Danıştay 7 Daire E 2023-1978 K 2025-1975 Fazla ödenen vergilerin geri verme reddiyat başvuru süresinin vergilerin yükümlüye tebliğinden sonra başladığı
T.C.
DANIŞTAY
YEDİNCİ DAİRE
Esas No :2023/1978
Karar No :2025/1975
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına
...Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ :Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) :...Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ :Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...
tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması
istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu
istem: Davacı adına tanzimli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı
dahilde işleme izin belgeleri kapsamında 2012 ilâ 2016 yılları arasında
tescilli muhtelif tarih ve sayılı toplam 228 adet ihracat beyannamesine
istinaden ödenen telafi edici verginin iadesi istemiyle yapılan geri verme başvurusunun
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun
211. maddesinin
2. fıkrasında öngörülen sürede yapılmadığından bahisle reddine dair karara vaki
itirazın reddi yolundaki işlemin iptali ve ödenen toplam 977.652,82 TL tutarındaki
verginin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi
istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi
Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 211. maddesinin 2. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gereken gümrük
vergilerinin yükümlüye tebliği ve ilgilinin üç yıl içinde gümrük idaresine
müracaatı üzerine geri verileceği veya kaldırılacağının düzenlendiği, bu
hükümde geçen tebliğ ifadesinden, fazla ödendiği tespit edilen verginin ilgili
gümrük idaresince yükümlüye bildirilmesinin anlaşılması gerektiği, olayda,
davacının, fazla vergi ödediğini Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge
Müdürlüğünün 2020 ve 2021 tarihli yazıları ile öğrendiği ve bu tarihten
itibaren üç yıl içerisinde iade başvurusunda bulunduğu anlaşıldığından,
davacının geri verme başvurusunun süresinde yapılmadığından bahisle reddinde
hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve ödenen
telafi edici verginin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte
davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare
tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını
sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca
istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Geri verme
başvurularının ihracat beyannamelerinin tescil tarihleri dikkate alındığında üç
yıllık süre geçtikten sonra yapıldığı, bu süreden sonra iadenin mümkün olmadığı
ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :İstemin
reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ :Dosyanın
incelenmesinden, uyuşmazlığa konu telafi edici verginin davacı adına tanzimli
dahilde işleme izin belgeleri kapsamında dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim
Şirketi tarafından ithal edilen üçüncü ülke menşeli girdinin işlenen mamulun
bünyesine girerek ihraç edilmesinden doğduğu, verginin davacı tarafından mı
yoksa dava dışı firma tarafından mı ödeneceği konusunda ihtilaf yaşandığı,
davalı idarenin uygulaması doğrultusunda davacı tarafından vergi ödendikten
sonra, belge kapatma aşamasında dava dışı firma tarafından yeniden ödendiğinin
ileri sürüldüğü, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün 2020 ve 2021
tarihli yazıları ile iade edilecek vergi miktarının davacıya bildirmesi üzerine
ve bu tarihten itibaren üç yıl içerisinde iade başvurusunda bulunulduğu, aynı
uyuşmazlık kapsamında davacının Bursa, Çerkezköy ve Atatürk Havalimanı Serbest Bölge
Gümrük Müdürlüklerine yaptığı geri verme başvuruları uygun bulunarak vergiler
iade edildiği halde, davalı idarece başvurunun ihracat beyannamelerinin tescil
tarihinden itibaren 3 yıllık süre içerisinde yapılmadığından bahisle
reddedildiğinin anlaşıldığı olayda dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından
temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin
açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği
görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı
hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare
mahkemesinin dava konusu işlemin iptali ile ödenen telafi edici verginin tahsil
tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine
ilişkin hüküm fıkralarına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar,
kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. Kararın
yasal faiz oranını aşan kısmına gelince; 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 216.
maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında,
gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme
faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla
tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı
tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ
edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı
dönemde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre
belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer
almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, olayda, telafi edici vergilerin tahsilat tarihlerinin
07/11/2019 tarihinden önce olduğu, gümrük vergilerinin geri verilmesinde 6183
sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin yasal
değişikliğin ise 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.
07/11/2019 tarihinden önce yükümlülüğün doğduğu olayda, verginin, 3095 sayılı Kanuni
Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak
faiziyle iade edilmesi gerekmekte olup, anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme
dayanılarak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını
aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmamakla birlikte yeniden yargılama
yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hususun 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile
değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün
yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz
isteminin reddine,
2. ... Bölge
İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı
kararının "uyuşmazlık konusu telafi edici vergilerin tahsil tarihinden
itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" dair
hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasından söz
konusu ibarenin çıkarılarak "uyuşmazlık konusu telafi edici vergilerin
tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine"
ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın
taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini
teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde
kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
E.E.