Danıştay 7 Daire E 2020-1718 K 2020-4691 ÖTV I listede eşyanın üretimde kullanılıp kullanılmadığının bilirkişice tespiti
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No :
2020/1718
Karar No :
2020/4691
TEMYİZ
EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü …
KARŞI TARAF (DAVACI) :
… Petrol Enerji Madencilik Doğalgaz Taşımacılık Alkol Sanayi ve Ticaret Limited
Şirketi
VEKİLİ
: Av. …
İSTEMİN
KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ...
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek
bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA
SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı
tarafından, 4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde
yer alan 34.03 tarife pozisyonundaki malların, 2012/3792
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye dahil olmayan malların
imalinde kullanılacağı yolunda taahhüt verilerek üretildiği ileri sürülerek
yapılan mahsuben iade başvurusunun mahkeme kararı doğrultusunda yerine
getirilmesinin ardından, davacı hakkında yapılan vergi incelemesinde imal
edilen ürünün liste dışı olmadığının tespit edildiğinden bahisle, 2015 yılının
Nisan ilâ Aralık dönemlerine ilişkin iade edilen özel tüketim vergileri ile
tespit edilen özel tüketim vergileri arasındaki fark esas alınarak bahsi geçen
dönemler için re'sen salınan özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri
uygulanmak suretiyle bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesi
uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının
özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı
hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacı tarafından üretilen ürünün
GTİP'inin belirlenmesi amacıyla üretim reçetesinin Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı'na gönderildiği, cevaben gönderilen raporda, yalnızca verilen
formülasyonlar dikkate alınarak ürünün 2710.19.99, 3811.21.00 ve 3403.19.80
tarife alt pozisyonlarında yer alabileceği, formülasyonların kullanım
alanlarının tespit edilmesine yardımcı olacak verileri içermediği, ürünün
laboratuvar ortamında incelenmesi halinde pozisyonu hakkında yapılacak
değerlendirmenin daha sağlıklı olacağı görüşünün bildirildiği, 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3, 30 ve 134. maddelerine göre, re'sen vergi tarh
edilirken beyan dışı bırakıldığı ileri sürülen kazanca ilişkin gerekli inceleme
ve araştırmanın yapılmasının ve matraha ilişkin verilerin varsayım ya da kanaat
yoluyla değil somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmasının gerektiği, Türk Vergi
Sisteminde, gerçek gelirin vergilendirilmesinin esas olduğu, varsayım ya da
kanaate dayalı olarak vergilendirmeye izin verilmediği, bu bakımdan, re'sen
tarhiyat yapılabilmesi için davacı şirket tarafından imal edilen ürünlerin
tarife pozisyonlarının somut bir şekilde belirlenmesinin gerektiği, Gümrük ve
Ticaret Bakanlığınca gönderilen ve imal edilen ürünlerin dahil olabileceği
pozisyonlarını belirten rapor esas alınarak, bu yönde hiç bir inceleme ve
tespit yapılmaksızın, varsayıma dayalı olarak davacı adına re'sen tarh edilen
özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezalarında
hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle salınan vergiler ve kesilen cezaların
iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının
özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı
idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını
sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin
3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
EDENİN İDDİALARI:
GTİP tespitine yetkili kurum olan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan edinilen
bilgi dahilinde tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri
sürülmektedir.
KARŞI
TARAFIN SAVUNMASI: Savunma
verilmemiştir.
DANIŞTAY
TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci
Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler
incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME
VE GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde
yer alan 34.03 tarife pozisyonundaki bir kısım madeni yağ ürünlerinin yurt içinden
satın alınarak, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye
dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere taahhüt verilerek üretilmek
suretiyle yapılan mahsuben iade başvurusunun yerine getirilmesinin ardından,
davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda; üretim reçetesi üzerinde
gümrük laboratuvarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen görüş raporuna
dayanılarak üretilmiş olan mamulün liste içinde bulunan 34.03 tarife
pozisyonunda yer aldığının tespit edildiğinden bahisle 2015 yılının Nisan ilâ
Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür
hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasını iptal
eden mahkeme kararı temyiz edilmiştir.
İLGİLİ
MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 20. maddesinin
1. fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları
davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacakları, mahkemelerin
lüzum gördükleri evrakın, belirlenen süre içerisinde gönderilmesini taraflardan
ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri; 31. maddesinde ise, bu Kanun'da
hüküm bulunmayan hususlarda; sayılan diğer işlemler yanında bilirkişi işlemleri
bakımından da Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı,
bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden
seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/01/2011 tarih ve
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı
hüküm altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde
atıfta bulunulan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu, yürürlüğe girdiği
01/10/2011 tarihi itibariyle yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Kanun'un 447.
maddesinde, mevzuatta, 1086 sayılı Kanun'a yapılan yollamaların, Hukuk
Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerinin karşılığını oluşturan maddelerine
yönelik sayılacağı; 266. maddesinde ise, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel
veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine
yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği,
hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün
olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat
hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; re'sen araştırma yetkisine
istinaden, idari yargı makamlarının, uyuşmazlık konusu olayın hukuki
nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta
hukuki çözüme ulaşmak yönlerinden tam bir yetkiye sahip oldukları gibi olayın
maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı da
kendiliklerinden yapabilecekleri, tarafların hiç değinmedikleri olayları ve
maddi unsurları araştırmaya yönelebilecekleri; iddia ve savunmalarda ortaya
konulan maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve
savunmaları ile yetinmeyerek, söz konusu hususların gerçeğe uygun olup
olmadığını bilirkişiye gidilmesi de dahil olmak üzere, maddi delil ve bulguları
toplamak ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme
ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.
Yargılama Hukukunda, bilirkişi,
davanın çözümünün gerektirdiği özel veya teknik bilgiyi hâkime sağlayan kişi
olarak tanımlanmaktadır. 6100
sayılı Kanun'un 266. maddesinde yer alan düzenleme, kanun koyucunun da bu
tanımı benimsediğini göstermektedir. Buna göre; bir davada bilirkişi
incelemesine başvurulabilmesi için, davanın çözümünün hâkimin mesleği gereği
bilmek durumunda olmadığı, özel veya teknik bir bilgiyi gerektirmesine bağlı
bulunmaktadır.
Görülmekte olan uyuşmazlığın
çözümü, 34.03 tarife pozisyonunda yer alan yağlama müstahzarlarına çeşitli
oranlarda katkı maddeleri katılması sonucu üretilen mamullerin tarife
cetvelinin yine 34.03 alt pozisyonunda yer alan diğer yağlama müstahzarlarına
ilişkin kısmında mı, yoksa 3902.90 tarife alt pozisyonunda mı sınıflandırılacağının
tespitine bağlıdır. Söz konusu tespitin, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte
bulunan 24/05/2000 tarih ve 24058 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış
olan 1 Seri no'lu Gümrük Genel Tebliği eki "Tarife Cetveli
İzahnamesi" ve 10/06/2006 tarih ve 26194 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanmış olan 1 Seri no'lu Gümrük Genel Tebliği eki "Gümrük Tarife
Açıklama Notları"nda yer alan açıklamalara göre yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, re'sen araştırma
ilkesi uyarınca, numune alma imkanı bulunmadığından imal edilen ürünlerin
üretim formülü üzerinde, üretilen ürünün kimyasal özelliklerinin tespiti
amacıyla, bu konuda uzman ve tarafsız olan üç kişiden oluşturulacak bilirkişi
heyeti marifetiyle konunun incelenmesi sonucunda düzenlenecek rapordaki
tespitlerin tarife yorum kuralları kapsamında izahname ve açıklama notları
çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi
gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen kararda isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Bölge İdare Mahkemesi
Vergi Dava Dairesince, bozma üzerine yeniden verilecek kararda dava konusu
işlemlerin özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının da ayrıca değerlendirileceği
tabiidir.
KARAR
SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ...
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek
üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492
sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin
(j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere,
yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
17/11/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.