Para cezalarının Kabahatler Kanunu kapsamında ceza kararı verme yetkisi, kararlarda bulunması gereken unsurlar, tebliği, itiraz, tahsili, zamanaşımı, kesinleşme zamanları, müteselsil sorumluluk, taksitlendirme vs.hususların usul ve esasları (2011-11) (Mülga)
T.C
BASBAKANLIK
Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel
Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.06.09.00.10.06.01 24.02.2011
Konu :Kabahatler Kanunu / Para Cezaları
Aynı konuda Tahsilat
İşlemleri Gümrük Genel Tebliği Seri
No 1 Yayımlanmıştır.
2013/38
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
GENELGE
(2011/11)
Bilindiği üzere 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren
30/3/2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 6/12/2006 tarih ve 5560
sayılı Kanunla değişik 3
üncü maddesi; "Bu Kanunun;
a) idari yaptırım kararlarına karsı kanun yoluna
ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya
mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında
uygulanır." hükmüne amirdir.
Bu hüküm gereğince, idari para cezaları hakkında 5326
sayılı Kanunun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
12/5/2007 tarih ve 26520 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 442
seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nde de; 5326 sayılı Kanun kapsamına giren
idari para cezaları hakkında yapılacak işlemler ve diğer hususlarda
açıklamalara yer verilmiştir.
Bu çerçevede, 27.10.1999 tarih ve 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun Onbirinci Kısmının "Vergi Kaybına Neden Olan işlemlere Uygulanacak Cezalar"
baslıklı ikinci Bölümünde ve "Usulsüzlüklere ilişkin Cezalar" baslıklı Üçüncü
Bölümünde yer alan para cezalarının verilmesi, idari yaptırım kararlarının
içeriği, uygulanması, tebliği, yasal başvuru süreleri ve başvuru yolları,
kesinleşmesi, tahsili, zamanaşımı ve idari para cezalarının Genel Bütçeye gelir
kaydedilmesi hususlarında, 1/6/2005 tarihinden itibaren, 5326 sayılı Kanunun
genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Diğer taraftan 4458 sayılı Kanunda, 18/6/2009 tarih ve
5911 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler de dikkate alınarak gümrük
idarelerinde uygulama birliği sağlanması bakımından aşağıdaki hususların
açıklanmasına gerek duyulmuştur.
1. İdari
Yaptırım Kavramı ve Para Cezaları
5326 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde kabahat;
"kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık" olarak
tanımlanmış, 16
ncı maddesinde ise idari yaptırımların idari para cezası ve idari
tedbirlerden ibaret olduğu ifade edilmiştir. 16 ncı maddenin ikinci fıkrasında
ise idari tedbirler; mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer
alan diğer tedbirler olarak belirtilmiştir.
Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde karşılığında
idari para cezası öngörülen fiiller, kabahat olarak değerlendirilecek ve para
cezaları hakkında anılan Kanunun 3 üncü maddesine istinaden 5326 sayılı Kanun
hükümleri uygulanacaktır.
2. Ceza
Kararını Verme Yetkisi
5326 sayılı Kanunun 22
nci maddesinde, kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararını vermeye ilgili
Kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin yetkili
olduğu, ilgili Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ise idari yaptırım
kararını vermeye ilgili kamu kurum ve kurulusunun en üst amirinin yetkili
olduğu belirtilmiştir.
4458 sayılı Kanunun "itirazlar" baslıklı 242
nci maddesi "1.Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri,
cezalar ve idari kararlara karsı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde
bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. idareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili
kişiye tebliğ edilir."
232
nci maddesinin ikinci fıkrası; "Bu Kanun uyarınca idari yaptırım
kararları gümrük idarelerinin amirleri veya yardımcıları tarafından verilir."
Hükümlerini amirdir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde ceza
kararlarının gümrük idare amirleri veya yardımcıları tarafından karara
bağlanması gerekmektedir.
3. Ceza
Kararlarında Bulunması Gereken Hususlar
5326 sayılı Kanunun 25
inci maddesinde; idari yaptırım kararına ilişkin düzenlenen tutanakta (Ceza
Kararında) bulunması gereken unsurlar ifade edilmektedir. 5326 sayılı Kanunun
25 inci maddesi ve 12/5/2007 tarih ve 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 442
seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği uyarınca idari yaptırım kararında;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin
kimlik ve adresinin,
b) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin T.C.
kimlik numarası/vergi kimlik numarasının,
c) idari yaptırım kararı verilmesini gerektiren
kabahat fiilinin,
d) Bu fiilin islendiğini ispata yarayacak bütün
delillerin,
e) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliğinin,
f) Kabahati oluşturan fiilin islendiği yer ve zamanın,
g) idari para cezasının ödeme süresinin ve ödeme
yerinin,
h) idari yaptırım kararına karsı kanun yolu, mercii ve
süresinin,
ı) indirimli ödeme hakkının,
i) Taksitlendirme talep etme hakkının,
j) Ödeme yapılmaması halinde uygulanacak
müeyyidelerin,
k) Tebliğ tarihinin,
bulunması gerekmektedir.
İdari yaptırım kararlarına; kararın ilgilisine huzurda
tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması halinde kararın verildiği esnada,
11/2/1959 tarih ve 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesi halinde de idarede
kalan nüshalara tebligatı müteakip tebliğ tarihi yazılacaktır.
İdari yaptırım kararının idarede kalan nüshalarında,
5326 sayılı Kanun hükümlerine göre kararın kesinleşme tarihi de
belirtilecektir.
4. Ceza
Kararlarının Tebliği
442
seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nde tebligatın 5326 sayılı Kanunun 26 ncı
maddesindeki hükümlere göre yapılacağı belirtilmiştir. Buna göre idari yaptırım
kararı, 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilecek ve tebligat
metninde 4458 sayılı Kanunun 242
nci maddesi uyarınca bu karara karsı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve
süresi açık bir şekilde belirtilecektir.
Diğer taraftan ceza kararlarının ekte (Ek-1)
bir örneği yer alan karar taslağına uygun olarak üç nüsha seklinde
düzenlenmesine devam edilecek ve kararın bir nüshası bir yazı ile ilgilisine tebliğ
edilecektir.
İdari yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin
huzurunda verilmesi halinde bu husus kararda açıkça belirtilecektir. Ayrıca, bu
karara karsı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak
bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenilecek imzadan
kaçınılması halinde bu durum kararda açıkça belirtilerek karar tutanağının bir örneği
kişiye verilecektir.
Tüzel kişi hakkında verilen idari yaptırım kararları
her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilecektir.
5. Ceza
Kararlarına Karsı Kanun Yolları
5326 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi ve 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesinin dördüncü fıkrası
gereğince itirazın reddine ilişkin kararlara karsı işlemin yapıldığı yerdeki
idari yargı mercilerine başvurulması mümkündür. Dava açma süresi ise 6/1/1982
tarih ve 2577
sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabi olmaktadır.
6. Zamanaşımı
Hükümleri
5326 sayılı Kanunun Soruşturma Zamanaşımı baslıklı 20
nci maddesinde; zamanaşımı süresinin, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin
islenmesiyle veya neticesinin gerçekleşmesiyle islemeye başlayacağı, kabahati oluşturan
fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı
hükümlerinin uygulanacağı, nispi para cezalarında zamanaşımının 8 yıl, maktu
para cezalarında zaman asımının;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde dört yıl,
c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde üç yıl,
olduğu,
Yerine Getirme Zamanaşımı baslıklı 21 inci maddesinde
de; zamanaşımı süresinin, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren islemeye başlayacağı,
kanun hükmü gereği olarak idari yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması
veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımının islemeyeceği,
Belirtilmiştir.
Buna göre, 5326 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince idari yaptırım kararlarına ilişkin
zamanaşımı süreleri anılan Kanunun 20 nci (Soruşturma Zamanaşımı) ve 21 inci
(Yerine Getirme Zamanaşımı) maddesi hükümlerine tabidir.
Diğer taraftan, vergi kaybına neden olan işlemlere
uygulanacak para cezalarında gümrük vergileri tahakkuk zamanaşımına uğramış
olsa dahi bu vergilere ait para cezalarının 5326 sayılı Kanunun 20 nci
maddesinde belirtilen zamanaşımı süreleri içinde tahsil edilmesi gerekmektedir.
7. Para
Cezalarının Kesinleşme Zamanları
442 seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nin III-C
maddesinde, idari yaptırım kararlarına karsı kanun yoluna başvurulmaması
veya kanun yoluna başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması
neticesinde idari para cezalarının takip edilebilir asamaya gelmesi idari para
cezasının kesinleşmesi olarak yer almıştır.
Buna göre;
a) İdari yaptırım kararına itiraz edilmemesi halinde
kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 4458 sayılı Kanunun 242
nci maddesinde belirtilen 15 günlük idari itiraz süresinin bitiminde,
b) İdari yaptırım kararına karsı 4458 sayılı Kanunun
242 nci maddesi uyarınca idari itirazda bulunulması halinde itirazın reddine ilişkin
kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren bu karara karsı idari yargıya başvurma
için 2577 sayılı Kanunda belirtilen süre içerisinde idari yargıya başvurulmaması
halinde söz konusu sürenin bitiminde,
c) 1- İdari itirazın reddedilmesi üzerine idari yargıya
başvurulması halinde; yargı kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren söz
konusu yargı kararına bir üst mahkeme nezdinde başvuru yapılması için gerekli
olan 30 günlük sürenin bittiği tarihte;
2- İdari yargı kararına karsı bir üst mahkeme nezdinde
başvuru yapılmışsa başvuru üzerine verilen kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması için gerekli olan 15 günlük
sürenin bitiminde,
3- Süresi içinde idari yargı kararının düzeltilmesi
talebinde bulunulması halinde idare lehine verilen kararın tebliğ edildiği
tarihte,
Kesinleşmektedir.
8. Para
Cezalarının Tahsili
5326 sayılı Kanunda idari para cezalarının ödeme
süresine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
4458 sayılı Kanunun 3
ncü maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi; "Gümrük vergileri deyimi,
ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin
tümünü ifade eder."
198
inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi; "69 uncu madde
hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı
veya noksan alındığı belirlenen gümrük vergileri ile işlemleri daha sonra
yapılmak üzere teslim edilen eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, yükümlüye tebliğ
edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde ödenmesi zorunludur…"
232 nci maddesinin birinci fıkrası, "Bu Kısmın
ikinci Bölüm hükümlerine göre gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken
para cezaları bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edilir ve
aynı zamanda ödenir."
Hükümlerini amirdir.
Dolayısıyla gümrük vergileri ile birlikte alınması
gereken para cezalarının ödeme süresi 15 gündür.
Gümrük vergileri ile birlikte alınması gerekmeyen para
cezalarının ise 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun'un 37
nci maddesi gereği ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içinde
ödenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle 4458 sayılı Kanunun 234 ncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi ile ikinci, dördüncü ve besinci
fıkralarında, 235 nci maddesinde, 236 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer
alan para cezalarının ödeme süresi 15 gün; 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasında
ve 237, 238, 239 ve 241 nci maddelerinde yer alan para cezalarının ödeme süresi
ise 1 aydır.
5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde idari para cezalarının
Genel Bütçeye gelir kaydedileceği, Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken
idari para cezalarına ilişkin kesinlesen kararların da, 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek tahsil
dairelerine gönderileceği belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığı'nca yayımlanan 442 seri no.lu
Tahsilat Genel Tebliği uyarınca, idari yaptırım kararı veren idareler; idari
para cezalarını, kanuni ödeme süresi içinde ya da idari yaptırım kararlarının kesinleşmesinden
önce ödemek isteyen kişilerden tahsil edecek ve tahsil ettikleri idari para
cezalarını bu amaçla açılmış hesaplara bütçe geliri kaydedeceklerdir.
Ancak, Maliye Bakanlığı'ndan alınan 17.10.2012 tarihli
106725 sayılı yazıda, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının
Bakanlıklarına verdiği yetkiye istinaden, Bakanlığımız gümrük birimlerince
verilen idari para cezalarının takibinin Bakanlığımızın ilgili gümrük
birimlerince yapılmasının uygun görüldüğü belirtilmektedir.(2012/36
Sayılı Genelge ile değişik)[1]
Bu nedenle gümrük idarelerince verilen idari para
cezalarının takip ve tahsili gümrük idarelerince yapılacaktır.
Diğer taraftan, amme borçlusunun veya amme borçlusunun
malının bulunduğu mahalde gümrük idaresi bulunmaması halinde takip işlemleri,
6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince gümrük idaresi yerine o mahaldeki
Maliye Bakanlığı'na bağlı vergi dairelerince yerine getirilecektir.
9. İndirim
Uygulaması
a) 5326 sayılı Kanunun 17
nci maddesinin altıncı fıkrası; "Kabahat dolayısıyla idari para cezası
veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını
derhal kendisi gerçekleştirir. idari para cezasını kanun yoluna başvurmadan
önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu
karara karsı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez." hükmünü amirdir.
4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesi uyarınca idari
yargı yollarına başvurmadan peşin ödeme yapılması halinde idari para cezasının
dörtte üçünün tahsil edilmesi gerekmektedir.
Burada ifade edilen kanun yolu; 4458 sayılı Kanunun
242 inci maddesi uyarınca idari yargı mercilerine başvurmayı ifade etmektedir.
4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesi uyarınca idari itiraz yolunun kullanılması
indirim uygulamasını engellememektedir. Bu çerçevede indirimin, idari yargı mercileri nezdinde dava açma süresi içinde
yapılacak ödemelere uygulanması gerekmektedir.
Ancak 442 seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nde; Peşin
ödeme indiriminin, amme alacağının kanuni ödeme süresi geçtikten sonra uygulanamayacağı,
ödeme süresi dava açma süresinden daha
az olan para cezaları için indirimin, ödeme süreleri içerisinde yapılan ödemelerle
sınırlı olacağı, buna karsın, kanuni ödeme süresi dava açma süresini asan
para cezalarında ise peşin ödeme indiriminin dava açma süresi içerisinde
yapılan ödemelere uygulanacağı, bu süreden sonra yapılan ödemelerde ise peşin
ödeme indirimi uygulanmayacağı ifade edilmiştir.
Bu itibarla, 4458 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi, ikinci, dördüncü ve besinci
fıkraları, 235 inci maddesi ile 236 ncı maddesinin birinci fıkrası için ödeme
süresinin 15 gün, dolayısıyla bu sürenin dava açma süresinden kısa olması nedeniyle
bu süre içinde (15 gün) ödeme yapılması halinde indirimin uygulanması,
236 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 237, 238, 239 ve
241 inci maddeleri için ödeme süresinin 1 ay olması nedeniyle, 1 ay içinde
ödeme yapılması halinde indirimin uygulanması gerekmektedir.
b) 4458 sayılı Kanuna göre verilen para cezalarının
yükümlü tarafından dörtte üçünün peşin olarak ödenmesi, 5326 sayılı Kanunun 17
inci maddesi gereğince, yükümlünün itiraz hakkını kullanarak kanun yoluna başvurmasına
engel teşkil etmemektedir.
c) 4458 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin üçüncü
fıkrası; "Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit
edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar
yüzde onbeş nisbetinde uygulanır." hükmünü amirdir.
Bu hüküm çerçevesinde alınması gereken para cezasının,
yükümlünün kendi kendini ihbar etmesi halinde %15 oranında tahsil edilmesi ve
yukarıda yer alan süreler içerisinde müracaat edilmesi halinde 5326 sayılı
Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre yapılacak indirimin de, %15
oranında tahsil edilen ceza tutarı üzerinden yapılması gerekmektedir.
d) indirim uygulamalarında yapılacak tahsilat
esnasında düzenlenecek makbuzlarda idari para cezası tutarı, indirim tutarı ve
tahsilat tutarı ayrı ayrı gösterilecektir.
10. Para
Cezalarında Kabahat Dolayısıyla Sorumluluğun Esasları
5326 sayılı Kanunda, islenen kabahat nedeniyle verilen
idari para cezası ile ilgili olarak müteselsil sorumluluk kabul edilmemiştir.
Bu nedenle tespit edilen sorumluların her birine ayrı ayrı ceza uygulanması
gerekmektedir.
Sorumluların tespitinde 5326 sayılı Kanunun 7
ila 15 inci maddelerinde belirtilen esaslar çerçevesinde hareket edilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan 5326 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde;
"Kabahat, icrai veya ihmali davranışla islenebilir" hükmünden, 9 uncu
maddesinde; "Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten
hem de taksirle islenebilir" hükmünden idari yaptırım kararı verilmesinde
"kasıt" unsuru aranmasının zorunlu olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte 5326 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesinde yer alan "Kabahatin islenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi
halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası verilir"
hükmü, iştirak halinde her faile ayrı ayrı ceza verileceğini öngördüğünden, 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nda yer alan idari para cezalarında belirtilen kabahatin islenişine
iştirak edenlere ayrı idari para cezası verilmesi ve bu idari yaptırım
kararlarının ilgilisine tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Söz konusu maddenin gerekçesinde kabahate iştirak
hükümlerine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak 26/9/2004
tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 40
ıncı maddesinde; "Bağlılık Kuralı" adı altında kısmen suça iştirakin şartları
düzenlenmiştir. Suça iştirakin şartları, genel olarak, suçun islenmesine birden
çok failin katılımı, suçun en azından teşebbüs derecesinde gerçekleştirilmiş
olması, suça katılanların davranışlarının suçun gerçekleşmesine nedensel
katkısının bulunması, suça katılanların ortaklık iradesidir. Kanun, failin
fiili bilerek ve isteyerek, yani kasten (Madde 21) islemesini şart koşmuştur.
5326 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde
"Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de
taksirle islenebilir." hükmü, 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise; "Kabahate
iştirak için kasten ve hukuka aykırı islenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir."
hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle, ancak kasıtla yani bilerek ve istenerek islenmiş
olan kabahat fiilleri için iştirak hükümleri uygulanacaktır.
11. Organ ve
Temsilcinin Fiillerinden Sorumluluk
5326 sayılı Kanunun "Organ veya temsilcinin davranışından
dolayı sorumluluk" baslıklı 8 inci maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı
üzere, 5326 sayılı Kanun, 5237 sayılı Kanun sisteminden farklı olarak
kabahatlerde tüzel kişilere de idari yaptırım uygulanabileceğini kabul etmiştir.
Maddede organ veya temsilcinin sorumluluğu düzenlenirken gerçek veya tüzel kişi
ayrımı yapılmadığı gibi tüzel kişiler arasında da şahıs veya sermaye şirketi
ayrımı yapılmamış ve gerçek veya tüzel kişilerin temsilcilerinin/organlarının işlediği
kabahatler için gerçek veya tüzel kişiye de idari yaptırım uygulanabileceği
hükme bağlanmıştır. Gerekçede açık olarak belirtildiği gibi organ veya temsilci
ya da hizmet ilişkinin dayanağını oluşturan işlem hukuka aykırı bulunarak iptal
edilmiş olsa da iptal öncesinde islenen kabahatlerde temsil edilen gerçek veya
tüzel kişiye de idari yaptırım uygulanabilecektir. Bu nedenle, iştirak
hükümlerine ilişkin olarak yukarıda belirtilen açıklamalara uygun olarak ister doğrudan
isterse dolaylı temsil suretiyle takip edilen işlemlerde iştirak bulunduğu
tespit ediliyorsa 5326 sayılı Kanunun 14 üncü madde hükümleri çerçevesinde,
temsil edilen gerçek veya tüzel kişiye de yukarıda belirtilen iştirak hükümleri
doğrultusunda idari yaptırım uygulanacaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda kast unsurunun her olayda
ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Her olayın özelliklerine göre
inceleme yapılması, gümrük müşavirinin kabahat eylemine iştirakinin olup olmadığı
belirlenirken kabahat fiilinden bilgisi olup olmadığı ya da bilmesinin gerekip gerekmediği
hususlarının araştırılması gerekmektedir.
12. Para
Cezalarının Taksitlendirilmesi
5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası;
"Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde, idarî para cezasının, ilk
taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde
ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında ve tam olarak ödenmemesi
halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı tahsil edilir." hükmünü
amir bulunmaktadır.
Bu hükümlere göre taksitlendirmeye ilişkin 442 seri
no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nin 5 inci maddesinde açıklamalar dikkate
alınarak, gümrük idarelerimizce tebliğ edilen para cezalarının taksitlendirme işlemleri
aşağıda belirtilen şekilde yapılacaktır.
a) Başvuru
sekli ve süresi: 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına
göre yapılacak taksitlendirme başvurusu, para cezası kararının tebliğini
müteakip kanuni ödeme süresi içerisinde ve yazılı olarak para cezası kararı
veren gümrük idaresine yapılacaktır. Başvuru dilekçesi ile birden fazla para
cezası kararı için taksitlendirme talebinde bulunulması mümkün olup, bu gibi
durumlarda dilekçede taksitlendirme talebine konu para cezası kararlarının
tarih ve sayıları, tutarları ve tebliğ tarihleri ayrı ayrı belirtilecek;
gerekli görülmesi halinde para cezası kararlarının ayrıntılarını da gösteren
bir listenin dilekçeye eklenmesi sağlanacaktır.
b) Taksitlendirme
Yetkisi: 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine
istinaden yapılan taksitlendirme başvurularının, tutarına bakılmaksızın tüm işlemleri,
idari para cezası kararını veren gümrük idaresince değerlendirilip karara bağlanarak
sonuçlandırılacaktır.
c) İnceleme ve
karar: Taksitlendirme başvurusunu alan ilgili gümrük idaresince; başvurunun
süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenecek, gerekirse süresinde
eksikliklerin tamamlattırılması sağlanacak, taksitlendirilmesi mümkün olmayan
bir durumun bu incelemede ortaya çıkması halinde talebin usulüne uygun yapılmadığı
veya talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçeli bir karar ile
reddedilerek ilgiliye tebliğ edilecektir. Usulüne uygun olarak yapılan
taksitlendirme taleplerinin değerlendirmeye alınabilmesi için kanuni ödeme
süresi içinde birinci taksidin ödenmiş olması gerekmektedir. Taksitlendirme talebi
kabul edildiğinde bir karar düzenlenerek talep edene tebliğ edilecektir.
Kararda peşin alınan birinci taksit ile gümrük idaresince belirlenen üç
taksitin tutarları ve vadeleri açıkça belirtilecektir.
d) Diğer
hususlar: Taksitlendirmeye ilişkin kararın idarede kalan nüshası, idari
para cezası ile ilgili diğer belgelerle birlikte muhafaza edilecektir. Peşin
ödeme indiriminin kısmi ödemelere uygulanması mümkün bulunmadığından,
taksitlendirme işlemine tabi olan para cezalarında peşin ödeme indirimi
uygulanmayacaktır.
e) Yukarıdaki hükümler saklı kalmak kaydıyla talep
halinde, idari para cezalarının 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre tecili ve taksitlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.
13. Para
cezaları ile ilgili uygulama yukarıda
belirtilen ve 442
seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan açıklamalar çerçevesinde
yürütülecek olup, bu açıklamaların tereddütleri gidermemesi halinde durum 12
nci madde için Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü'nden diğer hususlar için
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden sorulacaktır.
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 31/8/2010 tarih ve 2010/43
sayılı Genelgesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilgi ve gereğini rica ederim.
Ziya ALTUNYALDIZ
Müsteşar
EKLER:
1- Ceza Kararı Örneği
DAGITIM:
Merkez ve Taşra Teşkilatı
EK-1
T.C.
BASBAKANLIK
Gümrük Müsteşarlığı
.................Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü
Sayı :
Konu :Para Cezası Kararı
…………..PARA
CEZASI KARARI
(Gümrük
Vergisi, KDV, ÖTV, Usulsüzlük vb.)
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
GÜMRÜGÜN ADI :
YÜKÜMLÜNÜN ADI SOYADI/ÜNVANI/ADRESİ :
T.C. KİMLİK NO/ VERGİ NUMARASI :
BELGE/BEYANNAME TARİH VE SAYISI :
KABAHAT FİİLİ VE CEZANIN YASAL DAYANAGI: (Bu kısımda; kanundaki para cezasına ilişkin hüküm
belirtilecektir.)
OLAYLAR : (Bu kısımda; Kanunda belirtilen kabahat fiilinin oluştuğuna
ve bu fiilin islendiğini ispata yarayacak bütün delillere, fiilin islendiği yer
ve zamana yer verilmesi zorunludur.)
SONUÇ VE KARAR : ( Bu kısımda;
- Para cezası kararı kanuni dayanağından bahisle
açıklanacaktır.
- Para cezasının nisbi veya maktu oranı ve toplamı
belirtilecektir.
- Ödeme süresi kararın tebliği tarihinden itibaren
Genelgedeki açıklamalara göre 15 gün veya 1 ay olarak belirtilecektir.
- Ödeme süresi içinde ödemenin nereye yapılacağı
belirtilecektir.
- Para cezasının kararın tebliğ tarihinden itibaren
Genelgedeki açıklamalara göre 15 gün veya 1 ay içinde ödenmesi halinde ¼
oranında indirim uygulanarak tahsil edileceği belirtilecektir.
- Ödeme süresi içinde olmak şartıyla; 5326 sayılı
Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre taksitlendirme talep hakkı olduğu
belirtilecektir.
- Tebliğ tarihinden itibaren 4458 sayılı Kanunun 242
inci maddesinde ifade edilen sürelere de yer vermek suretiyle itiraz hakkı bulunduğu,
itiraz edilmemesi veya itirazın reddedilmesi halinde red kararının tebliğinden
itibaren kararın idari açıdan kesinleşeceği, karara karsı tebliğinden itibaren başvuru
süreleri ve merciide belirtilmek suretiyle idari yargı yoluna başvurma hakkı bulunduğu
ifade edilecektir.
Kararı veren Gümrük İdare Amiri/Yardımcısı
İMZA
Adı Soyadı
ve Unvanı
TEBLİG TARİHİ :
KESİNLESME TARİHİ :
AÇIKLAMA
- Kararın ilgilisine huzurda tebliğ edilmesi veya tebliğ
edilmiş sayılması halinde kararın verildiği esnada, 7201 sayılı Tebligat Kanunu
hükümlerime göre tebliğ edilmesi halinde, idarelerde kalan nüshalarda tebligatı
müteakip mutlaka tebliğ tarihi yazılacaktır.
- idari yaptırım kararının idarelerde kalan
nüshalarında, mutlaka kesinleşme tarihi yazılacaktır.
[1] Mülga paragraf; Ancak,
Maliye Bakanlığı'ndan alınan 2/4/2008 tarih ve 32741 sayılı yazıda, Devlete ait
olan bazı kamu alacaklarının takibinin Müsteşarlığımız birimlerince 6183 sayılı
Kanun uygulanmak suretiyle yapılması karsısında, birimlerimizce verilen idari
para cezalarının takibinin, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü
fıkrasının Bakanlıklarına verdiği yetkiye istinaden, Müsteşarlığımız birimlerince
yapılmasının uygun görüldüğü belirtilmiştir.