Danıştay 7 Daire E 2020-1936 K 2021-2449 Sonradan gözetim ve kayıt belgesi ibraz edilmemesi durumunda Gümrük Kanunu 235`inci madde kapsamında para cezası düzenlenemeyeceği
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas
No :2020/1936
Karar
No :2021/2449
TEMYİZ EDEN
(DAVALI) :… Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ :Av. …
KARŞI TARAF
(DAVACI) : …
VEKİLİ :Av. …
İSTEMİN
KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ...
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek
bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA
SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve …,
… tarih ve … , … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri
muhteviyatı eşyanın gözetim kayıt belgesi sunulmaksızın ithal edildiğinden
bahisle 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 235.
maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki
itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi
Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, eşyanın ithalinde ibraz
edilmesi gereken kayıt belgesinin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235.
maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılan belgeler arasında yer almadığı,
Gözetim Tebliğinde getirilen düzenleme ile eşyanın ithalinin sınırlandırılmasının
veya şartlı olarak ithaline izin verilmesinin değil, ithali serbest olan eşyanın
ithalat seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına gerek olup
olmadığının belirlenmesinin amaçlandığı, anılan belgenin ibraz edilmemesi
nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya
konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf
başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare
tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını
sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.
maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar
verilmiştir.
TEMYİZ
EDENİN İDDİALARI: Gözetim kayıt belgesi hileli davranışlarla
sunulmadığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri
sürülmektedir.
KARŞI
TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemişti.
DANIŞTAY
TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan
kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik
Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra
gereği görüşüldü:
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen
bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.
maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup,
dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek
nitelikte görülmemiştir.
KARAR
SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …
tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50.
maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare
Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine
gönderilmesine, 25/05/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI
OY :
4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 4. maddesi: "gümrük idareleri ile muhatap olan kişiler bu kanun ve
kanuna dayanılarak çıkarılan tüzük. Kararname ve yönetmk ve kararnamelerde
yazılı hükümlere göre yapacağı gözetim ve kontrollere tabi olmak .........kanun
tüzük kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak gümrük idarelerinin gerek bu
kanunda gerek diğer kanun tüzük kararname ve yönetmelik hükümlerinin zorunlu
kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle sorumludurlar." 235. maddesinin 1.
fıkrasının (c) bendi: "İthali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli
kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde
uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan
edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra eşyanın
gümrüklenmiş değerinin 2 katı para cezası verilir" düzenlemelerini
haizdir.
Gözetim ve koruma
önlemlerinin mevzuattaki yeri mahkeme kararında belirtilmiştir. Tekrarla
03/02/1995 tarih 1995-6525 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile onaylanan Dünya
Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz
parçasını teşkil eden "Korunma Tedbirleri Anlaşması" ile mevzuatımızda yerini
almış uygulanması uluslararası sözleşmeye dayalı tedbir mahiyetinde
işlemlerdir. Normlar hiyerarşisi bağlamında çıkarılan ithalatta gözetim
uygulanması yönetmeliğinde gözetim uygulama karar alma süreci amacı başvuru
şekli vs. yer almakta olup, başvuru usul ve esasları ile başvuru sahiplerinden alınacak
taahhütler tebliği ile belirlenir hükmüne istinaden, olay tarihinde yetkili
idare tarafından düzenlenerek resmi gazetede yayınlanan tebliğ ile, tebliğde
belirtilen malların belirlenen birim kıymetin altında olması halinde ithalatın
"gözetim belgesine" tabi olduğu, bu düzenleme ile belirtilen malların ancak bu
belge ile ithal edileceği genel düzenleyici işlem ile tebliğ edilmiştir.
Dava konusu ithal edilen
mallar bu tebliğ kapsamında olup, yükümlü "serbest dolaşıma giriş
beyannamesi" ne eklenmesi gereken işbu belgeyi almak yerine, 4458 sayılı
Kanun'un 61-3 maddesi düzenlemesi gereği kendi iradi beyanı ile hata ve yanılma
olmaksızın verginin matrahını yurtdışı gider olarak göstermek suretiyle,
tebliğde belirtilen miktara ulaştırarak, "gözetim belgesi" almaksızın mallarını
serbest dolaşıma soktuğu anlaşılmaktadır. Gözetim uygulamasının yerli
üreticileri korumak amacıyla, idarece belirlenen eşyanın belirlenen meblağın
altında ithal edilmesi durumunda, yerli üreticileri ve dolayısıyla ülke
ekonomisinin izlenmesi amaçlanmakta, tebliğ ile belirlenen belli malların belli
fiyatların altında ithali halinde, ilerde alınacak tedbirlerin tespiti
"gözetim" ile sağlanacağından, ilgili ithalatçının bu malları
belirlenen meblağın altında ithal etmek istemesi halinde aranmakta, buna
mukabil kendi beyanı ile bu meblağ üzerinde ithal etmesi halinde düşük fiyatla
ithal sorunu ve dolayısıyla gözetim sorunu da olmayacağı tabidir. Ancak
ithalatçının hem gözetim kıymetinin altında ithalat yapmak istemesi hem de
gözetim belgesi almaması halinde gözetim ile amaçlanan durumun
gerçekleşmeyeceği de izahtan varestedir.
Dosya muhteviyatının
incelenmesinden, davacının, ithalatını gözetim kıymet değerinin üzerinde beyan
ederek, belge alma zorunluluğundan kaçındığı bilahare, iptal davası açarak fark
vergileri geri aldığı buna karşılık alması gereken, ithalat için zorunlu olan
gözetim belgesini almadığı yasanın amacının etkisiz kılındığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 4. maddesi kapsamında sorumluluğu bulunan davacının yasanın
235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen: "İthali lisansa,
şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik
belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya
belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük
vergilerinin yanı sıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katı para cezası
verilir" hükmünün gözetim belgesine tabi değilmiş gibi matrahı arttırarak
kendi beyanı ile ihlal edildiği görülmekle, davalı idarenin temyiz isteminin
kabulü ve bölge idare mahkemesi vergi dava dairesinin kararının bozulması
gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.