Danıştay 7 Daire E 2021-988 K 2023-4130 Vadeli ithalat vade farkı ödemesine ait faizin kıymete etkisi ve faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli faiz oranı seviyesini aşmadığını ispat yükünün davacıda olduğu
T.C.
D A N
I Ş T A Y
YEDİNCİ
DAİRE
Esas No :2021/988
Karar No :2023/4130
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :
… Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü - ….
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :
… Ev Aletleri İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve
E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek
bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2011 yılında tescilli
12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen ve ödeme
şekli mal mukabili olan eşya nedeniyle "vadeli ithalat işlemlerinden doğan
vade farkı ödemesi" açıklamasıyla yurt dışına transfer edilen faizin
gümrük kıymetine dahil edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük
ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan
para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava
açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı
üzerine, dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 6736
sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuru ile davaya konu ek tahakkuk ve para
cezasının, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük vergisi ve gümrük vergisi
üzerinden hesaplanan para cezasına ilişkin kısmının yapılandırıldığı
anlaşıldığından, işlemin anılan kısımları yönünden davanın konusuz kaldığı; öte
yandan, faiz ödemesinin, finansman anlaşması gereği malın bedeline ilişkin
olarak değil, ithalatın finansmanı amacıyla yapıldığı, 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 28.
maddesinin (c) bendine göre, bu ödemenin eşyanın fiilen ödenen veya
ödenecek fiyatına eklenmeyecek unsurlardan olduğu, davacının diğer
beyannameleriyle kıyaslanmak suretiyle varsayıma dayalı olarak ek tahakkuk ve
para cezası kararı alınması hukuka uygun olmadığı gibi, "eşyanın gerçekten
ödenen fiyat olarak beyan edilen fiyattan satıldığını ve faiz oranının
finansman anlaşmasının yapıldığı ülke ve tarih göz önüne alındığında benzer
ticari muamelelerdeki oranları aşmadığını ispat etmesi gerektiği"nden bahisle
davacının itirazının reddedilmesine karşın, davalı idarece davacıdan bilgi ve
belge istenmek suretiyle bu hususta ispat hakkı tanınmadığı, eşyanın beyan
edilenden farklı fiyattan satıldığı veya faizin benzer muamelelerdeki faiz
oranını aştığına dair tespitte bulunulmadığının anlaşılması karşısında işlemin,
ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden
hesaplanan para cezasına isabet eden kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı
gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de karar verilmesine
yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN
İDDİALARI: Tesis
edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN
SAVUNMASI: Savunma
verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK
HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ:
Gümrük Kanunu'nun 28. maddesinin (c) bendine göre, faiz oranının, finansmanın
sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için geçerli faiz oranı seviyesini
aşmadığını ispat yükünün davacıda olduğu açıktır. Faiz giderlerinin gümrük
kıymeti dışında tutulması için gerekli yasal şartların mevcut olup olmadığı
hususunun ortaya konulabilmesi için Mahkemece taraflardan gerekli belgelerin
temin edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün tersine
çevrilmesi suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından, kararın
temyize konu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik
Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra
gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına 2011 yılında tescilli 12 adet serbest
dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen ve ödeme şekli mal mukabili
olan eşya nedeniyle "vadeli ithalat işlemlerinden doğan vade farkı
ödemesi" açıklamasıyla yurt dışına transfer edilen faizin gümrük kıymetine
dahil edilmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer
vergileri ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para
cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal
eşyasının gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu ve satış bedelinin, 27
ve 28. maddelerine
göre gerekli düzeltmelerin yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu;
28. maddesinde, ithal eşyasının satışıyla ilgili olarak bir finansman anlaşması
uyarınca alıcı tarafından üstlenilen faiz giderlerinin, ithal eşyasının fiilen
ödenen veya ödenecek fiyatından ayırdedilebilmeleri koşuluyla, finansmanın
satıcı veya bir başka kişi tarafından sağlanmış olmasına bakılmaksızın,
finansman anlaşmasının yazılı olarak yapılmış olması ve gerektiğinde alıcının,
eşyanın, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olarak beyan edilen fiyattan
satıldığını ve söz konusu faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o
tarihte bu tür bir işlem için geçerli olan faiz oranı seviyesini aşmadığını
kanıtlaması şartı ile gümrük kıymetine dahil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 13.07.2010 tarih ve
2010/34 sayılı Genelgesinde, Avrupa Toplulukları Adalet Divanı'nın C21/91
sayılı kararında, "eşyanın satıcısı tarafından alıcısına sonradan ödeme
yapabilmesi için izin verilmesi durumunda yapılacak ertelenmiş ödemenin kural
olarak bir 'finansman anlaşması' niteliğinde olduğu" ifade edildiğinden,
satış sözleşmesinde satıcının alıcıya sonradan ödeme yapma imkanı tanıması
durumunda, söz konusu sözleşmenin, Gümrük Kanunu'nun 28. maddesinin (c) bendinde
belirtilen "finansman anlaşması" sayılması gerektiği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı adına 2011 yılında
tescilli 17 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında "vadeli
ithalat işlemlerinden doğan vade farkı ödemesi" açıklamasıyla 84.696 Euro
tutarında faizin 21.11.2012 tarihinde yurt dışına ödendiği hususunun davacının
çalıştığı banka tarafından davalı idareye bildirilmesi üzerine, davalı idarece,
finansman anlaşmasının ibrazının istenildiği, davacı tarafından ibraz edilen
anlaşmada "faiz oranı malın birim fiyatını etkilemeyecektir" denilse
bile 17 adet beyannamenin 5'inde faiz tutarının beyan edildiğinin tespit
edildiği ve kalan faiz ödemesinin de beyan edilmeyen 12 adet beyannameyle
ilgili olduğundan bahisle faiz ödemesinin hangi oranda kalan beyannamelerle
ilgili olduğu bilinemediğinden gümrük vergisi oranının en yüksek %6,5 ve katma
değer vergisi oranının %18 olarak alınması suretiyle davaya konu işlemin tesis
edildiği anlaşılmıştır.
Gümrük Kanunu'nun 28. maddesinin (c) bendine göre,
faiz oranının, finansmanın sağlandığı ülkede o tarihte bu tür bir işlem için
geçerli faiz oranı seviyesini aşmadığını ispat yükünün davacıda olduğu açıktır.
Bu bakımdan, olayda faiz giderlerinin gümrük kıymeti dışında tutulması için
gerekli yasal şartların mevcut olup olmadığı hususunun ortaya konulabilmesi
için Mahkemece taraflardan gerekli belgelerin temin edilmesi suretiyle karar
verilmesi gerekirken, ispat yükünün tersine çevrilmesi suretiyle karar verilmesinde
hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davaya konu işlemde gümrük vergisi
oranının en yüksek %6,5 olarak alınması suretiyle hesaplama yapıldığının
belirtilmesi karşısında, işleme konu 12 adet beyanname muhteviyatı eşyaların
muhtelif gümrük vergisi oranlarına tabi olduğu görüldüğünden katma değer
vergisi matrahını etkileyecek olması nedeniyle anılan hususun yeniden verilecek
kararda göz önüne alınması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı
kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan
Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492
sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca
alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden
verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577
sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54.
maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden
itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/10/2023
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.