Para cezalarının Kabahatler Kanunu kapsamında ceza kararı verme yetkisi, kararlarda bulunması gereken unsurlar, tebliği, itiraz, tahsili, zamanaşımı, kesinleşme zamanları, sorumluluk ve taksitlendirme usul ve esasları (2010-43) (Mülga)
T.C.
BAŞBAKANLIK
Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel
Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.09.00.010.06.03 31.08.2010
Konu :Kabahatler Kanunu/Para Cezaları
Tasarruflu Yazılar 1
2011/11
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
GENELGE
(2010 / 43)
Bilindiği üzere 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 19.12.2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 3
üncü maddesi; "Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karsı kanun yoluna
ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya
mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında
uygulanır." hükmüne amirdir.
Bu hüküm gereğince, idari para cezaları hakkında 5326
sayılı Kabahatler Kanununun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
12.05.2007 tarihli ve 26520 sayılı Resmî Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe 442
seri nolu Tahsilat Genel Tebliği'nde de; Kabahatler Kanunu kapsamına giren
idari para cezaları hakkında yapılacak işlemler ve diğer hususlarda
açıklamalara yer verilmiştir.
Bu çerçevede, 01.06.2005 tarihinden itibaren 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun Onbirinci Kısmının
"Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar" baslıklı ikinci
Bölümünde ve "Usulsüzlüklere ilişkin Cezalar" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer
alan para cezalarının verilmesi, idari yaptırım kararlarının içeriği,
uygulanması, tebliği, yasal başvuru süreleri ve başvuru yolları, kesinleşmesi,
tahsili, zamanaşımı ve idari para cezalarının Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi
hususlarında Kabahatler Kanununun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Diğer taraftan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda 5911
sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler de dikkate alınarak gümrük idarelerinde
uygulama birliği sağlanması bakımından aşağıdaki hususların açıklanmasına gerek
duyulmuştur.
1.İdari
Yaptırım Kavramı ve Para Cezaları
Kabahatler Kanunu'nun 2 inci
maddesinde kabahat; "kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını
öngördüğü haksızlık" olarak tanımlanmış, 16
ncı maddesinde ise idari yaptırımların İdari para cezası ve idari tedbirlerden
ibaret olduğu ifade edilmiştir. 16 ncı maddenin ikinci fıkrasında ise idari
tedbirler; mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer
tedbirler olarak belirtilmiştir.
Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde karşılığında
idari para cezası öngörülen fiiller, kabahat olarak değerlendirilecek ve para
cezaları hakkında anılan Kanunun 3 üncü maddesine istinaden Kabahatler Kanunu
hükümleri uygulanacaktır.
2. Ceza
Kararını Verme Yetkisi
Kabahatler Kanunu'nun 22
nci maddesinde, kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararını vermeye ilgili
Kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin yetkili
olduğu, ilgili Kanununda açık hüküm bulunmayan hallerde ise idari yaptırım
kararını vermeye ilgili kamu kurum ve kurulusunun en üst amirinin yetkili
olduğu belirtilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun "İtirazlar" baslıklı 242
nci maddesi "1.Yükümlüler kendilerine Tebliğ edilen gümrük vergileri,
cezalar ve idari kararlara karsı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün İçinde
bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz
edebilir. 2.İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak
ilgili kişiye tebliğ edilir."
232
inci maddesinin 2 inci fıkrası; "Bu Kanun uyarınca idari yaptırım kararları
gümrük idarelerinin amirleri veya yardımcıları tarafından verilir."
Hükümlerini amirdir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde ceza
kararlarının gümrük idare amirleri veya yardımcıları tarafından karara
bağlanması gerekmektedir.
3. Ceza
Kararlarında Bulunması Gereken Hususlar
Kabahatler Kanunu'nun 25
inci maddesinde; idari yaptırım kararına ilişkin düzenlenen tutanakta (Ceza
Kararında) bulunması gereken unsurlar ifade edilmektedir. 5326 sayılı Kanunun
25 inci maddesi ve 12.05.2007 tarihli, 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliği uyarınca idari yaptırım kararında;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin
kimlik ve adresinin,
b) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin T.C.
kimlik numarası/vergi kimlik numarasının,
c) idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren
kabahat fiilinin,
d) Bu fiilin islendiğini ispata yarayacak bütün
delillerin,
e) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliğinin,
f) Kabahati oluşturan fiilin islendiği yer ve zamanın,
g) idari para cezasının ödeme süresinin ve ödeme
yerinin,
h) idari yaptırım kararına karsı kanun yolu, mercii ve
süresinin,
ı) İndirimli ödeme hakkının,
i) Taksitlendirme talep etme hakkının,
j) Ödeme yapılmaması halinde uygulanacak
müeyyidelerin,
k) Tebliğ tarihinin,
bulunması gerekmektedir.
İdari yaptırım kararlarına; kararın ilgilisine huzurda
tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması halinde kararın verildiği esnada,
7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesi halinde de idarede
kalan nüshalara tebligatı müteakip tebliğ tarihi yazılacaktır.
İdari yaptırım kararının idarede kalan nüshalarında,
5326 sayılı Kanun hükümlerine göre kararın kesinleşme tarihi de
belirtilecektir.
4. Ceza
Kararlarının Tebliği
442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliğinde tebligatın
Kabahatler Kanununun 26 ncı maddesindeki hükümlere göre yapılacağı
belirtilmiştir. Buna göre idari yaptırım kararı, 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilecek ve
tebligat metninde 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi uyarınca bu
karara karsı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde
belirtilecektir.
Diğer taraftan Ceza Kararlarının ekte (Ek-1)
bir örneği yer alan karar taslağına uygun olarak üç nüsha seklinde
düzenlenmesine devam edilecek ve kararın bir nüshası bir yazı ile ilgilisine
tebliğ edilecektir.
İdari yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin huzurunda
verilmesi halinde bu husus kararda açıkça belirtilecektir. Ayrıca, bu karara
karsı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak
bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenilecek
imzadan kaçınılması halinde bu durum kararda açıkça belirtilerek karar
tutanağının bir örneği kişiye verilecektir.
Tüzel kişi hakkında verilen idari yaptırım kararları
her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilecektir.
5. Ceza
Kararlarına Karsı Kanun Yolları
Kabahatler Kanununun 3/1-a maddesi ve 4458 sayılı
Gümrük Kanunu'nun 242 nci maddesinin 4 üncü fıkrası gereğince itirazın reddine
ilişkin kararlara karsı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine
başvurulması mümkündür. Dava açma süresi ise 2577
sayılı Kanun hükümlerine tabi olmaktadır.
6.
Zamanaşımı Hükümleri
Kabahatler Kanunu'nun Soruşturma Zamanaşımı baslıklı 20
nci maddesinde; zamanaşımı süresinin, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin
islenmesiyle veya neticesinin gerçekleşmesiyle işlemeye başlayacağı, kabahati
oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava
zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağı, nispi para cezalarında zamanaşımının 8
yıl, maktu para cezalarında zaman asımının;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde dört yıl,
c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde üç yıl,
olduğu,
Yerine Getirme Zamanaşımı baslıklı 21 inci maddesinde
de; zamanaşımı süresinin, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren islemeye
başlayacağı, Kanun hükmü gereği olarak idari yaptırımın yerine getirilmesine
başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımının islemeyeceği,
Belirtilmiştir.
Buna göre, Kabahatler Kanununun 3/1-b maddesi hükmü
gereğince idari yaptırım kararlarına ilişkin zamanaşımı süreleri anılan Kanunu'nun
20 nci (Soruşturma Zamanaşımı) ve 21 inci (Yerine Getirme Zamanaşımı) maddesi
hükümlerine tabidir.
Diğer taraftan, Vergi Kaybına neden olan işlemlere
uygulanacak para cezalarında Gümrük Vergileri tahakkuk zamanaşımına uğramış
olsa dahi bu vergilere ait para cezalarının Kabahatler Kanunun 20 nci
maddesinde belirtilen zamanaşımı süreleri içinde tahsil edilmesi gerekmektedir.
7. Para
Cezalarının Kesinleşme Zamanları
442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliğinin III-C
maddesinde, idari yaptırım kararlarına karsı kanun yoluna başvurulmaması
veya kanun yoluna başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması
neticesinde idari para cezalarının takip edilebilir asamaya gelmesi idari para
cezasının kesinleşmesi olarak yer almıştır.
Buna göre;
a) İdari Yaptırım Kararına itiraz edilmemesi halinde
kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242
nci maddesinde belirtilen 15 günlük idari itiraz süresinin bitiminde,
b) İdari Yaptırım kararına karsı Gümrük Kanununun 242
nci maddesi uyarınca idari itiraz da bulunulması halinde itirazın reddine ilişkin
kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren bu karara karsı idari yargıya
başvurma için 2577 sayılı Kanunda belirtilen süre içerisinde idari yargıya
başvurulmaması halinde söz konusu sürenin bitiminde,
c) 1- İdari itirazın reddedilmesi üzerine idari yargıya
başvurulması halinde; yargı kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren söz
konusu yargı kararına bir üst mahkeme nezdinde başvuru yapılması için gerekli
olan 30 günlük sürenin bittiği tarihte;
2- İdari Yargı kararına karsı bir üst mahkeme nezdinde
başvuru yapılmışsa başvuru üzerine verilen kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren Kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması için gerekli olan 15 günlük
sürenin bitiminde,
3- Süresi içinde idari yargı kararının düzeltilmesi
talebinde bulunulması halinde idare lehine verilen kararın tebliğ edildiği
tarihte,
Kesinleşmektedir.
8. Para
Cezalarının Tahsili
5326 sayılı Kabahatler Kanununda idari para
cezalarının ödeme süresine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3 ncü maddesinin 8 nci
fıkrasının (a) bendi; "Gümrük Vergileri deyimi, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya
uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade eder."
198
inci maddesinin 1 inci fıkrasının 1 inci cümlesi; "69 uncu madde
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç
alınmadığı veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergileri ile işlemleri daha
sonra yapılmak üzere teslim edilen eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin,
yükümlüye tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde ödenmesi
zorunludur…"
232 nci maddesinin 1 inci fıkrası, "Bu Kısmın
İkinci Bölüm hükümlerine göre gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken
para cezaları bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edilir ve
aynı zamanda ödenir."
Hükümlerini amirdir.
Dolayısıyla Gümrük vergileri ile birlikte alınması
gereken para cezalarının ödeme süresi 15 gündür.
Gümrük vergileri ile birlikte alınması gerekmeyen para
cezalarının ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37
nci maddesi gereği ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde
ödenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234
ncü maddesinin 1-a,b,c, 2, 4 ve 5 inci fıkralarında, 235 nci maddesinde,
236 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan para cezalarının ödeme süresi 15
gün; 236 ncı maddesinin 2 nci, 237, 238, 239 ve 241 nci maddelerinde yer alan
para cezalarının ödeme süresi ise 1 aydır.
Kabahatler Kanunu'nun 17
nci maddesinde idari para cezalarının Genel Bütçeye gelir kaydedileceği,
Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin
kesinlesen kararlarında, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek
üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği
belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığı'nca yayımlanan 442 Seri No.lu
Tahsilat Genel Tebliği uyarınca, İdari yaptırım kararı veren idareler; idari
para cezalarını, kanuni ödeme süresi içinde ya da idari yaptırım kararlarının
kesinleşmesinden önce ödemek isteyen kişilerden tahsil edecek ve tahsil
ettikleri idari para cezalarını bu amaçla açılmış hesaplara bütçe geliri
kaydedeceklerdir.
Ancak, Maliye Bakanlığından alınan 02.04.2008 tarihli,
32741 sayılı yazıda, Devlete ait olan bazı kamu alacaklarının takibinin Müsteşarlığımız
birimlerince 6183 sayılı Kanun uygulanmak suretiyle yapılması karsısında,
birimlerimizce verilen idari para cezalarının takibinin, 5326 sayılı Kabahatler
Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının Bakanlıklarına verdiği yetkiye
istinaden, Müsteşarlığımız birimlerince yapılmasının uygun görüldüğü
belirtilmiştir.
Bu nedenle Gümrük idarelerince verilen idari para
cezalarının takip ve tahsili Gümrük idarelerince yapılacaktır.
Diğer taraftan, amme borçlusunun veya amme borçlusunun
malının bulunduğu mahalde Gümrük idaresi bulunmaması halinde takip işlemleri,
6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince Gümrük idaresi yerine o mahaldeki
Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince yerine getirilecektir.
9. İndirim
Uygulaması
a) 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17/6 ncı maddesi; "Kabahat
dolayısıyla idari para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi
halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. idari para cezasını
kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir.
Peşin ödeme, kişinin bu karara karsı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez."
hükmüne amirdir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci maddesi uyarınca
idari yargı yollarına başvurmadan peşin ödeme yapılması halinde idari para
cezasının dörtte üçünün tahsil edilmesi gerekmektedir.
Burada ifade edilen kanun yolu; 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 242 inci maddesi uyarınca idari yargı mercilerine başvurmayı ifade
etmektedir. Gümrük Kanununun 242 nci maddesi uyarınca idari itiraz yolunun
kullanılması indirim uygulamasını engellememektedir. Bu çerçevede indirimin,
idari yargı mercileri nezdinde dava açma süresi içinde yapılacak ödemelere
uygulanması gerekmektedir.
Ancak 442 Seri No.lu Tahsilat Genel Tebliğinde; Peşin
ödeme indiriminin, amme alacağının kanuni ödeme süresi geçtikten sonra
uygulanamayacağı, ödeme süresi dava açma süresinden daha az olan para cezaları
için indirimin, ödeme süreleri içerisinde yapılan ödemelerle sınırlı olacağı,
buna karsın, kanuni ödeme süresi dava açma süresini asan para cezalarında ise
peşin ödeme indiriminin dava açma süresi içerisinde yapılan ödemelere
uygulanacağı, bu süreden sonra yapılan ödemelerde ise peşin ödeme indirimi uygulanmayacağı
ifade edilmiştir.
Bu itibarla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234 ncü
maddesinin 1-a,b,c, 2, 4 ve 5 inci fıkraları,235 nci maddesi ile 236 ncı
maddesinin 1 inci fıkrası için ödeme süresinin 15 gün, dolayısıyla bu sürenin
dava açma süresinden kısa olması nedeniyle bu süre içinde (15 gün) ödeme
yapılması halinde indirimin uygulanması,
236 ncı maddesinin 2 nci fıkrası, 237, 238, 239 ve 241
nci maddeleri için ödeme süresinin 1 ay olması nedeniyle, 1 ay içinde ödeme
yapılması halinde indirimin uygulanması gerekmektedir.
b) 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre verilen para
cezalarının yükümlü tarafından dörtte üçünün peşin olarak ödenmesi, Kabahatler
Kanununun 17 inci maddesi gereğince, yükümlünün itiraz hakkını kullanarak kanun
yoluna başvurmasına engel teşkil etmemektedir.
c) 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234 üncü maddesinin 3
üncü fıkrası; "Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit
edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar
yüzde onbeş nisbetinde uygulanır." Hükmünü amirdir.
Bu hüküm çerçevesinde alınması gereken para cezasının,
yükümlünün kendi kendini ihbar etmesi halinde %15 oranında tahsil edilmesi ve
yukarıda yer alan süreler içerisinde müracaat edilmesi halinde 5326 sayılı
Kabahatler Kanunun 17/6 ncı maddesine göre yapılacak indirimin de, %15 oranında
tahsil edilen ceza tutarı üzerinden yapılması gerekmektedir.
d) indirim uygulamalarında yapılacak tahsilat
esnasında düzenlenecek makbuzlarda idari para cezası tutarı, indirim tutarı ve
tahsilat tutarı ayrı ayrı gösterilecektir.
10. Para
Cezalarında Kabahat Dolayısıyla Sorumluluğun Esasları
Kabahatler Kanununda, islenen kabahat nedeniyle
verilen idari para cezası ile ilgili olarak müteselsil sorumluluk kabul
edilmemiştir. Bu nedenle tespit edilen sorumluların her birine ayrı ayrı ceza
uygulanması gerekmektedir.
Sorumluların tespitinde Kabahatler Kanunu'nun 7 ila 15
inci maddelerinde belirtilen esaslar çerçevesinde hareket edilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan 5326 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde; "Kabahat,
icrai veya ihmali davranışla islenebilir" hükmünden, 9 uncu maddesinde; "Kabahatler,
kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de taksirle
islenebilir" hükmünden idari yaptırım kararı verilmesinde "kasıt" unsuru
aranmasının zorunlu olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte 5326 sayılı Kanun'un 14
üncü maddesinde yer alan "Kabahatin islenişine birden fazla kişinin iştirak
etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası
verilir" hükmü, iştirak halinde her faile ayrı ceza verileceğini öngördüğünden,
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda yer alan idari para cezalarında belirtilen
kabahatin islenişine iştirak edenlere ayrı idari para cezası verilmesi ve bu
idari yaptırım kararlarının ilgilisine tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Söz konusu maddenin gerekçesinde kabahate iştirak
hükümlerine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun 40
ıncı maddesinde; "Bağlılık Kuralı" adı altında kısmen suça iştirakin
şartları düzenlenmiştir. Suça iştirakin şartları, genel olarak, suçun
islenmesine birden çok failin katılımı, suçun en azından teşebbüs derecesinde
gerçekleştirilmiş olması, suça katılanların davranışlarının suçun
gerçekleşmesine nedensel katkısının bulunması, suça katılanların ortaklık
iradesidir. Kanun, failin fiili bilerek ve isteyerek, yani kasten (Madde 21)
islemesini Sart koşmuştur.
5326 sayılı Kanun'un 9
uncu maddesinde "Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem
kasten hem de taksirle islenebilir." hükmü, 14 üncü maddesinin üçüncü
fıkrasında ise; "Kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı islenmiş bir
fiilin varlığı yeterlidir." Hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle, ancak kasıtla yani
bilerek ve istenerek islenmiş olan kabahat fiilleri için iştirak hükümleri
uygulanacaktır.
11. Organ ve
Temsilcinin Fiillerinden Sorumluluk
5326 sayılı Kanun'un "Organ veya temsilcinin
davranışından dolayı sorumluluk" baslıklı 8 inci maddesinin gerekçesinden de
anlaşılacağı üzere, 5326 sayılı Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminden
farklı olarak kabahatlerde tüzel kişilere de idari yaptırım uygulanabileceğini
kabul etmiştir. Maddede organ veya temsilcinin sorumluluğu düzenlenirken gerçek
veya tüzel kişi ayrımı yapılmadığı gibi tüzel kişiler arasında da şahıs veya
sermaye şirketi ayrımı yapılmamış ve gerçek veya tüzel kişilerin
temsilcilerinin/organlarının islediği kabahatler için gerçek veya tüzel kişiye
de idari yaptırım uygulanabileceği hükme bağlanmıştır. Gerekçede açık olarak
belirtildiği gibi organ veya temsilci ya da hizmet ilişkinin dayanağını
oluşturan işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş olsa da iptal öncesinde
islenen kabahatlerde temsil edilen gerçek veya tüzel kişiye de idari yaptırım
uygulanabilecektir. Bu nedenle, iştirak hükümlerine ilişkin olarak yukarıda
belirtilen açıklamalara uygun olarak ister doğrudan isterse dolaylı temsil
suretiyle takip edilen işlemlerde iştirak bulunduğu tespit ediliyorsa 5326
sayılı Kanunun 14 üncü madde hükümleri çerçevesinde, temsil edilen gerçek veya
tüzel kişiye de yukarıda belirtilen iştirak hükümleri doğrultusunda idari
yaptırım uygulanacaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda kast unsurunun her olayda
ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Her olayın özelliklerine göre
inceleme yapılması, gümrük müşavirinin kabahat eylemine iştirakinin olup
olmadığı belirlenirken kabahat fiilinden bilgisi olup olmadığı ya da bilmesinin
gerekip gerekmediği hususlarının araştırılması gerekmektedir.
12. Para
Cezalarının Taksitlendirilmesi
Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanun ile değişik 17
nci maddesinin 3 üncü fıkrası; "kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması
halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl
içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin
zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının
tamamı tahsil edilir." hükmünü amir bulunmaktadır.
Bu hükümlere göre taksitlendirmeye ilişkin 442 Seri
No.lu Tahsilat Genel Tebliğinin 5
inci maddesinde açıklamalar dikkate alınarak, gümrük idarelerimizce tebliğ
edilen para cezalarının taksitlendirme işlemleri aşağıda belirtilen şekilde
yapılacaktır.
a) başvuru sekli ve süresi: 5326 sayılı Kanunun 17/3
üncü maddesine göre yapılacak taksitlendirme başvurusu, para cezası kararının
tebliğini müteakip kanuni ödeme süresi içerisinde ve yazılı olarak para cezası
kararı veren gümrük idaresine yapılacaktır. Başvuru dilekçesi ile birden fazla
para cezası kararı için taksitlendirme talebinde bulunulması mümkün olup, bu gibi
durumlarda dilekçede taksitlendirme talebine konu para cezası kararlarının
tarih ve sayıları, tutarları ve tebliğ tarihleri ayrı ayrı belirtilecek;
gerekli görülmesi halinde para cezası kararlarının ayrıntılarını da gösteren
bir listenin dilekçeye eklenmesi sağlanacaktır.
b) Taksitlendirme Yetkisi: 5326 sayılı Kabahatler
Kanununun 17/3 üncü maddesi hükümlerine istinaden yapılan taksitlendirme
başvurularının, tutarına bakılmaksızın tüm işlemleri, idari para cezası
kararını veren gümrük idaresince değerlendirilip karara bağlanarak
sonuçlandırılacaktır.
c) İnceleme ve karar: Taksitlendirme başvurusunu alan
ilgili gümrük idaresince; başvurunun süresinde ve usulüne uygun yapılıp
yapılmadığı incelenecek, gerekirse süresinde eksikliklerin tamamlattırılması
sağlanacak, taksitlendirilmesi mümkün olmayan bir durumun bu incelemede ortaya
çıkması halinde talebin usulüne uygun yapılmadığı veya talebin kabul
edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeli bir karar ile reddedilerek ilgiliye
tebliğ edilecektir. Usulüne uygun olarak yapılan taksitlendirme taleplerinin
değerlendirmeye alınabilmesi için kanuni ödeme süresi içinde birinci taksidin
ödenmiş olması gerekmektedir. Taksitlendirme talebi kabul edildiğinde bir karar
düzenlenerek talep edene tebliğ edilecektir. Kararda peşin alınan birinci
taksit ile gümrük idaresince belirlenen üç taksitin tutarları ve vadeleri
açıkça belirtilecektir.
d) Diğer hususlar: Taksitlendirmeye ilişkin kararın
idarede kalan nüshası, idari para cezası ile ilgili diğer belgelerle birlikte
muhafaza edilecektir. Peşin ödeme indiriminin kısmi ödemelere uygulanması
mümkün bulunmadığından, taksitlendirme işlemine tabi olan para cezalarında
peşin ödeme indirimi uygulanmayacaktır.
e) Bilindiği üzere para cezalarının da diğer amme
alacaklarında olduğu gibi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanunun 48
inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilmesi mümkün bulunduğundan; 6183
sayılı Kanuna göre tecil ve taksitlendirme taleplerinin yukarıdaki hükümlerle
karıştırılmaksızın 1
Seri Nolu[1]
Gümrük Genel Tebliği (Tecil ve Taksitlendirme) hükümleri çerçevesinde
değerlendirilmesi gerekir.
13. Para
cezaları ile ilgili uygulama yukarıda belirtilen ve 442 Seri No.lu Tahsilat
Genel Tebliği'nde yapılan açıklamalar çerçevesinde yürütülecek olup, bu
açıklamaların tereddütleri gidermemesi halinde durum 12 nci madde için
Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü'nden diğer hususlar için Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden
sorulacaktır.
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 2008/5,
2008/9
ve 2009/2
sayılı Genelgeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilgi ve gereğini rica ederim.
Arslan GÜNLER
Müsteşar V.
EKLER:
1- Ceza Kararı örneği
DAGITIM:
Merkez ve Taşra Teşkilatı
EK-1
T.C.
BAŞBAKANLIK
Gümrük Müsteşarlığı
.................Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü
Sayı :
Konu :Para Cezası Kararı
…………..PARA CEZASI KARARI
(Gümrük Vergisi, KDV, ÖTV, Usulsüzlük
vb.)
KARAR
NO :
KARAR
TARİHİ :
GÜMRÜGÜN
ADI :
YÜKÜMLÜNÜN
ADI SOYADI/ÜNVANI/ADRESİ :
T.C.
KİMLİK NO/ VERGİ NUMARASI :
BELGE/BEYANNAME
TARİH VE SAYISI :
KABAHAT
FİİLİ VE CEZANIN YASAL DAYANAĞI :(Bu
kısımda; kanundaki para cezasına ilişkin hüküm belirtilecektir.)
OLAYLAR : (Bu kısımda; Kanunda belirtilen
kabahat fiilinin oluştuğuna ve bu fiilin islendiğini ispata yarayacak bütün
delillere, fiilin islendiği yer ve zamana yer verilmesi zorunludur.)
SONUÇ
VE KARAR :( Bu kısımda;
- Para cezası kararı kanuni dayanağından bahisle
açıklanacaktır.
- Para cezasının nisbi veya maktu oranı ve toplamı
belirtilecektir.
- Ödeme Süresi kararın tebliği tarihinden itibaren
Genelgedeki açıklamalara göre 15 gün veya 1 ay olarak belirtilecektir.
- Ödeme Süresi içinde ödemenin nereye yapılacağı
belirtilecektir.
- Para Cezasının kararın tebliğ tarihinden itibaren
Genelgedeki açıklamalara göre 15 gün veya 1 ay içinde ödenmesi halinde ¼
oranında indirim uygulanarak tahsil edileceği belirtilecektir.
- Ödeme Süresi içinde olmak şartıyla; 5326 sayılı
Kanunun 17/3 maddesine göre taksitlendirme talep hakkı olduğu belirtilecektir.
- tebliğ tarihinden itibaren Gümrük Kanununun 242 inci
maddesinde ifade edilen sürelere de yer vermek suretiyle itiraz hakkı
bulunduğu, itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi halinde red kararının
tebliğinden itibaren kararın idari açıdan kesinleşeceği, karara karsı
tebliğinden itibaren başvuru süreleri ve merciide belirtilmek suretiyle idari
yargı yoluna başvurma hakkı bulunduğu ifade edilecektir.
Kararı veren Gümrük İdare Amiri/Yardımcısı
İMZA
Adı Soyadı ve Ünvanı
TEBLİĞ TARİHİ :
KESİNLEŞME TARİHİ :
AÇIKLAMA
- Kararın ilgilisine huzurda tebliğ edilmesi veya
tebliğ edilmiş sayılması halinde kararın verildiği esnada, 7201 sayılı
Tebligat Kanunu hükümlerime göre tebliğ edilmesi
halinde, idarelerde kalan nüshalarda tebligatı müteakip mutlaka tebliğ tarihi
yazılacaktır.
- İdari yaptırım kararının idarede kalan nüshalarında,
mutlaka kesinleşme tarihi yazılacaktır.
[1] PcGK Not: Söz konusu
G.G.T.nin 2 Şubat 2009 tarihine kadar yapılan işlemlerde geçerli olduğu
düşünüldüğünde, iş bu atfın sadece usul yönünden değerlendirmeye alınması için
yapıldığı düşünülmektedir.