Danıştay 7. Daire E: 2014-5 K 2018/2891 Kararı Gümrük Kanunudaki doğrudan/dolaylı temsil hususunun firma avukatlarının gümrük idarelerinde uzlaşma talebinde bulunabilmelerine bir engel olmadığı
Tasarruflu Yazlar 1 2 3
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No :2014/55
Karar No :2018/2891
Davacı :Ge Enerji Endüstri Ticaret Ve Servis Anonim Şirketi
(Eski Unvan: Alstom Power ve Ulaşım Anonim
Şirketi)
Vekili :Av. Kemal VURALDOĞAN
Nenehatun Caddesi,
No:90/4 Gaziosmanpaşa-Çankaya/ANKARA
Davalı :Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ANKARA
Vekili :Av. Filiz ALTINSOY BAHAT
(Aynı adreste)
Davanın Özeti : 27.8.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin
gümrük idarelerinde uzlaşma talebinde bulunabilecek kişileri düzenleyen 12'nci
maddesinin; 4458
sayılı Gümrük Kanununun temsil hakkını düzenleyen 5'inci maddesinde bütün
kişilerin gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri
gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin
edebileceğinin düzenlendiği, doğrudan temsilci olacak kişilerin şahsına yönelik
olarak bir kısıtlama getirilmediği, temsilci olacak kişinin Türkiye Gümrük
Bölgesinde yerleşik bulunmasının yeterli olduğu yönündeki düzenlemeye, gümrük
idarelerinde uzlaşmaya başvurabilecek kişilerle ilgili bir kısıtlama getirmeyen
Gümrük Kanununun 244'üncü
maddesine ve avukatların resmi dairelerdeki tüm işleri takip edebileceğinin
düzenlendiği Avukatlık Kanununun 35'inci maddesi hükmüne aykırı olduğu ileri
sürülerek iptali istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : 4458 sayılı Gümrük Kanununda düzenlenen temsil
müessesesinin temsile ilişkin hükümler içeren diğer kanunlara göre daha özel
nitelikli olması sebebiyle gümrük işlemlerinde Gümrük Kanununun temsile ilişkin
hükümlerinin uygulanacağı, Gümrük Kanununa göre gümrük idarelerindeki işler
için doğrudan temsilci ya da dolaylı temsilci tayin edilebileceği, bu
kişilerinde ancak Gümrük Kanununun 225'inci
ve Gümrük Yönetmeliğinin
561'inci maddelerine
göre belirlenebileceği, Kanunun 225'inci maddesine göre dolaylı temsilcilerin
ancak gümrük müşavirleri olabileceği, doğrudan temsilcilerin ise söz konusu
yönetmeliğin 561'inci maddesinde zikredilen özelliklere sahip kişiler
olabileceği, Avukatlık Kanunun 35'inci
maddesine gelince ise Gümrük Kanununun temsile ilişkin hükümlerinin daha özel
ve öncelikli nitelikte olduğundan bu hükümlerin uygulanması gerektiği zira
35'inci maddenin son fıkrasında da diğer kanun hükümlerinin saklı olduğu
yönündeki düzenlemenin bunu doğruladığı yasal dayanaktan yoksun olduğu ileri
sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Kutgün
ELİKÜÇÜK'ün Düşüncesi: İptali
istenilen Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin 12'inci maddesinde, temsilcilerin
uzlaşma talebinde bulunabileceğinin açıkça belirtilmesi nedeniyle bu hükmün
Gümrük Kanununa aykırılık teşkil etmediği, davalı idarece dava konusu
yönetmelik hükmünün yanlış yorumlanması nedeniyle ihtilafın ortaya çıktığı,
bununla birlikte avukatların temsil yetkisi konusunda en özel düzleme
niteliğinde bulunan ve avukatların resmi dairelerdeki bütün işleri takip
edebileceklerini düzenleyen 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 35'inci maddesinin 2'nci fıkrası karşısında avukatların
gümrük idarelerinde uzlaşma talebinde bulunabilmelerine bir engel olmaması nedeniyle
davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Mukaddes ARAS'ın
Düşüncesi: Dava; 27.8.2011 tarih
ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin
değişik 12 nci maddesinin iptali istemine ilişkindir.
4458
sayılı Gümrük Kanununun 3 üncü maddesinin 8 inci fıkrasının (b) bendinde,
gümrük yükümlülüğü deyiminin, yükümlünün gümrük vergilerini ödemesi
zorunluluğunu; aynı maddenin 11 inci fıkrasında, yükümlü deyiminin, gümrük
yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişileri ifade ettiği, aynı
Kanunun "(2) Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü" başlıklı 5
inci maddesinde de; bütün kişilerin; gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları
ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir
temsilci tayin edebilecekleri, transit taşımacılık yapan veya arızi olarak
beyanda bulunan kişiler hariç olmak üzere, temsilcinin Türkiye Gümrük
Bölgesinde yerleşik bulunan kişiler olduğu, temsilin, doğrudan veya dolaylı
olabileceği, temsilcinin doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına
hareket edeceği, dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının
hesabına hareket edeceği, temsilcinin temsil edilen kişi namına hareket
ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve
sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorunda
olduğu, bir başka kişi adına veya hesabına hareket ettiğini beyan etmeyen ya da
bir temsil yetkisine sahip olmadığı halde, başka bir kişi adına ya da hesabına
hareket ettiğini beyan eden kişinin, kendi adına ve kendi hesabına hareket
ediyor sayılacağı, 225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişilerin
gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilecekleri hükmü yer
almıştır.
Anılan
Kanunun uzlaşmaya ilişkin 6111 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 244 üncü
maddesinin birinci fıkrasında "Beyan ile gümrük idaresince yapılan tespit
sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük vergileri
alacakları ile bu Kanunda ve ilgili diğer kanunlarda öngörülen cezalar hakkında;
yükümlü veya ceza muhatabı tarafından, söz konusu eksiklik veya aykırılıkların
kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten veya kanun hükümlerini yanlış
yorumlamaktan kaynaklandığının veya yargı kararları ile idarenin ihtilaf konusu
olayda görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare bu
maddede yer alan hükümler çerçevesinde yükümlüler veya cezanın muhatabı ile
uzlaşabilir. Uzlaşma talebi, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, henüz
itiraz başvurusu yapılmamış gümrük vergileri ve cezalar için yapılır. Uzlaşma
talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın
vaki olmaması veya temin edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye
başlar, ancak sürenin bitimine üç günden az katmış olması halinde süre üç gün
uzar. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma
talebinde bulunulamaz." hükmü yer almış, üçüncü fıkrasında da, "Bu
madde kapsamında yapılan uzlaşma talepleri, gümrük uzlaşma komisyonları
tarafından değerlendirilir. Gümrük uzlaşma komisyonlarının kurulması, çalışması
ile bu madde kapsamında yapılacak başvurulara ilişkin usul ve esaslar
yönetmelikle düzenlenir. " hükmüne yer verilmiştir.
Anılan
madde hükmüne dayanılarak, 27/08/2011 tarihli ve 28038/sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin 12 nci maddesinin 1/09/2012
tarihli ve 28398 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinde
Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değişik davaya konu edilen birinci
fıkrasında, ("Yükümlünün kendisi, temsilcisi veya özel vekaletname
verilmesi şartıyla gümrük müşaviri; veli ya da vasi veya aynı gümrük
vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte müştereken ve müteselsilen
sorumlu olması halinde gümrük müşavirleri uzlaşma talebinde bulunabilir.)"
hükmü yer almıştır.
Gümrük Yönetmeliğinin "Gümrükte iş takibi"
başlıklı 561 inci maddesinin birinci fıkrasında, bütün kişilerin gümrük
mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri bizzat kendileri takip
edebilecekleri gibi bu tasarruf ve işlemleri gerçekleştirmek üzere bir temsilci
tayin edebilecekleri, temsilcinin, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini
beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu
temsilnameyi gümrük idaresine ibraz etmek zorunda olduğu, aynı maddenin
dördüncü fıkrasında da, Gümrük idarelerinde doğrudan temsil yoluyla iş takibi
yapılabilmesi konusunda uygulanacak hükümlere yer verilmiş, anılan maddenin a)
bendinde de, "Gümrük idarelerinde özel hukuk tüzel kişilerinin doğrudan
temsil yoluyla iş takibi yapacak kanuni temsilcileri hariç diğer kişilerde,
Kanunun 227 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) ve (h) dışındaki bentlerinde
sayılan şartlar aranır. Beyanname imzalanabilmesi, tahakkukun tebellüğü ve
itiraz gibi hukuki sonuç doğuran tasarruf ve işlemler dahil, tüm gümrük
işlemlerinin takibinde; çalıştığı şirket tarafından sigorta ettirildiğine
ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu aylık sigorta primleri bordrosu, şirketi temsil
etmeye yetkili olduğunu gösterir temsil belgesini haiz olması ve temsil
belgesinin Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanması ve konuya ilişkin Ticaret
Sicil Tüzüğünün 104 üncü maddesi uyarınca düzenlenen Ticaret Sicil
Tasdiknamesinin ilgili gümrük idaresine ibrazı zorunludur. Özet beyan ve
taşıdıkları eşyanın sadece transit işlemlerini yapacak kara, deniz ve havayolu
işletmeleri ile nakliyeci kuruluş temsilcilerinde söz konusu şartlar
aranmaz." düzenlemesi yer almıştır.
Yukarıda
sözü edilen düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük mevzuatında
temsilin özel olarak düzenlendiği, gümrük işlemlerinin teknik bilgi ve deneyim
gerektirmesi ve eşya sahibinin kendi işini gümrükte bizzat takip edip
sonuçlandırmasının güç olması nedeniyle kişilerin gümrüklerdeki işlemlerini
gerçekleştirmek için ya dolaylı temsilci (gümrük müşaviri) yada Gümrük
Yönetmeliğinin 561 inci maddesinde belirtilen özelliklere sahip olanlardan
doğrudan temsilci tayin edebileceği, bunların dışında kalan kişilerin gümrük
işlemleri için gümrük idarelerinde yükümlüyü temsil edemeyeceği sonucuna
varılmıştır.
Bu
itibarla, davaya konu Uzlaşma Yönetmeliğinin 12 nci maddesinde yer alan uzlaşma
talebinde bulunabilecek kişilere ilişkin "Yükümlünün kendisi, temsilcisi
veya özel vekaletname verilmesi şartıyla gümrük müşaviri; veli ya da vasi veya
aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu olması halinde gümrük müşavirleri uzlaşma talebinde
bulunabilir." düzenlemede dayanağı yasa hükümlerine ve hukuka aykırılık
görülmemiştir.
Diğer
taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Yalnız avukatların yapabileceği
İşler" başlıklı 35 inci maddesinde; "Kanun işlerinde ve hukuki
meselelerde mütalaa vermek mahkeme hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan
diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve
savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek,
yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.
Baroda
yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün
işleri de takip edebilirler." hükmü yer almıştır.
Yukarıda
anılan yasa hükmü uyarınca baroya kayıtlı avukatların birinci fıkradakiler
dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri takip edebilecekleri açık olup,
bu düzenlemeye göre avukatların uzlaşma başvurusunda da bulunabilecekleri
tabiidir.
Bu
nedenle, Yönetmelikte uzlaşma başvurusunda bulunacaklar arasında avukatların
sayılmamış olmasının, sözü edilen yasa hükmünün uygulanmasına engel teşkil
etmesi söz konusu değildir.
Açıklanan
nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm
veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava,
27.8.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin gümrük idarelerinde uzlaşma talebinde bulunabilecek
kişileri düzenleyen 12'nci maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
4458
sayılı Gümrük Kanunun 5'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, bütün kişilerin,
gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere
gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilecekleri; 3'üncü
fıkrasında, temsilin, doğrudan veya dolaylı olabileceği, temsilcinin, doğrudan
temsil durumunda başkasının adına hareket edeceği; dolaylı temsil durumunda
ise, kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket edeceği, temsilcinin,
temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya
dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük
idarelerine ibraz etmek zorunda olduğu hükmüne yer verilmiştir.
1136
sayılı Avukatlık Kanununun 2'nci maddesinde, avukatlığın amacı, hukuki
münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların
adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam
olarak uygulanmasını her derece yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi,
kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olarak açıklanmış; 35'inci maddesinde,
kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermenin, mahkeme, hakem ve yargı
yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait
haklan dava etmenin ve savunmanın, adli işlemleri takip ederek, bu işlere ait
bütün evrakı düzenlemenin, yalnız baroda yazılı avukatlara ait bir yetki olduğu
belirtilmiş ve maddenin devamında da sayılanların dışında kalan resmi
dairelerdeki bütün işlerin de avukatlarca takip edilebileceği düzenlenmiştir.
Gümrük
Uzlaşma Yönetmeliğinin 3'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ı) bendinde,
yükümlü, kendisine gümrük vergileri ve para cezaları borcu terettüp eden gerçek
veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili kişiler olarak
tanımlanmıştır. Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin iptali istenilen 12'nci maddesine
göre uzlaşma talebinde bulunabilecek kişiler yükümlünün kendisi, temsilcisi
veya özel vekâletname verilmesi şartıyla gümrük müşaviri; veli ya da vasi veya
aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte müştereken ve
müteselsilen sorumlu olması halinde gümrük müşavirleri, olarak sayılmıştır.
4458
sayılı Gümrük Kanununun, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin
ve 1136
sayılı Avukatlık Kanununun bahsi geçen hükümlerinin birlikte
değerlendirilmesinden Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin iptali istenilen 12'inci
maddesinde, "temsilcilerin uzlaşma talebinde bulunabileceğinin açıkça
belirtildiği, bu hükmün Gümrük Kanununun anılan maddelerine aykırılık teşkil
etmediği, davalı idarece dava konusu yönetmelik hükmünün yanlış yorumlanması
nedeniyle ihtilafın ortaya çıktığı, bununla birlikte avukatların temsil yetkisi
konusunda en özel düzenleme niteliğinde bulunan ve avukatların resmi
dairelerdeki bütün işleri takip edebileceklerini düzenleyen 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 35'inci maddesinin 2'nci fıkrası karşısında avukatların
gümrük idarelerinde uzlaşma talebinde bulunabilmelerine bir engel olmadığı
anlaşıldığından, Yönetmeliğin dava konusu edilen 12'nci maddesinde hukuka
aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan
nedenlerle; davanın reddine, aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderlerinin
davacı üzerinde bırakılmasına, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14'üncü
maddesinin 1'nci fıkrası uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre
belirlenen 1980.-(Bindokuzyüzseksen) Türk Lirası vekalet ücretinin davacıdan
alınarak davalı İdareye verilmesine, artan 10,35 (OnTürklirasıotuzbeşkuruş)
Türk lirası posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, kararın tebliğ
tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu
nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 21.5.2018 gününde oyçokluğu ile karar
verildi
Başkan Üye Üye Üye Üye
Ali Turan Ali H.
Ümit Hüseyin Ünal
ATAGÜN KARAKAYA KAZAN AKSOY KARA
(X)
Yargılama
Giderleri
Başvuru Harcı :50.45
TL
Karar Harcı :50,45
TL
Vekalet Harcı :3,75
TL
YD Harcı :50,45
TL
Posta Gideri :116,00
TL
Toplam :271,10TL
X-KARŞI OY
Dava,
27.8.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren
Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin gümrük idarelerinde uzlaşma talebinde
bulunabilecek kişileri düzenleyen 12'nci maddesinin iptali istemiyle
açılmıştır.
1136
sayılı Avukatlık Kanununun 2'nci maddesinde, avukatlığın amacı, hukuki
münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların
adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam
olarak uygulanmasını her derece yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi,
kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak olarak açıklanmış; 35'inci maddesinde,
kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermenin, mahkeme, hakem ve yargı
yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait
hakları dava etmenin ve savunmanın, adli işlemleri takip ederek, bu işlere ait
bütün evrakı düzenlemenin, yalnız baroda yazılı avukatlara ait bir yetki olduğu
belirtilmiş ve maddenin devamında da sayılanların dışında kalan resmi
dairelerdeki bütün işlerin de avukatlarca takip edilebileceği düzenlenmiştir.
Gümrük
Uzlaşma Yönetmeliğinin iptali istenilen 12'nci maddesinde uzlaşma talebinde
bulunabilecek kişiler, yükümlünün kendisi, temsilcisi veya özel vekâletname
verilmesi şartıyla gümrük müşaviri; veli ya da vasi veya aynı gümrük
vergilerinin ödenmesinden yükümlü ile birlikte müştereken ve müteselsilen
sorumlu olması halinde gümrük müşavirleri olmak üzere tahdidi olarak
sayılmıştır.
Avukatlık
Kanununun 35'inci maddesinin 2'nci fıkrasının avukatların resmi dairelerdeki
bütün işleri takip edebileceği yönündeki açık hükmü karşısında iptali istenilen
Yönetmelik hükmünde tahdidi olarak sayılan uzlaşma talebinde bulunabilecek
kişiler arasında avukatların gösterilmemesi eksik düzenleme teşkil ettiğinden,
yönetmeliğin davaya konu hükmünde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan
nedenle, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinin 12'nci maddesinde yer alan düzenlemede
hukuka uyarlık bulunmadığından, belirtilen maddenin iptaline karar verilmesi
gerektiği oyu ile Dairemiz kararına katılmıyorum.
Üye
Ali
KAZAN
SEVİL