Danıştay 7 Daire E 2016-13092 K 2020-3738 İhtirazı kayıtla beyan edilen kıymete ait vergilerin iade talebi
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No :
2016/13092
Karar No :
2020/3738
TEMYİZ
EDEN (DAVACI) : … Kağıtçılık Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. …
KARŞI
TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
…
Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN
KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih
ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA
SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı şirket
adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi
muhteviyatı eşya için tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer
vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan
fazlasının 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi
uyarınca iadesi isteminin reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddi
yolundaki işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte
iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının
Özeti: Olayda, davacı tarafından beyanda bulunulurken iradesini sakatlayacak
bir durum olmaksızın özgür iradesi ile gözetim belgesi ibrazını gerektirmeyecek
tutarda kıymet beyan edilerek beyannamenin tescilinin sağlandığı göz önüne
aldığında, geri verme istemine konu vergiler için ortada herhangi bir hatanın
bulunmadığı, 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde
iade için öngörülen koşulların gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından dava
konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar
verilmiştir.
TEMYİZ
EDENİN İDDİALARI:
Eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli olduğu, beyan edilen tutarın ihracatçıya
ödenen gerçek bedel olmadığı, gözetim uygulaması ve gümrük idaresinin iç
genelgeleriyle yüksek tutarlı beyana zorlandıkları, bu durumda serbest iradeyle
yapılmış bir beyandan ya da ihtirazi kayıt konulmadığından söz edilemeyeceği,
gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle fazladan tahsil edildiği açık
olan gümrük ve katma değer vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211.
maddesine göre geri verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI
TARAFIN SAVUNMASI :
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY
TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 23
ve devamı maddelerinde eşyanın gümrük kıymetinin nasıl belirleneceği kurala
bağlanmıştır. Olayda, davacı tarafından ithal edilen eşyanın beyan edilen
kıymetinin, İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğde
öngörülen kıymetin altında olması sebebiyle, gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu
getirilmiş ise de, sözü edilen Tebliğde belirtilen birim kıymet, eşyanın, 4458 sayılı
Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti değildir. Bu bakımdan,
gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle ödenen verginin iadesi
isteminin reddine dair karara vaki itirazın reddi yolundaki işlemde isabet
bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci
Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler
incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME
VE GEREKÇE:
Davacı adına tescilli beyanname
kapsamında, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğle belirlenen birim
kıymetle, eşyanın faturasında yazılı kıymeti arasındaki farkın yurt dışı gider
olarak beyan edilmesi suretiyle ithal edilen eşyanın, anılan Tebliğ uyarınca
beyan edilen kısmına isabet eden gümrük ve katma değer vergilerinin iadesi
istemiyle yapılan başvurunun reddine dair karara vaki itirazın zımnen reddi
yolunda tesis edilen işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi
istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ
MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211.
maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen
gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği
halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer
verilmiştir. Öte yandan, yürürlükten kaldırılan 1615
sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları
Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13, K:1966/6 sayılı kararında,
aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri
verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça
anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu
bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin
uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin
veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir
inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu
aranmalıdır.
Anılan Kanun'un 24.
maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış
bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere
göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat
olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen
gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin
sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst
bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin
uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde
hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük
Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair
Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin
ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve
Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII.
Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer
alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile
ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya
doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu
haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan hükümlerin
birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin
belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas
alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde
sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
İthalatta uygulanacak gözetim ve
korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması
uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya
Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz
parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
Gözetim uygulamasında, Dış
Ticaret Müsteşarlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli
bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde
olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye
başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir.
Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz
edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi
oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz
konusu olmamaktadır. Sadece, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar
görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının
belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amaçlanmaktadır. Bu
amacın gerçekleştirilebilmesi için, sadece o malın ithalatında, Dış Ticaret
Müsteşarlığınca düzenlenen bir ''gözetim belgesi''nin ibrazı zorunluluğu getirilir.
Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın, belli bir değerin altında
kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olmaktadır.
Gözetim uygulaması öngörülmesi
aşamasında, gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir
kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, sadece, ''gözetim belgesi''
ibrazı zorunluluğu getirildiğinden, bu zorunluluğa uyulmaması hali, Gümrük
Kanunu hükümlerine göre ek tahakkuk yapılmasını gerektirir bir durum değildir.
Olayda, davacı tarafından ithal
edilen eşyanın beyan edilen kıymetinin, İthalatta Gözetim ve Korunma
Uygulanmasına İlişkin Tebliğde öngörülen kıymetin altında olması sebebiyle,
gözetim belgesi ibrazı zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır. Tebliğde
belirtilen birim kıymet, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş
gerçek satış bedeli olmadığından, gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması
suretiyle ödenen verginin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair
karara vaki itirazın zımnen reddi yolunda tesis edilen işlemde ve davayı
reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Nitekim, aynı konuya ilişkin
olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca verilen 19/02/2020 tarih ve
E:2020/1, K:2020/1
sayılı bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesi
hakkında karar da aynı yöndedir.
Öte yandan, davacının faiz
isteminin de bozma kararı üzerine yeniden verilecek kararda ayrıca
değerlendirilmesi gerekmektedir.
KARAR
SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih
ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek
üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden
verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577
sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin
1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş
gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2020 tarihinde
oybirliğiyle karar verildi.