Bölge İdare Mahkemesi 7.Daire Dava Dairesi 2020-1737 Gümrük Müşavirlerine disiplin Cezası verilmeden önce disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tüm yönleriyle araştırılması gerektiği
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
YEDİNCİ İDARE DAVA DAİRESİ
ESAS NO: 2020/190
KARAR NO: 2020/1737
İSTİNAF TALEP EDEN (DAVALI): TİCARET BAKANLIĞI
VEKİLİ:
Yeşilköy
Mh. Atatürk Cd. N:4 Bakırköy/İSTANBUL
KARŞI TARAF (DAVACI):
VEKİLİ: AV. HÜSEYİN İREK
İSTEMİN
ÖZETİ: 2 Gümrük müşaviri olarak görev
yapan davacı tarafından, 4458 sayılı
Gümrük Kanununun geçici 6/2-b maddesi
uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 02/05/2019 tarih ve
76107777-161.99-E-00043935836 sayılı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü
işleminin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemi iptal eden
İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 13/11/2019 gün ve E:2019/1297, K:2019/2352
sayılı kararının; davalı idare tarafından, mevzuat gereği davacının mesleki
özen ve sorumluluğunda olan hususta kusurlu ve hatalı olduğu, idarenin yanıltılmasında
sorumluluğu bulunduğu, dolayısıyla Gümrük Kanunu ve ilgili diğer mevzuat uyarınca
tesis edilen işlemlerin hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülerek
kaldırılması ve istinaf yoluyla işin esası hakkında yeniden karar verilmesi
istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare
Dava Dairesi'nce, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, gümrük müşaviri olarak görev yapan davacı
tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanununun geçici 6/2-b maddesi uyarınca kınama
cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 02/05/2019 tarih ve
76107777-161.99-E-00043935836 sayılı İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü
işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, gümrük müşavirleri ve
gümrük müşavir yardımcılarının çıkarılacak bir kanunla bağlı bulundukları
gümrük başmüdürlüğü görev alanı itibariyle kamu kurumu niteliğinde meslek
kuruluşu şeklinde örgütleninceye kadar uygulanacak hükümleri gösteren Geçici 6.
maddesinin 2. fıkrasında, gümrük müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı
mesleğinin vakar ve onuruna aykırı fiil ve hareketlerde bulunanlarla,
görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak yapan ya da görevinin gerektirdiği
güveni sarsıcı hareketlerde bulunan meslek mensupları hakkında, gümrük
müşavirliği hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla, durumun niteliğine
ve ağırlık derecesine göre verilecek disiplin cezaları gösterilmiş olup, anılan
cezalar;" a) Uyarma: Meslek mensubuna mesleğinin icrasında daha dikkatli
davranması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. b) Kınama: Meslek mensubuna
görevinde ve davranışında kusurlu sayıldığının yazı ile bildirilmesidir. c)
Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma: Mesleki sıfatı saklı kalmak
şartıyla altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere mesleki faaliyetten
alıkoymadır, d) Meslekten çıkarma: Meslek mensubunun izin belgesinin geri
alınarak, bir daha bu mesleği icra etmesine izin verilmemesidir." şeklinde
tanımlanmıştır.
Anılan maddenin 4. fıkrasının 2. bendinde; disiplin
kurullarının bir derece ağır veya bir derece hafif disiplin cezasının uygulanmasına
karar verebileceği, takibat ve hüküm tesisinin, disiplin soruşturması
yapılmasına ve disiplin cezası uygulanmasına engel olmadığı, 5. fıkrasında;
meslek mensubu hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, 6.
fıkrasında; gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcılarının, görevleri
sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fillerinin
niteliğine göre Türk Ceza Kanununun devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca
cezalandırılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Bu çerçevede gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir
yardımcıları hakkında yürütülen disiplin soruşturması ve disiplin
yaptırımlarında, kamu görevlilerinin disiplin işlemlerinde uygulanan usul ve
yöntemlerin esas alınmasının gerektiği açıktır.
Disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek
yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar
pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da
konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre; disiplin
hukukunun temel ilkeleri gereğince disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu
halin tespitinden sonra belli süreler içinde ilgili gümrük müşaviri veya
yardımcısı hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin
soruşturmasının açılması, söz konusu soruşturmada gümrük müşaviri veya müşavir
yardımcısının lehine ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle
birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması, bu raporun ilgilisine tebliğ
edilerek savunma hakkını kullanmasının sağlanması ve bu yolla gümrük müşaviri
veya müşavir yardımcısının hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde
işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir ve delilleriyle birlikte şüpheye
yer vermeyecek açıklıkta ortaya konulması, nihayetinde, bu rapora istinaden,
yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından ilgiliye disiplin cezası
verilip verilmeyeceği husunda bir karar alınması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının gümrük
müşaviri olarak işlerini takip ettiği ... adına Muratbey Gümrük Müdürlüğü'nde
tescilli 2017 tarihli, 17341300IM161046- IM162800-IM164841- IM165964- IM167935-
IM168289- IM168314- IM170925- IM171674- IM171682-IM172998- IM173259- IM175890-
IM177176- IM180619 sayılı EDİ şifresiyle düzenlen İthalat beyannameleri kapsamında
ithali gerçekleştirilen eşyaların davalı idarece ressen yapılan A.TR dolaşım
belgelerinin sonradan kontrolü neticesinde ve beyana tabi malların çıkış ülkesi
olan Slovakya Gümrük İdaresi ile yapılan yazışmalarda, bahse konu A.TR dolaşım
belgelerinin Slovakya Ticaret Odası tarafından düzenlenmediğinin, mühür
izlerinin Slovakya Ticaret Odası tarafından kullanılan mühürlerle
eşleşmediğinin, mühürlere verilen metnin hatalı olduğunun, A.TR dolaşım
belgelerinin arka yüzlerinin tamamen eksik olduğunun bildirilmesi üzerine Menşe
Şahadetnamelerinin sahte olduğunun davalı idarece tespit edilmesi üzerine
davacının beyannameyi düzenleyen olarak mesleki sorumluluğu ve kusuru bulunduğu
gerekçesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun Geçici 6/2-b maddesi uyarınca
İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 02.05.2019 tarih ve
76107777-161.99- E-00043935836 sayılı işlemi ile kınama cezası verilmesi
üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare mahkemesince; "Olayda, davacının gümrük
müşaviri olarak beyannamesini verdiği, malların çıkış ülkesi olan Slovakya
Gümrük İdaresi ile yapılan yazışmalarda, bahse konu A.TR dolaşım belgelerinin
Slovakya Ticaret Odası tarafından düzenlenmediğinin, mühür izlerinin Slovakya
Ticaret Odası tarafından kullanılan mühürlerle eşleşmediğinin, mühürlere
verilen metnin hatalı olduğunun, A.TR dolaşım belgelerinin arka yüzlerinin
tamamen eksik olduğunun bildirilmesi üzerine Menşe Şahadetnamelerinin sahte
olduğunun, davalı idarenin resmi
yazışması sonucu ortaya çıkarıldığı, davacının kendisine ibraz edilen
belgelerin içeriğinin gerçek durumu yansıtmadığından haberdar olduğuna veya
kasıtlı hareket ettiğine yönelik bir tespitin yapılmadığı, ithalatçı firma
yetkililerince gümrük müşavirine tevdi edilen belgeler esas alınarak düzenlenen
beyannamenin Kanuna uygun olarak düzenlendiği dikkate alındığında, davacının
ithal edilen eşyaların ve eşyalara ait belgelerin sahteliğini, bildiği veya
bilebilecek durumda olduğunun, idarenin dahi ancak resmi yazışma ile anlaması
karşısında mümkün olmadığı sonucuna varılmakla, davacının kınama cezası ile
cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık
görülme(diği)" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş
ise de; yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri ile disiplin hukukunun genel
ilkeleri gereğince davacı hakkında disiplin soruşturması açılması ve tayin
edilecek bir muhakkik/soruşturmacı vasıtasıyla disiplin suçu işlenip
işlenmediğinin tüm yönleriyle ortaya konulması gerekirken, yalnızca disiplin
amirince savunma alınması ile yetinilerek davacının uyarma cezası ile
cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, ilk derece
Mahkemesi kararında ise sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Nitekim, benzer konudaki uyuşmazlığa ilişkin olarak
Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 13/11/2018 tarih ve E:2016/5498, K:2018/7498;
E:2016/7843, K:2018/7499 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf
başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, aşağıda dökümü gösterilen
kanun yolu aşamasına ait 76,00.-TL yargılama giderlerinin istinaf yoluna
başvuranın üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının resen ilgilisine
iadesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak 20/10/2020 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.
BAŞKAN Üye
Üye
SELÇUK GÜLEN NİHAT TOKTAŞ ELMAS BAŞAT ÇELİK
38017 38461 37858