Danıştay 7 Daire E 2022-3977 K 2024-2805 Araç ithalatında gümrük kıymetinin tespiti konulu genelgesinde kısmi iptal
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No :2022/3977
Karar No :2024/2805
DAVACI : … Şirketi
DAVALI :
Ticaret Bakanlığı - (E-Tebligat)
VEKİLİ :
Av. … - Aynı adreste
DAVANIN KONUSU :Ticaret
Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 22.08.2022 tarih ve 2022/12
sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından
Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri"
konulu Genelge'sinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ
İDDİALARI:
Üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayi tarafından
düzenlenen faturanın onaylı örneğinin ithalat beyannamesine eklenmesinin
imkansız olduğu, bu durumun kendileri bakımından ithalat engeli oluşturduğu,
söz konusu belgelerin ticari sır kapsamında üçüncü kişilere verilmesinin yasak
olduğu, yürürlük tarihinden önce taşıma belgesi düzenlenerek yüklemesi yapılmış
eşya için 2022/3 sayılı Genelge'nin uygulanacağı yönünde geçiş dönemine ilişkin
düzenlemeye yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ
SAVUNMASI:
Beyanın doğruluğunu kontrol amacıyla gümrük idarelerine belge kontrolü ve ilave
bilgi/belge isteme yetkisinin tanındığı, distribütörler dışındaki paralel
ithalatçıların tamamına yakınının kurumsal olmayan, çok düşük sermayeye sahip
şirketler olduğu, Türklere ait olan gönderici firmaların ithalatçı şirketler
ile irtibatlı oldukları, ithale konu araç özelliklerinin distribütörlerce ithal
edilenlerden farklı olması durumunun kıymet konusunda karşılaştırma yapılmasını
zorlaştırdığı; yapılan incelemelerde, paralel ithalatçılar tarafından ithal
edilen araçların yurt dışında kayıtlı kıymetlerinin ülkemizde beyan edilen
kıymetin çok üzerinde olduğu, yani kıymetin düşük beyan edildiği, eksik kıymet
beyanına ilişkin tutarın paravan şirketler üzerinden transfer edildiği, davanın
reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK
HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ :Distribütörler haricinde paralel
ithalat yapan şirketlere yönelik yapılan incelemelerde, çok sayıda lüks araç
ithalatında araç kıymetlerinin düşük beyan edildiği yönündeki tespitler
doğrultusunda, eşya kıymetinin doğru şekilde tespiti ve vergi kaybının önlenmesi
amacıyla, eşya kıymetinin doğru şekilde tespitine yönelik olarak idareyi
yönlendirici mahiyetteki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın
reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …
DÜŞÜNCESİ :Dava, Ticaret Bakanlığı Gümrükler
Genel Müdürlüğünün 22.08.2022 tarih ve 2022/12 sayılı "Distribütörler
Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük
Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesinin iptali istemine ilişkin
bulunmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının
73. maddesinin
3. fıkrasında vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla
konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmak suretiyle
verginin kanuniliği ilkesi benimsenmiştir.
Anayasanın 124. maddesinde, kamu
tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme
yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır. İdarenin düzenleme yetkisini kanunlar
çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gereklidir. Bir alanın
kanunla düzenlenmiş olması, idarenin düzenleme yetkisini kullanabilmesinin ön
koşuludur. Kanunla düzenlenmiş bir hususta normlar hiyerarşisi içerisinde üst
norma aykırı olmayan ve uygulanmasına açıklık getiren yönetmelik, tebliğ ve
genelgeler, idarenin takdir yetkisinin objektifleştirilmesine hizmet eder.
Dolayısıyla, yürütülen kamu hizmetinin ve tesis edilen işlemlerin
nesnelleştirilmesiyle ilgililerine hukuki güvence ve uygulama birliği sağlayan
genelgelerin uygulanacağı tabiidir. Ancak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer
alan genelgelerin, kendisinden üstte bulunan kanun ve yönetmelik hükümlerine
aykırı hükümler içermeyeceği, başka bir deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici
işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde
daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı açıktır.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 11.
maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan
kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idareleri ve diğer yetkili
kurumların talebi üzerine gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla
belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü
yardımı sağlamakla yükümlü olduğu, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen
kişilerin, özel kanunlarında yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi
vermekten kaçınamayacağı; 65. maddesinin 1. bendinin (a) alt bendinde, gümrük
idarelerinin beyanların doğruluğunu araştırmak üzere beyanname ile ilgili ve
beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği
bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de
vermesini isteyebileceği kurala bağlanmıştır.
4760
sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; (II)
sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların ilk iktisabı bir
defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbidir.
Aynı Kanun'un 2.maddesinin
1.fıkrasının (b) bendine göre, "İlk iktisap: (II) sayılı listedeki mallardan
Türkiye'de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini,
müzayede yoluyla veya kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi 4077 sayılı Tüketicinin
Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç
ticareti yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından
kullanılmaya başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil
ettirilmesini, ifade eder." hükmü yer almıştır.
Dünya Ticaret Örgütü Kıymet
Anlaşmasının 17. maddesinde de, mezkur anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük
idaresinin gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen
tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını
sınırlamayacağı veya bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde
yorumlanamayacağını hususu yer almıştır.
Dava konusu Ticaret Bakanlığı
Gümrükler Genel Müdürlüğünün 22.08.2022 tarih ve 2022/12 sayılı
"Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç
İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelgesinde:
"İlgi:15.11.2021 tarihli ve 2021/31
sayılı Genelge
Distribütörler haricindeki
ithalatçılar tarafından gerçekleştirilen araç ithalatlarında aşağıdaki hususlar
çerçevesinde işlem yapılması uygun bulunmuştur:
1. İthale konu aracın distribütör
sıfatıyla ithal edilip edilmediği, ithalatçıdan temin edilecek sözleşmeler
incelenerek tespit edilecektir.
2. İthale konu araç ile aynı veya
yakın bir tarihte ithal edilen aynı/benzer eşya niteliğini haiz araç kıymetleri
araştırılacak ve elde olunacak bilgiler çerçevesinde, beyan edilen gümrük
kıymetinin gerçeklik veya doğruluğu konusunda makul şüphe oluşması halinde,
kıymet tespit yöntemleri ile kıymet araştırması ve incelemesine ilişkin olarak
4458 sayılı Gümrük Kanunu ve Bakanlığımızca yapılan ikincil düzenlemeler
çerçevesinde işlem yapılacaktır.
3. İthale konu aracın çıkış/ihracat
ülkesi ile ticaret yapılan ülke aynı olacaktır.
4. Araca ait, ihraç ülkesi gümrük
idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın satışında
üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından
düzenlenen satış faturasının onaylı örneği beyannameye eklenecektir.
5. İthale konu aracın Türkiye'de
distribütörünün bulunması halinde, mutlak suretle, ilgili markanın Türkiye
distribütöründen aracın şasi numarası esas alınarak, kıymeti ile taşıdığı
donanım ve aksesuarları konusunda bilgi istenilecektir. İthale konu aracın
gümrük kıymetinin tespitinde, distribütörden temin edilen kıymet bilgisi,
gümrük kıymeti ile ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde veri olarak dikkate
alınacaktır.
6. Data Kartı (Teknik Evsaf Kartı)
olan markalar için bu kart beyannameye eklenecektir.
7. Beyannameye eklenen faturaların,
Gümrük Yönetmeliğinin "Fatura" başlıklı 115 inci maddesinde belirtilen
hususlara uygun olup olmadığı ile söz konusu faturalarda, araç üstünde bulunan
ilave donanım ve aksesuar bilgileri ile bunların kıymetlerinin yer alıp
almadığı kontrol edilecektir.
8. Eşyanın muayene ve/veya kontrolü
yapılırken, araç üzerinde standart ve/veya ilave hangi donanım ve aksesuarların
bulunduğu, bunların kıymetleri, standart donanım kapsamında bulunup
bulunmadığı, bulunmakta ise faturada ayrıca belirtilip belirtilmediği özellikle
incelenecektir.
9. Yurt dışı araştırmasına
gidilmesine ihtiyaç duyulması durumunda, ihracatçı ülkeden cevap alınabilmesini
teminen, talep yazısında, yurt dışı araştırmasına ihtiyaç duyulma nedenleri
maddeler halinde açık ve anlaşılır şekilde belirtilecektir.
10. Faaliyet konusu motorlu taşıt
ticareti olan ithalatçılar tarafından yurt içinde satılmak üzere yapılacak
kayıt ve tescile tabi araç ithalatlarında, ilgili vergi dairesinden temin
edilecek "Kayıt ve Tescile Tabi Taşıtların İthalatında ÖTV Aranmaksızın İşlem
Tesisi İçin Motorlu Araç Ticareti ile İştigal Edildiğine Dair Belgenin
beyannameye eklenmesi gerekmektedir. Bu kapsamdaki ithalatlarda söz konusu
belge bulunmaksızın ithalatın yapılması mümkün bulunmamaktadır.
11. Gelir İdaresi Başkanlığınca söz
konusu "Kayıt ve Tescile Tabi Taşıtların İthalatında ÖTV Aranmaksızın İşlem
Tesisi İçin Motorlu Araç Ticareti İle İştigal Edildiğine Dair Belge"nin alım
şartlarından biri olarak, "ilgili yükümlü hakkında, gümrük idarelerince adli
işlem yapılması gerektiği mütalaasıyla adli makamlara intikal ettirilmiş bir
fiilin/ithalat işleminin olmaması" sayılmış olup, cari ithalat işlemleri
esnasında ilgili ithalatçı hakkında bu yönde bir işlem olup olmadığının
araştırılması, olması halinde ise söz konusu belgenin iptalini teminen belgeyi
veren ilgili vergi dairesi müdürlüğüne ivedilikle bilgi verilmesi
gerekmektedir.
12. Kayıt ve tescile tabi
taşıtların kullanmak amacıyla ithal edilmek istenilmesi halinde, ithalde ÖTV
hesaplanabilmesi için; kullanma amacının tespit edilmesi yanında bahse konu
taşıtların aktife alınması, trafik şahadetnamelerine istinaden adlarına kayıt ve
tescil işlemlerinin yasal süreler içerisinde yapılması şartlarının da
sağlanması gerekmektedir. Kullanma amacının tespit edilemediği veya muvazaalı
olduğu değerlendirilen işlemler bakımından ise "Kayıt ve Tescile Tabi
Taşıtların İthalatında ÖTV Aranmaksızın İşlem Tesisi İçin Motorlu Araç Ticareti
ile İştigal Edildiğine Dair Belge" bulunmaksızın ithalatın yapılması mümkün
bulunmamaktadır. Bu kapsamda belirtilen şartlar dâhilinde kullanmak amacıyla
ithal edilen araç bilgilerinin, ithalat işlemlerinin tamamlanmasını müteakip,
kullanım amacına uygun bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının takibi
açısından, ithalatçının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğüne bildirilmesi
gerekmektedir.
13. Bu Genelgenin uygulanması
sırasında ortaya çıkan özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya
Gümrükler Genel Müdürlüğü yetkilidir.
14. İlgide kayıtlı Genelge
yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 1. 1.8.2022 tarihinden
önce Türkiye'ye sevk edilmek üzere bir taşıma belgesi düzenlenerek yüklemesi
yapılmış olan veya anılan tarihten önce Türkiye Gümrük Bölgesine gelmiş olan
araçlara ilişkin ithalat işlemlerine münhasır olarak; Özel Tüketim Vergisi (11)
Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin (I/B/4) bölümü kapsamında, 3.3.2022
tarihinden önce vergi dairesi müdürlüğünce en fazla iki yıllık dönemleri
kapsayacak şekilde verilmiş geçerliliği devam eden yazıyı haiz olunması ve
fiili ithale konu araç ile ilgili olarak gümrük idarelerince adli makamlara
intikal ettirilmesini gerektiren bir tespitin bulunmaması şartlarının bir arada
sağlanması koşuluyla işlemler gerçekleştirilebilecektir." hükmü yer almıştır.
Davacı, dava dilekçesinde, dava
konusu genelgenin 4.maddesi ile getirilen aracın gümrük kıymetinin tespitinde,
araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi tarafından düzenlenen ihracat
beyannamesinin ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış
yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneği
beyannameye eklenmesi yönündeki düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu, yabancı
firmaların sır niteliğindeki belgelerinin sunulamayacağını, üretici firmaya ait
faturanın ticari sır olduğunu, bağımsız bayilerin ve vatandaşın distribütörlere
mahkum hale getirerek tekelciliğe yol açacağını, ayrıca, dava konusu genelgenin
Geçici 1.maddesinin genelgenin yayım tarihinden önce işlemleri başlatılmış olan
araçlar bakımından ithalat engeli yarattığını öne sürmektedir.
Davalı idarece, Ticaret Bakanlığı
müfettişlerince bazı lüks otomobil ithalatları yapılan incelemelerde gerek yurt
içindeki distribütörler dışında lüks marka ithalatı yapan şirketlerin gerekse
yurt dışındaki gönderici firmaların kurumsallıktan uzak olduğu, ithal edilen
araç modellerinin kıymet karşılaştırılmasının zorlaştığı, bu araçların
ülkemizde beyan edilen kıymetleri ile yurt dışında kayıtlı kıymetleri ile
arasında ciddi farklılıklar olduğu, dolayısıyla, hazinenin gelir kaybına
uğraması nedeniyle davaya konu yapılan düzenlemelerin yer aldığı Genelgenin
yayımlandığını belirtmektedir.
Yukarıda yer verilen mevcut
düzenlemeler ile gümrük idaresine beyan edilen kıymetin gerçeklik ve
doğruluğunu teyit etmek üzere araştırma yapma yetkisi kapsamında yükümlüsünden
ilave bilgi ve belge talep etme ve ithalatçıdan belgeler veya başka kanıtlar da
dahil olmak üzere daha fazla açıklama sunmasını isteme yetkisi tanındığı,
böylece ithalatçıya da açıklama yapabilme yönünde makul bir fırsat verildiği
açıktır. Davalı idare tarafından gerçek ithalat tutarının gizlenmesi gibi
hazine kaybına sebep olan birtakım uygulamaların tespiti üzerine, satışa sunmak
üzere ithal edilen taşıtlarla ilgili olarak ihracatçı ile arasında
distribütörlük ilişkisi kurulmasından dolayı satış işlemleri belirli resmi
koşullara bağlanmış bulunan distribütörler dışında, aynı taşıtların ithalini
gerçekleştiren ya da Türkiye'de distribütörlüğü bulunmayan lüks taşıtların
ithalatını gerçekleştiren ticari işletmeler tarafından gümrük vergisine esas
alınacak teslim bedelinin noksan beyan edilmesinin önüne geçilmesi ve bu
kapsamda uygulama birliği sağlanması amacıyla dava konusu düzenlemenin
yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava
dilekçesinde, genelgenin 4.maddesi uyarınca, araca ait, ihraç ülkesi gümrük
idaresi tarafından düzenlenen ihracat beyannamesinin ve aracın satışında
üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından
düzenlenen satış faturasının onaylı örneğinin beyannameye eklenmesi hususunun
ticari sır kapsamında olduğu, temininin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de;
ithalatçı firma taşıtın distribütörü olmasa dahi, gerçekleştirdiği ithalat
nedeniyle yurt dışında bulunan ihracatçı tarafından teslimler karşılığı
kendisine fatura düzenlenmesi, uluslararası alışveriş de olsa ticari ve hukuki
gereklilik arzettiğinden, Genelgede ifade bulan üretici firma tarafından yetki
belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı
örneğinin temini olanaksız olsa dahi idarece yapılacak kıymet araştırması
kapsamında taşıtın ithalat bedeli karşılığı ihracatçı tarafından düzenlenen
ihracat faturası ve ithale konu araca ait, ihraç ülkesi gümrük idaresi
tarafından düzenlenen ihracat beyannamesi ile ithalat bedelinin tevsikini
sağlayabileceğinden, bunun ticari bir sır olarak kabulü mümkün bulunmadığı gibi
distribütörlerin korunması ya da tekelleşmeleri amacıyla davalı İdare
tarafından dava konusu düzenlemelerin getirildiği yönündeki davacı iddiası da
yerinde görülmemiştir.
Dava konusu genelgenin Geçici
1.maddesine gelince, 01.08.2022 tarihinden önce Türkiye'ye sevk edilmek üzere
bir taşıma belgesi düzenlenerek yüklemesi yapılmış olan veya anılan tarihten
önce Türkiye Gümrük Bölgesine gelmiş olan araçlara ilişkin ithalat işlemlerine
münhasır olarak getirilen düzenleme ile fiili ithale konu aracın işlemlerinin
tamamlanması bakımından söz konusu döneme ilişkin uygulama kriterleri
belirlenmiş olup bu doğrultuda, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama
Genel Tebliğinin (I/B/4) bölümü kapsamında, 3.3.2022 tarihinden önce vergi
dairesi müdürlüğünce en fazla iki yıllık dönemleri kapsayacak şekilde verilmiş
geçerliliği devam eden yazının varlığı ve fiili ithale konu araç ile ilgili
olarak gümrük idarelerince adli makamlara intikalini gerektiren bir tespitin
olmaması şartlarının aranmasının hukuki bir gereklilik olduğu sonucuna
varıldığından anılan düzenlemede hukuki aykırılık görülmemiştir.
Dolayısıyla, Genelgenin 4458 sayılı
Kanun'un 11. maddesinde kurala bağlanan bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile 65.
maddesinde kurala bağlanan; gümrük idarelerinin beyanların doğruluğunun
araştırılması amacıyla ilgililerden gümrük işlemlerine ilişkin olmak kaydıyla
beyanname eki belgeler yanında başka belgeler de isteyebileceğine dair
düzenlemelere uygun olduğu, dava konusu Genelgede hukuki aykırılığın
bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, Genelgenin üst norm
kurallarına aykırı olduğundan ve Kanun'la verilen yetkinin aşılarak bir hakkın
kullanımına sınırlama getirdiğinden de söz edilemeyeceğinden düzenlemelerde
yasaya aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi
gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci
Dairesince, Danıştay Savcısının düşüncesinin alınmasından ve Tetkik Hakiminin
açıklamalarının dinlenilmesinden sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ
OLAY:
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel
Müdürlüğünün 22.08.2022 tarih ve 2022/12 sayılı "Distribütörler
Haricindeki İthalatçılar Tarafından Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük
Kıymetinin Tespiti İşlemleri" konulu Genelge'sinin iptali istenilmektedir.
İNCELEME
VE GEREKÇE:
İLGİLİ
MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiş olup, hukuk devleti;
eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup
bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün
kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlet olarak
tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet,
siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım
gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu düzenlenmiştir. Temel hak ve
özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'nın
13. maddesi de, hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini temel
bir ilke olarak benimsemiş olup, Anayasa'nın 35. maddesinin 2. fıkrasında,
mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği
belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda
öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Anayasa'nın "Vergi ödevi" başlıklı 73.
maddesinin 1. fıkrasında, herkesin, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali
gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü oldukları; 3. fıkrasında ise vergi, resim,
harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya
kaldırılacağı hükmü yer almaktadır. Anayasa'nın 124. maddesinde ise, kamu tüzel
kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, düzenleme
yetkisinin bulunduğu kurala bağlanmıştır.
4458 sayılı Kanun'un 11.
maddesinde, gümrük işlemleriyle doğrudan veya dolaylı olarak ilgili bulunan
kişilerin, Gümrük Müsteşarlığının veya gümrük idarelerinin talebi üzerine
gümrük işlemleri ile sınırlı olmak kaydıyla belirlenen süreler içinde gerekli
bütün belge ve bilgileri vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlü
oldukları, kendilerinden bu konularda bilgi istenilen kişilerin, özel
kanunlarda yazılı gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi vermekten
kaçınamayacakları; 65. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, gümrük
idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere, beyanname ile ilgili ve
beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği
bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de
vermesini isteyebileceği; 74. maddesinde ise, Türkiye Gümrük Bölgesine gelen
eşyanın serbest dolaşıma girişinin, ticaret politikası önlemlerinin
uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve
kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkün olduğu düzenlemelerine
ye verilmiştir.
Gümrük Yönetmeliği'nin
"Beyannameye eklenecek belgeler" başlıklı 114. maddesinde, sayılan
belgelerin gümrük beyannamesine eklenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiş,
Bakanlıkça belirlenecek haller ve eksik beyana ilişkin hükümler saklı
tutulmuştur.
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
A) Dava konusu Genelge'nin 3.
maddesi yönünden yapılan incelemede;
Genelge'nin söz konusu kısmının ilk
cümlesinde, distribütör haricindeki ithalatçılar tarafından yapılacak araç
ithalatlarında, ithale konu aracın çıkış/ihraç ülkesi ile ticaret yapılan
ülkenin aynı olması gerektiği yolunda düzenleme yapılmıştır.
İthalatçılar açısından, ithale konu
aracın çıkış/ihraç ülkesi ile ticaret yapılan ülkenin aynı olması yönünde
zorunluluk getiren söz konusu düzenlemenin herhangi bir yasal dayanağının
bulunmadığı ve ithalatın gerçekleştirilememesine neden olabileceği hususları
göz önünde bulundurulduğunda, distribütörler ile distribütör haricindeki
ithalatçılar arasında haksız rekabete ve eşitsizliğe sebep olacağı sonucuna
ulaşılan düzenlemede hukuki isabet görülmemiştir.
B) Dava konusu Genelge'nin 4.
maddesi yönünden yapılan incelemede;
Genelge'nin anılan kısmında yer
alan düzenleme uyarınca, distribütör haricindeki ithalatçılar tarafından
yapılacak araç ithalatında, ithal edilecek aracın satışında üretici firma
tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış
faturasının onaylı örneğinin beyannameye eklenmesi gerekmektedir.
Distribütör haricindeki
ithalatçılara yönelik ihracat yapan yurt dışında yerleşik firmalar, aracı
doğrudan üreticisinden veya yurt dışı yetkili bayiinden alabilecekleri gibi,
sonraki aşamalarda da satın almaları mümkündür. Bu durumda, aracın ithalatçısı veya
ihracatçı firmanın, yurt dışı yetkili bayi satışında kurulan ticari ilişkide
taraf olmaması ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış
yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının onaylı örneğinin ithal
edilmek istenen her bir araç için istenilmesi ve ithalatçıların kendisine
aracın tesliminden önceki safhalarının tespit edilerek bayi faturasının temin
edilmeye çalışılması ithalat sürecini ve maliyetlerini artıracağı gibi, temin
edilememesi halinde, ithalatın gerçekleştirilememesine bağlı olarak aracın ilk
iktisabını yapmak amacıyla sipariş veren yurt içindeki müşterisine karşı edimin
ifasını olanaksız hale getirecektir. Bunun sonucunda, Genelge'de yer alan
düzenleme ithalatçıların müşteri kaybına neden olarak piyasada distribütörler
lehine sonuçlar doğuracak ve rekabet eşitsizliğine yol açacaktır. Kaldı ki,
yurt dışı yetkili bayii tarafından düzenlenen faturanın temin edilmesi halinde
de, söz konusu faturada yer alan fiyat bilgisinin ithal edene verilmesi,
ihracatçı ile ithalatçı arasındaki ticari ilişkiyi olumsuz şekilde etkileyecek
niteliktedir.
Bu bakımdan, Genelge'nin 4.
maddesinde yer alan "ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki
belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının"
ibaresinin distribütörler ile distribütör haricindeki ithalatçılar arasında
eşitsizliğe neden olduğundan, hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
C) Genelge'nin hukuka aykırı olduğu
sonucuna ulaşılan kısımlar dışındaki diğer düzenlemeler yönünden yapılan
incelemede;
4458 sayılı Kanun'un 11.
maddesinde, idarece istenilmesi halinde bilgi ve belge ibrazı yükümlülüğü ile
Kanun'un 65. maddesinde, beyanın doğruluğunun araştırılması amacıyla
beyannameye ekli belgeler haricinde diğer belgelerin de istenebileceğinin
düzenlendiği; ayrıca, Gümrük Yönetmeliği'nin 114. maddesinde sayılan
beyannameye eklenecek belgelerin dışında Bakanlıkça belirlenecek hallerin saklı
tutulduğunun anlaşılması karşısında; yukarıda yer verilen üst hukuk normlarına
aykırılık taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava dilekçesinde ileri sürülen
iddialar dava konusu düzenlemenin kalan kısımlarının iptalini gerektirecek
nitelikte görülmemiştir.
KARAR
SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Ticaret Bakanlığı Gümrükler
Genel Müdürlüğünün 22.08.2022 tarih ve 2022/12
sayılı "Distribütörler Haricindeki İthalatçılar Tarafından
Gerçekleştirilen Araç İthalatında Gümrük Kıymetinin Tespiti İşlemleri"
konulu Genelge'sinin 3. maddesi ile 4. maddesinde yer alan "ve aracın
satışında üretici firma tarafından yetki belgesi almış yurt dışı bayii
tarafından düzenlenen satış faturasının" ibaresinin İPTALİNE,
2. Söz konusu Genelge'nin kalan
kısımları yönünden DAVANIN REDDİNE
3. Karar tarihinde yürürlükte
bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00 TL vekâlet ücretinin
davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Bakılan dava; kısmen kabul,
kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam 657,60 TL
yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren 328,80 TL tutarındaki
kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan 328,80 TL tutarındaki kısmının
ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan
tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini
izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz
yolu açık olmak üzere, 30.05.2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
(X) (X)
YARGILAMA
GİDERLERİ
İLK
DERECE :
Başvuru Harcı :168,30 TL
Karar Harcı : 168,30 TL
Posta Giderleri : 321,00 TL
Toplam : 657,60 TL
(X)
KARŞI OY :
Dava konusu Genelge'nin 4.
maddesinde yer alan "ve aracın satışında üretici firma tarafından yetki
belgesi almış yurt dışı bayii tarafından düzenlenen satış faturasının"
ibaresinde de üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığından, davanın tamamının
reddi gerektiği düşüncesiyle, Dairemiz kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasına
katılmıyoruz.
Üye Üye