İlama bağlı borçlar, mahkeme harçları, mahkeme masrafları; Gümrük idaresince ödenek istenmesinde dikkat edilecek hususlar (2004-02) (Mülga)
T.C.
BAŞBAKANLIK
GÜMRÜK
MÜSTEŞARLIĞI
Hukuk
Müşavirliği
Sayı
:B.02.1.GÜM.0.61.00.00-727/1- 23.09.2004
Konu : İlama bağlı borçlar,
mahkeme
harç
ve masrafları
ONAY NO. 2004/23
2004/04
Genelgede Atıf Vardır.
Tasarruflu Yazılar 1
2009/2
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.
GENELGE
(2004/2)
26.02.2004 tarih ve 25385 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Maliye Bakanlığı'nın 2004 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına
ilişkin 6 sıra nolu Tebliği ve buna dayanılarak çıkarılan Bütçe ve Mali Kontrol
Genel Müdürlüğü'nün 22.03.2004 tarih ve 005003 sayılı Genelgesi gereğince genel
bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin ilama bağlı borçları ile
mahkeme harcı ve masrafları kendi bütçelerinden ödenecektir. Bu ödemelerle
ilgili olarak uygulamada birliği sağlamak üzere 07.07.2004 tarih ve 2004/1
sayılı Genelge çıkarılmıştır. Ancak uygulamada ortaya çıkan tereddütler
karşısında Maliye Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucu 2004/1
sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmış ve aşağıdaki hususların açıklanması
gerekli görülmüştür.
Maliye Bakanlığı'nın 2004
Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına ilişkin 6 sıra Nolu Tebliği ve buna
dayanılarak çıkarılan Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 22.03.2004
tarih ve 005003 sayılı Genelgesi'nde;
İlama Bağlı Borç; Bir mahkeme kararı ile
genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerce ödenmesine hükmedilen
ana para, faiz, tazminat, ceza ve yargılama giderleri gibi her türlü ödemenin
tamamı,
İlgili Hizmet Tertibi: Kaynağı itibariyle ilama
bağlı borcun ilgili olduğu tertip,
Mahkeme Harcı ve Masrafları:
Genel
bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin taraf olduğu davalarda, dava
sonuçlanıncaya kadar dava ile ilgili olarak yapılması zorunlu olan her türlü
gider,
Olarak tanımlanmıştır.
I-İlgili Birimlerce Ödenecek İlama Bağlı Borçlar
İdare aleyhine sonuçlanan
davalarda, ilamda hüküm altına alınan alacak, tazminat, gecikme faizi ve/veya
gecikme zammı, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve icra masrafları, işlemi
davaya konu edilen ilgili merkez birimi tarafından kendi bütçesinin ilgili
hizmet tertibinden ödenir. İşlemi davaya konu edilen gümrük idaresince ilgili
hizmet tertibinden ödeme yapılabilmesi için, ödeneğin dağıtımının yapıldığı
merkez biriminden ödenek talebinde bulunulur.
İlgili hizmet tertibinde
ödenek olmaması halinde, gerekli ödenek öncelikle Müsteşarlığımız bütçesi
içinde yapılacak aktarmalarla karşılanır. Bu şekilde karşılanma imkanı
bulunmaması durumunda ise, ilgili birimce Araştırma Planlama ve Koordinasyon
Dairesi Başkanlığı aracılığıyla Maliye Bakanlığından ödenek talep edilir.
II-Hukuk Müşavirliğince Ödenecek İlama Bağlı Borçlar
1) İlamda hüküm altına
alınan ve bir hizmet tertibiyle ilişkilendirilmeyen alacak, tazminat, gecikme
faizi ve/veya gecikme zammı, yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve icra
masrafları Hukuk Müşavirliği bütçesinin (07.84.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90)
tertibinden,
2) Kamu hizmetlerinin
yürütülmesi esnasında ortaya çıkan zarar nedeniyle zarar görenlere ödenmesi
gereken ancak uygulamayı yapan kamu görevlisine hukuken rücu imkanı bulunmayan
mahkeme kararına dayalı kusursuz
tazminat ödemeleri, Hukuk Müşavirliği bütçesinin
(07.84.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03) tertibinden ödenir.
III-Mahkeme Harç ve Masrafları İle Avanslar
Dava sırasında ödenmesi gereken
tebligat masrafı, bilirkişi ve keşif ücreti gibi mahkeme harç ve masraflarına
ilişkin harcamalar Hukuk Müşavirliği bütçesinin
(07.84.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04) tertibinde avans talep edilmek suretiyle
yapılır. Bilahare avans usulüne uygun olarak kapatılır.
IV-Ödemelerde Dikkat Edilecek Hususlar
2004/04
Genelgede Atıf Vardır.
A-Genel Olarak
1) İlamlı alacaklarda, ödeme
talebi veya icra emri tarihi ile ilam tarihi arasında on yıldan fazla bir süre
geçmişse, öncelikle ilamın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususunda Hukuk
Müşavirliğinden görüş istenir ve verilecek cevap doğrultusunda işlem yapılır.
2) Kararın icraya konulması
halinde, öncelikle icra emri ile ilam karşılaştırılır. İlama aykırı bir husus
varsa (örneğin faize faiz yürütülmesi, asıl alacak tutarının yanlış yazılması,
faiz başlangıç tarihinin yanlış uygulanması, hesap hataları gibi) şikayet
yoluna başvurulması için konu İcra Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Muhakemat
Müdürlüğüne (İlçelerde Malmüdürlüğü Hazine Avukatlığı) intikal ettirilir.
Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu işlemler ilgili gümrük idaresi tarafından
yapılır.
Karar icraya konulmadan
ödeme için idareye başvurulması halinde, yine öncelikle talep ile ilam
karşılaştırılır. İlama aykırı talepler kabul edilmez ve ödeme ilama uygun
olarak yapılır.
3) Kararın icraya konulması
halinde, icra emrinin tebliğinden önce borç tamamen veya kısmen ödenmiş veya
ilam zamanaşımına uğramış ise, yedi gün içindi icra tetkik merciine itiraz
edilmesi için konu İcra Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Muhakemat Müdürlüğüne
(İlçelerde Malmüdürlüğü Hazine Avukatlığı) intikal ettirilir. Hazine avukatı
bulunmayan yerlerde bu işlemler ilgili gümrük idaresi tarafından yapılır.
4) Ödenek talep edilirken,
ödenek temin edilmesi ve tahakkuk evrakının hazırlanması için geçecek makul
süre dikkate alınarak borcun muhtemel ödeme tarihi belirlenir ve buna göre
ödenek miktarı hesaplanır. Ayrıca varsa işleyecek gecikme faizi veya gecikme
zammı miktarı da dikkate alınır.
5) Avukatlık ücretinin
ödenebilmesi için, "Fatura (Serbest Meslek Makbuzu)" ibraz edilmelidir. (Devlet
Harcama Belgeleri Yönetmeliği m.51. Ancak yönetmelik değişikleri ile farklı
düzenlemeler yapılması halinde ona göre işlem yapılmalıdır)
6) Avukata ödeme
yapılabilmesi için vekaletnamede "ahz-u kabz" yetkisi aranmalıdır.
7) Ödemelerin yapılmasında
talep ya da takip tarihi sıralaması dikkate alınır.
8) Tam yargı ve vergi
davalarında 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunun
28'inci maddesinin 6'ıncı fıkrası hükmü gereğince kararın idareye
tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi
ödenir. Ancak kanuni gecikme faizinin ödenebilmesi için yükümlüden bir
tahsilatın yapılmış olması gerekir. Vergi davalarında yapılmış bir tahsilat
yoksa gecikme faizi ödenmesi de söz konusu olmayacaktır.
B-İdarî Yargıda Açılan Davalarda
Karara karşı kanun yollarına
başvuruda bulunup bulunulmadığı, bu başvuru sırasında mahkeme kararının
yürütmesinin durdurulmasının talep edilip edilmediği, talep üzerine ne şeklide
karar verildiği hususlarına dikkat edilir. İlamda hükmedilen borcun ödenmesi
için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaz. (Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliği m.51/4).
a) Kararın icraya konulmuş
olması.
Hukuk Müşavirliği'nin 2002/1
sayılı Genelgesi uyarınca, temyiz0itiraz yürütmenin durdurulması talepli
olarak yapılması esas olmakla birlikte, icraya konulan karar yürütmenin
durdurulması talepli olarak temyiz/itiraz edilmemiş ise, hemen temyiz/itiraz
merciine ek bir dilekçe verilerek yürütmenin durdurulması talep edilir.
İcranın durdurulması için,
ilgili gümrük idaresince; bir dilekçe ile kararı veren mahkemeye başvurularak,
dilekçenin altına "kararın yürütmenin durdurulması talepli olarak temyiz/itiraz
edildiğine dair" şerh alınır. İcra emri ve şerhi içeren dilekçe, İcra
Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Muhakemat Müdürlüğüne gönderilerek, icra
dairesinden icranın ertelenmesi için mehil talebinde bulunulması istenir. İcra
Dairesince verilen mehil içinde yürütmenin
durdurulması talebi hakkında bir karar verilmemiş ise aynı şeklide ek süre
talep edilir. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu işlemler ilgili gümrük
idaresi tarafından yapılır.
Yürütmenin durdurulması
talebi reddedilirse, icra emri uyarınca ödeme yapılır. Yürütmenin durdurulması
talebi kabul edilirse, temyiz/itiraz talebinin sonucu beklenir. Karar onandığı
takdirde icra emri uyarınca ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, bozma
kararı icra dairesine verilir ve icra takibinin durması sağlanır. Bozma
kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurulmuş olsa bile, icra işlemleri
olduğu yerde durur. Ancak, karar düzeltme talebi kabul edilerek daha önce
bozulmuş olan hüküm onanırsa, icra emri uyarınca ödeme yapılır.
b) Karar icraya konulmadan
ödeme için idareye başvurulması
Hukuk Müşavirliği'nin 2002/1
sayılı Genelgesi uyarınca, temyiz/itirazın yürütmenin durdurulması talepli
olarak yapılması esas olmakla birlikte, karar yürütmenin durdurulması talepli
olarak temyiz/itiraz edilmemiş ise veya kararın tebliği tarihinden itibaren
otuz gün içinde yürütmenin durdurulması talebi hakkında karar verilmemiş veya
talep reddedilmiş ise, temyiz/itiraz kararın yürütülmesini durdurmadığından
ilama uygun olarak ödeme yapılır.
Kararın tebliği tarihinden
itibaren otuz gün içinde yürütmenin durdurulması talebi kabul edilirse,
temyiz/itiraz talebinin sonucu beklenir. Karar onandığı takdirde ilama uygun
olarak ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, karar düzeltme yoluna
başvurulmuş olsa bile, kararın yürütülmesi kendiliğinden durur. Ancak, karar
düzeltme talebi kabul edilerek daha önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, ilama
uygun olarak ödeme yapılır.
C-Adlî Yargıda Açılan Davalarda
a) Hukuk davalarında
Kural olarak para
alacaklarına veya menkul mallara ilişkin ilamların icrası için kararın
kesinleşmesi şart değildir.
Gayrimenkul ve aynî haklara
dair hükümler, aile ve şahsın hukukuna dair hükümler, hakem kararları,
kesinleşmeden icraya konulamaz (HUMK
m.443)[1].
bu tür kararların kesinleşmeden icraya konulması halinde, konu icra emrinin
iptalinin sağlanması için İcra Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Muhakemat
Müdürlüğüne (İlçelerde Malmüdürlüğü Hazine Avukatlığı) intikal ettirilir.
Hazine avukatının bulunmadığı yerlerde icra emrinin iptali için gerekli
işlemler ilgili gümrük idaresi tarafından yapılır.
İcra emrinin tebliği üzerine
idarece, kararın temyiz edilip edilmediği hususunda davayı takip eden hazine
avukatından bilgi alınır. Karar temyiz
edilmiş ise, icra dairesine kararın temyiz edildiğine dair şerhli yazının
gönderilmesi, icra dairesinden mehil vesikası alınması, Yargıtay'dan tehiri
icra kararının alınması ve bu kararın icra dairesine verilmesi için, icra emri
hazine avukatına gönderilir.
Kararın temyizinden vazgeçilmiş
ise veya tehiri icra kararı alınamazsa, icra emri uyarınca ödeme yapılır.
Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu işlemler ilgili gümrük idaresi tarafından
yapılır.
Tehiri icra kararı alınırsa,
temyiz talebinin sonucu beklenir. Karar onandığı takdirde icra emri uyarınca
ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, bozma kararı icra dairesine verilir
ve icra takibinin durması sağlanır. Bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna
başvurulmuş olsa bile, icra işlemleri olduğu yerde durur. Ancak, karar düzeltme
talebi kabul edilerek daha önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, icra emri
uyarınca ödeme yapılır.
b) Ceza davalarında
Ceza yargılamasına ilişkin
kararlarda hükmolunan borçların ödenmesi için kararın kesinleşmiş olması
şarttır.
İşbu Genelgede belirtilen
hususlarda, Dava ve İcra Takiplerinde Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin 2002/1
sayılı Genelgenin bu Genelgeye aykırı hükümleri uygulanmayacaktır.
Bilgi ve gereğini rica
ederim.
R.Tuna TURAGAY
Müsteşar V.
Dağıtım ...:
Merkez ve taşra teşkilatına
[1] Söz konusu madde 01 Nisan
2005 tarihinden geçerli olmak üzere 5236 sayılı kanun ile yürürlükten
kaldırılmıştır.