Danıştay Vergi Dava Daireleri E 2023-8 Vekille takip edilen ve ilk derece mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek karara bağlanan davalarda kanun gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak vekâlet ücreti bakımından, tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği
DANIŞTAY
KARARI
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulundan:28.06.2024 tarih
ve 32586 sayılı R.G.
Esas No :2023/8
Karar No :2024/4
ÖZET: Vekille takip edilen ve ilk derece
mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek karara bağlanan davalarda kanun
gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak vekâlet ücreti bakımından, tek
vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hakkında.
BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN
GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR
2576
sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin
Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (5) numaralı fıkrası
uyarınca karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca konu ile ilgili
kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü:
I-
AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ
İSTEMİNDE
BULUNAN :İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Başkanlar Kurulu
II-İSTEMİN
ÖZETİ: Vekille
takip edilen ve ilk derece mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek karara
bağlanan davalarda verilen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava
Dairesinin 09/05/2019 tarih ve E:2019/1525, K:2019/1288 sayılı; İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesinin 23/02/2021 tarih ve E:2021/162,
K:2021/234 sayılı; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin
23/01/2023 tarih ve E:2022/6911, K:2023/372 sayılı kararları ile İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 17/02/2023 tarih ve E:2022/87,
K:2023/192 sayılı kararı arasındaki, kanun gereğince ilgili taraf, lehine
takdir olunacak vekâlet ücreti bakımından, tek vekâlet ücretine mi yoksa
birleştirilen her bir dava için ayrı vekâlet ücretine mi hükmedileceğine
ilişkin aykırılığın 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve
Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin (4)
numaralı fıkrasının "c" işaretli bendi uyarınca, birleştirilerek ve
ilgili diğer dosyanın esas kaydının kapatılmasından sonra tek bir dosya haline
gelen ve bu haliyle de tek bir karar ile sonuca bağlanan dosyada tek vekâlet
ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin
1., 4. ve 5. Vergi Dava Dairelerinin kararlarında yer verilen hukuksal nedenler
ve gerekçeyle aynı doğrultuda giderilmesi, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Başkanının bu yöndeki talebini uygun gören İstanbul Bölge İdare Mahkemesi
Başkanlar Kurulunun 14/11/2023 tarih ve E:2023/85, K:2023/85 sayılı kararıyla
istenmiştir.
III-AYKIRILIĞIN
GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI:
A-
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin E:2022/87 sayılı
dosyasına konu yargılama süreci:
Dava
konusu istemin özeti:
Davacı adına, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan bir kısım
faturayı kayıtlarına intikal ettirerek indirim konusu yaptığından bahisle
düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden 2017 yılının Aralık döneminden
devreden katma değer vergisinin bulunmadığı da dikkate alınarak 2017 yılının
Mart ilâ Ağustos dönemleri ile 2018 yılının Ocak dönemi için re'sen tarh edilen
katma değer vergileri ve vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı
cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
İstanbul
2. Vergi Mahkemesinin 27/10/2021 tarih ve E:2021/450, K:2021/2567 sayılı
kararının özeti:
İstanbul 2. Vergi Mahkemesinin,
dava konusu 2018 yılının Ocak dönemine ait cezalı tarhiyata ilişkin E:2021/453
sayılı dosyasının, dava konusu 2017 yılının Mart ilâ Ağustos dönemlerine ait
cezalı tarhiyata ilişkin dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Vergi Mahkemesi, belirtilen şekilde
dava dosyalarının birleştirilmesine ilişkin süreci aktardıktan sonra, hukuka
aykırı bulmadığı cezalı tarhiyatlara karşı açılan davanın reddine karar
vermiştir. Ayrıca Mahkeme, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen
2.270,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine
hükmetmiştir.
Tarafların
istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava
Dairesinin 17/02/2023 tarih ve E:2022/87, K:2023/192 sayılı kararının özeti:
Davacının
istinaf istemi hakkındaki inceleme:
İstinaf istemine konu kararın
davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna
varılmıştır.
Davalının
istinaf istemi hakkındaki inceleme:
İstinaf istemine konu kararda,
birleştirilen iki dava için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmediği, davalı
lehine tek vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Birleştirilen dava dosyalarında,
dosyaların tekemmül ettirilerek nihai karara bağlanana kadar olan süreçteki
usul işlemleri bir dosya üzerinden ortak yürütülmekle birlikte, yargılama
sonunda birleştirilen her davanın konusu ve ilgililerin talepleri hakkında ayrı
ayrı hüküm kurulduğu dikkate alındığında, birleştirilen davaların birbirinden
ayrı ve bağımsız davalar olarak kalmaya devam ettiği sonucuna varıldığından,
işbu dava dosyasında birleştirilmesine karar verilen ve istinaf istemine konu
kararda haklarında ayrı ayrı hüküm kurulan her bir dava için ayrı vekâlet
ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Nitekim istinaf istemine konu
kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2021 yılına ilişkin Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi'nin 8. maddesinde, bir davanın takibi sırasında karşılık dava
açılması, başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması
durumunda, her dava için ayrı ücrete hükmolunacağı kurala bağlanmış ve anılan
Tarife'nin ikinci kısmının, konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse
bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek ücretleri düzenleyen birinci
bölümünde, vergi mahkemelerinde takip edilen duruşmasız işlerde hükmedilecek
maktu vekâlet ücreti 2.270,00 TL olarak belirlenmiştir.
Karar
sonucu:
Vergi Dava Dairesi, belirtilen
gerekçelerle davacının istinaf isteminin reddine, davalının istinaf isteminin
kabulü ile kararın vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 8. maddesi uyarınca, davalı idare lehine
birleştirilen her bir dosya için ayrı ayrı 2.270,00 TL olmak üzere, toplam
4.540,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesine kesin olarak karar vermiştir.
B-İstanbul
Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesinin E:2019/1525 sayılı dosyasına
konu yargılama süreci:
Dava
konusu istemin özeti:
Davacı tarafından, iş akdinin 27/03/2018 tarihinden önce imzalanan ikale
sözleşmesi uyarınca sona erdirilmesi üzerine yapılan ek ödeme ile kıdem
tazminatı olarak ödenen tutarlar üzerinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil
edilen gelir (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun
reddi üzerine açılan davada verilen merciine tevdi kararı üzerine tesis edilen
şikâyet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile tahsil edilen tutarın
faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin
30/11/2017 tarih ve E:2017/658, K:2017/2300 sayılı kararının, İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesince, kıdem tazminatı üzerinden yapılan
kesinti hakkında hüküm kurulmadığından yeniden bir karar verilmek üzere
kaldırılmasını müteakip dosyanın gönderildiği İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin 16/01/2019 tarih ve E:2018/2053,
K:2019/30 sayılı kararının özeti:
Davalı idarece şikâyet başvurusunun
reddedilmesi üzerine İstanbul 8. Vergi Mahkemesinin E:2017/659 sayılı
dosyasında kıdem tazminatı üzerinden yapılan kesintinin, E:2017/658 sayılı
dosyasında ise ikale sözleşmesinin ek ödeme kalemi üzerinden yapılan kesintinin
iadesi dava konusu edilmiştir.
Daha sonra, E:2017/659 sayılı dava
dosyası ile E:2017/658 sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, E:2017/659
sayılı dosyanın esas kaydının kapatılmasına ve davanın ikale sözleşmesinin ek
ödeme kalemi üzerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkin E:2017/658
sayılı dava dosyası üzerinden tek dosya olarak yürütülmesine karar verilmiştir.
Vergi Mahkemesi, belirtilen şekilde
dava dosyalarının birleştirilmesine ilişkin süreci aktardıktan sonra, hukuka
uygun bulmadığı dava konusu işlemin iptaline ve ödenen tutarın tahsil
tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine
karar vermiştir. Ayrıca Mahkeme, birleştirilen dosyalar için ayrı ayrı olmak
üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen (1.512,00 x 2 =)
3.024,00 TL vekâlet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine
hükmetmiştir.
Davalının
istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava
Dairesinin 09/05/2019 tarih ve E:2019/1525, K:2019/1288 sayılı kararının özeti:
Kararın,
dava konusu işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi yolundaki hüküm fıkrasına
yöneltilen istinaf istemi hakkındaki inceleme:
İstinaf istemine konu kararın
belirtilen hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Kararın,
vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf istemi hakkındaki inceleme:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun 24. Maddesinin "f" işaretli bendinde yargılama giderleri ve hangi
tarafa yükletildiğinin kararlarda bulunacak hususlardan olduğu öngörülmüştür.
Aynı Kanun'un 31. maddesiyle göndermede bulunulan 6100 sayılı Hukuk
Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun
gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış
ve 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, kanunda yazılı haller dışında
yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar
verileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, işbu kararın
verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde, vergi
mahkemelerinde takip edilen dava ve işler için duruşmasız işlerde 1.512,00 TL
vekâlet ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul
8. Vergi Mahkemesinin 19/06/2017 tarihli birleştirme kararı ile E:2017/659
sayılı dosyanın E:2017/658 sayılı dosya ile birleştirildiği, E:2017/658 sayılı
dosya üzerinden yürütülen yargılamada verilen kararın istinaf incelemesi
sonucunda kaldırılması üzerine verilen istinaf istemine konu kararla davanın
kabulüne ve davacı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca
(1.512,00 x 2 =) 3.024,00 TL vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
19/06/2017 tarihli kararla
birleştirilerek ve ilgili diğer dosyanın esas kaydının kapatılmasından sonra
tek dosya haline gelen ve bu haliyle de tek bir karar ile sonuca bağlanan dosya
için tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, iki ayrı vekâlet ücretine
hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar
sonucu:
Vergi Dava Dairesi, belirtilen
gerekçelerle Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptali ve ödenen
tutarın iadesi yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddine,
vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf İsteminin kabulü
ile kararın bu hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davacı vekili lehine 1.512,00
TL vekâlet ücretine hükmedilmesine kesin olarak karar vermiştir.
C-
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin E:2022/6911 sayılı
dosyasına konu yargılama süreci:
Dava
konusu istemin özeti:
Davacı şirket adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı beş adet serbest dolaşıma
giriş beyannamesi muhteviyatı eşya ile ilgili olarak TPS kayıt belgesinde
belirlenen birim kıymetle eşyanın faturasında yazılı kıymeti arasındaki farkın
yurt dışı gider olarak beyan edilmesi suretiyle fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen
gümrük vergisi ve katma değer vergisinin iadesi talebiyle yapılan başvurunun
reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair Batı Marmara Gümrük ve Dış
Ticaret Bölge Müdürlüğünün 01/02/2021 tarih ve 22590000IT000010 sayılı
kararının iptali ve fazladan tahsil edilen gümrük vergisi ve katma değer vergisinin
ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle
dava açılmıştır.
Tekirdağ
Vergi Mahkemesinin 17/06/2022 tarih ve E:2022/98, K:2022/567 sayılı kararının
özeti:
Davacı şirket adına tescilli beş
adet muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı
eşya ile ilgili olarak fazladan ödenen vergilerin iadesi istemiyle yapılan
başvurunun Çerkezköy Gümrük Müdürlüğünün 22590400GV000015 sayılı kararı ile
reddi üzerine davacı şirket tarafından bu karara karşı Batı Marmara Gümrük ve
Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, anılan Müdürlükçe beş adet
muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri İçin tek bir
karar numarasıyla davacının başvurusunun reddedildiği, davacı şirketin ise her
bir beyanname için ayrı dava açtığı görüldüğünden, usul ekonomisi ilkesi gereği
Tekirdağ Vergi Mahkemesinin E:2022/99 ilâ 102 sayılı dosyalan işbu dava dosyası
ile birleştirilmiştir.
Dava
konusu işlemin iptali ve fazladan tahsil edilen gümrük vergisi ve katma değer
vergisinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesi
istemi yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu işlemde hukuka uygunluk
bulunmadığı ve fazladan tahsil edilen vergilerin tahsil tarihinden itibaren
hesaplanacak tecil faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna
varılmıştır.
Vekâlet
ücreti yönünden yapılan inceleme:
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 232.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında, konusu ve yükümlüsünün aynı olması,
aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunması şartıyla birden fazla
işleme veya beyannameye ilişkin gümrük vergileri ve para cezalarına tek
tahakkuk ve ceza kararının düzenlenebileceği belirtilmiştir.
2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı
dilekçe ile dava açılabilek haller" başlıklı 5, maddesinin (1)
numaralı fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak
aralarında maddi ve hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan
birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde hâkimin yargılamanın makul
süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider
yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu, 57. maddesinde davacılar veya
davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet
dışındaki bir sebeple ortak olması, ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak
doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri,
davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya
birbirine benzer olması hallerinde birden çok kişinin ihtiyari dava arkadaşı
olarak birlikte dava açabilecekleri gibi, aleyhlerine de birlikte dava
açılabileceği, 166. maddesinde aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve
sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların, aralarında bağlantı bulunması
durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın
açıldığı mahkemede birleştirilebileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Diğer taraftan, ilk derece
mahkemesi kararının verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi'nin 8. maddesinde bir davanın takibi sırasında karşılık dava açılması,
başka bir davanın bu davayla birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda,
her dava için ayrı ücrete hükmolunacağı, 22. maddesinde ise ihtiyari dava
arkadaşlığının bir türü olan seri davaların ister ayrı dava konusu yapılsın
ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda
her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine hükmedileceği kurala
bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat
hükümlerinin değerlendirilmesinden, konusu ve yükümlüsü aynı olan, aralarında
maddi ve hukuki yönden bağlılık bulunan birden fazla işlem için idarelerce tek
kararın alınabileceği ve aralarında bağlılık veya sebep-sonuç ilişkisi bulunan
birden fazla işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabileceği, ihtiyari dava
arkadaşlığının, birden çok kişinin birlikte dava açmaları veya aleyhlerine
birlikte dava açılması hallerinde söz konusu olabildiği ve ihtiyari dava
arkadaşlığının mevcut olması halinde, seri davadan bahsedilebileceği ve aynı
düzey ve sıfattaki farklı mahkemelerde açılmış davaların birleştirilebileceği
sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda, seri davaya konu olabilecek
birden çok kişi hakkında tesis edilen bir işlem olmamakla birlikte aynı davacı
hakkında aralarında maddi ve hukuki yönden bağlılık bulunan tek işlem tesis
edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafından farklı beyannamelerden
kaynaklanan ve aynı maddi olay nedeniyle tesis edildiği anlaşılan işlemin,
beyanname numaralarına göre ayrılması suretiyle birden fazla davaya konu
edilmesi, ortada ayrı ayrı incelemeyi gerektiren maddi ya da hukuki bir nedenin
bulunmadığı da gözetildiğinde, davaların etkin ve hızlı şekilde çözümlenmesine
ilişkin kurala, diğer bir deyişle usul ekonomisi ilkesine uygun değildir.
Bu bakımdan, davacı adına tesis
edilen aynı idari işlemde yer alan unsurlara ilişkin dosyaların işbu dava
dosyasında birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda haklı çıkan
davacı lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim vekâlet ücreti açısından
Danıştay Yedinci Dairesinin 15/04/2022 tarih ve E:2022/1109, K:2022/1690 sayılı
kararı da bu yöndedir.
Karar
sonucu:
Vergi Mahkemesi, belirtilen şekilde
dava dosyalarının birleştirilmesine ilişkin süreci aktardıktan sonra, hukuka
uygun bulmadığı dava konusu işlemin iptaline ve tahsil edilen vergilerin ödeme
tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine
karar vermiştir. Ayrıca Mahkeme, belirtilen gerekçeyle Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi uyarınca belirlenen 2.840,00 TL vekâlet ücretinin davalı idare
tarafından davacıya ödenmesine hükmetmiştir.
Tarafların
istinaf istemini inceleyen İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava
Dairesinin 23/01/2023 tarih ve E:2022/6911, K:2023/372 sayılı kararının özeti:
Vergi Dava Dairesi, istinaf
istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf
istemlerini kesin olarak reddetmiştir.
İstanbul Bölge idare Mahkemesi 1.
Vergi Dava Dairesinin E:2021/162 sayılı dosyasına konu yargılama sürecinde
verilen kararlarda vekâlet ücreti yönünden ulaşılan sonuçlar yukarıda özetlenen
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. Vergi Dava Dairesinin E:2022/6911 sayılı
dosyası ile benzerlik arz etmektedir.
IV-İNCELEME
VE GEREKÇE:
A-
İLGİLİ MEVZUAT:
1-Anayasa'nın
"Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması" başlıklı
141.
maddesinin dördüncü fıkrası şu şekildedir:
"…
Davaların
en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.
2-2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili maddelerinin ilgili kısımları şu
şekildedir:
"Aynı
dilekçe ile dava açılabilecek haller:
Madde
5 - (Değişik: 10/6/1994-4001/3 md.) 1. Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava
açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç
ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir.
2-Birden
fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya
menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki
sebeplerin aynı olması gerekir."
"Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller:
Madde
31 - 1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan
memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın
ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi,
feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti,
yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların
mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak
işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma
icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
"…
"Bağlantılı
davalar:
Madde
38 - 1. (Ek: 10/6/1994-4001/18 md.) Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da
biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar
bağlantılı davalardır.
3-6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerinin ilgili kısımları şu
şekildedir:
"Usul
ekonomisi ilkesi
MADDE
30- (1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde
yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür"
"İhtiyari
dava arkadaşlığı
MADDE
57- (1) Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi
aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:
a)Davacılar
veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile
mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.
b)Ortak
bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu
şekilde yükümlülük altına girmeleri.
c)Davaların
temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer
olması."
"İhtiyari
dava arkadaşlarının davadaki durumu
MADDE
58-(1) İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava
arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder."
"Davaların
birleştirilmesi
MADDE
166- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk
mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda,
davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı
mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı
mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.
…
(4)Davaların
aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek
hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır.
…"
"Yargılama
giderlerinin kapsamı
MADDE
323- (1) Yargılama giderleri şunlardır:
…
ğ)
Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti
…"
4- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddelerinin
ilgili kısımları şu şekildedir:
"Avukatlık
ücreti
Madde
164-(Değişik: 2/5/2001 -4667/77md.)
Avukatlık
ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade
eder.
…"
5-20/11/2021
tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2022 yılı Avukatlık Asgari
Ücret Tarifesi'nin ilgili maddelerinin ilgili kısımları şu şekildedir:
"Amaç
ve kapsam
MADDE
1 - (1) Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı
sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce
karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde,
19/3/1060 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri
uygulanır.
…"
(2021,
2020 ve 2010 yıllarına ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde de aynı
madde başlığı ve numarasıyla aynı yönde düzenlemeye yer verilmiştir.)
B-HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
I-Usul
Yönünden:
Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava
Dairelerince kesin olarak verilen kararlar arasındaki aykırılık, vekille takip
edilen ve ilk derece mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek karara bağlanan
davalarda kanun gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak vekâlet ücreti
bakımından, tek vekâlet ücretine mi yoksa birleştirilen her bir dava için ayrı
vekâlet ücretine mi hükmedileceğine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava
Dairelerince kesin olarak verilen kararlar arasında 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanunu uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilip verilemeyeceği
hususunda bir aykırılık bulunmadığından, değinilen husus söz konusu kararlar
arasındaki aykırılığın giderilmesi isteminin konusunu oluşturmamaktadır.
II-Esas
Yönünden:
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun
31. maddesinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilen
hususlar arasında yargılama giderleri de bulunmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen
davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama gideri
olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri
arasında sayılan vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda
gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekâlet ücretinin tutarı ise, dava
sonunda hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi'ne göre belirlenmektedir.
Vekâlet ücreti, vekille takip
edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti ve avukatlık
sözleşmesinden kaynaklanan vekâlet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
Yargılama giderleri kapsamında olan ücret ise avukat ile müvekkil arasında
yapılan sözleşmeden kaynaklanan avukatlık ücreti olmayıp, kanun gereğince Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen vekâlet ücretidir.
Vekâlet ücreti, avukatın hukuki
yardımının maddi karşılığı olup avukatın mesleğini icra ederken hak edeceği bu
ücretin yargı yerlerince belirlenmesinde taraflara ölçüsüz bir yükümlülük
getirilmemesi ve taraf vekillerinin harcadığı emek ve çaba ile işin önemi ve
niteliğinin de dikkate alınması gerekmektedir.
Aykırılığın giderilmesi istemine
konu uyuşmazlıklar incelendiğinde, her bir dosyada davacılar adına ya tek bir
idari işlemin tesis edildiği ya da birden fazla idari işlem tesis edilmekle
birlikte bu işlemler arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da
sebep-sonuç ilişkisinin bulunduğu görülmektedir. Buna göre, her bir dosyada
karara bağlanan uyuşmazlıklara konu idari işlemlerin esasen tek bir davaya konu
edilebileceği açıktır.
Ayrıca, her bir dosyada dava konusu
edilen idari işlemlerin aynı maddi olay veya hukuki nedene bağlı olması
dolayısıyla, söz konusu davaların dava ve savunma dilekçelerinin hazırlanması
bakımından avukata ayrı bir yük getirmediği, avukatın yeni ve ayrı bir emek
göstermeksizin müvekkilini temsil edebildiği, dolayısıyla her bir dosya için
ayrı hukuki yardımda bulunmasını gerektiren bir durumun olmadığı, yargı mercii
açısından da ortada ayrı ayrı incelemeyi gerektiren maddi ya da hukuki bir
nedenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerek anılan uyuşmazlıklara konu
idari işlemlerin tekbir davaya konu edilebilmeleri gerekse bu işlemlerin konusu
oluşturduğu davaların belirtilen nitelikleri dikkate alındığında, söz konusu işlemlere
karşı tek dilekçeyle açılan davada yürütülen yargılama ile bu işlemlere karşı
ayrı ayrı açılan davaların yargı merci tarafından birleştirilerek yürütülen
yargılama sonucunda takdir edilecek vekâlet ücreti bakımından, farklı uygulama
yapılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Bu itibarla, birleştirme kararı
üzerine tek dosya haline gelen ve bu haliyle de tek bir karar ile sonuca
bağlanan davalarda kanun gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak vekâlet
ücreti bakımından, tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna
varılmıştır.
V-SONUÇ:
Açıklanan hukuksal nedenler ve
gerekçeyle aykırılığın, vekille takip edilen ve ilk derece mahkemelerince tek
dosyada birleştirilerek karara bağlanan davalarda kanun gereğince ilgili taraf
lehine takdir olunacak vekâlet ücreti bakımından, tek vekâlet ücretine
hükmedilmesi gerektiği yönünde giderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla
kesin olarak karar verildi.
X-KARŞI
OY:
20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1.
maddesinin (1) numaralı fıkrasında, mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda,
taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve
ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık
ücretinin tayin ve takdirinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife
hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anılan Tarife'nin "Karşılık davada, davaların
birleştirilmesinde ve ayrılmasında ücret" başlıklı 8. maddesinde, bir
davanın takibi sırasında karşılık dava açılması, başka bir davanın bu davayla
birleştirilmesi veya davaların ayrılması durumunda her dava için ayrı ücrete
hükmolunacağı düzenlenmiştir.
2021, 2020 ve 2019 yıllarına
ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinde de aynı madde başlıkları ve
numaralarıyla aynı yönde düzenlemelere yer verilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5.
maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan her idari işlem aleyhine ayrı ayrı
dava açılacağına ilişkin kural dikkate alındığında, hakkında tesis edilen ve
aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan
birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açmayı tercih etmeyen davacılar
tarafından açılan davaların yargı merci tarafından tek bir dosyada
birleştirilmesi, bu davaların tek bir dava olarak telakki edilmesine imkan
vermemektedir.
Birleştirilen dava dosyalarında,
davaların tekemmül ettirilerek nihai karara bağlanana kadar olan süreçteki usul
işlemleri bir dosya üzerinden ortak yürütülmekle birlikte, yargılama sonunda,
birleştirilen her davanın konusu ve talepler hakkında ayrı ayrı hüküm kurulduğu
göz önünde bulundurulduğunda, birleştirilen davaların birbirinden ayrı ve
bağımsız davalar olarak kalmaya devam ettiği açıktır.
Açıklanan nedenlerle aykırılığın,
vekille takip edilen ve ilk derece mahkemelerince tek dosyada birleştirilerek
karara bağlanan davalarda kanun gereğince ilgili taraf lehine takdir olunacak
vekâlet ücreti bakımından, birleştirilen her bir dava için ayrı vekâlet
ücretine hükmedilmesi gerektiği yönünde giderilmesi oyu ile karara
katılmıyoruz.