2018-13 Kore Cumhuriyeti ve Endonezya Cumhuriyeti menşeli poliesterlerden sentetik devamsız lifler (poliester elyaf) ithalatında dampinge karşı vergi uygulaması hakkında tebliğ (Mülga)
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (2018/13)
Ekonomi
Bakanlığından:20.04.2018 tarihli ve 30397 sayılı R.G.
008 Tasarruflu Yazılar 15080 222465
Gümrük Yönetmeliği 38.Madde ve 2016/17 Sayılı GenelgeÜretici Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2002/1
Kesin önlemin kısmen askıya alınmasına
ilişkin Tebliğ 2021/44
2024/24
Tebliğ ile KESİN ÖNLEMİNE Devamına Karar vergilmiştir
Amaç ve
kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı, 12/5/2017 tarihli ve 30064
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2017/14)
ile Kore Cumhuriyeti ve Endonezya Cumhuriyeti menşeli 5503.20.00.00.00 gümrük
tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı "poliesterlerden sentetik devamsız
lifler (poliester elyaf)" ürününe yönelik başlatılan ve T.C. Ekonomi Bakanlığı
İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen nihai gözden geçirme
soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
Dayanak
MADDE 2 - (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli
ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 - (1) Bu Tebliğde geçen;
a) Endonezya: Endonezya Cumhuriyeti'ni,
b) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
c) Güney Kore: Kore Cumhuriyeti'ni,
ç) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme
Kurulu'nu,
d) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk
Gümrük Tarife Cetveli'ni,
ifade eder.
Karar
MADDE 4 - (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, mevcut önlemin
yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya
yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu saptanmıştır. Soruşturma
kapsamındaki bilgi, bulgu ve tespitleri içeren "Bilgilendirme Raporu" Ek'de yer
almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan
tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile
16/5/2012 tarihli ve 28294 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/11)
kapsamında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin mevcut haliyle uygulanmaya
devam edilmesine karar verilmiştir.
GTİP
Madde
Menşe
Ülke
Firma
Unvanı
Dampinge
Karşı Önlem (CIF %)
5503.20.00.00.00
Poliesterlerden
Güney
Kore
Tüm
firmalar
6,20%
Endonezya
P.T .
Indorama Synthetics Tbk
6,20%
Diğerleri
12%
Uygulama
MADDE 5 - (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede GTİP, eşya
tanımı ve menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak
kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında
gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme raporunda soruşturma konusu ürün ve
benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan
yürürlükteki TGTC'de yer alan GTİP ve 4 üncü maddede yer alan tablodaki eşya
tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün yürürlükteki TGTC'de yer alan
tarife pozisyonunda yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin
uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yürürlük
MADDE 6 - (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7 - (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.
EK
BİLGİLENDİRME
RAPORU
1.
SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1 Mevcut
Önlem ve Soruşturma
(1) 13/3/2000 tarihli ve 23992 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2000/2) ile tamamlanan soruşturma (esas soruşturma) sonucunda Kore Cumhuriyeti
(Güney Kore) ve Endonezya Cumhuriyeti (Endonezya) menşeli poliesterlerden
sentetik devamsız lif (poliester elyaf) ithalatında CIF bedelinin %6,2'si ile
%37,4'ü arasında dampinge karşı önlem yürürlüğe girmiştir.
(2) 10/3/2005 tarihli ve 25751 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2005/8) ile başlatılan nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS), 8/9/2006
tarihli ve 26283 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2006/26) ile sonuçlandırılarak dampinge
karşı önlem oranlan CIF bedelinin %6,2'si ve %12'si arasında olmak üzere
yeniden belirlenmiştir.
(3) 28/7/2011 tarihli ve 28008 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2011/15) ile başlatılan NGGS, 16/5/2012 tarihli ve 28294 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:
2012/11) ile sonuçlandırılarak önlemin aynen devamına karar verilmiştir.
(4) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliğin (Yönetmelik) 35'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce 14/7/2016
tarihli ve 29770 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2016/32) vasıtasıyla mevcut önlemin
yürürlükten kalkacağı ve ilgili ürünün yerli üreticilerinin mevzuatta öngörülen
sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile nihai gözden geçirme
soruşturması (NGGS) açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.
(5) Bahse konu önlemin yürürlükten kalkması halinde
önleme konu Güney Kore ve Endonezya menşeli üründe dampingin ve zararın devam
edebileceği veya yeniden meydana gelebileceği iddiasıyla Sasa Polyester Sanayi
A.Ş. (Sasa) tarafından gerçekleştirilen ve Ertona Tekstil Plastik Geri Dönüşüm
San. ve Tic. A.Ş., Yılmaz Ambalaj Atıkları Geri Dönüşüm San. ve Tic. Ltd.Şti.,
Koza Polyester San ve Tic. A.Ş. ve Gama Recycle Elyaf ve İplik Sanayi A.Ş.
tarafından desteklenen başvuru üzerine, 12/5/2017 tarihli ve 30064 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(Tebliğ No: 2017/14) ile başlatılan NGGS, T.C. Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık)
İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.
1.2 Yerli
Üretim Dalının Temsil Niteliği
(1) Yönetmeliğin 18 ve 20 nci maddesi çerçevesinde
yapılan değerlendirmede yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu
anlaşılan Sasa firması nihai bildirimin ilgili bölümlerinde yerli üretim dalı
olarak anılacaktır.
(2) Bu çerçevede nihai bildirim sonrasında taraflardan
gelen görüşlerde, sektörde yaşanan kapasite artışları nedeniyle Sasa firmasının
yerli üretim dalını temsil etme niteliğinin değiştiği ve ekonomik göstergelerin
değerlendirilmesinde diğer firmaların da dahil edilmesi gerektiği ifade
edilmiştir. Bakanlığımız tarafından yapılan değerlendirmede, Sasa'nın zarar
inceleme dönemi boyunca yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu
görülmüştür.
1.3 Gözden
Geçirme Dönemi
(1) Önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin
ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının
tespiti için 01/01/2014-31/12/2016 arasındaki dönem gözden geçirme dönemi
olarak alınmıştır.
1.4 İlgili
Tarafların Bilgilendirilmesi ve Toplanan Bilgilerin Değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu
ürünün Bakanlık tarafından bilinen Güney Kore ve Endonezya'da mukim
üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye'de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca
soruşturmaya konu ülkede yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini
teminen anılan ülkelerin Ankara'daki Büyükelçiliklerine soruşturmanın açılışına
ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine,
başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nereden erişileceği
hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta
süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca ilgili tarafların süre uzatımı
yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca
Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave
bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma döneminde ithalat gerçekleştirdiği
tespit edilen ithalatçı firmalardan kendilerine soru formu gönderilmiş
olanların 19'undan soru formuna yanıt alınmıştır.
(6) Kendilerine soru formu gönderilmiş
üretici/ihracatçı firmalardan Huvis Corporation, PT Indo-Rama Syn. Tbk. ve
Toray Chemical Korea Inc. ve tacir firmalardan ise Advansa Marketing GMBH
tarafından soru formuna yanıt verilmiştir.
(7) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil
edecek nitelikteki bilgi ve bulguları içeren "Nihai Bildirim Raporu"
ilgili tarafların bilgisine sunulmuştur. Nihai Bildirim Raporu'na ilişkin
olarak ilgili tarafların görüşleri alınmıştır.
(8) Soruşturma sırasında ilgili taraflardan gelen
dinleme toplantısı talepleri karşılanmıştır. Bu çerçevede, üretici/ihracatçı ve
ithalatçı firmalar ile diğer ilgili tarafların katılımıyla 13/3/2018 tarihinde
bir kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir. Bu şekilde, tüm ilgili taraflara
soruşturma ile ilgili konularda görüş ve iddialarını sözlü olarak da sunma
fırsatı tanınmıştır.
(9) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm
bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında
değerlendirilebilecek olanlarına bu raporun ilgili bölümlerinde değinilmiştir.
1.5 Yerinde
Doğrulama Soruşturması
(1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli
üretim dalı nezdinde yerinde doğrulama soruşturması yapılmamıştır.
2.
SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
(1) Soruşturma konusu ürün; 5503.20.00.00.00 Gümrük
Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) altında sınıflandırılan
"poliesterlerden sentetik devamsız lifler (poliester elyaf)" dir.
(2) Poliester elyaf, çekim ve ısıl sabitleme
işlemlerinden geçmiş poliester filamentlerden ya da devamlı lifler demetinden
elde edilmekte olup kullanım yeri ve amacına göre alıcı tarafından talep edilen
boyda kesilmektedir. Ürün teknik tekstilde (nonwoven), karışımlı iplik
üretiminde, ayrıca yatak ve yorgan gibi çeşitli ev tekstili ürünlerinde dolgu
malzemesi olarak kullanılmaktadır.
(3) Ürünün üretim sürecine bakıldığında, Dimetil
Tereftalat (DMT) veya Terephthalic Acid (PTA) ile Monoetilen Glikol (MEG) ana
hammaddelerinin kimyasal birleşimi ile ester değişim ve polimerizasyon
safhalarından sonra filament haline getirilmektedir. Daha sonra bu filament
demetlerinin birleştirme, çekme, kıvırcık verme ve finiş (yağ) verme
işlemlerinden sonra elde edilen ürünün istenilen boylarda kesilerek
balyalanması ile sevk için hazır hale getirilmektedir.
(4) Yerli üretim dalı tarafından üretilen poliester
elyaf ile soruşturma konusu ülkeler menşeli poliester elyafın benzer ürün
olduğu tespiti mevcut önleme esas soruşturmada yapılmıştır. Yapılan incelemeler
neticesinde fiziksel özellikler, ürün çeşitliliği, kullanım alanları, tüketici
algılaması ve dağıtım kanalları bakımından yerli üretici tarafından üretilen
ürün ile soruşturmaya konu ülke menşeli ürün arasında "benzer ürün"
tanımı açısından ayrım yaratan herhangi bir farklılığın ortaya çıktığına
ilişkin yeni bir bilgiye ulaşılmamıştır. Bu itibarla, 2000/2, 2006/26 ve
2012/11 sayılı Tebliğlerde soruşturma konusu ürün ve benzer ürüne yönelik
tespitleri değiştirecek herhangi bir bilgi mevcut olmadığından anılan
belirlemeler geçerliliğini sürdürmektedir.
(5) Bazı ithalatçılar tarafından soruşturma konusu
ürün tiplerinden olan low melt elyaf ürününün yerli üretim dalı tarafından
üretilmediği iddia edilmiştir. Mevzuat çerçevesinde yerli üretim dalı
tarafından ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir zorunluluk bulunmamakla
birlikte yerli üretim dalı tarafından yapılan açıklamada, firmanın
üretilemediği iddia edilen low melt ürünlere ait polimeri yıllardır üretmekte
ve satmakta olduğu, müşteri talebi ile bu polimerden monokomponent low melt
üretimi yapılabildiği ve farklı tipte low melt polimerler ve elyaflar
üretebildiği bilgisi verilmiştir. Diğer taraftan, bikomponent low melt
poliester elyaf üretimi için de yatırım projesi hazırlandığı ve yakın zamanda
bu projenin hayata geçirileceği belirtilmiştir.
3. DAMPİNGİN
DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
3.1 Genel
Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemin
yürürlükten kalkması halinde dampingin devanı etmesinin veya yeniden meydana
gelmesinin muhtemel olup olmadığı incelenmiştir.
(2) Soruşturma sırasında yeni bir damping marjı
hesaplanmamış, esas soruşturmada hesaplanmış olan damping marjı gösterge olarak
dikkate alınmıştır.
3.2 Esas
Soruşturmada Tespit Edilen Damping Marjları
(1) Esas soruşturmada tespit edilen damping marjları,
önlemin uygulanmadığı ortamda ihracatçı firmaların davranışlarını ve
yapabilmeleri muhtemel olan dampingi göstermesi açısından önem taşımaktadır.
(2) Buna göre, esas soruşturma sırasında Güney Kore'de
yerleşik üretici-ihracatçı firmalar Saehan Industrıes Inc. için %11,9, Sk
Chemicals Co. Ltd. için %11,9 ve diğer firmalar için %24,6 oranında;
Endonezya'da yerleşik üretici-ihracatçı firmalardan Pt Indorama Synthetics Tbk.
için %6,2, Pt Polysindo Eka Perkasa için %29,5 ve diğer firmalar için %37,4
oranında damping marjı hesap edilmiştir.
(3) Bu çerçevede nihai bildirim sonrasında taraflardan
gelen görüşlerde, esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının esas
soruşturma üzerinden zaman geçmiş olması nedeniyle bu soruşturma için gösterge
olamayacağı ve yeniden damping marjı hesaplanması gerektiği ifade edilmiştir.
Yönetmeliğin 40 ve 41 inci maddeleri çerçevesinde yürütülen NGGS kapsamında
damping marjı hesaplama zorunluluğu bulunmamaktadır.
3.3 Diğer
Ülkeler Tarafından Uygulanmakta Olan Damping Önlemleri
(1) Soruşturma konusu ülkelere diğer ülkeler
tarafından uygulanan damping önlemleri yada damping soruşturmaları ihracatçı
firmaların davranışlarını ve yapılabilmesi muhtemel olan dampingi göstermesi
açısından önem taşımaktadır.
(2) Bu çerçevede, ABD tarafından 25/5/2000 tarihinden
beri Güney Kore menşeli polyester elyaf ithalatına karşı damping önlemi
uygulanmakta olup ince denyeli polyester elyaf ve low melt polyester elyaf
tiplerinin ithalatında ise halihazırda damping soruşturması yürütülmektedir.
4. ZARARIN
DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
4.1 Genel
Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, gözden
geçirme döneminde yerli üretim dalındaki zarar durumu ve önlemlerin yürürlükten
kalkması halinde zarara etki edebilecek muhtemel gelişmeler incelenmiştir. Bu
çerçevede, ithalatın miktarı ve gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi, fiyat
kırılması ve baskısı ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri 4 üncü
maddede belirtilen gözden geçirme dönemi için incelenmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve soruşturmaya
konu ülkeden yapılan ithalatın incelemesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
verileri kullanılmıştır.
4.2 Ürünün
Genel İthalatının Gelişimi ve Fiyatları
(1) TÜİK'den alınan veriler çerçevesinde, soruşturma
konusu ürünün genel ve başvuru konusu ülkelerden ithalatı incelenmiştir.
(2) Önleme konu ürüne ilişkin genel ithalat
istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2014 yılında 154 bin ton olan ithalat
miktarının, 2015 yılında 164 bin tona yükseldiği ve 2016 yılında ise 152 bin
ton seviyesine gerilediği görülmektedir. Önleme konu ürün ithalatı değer olarak
incelendiğinde ise 2014 yılında 240 milyon ABD Doları, 2015 yılında 201 milyon
ABD Doları seviyelerinde gerçekleşen ithalatın 2016 yılında ise 170 milyon ABD
Dolarına gerilediği tespit edilmiştir.
(3) Yukarıdaki veriler çerçevesinde ürün ithalatının
ortalama birim fiyatları hesaplanmıştır. Buna göre ithalatın ortalama birim
fiyatları incelenen yıllar itibariyle düşüş trendi göstermiş ve sırasıyla 1.555
ABD Dolar/Ton, 1.223 ABD Dolar/Ton ve 1.116 ABD Dolar/Ton olarak
gerçekleşmiştir.
4.3
Soruşturma Konusu Ülkelerden Ürünün İthalatının Gelişimi ve Fiyatları
(1) Önleme konu ürünün Güney Kore'den yapılan ithalatı
2014-2016 yıllarında artış göstermiş ve sırasıyla 7.018 ton, 9.585 ton ve
10.552 ton olarak gerçekleşmiştir. İthal birim fiyatları düşüş göstermesine
rağmen miktar bazında artış olması sebebiyle değer bazında ithalat da artış
göstermiş ve yıllar itibariyle 13,1 milyon ABD Doları, 14 milyon ABD Doları ve
12,8 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Güney Kore menşeli ürün
ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2014 yılında % 4,5
olan payın 2016 yılında %7 seviyesine yükseldiği görülmektedir.
(2) Güney Kore menşeli ithalatın birim fiyatlarına
bakıldığında ise genel ithalat birim fiyatlarında yaşanan gerilemeye benzer bir
eğilimin olduğu görülmektedir. 1.869 ABD Dolar/Ton olarak gerçekleşen 2014 yılı
birim fiyatı, %35 düşüş göstererek 2016 yılında 1.216 ABD Dolar/Ton seviyesinde
gerçekleşmiştir.
(3) Endonezya'dan yapılan ithalat ise 2014-2016 yıllan
arasında sırasıyla 4.135 ton, 568 ton ve 37 ton olarak gerçekleşmiştir. Diğer
taraftan ithalat değerleri ise 2014 yılında 5,3 milyon ABD Dolan, 2015 yılında
727 bin ABD Doları ve 2016 yılında ise 99 bin ABD Doları olarak
gerçekleşmiştir. Endonezya menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki
payı incelendiğinde ise 2014 yılında %2,7 olan payın 2016 yılında %0,02
seviyesine gerilediği görülmektedir.
(4) Endonezya menşeli ithalatın birim fiyatları ise
genel ithalat birim fiyatlarının aksine artış göstermiştir. Söz konusu ithal
birim fiyatları 2014 yılında 1.286 ABD Dolar/Ton, 2015 yılında 1.280 ABD
Dolar/Ton ve 2016 yılında ise 2.665 ABD Dolar/Ton seviyesinde gerçekleşmiştir.
4.4 Diğer
Ülkelerden Ürünün İthalatının Gelişimi ve Fiyatları
(1) Önleme konu ürüne ilişkin diğer ülkelerden
gerçekleşen ithalat istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2014 yılında 143 bin
ton olan ithalatının, 2015 yılında 154 bin tona yükseldiği ve 2016 yılında ise
142 bin ton seviyesine gerilediği görülmektedir. Önleme konu ürün ithalatı
değer olarak incelendiğinde ise 2014 yılında 222 milyon ABD Doları, 2015
yılında 186 milyon ABD Doları seviyelerinde gerçekleşen ithalatın 2016 yılında
ise 157 milyon ABD Dolarına gerilediği tespit edilmiştir.
(2) Yukarıdaki veriler çerçevesinde ürün ithalatının
ortalama birim fiyatları hesaplanmıştır. Buna göre ithalatın ortalama birim
fiyatları incelenen yıllar itibariyle düşüş trendi göstermiş ve sırasıyla 1.547
ABD Dolar/Ton, 1.208 ABD Dolar/Ton ve 1.108 ABD Dolar/Ton olarak gerçekleşmiştir.
(3) Bu çerçevede nihai bildirim sonrasında taraflardan
gelen görüşlerde, önlem konusu ülkeler haricinde yer alan ülkelerden ithalat
artışının olduğu vurgulanarak yerli üretim dalı tarafından iddia edilen zararın
bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Halihazırda Güney
Kore ve Endonezya ile birlikte Çin, Hindistan, Tayvan ve Tayland menşeli
poliester elyaf ithalatında dampinge karşı önlem uygulanmaktadır. Bu durumda
önleme tabi olmayan ülkelerden ithalat artışı yaşanması beklenen bir durumdur.
4.5 Yurtiçi
Tüketim ve Pazar Payı
(1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak
değişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer mal
tüketimi içindeki payı incelenmiştir. Bu bağlamda, tespit edilen tüm yerli
üreticilerden temin edilen yurt içi satış miktarları ile genel ithalat
miktarları ton bazında toplanarak ilgili yılda benzer mala ilişkin Türkiye
toplam tüketim rakamı elde edilmiştir. Veriler eğilimin sağlıklı şekilde
görülmesi için 2014 yılı 100 olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Bu veriler çerçevesinde, Türkiye benzer mal
tüketimi endeks değeri 2014 yılı için 100 olarak alındığında 2015 yılında
116'ya, 2016 yılında ise 126'e yükselmiştir.
(3) Yerli üretim dalının pazar payı 2014 yılında 100
iken, 2015 yılında 77'ye gerilemiş 2016 yılında ise 101 seviyesinde
gerçekleşmiştir.
(4) Güney Kore'nin Türkiye benzer mal tüketimi
içindeki pazar payı 2014-2016 yıllarında artış göstermiş olup sırasıyla 100,
118 ve 120 olarak gerçekleşmiştir.
(5) Endonezya'nın Türkiye benzer mal tüketimi içindeki
pazar payı ise 2014-2016 yıllarında azalış göstererek sırasıyla 100,12 ve 1
olarak gerçekleşmiştir.
(6) Diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın
Türkiye benzer mal tüketimi içindeki pazar payı ise 2013-2015 döneminde
sırasıyla 100,93 ve 79 olarak gerçekleşmiştir.
(7) Diğer yerli üreticilerin Pazar payları 2014
yılında 100 iken 2015 yılında 120 ve 2016 yılında 154 seviyesinde gerçekleşmiştir.
4.6 Fiyat
Kırılması ve Baskısı
(1) Fiyat kırılması ve baskısı hesabında TÜİK verileri
temel alınmıştır. Fiyat kırılması, dampingli ithal ürünün Türkiye pazarına
giriş fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarının ne kadar altında kaldığını
gösterir. Fiyat kırılması hesabında, önlem konusu ülkelerden Güney Kore'den
gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline ülkemiz ile Güney Kore arasında ihdas
edilmiş serbest ticaret anlaşmasından kaynaklı% 1,3-%2,6 arasında yıl bazında
değişen oranda gümrük vergisi ile % 5 oranında gümrükleme masrafı ve
Endonezya'dan gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline % 4 oranında gümrük
vergisi ile %5 oranında gümrükleme masrafı eklenerek inceleme konusu ürünün
Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Bu şekilde elde edilen fiyat,
yerli üretim dalının ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı ile mukayese
edilerek soruşturma konusu ülkenin ihraç fiyatının yerli üretim dalının
ağırlıklı ortalama iç piyasa satış fiyatını hangi oranda kırdığı tespit
edilmiştir.
(2) Fiyat baskısı ise, dampingli ithalat fiyatlarının
Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının yüzde
olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir. Fiyat baskısı hesabında,
önlem konusu ülkelerden inceleme konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı
yukarıda açıklanan şekilde bulunmuştur. Elde edilen fiyat, yerli üretim dalının
ticari maliyetine makul kar eklenerek hesaplanan satış fiyatı ile mukayese
edilerek önlem konusu ülkenin ihraç fiyatının yerli üretim dalının ortalama iç
piyasa satış fiyatlarını hangi oranda baskıladığı tespit edilmiştir.
(3) Güney Kore menşeli inceleme konusu ürün
ithalatının Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının iç
piyasa satış fiyatlarını kırmadığı ve baskı altında tutmadığı tespit edilmiştir.
(4) Endonezya menşeli inceleme konusu ürün ithalatının
Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının, yerli üretim dalının iç piyasa satış
fiyatlarını 2014 yılında % 3X oranında, 2015 yılında %X kırdığı fakat 2016
yılında kırmadığı görülmektedir. Diğer taraftan, 2014 yılında %1X oranında
yerli üretim dalı fiyatlarını baskı altına aldığı görülmekle birlikte 2015 ve
2016 yıllarında baskı oluşturmadığı görülmektedir.
(5) Bu çerçevede nihai bildirim sonrasında taraflardan
gelen görüşlerde fiyat kırılması ve baskısının olmadığı ve önlem konusu
ülkelerden yapılan ithalatın birim fiyatlarının diğer ülke birim fiyatlarından
yüksek olduğu ve zarara neden olmadığı ifade edilmiştir. Yapılan
değerlendirmede, önlemin varlığında fiyat kırılmasının ve baskısının
olmamasının nedeni olarak; önlemin etkinliği sonrası önlem konusu ülkelerden
ithalatın kompozisyonun değişmiş olabileceği, Endonezya'dan ithalatın 2015-2016
yıllarında çok düşük seviyelerde oluşu ve fiyatın gösterge olmaktan uzak
olması, TL cinsinden yurtiçi fiyatlarının artmamış olmasına rağmen 2015 ve 2016
yıllarında döviz kurunda gerçekleşen artıştan dolayı TL cinsi satış
fiyatlarının ABD Doları karşılığının düşüş göstermesinin etkili olduğu
düşünülmekte olup önlemin kalkması durumunda zararın devamına ya da yeniden meydana
gelmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir.
4.7 Yerli
Üretim Dalının Ekonomik Göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri başvuru
sahibi Sasa'nın 2014-2016 dönemine ilişkin verilerinin esas alınması suretiyle
incelenmiştir. Diğer taraftan, eğilimin sağlıklı bir şekilde incelenmesi
amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için on iki aylık ortalama Üretici Fiyat
Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmış
ve 2014 yılı verileri 100 birim olacak şekilde endekslenmiştir.
a) Üretim,
Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının şikayet konusu ürün için 2014
yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2015 yılında 93'e gerilemiş olup bahse
konu endeks 2016 yılında 102'ye yükselmiştir. Aynı dönemde yerli üretim dalının
kurulu kapasitesi kullanım oranı endeksi sırasıyla 100, 93 ve 87 olarak
gerçekleşmiştir.
b) Yurtiçi
Satışlar
(1) Yerli üretim dalının şikayet konusu ürün için 2014
yılında 100 olarak kabul edilen yurtiçi satış miktarı endeksi 2015 yılında 89'a
düşmüş ve 2016 yılında ise 126 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde yurtiçi
satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 80 ve 108 olarak gerçekleşmiştir.
c) Yurtiçi
Fiyatlar
(1) Yerli üretim dalının şikayet konusu ürün için
ağırlıklı ortalama yurtiçi satış fiyatı 2014 yılında 100, 2015 yılında 99 ve
2016 yılında ise 94 olarak gerçekleşmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2014
yılında 100, 2015 yılında 127 olarak gerçekleşmiş ve 2016 yılında ise 14'e
gerilemiştir.
d) Pazar
Payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2014
yılında 100 iken 2015 yılında 77'ye gerilemiş ve 2016 yılında ise 101 olarak
gerçekleşmiştir.
e)
Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2014
yılında reel olarak 100 kabul edilen birim ticari maliyeti 2015 yılında 91'e ve
2016 yılında ise 85'e gerilemiştir.
f) Karlılık
(1) Yerli üretim dalının satış birim fiyatlarının
ticari maliyetlerine oranla daha az düşüş göstermesi nedeniyle yurtiçi
satışlardan elde ettiği birim kar 2014 yılında 100 olarak kabul edildiğinde,
2015 yılında 74'e gerilemiş ve 2016 yılında ise 91 olarak gerçekleşmiştir.
Yurtdışı satışların birim karlılıklarına bakıldığında ise incelenen yıllar
itibariyle 100, 53 ve 74 olarak gerçekleşmiştir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2014 yılında 100 olan dönem
sonu stok miktar endeksi 2015 yılında ise 57'ye, 2016 yılında ise 36'ya
gerilemiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2014 yılında 100 olarak kabul
edilen poliester elyaf üretiminde çalışan doğrudan işçi sayısı endeksi 2015
yılında 92'ye gerilemiş ve 2016 yılında ise 103 seviyesine yükselmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık
ücretleri endeksi 2014 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2015 yılında 110'a
ve 2016 yılında ise 116'ya yükselmiştir.
ı)
Verimlilik
(1) Üretimde çalışan işçi başına üretim miktarını
gösteren verimlilik endeksi 2014 yılında 100 iken 2015 yılında 101, 2016
yılında ise 99 olarak gerçekleşmiştir.
i) Nakit
Akışı
(1) Yerli üretim dalının poliester elyaf üretim ve
satışı ile sağladığı reel nakit akışı endeksi (Kar+Amortisman) 2014 yılında 100
iken 2015 ve 2016 yıllarında ise sırasıyla 69 ve 101 olarak gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan
aktif büyüklüğü 2014 yılında 100 iken 2015 yılında 101 'e, 2016 yılında ise
141'e yükselmiştir.
k) Sermaye
Artışı
(1) Yerli üretim dalının 2014 yılında 100 olarak kabul
edilen öz sermayesi 2015 yılında 95'e gerilemiş, 2016 yılında ise 155 'e
yükselmiştir.
l)
Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerine ilişkin
yenileme yatırımları 2014 yılında 100 iken 2015 yılında 64'e ve 2016 yılında
80'e inmiştir. Kapasite artışı için yapılan tevsi yatırımlar endeksi ise 2015
yılında 100 iken 2016 yılında ise 2.690 olarak gerçekleşmiştir.
m)
Yatırımların Geri Dönüş Oranı
(1) Yerli üretim dalının söz konusu üründe yatırım
hasılatı (Kar/Aktifler) oranı 2014 yılında 100 iken 2015 yılında 85'e
gerilemiş, 2016 yılında ise 98 seviyesinde gerçekleşmiştir.
4.8 Yerli
Üretim Dalının Ekonomik Göstergelerin Değerlendirilmesi
(1) Yukarıdaki veriler ışığında, yerli üretim dalının
üretim değerinde, yurtiçi satış birim fiyatlarında, ihracat miktarında, yurtiçi
satış ve toplam satış karlılığında, kapasite kullanım oranında ve üretim
verimliliğinde düşüşler olduğu tespit edilmiştir.
(2) Diğer taraftan, dampinge karşı önlemin varlığında
yerli üretim dalının yurtiçi satış miktarında iyileşme olduğu görülmektedir.
Yurtiçi satışlarda meydana gelen artışın üretime yansımadığı, bunun nedeninin
yerli üretim dalının pazar payını koruma hedefi ve yurtdışı satışlarda yaşanan
azalışı karlılıktan feragat etmek pahasına kompanse etme çabasında olduğu
değerlendirilmektedir.
(3) Bu kapsamda, nihai bildirim sonrasında taraflardan
gelen görüşlerde yerli üretim dalının muhtelif ekonomik göstergelerinin olumlu
seyrettiği dolayısıyla önlemin devamı için herhangi bir gerekçe bulunmadığı
ifade edilmiştir. Yönetmelik'in 17 nci maddesi "Dampingli veya sübvansiyonlu
ithalatın üretim dalı üzerindeki etkisinin incelenmesi; satışlar, kârlar,
üretim, piyasa payı, verimlilik, yatırım hasılatı ve kapasite kullanımındaki
fiili ve potansiyel azalma; yurt içi fiyatları etkileyen unsurlar; damping
marjının büyüklüğü; nakit akışı, stoklar, istihdam, ücretler, büyüme, sermaye
veya yatırımları artırma yeteneği üzerindeki fiili veya potansiyel olumsuz
etkiler dahil olmak üzere, üretim dalının durumu ile ilgili tüm etkenleri ve
göstergeleri kapsar. Bu liste sınırlayıcı değildir ve bu etkenlerin biri veya
birkaçı mutlaka belirleyici bir yargıya temel teşkil etmeyebilir." hükmünü
haizdir. Bu çerçevede, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin tamamı bir
arada değerlendirilmiş olup mevcut önlemin etkisiyle yerli üretim dalının
yukarıda belirlenen bazı ekonomik göstergelerinin olumlu seyrettiği fakat önlemin
yürürlükten kalkması durumunda özellikle karlılık ve karlılığa bağlı olan diğer
göstergelerdeki finansal kırılganlığın kolaylıkla olumsuza dönebileceği
değerlendirilmektedir.
5. DAMPİNGİN
VE ZARARIN DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
5.1 Genel
Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükümleri gereğince,
önlemlerin yürürlükten kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesinin
veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bu
çerçevede, önleme tabi ülkedeki kapasite ve ihracat potansiyeli ve talebi
etkileyen unsurlar incelenmiştir.
5.2
Soruşturma Konusu Ülkedeki Yerleşik Kapasite ve İhracat Potansiyeli
(1) Dünyada iklim değişiklikleri, ekilebilir alanların
azalması pamuk fiyatlarını arttıracağından, poliestere olan talebin artacağı
öngörülmektedir. Pamuk arzındaki azalışın, önümüzdeki yıllarda dünyada
poliester elyafa olan talebi arttırmasına neden olacağı düşünülmektedir. 90'lı
yıllarda 10 milyon ton civarında olan dünya poliester elyaf üretimi artarak
2016 yılında 50 milyon tona ulaşmıştır. Önlem konusu ülkeler ise dünya
poliester elyaf üreten ve ihraç eden ülkeler arasında ön sıralarda yer
almaktadırlar.
(2) Bu çerçevede, önlem konusu ülkelerin üretim
miktarları IHS Chemical raporlarından, ihracat kabiliyetleri ise Uluslararası
Ticaret Merkezi (International Trade Center) verileri kapsamında incelenmiştir.
(3) Güney Kore'nin 2016 yılı üretim rakamı 714 bin ton
seviyesinde gerçekleşmiştir. Gerçekleştirdiği ihracata bakıldığında ise, üretiminin
önemli bir kısmını ihraç ettiği görülmekte olup söz konusu ihracat 2014 yılında
645 bin ton, 2015 yılında 678 bin ton, 2016 yılında ise 714 bin ton
seviyelerinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan, Güney Kore söz konusu ürünün
ihracatında yaklaşık %21 pay ile 2016 yılında dünya sıralamasında Çin Halk
Cumhuriyeti'nden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Ayrıca, Güney Kore
ihracatının %35'ini AB ülkelerine, %18'ini ABD'ye ve %2,5'ini ise Rusya
Federasyonu'na gerçekleştirmektedir. Bu durum Güney Kore'nin hali hazırda
Türkiye'ye önemli bir ihracat potansiyeli bulunduğunu göstermektedir.
(4) Güney Kore'nin dünyaya ihracatındaki birim
fiyatlara bakıldığında 2014'de 1.539 ABD Dolar/Ton olan birim fiyatın 2015'de
1.250 ABD Dolar/Ton'a, 2016'da ise 1.105 ABD Dolar/Ton'a gerilediği
görülmüştür.
(5) Endonezya'nın 2016 yılı üretim rakamı 675 bin ton
seviyesinde gerçekleşmiştir. Önlem konusu üründe gerçekleştirdiği ihracata
bakıldığında, söz konusu ihracatın 2014 yılında 139 bin ton, 2015 yılında 152
bin ton 2016 yılında ise 145 bin ton seviyelerinde gerçekleştiği görülmektedir.
Endonezya söz konusu ürünlerin ihracatında yaklaşık % 4 pay ile 2016 yılında
dünya sıralamasında altıncı sırada yer almaktadır. Ayrıca, Endonezya
ihracatının %24,9'unu Bangladeş'e, %22,4'ünü ise AB ülkelerine
gerçekleştirmektedir. Bu durum Endonezya'nın hali hazırda artan bir ihracat
potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.
(6) Endonezya'nın dünyaya ihracatındaki birim
fiyatları 2014'de 1.335 ABD Dolar/Ton iken, 2015'de 1.081 ABD Dolar/Ton'a ve
2016 yılında ise 1.035 ABD Dolar/Ton'a gerilediği ve ortalama birim fiyatların
altında seyrettiği görülmüştür.
(7) Bu çerçevede nihai bildirim sonrasında taraflardan
gelen görüşlerde, Endonezya'dan gerçekleşen ithalatın yıllar itibariyle
azaldığı ve anılan ithalatın birim fiyatlarının diğer ülke birim fiyatlarından
yüksek olduğu dolayısıyla mevcut önlemin yürürlükten kaldırılması durumunda
zararın devamına yada yeniden meydana gelmesinin mümkün olmadığı ifade
edilmiştir. Mevcut önlemin etkisiyle söz konusu ithalatın azaldığı
değerlendirilmekte olup yukarıda belirtildiği üzere Endonezya'nın gerek üretim
gerekse de ihracat seviyesinin yüksek oluşu, dağıtım ve pazarlama kanallarını
iyi bilmeleri ve esas soruşturmada tespit edilen damping marjları nedeniyle önlemlerin
yürürlükten kalkması halinde dampingli ithalatın ve yerli üretim dalı üzerinde
bu ithalattan kaynaklanan zararın devam etmesinin veya yeniden meydana
gelmesinin muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
(8) Diğer taraftan, taraflardan gelen görüşlerde,
soruşturma konusu ürün açısından Türkiye'nin Güney Kore için ana pazarlardan
olmadığı ifade edilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere, anılan ülkenin en
önemli ihracatçı ülkelerden birisi olduğu, ihracatının önemli bölümünün
Türkiye'ye yakın coğrafyalara gerçekleştirdiği belirtilmiş olup hali hazırda
tüketim miktarı artmakta olan Türkiye'ye önemli bir ihracat potansiyeli
bulunduğunu göstermektedir.
5.3 Talebi
Etkileyen Unsurlar
(1) Fiyata duyarlı (talebin fiyat esnekliğinin yüksek
olduğu) söz konusu ürün ithalatının büyük miktarlarda ve kolaylıkla Türkiye
pazarına yönlendirilebileceği mütalaa edilmektedir.
(2) Bunun yanı sıra, önleme konu ülkelerdeki
üretici/ihracatçıların üretimlerinin büyük bölümünü ihracata yönlendirdikleri
bilinmekte olup Türkiye pazarının potansiyelini, dağıtım ve pazarlama
kanallarını iyi bilmeleri nedeniyle pazarın bu üreticiler için cazip koşullar
sunduğu değerlendirildiğinden, yürürlükteki önlemin kalkması halinde dampingli
ithalatın devamı veya tekrarının muhtemel olduğu düşünülmektedir.
6.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
6.1
Değerlendirme
(1) Esas soruşturma esnasında tespit edilen damping
marjları, önlem konusu ülkelerde yerleşik üretici-ihracatçı firmaların önlemin
yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir
gösterge olduğundan dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında
Endonezya'da yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için CIF ihraç fiyatının %6,2
ve %37,4'Ü arasında; Güney Kore'de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için CIF
ihraç fiyatının %11,9 ve %37,4'ü arasında damping marjı tespit edilmiştir.
(2) ABD'nin Güney Kore menşeli ürünlere yönelik
uyguladığı önlemin ve yürütmekte olduğu soruşturmaların anılan ülkede yerleşik
ihracatçıların eğilimlerini göstermek için önem arz ettiği düşünülmektedir.
(3) Yürürlükte bir dampinge karşı önlemin varlığında,
yerli üretim dalının göstergeleri incelendiğinde önlem konusu ürünün üretim
değerinde, yurtiçi satış birim fiyatlarında, ihracat miktarında, birim yurtiçi
satış ve toplam satış karlılığında, kapasite kullanım oranında ve üretim
verimliliğinde düşüşler olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan, dampinge
karşı önlemin varlığında yerli üretim dalının yurtiçi satış miktarında iyileşme
olduğu görülmektedir. Yurtiçi satışlarda meydana gelen artışın üretime çok
fazla yansımadığı, bunun nedeninin yerli üretim dalının pazar payını koruma
hedefi ve yurtdışı satışlarda yaşanan azalışı karlılıktan feragat etmek
pahasına kompanse etme çabasında olduğu değerlendirilmektedir.
(4) Güney Kore menşeli inceleme konusu ürün
ithalatının Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının iç
piyasa satış fiyatlarını kırmadığı ve baskı altında tutmadığı; Endonezya
menşeli inceleme konusu ürün ithalatının Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının,
yerli üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarını 2014 yılında % 3X oranında,
2015 yılında %X kırdığı fakat 2016 yılında kırmadığı ve 2014 yılında %1X
oranında yerli üretim dalının fiyatlarını baskı altına aldığı görülmekle
birlikte 2015 ve 2016 yıllarında baskı oluşturmadığı görülmektedir.
(5) Önleme konu ürünün Güney Kore'den yapılan ithalatı
2014-2016 yıllarında artış göstermiş ve sırasıyla 7.018 ton, 9.585 ton ve
10.552 ton olarak gerçekleşmiştir. Güney Kore menşeli ürün ithalatının toplam
ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2014 yılında % 4,5 olan payın 2016
yılında %7 seviyesine yükseldiği görülmektedir. Endonezya'dan yapılan ithalat
ise 2014-2016 yılları arasında sırasıyla 4.135 ton, 568 ton ve 37 ton olarak
gerçekleşmiş olup Endonezya menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki
payı ise 2014 yılında %2,7 iken 2016 yılında %0,02 seviyesine gerilediği
görülmektedir.
(6) İlaveten, önlem konusu üründe 2016 yılında Güney
Kore'nin 714 bin ton, Endonezya'nın 675 bin ton üretimi bulunmakta olup anılan
ülkeler dünya ihracatında ikinci ve altıncı sırada yer almaktadırlar. Yakın
döneme ilişkin projeksiyonlara bakıldığında. Güney Kore ve Endonezya'nın önlem
konusu üründeki üretim ve ihracat kapasitelerini koruyacağı ve mevcut
konumlarını devam ettireceği değerlendirilmektedir.
(7) Tüm bu hususlar ışığında, önlemlerin yürürlükten
kalkması halinde dampingli ithalatın ve yerli üretim dalının üzerinde bu
ithalattan kaynaklanan zararın devam etmesinin/yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.
6.2 Sonuç
(1) Soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri
değerlendiren Kurul'un kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile 16/5/2012 tarihli
ve 28294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/11) kapsamında uygulanmakta olan
dampinge karşı önlemin mevcut haliyle uygulanmaya devam edilmesine karar
verilmiştir.
GTİP
Madde
Menşe Ülke
Firma
Unvanı
Dampinge
Karşı Önlem (CIF %)
5503.20.00.00.00
Poliesterlerden
Güney Kore
Tüm firmalar
6,20%
Endonezya
P.T. Indorama Synthetics
Tbk
6,20%
Diğerleri
12%