Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E 2022-523 K2023-174 Tarife tespitinde başka firmaya verilen bağlayıcı tarife bilgilerinin (BTB)değerlendirmeye alınması ile Bilirkişiye sadece eşyanın teknik özelliklerini açıklanması amacıyla gidilmeli ve bilirkişiden teknik bilgi eksikliğinin giderilmesini sağlayacak derecede geniş ve doyurucu bir rapor hazırlanması istenilmelidir. Düzenlenecek rapor bilgi ihtiyacını karşılamadığı takdirde mahkemece gerekirse ikinci bir bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, sonuçta yapılan açıklama, belirleme ve nitelemelerin, eşyanın teknik özelliklerini yeterince ortaya koyduğu kanaatinin oluşması durumunda izahnamede yer alan açıklamalar da dikkate alınarak hukuki uyuşmazlık mahkemece çözümlenmelidir.
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas
No : 2022/523
Karar
No : 2023/174
TEMYİZ
EDEN (DAVACI) : … Medikal Sağlık İnşaat Savunma
Sanayi
Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI
TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… (…)
Gümrük Müdürlüğü -
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN
KONUSU : … Vergi Mahkemesinin …tarih ve
E:…, K:…sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA
SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına
tescilli …tarih ve …sayılı, …tarih ve …sayılı serbest dolaşıma giriş
beyannameleri muhteviyatı "akustik dalga terapi cihazı" ticari isimli
eşyanın pozisyonunun davacı tarafından yanlış beyan edildiği gerekçesiyle ek
olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile anılan vergiler
üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezaları ve usulsüzlük cezalarına
vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
…Vergi
Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı:
Gümrük ve katma değer vergileri
ek tahakkuklarının iptali istemi yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından ithal edilen
eşya tıbbi cihaz değil, vücudu güzelleştirmeye yarayan bir cihaz olarak 85.43
pozisyonundadır.
Öte yandan aynı eşyanın 90.18
pozisyonunda sınıflandırılmasına ilişkin olarak başka bir firmaya gümrük
idaresince verilmiş bağlayıcı tarife bilgisinin bulunduğu yönündeki davacı
iddiasının, anılan bağlayıcı tarife bilgisinin geçerliliğinin başlama tarihinin
uyuşmazlık konusu beyannamelerin tescilinden çok sonra olması nedeniyle dikkate
alınması da mümkün değildir.
Anılan nedenle dava konusu
işlemin gümrük ve katma değer vergileri ek tahakkuklarına ilişkin kısmında
hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ek tahakkuklar üzerinden
hesaplanarak karara bağlanan para cezaları ve usulsüzlük cezalarının iptali
istemi yönünden yapılan inceleme:
İthal edilen eşyanın gümrük
laboratuvarlarında tetkik edilmesi suretiyle gerçekte hangi gümrük tarife
istatistik pozisyonunda yer aldığı Gümrük İdaresince kendiliğinden
belirlenebilecek nitelikte olduğundan, cezalandırmaya konu eylemin oluşmaması
nedeniyle dava konusu işlemin para cezalarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk
bulunmamaktadır.
Öte yandan dava konusu usulsüzlük
cezası, beyan edilen gümrük tarife istatistik pozisyonunun tespit edilen
pozisyondan farklı olduğu gerekçesine dayandırılmışsa da, bu farklılığın Gümrük
Kanunu'nun
241. maddesinin
(1) numaralı fıkrası anlamında şekle ve usule aykırılık olarak değerlendirilmesine
hukuken olanak bulunmadığından kesilen usulsüzlük cezası ile bu cezaya vaki
itirazın reddinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar
sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu
işlemin, gümrük ve katma değer vergileri ek tahakkuklarına ilişkin kısmı yönünden
davayı reddetmiş, para cezaları ile usulsüzlük cezasına ilişkin kısmını ise
iptal etmiştir.
Tarafların
temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 17/09/2020 tarih ve
E:2016/132, K:2020/3347 sayılı kararı:
Kararın, dava konusu işlemin, ek
tahakkukları üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezaları ile
usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm fıkrası yönünden
yapılan inceleme:
Mahkeme kararının, anılan hüküm
fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup temyiz dilekçesinde
ileri sürülen iddialar sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak
durumda görülmemiştir.
Kararın, dava konusu işlemin,
gümrük ve katma değer vergileri ek tahakkuklarına ilişkin kısmı yönünden
davanın reddine dair hüküm fıkrası yönünden yapılan inceleme:
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dosyaların incelenmesi"
başlıklı 20. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile "Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu ile Vergi Usul Kanunu'nun Uygulanacağı Haller" başlıklı 31.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan halinde
Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin bakmakta oldukları davalara ait her
çeşit incelemeyi kendiliğinden yapacakları, mahkemelerin lüzum gördükleri
evrakın belirlenen süre içerisinde gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer
yerlerden isteyebilecekleri belirtilmiş olup Kanun'da hüküm bulunmayan
hususlarda sayılan diğer işlemler yanında bilirkişi işlemleri bakımından da
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına
alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 31.
maddesinde atıfta bulunulan 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihi
itibarıyla yürürlükten kaldıran 6100
sayılı Kanun'un 447. maddesinin (2) numaralı fıkrasında mevzuatta 1086 sayılı
Kanun'a yapılan yollamaların Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bu hükümlerinin
karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Anılan
Kanun'un "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266.
maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan (1) numaralı fıkrasında ise
mahkemenin çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren
hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy
ve görüşünün alınmasına karar vereceği, ancak hakimlik mesleğinin gerektirdiği
genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye
başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun İkinci Kısmının "Gümrük Tarifesi ve Eşyanın
Tarife Pozisyonlarına Ayrılması" başlıklı Birinci Bölümü'nde yer alan 15.
maddenin (1) numaralı fıkrasında gümrük vergilerinin gümrük yükümlülüğünün
doğduğu tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı kurala
bağlanmıştır.
İlgili Gümrük Giriş Tarife
Cetveli ve İzahnamesi de dikkate alındığında, ithale konu eşyanın nitelikleri
itibarıyla hangi pozisyonda yer alacağı, hakim tarafından eşyanın belirgin
özelliğinin tespiti ve gerçek durumunun saptanması amacıyla eşya ve eşyaya ait
katalog üzerinde eşyanın kullanım alanını gösteren belgeler getirtilerek konum
ve pozisyonunun tespit edilmesi, teknik bilgi eksikliği nedeniyle belirlenemez
ise bu durumda bilirkişi müessesesine başvurulması gerektiği sonucuna
ulaşılmaktadır.
Bilirkişiye sadece eşyanın teknik
özelliklerini açıklanması amacıyla gidilmeli ve bilirkişiden teknik bilgi
eksikliğinin giderilmesini sağlayacak derecede geniş ve doyurucu bir rapor
hazırlanması istenilmelidir. Düzenlenecek rapor bilgi ihtiyacını karşılamadığı
takdirde mahkemece gerekirse ikinci bir bilirkişi incelemesi yaptırılmalı,
sonuçta yapılan açıklama, belirleme ve nitelemelerin, eşyanın teknik
özelliklerini yeterince ortaya koyduğu kanaatinin oluşması durumunda izahnamede
yer alan açıklamalar da dikkate alınarak hukuki uyuşmazlık mahkemece
çözümlenmelidir.
Öte yandan mevcut düzenlemede
bağlayıcı tarife bilgisinin gümrük idaresini eşyanın tarife pozisyonu konusunda
yalnızca hak sahibine karşı bağlı kıldığı hükmüne yer verilmiş ise de bu hükmün
tarife uygulamasında tarifenin yürürlükte olduğu dönemde ithal edilen aynı
eşyanın aynı tarife ve istatistik pozisyonunda vergilendirileceği kuralının
istisnasını oluşturacak şekilde yorumlanmasına olanak bulunmamaktadır.
Bir diğer deyişle bağlayıcı
tarife bilgisinin verildiği eşya ile her yönden aynı olan bir başka eşya için
farklı uygulanabileceğinin kabulü vergide genellik ve eşitlik ilkelerine
aykırılık teşkil edecektir.
Olayda izah edilen esaslar
çerçevesinde ithal edilen ürün veya eşyaya ait katalog üzerinde yaptırılacak
bilirkişi incelemesi ile eşyanın kullanım alanları ve çalışma prensiplerinin
tespiti yaptırılarak beyanname muhteviyatı eşyaların bir kısmı için başka bir
firma hakkında verilen bağlayıcı tarife bilgisi
de değerlendirilmek suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi
gerektiğinden aksi gerekçeyle verilen Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin
kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar
sonucu:
Daire, bu gerekçeyle Mahkeme
kararının, dava konusu işlemin, gümrük ve katma değer vergileri ek tahakkuklarına
ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasını bozmuş; para
cezaları ile usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının iptaline dair hüküm
fıkrasını onamış, davalının karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
…Vergi
Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararı:
Mahkeme bozulan kısım yönünden
aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ
EDENİN İDDİALARI:
İhtilaf konusu ithal eşyasına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırılması
gerektiği, eşyanın tıbbi amaçla kullanılan tedavi edici nitelikte medikal bir
cihaz olduğu belirtilerek aksi yöndeki gerekçeyle verilen ısrar kararının
bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI
TARAFIN SAVUNMASI:
Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY
TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ:
Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer
alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava
Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi
hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve
dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
Danıştay Yedinci Dairesinin
yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle
ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR
SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin
KABULÜNE,
2- … Vergi Mahkemesinin …tarih ve
E:…, K:…sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yürütmenin durdurulması istemi
hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının
istemi halinde davacıya iadesine,
4- Yeniden verilecek kararda
karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek
bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8.
maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca
bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar
düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar
verildi.
NB