Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E 2018-770 ABD Menşeli kraft kağıt ithalatında dampinge karşı vergi uygulamasının yerinde olduğu
Tasarruflu Yazılar 1
T.C.
DANIŞTAY
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No :2018/770
Karar No :2018/576
Temyiz
Eden :Ticaret (Ekonomi) Bakanlığı -ANKARA
Vekili :Av. Sevtap ANGUN - (Aynı yerde)
Karşı
Taraf :Dentaş Ambalaj ve Kağıt Sanayi Anonim Şirketi
Vekili :Av. Süleyman Recep SEVER
Levent
Cad. Mektep Sok. No:8 Levent - Beşiktaş/İSTANBUL
İstemin
Özet :Dava; 14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve
4804.11.90.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrekaresi
175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" cinsi eşyanın Amerika
Birleşik Devletleri menşeli olanlarının ithalinde dampinge karşı verginin
yürürlüğe konulmasına dair 2015/28
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 43'üncü maddesinde yer alan "İthalat
Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında"
ve "İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin; 44'üncü
maddesinde yer alan "Kurul, gerekli hallerde, Kurul Başkanının daveti üzerine
toplanır. Toplantı gündemi, Genel Müdürlük tarafından hazırlanır ve gündemde
görüşülecek maddelere ilişkin bilgiler Kurul üyelerine önceden gönderilir"
ibaresinin, "Oyların eşit olması halinde, Kurul Başkanının oy vermiş olduğu
taraf çoğunluğu sağlamış kabul edilir" ve "Kurul Başkanı, görüşülecek konuların
niteliğine göre ve istişari mahiyette olmak üzere, Kurul toplantılarına
üniversiteler ve ilgili kurum ve kuruluşların temsilcilerini davet edebilir"
ibarelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Yedinci Dairesi, 28.12.2017 gün ve E:2016/1,
K:2017/6616 sayılı kararıyla;
14.7.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu
Tebliğin iptali istemiyle 11.9.2015 tarihinde açılan davanın, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesi hükmü uyarınca süresinde olduğu
anlaşıldığından, davalı idarenin süre defi ile davacının, 3577 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 6'ncı maddesindeki "İthalat
Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında"
ve "İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin,
Anayasaya aykırı olduğu yolundaki iddiası ciddi görülmeyerek işin esasına geçildiği,
üst normlara uygun olarak çıkarılan Yönetmeliğin, iptali istenilen 43 ve 44'üncü
maddelerinde yer alan ibarelerinde hukuka aykırılık görülmediği; 3577 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 1,2, 3, 4, 5, 6, 7, 10 ve
13'üncü maddeleri, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin
5, 6, 9, 10, 11, 17, 19, 26, 28 ve 31'inci maddelerine değindikten sonra;
ithalatın dampingli olduğunun kabulü için, hesaplanan normal değerin ihraç
fiyatından fazla olması gerektiği, normal değerin, imalat maliyetine genel,
idari ve satış giderleri eklenmesinden oluşan tutardan daha düşük olamayacağı,
bu hesaplamaların esas itibarıyla üretici tarafından tutulan kayıtlar esas
alınarak yapılacağı, ancak ithalatın piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden
yapılması ve üretici firmanın piyasa ekonomisi koşullarında üretim ve satış
yaptığını ispatlayamaması durumunda, normal değer hesaplamasında firma verileri
yerine, üçüncü ülkelerden elde edilen veriler, Türkiye'de benzer mal için
fiilen ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat ya da birim imalat maliyetine genel,
idari ve satış giderleri ile makul bir kâr eklenerek elde edilen verilerin
kullanılabileceği; ihraç fiyatı belirlenirken, ihracatçı ile ithalatçı arasında
ortaklık veya telafi edici bir düzenleme bulunması halinde, bağımsız ilk
alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak belirlenebileceği, ihraç fiyatı ile
normal değer arasındaki karşılaştırmanın aynı ticari aşamada tercihen fabrika
çıkış aşamasında yapılacağı, dampingli olduğu iddia edilen ithalatın Türkiye'deki
benzer malın fiyatlarını düşürücü ya da fiyat artışlarını engelleyici etkisinin
bulunup bulunmadığının maddi zarar tespiti sırasında incelenmesi gerektiği,
keza piyasa payı, yatırım hasılatı, kapasite kullanımındaki fiili veya
potansiyel azalma ile büyüme veya yatırımları artırma yeteneği üzerindeki
olumsuz etkiler de incelenerek ithalatın yerli üretim dalına zarar verip
vermediğinin ortaya konmasının zorunlu olduğu, dampingli olduğu ileri sürülen
ithalatın etkisinin en dar mal grubu ya da yelpazesinin incelenmesi suretiyle
belirleneceği ve soruşturma sırasında işbirliğine gelmeyen taraflar bakımından
işbirliğine gelenlere göre daha fazla dampinge karşı vergi konulabileceği,
dosyanın incelenmesinden, soruşturmanın, Amerika Birleşik Devletleri'nden
yapılan ithalatların dampingli olduğu ve iç piyasada zarara neden olduğu
iddiasıyla yapılan ve buna ilişkin bilgileri ihtiva eden şikayet başvurusu
üzerine başlatıldığı, 1.7.2013 ilâ 30.6.2014 tarihleri arasının soruşturma
dönemi; 1.7.2011 ilâ 30.6.2014 tarihleri arasının ise soruşturmaya ilişkin veri
toplama dönemi olarak belirlendiği, SD-1 ifadesinin, soruşturma döneminin bir
yıl öncesi, SD-2 ifadesinin ise aynı dönemin iki yıl öncesi anlamına geldiği,
soruşturma konusu ürünün yerli üreticisi ile bilinen ithalatçı ve
ihracatçılarına soru formlarının gönderildiği, soru formu gönderilen 55
ithalatçı firmadan 25'inin soru formlarına cevap verdiği, damping marjı
hesabına esas teşkil eden temel bilgi ve belgeleri eksiksiz olarak sunan davacı
ile Rock-Tenn CP, LLC (Rock-Tenn) firmalarının işbirliğinde bulunduklarının
kabul edildiği, soruşturma konusu ürünün direkt üreticisi olmamasına rağmen
Türkiye'ye ticaretini yapan Avortex Limited, Eagle Paper International, Inc.
G.A. Paper International Inc., International Forest Products LLC, Korab
International AB ve Perichem Trading Inc. firmalarının da tacir soru formunu
eksiksiz doldurarak işbirliğine gelmiş olarak kabul edildiği, tacir
firmalarının soru formlarına vermiş olduğu cevaplardan soruşturma konusu ürünün
üretici/ihracatçısı olduğu anlaşılan KPAQ Industries LLC ve Kapstone Paper
& Packaging Corporation firmalarına da soruşturma açıldığına dair bildirim
gönderildiği, KPAQ Industries LLC firmasının yanıt verdiği, eksik olan
cevaplarının tamamlanması için verilen ek süre içinde bu eksiklikler
tamamlanmadığından işbirliğine gelmemiş olarak değerlendirildiği, Yönetmeliğin
23'üncü maddesi uyarınca ilgili taraf olarak kabul edilen üretici veya
ihracatçılardan oluşan meslek kuruluşlarından American Forest & Paper
Association(AF&PA),World Containerboard Organisation ve Oluklu Mukavva
Üreticileri Derneği (OMÜD) ile Turkish American Business Association-American
Chamber of Commerce In Turkey Derneğinin soruşturma ile ilgili görüşlerini
yazılı olarak bildirdikleri, şikayetçi OYKA firması, Amerika Birleşik
Devletleri'nde bulunan International Paper firması, Rock-Tenn firması nezdinde
yerinde doğrulama soruşturmalarının gerçekleştirildiği, ilgili firma
temsilcilerinin katılımı ile dinleme toplantılarının yapıldığı, soruşturma
konusu eşya ile yerli üretim dalı tarafından üretilen soruşturma konusu eşyanın
benzer ürün olarak kabul edildiği, benzer mal satışlarının %5'ini veya daha
fazlasını oluşturması halinde normal değerin normal ticari işlem çerçevesinde
kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer
esasında belirlendiği, yönetmeliğin 5'inci maddesi uyarınca işbirliğine gelen
üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer
tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri
bazında normal ticari işlem testinin uygulandığı, buna göre normal değerin;
benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı
ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda, birim maliyetin
üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının %80'ini veya
daha fazlasını oluşturması halinde soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç
piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlık ortalaması esasında,
birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış
miktarının %80'inden daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi
boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ve benzer
ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama
birim maliyetinin altında olması halinde soruşturma boyunca kârlı iç piyasa satış
işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlendiği, benzer ürünün tip
bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde oluşturulmuş normal değer esasında
belirlendiği, oluşturulmuş normal değerin firmadan temin edilen benzer ürünün
üretim maliyeti ile satış, genel ve idari giderler ile finansman giderine,
Yönetmeliğin 6'ncı maddesi uyarınca normal ticari işlemler çerçevesinde benzer
ürün satışlarından elde edilen ağırlıklı ortalama kâr oranının eklenmesi
suretiyle hesaplandığı, ihraç fiyatının Yönetmeliğin 9'uncu maddesi uyarınca
belirlenerek, damping marjlarının, normal değer ile ihraç fiyatlarının
ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması yöntemiyle hesaplanması suretiyle
International Paper firmasından yapılan ithalatın YÜD'ün fiyatını CIF bedelinin
%3,6'sı oranında, Rock-Tenn firmasından yapılan ithalatın ise YÜD'ün fiyatını
CIF bedelinin %11'i oranında kırdığı ve International Paper firmasından yapılan
ithalatın YÜD'ün fiyatlarını CIF bedelinin %8,2'si oranında, Rock-Tenn
firmasından yapılan ithalatın ise YÜD'ün fiyatlarını CIF bedelinin %15,9'u
oranında baskı altında tuttuğu, International Paper, Rock-Tenn, Korab firmaları
ve AF&PA'nın nihai bildirime sunmuş oldukları görüşlerinde yerli üretim
dalı ile ihracatçıların üretim ve satışlarında farklı ürün tiplerine ağırlık
vermiş olabilecekleri ve dolayısıyla fiyat baskısı ve fiyat kırılması
hesaplarının ağırlıklı ortalama yöntemiyle değil tip bazında ya da en çok
satışa konu olan tip bazında yapılması gerektiği hususlarını dile getirdikleri,
söz konusu talepler doğrultusunda fiyat baskısı ve fiyat kırılması hesaplarının
firmaların iç piyasaya en çok sattığı tip olan metrekare ağırlığı 135 gram kraftlayner
kağıtlar için yapıldığı, söz konusu ürün tiplerinde International Paper
firmasının YÜD'ün yurt içi satış fiyatlarını %3,25 düzeyinde kırdığı ve %9,44
düzeyinde baskı altında tuttuğu, Rock-Tenn firmasının YÜD'ün yurt içi satış
fiyatlarını %8,72 düzeyinde kırdığı ve %15,22 düzeyinde baskı altında tuttuğu,
fiyat kırılmasının kullanıcı tercihleri açısından son derece önemli bir
seviyede olduğu, ithalat miktarının mutlak olarak 140 bin ton seviyelerinden
180 bin ton seviyelerine yükseldiği, soruşturma konusu ülkeden yapılan ithalat
nispi olarak toplam ithalatın SD-2'de %68'ini temsil ederken, SD'de %74'e
yükseldiği, ABD menşeli ithalatın Türkiye toplam tüketiminden aldığı payın
zarar inceleme döneminde %3 azaldığı, YÜD'ün fiyatlarını olması gereken
seviyelerde belirleyemediği, YÜD'de kraftlayner kağıt üretimi için önemli
seviyede atıl kapasitenin mevcut olduğu, SD-2 ve SD-1 dönemlerinde kraftlayner
kağıtlarda agresif olmayan ve düşük tonajlı üretim yapan YÜD, SD'de daha
agresif bir tutum izlediği, bunun doğal sonucu olarak üretim miktarını, yurt
içi satışlarını ve yurt içi pazar payını zarar inceleme dönemi boyunca
arttırdığı, kapasite kullanım oranı ve istihdamı olumlu bir seyir izlerken
stoklarda artış görüldüğü ancak, kraftlayner kağıt üretme yeteneğini haiz
teorik kapasitesinin önemli ölçüde atıl kaldığı, öte yandan, SD-2 ve SD-1 dönemlerinde
soruşturma konusu üründen kâr elde edememişken, SD'de cüzi de olsa kâr elde
edebildiği, firma geneli göstergelerine bakıldığında zarar inceleme döneminde
firma geneli yatırımlarının azaldığı, aktif toplamının küçüldüğü, öz
sermayesinin azaldığı ve net kârlılığın önemli oranda düştüğü, dampingli
ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını kırması ve dampingli
ithalattaki artış eğilimi ile yerli üretim dalında görülen olumsuz gelişmelerin
eş zamanlı olarak ortaya çıkması nedeniyle dampingli ithalat ile yerli üretim
dalı üzerinde oluşan zarar arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılarak,
dampingli ithalatın yerli üretim dalına zarar verdiği ve nedensellik bağının
mevcut olduğu belirlendiğinden, tanımı belirtilen ürünün Amerika Birleşik
Devletleri'nden Türkiye'ye ithalatında üretici/ihracatçı firmaya göre değişen
oranlarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına karar verildiğinin
anlaşıldığı, davaya konu Tebliğde, 3577 sayılı Kanunun, "amaç ve kapsam"
başlıklı 1'inci maddesi uyarınca ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge
ve sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı üretim dalının
korunmasının amaçlandığı, yasa koyucunun amacı doğrultusunda korunması gereken
hakkın belirlenmesi gerektiği, haksız rekabet hallerinde bozulan piyasa
şartlarına müdahale yapılarak olması gereken piyasa şartlarının sağlanmasının
zorunlu olduğu, bunun sağlanmasında ise dampinge ve sübvansiyona konu olan
ithalatın yerli üretim dalına, sektöre zarara sebebiyet vermesinin önlenmesi,
ithalatın sektöre zarar verebilmesi için dampingli ithalatın önemli ölçüde
artması, yerli üretim dalı fiyatları üzerinde önemli ölçüde etkisinin olması ve
yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde menfi seyir izlenmesi gerekmekte
olup bu zararın tespitinin somut delillere dayanması ve dampingli ithalat hacmi
ve bu ithalatın iç piyasada benzer ürünlerin ithalatları ile yerli üretim dalı
üzerindeki etkilerinin incelenmesi, bu incelemede, satışlar, kârlar, üretim,
piyasa payı, verimi, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki fiili ve
potansiyel azalma, büyüme ve yatırımları arttırma yeteneği gibi tüm etkenler
çerçevesinde ortaya konulması, dampinge konu olan ithalat dışındaki nedenlerden
kaynaklanan zararın da olup olmadığı hususunun araştırılarak ortaya konulması,
bu inceleme yapılmadan zararın tamamının ithalata atfedilmemesi gerektiği, yine
tedbir alınabilmesi için oluşan zarar ile ithalatta haksız rekabet arasında
nedensellik bağının mevcut olması ve bu bağın da somut ve yeterli olarak
açıklanmasının gerekmesine karşın, belirlenen şartların sağlanmadığı sonucuna
varılan davaya konu Tebliğde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
Yönetmeliğin davaya konu maddelerinin iptali istemine ilişkin kısmı yönünden
davayı reddetmiş; dava konusu Tebliği iptal etmiştir.
Davalı idare tarafından, esasen zarar inceleme
döneminin birinci yılı ile son yılı karşılaştırıldığında ithalattaki miktar
temelindeki artışın %26 seviyesinde olduğu, Türkiye toplam tüketiminin %30
oranında arttığı, yerli üretim dalı iç piyasaya dahil olmasına rağmen
tüketimdeki artışın büyük ölçüde ABD menşeli ithalat ile karşılandığının açık
olduğu, fiyat kırılması ve baskı hesaplamalarının bizzat ihracatçı firmaların
sunduğu veriler üzerinden yapıldığı, zarar göstergelerine yönelik incelemenin
bütünsel nitelik taşıması gerektiği, bu çerçevede yerli üretim dalının firma
yatırımlarında, bilanço aktif toplamında, özsermayesinde, firma toplam net
kârlılığında gözlemlenen gerileme ile beraber, stok miktarında ortaya çıkan
artışın şikayetçi firmanın maddi zarar haliyle karşı karşıya bulunduğu sonucunu
desteklediği ileri sürülerek kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması
istenmiştir.
Savunmanın
Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay
Tetkik Hakimi :Selim GÜNDOĞDU
Düşüncesi :Yerli
üretim dalı (YÜD) tarafından makul olarak elde edilebilecek ve soruşturma
başlatılmasına yetebilecek asgari bilgileri içeren şikayet başvurusu üzerine
açılan ve 3577 sayılı Kanuna ve ilgili Yönetmeliğe uygun olarak Ekonomi
Bakanlığınca yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucunda elde edilen veriler
ışığında yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler uyarınca, dampingli ithalatın
yerli üretim dalı üzerinde "zarar" doğurduğu, Anlaşma hükümlerine uygun olarak
açıldığı ve yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucunda da zararın devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu sonucuna varılmakla,
dava konusu Tebliğ ile getirilen dampinge karşı önlem uygulanmasında anılan üst
hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, Daire kararının Tebliğin iptaline
ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca
tebligat işlemleri tamamlandığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında
ayrıca karar verilmesine gerek görülmeyerek, dosyadaki belgeler incelendikten
sonra gereği görüşüldü:
14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve
4804.11.90.10.00 gümrük tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrekaresi
175 gramı geçmeyen beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" cinsi eşyanın Amerika
Birleşik Devletleri menşeli olanlarının ithalinde dampinge karşı verginin
yürürlüğe konulmasına dair 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliğin 43'üncü maddesinde yer alan "İthalat Genel Müdürünün veya
görevlendireceği genel müdür yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat Genel
Müdürlüğünün ilgili daire başkanından" ibarelerinin ve 44'üncü maddesinde yer
alan "Kurul, gerekli hallerde, Kurul Başkanının daveti üzerine toplanır.
Toplantı gündemi, Genel Müdürlük tarafından hazırlanır ve gündemde görüşülecek
maddelere ilişkin bilgiler Kurul üyelerine önceden gönderilir" ibaresi ile "Oyların
eşit olması halinde, Kurul Başkanının oy vermiş olduğu taraf çoğunluğu sağlamış
kabul edilir" ve "Kurul Başkanı, görüşülecek konuların niteliğine göre ve
istişari mahiyette olmak üzere, Kurul toplantılarına üniversiteler ve ilgili
kurum ve kuruluşların temsilcilerini davet edebilir" ibarelerinin iptali
istemiyle açılan davada; Yönetmeliğin davaya konu maddelerinin iptali istemine
ilişkin kısmı yönünden davanın reddi; dava konusu Tebliğin iptali yolunda
verilen Daire kararının iptale ilişkin hüküm fıkrası davalı idare tarafından
temyiz edilmiştir.
Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden,
bir başka davacı tarafından anılan Tebliğe karşı açılan dava üzerine, Danıştay
Yedinci Dairesince verilen, 28.12.2017 gün ve E:2015/6922, K:2017/6614 sayılı
kararla, Tebliğin iptaline karar verildiği ve işbu davada iptal istemi hakkında
ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmekte ise de
yukarıda değinilen iptal kararı, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun,
3.10.2018 gün ve E:2018/700, K:2018/575 sayılı kararıyla bozulduğundan ve bozma
kararı uyarınca yeniden verilecek karar, bu davanın da sonucunu
etkileyeceğinden, bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak görülmeyerek, temyize
konu kararın, Dairece oluşan bu yeni hukuki durumun gözönüne alınması suretiyle
yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile
Danıştay Yedinci Dairesinin, 28.12.2017 gün ve E:2016/1, K:2017/6616 sayılı
kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama
giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 3.10.2018 gününde
oyçokluğuyla karar verildi.
9.
Daire Başkanı
H.Ceyda
KERMAN
(X)
4. Daire Başkanı
Enver
KAYA
3.Daire Başkanı
Mehmet Ali
SAMUR
9.Daire Üyesi
Ayper
GÖKTUNA
(X)
3.Daire Üyesi
E.Fahrünnisa
TUNCA
(X)
9. Daire Üyesi
Buket
ORAL
9.Daire Üyesi
Seyfullah
YILDIZTEKİN
3.Daire Üyesi
Hanifi
DOĞAN
4.Daire Üyesi
Hasan
ŞAHİN
3.Daire Üyesi
Ali
ALPAN
4.Daire Üyesi
Adil
MEMİŞ
X- KARŞI OY
14.7.2015 tarih ve 29416 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 4804.11.11.10.00, 4804.11.15.10.00 ve 4804.11.90.10.00 gümrük
tarife istatistik pozisyonlarında sınıflandırılan "metrekaresi 175 gramı
geçmeyen beyazlatılmamış kraftlayner kağıtlar" cinsi eşyanın Amerika Birleşik
Devletleri menşeli olanlarının ithalinde dampinge karşı verginin yürürlüğe
konulmasına dair 2015/28 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin
Tebliğ ile İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 43'üncü
maddesinde yer alan "İthalat Genel Müdürünün veya görevlendireceği genel müdür
yardımcısının başkanlığında" ve "İthalat Genel Müdürlüğünün ilgili daire
başkanından" ibarelerinin ve 44'üncü maddesinde yer alan "Kurul, gerekli
hallerde, Kurul Başkanının daveti üzerine toplanır. Toplantı gündemi, Genel
Müdürlük tarafından hazırlanır ve gündemde görüşülecek maddelere ilişkin
bilgiler Kurul üyelerine önceden gönderilir" ibaresi ile "Oyların eşit olması
halinde, Kurul Başkanının oy vermiş olduğu taraf çoğunluğu sağlamış kabul
edilir" ve "Kurul Başkanı, görüşülecek konuların niteliğine göre ve istişari
mahiyette olmak üzere, Kurul toplantılarına üniversiteler ve ilgili kurum ve
kuruluşların temsilcilerini davet edebilir" ibarelerinin iptali istemiyle
açılan davada; Yönetmeliğin davaya konu maddelerinin iptali istemine ilişkin
kısmı yönünden davanın reddi; dava konusu Tebliğin iptali yolunda verilen Daire
kararının iptale ilişkin hüküm fıkrası davalı idare tarafından temyiz
edilmiştir.
Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden,
anılan Tebliğe karşı açılan bir başka davada Danıştay Yedinci Dairesinin,
28.12.2017 gün ve E:2015/6922, K:2017/6614 sayılı kararıyla Tebliğin iptaline
karar verildiği anlaşıldığından, aynı Tebliğin iptali istemiyle açılan işbu
davada, iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi
gerekirken, usul hükümlerine aykırı olarak Tebliğin yeniden iptali yolunda
verilen Daire kararının bu nedenle bozulması gerektiği oyuyla Karara
katılmıyoruz.
9. Daire Başkanı
H.Ceyda
KERMAN
9.Daire Üyesi
Ayper
GÖKTUNA
3.Daire Üyesi
E.Fahrünnisa
TUNCA