Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2020-1 Sayılı Kararı; Gözetim kıymeti nedeni ile ödenen ithalat vergilerinin geri verilmesi (reddiyatı) ile ilgili aykırılıkların giderilmesi
T.C.
DANIŞTAY
VERGİ
DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas
No :2020/1
Karar
No :2020/1
19/02/2020
BÖLGE İDARE
MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
I- AYKIRILIĞIN
GİDERİLMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN :Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar
Kurulu
II- İSTEMİN ÖZETİ :Samsun Bölge İdare
Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 26/06/2018 tarih ve E:2018/368, K:2018/401
sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin
21/03/2017 tarih ve E:2017/146, K:2017/599 sayılı; 30/03/2017 tarih ve
E:2017/230, K:2017/860 sayılı; 27/03/2018 tarih ve E:2017/3727, K:2018/1416
sayılı ve Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin 29/09/2017 tarih
ve E:2017/778, K:2017/769 sayılı kararları arasındaki aykırılığın 2576 sayılı
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve
Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 4 numaralı fıkrasının (c) bendi
uyarınca giderilmesi, istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanın bu yöndeki
talebini uygun gören Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun
12/09/2018 tarih ve E:2018/12, K:2018/8 sayılı kararıyla istenilmiştir.
III- ÖN İNCELEME:
Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun
12/09/2018 tarih ve E:2018/8, K:2018/11 sayılı; E:2018/13, K:2018/10 sayılı;
E:2018/9, K:2018/12 sayılı; E:2018/14, K:2018/9 sayılı; E:2018/7, K:2018/7
sayılı; E:2018/10, K:2018/13 sayılı; E:2019/1, K:2019/3 sayılı başvurularının
aynı konuda olduğu ve aynı istem sonucunu içerdiği görüldüğünden usul ekonomisi
açısından bu başvurulara ilişkin Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun E:
2020/2 ilâ 8 sayılı dosyalarının işbu dosya (E:2020/1) ile birleştirilmesine karar
verildi.
IV- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE
MAHKEMESİ KARARLARI :
A- Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi
Dava Dairesinin E:2018/368 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu
istemin özeti: Serbest
dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen ve gözetim uygulamasına tabi olan
ancak gözetim belgesi bulunmayan eşyanın kıymetinin ilgili tebliğde belirtilen
kıymete yükseltilerek yurt dışı gider olarak beyanı sonucu fazladan ödenen
verginin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki
itirazın reddi yolundaki işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Trabzon Vergi
Mahkemesinin, 17/4/2018 tarih ve E:2018/216, K:2018/261 sayılı kararının özeti:
Yükümlüsünce ödenen vergilerin beyana dayalı olarak
ödenen vergi olması nedeniyle Gümrük Kanunu'nun
211. maddesinin
işletilmesine engel bulunmamaktadır. İdarece anılan maddedeki koşulların
gerçekleşmediği değerlendirilerek vergilerin iade edilip edilmeyeceği yolundaki
belirleme üzerine bir kanaate varılması gerekmektedir. Beyanın bağlayıcılığı
nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılamayacağı gerekçesine dayalı dava konusu
işlemde yasal isabet bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle işlemi iptal etmiştir.
Davalı idarenin istinaf başvurusunu
inceleyen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 26/06/2018
tarih ve E:2018/368, K:2018/401 sayılı kararının özeti:
İlgili mevzuat uyarınca, bir eşyanın ithalatın tümünde
değil, belirli bir CIF değerin altında ve belirli miktarların üzerinde ithal
edilmek istenmesi halinde gözetim uygulamasına tabi tutulduğu görülmektedir.
Eşyanın yüksek miktarda ve düşük kıymet ile ithalatının ciddi bir artış
trendine girmesi halinde bu eşyaların ithalatının izlenebilmesi amacıyla
gözetim belgesi alma zorunluluğunun getirilmesi söz konusudur. Bu tarz
ithalatın zaman içinde ekonominin geneli ve özellikle yerli üretici üzerinde
olumsuz bir etki yaratma ihtimaline binaen ithalatın izlenebilmesi ve bu açıdan
istatistiki bilgiler elde edilmesi amacıyla bazı eşyalar için gözetim
uygulaması kararları alınmaktadır. Bu kararlar re'sen alınabileceği gibi
üreticilerin başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucu da alınabilmektedir.
Gözetim uygulamasının amacı ithalatın gelişiminin,
ithalat şartlarının, yerli üreticiler üzerindeki etkisinin izlenmesi ve
ithalattan kaynaklanan vergi kayıplarının önlenmesi, koruma tedbirleri veya
başka bir tedbir alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi, bunun için bir
istatistiki bilgi havuzu oluşturulmasıdır.
Gözetim uygulaması ithalat nedeniyle ilave bir
vergisel yükümlülük getirme amacına yönelik veya korunma önlemi niteliğinde bir
uygulama değil, ithalatın izlenmesi amacına yönelik bir uygulamadır.
Gözetim uygulamasına tabi bir malın ithal edilmek
istenmesi halinde ithalatçı için şu alternatifler mevcuttur:
1- Eşyanın CIF kıymeti müsteşarlıkça
belirlenen tutarın altında ise gözetim belgesi alınmak suretiyle ithal
edilebilecek, aksi halde ithaline izin verilmeyecektir.
2- Eşyanın CIF kıymeti müsteşarlıkça
belirlenen tutarın üzerinde ise gözetim belgesi alınmaksızın normal prosedüre
tabi olarak ithal edilebilecektir.
İthalatçının iade talebinin kabulü gözetim belgesi
alınarak ithali mümkün olan eşyanın bu belge olmaksızın serbest dolaşıma
alınması sonucunu doğuracaktır.
İdarenin ithalatçıyı beyanını gözetim kıymetine
yükseltmeye zorlama gibi bir yetkisi bulunmayıp gözetim belgesinin olup
olmadığını aramak, bulunmaması halinde ithaline izin vermemekle yetinmesi
zorunludur. Davacının eşyanın kıymetini gözetim kıymetine yükseltmeye
zorlandığı iddiasına itibar etme olanağı bulunmamaktadır.
Gözetim belgesi alınması gerektiği halde bundan
kaçınarak eşyanın kıymetinin yükseltilmesi suretiyle ithalatın
gerçekleştirilmesi, söz konusu düzenlemelere aykırı olduğu gibi iyiniyet
kuralları ile de bağdaşmamaktadır. Buna ilaveten, uygulamada gözetim belgesi
alan yükümlüler aleyhine de eşitsiz bir durum oluşmaktadır. İdarenin yükümlüden
gözetim belgesi temin etme olanağı da hukuken ve fiilen ortadan kalkmış
olacaktır. Bunun sonucunda, ilgili düzenleyici işlem idarece geri alınmış ya da
yargı kararıyla iptal edilmiş olmamasına rağmen düzenleyici işlem ile getirilen
gözetim uygulaması fiilen askıya alınmış olmaktadır.
Davacı tarafından eşyanın gümrük kıymetinin, gözetim
belgesi alınmasını gerektirmeyecek tutarda gösterildiği, bu kıymet üzerinden
hesaplanan vergilerin ödendiği, tüm bu işlemlerin davacının özgür iradesiyle ve
bir hata sonucu olmaksızın yapıldığı, davacının beyanda bulunurken iradesini
sakatlayacak bir durumun mevcut olmadığı bu beyanını kendi rızasıyla yaptığı
anlaşıldığından beyanın ilgili açısından bağlayıcı olduğu açıktır.
Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi ile kanunen
ödenmemeleri veya tahakkuk ettirilmemeleri gereken vergilerin iade
edileceği/kaldırılacağı; kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken
gümrük vergilerinin ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda
ödenmesi veya tahakkuk ettirilmesi halinde bu vergilerin geri verilmesine veya
kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği kuralı getirilmiştir.
Bu nedenle Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde
belirtilen hata halinde anılan vergilerin iadesini düzenleyen geri verme
sebepleri olayda mevcut olmadığından davacının iade talebinin reddine dair
işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan vergilerin iadesine yönelik istem hakkında
bir hüküm kurulmamış ise de Dairece işin esasına geçilerek davanın reddine
karar verilmesi ve iptali talep edilen işlemin vergilerin iadesi talebinin
reddine ilişkin olması sebebiyle iade yönünde karar verilmesi istemini de
bizatihi karşıladığından bu husus anılan kararın kaldırılmasını gerektirir
nitelikte değildir.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu
kabul ederek vergi mahkemesi kararını kaldırmış, davanın reddine kesin olarak
karar vermiştir.
B- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi
Dava Dairesinin E:2017/146 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu
istemin özeti:
Serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilen eşyanın kıymetinin gümrük
gözetimi ile ilgili tebliğde belirtilen kıymete yükseltilerek yurt dışı gider
olarak beyan edilmesi sonucu fazladan ödendiği ileri sürülen verginin iadesi
talebinin reddine ilişkin karara vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin
iptali istemiyle dava açılmıştır.
İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin 24/11/2016
tarih ve E:2016/1298, K:2016/2472 sayılı kararının özeti:
Eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde öncelikle
satış bedelinin esas alınması satış bedelinin esas alınması için gerekli
koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer
yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Ayrıca gümrük idaresi beyanın
doğruluğunu tespit amacıyla her zaman her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek
değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunmaktadır. Gözetim belgesi ibrazı
zorunluluğuna uyulmaması hali Gümrük Kanunu hükümlerine göre gözetim kıymeti
üzerinden tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum değildir. Gözetim
tebliğinde belirtilen kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre
belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi belirtilen kıymetin esas alınması
suretiyle tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenleme de
bulunmamaktadır. Bu nedenle gözetim önlemlerinin hukuka aykırı uygulanması
suretiyle fazladan tahsil edilen verginin iadesi isteminin reddine dair işlemde
mevzuata uygunluk görülmemiştir.
Vergi Mahkemesi bu hukuksal nedenler ve gerekçeyle
dava konusu işlemi iptal etmiş; vergilendirme hatası yapılarak haksız ve hukuka
aykırı olarak davacıdan tahsil edilen vergilerin geri verme başvurusundan
itibaren 3095
sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'a göre hesaplanacak
faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmetmiştir.
Davalı idarenin
istinaf başvurusunu inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava
Dairesinin 21/03/2017 tarih ve E:2017/146, K:2017/599 sayılı kararının özeti:
İstinaf talebinde bulunulan mahkeme kararının
kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu
kesin olarak reddetmiştir.
C- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi
Dava Dairesinin E:2017/230 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu
istemin özeti:
Serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteliyatı eşyanın kıymetinin gümrük
gözetimi ile ilgili tebliğde öngörülen birim kıymete göre beyan edilmesi
üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin eşyaya ait faturada gösterilen
kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının yasal faiziyle birlikte iadesi
talebiyle Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddine
dair karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava
açılmıştır.
Bursa 2. Vergi
Mahkemesinin 23/12/2016 tarih ve E:2016/1479, K:2016/1823 sayılı kararının
özeti:
Gerçek kıymete dair idarece yapılmış bir tespit
bulunmamaktadır. Gözetim uygulamasına tabi tutulan eşyaya ilişkin tebliğde
belirtilen kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek
satış bedelini yansıtmamaktadır. Dolayısıyla ortada kanunen ödenmesi gereken
herhangi bir vergi bulunmamaktadır. Gözetim önlemlerinin hukuka aykırı
uygulanması suretiyle davacıdan fuzulen tahsilat yapıldığı hukuki ihtilafı
gerektirmeyecek kadar açıktır.
Vergi Mahkemesi bu hukuksal nedenler ve gerekçeyle
işlemi iptal etmiş; vergilerin ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal
faiziyle davacıya iadesine hükmetmiştir.
Davalı idarenin
istinaf başvurusunu inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava
Dairesinin 30/03/2017 tarih ve E:2017/230, K:2017/860 sayılı kararının özeti:
İstinaf talebinde bulunulan mahkeme kararının
kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu
kesin olarak reddetmiştir.
D- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi
Dava Dairesinin E:2017/3727 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu
istemin özeti:
Serbest dolaşıma giriş beyannamesinde gösterilmek zorunda kalınan yurt dışı
giderin, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğde öngörülen birim
kıymet üzerinden hesaplanan gözetim kıymeti ile eşyanın faturasında gösterilen
kıymet arasındaki farktan müteşekkil olduğundan bahisle kanunen alınmaması gerektiği
halde ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara
vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Tekirdağ Vergi
Mahkemesinin 27/04/2017 tarih ve E:2017/28, K:2017/249 sayılı kararının özeti:
İthal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde
öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için
gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla
diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Gözetim belgesi ibraz edememe,
Gümrük Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum
değildir. Gözetim uygulamasına tabi tutulan eşyaya ilişkin tebliğde belirtilen
kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedelini
yansıtmamaktadır. Gözetim önlemlerinin yanlış uygulandığından dava konusu
işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal
etmiş; fazladan tahsil olunan vergilerin davacıya iadesine hükmetmiştir.
Davalı idarenin
istinaf başvurusunu inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava
Dairesinin 27/03/2018 tarih ve E:2017/3727, K:2018/1416 sayılı kararının özeti:
İstinaf talebinde bulunulan mahkeme kararının
kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu
kesin olarak reddetmiştir.
E- Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi
Dava Dairesinin E:2017/778 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu
istemin özeti:
Serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşya nedeniyle
ödenen vergilerin, eşyanın faturasında yer alan kıymeti ile İthalatta Gözetim
Uygulanmasına İlişkin Tebliğ uyarınca hesaplanan kıymeti arasındaki farka
isabet eden kısmının geri verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair
karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Erzurum Vergi
Mahkemesinin 29/03/2017 tarih ve E:2016/645, K:2017/392 sayılı kararının özeti:
İthal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde
öncelikle satış bedelinin esas alınması, satış bedelinin esas alınması için
gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla
diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Gözetim belgesi ibraz edememe,
Gümrük Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum
değildir. Gözetim uygulamasına tabi tutulan eşyaya ilişkin tebliğde belirtilen
kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedelini
yansıtmamaktadır. Gözetim önlemleri yanlış uygulandığından dava konusu işlemde
hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu işlemi iptal
etmiş; fazladan tahsil olunan vergilerin davacıya iadesine hükmetmiştir.
Davalı idarenin
istinaf başvurusunu inceleyen Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava
Dairesinin 29/09/2017 tarih ve E:2017/778, K:2017/769 sayılı kararının özeti:
İstinaf talebinde bulunulan mahkeme kararı usul ve
yasaya uygun olup kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf başvurusunu
kesin olarak reddetmiştir.
V- SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULUNUN GÖRÜŞÜ:
A- Usul Yönünden:
Aykırılığın giderilmesi talebini içeren dilekçede
herhangi bir eksiklik görülmeyerek yapılan incelemede Başkanlar Kurulunca,
talepte bulunanın bu hakka sahip olduğunun anlaşılması, uyuşmazlık konularının
benzer maddi olaylardan kaynaklanması, aynı mevzuat hükümlerine tabii olması ve
farklı istinaf kararları bulunması hususları dikkate alındığında aykırılığın
giderilmesi isteminde usul yönünden bir eksiklik görülmemiştir.
B- Esas Yönünden:
Başkanlar Kurulu tarafından aykırılığın giderilmesi
isteminin kabulüne oybirliğiyle; aykırılığın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5.
Vergi Dava Dairesinin 21/03/2017 tarih ve E:2017/146, K:2017/599 sayılı;
30/03/2017 tarih ve E:2017/230, K:2017/860 sayılı; 27/03/2018 tarih ve
E:2017/3727, K:2018/1416 sayılı, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava
Dairesinin 29/09/2017 tarih ve E:2017/778, K:2017/769 sayılı kararlarında
işaret edilen hukuksal nedenler ve gerekçe doğrultusunda giderilmesine
oyçokluğuyla karar verilmiştir.
VI- İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın
giderilmesi istemiyle ilgili kararlara konu olaylarda, ithal edilen eşyaya
ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannamesinde gösterilen yurt dışı giderin,
İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğde öngörülen birim kıymet
üzerinden hesaplanan gözetim kıymeti ile eşyanın faturasında gösterilen kıymeti
arasındaki fark olduğu belirtilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin
anılan giderlere isabet eden kısmının Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca
geri verilmesi istemiyle başvuru yapılmıştır. Söz konusu başvurunun reddine
dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu tutarın
tahsil edildiği tarihten itibaren tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle
birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ HUKUK :
A- İLGİLİ MEVZUAT:
1- Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının
167. maddesi:
"Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet
piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri
alır piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi
önler.
Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere
düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine
vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları
kaldırmaya kanunla Cumhurbaşkanına yetki verilebilir."
2- 2976 Sayılı Dış
Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesi:
"Dış ticaretin, ülke ekonomisinin yararına
düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret
işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlüler dışında ek mali yükümlülükler
konulması ve kaldırılması, bu yükümlülüklere ilişkin esasların tespit edilmesi
ve oluşan fonların kullanılması bu Kanun hükümlerine göre yürütülür."
3- 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü:
"İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış
bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28
inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya
ödenecek fiyattır..."
4- 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 25. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü:
"24 üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen
gümrük kıymeti, bu maddenin 2 nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinin
sıra halinde uygulanmasıyla belirlenir. Eşyanın gümrük kıymeti bir üst bent
hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümleri
uygulanamaz..."
5- 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 26. maddesinin (1) numaralı fıkrası:
"24 ve 25 inci madde hükümlerine göre
belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymeti;
a) 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret
Genel Anlaşmasının VII nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın,
b) 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret
Genel Anlaşmasının VII nci Maddesinin,
c) Bu bölüm hükümlerinin,
Prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve
Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirlenir."
6- 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 55. maddesinin (1) numaralı fıkrası:
"Aksine hüküm bulunmadıkça; niteliğine,
miktarına, menşeine, yükleme veya varış ülkesine bakılmaksızın, bir eşya,
belirlenmiş şartlar altında her zaman gümrükçe onaylanmış işlem veya
kullanımlardan birine tabi tutulabilir."
7- 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 74. maddesinin birinci fıkrası:
"Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest
dolaşıma girişi; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali
için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken
vergilerin tahsili ile mümkündür."
8- 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin ilgili bölümü:
"Kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş
olduğu belirlenen gümrük vergileri geri verilir. Kanunen tahakkuk
ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergileri
kaldırılır."
9- Gümrük
Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin
Uygulanmasına İlişkin Anlaşma'nın 17. maddesi:
"Bu anlaşmada yer alan hiçbir hüküm, gümrük idaresinin
gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya
beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamaz veya bu
hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamaz."
10- 2004/7304 sayılı İthalatta
Gözetim Uygulaması Hakkında Karar'ın 4. maddesi:
"Bir malın ithalatında gözetim uygulanmasına
ilişkin karar, başvuru üzerine veya re'sen yapılacak bir değerlendirme
sonucunda Müsteşarlık (İthalat Genel Müdürlüğü) tarafından verilir. Yapılacak
değerlendirmede ithalatın gelişimi, ithal şartları ve ithalatın yerli
üreticiler üzerindeki etkisi dikkate alınır.
Gözetim kararı Gözetim Belgesi düzenlenmesi yoluyla
ileriye yönelik olarak veya gerçekleşen ithalatı değerlendirmek üzere geçmişe
dönük olarak uygulanabilir.
İleriye yönelik gözetime tabi bir malın ithalatında
gümrük mevzuatının gerektirdiği belgelerin yanı sıra "Gözetim
Belgesi" de aranır."
11- İthalatta
Gözetim Uygulaması Yönetmeliği'nin 4. maddesinin ilgili bölümü:
"Gözetim Belgesi, yürürlükteki mevzuatın
öngördüğü diğer koşullar saklı kalmak üzere, ithalatçının usulüne uygun
başvurusunun Genel Müdürlüğe ulaşmasından itibaren 10 (on) işgünü içinde talep
edilen tüm miktar üzerinden, ücretsiz olarak verilir.
Yapılan beyanın gerçeğe aykırı olduğunun ve
başvurularda sunulan bilgi ve belgelerde tutarsızlık bulunduğunun tespit
edilmesi halinde Gözetim Belgesi düzenlenmez..."
12- İthalatta
Gözetim Uygulaması Yönetmeliği'nin 6. maddesinin ilgili bölümü:
"Bu Yönetmelik;...
c) uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerin,…
bu mevzuata aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasını engellemez."
13- İthalatta
Gözetim Uygulamasına ilişkin mülga 2012/3 sayılı
Genelge'nin 3. maddesi:
"...gözetim belgesi olmadığı halde beyan edilen
kıymetin ilgili tebliğde belirtilen kıymete ulaşmaması durumunda, yükümlü ek
beyanı ile ithal eşyasının kıymetinin ilgili tebliğde belirtilen kıymete
ulaşmasını sağlarsa eşyanın serbest dolaşıma girişinde gözetim belgesi
aranılmayacaktır. Söz konusu ek beyan, BİLGE programında usulüne uygun olarak
"Yurt Dışı Diğer Giderler" altında yapılabilecektir. Mükellefin ek kıymet
beyanı sonucu oluşan kıymet, eşyanın nihai kıymeti olarak değerlendirilerek,
başka bir işleme gerek kalmaksızın, serbest dolaşıma giriş rejimi işlemleri
tamamlanacaktır."
14- İthalatta
Gözetim Uygulamasına ilişkin 2013/2 sayılı Tebliğ'in 6. maddesinin (2) numaralı
fıkrası:
"Gözetim belgesi, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun eşyanın gümrük kıymetine ilişkin hükümlerinin uygulanmasını
engellemez. 1. maddede belirtilen kıymetler Gümrük Kanunu'nun eşyanın gümrük
kıymetine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına esas teşkil etmez."
B- İLGİLİ KARAR:
Danıştay Yedinci
Dairesinin 17/02/2017 tarih ve E:2016/7291, K:2017/1034 sayılı kararının özeti:
"Olayda, davacı tarafından ithal edilen eşyanın
beyan edilen kıymetinin, 2009/8 sayılı İthalatta Gözetim ve Korunma
Uygulanmasına İlişkin Tebliğde öngörülen 675 Amerikan doları/ton birim CIF
kıymetin altında olması sebebiyle, gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu
getirilmiş bulunmaktadır. Tebliğde belirtilen birim kıymet, eşyanın, Gümrük
Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, gözetim
önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle ödenen verginin iadesi istemiyle
yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolunda tesis edilen
işlemde ve davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir."
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi vergi dava dairelerince kesin
olarak verilen kararlar arasındaki aykırılık, serbest dolaşıma giriş
beyannamesiyle ithal edilen gözetim uygulamasına tabi eşyanın fatura değeri ile
gözetim kıymeti arasındaki farkın "yurt dışı gider" olarak beyanı sonucu
fazladan ödendiği ileri sürülen gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan
başvurunun reddine dair karara vaki itirazın reddi yolunda tesis edilen
işlemlerin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.
Yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun
87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun
02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, tahsil olunan gümrük
vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya
fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu
yolunda aykırı içtihatlar birleştirilmiştir.
Bu bakımdan 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler
taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da iadesi istenen gümrük vergilerinin
kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin açıkça
herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir
olması koşulunun aranması gerekmektedir.
Gümrük Kanunu'nun 24, 25 ve 26. maddeleri ile GATT'ın
VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde yer alan
hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük
kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması, satış
bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit
edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca
Gümrük İdaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla her zaman, her türlü
bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu
sonucuna ulaşılmaktadır.
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri
Türk mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve
25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 03/02/1995 tarih ve
1995/6525
sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş
Anlaşması'nın ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden
Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
Ticaret Bakanlığınca yerli üreticilerin talebi üzerine
veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke
ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar doğurup doğurmadığının tespit edilmesi
amacıyla incelemeye başlanılarak inceleme sonucunda gözetim uygulaması
öngörülebilmektedir.
Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi
bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında
herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek
mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Sadece bir malın
ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda
artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi
amaçlanmakta ve bu amacın gerçekleştirilebilmesi için o malın ithalatında İthalat
Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu
getirilmektedir.
Gözetim belgesinin ibraz zorunluluğu, o malın belli
bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olup
gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin
altında ithal edilmek istenilmesi halinde sadece ''gözetim belgesi'' ibrazı
zorunluluğu getirildiğinden bu zorunluluğa uyulmaması Gümrük Kanunu hükümlerine
göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum değildir.
Öte yandan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin
Tebliğlerde belirtilen birim kıymet, eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre
belirlenmiş gerçek satış bedeli değildir.
Bu nedenle gözetim önlemlerinin hukuka aykırı
uygulanması suretiyle fazladan ödenen vergilerin Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi
kapsamında iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki
itirazın reddi yolunda tesis edilen işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeye dayanılarak
ithal edilen eşyaya ilişkin gözetim önlemleri nedeniyle fazladan ödenen
vergilerin Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında iadesi talebinin reddine
vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı yönünde
aykırılığın giderilmesine, 19/02/2020 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak
karar verildi.
X- KARŞI OY :
Mevzuat hükümleri uyarınca bir malın ithalatında,
yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup
olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla
re'sen veya üreticilerin başvurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda o eşya
için Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğünce düzenlenen bir gözetim
belgesi ibrazı zorunluluğu getirilmektedir.
Gözetim uygulaması ithalat nedeniyle ilave bir
vergisel yükümlülük getirme amacına yönelik veya korunma önlemi niteliğinde bir
uygulama değil, ithalatın izlenmesi amacına yönelik bir uygulamadır.
Bu noktada idarenin gözetim uygulamasına tabi eşyaya
ilişkin gözetim belgesini ibraz etmeyen ithalatçıyı beyanını gözetim kıymetine
yükseltmeye zorlama gibi bir yetkisi bulunmayıp gözetim belgesinin olup
olmadığını aramak, bulunmaması halinde ithaline izin vermemekle yetinmesi
zorunludur.
Gözetim belgesi alınması gerektiği halde bundan
kaçınarak eşyanın kıymetinin yükseltilmesi suretiyle ithalatın
gerçekleştirilmesi, mevzuata aykırı olduğu gibi iyiniyet kuralları ile de
bağdaşmamaktadır. Buna ilaveten, uygulamada gözetim belgesi alan yükümlüler
aleyhine de eşitsiz bir durum oluşmaktadır. İdarenin yükümlüden gözetim belgesi
temin etme olanağı da hukuken ve fiilen ortadan kalkmış olacaktır. Bunun
sonucunda, ilgili düzenleyici işlem idarece geri alınmış ya da yargı kararıyla
iptal edilmiş olmamasına rağmen düzenleyici işlem ile getirilen gözetim
uygulaması fiilen askıya alınmış olmaktadır.
Bu durumda belirli bir CIF değerin altında ve belirli
miktarların üzerinde ithal edilmek istenmesi halinde gözetim uygulaması
kapsamına tabi kılınan eşya için gözetim belgesi almak amacıyla anılan belgeyi
vermeye yetkili Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğüne davacılarca
başvuruda bulunulup bulunulmadığının, şayet başvuruda bulunulmuş ise buna
ilişkin anılan idarece tesis edilen işlemin hukuka uygun olup olmadığı
değerlendirilerek fazladan ödendiği ileri sürülen vergilerin 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca geri verilip verilemeyeceğinin saptanması
suretiyle bir sonuca ulaşılması ve aykırılığın bu doğrultuda giderilmesi
gerektiği gerekçesiyle karara katılmıyoruz.
XX- KARŞI OY :
Gözetim uygulaması, ithalat nedeniyle ilave bir
vergisel yükümlülük getirmeye yönelik veya korunma önlemi niteliğinde bir
uygulama olmayıp ithalatın gelişiminin, ithalat şartlarının, yerli üreticiler
üzerindeki etkisinin izlenmesi ve ithalattan kaynaklanan vergi kayıplarının
önlenmesi, koruma tedbirleri veya başka bir tedbir alınıp alınmayacağının
değerlendirilmesi, bunun için bir istatistiki bilgi havuzu oluşturma amaçlıdır.
Gözetim uygulamasına tabi bir malın ithal edilmek
istenmesi halinde eşyanın CIF kıymeti idarece belirlenen tutarın altında ise
gözetim belgesi alınmak suretiyle ithal edilebilecek, aksi halde ithaline izin
verilmeyecektir. İthalatçının fazladan ödendiğini ileri sürdüğü vergilere
ilişkin iade talebinin kabulü gözetim belgesi alınarak ithali mümkün olan
eşyanın bu belge olmaksızın da serbest dolaşıma girmesi sonucunu doğuracaktır.
Gözetim belgesi alınması gerektiği halde bundan
kaçınarak eşyanın kıymetinin yükseltilmesi suretiyle ithalatın
gerçekleştirilmesi, mevzuata aykırı olduğu gibi iyiniyet kuralları ile de
bağdaşmamaktadır. Buna ilaveten, uygulamada gözetim belgesi alan yükümlüler
aleyhine de eşitsiz bir durum oluşmakta öte yandan idarenin yükümlüden gözetim
belgesi temin etme olanağı da hukuken ve fiilen ortadan kalkmış olacaktır.
Bunun sonucunda, ilgili düzenleyici işlem idarece geri alınmış ya da yargı
kararıyla iptal edilmiş olmamasına rağmen düzenleyici işlem ile getirilen
gözetim uygulaması fiilen askıya alınmış olmaktadır.
Bu durumda gözetim belgesine tabi ithal edilen eşyanın
gümrük kıymetinin özgür irade ve bir hata sonucu olmaksızın gözetim belgesi
alınmasını gerektirmeyecek tutarda gösterilerek bu kıymet üzerinden hesaplanan
vergiler ödendiğinden Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde belirtilen hata halinde
anılan vergilerin iadesini düzenleyen geri verme sebepleri olayda mevcut
olmadığından iade talebinin reddine dair işlemlerde hukuka aykırılık
bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle aykırılığın bu doğrultuda
giderilmesi gerektiği gerekçesiyle karara katılmıyorum.