Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E 2023-1335 K 2025-302 Kullanılmış nakil vasıtalarının muafiyeti hakkında (Danıştay Yedinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2020/2434, K:2023/1490 sayılı kararı, 15481 sayılı BKK nin 2013/5371 sayılı BBKK ile değişik 110. maddesinde (a) ifadesinin `...muafiyet kapsamına alınacak kişilerin birden fazla uyruğa sahip bulunup bulunmamasına göre belirlenmesinin, anılan yetki kapsamı içinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, Kanun`da açıkça yetki verilmeyen hususlara yönelik düzenleme içeren ve dayanağı Kanun`da öngörülmüş bir hakkın kullanımını sınırlayıcı bir nitelik taşıyan dava konusu düzenleyici işlem`in iptalinin onaylanması)
11.08.2025 / 112303626 yazıda
konu edilmiştir
T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1335
Karar No : 2025/302
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) T.C. Cumhurbaşkanlığı - ANKARA -
(E-Tebligat)
2-
(DAVALI) Ticaret
Bakanlığı adına
Bakırköy Tasfiye İşletme
Müdürlüğü - İSTANBUL
(E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. Duygu Gül AKMAN
KARŞI TARAF
(DAVACI) : Tuba Sendenur ÖZBİR
VEKİLİ :Av. Nedim ADAK - (E-Tebligat)
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin
14/03/2023 tarih ve E:2020/2434, K:2023/1490 sayılı kararının temyizen
incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, bedelsiz
ithalat kapsamında gümrük vergisinden muaf olarak teslim edilmeyerek antrepo
sahasında bekletilen aracın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanıma
tabi tutulmadığından bahisle söz konusu aracın tasfiyesine ilişkin Bakırköy
Tasfiye İşletme Müdürlüğünün 29/04/2020 tarihli ve 54075657 sayılı uygulama
işlemi ile bu işlemin dayanağı 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Resmî Gazete'de
yayımlanan 2009/15481 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yürürlüğe giren 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı
Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın, 08/11/2013 tarih ve 28815 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan 2013/5371 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde
yürürlüğe giren 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması
Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ın 14. maddesiyle
değiştirilen "Çift uyruklu kişiler"
başlıklı 110.
maddesinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Yedinci
Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2020/2434, K:2023/1490 sayılı
kararı:
i. Maddi olay:
Türkiye
Cumhuriyeti Los Angeles Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen "İkametgah Nakil Belgesine" istinaden
ikametini 17/12/2014 tarihinde "Kurtuluş
Mahallesi 64003 Sokak Selçuk Apartmanı No:7/2 Seyhan/Adana" adresine
nakleden davacı, adına kayıtlı motorlu özel nakil vasıtası niteliğindeki
eşyasının gümrük vergisinden muaf olarak serbest dolaşıma sokulması amacıyla
kullanıcı kodu verilmesi istemiyle 31/08/2015 tarihinde Yeşilköy Gümrük
Müdürlüğüne başvuru yapmıştır.
Söz
konusu başvuru, adı geçen gümrük idaresince 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ekinde yürürlüğe giren Karar'ın 46 ve 110. maddelerine istinaden, çift
uyruklu kişilerin muafiyet kapsamında olmadığı belirtilerek reddedilmiştir.
Bunun
üzerine, 26/08/2015 tarihinde geçici depolama ambarında bulunan 1985 model
Pontiac marka ve 1G2PM37R9FP214501 şasi numaralı motorlu kara taşıtı,
13/10/2015 tarihli antrepo beyannamesiyle davalı Bakırköy Tasfiye İşletme
Müdürlüğünün antreposuna alınmıştır.
Davacı
tarafından, Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğüne hitaben verilen ve 30/03/2020
tarihinde kayda giren dilekçe ile uyuşmazlık konusu aracın antrepoda tutulma
süresinin uzatılması talebinde bunulmuştur.
Anılan
başvuru üzerine, 29/04/2020 tarih ve 54075657 sayılı uygulama işlemi tesis
edilmiştir. Söz konusu işlemde, davacının çifte vatandaş olması nedeniyle
2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 110. maddesi gereğince adına
kayıtlı aracın bedelsiz ithalatına izin verilmediği, 26/08/2015 tarihinden
itibaren antrepo sahasında bekletilen aracın gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem
veya kullanıma tabi tutulması gerektiği aksi takdirde anılan araçla ilgili 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 177. maddesinin, 5911 sayılı Kanun ile değiştirilen
(1) numaralı fıkrasının (g) bendi uyarınca tasfiye işlemlerine başlanılacağı
belirtilmiştir.
Aracın
tasfiyesine ilişkin Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğünün 29/04/2020 tarihli ve
54075657 sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı
Resmî Gazete'de yayımlanan 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde
yürürlüğe giren 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması
Hakkında Karar'ın, 08/11/2013 tarih ve 28815 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan
2013/5371 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yürürlüğe giren 4458 Sayılı
Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik
Yapılmasına Dair Karar'ın 14. maddesiyle değiştirilen "Çift uyruklu kişiler" başlıklı 110. maddesinde yer alan "Kullanılmış motorlu veya motorsuz özel
nakil vasıtalarını muafen serbest dolaşıma sokan 46 ncı maddenin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde yer alan kişiler hariç olmak üzere, bu Kısım
hükümlerinin uygulanmasında kişilerin çift uyruklu olup olmadığı dikkate
alınmaz." şeklindeki kuralın iptali istemiyle hükmünün iptali istemiyle
dava açılmıştır.
ii. İlgili mevzuat:
Anayasanın
73. maddesinin üçüncü fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri mali
yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme
bağlanmış, 21/01/2017 tarih ve 6771 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle değiştirilen
dördüncü fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin
muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun
belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisinin
Cumhurbaşkanına verilebileceği belirtilmiştir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun "Özellik
Gösteren Faaliyetler" başlıklı altıncı kısmının "Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna" başlıklı birinci
bölümünde yer alan 167. maddesinin birinci fıkrasının, 5911 sayılı Kanun'un 37.
maddesiyle değişik, (5) numaralı bendinin (a) alt bendinde, gerçek kişiler
tarafından serbest dolaşıma sokulacak şahsi eşyadan, yerleşim yerlerini Türkiye
Gümrük Bölgesine nakleden gerçek kişilere ait, alındığı tarihte üç yaşından
büyük olmayan kullanılmış motorlu veya motorsuz özel nakil vasıtalarının gümrük
vergilerinden muaf olduğu kuralına yer verilmiştir.
Aynı
Kanun'un, 5911 sayılı Kanun'un 37. maddesi ve 02/07/2018 tarih ve 700 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname'nin 126. maddesiyle değişik 167. maddesinin ikinci
fıkrasında ise birinci fıkranın (3) ila (12) numaralı bentlerinde yer alan eşyayı
geliş süreleri dâhil tanımlamaya, bunların cins, nevi ve miktarlarını
belirlemeye, muafiyet ve istisna uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye
veya iki katına kadar çıkartmaya ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya
itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan
vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük vergilerini göstermek üzere ilgili
kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek şartıyla tek ve maktu bir tarife
uygulamaya Cumhurbaşkanının yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
700
sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Tüzükler,
Bakanlar Kurulu kararları ve yönetmelikleri" başlıklı geçici 1. maddesinde,
bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce, bu Kanun
Hükmünde Kararname ile değişiklik yapılan kanunların ve kanun hükmünde
kararnamelerin ilgili maddeleri gereğince yürürlüğe konulmuş olan tüzükler, nizamnameler,
Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikler ile diğer
işlemlerin yürürlükten kaldırılmadıkça geçerliliğini sürdüreceği hüküm altına
alınmıştır.
iii. Hukuki değerlendirme:
Dava
konusu uygulama işleminin dayanağı 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile
yürürlüğe giren Karar'ın, 2013/5371 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde
yürürlüğe giren Karar ile değişik 110. maddesinde işaret edilen 46. maddenin
(1) numaralı fıkrasının (a) bendinin, Türkiye Gümrük Bölgesi dışında en az
yirmidört ay ikamet ettikten sonra, yerleşim yerini Türkiye Gümrük Bölgesine
kesin olarak nakleden gerçek kişilere; (c) bendinin ise Türk vatandaşlığına
geçmek suretiyle yerleşim yerini yabancı bir ülkeden Türkiye Gümrük Bölgesine
kesin olarak nakleden kişilere ilişkin olduğu dikkate alındığında, dava konusu
edilen 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Karar'ın
2013/5371 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yürürlüğe giren Karar ile
değişik 110. maddesinin "(a)" ibaresine yönelik kısmının, davacının menfaatini
doğrudan etkilediği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davacının isteminin,
düzenleyici işlem yönünden münhasıran bu kısma yönelik olarak incelenmesi
gerekmektedir.
Anayasa'nın
73. maddesinin, 6771 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde Bakanlar
Kuruluna vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar
ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve
aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi verilmiştir. Bakanlar Kuruluna
devredilen yetki haricinde vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin
kanunla düzenlenmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu zorunluluk, verginin
kanuniliği ilkesi olarak tanımlanmakta olup bu ilke uyarınca verginin
yükümlüsü, konusu, vergiyi doğuran olay, matrah, oran, tarh, tahakkuk, tahsil,
zamanaşımı, muafiyet ve istisna gibi vergilendirmenin temel ögelerinin kanun
ile belirlenmesi gerekir.
Dava
konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın 110. maddesinde işaret edilen Karar'ın 46.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmünün uygulanmasında kişilerin
çift uyruklu olmaması şartının aranacağı hükme bağlanmıştır. Uyuşmazlıkta
davacı hakkında tesis edilen uygulama işleminin sebep unsurunu, anılan madde
hükmü dayanak gösterilerek davacının çifte vatandaş olması oluşturmaktadır.
Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümü için çift uyruklu olan kişiler tarafından
dolaşıma sokulan eşyaların muafiyet kapsamından çıkartılmasına yönelik hükmün
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin ikinci fıkrasında verilen yetki
dahilinde yapılmış bir düzenleme olup olmadığı önem arz etmektedir.
4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin ikinci fıkrasını Bakanlar Kuruluna
(Cumhurbaşkanına) verilen yetkinin içeriği ve kapsamı, birinci fıkranın (3) ila
(12) numaralı bentlerinde yer alan eşyayı geliş süreleri dâhil tanımlamaya,
bunların cins, nevi ve miktarlarını belirlemeye, muafiyet ve istisna
uygulanacak tutarları sıfıra kadar indirmeye veya iki katına kadar çıkartmaya
ve bu muafiyet ve istisnayı farklı eşya itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı
uygulamaya ve ticari mahiyette bulunmayan vergiye tabi eşyadan alınacak gümrük
vergilerini göstermek üzere ilgili kanunlarda belirtilen hadleri geçmemek
şartıyla tek ve maktu bir tarife uygulamaya ilişkindir.
4458
sayılı Kanun'un 167. maddesinin ikinci fıkrasının gerekçesinde, yapılan
düzenlemenin amacının Avrupa Birliği mevzuatı ile uyumlu hale getirilmesi
olduğu, Avrupa Birliği ile imzalanan Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde
uygulama açısından sapmaların önlenmesi ve aynı muafiyet hükümlerinin
benimsenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir.
Bu
durumda anılan Kanun'un 167. maddesinin ikinci fıkrasıyla Bakanlar Kuruluna
verilen yetki, Kanun'un 167. maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı
bendinin (a) alt bendinde yer alan eşyanın, geliş süreleri dahil
tanımlanmasına, cins, nev'i ve miktarının belirlenmesine yönelik olduğundan, bu
kuralın Bakanlar Kuruluna muafiyet kapsamına alınacak kişilerin
vatandaşlıklarına göre muafiyet şartlarını belirleme veya sınırlama getirmesine
dair düzenleme yapma yetkisini içermediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu
nedenle muafiyet şartlarının muafiyet kapsamına alınacak kişilerin birden fazla
uyruğa sahip bulunup bulunmamasına göre belirlenmesinin, anılan yetki kapsamı
içinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığından, Kanun'da açıkça yetki
verilmeyen hususlara yönelik düzenleme içeren ve dayanağı Kanun'da öngörülmüş
bir hakkın kullanımını sınırlayıcı bir nitelik taşıyan dava konusu düzenleyici
işlemin "(a)" ibaresine yönelik kısmında ve düzenleyici işleme dayanarak tesis
edilen uygulama işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iv. Karar Sonucu:
Daire
bu gerekçeyle dava konusu düzenleyici işlemin "(a)" ibaresine yönelik kısmını
ve uygulama işlemini iptal etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 4458
sayılı Kanun'un 10.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde, gümrük vergilerinden
muafiyet uygulamalarına ilişkin ortaya çıkan sorunların ve tereddütlerin
giderilmesi konusunda Bakana; gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için
gerekli görülen önlemlerin alınması hususunda ise Bakanlığa düzenleme yapma
yetkisinin verildiği, 4458 sayılı Kanun'un 167.
maddesinin ikinci fıkrasına istinaden tesis edilen düzenleyici işlem ve bu
işleme dayanarak tesis edilen uygulama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı
belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ÇAĞLAR
DİNÇ'İN DÜŞÜNCESİ:
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar
veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları
dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay
dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49.
maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen
incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar,
kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan
nedenlerle;
1-
Davalıların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2-
Danıştay Yedinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2020/2434, K:2023/1490 sayılı kararının ONANMASINA,
30/04/2025
tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
SE