Danıştay 7. Daire E: 2021-4587 K 2021-5015 TIR karnesi muhteviyatı eşyanın serbest bölgeye giriş yapmadığı ve TIR karnesinin usulsüz şekilde kapatıldığının tespit edildiğinden bahisle alınan ek tahakkuk kararına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin ilave gümrük vergisine (İGV) ilişkin kısmının iptali istemi
DANIŞTAY KARARI
Danıştay
Yedinci Daire Başkanlığından:05.02.2022 tarih ve 31741 sayılı R.G.
Esas No: 2021/4587
Karar No: 2021/5015
KANUN YARARINA TEMYİZ EDEN: Danıştay Başsavcılığı
DAVACI:
Nelis Group Limited Şirketi
VEKİLİ: Av.
Şerif ACAR İMER - (16215-12488-12092) UETS
DAVALI:
Ticaret Bakanlığı adına Kapıkule Gümrük Müdürlüğü EDİRNE
VEKİLİ: Av.
İlkay ÇABUK - Aynı adreste
İSTEMİN KONUSU:
Edirne Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 28/10/2020 tarih ve E:2020/421 K;2020/736
sayılı kararının kanun yararına temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA
SÜRECİ
Dava konusu
istem: Davacı adına, 02/01/2016
tarihinde tescil edilerek İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne sevk
edilen YX79067318 sayılı TIR karnesi muhteviyatı eşyanın serbest bölgeye giriş
yapmadığı ve TIR
karnesinin usulsüz şekilde kapatıldığının
tespit edildiğinden bahisle alınan ek tahakkuk kararına vaki itirazın zımnen
reddine dair işlemin 5.014,00 TL tutarındaki ilave gümrük vergisine ilişkin
kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Kanun
yararına temyiz edilen kararın özeti:
Edirne Vergi Mahkemesi Hakimliği, davalı idarenin usule ilişkin iddialarının
yerinde görülmediği, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan
alındığı belirlenen gümrük vergilerinde zamanaşımı suresinin vergi tahakkukunun
kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl olduğu, ancak gümrük yükümlülüğünü
doğuran olayla ilgili dava açılması halinde zamanaşımı süresinin duracağı,
gümrük vergilerini doğuran olayın Türk Ceza Kanunu'na
göre ceza uygulanmasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve suçun
zamanaşımının daha uzun olması halinde Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza
zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı, gümrük vergileri ile bu vergiler üzerinden
kesilen para cezalarının noksan ödenmesi veya hiç ödenmemesi sonucunu doğuran
eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve bu suçun tabi olduğu dava ve ceza
zamanaşımı süresinin daha uzun olması hallerinde Türk Ceza Kanunu'ndaki daha
uzun olan zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün olmakla birlikte, bir eylemin
suç oluşturduğunun açılacak ceza davası sonucunda verilen kararla kesinlik
kazanabileceğinden anılan sürelerden yararlanılarak ek vergi tahakkuku yapılabilmesi
ya da para cezası kesilebilmesinin öncelikle, bu konuda açılmış bir ceza
davasının sonucuna bağlı bulunduğu, dava dosyasının incelenmesinden; YX79067318
sayılı TIR karnesi muhteviyatı eşyayı taşıyan PB0599MP/PB6224EH plakalı aracın
Kapıkule Gümrük Müdürlüğünde 02/01/2016 tarihinde işlem görerek, İstanbul Deri
Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne sevk edildiği, İstanbul Deri Serbest Bölge
Gümrük Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma neticesinde söz konusu aracın
serbest bölgeye giriş yapmadığı ve TIR karnesi muhteviyatı eşyanın alıcı firma
stok hareketlerinde yer almadığı tespit edilerek, davalı idareye bildirildiği,
söz konusu eşyaya ilişkin olarak düzenlenen ek tahakkuk kararının davacı
şirkete 11/02/2020 tarihinde tebliği üzerine yapılan itirazın süresinde cevap
verilmeyerek zımnen reddine dair Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü
işleminin 5.014,00 TL tutarındaki ilave gümrük vergisine ilişkin kısmının
iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, UYAP üzerinden yapılan incelemede,
dava konusu olaya ilişkin olarak ilgililer hakkında 11/12/2019 tarih ve
2019/58536 sayılı iddianamenin düzenlendiği ve zamanaşımı süresinin dolmasından
sonra 18/12/2019 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/505
esas sayılı dosyasında dava açıldığının görüldüğü, uyuşmazlıkta TIR karnesi
muhteviyatı eşyanın 02/01/2016 tarihinde tescil edilerek, İstanbul Deri Serbest
Bölge Gümrük Müdürlüğüne sevk edilmekle zamanaşımı hükümleri gereğince tescil
tarihinden itibaren 3 yıl içinde yükümlüsü adına tahakkuk ettirilip, tebliğ
edilmemiş olan ve bu süre içerisinde de aynı fiil sebebiyle işlemeye başlayan zamanaşımını
durduracak bir ceza davası da açılmayan ek tahakkukun zamanaşımına uğramış
olduğunun kabulüyle, dava konusu yapılan ek tahakkuk kararında ve buna ilişkin
itirazın reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline kesin
olarak karar vermiştir.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi
uyarınca, mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmekledir.
DANIŞTAY
BAŞSAVCISI ABDÜLKADİR ATALIK'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı şirket adına 02/01/2016 tarihinde tescil edilerek İstanbul Deri
Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen YX79067318 sayılı TIR karnesi
muhteviyatı eşyanın serbest bölge işlem fişi kayıt listesinde kayıtlı olmaması,
İstanbul Endüstri ve Ticaret Serbest Bölge Müdürlüğünün firma stok hareketleri
kayıtları arasında yer almaması ve eşyayı taşıyan aracın kapı giriş kaydı
olmadığının 14/11/2019 tarihli tutanak ile tespit edilmesi nedeniyle fiilen
serbest bölgede bulunmayan eşyanın TIR karnesinin usulüne uygun biçimde sonlandırılmadığı
ileri sürülerek ek olarak tahakkuk ettirilen vergilerin kaldırılması istemiyle
yapılan başvurunun zımnen reddine istemin ek gümrük vergisine ilişkin kısmına
karşı açılan davada işlemin davaya konu yapılan kısmını iptal eden Edirne Vergi
Mahkemesinin 28/10/2020 gün ve E:2020/421, K:2020/738 sayılı kararının kanun
yararına bozulması istemiyle Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren dilekçe
üzerine konu incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesinde,
niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden kararların
kanun yararına temyiz olunabileceği düzenlenmiştir.
4458 sayılı
Gümrük Kanununun 5911 sayılı Kanunla değişik 181.
maddesinin 1. fıkrasında; gümrük yükümlülüğünün ithalat vergisine tabi eşyanın
serbest dolaşıma girmesiyle doğacağı; 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, söz
konusu gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı, aynı Kanunun 197. maddesinin
2. fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya noksan
alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde tebliğ edilmeyen gümrük
vergilerine ilişkin tebligatın, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren
üç yıl içinde yapılacağı; şu kadar ki; gümrük yükümlülüğünün doğduğu olayla
ilgili olarak dava açılmasının zamanaşımını durduracağı; Yasa hükmünün 4.
fıkrasında da, gümrük vergileri alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir
fiile İlişkin olması ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza
davası açılmış olmak kaydıyla, bu alacakların Türk Ceza Kanunundaki dava ve
ceza, zamanaşımı süreleri içinde kovuşturulup tahsil edileceği kurala
bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre, doğduğu tarihten itibaren üç yıl
içerisinde tebliğ edilmeyen gümrük vergileri zamanaşımına uğrar. Ancak, gümrük
vergileri alacaklarının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması
ve bu fiil nedeniyle zamanaşımı daha uzun bulunan ceza davası açılmış olması halinde,
bu alacakların, Türk Ceza Kanunundaki dava ve zamanaşımı süreleri içerisinde
kovuşturulup tahsil edilmesi mümkündür. Bu sebepten olarak, vergiyi doğuran
olay nedeniyle ilgililer hakkında açılmış bir ceza davasının bulunup
bulunmadığı, açılmışsa davanın sonucu araştırılarak ulaşılacak sonuca göre
karar verilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Vergi Mahkemesince, ek olarak tahakkuk ettirilen
gümrük vergisinin doğmasına neden olan fillerle ilgili olarak ilgiler hakkında,
zamanaşımı süresinin dolmasından sonra, 11/12/2019 tarihinde düzenlenen
iddianame üzerine 18/12/2019 tarihinde İstanbul Anadolu Birinci Ağır Ceza
mahkemesinin "2019/505" esasına kayıtlı dosyası ile dava açıldığından, ek
tahakkukun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın kabulüne hükmedilmiş ise
de; 4458 sayılı Kanun'un 197. maddesinin 5911 sayılı Kanunla değişik 4.
fıkrasında gümrük vergileri alacaklarının ceza uygulamasını gerektiren bir
fiile ilişkin olması durumunda, verginin bu süreye tabi olduğu zamanaşımı
süresi içinde tahsil edileceği düzenlenmiş olup Kanun maddesinde, ceza
davasının açılması, herhangi bir süre ile sınırlandırılmamıştır. Dolayısıyla,
verginin tebliği için öngörülen üç yıllık süre dolduktan sonra dahi olsa fiil
nedeniyle ceza davası açılmış olması, gümrük vergisi alacağı hakkında suçun
tabi olduğu zamanaşımı süresinin uygulanmasını olanaklı kılacaktır.
Olayda, davacı şirket adına tescilli eşya nedeniyle
tahakkuk ettirilen vergiye işkin tebligat gümrük yükümlülüğünün doğduğu
tarihten üç yıllık süre geçirildikten sonra yapılmış olmakla birlikte, davacı
şirket yetkilileri hakkında ceza davası açıldığı anlaşıldığından, ek olarak
tahakkuk ettirilen ilave gümrük vergisinin kaldırılması istemiyle yapılan
başvurunun zımnen reddi yolunda kurulan işleme karşı açılan davada karar
verilebilmesi için, İstanbul Anadolu Birinci Ağır Ceza Mahkemesinin E:2019/505
sayılı dosyası ile açılan ceza davasının ek olarak tahakkuk ettirilen ilave
gümrük vergisi ile ilgisinin araştırılması ve ilgili bulunması halinde, ceza
davasının sonucunun beklenilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı
gerekçeyle verilen karar hukuka uygun düşmemiştir.
Açıklanan nedenlerle Edirne Vergi Mahkemesinin
28/10/2020 gün ve E:2020/421, K:2020/736 sayılı kararının 2577 sayılı Yasanın
51. maddesi uyarınca yürürlükteki hukuka aykırı sonucu ifade ettiğinden, kanun
yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
DANIŞTAY
TETIK HAKİM ÖMER BATUR'UN DÜŞÜNCESİ: Dava
konusu ek tahakkukun ceza uygulamasını gerektiren bir fiil olması ve ilgili
kişiler hakkında ceza davası açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, 4458 sayılı
Kanun'un 197. maddesinin 4. fıkrası hükmü uyarınca, ek tahakkuk kararına konu ilave
gümrük vergisinin, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri
içerisinde kovuşturulup tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Vergi
Mahkemesi Hakirnliğince üç yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak dava konusu
ek tahakkuk kararının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen davanın
kabulüne yönelik kararın, kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ
ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin
açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği
görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı adına 02/01/2016 tarihinde tescil edilerek İstanbul
Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen YX79067318 sayılı TIR karnesi
muhteviyatı eşyanın serbest bölge işlem fişi kayıt listesinde kayıtlı olmaması,
serbest bölge müdürlüğünün firma stok hareketleri kayıtları arasında yer
almaması ve eşyayı taşıyan aracın kapı giriş kaydının olmadığının 14/11/2019
tarihli tutanak ile tespit edilmesi nedeniyle fiilen serbest bölgede bulunmayan
eşyaya ait TIR karnesinin usulüne uygun biçimde sonlandırılmadığı tespit
edilerek yapılan ek tahakkukun kaldırılması istemine yönelik başvurunun zımnen
reddine ilişkin işlemin 5,014,00 TL tutarındaki ilave gümrük vergisine ilişkin
kısmına karşı açılan davada; istemin davaya konu yapılan kısmının iptaline dair
28/10/2020 tarih ve E:2020/421 K:2020/736 sayılı kararın, 2577 sayılı idari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 maddesi uyarınca kanun yararına bozulması
istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 5911 sayılı
Kanunla değişik 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün,
ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük
beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 197.
maddesinin 1. fıkrasında, gümrük vergilerinin tahakkukundan hemen sonra
yükümlüye tebliğ edileceği, 2. fıkrasında, yapılan denetlemeler sonucunda hiç
alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen veya 1. fıkrada belirtilen şekilde
tebliğ edilemeyen gümrük vergilerine ilişkin tebligatın gümrük yükümlülüğünün
doğduğu tarihten itibaren üç yıl içinde yapılacağı, şu kadar ki, gümrük
yükümlülüğünün doğduğu olayla ilgili olarak dava açılmasının zaman aşımını
durduracağı, 5911 sayılı Kanunla değişik 4. fıkrasında da, gümrük vergileri
alacaklarının, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve zaman
aşımı daha uzun olan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak kaydıyla, bu
alacakların Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süreleri içerisinde
kovuşturulup tahsil edileceği kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 51. maddesinde ise, idare ve vergi
mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ve
istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan
niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin,
ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı
tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü
takdirde, kararın kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının daha önce
kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme
bağlanmıştır.
HUKUKÎ
DEĞERLENDİRME:
Bu hükümlere göre, doğduğu tarihten itibaren üç yıl
içerisinde tebliğ edilemeyen gümrük vergileri zamanaşımına uğrar, Ancak, gümrük
vergileri alacaklarının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması
ve zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olması
halinde, bu alacakların, Türk Ceza Kanunu'ndaki dava ve zamanaşımı süreleri içerisinde
kovuşturulup tahsil edilmesi mümkündür. Bunun için, vergiyi doğuran olay
nedeniyle ilgiler hakkında açılmış bir ceza davasının bulunup bulunmadığının
araştırılarak ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Davada, Mahkemece, 4458 sayılı Kanun'un 197. maddesinin 4.
fıkrasından da söz edilmesine karşın, 2. fıkrası hükmünden hareketle, tahakkuk
zamanaşımı süresi içerisinde zamanaşımını durduracak ceza davası
açılmadığından, vergilerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
Oysa, maddenin 2. fıkrasından ayrı bir durumu düzenleyen 4. fıkrasının 5911
sayılı Kanunla değişik şeklinde gümrük vergileri alacaklarının ceza
uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması durumunda, tahakkukun bu
süreye tabi olduğu zamanaşımı süresi içerisinde yapılmasından bahsedilmiş olup,
suçun tabi olduğu zamanaşımının uygulanabilmesi için Kanun maddesinde, ceza
davasının açılması herhangi bir süreyle sınırlandırılmış değildir. Dolayısıyla,
vergilerin tebliği için öngörülen üç yıllık surenin geçirilmesinden sonra da
olsa bu fiili nedeniyle ceza davası açılmış olması, gümrük vergileri alacakları
hakkında suçun tabi olduğu zamanaşımı süresinin uygulanmasını olanaklı
kılacaktır.
Olayda da, davacı adına tescili TIR karnesi muhteviyatı eşya
nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin tebligat, gümrük
yükümlülüğünün doğduğu tarihten itibaren üç yıllık süre geçirildikten sonra
yapılmış olmakla birlikte; dava konusu olaya ilişkin olarak ilgililer hakkında
11/12/2019 tarih ve 2019/58538 sayılı iddianamenin düzenlendiği ve 18/12/2019
tarihinde İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/505 esas sayılı
dosyasında dava açıldığı saptanmıştır. İhtilaf konusu ilave gümrük vergisi
alacağının ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olduğu ve ceza
davasın da açıldığı tespit edildiğinden, söz konusu alacak için Türk Ceza
Kanunu'ndaki dava ve ceza zamanaşımı süresi göz önüne alınmak suretiyle karar
verilmesi gerekirken, yukarıda yer verilen gerekçe ile işlemi iptal eden
mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin
kabulüne;
2. Edirne Vergi Mahkemesi Hakimliğinin 28/10/2020 tarih ve
E:2020/421, K:2020/736 sayılı kararının, 2577 şayi İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
51. maddesi uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay
Başsavcılığına gönderilmesine ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına,
18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.