Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E 2021-5 yapılandırma talebinden vazgeçilmesi halinde süresi içinde dava açılabileceği
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ
AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
Danıştay Vergi Dava Daireleri
Kurulundan:05.02.2022 tarih ve 31741 sayılı R.G.
Esas
No: 2021/5
Karar
No: 2021/7
I- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİNDE BULUNAN: İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu
II- İSTEMİN ÖZETİ:
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 31/10/2019 tarih ve
E:2019/2940, K:2019/3529 sayılı kararı ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2.
Vergi Dava Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/1114, K:2019/1598 sayılı kararı
arasındaki aykırılığın, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri
ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin
(4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca giderilmesi, istinaf yoluna başvurma
hakkı bulunanın bu yöndeki talebini uygun gören İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Başkanlar Kurulunun 14/06/2021 tarih ve E:2021/44, K:2021/44 sayılı kararıyla
istenmiştir.
III- AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:
A- İstanbul Bölge idare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin
E:2019/2940 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:
Dava konusu istemin özeti: Davacı
adına, 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin
(1) numaralı fıkrası uyarınca 2013 ve 2014 yılları için kesilen özel usulsüzlük
cezalarının kaldırılması İstemiyle dava açılmıştır.
İstanbul 14. Vergi Mahkemesinin 15/05/2019 tarih ve E:2018/2041,
K:2019/927 sayılı kararı:
Davacı tarafından yapılan başvuru üzerine dava konusu
özel usulsüzlük cezaları 7143 sayılı
Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "İnceleme ve tarhiyat safhasında
bulunan işlemler" başlıklı 4. maddesi
uyarınca yapılandırılmıştır. Anılan maddenin (9) numaralı fıkrasında "Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi
için madde kapsamında ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava
açılmaması şarttır." düzenlemesine yer verilmiştir. 7143 sayılı Kanun'da
yapılandırılan borçlara karşı dava açılmasına engel bir düzenlemenin
bulunmadığı dikkate alındığında, işbu davanın yapılandırma işlemini geçersiz
kıldığı ve yapılandırma işleminin davanın açılmasına engel olmayacağı sonucuna
varıldığından, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek
işin esasına geçildi.
Olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353.
maddesinde belirtilen belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının saptandığına
ilişkin hukuken geçerli bir tespit bulunmadığından, dava konusu özel usulsüzlük
cezalarında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Mahkeme, bu gerekçeyle özel usulsüzlük cezalarını
kaldırmıştır.
Davalının
istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava
Dairesinin 31/10/2019 tarih ve E:2019/2940, K:2019/3529 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen
kararın kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf
istemini reddetmiştir.
B- İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2.
Vergi Dava Dairesinin E:2019/1114 sayılı dosyasına konu yargılama
süreci:
Dava konusu
istemin özeti: Davacı adına, 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 2013
ve 2014 yılları için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle
dava açılmıştır.
İstanbul 3.
Vergi Mahkemesinin 24/01/2019 tarih ve E:2018/1760, K:2019/121 sayılı kararı:
2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin
(3) numaralı fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin idari davaya konu olacak
kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği
belirtilmiş; 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde ise 14.
maddenin (3) numaralı fıkrasının (d) bendinde yazılı hususta kanuna aykırılık
görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
7143 sayılı Kanun'un "Kesinleşmemiş veya dava safhasında
bulunan alacaklar" başlıklı 3. maddesinde, kesinleşmemiş veya dava safhasında
bulunan alacaklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiş; maddenin (10) numaralı
fıkrasında da bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren
alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun
yollarına başvurulmamasının şart olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu özel usulsüzlük cezalarının dava açılmadan
önce 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve yapılandırılan borçlarla
ilgili olarak davacının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun uzlaşma veya cezada
indirim hükümlerinden yararlanma talebinde bulunmayacağı, dava açmayacağı,
açmış olduğu davalardan vazgeçeceği taahhüdünde bulunduğu görüldüğünden ve 7143
sayılı Kanun'un belirtilen düzenlemeleri uyarınca yapılandırma başvurusunda
bulunulan borçlara ilişkin olarak dava açılmayacağından uyuşmazlığın esasını
inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Mahkeme, bu gerekçeyle davayı incelenmeksizin
reddetmiştir.
Davacının
istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava
Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/1114, K:2019/1598 sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen
kararın, usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir nedenin
bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Her ne kadar, bölge idare mahkemesi kararında temyiz
yolunun açık olduğu belirtilmiş ise de dava konusu özel usulsüzlük cezalarının
toplam tutarının anılan kararın verildiği tarih itibarıyla geçerli olan temyiz
sınırının altında olduğu görüldüğünden, bölge idare mahkemesi kararları
arasındaki aykırılığın giderilmesi isteminde bulunulabilmesinin şartlarından
biri olan isteme konu olan bölge idare mahkemesi kararlarının kesin nitelikte
olması şartının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
IV- İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLAR KURULUNUN GÖRÜŞÜ:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14.
maddesinin (3) numaralı fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin idari davaya konu
olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden
inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde
ise 14, maddenin (3) numaralı fıkrasının (d) bendinde yazılı hususta kanuna
aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme
bağlanmıştır.
7143 sayılı Kanun'un "Kesinleşmemiş veya dava
safhasında bulunan alacaklar" başlıklı 3. maddesinde, kesinleşmemiş veya dava
safhasında bulunan alacaklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiş; maddenin (10)
numaralı fıkrasında da bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına
giren alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve
kanun yollarına başvurulmamasının şart olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte
değerlendirilmesinden, mükelleflerin, 7143 sayılı Kanun kapsamında
yapılandırdıkları borçlara yönelik olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun
uzlaşma veya cezada indirim hükümlerinden yararlanma talebinde bulunmayacağı,
dava açmayacağı, açmış olduğu davalardan vazgeçeceği taahhüdünde bulunmaları nedeniyle
7143 sayılı Kanun'un 3. maddesinin (10) numaralı fıkrası uyarınca yapılandırma
başvurusunda bulunulan borçlara ilişkin olarak dava açılamayacağı ve açılan
davanın esasını inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Başkanlar Kurulu, bu gerekçeyle aykırılığın, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/1114,
K:2019/1598 sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşü ile dosya
örneği ve eklerinin UYAP ortamında Danıştaya gönderilmesine oyçokluğuyla karar
vermiştir.
V- İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın
giderilmesi istemine konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava
Dairesinin kararına ilişkin uyuşmazlıkta, davacı tarafından, özel usulsüzlük
cezalarına ilişkin ihbarnamelerin tebliğ edilmesinin ardından yapılan başvuru
üzerine özel usulsüzlük cezaları 7143 sayılı Kanun'un "İnceleme ve tarhiyat
safhasında bulunan işlemler" başlıklı 4. maddesi uyarınca yapılandırılmıştır.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava
Dairesinin kararına ilişkin uyuşmazlıkta ise davacı tarafından, özel usulsüzlük
cezalarına ilişkin ihbarnamelerin tebliğ edilmesinin ardından yapılan başvuru
üzerine özel usulsüzlük cezaları 7143 sayılı Kanun'un "Kesinleşmemiş veya dava
safhasında bulanan alacaklar" başlıklı 3. maddesi uyarınca yapılandırılmıştır.
Yapılandırma başvurusuna ilişkin dilekçelerde,
yapılandırılan borçlarla ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun uzlaşma
veya cezada indirim hükümlerinden yararlanma talebinde bulunulmayacağı, dava
açılmayacağı, açılmış olan davalardan vazgeçileceği belirtilmiştir.
Davacılar, yapılandırma talebinde bulunduktan sonra
özel usulsüzlük cezalarına karşı dava açma süresi içinde dava açmıştır. Dava
dilekçelerinde özel usulsüzlük cezalarının 7143 sayılı Kanun uyarınca
yapılandırılmasına ilişkin olarak herhangi bir hususa yer verilmemiştir.
Davacılar tarafından, yargılama sürecinin devamında verilen dilekçelerde ise
7143 sayılı Kanun'da dava açılmamasının borcun yapılandırılabilmesinin ön
koşulu olarak düzenlendiği, bu durumda, dava açmama koşulunun yerine
getirilmemesi halinde borcun yapılandırmaması gerektiği ve Kanun'da dava
açılmasını engelleyen herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı ileri sürülmüştür.
Ayrıca, davanın taraflarınca, yargılama sürecinin
herhangi bir aşamasında, 7143 sayılı Kanun uyarınca özel usulsüzlük cezalarının
yapılandırılmasından sonra idareye yazılı olarak başvurularak yapılandırma
talebinden vazgeçildiği yolunda herhangi bir iddiada bulunulmamıştır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu olan husus, 7143
sayılı Kanun'un 3 ve 4. maddeleri uyarınca yapılandırılan özel usulsüzlük
cezalarına karşı yapılandırma talebinden sonra açılan davanın esasının
incelenip incelenmeyeceğine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
1-
18/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanun'un "Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulanan alacaklar"
başlıklı 3. maddesinin (1) ve (10) numaralı fıkraları:
"(1) Bu Kanunun yayımı tarihi İtibarıyla ilk derece yargı
mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen,
resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin
tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si ile bu tutara ilişkin
faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda
belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük
vergilerinin %50'si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak
kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme
zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilir. Bu Kanunun yayımı tarihi
itibarıyla gümrük vergilerine ilişkin gümrük yükümlülüğü doğmuş ve idari itiraz
süresi geçmemiş veya idari itiraz mercilerine intikal etmiş bulunan tahakkuklar
hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır.
...
(10) Bu madde hükmünden yararlanılması için madde kapsamına giren
alacaklara karşı dava açılmaması, açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun
yollarına başvurulmaması şarttır."
2- 7143
sayılı Kanun'un "İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler" başlıklı 4.
maddesinin (1) ve (9) numaralı fıkraları:
"(1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun
yayımı tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi
incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve
vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu
işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50'si ile bu tutara
gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği
üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak
gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25'inin;
ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda
bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere
ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi
aslının %50'sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75'inin,
vergilere bu Kanunun yayımı tarihine kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi
aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki bu Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen süre içinde tebliğ edilen ihbarnameler için bu madde
hükmünden yararlanmak isteyen mükelleflerin anılan bentte belirtilen süre
içerisinde, başvuru süresi otuz günden az kalmış ise otuz gün içinde başvuruda
bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarların ilk taksitini 9 uncu
maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sürede, izleyen taksitleri
ikişer aylık dönemler halinde 6 eşit taksitte ödemeleri şartıyla maddeden
yararlanılır.
...
(9) Bu madde hükümlerinden yararlanılabilmesi için madde kapsamında
ödeme başvurusunda bulunulan alacağa ilişkin dava açılmaması şarttır."
3- 7143
sayılı Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 9. maddesinin (13) numaralı
fıkrasının (a) ve (b) bentleri:
"(13) a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda
bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan
vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun
hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru
sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca,
Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de
ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve
bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine
verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye
Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer
kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış
davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir."
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aykırılığın
giderilmesi isteminde bulunulabilmesi için gerekli olan şartların gerçekleşip
gerçekleşmediğine ilişkin olarak yapılan hukuki değerlendirme:
2576 sayılı
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve
Görevleri Hakkında Karun'un 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun'la eklenen
3/C maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendinde, bölge idare mahkemesi
başkanlar kurulunun, benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince
verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri
dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya
uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi
dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın
veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin
uygun görülmesi halinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda
karar verilmesini isteyebileceği hükmüne yer verilmiştir.
Anılan düzenlemeye göre, Danıştaydan aykırılığın
giderilmesi isteminde bulunulabilmesinin koşullarından biri, isteme konu bölge
idare mahkemesi kararlarının benzer olaylara ilişkin olmasıdır. "Benzer olaylar" ifadesinden ne anlaşılması gerektiği ile
ilgili olarak maddede bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bu düzenlemeyle üç
dereceli yargılama sisteminde içtihat makamı rolünü üstlenen Danıştayın temyizi
kabil olmayan kesin kararlara konu olaylarda uygulama birliği sağlaması
amaçlanmıştır. Aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen bu amaç dikkate
alındığında, "benzer olaylar"
ifadesinden, hem maddi olayların hem de bu maddi olaylara uygulanacak hukuk
kurallarının aynı veya benzer nitelikte olmasının anlaşılması gerekmektedir.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi kararına ilişkin uyuşmazlıkta, dava
konusu özel usulsüzlük cezaları, 7143 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesi kararına ilişkin uyuşmazlıkta ise
dava konusu özel usulsüzlük cezaları anılan Kanun'un 4. maddesi uyarınca
yapılandırılmıştır. Bölge idare mahkemesi dairelerince, yapılandırılan özel
usulsüzlük cezalarına karşı yapılandırma talebinden sonra açılan davanın
esasının incelenip incelenmeyeceğine ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun'un benzer
yönde düzenleme içeren 3. maddesinin (10) numaralı fıkrası ile 4. maddesinin
(9) numaralı fıkrası farklı yorumlanarak birbiriyle çelişen kararlar
verilmiştir. Dava konusu cezaların farklı kanun hükmüne dayanılarak yapılandırılması
dışında maddi olayların aynı şekilde gerçekleşmesi karşısında maddi olayların
benzer mahiyette olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.
Hem maddi olayların hem de maddi olaylara uygulanacak
hukuk kurallarının benzer mahiyette olması nedeniyle aykırılığın giderilmesi
istemine konu kararlara ilişkin uyuşmazlıkların "benzer olaylara" ilişkin
olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi.
Esasa
ilişkin olarak yapılan hukuki değerlendirme:
7143 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, Kanun'un yayımı
tarihi itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava
açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatlarının
yapılandırılmasına ilişkin hükümlere; 4. maddesinde ise, Kanun'un yayımı
tarihinden önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile
takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerinin tamamlanması üzerine tarh edilen vergi ve
kesilen cezaların yapılandırılmasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
7143 sayılı Kanun'un 3. maddesinde dava açılmaması,
açılmış davalardan vazgeçilmesi ve kanun yollarına başvurulmaması, 4.
maddesinde ise dava açılmaması borcun yapılandırılabilmesinin ön şartı olarak
düzenlenmiştir. Bununla birlikte yapılandırma başvurusuna ilişkin dilekçede,
yapılandırılan borçlarla ilgili olarak dava açılmayacağı, açılmış olan
davalardan vazgeçileceği taahhüdünde bulunularak borcun yapılandırılmasından
sonra yapılandırılan borca karşı dava açılması halinde, yapılandırma işleminin,
ön şartın gerçekleşmemesi nedeniyle kendiliğinden geçersiz hale geleceğine
ilişkin olarak anılan Kanun'da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Öte
yandan, yorum yapılarak yapılandırılan borca karşı dava açılmasının
yapılandırma işlemini kendiliğinden geçersiz hale getireceğinin ve açılan
davanın esasının inceleneceğinin kabul edilmesi hukuken mümkün değildir.
Ancak, anılan Kanun'da öngörülen başvuru süresi
içinde, yapılandırma talebinde bulunurken olduğu gibi idareye yazılı olarak
başvurularak yapılandırma talebinden vazgeçildiğinin bildirilmesi halinde daha
önce yapılandırılan borca karşı dava açma süresi içinde dava açılabilecektir.
VI-SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle aykırılığın,
7143 sayılı Kanun'un 3 veya 4. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezasının
yapılandırılmasından sonra, yapılandırma talebinden, anılan Kanun'da öngörülen
başvuru süresi içinde idareye yazılı olarak başvurularak vazgeçilmemesi
halinde, cezaya karşı dava açılamayacağı ve açılan davanın esasının
incelenemeyeceği yönünde giderilmesine, 03/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin
olarak karar verildi.
Esas No: 2021/5
Karar No: 2021/7
X-KARŞI OY:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri
ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin
(4) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan düzenlemeye göre, bölge idare
mahkemesi başkanlar kurulunun Danıştaydan aykırılığın giderilmesi isteminde
bulunabilmesinin koşullarından biri, isteme konu bölge idare mahkemesi
kararlarının benzer olaylara ilişkin olmasıdır.
Aykırılığın giderilmesi istemine konu İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi kararına ilişkin uyuşmazlıkta, dava
konusu özel usulsüzlük cezalarının 7143 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca,
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesi kararına ilişkin uyuşmazlıkta
ise, dava konusu özel usulsüzlük cezalarının anılan Kanun'un 4. maddesi
uyarınca yapılandırılması karşısında maddi olayların benzer nitelikte olduğunun
kabul edilmesi mümkün değildir. Ayrıca, yapılandırılan özel usulsüzlük
cezalarına karşı yapılandırma talebinden sonra açılan davanın esasının
incelenip incelenmeyeceğinin çözüme kavuşturulabilmesi, 7143 sayılı Kanun'un
farklı maddelerinde yer alan düzenlemelerin yorumlanmasına bağlı bulunmaktadır.
Maddi olayların ve maddi olaylara uygulanacak hukuk kurallarının
farklı olması nedeniyle farklı hukuki değerlendirmeye tabi tutularak
çözümlenebilecek olan ve belirli bir ilke ve esasa bağlanmasına olanak bulunmayan
bu uyuşmazlıkların, benzer olaylara ilişkin olduğu söylenemeyecektir.
Açıklanan nedenlerle, isteme konu bölge idare
mahkemesi kararları benzer olaylara ilişkin olmadığından, aykırılığın
giderilmesi isteminin reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.