TIR Karnesi gümrük işlemlerinde damga vergisi tahsil edilmemesi gerektiği (2011-1)
T.C.
BAŞBAKANLIK
Gümrük
Müsteşarlığı Gümrükler Kontrol Genel Müdürlüğü
Sayı :B.02.1.GÜM.0.08.08.00-663.01-2007.02-53-179/10
Konu :TIR
karnelerinden damga vergisi alınmaması
GENELGE
(2011/1)
11/7/1964 tarihli ve
488
sayılı Damga Vergisi Kanunu kapsamında TIR karnelerinden damga vergisi
tahsil edilmemektedir. Ancak, Müsteşarlığımıza intikal eden bilgilerden, Damga
Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "IV-Makbuzlar ve diğer
kağıtlar" bölümünün 2/c fıkrası kapsamında TIR karnelerinden damga vergisi
tahsil edilip edilmeyeceği yönünde tereddütler hasıl olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere,
Damga Vergisi Kanunu'nun 4 üncü maddesi; "Bir kağıdın tabi olacağı
verginin tayini için o kağıdın mahiyetine
bakılır ve buna göre tabloda yazılı vergisi bulunur....Mahiyeti tayin
edilmek istenen kağıt üzerinde başka bir kağıda atıf yapılmışsa, atıf yapılan
kağıdın hükümlerine nazaran iktisap ettiği mahiyete göre vergi alınır."
hükmünü amirdir.
Mahiyetlerine
bakıldığında ise;
TIR Sözleşmesi
hükümlerine göre, TIR karnesi;
himayesinde taşınan eşya bir veya birden fazla ülkenin kara sınırlarını
geçerken, her ulusal sınırda muayenesi ve oluşması muhtemel gümrük vergi ve
resimlerinin teminata bağlanması gerekliliğini ortadan kaldırmak üzere
kullanılan, Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu TIR İdari Komitesi
kararları doğrultusunda, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU)
tarafından bastırılarak ulusal kefil kuruluşlarca her türlü vergiden muaf
olarak ithal edilen, TIR karnesi kapsamında uluslararası taşımacılık yapma izni
(tezkiye) verilmiş nakliyeci firmalar tarafından kullanılabilen ve karne
hamilinin yanı sıra, her ülkenin kefil kuruluşu (ülkemizde TOBB) ve
uluslararası kefil kuruluş olan IRU tarafından, TIR karnesi muhteviyatı eşyaya
isabet eden gümrük vergi ve resimlerinin ödenmesinin garanti altına alındığı
uluslararası bir belge olup, eşyanın
kıymeti ve vergi tahakkuku ile
ilgili bir bilgi ihtiva etmediğinden,
Transit
beyannamesi ise;
TIR karnesinin aksine, ulusal mevzuatımız ile şekli ve içeriği belirlenmiş,
yalnız Türkiye Gümrük Bölgesi içindeki gümrük idareleri arasında yapılan
taşımalarda tüm nakliyeciler tarafından kullanılabilen ve teminat özelliği
olmayan, dolayısıyla muhteviyatı eşyanın vergi ve resimlerinin garanti altına
alınabilmesi için ayrıca teminata bağlanmasını gerektiren bir belge olup,
taşınan eşyanın kıymeti ile tahakkuk
eden vergilerin gümrük idaresine beyanını ihtiva ettiğinden,
TIR karnesinin,
mahiyeti itibariyle transit beyannamesi ile aynı kapsamda değerlendirilmesi
mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenle, yanlış
anlaşılmaya sebebiyet verilmemesi bakımından; 2/12/2010 tarihli ve 27773 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile;
Gümrük
Yönetmeliğinin 131
inci maddesi; "1) Elçilik Mektubu, Kurye
Mektubu, TIR Karnesi, ATA Karnesi, Kumanya Listesi, Özel Fatura,
Déclaration en Douane, CPD Karnesi ve Sözlü Beyan Formu gibi belgeler gümrük
beyannamesi yerine kullanılır, ancak bu belgeler gümrük idarelerine verilen
beyannameler mahiyetinde değildir. (2) Elçilik mektupları ile kurye
mektuplarının şekli ve ihtiva edeceği bilgiler ek-18 ve ek-19'da gösterilmiştir."
,
213 üncü maddesi
ise; "(1)... Kanunun 84 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan belgeler
gümrük beyannamesi yerine kullanılır, ancak bu belgeler gümrük idarelerine
verilen beyannameler mahiyetinde değildir."
şeklinde
değiştirilmiştir.
Diğer taraftan, 1975
tarihli TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük
Sözleşmesi (TIR Sözleşmesi)'
nin;
1/f maddesi; "'İthal
ve ihraç vergi ve resimleri' deyiminden; eşyaların ithal veya ihracı sırasında
veya bu ithalat ve ihracat dolayısı ile alınan fakat, yapılan bir hizmetin
yaklaşık değeri ile sınırlı ücret ve masrafları kapsamayan, gümrük vergi ve
resimleri ile diğer ücret ve masraflar,",
1/f maddesine
ilişkin açıklama notu; "1 nci maddenin (f) alt paragrafında kabul
edilen ücret ve bedeller, ithal ve ihraç vergi ve resimleri hariç olmak üzere;
akit taraflarca ithal ve ihraçla ilgili olarak yüklenen bütün tutarları kapsar.
Bu tutarlar yapılan hizmetlerin yaklaşık bedeli ile sınırlı olacak ve yerli
ürünleri dolaysız bir koruma veya mali amaçlarla ithal ve ihracattan alınan
vergi niteliğinde olmayacaktır. Bu tür ücret ve masraflar, diğerleri ile
birlikte aşağıdaki konularla ilgili ödemeleri de içerir:
-Transit için
talep edildiği takdirde menşe şahadetnamesi,
-Kontrol amacı
ile gümrük laboratuarları tarafından yapılan analizler,
-Normal çalışma
saatleri ve gümrük binaları dışında yapılan gümrük muayeneleri ve gümrükleme
işlemleri,
-Hayvan ve bitki
sağlığı, hıfzıssıhha kontrolü için yapılan kontroller.",
4 üncü maddesi;
"TIR rejimi altında taşınan eşyadan yol boyu gümrük idarelerince ithal
veya ihraç vergi ve resimleri tahsil edilmez veya teminat alınmaz.",
hükmünü
amirdir.
Sözleşmenin 1/f
maddesi metni ve açıklama notundan; TIR Sözleşmesince kabul edilebilen ücret ve
bedellerin sadece yapılan hizmetlerin yaklaşık bedeli ile sınırlı olan ücret ve
bedeller olduğu,
TIR Sözleşmesinin 4
üncü maddesinde geçen, "ithal veya ihraç vergi ve resimleri" ibaresi,
1/f maddesinde yer alan tanım kapsamında değerlendirildiğinde; yol boyu gümrük
idarelerince TIR rejimi altında taşınan eşyadan; TIR rejimi sonlandırılıncaya
kadar, ithal veya ihracı sırasında veya bu ithalat ve ihracat dolayısıyla
gümrük vergi ve resimleri ile diğer ücret ve masrafların alınmayacağı,
anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Damga
Vergisi Kanununun ve 1975 tarihli TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya
Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesinin yukarıda belirtilen hükümleri ile bu
hükümler doğrultusunda 2/12/2010 tarihli ve 27773 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; gümrük
idarelerinde işlem gören TIR karnelerinden damga vergisi tahsil edilmemesi
gerekmektedir.
Bilgi ve gereğini
rica ederim.
Ziya ALTUNYALDIZ
Müsteşar
DAĞITIM:
Merkez
ve Taşra Teşkilatı