Gümrük Kanunu`nun 6455 sayılı Kanun`un 12. maddesiyle değiştirilen 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan ‘...eşyanın gümrüklenmiş değerinin...` ibaresinin Anayasa`nın 2. ve 13. maddelerine aykırı olmadığı. E 2017-142, K 2017-150 Sayılı Kararı
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı: 2017/142 Karar Sayısı: 2017/150
Karar Tarihi: 1.11.2017
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından: 04.01.2018 tarih ve 30291
sayılı R.G.
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: Kocaeli 2. Vergi Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU: 27.10.1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 12.
maddesiyle değiştirilen 235. maddesinin
(1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan "...eşyanın gümrüklenmiş değerinin..." ibaresinin
Anayasa'nın 2. ve 13. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar
verilmesi talebidir.
OLAY:
İdari para cezasının iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın
Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un 235. maddesinin
itiraz konusu ibarenin de yer aldığı (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"1. Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin
olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol
sonucunda;
a) Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış
olduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,
gümrüklenmiş değerinin dört katı idari para cezası verilir.
b) (a) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması
durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına otuz bin
Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirası olarak
hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
c) Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli
kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde
uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan
edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı
idari para cezası verilir.
d) (c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması
durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz
bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası
olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir"
II. İLK İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi
İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Serdar
ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU,
Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin
GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ'in
katılımlarıyla 26.7.2017 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle
sınırlama sorunu görüşülmüştür.
2. Anayasa'nın 152.
ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un
40. maddelerine göre Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular
itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa
kuralı ile sınırlıdır.
3. İtiraz yoluna başvuran
Mahkeme, 4458 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değiştirilen
235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan "...eşyanın gümrüklenmiş
değerinin..." ibaresinin iptalini talep etmiştir.
4. İtiraz konusu ibare;
eşyanın ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği
uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu hâlde uygunluk ve yeterlilik
belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit
edilmesi hâlinde uygulanması öngörülen idari para cezasının belirlenmesinde
esas alınacak ortak hüküm niteliğindedir. Bakılmakta olan dava, eşyanın ithali
belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu
hâlde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş gibi beyan edilmesinden
kaynaklanmaktadır. Eşyanın ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli
kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olmasına rağmen
uygunluk ve yeterlilik belgesi alınmış gibi beyan edilmesi hususları,
bakılmakta olan davanın konusunu oluşturmadığından itiraz konusu ibareye
ilişkin esas incelemenin "...uygunluk
ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş..." ibaresi yönünden sınırlı
olarak yapılması gerekmektedir.
5. Açıklanan nedenlerle
27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 28.3.2013 tarihli ve 6455
sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değiştirilen 235. maddesinin (1) numaralı
fıkrasının (c) bendinde yer alan "...eşyanın
gümrüklenmiş değerinin..." ibaresinin esasının incelemesine, esasa
ilişkin incelenmenin bentte yer alan "...uygunluk
ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş..." ibaresi yönünden sınırlı
olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN İNCELENMESİ
6. Başvuru kararı ve ekleri,
Raportör Aydın AYGÜN tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz
konusu kanun hükmü, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup
incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
A. İtirazın Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle,
itiraz konusu ibarenin yer aldığı kural kapsamında yasaklanan fiillerin
gerçekleştirilmesi hâlinde uygulanacak idari para cezasının eşyanın
gümrüklenmiş değeri üzerinden belirlenmesinin, hukuk devleti ilkesinin unsurlarından
biri olan ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturduğu, para cezasının
belirlenmesinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin esas alınmasının, söz konusu suçun
işlenmesi sonucu bozulan kamu düzeninin yeniden tesisi amacına ulaşmak için
elverişli ve gerekli olmadığı gibi suç ve ceza arasında orantı da bulunmadığı
belirtilerek kuralın Anayasa'nın 2. ve 13. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
B. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
8. Kanun'un 235. maddesinin
(1) numaralı fıkrasının itiraz konusu ibarenin yer aldığı (c) bendinde eşyanın
ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği
uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu hâlde uygunluk ve yeterlilik
belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edilmesi hâlinde eşyanın
gümrük vergilerinin yanı sıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari
para cezası verileceği öngörülmüştür. Eşyanın ithalinin, belli kuruluşların
vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu hâlde uygunluk ve
yeterlilik belgesine tabi değilmiş gibi beyan edilmesi hâlinde verilecek idari
para cezasının belirlenmesinde "eşyanın
gümrüklenmiş değerinin" esas alınması, itiraz konusu ibareyi
oluşturmaktadır.
9. Anayasa'nın 2. maddesinde
belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına
saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir
hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve
tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan,
yargı denetimine açık olan devlettir.
10. Hukuk devletinde ceza
hukukuna ilişkin düzenlemelerde olduğu gibi kabahatler hukuku açısından da
Anayasa'ya bağlı kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlara
uygulanacak yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifletici
nedenlerinin belirlenmesi gibi konularda kanun koyucunun takdir yetkisi
bulunmaktadır.
11. Kanun koyucu, takdir
yetkisi içindeki bu düzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği
olan ölçülülük ilkesiyle bağlıdır. Bu ilke ise "elverişlilik", "gereklilik" ve "orantılılık" olmak üzere üç
alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik
ilkesi", öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli
olmasını, "gereklilik ilkesi",
öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, "orantılılık ilkesi" ise
öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı
ifade etmektedir. Bir kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç
arasında da "ölçülülük ilkesi"
gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur.
12. İtiraz konusu ibarenin
yer aldığı kuralda, serbest dolaşıma girecek eşyanın ithalinin belirli şartlara
bağlanmış olmasına rağmen bu şartlara aykırı olarak ithalatı gerçekleştirenlere
eşyanın gümrüklenmiş değeri üzerinden hesaplanacak idari para cezasının
uygulanacağı düzenlenmiştir. Gümrüklenmiş değer kavramı Kanun'un 3. maddesinde "Uluslararası Kıymet Sözleşmesine göre
belirlenecek; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri
toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti
ile gümrük vergileri toplamını ifade etmektedir" şeklinde tanımlanmıştır.
Eşyanın CIF kıymeti malın değeri,
sigortası ve navlunu; FOB kıymeti ise
limana taşıma, liman gümrüğü ve liman masraflarının tedarikçiye ait olduğunu
ifade eder.
13. Kanun'un 74. maddesinde
ithal eşyanın serbest dolaşıma girişinin "ticaret
politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer
işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile
mümkün" olduğu düzenlenmiştir. Buna göre Türkiye gümrük bölgesine
getirilen eşyanın serbest dolaşıma girebilmesi, maddede belirlenen şartların
yerine getirilmesiyle gerçekleşecektir. Bu şartların yerine getirilmesi
sonucunda serbest dolaşıma giren bir mal Türkiye'de üretilmiş ürünler gibi ve
aynı şartlarda ticarete konu olabilecektir.
14. Uluslararası ticarete
konu olan malın ülkeye girişi, ülkeden çıkışı, ülkede geçici veya sürekli
olarak bulunuşu ya da ülkeden doğrudan geçişi için uygulanması gereken
kuralların belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Bu bağlamda,
gümrük mevzuatına aykırı fiilleri belirleyerek bunlar için adli veya idari
yaptırımlar öngörmek, dış ticaretin işleyişine ilişkin kurallar koymak ve
tedbirler almak konusu da kanun koyucunun sahip olduğu takdir yetkisi
kapsamındadır.
15. Gümrük rejimi
düzenlemelerinin önemli fonksiyonlarından biri de dış ticarette koruma
önlemlerini gerçekleştirmesidir. Dış ticarette koruma önlemleri dikkate
alındığında ulusal sanayi, tarım, ticaret ve hizmetlerin haksız rekabete karşı
korunmasında gümrük rejimi düzenlemelerinin önemli bir işlevi bulunmaktadır. Bu
nedenle kanun koyucunun gümrük rejiminin düzenli bir şekilde işlemesi için
ithalatçı ve ihracatçılara bazı yükümlülükler yüklemesinin, ulaşılmak istenen
amaç yönünden gereksiz olduğu söylenemez. Bununla birlikte bir gümrük rejimi
olan serbest dolaşıma giriş rejimine aykırı davrananlara verilecek idari para
cezasının hesaplanmasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin esas alınmasının
gümrük rejimine aykırı davranışların önüne geçilmesi amacına ve bu davranışlar
yönünden caydırıcılığın sağlanmasına yönelik olduğu, bu nedenle de elverişlilik
ilkesine aykırı olmadığı anlaşıldığından itiraz konusu ibarenin ölçülülük
ilkesinin alt ilkeleri olan elverişlilik ve gereklilik ilkeleriyle çelişen bir
yönü de bulunmamaktadır.
16. Öte yandan dış ticaret
politikalarının etkin bir biçimde uygulanması, gümrük rejimlerinin öngörülen
amaçlarına uygun şekilde işlemesiyle sıkı bir ilişki içindedir. Gümrük
rejimlerinin kuralları; mal ve finans piyasalarının, böylece millî ekonominin
korunmasına, vergi kaybının önlenmesine, yerli üretimin haksız rekabet
karşısında dezavantajlı konuma düşürülmemesine hizmet eder. Bu amaç
gözetildiğinde serbest dolaşıma giriş rejimine aykırı hareket edenlere
uygulanacak idari yaptırımın belirlenmesinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin
esas alınmasının orantısız olduğu söylenemez. Bu itibarla idari para cezası
belirlenirken "...eşyanın
gümrüklenmiş değerinin..." esas alınmasıyla amaç ile araç arasında makul ve
uygun bir ilişki kurulduğu anlaşılmaktadır.
17. Açıklanan nedenlerle
kural Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.
18. Kuralın Anayasa'nın 13.
maddesiyle ilgisi görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
27.10.1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun, 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 12.
maddesiyle değiştirilen 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde
yer alan "...eşyanın gümrüklenmiş
değerinin..." ibaresinin, "...uygunluk
ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş... " ibaresi yönünden Anayasa'ya
aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 1.11.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
Songül