2022-21 Avrupa Birliği (AB) ve Güney Kore menşeli Alaşımlı veya alaşımsız, (plakaj hariç) herhangi bir kaplama işlemine tabi tutulmamış sıcak haddelenmiş yassı çelik ithalatında dampinge karşı vergi uygulanmasına ilişkin tebliğ
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE
İLİŞKİN TEBLİĞ (TEBLİĞ NO: 2022/21)
Ticaret Bakanlığından:
07.07.2022 tarih ve 31889 sayılı R.G.
995 Tasarruflu
Yazılar 1 2
Gümrük
Yönetmeliği
38.Madde
ve 2016/17 Sayılı Genelge
Üretici
Belgesi ibrazına ilişkin Tebliğ 2025/1
Çin, Hindistan, Japonya ve Rusya menşeli için önlem
Tebliği 2024/33
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 9/1/2021 tarihli ve 31359 sayılı Resmî
Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(Tebliğ No: 2021/4)
ile Avrupa Birliği ve Kore Cumhuriyeti menşeli 7208.10.00, 7208.25.00,
7208.26.00, 7208.27.00, 7208.36.00, 7208.37.00, 7208.38.00, 7208.39.00,
7208.40.00, 7208.52.10, 7208.52.99, 7208.53.10, 7208.53.90, 7208.54.00,
7211.13.00, 7211.14.00, 7211.19.00, 7212.60.00, 7225.19.10, 7225.30.10,
7225.30.30, 7225.30.90, 7225.40.15, 7225.40.90, 7226.91.20, 7226.91.91,
7226.91.99 gümrük tarife pozisyonları altında yer alan "Alaşımlı veya
alaşımsız, (plakaj hariç) herhangi bir kaplama işlemine tabi tutulmamış sıcak
haddelenmiş yassı çelik" ithalatına yönelik başlatılan ve Ticaret Bakanlığı
İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen damping soruşturmasının
tamamlanması neticesinde alınan kararın yürürlüğe konulmasıdır.
Dayanak
MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577
sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli
ve 99/13482 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin
Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe
dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 3- (1) Bu Tebliğde geçen;
a) AB: Avrupa Birliği'ni,
b) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,
c) Güney Kore: Kore Cumhuriyeti'ni,
ç) Kurul: İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunu,
d) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,
ifade eder.
Karar
MADDE 4- (1) Yürütülen soruşturma sonucunda, soruşturma konusu ürünün AB ve
Güney Kore'den dampingli fiyatlarla ithal edildiği ve bu ithalatın yerli üretim
dalında zarara neden olduğu tespit edilmiştir. Ticaret Bakanlığı İthalat Genel
Müdürlüğü tarafından yürütülerek tamamlanan soruşturma sonucunda ulaşılan bilgi
ve bulguları içeren Bilgilendirme Raporu Ek-2'de yer
almaktadır.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan tespitleri değerlendiren
Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile aşağıdaki tabloda GTİP'i, eşya
tanımı ve menşei belirtilen eşyanın Türkiye'ye ithalatında karşısında
gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar
verilmiştir.
GTİP
Eşyanın Tanımı
Menşe Ülke
Firma
Dampinge
Karşı Önlem
(CIF Bedelin Yüzdesi)
Ek-1'de belirtilmiştir
Ek-1'de belirtilmiştir
Avrupa Birliği
Acciaierie d'Italia S.P.A
10,9
ArcelorMittal Belgium N.V.
ArcelorMittal Bremen GmbH
ArcelorMittal Eisenhüttenstadt GmbH
ArcelorMittal France SAS
ArcelorMittal Méditerranée SAS
ArcelorMittal Poland S.A.
ArcelorMittal España S.A.[1]
ArcelorMittal Sestao S.L.
(...)[2]
Tata Steel Ijmuiden BV
7
Liberty Galati S.A.
8,95
Liberty Ostrava a.s.
Thyssenkrupp Steel Europe AG
8,95
Thyssenkrupp Hohenlimburg GmbH
Diğerleri
12,8
Güney Kore
Posco
7
Hyundai Steel Company
7
Diğerleri
8,95
Uygulama
MADDE 5- (1) Gümrük idareleri, 4 üncü maddede menşe ülkesi, GTİP'i ve eşya
tanımı belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında karşısında gösterilen
oranda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.
(2) Bilgilendirme Raporunda soruşturma konusu ürün ve benzer ürün ile
ilgili açıklamalar genel içerikli olup uygulamaya esas olan TGTC'de yer alan
GTİP ve Ek-1'de yer alan tabloda belirtilen eşya tanımıdır.
(3) Gümrük idareleri, 7208.52.99.10.00, 7208.52.99.90.00 ve
7225.40.90.00.00 GTİP'lerinden yapılacak "Levha haddehanesinde haddelenmiş
levha sac" ithalatında İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ
(Tebliğ No: 2002/1)
kapsamı "Üretici Belgesi"ni ararlar.
(4) Önleme tabi ürünün yürürlükteki TGTC'de yer alan tarife pozisyonunda
ve/veya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına
engel teşkil etmez.
Yürürlük
MADDE 6- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 7- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.
EK-1
ÖNLEME KONU ÜRÜN
KARŞILIĞI GTİP VE EŞYA TANIMLARI
GTİP
EŞYA TANIMI
7208.10.00.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.10.00.90.00
Diğerleri
7208.25.00.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.25.00.90.00
Diğerleri
7208.26.00.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.26.00.90.00
Diğerleri
7208.27.00.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.27.00.90.00
Diğerleri
7208.36.00.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.36.00.90.00
Diğerleri
7208.37.00.10.11
Yeniden
haddelemeye mahsus olanlar
7208.37.00.10.19
Diğerleri
7208.37.00.90.18
Diğerleri
7208.37.00.90.19
Diğerleri
7208.38.00.10.11
Yeniden
haddelemeye mahsus olanlar
7208.38.00.10.19
Diğerleri
7208.38.00.90.18
Diğerleri
7208.38.00.90.19
Diğerleri
7208.39.00.10.11
Yeniden
haddelemeye mahsus olanlar
7208.39.00.10.19
Diğerleri
7208.39.00.90.18
Diğerleri
7208.39.00.90.19
Diğerleri
7208.40.00.10.11
Kalınlıkları
2 mm. veya daha fazla olanlar
7208.40.00.10.19
Diğerleri
7208.40.00.90.11
Kalınlıkları
2 mm. veya daha fazla olanlar
7208.40.00.90.19
Diğerleri
7208.52.10.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.52.10.90.00
Diğerleri
7208.52.99.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler (Levha haddehanesinde
haddelenmiş levha saclar hariç)
7208.52.99.90.00
Diğerleri
(Levha haddehanesinde haddelenmiş levha saclar hariç)
7208.53.10.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.53.10.90.00
Diğerleri
7208.53.90.10.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.53.90.90.00
Diğerleri
7208.54.00.10.11
Kalınlığı
2 mm.veya daha fazla olanlar
7208.54.00.10.19
Diğerleri
7208.54.00.90.11
Kalınlığı
2 mm. veya daha fazla olanlar
7208.54.00.90.19
Diğerleri
7211.13.00.11.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.13.00.19.00
Diğerleri
7211.13.00.29.00
Diğerleri
7211.14.00.10.00
Rulo
halinde sac taslakları (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon
içerenler hariç)
7211.14.00.21.11
Genişliği
500 mm.yi geçenler
7211.14.00.21.12
Genişliği
500 mm.yi geçmeyenler
7211.14.00.29.11
Genişliği
500 mm.yi geçenler
7211.14.00.29.12
Genişliği
500 mm.yi geçmeyenler
7211.14.00.31.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.14.00.39.00
Diğerleri
7211.14.00.41.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.14.00.49.00
Diğerleri
7211.14.00.50.00
Yassı
çubuklar (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler hariç)
7211.19.00.10.00
Rulo
halinde sac taslakları (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon
içerenler hariç)
7211.19.00.21.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.19.00.29.00
Diğerleri
7211.19.00.31.00
Ağırlık
itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.19.00.39.00
Diğerleri
7211.19.00.50.00
Yassı
çubuklar (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler hariç)
7212.60.00.11.11
Genişliği
500 mm.yi geçenler
7212.60.00.11.21
Sıcak
haddelenmiş (sadece plakaj yapılmış)
7212.60.00.11.29
Diğerleri
7212.60.00.19.11
Genişliği
500 mm.yi geçenler
7212.60.00.19.21
Sıcak
haddelenmiş (sadece plakaj yapılmış)
7212.60.00.19.29
Diğerleri
7212.60.00.21.11
Genişliği
500 mm.yi geçenler
7212.60.00.21.12
Genişliği
500 mm.yi geçmeyenler
7212.60.00.29.11
Genişliği
500 mm.yi geçenler
7212.60.00.29.12
Genişliği
500 mm.yi geçmeyenler
7225.19.10.00.11
Vat kayıbı
itibariyle 0,75 vat ve daha az vat kayıbı olanlar
7225.19.10.00.19
Diğerleri
7225.30.90.00.11
Asitlenmiş
olanlar (% 0,006 veya daha az karbon içerenler hariç)
7225.30.90.00.19
Diğerleri
(% 0,006 veya daha az karbon içerenler hariç)
7225.40.90.00.00
Kalınlığı
4,75 mm. den az olanlar (Levha haddehanesinde haddelenmiş levha saclar hariç)
7226.91.91.00.00
Kalınlığı
4,75 mm. veya daha fazla olanlar
7226.91.99.00.00
Kalınlığı
4,75 mm.'den az olanlar
EK-2
İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ
(TEBLİĞ NO: 2022/21)'E DAİR BİLGİLENDİRME RAPORU
1.
GENEL BİLGİ VE İŞLEMLER
1.1
Kapsam ve Yasal Dayanak
(1)Bu rapor, 14/6/1989
tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun
(Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar)
ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik) oluşan ithalatta
haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat (Mevzuat) hükümlerine dayanılarak
hazırlanmıştır.
1.2
Soruşturma
(1) Ticaret
Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından
yapılan inceleme sonucu AB ve Güney Koremenşeli7208.10.00, 7208.25.00, 7208.26.00,
7208.27.00, 7208.36.00, 7208.37.00, 7208.38.00, 7208.39.00, 7208.40.00,
7208.52.10, 7208.52.99, 7208.53.10, 7208.53.90, 7208.54.00, 7211.13.00,
7211.14.00, 7211.19.00, 7212.60.00, 7225.19.10, 7225.30.10, 7225.30.30,
7225.30.90, 7225.40.15, 7225.40.90, 7226.91.20, 7226.91.91, 7226.91.99 gümrük
tarife pozisyonları altında yer alan "Alaşımlı veya alaşımsız, (plakaj hariç)
herhangi bir kaplama işlemine tabi tutulmamış sıcak haddelenmiş yassı çelik"
ithalatına yönelik olarak 9/1/2021 tarihli ve 31359 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ
No:2021/4) ile başlatılan damping soruşturması tamamlanmıştır.
1.3
Yerli Üretim Dalı Tanımı ve Temsil Niteliği
(1) İşbu raporun2.1 inci paragrafında detaylarına yer verildiği
üzere, soruşturma konusu ürün hurdadan yahut demir cevherinden üretilebilmekte,
üretimin sıcak haddeleme aşaması sonrasında ürüne asitleme/yağlama
uygulanabilmekte veya yüzeyine desen verilebilmektedir. Başvuru sahibi ve
başvuruyu destekleyen firmalar ürünü demir cevheri veya hurdadan başlayarak
üretiyor olmakla birlikte, ürün üretimindeki değer zincirine yalnız
asitleme/yağlama veya desen verme aşamasında dâhil olduğu tespit edilen
firmalar[3] da bulunmakta olup; bu
firmalardan biri hariç diğerlerinin dampinge konu olduğu iddia edilen malın
aynı zamanda ithalatçısı olduğu ve/veya ihracatçı veya ithalatçılarla ilişkili
bulunduğu anlaşılmıştır.
(2) Bu koşullarda yerli üretim dalı, (bahse konu
firmaların değer zincirindeki konumu ve payı da dikkate alınarak) üreticilerin
geri kalan bölümü üzerinden tanımlanmıştır.Buna göre başvurunun temsil oranı % 90'ın
üzerindedir.
(3)Öte yandan, soruşturma aşamasında,
başvuru sahibi firmalara ilave olarak, İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.'nin zarar
inceleme dönemindeki ekonomik verileri talep edilmiş ve bu suretle söz konusu
firma zarar incelemesine dâhil edilmiştir.[4]
(4) Bu çerçevede, Ereğli Demir ve
Çelik Fabrikaları T.A.Ş., İskenderun Demir ve Çelik A.Ş., Çolakoğlu Metalurji
A.Ş., Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş. ve Tosçelik Profil
ve Saç Endüstrisi A.Ş.yerli üretim dalı olarak tanımlanmış olup, bu raporun
ilgili bölümlerinde yerli üretim dalı olarak anılacaktır.
1.4
Soruşturma Dönemi ve Zarar İnceleme Dönemi
(1) Damping
belirlemesi için 1/10/2019-30/09/2020 dönemi soruşturma dönemi (SD) olarak
kabul edilmiştir.
(2)Soruşturmada zarar belirlemelerinde veri toplama ve
değerlendirme için 1/1/2018-30/09/2020 dönemi zarar inceleme dönemi olarak
kabul edilmiştir.
(3) Kimi ilgili taraflar soruşturma dönemi ile zarar inceleme
dönemine ilişkin itirazda bulunmuş olup, zarar incelemesinin 3 yıldan az
olmaması gerektiği yönünde ilgili DTÖ Komitesi'nin tavsiye kararı bulunduğu,
2019'un son çeyreğinin analizde iki kez yer aldığı ve bu durumun tutarsızlık
yaratacağı iddia edilmiştir.
(4) Zarar inceleme ve soruşturma dönemleri damping ve buna bağlı
zararın etkisini gösterdiği iddia edilen dönemler ile şikayet başvurusu/başvuru
inceleme/soruşturma açılış süreci zamanlaması dikkate alınarak
belirlenmektedir. Bu kapsamda, 2018 yılı sonrasında etkisini gösterdiği iddia
edilen zararın incelemesi 2018 yılından itibaren başlatılmış, soruşturma açılış
süreci zamanlaması nedeniyle de inceleme dönemi çeyreklik bazda mevcut en
güncel verilere göre ve belirlenen inceleme döneminde eşit sürelerin esas
alınmasını sağlayacak şekilde belirlenmiştir.
(5) İlgili taraflarca nihai bildirim sonrasında konuya ilişkin
görüş ve iddialar yinelenmiş, öngörülen zarar inceleme döneminin öncesi ve
sonrasındaki gelişmelere atıfla, daha uzun süreli bir inceleme döneminin
alınması gerektiği, bu durumda zararın görülmeyeceği iddia edilmiştir.
(6) Dampinge karşı önlem alınabilmesi damping ve zarar unsurlarının
mevcudiyeti yanında ikisi arasında illiyet bağı bulunması koşuluna bağlıdır. Bu
itibarla, seçilen zarar inceleme döneminde ortaya çıkan zararda, zarar üzerinde
etkisi olabilecek diğer unsurların da dikkate alınması ve ayrıştırılması
kaçınılmaz bir gerekliliktir. Nitekim, raporun 1.4 (4) nolu paragrafında
belirtilen gerekçeyle seçilen zarar inceleme döneminde diğer unsurların zarar
üzerindeki olası etkisi raporun 5.2 nolu bölümünde kapsamlı şekilde tartışılmış
ve bu unsurların damping ile zarar arasındaki illiyet bağına etki edici
mahiyette olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu açıdan asıl olan, (şikâyetçi taraf
dâhil) ilgili tarafların zarar inceleme döneminin ne olması gerektiği yönündeki
görüşü değil, seçilen zarar inceleme döneminde damping, zarar ve ikisi arasında
illiyet bağı bulunup bulunmadığı yönündeki tespittir. Zarar inceleme dönemi
sonrasında yaşanan gelişmelerin yerli üretim dalı üzerindeki olası etkisi ile
bunun süreklilik arz edip etmeyeceği hususu (ilgili mevzuatta belirtilen
koşulları taşıması şartıyla) ancak gözden geçirme soruşturmalarına konu
edilebilir.
(7) Öte yandan bir ilgili taraf, farklı bir soruşturmada zarar
inceleme döneminin son 1-2 ayında dampingli
ithalatın miktar olarak hızlı bir artış fiyat olarak ise hızlı bir düşüş
eğilimi gösterdiğinin tespiti üzerine zarar inceleme döneminin 6 ay
uzatıldığını, benzer bir durumun bu soruşturma kapsamında da geçerli
olabileceği iddiasında bulunmuştur. Aynı mütalaanın bu soruşturmada da
değerlendirmeye alınabilmesi için benzer koşulların söz konusu olması gerektiği
açık olup, iddia sahibi ilgili tarafça bu yönde nesnel yahut veriye dayalı
herhangi bir gerekçe sunulmamıştır. Nitekim yapılan incelemede, atıfta
bulunulan soruşturmanın aksine, zarar inceleme döneminin son aylarında
dampingli ithalatın dalgalı bir seyir izlediği ve herhangi bir revizyonu
gerektirecek boyutta bir sapma yaşanmadığı görülmektedir.
(8) Aynı ilgili taraf, bunun dışında farklı geçmiş soruşturmalara
da atıfta bulunmuş olmakla birlikte, bahse konu soruşturmalardaki koşullar ile
mevcut soruşturma koşulları arasında yine önemli farklılıklar bulunmaktadır.
(9) Diğer taraftan, yine bir ilgi taraf, soruşturma
döneminin, zarar inceleme dönemi olan 2019 senesinin son üç ayını da içine
alacak şekilde belirlendiğini ve bu dönemin 2019 senesinin verileri ile ayrıca
karşılaştırılmış olmasının etkilerinin nasıl bertaraf edildiğinin nihai
bildirim raporu içeriğinden belirli olmadığını, hem ithalat miktarının arttığı hem de kârlılığın en düşük seviyede
olduğu 2019 yılı dördüncü çeyrek etkilerinin hesaplamalara mükerrer şekilde
dâhil edilmesinin zarar analizi ve ithalat verileri bağlamında ulaşılan
sonuçları da etkilediğini iddia etmiştir.
(10) 2019 yılı son çeyreğinin soruşturma dönemi ile
zarar inceleme döneminin son 12 aylık diliminde tekraren dikkate alınması trend
analizinin eşit dönemler itibarıyla yapılabilmesi ve damping ile zararın eş
zamanlı ortaya çıkıp çıkmadığının tespiti açısından bir gereklilik niteliğinde
olup; şikâyet başvurusu/başvuru inceleme/soruşturma açılış süreci
zamanlamasının gerektirdiği durumlarda soruşturma otoritelerince yaygın şekilde
başvurulan bir yöntemdir. Kaldı ki, 2019 yılı son çeyreğinde hem ithalat miktarının arttığı hem de
kârlılığın en düşük seviyede olduğu yönündeki iddiaya dair iddia sahibi
ilgili tarafça ispata dönük veriye dayalı herhangi bir analizde sunulmamıştır. Nitekim
çeyreklik veriler incelendiğinde, soruşturma döneminde soruşturma konusu
ülkelerden ithalatın ve bu ithalatın pazar payının en yüksek olduğu dönemin2019
yılının dördüncü çeyreği olmadığı görülmektedir.
1.5
İlgili Tarafların Bilgilendirilmesi, Dinlenmesi ve Bilgilerin Değerlendirilmesi
(1) Soruşturma
açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından tespit edilen
AB ve Güney Kore'de yerleşik üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye'de yerleşik
ithalatçılarına ve ayrıca AB ve Güney Kore'de yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara
iletilebilmesini teminen anılan ülkelerin Ankara'daki temsilciliklerine soruşturmanın
açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.
(2) Bildirimde,
soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan özetine ve soru
formlarına nereden erişilebileceği hususunda bilgi verilmiştir.
(3) Taraflara
görüş bildirme ve soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün
süre tanınmıştır. Ayrıca ilgili tarafların süre uzatımı yönündeki makul
talepleri karşılanmıştır.
(4) Yerli üretim
dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği içinde olmuş ve
gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.
(5) Soruşturma
döneminde soruşturma konusu üründe ithalat gerçekleştirdiği tespit edilen ve
kendilerine bildirimde bulunulan firmalardan 41 ithalatçı firma soru formunu
öngörülen süreler dahilinde yanıtlayarak Bakanlığa iletmiştir.
(6)Soruşturma
döneminde, Türkiye'ye AB ve Güney Kore menşeli soruşturma konusu ürünün
ihracatını gerçekleştirdiği tespit edilen üretici/ihracatçı firmalara soruşturma
açılışına ilişkin bildirim gönderilmiştir.Bu kapsamda,AB'de yerleşik Arcelor Mittal
S.A. (Arcelor Mittal), Tata Steel Ijmuiden BV (Tata Steel), Liberty Steel Group
(Liberty Steel), ThyssenKrupp AG (ThyssenKrupp) ile Güney Kore'de yerleşik
Posco ve Hyundai Steel Company (Hyundai Steel)firmaları soru formuna cevap
vermiştir.
(7) Ayrıca,
soruşturma kapsamında Güney Kore'de yerleşik Posco International Corporation
(PIC) ile Hyundai Corporation firmaları,Güney Kore menşeli soruşturma konusu
ürünün ihracatçısı olarak,tacir soru formunu yanıtlayarak Genel Müdürlüğe
iletmiştir.
(8) Bunların
yanı sıra, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Güney Kore Ankara Büyükelçiliği
ve Bulgaristan Ekonomi Bakanlığı soruşturma açılışını müteakip, soruşturmaya
ilişkin görüşlerini yazılı olarak Genel Müdürlüğe iletmiştir. İlgili mevzuat
hükümleri uyarınca,anılan resmî makamlar soruşturma kapsamında ilgili taraf
konumundadır.
(9) Diğer
taraftan, AB'de yerleşik üretici/ihracatçılardan oluşan EUROFER yazılı olarak
ilgili taraf olma talebinde bulunmuş olup, Yönetmeliğin 23 üncü maddesi
uyarınca anılan Birlik ilgili taraf statüsünü haizdir.
(10) Kimi ilgili
taraflarca şikâyet başvurusunun gizli olmayan nüshasının bilgilerin özünün
makul ölçüde anlaşılmasına olanak sağlayacak ayrıntıda olmadığı iddiasında
bulunulmuş olup, makul görülen iddiaların karşılanmasını teminen şikâyetçi
taraftan revize bir metin hazırlaması talep edilmiştir. Bu çerçevede,
başvurunun revize edilen gizli olmayan nüshası kamu dosyasına dâhil edilmiş ve
ilgili tarafların görüşüne sunulmuştur. Revize metin soruşturma açılışı
öncesinde şikâyetçi tarafın sunduğu başvurunun gizli nüshasına dayanmakta olup,
metinde gizli nüshanın ötesine geçen herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
(11) Aynı
şekilde şikâyetçi taraf, işbirliğine gelen kimi ihracatçıların soru formu
cevapları gizli olmayan nüshalarının ciddi eksiklikler içerdiği iddiasında
bulunmuş olup, söz konusu ihracatçılardan makul görülen taleplerin
karşılanmasını teminen gizlilik kaydıyla verilen cevaplarına ilişkin ilave
bilgiler sağlamaları talep edilmiştir. İlave bilgiler aynı şekilde kamu
dosyasına dâhil edilerek ilgili taraflarla paylaşılmıştır.
(12) Nihai
bildirim sonrasında bir ilgili taraf, soruşturma sırasında şeffaflıkla ilgili
iki büyük sorun ortaya çıktığını,
- İlk olarak,
özellikle Haziran 2021 ve Kasım 2021'de olmak üzere, 2021'de taraflara bir kaç
durumda dosyaya erişim sağlandığını, özellikle ikinci kez dosyaya erişimin,
soruşturma makamının iddialarını dayandırdığı argümanlara tarafların gereken
şekilde erişim hakkı bakımından, soruşturmada oldukça geç bir aşamada
sağlandığını;
- İkinci olarak,
Nihai Raporun ve başvurunun gizli olmayan versiyonunun eksik olduğunu, pazar
payı, yurtiçi satışlar ve tüm zarar göstergeleri gibi verilerin sadece endeksli
formatta verildiğini, damping hesaplamaları ya da fiyat kırılması hesaplamaları
için herhangi bir özet sunulmadığını,
- Ayrıca iç
tüketime ilişkin olarak, Nihai Raporun, yalnızca yerli sanayinin, söz konusu
ithalatın ve diğer ithalatın pazar paylarındaki artışları sunduğunu, ancak
toplam tüketimde ne kadarlık bir oranı temsil ettiklerini açıklamadığını, bu
olmadan yapılan bir analizin taraflı olacağını iddia etmiştir.
(13) Söz konusu
iddialara ilişkin değerlendirmeler aşağıda maruzdur:
- Yönetmeliğin
25'inci maddesi hükmü gereğince ilgili taraflara, yazılı olarak başvurmaları ve
uygulanabilir olması kaydıyla, soruşturma ile ilgili olarak kendi haklarını
savunmalarına yardımcı olabilecek gizli olmayan bilgileri görme olanağı
sağlanmaktadır. Bu kapsamda kamu dosyasına soruşturmanın farklı evrelerinde iki
kez erişim imkânı sağlanarak tarafların bu yöndeki talepleri karşılanmış olup,
söz konusu iki erişim dışında dosyaya ilave erişim talebi vuku bulmamış,
dosyaya erişim kısıtlanmamış, ilgili tarafların takdirine bırakılmıştır. Öte
yandan, dosyaya ikinci erişim ile nihai bildirimin yayımlanması arasında
yaklaşık 4 aylık bir süre bulunması nedeniyle, "soruşturma makamının iddialarını dayandırdığı argümanlara tarafların
gereken şekilde erişim hakkı bakımından, ikinci kez dosyaya erişimin
soruşturmada oldukça geç bir aşamada sağlandığı" yönündeki iddia
mesnetsizdir.
- Zarara ilişkin
göstergelerin endekslenmiş olarak verilmesi gizlilik ilkesinin gözetilmesi
gereğinden kaynaklanmış olup, endekslenmiş bilgilerin esas bilginin makul
ölçüde anlaşılmasına olanak sağlayacak ayrıntıda olduğu açıktır. Bu noktada,
kimi ilgili tarafların, birden çok firmanın verilerinin konsolidasyonu halinde
endekslenmeye ihtiyaç olmaması gerektiği yönündeki görüşü de hüküm ifade
etmekten uzaktır. Zira aksi durum, ülkemiz piyasasında rekabet içinde olan
yerli üreticilerle üretici/ihracatçıların soruşturma konusu ürüne ilişkin
operasyon sonuçlarının tek taraflı olarak paylaşılması anlamına gelecektir.
Nitekim, üretici/ihracatçı operasyon sonuçları (konsolide halde olsun olmasın)
soruşturma kapsamında açıklanmamaktadır. Ayrıca, açık verilerin paylaşılması,
entegre tesislerin elektrik ark ocaklı (EAO) firmaların operasyon sonuçlarına
tek taraflı vakıf olması gibi yerli üreticilerin kendi aralarındaki rekabeti
açısından da olumsuz sonuçlara yol açabilecektir.
- İddianın
aksine damping hesaplamaları ve fiyat kırılması hesabına ilişkin bilgilere
nihai bildirim ve/veya firma özel bildirimlerinde yer verilmiştir.
- Pazar payı
gelişimlerine ilişkin detaylı bilgi raporun 4.11 (c)paragrafında yer
almaktadır.
(14) Öte yandan, yine bazı ilgili
taraflarca başvuruda makul kârın % 15 düzeyinde olduğunun bildirildiği, oysa bu
oranın yüksek olduğu iddia edilmiş, ayrıca başvurudaki zarar delillerinin
yeterli vasıfta olmadığı ileri sürülmüştür. Yapılan incelemede, ilgili
taraflarca olması gerektiği iddia edilen kâr oranlarının ve karşı zarar
bildirimlerinin damping/zarar ve illiyet bağına ilişkin başvuruda yer alması
gereken yeterli delillere halel getirecek yahut bunları aksi yönde değiştirici
nitelikte olmadığı görülmüştür.
(15) Tarafların
soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş
olup,işbu raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerle ilgili olabileceği
mülahaza edilenlere raporun ilgili kısımlarında yer verilmiştir.
1.6
Yerinde Doğrulama Soruşturmaları
(1) Yönetmeliğin
21 inci maddesi çerçevesinde yerli üretim dalı ile üretici/ihracatçı
firmalardan Arcelor Mittal, Tata Steel, Posco, Hyundai Steel ve tacir PIC ve
Hyundai Corporation firmaları nezdinde çevrimiçi ve/veya yerinde doğrulama
soruşturmaları gerçekleştirilmiştir.
2.
SORUŞTURMA KONUSU ÜRÜN VE BENZER ÜRÜN
2.1
Soruşturma Konusu Ürün
(1) Soruşturma
konusu ürün, 7208.10.00, 7208.25.00, 7208.26.00, 7208.27.00, 7208.36.00,
7208.37.00, 7208.38.00, 7208.39.00, 7208.40.00, 7208.52.10, 7208.52.99,
7208.53.10, 7208.53.90, 7208.54.00, 7211.13.00, 7211.14.00, 7211.19.00,
7212.60.00, 7225.19.10, 7225.30.10, 7225.30.30,7225.30.90, 7225.40.15,
7225.40.90, 7226.91.20, 7226.91.91, 7226.91.99 gümrük tarife pozisyonları (GTP)
altında yer alan "Alaşımlı veya alaşımsız, (plakaj hariç) herhangi bir kaplama
işlemine tabi tutulmamış sıcak haddelenmiş yassı çelik" tir.
(2) Ülkemizde
soruşturma konusu ürün demir cevherinden ve hurdadan olmak üzere temelde iki yöntemle
üretilmektedir. Cevherden üretimde, demir cevheri ve kok karışımları, yüksek
fırınlarda sıvı ham demir (sıcak metal) haline getirilmektedir. Sonrasında
çelikhane tesisinde, bazik oksijen fırını (BOF) yöntemi kullanılarak çeşitli
aşamalardan geçmek suretiyle sıvı çelik haline getirilmekte; tüm özelliklerini
kazanmış sıvı çelik ise sürekli döküm tesislerinde katılaştırılarak slab halini
almaktadır. Hurdadan üretimde ise, üretim süreci hurdaların elektrik ark
ocaklarında (EAO) eritilmesi suretiyle başlamakta olup, demir cevheri yerine
temel girdi hurdadır.
(3) Sıcak
haddelenmiş yassı çelik ürünler; sürekli döküm yöntemiyle üretilen dikdörtgen
kesitli yarı ürünün (Slab), belirli bir sıcaklığa ısıtılarak haddelenmesi ile
elde edilen yassı çelik ürünlerdir. Haddeleme işlemi, metal malzemenin
merdaneler arasından geçirilmesi suretiyle ezilmesi, bu suretle biçim verilmesi
ve mekanik özelliklerinin geliştirilmesi sürecidir. Sıcak haddelenmiş yassı
çelik müteakip aşamada kullanım amacına bağlı olarak asitleme/yağlama işlemine
tabi tutulabilmekte yahut üzerine kabartma motifler (desen) işlenebilmektedir.
(4) Soruşturma
kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde,
(a) 7208.52.99
ve7225.40.90GTP'leri içinde yer alan levha haddehanesinde haddelenmiş levha
sacların,
(b) Yüksek hız çeliği ile takım çeliği ürünlerini içeren
7225.30.10, 7225.30.30, 7225.40.15 ve 7226.91.20 GTP'lerinin,
(c) % 0,006 veya daha az karbon içeren çeliklerin (IF
çeliği)sınıflandırıldığı 7208.37.00.90.12, 7208.38.00.90.12,
7208.39.00.90.12GTİP'lerinin ve
(d) 7225.30.90
GTP'si içinde yer alan IF çeliklerinin kapsam dışına alınması öngörülmüştür.
2.2
Benzer Ürün
(1) Soruşturma
sırasında, soruşturma konusu ürün ile yerli üretim dalı tarafından üretilen ve
Türkiye piyasasında satılan ürününün teknik ve fiziki özellikleri ile temel
kullanım alanları itibariyle benzer özelliklere sahip olduğu anlaşılmış olup,
bu çerçevede söz konusu ürünlerin Yönetmeliğin 4 üncü maddesi kapsamında
"benzer ürün" niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
(2) Soruşturma
konusu ürün ve benzer ürüne ile ilgili açıklamalar genel nitelikli olup
bilgilendirme amacını taşımaktadır.
(3) Kimi ilgili
taraflarca bazı ürün tiplerinde yerli üretim dalının üretiminin bulunmadığı, bu
durumun bizzat şikâyet başvurusunda da belirtildiği, dolayısıyla ithal ürünler
ile yerli ürünlerin benzer ürün olmadığı iddia edilmiştir. Damping
soruşturmalarında ithal edilen ürünlerin tamamının ve/veya birebir aynısının
yerli üretim dalınca üretiliyor olması gibi bir önkoşul bulunmamakta olup;aksi
durumun, ithalatta haksız rekabete karşı önlem alınabilmesini çoğu soruşturmada
imkânsız hale getireceği açıktır.Soruşturma döneminde üretim/satışı yapılan
ithal ürün tipleri ile yerli üretim dalı ürün tipleri incelendiğinde, ürünlerin
büyük kısmının temel özellikleri ve kullanım alanları bazında birebir örtüştüğü
görülmüştür. Kaldı ki, benzer ürünün mevzuatta birebir aynı ürün olarak değil
"aynı veya benzer nitelikteki ürün" olarak tanımlandığı da bilinmektedir. Bu
açıdan, söz konusu münferit nitelikteki kimi ürün tiplerinin yerli üretim
dalınca tedarik edilmiyor olmasının soruşturma geneli için geçerli benzer ürün
tespitine halel getirmeyeceği sabittir.
(4) Öte yandan,
yerli üretim dalından tedarik edilemediği iddia edilen ürünlere ilişkin
keyfiyet soruşturma otoritelerince soruşturma sürecinde ayrıca
değerlendirilmekte ve sonuca bağlanmakta olup, işbu soruşturma süresince ilgili
tarafların bu yöndeki görüşleri kapsamlı şekilde değerlendirilmiş, dikkate
alınmış ve bu doğrultuda kapsama ilişkin 2.1 (4) nolu paragrafta yer alan düzenlemeler
yapılmıştır.
(5) Bir ilgili
taraf otomotiv sektörüne dönük asitlenmiş ve yağlanmış (PO) ürünlerin
ülkemizdeki entegre tesislerde üretilemediğini belirterek firma ürün
kataloglarının da bunu teyit ettiğini iddia etmiştir. Soruşturma sürecinde yapılan
değerlendirmelerde, aynı ilgili tarafın ürünün yurtiçinden tedarik edilmesi
girişiminde hiç bulunmadığı; yerli üretim dalının ise talep gelmediğini teyit
ederek talep edilmesi durumunda inceleneceğini ve üretilebileceğini beyan
ettiği görülmüştür.
(6) Yine boru
sektöründe kullanılan API 70 ve üzeri kalitelere ilişkin şikâyet başvuru
formunda yer alan ifadelerin de hilafına, bu kalitede yerli üretim bulunduğu ve
bilhassa bir yerli üreticinin devam etmekte olan yeni yatırımı devreye
girdiğinde bu üretimin artarak çeşitleneceği anlaşılmıştır.
(7) Öte yandan,
nihai bildirim sonrasında yerli üretim dalını temsilen TÇÜD, levha
haddehanesinde üretilmeyen ürünlerin ithalatında 7225.40.60 nolu GTP'nin
kullanılmasını engellemek amacıyla bu GTP'nin de soruşturma konusu ürün olarak
kabul edilmesi talebinde bulunmuştur. Soruşturma açılışı sonrasında soruşturma
sırasında yapılan tespitler neticesinde kamu yararı gözetilerek kapsamın
daraltılması söz konusu olabilmekte ancak kapsamın genişletilmesine imkân
bulunmamaktadır.
2.3
Ürünün İthalinde Uygulanan Gümrük Vergisi ve Diğer Yükümlülükler
(1) Soruşturma
konusu ürün için meri İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde belirlenen gümrük
vergileri aşağıda yer almaktadır. Buna göre, başvuru konusu ürünün AB ve Güney
Kore menşeli olanları için AB-Türkiye Gümrük Birliği nedeniyle % 0 gümrük
vergisi uygulanmaktadır.
GTİP
KDV
(% )
GÜMRÜK VERGİSİ ORANI (% )
1
2
3
4
GTS ÜLKELERİ
8
Dip not
5
6
7
7208.10.00.10.00
18
0
1,4
0
5,2
13
13
13
13
7208.10.00.90.00
18
0
1,4
0
5,2
13
13
13
13
7208.25.00.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.25.00.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.26.00.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.26.00.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.27.00.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.27.00.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.36.00.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.36.00.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.37.00.10.11
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.37.00.10.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.37.00.90.18
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
A
7208.37.00.90.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.38.00.10.11
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.38.00.10.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.38.00.90.18
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
A
7208.38.00.90.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
B
7208.39.00.10.11
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.39.00.10.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.39.00.90.18
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
A
7208.39.00.90.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
B
7208.40.00.10.11
18
0
1,4
0
5,2
13
13
13
13
7208.40.00.10.19
18
0
1,4
0
5,2
13
13
13
13
7208.40.00.90.11
18
0
1,4
0
5,2
13
13
13
13
7208.40.00.90.19
18
0
1,4
0
5,2
13
13
13
13
7208.52.10.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.52.10.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.52.99.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.52.99.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.53.10.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.53.10.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.53.90.10.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.53.90.90.00
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.54.00.10.11
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.54.00.10.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.54.00.90.11
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7208.54.00.90.19
18
0
1
0
3,6
9
9
9
9
7211.13.00.11.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
C
7211.13.00.19.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
C
7211.13.00.29.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.10.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.21.11
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.21.12
18
0
0
0
4
10
10
10
10
C
7211.14.00.29.11
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
C
7211.14.00.29.12
18
0
0
0
4
10
10
10
10
C
7211.14.00.31.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.39.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.41.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.49.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.14.00.50.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.19.00.10.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.19.00.21.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.19.00.29.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.19.00.31.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.19.00.39.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7211.19.00.50.00
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7212.60.00.11.11
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7212.60.00.11.21
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7212.60.00.11.29
18
0
0
0
0
0
0
0
0
7212.60.00.19.11
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7212.60.00.19.21
18
0
1,7
0
6
15
15
15
15
7212.60.00.19.29
18
0
0
0
0
0
0
0
0
7212.60.00.21.11
18
0
0
0
0
0
0
0
0
7212.60.00.21.12
18
0
0
0
0
0
0
0
0
7212.60.00.29.11
18
0
0
0
0
0
0
0
0
7212.60.00.29.12
18
0
0
0
0
0
0
0
0
7225.19.10.00.11
18
0
0
0
2,4
6
6
6
6
7225.19.10.00.19
18
0
0
0
2,4
6
6
6
6
7225.30.90.00.11
18
0
0
0
2,4
6
6
6
6
7225.30.90.00.19
18
0
0
0
2,4
6
6
6
6
7225.40.90.00.00
18
0
0
0
2,4
6
6
6
6
7226.91.91.00.00
18
0
0
0
0
6
6
6
6
7226.91.99.00.00
18
0
0
0
0
6
6
6
6
Kaynak: İthalat Rejimi 2022
1: AB ve STA
Ülkeleri, 2: Malezya, 3: Singapur, 4: Venezuela, 5: En Az Gelişmiş Ülkeler, 6:
Özel Teşvik Düzenlemelerinden Yararlanacak Ülkeler, 7:Gelişme Yolundaki
Ülkeler, 8: Diğer Ülkeler
DİPNOTLAR:
A. Sıcak haddelenmiş sacdan soğuk haddelenmiş sac üreten
tesislerin doğrudan ithalatında gümrük vergisi geçici bir süre % 6 uygulanır ve
bu halde gümrük mevzuatının nihai kullanıma ilişkin hükümlerine tabi olur.
B. Sıcak haddelenmiş sacdan dikişli boru üreten
tesislerin doğrudan ithalatında gümrük vergisi geçici bir süre % 6 uygulanır ve
bu halde gümrük mevzuatının nihai kullanıma ilişkin hükümlerine tabi olur.
C. Bu GTİP'lerde Çin Halk Cumhuriyeti menşeli kalınlıkları
15 mm ve daha fazla olan kalın levhalara damping vergisi uygulanmaktadır.
3.
DAMPİNGE İLİŞKİN BELİRLEMELER
3.1
Genel
(1)
Soruşturma kapsamında, üretici/ihracatçı, üretim merkezi, ithalatçı, ürün
çeşidi ve işlemlerin sayısının aşırı yük oluşturarak soruşturmanın zamanında
tamamlanmasına engel olacak kadar fazla olması nedeniyle Yönetmeliğin 27 nci
maddesi uyarınca (AB menşeli ihracat için) örneklemeye gidilmesi
kararlaştırılmıştır. Bu kapsamda, AB için incelemenin SD'de ülkemize en çok
ihracat yapan iki firma ile sınırlandırılması, söz konusu iki firmadan Arcelor Mittal
Grubunun ise ülkemize ihracatta ilk 5 sırada yer alan grup şirketlerinin
incelenmesi öngörülmüştür.
(2) Bu suretle,
örneklemeye dâhil edilmeyen AB'de yerleşik diğer üretici/ihracatçı firmalar
için damping marjının, örneklemeye dâhil edilen firmaların inceleme sonuçlarına
göre belirlenmesi ve hiçbir koşulda örneklemeye dâhil edilen firmaların
ağırlıklı ortalama damping marjını geçmemesi öngörülmüştür. Örneklemeye dâhil
edilen AB'de yerleşik üretici/ihracatçı firmaların SD'de ülkemize yapılan
ihracattaki payı toplam ihracatın büyük çoğunluğunu teşkil etmesi dolayısıyla
istatistiksel olarak yüksek oranda temsil niteliğini haizdir.
(3)Keyfiyete
ilişkin ilgili ihracatçıların görüşleri alınmış olup; örnekleme yapılmaması
yönündeki talepler, çok sayıda ihracatçı ve üretici bulunması ve ayrı ayrı
inceleme yapmanın gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında
tamamlanmasını engelleyecek olması nedeniyle karşılanamamıştır.
(4) Öte yandan, örneklemeye dâhil edilemeyen bir
ihracatçının AB'de yerleşik üretim merkezlerinden biri, soruşturma konusu ürünlerin üreticisi
olmasına rağmen soruşturma döneminde Türkiye'ye soruşturma konusu ürün tedarik
etmediğini beyan ederek Türkiye'deki yerli üreticilere zarar vermiş olan bir
üretici olarak değerlendirilemeyeceğini iddia etmiştir.Yönetmeliğin 36'ncı
maddesine göre soruşturma döneminde önleme konu malı Türkiye'ye ihraç etmemiş
olan ihracatçılar veya üreticiler kendileri için yeni ihracatçı gözden geçirme
soruşturması açılmasını talep edebilecek olmakla birlikte, bu ihracatçıların dampinge karşı vergiye konu malın ihraç ülkesinde
bulunan ihracatçı veya üreticileriyle bağlantılı olmadığını kanıtlaması
gerekmektedir. İddia sahibi ihracatçı soruşturma kapsamındaki
üretici/ihracatçılardan biri ile ilişkili firma konumundadır.
(5) Bu raporun
1.4 üncü paragrafında de belirtildiği üzere, damping belirlemesi için
1/10/2019-30/09/2020 dönemi soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.
(6) Nihai
bildirim sonrasında, kimi üretici/ihracatçı firmalar tarafından damping marjı
hesaplamalarında kullanılan formüller ve dikkate alınan tüm değerlere ilişkin
birtakım verilerin açıkça belirtilmediği ifade edilmiştir. Nihai bildirim ve
firma özel bildirimleri aracılığıyla paylaşılan bilgi ve verilerin,
hesaplamaların ve hesaplamalara temel teşkil eden hususların anlaşılmasına
imkân verecek detayda olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
3.2
Normal Ticari İşlem Testi
(1) Yönetmeliğin
5 inci maddesi hükümleri gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı
firmaların menşe ülkelerdeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde
kullanılıp kullanılmayacağının belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal
ticari işlem testi uygulanmıştır.
(2) Buna göre
normal değer;
a) Benzer ürünün
tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının ağırlıklı ortalama birim
maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda;
1) Birim
maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının % 80'ini
veya daha fazlasını oluşturması halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen
tüm iç piyasa satış işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması
esasında,
2) Birim
maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin toplam satış miktarının % 80'inden
daha azını oluşturması halinde ise soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen
yalnızca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında
belirlenmiştir.
b) Benzer ürünün
tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının, ağırlıklı ortalama birim
maliyetinin altında olması halinde, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa
satış işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmiştir.
c) Benzer ürünün
tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde, oluşturulmuş normal değer
esasında belirlenmiştir.
3.3
Temsil Testi
(1) Yönetmeliğin
5 inci maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların
menşe ülkelerdeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp
kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil
testi uygulanmıştır. Buna göre, normal ticari işlemler çerçevesindeki benzer
mal satışlarının miktar bazında Türkiye'ye satışlarının % 5'ini veya daha
fazlasını oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde
kabul edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer
esasında belirlenmiştir.
(2) Nihai
bildirim sonrasında iki üretici/ihracatçı tarafından % 5 temsil testine ilişkin
görüşler iletilmiştir. Bu kapsamda, nihai bildirim raporunda ve firma özel
bildirimlerinde paylaşıldığı üzere, normal değer tespiti Anti-Damping
Anlaşması'nın 2.2nci maddesi ve İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında
Yönetmeliğin 5inci maddesi çerçevesinde yapılmıştır.
3.4
İç Piyasa Satışlarına Dayanan Normal Değer
(1) İşbirliğine
gelen üretici/ihracatçı firmalar için Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü
gereğince iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde normal değer, menşe
ülkelerin iç pazarında benzer ürün için normal ticari işlemler çerçevesinde
bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatlar
esasında belirlenmiştir.
3.5
Oluşturulmuş Normal Değer
(1) Oluşturulmuş
normal değer, ilgili firmadan temin edilen benzer ürünün üretim maliyeti ile
satış, genel ve idari giderler ve finansman giderine, Yönetmeliğin 6 ncı
maddesi hükmüne göre, normal ticari işlemler çerçevesinde benzer ürün
satışlarından elde edilen ağırlıklı ortalama kâr oranının eklenmesi suretiyle
hesaplanmıştır.
(2) İlişkili
firmalardan hammadde/girdi alımlarının emsallerine uygun şekilde fiyatlanmış
olması gereği DTÖ'nün yerleşik içtihatlarındandır. Aksi durumda ilişkili
firmadan girdi tedarik eden üretici/ihracatçının alım fiyatları dikkate
alınmayabilmektedir. Hal böyle iken, girdi tedarikçisi ilişkili firmanın
faaliyet sonuçlarının alıcı firmanın maliyetlerinden düşürülmesi gibi bir
uygulamanın kabulüne imkân bulunmadığı izahtan varestedir.
(3) Öte yandan,
nihai bildirim sonrasında Güney Kore'de yerleşik bir üretici/ihracatçı firma
oluşturulmuş normal değer hesabında kendi kâr marjının kullanılmadığını ifade
etmiştir. Anılan firmanın kâr marjının, piyasa koşulları ve sektör yapısı gibi
etkenler dikkate alındığında soruşturma konusu ürün için makul olmadığı
değerlendirilmiş, Anti Damping Anlaşmasının 2.2.2 nci maddesinin (iii)
paragrafı ile Yönetmeliğin 6.3 üncü maddesinin (c) bendi çerçevesinde, Güney
Kore'de yerleşik diğer üretici/ ihracatçıların soruşturma konusu ürün
üretiminden elde ettikleri kâr marjını geçmeyen makul bir yöntemle elde edilen
kâr oranı kullanılmıştır. Bununla birlikte, anılan firma için kullanılan kâr marjı,
firmanın kendi verileri dikkate alınarak yapılan gerekli ayarlamalar
çerçevesinde hesaplanmıştır.
3.6
İhraç Fiyatının Belirlenmesi
(1)Yönetmeliğin
9 uncu maddesi uyarınca, ihraç fiyatı, ihraç amacıyla satılan mal için fiilen
ödenmiş veya ödenmesi gereken fiyat temelinde tespit edilmiştir.
(2) Yönetmeliğin
9uncu maddesinin 2nci fıkrası kapsamında, örneklemeye dâhil AB'de yerleşik en
büyük üretici/ihracatçının ülkemizde yerleşik ilişkili ithalatçısından, söz
konusu ihracatçı/üreticiden yapılan alışların yeniden ve/veya işlenerek satış
ve maliyetlerine ilişkin bilgi talep edilmiş, ancak müteaddit girişimlere
karşın ilişkili ithalatçı firma "satışı yapılan ürünlerin tedarikçisinin
takibinin mümkün olmadığı" gerekçesiyle gerekli bilgileri ihtiyaç duyulan
format ve içerikte sağlamamıştır. Bunun üzerine, Yönetmeliğin 26ncı maddesinin
2nci fıkrasına atıfla bu kez gerekli veriler bahse konu ihracatçı/üreticiden doğrudan
talep edilmiş ancak temin edilememiştir. Bu koşullarda, söz konusu
üretici/ihracatçının bahse konu ilişkili ithalatçısına yaptığı satışlara
ilişkin ihraç fiyatı, Yönetmeliğin 27nci maddesinin son cümlesi kapsamında,
Yönetmeliğin 26ncı maddesi hükmü doğrultusunda hesaplanmıştır.
(3) Nihai
bildirim sonrasında bahse konu üretici/ihracatçı ilettiği görüşlerinde sair
nedenlerle uygulamanın Anti-Damping Anlaşmasına aykırı olduğu iddiasında
bulunmuş; söz konusu ilişkili ithalatçı firma ise soruşturma dönemine ilişkin
ürün alış ve satışlarını paylaştığını ifadeyle, tedarik edilen ürünlerin menşei
ve üreticisi bazında takibi yapılmadığı iddiasını yinelemiş, kanunen tutulması
zorunlu olmayan bir veri yüzünden ilave marj getirilmemesi gerektiği görüşünde
olduğunu belirtmiştir.
(4) Damping
soruşturmalarında ihraç fiyatının güvenirliliği, ihracatçı ve ithalatçının ortaklık
ilişkisinin kapsamı, niteliği ve içeriği dikkate alınarak, bağımsız alıcıya
(işleyerek ve/veya olduğu şekilde) yeniden satış fiyatları üzerinden tespit
edilebilmekte, güvenilir olmadığı durumlarda ihraç fiyatının bağımsız ilk
alıcıya yeniden satış fiyatı esas alınarak oluşturulması söz konusu
olabilmektedir.Bahse konu uygulama ihtiyari olmanın ötesinde çoğu soruşturmada
bir ihtiyaç ve gereklilik niteliği taşımaktadır. Söz konusu incelemenin
yapılmaması yahut gerek ihracatçı gerek ilişkili ithalatçı tarafından sair
nedenle gerekli verilerin temin edilemediği iddiasının peşinen kabulü, olası
gizli dampingin ortaya çıkarılamaması, başka deyişle ithalatta haksız rekabetin
önlenmesi mevzuatının etkisiz kılınması anlamına gelebilecektir. Bu koşullarda,
ihtiyaç duyulan verilerin herhangi bir gerekçeye bağlı olarak temin edilmemesi
halinde, iddia edilen gerekçelerin her somut olayın kendi özellikleri dikkate
alınarak değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonuçlarına göre işlem tesisi
gerekir.
(5) Mevcut
soruşturmada ortaklık ilişkisinin vasfı dikkate alınarak üretici/ihracatçı ile
ilişkili iki ithalatçıdan 3.6 (2) nolu paragrafta belirtilen bilgiler talep
edilmiş; bir ithalatçı gerekli bilgileri tam ve eksiksiz olarak temin ederken,
diğeri (aynı paragrafta belirtilen gerekçeyi ileri sürerek) gerekli bilgileri
ihtiyaç duyulan format ve içerikte sağlamamıştır. İşbirliğine gelen ilişkili
ithalatçının verileri üzerinde yapılan incelemede ihraç fiyatının güvenirliliği
üzerinde şüphe yaratabilecek bir bulguya rastlanmamış; işbirliğine gelmeyen
ilişkili ithalatçıya satışlar açısından ise Yönetmeliğin 26 ncı maddesi
hükmünün işletilip işletilmeyeceğinin tespiti üç sualin cevabını gerektirmiş
olup, buna ilişkin değerlendirmeler aşağıda maruzdur:
a) "Satışı yapılan
ürünlerin tedarikçisinin takibinin mümkün olmadığı" iddiasının geçerli olup
olmadığı
Sektör gerçekleri ve uygulamalarının bu takibi zorunlu
kılması ile firma ortakları, ölçeği ve buna bağlı imkânları dikkate alındığında
iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu açıktır. Üstelik firma herhangi
bir işleme tabi tutulmadan yalnız ticareti yapılan ürünler için dahi tedarikçi
bilgisi sağlamamıştır.
b) İthalatçı tarafından sunulan verilerin ihraç fiyatının
güvenirliğinin tespiti açısından yeterliliği
İlişkili ithalatçı tarafından sunulan ve tedarikçi
detayını içermeyen alış ve satış verileri temel özellikler bakımından dahi olsa
eşleştirmeye imkân vermeyecek formattadır. Oysa en az tedarikçi detayı bazında
takip olmadığı iddiası kadar temel ürün tipi bilgilerinin bulunmaması da sektör
gerçekleri ve hayatın olağan akışına aykırı nitelik taşır. Alış ve satışa konu
olan önemli miktardaki ürün tipi için verilen bilgi detayı "rulo" veya
"muhtelif rulo" ifadesiyle sınırlıdır. Kaldı ki tedarikçi detayının yokluğu
iddiası, iletilen verilerin içeriğinden bağımsız olarak tek başına ihraç
fiyatının güvenirliliğinin tespitini neredeyse imkânsız hale getirmektedir.
c) Üretici/ihracatçının gerekli bilgileri ilişkili
ithalatçıdan temin edip edemeyeceği
Kamuya açık
kaynaklarda da yer alan bilgilere göre, ilişkili ithalatçı üretici/ihracatçının
münhasırlık anlaşması ile bağlanmış dağıtım kanalı konumundadır. Yine aleni
vasıftaki ticaret sicili kayıtlarına göre, üretici/ihracatçı şirket ilişkili
ithalatçıda % 50 nispetinde A grubu hisse sahibi olup, şirket sözleşmesi
ihracatçı/üretici grup şirketleri ile kurulacak ticari ilişkilerde yönetim
kurulu kararı aranmayacağına ilişkin istisnai bir hüküm içermektedir. Bu
koşullarda, firma tarafından gizlilik kaydıyla sunulan Ortak Girişim Sözleşmesi
ilgili hükümleri ve firma ölçekleri de dikkate alındığında üretici/ihracatçının
talep edilen verileri ilişkili ithalatçıdan temin edememesi gibi bir durumun
hayatın olağan akışına aykırı olacağı açıktır.
Söz konusu
değerlendirmeler ışığında, ilişkili ithalatçıya satışlara Yönetmeliğin 26 ncı
maddesi hükmünün işletilmesi gerektiği mülahaza edilmiş olmakla birlikte,
telafi amacı ve kastını aşan mahiyette aşırı damping marjlarının oluşmasına
mahal vermemek adına eldeki en makul veri ve yöntem kullanılmıştır.
(6) Öte yandan,
Güney Kore'de yerleşik bir üretici/ihracatçı firma tarafından nihai bildirim
sonrasında iletilen görüşlerde, tacir firmanın verilerinin doğrulanmış olmasına
rağmen hesaplamalara dâhil edilmediği ifade edilmiştir. Bununla birlikte, yerli
üretim dalı adına TÇÜD tarafından iletilen görüşlerde ise ilişkili tacir firma
üzerinden yapılan satışlara ilişkin kâr ve genel yönetim giderlerine ilişkin
bir ayarlama yapılması gerektiği bildirilmiştir. İlgili üretici/ihracatçı ile
ilişkili tacir arasındaki fiyatların emsallerine uygun olduğu değerlendirilmiş
ve tüm tacir firmaların verileri CIF ihraç fiyatına ulaşmak için
kullanılmıştır.
3.7
Fiyat Karşılaştırması
(1) Adil bir
karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen, oluşturulmuş normal değer de dâhil
olmak üzere normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış
aşamasına getirilerek aynı ticari aşamada karşılaştırılmıştır.
(2) Yönetmeliğin
10 uncu maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmalar
tarafınca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar
değerlendirilmiş ve belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar
yapılmıştır.
(3) AB'de
yerleşik en büyük üretici/ihracatçının damping marjı hesabına ilişkin yukarıda
yer verilmeyen düzenleme / görüş ve değerlendirmeler aşağıda maruzdur:
(a) Firma ilk soru formu cevabında, otomotiv ve
endüstriyel ürün satış kanallarındaki durumun hesapta dikkate alınması ve
maliyetlerdeki dalgalanmalar nedeniyle hesabın çeyreklik bazda yapılmasının
daha uygun olabileceği iddiasında bulunmuştur. Kullanılan ürün kontrol numarası
(Product Control Number-PCN) detayı otomotiv/endüstriyel ürün satış kanalı
ayrımının da dikkate alınmasına imkân vermiş olup, aynı PCN altında her iki
grup ürünün de yer aldığı istisnai durumlarda ise gerek fiyat gelişimi gerek bu
PCN için tek maliyet bulunması nedeniyle ilave işlem yapılmamıştır. Çeyreklik
bazda damping hesabına ilişkin ise iddia edilen dalgalanmanın mevcudiyeti ve
olası etkisine ilişkin hiçbir analiz sunulmadığından görüş dikkate
alınamamıştır. İlk soru formu cevabı sonrasında konuya ilişkin firmadan ilave
görüş yahut talep de alınmamıştır.
(b) Damping marjı hesabında oluşturulmuş normal değerin
kullanıldığı işlemlerde (kendi özel koşulları nedeniyle) karşılaştırmaya esas
normal değerlerde sapma yaratabileceği görüldüğünden; maliyetlerde kullanılan
PCN'e nihai bildirim sonrasında birinci kalite /ikinci kalite detayı ilave
edilmiştir. Damping marjına etkisi ihmal edilebilecek düzeyde olsa da, bu
ayrımın yapılması hesaplamada daha doğru sonucu verecek olması nedeniyle makul
görülmüştür.
(c) Aynı üretici/ihracatçının üretim merkezlerinden
birinin satışlarına ilişkin tacir ayarlamasında ihtiyaç duyulduğu
anlaşıldığından kısmi bir değişiklik yapılmıştır. Söz konusu değişikliğin
sonuca etkisi yine ihmal edilebilecek düzeydedir.
(d) Söz konusu üretici/ihracatçının, belirli bir ürün tipi
satışlarının % 80'inden fazlası kârlı olduğunda kârlı olan satışların hesaba
katılmadığı, kullanılan PCN'in yapay olarak oluşturulmuş normal değer
kullanımını artırdığı, aracı tüccar ayarlama/düzeltmelerinin iç satışlarda
uygun olmayan şekilde tatbik edildiği, oluşturulmuş normal değerin Anti-Damping
Anlaşması Madde 2.2'deki standartlara aykırı olarak hesaplandığı ve
oluşturulmuş normal değere banka maliyetlerinin yansıtılmadığı iddiaları
aşağıda yer alan gerekçelerle mesnetsizdir.
-
Belirli bir ürün tipi satışlarının % 80'inden
fazlası kârlı olduğunda kârlı olan satışlar iddianın aksine hesaba katılmıştır.
-Ürün tipleri arasında fiyat farklılığına yol açan ürün
özelliklerinin PCN oluşumunda dikkate alınması gereği açıktır. Aksi durumda,
firmanın yurtiçi ve ihraç satışlarındaki dikkate alınmayan özellik bazında
yaşanan ağırlık farkının marj hesabında aşağı yahut yukarı yönlü sapmaya yol
açması kaçınılmazdır. Misalen, PCN'de çelik kalitelerinin gruplandırılmış halde
yer alması, aynı grup içinde yer almakla birlikte daha yüksek fiyata sahip ürün
iç piyasada daha fazla satılmakta ise damping marjının gerçekte olduğundan daha
yüksek çıkmasına yol açacaktır. Bu durum, ürünün fiyatına kayda değer ölçüde
etki eden tüm unsurlar açısından geçerlilik taşır.
-Aracı tüccar ayarlama/düzeltmeleri iç satışlarda uygun
şekilde tatbik edilmiş olup, gerek firma özel bildiriminde gerek firma dinleme
toplantısında konuya ilişkin kapsamlı bilgi verilmiştir.
-Oluşturulmuş normal değer hesabında kullanılan satış
ve genel idari giderler Anti-Damping Anlaşması Madde 2.2 hükmü ile tam uyumlu
şekilde belirlenmiş olup, hesap detayına ilişkin bilgiler firma özel
bildiriminde yer almaktadır. Firma iddiasının aksine ihraç satışlarına ilişkin
satış ve genel idari giderler oluşturulmuş normal değer hesabında hiçbir
şekilde dikkate alınmamıştır. Ürüne ilişkin iç piyasada normal ticari işlemler
çerçevesinde satış bulunmamakta ise Anti-Damping Anlaşması Madde 2.2.2 (i)
hükmü gereğince işlem yapılmıştır.
-Firmaya daha evvel bildirildiği üzere, oluşturulmuş
normal değerin fabrika çıkış aşamasına getirilmesi için ürün tipi bazında
gerekli tüm ayarlamalar yapılmıştır. Tacir ayarlamasının maliyetten düşülmesi
yerine doğrudan fabrika çıkış aşamasına getirilmiş fiyata uygulanması ise
detaylarına firma özel bildiriminde yer verilen tacir ayarlaması metodolojisi
nedeniyledir.
(4) Nihai
bildirim sonrasında, Güney Kore'de yerleşik iki üretici/ihracatçı firma
tarafından dikkate alınmayan bazı ayarlamaların ve maliyet içinde yer alan
gider/gelir kalemlerinin hesaplamalara dâhil edilmesi gerektiği ifade
edilmiştir. Ancak, anılan hususların tamamı çevrimiçi doğrulama esnasında
firmalar ile mutabık kalınarak değerlendirilmiş ve dikkate alınmamıştır.
3.8
Damping Marjı
(1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi
çerçevesinde damping marjı, normal değer ile ihraç fiyatının ağırlıklı
ortalamasının karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır. Damping marjının
belirlenmesinde kullanılan yöntem ile yapılan hesaplamalar, firma özel nihai
bildirimlerinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
(2) Buna göre soruşturma
kapsamında AB'de yerleşik Arcelor Mittal, Tata Steel ile Güney Kore'de yerleşik
Posco ve Hyundai Steel firmaları için hesaplanan damping marjları aşağıda yer
almaktadır.
Menşe Ülke
Firma
Damping Marjı
(CIF % )
AB
ArcelorMittal[5]
39,65[6]
Tata Steel
30,64
Liberty Steel
23,47[7]
ThyssenKrupp
23,475
Diğerleri
49,70
Güney Kore
Posco
14,62
Hyundai Steel
14,08
Diğerleri
18,59
(3) İşbirliğine
gelmiş olmakla birlikte örneklemeye dâhil edilemeyen AB'de yerleşik Liberty
Steel ve Thyssen Krupp firmaları için damping marjları;(işbu raporun 3.6 (2)
nci paragrafında atıf yapıldığı üzere, Yönetmeliğin 26ncı maddesi hükmü
uygulanan ihraç satışları hariç tutulmuş halde)örneklemeye dâhil edilen
firmaların ağırlıklı ortalama marjı olarak belirlenmiştir. Yönetmeliğin 26 ncı
maddesi hükmü uygulanan ihraç satışlarının bu hesapta hariç tutulması
Anti-Damping Anlaşmasının 9.4 üncü maddesi hükmü gereğinin yerine getirilmesi
amacına matuftur.
(4) Soruşturma kapsamında işbirliğine
gelmeyen/gelmemiş addedilen diğer firmalar için damping marjı Yönetmeliğin 26
ncı maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir. Bu kapsamda, AB ve Güney Kore'de
yerleşik ve işbirliğine gelmeyen firmalara yönelik damping marjı, bireysel
damping marjı hesaplanan firmalardan en yüksek damping marjına sahip firmanın
damping marjından daha yüksek olacak şekilde belirlenmiştir. Bu kapsamda,
işbirliğine gelmeyen firmalara yönelik damping marjı;en yüksek damping marjına
sahip firmanın işlem bazında hesaplanan damping marjları arasından, bireysel
damping marjı oranını % 50'ye kadar geçen işlemlere ilişkin marjların ağırlıklı
ortalaması olarak belirlenmiştir.
4.
ZARARA İLİŞKİN BELİRLEMELER
4.1
Genel Açıklamalar
(1) Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli dampingli
ithalatın hacmi ile bu ithalatın iç piyasadaki benzer mal fiyatları ile yerli
üretim dalı üzerindeki etkisine bakılmıştır. Bu çerçevede, dampingli ithalatın
mutlak anlamda ve Türkiye'deki benzer ürün tüketimi içindeki payı ve gelişimi,
bu ithalatın iç piyasadaki benzer ürünün fiyatları üzerindeki etkisi (fiyat
kırılması) ile yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir. Söz
konusu inceleme, bu raporun 2.1inci paragrafında belirtilen soruşturma konusu
ürün için 1.4 (2) nolu paragrafta belirtilen 1/1/2018-30/09/2020 tarihleri
arasındaki zarar inceleme dönemi için yapılmıştır.
(2) AB ve Güney Kore'den yapılan ithalatta damping
marjı ile ithalat miktarının ihmal edilebilir oranların üzerinde olması ve
ithal malların gerek kendi arasında gerek yerli benzer mal ile rekabet halinde
olduğu dikkate alınarak, Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde, AB ve Güney
Kore menşeli ithalatın etkileri toplu olarak incelenmiştir.
4.2
İthalatın Hacmi ve Gelişimi
(1) Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
hacminde mutlak ve nisbi anlamda artış olup olmadığı incelenmiştir. Söz konusu
inceleme, bu raporun 1.4 üncü paragrafında belirtilen zarar inceleme dönemi
için yapılmıştır.
4.3
Mutlak Genel İthalat
(1) Soruşturma
konusu ürünün genel ithalatı miktar bazında incelendiğinde, 2018 yılında 4.043
bin ton olan ithalat 2019 yılında 4.369 bin tona yükselmiş, SD'de ise 4.342 bin
ton olmuştur.
(2) Soruşturma
konusu ürünün genel ithalatı değer bazında incelendiğinde, 2018 yılında 2.523
milyon ABD doları olarak gerçekleşen ithalat, 2019 yılında 2.337 milyon ABD
doları seviyesine gerilemiş, SD'de ise2.052 milyon ABD doları seviyesinde
gerçekleşmiştir.
(3) Genel
ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde ise; 2018 yılında 624 ABD
doları/ton olarak gerçekleşen birim fiyatların, 2019 yılında 535 ABD
doları/ton, SD'de ise 473 ABD doları/ton seviyesine gerilediği görülmektedir.
4.4
AB Menşeli İthalat
(1) AB menşeli
ithalatın gelişimi incelendiğinde, 2018 yılında 1.275 bin ton (837 milyon ABD
doları) olarak gözlenen ithalat miktarının 2019 yılında 1.659 bin ton (944
milyon ABD doları) ve SD'de 1.476 bin ton (756 milyon ABD doları) olarak
gerçekleştiği ve 2018 ile SD arasında % 16 artış gösterdiği görülmektedir. AB
menşeli ithalatın başvuru konusu ürün ithalatı içerisindeki payına bakıldığında
ise; 2018 yılında % 31,5 seviyesinde olan ithalat içindeki payın 2019 ve SD'de
sırasıyla % 38 ve % 34 olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(2)AB'den
gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları 2018 yılında 656,5 ABD
doları/ton iken, 2019 ve SD'de sırasıyla 568,7 ABD doları/ton ve 512,1 ABD
doları/ton olarak kaydedilmiştir.
4.5
Güney Kore Menşeli İthalat
(1) Güney Kore
menşeli ithalatın gelişimine bakıldığında, 2018 yılında 119 bin ton (90 milyon
ABD doları) olarak gerçekleşen ithalat miktarının 2019 yılında 64 bin tona (36
milyon ABD doları) gerilediği, SD'de ise 247 bin tona (118 milyon ABD doları)
yükseldiği ve 2018 ile SD arasında % 107,4 artış gösterdiği görülmektedir.
Güney Kore menşeli ithalatın başvuru konusu ürün ithalatı içerisindeki payına
bakıldığında ise; 2018 yılında % 3 seviyesinde olan ithalat içindeki payın 2019
ve SD'de sırasıyla % 1,5 ve % 5,7 olarak gerçekleştiği görülmektedir.
(2) Güney
Kore'den gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları 2018 yılında 750,9
ABD doları/ton iken, 2019 yılı ve SD'de sırasıyla 567,7 ABD doları/ton ve 477,4
ABD doları/ton olarak kaydedilmiştir.
4.6
Soruşturmaya Konu Olan Ülkeler Menşeli İthalatın Toplu Değerlendirilmesi
(1)AB ve Güney
Kore menşeli ithalat birlikte değerlendirildiğinde, 2018 yılında 1.394 bin ton
olarak gözlenen ithalat miktarının 2019 yılında ve SD'de1.723 bin ton olarak
gerçekleştiği ve 2018 ile SD arasında % 23,6 artış gösterdiği görülmektedir. AB
ve Güney Kore menşeli ithalatın başvuru konusu ürün ithalatı içerisindeki
payına bakıldığında ise; 2018 yılında % 34,5 seviyesinde olan ithalat içindeki
payın 2019 ve SD'de sırasıyla % 39,5 ve % 39,7 olarak gerçekleştiği
görülmektedir.
(2) AB ve Güney
Kore'den gerçekleştirilen toplam ithalatın ortalama birim fiyatları 2018
yılında 664,6 ABD doları/ton iken, 2019 ve SD'de sırasıyla 568,6 ABD doları/ton
ve 507,1 ABD doları/ton olarak kaydedilmiştir.
4.7
Üçüncü Ülkeler Menşeli İthalat
(1) Üçüncü
ülkeler menşeli toplam ithalata bakıldığında 2018 yılında 2.649 bin ton olarak
gerçekleşen ithalat miktarının 2019 yılında 2.645 bin tona gerilediği, SD'de
ise 2.619 bin ton olduğu görülmektedir. Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın genel
ithalat içerisindeki payı ise 2018 yılında % 65,5 iken, 2019 yılı ve SD'de
sırasıyla % 60,5 ve % 60,3 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Üçüncü
ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatlarına bakıldığında
da 2018 yılında 602,6 ABD doları/ton olan ortalama birim fiyatın 2019 yılı ve
SD'de sırasıyla 512,9 ABD doları/ton ve 449,9 ABD doları/ton olduğu
görülmüştür.
4.8
Nispi İthalatın Gelişimi
(1)Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın
Türkiye'deki benzer ürün tüketimi içindeki payı ve gelişimi incelenmiştir. Söz
konusu inceleme, bu raporun 1.4 üncü paragrafında belirtilen zarar inceleme
dönemi için yapılmıştır.
(2) Türkiye'deki
benzer ürün tüketiminin hesaplanmasında yerli üretim dalının yurtiçi satışları
genel ithalat miktarı ile toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurtiçi
satışlarının ve şikâyet konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın toplam
tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. İncelenen veriler 2018
yılı 100 olacak şekilde endekslenmiştir.
(3) Buna göre
yurt içi tüketim endeksi 2018'de 100 iken 2019 yılında 109'a, SD'de ise 111'e
yükselmiştir.
(4) AB ve Güney
Kore'nin 2018 yılında 100 olan pazar payı endeksleri, 2019 yılında sırasıyla
119 ve 49 olarak gerçekleşmiş, SD'de ise 104 ve 187 olmuştur. İthalatta Haksız
Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 17nci maddesinin 3üncü fıkrası
kapsamında AB ve Güney Kore'nin piyasa payları birlikte dikkate alındığında, iki
ülkenin toplam piyasa payı endeksinin zarar inceleme döneminde sırasıyla 100,
113 ve 111 düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir.
(5) Diğer
ülkelerin toplam pazar payı endeksi ise 2018 yılı 100 kabul edildiğinde, 2019
yılında 92'ye, SD'de ise 89'a gerilemiştir.
(6) Öte yandan
yerli üreticilerin pazar payı endeksi 2018 yılı yine 100 kabul edildiğinde,
2019 yılında 101, SD'de ise 102 olarak gerçekleşmiştir.
4.9
Fiyat Kırılması
(1)Fiyat kırılması, ithal ürünün fiyatlarının,
Türkiye piyasasında yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatlarına göre ne kadar altında kaldığını göstermektedir.
(2) Bu kapsamda, bu raporun 4.1 (2) nci paragrafı çerçevesinde soruşturma
konusu ülkeler menşeli toplulaştırılmış ithalatın fiyatlarının yerli üretim
dalının fiyatları üzerindeki etkisine
bakılmıştır.
(3) Fiyat kırılması hesaplanırken, AB'de yerleşik Arcelor Mittal ve Tata
Steel ile Güney Kore'de yerleşik Posco
ve Hyundai Steel tarafından sunulan veriler kullanılarak hesaplanan CIF ithal birim fiyatlar üzerine, CIF kıymetin % 1,22'si
tutarındaki diğer ithal masrafları eklenerek ürünün Türkiye piyasasına giriş
fiyatı bulunmuştur. % 1,22'lik ithal masrafları, işbirliğine gelen 41
ithalatçının beyan ettiği verilerin ağırlıklı ortalaması olarak hesaplanmıştır.
Öte yandan, Güney Kore'den yapılan ithalatta 2019 yılı son çeyreğinde
yürürlükte olan gümrük vergileri ayrıca dikkate alınmış ve anılan ülkeden 2019
son çeyreğinde yapılan ithalatın fiyatına eklenmiştir.
(4) Fiyat karşılaştırmasının aynı aşamada olmasını teminen, yerli üretim dalının
fiyatlarından olası ulaştırma maliyetleri düşülmüş, ayrıca gerek ithal
fiyatları gerek yerli
üretim dalı fiyatlarındaki vade farkı
etkisi giderilmiştir.
(5) Buna göre, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın yerli üretim
dalının yurt içi satış fiyatları üzerinde soruşturma döneminde % 4 ile % 8
arasında bir oranda fiyat kırılmasına neden olduğu tespit edilmiştir.
4.10
Fiyat Baskısı
(1) Fiyat baskısı hesabı ithal ürünün fiyatlarının Türkiye piyasasında
yerli üretim dalının yurt içi satış fiyatlarını olması gereken seviyeye göre
yüzde olarak ne kadar baskı altında tuttuğunu göstermektedir.
(2) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalının kârlılığındaki büyük
düşüş, fiyat kırılması oranlarının kayda değer oranda üzerinde bir fiyat
baskısı yaşandığına işaret etmektedir.
4.11
Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergeleri
(1) Yerli üretim dalının ekonomik
göstergeleri zarar inceleme dönemini içerecek şekilde incelenmiştir. Ekonomik
göstergeler arasında yer alan tüm parasal değerler dönemsel karşılaştırmanın
daha sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için TÜİK'ten temin edilen Üretici
Fiyatları Endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış, böylelikle reel
değerlere ulaşılmıştır. Reel değerler 2018 yılı 100 olacak şekilde
endekslenmiş, zarar inceleme dönemindeki eğilim analiz edilmiştir.
a) Üretim, Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)
(1) Yerli üretim dalının şikâyet
konusu ürün için 2018 yılında 100 olan üretim miktar endeksi, 2019 yılında 101
ve SD'de ise 102 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Anılan dönemde yerli üretim
dalının kapasite kullanım oranı endeksi de aynı şekilde 100, 101 ve 102 olarak
gerçekleşmiştir.
(3)Yerli üretim dalının
kapasitesinde zarar inceleme döneminde herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır.
(4) Kimi ilgili taraflarca, yerli üretim dalı kapasitesinin
soruşturma konusu üründe iç piyasa ihtiyacını karşılayabilecek seviyede
olmadığı, soruşturma konusu üründe Türkiye tüketiminin yerli üretim dalı
tarafından karşılanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla soruşturma konusu
üründe iç piyasada bir arz açığının mevcut olduğu ifade edilmiştir. İlgili
mevzuat uyarınca, yerli üretim dalının soruşturma konusu üründe iç talebin
tamamını karşılaması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Öte yandan, yerli
üretim dalı zarar inceleme dönemi boyunca kapasitesinin altında faaliyet
göstermiş olup; ayrıca olası damping önlemiyle ithalatta bir miktar kısıtlaması
yapılması da söz konusu değildir.
b) Yurt İçi Satışlar ve İhracat
(1) Yerli üretim dalının
soruşturma konusu ürün için 2018 yılında 100 olarak kabul edilen yurtiçi satış
miktarı endeksi 2019 yılında 110'a, SD'de ise 113'e yükselmiştir. Aynı dönemde
yurtiçi satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 95 ve 92 olarak
gerçekleşmiştir.
(2) Yurt içi satışların birim
fiyatları ise 2018 yılı 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2019 yılında 86
birim, SD'de ise 81 olmuştur.
(3) Yerli üretim dalının
soruşturma konusu üründe 2018 yılında 100 olarak kabul edilen ihracat miktarı
endeksi 2019 yılında 90, SD'de ise 81 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde
yurtdışı satış hasılası endeksi ise sırasıyla 100, 74 ve 64olmuştur.
(4) Yurt dışı satışların birim
fiyatları zarar inceleme döneminde sırasıyla 100, 83 ve 79birim olarak
gerçekleşmiştir.
c) Pazar Payı
(1) Soruşturma konusu ürünün yurt
içi tüketim endeksi zarar inceleme döneminde artış göstererek 2018 yılı 100
kabul edildiğinde, 2019 yılında 109, SD'de ise 111 olarak gerçekleşmiştir.
(2) Öte yandan, yerli üretim dalının pazar
payı endeksi 2018 yılında 100 iken 2019 yılında 101, SD'de 102düzeyinde
gerçekleşmiştir.
(3) Nihai bildirim sonrasında bir
ilgili taraf, soruşturma konusu ülkelerin pazar payı artışının zarara neden
olamayacak kadar düşük olduğu iddiasında bulunmuştur. Pazar
payı incelemesinde üç aktörün pay gelişimleri incelenmektedir: Yerli üretim
dalı, soruşturma konusu ülkelerden ithalat ve diğer ülkelerden ithalat. Zarar
inceleme döneminde soruşturma konusu ülkelerden ithalatta mutlak olarak % 24
oranında artış yaşanmış olup, bu artış tüketimdeki artışın 13 puan üzerindedir.
Bu dönemde soruşturma konusu ülkelerden ithalatın pazar payı % 11,3, yerli
üretim dalı pazar payı ise % 1,9 artmış, üçüncü aktör olan diğer ülkelerin payı
ise % 10,9 oranında gerilemiştir. Pazar paylarına ilişkin kayda değer bir diğer
veri ise, soruşturma konusu ülkelerden ithalatın pazar payını yerli üretim dalına
kıyasla % 20,4 daha fazla artırmış olduğudur. Başka deyişle soruşturma konusu
ülkelerden ithalatın pazar payı artışı yerli üretim dalı pazar payı artışının
mutlak ve nisbi olarak oldukça üzerinde gerçekleşmiştir. İddianın aksine bahse
konu veriler,pazar payı gelişimlerinin zararın esaslı unsurlarından biri
olduğuna işaret etmektedir. Kaldı ki, zarar incelemesinde dikkate alınan
etkenlerden biri veya birkaçının mutlaka belirleyici bir yargıya temel teşkil
etmeyebileceği de bilinmektedir.
(4) Söz konusu veri ve değerlendirmeler dikkate alındığında,
iddianın mesnetsiz olduğu anlaşılmaktadır.
ç) Stoklar
(1) Yerli üretim dalının stok
miktar endeksi 2018 yılında 100, 2019 yılında 102 ve SD'de 95 olarak
gerçekleşmiştir.
(2) Yerli üretim dalının stok
çevirim hızı endeksi 2018 yılında 100, 2019 yılında 101 ve SD'de 108 olarak
gerçekleşmiştir.
d) İstihdam
(1) Yerli üretim dalının
soruşturma konusu ürünün üretiminde faaliyet gösteren direkt işçi istihdam
endeksi 2018 yılında 100 iken 2019 yılında 98'e gerilemiş ve SD'de ise 97
olarak gerçekleşmiştir.
e) Ücretler
(1) Yerli üretim dalının brüt
işçi ücreti endeksi ise 2018 yılında 100, 2019 yılında 105 ve SD'de 106 olarak
gerçekleşmiştir.
f) Verimlilik
(1) Yerli üretim dalının
soruşturma konusu ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2018
yılı 100 kabul edildiğinde, 2019 yılında 104, SD'deise 105olarak
gerçekleşmiştir.
g) Maliyetler ve Kârlılık
(1) Yerli üretim dalının soruşturma konusu ürün için
2018 yılında 100 kabul edilen birim sınai maliyeti 2019 yılında 97,SD'de ise 91
olarak gerçekleşmiştir.
(2)
Yerli üretim dalının söz konusu ürün için 2018 yılında 100 kabul edilen birim
ticari maliyeti 2019 yılında 97'ye, SD'de ise 91'e gerilemiştir.
(3)
Yerli üretim dalının yurtiçi satışlardan elde ettiği birim kâr2018 yılında 100 olarak kabul
edildiğinde, 2019 yılında 36'ya, SD'de ise 33 seviyesine gerilemiştir.
(4)
Yerli üretim dalının yurtdışı satışlardan elde ettiği birim kâr2018 yılında 100 olarak kabul
edildiğinde, 2019 yılında 28 ve SD'de30 seviyesinde gerçekleşmiştir.
(5)
Yerli üretim dalının yurtiçi ve yurtdışı satışlarından elde ettiği toplam birim
kâra bakıldığında ise2018
yılında 100 olarak kabul edildiğinde, 2019 yılında33,SD'de ise31 olduğu
görülmüştür.
ğ) Nakit Akışı
(1) Yerli üretim dalının inceleme
konusu ürün üretim ve satışı ile sağladığı reel nakit akışı endeksi 2018
yılında 100 iken, 2019 yılında 41'e, SD'de ise 39'agerilemiştir.
h) Net Kârlılık, Özsermaye Kârlılığı ve Yatırım Hasılatı
(1) Yerli üretim dalının 2018
yılında 100 birim olarak kabul edilen soruşturma konusu ürüne ilişkin net
kârlılık endeksi (Net Kâr/Net Satış), 2019 yılı ile SD'de39 olarak
gerçekleşmiştir.
(2)Yerli üretim dalının Net
Kâr/Özsermaye endeksi 2018 yılı 100 kabul edildiğinde, 2019 yılında ile SD'de
47olmuştur.
(3) Yerli üretim dalının Net
Kâr/Aktif Toplamı endeksi, 2018 yılı 100 birim olarak kabul edildiğinde, 2019
yılında 43 birim, SD'deise 33 birim olarak gerçekleşmiştir.
ı) Büyüme
(1) Yerli üretim dalının bütün
faaliyetlerini kapsayan aktif büyüklüğü 2018 yılında 100 iken 2019 yılında 93'e
gerilemiş, SD'de ise 113'e yükselmiştir.
i) Özsermaye Artışı
(1) Yerli üretim dalının 2018
yılında 100 olarak kabul edilen öz sermayesi 2019 yılında 85, SD'de ise 79
olarak gerçekleşmiştir.
j) Yatırımlar
(1) Yerli üretim dalının bütün
faaliyetlerine ilişkin yenileme yatırımı ve kapasite artışı için yapılan tevsi
yatırımı endeks gelişimleri belirtilen dönemde sırasıyla 100, 287, 395 ve 100,
56, 84 olmuştur.
k) Tespit Edilen Damping Marjlarının Seviyesi
(1) Bu raporun
3.8 inci paragrafında incelendiği kapsamda soruşturma konusu ülkelerde yerleşik
üretici/ihracatçı firmalara yönelik hesaplanan damping marjları CIF değerin % 13,57'si
ile % 39,83'üarasında değişmekte olup önemli düzeydedir.
4.12 Yerli Üretim Dalının Ekonomik Göstergelerinin
Değerlendirilmesi
(1) 2018, 2019 ve SD'de yerli üretim dalının;
-
Genişleyen iç piyasanın
etkisiyle üretimini, kapasite kullanım oranını ve piyasa payını bir miktar
artırdığı,
-
Stok çevrim hızı ile
verimliliğinin yükseldiği,
-
Birim sınai maliyet ile faaliyet
giderlerinin gerilediği,
-
Üretim, verimlik ve stok
çevrim hızındaki artış ile birim maliyetlerdeki kayda değer düşüşlere rağmen,
birim fiyatlarındaki düşüşün maliyetten daha yüksek oranda olması neticesinde
birim kâr/kârlılığının büyük çapta gerilediği,
-
Birim kâr/kârlılıktaki önemli
düşüş neticesinde, ürün nakit akışı,yatırımların geri dönüş oranı gibi
göstergelerinde ciddi olumsuzluklar yaşandığı görülmüştür.
(2) Bu şekilde
yapılan bütüncül değerlendirme neticesinde, yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin
genel olarak bozulma gösterdiği tespit edilmiştir.
4.13 Zarara İlişkin Değerlendirme
(1)Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, maddi zararın belirlenmesine temel teşkil eden
etkenler incelenmiştir.
(2) 2018 - SD'de başvuru konusu üründe,
-
Genel ithalatın % 7,4 arttığı,
genel ithalat piyasa payının ise % 3,3 düştüğü,
-
AB ve Güney Kore menşeli
ithalatın sırasıyla % 15,8 ve % 107,4 düzeyinde artış gösterdiği, iki ülke
birlikte ele alındığında artışın % 23,6 düzeyinde gerçekleştiği, piyasa paylarının
ise % 11,3 oranında yükseldiği,
-
Bu itibarla, AB ve Güney Kore
menşeli ithalatın gerek mutlak gerek nispi anlamda artış kaydettiği tespit
edilmiştir.
(3) Yerli üretim dalının pazar payının % 1,9 nispetinde arttığı,
ancak bu artışın soruşturma konusu ülkelerin pazar payı artışının yaklaşık 10
puan altında kaldığı belirlenmiştir.
(4) Diğer ülkeler menşeli ithalatın ise % 1,1 azaldığı, Türkiye
pazarından aldığı payın ise % 10,9 oranında düşüş kaydettiği görülmüştür.
(5) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin bütüncül olarak
değerlendirilmesi neticesinde; birim maliyetlerindeki önemli düşüşe rağmen,
birim fiyatlarındaki daha yüksek oranlı azalma nedeniyle kârlılığının büyük
çapta düştüğü, neticede ürün nakit akışı, yatırımların geri dönüş oranı gibi
göstergelerde de bozulmalar yaşandığı tespit edilmiştir.
(6)Aynı dönemde başvuru konusu ülkeler menşeli ithalatın yerli
üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarını önemli oranda kırdığı ve/veya
baskıladığı tespit edilmiştir.
5.
DAMPİNGLİ İTHALAT İLE ZARAR ARASINDAKİ NEDENSELLİĞE İLİŞKİN
BELİRLEMELER
5.1
Dampingli İthalatın Zarar Üzerindeki Etkisi
(1) Soruşturma
neticesinde, AB ve Güney Kore menşeli ithalatın;
-
Yüksek
oranlarda dampingli olarak gerçekleştirildiği,
-
Türkiye
toplam ithalatı içindeki payının 2018 - SD'de% 34,5'ten % 39,7'ye yükseldiği,
-
Aynı
dönemde pazar payının% 11,3 nispetinde artış gösterdiği, yerli üretim dalının
pazar payındaki artışın ise % 1,9 düzeyinde kaldığı,
-
Yine
başvuru konusu ülkelerden ithalatın yerli üretim dalının iç piyasa satış fiyatlarını
önemli oranlarda kırdığı ve/veya baskıladığı görülmüştür.
(2) Yerli üretim dalında görülen maddi zarar ile başvuru konusu
ülkeden gerçekleştirilen ithalatın ve bu ithalatın pazar payındaki artışın eş
zamanlı olduğu, ayrıca aynı dönemde söz konusu ithalatın yerli üretim dalının
fiyatlarını önemli oranda kırdığı ve/veya baskıladığı dikkate alındığında,
yerli üretim dalındaki maddi zararınana kaynağının şikâyet konusu ülkeler
menşeli dampingli ithalat olduğu değerlendirilmektedir.
5.2
Zarara Neden Olabilecek Diğer Unsurlar
(1) Yönetmeliğin
17 nci maddesi çerçevesinde, yerli üretim dalı üzerinde meydana gelen maddi
zarar ile dampinge konu ithalat arasındaki nedensellik bağının incelenmesi
esnasında zarara etki edebilecek bilinen diğer unsurlar incelenmiştir.
1) Diğer Ülkelerden Yapılan İthalat
(1) Diğer ülkelerden yapılan ithalatın pazar payı
2018-SD'de% 10,9 gerilemiş olup,bu dönemde AB ve Güney Kore menşeli ithalat,
diğer ülkeler menşeli ithalat aleyhine pazar payını artırmıştır.
(2) Öte yandan, SD'de toplam ithalatta % 60,3'lük paya
sahip diğer ülkelerden ithalatın % 71,6'sının iki ülkeden, Rusya ve Ukrayna'dan
gerçekleştiği görülmektedir. İnceleme döneminde soruşturma konusu ülkelerin
piyasa payı % 11,3 artarken, söz konusu iki ülkenin pazar payı % 16,1 oranında
azalmıştır.
(3) Kimi ilgili taraflarca diğer ülkelerden ithal birim
fiyatlarının daha düşük olduğu, bu kapsamda bu ülkelerden ithalatın zararda
asıl etken olabileceği iddia edilmiştir. Fiyatları farklılık arz eden çok
sayıda soruşturma konusu ürün tipi bulunduğu ve ülkeden ülkeye ithal mal
kompozisyonunun da değişebildiği dikkate alındığında, ithal istatistiklerine
dayalı ülke bazlı birim fiyat seviye ve gelişimlerinin piyasa payındaki
gelişimlerden bağımsız olarak analizinin yanlış sonuçlara yol açabileceği
açıktır.
(4) Bu açıdan, piyasa payı gelişimine ilişkin göstergeler
dikkate alındığında başvuru konusu ülkelerden yapılan ithalatın zararın asıl
kaynağı olduğu, diğer ülkeler kaynaklı ithalatın olası etkisinin bu tespiti
değiştirici mahiyette olmadığı anlaşılmaktadır.
2) Yerli Üretim
Dalının İhraç Satışları
(1) Zarar inceleme döneminde yerli üretim dalı ihracat
miktar endeksinin önemli oranda düştüğü görülmüştür. Bununla birlikte, gerek
ihraç satışlarının toplam ürün satışı içindeki payının düşüklüğü, gerek piyasa
payı, fiyat kırılması/baskısı ve kârlılık gibi göstergeler açısından zarar
incelemesinin ihraç ve yurt içi satışlar ayrıştırılarak yapılıyor olması
itibarıyla, bu durumun zarar ile dampingli ithalat arasındaki illiyet bağına
ilişkin tespiti değiştirici vasıfta olmadığı sonucuna varılmaktadır.
3) COVID-19 Etkisi
(1) Soruşturma sürecinde ilgili taraflarca,
COVID-19'un dünya çapında çelik tüketiminin büyük oranda düşmesine neden olduğu
ve bu nedenle bütün çelik üreticilerinin olumsuz etkilendiği, yerli üretim dalı üzerindeki
zararda bunun da göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir.
(2) Soruşturma döneminde, ülkemiz soruşturma
konusu ürün tüketimi gerek 2018 gerek 2019 yılına göre artış kaydetmiştir.Bu
durum, işbu raporun 5.1 ve 5.2.a paragrafında belirtilen gerekçelerle birlikte
dikkate alındığında; COVID-19'un, dampingli ithalatın zararın asıl kaynağı
olduğu yönündeki tespiti değiştirici bir etkiye neden olmadığı
değerlendirilmiştir.
(3) Söz
konusu değerlendirmeye ilişkin olarak nihai bildirim sonrasında bir ilgili
taraf, tüketimde gerileme olmamasına
karşın, pandeminin ürün fiyatlarına ve kârlılıklara olan etkisinin tamamen göz
ardı edildiğini, bunların da dikkate alınması gerektiğini iddia etmiştir. Genel
temayülün tersine ülkemizde tüketimin arttığı dönemde raporun
5.1 ve 5.2.a paragrafında belirtilen gelişmelerin yaşanmış olması, zararın asıl
kaynağına ilişkin tespiti fiyat ve kârlılık gelişmeleri açısından da teyit
edici mahiyettedir.
4) Zararın Yerli Üreticilerin Kendi Aralarındaki
Rekabetten Kaynaklanmış Olabileceği İddiası
(1) Kimi ilgili taraflarca zararın, Türkiye'de yurtiçi kapasite fazlasından ve COVID-19
pandemisinden kaynaklanan küresel pazar gerilemesine rağmen yerli üreticilerin
kapasite ve üretimlerini artırmaya devam etmeleri nedeniyle yurt içi rekabetten
kaynaklanmış olabileceği iddia edilmiştir.
(2) Zarar inceleme döneminde yurtdışı
satışlardaki düşüşe karşın, yurtiçi satış ve dikey kullanımdaki artışın bu
düşüşün oldukça üzerinde gerçekleşmesi neticesinde yerli üretim dalının
üretimini artırdığı görülmüştür. İç piyasadaki kayda değer genişlemeye rağmen,
yerli üretim dalının piyasa payını AB ve Güney Kore menşeli ithalata kıyasla
çok daha düşük düzeyde artırabilmesi ise zararın asıl kaynağının soruşturma
konusu ülkeler menşeli ithalat olduğuna işaret etmektedir. Öte yandan, iddianın
aksine zarar inceleme döneminde kapasite sabit kalmıştır.
5) 2018 Yılındaki Korunma Önlemi
(1) Kimi ilgili taraflar, Ekim 2018'den Mayıs
2019'a kadar ülkemizde çelik ürünlerine yönelik geçici Korunma Önlemleri
uygulandığını, bu nedenle 2019'da ithalatta meydana gelen herhangi bir artışın,
Korunma Önlemlerinin Mayıs ayında kaldırılmasının doğal bir sonucu olduğunu
iddia etmiştir.
(2) Bahse konu soruşturma kapsamında 15 Ekim
2018 tarihinden itibaren tarife kotası şeklinde alınan geçici önlem, yassı
mamuller için 3,1 milyon tonluk tarife kontenjanı açılarak yürürlüğe girmiş
olup; 7 Mayıs 2019 tarihinde önlemsiz kapatılan soruşturmada tarife
kontenjanları dolmadığından herhangi bir fiili tedbir uygulaması söz konusu
olmamıştır. Öte yandan, fiili önlem uygulanmış olsa dahi geçici önlem süresinin
büyük kısmının 2019 yılı içinde olması nedeniyle olası etkinin süre itibarıyla
2019 yılında daha fazla olması gerekeceği de açıktır.
6) İşçi Ücretlerindeki Artış
(1) Zarar inceleme döneminde reel işçi
ücretleri bir miktar artmış olmakla birlikte, aynı dönemde işgücü
verimliliğinde de artış yaşanmış olup; ücretlerdeki kısmi yükselişin neden
olduğu maliyet artışının birim kârlılıkta yaşanan yüksek oranlı düşüşe
yansımasının ihmal edilebilecek düzeyde olduğu ve dampingli ithalat ile zarar
arasındaki illiyet bağına etki edici nitelik taşımadığı görülmüştür.
7) Yatırımların Kârlılığa Etkisi
(1) Bazı ilgili taraflarca toplam kâr / zarar
oranındaki keskin düşüşün, yüksek tesis yatırımı nedeniyle aşırı harcamaların
bir sonucu olduğu iddia edilmiştir. İddia, ürün kârlılığında esas alınan
finansman ve amortisman gideri açısından incelenmiştir.
(2) Yapılan incelemede, finansman giderinin yerli üretim dalı ticari
maliyeti içindeki ihmal edilebilecek payı nedeniyle, zarar inceleme dönemindeki
birim finansman gideri eğiliminin kârlılıktaki keskin düşüş üzerindeki
etkisinin de son derece düşük düzeyde kaldığı ve zarar ile dampingli ithalat
arasındaki illiyet bağına etki edici vasıfta olmadığı görülmüştür. Öte yandan,
zarar inceleme döneminde amortisman giderinin reel olarak düşüş trendinde
olduğu görülmektedir.
8) Diğer Unsurlar
(1) Bunun dışında, anılan dönemde tüketim kalıplarındaki
değişmeler, teknolojideki gelişmeler ile yerli üretim dalının verimliliği
bakımından önceki yıllara göre olumsuz bir değişiklik olmadığı tespit
edilmiştir.
(2) Öte yandan, nihai bildirim sonrasında soruşturma
konusu ürün kullanıcısı firmalardan müteşekkil bir sivil toplum örgütü, yerli
üretim dalı tarafından üretilen ürünlerin kalitelerinin yetersiz olduğundan
ithalatın zorunlu olduğunu, yerli üretim dalı tarafından üretilen ürünlerin
tedarikinde minimum alım kotası, kalite, termin, ödeme koşulları gibi
hususlarda problemler yaşandığı ifade edilmiş olmasına karşın, nihai bildirim
içeriğinde bu konulara yönelik herhangi bir değerlendirme veya analiz
yapılmadığının görüldüğünü, söz konusu durumun, dampingli olduğu iddia edilen
ithalat ile yine varlığı iddia edilen yerli üretim dalındaki zarara ilişkin
nedenselliği ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu iddia etmiştir.
(3) Raporun 2.2. nolu bölümünde belirtilen gerekçelerle
soruşturma konusu ürün ile yerli ürünün benzer ürün olduğu ve rekabet içinde
bulunduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Yerli üretim dalının mevcut
üretim çeşitliliği ile kalite beklentisinin nispi olarak yüksek olduğu
sektörlere de yoğun şekilde ürün tedarik ettiği dikkate alındığında yerli
üretimin kalite açısından herhangi bir sorun yaşamadığı anlaşılmaktadır. Kaldı
ki, sektörde kalite algısı izafi değil, uluslararası standartlara bağlanmış
durumda olup, iddia sahibi STK üyelerinin de yerli üretim dalından önemli
miktarlarda alım yaptığı bilinmektedir.Bu noktada, garanti edilmeyen kimi
standartların mevcudiyetinin (münferit ve istisnai niteliği nedeniyle) söz
konusu tespiti aksi yönde değiştirici vasıfta olmadığını belirtmek
gerekir.Konunun dikkate değer bir başka boyutu ise soruşturma kapsamında
işbirliğine gelen söz konusu STK üyesi firmaların (iddianın aksine)ithal ürünün
tercih nedenleri arasında fiyata yer vermiş olmalarıdır.
(4) Öte yandan, rekabet içindeki ürünler açısından alım
koşullarında farklılık yaratıcı unsurların normal ticari işlemler çerçevesinde
fiyata yansıması beklenir. Daha iyi alım koşulları sunduğunu iddia eden
basiretli tüccarın daha yüksek fiyatlama yapması söz konusu olacak ancak bu
durum iki ürünün rekabet içinde olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
(5) İlgili taraflarca gündeme getirilen bir diğer husus
ise ağırlıklı olarak otomotiv sektöründe mevcut olan ve onaylı tedarikçilerden
alım zorunluluğu içeren "homologasyon" konusudur. Yerli üretim dalının onaylı
tedarikçi sıfatıyla sektöre önemli miktarda satış yaptığı bilinmektedir.
Bununla birlikte, yerli üretim dalının onaylı tedarikçi olmadığı münferit kimi
ürün tiplerinde ithal ürün tedarik zorunluluğu bulunduğu da bir gerçektir. Bu
noktada, ithal edilmesi zorunlu olan ürünlerin zarar üzerinde bir etkisi olup
olmadığı suali ortaya çıkmaktadır.
(6) Bu durumda soruşturma
konusu ürün piyasası ile homologasyonun en yoğun yaşandığı sektörlerde zarar
inceleme dönemindeki piyasa gelişim trendi mevcut veriler çerçevesinde
kıyaslanarak "zarar" üzerinde etkisi olmadığı iddia edilebilecek ithalatın
"zarar incelemesi" üzerindeki etkisi öngörülebilir. Zarar inceleme döneminde
ülkemizdeki soruşturma konusu ürün tüketimi artış trendinde iken,
homologasyonun en yoğun yaşandığı ürün kullanıcısı sektörlerde yurtiçi üretimde
azalma yaşandığı yahut artışın ürün tüketim artışının oldukça altında kaldığı
görülmektedir. Bu durumda, yerli üretim dalının homologe olmadığı ürün
ithalatının, trend analizi itibarıyla zarar incelemesine halel getirici yahut
bunu aksi yönde değiştirici mahiyette olmadığı sonucuna varılmaktadır.
(7) Öte yandan, her ne kadar kalite ve alım koşullarından
hareketle iki ürün arasında rekabet bulunmadığını iddia ve ispat etmek pratikte
güç olsa da, kimi işlemler açısından iddianın varit olduğunun kabulü halinde de
aynı sonuç ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak, illiyet bağı değerlendirmesi kapsamında
incelenen söz konusu hususların, dampinge konu ithalat ile yerli üretim dalı üzerinde
oluşan maddi zarar/zarar tehdidi arasındaki illiyet bağını ortadan kaldıracak
nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir.
6.
SONUÇ
(1) Yürütülen soruşturma sonucunda, AB ve Güney Kore
menşeli "belirli sıcak haddelenmiş yassı çelik ürünleri" ithalatının dampingli
olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarara neden olduğu tespit edilmiştir.
(2) Bu çerçevede, soruşturma neticesinde ulaşılan
tespitleri değerlendiren Kurulun kararı ve Ticaret Bakanının onayı ile kamu
yararı ilkesi çerçevesinde Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca
daha az oranlı önlem uygulanması temelinde Tablo 1'demenşei, Tablo 2'deGTİP'i
ve eşya tanımı belirtilen eşyanın Türkiye'ye ithalatında Tablo 1'de gösterilen
oranlarda dampinge karşı kesin önlemlerin uygulanmasına karar verilmiştir.
Tablo1
GTİP
Eşyanın Tanımı
Menşe Ülke
Firma
Dampinge Karşı Önlem
(CIF Bedelin Yüzdesi)
Tablo 2'de belirtilmiştir
Tablo 2'de belirtilmiştir
Avrupa Birliği
Acciaieried'Italia S.P.A
10,9
ArcelorMittalBelgium N.V.
ArcelorMittal Bremen GmbH
ArcelorMittalEisenhüttenstadtGmbH
ArcelorMittal France SAS
ArcelorMittalMéditerranée SAS
ArcelorMittal Poland S.A.
ArcelorMittalSagunto S.L.
ArcelorMittalSestao S.L.
ArcelorMittalAsturias S.A.
Tata Steel Ijmuiden BV
7
LibertyGalati S.A.
8,95
Liberty Ostrava a.s.
Thyssenkrupp Steel Europe AG
8,95
ThyssenkruppHohenlimburgGmbH
Diğerleri
12,8
Güney Kore
Posco
7
Hyundai Steel Company
7
Diğerleri
8,95
Tablo2
GTİP
EŞYA TANIMI
7208.10.00.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.10.00.90.00
Diğerleri
7208.25.00.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.25.00.90.00
Diğerleri
7208.26.00.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.26.00.90.00
Diğerleri
7208.27.00.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.27.00.90.00
Diğerleri
7208.36.00.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.36.00.90.00
Diğerleri
7208.37.00.10.11
Yeniden haddelemeye mahsus olanlar
7208.37.00.10.19
Diğerleri
7208.37.00.90.18
Diğerleri
7208.37.00.90.19
Diğerleri
7208.38.00.10.11
Yeniden haddelemeye mahsus olanlar
7208.38.00.10.19
Diğerleri
7208.38.00.90.18
Diğerleri
7208.38.00.90.19
Diğerleri
7208.39.00.10.11
Yeniden haddelemeye mahsus olanlar
7208.39.00.10.19
Diğerleri
7208.39.00.90.18
Diğerleri
7208.39.00.90.19
Diğerleri
7208.40.00.10.11
Kalınlıkları 2 mm. veya daha fazla olanlar
7208.40.00.10.19
Diğerleri
7208.40.00.90.11
Kalınlıkları 2 mm. veya daha fazla olanlar
7208.40.00.90.19
Diğerleri
7208.52.10.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.52.10.90.00
Diğerleri
7208.52.99.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler (Levha
haddehanesinde haddelenmiş levha saclar hariç)
7208.52.99.90.00
Diğerleri (Levha haddehanesinde haddelenmiş levha saclar hariç)
7208.53.10.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.53.10.90.00
Diğerleri
7208.53.90.10.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7208.53.90.90.00
Diğerleri
7208.54.00.10.11
Kalınlığı 2 mm.veya daha fazla olanlar
7208.54.00.10.19
Diğerleri
7208.54.00.90.11
Kalınlığı 2 mm. veya daha fazla olanlar
7208.54.00.90.19
Diğerleri
7211.13.00.11.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.13.00.19.00
Diğerleri
7211.13.00.29.00
Diğerleri
7211.14.00.10.00
Rulo halinde sac taslakları (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha
fazla karbon içerenler hariç)
7211.14.00.21.11
Genişliği 500 mm.yi geçenler
7211.14.00.21.12
Genişliği 500 mm.yi geçmeyenler
7211.14.00.29.11
Genişliği 500 mm.yi geçenler
7211.14.00.29.12
Genişliği 500 mm.yi geçmeyenler
7211.14.00.31.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.14.00.39.00
Diğerleri
7211.14.00.41.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.14.00.49.00
Diğerleri
7211.14.00.50.00
Yassı çubuklar (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon
içerenler hariç)
7211.19.00.10.00
Rulo halinde sac taslakları (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha
fazla karbon içerenler hariç)
7211.19.00.21.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.19.00.29.00
Diğerleri
7211.19.00.31.00
Ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon içerenler
7211.19.00.39.00
Diğerleri
7211.19.00.50.00
Yassı çubuklar (ağırlık itibariyle % 0,6 veya daha fazla karbon
içerenler hariç)
7212.60.00.11.11
Genişliği 500 mm.yi geçenler
7212.60.00.11.21
Sıcak haddelenmiş (sadece plakaj yapılmış)
7212.60.00.11.29
Diğerleri
7212.60.00.19.11
Genişliği 500 mm.yi geçenler
7212.60.00.19.21
Sıcak haddelenmiş (sadece plakaj yapılmış)
7212.60.00.19.29
Diğerleri
7212.60.00.21.11
Genişliği 500 mm.yi geçenler
7212.60.00.21.12
Genişliği 500 mm.yi geçmeyenler
7212.60.00.29.11
Genişliği 500 mm.yi geçenler
7212.60.00.29.12
Genişliği 500 mm.yi geçmeyenler
7225.19.10.00.11
Vat kayıbı itibariyle 0,75 vat ve daha az vat kayıbı olanlar
7225.19.10.00.19
Diğerleri
7225.30.90.00.11
Asitlenmiş
olanlar (% 0,006 veya daha az karbon içerenler hariç)
7225.30.90.00.19
Diğerleri
(% 0,006 veya daha az karbon içerenler hariç)
7225.40.90.00.00
Kalınlığı 4,75 mm. den az olanlar (Levha haddehanesinde
haddelenmiş levha saclar hariç)
7226.91.91.00.00
Kalınlığı 4,75 mm. veya daha fazla olanlar
7226.91.99.00.00
Kalınlığı 4,75 mm.'den az olanlar
[1]
"ArcelorMittal Sagunto S.L." ibaresi
"ArcelorMittal España S.A." olarak 26.11.2022 /
32025 sayılı R.G. ile değiştirilmiştir.
[2]
"ArcelorMittal Asturias S.A."
ibaresi 26.11.2022 / 32025 sayılı R.G. ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
[3]Ağır
Haddecilik A.Ş.,Atakaş Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Borçelik Çelik San.Tic.
A.Ş., Gazi Metal Mamülleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., Kale Sac Ürünleri İmalat
Sanayi Tic. Ltd. Şti., MMK Metalürji Sanayi Ticaret ve Liman İşletmeciliği A.Ş.,
Mutaş Demir Çelik San. A.Ş.,Tatmetal Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Tezcan
Galvanizli Yapı Elemanları San.ve Tic.A.Ş., Tosyalı Toyo Çelik A.Ş., Yıldız
Demir Çelik San. A.Ş.
[4]Başvuru
aşamasında şikâyeti pasif olarak destekleyen konumunda olması nedeniyle, pazar
büyüklüğü ve temsil oranının tespiti için kullanılanlar dışındaki İskenderun Demir ve Çelik A.Ş.'ye ait veriler
açılış aşamasında değerlendirmede yer almamıştır.
[5]Belirlenen
damping marjı Arcelor Mittal Grubunun AB'de yerleşik tüm üretim merkezleri için
caridir.2021 yılı Nisan ayında Arcelor MittalItaly S.P.A.'nınfirma ismi
Acciaieried'Italia S.P.A olarak değişmiştir.
[6]İşbu
raporun 3.6 (2) nci paragrafında atıf yapılan ilişkili ithalatçıya yapılan
satışlar hariç tutulduğunda hesaplanan marj % 21,70, ArcelorMittal tarafından
sunulduğu şekliyle hesaplamaya dâhil edildiğinde ise % 28,32'dir.
[7]İşbirliğine
gelmekle birlikte örneklemeye dâhil edilemeyen firmalar için hesaplanan
ağırlıklı ortalama marj hesabında 4 nolu dipnotta belirtilen % 21,70 oranı ile
tabloda Tata Steel firması için gösterilen % 30,64 oranı esas alınmıştır.