Danıştay 10 Daire E 2022-2622 K 2025-5343 Bitkisel yağların ihracını kısıtlayan Bakanlık yazısının iptal talebinin reddine ilişkin karar
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
15.04.2026 121178904 yazı
ekidir.
Esas No :2022/2622
Karar No :2025/5343
DAVACI :… Tic.
A.Ş.
…
VEKİLİ :Av. …
…
DAVALI :Ticaret
Bakanlığı / ANKARA
UETS:35756-96578-37139
VEKİLİ :Av. … /
Aynı yerde
DAVANIN_KONUSU :Dahilde İsleme İzin Belgesi
sahibi olan davacı şirket tarafından; Tarım ve Orman Bakanlığının 08/03/2022
tarih ve 4762530 sayılı Makam Oluru gereği dahilde işleme rejimi kapsamındaki
ürünler de dahil olmak üzere İhracatı kısıtlanan bazı bitkisel yağların,
09/03/2022 (dahil) tarihinden itibaren ülkeden çıkışının engellenmesi için gereğinin
yapılması hususunda tüm Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüklerini
talimatlandıran Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 09/03/2022
tarihli, 72686643 sayılı ve "İhracat Kısıtlaması 2 (Bazı Bitkisel Yağlar)"
konulu Genel Yazısının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ
İDDİALARI :Davacı
tarafından, sertifikalı organik tarım alanında tahıl, bakliyat ve yağlı
tohumlar üreticisi, ihracatçısı ve tedarikçisi olduğu, 2015 yılından beri başta
ekmeklik olmak üzere aşurelik, makarnalık buğday, mısır, nohut, ayçiçek yağı, ayçiçek
küspesi, kanola yağı, kanola küspesi ve soya küspesi gibi organik tarım
ürünlerinin ithalatını ve ihracatını yaptıkları, dahilde işleme rejimi
kapsamında Dahilde İşleme İzin Belgesine istinaden faaliyet gösterdikleri, bu
kapsamda şirketlerinin önce geçici olarak ithal ettiği daha sonra ülkemizde
işlediği organik tarım ürünlerini dünyanın birçok farklı yerine ihraç ettiği,
2022 yılının Mart ayından beri dahilde işleme rejimi kapsamında işlediği ve
ihraca hazır halde bekleyen ve peroksit değeri yükselerek evsafının bozulması,
raf ömrünün kısalması tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bazı ürünlerin
ihracının gümrük idarelerince beyannamelerin iptal edilmesi yoluyla haksız
şekilde engellendiği, bekleyen organik ürünlerin iç piyasaya satılmasının da
şirket tarafından ürünün tabi olduğu dahilde işleme rejimi kapsamında verilen ihracat
taahhüdü nedeniyle fiilen olanaksız olduğu, ihraç etme şartı ile ithal ettiği
ürünleri dava konusu idari işlem nedeni ile satamadığı, ayrıca diğer yasal
kısıtlamalar nedeni ile bu malları iç piyasaya da satamadığı, dava konusu idari
işlemin "yetki" unsuru yönü ile sakat olduğu, dönemsel düzenlemeler yapmaya
yetkili idarenin Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu, idari işlemin gerekçelerinin
ve dayanaklarının belirtilmemiş olması, idari işlemin içermesi gereken
unsurları içermemesi nedeniyle "şekil" unsuru yönünden sakat olduğu, işleme
dayanak alınan Bazı Tarım Ürünlerinin İhracına İlişkin Tebliğ (İhracat 2022/1)'de
dahilde işleme rejimi kapsamındaki ürünlere yer verilmemesine rağmen, bu
ürünlerin dava konusu işlem kapsamına alınmasının sebebinin ortaya konulmaması
nedeniyle İdari işlemin "sebep" unsuru yönü ile sakat olduğu, Gümrük Kanunu ile
getirilen bir objektif statü için tanınan hak ve yükümlülükler için ilgili
mevzuattaki düzenlemelere aykırı biçimde tesis edilen idari işlemin "konu"
unsuru bakımından sakat olduğu, davalı idarenin Gümrük Kanunu'nun
108. maddesi
ve devamında yer alan hükümleri uygulamaktan imtina ettiği, şirketin ihraç
ettiği ürünlerin organik ürünler olduğu, Türkiye pazarında bu yönde bir açık
mevcut olmadığı, bu ürünlerin, maliyetinden dolayı iç pazarda alıcı bulmasının
dahi mümkün olmadığı, bahse konu idari işlemin kamu yararı amacı gütmediğinden "amaç"
unsuru yönünden de sakat olduğu, Gümrük Kanunu'nun 108. maddesi uyarınca
kazanılmış hak oluştuğu, düzenlemenin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine
aykırı olduğu, temel hak ve özgürlükler idari işlemle
sınırlandırılamayacağından idari işlemin "konu" unsurunun bu yönüyle de hukuka
aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI :Davalı
idare tarafından, usul yönünden, ihracat kısıtlaması kararının Tarım ve Orman
Bakanlığı tarafından alındığı, dava konusu Genel Yazıyla sadece bu kararın
uygulanması hususunda Gümrük Müdürlüklerine gereğinin yapılmasının
bildirildiği, bu nedenle Bakanlık işleminin kesin ve yürütülebilir işlem
olmadığı; esas yönünden, Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğ
(İhracat 2022/1) ile belirlenen ürünlerin ihracatında dönemsel düzenlemeler
yapmaya Tarım ve Orman Bakanlığının yetkili kılındığı, Karadeniz Havzasında
yaşanan olağanüstü süreçte gıda arz güvenliğinde sorun yaşanmaması için Tarım
ve Orman Bakanlığının 08/03/2022 tarihli Makam Oluru ile tedbir alındığı,
anılan Makam Oluru gereği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yapılacak ihracat
başvuruları, Suriye'de güvenlik altına alınan bölgelere Türkiye Tarım Kredi
Kooperatifleri ve bağlı kuruluşları tarafından yapılacak ihracat başvuruları,
AFAD, Kızılay veya diğer İnsani Yardım Kuruluşları tarafından yapılacak ihracat
başvuruları, denizlerimizden transit geçen ve ülkemiz limanlarına uğrayan
yabancı bayraklı gemilerin iaşe ihtiyaçlarının karşılanması için gemi
kumanyacılığı yapan firmalara gemi başına her bir ürün için en fazla 500 Kg'a
kadar yapılacak ihracat başvuruları hariç; Dahilde İşleme Rejimi kapsamında
olan ürünler dahil olmak üzere, arz/talep ve mevcut bazı ürünlerin stok durumu
dikkate alınarak yeni bir bilgilendirme yapılana kadar, 2022/1 ve 2022/2 sayılı
Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerinin ihracatının kısıtlanmasına karar
verildiğinden, söz konusu ürünlerin 09/03/2022 (dahil) tarihinden itibaren
ülkeden çıkışının engellenmesinin adı geçen Bakanlıkça istenilmesi üzerine dava
konusu işlemle Gümrük ve Dış Ticaret Müdürlüklerinin gereğinin yapılması hususunda
talimatlandırıldığı, daha sonra Tarım ve Orman Bakanlığının 15/04/2022 tarihli
Makam Oluru ile 09/03/2022 tarihinden önce Ticaret Bakanlığı'na ihracat
başvurusunda bulunulmuş ve gümrük beyannamesi açılmış olan, yine Dahilde İşleme
Rejimi kapsamında bulunan ihracat kısıtlamasına konu ürünlerin, sağlık
sertifikası düzenlenmesi ve ülkeden fiilen çıkışına izin verilmesinde sakınca
bulunmadığına karar verildiği ve bu Makam Olurunun tüm Gümrük ve Dış Ticaret
Bölge Müdürlüklerine bildirilerek Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ürünlerin
ülkeden çıkışına izin verildiği, bu nedenle dahilde işleme izin belgesi
kapsamındaki eşyaya ilişkin kısıtlamanın 15/04/2022 tarihi itibarıyla
kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği
savunulmaktadır.
DANIŞTAY
TETKİK HAKİMİ :Sena
Sevinç
DÜŞÜNCESİ :Davanın
reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY
SAVCISI :Nazlı
Yanıkdemir
DÜŞÜNCESİ :Dava,
organik tarım ürünleri üretimi, tedariği ve ihracı alanında faaliyet gösteren
davacı şirket tarafından, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün "İhracat
Kısıtlaması 2 (Bazı Bitkisel Yağlar)" konulu E-52707093-140.04-00072686643
sayılı duyurusunun iptali istemiyle açılmıştır.
İdari
Yargı, Hukuk Devletinde, hukuka bağlılığı esas olan kamu idaresinin eylem ve
işlemlerinin hukuka uygunluğunun, bağımsız yargı yerlerince, yargılama
yöntemleri kullanılarak denetlenmesinin sağlanması için var olan yargı
düzenidir. Bu yüzden; idari yargı denetiminin işleyebilmesi, idarenin Kamu
Hukuku alanında faaliyette bulunmasına; idari nitelikte eylem veya işlem
yapmasına bağlıdır. Böyle bir faaliyet olmadan, söz konusu denetimin
işletilmesine olanak yoktur. Bu bağlamda, kişilerin hukuk aleminde herhangi bir
etki doğurmayan, belirli bir hukuki durumu ya da olguyu belirtmekle yetinen "icrailik"
niteliğinden yoksun işlemlerin, idari bir davaya konu edilmesi mümkün
bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14'üncü olabilecek
kesin ve yürütülmesi gerekli işlemin olup olmadığı yönünden inceleneceğine; aynı
Kanunun 15'inci maddesinin 1'inci fıkrasının "b" bendinde de, böyle bir işlemin
bulunmaması halinde, davanın sonraki yargılama işlemlerine girişilmeksizin
reddedileceğine ilişkin kurallar bu ilkeye dayalıdır.
Olayda,
Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğde değişiklikler yapmaya
yetkili olan Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, 08/03/2022 tarih ve 4762530
sayılı Bakan Olur'u doğrultusunda dahilde işleme rejimi kapsamında olan ürünler
dahil olmak üzere talep ve mevcut stok durumu dikkate alınarak yeni bir
bilgilendirme yapılana kadar, 2022/1 ve 2022/2 sayılı Tebliğ kapsamında yer
alan bazı bitkisel yağların 09/03/2022 tarihinden itibaren ülkeden ihracatının
kısıtlanmasına karar verilmiş, bu kapsamda, söz konusu ürünlerin, 9.3.2022
tarihi itibarıyla çıkışının engellenmesi gerektiği Ticaret Bakanlığı Gümrükler
Genel Müdürlüğüne bildirilmiştir. Bu itibarla, Tarım ve Orman Bakanlığı
tarafından, 1507; 1516.20.91.00.12; 1516.20.96.00.13; 1512; 1516.20.91.00.16;
1516.20.96.00.14; 1516.20.91.00.11; 1516.20.96.00.12; 1516.20.91.00.16;
1516.20.96.00.14; 1516.20.91.00.11; 1516.20.96.00.12; 1514; 1516.20.91.00.18;
1516.20.91.00.21; 1516.20.98.00.21; 1515.21; 1515.29; 1516.20.91.00.24;
1516.20.98.00.15 ve 1517 istatistik ve tarife pozisyonlarında yer alan eşyaların
ihracatının kısıtlanmasına karar verildiğinin ilgili gümrük müdürlüklerine
duyurulması amacıyla yazılan E-52707093-140.04-00072686643 sayılı, "İhracat
Kısıtlaması 2 (Bazı Bitkisel Yağlar)" konulu yazının iptali istemiyle açılan
davanın, idari davaya konu edilebilecek nitelikte idari işlem bulunmadığı
gerekçesiyle incelenmeksizin reddi gerekir.
Açıklanan
nedenle, davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği
düşünülmektedir.
TÜRK
MİLLETİ ADINA
Karar
veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen
18/11/2025 tarihinde, davacı vekili Av. Vedat Aydın Gündüz'ün ve davalı idare
Ticaret Bakanlığı vekili Av. Orhan Gazi Yıldız'ın geldiği, Danıştay Savcısının
hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun
olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan
sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin
açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği
görüşüldü:
MADDİ OLAY
VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı
şirket, dahilde işleme rejimi kapsamında Dahilde İşleme İzin Belgesine
istinaden şartlı muafiyet sistemi ile rafine ayçiçeği yağı ve ayçiçeği tohumu
yağı ihraç etmektedir.
Ticaret
Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 27/01/2022 tarihli, 31732 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatına
İlişkin Tebliğ (İhracat: 2022/1)'in 3. maddesiyle, maddede yer alan tablodaki
hayvansal, tarımsal ve bitkisel ürünlerin ihracatında gerektiğinde dönemsel düzenlemeler
yapmaya Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili kılınmıştır. Bilahare anılan maddede
yer alan tablo, 04/03/2022 tarihli ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğ (İhracat: 2022/1)'de
Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2022/2) ile güncellenmiştir.
Anılan
Tebliğ hükmüne istinaden, Tarım ve Orman Bakanlığının 08/03/2022 tarihli ve
4762530 sayılı Makam Oluru ile; Karadeniz Havzasında yaşanan olağanüstü durum
nedeniyle gıda arz güvenliğinde sorun yaşanmaması için, ülkemizdeki arz/talep
ve mevcut stok durumu dikkate alınarak, yeni bir bilgilendirme yapılıncaya
kadar, dahilde işleme rejimi kapsamındaki ürünler dahil olmak, tahdiden sayılan
ihracat başvuruları (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne yapılacak ihracat
başvuruları, Suriye'de güvenlik altına alınan bölgelere Türkiye Tarım Kredi
Kooperatifleri ve bağlı kuruluşları tarafından yapılacak ihracat başvuruları,
AFAD, Kızılay veya diğer insani yardım kuruluşları tarafından yapılacak ihracat
başvuruları, denizlerimizden transit geçen ve ülkemiz limanlarına uğrayan
yabancı bayraklı gemilerin iaşe ihtiyaçlarının karşılanması için gemi
kumanyacılığı yapan firmalara gemi başına her bir ürün için en fazla 500 kg'a
kadar yapılacak ihracat başvuruları) hariç olmak üzere, 2022/1 ve 2022/2 sayılı
Tebliğlerde sayılan bazı bitkisel yağların ihracatının kısıtlanmasına karar
verilmiştir.
Anılan
Makam Oluru'nun gereğinin yerine getirilebilmesi amacıyla, Tarım ve Orman
Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 09/03/2022 tarihli, 4799689 sayılı
ve "İhracat Kısıtlaması 2 (Bazı Bitkisel Yağlar)" konulu yazısıyla; ihracatı
kısıtlanan bitkisel yağların, 09/03/2022 (dahil) tarihinden itibaren ülkeden
çıkışının engellenmesi, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünden
istenilmiştir.
Bunun
üzerine, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 09/03/2022 tarihli,
72686643 sayılı ve "İhracat Kısıtlaması 2 (Bazı Bitkisel Yağlar)" konulu Genel
Yazısı ile; Tarım ve Orman Bakanlığının yukarıda özetlenen yazısıyla bildirilen
Makam Oluru gereği ihracatı kısıtlanan bitkisel yağların, 09/03/2022 (dahil)
tarihinden itibaren ülkeden çıkışının engellenmesi için gereğinin yapılması
hususunda tüm Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri talimatlandırılmıştır.
Bakılan
dava, Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 09/03/2022 tarihli,
72686643 sayılı ve "İhracat Kısıtlaması 2 (Bazı Bitkisel Yağlar)" konulu Genel
Yazısının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davacı
şirket tarafından, dava konusu Genel Yazıyla ülkeden çıkışına engel olunan
ürünlerden yalnızca "ayçiçeği tohumu yağı ve bu yağın fraksiyonları"nın dahilde
işleme rejimi kapsamında ihracına yönelik faaliyet gösterildiği
anlaşıldığından, dava konusu Genel Yazının hukuka uygunluk denetimi, adı geçen
ürünlerin dahilde işleme rejimi kapsamında ihracı yönünden yapılmıştır.
Diğer
taraftan, iptali istenilen Genel Yazıyla ülkeden çıkışı engellenen "Dahilde
İşleme Rejimi kapsamındaki ürünler"in, Tarım ve Orman Bakanlığının
15/04/2022 tarihli ve 5265768 sayılı Makam Oluru'yla ihracat kısıtlaması
kapsamından çıkarılması üzerine, bu ürünlerin ülkeden çıkışına davalı
Bakanlığın 05/05/2022 tarihli ve 74331538 sayılı Genel Yazısıyla izin
verildiği; yine iptali istenilen Genel Yazının dayanağı olan Bazı Tarım
Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğ (İhracat: 2022/1)'in, 08/03/2023 tarihli
ve 32126 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ (İhracat: 2023/5) ile
bütünüyle yürürlükten kaldırıldığı, böylelikle dava konusu Genel Yazının
halihazırda uygulama olanağı da kalmadığı görülmektedir. Bununla birlikte, dava
konusu Genel Yazının, özellikle "Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ürünler" bakımından yürürlükte kaldığı sürece
davacı şirkete uygulandığı, dolayısıyla davacının hukukunda etki ve sonuç
doğurduğu anlaşıldığından, davanın konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği
sonucuna varılmıştır.
İNCELEME
VE GEREKÇE :
USUL
YÖNÜNDEN:
Davalı
idare tarafından, dava konusu işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmadığı
ileri sürülmüştür.
İdari
davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlemler, idari makam ve
mercilerin kamu gücüne dayanarak idare hukuku alanına ilişkin olarak yaptıkları
ve hukuki sonuçlar doğurabilme kabiliyetini haiz, hukuka uygunluk karinesinin
doğal sonucu olarak ve kural itibarıyla (kanunda aksi öngörülmedikçe) re'sen
icra edilebilme yeteneğini taşıyan irade açıklamalarıdır.
Başka bir
ifadeyle, idarelerin, ilgililerin hukukunu doğrudan etkileyen, onların hak ve
yükümlülüklerinde değişiklik veya yenilik yaratan ve hukuk aleminde sonuç
doğurması için başka bir işleme ya da onay mekanizmasına ihtiyacı olmayan irade
açıklamalarının idari davaya konu edilmeleri mümkündür.
Uyuşmazlık
konusu olayda, her ne kadar ihracat kısıtlaması kararı Tarım ve Orman
Bakanlığının 08/03/2022 tarihli ve 4762530 sayılı Makam Oluru ile alınmış ise
de, anılan kararın gümrük idarelerince uygulanmasının, ancak gümrük
idarelerinin hiyerarşik amiri olan davalı Bakanlığın dava konusu Genel Yazısıyla
mümkün olacağı açıktır. Bir başka ifadeyle, Tarım ve Orman Bakanlığınca alınan
karar "ihracat kısıtlaması" iken; davalı Bakanlıkça alınan karar, ihracatı
kısıtlanan bu ürünlerin "ülkeden çıkışına izin verilmemesi"dir. Bu açıdan,
Tarım ve Orman Bakanlığının 08/03/2022 tarihli ve 4762530 sayılı Makam
Olurunun, dava konusu Genel Yazının sebep unsurunu teşkil ettiği açık ise de,
her iki işlemin, Bakanlıkların kendi görev ve yetki alanı dahilinde kamu gücü
ile tesis edilen farklı işlemler olduğu ve tesis edildiği anda, ilgililerin
hukukunda başka bir işleme ya da onaya ihtiyaç duymaksızın tek basına doğrudan
etki ve sonuç doğurduğu, bu haliyle kesin ve yürütülmesi zorunlu, ülke çapında
uygulanacak düzenleyici işlem mahiyetinde olduğu açıktır.
Bu
nedenle, davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek isin
esasının incelenmesine geçilmiştir.
ESAS
YÖNÜNDEN:
İlgili
Mevzuat:
22/12/1995
tarihli ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki İhracat Rejimi Kararının
dayanağı olan, bilahare 08/06/2011 tarihli ve 27958 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 637 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan, 933 sayılı Kalkınma
Plânının Uygulanması Esaslarına Dair Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının (C)
bendinde,
"Kalkınma
Planı ve programlarına uygun olarak ihracatın teşviki ve döviz gelirlerin
artırılması maksadiyle:
C)
İhracatın Kalkınma Planı ve yıllık programlar dairesinde geliştirilmesi ve
düzenlenmesi için gerekli tedbirler Bakanlar Kurulu Kararnameleri ile alınır."
hükmü yer almıştır.
261
sayılı İhracatı Geliştirmek Amacı İle Vergilerle İlgili Olarak Hükümetçe
Alınacak Tedbirlere Dair Kanun'un 1. maddesinde de, ürünlerimize
dışsatım gücü kazandırmak ve müteahitlik hizmetlerini özendirmek amacıyla
belirli muafiyet ve teşviklerin uygulanmasına Bakanlar Kurulunun
(Cumhurbaşkanının) yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
Anılan
hükümlere istinaden hazırlanarak 06/01/1996 tarihli ve 22515 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 22/12/1995 tarihli ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı eki İhracat Rejimi Kararı'nın;
"Amaç"
başlıklı 1. maddesinde,
"Bu
Karar'ın amacı, ihracatın ülke ekonomisi yararına düzenlenmesini,
desteklenmesini ve geliştirilmesini sağlamak için ihracatta yetkili mercii ve
uygulanacak esasları belirlemektir." kuralına;
"Kapsam"
başlıklı 2. maddesinde,
"İhracatla
ilgili her türlü işlem, bu Karar, ihracatla ilgili sair mevzuat ile ikili ve
çok taraflı anlaşmalar ve bunlara istinaden çıkarılacak yönetmelik, tebliğ ve
talimatlar çerçevesinde yürütülür." kuralına;
"Yetki"
başlıklı 3. maddesinde,
"İhracatta
yetkili merci, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakanlıktır.
Bakanlık;
a)
İhracatın her aşamasında gözetim, denetim ve yönlendirilmesine ilişkin her
türlü önlemleri almaya, ihracatla ilgili işlemleri her safhada izlemeye ve bu
hususlarla ilgili düzenlemeleri yapmaya, ihracata ilişkin bilgi ve belgeleri
istemeye ve ihracatı bu Karar çerçevesinde yürütmeye,
b) Piyasalarda
meydana gelen olağan dışı bir gelişme, ihracata konu malda görülen yetersizlik,
kamu güvenliği, kamu ahlakı, insan sağlığı,
hayvanların, bitkilerin veya çevrenin korunması amacına yönelik tedbirler,
sanatsal, tarihi ve arkeolojik değer taşıyan metanın korunması nedenleriyle ihracatta
kısıtlama veya yasaklama getirmeye,
c) Gerektiğinde
ihracatı müsaadeye veya kayda bağlamaya, ihracatta miktar kısıtlaması
uygulamaya,
...
f)
İhracat politikalarında bir bütünlük sağlanması için ilgili kurum ve
kuruluşların ihracata yönelik faaliyet ve kaynaklarını koordine etmeye,
...
yetkilidir."
kuralına yer verilmiştir.
10/07/2018
tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı
Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin, Ticaret
Bakanlığının teşkilat ve görevlerinin düzenlendiği Onaltıncı Bölümünde yer
alan;
"Görev"
başlıklı 441. maddesinde,
"(1)
Ticaret Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır:
a) İç ve
dış ticaret hizmetlerine ilişkin ana hedef ve politikaların belirlenmesine
yardımcı olmak ve belirlenen dış ticaret politikasını geliştirmek amacıyla
çalışmalar yapmak ve gerekli koordinasyonu sağlamak,
b)
Ekonomik faaliyetlerin dış ticarete dönük yapılandırılması için gerekli
tedbirleri almak, uygulamak ve bu tedbirlerin ilgili kamu ve özel kurum ve
kuruluşlarca uygulanmasının ve koordinasyonunun sağlanması konusunda çalışmalar
yürütmek,
...
ç) Kamu
kurum ve kuruluşlarına çeşitli mevzuatla verilmiş yetki ve görevlerin
kullanımında iç ve dış ticarete dair politikaların uygulanmasına ilişkin
esasları düzenlemek ve koordine etmek,
...
d) Gümrük
politikasının hazırlanmasına yardımcı olmak ve uygulamak; gümrük hizmetlerinin
süratli, etkili, verimli, belirlenmiş standartlara uygun şekilde yürütülmesini
sağlamak ve denetlemek,
e)
27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu, gümrük işlemleriyle ilgili diğer
mevzuat ve uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını sağlamak; gümrükçe
onaylanmış bir işlem veya kullanıma ilişkin iş ve işlemleri yürütmek; gümrük
kontrolüne tabi kişi, eşya ve araçların muayene ve kontrolünü yapmak,
...
s) Diğer
kurum ve kuruluşların iç ve dış ticaret politikasını etkileyen faaliyet, temas
ve düzenlemelerinin, genel ticaret politikasına uygunluğunu sağlamak, ilgili
kurum ve kuruluşlar ile işbirliği halinde söz konusu faaliyet, temas ve
düzenlemelerin koordinasyonunu ve yürütülmesini temin etmek, ..." hükmü;
"Gümrükler
Genel Müdürlüğü" başlıklı 447. maddesinde,
(1)
Gümrükler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:
d)
Dahilde işleme, hariçte işleme, gümrük kontrolü altında işleme, geçici ithalat
ve antrepo gümrük rejimleriyle ilgili taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalar
ve gümrük mevzuatı çerçevesinde düzenleme yapmak, izin vermek ve uygulamanın
yürütülmesini sağlamak, ...
i) Dış
ticaret mevzuatı ve sair mevzuatın gümrükle ilgili hükümlerinin uygulanmasına ilişkin
usul ve esasları belirlemek ve uygulanmasını sağlamak, ...
s) Taşra
gümrük idarelerinin kuruluş ve işleyişi hakkında politikalar geliştirmek,
bunları uygulamak ve bu alanda eşgüdümü sağlamak, ..." hükmü yer almaktadır.
22/12/1995
tarihli ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki İhracat Rejimi Kararına
dayanılarak Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan, 27/01/2022 tarihli ve 31732
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Tarım Ürünlerinin
İhracatına İlişkin Tebliğ (İhracat: 2022/1)'in, dava konusu işlem tarihinde
yürürlükte bulunan haliyle;
"Amaç ve
kapsam" başlıklı 1. maddesinde,
"Bu
Tebliğin amacı, üçüncü maddede yer alan eşyaların ihracatının düzenlenmesidir."
kuralı;
04/03/2022
tarihli ve 31768 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ (İhracat:2022/2) ile
değişik "Yetki" başlıklı 3. maddesinde,
"Aşağıda gümrük tarife pozisyonu (G.T.P.) veya gümrük
tarife istatistik pozisyonu (G.T.İ.P.) ve tanımı belirtilen eşyanın ihracatında
gerektiğinde dönemsel düzenlemeler yapmaya Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilidir.
SIRA
G.T.İ.P./G.T.P.
Esyanın Tanımı
...
...
...
30
1507
1516.20.91.00.12
1516.20.96.00.13
Soya yağı ve fraksiyonları
31
1509
Zeytinyağı ve fraksiyonları (rafine edilmiş olsun olmasın, fakat kimyasal
olarak değiştirilmemiş)
32
1512
1516.20.91.00.16
1516.20.96.00.14
1516.20.91.00.11
1516.20.96.00.12
Ayçiçeği tohumu, aspir veya pamuk tohumu yağları ve bunların
fraksiyonları
33
1514
1516.20.91.00.18
1516.20.91.00.21
1516.20.98.00.21
Rep, kolza ve hardal yağı ve bunların
fraksiyonları
34
1515.21
1515.29
1516.20.91.00.24
1516.20.98.00.15
Mısır yağı ve fraksiyonları
35
1517
Margarin
…
…
…
" kuralı bulunmaktadır.
Öte
yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun;
"Amaç,
Kapsam ve Temel Tanımlar" başlıklı 1. maddesinde,
"Bu
Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve
taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir." kuralı;
"Dahilde
İşleme Rejimi" üst başlıklı "I. Genel Hükümler" alt başlıklı 108. maddesinde,
"1.
Serbest dolaşımda olmayan eşya, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanılmasından
sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden yeniden ihraç edilmesi amacıyla, gümrük
vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın ve vergileri
teminata bağlanmak suretiyle, dahilde işleme rejimi kapsamında geçici olarak
ithal edilebilir. Eşyanın işlem görmüş ürünler şeklinde ihracı halinde, teminat
iade olunur. Eşyanın bu şekilde dahilde işleme rejiminden yararlanmasına şartlı
muafiyet sistemi denir.
2.
Serbest dolaşımda bulunan eşyanın işlem görmüş ürünlerin üretiminde
kullanılmasından sonra Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilmesi halinde, bu
eşyanın serbest dolaşıma girişi esnasında tahsil edilmiş olan ithalat
vergileri, dahilde işleme rejimi kapsamından geri verilir. Eşyanın bu şekilde
dahilde işleme rejiminden yararlanmasına geri ödeme sistemi denir.
3.
"İşleme faaliyetleri" deyimi;
a)
Eşyanın montajı, kurulması ve diğer eşya ile birleştirilmesi dahil olmak üzere
işçiliğe tabi tutulması,
b)
Eşyanın işlenmesi,
c)
Eşyanın yenilenmesi ve düzenli hale getirilmesi dahil olmak üzere tamir edilmesi,
d) İşleme
sırasında tamamen veya kısmen tüketilseler dahi, işlem görmüş ürünler içinde
bulunmayan ancak, bu ürünlerin üretilmesini sağlayan veya kolaylaştıran önceden
belirlenmiş bazı eşyanın kullanılması,
anlamına
gelir.
4. "İşlem
görmüş ürün" deyimi, işleme faaliyetleri sonucunda elde edilen tüm ürünler
anlamına gelir.
5. "Asıl
işlem görmüş ürün" deyimi, dahilde işleme rejimi kapsamında elde edilmesi
amaçlanan ürün anlamına gelir.
6.
"İkincil işlem görmüş ürün" deyimi, işleme faaliyetleri sonucunda elde edilen
asıl işlem görmüş ürün dışındaki ürünler anlamına gelir.
7.
"Eşdeğer eşya" deyimi, işlem görmüş ürünlerin imali için ithal eşyasının yerine
kullanılan serbest dolaşımda bulunan eşya anlamına gelir.
8.
"Verimlilik oranı" deyimi, belirli miktardaki ithal eşyasının işlenmesi
sonucunda elde edilen işlem görmüş ürünlerin miktarı veya yüzde oranı anlamına
gelir." kuralı;
"II.
İznin Verilmesi" başlıklı 110. maddesinde,
"1.
Dahilde işleme izni, 80 inci madde çerçevesinde, işleme faaliyetlerini yapan
veya yaptıran kişinin talebi üzerine verilebilir. ..." kuralı;
"III.
Rejimin İşleyişi" başlıklı 111. maddesinde,
"1. İşlem
görmüş ürünlerin ihracı veya yeniden ihracı ya da gümrükçe onaylanmış başka bir
işleme tabi tutulması için gerekli süreler, işleme faaliyetlerinin
gerçekleştirilmesi ve işlem görmüş ürünlerin elden çıkarılması için yeterli
olacak şekilde belirlenir.
2. Süre,
serbest dolaşımda bulunmayan eşya için dahilde işleme rejimine ilişkin iznin
alındığı tarihten itibaren işlemeye başlar ve bitimin rastladığı ayın son günü
sona erer. İzin sahibi tarafından ileri sürülen haklı gerekçelere bağlı olarak
ek süre verilebilir. Bu süre ve ek süreler, Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenir.
..." kuralı;
"İhracat
Rejimi" başlıklı Dördüncü Ayırımında yer alan 150. maddesinde,
"1.
İhracat rejimi, serbest dolasımda bulunan eşyanın ihraç amacıyla Türkiye Gümrük
Bölgesi dışına çıkışına ilişkin hükümlerin uygulandığı rejimdir.
İhracat,
ticaret politikası önlemleri ve gerektiği takdirde ihracat vergileri de dahil
olmak üzere çıkış işlemlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla
gerçekleştirilir.
2.
Türkiye Gümrük Bölgesinden ihraç edilecek eşya, ihracata ilişkin gümrük
beyannamesi ile yetkili gümrük idaresine beyan edilir. ..." kuralı yer
almaktadır.
HUKUKİ
DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın
124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi
görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir.
Buna
göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve
kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ,
genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu
düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre,
hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer
düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini
bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre,
kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin
ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili
olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı
mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda
yer verilen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine göre; davalı Ticaret
Bakanlığının, iç ve dış ticaret politikasına yönelik koordinasyonu sağlamak,
kamu kurum ve kuruluşlarına çeşitli mevzuatla verilmiş yetki ve görevlerin
kullanımında iç ve dış ticarete dair politikaların uygulanmasına ilişkin
esasları düzenlemek ve koordine etmek, gümrük hizmetlerinin mevzuata uygun
yürütülmesini sağlamak, dahilde işleme rejimi de dahil olmak üzere gümrük
rejimlerine ilişkin düzenleme yapmak, dış ticaret mevzuatının gümrükle ilgili
hükümlerinin uygulanmasını sağlamak ile görevli olduğu; İhracat Rejimi
Kararında ise, piyasalarda meydana gelen olağan dışı bir gelişme, ihracata konu
malda görülen yetersizlik halinde ihracatta kısıtlama veya yasaklama getirmeye
Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın bağlı olduğu Bakanlığın yetkili olduğunun, ihracatla
ilgili her türlü işlemin çıkarılacak yönetmelik, tebliğ ve talimatlar çerçevesinde
yürütüleceğinin düzenlendiği görülmektedir.
Anılan
düzenleme ile yetkili mercii olarak belirlenen Dış Ticaret Müsteşarlığı, 1994
yılında Başbakanlığa bağlı iken, yetkileri önce 2011 yılında kurulan Ekonomi
Bakanlığı'na, 10/07/2018 tarihli ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı
Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Ekonomi Bakanlığının kapatılması
sonrasında ise Ticaret Bakanlığına devredilmiştir.
Dolayısıyla,
İhracat Rejimi Kararı kapsamında yetkili kılınan Bakanlığın da davalı Ticaret
Bakanlığı olduğu, bu çerçevede davalı Bakanlığın piyasalarda meydana gelen
olağan dışı bir gelişme, ihracata konu malda görülen yetersizlik halinde ihracatta
kısıtlama veya yasaklama getirmeye yetkili olduğu açıktır.
Bununla
birlikte; davalı Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan Bazı Tarım Ürünlerinin
İhracatına İlişkin Tebliğ (İhracat: 2022/1)'in 3. maddesinde, tabloda
belirtilen ürünlerin ihracatında gerektiğinde dönemsel düzenlemeler yapmaya
Tarım ve Orman Bakanlığı yetkili olduğunun belirtilmesi suretiyle davalı
Bakanlığa tanınan yetkinin, sayılan ürünler yönünden Tarım ve Orman Bakanlığına
devredildiği, Bazı Tarım Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğ (İhracat:
2022/1)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (İhracat: 2022/2) ile de tabloda
yer alan ürünlerin kapsamının genişletildiği, davacı şirketin ihracatını
yaptığı bitkisel yağların da tabloya eklendiği görülmektedir.
Buna
göre, bazı hayvansal / tarımsal / bitkisel ürünlerin ihracatının kısıtlanması
veya yasaklanması konusunda dönemsel olarak düzenlemeler yapma yetkisi bulunan
Tarım ve Orman Bakanlığınca bu yetki çerçevesinde ihracatı kısıtlanan ürünlerin
ülkeden çıkışının engellenmesi, yani yetkili makamın kararının uygulanması
konusunda yetkili ve görevli olan Ticaret Bakanlığınca tesis edilen dava konusu
işlemde yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İdari
işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun
her zaman "kamu yararı" olması gerekmektedir.
Dava
konusu işlemin Karadeniz Havzasında yaşanan olağanüstü durum (Rusya- Ukrayna
Savaşı) nedeniyle yurt içinde gıda arz güvenliğinde sorun yaşanmaması için
Tarım ve Orman Bakanlığınca ihracatı kısıtlanan ürünlerin ülkeden çıkışının
engellenmesi, yani yetkili makamın kararının uygulanması amacıyla tesis
edildiği anlaşıldığından, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak
hazırlandığı sonucuna varılan dava konusu işlemde amaç unsuru yönüyle de hukuka
aykırı bir yön görülmemiştir.
Gerek
yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsuru, işlemin
yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmaktadır. Sebep,
idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olup, işlemin bir tür gerekçesidir.
Dava
konusu işlemin, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca olağanüstü bir
durumun varlığına bağlı olarak ülkemizdeki arz / talep ve mevcut stok durumu da
dikkate alınarak verilen Tarım ve Orman Bakanlığı kararının icrası zımnında
meşru, makul ve yeterli hukuki gerekçesinin olduğu anlaşıldığından, dava konusu
işlemde sebep unsuru yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna
ulaşılmaktadır.
Bir idari
işlemin konu unsuru ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve
doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmektedir. İşlemin konusu,
onun içeriğidir. İşlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması,
ayrıca imkansız bulunmaması gerekir.
İptali
istenilen işlemin konusunun, geçici ihracat kısıtlaması olduğu, bu hâliyle dava
konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu
anlaşılmıştır. Bu durumda, yaşanan olağanüstü durumlar nedeniyle ülke
içerisindeki gıda arzının karşılanması amacıyla ihracı geçici olarak kısıtlanan
bazı bitkisel yağların ülkeden çıkışına izin verilmemesi yolundaki dava konusu
işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Öte
yandan; davacı tarafından Dahilde İşleme Rejimi kapsamında ihracat faaliyetini
yürüttüğü, Dahilde İşleme Rejiminin geçici ihracat kısıtlaması kapsamına
alınmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Dahilde
işleme rejimi, ihracatı teşvik etmek ve ihraç ürünlerine dünya piyasalarında
rekabet gücü kazandırmak amacıyla ihracat yapan firmalar tarafından ihraç
ürünleri üretmek için gerekli olan ve fiyat ve/veya kalite bakımından yurt içi
piyasalardan temin edilemeyen hammaddenin gümrük vergileri ve ticaret
politikası önlemlerine tabi olmaksızın dünya piyasa fiyatlarından ithalatına
imkan veren bir gümrük rejimidir. Dahilde İşleme Rejiminde "şartlı muafiyet
sistemi" ve "geri ödeme sistemi" olmak üzere iki tür dahilde işleme tedbiri
uygulanmakta; şartlı muafiyet sisteminde geçici ithalat sırasında doğan
vergilerin teminata bağlanıp eşyanın işlem görmüş ürünler seklinde ihracı
halinde bu teminatın iade edilmesi söz konusu iken, geri ödeme sisteminde
geçici ithalat esnasında vergi tahsil edilmekte ve işlem görmüş ürünün ihracı
halinde tahsil edilen bu vergilerin geri ödenmesi söz konusu olmaktadır. Sonuç
olarak her iki sistemde de ilgili adına düzenlenen Dahilde İşleme İzin Belgesi
süresi içinde ihracat taahhüdünün kapatılması gerekmektedir.
Her ne
kadar dahilde işleme rejimi, ihracatı teşvik amacıyla yukarıda aktarılan
avantaj ve muafiyetleri içermekte ise de, nihayetinde ihracat rejimi kapsamında
konulan genel yasak ve kısıtlamalara, aksi öngörülmediği sürece tâbi
bulunmaktadır. Nitekim, dava konusu Genel Yazının dayanakları olan 95/7623
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki İhracat Rejimi Kararı ile Bazı Tarım
Ürünlerinin İhracatına İlişkin Tebliğ (İhracat: 2022/1)'de de, dahilde işleme
rejimi kapsamındaki ürünlere yönelik herhangi bir istisnaya (ihracat kısıtlamasından
hariç olduklarına dair bir kurala) yer verilmemiştir. Esasen, her durum ve
koşulda dahilde işleme rejimi kapsamındaki ürünler için istisna öngörülmesi,
yurt çapında etkili önlemler alınmasına ve politikalar geliştirilmesine engel
olabilecektir.
Bu
çerçevede, Karadeniz Havzasında yaşanan olağanüstü durum nedeniyle yurt içinde
ürün arzında sorun yaşanmaması için dahilde işleme rejimi kapsamındakiler de
dahil olmak üzere bazı bitkisel yağların ihracının tedbir mahiyetinde
kısıtlanmasına yönelik Tarım ve Orman Bakanlığı kararının uygulanmasına ilişkin
dava konusu işlemde, dahilde işleme rejimi kapsamındaki ürünleri içermesi
yönünden de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer
taraftan, dahilde işleme rejimi kapsamındaki ürünlerin ihracat kısıtlaması kapsamına
alınması sonucu dahilde işleme izin belgesi (DİİB) sahibi ilgililerin, ihraç
kaydıyla geçici olarak ithal ettikleri maddeleri işledikten sonra ihraç
edemeyecekleri gibi yurda da sokamayacakları, aksi takdirde müeyyideler ile
karşılaşacakları açık ise de; uyuşmazlık konusu olaydaki gibi olağanüstü
durumlarda idarecelerce uygulanan tedbir, kısıtlama ve yasakların neden olduğu
gecikme ve olumsuzlukların (haklı ve mücbir sebepler ile fevkalade hallerin),
DİİB süresinin uzatılması (4458 sayılı Kanun'un 111. maddesi ile 2005/8391
sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı'nın 11. maddesi uyarınca ek süre verilmesi)
suretiyle bertaraf edilmesi ve ihracat taahhüdünün zamanında, müeyyidesiz
olarak kapatılması mümkündür. Ayrıca uyuşmazlıkta, davacının da işlemek suretiyle
ihraç ettiği dahilde işleme rejimi kapsamındaki bitkisel yağların, Tarım ve
Orman Bakanlığının 15/04/2022 tarihli ve 5265768 sayılı Makam Oluru'yla ihracat
kısıtlaması kapsamından çıkarılması üzerine, bu ürünlerin ülkeden çıkışına
davalı Bakanlığın 05/05/2022 tarihli ve 74331538 sayılı Genel Yazısıyla izin
verildiği görülmektedir. Dolayısıyla, DİİB sahibi ilgililer için yeterli telafi
edici mekanizmaların bulunduğu ve mümkün olan en kısa sürede (yaklaşık iki ay)
uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle, dava konusu Genel Yazının tesisiyle
ulaşılmak istenen üstün/baskın kamu yararı amacı (yurt içinde ürün arzında
sorun yaşanmaması) ile bu amaca erişmek için kullanılan araç (DİİB kapsamı
ürünlere ihracat kısıtlaması uygulanması), yani davacının bireysel menfaati
arasında makul dengenin de gözetildiği, bu nedenle dava konusu Genel Yazıda
ölçülülük ilkesine de aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
KARAR
SONUCU :
Açıklanan
nedenlerle;
1.
DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı
aşağıda gösterilen toplam 541,30 TL yargılama giderinin davacı üzerinde
bırakılmasına,
3. Karar
tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 65.000,00
TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta
gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya
iadesine,
5. Bu
kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay
İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 18/11/2025
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
İbrahim Dr. Lütfiye Kemal Yunus Emre Uğurhan
TOPUZ GÖZÜTOK KUKU SILAY KUŞ
AKBULUT
YARGILAMA GİDERLERİ:
Başvuru Harcı :80,70 TL
Karar Harcı :80,70 TL
Tamamlama Harcı :130,90 TL
YD Harcı :133,00 TL
Vekâlet Harcı :11,50 TL
Posta Gideri :104,50 TL
TOPLAM :541,30
TL
E.E.