Danıştay 7 Daire E 2025-12 K 2025-228 İdarece yükümlüden belge istenilmesinde elektorink tebligat yapılabileceği, 640 sayılı Kararname kapsamında Maliye Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılarak elektronik ortamda yapılabileceği, elektronik ortamda yapılan tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, PTT ve UETS
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE BAŞKANLIĞI KARARI
26.03.2025
tarihli 32853 sayılı Resmi Gazete
Danıştay Yedinci Daire
Başkanlığından:
Esas
No :2025/12
Karar
No :2025/228
KANUN YARARINA
TEMYİZ EDEN : Danıştay Başsavcılığı
DAVACI :Erdinç KARAHAN
VEKİLİ : Av. Tuğçe ARCAN - (E- Tebligat)
DAVALI : Ticaret Bakanlığı adına
Doğubayazıt Gümrük Müdürlüğü -
(E- Tebligat)
VEKİLİ : Av. Vuslat GÜLPINAR BARMAN -
Aynı adreste
İSTEMİN KONUSU : Erzurum
1. Vergi Mahkemesinin 30/12/2021 tarih
ve E-2021/1364, K:2021/1791 sayılı kararının kanun yararına temyizen
incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli 03/09/2020
tarih ve 3195 sayılı, 04/09/2020 tarih ve 3231 sayılı serbest dolaşıma giriş
beyannameleri muhteviyatı eşyanın kıymetinin tespiti amacıyla istenilen bilgi
ve belgelerin süresinde ibraz edilmediğinden bahisle 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 241.
Maddesinin 6. fıkrasının uyarınca karara bağlanan usulsüzlük cezasına vaki
itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Kanun yararına temyiz edilen kararın
özeti: Erzurum
1. Vergi Mahkemesi Hakimliği, olayda, davacı adına düzenlenen bilgi belge
isteme yazısının, davacının Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde kayıtlı
elektronik tebligat adresine 16/09/2020 tarihinde gönderildiği ve 5. Gün olan
21/09/2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılarak süresinde bilgi belge ibraz
edilmediğinden bahisle ceza kararı düzenlendiği anlaşılmış ise de; 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nda tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığı, davalı
gümrük idaresinin tebliğ işlemlerini 7201
sayılı Tebligat Kanunu uyarınca yapması gerektiği, anılan Kanun'un 7/a
maddesine göre öncelikle muhatabın KEP adresine tebliğ yapılması, KEP adresine
tebliğ yapılmıyorsa veya muhatabın kayıtlı elektronik posta adresi yoksa tebliğ
işleminin posta yoluyla yapılması gerekirken, davacının GİB adresine gönderilen
ve davacı tarafından okunmamış olan ceza kararının tebliğ işleminin usulsüz
olduğu sonucuna varılmış olup, söz konusu bilgi belge isteme yazısı usule uygun
şekilde tebliğ edilmediğinden davacı adına karara bağlanan usulsüzlük cezasında
hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline kesin
olarak karar verilmiştir.
Danıştay
Başsavcılığı tarafından, 2577
sayılı İdari Yargılama usulü Kanunu'nun 51.
Maddesi uyarınca, mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCI NEVZAT ÖZGÜR'ÜN
DÜŞÜNCESİ:
Kıymet araştırması kapsamında, bilgi ve belge ibraz edilmesinin istenmesine
ilişkin yazı davacının Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde kayıtlı elektronik
tebligat adresine iletmek suretiyle tebliğ edilmesine karşın, 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 11.
maddesinde öngörülen ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle aynı
Kanun 241. maddesinin 6. Fıkrası
uyarınca ceza verilmesine ilişkin karara vaki itirazın idarece reddedilmesi
üzerine açılan davada; bilgi ve belge ibraz edilmesinin istenmesine ilişkin
yazının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle ceza kararının iptaline
ilişkin olarak Erzurum 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 30/12/2021 tarihli ve
E:2021/1364, K:2021/1791 sayılı kararın kanun yararına temyiz edilmesi
talebiyle Başsavcılığımızı bilgilendiren dilekçe üzerine konu incelendi:
Kanun
yararına temyiz edilmesi istenen kararda; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 51.
maddesinde mali tebliğlerin kendi kanunlarında açıklık bulunmayan hallerde, bu
Kanunun umumi hükümlerine tevfikan yapılacağının kural altına alındığı; 4458
sayılı Kanunda tebligat hususunda özel bir hüküm bulunmadığından, bilgi ve
belge isteme yazısının davacıya 7201 sayılı Kanunun genel hükümlerine göre
tebliğ edilmesi gerektiği, gümrük idaresince bilgi ve belge istenmesine dair
yazı, davacının Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde kayıtlı elektronik tebligat
adresine iletilmiş ve tebliğ edilmiş sayılarak itiraza konu ceza uygulanmış ise
de, tebligatın 7201 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan elektronik adrese
yapılması, bu adrese tebligat yapılamıyorsa veya muhatabın kayıtlı elektronik
posta adresi yoksa, posta yoluyla tebligat yapılması gerektiği, bu itibarla
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde
oluşturulan elektronik adrese yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı
sonucuna varıldığı, bu nedenle ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
sebebiyle uygulanan para cezasına vaki itirazın reddedilmesinin hukuka uygun
görülmediği belirtildiğinden, bilgi ve belge ibraz edilmesinin istenmesine
ilişkin yazının davacının Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde kayıtlı
elektronik tebligat adresine iletilmesinin idari usül kurallarına uygun olup
olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
5326
sayılı Kabahatler Kanununun 26.
maddesinin 1. fıkrasında idari yaptırım kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edileceği, 4. fıkrasında idari yaptırım
kararlarının Maliye Bakanlığı ile idari yaptırım kararı verenler arasında
yapılacak protokoller çerçevesinde, kararı verenler adına 213
sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A
maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle Maliye
Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebileceği, elektronik
ortamda yapılan tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi
izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, bu şekilde yapılan
tebligatların birinci fıkra kapsamındaki tebliğ yerine geçeceği, 640
sayılı Gümrük Personeli İle Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 40/A maddesinde; Bakanlık görev alanı kapsamındaki tebliğlerin,
ilgili kanunlarda belirtilen usullerle bağlı kalınmaksızın, Hazine ve Maliye
Bakanlığı ile yapılacak protokol çerçevesinde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılarak elektronik
ortamda yapılabileceği, elektronik ortamda yapılan tebligatın muhatabın
elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış
sayılacağı, Ticaret Bakanlığı'nın, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma
zorunluluğu getirmeye, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve
elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesinde ise bu Kanun hükümlerine göre
tebliğ yapılacak kimselere, 93.
maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir
adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda
tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün
sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak
tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları
kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye
ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe
ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı'nca elektronik tebligata ilişkin esas ve usullerin
belirlenmesi amacıyla hazırlanan ve 25/01/2018 tarihli Resmi Gazete'de
yayımlanan 1
Sıra Numaralı Elektronik Tebligat Sistemi Genel Tebliğinin 3. maddesinde
elektronik tebligat, "7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca
Bakanlığın görev ve yetkileri kapsamında tebliği gereken evrakın 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre Maliye Bakanlığı Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapı üzerinden muhatapların
elektronik adreslerine tebliği" olarak tanımlanmış, 4. maddesinde,
4458 sayılı Kanuna göre gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün
kişiler dahil olmak üzere, Maliye Bakanlığı'nca kendilerine tebliğe elverişli
elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilenler ve isteğe bağlı olarak
elektronik tebligat yapılmasını talep edenlerin elektronik tebligat sistemini
kullanmak zorunda olduğu; 5. maddesinde bu Tebliğ kapsamında tebliği gereken
evrakın Bakanlık tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı teknik alt yapısı
kullanılarak tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine
iletileceği belirtilmiştir.
Bu
düzenlemelere göre, idarî yaptırım kararları da dahil olmak üzere Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı'nın görev ve yetkileri kapsamında tebliği gereken belgelerin,
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapı üzerinden
muhatapların elektronik adreslerine tebliğ edilebileceği hususunda tereddüt
bulunmamaktadır.
Tebligatın
muhatabın elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün
sonunda tebliğ edilmiş sayılacağına dair kanun hükümleri elektronik tebligat
yapılması zorunluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişilere elektronik tebligat
adreslerini en geç beş günde bir kontrol etme sorumluluğu yüklemektedir. Gelir
İdaresi Başkanlığı bünyesinde kayıtlı elektronik tebligat adresi bulunan ve bu
adrese gelen tebligatı kontrol etmesi kanunen zorunlu olan davacının elektronik
posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün itibarıyla ilgili yazı
tebliğ edilmiş sayılacağından, elektronik posta adresine iletilen yazının usulüne
uygun olarak tebliğ edilmediği yönündeki davacı iddiasına itibar edilemez.
Bu
itibarla, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde kayıtlı bulunan elektronik posta
adresine iletilen yazı üzerine kendisinden istenen bilgi ve belgeleri kanuni
süre içinde gümrük idaresine ibraz etmediği hususunda ihtilaf bulunmayan
davacının, Gümrük Kanununun 11. maddesinde öngörülen ibraz yükümlülüğünü yerine
getirmediği için anılan Kanunun 241. maddesinin 6. fıkrası uyarınca ceza
verilmesine ilişkin karara yaptığı itirazın reddine dair işlemde hukuka
aykırılık, usulüne uygun tebligat yapılmadığından bahisle dava konusu işlemin
iptaline ilişkin Vergi Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan
nedenlerle, Erzurum 1. Vergi Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarihli ve E:2021/1364,
K:2021/1791 sayılı kararı yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade
ettiğinden, kanun yararına temyizen incelenerek bozulması 2577 sayılı Kanunun
51. maddesi uyarınca talep olunur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ SEVAL
SANCAK'IN DÜŞÜNCESİ : Ticaret
Bakanlığı, elektronik ortamda hazırladığı belgeleri muhatabın, 7201 sayılı
Kanun kapsamında oluşturulan elektronik posta adresine PTT vasıtasıyla tebliğ
edebilecekleri gibi, Maliye Bakanlığının kurmuş olduğu teknik altyapıyı
kullanmak suretiyle Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi
bünyesinde oluşturulan tebliğe elverişli elektronik ortam olarak tanımlanan ve
muhatabın kendisine ait kullanıcı şifresi aracılığıyla erişebileceği elektronik
tebligat adresine de tebliğ edebileceği, belirtilen adreslerden herhangi birine
yapılan elektronik tebligatın usulüne uygun olarak kabulü gerektiğinden, İntvd
portalı üzerinden gerçekleştirilen tebligatın, 7201 sayılı Kanun uyarınca
usulüne uygun bir tebligat olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle verilen dava
konusu işlemin iptaline yönelik kararın, kanun yararına bozulması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar
veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hȃkiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY:
Davacı
adına tescilli 03/09/2020 tarih ve 3195 sayılı, 04/09/2020 tarih ve 3231 sayılı
serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın kıymetinin tespiti
amacıyla başlatılan araştırmada istenilen bilgi ve belgelerin süresinde ibraz
edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 241. maddesinin 6.
fıkrasının uyarınca karara bağlanan usulsüzlük cezasına vaki itirazın reddine
dair işleme karşı açılan davada; işlemin iptaline dair Erzurum 1. Vergi
Mahkemesi Hakimliğinin 30/12/2021 tarih ve E:2021/1364, K:2021/1791 sayılı
kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca
kanun yararına bozulması istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201
sayılı Tebligat Kanunu'nun, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile eklenen ve 19/01/2011 tarih
27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, sermaye şirketlerine elektronik
yolla tebligat yapılması zorunluluğu getiren ikinci fıkrası yayımı tarihinden iki
yıl sonra, maddenin diğer fıkraları yayımı tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe
giren Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinde, tebligata elverişli bir
elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye,
elektronik yolla tebligat yapılabileceği, anonim, limited ve sermayesi paylara
bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılmasının zorunlu
olduğu ve elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması halinde
bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılacağı, elektronik yolla
tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün
sonunda yapılmış sayılacağı düzenmiş,15/03/2018 tarih 30361 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun'un 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 48. maddesi
ile değiştirilerek, ikinci fıkrasında elektronik tebligat yapma zorunluluğu
sadece anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler
bakımından mevcut iken; yapılan değişiklikle bu zorunluluğun kapsamı
genişletilmiş, gerçek kişiler için kural olarak elektronik tebligat zorunluluğu
öngörülmemekle birlikte bu kişilerin kendi tercihleri ile bir elektronik
tebligat adresi almaları durumunda kendilerine tebligatın sadece elektronik
yolla yapılması hükme bağlanmış, elektronik yolla tebligatın zorunlu bir
sebeple yapılamaması halinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat
yapılacağı, elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı
tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, bu Kanun uyarınca
yapılan elektronik tebligat işlemlerinin Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim
Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi
üzerinden yürütüleceği belirtilmiş, Kanun'un 51. maddesinde de, mali
tebliğlerin kendi kanunlarında sarahat bulunmayan hallerde, bu kanunun umumi
hükümlerine tevfikan yapılacağı kuralı getirilmiştir.
Öte
yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 2. maddesinde gümrük idareleri
tarafından alınan vergi ve resimlerin bu Kanuna tabi olmadığı, bu vergi ve
resimlerle ilgili olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi
hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiş, aynı Kanun'un, 01/08/2010 tarih ve
27659 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 sayılı Gelir
Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun'un 7. maddesi ile eklenen "Elektronik Ortamda
Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ
yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe
elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ
yapılabileceği, 07/04/2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında,
elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi
izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının,
elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya
veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma
zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve
elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu
düzenlenmiştir.
5326
sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kararların tebliği" başlıklı 26.
maddesinin 1. fıkrasında, idari yaptırım kararının, 7201 sayılı Kanun
hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edileceği, tebligat metninde bu karara
karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin açık bir şekilde
belirtileceği, 27/05/2017 tarih ve 30078 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun'un 15. maddesi ile eklenen 4. fıkrasında, idari yaptırım kararlarının,
Maliye Bakanlığı ile idari yaptırım kararı verenler arasında yapılacak
protokoller çerçevesinde, kararı verenler adına 213 sayılı Kanun'un 107/A
maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle Maliye
Bakanlığı tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebileceği, elektronik
ortamda yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen
beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, bu şekilde yapılan tebligatların,
birinci fıkra kapsamındaki tebliğ yerine geçeceği düzenlenmiştir.
640
sayılı Gümrük Personeli İle Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin 27/05/2017 tarih ve 30078 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak
yürürlüğe giren 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı
Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair
Kanun'un 20. maddesi ile eklenen "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı
40/A maddesinde, Bakanlık görev alanı kapsamındaki tebliğlerin, ilgili
kanunlarda belirtilen usullerle bağlı kalınmaksızın, Maliye Bakanlığı ile yapılacak
protokol çerçevesinde 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılarak elektronik
ortamda yapılabileceği, elektronik ortamda yapılan tebligatın muhatabın
elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış
sayılacağı, Ticaret Bakanlığının, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma
zorunluluğu getirmeye, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve
elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu
düzenlenmiştir.
06/12/2018
gün ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/01/2019 da yürürlüğe giren
Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin
1. maddesinde, Yönetmeliğin, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu
uyarınca tebligat çıkarmaya yetkili makam ve merciler tarafından Posta ve
Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) vasıtasıyla yapılacak elektronik
tebligata ilişkin usul ve esasları düzenlediği belirtilmiş, 3. maddesinde,
elektronik tebligat ibaresinden; Tebligat Kanunu ve bu Yönetmeliğe uygun olarak
elektronik ortamda yapılan tebligatın, elektronik tebligat adresi ibaresinden;
PTT tarafından, gerçek kişiler için kimlik bilgileri, tüzel kişiler için ise
tabi oldukları sistem bilgileri esas alınmak suretiyle tek ve benzersiz şekilde
oluşturulan ve Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ne (UETS) kaydedilen tebligat
adresinin anlaşılması gerektiği belirtilmiş, 5. maddesinde, Kanunla kurulanlar
da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişilerine tebligatın elektronik
yolla yapılmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Yönetmeliğin 6.
maddesinde ise, elektronik tebligat adresi alma zorunluluğuna tabi olanlar için
yapılacak başvuruya ilişkin hususlar belirtilerek, 9. maddesinde elektronik
tebligatın hazırlanması ve muhataba ulaştırılmasına ilişkin hususlar
düzenlenmiş ve elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik tebligat
adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı kabul
edilmiştir.
213
sayılı Kanun'un 107/A maddesinde verilen yetkiye istinaden Maliye Bakanlığı
tarafından çıkarılan 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile vergi
dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre
tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik
ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiş, 3. maddesinde
elektronik tebligat sistemi, bilişim sistemleri vasıtasıyla muhatabın
elektronik tebligat adresine iletilmek üzere, tebliğ evrakının gönderildiği ve
elektronik ortamda delillendirilerek tesliminin sağlandığı sistem olarak;
elektronik tebligat ise, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken
evrakın Elektronik Tebligat Sistemi ile muhatapların elektronik adreslerine
tebliğ edilmesi şeklinde tanımlanmış, 4. maddesinde, kurumlar vergisi
mükelleflerin ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi
mükellefiyeti bulunanların (Kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek
usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç), isteğe bağlı olarak kendilerine
elektronik tebligat yapılmasını talep edenlerin elektronik tebligat adresi
almaları ve elektronik tebligat sistemini kullanmalarının zorunlu olduğuna yer
verilmiş, 5. maddesinde, elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan
kurumlar vergisi mükelleflerinin, elektronik tebligat sistemini kullanmak
zorunda olan gelir vergisi mükelleflerinin veya isteğe bağlı olarak elektronik
tebligat sistemini kullanmak isteyen kişilerin başvuruları üzerine, yapılan başvurunun
değerlendirilmesi sonucu, gerekli şartları taşıyan mükelleflere internet vergi
dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi verileceği ve böylece bu
mükelleflerin elektronik tebligat adresi edinmiş sayılacağı belirtilmiş, 6.
maddesinde, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın,
elektronik imza ile imzalanacağı ve vergi dairesi adına Başkanlık tarafından
tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat adresine iletileceği; elektronik
tebligat sistemine internet vergi dairesi üzerinden erişileceği, internet vergi
dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresine sahip olan gerçek ve tüzel
kişilerin şifreleriyle elektronik tebligat adreslerine ulaşacakları, internet
vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi olmayan gerçek kişilerin ise
sisteme her girişte yapılan kimlik doğrulaması ile elektronik tebligat
adreslerine erişecekleri, Kanun'un 107/A maddesi gereğince, elektronik imzalı
tebliğ evrakı,nın muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi
izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı, olay kayıtları, işlem
zaman bilgisi eklenerek, erişilebilir şekilde arşivlerde otuz yıl süreyle
saklanacağı, hesaba erişim bilgilerinin iletimi ile sisteme erişimin güvenli
bir şekilde yapılması için gerekli tedbirlerin Başkanlık tarafından alınacağı,
talep halinde elektronik tebligata ilişkin delil kayıtları ilgilisine veya
yetkili mercilere sunulacağı kuralı getirilmiştir.
Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen 25/01/2018 tarih ve 30312 sayılı
Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik
Tebligat Sistemi Genel Tebliği (sıra no: 1)'nin 1. maddesinde, tebliğin
amacının, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca ve Bakanlığın görev alanı kapsamında
olan il ve ilçe tüketici hakem heyetlerince düzenlenen ve muhataplarına
11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliği
gereken evrakın elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları
belirlemeye ilişkin olduğu belirtilmiş; 3. maddesinde elektronik tebligat
ibaresinden; 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, Gümrük ve Ticaret
Bakanlığının görev ve yetkileri kapsamında tebliği gereken evrakın 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi hükümlerine göre Maliye Bakanlığı Gelir
İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapı üzerinden muhatapların
elektronik adreslerine tebliğ edilmesinin, elektronik tebligat adresi
ibaresinden Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Bakanlığın görev alanı kapsamında
olan il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin işlemlerinde kullanılmak üzere
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca gerçek ve tüzel kişilere verilen
tebliğe elverişli elektronik ortamın, Elektronik Tebligat Talep Bildirimi
ibaresinden, 27/08/2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (sıra no: 456)'nin Ek 1 ve Ek 2'sinde yer alan
başvuru formunun, Elektronik Tebligat Sistemi ibaresinden, bilişim sistemleri
vasıtasıyla muhatabın elektronik tebligat adresine iletilmek üzere, tebliğ
evrakının gönderildiği ve elektronik ortamda delillendirilerek tesliminin
sağlandığı sistemin anlaşılması gerektiği düzenlenmiş; 4. maddesinde, 4458
sayılı Kanuna göre gümrük yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumlu bütün kişiler
dahil olmak üzere, Maliye Bakanlığınca kendilerine tebliğe elverişli elektronik
adres kullanma zorunluluğu getirilenler ve isteğe bağlı olarak elektronik
tebligat yapılmasını talep edenlerin elektronik tebligat sistemini kullanmak
zorunda olduğu belirtilmiş, 5. maddesinde, bu Tebliğ kapsamında tebliği gereken
evrakın, elektronik imza ile imzalanacağı ve Bakanlık tarafından Başkanlık
teknik alt yapısı kullanılarak tebliğ yapılacak muhatabın elektronik tebligat
adresine iletileceği, kullanıcı kodu, parola ve şifrenin Başkanlık teknik
altyapısı üzerinde üretileceği ve muhatabına verileceği, kullanıcı kodu, parola
ve şifresi olmayan gerçek kişiler de ise elektronik tebligat sistemine her
girişte yapılan kimlik doğrulaması ile elektronik tebligat adreslerine
erişebilecekleri, elektronik imzalı tebligatın, muhatabın elektronik ortamdaki
adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı,
olay kayıtlarının, işlem zaman bilgisi eklenerek, erişilebilir şekilde
arşivlerde otuz yıl süreyle Başkanlık tarafından saklanacağı, hesaba erişim
bilgilerinin iletimi ile elektronik tebligat sistemine erişimin güvenli bir
şekilde yapılması için gerekli tedbirlerin Başkanlık tarafından alınacağı ve
talep halinde elektronik tebligata ilişkin delil kayıtlarının ilgilisine veya
yetkili mercilere sunulacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Tebligat,
Anayasa Mahkemesi tarafından, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin bu
işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun
şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının
belgelendirilmesi işlemi olarak ifade edilmiştir. İşlemlerin kendilerine
bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir.
Tebligat, Anayasa'da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam
olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli
güvencelerinden biridir. (AYM, E.2018/144, K.2019/72, 19/09/2019, §§ 4). Konu
ettiği hukuki işlemden bağımsız olarak, o işlemin hukuki sonuçlarının
başlangıcı için bir milat olan tebligatın, yapılan tanımdan hareketle muhatabın
hukuki işlem hakkında kanuna uygun olarak bilgilendirilmesi ve bilgilendirmenin
öngörülen usule uygun olarak belgelendirilmesi olmak üzere iki temel unsuru
bulunmaktadır. Bu iki unsurun bir arada bulunması zorunludur. Yani yalnızca
bildirim yeterli olmayıp, bu bildirimin yapıldığının belgelendirmesi de
gerekmektedir.
Elektronik
tebligat, teknolojik gelişmelerin de katkısıyla tebligat işlemlerinde
etkinliğin artırılması amacıyla klasik tebligat yöntemlerinden farklı olarak
muhatap bakımından hızlı ve güvenli bir bildirim imkanı sağlamakta, tebligatın
bilgilendirme ve belgelendirme fonksiyonunu eksiksiz yerine getirmektedir.
Elektronik tebligatla gönderilen iletinin zamanı, zaman damgası ile kesin
olarak belirlenebilmekte, iletinin yolculuğu esnasında bir değişikliğe uğrayıp
uğramadığı kolayca tespit edilebilmekte, muhatabı tarafından okunup okunmadığı
gibi hususlarda somut veriler ortaya koyabilmekte, zaman ve para tasarrufu
sağlarken aynı zamanda kağıt ortamında yapılan tebligattan doğan bir takım
olumsuzlukların da önüne geçilebilmektedir.
Hukukumuzda
tebligat işlemleri, genel olarak 7201
sayılı Tebligat Kanunu'nda düzenlenmiştir. Anılan Kanun'da tebligat, kazai,
idari ve mali tebligat olarak üçe ayrılmış, mali tebligatın kendi özel
kanununda düzenleme bulunması halinde özel kanunda yer alan hükümlere göre
yapılacağı kabul edilmiştir. Bu yönüyle 7201 sayılı Kanun tebligat işlemleri
bakımından genel kanun konumundadır. Öte yandan, vergisel süreçleri düzenleyen 213
sayılı Vergi Usul Kanunu'nda vergi ve vergi yükümlülüklerine ilişkin işlemler
için daha özel düzenlemeler öngörülmüş, Kanun'un 93. maddesi gereğince
vergilendirmeye ilişkin tüm vesikaların 213 sayılı Kanun hükümlerine göre
tebliğ edileceği ve gümrük idareleri tarafından alınan vergi ve resimlerin bu
Kanun'a tabi olmadığı ifade edilmiştir.
Belirtilen
durum nedeniyle ve Dairemizin müstakar hale gelmiş kararlarında, 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nda, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından
gümrük vergilerine ve cezalara ilişkin kararların Tebligat Kanunu hükümlerine
göre tebliğ edilmesi gerektiği, 4458 sayılı Kanun'un 201. maddesi uyarınca da
süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş gümrük vergileri hakkında 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin
uygulanacağı; 6183 sayılı Kanun'un 8. maddesinde de, hilafına bir hüküm
bulunmadıkça bu Kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin
yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı düzenlendiğinden
tahsil sürecine ilişkin tebligatların Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre
yapılması gerekmektedir.
7201
sayılı Kanun'un 7/a maddesine istinaden 19/01/2013 tarihinden itibaren
uygulanmaya başlayan elektronik tebligat, PTT vasıtasıyla bu tarihten itibaren
kayıtlı elektronik posta (KEP) adresine, 01/01/2019 tarihinden sonra da ulusal
elektronik tebligat sistemi (UETS) adresine yapılırken, 213 sayılı Kanun'un
107/A maddesi kapsamında yer alan elektronik tebligat 01/04/2016 tarihinden
itibaren uygulanmaya başlayan ve buna göre elektronik tebligat adresi almaları
ve elektronik tebligat sistemini kullanmaları zorunlu bulunan mükelleflere
Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla verilen internet vergi dairesi kullanıcı
kodu, parola ve şifresi ile edinilmiş kabul edilen elektronik tebligat
adreslerine elektronik tebligat iletimi gerçekleştirilmektedir.
Öte
yandan, 27/05/2017 tarihinde Kabahatler Kanunu'nun 26. maddesine eklenen 4.
fıkra ile, idari yaptırım kararlarının, veren kurum adına 7201 sayılı Kanun
gereğince yapılan tebliğ yerine geçmek üzere 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi
hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle Maliye Bakanlığı
tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebileceği düzenlemesine yer
verilmiştir.
Benzer
bir düzenleme 640 sayılı Kanun Hükümünde Kararnameye eklenen ve 27/05/2017
tarihinde yürürlüğe giren 40/A maddesinde de mevcuttur. Buna göre; Gümrük ve
Ticaret Bakanlığının görev alanı kapsamındaki tebliğlerin, ilgili kanunlarda
belirtilen usullere bağlı kalınmaksızın, Maliye Bakanlığı ile yapılacak
protokol çerçevesinde Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi hükümlerine göre
kurulan teknik altyapı kullanılarak elektronik ortamda yapılabileceği
belirtilmiştir.
Hukuk
devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler, hem de idare yönünden herhangi
bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır,
uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına
karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler
hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk
normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde
devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven
duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır. (AYM,
E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154).
Anayasal
ilkeler bağlamında, Kabahatler Kanunu ve 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
40/A maddesinde yer alan elektronik tebligata ilişkin düzenlemelerin kişiler ve
idare bakımından herhangi bir duraksamaya yer vermeyen, açık, net, anlaşılır,
uygulanabilir ve nesnel olduğu, hukuki güvenliği de sağlayan, öngörülebilir bir
hukuk normu olduğu değerlendirilmiştir.
Kabahatlar
Kanunu ile 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de yer alan anılan düzenlemelerle,
idari yaptırımlar ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ın görev alanı kapsamındaki tebligatların,
7201 sayılı Kanun'da benimsenen elektonik tebligata ilişkin hükümle bağlı
kalınmaksızın, Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik
altyapı kullanılarak elektronik olarak iletilebileceği kuralı benimsenerek sözü
geçen elektronik tebligat yapacak olan idarelere alternatif bir yol
belirlenmiştir.
Gümrük
ve Ticaret Bakanlığınca hazırlanarak 25/01/2018 tarih ve 30312 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren Elektronik Tebligat
Sistemi Genel Tebliği (sıra no: 1) ile de, uygulamanın esas ve usullerinin
belirlendiği, elektronik tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri
uyarınca Bakanlığın görev ve yetkileri kapsamında tebliği gereken evrakın
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kurulan teknik altyapı
üzerinden muhatapların elektronik adreslerine tebliği tanımlanarak, Bakanlığın
görev ve yetkileri kapsamında tebliği gereken evrakın tek bir sistem üzerinden
ulaştırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bu
bakımdan, idari yaptırım kararı veren idarelerin elektronik ortamda
hazırladıkları belgeleri muhatabın, 7201 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan
elektronik posta adresine PTT vasıtasıyla tebliğ edebilecekleri gibi, Maliye
Bakanlığının kurmuş olduğu teknik altyapıyı kullanmak suretiyle Gelir İdaresi
Başkanlığı tarafından internet vergi dairesi bünyesinde oluşturulan tebliğe
elverişli elektronik ortam olarak tanımlanan ve muhatabın kendisine ait
kullanıcı şifresi aracılığıyla erişebileceği elektronik tebligat adresine de
tebliğ edebilecekleri sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla
birlikte, 640
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin elektronik tebligata ilişkin 40/A maddesi
ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin çıkarılan Tebliğ'deki düzenlemelerin,
gümrük vergilerine ve cezalara ilişkin kararların Tebligat Kanunu hükümlerine,
süresi içinde ödenmeyen kesinleşmiş ve 6183 sayılı Kanun Kapsamında takip
edilen gümrük vergileri hakkında tebligatın ise, Vergi Usul Kanunu hükümlerine
istinaden yapılacağı yolundaki prensipte bir değişikliğe yol açmayıp, muhatap
ve göndericinin aynı olmasına karşın, sadece elektronik tebligatı gönderen
kurumun farklılaştırıldığı, bu farkın gönderilen açısından bir hak kaybına
neden olmadığı anlaşıldığından, tebliğ edilecek evrakın sırf Vergi Usul
Kanunu'nun 107/A maddesine istinaden kurulan teknik altyapı kullanılmak
suretiyle muhatabın bu sistem üzerinden üretilen elektronik posta adresine
gönderilmesinin, tebligata konu hukuki işlemin niteliğine göre uygulanacak
tebliğ hükümlerini içeren Kanunu değiştirmediği, bir başka anlatımla; 7201
sayılı Kanun kapsamında tebliğ edilecek evrakın, sözü edilen mevzuat gereğince
muhatabın internet vergi dairesi üzerinden elektronik posta adresine
gönderilmesinin Vergi Usul Kanunu'nda yer alan tebligata ilişkin hükümlere göre
yapıldığı anlamına gelmeyeceği gibi, elektronik tebligatın herhangi bir nedenle
yapılamaması durumunda da, 7201 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde diğer
tebliğ yöntemleri ile tebliğ edilebileceği tabidir.
Diğer
yandan, 7201
sayılı Kanun ve 213
sayılı Kanun'da elektronik tebligata ilişkin düzenlenen söz konusu maddeler
gereğince, elektronik tebligat yapılması zorunlu bulunan gerçek ve tüzel
kişilere, iradelerine bakılmaksızın yapılan elektronik tebligatın, iletinin
muhatabının elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün
sonunda yapılmış sayılacağına dair kural, bu kişilere beş günde bir de olsa
posta adreslerini kontrol etme sorumluluğu yüklemektedir. Söz konusu
yükümlülük, Tebligat ve Vergi Usul Kanunu'ndaki anılan hükümlerden
kaynaklanmakta olduğundan, 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 40/A maddesi
ile muhataba fazladan bir sorumluluk getirildiğinden de bahsedilemeyecektir.
Yukarıda
yer verilen yasal düzenlemelerle, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı faaliyet konusu
kapsamındaki işlemlerini, muhatabın 7201 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan
elektronik posta adresi veya 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi hükümlerine göre
İnternet Vergi Dairesi üzerinden oluşturulan elektronik posta adresine tebliğ
edebilecektir. Belirtilen adreslerden herhangi birine yapılan elektronik
tebligatın usulüne uygun olarak kabulü gerektiğinden, İntvd partalı üzerinden
gerçekleştirilen tebligatın, 7201 sayılı Kanun uyarınca usulüne uygun bir
tebligat olarak kabul edilemeyeceğine dair karara katılma olanağı
bulunmamaktadır.
Olayda
da, para cezası kararlarının dayanağı bilgi belge isteme yazısının davacının
İnternet vergi dairesi portalı kanalıyla 16/09/2020 tarihinde gönderilen ve 5.
gün olan 21/09/2020 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiğinin kabulü
gerektiğinden, anılan durum gözetilmeden işlemi iptal eden mahkeme kararının
yürürlükteki hukuka aykırı sonucu ifade etmesi sebebiyle hukuka uygunluk
görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan
nedenlerle;
1.
Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulüne;
2.
Erzurum 1. Vergi Mahkemesinin 30/12/2021 tarih ve E:2021/1364, K:2021/1791
sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi
uyarınca, hükmün sonuçlarına etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3.
Kararın birer örneğinin taraflara ve Danıştay Başsavcılığına gönderilmesine ve
bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasına, 28/01/2025 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi.