
3
1,48
19
1,34
15
0,95
21
0,85
Çin
35
1,51
22
1,30
33
1,03
21
0,87
Umman
2
1,50
7
1,31
4
1,00
19
0,87
3907.61.00.00.00
2013
2014
2015
2016
Ülke Adı
Pay
(kg%)
BF
(S/kg)
Pay
(kg%)
BF
($/kg)
Pay
(kg%)
BF
(S/kg)
Pay
(kg%)
BF
($/kg)
Malezya
2
1,49
2
1,38
8
0,96
12
0.88
Tayvan
11
1,47
3
1,40
8
0,96
3,1
0.94
Mısır
0,3
1,35
1
1,32
0
1,06
0,4
0,87
Almanya
0,1
1,77
0,1
1,84
0
1,60
0,4
1,62
İtalya
1
1,89
0,2
1,38
0
0,1
0.53
İsviçre
-
-
-
-
-
-
0,1
1,16
Ara Toplam
73
1,50
89
1,32
99
0,99
100
0,87
Diğer
Ülkeler
27
1,52
11
1,40
1
1,25
0
2,72
Genel
Toplam
100
1,51
100
1,33
100
0
100
0,87
Ülkeler itibariyle başvuru konusu ürünün
toplam ithalatındaki ilk 10 ülke yukarıdaki tabloda yer almaktadır. 2013
yılında Çin pazar lideri konumundayken 2014 yılında Çin'in yerini Pakistan
almıştır. 2016 yılı itibariyle ithalatta ilk sırada yer alan ülke Pakistan
olurken bu ülkeyi Hindistan ve Çin izlemiştir. Pakistan ve Hindistan menşeli ithal
birim fiyatlar 2016 yılında genel ithalat birim fiyatlarının altında
seyretmiştir.
3907.61.00.00.00
2013
2014
2015
2016
Ülke Adı
Pay
(kg %)
BF
($/kg)
Pay
(kg %)
BF
(S/kg)
Pay
(kg %)
BF
($/kg)
Pay
(kg %)
BF
(S/kg)
Hindistan
5
1,48
21
1,32
23
0,90
45
0,79
Malezya
4
1,48
0,1
1,36
12
0,88
20
0,86
Tayvan
5
1,44
1
1,46
12
1,05
17
0,96
Pakistan
36
1,47
59
1,32
50
0,96
15
0,82
Almanya
0,2
1,73
0,1
1,77
1
1,51
1
1,47
Hollanda
0
-
0,02
0,95
0,2
3,99
0,2
5,40
A.B.D.
0,002
21,83
0,01
14,89
0,1
3,80
0,2
6,54
Iran
2
1,56
0,3
1,22
0
-
0,2
0,93
Endonezya
14
1,46
2
1,40
0
-
0,2
1,13
Umman
2
1,41
0
-
0
-
0,2
0,83
Ara Toplam
69
1,47
84
1,33
98
0,96
100
0,87
Diğer
Ülkeler
31
1,51
16
1,38
2
1,06
0
1,45
Genel
Toplam
100
1,48
100
1,33
100
0,96
100
0,88
Yukarıdaki kati ithalat verileri göz önüne
alındığında da 2016 yılına göre en fazla ithalat yapılan ülkeler sıralamasında
ilk sırayı %45'lik pay ile Hindistan almıştır. 2. ve 3. sırada ise Malezya ve
Tayvan yer almaktadır. Önemli tedarikçiler arasında yer alan Çin'in bu tabloda
yer almadığı görüldüğünde anılan ülkeden yapılan ithalatın temelde DİR
kapsamında yapıldığı anlaşılmaktadır.
4. YERLİ ÜRETİCİLERİN EKONOMİK
GÖSTERGELERİ
Bu bölümde yer alan göstergeler,
soruşturma konusu ürünün 3 üreticisi tarafından sağlanan veriler esas alınarak
hazırlanmıştır. Başvuru sahibi firmalardan Indorama, 2016 yılı sonu itibariyle
Adana'daki üretim faaliyetini durdurduğu için 2017 yılı 6 aylık dönemine ait
veriler diğer 2 yerli üreticilerin sunduğu verilerden müteşekkildir. Bu 3 firma
yerli üretimin tamamını temsil etmektedir.
4.1. Üretim
Üretim
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
195
193
209
109
87
Soruşturma konusu ürünün yerli üretimi
önceki yıla göre 2014 yılında yaklaşık iki katı artmış, 2015 yılında az
miktarda azalmış, 2016 yılında tekrar artmıştır. 2013 yılı için 100 kabul
edilen üretim endeksi 2016 yılında 209'a yükselmiştir. Dönemsel üretim ise 2017
yılında azalmıştır. 2016 yılının ilk 6 ayında 109 olan endeks 2017 yılının aynı
döneminde 87'ye gerilemiştir.
4.2. Yurt içi satışlar
Yurtiçi
Satışlar
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
143
135
146
79
44
Yerli üretici firmaların yurt içi
satışları yıllık bazda dalgalı bir seyir izlemiştir. 2014 yılında en büyük
yerli üreticinin üretim faaliyetine başlamasının ardından 43 puan artan yurt
içi satış endeksi 2015 yılında 135'e gerilemiş, 2016 yılında ise yeniden
yükselerek 146 olmuştur. 2016 yılının 6 aylık döneminde 79 olan endeks 2017
yılının aynı döneminde 44'e gerilemiştir.
4.3. Yurt dışı satışlar
Yurtdışı Satışlar
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
923
797
1.360
596
775
Yerli üretim dalının yurt dışı satıştan da
yurt içi satışlarla benzer şekilde 2014 yılında tırmanışa geçmiştir. Üretici
sayısının artması ile ihracat endeksi 2014 yılında 9 katı artarak 923'e
yükselmiştir. İhracattaki artış eğilimi dönemsel bazda devam etmiştir. 2016
yılında 596 olan ihracat endeksi 2017 yılında 775'e yükselmiştir.
4.4. Tüketim
Ülkemizdeki iç piyasa büyüklüğü
hesaplanırken tüm yerli üreticilerin yurtiçi satış toplamı, dikey kullanım
toplamı rakamları ile ilgili dönemdeki ithalat miktarları toplanmıştır.
Tüketim
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
101
103
105
56
50
Soruşturma konusu ürünün yurt içi tüketimi
yıllık bazda sürekli artmış olup 2013 yılında 100 olan tüketim endeksi 2016
yılında 105 olmuştur. Dönemsel tüketim endeksi ise 2017 yılının 6 aylık
döneminde 2016 yılının aynı dönemine göre 6 puan gerilemiş ve 50 olmuştur.
4.5. Kapasite ve kapasite kullanım oranı
Kapasite
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
100
111
111
56
38
KKO(Endeks)
100
195
174
188
197
226
Soruşturma konusu ürüne ilişkin yerli
üretim kapasitesinde 2015 yılında artış yaşanmış, diğer yıllarda kapasite sabit
kalmıştır. 2013 yılında 100 olan kapasite endeksi 2016 yılında 111 birime
yükselmiştir. Dönemsel kapasitede ise 2017 yılında bir daralma gerçekleşmiştir.
2016 yılının ilk 6 ayında 56 olan kapasite endeksi 2017 yılının aynı döneminde
38'e gerilemiştir.
Kapasite kullanım oranı ise yıllık bazda
2015 yılı haricinde artış eğiliminde olmuştur. 2013 yılında 100 olan KKO
endeksi 2016 yılında 111'e yükselmiştir. Dönemsel KKO da yüksek seviyelerde
olmuştur. 2016 yılının ilk 6 ayında 197 olan KKO endeksi 2017 yılının aynı
döneminde 226'ya yükselmiştir.
4.6. Dönem sonu stoklar
Stoklar
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
130
118
76
108
32
Yerli üreticilerin stok miktarı soruşturma
döneminde azalma eğilimi göstermiştir. 2013 yılında 100 olan stok miktar
endeksi 2014 yılında 130'a yükselmiş, izleyen yıllarda azalarak 2016 yılında 76
olmuştur. Dönemsel stok endeksi 2016 yılının ilk 6 ayındaki 108 seviyesinden
2017 yılının aynı döneminde 32'ye gerilemiştir.
4.7. İstihdam
istihdam
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
114
121
130
130
99
PET üretiminde istihdam edilen işçi sayısı
yıllık bazda artış eğilimindedir. 2013 yılında 100 birim olan istihdam endeksi
2016 yılında 130'a yükselmiştir. Dönemsel istihdam ise azalmış, endeks 2016
yılının ilk 6 ayında 130 iken 2017 yılının aynı döneminde 99'a gerilemiştir.
4.8. Verimlilik
Verimlilik
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
100
171
160
161
84
87
Kişi başına düşen yıllık üretim miktarı
olan verimlilik, yıllık bazda 2015 yılındaki hafif azalma dışında sürekli
artmıştır. 2013 yılında 100 olan verimlilik endeksi 2015 yılında 161 olarak
gerçekleşmiştir. Dönemsel verimlilik ise 2017 yılının 6 ayında artarak 2016
yılının aynı döneminde 84 olan endeks bu dönemde 87'ye yükselmiştir.
4.9. Kârlılık
Kârlılık
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Endeks
-100
-78
101
-69
9
131
Soruşturma döneminde başvuru sahibi
firmaların kârlılığı, yıllık bazda 2015 yılı haricinde negatif bir dalgalı
eğilim göstermiştir. 2015 yılında pozitif olan karlılık yine de düşük bir
oranda gerçekleşmiştir. Dönemsel karlılık endeksi 2016 yılının ilk 6 ayında 9
olurken 2017 yılının aynı döneminde 131 'e yükselmekle birlikte yine oldukça
düşük seviyelerde kalmıştır.
5.
MALİYETLER ve FİYATLAR
Soruşturma konusu ürünün tedarik zinciri
içerisinde aktörlerin ürün tercihini belirleyen önemli etkenlerin başında
ürünün fiyatı olduğu bilinmektedir. Bu kapsamda ithal fiyatlarının yurt içi
fiyatlarını kırma oranları ve fiyat baskısı hesaplanmıştır. Fiyat kırılması,
ithal eşya fiyatının yerli üretim eşyanın fiyatının ne kadar altında olduğunu,
fiyat baskısı ise makul kar ile hesaplanan, olması gereken yurt içi satış birim
fiyatlarının ithal birim fiyatları tarafından ne kadar baskılandığını
göstermektedir.
Fiyatlar
Birim
2013
2014
2015
2016
2016/6
2017/6
Fiyat
kırılması
Endeks
100
173
633
576
626
62
Fiyat baskısı
Endeks
100
98
150
164
157
30
Fiyat kırılması ve fiyat baskısı endeksi
soruşturma dönemi boyunca pozitif seyretmiştir. Fiyat kırılması 2016 yılına
kadar artmış, 2015 yılında 633'e kadar çıkmıştır. Endeks 2016 yılında 576'ya
gerilemiştir. Dönemsel fiyat kırılması endeksinde de azalma eğilimi devam
etmiştir. 2016 yılının ilk 6 ayında 626 olan endeks 2017 yılının aynı döneminde
62'ye gerilemiştir.
Fiyat baskısı endeksi ise yıllık bazda
sürekli artmıştır. 2013 yılında 100 olan endeks 2016 yılında 164'e
yükselmiştir. Dönemsel bazda ise fiyat baskısı endeksinde azalma görülmüştür.
2016 yılının 6 aylık döneminde 157 olan endeks 2017 yılının aynı döneminde 30'a
gerilemiştir.
6. KORUNMA ÖNLEMİNİN GEREKLİ OLMAYA DEVAM
EDİP ETMEDİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
DTÖ Korunma Önlemleri Anlaşmasının 7.2 ve
İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliğinin 11.3 maddeleri uyarınca, bir korunma
önlemi, "korunma önleminin ciddi zararı önlemek veya gidermek için gerekli
olmaya devam ettiğini ve sanayi dalının intibak etmekte olduğunu gösteren deliller
olduğunu tespit etmiş olmak" şartıyla uzatılabilmektedir. Bu çerçevede Anlaşma
ile Yönetmelikte bir korunma önleminin uzatılması için öngörülen koşullar mevcut
soruşturma bağlamında aşağıda değerlendirilmektedir.
6.1 Korunma Önleminin Ciddi Zararı Önlemek
veya Gidermek İçin Gerekli Olmaya Devam Edip Etmediğinin Değerlendirilmesi
Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı
2013-2015 yılları arasında azalmış, uygulanmakta olan önleme rağmen 2016
yılından itibaren yeniden artışa geçmiştir. 2016 yılında 2015'e göre %2
oranında artan ithalat, 2017 yılının 6 aylık döneminde bir önceki yılın aynı
dönemine göre %21 oranında artmıştır. DİR kapsamında yapılan ithalat soruşturma
konusu dönem boyunca artmış, 2017 yılının 6 aylık döneminde %89 olarak
gerçekleşmiştir. Genel ve kati ithalata ilişkin birim fiyatlar soruşturma
dönemi boyunca azalmış, 2017 yılının 6 aylık döneminde ise bir miktar
artmıştır.
İthalatın iç piyasadan aldığı pay 2015
yılına kadar azalmakla birlikte 2016 yılında yeniden artışa geçmiştir. Artış
eğilimi 2017 yılında da devam etmiştir. İthalatın yerli üretime oranı ise 2017
yılının 6 aylık döneminde 2016 yılının aynı dönemine göre önemli artış
göstermiştir. Ancak yerli üreticiler, aynı dönemde düşük ithal birim fiyatlar
ile rekabet edebilmek amacıyla düşük kâr marjları ile çalışmış ve bu sayede çok
düşük kâr/zarar ederek üretim miktarlarını ve piyasa paylarını artırmıştır.
Soruşturma konusu ürünün üretimi ve yurt
içi satışları yıllık bazda 2015 yılı haricinde artmış, fakat 2017 yılında
azalmıştır. PET tüketimi 2013-2016 yılları arasında artmış, 2017 yılının 6
aylık döneminde ise 2016 yılının aynı dönemine göre azalmıştır. Yerli üretim
dalının kapasitesi yıllık bazda artış kaydetse de 2017 yılında bir firmanın
kapanmasından ötürü azalmıştır. PET üretiminde istihdam edilen direkt işçi
sayısı yıllık bazda düzenli olarak artsa da 2017 yılının 6 aylık döneminde
azalmıştır. Yerli üreticilerin kârlılığı 2015 yılı haricinde yıllık bazda
negatif seyretmiş, 2015 yılında pozitif çıkan kârlılık, ithalatın toparlandığı
2016 yılında yeniden negatife gerilemiştir. Dönemsel bazda karlılık negatif
olmamakla birlikte oldukça düşük seviyelerde kalmıştır. Verimlilik, KKO, yurt dışı
satışlar göstergelerinde ise belirli yıllarda bozulmalar yaşanmıştır.
Son olarak, soruşturma dönemi boyunca
ithal birim fiyatları yerli üreticilerin yurt içi satış fiyatlarının altında
seyretmiştir. Diğer bir ifadeyle, soruşturma dönemi boyunca fiyat kırılması ve
baskısı oranları pozitif çıkmıştır. İthalatın yeniden artışa geçtiği 2016
yılında fiyat kırılması endeksi 576 olurken, fiyat baskısı endeksi 164 olarak
gerçekleşmiştir.
Ayrıca, 2013 yılından itibaren artmaya
başlayan yerli ürünlerin piyasa payının korunma önleminin sona ermesi durumunda
ithal ürünler karşısında hızlı bir şekilde erozyona uğraması kuvvetle
muhtemeldir. Independent Chemical Information Service (FCIS) 2017 verilerine
göre1 dünya PET fiyatları son dönemde üretim maliyetlerindeki ve özellikle
de hammadde maliyetlerindeki değişimlere göre yukarı ve aşağı yönde sürekli
değişim göstermiştir. Bu durum Asya ve Avrupa'daki üreticilerin işletme
maliyetlerini arttırıp bitmiş ürün fiyatlarında belirsizliğe neden olmuştur.
PET fiyatlarındaki istikrarsızlıktan bu üründe açılan anti-damping
soruşturmalarında son dönemde artış görülmüştür. Bu gelişmeler ışığında,
ülkemizde PET'e olan talebin giderek artması da göz önüne alındığında mevcut
önlemin yerli üretim dalı üzerinde oluşması muhtemel zararı engellemek için
gerekli olmaya devam ettiği değerlendirilmektedir.
Yine, ICIS verilerine göre, sadece Çin'de
2017 yılının ikinci ortasından itibaren ilave PET kapasitesi yatırımı için
çalışmaların başlayacağı toplam kapasitenin tahmini olarak 850 bin ton/yıl
artacağı öngörülmektedir. Önlemin kalkması durumunda özellikle spot piyasadan
çok düşük fiyatlı Uzakdoğu ve çevre ülkeler menşeli maliyet avantajına sahip
ithalat ile yerli üreticilerin rekabet imkanının ortadan kalkacağı
düşünülmektedir. İlaveten, özellikle yakın bölgemizde yer alan; taşımacılık,
ucuz girdi ve yüksek kapasite ile rekabet avantajına sahip olan Suudi Arabistan
gibi ülkelerde geçtiğimiz dönemde devreye giren yüksek kapasitelerin önlemin
kalkması halinde yerli üreticilerin rekabet gücünü olumsuz etkileyeceği
değerlendirilmektedir. Yerli üreticilerin yeni yatırımlar planlamaları, daha
rekabetçi spesifik ürün tasarımı ve üretimine yönelmeleri ile belirli bir
ölçeğin yakalanması sonucunda, üreticiler açısından kazanımların kaybedilmemesi
ve ciddi zararın önlenmesi hususları değerlendirildiğinde korunma önleminin
gerekli olmaya devam ettiği açıkça görülmektedir.
Bu bakımdan yerli üreticilerin durumunda
görülen belirgin düzelmenin olmasının yanı sıra yerli üretimin özellikle
dönemsel göstergelerinde bozulmaların olması, dünya PET piyasa gelişmelerinin
hâlihazırda bir belirsizlik içerinde bulunması ve ithal ürüne uygulanan ek mali
yükümlülük tutarları dışarıda bırakıldığında yerli ürün fiyatlarıyla ithal ürün
fiyatları arasındaki dengesizliğin mevcudiyetini korumasından dolayı korunma
önlemi uygulamasına devam edilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir.
6.2. Yerli Üreticilerin İntibak Durumunun
Değerlendirilmesi
Korunma önlemi uygulamasıyla yerli
üreticilerin piyasa koşullarına uyumunun kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Başvuru sahibi firmalar tarafından sunulan yapısal uyum programları, korunma
önleminin devam etmesi halinde yeni yatırımlarla PET üretim hacminin
arttırılması, verimlilik artışına yönelik çalışmaların hızlandırılması, ürün
çeşitliliğini zenginleştirilmesi, hizmet ağının geliştirilmesi, AR-GE
faaliyetlerinin geliştirilmesi ve enerji tasarrufu sağlayan ürün kullanımının
arttırılmasına ilişkin pazar geliştirme faaliyetlerinin sürdürülmesi
planlamalarını içermektedir.
Önlemin ilk uygulanmaya başlandığı 2011
yılı sonrası dönemde yerli üretici firma sayısının 2'den 3'e çıkması ve ciddi
kapasite artışı yaşanmasına rağmen, önlemin yerli üretim dalında halihazırda
rekabet ortamını bozucu bir etkisi görülmemektedir. 3. yerli üretici ile
birlikte yurt içinde kurulu kapasite %167 oranında artmıştır. Artmaya devam
eden tüketim, yurt içi üretimi ve yurt içindeki üreticilerin sayısını
artırmıştır. Üretim, istihdam, satışlar ve kapasite verilerindeki iyileşme yurt
içi rekabetin firmaları olumsuz etkilemediğini göstermektedir. Aksine önlem ile
yerli üretim dalının rekabet gücü ve tedarik güvenliği artmıştır.
Planlanan yatırımlar ile kapasite
artışının devam edeceği ve halihazırda üretim altyapısı tamamlanmış olan yeni
üretim hatlarının önlemin bir dönem daha uzatılması ile devreye alınacağı
öngörülmektedir. Aynı şekilde tüketim artışı ve sağlanan ölçek ekonomileri ile
büyük yerli ve yabancı doğrudan yatırımların sektöre çekilmesi, entegre büyük
ölçekli petro-kimya yatırımlarının gerçekleşmesi öngörülmektedir. Son yıllarda
gerek dünya genelinde gerekse ülkemizde artan pet şişe tüketimi ile birlikte
petprefornva ve bunun girdisi olan PET'e olan talep artmakta, PET ve PET'in
girdisi olan PTA'da yeni kapasite yatırımları gerçekleşmekte ve hammadde ile
bitmiş ürün tedarik sürekliliğinin sağlanacağı entegre tesis kurulum kararları
açıklanmaktadır. Aynı dönemde ürün çeşitliliğinin artacağı ve spesifik ürün
üretiminin artacağı tahmin edilmektedir.
Korunma önleminin uygulanması sürecinde
her ne kadar ithal ürünlerin rekabet gücü baskılanmış olsa da, sektöre yeni
üretici firmanın girişi yerli üreticiler arasındaki rekabet ortamının sürekli
olarak canlı kalmasını sağlamıştır. Rekabet ortamında kârlılık düzeyini koruma
gayreti üretim maliyetlerinin düşürülmesini zorunlu kılmış ve üreticiler hem
yurt içi hem yurt dışı müşteri portföyünü arttırmak için çalışmalarım
arttırmışlardır.
Bu çerçevede yerli sanayi dalının,
gelecekte korunma önleminin uygulanmayacağı bir rekabet ortamına intibak
etmekte olduğuna dair, genel olarak aşağıdaki çalışmaları gerçekleştirdiği veya
gerçekleştirmeyi planladıkları tespit edilmiştir.
• Bir firma mevcut üretim tesisi yapılırken
2 üretim hattı olarak düşünülen PET üretimine ilişkin halihazırda üretim
yapılmayan ikinci hatta ait alt yapı ve yardımcı işletmeler tamamlanmış olup bu
hattın altyapı ve yardımcı işletmeleri için yaklaşık 10.000.000 EURO harcama
yapılmıştır. Bu hattın teknolojisi için mevcut işletmeyi yapan firma ile
görüşmeler devam etmektedir. Diğer bir firma ise ikinci üretim
hattının oluşturulması kapsamında yeterli alan çalışmalarını tamamlamış ve önümüzdeki
dönemde ikinci üretim hattını kurma çalışmalarını başlatmıştır.
• Önlem uygulanan dönemde işletmelerin daha
verimli ve etkin çalıştırılması için bir firma konunun uzmanı yabancı teknik
personel istihdamına başlamıştır.
• Maliyetleri azaltıcı uygulamalar
kapsamında mevcut işletmede kurulmuş olan doğalgaz ünitesi yerine, bir firma
kömür tesisi yatırımı yapmış ve kullanmaya başlanmıştır.
• Ar-ge
ve Ür-ge faaliyetlerinde teknik
kadro oluşturularak çalışmalarına başlamıştır. Ar-Ge Çalışmaları kapsamında
piyasadaki rekabet gücünün arttırılması amacıyla üç Tübitak
projesi gerçekleştirilmiş, iki adet yeni Tübitak projesi yazılmış ve bir adet
Tübitak projesi de iki firmanın ortak çalışması olarak sunulmuştur. Ayrıca,
Ar-Ge proje çıktısı olarak sıcak
dolum ambalaj resin üretilmiş ve Manisa/Akhisar ilçesi Organize sanayinde
nihai ürün olan sıcak dolum kavanoz üretim tesisi yatırımı
gerçekleştirilmiştir.
• Ür-ge çalışmaları kapsamında harman siloları
imalatı yapılarak ürün kalitesi artırıcı yatırımlar yapılmıştır. Ayrıca, yeni
tip PET ürün üretimleri için değişik katalizör ve katkılar denenmektedir.
Bunlardan hayata geçen ve halen büyük bir gazlı içecek firması tarafından kullanılan
FH serisi olarak adlandırılan polimer tipidir. Bu polimer yüksek miktarlarda
PET şişe üretimi yapan firmalarda hiçbir
ilave yatırım yapmadan %30 kapasite artışı ve %25 Enerji tasarrufu yapmaktadır.
Ve bu firma tamamen bu tip ürün kullanımına geçmiştir.
• Ürün çeşitliliğinin arttırılması konusunda
streç film, kan alma tüpü, defter spirali üretimi arttırılmış ve kârlılığı
yüksek, ihracata yönelik, özel kullanım amaçlı ürünlerin üretilmeye
başlanmıştır. İç piyasada da
kullanımlarının sağlanması konusunda çalışmalar yürütmüş olup bu bağlamda yurt
dışındaki son kullanıcıların tercih ettiği, preform şişirme sürecinde
kullanıcıya enerji tasarrufu sağlayan re-heat
içerikli PET üretimi arttırılmıştır.
• R-PET işlemi ile PET'in kimyasal
depolarizasyonu sonucu geri dönüşüm sağlanmaya başlanmış ve gıda kodeksine
uyumlaştırma çalışmaları tamamlanmış ürünlerin üretimine başlanması aşamasına
geçilmiştir.
• Enerji verimliliği için üretim tesisinin
ihtiyacı olan elektrik enerjisi bir firma tarafından trijen yatırımı yapılarak
doğal gazdan üretilmeye başlanmıştır. Bu yolla motorda yanan gazın baca ısısı
ile buhar ve bu buharın kondens suyu ile çiller suyu (soğutulmuş su) elde
edilmiş ve doğal gazdan %93 verim elde edilmiştir.
• PET üretiminde işlerin daha planlı
yürütülmesi ve raporlanması kapsamında ERP sistemi için çalışmalar başlatılmış,
2017 yılı sonu itibari ile bu çalışmanın tamamlanması planlanmaktadır. Bu
sistem aynı zamanda verimlilik ölçümünde de kullanılacaktır.
7. İLGİLİ
TARAFLARIN GÖRÜŞLERİ ve DEĞERLENDİRMESİ
İlgili taraflarca dile getirilen görüşler
birçok noktada örtüşmektedir. Bu nedenle, tekrarı önlemek amacıyla ilgili taraf
görüşleri dile getiren taraflara göre değil, ileri sürülen görüşlerin konusuna
göre sınıflandırılarak aşağıda sunulmaktadır. Söz konusu görüşlere ilişkin
değerlendirmelere de görüşlerin altında yer verilmektedir. İlgili tarafların
görüşlerine verilen yanıtlara öncelikle bu bölümde, ya da ilgili bölümlerde yer
verilecektir.
- İthalatın seyri ile yerli üretim dalının
maruz kaldığı ciddi zarar/ciddi zarar tehdidine ilişkin bir nedensellik analizi
açılış Tebliğinde paylaşılmamıştır. Aynı şekilde ithalat artışı ani, keskin ve
önemli oranda olması gerekirken bu şart sağlanmamıştır. Aksine, soruşturma
döneminde ithalat artan değil azalan bir seyir izlemektedir.
Değerlendirme: DTÖ Korunma Önlemleri Anlaşması
hükümlerine göre uzatma soruşturması sırasında artan ithalat ile ciddi zarar
arasındaki illiyet bağının incelenmesi gerekmemektedir. Yine, uzatma
soruşturmalarında diğer faktörlerin zarara veya zarar tehdidine etkisinin
incelenmesi gerekmemektedir. Soruşturma konusu ürünün ithalatının gelişimi ise
3 üncü Bölümde incelenmiştir.
- Yerli üretimin göstergelerinde
soruşturma döneminde iyileşme görülmektedir. Bu kapsamda yerli üretim dalı
ciddi zarar veya zarar tehdidi altında bulunmamaktadır. Özellikle üretim ve
satış göstergeleri olumlu seyretmektedir. Firmaların dikey kullanımları tüketim
göstergesinin içerisinde yer almaması, yerli üretim piyasa payını düşük
göstermektedir.
Değerlendirme: Soruşturma kapanışında tüketim
verilerinin hesaplanmasında dikey kullanım verileri de hesaba katılmıştır.
Üretim ve yurt içi satışlardaki iyileşmeler ise artan tüketim talebini
karşılamaya yönelik artan kapasite ile sağlanan üretim artışı ile sağlanmıştır.
Ancak bu üretim artışı düşük ithal birim fiyatlar ile rekabet eden yerli
üreticilerin kârlılığına yeterince yansımamıştır. Yerli üretim dalının durumuna
ilişkin ayrıntılı değerlendirme 4 üncü Bölümde yapılmıştır.
- Önlemin ilk uygulamaya konduğu dönemin
aksine, önlemin bir dönem daha uzatılması ihtiyacı bulunmamaktadır. Önlem iki
dönem uygulanarak zaten amacına ulaşmış ve bu dönemde yerli üretimde ciddi
kapasite artışları yaşanmıştır. Özellikle 2013-2014 döneminde yerli üretimde
ciddi dönüşümler yaşanmış, sektöre yeni üreticiler girmiş, üretim ve hammadde
maliyetleri azalmış ve ülkemiz soruşturma konusu üründe net ihracatçı konumuna
gelmiştir. Halihazırda yerli üretim dalının bir dönem daha korunmaya ihtiyacı
bulunmamaktadır. Yerli üreticilerin de korunma önlemlerinin geçici ve istisnai
uygulamalar olduğunu anlaması ve sürekli surette önlem uygulanması gerektiği
düşüncesinde olmamaları gerekmektedir.
Değerlendirme: DTÖ Korunma Önlemleri Anlaşması'nın 7.2
ve İthalatta Korunma Önlemleri Yönetmeliğinin 11.3 maddeleri uyarınca, bir
korunma önlemi, "korunma önleminin ciddi zararı önlemek veya gidermek için
gerekli olmaya devam ettiğini ve sanayi dalının intibak etmekte olduğunu
gösteren deliller olduğunu tespit etmiş olmak" şartıyla
uzatılabilmektedir. Bu çerçevede ayrıntılı değerlendirme 6 ncı Bölümde
yapılmıştır. Söz konusu Anlaşma ve Mevzuat uyarınca ayrıca, korunma önlemi
uygulamaları şartlı ve geçici uygulamalar olup önlemin uygulama süresi en fazla
8 yıldır. (GYÜ'ler için 10 yıl) Diğer taraftan, önlem döneminde yaşanan
kapasite artışları korunma önlemi uygulaması açısından beklenen ve istenen bir
sonuç olup uzatma soruşturmalarında bu durum yerli üretim dalının rekabet
şartlarına uyumu açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir.
İlgili ürünün ihracatında yaşanan gelişmelere ilişkin ayrıntılı değerlendirme 4
üncü Bölümde, maliyetlere ilişkin değerlendirme ise 5 inci Bölümde yapılmıştır.
- Başvurunun gizli olmayan özetinde
soruşturma konusu ürünün maliyet-yurt içi satış fiyatı-kârlılık göstergelerinin
eğilimi hususunda bir dengesizlik göze çarpmaktadır. Bu verilerin yeniden
hesaplanması ve kârlılık oranı ile yurt dışı satış verilerinde maddi bir hata
olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. İlaveten, başvurunun gizli
olmayan özetinde fiyat kırılması ve baskısına ilişkin değerlendirme yer
almamakta olup bu değerlendirmenin de soruşturma raporunda ayrıntılı olarak
yapılması gerekmektedir.
Değerlendirme: Soruşturma otoritesinin uzatma
soruşturmalarında fiyat kırılması/baskısı analizi yapma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Yine de, fiyat kırılması ve maliyet-satış fiyatlarına ilişkin analiz soruşturma
raporunun 5 inci Bölümünde yer almaktadır. Kârlılığa ilişkin değerlendirmeye
ise 4 üncü Bölümde, satış fiyatları ve karlılık ilişkisine ilişkin
değerlendirmeye ise 5 inci ve 6 ncı Bölümlerde yer verilmiştir.
- Yerli üreticiler iç talebi
karşılayamamakta, iç piyasaya ürün tedarikinde hem miktar kısıtlamasına
gitmekte ve oluşan kapasite fazlasını ihracata yönlendirmektedirler. Ayrıca,
hammadde fiyatlarındaki dalgalanmaya kıyasla yurt içi satış fiyatları yüksek
seyretmiş, kârlı satış politikası izlenmeye devam edilmektedir.
Değerlendirme: İthalatta Korunma Önlemleri Mevzuatı
kapsamında da yerli üreticinin bir korunma önlemi başvurusu yapabilmesi için
yerli üretimin önemli bir kısmını temsil etmesi yeterli olup, yurt içi talebin
tamamını karşılaması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Diğer taraftan,
soruşturma konusu dönemde yerli üretici firmalardan temin edilen satış
faturalarından yurt içine ürün tedarikinde işleyen bir sistemin olduğu
görülmüştür. Soruşturma sırasında toplam satışlar içindeki paya bakıldığında
yurt içi satışların aldığı payın %80'in altına inmediği tespit edilmiştir.
Yine, yurt içi-yurt dışı satışlara ilişkin birim fiyatlar incelendiğinde fiyatların
birbirine oldukça yakın olduğu tespit edilmiştir.
Diğer yandan, PET satış fiyatlarının
belirlenmesinde üretim maliyetlerinin yüksek olması ile üretimin sürekliliği
ilkesi ve uzun süreli stok tutulamaması gereği satışların da sürekliliği
prensibinin benimsenmiş olması önemli rol oynamaktadır. PET üretiminde hammadde
maliyetlerinin yaklaşık %85'ini PTA girdisi oluşturmaktadır. Hammadde
maliyetleri ise toplam üretim maliyetinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır.
Dünya PTA fiyatlarındaki dalgalanma üretim maliyetlerini direkt olarak
etkilenmektedir. Ayrıca, üretim teknolojisi gereği otomasyon üretim hatlarının
bir simülasyon sistemi ile sürekli aktif tutulması ve izlenmesi gerekmektedir.
Sürekli üretim ilkesi ise hem enerji maliyetlerini arttırmakta, hem de
belirlenen bir fiyat düzeyinden sürekli satış gerektirmektedir. Ürünün kimyasal
özelliğini kaybetmemesi için 6 aydan fazla süre ile stoklanması mümkün
bulunmamaktadır. Bütün bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde hali hazırda
yüksek olan üretim maliyetlerinin ve maliyetlerdeki artışın satış fiyatlarına
yansıtılıp yansıtılamaması hususu satış miktarı kadar önemli bir unsur
olmaktadır. Buna rağmen, yerli üretim dalının soruşturma döneminde düşük kar
marjlarıyla üretimin ve satışın sürekliliğini sağladıkları anlaşılmıştır.
- Halihazırda PET üretim kapasitesi
ülkemiz tüketiminin üzerinde olmasına karşın yerli üretici firmalardan biri
tesislerinden birini teknolojisi eski ve üretim maliyetlerinin fazla olması
nedeniyle kapalı tutmaktadır. Önlem döneminde rekabete uyum adına üretim
hattını yeniden devreye alabilmesi gereken firmanın zararı ithalattan değil iç
problemlerinden kaynaklanmaktadır.
Değerlendirme: Söz konusu yerli üretici, Türkiye'deki
üretimine korunma önleminin yürürlükte olduğu 2014 yılında Adana'da bulunan
üretim tesisini satın alarak başlamış, 2015 yılında ise Avrupa Serbest
Bölgesi'nde üretim faaliyetine başlanmıştır. Firma, o dönemde üretim
maliyetlerindeki dezavantajdan ötürü Adana'daki tesisinde üretimini durdurma
kararını 2016 yılında almış, arada geçen sürede Serbest Bölge'de yeni
yatırımlar yapmıştır. Üretim ve maliyetler açısından serbest bölge avantajını
kullanan firma iç piyasanın talebine üretiminin yarısından fazlasını iç pazara
sunmakta ve önümüzdeki dönemde bu oranı arttırmayı hedeflemektedir. Firmanın
üretimini serbest bölgeye taşıma kararı bu yönüyle stratejik bir karar olarak
değerlendirilmektedir. Ayrıca, tüm yardımcı ünitelerinin ait olduğu belirtilen
firmanın Adana'daki tesislerde anılan firmanın önümüzdeki dönemde yeni yatırımlar
(PET, PTA) yapma kararı açıklanmıştır.
- PET'in önemli tüketim ürünlerinin
ambalajlanmasında girdi olarak kullanıldığı göz önüne alındığında korunma
önlemi ile özellikle PET şişe tüketimi ile tüketimi artan PET preform
maliyetlerinin yükselmesi ve bunun tüketicilere yansıtılması durumu kamu
zararına yol açmaktadır.
Değerlendirme: Kamu dinleme toplantıları, bireysel
dinleme toplantıları, DTÖ kuralları çerçevesinde şeffaf ve katılımcı soruşturma
süreci neticesinde her aşamada ilgili tarafların görüşleri dikkate alınarak
korunma önlemi soruşturması yürütülmüştür. Soruşturma sırasında kamu yararına
aykırı bir duruma ilişkin bulgulara ulaşılmamış, ayrıca bu konu hakkında
Bakanlığımıza herhangi bir görüş iletilmemiştir.
- Türkiye merkezli yabancı ülkede üretim faaliyeti
gösteren firmalar için korunma önlemi uygulamaları zarar verici yönde
olmaktadır. Bu noktada ülke ayrımı yapılarak korunma önlemi uygulamasına
gidilmesi veya bu ülkelere tarife kontenjanı açılması gerekmektedir.
Değerlendirme: DTÖ Korunma Önlemleri Anlaşması uyarınca
korunma önlemleri ülke ayrımı gözetmeksizin tüm ülkeler menşeli ithalata
uygulanmaktadır. Anlaşma'nın 9.1 maddesi çerçevesinde belirlenen GYÜ'lere
tarife kontenjanı açılması yoluyla korunma önlemlerinden belirli bir ithalat
miktarına kadar muafiyet sağlanmaktadır. Buna ilişkin değerlendirme soruşturma
aşamasında yapılmakta olup önleme ilişkin başkaca bir ayrıcalıklı uygulamaya
gidilememektedir.
8.
DEĞERLENDİRME ve SONUÇ
Sonuç olarak, PET üreticilerinin 2016
yılından itibaren artmakta olan ithalat nedeniyle piyasa paylarını kaybetmekte
oldukları, zarar veya düşük kâr oranı ile piyasada kalabildikleri ve belirli
ekonomik göstergelerde hem yıllık hem de dönemsel bazda bozulmaların olduğu
dikkate alındığında, yerli üreticiler açısından ciddi zararı önlemek için
korunma önleminin gerekli olmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan
yerli üreticilerin korunma önleminin uygulanmayacağı bir rekabet ortamına
intibak yolunda önemli faaliyetler gerçekleştirdikleri ve planladıkları tespit
edilmiştir. Bu itibarla, uygulanmakta olan korunma önleminin süresinin
uzatılması için Korunma Önlemleri Anlaşması'nın 7.2 ve İthalatta Korunma
Önlemleri Yönetmeliğinin 11.3 maddelerinde belirtilen koşulların sağlandığı
değerlendirilmektedir.
Bu veriler ışığında, uygulanmakta önlemin
İthalatta Korunma Önlemleri Hakkında Mevzuat çerçevesinde 3 (üç) yıl süreyle
uzatılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.