Gümrük Kanununun 238.maddesindeki eşyanın gümrüklenmiş değerinin anayasaya aykırı olmadığı konulu Anayasa Mahkemesi E 2017-121, K 2017-121 Sayılı Kararı
ANAYASA MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞI
ESAS SAYISI:
2017/121 KARAR SAYISI: 2017/121
KARAR TARİHİ:
12.7.2017
Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından:25.08.2017 tarihli ve 30165 sayılı R.G.
İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN: Kocaeli 2. Vergi
Mahkemesi
İTİRAZIN
KONUSU: 27.10.1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun, 18.6.2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanun'un 62.
maddesiyle değiştirilen 238.
maddesinin 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle
değiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...eşyanın gümrüklenmiş değerinin..."
ibaresinin Anayasa'nın
2. ve 13. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi
talebidir
OLAY: Davacı tarafından idarî para cezasının iptali için
açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan
Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
I. İPTALİ
İSTENEN KANUN HÜKMÜ
Kanun'un itiraz konusu ibareyi içeren 238. maddesi
şöyledir:
"Madde 238- (Değişik: 18/6/2009-5911/62 md.)
1. (Değişik:
28/3/2013-6455/15 md.) 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m)
bentleri, dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen durumlar hariç, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü
altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali
halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin
iki katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma
mahsus taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para
cezası verilir. Ancak, dâhilde işleme rejimi kapsamı ithal eşyasının, işleme
faaliyetindeki hali veya işlem görmüş ürün hali de dahil olmak üzere rejim çerçevesinde
izin verilen yerlerde tespiti halinde, ithal eşyasının gümrük vergileri
tutarının iki katı oranında para cezası verilir. Bu cezanın ödeme süresi içinde
eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması
halinde eşyanın gümrük vergileri tutarında para cezası tahsil edilir.
2. Birinci
fıkraya göre verilen cezalar 241 inci maddenin altıncı fıkrasında belirtilen
miktardan az olamaz.
3. Genel
yönetim kapsamındaki kamu idareleri hakkında bu maddenin para cezasına ilişkin
hükümleri ile 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri,
dördüncü fıkrasının (g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendi
hükümleri uygulanmaz. Bu durumda, 241 inci maddenin birinci fıkra hükmü
uygulanır. "
II. İLK
İNCELEME
1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Zühtü
ARSLAN, Burhan ÜSTÜN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Serruh KALELİ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT,
Recep KÖMÜRCÜ, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI, Muammer
TOPAL, M. Emin KUZ, Hasan Tahsin GÖKCAN, Kadir ÖZKAYA, Rıdvan GÜLEÇ, Recai
AKYEL ve Yusuf Şevki HAKYEMEZ'in katılımlarıyla 31.5.2017 tarihinde yapılan ilk
inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
III. ESASIN
İNCELENMESİ
2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Aydın AYGÜN
tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü,
dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
A. Sınırlama
Sorunu
3. Anayasa'nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 40. maddelerine
göre, Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla yapılacak başvurular itiraz yoluna
başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa kuralı ile sınırlıdır.
4. Başvuran Mahkeme, 4458 sayılı Kanun'un, 5911 sayılı
Kanun'un 62. maddesiyle değiştirilen 238. maddesinin, 6455 sayılı Kanun'un 15.
maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...eşyanın gümrüklenmiş
değerinin..." ibaresinin iptalini talep etmiştir.
5. Bakılmakta olan davada uyuşmazlık, dâhilde işleme
rejimine aykırılık nedeniyle uygulanan idarî yaptırıma ilişkindir. Kanun'un
238. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan itiraz konusu ibare, dâhilde
işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat
rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde uygulanacak para cezasının
belirlenmesinde ölçü alınacak ortak hükümdür. Ancak bakılmakta olan davada,
gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat rejimine aykırılık
bulunmamaktadır.
6. Açıklanan nedenle, 27.10.1999 tarihli ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun, 18.6.2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanun'un 62.
maddesiyle değiştirilen 238. maddesinin 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı
Kanun'un 15. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde
yer alan, "...eşyanın gümrüklenmiş
değerinin..." ibaresine yönelik esas incelemenin "241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h)
bendi ile dördüncü fıkrasının (h) bendinde belirtilen dâhilde işleme rejimiyle
ilgili durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi" yönünden sınırlı olarak
yapılmasına, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
B. İtirazın
Gerekçesi
7. Başvuru kararında özetle, itiraz konusu ibarenin
yer aldığı kural kapsamında yasaklanan fiillerin gerçekleştirilmesi halinde
uygulanacak idarî para cezasının gümrüklenmiş değer üzerinden belirlenmesinin,
hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri olan suç ve cezalar arasında
ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturduğu, para cezasının belirlenmesinde kıstas
alınan gümrüklenmiş değerin, bir suç için öngörülen cezanın, bu suçun işlenmesi
sonucu bozulan kamu düzeninin yeniden tesisi amacına elverişli, gerekli ve bu
amaçla orantılı olmadığı belirtilerek kuralın, Anayasa'nın 2. ve 13.
maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
C.
Anayasa'ya Aykırılık Sorunu
8. İtiraz konusu ibarenin yer aldığı kuralda, Kanun'un
241. maddesinin üçüncü fıkrasının (h), (l) ve (m) bentleri, dördüncü fıkrasının
(g) ve (h) bentleri ile beşinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç,
dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ile geçici ithalat
rejimine ilişkin hükümlerin ihlali halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki
katı, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus
taşıtlar için gümrük vergileri tutarının dörtte biri oranında para cezası verileceği
öngörülmüştür.
9. Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,
eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup
bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine
açık olan devlettir.
10. Hukuk devletinde ceza hukukuna ilişkin
düzenlemelerde olduğu gibi kabahatler hukuku açısından da Anayasa'ya bağlı
kalmak koşuluyla hangi eylemlerin kabahat sayılacağı, bunlara uygulanacak
yaptırımın türü ve ölçüsü, yaptırımın ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerinin
belirlenmesi gibi konularda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.
11. Kanun koyucu, takdir yetkisi içerisindeki bu
düzenlemeleri yaparken hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük
ilkesiyle de bağlıdır. Bu ilke ise "elverişlilik",
"gereklilik" ve "orantılılık"
olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. "Elverişlilik", getirilen kuralın ulaşılmak istenen amaç için
elverişli olmasını, "gereklilik",
getirilen kuralın ulaşılmak istenen amaç bakımından gerekli olmasını, "orantılılık" ise getirilen kural
ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçüyü ifade etmektedir. Bir
kuralda öngörülen düzenleme ile ulaşılmak istenen amaç arasında da "ölçülülük ilkesi" gereğince makul
bir dengenin bulunması zorunludur.
12. İtiraz konusu ibarenin yer aldığı kuralda, dâhilde
işleme rejimine aykırı davranışları gerçekleştirenlere eşyanın gümrüklenmiş
değeri üzerinden hesaplanacak idari para cezasının uygulanacağı
öngörülmektedir. Gümrüklenmiş değer kavramı Kanun'un 3. maddesinde, "Uluslararası Kıymet Sözleşmesine göre belirlenecek;
ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç
eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını ifade etmektedir"
şeklinde tanımlanmıştır. Kısaca gümrüklenmiş değer, eşyanın vergileri de içinde
olmak üzere eşyanın kendi değerini ifade etmektedir.
13. Dâhilde işleme rejimi ekonomik etkili gümrük
rejimleri arasında yer alır. Bu rejim, serbest dolaşımda bulunmayan hammadde
veya ara malın Türkiye Gümrük Bölgesi içerisinde işleme faaliyetine tabi
tutulmak üzere geçici olarak ithal edilmesi ve işleme faaliyeti sonrasında elde
edilen işlem görmüş ürünün yeniden ihraç edilmesi esasına dayanır. Bu kapsamda,
ihraç edilmek üzere geçici ithal edilen eşyanın vergi ve resimleri şartlı
muafiyet sistemi gereği teminata bağlanabilir ya da geri ödeme sistemi uyarınca
eşyanın serbest dolaşıma girişi esnasında tahsil edilmiş olan ithalat
vergileri, ihracatın gerçekleştirilmesi halinde geri ödenir. Ancak dâhilde
işleme rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın ihracatının gerçekleşmemesi durumunda
ise mevzuatta öngörülen gümrük yükümlülüğü doğar.
14. Uluslararası ticarete konu olan malın bir ülkeye
girişi, bir ülkeden çıkışı, bir ülkede geçici veya sürekli olarak bulunuşu ya
da bir ülkeden doğrudan geçişi için uygulanması gereken kuralların belirlenmesi
kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Mevcut ticaret politikalarının
uygulanmasıyla istihdamın ve ekonomik büyümenin sağlanmasına hizmet etmesi
amacıyla kanun koyucu belirtilen takdir yetkisi çerçevesinde dış ticaretin
işleyişine ilişkin çeşitli kurallar koyabilir, tedbirler alabilir. Buna göre
gümrük mevzuatına aykırı fiiller için adli veya idarî çeşitli yaptırımlar
öngörmek, bu yaptırımların caydırıcılığını belirlemek de takdir yetkisi
kapsamındadır.
15. Dâhilde işleme rejimine aykırı davrananlar için
belirlenecek idari para cezasının miktarının hesaplanmasında eşyanın
gümrüklenmiş değerinin dikkate alınmasının, gümrük rejimlerine aykırı
davranışların önüne geçilmesi için uygulanacak idarî yaptırımların caydırıcı
olmasını sağlamaya yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
16. Gümrük rejimi düzenlemelerinin önemli
fonksiyonlarından biri de dış ticarette koruma önlemlerini gerçekleştirmesidir.
Dış ticarette koruma önlemleri dikkate alındığında ulusal sanayi, tarım,
ticaret ve hizmetlerin haksız rekabete karşı korunmasında gümrük rejimi
düzenlemelerinin etkisi önemli role sahiptir. Bu önem nedeniyle de kanun
koyucunun gümrük rejimlerinin düzenli bir şekilde işlemesi için ithalat ve
ihracatçılara bazı yükümlülükler yüklemesinin, kamu yararı bakımından gereksiz
olduğu söylenemez. Kanun koyucunun gümrük rejimlerinin ihlaline, belirlenen
yükümlülüklere aykırı hareket edilmesine idarî para cezası öngörmesi ve bu
cezaların da gümrüklenmiş değer üzerinden belirlemesi takdir yetkisi
kapsamındadır. Bu bağlamda itiraz konusu ibarenin, ölçülülük ilkesinin alt
ilkeleri olan elverişlilik ve gereklilik ilkeleriyle çelişen bir yönü
bulunmamaktadır.
17. Bunun yanında, dış ticaret politikalarının etkin
bir biçimde uygulanması, gümrük rejimlerinin öngörülen amaçlarına uygun şekilde
işlemesi sağlanarak mal ve finans piyasalarının böylece milli ekonominin
korunması, vergi kaybının önlenmesiyle birlikte yerli üretimin haksız rekabet
karşısında dezavantajlı konuma düşürülmemesi amaçlan gözetildiğinde dahilde
işleme rejimine aykırı hareket edenlere uygulanacak idari yaptırımın
belirlenmesinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin esas alınmasının orantısız
olduğu söylenemez. Bununla birlikte, ithal edilen her farklı hammadde ve ara
malın değeri birbirinden farklıdır. Bu itibarla, idari para cezası
belirlenirken "...eşyanın
gümrüklenmiş değerinin..." esas alınmasıyla amaç ile araç arasında
makul ve uygun bir ilişki kurulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, itiraz konusu
ibarenin yer aldığı kuralda dâhilde işleme rejimine aykırılık halinde uygulanacak
yaptırımlar, gerçekleştirilen aykırılığın niteliğine göre de farklı biçimlerde
düzenlenmiştir. Bu kapsamda, dâhilde işleme rejiminin sağladığı ayrıcalıklardan
faydalanarak ülkeye getirilen ithal eşyayı, ihraç pazarlarındaki problemler ya
da ihracatçıdan kaynaklı sorunlar nedeniyle işleyerek ihraç edemeyen, ancak
ithal eşyasını dâhilde işleme rejimde belirlenen yerlerde bulunduranlara
öngörülen para cezası ile dahilde işleme rejimini kasten ihlal ederek yurda
getirdiği eşyayı iç piyasaya satanlara öngörülen para cezası birbirinden
ayrılmıştır. Bu yönüyle de kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olan
kuralın ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturduğu söylenemez. Dolayısıyla itiraz
konusu ibare hukuk devleti ilkesine aykırı değildir.
18. Açıklanan nedenlerle, 4458 Sayılı Kanun'un, 5911
sayılı Kanun'un 62. maddesiyle değiştirilen 238. maddesinin, 6455 sayılı
Kanun'un 15. maddesiyle değiştirilen (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde
yer alan "...eşyanın gümrüklenmiş
değerinin...'" ibaresi "
241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h) bendi ile dördüncü fıkrasının (h)
bendinde belirtilen dahilde işleme rejimiyle ilgili durumlar hariç, dâhilde
işleme rejimi" yönünden, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir.
İptal talebinin reddi gerekir.
19. Kuralın Anayasa'nın 13. maddesiyle ilgisi
görülmemiştir.
IV. HÜKÜM
27.10.1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun
18.6.2009 tarihli ve 5911 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle değiştirilen 238.
maddesinin, 28.3.2013 tarihli ve 6455 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değiştirilen
(1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan;
A- "...eşyanın
gümrüklenmiş değerinin..." ibaresine ilişkin esas incelemenin "241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h)
bendi ile dördüncü fıkrasının (h) bendinde belirtilen dâhilde işleme rejimiyle
ilgili durumlar hariç, dâhilde işleme rejimi" yönünden sınırlı olarak
yapılmasına,
B- "...eşyanın
gümrüklenmiş değerinin..." ibaresinin " 241 inci maddenin üçüncü fıkrasının (h) bendi ile dördüncü
fıkrasının (h) bendinde belirtilen dâhilde işleme rejimiyle ilgili durumlar
hariç, dâhilde işleme rejimi" yönünden, Anayasa'ya aykırı olmadığına
ve itirazın REDDİNE, 12.7.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.