2021-1 Çin Halk Cumhuriyeti, Malezya ve Hindistan menşeli polyester düz iplik ithalatında dampinge karşı vergi uygulamasının devam edilmesine ilişkin tebliğ
İTHALATTA
HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2021/1)
Ticaret
Bakanlığından: 09.01.2021 tarih ve 31359 sayılı R.G.
698 Tasarruflu Yazılar 1 2 3
Gümrük Yönetmeliği 38.Madde ve 2016/17 Sayılı Genelge
Üretici Belgesi
ibrazına ilişkin Tebliğ 2025/1
Soruşturma
açıldığı ve sonlanana kadar önlem devam edeceği Tebliğ: 2025/45
Amaç ve kapsam
MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin amacı, 4/8/2019 tarihli ve
30852 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/23)
ile Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan Cumhuriyeti ve Malezya menşeli 5402.47
gümrük tarife pozisyonu altında yer alan "Diğerleri, poliesterlerden" ürününe
yönelik başlatılan ve T.C. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülen nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanması neticesinde alınan
kararın yürürlüğe konulmasıdır.
Dayanak
MADDE 2 - (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve
99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3 - (1) Bu Tebliğde geçen;
a) ÇHC: Çin Halk Cumhuriyeti'ni,
b) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,
c) Hindistan: Hindistan Cumhuriyeti'ni,
ç) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti
Değerlendirme Kurulunu,
d) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına
Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
e) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliği,
ifade eder.
Karar
MADDE 4 - (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, mevcut
önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin
veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu saptanmıştır. T.C. Ticaret
Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma
sonucunda ulaşılan bilgi ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu Ek'te yer
almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde
ulaşılan tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ile 16/10/2014 tarihli ve
29147 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine
İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/31)
ile yürürlüğe konulan ve 12/7/2017 tarihli ve 30122 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2017/17)
ile Hindistan ve Malezya için aynı tutarlarda, ÇHC için ise değiştirilerek
uygulanmasına devam edilen dampinge karşı önlemlerin, Yönetmeliğin 42 nci
maddesi çerçevesinde aşağıdaki tabloda gösterilen biçimde uygulanmaya devam
edilmesine karar verilmiştir.
GTP
Eşyanın
Tanımı
Menşe Ülke
Firmalar
Dampinge
Karşı Önlem
(ABD
Doları/kg)
5402.47
Diğerleri, poliesterlerden
Malezya
Recron (Malaysia) SDN, Bhd.
0,15
Diğerleri
0,17
Hindistan
Reliance Industries Limited
0,15
Alok Industries Ltd.
Wellknown Polyesters Ltd.
Diğerleri
0,17
Çin Halk Cumhuriyeti
Fujian Billion
Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd.
0,25
Jiangsu Hengli Chemical
Fibre Co,, Ltd.
Jiangsu Deli Chemical Fibre
Co,, Ltd.
Jiangsu Shenghong Science
and Technology Co., Ltd.
Jiangsu Zhonglu Technology
Development Co., Ltd.
Diğerleri
0,30
Uygulama
MADDE 5 - (1) Gümrük idareleri, bu Tebliğin 4 üncü
maddesinde GTP'si, eşya tanımı ve menşe ülkeleri belirtilen eşyanın, diğer
mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi
kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen oranda dampinge karşı kesin
önlemleri tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma
konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili açıklamalar genel içerikli olup
uygulamaya esas olan TGTC'de yer alan GTP ve bu Tebliğin 4 üncü maddesinde yer
alan tablodaki eşya tanımıdır.
(3) Önleme tabi ürünün TGTC'de yer alan
tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ
hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(4) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemler, yürürlük tarihinden
itibaren 5 yıl sonra yürürlükten kalkar.
(5) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca bu Tebliğ kapsamındaki önlemlerin sona erme
tarihinden önce bir nihai gözden geçirme soruşturması başlatıldığı takdirde
önlemler, soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam eder.
Yürürlük
MADDE 6 - (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
Yürütme
MADDE 7 - (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı
yürütür.
EK:
2021/1 SAYILI İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN
ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞE DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
1.
SORUŞTURMAYA İLİŞKİN GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1. Mevcut
önlem ve geçmişi
(1) Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC), Hindistan ve Malezya
menşeli 5402.47 GTP'si altında kayıtlı "Diğerleri, poliesterlerden" ürününe
yönelik 16/10/2014 tarihli ve 29147 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2014/31) uyarınca, önleme
tabi ülkelerin her birine yönelik olarak, işbirliğinde bulunan firmalar için
0,15 ABD Doları/Kg, diğer firmalar için 0,17 ABD Doları/Kg tutarında dampinge
karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.
(2) Yerli üretici Korteks Mensucat Sanayi ve Ticaret
A.Ş. firması (Korteks) tarafından, söz konusu dampinge karşı önlemin dampingli
ithalatın yerli üretim dalı üzerinde oluşturduğu zararın ortadan kalkması için
yeterli olmadığı iddiasıyla önlemin gözden geçirilmesi için ara gözden geçirme
soruşturması (AGGS) açılması başvurusunda bulunulmuştur. Yürütülen soruşturma
sonucunda, ÇHC için esas soruşturmada hesaplanan damping marjlarından daha
düşük seviyede uygulanan dampinge karşı önlemin dampingli ithalatın yerli
üretim dalında oluşturduğu zararın ortadan kalkması için yeterli olmadığı tespit
edilerek; 12/7/2017 tarihli ve 30122 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
İthalatta Haksız Rekabetin önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2017/17) ile;
2014/31 sayılı Tebliğ kapsamında uygulanmakta olan dampinge karşı kesin önlemin
Hindistan ve Malezya için aynı tutarlarda, ÇHC için ise 0,25 ABD Doları/Kg ve
0,30 ABD Doları/Kg olarak değiştirilerek uygulanmaya devam edilmesine karar
verilmiştir.
1.2.
Soruşturma
(1) Yönetmelik'in 35 inci maddesinin dördüncü fıkrası
hükmünce, başvuru sahibi Korteks firması, İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesi
Hakkında Mevzuatın ilgili hükümlerine uygun olarak taleplerini ileterek mevcut
önlemin sona erme tarihinden önce ÇHC, Hindistan ve Malezya menşeli 5402.47
GTP'li "Diğerleri, polyesterlerden" ürününün ithalatına yönelik olarak bir NGGS
başlatılması konusunda başvuruda bulunmuş olup söz konusu başvuru Polyteks
Tekstil Sanayi Araştırma ve Eğitim A.Ş. ve Küçükçalık Tekstil Sanayi ve Ticaret
A.Ş. firmaları tarafından da desteklenmiştir,
(2) Başvuru kapsamında sunulan bilgi ve belgeler,
İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu (Kurul) tarafından
değerlendirilmiş ve bir NGGS açılmasını haklı kılacak yeterlilikte delillerin
mevcudiyetine kanaat getirilmiş olup; ÇHC, Hindistan ve Malezya menşeli
"Diğerleri, poliesterlerden" ithalatına yönelik 4/8/2019 tarihli ve 30852
sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin önlenmesine
ilişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/23) ile başlatılan ve T.C. Ticaret Bakanlığı
(Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülen NGGS
tamamlanmıştır.
1.3. Yerli
üretim dalının temsil niteliği
(1) Başvuru aşamasında yapılan değerlendirmede,
Yönetmelik'in 13 inci maddesi uyarınca yerli üretim dalını temsil etme
niteliğine sahip olan yerli üretici Korteks firması tarafından yapılan
başvurunun, Yönetmelik'in 20 nci maddesi uyarınca yerli üretim dalı adına
yapıldığı anlaşılmıştır. Anılan firma, bu raporun ilgili bölümlerinde "yerli
üretim dalı" olarak anılacaktır.
1.4.
Soruşturma ve gözden geçirme dönemi
(1) Mevcut önlemin yürürlükten kalkması durumunda,
dampingin devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup
olmadığının tespiti için 1/1/2019-30/6/2019 arasındaki dönem soruşturma dönemi;
zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının
tespiti için 1/1/2016-30/6/2019 arasındaki dönem gözden geçirme dönemi olarak
alınmıştır.
1.5. İlgili
tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve bilgilerin değerlendirilmesi
(1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu
ürünün Bakanlık tarafından tespit edilen ÇHC, Hindistan ve Malezya'daki
üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye'de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca
mezkûr ülkelerde yerleşik diğer Üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini
teminen anılan Ülkelerin Ankara Büyükelçilikleri'ne soruşturmanın açılışına
ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine,
başvurunun gizli olmayan özetine ve soru formlarına nereden erişilebileceği
hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları
için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmıştır. Ayrıca, ilgili tarafların süre
uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır,
(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca
Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave
bilgileri temin etmiştir.
(5) İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birliği
(İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği ile İstanbul Tekstil
ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği) soruşturma açılmasını müteakiben ilgili
taraf olma talebini Bakanlığa iletmiştir.
(6) Soruşturma konusu üründe ithalat gerçekleştirdiği
tespit edilen ithalatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirimde
bulunulmuş olup söz konusu firmalardan 8 tanesinin işbirliğinde bulunduğu kabul
edilmiştir.
(7) Türkiye'ye ÇHC, Hindistan ve Malezya menşeli
soruşturma konusu ürünün ihracatını gerçekleştirdiği tespit edilen
üretici/ihracatçı firmalara soruşturma açılışına ilişkin bildirim gönderilmiş
olup; ÇHC'de yerleşik 1, Hindistan'da yerleşik 4 ve Malezya'da yerleşik I
üretici/ihracatçı firma soru formunu zamanında ve usulüne uygun olarak
yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(8) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil
edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim raporu
ÇHC, Hindistan ve Malezya'nın Ankara Büyükelçilikleri'ne, işbirliğinde bulunan
ihracatçı ve ithalatçı firmalar ile yerli üreticiler ve İstanbul Tekstil ve
Konfeksiyon İhracatçı Birliği'ne iletilmiştir.
(9) Nihai bildirim sonrasında, ilgili tarafların nihai
bildirime ilişkin görüşlerini sözlü olarak da sunmalarına imkân tanımak
amacıyla 1/10/2020 tarihinde kamu dinleme toplantısı düzenlenmiştir.
(10) Tarafların işbu soruşturma boyunca ortaya koyduğu
tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında
değerlendirilebilecek olanlara bu raporun ilgili bölümlerinde yer verilmiştir.
1.6. Yerinde
doğrulama incelemesi
(1) Yönetmelik'in 21 inci maddesi çerçevesinde yerli
üretici Korteks firması ile çevrimiçi toplantı yapılarak; müteakiben de
Bursa'da yerleşik anılan firmanın üretim ve idari tesislerinde yerinde
doğrulama soruşturması gerçekleştirilmiştir.
2.
SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1.
Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün
(1) Soruşturma konusu ürün, 5402.47 GTP'li "Diğerleri,
poliesterlerden" (polyester düz iplik) dir.
(2) Polyester düz iplikler, eriyik haldeki
polyesterlerden çekilerek devamlı lifler haline getirilmiş filamentler
topluluğudur. Polyester iplik üretiminin ilk aşaması polimer üretimidir. Bunun
için ise Saf Teraftalik Asit (PTA) ve Mono Etilen Glikol (MEG)'den sürekli
polimerizasyon ile Polietilen Tereftalat (PET) üretimi gerçekleştirilir. Bu
işlemin sonunda elde edilen ürüne "polimer" denilmektedir.
(3) Polyester düz iplik üretiminde iki yöntem
bulunmaktadır. "Cipsten üretim" usulünde polimerin kurutulup küçük granüller
halinde kesilmesinden "polyester cips" ürünü elde edilmekte olup; cipslerin
ekstrüzyon (ısıtma) işlemine tabi tutularak tekrar eritilmesi gerekmektedir.
Eriyik haldeki cipslerin düze denilen çok ince deliklerden tekrar püskürtülmesi
sonucunda ham iplik (POY) üretilmektedir. Ham ipliğin dokumada kullanılabilmesi
için ısıtıcılardan geçirilerek ısıtılıp tam çekimli düz iplik (FDY) haline
getirilmesi gerekir.
(4) "Cipsten üretim" usulü oldukça maliyetli olduğu
için son yıllarda daha ucuz ve çevreye daha az olumsuz tesir yaratan "doğrudan
üretim" usulünün kullanımı tüm dünyada yaygınlaşmaktadır. Bu yöntemde, son
polikondensasyon kazanından çıkan eriyik polimer filtre edilerek doğrudan
üretme pompalarından ısıtıcılara basılarak doğrudan düz iplik (FDY) elde
edilir.
(5) Polyester düz iplikler, giyim, dekoratif kumaş, ev
tekstili, tül gibi mamuller ve araba lastiği bezi gibi endüstriyel alanlarda
kullanılır.
(6) Soruşturma sırasında, yerli üretim dalı tarafından
üretilen ürün ile soruşturma konusu ithal ürün arasında teknik ve fiziki
özellikler ile ürünün temel kullanım alanları bakımından bir fark bulunmadığı
anlaşılmıştır. Bu nedenle, Yönetmelik'in 4 üncü maddesi çerçevesinde soruşturma
konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünün daha önceki esas
soruşturmada ve ara gözden geçirme soruşturmasında olduğu gibi benzer ürün
olarak kabul edilebileceği değerlendirilmektedir.
(7) Bazı ithalatçılar tarafından ithal ürünün dokumada
çözgü aşamasında daha rahat kullanılabildiği, yerli ve ithal ürünlerin teknik
olarak birbirine yakın özellikler göstermesine karşın yerli üründe kalite
sorunlarının ortaya çıkması, yerli ürünün teknik tekstil imalatında
kullanılamaması ve uzama ve parlaklık açısından yerli ürüne nazaran daha iyi
konumda bulunan ithal ürün ile üretilen kumaşlarda farklılık sağlanması gibi
nedenlerle ithal ürünün tercih edildiği; ayrıca, soruşturma konusu ürünün bazı
tiplerinin yerli üretici tarafından belli bir tonaj dâhilinde ve özel sipariş
talebi üzerine üretildiği iddiaları öne sürülmüştür. Yerli üretim dalının
gerekli kalite yönetim sistemi belgelerine sahip olması nedeniyle ithal ürün
kalitesinin soruşturma konusu yerli ürüne göre daha iyi olduğuna yönelik
iddialar yerinde bulunmamıştır. Bununla birlikte; yerli üretim dalı tarafından,
çok çeşitli teknik özelliklere sahip ipliklerin ev ve endüstriyel tekstil gibi
çok çeşitli alanlarda kullanıldığı, katyonik iplikler gibi bazı özel
nitelikleri haiz ürünlerin müşteri talebine göre üretildiği; ayrıca ipliğin parlaklık
ve uzama aralığının müşteri talebine göre farklılaştırılabildiği ifade
edilmiştir. Yerli üretim dalının ürünün tüm tiplerini üretme zorunluluğu
bulunmamakla birlikte; yapılan incelemelerde yerli üretim dalının hâlihazırda
geniş bir ürün gamına sahip bulunduğu kaydedilmiştir.
(8) Bazı ilgili taraflarca, yerli üretim dalının
gerekli kalite yönetim sistemi belgelerine ve geniş ürün gamına sahip
bulunmasına ilişkin söz konusu tespitlerin objektif olarak değerlendirilmediği
belirtilerek soruşturma konusu ürünün yüksek nitelikte olan türlerinin yerli
üretim dalı tarafından üretilmediği öne sürülmüştür. Ayrıca bazı ilgili
taraflarca, yerli üretim dalı tarafından üretimi yapılmayan tüm ürünlerin önlem
kapsamı dışına çıkartılması gerektiği ifade edilmiştir. Yerli üretim dalı
tarafından üretilen ürün ile ithal edilen ürünün tüm tiplerinin tamamıyla aynı
olması zorunluluğu bulunmamakta olup yerli üretim dalının soruşturma konusu
ürünün tüm tiplerini üretmesi de hukuken ve fiilen beklenmemektedir.
(9) Bazı ithalatçı firmalar daha düşük fiyatlı
olmasının yanı sıra teslim, termin, tedarik miktarı ve süresi ile satış sonrası
hizmet açısından ithal ürünün yerli ürüne göre tercih edildiğini öne
sürmüşlerdir. Yerli üretim dalı tarafından stoklarda müşterinin talep ettiği
ürünün bulunması halinde teslimatın gecikmeksizin sağlandığı, bulunmaması
halinde ise teslim ve termin gibi koşulların malın sipariş aşamasında müşteriye
bildirildiği, mutabakat sağlanması durumunda üretime başlanıldığı; satış
sonrası destek birimi tarafından da satılan tüm ürünler ile ilgili olarak
müşterilerin her türlü olası görüş, öneri, şikâyet ve taleplerin takip edilerek
sonuçlandırdığı ifade edilmiştir. Ayrıca, yerli üretim dalının üretim
tesislerinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama incelemesi esnasında da ürün
stoklarının bulunduğu görülmüştür.
(10) Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile ilgili
açıklamalar bağlayıcı nitelikte olmayıp genel içerikli ve bilgi amaçlıdır.
2.2. Ürünün
ithalinde uygulanan dampinge karşı önlemler
(1) Hâlihazırda soruşturma konusu ürüne yönelik
olarak, ÇHC'de yerleşik üretici/ihracatçı firmalar için 0,25-0,30 ABD
Doları/Kg, Hindistan ve Malezya'da yerleşik üretici/ihracatçı firmalar için
0,15-0,17 ABD Doları/Kg tutarında dampinge karşı önlemler uygulanmaktadır.
(2) Bir ithalatçı firma tarafından bükümlü polyester
düz iplik ite hükümsüz polyester düz iplikte koruma amaçlı konulan gümrük
vergilerinin aynı oranda uygulanması gerektiği iddia edilmiştir. Ancak işbu
NGGS sadece 5402.47 GTP'si altında kayıtlı "Diğerleri, poliesterlerden" ürününü
kapsamaktadır.
3. DAMPİNGİN
DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
3.1. Genel
açıklamalar
(1) Yönetmelik'in 35 inci maddesi çerçevesinde
önlemlerin yürürlükten kalkması halinde soruşturmaya konu ülkelerden dampingin
devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı
incelenmiştir. Bu kapsamda, 1.4. numaralı başlık altında belirtildiği üzere
1/1/2019-30/6/2019 dönemi soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.
3.2.
Dampingin devam etme veya yeniden meydana gelmesi ihtimali
3.2.1.
Dampingin devam etme ihtimali
(1) Yönetmelik'in 40 inci ve 41 inci maddeleri
çerçevesinde, soruşturma sırasında yeniden bir damping marjı hesaplanmamış,
esas soruşturmada hesaplanmış olan damping marjları gösterge olarak dikkate
alınmıştır.
(2) Mevcut dampinge karşı önlemlerin hukuki ve idari
alt yapısını teşkil eden esas soruşturma esnasında tespit edilen damping
marjlarının, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel
davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığı
değerlendirilmektedir.
(3) Bazı ihracatçı firmalar tarafından spesifik bazda
uygulanan önlemlerin oransal bazdaki karşılıklarına Nihat Bildirim Raporunda
yer verilmediği ifade edilerek; son yıllarda soruşturma konusu ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının düşmesi neticesinde uygulanan
dampinge karşı önlemlerin bazı firmalar için esas soruşturmadaki damping
marjlarından daha yüksek, bazı firmalar için ise daha düşük uygulanır hale
geldiği belirtilmiştir. Ayrıca bu durumun Dünya Ticaret Örgütü Anti-Damping
Anlaşması (ADA) ile ithalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuatın
temel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği iddia edilerek elde bulunan veriler
ile yeniden damping marjı hesaplanması; bu çerçevede, mevcut önlemlerin düşürülmesi
veya kaldırılması gerektiği ifade edilmiştir. Nihai gözden geçirme
soruşturmalarında otoritenin damping marjı hesaplama yükümlülüğü
bulunmadığından ADA ve mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı
değerlendirilmiştir. Ayrıca, işbu NGGS'de dampingin devam etmesi veya yeniden
meydana gelmesi ihtimali raporun 3.2.1 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 3.2.2
nci maddesinin birinci fıkrasında da ifade edildiği üzere, esas soruşturmada
tespit edilen damping marjları, soruşturma konusu ülkelerin üretim ve ihracat
kapasiteleri ile fiyatları ve diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan ya da
yürütülmekte olan damping soruşturmaları incelenerek ortaya konulmuştur.
3.2.2.
Dampingin yeniden meydana gelmesi ihtimali
(1) İhracatçı firmaların davranışlarını ve yeniden
meydana gelmesi muhtemel olan dampingi göstermesi açısından soruşturma konusu
ülkelerin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları ve diğer ülkeler
tarafından uygulanmakta olan ya da yürütülmekte olan damping soruşturmaları
önem arz etmektedir. Soruşturma konusu ülkelerin üretim ve ihracat
kabiliyetleri, Uluslararası Ticaret Merkezi (ITC) verilerinden ve PCI Wood
Mackenzie raporlarından faydalanılarak incelenmiştir. Küresel "polyester düz
iplik" ihracatı verileri dünya geneli verilerinin de ulaşılabilir olduğu
2016-2019 dönemi için incelenmiş; öte yandan, soruşturma konusu ülkelerin
ihracatları 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla da ele
alınmıştır.
3.2.2.1.
Soruşturma konusu ülkelerin üretim ve ihracat kapasiteleri ile fiyatları
(1) Önlem konusu ürünün dünya ihracat pazarının, 2016
yılında 1,1 milyar ABD Doları, 2017 yılında 1,2 milyar ABD Doları, 2018 yılında
1,4 milyar ABD Doları ve 2019 yılında 1,3 milyar ABD Doları seviyesinde
gerçekleştiği kaydedilmiştir. Dünya ihracat pazarından ülkelerin aldıkları
paylar incelendiğinde, ÇHC'nin dünya ihracat pazarından en fazla payı aldığı
görülmektedir. Bu kapsamda, ÇHC'nin önlem konusu üründe 2016 yılında 403 milyon
ABD Doları olan ihracatının 2017 yılında 432 milyon ABD Doları, 2018 yılında
532 milyon ABD Doları ve 2019 yılında 562 milyon ABD Doları olarak
gerçekleştiği tespit edilmiştir. 2016 yılında %35 olan ÇHC'nin payının, 2019
yılında %43'e yükseldiği kaydedilmiştir. 2019 yılı istatistiklerine göre,
Malezya dünya ihracatından en fazla pay alan ülkeler sıralamasında 5'inci,
Hindistan ise 7'nci sırada yer almaktadır. Türkiye ise önlem konusu üründe
2016-2019 döneminde sırasıyla gerçekleştirdiği 15 milyon ABD Doları, 17 milyon
ABD Doları, 16 milyon ABD Doları ve 13 milyon ABD Doları ihracat ile dünya
ihracat sıralamasında 12'nci sırada yer almaktadır.
(2) ITC verilerine göre, soruşturma konusu ülkelerin
önlem konusu üründe dünya ihracat pazarından aldıkları toplam pay 2016-2019
döneminde sırasıyla %44, %46, %48 ve %51 olarak gerçekleşmiştir. Buna göre,
soruşturma konusu ülkelerin 2016 yılında 503 milyon ABD Doları olan toplam
ihracatları, 2017 yılında 571 milyon ABD Doları, 2018 yılında ise 671 milyon
ABD Doları ve 2019 yılında 666 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.
İhracat miktar verilerine bakıldığında ise, soruşturma konusu ülkelerden
gerçekleşen toplam ihracat miktarı 2016 yılında 426.233 Ton iken, 2017 yılında
424.414 Ton, 2018 yılında 444.341 Ton ve 2019 yılında 501.345 Ton olarak
gerçekleşmiştir. ITC istatistiklerine göre, 2016-2019 döneminde soruşturma
konusu üç ülkeden gerçekleşen toplam ihracatın FOB birim fiyatının dünya
ortalama FOB ihraç birim fiyatının altında seyrettiği kaydedilmiştir. 2016
yılında dünya ortalama ihracat fiyatı 1.650 ABD Doları/Ton iken, bu ülkelerden
gerçekleşen toplam ihracatın ortalama FOB birim fiyatı 1.180 ABD Doları/Ton
olarak kaydedilmiştir. 2017, 2018 ve 2019 yıllarında dünya ortalama ihracat
fiyatı sırasıyla 1.787 ABD Doları/Ton, 1.960 ABD Doları/Ton ve 1.687 ABD
Doları/Ton iken; bu ülkelerden gerçekleşen toplam ihracatın ortalama FOB birim
fiyatı ise sırasıyla 1.346 ABD Doları/Ton, 1.510 ABD Doları/Ton ve 1.329 ABD
Doları/Ton olarak gerçekleşmiştir.
(3) ÇHC önlem konusu üründe dünya ihracatında 1'inci
sırada yer almaktadır. Anılan üründe ÇHC'nin dünyaya ihracatı 2016 yılında
340.750 Ton, 2017 yılında 313.350 Ton, 2018 yılında 344.262 Ton ve 2019 yılında
418.904 Ton olarak gerçekleşmiştir. ÇHC'nin ihraç birim fiyatları anılan
dönemde dalgalı seyir göstermiş olmakla beraber, 2016-2019 döneminde dünya ortalamasının
altında seyretmiştir. 2016-2019 döneminde dünya ortalama birim ihraç fiyatı
sırasıyla 1.650 ABD Doları/Ton, 1.787 ABD Doları/Ton, 1.960 ABD Doları/Ton ve
1.687 ABD Doları/Ton iken, ÇHC'nin birim ihraç fiyattan anılan dönemde 1.184
ABD Doları/Ton, 1.379 ABD Doları/Ton, 1.546 ABD Doları/Ton ve 1.342 ABD
Doları/Ton olarak kaydedilmiştir.
(4) Hindistan önlem konusu üründe dünya ihracatında
7'nci sırada yer almaktadır. Anılan üründe Hindistan'ın dünyaya ihracatı 2016
yılında 15.150 Ton, 2017 yılında 35.126 Ton, 2018 yılında 35.778 Ton ve 2019
yılında 30.454 Ton olarak gerçekleşmiştir. Hindistan'ın ihraç birim fiyatları
anılan dönemde dalgalı bir seyir izlemiş olmakla beraber, 2016-2019 döneminde
dünya ortalamasının altında seyretmiştir. 2016-2019 döneminde dünya ortalama
birim ihraç fiyatı sırasıyla 1.650 ABD Doları/Ton, 1.787 ABD Doları/Ton, 1.960
ABD Doları/Ton ve 1.687 ABD Doları/Ton iken, Hindistan'ın birim ihraç fiyatları
anılan dönemde 1.538 ABD Doları/Ton, 1.293 ABD Doları/Ton, 1.436 ABD Doları/Ton
ve 1.340 ABD Doları/Ton olarak kaydedilmiştir.
(5) Malezya önlem konusu üründe dünya ihracatında
5'inci sırada yer almaktadır. Anılan üründe Malezya'nın dünyaya ihracatı 2016
yılında 70.333 Ton, 2017 yılında 75.938 Ton, 2018 yılında 64.301 Ton ve 2019
yılında 51.987 Ton olarak gerçekleşmiştir. Malezya'nın ihraç birim Fiyatları
anılan dönemde dalgalı bir seyir izlemiş olmakla beraber, 2016-2019 döneminde
dünya ortalamasının altında seyretmiştir. 2016-2019 döneminde dünya ortalama
birim ihraç fiyatı sırasıyla 1.650 ABD Doları/Ton, 1.787 ABD Doları/Ton, 1.960
ABD Doları/Ton ve 1.687 ABD Doları/Ton iken, Malezya'nın birim ihraç Fiyatları
anılan dönemde 1.086 ABD Doları/Ton, 1.235 ABD Doları/Ton, 1.358 ABD Doları/Ton
ve 1.221 ABD Doları/Ton olarak kaydedilmiştir.
(6) Soruşturma konusu ülkelerin önlem konusu üründeki
dünya ihracatı verileri 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla da
incelenmiştir. Önlem konusu üründe ÇHC'nin dünyaya ihracatı anılan dönemler
itibarıyla sırasıyla 172.564 Ton ve 204291 Ton, Hindistan'ın dünyaya ihracatı
anılan dönemler itibarıyla sırasıyla 21.329 Ton ve 14.546 Ton ve Malezya'nın
dünyaya ihracatı anılan dönemler itibarıyla sırasıyla 35.621 Ton ve 28.897 Ton
olarak gerçekleşmiştir. 2019 (6 aylık) döneminde, 2018 (6 aylık) dönemine göre
ÇHC ve Malezya'dan gerçekleşen ihracatın ortalama birim fiyatı azalırken;
Hindistan'dan gerçekleşen ihracatın ortalama birim fiyatı artmıştır. Buna göre,
ÇHC'den 2018 (6 aylık) döneminde gerçekleşen ihracatın birim fiyatı 1.525 ABD
Doları/Ton iken, 2019 (6 aylık) döneminde 1.427 ABD Doları/Ton; Malezya'dan
2018 (6 aylık) döneminde gerçekleşen ihracatın birim fiyatı 1.345 ABD
Doları/Ton iken, 2019 (6 aylık) döneminde 1.275 ABD Doları/Ton ve Hindistan'dan
2018 (6 aylık) döneminde gerçekleşen ihracatın birim fiyatı 1.427 ABD
Doları/Ton iken, 2019 (6 aylık) döneminde 1.449 ABD Doları/Ton olarak
kaydedilmiştir.
(7) Bazı ilgili taraflarca, soruşturma konusu
ülkelerin dünya ihraç fiyatlarıyla Türkiye'ye ihraç fiyatlarının
karşılaştırılması neticesinde, süreklilik arz eden istikrarlı bir dampingli
fiyattan söz edilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmişse de; incelenen tüm
unsurların bütünsel olarak ele alındığı dikkate alındığında anılan hususun tek
başına soruşturma konusu ülkeler menşeli ürünlerin ithalatında dampingin devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespitinin geri
bırakılması sonucunu doğurmadığı değerlendirilmektedir.
(8) PCI Wood-Mackenzie'nin raporuna göre, 2020-2026
döneminde dünya filament kapasitesinin %14 oranında artması beklenmekte olup;
söz konusu kapasite artışına en önemli katkının ÇHC ve Hindistan gibi Asya
ülkeleri tarafından sağlanacağı tahmin edilmektedir. Bazı ilgili taraflarca söz
konusu ülkelerdeki kapasite artışının esasen talep ile ilgili olduğu, söz
konusu ürünlerin girdi olarak kullanıldığı ürünlerin tüketimin artmasının
öngörüldüğü belirtilmiştir. İlgili taraflarca da İfade edildiği üzere birçok
kullanım alanına sahip soruşturma konusu ürünün dinamik bir talebi
bulunmaktadır. Bu kapsamda, ithalatçı firmaların dampingli ithalatı tercih
etmelerindeki önemli faktörler arasında firmalara rekabet avantajı sağlayan
düşük fiyat unsurunun da bulunduğu dikkate alındığında önlem konusu ürün
talebinin şekillenmesinde satış fiyatının önemli bir etken olduğu değerlendirilmektedir.
Bahse konu faktörlerin bir bütünlük içerisinde ele alınması neticesinde; bu
raporun 3.2.2 nci maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği üzere,
ihracatçı firmaların davranışlarını ve yeniden meydana gelmesi muhtemel olan
dampingi göstermesi açısından soruşturma konusu ülkelerin ihracat kapasiteleri
önem arz etmekledir.
(9) Bazı ihracatçı firmalar soruşturma konusu ürün
kapsamındaki uluslararası ticaret istatistiklerinin Türkiye pazarının stratejik
öneme sahip bir pazar olmadığını gösterdiğini iddia etmişlerdir. Bu kapsamda
ITC verileri incelenmiş olup; soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) döneminde
Türkiye'nin, önlem konusu üründe ÇHC'nin dünyaya ihracatında 5'inci sırada,
Hindistan'ın dünyaya ihracatında 2'nci sırada ve Malezya'nın dünyaya
ihracatında ise 1 'inci sırada yer aldığı kaydedilmiştir. Gözden geçirme
dönemine ilişkin istatistiklerin incelenmesinden de, soruşturma konusu
ülkelerin önlem konusu üründeki ihracatlarında Türkiye'nin ilk sıralarda yer
aldığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu iddiaların geçersiz
kılındığı değerlendirilmiştir.
3.2.2.2.
Diğer ülkeler tarafından uygulanmakta olan damping önlemleri
(1) Soruşturma konusu ülkelere diğer ülkeler
tarafından uygulanan damping önlemleri ihracatçı firmaların davranışlarını ve
yapılabilmesi muhtemel olan dampingi göstermesi açısından önem taşımaktadır.
(2) Bu çerçevede, Endonezya ve Pakistan tarafından ÇHC
menşeli; Pakistan tarafından Malezya menşeli polyester düz iplik ithalatına
karşı damping önlemi uygulanmaktadır.[1]
3.3 Sonuç
(1) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün olarak
değerlendirilmesi neticesinde, meri önlemlerin yürürlükten kalkması halinde
soruşturma konusu ülkeler menşeli ürünlerin ithalatında dampingin devam
etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu
değerlendirilmektedir.
4. ZARARIN
DEVAMI VEYA YENİDEN MEYDANA GELMESİ İHTİMALİ
4.1. Genel
açıklamalar
(1) Yönetmelik'in 35 inci maddesi çerçevesinde, gözden
geçirme döneminde yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri ve önlemin
yürürlükten kalkması halinde zararın devam etmesinin veya tekrar etmesinin
muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Bu çerçevede, ithalatın mutlak ve nispi
olarak gelişimi, ithalat fiyatlarının gelişimi ile yerli üretim dalının
ekonomik göstergeleri değerlendirilmiştir.
(2) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı ve
soruşturma konusu ülkelerden yapılan ithalatının incelenmesinde en güncel
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır.
4.2. Ürünün
genel ithalatının mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Önleme tabi ürüne ilişkin genel ithalat
istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2016 yılında 88.133 Ton olan ithalat
miktarının 2017 yılında 102.283 Ton seviyesine yükseldiği, 2018 yılında ise
95.756 Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir, önleme tabi ürünün 2018 (6 aylık)-2019
(6 aylık) dönemine ilişkin genel ithalat istatistiklerine bakıldığında, 2018 (6
aylık) döneminde 54.583 Ton olan ithalat miktarının 2019 (6 aylık) döneminde
45.692 Ton olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
(2) Önleme tabi ürün ithalatı değer olarak
incelendiğinde ise 2016 yılında 123 milyon ABD Doları, 2017 yılında 154 milyon
ABD Doları ve 2018 yılında 167 milyon ABD Doları olarak gerçekleştiği
görülmektedir, önleme tabi ürünün 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemine
ilişkin genel ithalat istatistiklerine bakıldığında, ürünün ithalatının 2018 (6
aylık) döneminde 94 milyon ABD Doları ve 2019 (6 aylık) döneminde 77 milyon ABD
Doları seviyesinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
(3) Yukarıdaki veriler çerçevesinde ürün ithalatının
ortalama birim fiyattan hesaplanmıştır. Buna güre genel ithalatın ortalama
birim fiyatları 2016-2018 dönemi itibarıyla artış trendi göstermiş ve sırasıyla
1.391 ABD Doları/Ton, 1.512 ABD Doları/Ton ve 1.745 ABD Doları/Ton olarak
gerçekleşmiştir. İthalatın ortalama birim fiyatlarının 2018 (6 aylık)-2019 (6
aylık) dönemi itibarıyla düşüş eğiliminde bulunduğu görülmüş ve ürünün genel
ithalatının ortalama birim Fiyatları anılan dönemler itibarıyla sırasıyla 1.726
ABD Doları/Ton ve 1.698 ABD Doları/Ton olarak gerçekleşmiştir.
4.3. Soruşturma
konusu ülkelerden ithalatla mutlak gelişimi ve Fiyatları
(1) Önleme tabi ürünün ÇHC'den yapılan ithalatı 2016
yılında 31.718 Ton (38 milyon ABD Doları), 2017 yılında 23.257 Ton (33 milyon
ABD Doları) ve 2018 yılında 12.256 Ton (21 milyon ABD Doları) olarak
gerçekleşmiştir, önleme tabi ürünün 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) döneminde
ÇHC'den yapılan ithalatı incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde 6.128 Ton
(10 milyon ABD Doları) olan ithalatın 2019 (6 aylık) döneminde ise 9.426 Ton
(14 milyon ABD Doları) olarak gerçekleştiği görülmüştür. ÇHC menşeli ürün
ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2016 yılında %36
olan payın, 2017 yılında %23'e ve 2018 yılında %13'e düştüğü görülmektedir.
Anılan ülke menşeli ürün ithalatının 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemi
itibarıyla toplam ithalat içindeki payı İncelendiğinde ise 2018 (6 aylık)
döneminde %11 olan payın, 2019 (6 aylık) döneminde %21'e yükseldiği
görülmektedir. ÇHC menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2016 ve 2017 yılları
ile 2019 (6 aylık) dönemlerinde genel ithalatın birim fiyatlarının altında
seyrettiği görülmektedir.
(2) Hindistan'dan yapılan önleme tabi ürünün ithalatı
2016 yılında 3.216 Ton (3 milyon ABD Doları), 2017 yılında 11.885 Ton (14
milyon ABD Doları) ve 2018 yılında 13.251 Ton (19 milyon ABD Doları) olarak
gerçekleşmiştir. Önleme tabi ürünün 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) döneminde
Hindistan'dan yapılan ithalatı incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde
8.118 Ton (12 milyon ABD Doları) olan ithalatın 2019 (6 aylık) döneminde 3.707
Ton (5 milyon ABD Doları) olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Hindistan
menşeli ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2016
yılında %4 olan payın, 2017 yılında %12'ye ve 2018 yılında %14'e yükseldiği
görülmektedir. Anılan ülke menşeli ürün ithalatının 2018 (6 aylık)-2019 (6
aylık) döneminde toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2018 (6 aylık)
döneminde %15 olan payın, 2019 (6 aylık) döneminde %8'e düştüğü görülmektedir.
Hindistan menşeli ithalatın birim Fiyatlarının 2016-2018 yılları ile 2018 (6
aylık)-2O19 (6 aylık) dönemlerinde genel ithalatın birim fiyatlarının altında
seyrettiği görülmektedir.
(3) Malezya'dan yapılan önleme tabi ürünün ithalatı
2016 yılında 13.315 Ton (14 milyon ABD Doları). 2017 yılında 15.921 Ton (19
milyon ABD Doları) ve 2018 yılında 17.611 Ton (25 milyon ABD Doları) olarak
gerçekleşmiştir, önleme tabi ürünün 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) döneminde
Malezya'dan yapılan ithalatı incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde
10.018 Ton (14 milyon ABD Doları) olan ithalatın 2019 (6 aylık) döneminde 8.821
Ton (12 milyon ABD Doları) olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Malezya menşeli
ürün ithalatının toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2016 yılında
%15 olan payın, 2017 yılında %16'ya ve 2018 yılında %18'e yükseldiği
görülmektedir. Anılan ülke menşeli ürün ithalatının 2018 (6 aylık)-2019 (6
aylık) döneminde toplam ithalat içindeki payı incelendiğinde ise 2018 (6 aylık)
döneminde %18 olan payın, 2019 (6 aylık) döneminde %19'a yükseldiği
görülmektedir. Malezya menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2016-2018 yılları
ile 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemlerinde genel ithalatın birim
fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir.
(4) 2016-2018 döneminde soruşturma konusu ülkelerden
gerçekleşen toplam ithalat rakamları incelendiğinde 2016 yılında 48.249 Ton (56
milyon ABD Doları), 2017 yılında 51.063 Ton (67 milyon ABD Doları) ve 2018
yılında 43.117 Ton (66 milyon ABD Doları) olarak gerçekleştiği
kaydedilmektedir. Soruşturma konusu ülkelerden 2018 (6 aylık)- 2019 (6 aylık)
dönemde gerçekleşen toplam ithalat rakamları incelendiğinde ise, 2018 (6 aylık)
döneminde 24.264 Ton (37 milyon ABD Doları) olan ithalatın 2019 (6 aylık)
döneminde ise 21.954 Ton (32 milyon ABD Doları) olarak gerçekleştiği tespit
edilmiştir.
(5) Bazı ihracatçı firmalar 2016-2018 döneminde
ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatın azalırken birim fiyatların arttığını ifade
etmişlerdir. Ayrıca, 2018 (6 aylık)- 2019 (6 aylık) dönemlerini
karşılaştırmanın hatalı olduğunu iddia ederken bir diğer taraftan anılan
dönemler itibarıyla genel ithalatın azaldığını belirtmişlerdir. Ancak,
yürütülen soruşturma bir NGGS olduğundan soruşturma konusu ülkelerden birinde
görülen ithalattaki azalmanın, zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi
ihtimali incelemelerinde dikkate alınan unsurlardan yalnızca bir tanesi olduğu
değerlendirilmiştir. Öte taraftan, soruşturmanın açıldığı tarih itibarıyla en
yakın döneme ilişkin verilerin tam yılı kapsamaması nedeniyle son döneme ait
veriler, en az 3 tam yıl ile beraber incelemeye alınmış; en son güncel
bilgilerin temini açısından soruşturma açılışına ilişkin en yakın dönem
soruşturma dönemi olarak belirlenmiştir. Bu çerçevede, ADA'nın 3'üncü maddesi
çerçevesinde nesnelliği ve bütünselliği temin etmek amacıyla 2016-2018
yıllarına ilaveten soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) verileri, bir önceki
yılın aynı dönemiyle karşılaştırılmıştır. İlaveten, 2016-2018 döneminde ÇHC'den
gerçekleştirilen ithalat azalmış olsa dahi 2016 ve 2017 yıllarında ÇHC'den
gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının, genel ithalatın birim
fiyatlarının altında gerçekleştiği tespit edilmiştir. 2018 (6 aylık)- 2019 (6
aylık) dönemi itibarıyla ÇHC'den gerçekleştirilen ithalat ise artarken anılan
ülke birim fiyatı 2019 (6 aylık) döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre
azalmış olup soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) döneminde ÇHC menşeli
ithalatın birim fiyatının, genel ithalatın birim fiyatının altında
gerçekleştiği kaydedilmiştir.
4.4. Diğer
ülkelerden ithalatın mutlak gelişimi ve fiyatları
(1) Önleme konu ürüne ilişkin diğer ülkelerden
gerçekleşen 2016-2018 dönemi ithalat istatistiklerine bakıldığında, 2016
yılında 39.884 Ton (66 milyon ABD Doları), 2017 yılında 51.220 Ton (87 milyon
ABD Doları) ve 2018 yılında 52.639 Ton (100 milyon ABD Doları) olarak
gerçekleştiği görülmüştür. Üçüncü ülkelerden gerçekleşen 2018 (6 aylık)-2019 (6
aylık) dönemi ithalat istatistiklerine bakıldığında, ürünün 2018 (6 aylık)
döneminde 30.319 Ton (57 milyon ABD Doları) olan ithalatının 2019 (6 aylık)
döneminde 23.738 Ton (45 milyon ABD Doları) olarak gerçekleştiği
kaydedilmiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payı,
2016-2018 döneminde sırasıyla %45, %50 ve %55; 2018 (6 aylık)- 2019 (6 aylık)
döneminde ise sırasıyla %56 ve %52 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Soruşturmaya konu olmayan üçüncü ülkelerden
gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde, ithal birim
fiyatının 2016-2018 yılları için sırasıyla 1.660 ABD Doları/Ton, 1.703 ABD
Doları/Ton ve 1.908 ABD Doları/Ton; 2018 (6 aylık)- 2019 (6 aylık) döneminde
ise sırasıyla 1.883 ABD Doları/Ton ve 1.915 ABD Doları/Ton seviyesinde oluştuğu
gözlenmiştir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2016-2018
yılları ve 2018 (6 aylık)- 2019 (6 aylık) dönemi itibarıyla genel ithalatın
birim fiyatlarının üzerinde seyrettiği kaydedilmiştir.
4.5.
İthalatın nispi gelişimi
(1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak
gelişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer mal
tüketimi içerisindeki payı 2016-2018 yılları ve 2018 (6 aylık) - 2019 (6 aylık)
dönemleri itibarıyla incelenmiştir. Türkiye toplam benzer mal tüketiminin
hesaplanmasında, yerli üretim dalının ve diğer yerli üreticilerin yurt içi
satışları genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi
satışlarının ve soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın toplam
tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2016
yılı=100 ve 2018 (6 aylık)=100 olacak şekilde endekslenmiştir.
(2) Bu çerçevede söz konusu ürünün yurtiçi tüketimi
2016-2018 yılları itibarıyla dalgalı bir seyir göstererek 2016 yılında 100
birim iken, 2017 yılında 123 birim ve 2018 yılında ise 117 birim olarak
gerçekleşmiştir. Önlem konusu ürünün yurtiçi tüketimi 2018 (6 aylık)-2019 (6
aylık) dönemleri itibarıyla incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde 100
birim olan tüketim endeksinin, 2019 (6 aylık) döneminde 84 olarak gerçekleştiği
kaydedilmiştir.
(3) ÇHC menşeli ithalatın pazar payı 2016-2018 yılları
itibarıyla azalan bir seyir izlemiştir. 2016 yılında 100 birim olan pazar payı
endeksi, 2017 yılında 60 birime ve 2018 yılında 33 birime gerilemiştir. 2018 (6
aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık)
döneminde 100 birim olan ÇHC menşeli ithalatın pazar payının, 2019 (6 aylık)
döneminde 182 olarak gerçekleştiği görülmüştür.
(4) Hindistan menşeli ithalatın pazar payı 2016-2018 yılları
itibarıyla sürekli artış göstermiştir. 2016 yılında 100 birim olan pazar payı
endeksi, 2017 yılında 301'e ve 2018 yılında 353'e yükselmiştir. 2018 (6
aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık)
döneminde 100 birim olan Hindistan menşeli ithalatın pazar payının, 2019 (6
aylık) döneminde 54 olarak gerçekleştiği görülmüştür.
(5) Malezya menşeli ithalatın pazar payı ise 2016-2018
yılları itibarıyla dalgalı bir seyir göstermiştir. 2016 yılında 100 birim olan
pazar payı endeksi, 2017 yılında 97'ye gerilemiş ve 2018 yılında 113 olarak
gerçekleşmiştir. 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla
incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde 100 birim olan Malezya menşeli
ithalatın pazar payının, 2019 (6 aylık) döneminde 104 olarak gerçekleştiği
tespit edilmiştir.
(6) Diğer ülkeler menşeli ithalatın pazar payı
2016-2018 yılları itibarıyla artış göstermiştir. 2016 yılında 100 birim olan
pazar payı endeksi, 2017 yılında 105'e ve 2018 yılında 113'e yükselmiştir. 2018
(6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla incelendiğinde ise; 2018 (6
aylık) döneminde 100 birim olan diğer ülkeler menşeli ithalatın pazar payının,
2019 (6 aylık) döneminde 93 olarak gerçekleştiği görülmüştür.
(7) Bununla birlikte, 2016-2018 yılları itibarıyla
incelendiğinde; yerli üretim dalının pazar payı endeksinin 2016 yılı 100 birim
olarak kabul edildiğinde, 2017 ve 2018 yıllarında sırasıyla 121 ve 136 olarak
gerçekleştiği kaydedilmiştir. Yerli üretim dalının pazar payının 2018 (6 aylık)-2019
(6 aylık) dönemleri itibarıyla incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde 100
birim olan yerli üretim dalı pazar payı endeksinin, 2019 (6 aylık) döneminde 98
olarak gerçekleştiği kaydedilmiştir.
(8) Yerli üretimin pazar payı ise 2016-2018 yılları
itibarıyla incelendiğinde; 2016 yılında 100 birim olan yerli üretim pazar payı
endeksinin, 2017 ve 2018 yıllarında sırasıyla 126 ve 133 olarak gerçekleştiği
kaydedilmiştir. 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla
incelendiğinde ise; 2018 (6 aylık) döneminde 100 birim olan yerli üretim pazar
payı endeksinin 2019 (6 aylık) döneminde 102 olarak gerçekleştiği tespit
edilmiştir.
4.6. Fiyat
kırılması ve baskısı
(1) Yönetmelik'in 17 nci maddesinin ilgili hükümleri
çerçevesinde, dampingli olduğu iddia edilen ithalatın yerli üretim dalının
yurtiçi satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken fiyat kırılması ve
fiyat baskısı incelenmiştir.
(2) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ithal ürünün
Türkiye pazarına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarının ne kadar
altında kaldığını göstermektedir. Fiyat baskısı ise, İthal ürünün fiyatlarının
Türkiye piyasasında yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını olması
gereken seviyeye göre yüzde olarak ne kadar baskı altında tuttuğunu
göstermektedir.
(3) Fiyat kırılması ve fiyat baskısı hesaplanırken;
soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline ÇHC ve
Hindistan için %4 gümrük vergisi ile %5 ilave gümrük vergisi ve Malezya için %0
gümrük vergisi ile tüm soruşturma konusu ülkeler için CIF kıymetin %2'si
tutarındaki gümrükleme masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş
fiyatı bulunmuştur.
(4) Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir
ortamda fiyatların hangi düzeyde oluşacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün
kılmak amacıyla anılan fiyatlara dampinge karşı önlem eklenmemiştir.
(5) Bulunan değerler ile yerli üretim dalının yurtiçi
satış fiyatları karşılaştırılarak fiyat kırılması hesaplanmıştır. Fiyat baskısı
hesabında ise bulunan değerler ile yerli üretim dalının ticari maliyetine eklenen
makul kâr oranı (%5) ile elde edilen olması gereken yurtiçi satış fiyatları
karşılaştırılmıştır. Hesaplamalar soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) dönemi
için yapılmıştır.
(6) Bu çerçevede; ÇHC, Hindistan ve Malezya menşeli
ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin sırasıyla %1X,
%2X ve %4X'i oranlarında kırdığı belirlenmiştir. Ayrıca, ÇHC menşeli ithalatın
yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF değerin %1X'İ oranında;
Hindistan menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını CIF
değerin %2X'i oranında ve Malezya menşeli ithalatın ise yerli üretim dalının iç
piyasa fiyatlarını CIF değerin %3X'i oranında baskıladığı görülmüştür.
(7) Bazı ithalatçı firmalar tarafından dampinge karşı
önlem uygulamasının yerli üreticinin fiyatlarını arttırmasına sebebiyet verdiği
ve düz iplik fiyatlarının yüksek olduğu iddia edilmiş ise de; soruşturma dönemi
için dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda yapılan fiyat
kırılması ve fiyat baskısı analizleri neticesinde soruşturma konusu ülkeler
menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa fiyatlarını kırdığı ve
baskıladığı tespit edilmiştir.
4.7. Yerli
ürerim dalının ekonomik göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri, önlem
konusu üründe başvuru sahibi Korteks'in 2016-2018 yılları ile 2018 (6 aylık)
2019 (6 aylık) dönemine ilişkin verilerin esas alınması suretiyle
incelenmiştir. Diğer taraftan, ekonomik göstergelere ilişkin değerlendirmenin
sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için
on iki aylık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan
arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.
a) Üretim, Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2016
yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2017 yılında 141'e ve 2018 yılında 151'e
yükselmiştir. Aynı dönemde yerli üretim dalının kapasite miktarı endeksi
sırasıyla 100, 104 ve 104 olarak gerçekleşmiştir. 2016-2018 döneminde yerli
üretim dalının kurulu kapasitesi kullanım oranı endeksi ise anılan yıllar
itibarıyla sırasıyla 100, 135 ve 144 olarak kaydedilmiştir.
(2) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2018
(6 aylık) döneminde 100 olan üretim miktar endeksi, soruşturma dönemi olan 2019
(6 aylık) döneminde 34'e gerilemiştir. 2018 (6 aylık) döneminde yerli üretim
dalının 100 olan kapasite miktarı endeksi 2019 (6 aylık) döneminde sabit
kalmıştır. 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) döneminde yerli üretim dalının kurulu
kapasitesi kullanım oranı endeksi ise sırasıyla 100 ve 84 olarak
gerçekleşmiştir.
b) Yurtiçi Satışlar
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2016
yılında 100 olarak kabul edilen yurtiçi satış miktarı endeksi 2017 yılında 149'a
ve 2018 yılında 159'a yükselmiştir. Aynı dönemde yurtiçi satış hasılası endeksi
ise sırasıyla 100, 148 ve 177 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2018
(6 aylık) döneminde 100 olan yurtiçi satış miktar endeksi, 2019 (6 aylık)
döneminde 83'e gerilemiştir. Anılan dönemler itibarıyla yurtiçi satış hasılası
endeksi ise sırasıyla 100 ve 88 olarak gerçekleşmiştir.
c) Yurtiçi Fiyatlar ve fiyatı etkileyen unsurlar
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için birim
yurtiçi satış fiyatı 2016 yılında 100, 2017 yılında 99 ve 2018 yılında 112
olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının önlem konusu ürün için 2018
(6 aylık) döneminde 100 olan birim yurtiçi satış fiyatı, 2019 (6 aylık)
döneminde 107 olarak gerçekleşmiştir.
(3) Fiyatı etkileyen temel unsurlar incelendiğinde,
fiyatların ortalama maliyetlere göre belirlendiği, buna göre 2018 yılında ve
2019 (6 aylık) döneminde fiyatların maliyetlere paralel şekilde artış
gösterdiği kaydedilmiştir.
ç) İhracat
(1) Yerli üretim dalının ihracat miktar endeksi 2016
yılında 100 iken, 2017 yılında 103'e ve 2018 yılında 120'ye yükselmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan ihracat miktar endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 64 olarak
gerçekleşmiştir.
d) Pazar Payı
(1) Yerli üretim dalının pazar payı endeksi 2016
yılında 100 iken 2017 yılında 121'e ve 2018 yılında 136'ya yükselmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan pazar payı endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 98 olarak gerçekleşmiştir.
e) Maliyetler
(1) Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2016
yılında reel olarak 100 kabul edilen birim ticari maliyeti 2017 yılında 103'e,
2018 yılında ise 107'ye yükselmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan birim ticari maliyeti, 2019 (6 aylık) döneminde 106'ya yükselmiştir.
f) Karlılık
(1) Yerli üretim dalının önlem konusu üründe yurtiçi
satışlarından elde ettiği birim karlılığı 2016 yılında 100 olarak kabul
edildiğinde, 2017 yılında 62'ye düşmüş ve 2018 yılında 159'a yükselmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan önlem konusu üründe yurtiçi satışlarından elde ettiği birim karlılığı,
2019 (6 aylık) döneminde 111l'e yükselmiştir.
g) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 olan dönem
sonu stok miktar endeksi, 2017 ve 2018 yıllarında 96 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan dönem sonu stok miktar endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 119 seviyesine
yükselmiştir.
ğ) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 olarak kabul
edilen polyester düz iplik üretiminde çalışan doğrudan işçi sayısı endeksi 2017
yılında ise 108 seviyesine yükselmiş, 2018 yılında ise 113 olarak
gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan polyester düz iplik üretiminde çalışan doğrudan işçi sayısı endeksi, 2019
(6 aylık) döneminde 87 olarak gerçekleşmiştir.
h) Ücretler
(1) Yerli üretim dalında çalışan işçilerin aylık brüt
işçi ücreti endeksi 2016 yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2017 yılında 101
ve 2018 yılında ise 90 seviyesinde gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan aylık brüt işçi ücreti endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 90 olarak
gerçekleşmiştir.
ı) Verimlilik
(1) Üretimde çalışan işçi başına üretim miktarını
gösteren verimlilik endeksi 2016 yılında 100 iken 2017 yılında 131'e ve 2018
yılında 133'e yükselmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan verimlilik endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 96 olarak gerçekleşmiştir.
i) Nakit Akısı
(1) Yerli üretim dalının polyester düz iplik üretim ve
satışı ile sağladığı reel nakit akışı endeksi, 2016 yılında 100 iken 2017 ve
2018 yıllarında ise sırasıyla 60 ve 214 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan ürün nakit akışı endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 53 olarak
gerçekleşmiştir.
j) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetlerini kapsayan
bilanço aktif büyüklüğü 2016 yılında 100 iken 2017 yılında 101'e yükselmiş,
2018 yılında ise 87'ye gerilemiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan bilanço aktif toplamı endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde 76'ya
gerilemiştir.
k) Sermaye Artışı
(1) Yerli üretim dalının 2016 yılında 100 olarak kabul
edilen öz sermayesi 2017 yılında 87, 2018 yılında ise 90 olarak
gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan firma öz sermayesi, 2019 (6 aylık) döneminde ise 80 olarak
gerçekleşmiştir.
l) Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının tüm faaliyetlerine ilişkin
yenileme yatırımları 2016 yılında 100 iken 2017 yılında 179'a yükselmiş, 2018
yılında ise 164'e gerilemiştir. Yerli üretim dalının tüm faaliyetlerine ilişkin
tevsi yatıranlar endeksi ise 2016 yılında 100 iken, 2017 yılında 1'e gerilemiş
ve 2018 yılında 0 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan yenileme yatırımları endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde ise 69 olarak
gerçekleşmiştir. Yerli üretim dalının 2018 (6 aylık) ve 2019 (6 aylık)
dönemlerinde ise tevsi yatırımı gerçekleşmediği kaydedilmiştir.
m) Yatırımların Geri Dönüş Oranı
(1) Yerli üretim dalının söz konusu üründe yatırım
hasılatı oranı (Kar/Aktifler) endeksi 2016 yılında 100 iken, 2017 yılında 9'a
düşmüş ve 2018 yılında 198 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Yerli Üretim dalının 2018 (6 aylık) döneminde 100
olan yatırım hasılatı oranı endeksi, 2019 (6 aylık) döneminde ise 123 olarak
gerçekleşmiştir.
4.8. Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin
değerlendirilmesi
(1) Önlem konusu ürüne ilişkin verilerin 2016-2018
dönemi itibarıyla incelenmesi neticesinde; 2018 yılında, 2016 yılına göre
yürürlükteki önlemin de etkisiyle üretim ve yurtiçi satış miktarı, birim
yurtiçi satış fiyatı, yurtiçi satışlardan birim ürün karlılığı ve dönem sonu
stok miktarı gibi göstergelerde olumlu değişiklikler olduğu izlenmiştir. Öte
yandan, yürürlükteki dampinge karşı önlemin varlığına rağmen yerli üretim
dalının aylık brüt işçi ücreti, bilanço aktif büyüklüğü gibi bazı
göstergelerinde bozulmalar yaşandığı kaydedilmiştir. Anılan verilerin 2018 (6
aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla incelenmesi neticesinde ise;
soruşturma konusu üründe yürürlükteki önlemin de etkisiyle birim yurtiçi satış
fiyatı, yurtiçi satışlardan birim ürün karlılığı gibi bazı göstergelerinde
iyileşmeler olduğu kaydedilmiştir. Öte yandan, yürürlükteki önleme rağmen
soruşturma konusu üründe üretim ve yurtiçi satış miktarı, toplam satışlardan
birim karlılık, dönem sonu stok miktarı, stok çevrim hızı ve ürün nakit akışı
gibi göstergelerde ise bozulmalar olduğu tespit edilmiştir.
(2) Firma geneli göstergelerin 2016-2018 yılları
itibarıyla incelenmesi neticesinde ise; 2018 yılında, 2016 yılına göre firma
bilanço aktif toplamı, firma öz sermayesi gibi göstergelerde bozulmalar
görülmesine rağmen; yatırımların geri dönüş oranı gibi bazı göstergelerde ise
iyileşmeler olduğu tespit edilmiştir. Anılan verilerin 2018 (6 aylık)-2019 (6
aylık) dönemleri itibarıyla incelenmesi neticesinde ise; yenileme yatırımları,
bilanço aktif büyüklüğü ve öz sermaye gibi bazı firma geneli göstergelerde
bozulmalar yaşandığı kaydedilmesine rağmen; yatırımların geri dönüş oranı gibi
göstergelerde iyileşme olduğu görülmüştür.
(3) Bazı ithalatçı firmalar tarafından yerli üretim
dalının kapasitesinin düşük olması nedeniyle piyasa talebini tam olarak
karşılayamadığı ifade edilmiştir. Yürürlükteki önlemin varlığına rağmen yerli
üreticinin kapasite kullanım oranının soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık)
döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre düşüş gösterdiği tespit
edilmiştir.
(4) Bazı ithalatçı firmalar yerli üretim dalının
yatırımlarının eski olmasına bağlı olarak üretilen ürünün bazı tipleri arasındaki
fiyat farkının yüksek olduğunu iddia etmişlerdir. Fiyatı belirleyen maliyet
kalemlerine göre ürün tipi bazında fiyat farklılaşabilmekte olup; yerinde
doğrulama çalışmaları sırasında da gözden geçirme döneminde firmanın tevsi ve
yenileme yatırımlarının varlığı teyit edilmiştir.
(5) Bazı ilgili taraflarca, yerli üretim dalının
karlılık ve yatırım eğilimlerinin arttığı ve tevsi yatırımın dampingli ithalat
kaynaklı rekabet baskısı olmaksızın gerçekleştirilebileceğinin düşünüldüğü
ifade edilmiştir. ADA ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yerli üretim dalının
ekonomik göstergeleri bir bütünlük içerisinde ele alındığından incelenen
etkenlerden biri veya birkaçı mutlak anlamda belirleyici bir yargıya temel
teşkil etmemektedir. Öte taraftan, yürürlükteki önlemin varlığında yerli üretim
dalı tarafından yatırım yapılabilmesinin hâlihazırda beklenen bir durum olduğu
değerlendirilmiştir.
(6) Bazı ihracatçı firmalar tarafından yerli üretim
dalının ekonomik göstergelerinin 2016-2018 yıllarında olumlu seyrettiği, 2018 (6
aylık)-2019 (6 aylık) dönemlerinin ise karşılaştırılmasının hatalı olduğu iddia
edilmiştir. En son güncel bilgilerin temini açısından soruşturma açılışına
ilişkin en yakın dönem soruşturma dönemi olarak belirlenmiş olup ADA'nın 3 üncü
maddesi çerçevesinde objektifliği sağlamak amacıyla 2016-2018 yıllarına
ilaveten soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) verileri, bir önceki yılın aynı
dönemiyle karşılaştırılmıştır. Ayrıca, yürütülen soruşturma bir NGGS olduğundan
önlemin varlığında yerli üretim dalının bazı ekonomik göstergelerindeki
iyileşmenin, zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelemelerinde
dikkate alınan unsurlardan yalnızca bir tanesi olduğu değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, yerli üretim dalına ilişkin verilerin 2016-2018 dönemi
itibarıyla incelenmesi neticesinde yürürlükteki dampinge karşı önlemin
varlığına rağmen yerli üretim dalının aylık brüt işçi ücreti, bilanço aktif
büyüklüğü gibi bazı göstergelerinde bozulmalar yaşandığı; 2018 (6 aylık)-2019
(6 aylık) dönemleri itibarıyla incelenmesi neticesinde ise yürürlükteki önleme
rağmen soruşturma konusu üründe üretim ve yurtiçi satış miktarı, toplam
satışlardan birim karlılık, dönem sonu stok miktarı, stok çevrim hızı ve ürün
nakit akışı gibi göstergelerde ise bozulmalar olduğu tespit edilmiştir.
(7) Bazı ihracatçı firmalar tarafından fiyat kırılması
ve fiyat baskısının yerli üretim dalı üzerinde etkisinin olmadığı iddia
edilmiştir. Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı ortamda yapılan fiyat
kırılması ve fiyat baskısı analizleri neticesinde soruşturma konusu ülkeler
menşeli ithalatın soruşturma döneminde yerli üretim dalının iç piyasa
fiyatlarını kırdığı ve baskıladığı tespit edilmiştir. Gözden geçirme döneminde
yerli üretim dalının bazı ekonomik göstergelerinde gözlenen iyileşmenin ise
yürürlükteki önlemin etkisiyle ortaya çıktığı değerlendirilmiştir.
4.9. Zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi
ihtimali
(1) Uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin sona
ermesi halinde zararın devam edip etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin
muhtemel olup olmadığı konusu incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde
aşağıdaki hususlar değerlendirilmiştir.
(2) 2016-2018 yıllarına ilişkin soruşturma konusu
ülkeler menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde; ÇHC menşeli ithalatın
azaldığı, Hindistan ve Malezya menşeli ithalatın arttığı belirlenmiştir. Öte
taraftan, 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri bazında önlem konusu ürün ithalatının
gelişimi incelendiğinde ise; ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatın arttığı,
Hindistan ve Malezya'dan gerçekleştirilen ithalatın azaldığı tespit edilmiştir.
Fiyat duyarlılığı yüksek olan üründe önlemin kalkması durumunda; ÇHC, Hindistan
ve Malezya menşeli ithalatın hızlı bir şekilde artışa geçeceği düşünülmektedir.
(3) 2016-2018 yıllarına ilişkin önlem konusu ürün
ithalatının birim fiyatlarının incelenmesi neticesinde; soruşturma konusu
ülkelerden ÇHC menşeli ithalatın birim fiyatlarının 2016 ve 2017 yıllarında
genel ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği, Hindistan ve Malezya
menşeli ithalatın birim fiyatlarının ise 2016-2018 dönemi boyunca genel
ithalatın birim fiyatlarının altında seyrettiği kaydedilmiştir. 2018 (6
aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri bazında önlem konusu ürün ithalatının birim
fiyatlarının gelişimine bakıldığında; ÇHC menşeli ithalatın birim fiyatlarının
2019 (6 aylık) döneminde genel ithalatın birim fiyatlarından daha düşük
seviyede oluştuğu; Hindistan ve Malezya menşeli ithalatın birim fiyatlarının
ise 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemleri itibarıyla genel ithalatın birim
fiyatlarının altında seyrettiği gözlenmiştir.
(4) 2016-2018 yıllarına ilişkin pazar paylarının
gelişimi incelendiğinde; 2018 yılında, 2016 yılına göre ÇHC menşeli ithalatın
pazar payının azalırken diğer soruşturma konusu ülkeler olan Hindistan ve
Malezya menşeli ithalatın ise pazar paylarının arttığı tespit edilmiştir.
Anılan yıllar itibarıyla yerli üretim dalının pazar payı ise artış
göstermiştir. 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemi bazında pazar payları
incelendiğinde ise; soruşturma konusu ülkelerden ÇHC ve Malezya menşeli
ithalatın pazar payının arttığı, Hindistan menşeli ithalatın pazar payının ise
azaldığı kaydedilmiştir. Anılan dönem itibarıyla yerli üretim dalının pazar
payı ise azalmıştır.
(5) Soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) döneminde
önlem konusu ithalatın fiyatlar üzerindeki etkisi incelendiğinde, ÇHC,
Hindistan ve Malezya menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa
fiyatlarını CIF ithal değerinin sırasıyla %1X, %2X ve %4X'i oranlarında
kırdığı; ÇHC, Hindistan ve Malezya menşeli ithalatın yerli üretim dalının iç
piyasa fiyatlarını CIF değerin sırasıyla %1X, %2X ve %3X'i oranlarında
baskıladığı belirlenmiştir.
(6) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri
2016-2018 dönemi itibarıyla bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yürürlükteki
dampinge karşı önleme rağmen yerli üretim dalının aylık brüt işçi ücreti,
bilanço aktif büyüklüğü gibi bazı göstergelerinde bozulmalar yaşandığı
kaydedilmiştir. Yerli üretim dalı göstergelerinin 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık)
dönemleri itibarıyla incelenmesi neticesinde ise; yürürlükteki önleme rağmen
soruşturma konusu üründe üretim ve yurtiçi satış miktarı, toplam satışlardan
birim karlılık, dönem sonu stok miktarı, stok çevrim hızı ve ürün nakit akışı
gibi göstergelerde ise bozulmalar olduğu görülmüştür.
(7) Bazı ihracatçı firmalar tarafından ÇHC menşeli
ithalat için hesaplanan fiyat kırılması ve fiyat baskısı oranlarının
soruşturmaya konu diğer ülkelere göre düşük olması nedeniyle ÇHC ve diğer
soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın etkisinin birlikte incelenemeyeceği
ifade edilmiştir. Söz konusu fiyat kırılması ve fiyat baskısı analizleri de
dâhil olmak üzere soruşturma kapsamında dampingin ve zararın devam etmesi veya
yeniden meydana gelmesi ihtimali önleme konu ülkeler için ayrı ayrı
incelenmiştir. İlaveten, soruşturmaya konu ÇHC menşeli ithalata ilişkin fiyat
kırılması ve fiyat baskısı oranlarının soruşturmaya konu diğer ülkelere göre
daha düşük seviyede olmasının, önlemlerin kalkması durumunda zararın devam
etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olmadığı yönünde bir
gösterge niteliği taşımadığı değerlendirilmiştir.
(8) İthalatçı firmaların dampingli ithalatı tercih
etmelerindeki önemli faktörler arasında firmalara rekabet avantajı sağlayan
düşük fiyat unsurunun yer alması nedeniyle, ürünün giyim, dekoratif kumaş, ev
tekstili ve araba lastiği bezi gibi hâlihazırda birçok kullanım alanına sahip
olmasından ötürü dinamik bir talebinin bulunduğu da dikkate alındığında, önlem
konusu ürün talebinin oluşmasında ve şekillenmesinde satış fiyatının önemli bir
etken olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, önlemin ortadan kalkmasıyla birlikte
fiyatlarda önlem miktarı kadar düşüş olacağı öngörüldüğünde, dampingli ithalata
talep kaymasının devam edebileceği ve bu durumun yerli üretim dalında zararın
devamına ya da yeniden meydana gelmesine yol açabileceği değerlendirilmiştir.
(9) Bazı ilgili taraflarca, ihracatçı firmaların
rekabet avantajı sağlayabilmelerini teminen üretimlerinde önemli girdi
oluşturan hammadde maliyetlerini düşürebilmek için fiyat avantajı sağlayan ÇHC
ve Hindistan gibi ülkelerden ithalatın gerçekleştirilmesinin zorunluluk arz
ettiği; bu çerçevede, girdiyi kullanan sektörlerin hammaddeye rekabetçi
şartlarda erişimlerinin sağlanması gerektiği ifade edilmiştir. Dampinge karşı
önlemlerin amacı, ithalatta haksız rekabetin önlenmesidir. Bu kapsamda,
dampinge karşı önlemin ithalat yasağı niteliği taşımaması ve hâlihazırda
soruşturma konusu ürünün üçüncü ülkeler de dâhil olmak üzere ithalatının
yapıldığı ve yapılabileceği pek çok ülkenin bulunmasının söz konusu ilgili
taraflarca ifade edilen iddiaları mesnetsiz bıraktığı değerlendirilmiştir.
4.10. Diğer Unsurlar
(1) Yerli üretim dalında zararın devamı ya da yeniden
meydana gelmesi ihtimali ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik
bağının incelenmesi esnasında zarara etki edebilecek bilinen diğer unsurlar
incelenmiştir.
(2) Diğer ülkelerden yapılan ithalatın pazar payı
2016-2018 döneminde 100 birimden 113 birime yükselmiş; öte yandan, 2018 (6
aylık)-2019 (6 aylık) döneminde 100 birimden 93 birime gerilemiştir. Diğer
ülkelerden ithalata ilişkin ortalama birim fiyatlar ise hem 2016-2018 dönemi
süresince hem de 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemi itibarıyla genel
ithalatın ortalama birim fiyatlarının üzerinde seyretmiştir. Bazı ihracatçı
firmalar tarafından son yıllarda Güney Kore menşeli soruşturma konusu ürün
ithalatının artış gösterdiği ve anılan ülke menşeli ithalatın yerli üretim dalı
üzerindeki zararının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. İşbu NGGS kapsamında
zararın devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelenmekte olup Güney
Kore hâlihazırda önlem konusu ülkeler arasında yer almamaktadır. Bununla
beraber, Güney Kore'den gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatının
gerek 2016-2018 yılları gerekse 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) dönemi itibarıyla
hem soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın hem de genel
ithalatın ortalama birim fiyatlarından yüksek olduğu görülmüştür. Bu çerçevede,
diğer ülkelerden yapılan ithalatın dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı
üzerinde zararın devamı ya da yeniden meydana gelmesi ihtimali arasındaki
illiyet bağını zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik ve güçte
olmadığı tespit edilmiştir.
(3) 2016-2018 döneminde tüketim dalgalı seyretmiş,
buna karşılık soruşturma konusu ülkelerden ÇHC'nin pazar payı azalış, Hindistan'ın
pazar payı artış eğilimi göstermiştir. Malezya'nın pazar payı ise anılan
dönemde dalgalı bir seyir izlemiştir. 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) döneminde
ise tüketim azalmasına rağmen ÇHC ve Malezya'nın pazar payı artmış, Hindistan'ın
pazar payı ise azalmıştır.
(4) Bazı ihracatçı firmalar tarafından döviz kuru
eğilimlerinin yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri ve ithalatın
değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı ifade edilmiştir. Ancak yerli üretim
dalına ilişkin ekonomik göstergelerdeki değerlendirmenin sağlıklı bir şekilde
yapılabilmesi amacıyla yıllık ortalama üretici fiyat endeksi dikkate alınarak
hesaplanmış reel değerler kullanılmıştır. Bu kapsamda, döviz kurundaki
gelişmelerin dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde zararın
devamı ya da yeniden meydana gelmesi ihtimali arasındaki illiyet bağını
zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik ve güçte olmadığı
kaydedilmiştir.
(5) 2016-2018 döneminde yerli üretim dalının
ihracatının ve verimliliğinin arttığı, 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık) döneminde
ise yerli üretim dalının ihracatının ve verimliliğinin azalış gösterdiği
kaydedilmiştir. Bunun dışında, anılan dönemde tüketim kalıplarındaki
değişmeler, yabancı ve yerli üreticilerin ticareti kısıtlayıcı uygulamaları ve
aralarındaki rekabet ile teknolojideki gelişmelerde önceki yıllara göre önemli
ölçüde olumsuz bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.
(6) Sonuç olarak, illiyet bağı değerlendirmesi
kapsamında incelenen söz konusu hususların, dampinge konu ithalat ile yerli
üretim dalı üzerinde zararın devamı ya da yeniden meydana gelmesi ihtimali
arasındaki illiyet bağını zayıflatacak veya tümüyle ortadan kaldıracak nitelik
ve güçte olmadığı değerlendirilmiştir.
4.11. Sonuç
(1) Gözden geçirme döneminde, önlem konusu ürünün
yurtiçi tüketimi dalgalı bir seyir gösterirken; 2016-2018 dönemi itibarıyla
yerli üretim dalının aylık brüt işçi ücreti, bilanço aktif büyüklüğü gibi bazı
göstergelerinde bozulmalar yaşandığı kaydedilmiştir. 2018 (6 aylık)-2019 (6 aylık)
dönemleri itibarıyla ise yürürlükteki önleme rağmen yerli üretim dalının
soruşturma konusu üründe üretim ve yurtiçi satış miktarı, toplam sarışlardan
birim karlılık, dönem sonu stok miktarı, stok çevrim hızı ve ürün nakit akışı
gibi göstergelerinde bozulmalar olduğu görülmüştür.
(2) Rekabet şartlarının fiyat, kalite ve servis
faktörlerinden oluştuğu değerlendirildiğinde; pazar koşullarında fiyatın,
rekabette belirleyici unsur olduğu düşünüldüğünde ve önlemin ortadan
kalkmasıyla birlikte fiyatlarda önlem miktarı kadar düşüş olacağı
öngörüldüğünde dampingli ithalata talep kaymasının devam edebileceği ve bu
durumun yerli üretim dalında zararın devamına ya da yeniden meydana gelmesine
yol açabileceği değerlendirilmiştir.
(3) Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının yerli üretim dalının yurtiçi satış
fiyatları üzerindeki etkileri incelendiğinde; ÇHC, Hindistan ve Malezya için
soruşturma dönemi olan 2019 (6 aylık) döneminde fiyat kırılması ve baskısı
tespit edilmiştir.
(4) Bu bölümde incelenen hususların bir bütün olarak
değerlendirilmesi neticesinde, meri önlemlerin yürürlükten kalkmasının, yerli
üretim dalında zararın devamına ya da yeniden meydana gelmesine yol açabileceği
değerlendirilmektedir.
S. GENEL
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma esnasında elde edilen bilgi
ve bulgular çerçevesinde, yürürlükteki önlemlerin ortadan kalkması durumunda
dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel
olduğu değerlendirilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan
tespitleri değerlendiren Kurul'un kararı ile 16/10/2014 tarihli ve 29147 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine ilişkin Tebliğ
(Tebliğ No:2014/31) ve 12/7/2017 tarihli ve 30122 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlemesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No:2017/17) ile yürürlükte bulunan dampinge karşı önlemlerin, Yönetmelik'in 42
nci maddesi çerçevesinde aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde aynen
uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
GTP
Eşyanın
Tanımı
Menşe Ülke
Firmalar
Dampinge
Karşı Önlem
(ABD
Doları/kg)
5402.47
Diğerleri, poliesterlerden
Malezya
Recron (Malaysia) SDN, Bhd.
0,15
Diğerleri
0,17
Hindistan
Reliance Industries Limited
0,15
Alok Industries Ltd.
Wellknown Polyesters Ltd.
Diğerleri
0,17
Çin Halk Cumhuriyeti
Fujian Billion
Polymerization Fiber Technology Industrial Co. Ltd.
0,25
Jiangsu Hengli Chemical
Fibre Co,, Ltd.
Jiangsu Deli Chemical Fibre
Co,, Ltd.
Jiangsu Shenghong Science
and Technology Co., Ltd.
Jiangsu Zhonglu Technology
Development Co., Ltd.
Diğerleri
0,30
[1] Endonezya'nın
G/ADP/N/308/IDN ve Pakistan'ın G/ADP/N/314/PAK simgeli bildirimleri