Dava ve İcra Takiplerine Uyulacak Usul ve Esaslar; Ceza Davaları, Hukuk Davaları, İdari Davalar, İlamsız İcra Takipleri, İlamlı İcra Takipleri, İlama Bağlı Borçlar ve Mahkeme Giderleri, Haciz İhbarnameleri ve Diğer Müzekkere ve yazılar ile iflas kararları (2012-01) (Mülga)
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Hukuk Müşavirliği
Sayı :B.21.0.HUK-10.06.01-2
Konu :Dava ve İcra Takipleri ile Bunlara Bağlı 06.08.2012
İş ve
İşlemlerde Uyulacak Usul ve Esaslar
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
1. TANIMLAR
2. GENEL HÜKÜMLER
3. CEZA DAVALARI
4. HUKUK DAVALARI
5. İDARİ DAVALAR
6. İLAMSIZ İCRA TAKİPLERİ
7. İLAMLI İCRA TAKİPLERİ
8. İLAMA BAĞLI BORÇLAR VE MAHKEME GİDERLERİ
9. HACİZ İHBARNAMELERİ
10. DİĞER MÜZEKKERE VE YAZILAR İLE İFLAS KARARLARI
GENELGE
(2012/1)
Dava ve İcra Takiplerine Uyulacak Usul ve Esaslar
Hakkındaki 2009/2
sayılı Genelgenin yürürlüğe girmesinden sonra, 3/6/2011 tarihli ve 640 sayılı
Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
8/6/2011 tarih ve 27958 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede, 26/9/2011 tarihli ve
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli Kamu
İdarelerinde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname
2/11/2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu itibarla, yeni mevzuata uyum ve uygulama birliğinin
sağlanması amacıyla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının taraf olduğu dava ve icra
dosyalarının takibi ile bunlara bağlı iş ve işlemlerde uyulması gereken usul ve
esaslar yeniden düzenlenmiştir.
1. TANIMLAR
Bu Genelgede geçen;
a) BAHUM: Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve
Muhakemat Genel Müdürlüğünü,
b) Bakan: Gümrük ve Ticaret Bakanını,
c) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını,
ç) Bölge müdürlüğü: Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğünü,
d) Bölge müdürü: Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürünü,
e) Hukuk birimi: Merkezde Hukuk Müşavirliğini, taşrada
bölge müdürlüklerinde hukuk işleri şubesini, bölge müdürlüğüne bağlı
müdürlüklerde ve il müdürlüklerinde hukuk işleri servislerini, hukuk işleri
servisleri kurulmayan bölge müdürlüğüne bağlı müdürlükler ve il müdürlüklerinde
dava takibi ile görevlendirilen servisleri,
f) Hukuk işleri servisi: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
taşra teşkilatı hukuk işleri servislerini,
g) Hukuk işleri şubesi: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
taşra teşkilatı hukuk işleri şubelerini,
ğ) I. Hukuk Müşaviri: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı I.
Hukuk Müşavirini,
h) Hukuk müşavirleri: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
hukuk müşavirlerini,
ı) Hukuk Müşavirliği: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Hukuk Müşavirliğini,
i) İdare: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı merkez ve taşra
birimlerini,
j) İl müdürlükleri: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı il
müdürlüklerini,
k) İl müdürü: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı il
müdürlerini,
l) Müsteşar: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarını,
m) Merkez birimi: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı merkez
teşkilatı hizmet birimlerini,
n) Müdür: Gümrük müdürü, gümrük muhafaza kaçakçılık ve
istihbarat müdürü ve tasfiye işletme müdürünü,
o) Taşra birimi: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrük ve
Ticaret bölge müdürlükleri, gümrük müdürlükleri, gümrük muhafaza kaçakçılık ve
istihbarat müdürlükleri, tasfiye işletme müdürlükleri ve il müdürlüklerini,
ö) Üst yönetici: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
Müsteşarını,
ifade eder.
2. GENEL HÜKÜMLER
2.1.
Uyuşmazlıkların Sulh Yoluyla Halli
2.1.1. Adli
Uyuşmazlıklar
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu
maddesine göre, Bakanlığımızca adli yargıda dava açılmasından veya icra
takibine başlanmasından önce karşı tarafın sulhe davet edilmesi esastır. Sulhe
davette karşı tarafa ifa, itiraz veya sulh teklifinde bulunmak üzere otuz gün
süre verilir.
Ancak gecikmesinde sakınca bulunan veya işin mahiyeti
gereği süre verilmesinde fayda görülmeyen hallerde doğrudan dava ve icra yoluna
başvurulabilir.
Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş
uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir. Sulh
başvurularının, sulh teklifinde bulunulmasından itibaren altmış gün içinde
sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde
sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır.
Maddi ve hukuki nedenlerle kamu menfaati görülmesi
halinde, "2.5. Adli Uyuşmazlıklarda Yetki Devri" bölümünde belirtilen yetkiler
çerçevesinde asıl alacak ve fer'ilerinden kısmen ya da tamamen vazgeçilebilir.
Sulh anlaşmalarına ilişkin tutanak ilam hükmündedir ve
ilamların icrasına dair genel hükümlere göre infaz olunur. Ancak vadeye
bağlanmamış alacaklarda tutanağın imzalandığı tarihten itibaren iki aylık
sürenin dolmasından, vadeye bağlanmış alacaklarda ise vadenin dolmasından önce
tutanak icraya konulamaz. Sulh anlaşması hükümleri yerine getirilmediği
takdirde alacak muaccel olur ve sulhe konu edilen hak veya alacaklar, alacağın
muaccel olduğu tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 51
inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanan faizi ile
birlikte takip ve tahsil edilir.
Sulh halinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında
taraflarca dava açılamaz.
Tarafların sulhe davet yazısının diğer tarafa tebliği
ile uyuşmazlık konusu hak ve alacağın tabi olduğu kanuni süreler durur. Sulhun
sağlanamaması halinde bu husus tutanağa bağlanır, tutanak tarihinden itibaren uyuşmazlığın
niteliğine göre kanuni süreler yeniden işlemeye başlar.
2.1.2. İdari
Uyuşmazlıklar
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci
maddesine göre, idari işlemler dolayısıyla haklarının ihlal edildiğini iddia
edenler Bakanlığımıza başvurarak, uğramış oldukları zararın sulh yoluyla
giderilmesini dava açma süresi içinde isteyebilirler. İdari eylemler nedeniyle
hakları ihlal edilenlerce, idari dava açmadan önce 6/1/1982 tarihli ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13
üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan başvurular da sulh
başvurusu olarak kabul edilir.
Sulh istemine ilişkin başvuru, işlemeye başlamış olan
dava açma süresini durdurur. Başvuru sonuçlanmadan dava açılamaz.
Sulh başvurularının altmış gün içinde
sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde
sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır.
Sulh başvurusu, belli bir konuyu ve somut bir talebi
içermiyorsa idari işlem veya idari eylemi tesis eden makam tarafından
reddedilir. Reddedilmeyen başvurular, hukuki uyuşmazlık değerlendirme
komisyonuna gönderilir. Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonuna gönderilen
başvurular 4/7/2012 tarih ve 28343 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe
giren Hukuki Uyuşmazlık Değerlendirme Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde incelenir.
Hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun inceleme
sonunda hazırlayacağı rapor "2.6. İdari Uyuşmazlıklarda Yetki Devri" bölümünde
belirtilen yetkili mercilere sunulur. Bu mercilerin sulh başvurusunu kabul
etmesi halinde başvuru sahibine, hazırlanan sulh tutanağının imzalanması için
en az onbeş günlük süre verilir. Davet yazısında, belirtilen tarihte gelmesi
veya yetkili temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulh tutanağını
kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini
talep etme hakkının bulunduğu belirtilir.
Tazminat miktarı ve ödeme şekli üzerinde idare ve
istemde bulunanın sulh olmaları halinde buna ilişkin bir tutanak düzenlenir ve
taraflarca imzalanır. Bu tutanak ilam hükmündedir. Sulh olunan miktar idare
bütçesinden ödenir. Vadeye bağlanmamış alacaklarda tutanağın imzalandığı
tarihten itibaren iki aylık sürenin dolmasından, vadeye bağlanmış alacaklarda
ise vadenin dolmasından önce tutanak icraya konulamaz.
Sulh tutanağının kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş
sayılması hallerinde uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye
verilir.
Sulh olunan konu ya da miktara ilişkin olarak dava
yoluna başvurulamaz.
2.2.
Davaların Açılması
Üst yönetici veya iş ve işlemle ilgili merkez veya
taşra birim amiri tarafından talepte bulunulması halinde Bakanlık adına dava
açılır veya icra takibinde bulunulur.
Dava açılması talebi ile birlikte davaya dair bilgi ve
belgeler, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dikkat alınarak hukuk birimine
gönderilir. Süresinde gönderilmeyen veya eksik ya da yanlış gönderilen bilgi ve
belgeden kaynaklanan sorumluluk bunu gönderen merkez veya taşra birimine
aittir.
Dava açma talebi üzerine hukuk birimince, maddi ve
hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati bulunmadığı yönünde görüş
belirtilmesi halinde, "2.5. Adli Uyuşmazlıklarda Yetki Devri" ve "2.6. İdari
Uyuşmazlıklarda Yetki Devri" bölümlerinde belirtilen yetkiler çerçevesinde dava
açılmasından vazgeçilebilir.
Bakanlığa karşı açılan davaların takibine, dava
takipleriyle görevli ve yetkili merkez veya taşra birimlerince doğrudan
başlanır.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
2.3. Adli
Davalar ile İcra Dosyalarının Takibi
Tasarruflu Yazılar 1 2 3
2.3.1.
Hazine Avukatının Bulunduğu Yerler
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde, adli davalar ile icra
dosyalarının Hazine avukatları tarafından takip edilmesi için hukuk birimince
talepte bulunulur. Dava ve icra dosyalarına ilişkin gerekli bilgi ve belgeler
ilgili merkez veya taşra birimi tarafından hak düşürücü sürelere riayet edilerek
ivedilikle Hazine avukatına gönderilir.
2.3.2. Hazine Avukatının Bulunmadığı Yerler (2013/2
Sayılı Genelge ile değişik)[1]
659 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde, hazine avukatının
bulunmadığı veya hazine avukatı bulunmakla birlikte BAHUM tarafından dava
dosyasının fazla olması nedeniyle davaların takibinin hazine avukatı tarafından sağlıklı bir şekilde
yapılamayacağının bildirilmesi halinde, adli davalar ile icra takipleri Hukuk
Müşavirliğince verilecek yetki çerçevesinde hukuk birimince yürütülür.
2.4. İdari Davaların Takibi
2.4.1.
Merkez Birimleri
Bakanlık merkez birimlerince tesis edilen iş ve
işlemler nedeniyle açılan idari davaların takibi Hukuk Müşavirliğince
yürütülür. Dava konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan birimler, dava
konusu işlemle ilgili hukuki dayanakları ve görüşlerini, ilgili bilgi ve
belgelerin onaylı suretleri ile birlikte dizi pusulasına bağlayarak Hukuk
Müşavirliğine gönderirler.
640 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ihdas edilen
hukuk müşaviri ve avukat kadrolarına atama yapılıncaya kadar Bakanlık merkez
birimlerince tesis edilen iş ve işlemler nedeniyle açılan idari davalar, dava
konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan merkez birimlerince takip edilir.
2.4.2. Taşra
Birimleri
Bakanlık taşra birimlerince tesis edilen iş ve
işlemler nedeniyle açılan idari davaların takibi; hukuk birimince yürütülür.
2.5. Adli ve İdari Uyuşmazlıkların Sulh Yoluyla Halli,
Uzlaşma ve Vazgeçme Yetkileri (2013/2
Sayılı Genelge ile değişik)[2]
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesi
uyarınca; idarelerin adli yargıda dava açmadan veya icra takibine başlamadan
önce karşı tarafı sulhe davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava
açılacağını veya icra takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı
tarafı sulhe davet edebilirler. Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş
uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir.
Söz konusu Kararnamenin 12 nci maddesine göre; idari
işlemler dolayısıyla haklarının ihlal edildiğini iddia edenler idareye
başvurarak, uğramış oldukları zararın sulh yoluyla giderilmesini dava açma
süresi içinde isteyebilirler. İdari eylemler nedeniyle hakları ihlal
edilenlerce, idari dava açmadan önce 2577 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin
birinci fıkrası uyarınca yapılan başvurular da sulh başvurusu olarak kabul
edilir.
659 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesi hükümleri uyarınca; Bakanlık ile
gerçek veya tüzel kişiler arasında çıkan adli ve idari uyuşmazlıklarda;
- Dava açılmasından veya icra takibine
başlanılmasından vazgeçilmesi,
- Yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların
takiplerinden vazgeçilmesi,
- Verilen kararlara karşı temyiz ve itiraz kanun
yollarına gidilmesinden vazgeçilmesi,
-Adli veya idari uyuşmazlığın sulh yoluyla halli,
- Davaları kabul veya davadan feragat etme,
- Ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya
uzlaşma işlemlerinde;
Vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve
menfaatin değeri dikkate alınmak suretiyle;
a) Tutara ilişkin olmayanlar ile 250.000 TL'ye kadar
(250.000 TL dâhil) olan uyuşmazlıklarda; merkez teşkilatı tarafından takip
edilen uyuşmazlıklarda ilgili merkez birim amiri, Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlükleri ile Bölge Müdürlüklerine bağlı Müdürlükler tarafından takip edilen
uyuşmazlıklarda Bölge Müdürü,
b) 250.000 TL'den 500.000 TL'ye kadar (500.000 TL
dâhil) olan uyuşmazlıklarda; merkez teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüklerine bağlı Müdürlükler tarafından takip edilenler
uyuşmazlıklarda, merkez birim amirinin, Bölge Müdürünün veya Bölge Müdürlüğüne
bağlı Müdürün teklifi üzerine I. Hukuk Müşaviri,
c) 500.000 TL'den 1.000.000 TL'ye kadar (1.000.000 TL
dâhil) olan uyuşmazlıklarda; merkez teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüklerine bağlı Müdürlükler tarafından takip edilenler
uyuşmazlıklarda merkez birim amirinin, Bölge Müdürünün veya Bölge Müdürlüğüne
bağlı Müdürün teklifi üzerine Hukuk Müşavirliğinin uygun görüşü alınarak
Müsteşar,
ç) İllerde valilik onayına bağlanan iş ve işlemlerden
kaynaklanan ve Bakanlığın hasım konumunda bulunduğu uyuşmazlıklarda, tutara
ilişkin olmayanlar ile tutara bağlı uyuşmazlıklarda tutara bakılmaksızın il
müdürünün teklifi üzerine Vali,
Yetkilidir.
Bu bölümde belirtilen tutarlar I. Hukuk Müşavirinin
teklifi ve Müsteşarın onayı ile arttırılabilir.
2.6.
Açılmasında ve Takibinde Hak ve Menfaat Bulunmayan, Yanlışlıkla Açılan veya
Konusu Kalmayan Dava ve İcra Takipleri (2013/2
Sayılı Genelge ile değişik)[3]
Açılmasında ve takibinde Hazine veya Bakanlığa ait
herhangi bir hak ve menfaat bulunmayan, yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan
dava ve icra takiplerinde;
- Dava açılmasından veya icra takibine
başlanılmasından vazgeçilmesi,
- Yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların
takiplerinden vazgeçilmesi,
- Verilen kararlara karşı temyiz ve itiraz kanun
yollarına gidilmesinden vazgeçilmesi,
-Adli veya idari uyuşmazlığın sulh yoluyla halli,
- Davaları kabul veya davadan feragat etme,
- Ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya
uzlaşma işlemlerinde;
a) Merkez birimleri tarafından takip edilen her türlü
davada, merkez birim amirinin teklifi üzerine
I. Hukuk Müşaviri,
b) Bölge müdürlükleri tarafından takip edilen her
türlü davada, hukuk biriminin teklifi üzerine bölge müdürü,
c) Bölge müdürlüklerine bağlı müdürlükler tarafından
takip edilen her türlü davada, hukuk biriminin teklifi üzerine bölge müdürü,
ç) İl müdürlükleri tarafından takip edilen her türlü
davada, il müdürünün teklifi üzerine Vali,
Yetkilidir.
2.7. Karar Düzeltme Kanun Yolundan Vazgeçme Yetkileri
Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara
karşı hukuki yarar görülmediği takdirde,
a) Merkez birimleri tarafından takip edilen her türlü
davada, merkez birim amirinin teklifi ve I. Hukuk Müşavirinin onayı ile,
b) Bölge müdürlükleri tarafından takip edilen her
türlü davada, hukuk biriminin teklifi ve bölge müdürünün onayı ile,
c) Bölge müdürlüklerine bağlı müdürlükler tarafından
takip edilen her türlü davada, hukuk biriminin teklifi ve bölge müdürünün onayı
ile,
ç) İl müdürlükleri tarafından takip edilen her türlü
davada, il müdürünün teklifi ve Valinin onayı ile,
karar düzeltme yoluna başvurudan vazgeçilebilir.
2.8. Hukuk
Bilgi Sistemi (HBS)
Merkez ve taşra birimleri tarafından takip edilen tüm
davalara ilişkin bilgiler, Hukuk Bilgi Sistemine kaydedilir.
Hukuk Bilgi Sisteminin sürekliliğini sağlamak üzere,
yetkili personelce kayıtların doğru ve zamanında yapılmasına özen gösterilir.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
3. CEZA
DAVALARI
3.1. Suç
Duyurusunda Bulunulması
İdarece kaçakçılık fiillerinin tespiti halinde;
kaçakçılık fiiline ilişkin bilgi ve belgeler Cumhuriyet Başsavcılığına
gönderilerek suç duyurusunda bulunulur ve suç duyurusunda kaçak eşyanın cinsi,
nev'i ve miktarı bildirilir. 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla
Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin 8, 9, 10, 11, 13 ve 16 ncı fıkralarında
yer alan kaçakçılık fiillerine ilişkin olaylarda ayrıca eşyanın gümrüklenmiş
değeri, 15 inci fıkrasında yer alan kaçakçılık fiiline ilişkin olaylarda ise
eşyanın gümrük vergileri de bildirilir.
İdarece kaçakçılık fiilleri dışında suç teşkil eden
bir fiil tespit edildiğinde de, fiile ilişkin bilgi ve belgeler Cumhuriyet
Başsavcılığına gönderilerek suç duyurusunda bulunulur.
3.2.
Soruşturma Evresi
İdarece yapılacak ihbar veya şikayet üzerine Cumhuriyet
Başsavcılığınca soruşturma yapılmakta ve soruşturma sonucuna göre kamu
davasının açılmasına veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmektedir.
3.2.1.
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verilmesi
Genelgeler 1
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanunu'nun 172
nci maddesine göre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararın idareye tebliğ edilmesi halinde, anılan Kanunun 173
üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı
çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi
başkanlığına itiraz edilir. (EK 1)
İtirazın reddedilmesi halinde; dosya işlemden
kaldırılır. Olay hakkında yeni delillerin elde edilmesi halinde, Cumhuriyet
Başsavcılığına yeniden suç duyurusunda bulunulur. Ancak; 5271 sayılı Kanunun
173/6 ncı maddesine göre itirazın reddedilmesi halinde, Cumhuriyet Savcısının
yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, önceden verilen dilekçe
hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesi başkanının bu hususta karar
vermesine bağlıdır.
İtirazın kabul edilmesi halinde, kamu davasının
açılmasına karar verilmektedir.
Cumhuriyet Başsavcılığının, cezayı kaldıran şahsî
sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların
ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, kamu davasının açılmaması
hususunda takdir yetkisini kullanarak 5271 sayılı Kanunun 171 inci maddesine
göre verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara ise 173 üncü maddenin
beşinci fıkrasının amir hükmü nedeniyle itiraz edilememektedir.
3.2.2. Kamu
Davasının Açılması
5607 sayılı Kanunun 18
inci maddesine göre; bu Kanunda tanımlanan suçlar nedeniyle açılan
davalarda mahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine gönderir ve
başvurusu üzerine gümrük idaresi katılan olarak kabul edilir. Bu nedenle,
iddianamenin tebliği üzerine ilgili gümrük idaresince, davaya katılma dilekçesi
verilir. (EK 2)
Kaçakçılık filleri dışında idareyi ilgilendiren diğer
ceza davalarında da, iddianame ve duruşma davetiyesi idareye tebliğ edildiğinde
veya açılmış olan davadan haberdar olunduğunda, davaya katılma dilekçesi
verilir ve mahkemece idarenin katılan olarak kabul edilmesine karar verilmesi
istenilir. (EK 3)
28/3/2013 tarihli ve 6455
sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
yapılmasına Dair Kanun ile 3/1/2002 tarihli ve 4733
sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanunda ve 4/12/2003 tarihli ve 5015
sayılı Petrol Piyasası Kanununda yer alan kaçakçılık suçları 5607
sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa alındığından söz konusu Kanunun yürürlük
tarihi olan 11/4/2013 tarihinden
itibaren 4733 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun hükümleri uyarınca açılan veya
daha önce açılmış olmakla birlikte müdahil idarenin belirlenmediği ceza
davalarına da katılma dilekçesi verilir ve davanın takibi sağlanır.(2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
3.3.
Kovuşturma Evresi
3.3.1.
Görevsizlik-Yetkisizlik Kararlarına İtiraz
5271 sayılı Kanunun 5
ve 18 inci maddelerinde görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının itiraza
tabi olduğu düzenlenmiştir. Bir üst mahkemenin görev alanına girdiği
gerekçesiyle verilen görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına itiraz edilmesine
gerek bulunmamaktadır. Bunun dışındaki görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına
karşı "3.3.4.1. İtiraz" başlıklı bölümdeki açıklamalar doğrultusunda itiraz
edilir.
5271 sayılı Kanunun 223/10
maddesinde yer alan; "Adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik
görevsizlik kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır." hükmü gereğince; başka
bir yargı yolu öngören veya idareyi yetkili kılan görevsizlik kararının yasaya
aykırı olduğu düşünülüyorsa karar "3.3.4.2.Temyiz" başlıklı bölümdeki
açıklamalar doğrultusunda temyiz edilir.
31/3/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı
Kanunun 25
inci maddesi ile 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu yürürlükten
kaldırılmıştır. 5607 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereğince idari para cezası
vermeye yetkili merci Cumhuriyet Savcısı olarak belirlenmiştir. Görev ve
yetkiye ilişkin kurallar kamu düzenini ilgilendirdiğinden görev ve yetki ile
ilgili değişikliklerin kanunun yürürlüğe girdiği tarihte derhal uygulanması
esastır. Gümrük komisyonlarına idari para cezası verme yetkisi tanıyan 4926
sayılı Kanunun yürürlükten kalkması ve 5607 sayılı Kanunda yetkili merci olarak
Cumhuriyet Savcılarının belirlenmesi nedeniyle 31/3/2007 tarihinden itibaren
Gümrük Komisyonları yürürlükten kalkmış ve idari para cezası verme yetkileri de
kalmamış bulunmaktadır.
Bu nedenle, mahkemece fiilin 4926
sayılı Kanun zamanında işlenmiş olması ve gümrük komisyonlarının yetkili olduğu
gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi halinde karar yukarıda belirtilen
gerekçelerle "3.3.4.2.Temyiz" başlıklı bölümdeki açıklamalar doğrultusunda
temyiz edilir.
3.3.2.
Bilirkişinin Reddi
Mahkemece, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi
gerektiren hallerde bilirkişi atanabilir. Bilirkişinin adı ve soyadı engel
sebepler olmadığı takdirde katılan idareye de bildirilir.
Adı ve soyadı idareye bildirilen bilirkişi,
a) Suçtan kendisi zarar görmüşse,
b) Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile
aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,
c) Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın
hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise,
d) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlat
edinme bağlantısı varsa,
e) Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü
derece dahil kan hısımlığı varsa,
f) Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya
mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa,
g) Aynı davada Cumhuriyet Savcılığı, adli kolluk
görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa,
h) Aynı davada tanık sıfatıyla dinlenmişse,
ı) Aynı davada hakim olarak görev yapmışsa,
İdarece, 5271 sayılı Kanunun 69
uncu maddesi uyarınca davanın görüldüğü mahkemeye bilirkişinin reddi
talebinde bulunulur. Dilekçede red sebepleri de açıkça bildirilir. (EK 4)
3.3.3.
Bilirkişi Raporuna İtiraz
Bilirkişi raporları katılan idareye de tebliğ edilir
ve 5271 sayılı Kanunun 67/5 maddesi uyarınca, mahkemece bilirkişi raporuna
karşı itirazların ve taleplerin bildirilmesi için süre verilir. Mahkemece
belirlenen süre içerisinde bilirkişi raporu incelenerek, rapora ilişkin
itirazlar ve gerekirse yeni bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi mahkemeye
bildirilir. (EK 5)
3.3.4. Kanun
Yolları
Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen
davalarda, kanun yolu açık olan kararlar için kanun yollarına gidilmesi
zorunludur.
23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8
inci maddesi gereğince, bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan
edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan
kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı
fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır.
3.3.4.1.
İtiraz
5271 sayılı Kanunun 267
nci maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hallerde, mahkeme
kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" hükmü bulunmaktadır.
İtiraz edilecek kararın mahkemede idare temsilcisinin
yüzüne karşı okunduğu (tefhim), yüze karşı okunmamışsa kararın idareye tebliğ
edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde kararı veren mahkemeye itiraz
edilir. (EK 6)
Mahkeme itirazı yerinde görürse, vermiş olduğu kararı
düzeltir, yerinde bulmuyorsa üç gün içinde itirazı esas bakımından incelemeye
yetkili olan ve 5271 sayılı Kanunun 268/3 maddesinde belirtilen mercie
gönderir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
İtiraz, kararın yerine getirilmesinin geri bırakılması
sonucunu doğurmaz. Ancak kararı veren mahkeme veya itirazı incelemeye yetkili
merci, karar hakkında kesin sonuç çıkıncaya kadar kararın geri bırakılmasına
karar verebilir.
3.3.4.2.
Temyiz
1412 sayılı Kanunun 305
inci maddesine göre; ikibin liraya kadar (ikibin lira dahil) para
cezalarına dair olan hükümler, yukarı sınırı onbin lirayı geçmeyen para
cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ile kanunlarda
kesin olduğu yazılı bulunan hükümler temyiz edilemez. Ancak Anayasa
Mahkemesinin 23/7/2009 T. 2006/65 E. 2009/114 K. tarihli kararı gereğince
kararın yürürlük tarihi olan 7/10/2010 tarihi itibariyle ceza usul hukukunda
temyize ilişkin parasal sınır yürürlükten kalkmıştır.
Mahkemenin esas hakkında verdiği kararlara karşı,
kararın idare temsilcisinin yüzüne karşı okunduğu (tefhim), yüze karşı
okunmamışsa kararın idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren bir hafta içinde
temyiz başvurusu yapılır. (EK 7) Kararın gerekçesi ayrıca
tebliğ edileceğinden, idareye gerekçeli kararın tebliğinden itibaren bir hafta
içinde ek bir dilekçe ile temyiz nedenleri belirtilir. (EK 8)
Süresi içinde yapılan temyiz başvurusu, hükmün
kesinleşmesini engeller. Mahkûmiyet hükümleri kesinleşmeden infaz edilemez. Bu
nedenle, kararda aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, eşya ile ilgili olarak
verilen kararların uygulanması için kararın kesinleşmesinin beklenmesi
gerekmektedir.
3.3.4.3.
Karar Düzeltme
1412 sayılı Kanunun 322 nci maddesinin son fıkrasına
göre; karar düzeltilmesini istemek yetkisi Cumhuriyet Başsavcısına ait
olduğundan temyiz üzerine Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen kararın
tebliğinden itibaren kararı veren mahkemenin bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Savcısına
karar düzeltme talebinde bulunulur. (EK 9) Cumhuriyet
Savcısı, ilgililerin başvurusu üzerine, düşüncesiyle birlikte evrakı gereği
takdir edilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Ancak bu durum infazın
geri bırakılmasını gerektirmez. Cumhuriyet Başsavcısı durumu inceleyip düzeltme
talebini uygun gördüğü takdirde infazın geri bırakılmasını derhal mahalline
bildirir ve ondan sonra gereğini yapar. Karar düzeltme talebi reddedilirse bir
daha karar düzeltme talebinde bulunulamaz.
3.3.4.4.
Yargılamanın Yenilenmesi
Ceza mahkemesi kararlarının kesinleşmesinden sonra;
duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir
belgenin sahteliği anlaşılırsa veya hükme katılmış olan hâkimlerden biri,
aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek
nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise
ya da sanık beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde
güvenilebilir nitelikte ikrarda bulunmuşsa kararı veren mahkemeye başvurularak
yargılamanın yenilenmesi talep edilir. (EK 10) 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu'nun 66
ncı maddesinde yer alan dava zamanaşımı süresi içinde yargılamanın
yenilenmesi talep edilebilir.
Mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebini reddederse,
karara "3.3.4.1.İtiraz" başlıklı bölümdeki açıklamalar doğrultusunda itiraz
edilir.
Mahkeme yargılamanın yenilenmesi talebini kabul
ederse, delil toplama işleminden başlayarak yeniden yargılama yapılır ve yeni
bir karar verilir. Bu karar tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine ise,
"3.3.4.2. Temyiz" başlığındaki açıklamalara göre işlem yapılır.
3.4.
Müsadere
5271 sayılı Kanunun 256
ncı maddesine göre, müsadere kararı verilmesi gereken hallerde, kamu davası
açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esas kararda eşya ile ilgili bir
karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet Savcısı veya katılan,
davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.
Bu hüküm gereğince, müsadere edilmesi gereken eşya ve
taşıtlar için bir karar verilmemiş ise mahkemeye başvurularak müsadere kararı
verilmesi talep edilir. (EK 11) Mahkemece duruşma
yapılmasına karar verilirse, duruşmada idare temsilcisinin bulunması sağlanır,
mahkeme eşyaların iadesine karar verirse, karar "3.3.4.2.Temyiz" başlıklı
bölümdeki açıklamalar doğrultusunda temyiz edilir.
3.5. Para
Cezalarının Tahsilâtı
Mülga 4926 sayılı Kanunun gümrük idarelerine para
cezalarına ilişkin ilamları takip ve tahsil etme yetkisi veren 28 inci
maddesine paralel özel bir düzenleme 5607 sayılı Kanunda yer almamıştır. Bu
nedenle, 5607 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 31/3/2007 tarihinden itibaren
gümrük idarelerinin para cezalarına ilişkin ilamları takip ve tahsil etme
yetkisi kalmamıştır.
5607 sayılı Kanun uyarınca mahkemelerce verilen adli
para cezalarının tahsil işlemleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin
İnfazı Hakkında Kanun'un 106
ncı maddesi hükmüne göre Cumhuriyet Savcılarınca yürütülür.
5607 sayılı Kanunun 17 nci maddesi hükmü uyarınca
Cumhuriyet Savcıları tarafından verilen idari para cezaları ise 5326 sayılı
Kabahatler Kanunu'nun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince Maliye
Bakanlığınca belirlenecek tahsil daireleri tarafından tahsil edilir.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
4. HUKUK
DAVALARI
4.1. Davanın
Takibi
Bakanlıkça açılan (EK 12) ve
Bakanlık aleyhine açılan davaların takibinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine ve aşağıda belirlenen usul ve esaslara
uyulması gerekmektedir:
-Cevap dilekçesi 6100 sayılı Kanunun 127 nci maddesi
uyarınca iki hafta içinde verilir, (EK 13) cevap
dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu
durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran idareye, bir defaya mahsus
olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir.
-Cevap dilekçesinde dava konusu hakkında ayrıntılı
savunma yapılır.
-6100 sayılı Kanunun 136 ncı maddesi uyarınca davacı,
cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap
dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta
içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir.
-Duruşmaların geçerli bir mazeret bulunmadığı sürece
takibi sağlanır. Duruşmaya mazeret nedeniyle katılınmıyorsa, mahkemeye
duruşmadan önce mazeret dilekçesi verilir.
-Mahkemenin ara kararlarının gerekleri süresinde
yerine getirilir.
-Mahkemelerce verilen sürelere uyulur.
4.2.
Bilirkişi ve Bilirkişi Raporuna İtiraz
6100 sayılı Kanunun 272
nci maddesine göre, bilirkişilerin ret sebepleri, bilirkişinin, aynı dava
veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması hali dışında, hâkimler
hakkındaki ret sebepleridir. Buna göre, bilirkişinin; davada, iki taraftan
birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, iki taraftan birine veya üçüncü
kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması, davanın, dördüncü
derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması, dava esnasında, iki taraftan
birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması veya tarafsızlığından
şüphe edilmesini gerektirecek önemli sebeplerin bulunması halinde bilirkişinin
seçildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir hafta içinde bilirkişinin
reddi talep edilir. (EK 14)
Bilirkişi raporları idareye tebliğ edildiğinde
bilirkişi raporu incelenerek itirazlar ile gerekirse yeni bilirkişi incelemesi
yaptırılması talebi, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkemeye
bildirilir. (EK 15)
4.3. Kanun
Yolları
Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen
davalarda, kanun yolu açık olan kararlar için kanun yollarına gidilmesi
zorunludur.
6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesine göre;
bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 26/9/2004 tarihli ve 5235
sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca
Resmî Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 18/6/1927 tarihli
ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun temyize ilişkin yürürlükteki
hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
4.3.1.
Temyiz
1086 sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan
değişiklikten önceki 427/2
maddesine göre (21.07.2004-31.12.2005) dönemi için miktar veya değeri
"1.000.000.000" TL'yi (o tarihte geçerli eski para birimine göre )
geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihaî kararlar kesindir ve
temyiz edilemez. Ancak bu parasal sınır her yıl yeniden değerlendirme oranında
artırılmaktadır. [Bkz. 4.5.4. Temyiz Sınırı (HUMK m. 427)]
Davanın idare aleyhine sonuçlanması halinde; Asliye
Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı kararın tebliğinden itibaren 15 (onbeş) gün
içinde, Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 8
(sekiz) gün içinde, İş Mahkemeleri kararlarına karşı karar yüze karşı okunmuşsa
tefhim, yoksa tebliğ tarihinden itibaren 8 (sekiz) gün içinde karar temyiz
edilir. (EK 16)
İcra Mahkemesi kararlarına karşı, karar yüze karşı
okunmuşsa tefhim, yoksa tebliğ tarihinden itibaren 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanunu'nun 363
üncü maddesi gereğince 10 (on) gün içinde karar temyiz edilir, bu kararlara
karşı karar düzeltme süresi de 10 (on) gündür.
Temyiz dilekçesinde 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu'nun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428
inci maddesinde sayılan sebeplerle, davaya ilişkin diğer sebepler belirtilir,
dava konusu para alacağı ise İcra ve İflas Kanunun 36 ncı maddesine göre
icranın geri bırakılması isteminde bulunulur.
Karar, karşı tarafça temyiz edilmiş ise, temyiz
dilekçesinin idareye tebliğ gününden başlayarak on gün içinde cevap dilekçesi
verilebilir. Temyiz dilekçesinde yeni bir husus ileri sürülmemiş ise, cevap
verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, temyiz dilekçesinde yeni iddialar
ileri sürülmüşse veya kısmen idare aleyhine verilmiş bir kararda temyiz süresi
kaçırılmış ise cevap dilekçesinde karara ilişkin itirazlar bildirilerek temyiz
talebinde bulunulur. (EK 17) Karşı temyizin varlığı açıkça
dilekçe başlığında belirtilmelidir.
4.3.2. Kanun
Yararına Temyiz
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 5236
sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi hükmü uyarınca
kesin olarak verilen hükümlerle niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı
bir sonucu ifade eden ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan
hükümler, Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcısı
tarafından kanun yararına temyiz olunabilir.
Temyiz isteği Yargıtayca yerinde görüldüğü takdirde,
hüküm kanun yararına bozulur. Bu bozma hükmün hukuki sonuçlarını kaldırmaz.
Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmi
Gazetede yayınlanır.
4.3.3. Karar
Düzeltme
Temyiz dilekçesi ve -kanuni süre içinde verilmiş
olması şartıyla- karşı tarafın cevap dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi
olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olması, Yargıtay
kararında birbirine aykırı fıkralar bulunması, Yargıtay incelemesi sırasında
hükmün esasını etkileyen belgelerde bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması
veya Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması hallerinde, Yargıtay
Hukuk Dairesi kararının tebliğinden itibaren on beş gün (İcra Mahkemesi
kararlarında 10 (on) gün) içinde karar düzeltme talebinde bulunulur. (EK 18)
Karar düzeltme talebini içeren dilekçede, 1086 sayılı
Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 440 ıncı maddesinde
sayılan sebeplerle, davaya ilişkin diğer sebepler belirtilir.
Aşağıda belirtilen kararlar aleyhine karar düzeltme
yoluna gidilemez:
- Miktar veya değeri "altıbin" liradan az
olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar, [Bu
parasal sınır her yıl yeniden değerlendirme oranında artırılmaktadır. [Bkz.
4.5.6. Karar Düzeltme Sınırı (HUMK m. 440)]
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 8 inci
maddesinde gösterilen davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına
ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 6 no.lu bendindeki
davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira
sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte
açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan
davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar hariç),
- Görevsizlik, yetkisizlik, hâkimin reddi, dava veya
karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci
belirtilmesi kararları,
- Hakemlerin verdiği hükümlerin ve tahkim hükümlerine
göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin
kararlar.
4.3.4.
Yargılamanın İadesi
6100 sayılı Kanunun 374
üncü maddesine göre kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümler
hakkında; 377 nci maddede belirtilen süreler içinde yargılamanın iadesi talep
edilebilir. (EK 19) Yargılamanın iadesi talebi üzerine ilk
kararı veren mahkeme, talebin reddine veya davanın yeniden görülmesine karar
verir.
Mahkeme yargılamanın iadesi talebini reddederse,
karara "4.3. Kanun Yolları" başlıklı bölümdeki açıklamalar doğrultusunda işlem
yapılır.
Mahkeme yargılamanın iadesi talebini kabul ederse,
delil toplama işleminden başlayarak yeniden yargılama yapılır ve yeni bir karar
verilir. Bu karar, tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine ise, "4.3. Kanun
Yolları" başlığındaki açıklamalara göre işlem yapılır.
4.4.
Hükümlerin Açıklanması (Tavzihi)
6100 sayılı Kanunun 305 inci maddesi uyarınca, hüküm
yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine
aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri
kararı veren mahkemeye bir dilekçe vererek hükmün açıklanmasını veya tereddüt
ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
4.5. Parasal
Sınırların Belirlenmesi
1086 sayılı Kanunun Ek 4 üncü maddesine göre; görev,
kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtayda duruşma, senetle ispata ve sulh
mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin
maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere,
önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul
Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her
yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle
uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on lirayı aşmayan kısımları dikkate
alınmaz. Bu uygulama nedeniyle mahkemelerce görevsizlik kararı verilemez.
Aşağıdaki listede, 1086 sayılı Kanunda yer alan
maddelere göre parasal sınırlar yıllar itibariyle verilmektedir. Dava takip
edilirken bu sınırlara dikkat edilerek işlem yapılır.
4.5.1.
Sulh/Asliye Hukuk Görev Sınırı (1086 sayılı Kanun md. 8/I)
21/7/2004-31/12/2005: 5.000,00 YTL
2006: 5.490,00 YTL
2007: 5.910,00 YTL
2008 : 6.330,00 YTL
2009 : 7.080,00 TL
2010: 7.230,00 TL
2011: 7.780,00 TL (01.01.2011-30.09.2011)
1/10/2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100
sayılı Kanun ile göreve ilişkin parasal sınır uygulaması yürürlükten
kaldırılmıştır.
4.5.2.
Senetle İspat Sınırı (1086 sayılı Kanun md. 288)
21/7/2004-31/12/2005 : 400,00 YTL
2006 : 430,00 YTL
2007: 460,00 YTL
2008 : 490,00 YTL
2009 : 540,00 TL
2010: 550,00 TL
2011: 590,00 TL (01.01.2011-30.09.2011)
1/10/2011: 2.500,00 TL (6100/md. 200)
4.5.3.
Tanıkla İspat Sınırı (1086 sayılı Kanun md. 290)
21/7/2004-31/12/2005 : 400,00 YTL
2006 : 430,00 YTL
2007: 460,00 YTL
2008 : 490,00 YTL
2009 : 540,00 TL
2010: 550,00 TL
2011: 590,00 TL (01.01.2011-30.09.2011)
1/10/2011: 2.500,00 TL (6100/md. 201)
4.5.4.
Temyiz Sınırı (1086 sayılı Kanun md. 427)
21/7/2004-31/12/2005: 1000,00 YTL
2006 : 1090,00 YTL
2007 : 1.170,00 YTL
2008 : 1.250,00 YTL
2009 : 1.400,00 TL
2010: 1.430,00 TL
2011: 1.540,00 TL
2012: 1.690,00 TL
2013 : 1.820,00 TL(2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
4.5.5.
Temyizde Duruşma Sınırı (1086 sayılı Kanun md. 438)
21/7/2004-31/12/2005: 10.000,00 YTL
2006 : 10.980,00 YTL
2007 : 11.830,00 YTL
2008 : 12.680,00 YTL
2009 : 14.200,00 TL
2010: 14.510,00 TL
2011: 15.620,00 TL
2012: 17.220,00 TL
2013 : 18.560,00 TL(2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
4.5.6. Karar
Düzeltme Sınırı (1086 sayılı Kanun md. 440)
21/7/2004-31/12/2005: 6.000,00 YTL
2006 : 6.580,00 YTL
2007 : 7.090,00 YTL
2008 : 7.600,00 YTL
2009 : 8.510,00 TL
2010: 8.690,00 TL
2011: 9.350,00 TL
2012: 10.300,00 TL
2013 : 11.100,00 TL (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
5. İDARİ
DAVALAR
5.1. Davanın
Takibi
İdari davaların takibinde 6/1/1982 tarihli ve 2577
sayılı Kanun
hükümlerine ve aşağıda belirlenen usul ve esaslara uyulması gerekmektedir.
5.1.1.
Tebligat Aşaması
Dava, doğrudan doğruya taşra birimine karşı
açılabileceği gibi Bakanlık hasım gösterilerek de açılmış olabilir.
Dava dilekçesi, yargı kararları ve benzeri evrak, dava
konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan taşra birimine tebliğ edilmiş
ise, öncelikle tebliğ zarfının üzerine tebliğ tarihi yazılır. Evrak Bakanlığa
tebliğ edilmiş ise ilgili merkez birimi, yine zarfın üzerine tebliğ tarihini
yazarak derhal ilgili birime intikal ettirir. Bu durumda tebliğ tarihi,
Bakanlığın tebellüğ ettiği tarih olacağından, dava dilekçesinin idareye geldiği
tarih değil, Bakanlıkça zarfın üzerine yazılmış olan tarih tebliğ tarihi
olacaktır.
Süresi geçirildikten sonra savunma, savunmaya cevap,
temyiz, itiraz ve karar düzeltme talebinde bulunulması halinde hak kaybı
ve/veya kamu (hazine) zararı sözkonusu olabileceğinden yasal sürelere riayet
edilir.
5.1.2.
Sürelerin Hesaplanması
Süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen
günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahildir. 2577 sayılı
Kanunun 8 inci maddesine göre, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre
tatil gününü izleyen çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar.
2577 sayılı Kanunun 61
inci maddesinin birinci fıkrasına göre çalışmaya ara verme (adli tatil)
süresi 20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasıdır. Sürenin son gününün çalışmaya
ara verme zamanına (adli tatile) rastlaması halinde süre, çalışmaya ara
vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün daha uzar.
Ancak, 2577 sayılı Kanunun 62 nci maddesine göre,
yürütmenin durdurulmasına itiraz ile ara kararının gereğinin yerine getirilmesi
işlemlerine ilişkin sürelerin ara verme zamanına rastlaması halinde yedi gün
süre uzatımı uygulanmaz.
5.1.3. Cevap
Dilekçesi (1. Savunma)
Cevap dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin tebliğ
tarihini izleyen günden itibaren 30 gündür. Ancak, yürütmenin durdurulması
istemli davalarda mahkemece cevap süresi kısaltılabilir. Davaya verilecek
cevabın haklı nedenlerle süresinde verilemeyeceğinin anlaşılması halinde bir
defaya mahsus olmak üzere cevap süresinin uzatılması, yine cevap süresi içinde
Mahkemesinden talep edilebilir. (EK 20) Temyize ve itiraza
cevap aşamasında, cevap süresinin uzatılması talep edilemez.
Cevap dilekçesi, tebliğ zarfının üzerinde yazılı
mahkemeye hitaben yazılır ve dilekçe ekleriyle birlikte davacı sayısından bir
adet fazla nüsha olarak Mahkemeye verilir. (EK 21)
Taşra birimi, davanın açılmış olduğu mahkemenin
bulunduğu yerden başka bir il veya ilçede ise, cevap dilekçesi; taşra biriminin
bulunduğu yerdeki vergi veya idare mahkemesi, bunlardan yalnızca birinin
bulunması halinde bu mahkeme, vergi veya idare mahkemeleri bulunmuyorsa Asliye
Hukuk Mahkemesi aracılığıyla gönderilir.
Davanın duruşmalı olarak görülmesinin yararlı
olacağının düşünülmesi halinde, cevap dilekçesinin sağ üst köşesine "Duruşma
İstemlidir" ibaresi yazılır, ayrıca "Sonuç ve İstem" kısmında duruşma talebinin
olduğu belirtilir.
Cevap dilekçesinde, önce usule ilişkin itirazlar
bildirilir, daha sonra davanın esasına ilişkin cevaplar yazılır.
Cevap dilekçelerinde, dava konusu, teminata bağlanan vergiler ile
ilgili ise teminatın var olup olmadığı, iade edilip edilmediği hususları açıkça
belirtilir ve dilekçeye dava konusu ile ilgili ekler (beyanname, rapor örneği gibi) eklenir. (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
5.1.4.
Yürütmenin Durdurulması
İdari mahkemelerde dava açılması dava konusu idari
işlemin yürütülmesini durdurmaz. Ancak, idari işlemin uygulanması halinde
"telafisi güç veya imkansız zararların doğması" ve idari işlemin "açıkça hukuka
aykırı olması" şartlarının "birlikte" gerçekleşmesi halinde gerekçe
gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Yürütmenin
durdurulması, davanın her safhasında istenilebilir. Ancak, aynı sebeplere
dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.
Vergi mahkemelerinde dava açılması halinde, 2577
sayılı Kanunun 27/3
maddesine göre dava konusu işlemin yürütülmesi kendiliğinden duracağından
tahsil aşamasına geçilemeyecektir. Vergi mahkemelerince iptal kararı verilmesi
halinde de tahsil işlemlerinin dayanağı ortadan kalkmaktadır. Davanın açılması
ile birlikte durdurulan, iptal kararı ile de dayanağı kalmayan tahsil
işlemlerine devam edilmesi mümkün olmadığından vergi mahkemelerince verilen
iptal kararlarına karşı itiraz/temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması
talebinde bulunulmaz. (Son iki cümle, 2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
6183 sayılı Kanun'a göre düzenlenen ödeme emirlerine
karşı vergi mahkemelerinde dava açılmış olması dava konusu ödeme emrinin
yürütülmesini durdurmaz.
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen
kararlara karşı;
-Danıştay Dava Dairelerince verilmiş ise, konusuna
göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına,
-İdare veya Vergi Mahkemeleri tarafından verilmiş ise,
Bölge İdare Mahkemesine,
-Adli tatil süresinde, İdare ve Vergi Mahkemeleri
tarafından verilen kararlara karşı en yakın Nöbetçi Vergi Mahkemesine veya
kararı veren hâkimin katılmadığı Nöbetçi Mahkemeye kararın tebliğ tarihini
izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz
edilir. (EK 22)
İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir, bu tür
kararlara karşı itiraz/temyiz yoluna başvurulamaz.
Dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep
edilmiş ve idarenin cevabından sonra bu konuda karar verilecek ise yürütmeyi
durdurma talebinin yerinde olmadığı cevap dilekçesinde belirtilerek reddi
istenir.
İdarenin savunması alınıncaya kadar verilmiş olan
yürütmenin durdurulması kararları hakkında idarenin savunması alındıktan sonra
yeni bir karar verileceğinden, idarece öncelikle savunma verilir ve yeni karara
karşı itiraz edilir.
İtiraz/temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması
istemleri hakkında verilmiş olan kararlara karşı itiraz edilemez.
Vergi ve ceza tahakkukuna karşı açılan davalarda, 2577
sayılı Kanunun 27/3 maddesine göre dava konusu işlemin yürütülmesi
kendiliğinden duracağından tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara
karşı itiraz/temyiz yoluna başvurulurken yürütmenin durdurulması talep edilmez.
5.1.5.
Cevaba Cevap Dilekçesi (2. Savunma)
İdarenin savunması (cevap) ilgili mahkeme tarafından
davacıya tebliğ edilir. Davacı buna karşı, ikinci bir dilekçe verebilir.
Davacının ikinci dilekçesinin ilgili mahkemece gönderilmesi halinde; alınan bu
dilekçe, cevaplandırılması gereken husus bulunup bulunmadığı yönüyle incelenir
ve hazırlanan cevap yazısı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün
içerisinde ilgili mahkemeye gönderilir. (EK 23)
İdarenin verdiği cevaba karşı davacı tarafından
verilen ikinci dilekçede yeni bir iddiada bulunulmuşsa, cevaba cevap
dilekçesinde bu iddialara yönelik savunmamız bildirilir, ilk cevap dilekçesinde
belirtilen hususların tekrarlanmamasına dikkat edilir. Cevaba cevap dilekçesi
verildikten sonra dava ile ilgili yeni bir maddi veya hukuki durumun ortaya
çıkması halinde, nihai karar verilinceye kadar ek beyan dilekçesi ile bu
hususlar mahkemeye bildirilebilir. (EK 24)
5.1.6. Ara
Kararları Üzerine Yapılacak İşlemler
Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri
evrakın gönderilmesini ve her türlü bilginin verilmesini taraflardan ve ilgili
diğer yerlerden isteyebilirler. Bu kararların süresi içerisinde yerine getirilmesi
zorunludur.
Ara kararla istenilen bilgi ve belgelerin verilen süre
içerisinde karşılanmasının mümkün olmaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 20 nci
maddesi gereğince ek süre talep edilebilir. (EK 25) Haklı
sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere
uzatılabilir.
Ara kararı ile talep edilen bilgi ve belgelerin neler
olduğu tespit edilerek, istenilen bu bilgi ve belgeler süresi içerisinde ilgili
mahkemeye gönderilir.
5.1.7.
Bilirkişi ve Bilirkişi Raporuna İtiraz
2577 sayılı Kanunun 31
inci maddesine göre, Kanunda hüküm bulunmayan hallerde bilirkişi ile ilgili
hususlarda 1086 sayılı Kanun uygulanır.
Bu nedenle bilirkişiye ve bilirkişi raporuna itiraz
edilmesi gereken hallerde "4.2. Bilirkişi ve Bilirkişi Raporuna İtiraz"
bölümündeki açıklamalar doğrultusunda işlem yapılır.
5.1.8.
Duruşma
Davanın duruşmalı olarak görülmesinin istenilmesi
halinde, duruşma talebinin dava dilekçesi veya cevap ve savunma dilekçelerinde
belirtilmesi gerekir. Miktar ve değeri 2577 sayılı Kanunun 17 nci maddesine
göre 1.000,00 (Bin)TL'yi aşmayan vergi ve tam yargı davalarında duruşma
istenilemez. Maddedeki parasal sınırlar, 8/6/2000 tarihli ve 4577 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesi ile değiştirilen Ek 1 inci madde hükmü uyarınca, her
takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal
sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298 inci maddesi
hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden
değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen
sınırların on lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Ancak, Danıştay ve
mahkemeler, re'sen duruşma yapılmasına karar verebilirler. Yıllara göre parasal
sınırlar aşağıda belirtilmektedir.
Parasal Sınırlar :
2005: 5.390,00 YTL
2006 : 5.910,00 YTL
2007 : 6.370,00 YTL
2008 : 6.820,00 YTL
2009 : 7.630,00 TL
2010: 7.790,00 TL
2011: 8.380,00 TL
2012: 9.230,00 TL
5/7/2012 : 25.000,00 TL
2013 : 26.950,00 TL(2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
Ödeme emrinin iptaline ilişkin davalarda, parasal
sınıra bakılmaksızın duruşma istenebilir.
Vergi ve idare mahkemelerindeki davalar ile
Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda taraflarca yapılacak
duruşma taleplerinin yerine getirilmesi zorunludur. Talebe rağmen duruşma
yapılmaması, itiraz veya temyiz incelemesinde bozma sebebidir.
Davanın duruşmalı olarak görülmesine karar verilmesi
ve duruşma davetiyesinin tebliğ edilmesi halinde,
Ankara İdare Mahkemeleri ve Danıştay nezdinde
yapılacak duruşmalarda; duruşma davetiyesi ve işlem dosyası ivedilikle Hukuk
Müşavirliğine gönderilir.
5.1.9. Karar
Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi
Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının
icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya
mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın tebellüğ tarihinden başlayarak otuz
günü geçemez.
Kararın temyiz edilmesi, kararın uygulanmasına engel
değildir. Bunun için mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınması
gerekmektedir. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili
davalarda verilen kararlar kesinleştikten sonra uygulanabilir.
Tam yargı davaları hakkındaki kararlardan belli bir
miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının
idareye tebliğinden sonra, vergi, resim, harçlar v.b. mali yükümlülükler ile
zam ve cezaların miktarı bu kararlara göre tespit edilerek, ilgili idarece
mükellefe bildirilir.
Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi
Mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan
hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili İdare Mahkemesinde maddi ve manevi
tazminat davası açılabilir.
Mahkeme kararlarının gereğinin otuz gün içerisinde
kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili İdare aleyhine
dava açılabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de
tazminat davası açılabilir.
Tazminat ve vergi davalarında kararın idareye tebliğinden
itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödenir (2577
sayılı Kanun md. 28).
5.1.10. Görevsizlik, Yetkisizlik ve Husumet Değişikliği Kararları (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
Danıştay, idare mahkemeleri
veya vergi mahkemelerinde açılan davalarda, 2577 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi
uyarınca dilekçeler üzerinde ilk inceleme yapılır. Bu inceleme sonucunda;
- Adli ve askeri yargının
görevli olduğu konularda açılan davaların reddine, idari yargının görevli
olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın
görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili
mahkemeye gönderilmesine,
- Davanın hasım
gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava
dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine,
Karar verilir.
2577 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince, ilk inceleme üzerine Danıştay veya
mahkemelerce verilen görevsizlik, yetkisizlik ve gerçek hasma tebliğ
kararlarına karşı itiraz, temyiz veya kararın düzeltilmesi talep edilemez.
Ancak, asıl karara yapılacak itiraz veya temyiz taleplerinde, bu kararlara
karşı da itirazda bulunulabilir.
5.1.11. Savcı Mütalaası (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
2577 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesine 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi
Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen
Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile eklenen
altıncı fıkraya göre; Danıştayda ilk
derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı
düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde
görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler. Bu hüküm gereğince, savcının esas
hakkındaki görüşü Bakanlığa tebliğ edildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren on
gün içinde görüşte belirtilen hususlara ilişkin cevaplarımız mahkemesine
bildirilir. (EK 25A)
5.2. Kanun
Yolları
Tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen
davalarda, kanun yolu açık olan kararlar için kanun yollarına gidilmesi
zorunludur.
5.2.1.
İtiraz/Temyiz
5.2.1.1.
İdare Aleyhine Kararlar
İdare işlem aleyhine yargıya başvurulması ve yargı
tarafından bu başvurularının yerinde görülerek istemlerinin tamamen veya kısmen
kabulüne karar verilmesi halinde; İdare ve Vergi Mahkemelerinin tek hâkimli
olarak verdiği nihai kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa
dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesi nezdinde
otuz gün içinde itiraz; (EK 26) Danıştay Dava Daireleri ile
İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine
hüküm bulunsa dahi, Danıştay nezdinde tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde
temyiz yoluna başvurulur (EK 27) (2577 sayılı Kanun md. 45
ve 46).
Kararlar itiraz/temyiz edilirken öncelikle yürütmenin
durdurulması talep edilir. Ancak, vergi ve ceza tahakkukuna karşı açılan
davalarda, 2577 sayılı Kanunun 27/3 maddesine göre dava konusu işlemin
yürütülmesi kendiliğinden duracağından tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine
olan kararlara karşı itiraz/temyiz yoluna başvurulurken yürütmenin durdurulması
talep edilmez.
Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin
tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren mahkeme veya Danıştay daire
başkanı tarafından verilecek onbeş günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi
halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz eden birime yazılı olarak
bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde,
mahkeme veya ilk derece mahkemesi olarak davaya bakan Danıştay dairesi, kararın
temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra
yapılması halinde de kararı veren mahkeme veya ilk derece mahkemesi olarak
davaya bakan Danıştay dairesi, temyiz isteminin reddine karar verir.
Mahkemenin veya Danıştay dairesinin temyiz isteminin
süresi içinde yapılmamış olması nedeniyle verdiği temyiz isteminin reddi
kararları ile gerekli harç ve giderlerin ödenmemesi nedeniyle verdiği temyiz
edilmemiş sayılmasına ilişkin kararlarına ve dilekçenin 2577 sayılı Kanunun 3
üncü maddesine uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle temyiz isteminde
bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen
günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir (2577 sayılı Kanun
md. 48).
Temyiz veya itiraz yoluna başvurulmuş olması; mahkeme
veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların
yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay Dava
Dairesi, Danıştay İdari/Vergi Dava Daireleri Kurulu veya itirazı incelemeye
yetkili Bölge İdare Mahkemesince karar verilebilir.
İtiraz/temyiz aşamasında, yürütmenin durdurulması
istemleri hakkında verilmiş olan kararlara karşı itiraz edilemez.
Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden
durdurur.
Nevi ve miktarı itibariyle önemli görülen davalar ile
seri davalarda bir dosya üzerinden duruşma istenilmelidir. Danıştayda temyizen
görülen davalarda temyiz talebinin Bakanlık veya karşı tarafça yapılmış olması
ayrımı yapılmaksızın duruşma davetiyesi alındığında dosyası ile birlikte derhal
Hukuk Müşavirliğine gönderilir.
2577 sayılı Kanunun 48/3 maddesine göre; karar
süresinde temyiz edilmemiş olsa bile, karşı tarafın temyiz dilekçesine verilen
cevap dilekçesinde temyiz isteminde bulunulabilir.
(2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir) Ancak, 2577 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin
birinci fıkrasında 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile;
a) İlk ve orta öğretim
öğrencilerinin sınıf geçme, not tespiti, kayıt, nakil, ilişik kesme ve disiplin
cezalarına ilişkin işlemler ile yükseköğretim öğrencilerinin sınıf geçme ve
notlarının tespitine ilişkin işlemlerden,
b) Valilik, kaymakamlık ve
yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra
teşkilâtındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis
edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekaleten atama, görev ve unvan değişikliği
içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve
izinlerine ilişkin idari işlemlerden,
c) Kamu görevlilerine uyarma
ve kınama cezası verilmesine ilişkin işlemlerden,
d) Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği mesleki faaliyeti sona
erdirmeyen her türlü disiplin ve sınav işlemlerinden,
e) Asker ailelerine yardım
ile ilgili işlemlerden,
f) 2/7/1941 tarihli ve 4081
sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından,
g) 1/7/1976 tarihli ve 2022
sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu kurum ve kuruluşları
tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla
ilgili uygulamalardan,
h) 4/12/1984 tarihli ve 3091
sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında
Kanunun uygulanmasından,
ı) 9/10/2003 tarihli ve 4982
sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasından,
kaynaklanan uyuşmazlıklarla
ilgili olarak verilen nihaî kararlar ile tek hâkimle verilen nihaî kararlara,
başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı
çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir.
5.2.1.2.
İdare Lehine Kararlar
Mahkemelerce idare aleyhine açılan davanın
reddedilmesi ve karara karşı itiraz/temyiz yoluna başvurulması halinde,
dilekçenin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde cevap
dilekçesi hazırlanarak ilgili yargı merciine intikal ettirilir. (EK
28-29)
Karşı tarafça temyiz veya itiraz yoluna başvurulmuş
olması, idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Ancak itiraz veya temyiz
merciince yürütmenin durdurulması kararı verildiği takdirde, işlemin
yürütülmesi durdurulur. İtiraz/temyiz aşamasında verilen yürütmenin
durdurulması kararlarına karşı itiraz edilemez.
5.2.2.
İtiraz ve Temyiz Mercilerince Verilen Kararlar
5.2.2.1.
Onama Kararı
İtiraz/temyiz mercilerince, idarenin aleyhine veya
kısmen aleyhine verilmiş olan mahkeme kararının onanmasına karar verildiği
takdirde karar düzeltme yoluna gidilir. Mahkeme kararı idarenin lehine ise,
davacının karar düzeltme yoluna başvurması halinde, bu dilekçeye süresi içinde
cevap verilir.
5.2.2.2.
Bozma Kararı
İtiraz/temyiz mercilerince, idarenin lehine verilmiş
olan mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği takdirde karar düzeltme
yoluna gidilir.
İtiraz/temyiz mercilerince, mahkeme kararının
bozulmasına karar verildiği takdirde; mahkeme bozma kararına uyabilir veya eski
kararında ısrar edebilir.
Bozma üzerine yeniden yapılacak yargılama sonucunda
ilk derece mahkemesince verilen karar idarenin kısmen veya tamamen aleyhine
ise, bu karara karşı yukarıda "5.2.1. İtiraz/Temyiz" bölümünde belirtilen
şekilde işlem yapılır. Mahkeme bozma kararına rağmen eski kararında ısrar
ederse, bu karara karşı yapılacak temyiz istemi Danıştay Dava Daireleri
Kurullarınca incelenerek karara bağlanır. İlk derece mahkemesince bu karara
uyulması zorunludur.
5.3. Karar
Düzeltme
Danıştay Dava Daireleri ve İdari veya Vergi Dava
Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile Bölge İdare
Mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus
olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde
taraflarca kararın verildiği merciden; kararın esasına etkisi olan iddia ve
itirazların, kararda karşılanmamış olması, kararda birbirine aykırı hükümler
bulunması, kararın usul ve kanuna aykırı bulunması veya hükmün esasını
etkileyen belgelerle hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmış olması hallerinde
kararın düzeltilmesi istenebilir. (EK 30-31)
Davacı tarafından karar tashihi (düzeltilmesi) yoluna
başvurulması halinde, bu dilekçelere karşı tebliğ tarihini izleyen günden
itibaren otuz gün içinde cevap dilekçesi hazırlanarak ilgili yargı merciine
intikal ettirilir. Karar düzeltme talebi üzerine verilen karar kesindir. (EK 32-33)
Karar düzeltme yoluna başvurulmuş olması idari işlemin
yürütülmesini durdurmaz. Ancak karar düzeltme merciince yürütmenin
durdurulmasına karar verildiği takdirde, işlemin yürütülmesi durdurulur.
Danıştay ilgili Dairesinin karar düzeltme aşamasında yürütmenin durdurulması
istemleri hakkında vermiş olduğu kararlara karşı itiraz edilmez.
5.4.
Yargılamanın Yenilenmesi
Danıştay Bölge İdare Mahkemesi ile İdare ve Vergi
Mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarına karşı, aşağıda yazılı sebeplerle
yargılamanın yenilenmesi istenebilir: (EK 34) (2577 sayılı
Kanun md. 53)
- Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar
verilen tarafların eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin,
kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
- Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş
veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya
sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın
yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
- Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün,
kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
- Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda
bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
- Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir
hile kullanmış olması,
- Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile
davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
- Çekilmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin
katılmasıyla karar verilmiş olması,
- Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava
hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek
kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından
önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
Yargılamanın yenilenmesi talepleri, esas kararı vermiş
olan (ilk derece) mahkemeye yapılır ve bu mahkemece karara bağlanır.
Yargılamanın yenilenmesi süresi birbirine aykırı iki ilamın bulunması halinde
10 yıl, diğer sebepler için 60 gündür. Bu süreler dayanılan sebebin talepte
bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden itibaren hesaplanır.
5.5.
Tahsilat
Devlet alacaklarının tahsilini sağlamak ve bu konuda
gerekli tedbirleri almak görevi, 5345 sayılı Kanun ile kurulan Gelir İdaresi
Başkanlığına verilmiştir. Başkanlığın 5345 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (e)
bendindeki "Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında
kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğini sağlamak." görevi
gereğince 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanunu uygulayan amme idareleri
arasında uygulama birliğinin sağlanması ve tarafların tek kaynaktan
bilgilenmelerinin temin edilmesi amacıyla Seri:A Sıra No:1 sayılı Tahsilat
Genel Tebliği hazırlanmış ve Tebliğ 30/6/2007 tarihli ve 26568 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğin "Diğer Hususlar" başlıklı
bölümünde "6183 sayılı Kanunun Bakanlığımıza verdiği yetki çerçevesinde bu
tebliğ ile yapılan yeni düzenlemeler, bu tebliğin yayımı tarihinden sonra tesis
edilecek idari işlemlere uygulanacaktır." denilmektedir. Bu nedenle 6183 sayılı
Kanun uyarınca yapılacak tahsilâtlarda Seri:A Sıra No:1 sayılı Tahsilat Genel
Tebliği'nde ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın düzenlediği diğer Tahsilat Genel
Tebliğlerinde yer alan hükümlere göre işlem yapılması gerekmektedir.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
6. İLAMSIZ
İCRA TAKİPLERİ
Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine
ilişkin olarak herhangi bir ilama dayanılmaksızın gümrük idareleri aleyhine
ilamsız icra takibi yoluna başvurulması halinde, ödeme emrine karşı tebliğden
itibaren yedi gün içinde, ödeme emrini gönderen icra dairesine itiraz edilir. (EK 35) Ödeme emrini gönderen icra dairesi ilgili taşra
biriminin bulunduğu yerde değilse, itiraz dilekçesi en yakın icra dairesi
kanalıyla gönderilir. İtiraz dilekçesinde borcun tamamına mı yoksa bir kısmına
mı itiraz edildiği hususu açıkça belirtilir.
Süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur.
Borcun bir kısmına itiraz edilmişse, itiraz edilmeyen kısım için icra takibi
devam eder.
İtiraz edildikten sonra icra takibine devam
edilebilmesi için, alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay
içinde İcra Hakimliğine başvurarak itirazın kaldırılması davası veya bir yıl
içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması gerekmektedir. İtirazın
kaldırılması veya itirazın iptali talebinin kabulü halinde borçlu (taşra
birimi), bu talebin reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın talebi üzerine
itiraz edilen veya dava olunan miktarın %40'ından aşağı olmamak üzere icra
inkar tazminatına mahkum edilir. Bu nedenle; taşra biriminin icra inkar
tazminatına mahkum edilmemesi için itirazın haklı sebeplere dayanması
gerekmektedir. Bu durumda, alacaklının itirazın iptali veya itirazın
kaldırılması davası açması halinde, davaya verilecek cevap dilekçesinde icra
inkar tazminatı talep edilir. (EK 36)
İcra Hakimliğinin itirazın kaldırılması davasında
verdiği kararlara karşı, dava konusu miktar aşağıda yıllara göre verilen
parasal sınırları aşıyorsa temyiz yoluna gidilebilir (2004 sayılı İcra-İflas
Kanunu Md. 363). Bu parasal sınır her yıl yeniden değerlendirme oranında
artırılmaktadır.
21/7/2004-31/12/2005: 2.850,00 YTL
2006: 3.120,00 YTL
2007: 3.360,00 YTL
2008: 3.600,00 YTL
2009: 4.030,00 TL
2010: 4.110,00 TL
2011: 4.420,00 TL
2012: 4.870,00 TL
2013: 5.240,00 TL(2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
Genel mahkemelerde (Sulh Hukuk, Asliye Hukuk) açılan
itirazın iptali davasında verilen kararlara karşı, "4.3. Kanun Yolları"
bölümünde belirtilen şekilde işlem yapılır.
7. İLAMLI İCRA TAKİPLERİ
Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine
ilişkin olarak herhangi bir mahkemece verilen karar üzerine gümrük idareleri
aleyhine ilamlı icra takibi yoluna başvurulması halinde aşağıdaki şekilde işlem
yapılır:
7.1. İdari
Yargı Kararları (2013/2
Sayılı Genelge ile değişik)[4]
Karara karşı kanun yollarına
başvuruda bulunulup bulunulmadığı, bu başvuru sırasında mahkeme kararının
Yürütmesinin Durdurulması talep edilip edilmediği, talep üzerine ne şekilde
karar verildiği hususlarına dikkat edilir. İlâmda hükmedilen borcun ödenmesi
için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaz (Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliği m. 51/4).
2577 sayılı Kanunun 28
inci maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları 6352 sayılı Kanun ile
değiştirilmiştir. Buna göre;
"2. Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda
hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama
giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği
banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada
belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen
süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve
icra olunur."
"6. Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ
tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen
tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya
tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek
süre için faiz işlemez."
2577 sayılı Kanunun 28 inci
maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, konusu belli bir miktar paranın
ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda
hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilam icraya
konulmadan önce, davacının veya vekilinin önce idareye başvurması ve banka
hesap numarasını bildirmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, idareye başvuru yapılmaksızın ilam icraya
konulmuş ise, icra dairesine şikayet yoluna gidilir ve ödeme yapılmaz.
Davacı veya vekilince
idareye banka hesap numarasının bildirilmesi halinde, "7.1.2. Karar İcraya
Konulmadan Ödeme İçin İdareye Başvurulması" bölümünde belirtilen
açıklamalara göre ödeme yapılır.
İdarenin otuz gün içinde
ödeme yapmaması halinde, ilam icraya konulabilecektir. İlam icraya
konulduğunda, "7.1.1. Kararın İcraya Konulmuş Olması" bölümünde
belirtilen açıklamalara göre ödeme yapılır.
7.1.1.
Kararın İcraya Konulmuş Olması
Temyiz (itiraz) taleplerinin yürütmenin durdurulması
istemli olarak yapılması esas olmakla birlikte, icraya konulan karar sehven yürütmenin
durdurulması istemli olarak temyiz (itiraz) edilmemiş ise, hemen temyiz
(itiraz) merciine ek bir dilekçe verilerek yürütmenin durdurulması talep
edilir.
İcranın durdurulması için; bir dilekçe ile kararı
veren mahkemeye başvurularak, dilekçenin altına "kararın yürütmenin
durdurulması istemli olarak temyiz (itiraz) edildiğine dair" şerh alınır ve
icra dairesinden icranın ertelenmesi için mehil talebinde bulunulur. İcra
dairesince verilen mehil içinde yürütmenin durdurulması talebi hakkında bir
karar verilmemiş ise aynı şekilde ek süre talep edilir.
Yürütmenin durdurulması talebi reddedilirse, icra emri
uyarınca ödeme yapılır. Yürütmenin durdurulması talebi kabul edilirse, temyiz
(itiraz) talebinin sonucu beklenir, karar onandığı takdirde icra emri uyarınca
ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, bozma kararı icra dairesine verilir
ve icra takibinin durması sağlanır. Bozma kararına karşı karar düzeltme yoluna
başvurulmuş olsa bile, icra işlemleri olduğu yerde durur. Karar düzeltme talebi
kabul edilerek daha önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, icra emri uyarınca ödeme
yapılır, karar düzeltme talebinde bulunulmaz veya talep reddedilirse mahkemece
bozma kararı üzerine verilecek karar beklenir.
7.1.2. Karar
İcraya Konulmadan Ödeme İçin İdareye Başvurulması
Temyiz (itiraz) taleplerinin yürütmenin durdurulması
istemli olarak yapılması esas olmakla birlikte, karar yürütmenin durdurulması
istemli olarak temyiz (itiraz) edilmemiş ise veya kararın tebliği tarihinden
itibaren otuz gün içinde yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar
verilmemiş veya bu istem reddedilmiş ise, temyiz/itiraz, kararın yürütülmesini
durdurmadığından ilama uygun olarak ödeme yapılır.
Kararın tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde
yürütmenin durdurulması talebi kabul edilirse, temyiz/itiraz talebinin sonucu
beklenir, karar onandığı takdirde ilama uygun olarak ödeme yapılır. Kararın
bozulması ve karar düzeltme talebinde bulunulması halinde, karar düzeltme
talebi kabul edilerek daha önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, ilama uygun
olarak ödeme yapılır. Bozma kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunulmaz
veya talep reddedilirse, kararın yürütülmesi kendiliğinden duracağından
mahkemece bozma kararı üzerine verilecek karar beklenir.
7.2. Adli
Yargı Kararları
Karara karşı kanun yollarına başvurulup
başvurulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği, tehiri icra talep edilip
edilmediği ve talep üzerine ne şekilde karar verildiği hususlarına dikkat
edilir. Kural olarak para alacaklarına veya menkul mallara ilişkin ilamların
icrası için kararın kesinleşmesi şart değildir. Bu tür ilamların ödenmesi için
alacaklı tarafından doğrudan idareye başvurulması halinde, ilam uyarınca ödeme
yapılır.
Kararın icraya konulmuş olması halinde, icra emrinin
tebliği üzerine, kararın temyiz edilip edilmediği araştırılır. Karar temyiz
edilmiş ise, mahkemesinden kararın temyiz edildiğine dair yazı alınır, bu yazı
ile icra dairesinden mehil vesikası alınır ve Yargıtay'dan tehiri icra kararı
alınarak karar icra dairesine verilir.
Kararın temyizinden vazgeçilmiş veya tehiri icra
kararı alınamamışsa, icra emri uyarınca ödeme yapılır. Tehiri icra kararı
alınırsa, temyiz talebinin sonucu beklenir. Karar onandığı takdirde icra emri
uyarınca ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, bozma kararı icra dairesine
verilir ve icra takibinin durması sağlanır. Bozma kararına karşı karar düzeltme
yoluna başvurulmuş olsa bile, icra işlemleri olduğu yerde durur. Karar düzeltme
talebi kabul edilerek daha önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, icra emri
uyarınca ödeme yapılır.
8. İLAMA BAĞLI BORÇLAR VE MAHKEME GİDERLERİ
Tasarruflu Yazılar 1
26/2/2004 tarihli ve 25385 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Maliye Bakanlığı'nın 2004 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına
ilişkin 6 sıra No.lu Tebliği ve buna dayanılarak çıkarılan Bütçe ve Mali
Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 22/3/2004 tarihli ve 5003 sayılı Genelgesi
gereğince genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin ilâma bağlı
borçları ile mahkeme harcı ve masrafları kendi bütçelerinden ödenir. Maliye
Bakanlığı'nın 2004 Mali Yılı Bütçe Uygulama Talimatına ilişkin 6 sıra Nolu
Tebliği ve buna dayanılarak çıkarılan Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün
22/3/2004 tarihli ve 5003 sayılı Genelgesi'nde;
İlâma Bağlı Borç: Bir mahkeme kararı ile genel bütçeye
dahil dairelerle katma bütçeli idarelerce ödenmesine hükmedilen ana para, faiz,
tazminat, ceza ve yargılama giderleri gibi her türlü ödemenin tamamı,
İlgili Hizmet Tertibi: Kaynağı itibariyle ilâma bağlı
borcun ilgili olduğu tertip,
Mahkeme Harcı ve Masrafları: Genel bütçeye dahil
dairelerle katma bütçeli idarelerin taraf olduğu davalarda, dava sonuçlanıncaya
kadar dava ile ilgili olarak yapılması zorunlu olan her türlü gider,
Olarak tanımlanmıştır.
8.1. İlâma
Bağlı Borçlar
8.1.1.
İlgili Birimlerce Ödenecek İlâma Bağlı Borçlar
a) İdare aleyhine sonuçlanan davalarda, ilâmda hüküm
altına alınan alacak, tazminat, gecikme faizi ve/veya gecikme zammı, yargılama
giderleri, avukatlık ücreti ve icra masrafları, dava konusu işlemi tesis eden
veya eylemde bulunan ilgili merkez birimi tarafından kendi bütçesinin ilgili
hizmet tertibinden ödenir. Dava konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan
taşra birimi, ilgili hizmet tertibinden ödeme yapılabilmesi için Destek
Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'ndan ödenek talebinde bulunur.
b) İlgili hizmet tertibinde ödenek olmaması halinde,
gerekli ödenek öncelikle Bakanlık bütçesi içinde yapılacak aktarmalarla
karşılanır, bu şekilde karşılanma imkânı bulunmaması durumunda ise, ilgili
birim Strateji Geliştirme Başkanlığı aracılığıyla Maliye Bakanlığından ödenek
talep eder.
c) 5607 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kaçak eşyanın
muhafaza edildiği antrepo ve depoların ardiye ücretleri ile kaçak eşyanın
teslim edildiği yediemin ücretlerine ilişkin ilâma bağlı borç ödemeleri ve 4458
sayılı Gümrük Kanunu'nun 221 inci madde hükmü uyarınca ödenen fazla çalışma
ücretlerine ilişkin ilâma bağlı borç ödemeleri için Destek Hizmetleri Dairesi
Başkanlığından ödenek talep edilir.
8.1.2. Hukuk
Müşavirliğince Ödenecek İlâma Bağlı Borçlar
a) İlâmda hüküm altına alınan ve bir hizmet tertibiyle
ilişkilendirilemeyen alacak, tazminat, gecikme faizi ve/veya gecikme zammı,
yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve icra masrafları Hukuk Müşavirliği
bütçesinin "Diğer Yasal Giderler" (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90)
tertibinden,
b) Kamu hizmetlerinin yürütülmesi esnasında ortaya
çıkan zarar nedeniyle zarar görenlere ödenmesi gereken ancak uygulamayı yapan
kamu görevlisine hukuken rücu imkânı bulunmayan mahkeme kararına dayalı
kusursuz tazminat ödemeleri, Hukuk Müşavirliği bütçesinin "Kusursuz
Tazminatlar" (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03) tertibinden,
ödenir.
8.2. Mahkeme
Giderleri
a) Dava sırasında ödenmesi gereken tebligat masrafı,
bilirkişi ve keşif ücreti gibi mahkeme giderlerine ilişkin harcamalar Hukuk
Müşavirliği bütçesinin "Mahkeme Harç ve Giderleri"
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04) tertibinden avans olarak ödenek talep
edilmek suretiyle yapılır ve söz konusu tertipte ödenek mevcut olsun veya
olmasın ilgili Muhasebe Müdürlüğü'nden avans alınıp süresi içinde usulüne uygun
olarak kapatılarak harcamalara ilişkin miktar kadar Hukuk Müşavirliği'nden
gerekli ödenek talep edilir.
b) Hukuk
Müşavirliği bütçesinin (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04) tertibinden mahkeme
harç ve masrafları için talep edilecek olan avanslar EK 37'de
yer alan form ile istenir ve her form için tarih ve sayı verilir.
c) Mahkeme harç ve masrafları (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04)
tertibinden talep edilen ödenek harcandıktan sonra Hukuk Müşavirliğine herhangi
bir makbuz veya belge gönderilmez.
ç) Hukuk Müşavirliğinden EK 37'de
yer alan form ile talep edilecek olan ödeneklerin talep edilmesine ve
harcanmasına ilişkin denetim 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenek talep
eden birimin gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi tarafından yapılır.
8.3.
Ödemelerde Dikkat Edilecek Hususlar
8.3.1. Genel
Olarak
a) İlâma bağlı borçlar ile ilgili olarak öncelikle "7.
İLÂMLI İCRA TAKİPLERİ" başlıklı bölümde yer alan açıklamalara uyularak gerekli
işlemler yapıldıktan sonra ödenek talebinde bulunulur.
b) İlâmlı alacaklarda, ödeme talebi veya icra emri
tarihi ile ilâm tarihi arasında on yıldan fazla bir süre geçmişse, öncelikle
ilâmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususu hukuk şubelerinden veya
servislerinden sorulur ve verilecek cevap doğrultusunda işlem yapılır.
c) Kararın icraya konulması halinde, öncelikle icra
emri ile ilâm karşılaştırılır. İlâma aykırı bir husus varsa (örneğin yasal faiz
oranlarından fazla faiz istenilmesi, faize faiz yürütülmesi, asıl alacak
tutarının yanlış yazılması, faiz başlangıç tarihinin yanlış uygulanması, hesap
hataları, harç istenilmesi gibi) şikâyet yoluna başvurulur.
ç) Karar icraya konulmadan önce ödeme için idareye
başvurulması halinde, yine öncelikle talep ile ilâm karşılaştırılır. İlâma
aykırı talepler kabul edilmez ve ödeme ilâma uygun olarak yapılır.
d) Kararın icraya konulması halinde, icra emrinin
tebliğinden önce borç ödenmiş veya ilâm zamanaşımına uğramış ise, yedi gün
içinde icra tetkik merciine itiraz edilir.
e) Ödenek talep edilirken, ödenek temin edilmesi ve
tahakkuk evrakının hazırlanması için geçecek makul süre dikkate alınarak borcun
muhtemel ödeme tarihi belirlenir ve buna göre ödenek miktarı hesaplanır. Ayrıca
varsa işleyecek gecikme faizi veya gecikme zammı miktarı da dikkate alınır.
f) Avukatlık ücretinin ödenebilmesi için, "Fatura
(Serbest Meslek Makbuzu)" ibraz edilir (Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri
Yönetmeliği madde 62/a).
g) Ödemeler,
ödeme talebinin Bakanlığa tebliğ edildiği tarih esas alınarak hazırlanan
listeye göre yapılır, ödenek bulunmaması veya ödeme listesi sırası nedeniyle
icra emrinde belirtilen ödeme süresi içinde ödeme yapılamayacağının anlaşılması
halinde, bu husus ödeme süresi içinde icra müdürlüğüne yazı ile bildirilir.
ğ) 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin 6 ncı
fıkrası hükmü gereğince, tazminat ve vergi davalarında kararın idareye
tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi
ödenmesi gerektiğinden yargı kararları gereği süresinde yerine getirilerek
gecikme faizi ödenmesine sebebiyet verilmez.
h) BAHUM'un 11//3/2005 tarih ve 8600 sayılı yazısında
kanuni kesintilere ilişkin olarak verilen örnek ve açıklamalara uyularak,
gerekli yasal kesintiler (damga vergisi, gelir vergisi tevkifatı vb.) yapılır.
ı) Hukuk Müşavirliği bütçesinin
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) tertibinden talep edilecek olan ödenekler EK 38'de yer alan form ve (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03)
tertibinden talep edilecek olan ödenekler EK 39'da yer alan
form ile istenilir ve her form için tarih ve sayı verilir.
i) EK 38'de ve EK 39'da yer alan formda dosya ve kişi/firma
bazında bilgiler verilerek talepler tek formda toplu olarak yapılır.
j) Karar kesinleşmeden önce ödeme yapılmış ise,
ödemeyi yapan merkez veya taşra birimince dosya takibe alınarak ödemenin
dayanağı olan kararın kaldırılması/bozulması halinde, yapılan ödeme süre
verilerek karşı taraftan geri istenir. Bu konuda yapılan tebligata rağmen
borcun ödenmemesi halinde, borçlu temerrüde düşmüş sayılır. Yapılan ödeme,
borçluya verilen sürenin bitimi tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi
ile birlikte tahsil edilir.
k) Taşra birimlerince İcra Müdürlüğüne yapılacak
ödemelerde merkezden ödenek talep etmeden önce ilgili İcra Müdürlüğünden
müfredatlı hesap pusulası, bağlı olduğu vergi dairesinin adı, vergi numarası
ile ödeme yapılacak banka şubesinin adı-kodu ve IBAN numarası bilgileri
istenir, bakiye ödemeleri önlemek için gelecek hesap dökümü (İcra vekâlet
ücreti, icra masrafı ve faiz) göz önünde bulundurularak eş zamanlı olarak
gerekli ödenek talep edilir.
l) Ödenek talep edilirken yukarıda belirtilen ödenek
talep formlarının özenle doldurulmasına dikkat edilir, Diğer Yasal Giderler
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) ve Kusursuz Tazminatlar
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03) tertibinden ödenen ilâma bağlı borçlarda,
icra müdürlüğü/ davacı/ avukata yapılan ödemeyle ilgili ödeme emri ile talep
formunun sayı ve numarası ilgi tutularak Hukuk Müşavirliğine gönderilir.
m) Hukuk Müşavirliğinden EK 38 ve EK 39'da yer alan formlar ile talep edilecek olan ödeneklerin
talep edilmesine ve harcanmasına ilişkin denetim 5018 sayılı Kanun hükümlerine
göre ödenek talep eden birimin gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi
tarafından yapılır.
n) Yanlış tertipten istenen ödenek talepleri iade
edileceğinden Mahkeme Harç ve Masrafları, Diğer Yasal Giderler ve Kusursuz
Tazminatlar tertip kodlarından ödenek talep edilirken yanlış tertipten ödenek
istenilmemesine, mükerrer talepte bulunulmamasına dikkat edilir.
o) İcra hesap dökümlerinde;
harç tutarı bulunması halinde bu tutar ödenmez, icra masrafı ödenir. Ancak
başvuru ve tahsil harcı ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş ise, icra başvuru harcı ile icra masrafı ödenir,
tahsil harcı ödenmez. (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
8.3.2.
Gümrük Vergilerine İlişkin İlâma Bağlı Borçlar
Maliye Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat
Genel Müdürlüğü'nün 11/3/2005 tarih ve 8600 sayılı yazısının B-İlâma Bağlı
Borçlar Bölümünün 4 üncü maddesinde, bütçe gelirlerine ilişkin ilâma bağlı
borçlar asıl alacak ve asıl alacak dışındaki ödemeler olarak ikiye ayrılmış ve
asıl alacağın gelir tertiplerine borç yazılacağı, asıl alacak dışındaki
ödemelerin ise gider tertibinden ödeneceği belirtilmiş bulunmaktadır.
Bu nedenle, gümrük vergilerine ilişkin olarak açılan
davalarda, tahsil edilmiş gümrük vergileri, cezaları ve diğer mali yüklerin
iadesine karar verilirse, ilâma bağlı borcun gümrük vergileri, cezaları ve
diğer mali yüklere ilişkin kısmı ilgili gelir tertibine borç yazılmak ve
ödenmek üzere ilgili Saymanlık Müdürlüğüne gönderilir.
Asıl alacak dışındaki kanuni gecikme faizi, yargılama
giderleri, avukatlık vekâlet ücreti ve ilâm icraya konulmuş ise icra masrafları
ise Hukuk Müşavirliği bütçesinin "Diğer Yasal Giderler"
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) tertibinden EK 38'de
yer alan form ile ödenek talep edilmek suretiyle ödenir.
8.3.3. Faiz Ödemeleri (2013/2
Sayılı Genelge ile değişik)[5]
8.3.3.1. Adli Yargı Kararları
a) Bakanlıkça ödenmesi
gereken ilâma bağlı borcun dayanağı karar icraya konulmadığı takdirde;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili
bir hüküm yoksa ve alacaklı dava tarihinden itibaren faiz talep ediyor ise,
faiz dava tarihinden değil, karar tarihinden itibaren hesaplanıp ödenir.
b) İlâma bağlı borcun
dayanağı karar icraya konulduğu takdirde;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili
bir hüküm yoksa ve icra emrinde faiz talep ediliyor ise, icra emri incelenip
faizin dava tarihinden mi, karar tarihinden mi ya da takip tarihinden mi
itibaren istendiğinin tespiti yapılır. Faiz dava tarihinden itibaren istenmiş
ise ödeme yapılmaz, karar tarihinden veya takip tarihinden itibaren istenmiş
ise, talep edilen tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanıp
ödenir. Faiz talebi yoksa faiz ödenmez.
cc) İcra emrinde faize faiz
talep edilip edilmediği de araştırılır. Eğer takip tarihine kadar faiz talep
edilmiş ve faizle birlikte toplam alacak üzerinden ödeme tarihine kadar faiz
talep ediliyorsa, faize ilişkin tutar çıkarılarak yalnızca asıl alacak,
yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tutar için ödeme tarihine kadar
faiz hesaplanır. İcra vekâlet ücreti ve icra masrafı için faiz ödenmemesine
dikkat edilir.
8.3.3.1. İdari Yargı Kararları
(a) Tazminat ve vergi
davalarında;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten mahkeme kararının davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre
için faiz hesaplanarak asıl alacak ile birlikte ödenir. Mahkeme kararının
davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih
arasında geçecek süre için faiz ödenmez. Ancak banka hesap numarasının idareye
bildirildiği tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreye 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili
bir hüküm yoksa, banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarihe kadar
geçecek süre için faiz ödenmez. Ancak banka hesap numarasının idareye
bildirildiği tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreye 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir.
(b) Konusu belli bir miktar
paranın ödenmesini gerektiren davalarda;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili
bir hüküm yoksa, banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarihten itibaren
30 gün içinde borç ödendiği takdirde
faiz ödenmez. Bu süre içinde ödeme
yapılamaması ve talep edilmesi halinde karar tarihi ile ödeme tarihi
arasındaki süre için yasal faiz oranında
hesaplanacak faiz ödenir.
c) İdari yargıda açılan tüm
davalarda hükmedilen vekalet ücretleri ve yargılama giderleri; banka hesap
numarasının idareye bildirildiği tarihten itibaren 30 gün içinde ödendiği
takdirde faiz ödenmez. Bu süre içinde ödeme yapılamaması ve talep edilmesi
halinde, karar tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için yasal faiz oranında hesaplanacak faiz ödenir.
8.4. Posta
Pulu Bedelleri
Mahkemelerce verilen kararlarla iadesine hükmolunan
posta pulu bedelleri taşra birimlerince kararı veren mahkemeden alınarak
mahkeme masrafları ile ilgili avansın alındığı Saymanlık Müdürlüğüne yatırılır
ve alındı belgesinin bir örneği Hukuk Müşavirliğine gönderilir.
8.5. Kamu
(Hazine) Zararının Tahsili
İlâma bağlı borç personelin kusurundan kaynaklanıyorsa
veya ilâma bağlı borcun ödenmesinde kusurlu hareketle kamu zararının doğmasına
sebebiyet verilmiş ise, 19/10/2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanarak 1/1/2006 tarihinde yürürlüğe giren "Kamu Zararlarının Tahsiline
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre işlem yapılır.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik'in 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmü uyarınca, yargı
kararları ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamu zararı alacakları ile
değerlendirme sonucunda takip ve tahsiline karar verilen alacaklar, merkezde
strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise Bölge Müdürlüğünce takip edilir.
Bu nedenle; ödemeyi yapan merkez ve taşra
birimlerince, bu zararın oluşmasında kusuru bulunan personel olup olmadığı
araştırılır. Kamu zararının oluşmasında personelin kusurunun bulunup
bulunmadığı personelin görev yaptığı birim amirince belirlenir, olay birden
fazla birimi ilgilendiriyorsa her birim kendi personeli ile ilgili
değerlendirmeyi yaparak ödemeyi yapan birime gönderir. Kamu zararına sebebiyet
veren personel tespit edilmesi halinde, ödemeyi yapan birim tarafından kamu
zararı ile ilgili bilgi ve belgeler ile kamu zararından kusurlu olduğu tespit
edilen personel, merkezde Strateji Geliştirme Başkanlığı'na, taşrada Bölge
Müdürlüğüne bildirilir. Bu bildirim üzerine merkezde Strateji Geliştirme
Başkanlığı, taşrada Bölge Müdürlüğü tarafından zararın yasal faizi ile birlikte
rızaen ödemesi için kusurlu personele tebligat yapılır, rızaen ödeme yapılmaz
ise, rücu davası yoluyla kamu zararının tahsili amacıyla, kusurlu olduğu tespit
edilen personelin isim ve tebligata elverişli adresi, Hukuk Müşavirliğine gönderilir.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
9. HACİZ
İHBARNAMELERİ
İcra ve İflas Müdürlüklerince Bakanlığa gönderilen
haciz ihbarnameleri ile ilgili olarak Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından,
29/5/2000 tarihli ve 2000/42
sayılı Genelge yayımlanmış, bu Genelge Adalet Bakanlığı'na gönderilmiş ve Adalet
Bakanlığı'nca 28/3/2001 tarihli ve 42-6276 sayılı yazıyla tüm İcra ve İflas
Müdürlüklerine duyurulmuştur.
Bu Genelgede;
"… gümrük idarelerinin denetimindeki geçici
depolama yerleri ve antrepolarda bulunan ve haciz konulan eşya ile ilgili
olarak;
1-İflas
Daireleri ve İcra Müdürlüklerince, üçüncü şahısların alacakları ve
aldıracakları haciz veya sair tedbirler için, eşyanın cins ve miktarı ile
sahiplerinin de açıkça belirtilmesi şartıyla geçici depolama yeri veya antrepo
işleticisine bildirilmesi,
Geçici
depolama yeri veya antrepo işleticisi tarafından kayıtlarına bu eşyanın
durumunu belirtir şerh düşülmesi ile aynı zamanda durumun taşra birimine
bildirilmesi,
2-Eşyanın
taşra birimince geçici depolama yeri olarak kabul edilen yerde veya gümrük
sahasında bulunması ya da eşyanın konulduğu geçici depolama yeri veya
antreponun taşra birimince işletilmesi halinde bildirimin ilgili taşra birimine
yapılması, icap etmektedir."
denilmektedir.
İcra ve İflas Müdürlüklerinin bu Genelgeye aykırı
işlem yaptıkları tespit edildiğinde, Genelge hükümleri belirtilerek İcra ve
İflas Müdürlüklerinden Genelge uyarınca işlem yapılması talep edilir.
29/5/2000 tarihli ve 2000/42 sayılı Genelge dışında
kalan ve geçici depolama yeri ve antrepolarda bulunan eşyalar dışındaki hak ve
alacakların haczedilebilmesi için İcra ve İflas Müdürlüklerince Bakanlığa
gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine yapılacak işlemler aşağıda
belirtilmiştir:
9/6/1932 tarihli ve 2004
sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89 uncu maddesi gereğince İcra Müdürlüklerinde
başlatılan icra takip dosyalarının alacaklısı olan gerçek veya tüzel kişilerin,
takip borçlusu ya da borçlularının üçüncü kişilerde bulunan (Bakanlık
nezdindeki) mal, hak ve alacaklarını haczettirme hakları bulunmaktadır.
2004 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi gereğince
borçlunun Bakanlık nezdindeki bir kıymetli evraka bağlı olmayan, yani hamiline
ait olmayan veya cirosu kabil bir senede bağlı bulunmayan bütün alacakları
haczedilebilmektedir.
2004 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde, İcra ve İflas
Müdürlüklerince gönderilecek haciz ihbarnameleri uyarınca ne şekilde işlem
yapılacağı, belirtilen şekilde işlem yapılmaması halinde bunun sonuçları açık
bir şekilde belirtilmiştir. Bu yüzden İcra ve İflas Müdürlükleri tarafından
gönderilen haciz ihbarnamelerinde, bu ihbarnamenin 2004 sayılı Kanunun 89 uncu
maddesine göre gönderilen bir haciz ihbarnamesi olduğunun (89/1 Haciz
İhbarnamesi veya Birinci Haciz İhbarnamesi), yapılması gereken işlemlerin, işlemleri
yapma sürelerinin ve sonuçlarının açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
Uygulamada İcra ve İflas Müdürlükleri Birinci Haciz
İhbarnamelerinde matbu yazılar kullanmakta ve bu yazılarda 89 uncu madde
ayrıntılı olarak belirtilmektedir. Bunun dışında İcra ve İflas Müdürlüklerinden
gelen haciz müzekkerelerinin ve diğer yazıların Birinci Haciz İhbarnamesi
olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.
2004 sayılı Kanunun 89/7 nci maddesi gereğince, haciz
ihbarnamesi bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez ve şubelerinden hangisine
tebliğ edilmiş ise, beyanda bulunma mükellefiyeti yalnız ihbarnameyi tebellüğ
eden merkez veya şubeye aittir.
Bu nedenle, haciz ihbarnamesi merkez birimlerine
tebliğ edilmişse, mal, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yalnız merkez
birimleri bünyesinde, taşra birimlerine tebliğ edilmişse, araştırma yalnız
ihbarnamenin tebliğ edildiği taşra birimi bünyesinde yapılır.
2004 sayılı Kanunun 89/7 nci
maddesinde 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile;
"Haciz ihbarnamesi, borçlunun
hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine
veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz
ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak
şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür."
Hükmü getirilmiş ve bu
değişikliğin Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe
gireceği hükme bağlanmıştır. (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
Bu hüküm gereğince, 5/1/2013
tarihinden itibaren Hukuk Müşavirliğince merkez birimlerine gönderilen haciz
ihbarnameleri üzerine, merkez birimleri kendi bünyelerinde mal, hak ve
alacaklara ilişkin araştırmayı yapar ve Hukuk Müşavirliğine bildirir. Ayrıca;
Gümrükler Genel Müdürlüğünce Bölge Müdürlükleri ve Bölge Müdürlükleri aracılığı
ile bağlantı idareler nezdinde, İç Ticaret Genel Müdürlüğünce İl Müdürlükleri
nezdinde mal, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yapılır ve icra
müdürlüklerine iletilecek cevaba esas olmak üzere Hukuk Müşavirliğine
bildirilir. (2013/2
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
İcra ve İflas Müdürlüklerinden gönderilen haciz
ihbarnameleri, haciz müzekkereleri ve diğer yazılarda yer alan "doğacak hak ve
alacakları" ifadesi, müstakbel (beklenen) bir alacağı belirtmektedir. Müstakbel
bir alacaktan söz edilebilmesi için, öncelikle takip borçlusu ile Bakanlık
arasında bir hukuki ilişkinin mevcut olması ve bu hukuki ilişkiden doğan
alacağın cinsinin ve borçlusunun belirli olması gereklidir. Alacağın miktarının
belli olmaması veya böyle bir alacağın doğmama ihtimalinin bulunması önemli
değildir. İşçiler ve memurların ücret alacakları, gelecekteki kira alacakları,
müteahhidin istihkak alacağı müstakbel alacaklara örnek olarak gösterilebilir.
9.1. Birinci
Haciz İhbarnamesi
2004 sayılı Kanunun 89/1 inci maddesi gereğince
"Birinci Haciz İhbarnamesi" tebliğ edilmesi halinde, bu haciz ihbarnamesinin
Bakanlığa tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde borçlunun/borçluların
Bakanlığa herhangi bir mal, hak ve alacağı mevcut ise bunların ve bunlarla
ilgili rehin, temlik, haciz vs. gibi her türlü kaydı bildirilir, eğer
borçlunun/borçluların böyle bir mal, hak ve alacağı bulunmuyor ise yine aynı
sürede, borçlu/borçluların Bakanlık nezdinde herhangi bir mal, hak ve alacağı
bulunmadığına dair cevabi yazı, (gerekirse nöbetçi icra müdürlüğü kanalıyla)
ilgili icra müdürlüğüne zimmet karşılığı verilir.
9.2. İkinci
Haciz İhbarnamesi
Bakanlıkça "Birinci Haciz İhbarnamesi"ne cevap
verilmez ve borçlu/borçluların Bakanlıktan hak ve alacağı olmadığı yazılı
olarak yedi gün içerisinde İcra ve İflas Müdürlüklerine bildirilmez ise bu kez
İcra ve İflas Müdürlükleri tarafından, 2004 sayılı Kanunun 89/3 üncü maddesi
gereğince "İkinci Haciz İhbarnamesi" gönderilir.
"İkinci Haciz İhbarnamesi"nin Bakanlığa tebliğinden
itibaren yedi gün içerisinde borçlunun/borçluların Bakanlığa herhangi bir mal,
hak ve alacakları mevcut ise bunların ve bunlarla ilgili rehin, temlik, haciz
vs. kaydı bildirilir, eğer borçlunun/borçluların böyle bir mal, hak ve alacağı
bulunmuyor ise yine aynı sürede borçlu/borçluların Bakanlık nezdinde herhangi
bir mal, hak ve alacağı bulunmadığına dair cevabi yazı (gerekirse nöbetçi icra
müdürlüğü kanalıyla) ilgili icra müdürlüğüne zimmet karşılığı verilir.
9.3. Ödeme
Muhtırası
Bakanlıkça "İkinci Haciz İhbarnamesi"ne de cevap
verilmez ve borçlu/borçluların Bakanlıktan mal, hak ve alacağı olmadığı yazılı
olarak yedi gün içerisinde İcra ve İflas Müdürlüklerine bildirilmez ise İcra ve
İflas Müdürlükleri tarafından son kez İ.İ.K 89/3 üncü maddesi uyarınca "Ödeme
Muhtırası" (Son Bildirim) gönderilerek, Bakanlığa onbeş gün içinde parayı İcra
ve İflas Müdürlüğüne ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu
süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu
ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu "Ödeme
Muhtırası"nın (Son Bildirim'in) tebliğinden itibaren onbeş gün içinde,
alacaklının ikametgahı veya takibinin yapıldığı İcra ve İflas Müdürlüğünün
bulunduğu yer Mahkemelerinde "Menfi Tesbit" davası açılması ve dava açıldığına
dair alınacak şerhin, "Ödeme Muhtırası"nın (Son Bildirim'in) tebliğinden
itibaren 20 gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğünün dosyasına ibrazı gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89/3 üncü maddesi
uyarınca gönderilen, "Ödeme Muhtırası"nın (Son Bildirimin) tebliğinden itibaren
onbeş günlük "Menfi Tespit" davası açma süresi içerisinde davanın açılmaması
halinde, ihbarnamelere konu borç tutarı kadar Bakanlık borçlu yerine geçmekte
ve bu tutar Bakanlıktan cebri icra yoluyla tahsil edilmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, yasal sürelerde itiraz ve
bildirim yapılmadığı takdirde, Bakanlık ile hiçbir ilgisi bulunmayan borçların
ödenmesi zorunluluğu doğacaktır. Bu nedenle;
- Merkez birimlerine, İcra ve İflas Müdürlüklerince
Birinci Haciz İhbarnamesi ve/veya İkinci Haciz İhbarnamesinin tebliğ edilmesi
halinde; PTT tebliğ mazbatası (PTT memurunda kalan ve yetkili tarafından
imzalanan) ve haciz ihbarnamesi üzerine tebliğ tarihi yazılmak suretiyle
tebligat derhal Hukuk Müşavirliğine iletilir.
- Taşra birimlerine, İcra ve İflas Müdürlüklerince
Birinci Haciz İhbarnamesi ve/veya İkinci Haciz İhbarnamesinin tebliğ edilmesi
halinde; tebliğ mazbatası ve haciz ihbarnamesi üzerine tebliğ tarihi yazılmak
suretiyle tebligat derhal hukuk birimine iletilir.
- Hukuk Müşavirliğince, merkez birimlerine
gönderilecek Birinci Haciz İhbarnamesi ve/veya İkinci Haciz İhbarnamesi
üzerine, ihbarnamede adı geçen borçlu veya borçluların mal, hak ve
alacaklarının olup olmadığı araştırması yalnızca ihbarnamenin gönderildiği
merkez birimi nezdinde yapılır ve yedi gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğüne
cevap verilebilmesi için, borçlu veya borçluların mal, hak ve alacaklarının
bulunup bulunmadığı hususu Hukuk Müşavirliğine en kısa sürede bildirilir.
- Hukuk işleri şubeleri veya servislerince, Birinci
Haciz İhbarnamesi ve/veya İkinci Haciz İhbarnamesi derhal ilgili birimlere
gönderilir. İhbarnamede adı geçen borçlu veya borçluların mal, hak ve
alacaklarının olup olmadığı araştırması yalnızca ilgili taşra birimi nezdinde
yapılır ve yedi gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğüne cevap verilebilmesi için,
borçlu veya borçluların mal, hak ve alacaklarının bulunup bulunmadığı hususu en
kısa sürede hukuk işleri şubesine veya servisine bildirilir.
- Yapılan inceleme sonucunda; borçlu veya borçluların,
hak ve alacaklarının mevcut olduğunun tespiti halinde, mevcut hak ve
alacaklarının tutarı ve üzerlerindeki rehin, temlik, haciz vs. gibi her türlü
kayıt, borçlu veya borçluların herhangi bir mal, hak ve alacağının
bulunmadığının tespiti halinde ise bu husus, dosya numarası ve borçluları
belirtilmek suretiyle tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde hukuk işleri
şubesi veya servisince ilgili İcra ve İflas Müdürlüğüne bildirilir.
İhbarnameyi düzenleyen İcra ve İflas Müdürlüğünün aynı
yerde olmaması halinde, yazı haciz ihbarnamesinde belirtilen İcra ve İflas
Müdürlüğüne gönderilmek üzere, bulundukları yerdeki İcra ve İflas Müdürlüğüne
ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde elden ve zimmet
karşılığı teslim edilir.
- 2004 sayılı Kanunun 89/1 maddesi uyarınca düzenlenen
haciz ihbarnamesinin tebellüğ edildiği tarihte, borçlu veya borçluların hak ve
alacaklarının bulunması halinde, bu hak ve alacaklara "Birinci Haciz
İhbarnamesi" ve "İkinci Haciz İhbarnamesi"nde belirtilen tutar kadar haciz
şerhi işlenerek bloke kaydı konulur.
- Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte,
borçlunun müstakbel bir alacağı tespit edilmiş ise yedi gün içinde İcra ve İflas
Müdürlüğüne verilecek cevapta Bakanlık ile takip borçlusu arasındaki hukuki
ilişkinin açıkça belirtilmesi, yazıda "Bu hukuki ilişkiden şimdiye kadar takip
borçlusu lehine doğmuş ve ödenebilir bir alacak yoktur. Ancak, ilerde takip
borçlusu lehine bir alacak doğması muhtemeldir. Bu nedenle, takip borçlusu ile
ilgili dosyaya haciz şerhi konulmuştur. Takip borçlusu lehine ilerde bir alacak
doğarsa, bu alacak Müdürlüğünüze bildirilecek ve ödenecektir" ifadesi
kullanılır ve ilgili dosyaya şerh konularak, ilerde bir alacak doğarsa bu
alacak İcra ve İflas Müdürlüğüne ödenir.
- Merkez ve taşra birimlerince, herhangi bir nedenle
yedi günlük itiraz süresi içersinde "Birinci Haciz İhbarnamesi" ve "İkinci
Haciz İhbarnamesi" ne cevap verilmemesi, itiraz edilmemesi veya bütün
uyarılarımızın aksine posta, kargo vs ile gönderilmek suretiyle itirazın yedi
gün içerisinde icra dosyasına ulaşmaması halinde; 2004 sayılı Kanunun 89/3 üncü
maddesi uyarınca "Ödeme Muhtırası" tebliğ edilmesi durumunda, onbeş gün içinde
"menfi tesbit" davası açılabilmesi için ödeme muhtırası ile gerekli bilgi ve
belgeler derhal merkezde Hukuk Müşavirliğine, taşrada ise hukuk işleri şubesine
veya servisine gönderilir ve Hukuk Müşavirliğine bilgi verilir.
- Hukuk servisinin bulunmadığı müdürlüklerde yukarıda
belirtilen işlemler müdür tarafından görevlendirilen birimce yerine getirilir.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
10. DİĞER
MÜZEKKERE VE YAZILAR İLE İFLAS KARARLARI
10.1. İflas
Daireleri Kararları
2004 sayılı Kanunun "İflas Kararının Tebliği ve İlanı"
başlıklı 166 ncı maddesinde;
"İflas kararı, iflas dairesine bildirilir.
Daire, kararı kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret
sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine,
mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, menkul kıymet borsalarına, Sermaye
Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelenlere bildirir. Daire, ayrıca kararı,
karar tarihinde tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde
dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin
bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı
ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin
yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan
yapılmaz.
İflasın kapandığı veya kaldırıldığı da aynı suretle
bildirilir ve ilan olunur."
Hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm
gereğince, iflas kararı, iflasın kapanması ve kaldırılması kararları
Bakanlığımıza tebliği zorunlu kararlardan olup, sözkonusu kararlar Hukuk
Müşavirliğince ilgili merkez birimlerine dağıtılır ve ilgili merkez ve taşra
birimlerince ivedilikle karar gerekleri yerine getirilir.
10.2.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yazıları
19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun
"Fonun bilgi ve belge isteme yetkisi" başlıklı 123 üncü maddesinde;
"Kamu
kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, Devletin güvenliği ve temel
dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile meslek sırrı, aile
hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla,
özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın
gizli dahi olsa Fon tarafından bu Kanun kapsamında verilen görevler ile sınırlı
olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi uygun süre ve ortamda, sürekli
veya münferit olarak vermeye, istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye mecburdurlar.
Bu madde kapsamında, ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar
Fonun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek ve gereken
kolaylığı göstermekle yükümlüdürler."
hükmü yer almaktadır.
Bu hüküm gereğince, Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu'ndan gelen yazılar Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez birimlerine
dağıtılır ve yazı ile talep edilen bilgi ve belgeler ilgili merkez ve taşra
birimlerince ivedilikle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na gönderilir.
10.3. Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yazıları
31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 100 üncü maddesinde;
"5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki
kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler
doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu
idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak
protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı
ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği ve
savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki
yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum
tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre
Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen diğer
görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli
ve/veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda
görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya,
muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları
bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri
ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek
için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.
Bu madde kapsamında ilgili kişi, kurum ve kuruluşlar
Kurumun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu talebe cevap vermek ve gereken
kolaylığı göstermekle yükümlüdürler."
Hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince, Sosyal
Güvenlik Kurumu'ndan gelen yazılar Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez
birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep edilen bilgi ve belgeler ilgili merkez
ve taşra birimlerince ivedilikle Sosyal Güvenlik Kurumu'na gönderilir.
10.4. Vergi
Dairesi Başkanlıkları Yazıları
Vergi daireleri, devlet alacaklarını 6183 sayılı
Kanuna göre takip ve tahsil ettiğinden vergi dairelerinden gelen yazılar
merkezde hukuk birimlerince ilgili merkez birimlerine dağıtılır ve yazı ile
talep edilen bilgi ve belgeler ile yazı gerekleri ilgili merkez ve taşra
birimlerince ivedilikle yerine getirilir.
10.5. Tedbir
ve Haciz Kararları
İcra daireleri ve mahkemelerce merkez teşkilatında
Hukuk Müşavirliğine tebliğ edilen ihtiyati tedbir, tedbir, tedbiren el koyma,
araç haczi vb. yazılar somut olay bazında Hukuk Müşavirliğince değerlendirilir
ve yazılar gereği için ilgili merkez birimlerine gönderilir. Bu yazıların
gerekleri ilgili merkez birimince ivedilikle yerine getirilir.
Taşra teşkilatına tebliğ edilen yazılar, hukuk
birimlerince değerlendirilir ve yazılar gereği için ilgili taşra birimlerine
gönderilir. Bu yazıların gerekleri ilgili taşra birimince ivedilikle yerine
getirilir.
10.6. Diğer
Haciz Müzekkereleri ve Mal Varlığı Araştırma Yazıları
İcra dairelerince veya kamu kurum ve kuruluşlarınca
hukuk birimlerine tebliğ edilen ve haciz ihbarnameleri dışında kalan diğer
haciz müzekkereleri ve yazılar araştırma mahiyetinde yazılar olduğundan makul
sürede cevaplanır, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yalnızca müzekkerenin
veya yazının tebliğ edildiği merkez veya taşra birimi bünyesinde yapılır.
2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
11. SON
HÜKÜMLER VE YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLER
11.1. Son
Hükümler
Hazine yararının korunması amacıyla, yargıya intikal
edip, kanun yolları aşamasından geçmek suretiyle Bakanlık aleyhine kesinleşen
ve istikrar kazanan mahkeme kararları dikkate alınarak, gereksiz uyuşmazlıklara
sebebiyet verilmemesi, davaların takibinde bu Genelgede belirtilen usul ve
esaslara uyulmasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi, Genelgede
belirtilmeyen hususlarda ilgili mevzuat hükümleri gereğince işlem yapılması
gerekmektedir.
Genelgede yer alan mevzuat hükümleri değiştiğinde veya
yürürlükten kalktığında, yürürlükteki mevzuat hükümleri uygulanır ve tereddüt
edilen hususlarda ilgili merkez birimi tarafından Hukuk Müşavirliğinden görüş
istenir.
11.2.
Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
Bu Genelge ile;
a) Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığının (Hukuk
Müşavirliği) 31/12/2009 tarihli ve 2009/2
sayılı Genelgesi,
b) Gümrük ve Ticaret Bakanlığının (Hukuk Müşavirliği)
2/11/2011 tarihli ve 2011/2
sayılı Genelgesi,
c) Bakanlık Makamının 18 sayılı Olurları çerçevesinde
yürürlüğe konulan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İmza Yetkileri Yönergesinin
11 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilgilerini ve gereğini rica ederim.
Hayati YAZICI
Bakan
DAĞITIM:
Tüm Merkez ve Taşra
Birimlerine
EK:
-Dilekçe örnekleri (36)
-Formlar (3)
EK: 1
Kovuşturmaya
Yer Olmadığına Dair
Karara İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. AĞIR
CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Soruşturma No:
Karar No:
İTİRAZ EDEN
(MÜŞTEKİ): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK/SANIKLAR:
SUÇ:
SUÇ TARİHİ:
İTİRAZ EDİLEN KARAR: ….. Cumhuriyet Başsavcılığının ….. tarihli ve
Soruşturma No: …….., Karar No: …….. sayılı Kararı.
TEBLİĞ TARİHİ:
İTİRAZ NEDENLERİ: (Konunun özelliği ve mevcut delillere göre dava
açılması gerektiği gerekçeli olarak kısaca yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, itiraz konusu Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararın
kaldırılarak, kamu davasının açılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 2
Katılma Dilekçesi Örneği
(5607 Sayılı Kanuna Aykırılık Nedeniyle)
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
KATILMA İSTEMİNDE
BULUNAN (ŞİKÂYETÇİ): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK/SANIKLAR:
SUÇ:
SUÇ TARİHİ:
OLAY: (Olayın özeti kısaca yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, sanık/sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanuna aykırılık nedeniyle
açılan davaya 5271 sayılı Kanun'un 237 ve 238 inci maddeleri ile 5607 sayılı
Kanunun 18 inci maddesi gereğince katılma talebimizin kabulüne, bu talebimiz
kabul edildiği takdirde sanığın/sanıkların cezalandırılmasına, Gümrük İdaresi
lehine tazmini nitelikte para cezasına hükmolunmasına, suç konusu kaçak eşyanın
müsaderesine ve yargılama giderlerinin sanığa/sanıklara yükletilmesine karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 3
Katılma Dilekçesi Örneği
(Diğer Ceza Davalarında)
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
KATILMA
TALEBİNDE
BULUNAN (ŞİKÂYETÇİ): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK (SANIKLAR):
SUÇ:
SUÇ TARİHİ:
OLAY: (Olayın özeti kısaca yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, sanık/sanıklar hakkında açılan davaya 5271 sayılı Kanun'un 237 ve
238 inci maddeleri gereğince katılma istemimizin kabulüne, sanığın/sanıkların
cezalandırılmasına ve yargılama giderlerinin sanığa/sanıklara yükletilmesine
karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 4
Bilirkişinin Reddi İstemine
İlişkin Dilekçe Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. CEZA
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİYE
İTİRAZ
EDEN (ŞİKAYETÇİ): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK/SANIKLAR :
İSTEM KONUSU : Bilirkişinin reddine karar verilmesi isteminden
ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ: (Bilirkişinin reddi nedenleri yazılacaktır.)
Bu
nedenle yeni bir bilirkişi tayin edilmesini talep etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle bilirkişinin reddi
istemimizin kabulü ile, yeni bir bilirkişi tayin edilmesine karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 5
Bilirkişi Raporuna İtiraz
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. CEZA
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİ
RAPORUNA
İTİRAZ EDEN (ŞİKÂYETÇİ): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK/SANIKLAR:
İSTEM KONUSU : Bilirkişi raporuna itirazlarımızın sunulmasından
ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ: (Bilirkişi raporuna itiraz nedenleri yazılacaktır.)
Bu
nedenle bilirkişi raporuna itirazımızın kabulü ile, yeni bir bilirkişi
incelemesi yaptırılarak rapor alınmasını talep etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporuna
itirazımızın kabulü ile, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor
alınmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 6
5271 Sayılı Kanunun 267. Maddesine
Göre İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. CEZA
MAHKEMESİNE
İTİRAZ EDEN
(KATILAN): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
….. Müdürlüğü
SANIK/SANIKLAR:
İTİRAZ KONUSU KARAR: ….. Ceza Mahkemesinin ….. tarihli ve …….. E.
sayılı Kararı
İTİRAZ NEDENLERİ: (İtiraz nedenleri yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, itirazımızın kabulü
ile, ….. Ceza Mahkemesinin ….. tarihli ve …….. E. sayılı Kararının
düzeltilmesine/kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 7
Süre Tutum
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
….. CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
TEMYİZ EDEN (KATILAN): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK/SANIKLAR:
TEMYİZ EDİLEN KARAR: ….. Ceza Mahkemesinin ….. tarihli ve ….….. E.,
….….. K. sayılı Kararı
TEMYİZ
NEDENLERİ: Mahkemenizce verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı
temyiz ediyoruz. Usul ve kanuna aykırı bulduğumuz kararın temyiz nedenlerini
mahkemenin gerekçeli kararını tebellüğ ettiğimizde ayrıca sunacağız.
SONUÇ
VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, gerekçeli
mahkeme kararının tarafımıza tebliğinden sonra ayrıntılı temyiz dilekçesi verme
hakkımızı saklı tutarak, hükmün BOZULMASINA karar verilmesini arz ve talep
ederim.
Bakan a.
EK: 8
Temyiz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…...
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…... CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
TEMYİZ EDEN (KATILAN): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
SANIK /SANIKLAR:
TEMYİZ EDİLEN KARAR: …... Ceza Mahkemesinin …... tarihli ve
............ E.,
….…... K. sayılı Kararı
TEMYİZ NEDENLERİ: (Ceza Muhakemesi Kanununun 289 uncu maddesinde
gösterilen temyiz nedenleri ile Gümrük Mevzuatı ve 5607 sayılı Kanunun suça
temas eden maddesi çerçevesinde, kararda yer alan gerekçenin yerinde olmadığı
açıklanmak suretiyle aleyhe olan hususlar karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, temyiz istemimizin kabulü ile, hükmün bozulmasına karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 9
Karar Düzeltme
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…...
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
DÜZELTME
İSTEMİNDE
BULUNAN (KATILAN) : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
DAVACI : Kamu hukuku
SANIK/SANIKLAR:
SUÇ:
SUÇ TARİHİ:
DÜZELTİLMESİ İSTENEN KARAR: Yargıtay ........... Ceza Dairesinin ….. tarihli ve
........ / ...... E. ve ............. K.
sayılı kararı.
KARAR DÜZELTME NEDENLERİ: (Karar düzeltme yoluna niçin gidildiğinin nedenleri
açıklanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, dava dosyasının ….. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca
kararı veren Yargıtay ….. Ceza Dairesinden yukarıda tarih ve sayısı belirtilen
kararın düzeltilmesinin istenmesini ve ilgili ceza dairesince de talep
doğrultusunda kararın düzeltilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 10
Yargılamanın Yenilenmesi
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YARGILAMANIN
YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN (KATILAN): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
DAVACI: Kamu Hukuku
SANIK/SANIKLAR:
SUÇ:
SUÇ TARİHİ:
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İSTENİLEN KARAR: ….. Mahkemesinin ….. tarihli ve
…….. Esas, …….. Karar sayılı kararı.
İSTEM KONUSU: Yukarıda tarih ve sayısı yazılan Mahkeme kararının
yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılarak, sanıklar hakkında yeniden yargılama
yapılması ve cezalandırılmalarına karar verilmesi isteminden ibarettir.
YARGILAMANIN
YENİLENMESİ
NEDENLERİ: (Olay özetlenerek, yargılamanın yenilenmesi nedenleri
belirtilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle; Mahkemenizce verilen .............. tarih, .......... Esas
ve ......... Karar sayılı kararın CMK'nun 311 ve devamı maddeleri gereğince
iptali ile, sanıkların eylemlerine uyan .......................sayılı kanun
maddeleri gereğince cezalandırılmalarına, suça konu malların müsaderesine,
idaremizin şahsi haklarının hüküm altına alınmasına ve yargılama giderlerinin
sanıklara yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EKLER : (Yargılamanın Yenilenmesi nedeninin
gerçekleştiğini
gösteren sübut delilleri eklenecektir)
EK : 11
Müsadere Kararı Verilmesi
Talebi İçin Dilekçe Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE
Dosya No :
MÜSADERE
İSTEYEN
(ŞİKÂYETÇİ): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
ŞÜPHELİ:
KONU: Müsadere Kararı verilmesi isteminden ibarettir.
SUÇ:
DAVA DEĞERİ:
AÇIKLAMALAR: (Müsadere kararı verilmesinin gerekçeleri
yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda belirtilen sebeplerle katılma talebimizin
kabulü ile, müsadere kararı verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 12
Hukuk Davası Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
DAVACI: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
DAVALI:
İSTEM KONUSU:
OLAYLAR: (Dava konusu olaylar özetlenecektir.)
HUKUKİ NEDENLER: (İlgili mevzuat hükümleri yazılacaktır.)
DELİLLER:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle davanın kabulüne, yargılama giderlerinin (ve avukatlık ücretinin)
davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 13
Davaya Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
DAVACI:
İSTEM KONUSU: Dava dilekçesine cevaplarımızın sunulmasından
ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: (Dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara karşı
cevaplar yazılacaktır.)
HUKUKİ NEDENLER: (İlgili mevzuat hükümleri yazılacaktır.)
DELİLLER:
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin (ve avukatlık ücretinin)
davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 14
Bilirkişinin Reddi
Talebi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…… Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİYE
İTİRAZ
EDEN (DAVALI):Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
İSTEM KONUSU: Bilirkişinin reddine karar verilmesi isteminden
ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ: (Bilirkişinin reddini gerektiren nedenler yazılacaktır.)
Bu
nedenle yeni bir bilirkişi tayin edilmesini talep etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle bilirkişinin reddi
istemimizin kabulü ile, yeni bir bilirkişi tayin edilmesine karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 15
Bilirkişi Raporuna İtiraz
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİ
RAPORUNA
İTİRAZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
İSTEM KONUSU : Bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızın
sunulmasından ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ: (Bu bölümde Bilirkişi Raporuna karşı itiraz nedenleri
yazılacaktır.)
Bu
nedenle bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazımızın kabulü ile, yeni bir
bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bilirkişi raporuna
itirazımızın kabulü ile, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 16
Temyiz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
YARGITAY
İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
TEMYİZ EDİLEN KARAR:. ….. Hukuk Mahkemesinin ….. tarihli ve .............
E.,
............. K. sayılı kararı
TEMYİZ NEDENLERİ: (Dilekçelerimizde belirttiğimiz konular ile kararda
belirtilen hususlar karşılaştırılarak, mahkeme kararında bozulması istenilen
hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle...............Hukuk Mahkemesinin .................tarihli ve
............. E., ............. K. sayılı kararının BOZULMASINA,
yargılama giderlerinin (ve avukatlık ücretinin) karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 17
Temyize Cevap
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
YARGITAY …..
HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
TEMYİZE
CEVAP VEREN
(DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
TEMYİZ
DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ:
İSTEM KONUSU: ….. tarihli temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın
sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: Davacı tarafından ….. Mahkemesi nezdinde
Bakanlığımıza karşı dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar
verilmiş bulunmaktadır. Davacı tarafından ….. tarihli dilekçe ile temyiz
talebinde bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar
kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından davacının temyiz
isteminin reddi gerekir.
(Temyiz
dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerden dolayı, temyiz talebinin reddine, mahkeme kararının ONANMASINA,
yargılama giderlerinin (ve avukatlık ücretinin) karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 18
Karar Düzeltme
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
YARGITAY
İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
Dosya No :
KARAR
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI ):
DÜZELTİLMESİ İSTENEN KARAR:Yargıtay ….. Dairesinin ….. tarihli ve ...........E.,
............. K. sayılı ilamı
KARAR DÜZELTME NEDENLERİ: (Temyiz dilekçemizde belirttiğimiz konular ile
Yargıtay ilamında belirtilen hususlar karşılaştırılarak, Yargıtay ilamında
karşılanmayan konular yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, Dairenizin .......... tarihli ve ......... E., ............K.
sayılı kararının DÜZELTİLEREK, mahkeme kararının ONANMASINA /BOZULMASINA karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 19
Yargılamanın İadesi
Dilekçesi Örneği
T.C.
BAŞBT.C.AKANLIK
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. HUKUK
MAHKEMESİNE
YARGILAMANIN
İADESİNİ
İSTEYEN (DAVALI: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
YARGILAMANIN
İADESİ
İSTENİN KARAR:Mahkemenizin .................. tarihli ve
.......... E.,
.......... K. sayılı kararı.
YARGILAMANIN
İADESİ
NEDENLERİ: (Olay özetlenerek HMUK'nun 445 nci maddesinde sayılan
yargılamanın iadesi nedenlerinden hangisinin ne şekilde gerçekleştiği ve
yargılamanın iadesi talebinin süresi içinde yapıldığı açıklanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılamanın iadesi
istemimizin kabulüne karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EKLER : (Yargılamanın iadesi nedeninin
gerçekleştiğini
gösteren sübut delilleri eklenecektir).
EK: 20
Süre Uzatma
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
Davacı
….. tarafından Bakanlığımız aleyhine açılan dava ile ilgili olarak Bakanlığımıza
….. tarihinde tebliğ olunan dava dilekçesine karşı savunmamızın yapılabilmesi
için gerekli bilgi ve belgelerin temini zaman alacağından, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 16/3 maddesi gereğince cevap verme süresinin 30
(otuz) gün uzatılmasına karar verilmesini ve neticenin tebliğini arz ve talep
ederim.
Bakan a.
EK: 21
1. Savunma
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
DAVA
DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ:
İSTEM KONUSU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın (birinci
savunmamızın) sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: (Dava konusu olay kısaca özetlenecektir. Daha sonra
idari işlem veya eylemin yasal dayanakları belirtilecektir. Ayrıca, dava
dilekçesinde ileri sürülen iddiaları karşılayacak şekilde cevap verilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle, haksız açılan davanın (ve yürütmenin durdurulması isteminin)
reddine, yargılama giderlerinin (ve avukatlık ücretinin) karşı tarafa
yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 22
Y.D. Kararına İtiraz
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
..…
BAŞKANLIĞINA
Y.D.
KARARINA
İTİRAZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
İSTEM KONUSU: ….. Mahkemesinin ….. tarihli ve ......... E.,
............ K. sayılı yürütmenin durdurulması kararına karşı
itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
TEBLİĞ TARİHİ:
İTİRAZ NEDENLERİ: (Olaylar özetlenerek, savunmada belirtilen yasal
dayanaklar ile mahkemece verilen yürütmenin durdurulması kararındaki hususlar
dikkate alınarak itiraz nedenleri açıklanacaktır. Ayrıca, İYUK'un 27 nci
maddesinin ikinci fıkrasına göre, ancak telafisi güç ve imkansız zararların
doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte
gerçekleşmesi halinde yürütmenin durdurulması kararının verilebileceği, olayda
ise bu koşulların birlikte gerçekleşmediği gerekçeli olarak açıklanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle; itirazımızın kabulü ile, yürütmenin durdurulması kararının
kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 23
2. Savunma
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
.....
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı
…… Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
CEVAP
DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ:
İSTEM KONUSU: Davacının ….. tarihli dilekçesine karşı
cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: (Davacı tarafından, Mahkemeniz nezdinde Bakanlığımız
aleyhine açılmış bulunan davaya karşı …… günlü, ….. sayılı dilekçemizle gerekli
cevap verilmiştir." denilerek, davacının cevaba cevap dilekçesinde öne sürdüğü
yeni iddiaları var ve karşılanması gerekiyorsa; bunlara yasal dayanaklardan
bahsedilerek cevap verilir.)
SONUÇ VE İSTEM: Gerek yukarıda ve gerekse ilk cevap dilekçemizde
belirtilen nedenlerden dolayı davanın reddine, yargılama giderlerinin (ve
vekalet ücretinin) davacıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep
ederim.
Bakan a.
EK: 24
Ek Beyan Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
..... Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
EK BEYANDA
BULUNAN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
İSTEM KONUSU: Ek beyanlarımızın sunulmasından ibarettir.
EK BEYANLARIMIZ: (Ek beyanlarımızın neler olduğu belirtilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM: Gerek yukarıda ve gerekse birinci savunmamızda
belirtilen nedenlerden dolayı haksız açılan davanın reddine karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 25
Ara Kararı İçin Süre
Uzatma Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
Davacı
….. tarafından Bakanlığımız aleyhine açılan dava ile ilgili olarak
Bakanlığımıza ….. tarihinde tebliğ olunan ….. tarihli ara kararının yerine
getirilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin temini zaman alacağından, 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/1 maddesi gereğince sürenin
uzatılmasına karar verilmesini ve neticenin tebliğini arz ve talep ederim.
Bakan a.
Savcı Mütalaasına EK: 25/A
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
….. Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY .... DAİRE BAŞKANLIĞINA
Dosya No
:
SAVCI MÜTALAASINA
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı
….. Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) :
MÜTALAA
TEBLİĞ TARİHİ :
DİLEKÇE KONUSU : ……tarihli Savcı mütalaasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
CEVAPLARIMIZ : (Savcı
mütalaasının idaremiz lehine olduğu hallerde, mütalaaya katılındığı
belirtilecektir. Savcı mütalaasının kısmen veya tamamen aleyhe olduğu hallerde,
mütalaaya neden katılınmadığına ilişkin açıklamalara yer verilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle, …tarihli savcı mütalaasına katılınmakta/katılınmamakta
olup haksız açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin (ve avukatlık
ücretinin) karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 26
İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…… Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…… BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak Üzere
…...
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No : Yürütmenin Durdurulması İstemlidir
İTİRAZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
MAHKEME
KARARININ
TEBLİĞ TARİHİ:
İTİRAZ EDİLEN KARAR: ….. Mahkemesi Başkanlığı'nın ….. tarihli ve
...............E., .................K.
sayılı kararı.
İTİRAZ NEDENLERİ: (Dilekçelerimizde belirttiğimiz konular ile kararda
belirtilen hususlar karşılaştırılarak, mahkeme kararında bozulması istenen
hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle itirazımızın kabulü ile, mahkeme kararının öncelikle yürütülmesinin
durdurulmasına ve bilahare BOZULMASINA karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 27
Temyiz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET
BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
DANIŞTAY
BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No : Yürütmenin
Durdurulması İstemlidir
TEMYİZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
MAHKEME KARARININ
TEBLİĞ TARİHİ:
TEMYİZ EDİLEN KARAR: ….. Mahkemesinin ….. tarihli ve ...............E.,
.................K. sayılı kararı.
TEMYİZ NEDENLERİ: (Dilekçelerimizde belirttiğimiz konular ile kararda
belirtilen hususlar karşılaştırılarak, mahkeme kararında bozulması istenen
hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle temyiz talebimizin kabulü ile, mahkeme kararının öncelikle
yürütülmesinin durdurulmasına ve bilahare BOZULMASINA karar verilmesini arz ve
talep ederim.
Bakan a.
EK: 28
İtiraza Cevap
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
.....
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
..... BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
.....
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
İTİRAZ
İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI):
İTİRAZ
DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ:
İSTEM KONUSU: ….. tarihli itiraz dilekçesine karşı cevaplarımızın
sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: Davacı tarafından ….. Mahkemesi nezdinde Bakanlığımıza
karşı dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından ........... tarihli dilekçe ile itiraz
talebinde bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinde belirtilen
sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(İtiraz
dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerden dolayı, karşı tarafın (yürütmenin durdurulması isteminin ve)
itirazının reddine ve mahkeme kararının ONANMASINA karar verilmesini arz ve
talep ederim.
Bakan a.
EK: 29
Temyize Cevap
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
DANIŞTAY
(.....) DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
TEMYİZ İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI):
TEMYİZ DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ:
İSTEM KONUSU: ….. tarihli temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın
sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: Davacı tarafından ….. Mahkemesi nezdinde
Bakanlığımıza karşı dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar
verilmiş bulunmaktadır. Davacı tarafından ..... tarihli dilekçe ile temyiz
talebinde bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinde belirtilen
sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(Temyiz
dilekçesinde yeni bir iddia var ise bu iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerden dolayı, karşı tarafın (yürütmenin durdurulması isteminin ve) temyiz
isteminin reddine ve mahkeme kararının ONANMASINA karar verilmesini arz ve
talep ederim.
Bakan a.
EK: 30
Karar Düzeltme
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No : Yürütmenin Durdurulması İstemlidir.
DÜZELTME
İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
KARARIN TEBLİĞ TARİHİ:
DÜZELTİLMESİ İSTENİLEN KARAR:. ….. Bölge İdare Mahkemesi'nin ….. tarihli ve
…….. E., …….. K. sayılı kararı.
DÜZELTME NEDENLERİ: (İtiraz dilekçemizde belirttiğimiz konular ile Bölge
İdare Mahkemesinin kararında belirtilen hususlar karşılaştırılarak, Bölge İdare
Mahkemesinin kararında düzeltilmesi istenen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle (yürütmenin durdurulması ve) düzeltme istemimizin kabulü ile,
Mahkemenizin ........tarihli ve ...........E., .............K. sayılı
kararının DÜZELTİLEREK, mahkeme kararının ONANMASINA/BOZULMASINA karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 31
Karar Düzeltme
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
DANIŞTAY
(.....). DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No : Yürütmenin Durdurulması İstemlidir
DÜZELTME
İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
.....
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) :
TEBLİĞ TARİHİ:
DÜZELTİLMESİ
İSTENİLEN KARAR: Danıştay (....). Daire'nin .................. tarihli
ve
................E. ve
..................K. sayılı kararı.
DÜZELTME NEDENLERİ: (Temyiz dilekçemizde belirttiğimiz konular ile
Danıştay (....). Daire kararında belirtilen hususlar karşılaştırılarak,
Danıştay (....). Daire kararında düzeltilmesi istenilen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle (yürütmenin durdurulması ve) düzeltme istemimizin kabulü ile,
Mahkemenizin ........tarihli ve ...........E., ............K. sayılı
kararının DÜZELTİLEREK, mahkeme kararının ONANMASINA/BOZULMASINA karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 32
Karar Düzeltme Dilekçesine
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…...
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI):
DÜZELTME DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ:
İSTEM KONUSU: ….. tarihli karar düzeltme dilekçesine karşı
cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ: Davacı tarafından ….. Mahkemesi nezdinde
Bakanlığımıza dava açılmış, dava neticesinde lehimize karar verilmiştir. Davacı
bu karara karşı Başkanlığınız nezdinde itiraz talebinde bulunulmuş ve bu talep
de Başkanlığınızca reddedilmiştir. Davacının Başkanlığınıza vermiş olduğu
dilekçe ile düzeltme talebinde bulunulmakta ise de söz konusu dilekçede ileri
sürülen iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 54 üncü maddesinde
belirtilen sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(Karar
düzeltme talebinde yeni bir iddia varsa bu iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerden dolayı, karar düzeltme isteminin reddine karar verilmesini arz ve
talep ederim.
Bakan a.
EK: 33
Karar Düzeltme Dilekçesine
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
.....
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
DANIŞTAY
(...). DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI) :Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) :
DÜZELTME DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : ….. tarihli karar
düzeltme dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ :Davacı tarafından
….. Mahkemesi nezdinde Bakanlığımıza dava açılmış, dava neticesinde lehimize
karar verilmiştir. Davacı bu karara karşı Başkanlığınız nezdinde temyiz
talebinde bulunulmuş ve bu talep de Başkanlığınızca reddedilmiştir. Davacının
Başkanlığınıza vermiş olduğu dilekçe ile düzeltme talebinde bulunulmakta ise de
söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunun 54 üncü maddesinde belirtilen sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu
istemin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
(Karar
düzeltme talebinde yeni bir iddia varsa bu iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda açıklanan ve
re'sen göz önüne alınacak nedenlerden dolayı, karar düzeltme talebinin reddine
karar verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 34
Yargılamanın Yenilenmesi
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN (DAVALI) :Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI):
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
TALEP EDİLEN KARAR :
….. Mahkemesinin ..... tarihli ve …….. Esas,
…….. Karar
sayılı kararı.
İSTEM KONUSU :Yukarıda tarih,
esas ve karar numarası yazılan Mahkeme kararının kaldırılarak, yargılamanın
yenilenmesine karar verilmesi isteminden ibarettir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
NEDENLERİ :(Bu bölümde; olay
özetlenerek dava konusunu oluşturan idari işlemin tesis gerekçesi ve hukuka
uygunluk nedenleri kısaca belirtilecektir. Özellikle, İYUK'nun 53. maddesinde
zikredilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hangisinin ne şekilde
gerçekleştiği ve yargılamanın yenilenmesi isteminin yasal süresi içinde
yapıldığı açıklanacaktır. Açıklamada sözü edilen belgeler ek olarak
gösterilerek dilekçeyle birlikte mahkemeye sunulacaktır.)
HUKUKİ NEDENLER :İYUK, Gümrük
Kanunu ve sair ilgili mevzuat.
DELİLLER :Resmi ve özel belgeler, kayıtlar, bilirkişi, her türlü
takdiri
ve kesin deliller.
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda açıklanan ve
re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, Mahkemenizce verilen ..... tarihli ve
…….. Esas, …….. Karar sayılı kararın, İYUK'nun 53/.... maddesi gereğince
yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak, dava konusu yapılan idari
işlemin iptali (veya vergi, resim, fon ….. tahakkukunun kaldırılması) talebinin
reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 35
İlâmsız İcra Takibine İlişkin
İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…..
Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. İCRA
MÜDÜRLÜĞÜNE
İcra Dosya No : …….. Esas.
İTİRAZ EDEN (BORÇLU): Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (ALACAKLI):
ÖDEME EMRİ TEBLİĞ TARİHİ:
İTİRAZLARIMIZ :Alacaklı
tarafından Müdürlüğümüz aleyhine yukarıda esas numarası yazılı dosya ile
ilâmsız icra takibi yapılmış ve çıkarılan ödeme emri tarafımıza tebliğ
edilmiştir. Alacaklının idaremizden ödeme emrinde belirttiği şekilde bir
alacağı yoktur. Bu nedenle yapılan icra takibinin tamamına (veya bir kısmına
itiraz ediliyor ise itiraz edilen kısmı açık olarak belirtilecek) itiraz
ediyoruz.
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda açıklanan
nedenlerle itirazımızın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Bakan a.
EK: 36
İlâmsız İcra Takiplerinde
Alacaklının İtirazın Kaldırılması
Dilekçesine
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…… Müdürlüğü
Sayı:
Konu:
….. İCRA
HAKİMLİĞİNE
Dosya No :
İTİRAZ EDEN (BORÇLU) :Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı
…..
Müdürlüğü
KARŞI TARAF (ALACAKLI) :
İSTEM KONUSU :Alacaklının
itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi isteminden ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ :(Borcumuzun
bulunmadığı, ödenmiş, ertelenmiş veya zamanaşımına uğramış olduğu gibi hususlar
kısaca anlatılır ve icra emrine bu nedenle itiraz ettiğimiz belirtilerek,
itiraz hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulması talep
edilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda açıklanan
nedenlerle itirazımızın kabulü ile, icra takibinin kaldırılmasına karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ EK-37
31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04 MAHKEME HARÇ VE GİDERLERİ TALEP FORMU
TARİH :
… ….. / 2012
SAYI :
2012 / ………..
S.NO
BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
MÜDÜRLÜK
ÖDENEK GÖNDERİLECEK
MUHASEBE/SAYMANLIK/ MALMÜDÜRLÜKLERİ KODU VE DAİRE KODU
ÖDENEĞİN KULLANILDIĞI YER (Y.D.,Temyiz, İtiraz. Karar Düz. Bilirkişi,
Keşif Ücr, Posta Masr.ve Yıl İçi
Kullanılması Öngörülen Ödenek)
TALEP EDİLEN ÖDENEK MİKTARI
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
TOPLAM
İDAREMİZCE YUKARIDA TALEP EDİLEN
ÖDENEK/ÖDENEKLER; YÜRÜTMEYİ DURDURMA,
TEMYİZ, İTİRAZ, KARAR DÜZELTME , BİLİRKİŞİ, KEŞİF ÜCRETLER, POSTA MASRAFLARI
İLE BU GİDERLERE İLİŞKİN YIL
SONUNA KADAR KULLANILABİLECEK (YIL İÇİ
TAHMİNİ ÖDENEK) ÖDENEKLERİN TALEBİ AMACIYLA İSTENMİŞTİR.
EK-38
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI HUKUK
MÜŞAVİRLİĞİ
31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90 DİĞER YASAL GİDERLER TERTİBİ TALEP FORMU
BİRİMİ :
TARİH : ….. /… 2012
SAYI :2012 /……….
S.NO
TALEP TARİHİ
ŞAHIS/FİRMA ADI
MAHKEME ADI
MAH. ESAS NO
MAH. KARAR NO
İCRA MÜD.
İCRA ESAS NO
ÖDENEK GÖNDERİLECEK MUHASEBE/SAYMANLIK/ MALMÜDÜRLÜKLERİ
KODU VE DAİRE KODU
TALEP EDİLEN TOPLAM ÖDENEK MİKTARI
ÖDEME GÜNÜNE GÖRE İSTENEN TAHMİNİ ÖDENEK MİKTARI
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
TOPLAM
EK-39
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI HUKUK
MÜŞAVİRLİĞİ
31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03 KUSURSUZ TAZMİNATLAR TERTİBİ TALEP FORMU
BİRİMİ :
TARİH :….. /…
2012
SAYI :2012
/……….
S.NO
TALEP TARİHİ
ŞAHIS/FİRMA ADI
MAHKEME ADI
MAH. ESAS NO
MAH. KARAR NO
İCRA MÜD.
İCRA ESAS NO
ÖDENEK GÖNDERİLECEK MUHASEBE/SAYMANLIK/ MALMÜDÜRLÜKLERİ
KODU VE DAİRE KODU
TALEP EDİLEN TOPLAM ÖDENEK MİKTARI
ÖDEME GÜNÜNE GÖRE İSTENEN TAHMİNİ ÖDENEK MİKTARI
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
TOPLAM
[1] Mülga; 2.3.2. Hazine Avukatının Bulunmadığı Yerler
659 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde,
hazine avukatının bulunmadığı yerlerde, adli davalar ile icra takipleri:
a) Bölge
müdürlüklerinde, ilgili bölge müdürlüğü,
b) Bölge
müdürlüklerine bağlı müdürlüklerde, ilgili müdürlük,
c) İl
müdürlüklerinde, ilgili il müdürlüğü,
tarafından
takip edilir.
[2] Mülga; 2.5. Adli Uyuşmazlıklarda Yetki Devri
659 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
Bakanlık ile gerçek veya tüzel kişiler arasında çıkan adli uyuşmazlıklarda; her
türlü dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından, bunlardan yargı
veya icra mercilerine intikal etmiş olanların takiplerinden veya verilen
kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi dışındaki kanun yollarına
gidilmesinden vazgeçilmesi, sulh yoluyla halli, davaları kabul veya davadan
feragat etme, ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma
hususlarındaki yetki;
a) Tutara
ilişkin olmayanlar ile 250.000 TL'ye kadar (250.000 TL dahil) olan
uyuşmazlıklarda; merkez teşkilatı tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda
ilgili merkez birim amirine, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ile Bölge
Müdürlüklerine bağlı Müdürlükler tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda Bölge
Müdürüne,
b) 250.000
TL'den 500.000 TL'ye kadar (500.000 TL dahil) olan uyuşmazlıklarda; merkez
teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüklerine bağlı
Müdürlükler tarafından takip edilenler uyuşmazlıklarda, merkez birim amirinin,
Bölge Müdürünün veya Bölge Müdürlüğüne bağlı Müdürün teklifi üzerine I. Hukuk
Müşavirine,
c) 500.000
TL'den 1.000.000 TL'ye kadar (1.000.000 TL dahil) olan uyuşmazlıklarda; merkez
teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüklerine bağlı
Müdürlükler tarafından takip edilenler uyuşmazlıklarda merkez birim amirinin,
Bölge Müdürünün veya Bölge Müdürlüğüne bağlı Müdürün teklifi üzerine Hukuk
Müşavirliğinin uygun görüşü alınarak Müşteşara,
ç) İllerde
valilik onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan ve Bakanlığın hasım
konumunda bulunduğu uyuşmazlıklarda, tutara ilişkin olmayanlar ile tutara bağlı
uyuşmazlıklarda tutara bakılmaksızın Vali'ye,
devredilmiştir.
Bu bölümde
belirtilen tutarlar I. Hukuk Müşavirinin teklifi ve Müsteşarın onayı ile arttırılabilir.
[3] Mülga; 2.6. İdari Uyuşmazlıklarda Yetki Devri
İdari
uyuşmazlıkların sulhen halli ile idari davaların açılmasından, takibinden,
davayı kabul ve feragatten, karar düzeltme yoluna gidilmesi dışındaki kanun
yollarına başvurulmasından vazgeçilmesi hususlarında "2.5. Adli Uyuşmazlıklarda
Yetki Devri" bölümünde belirtilen esaslara ve tutarlara göre işlem yapılır.
[4] Mülga; Karara
karşı kanun yollarına başvuruda bulunulup bulunulmadığı, bu başvuru sırasında
mahkeme kararının Yürütmesinin Durdurulması talep edilip edilmediği, talep
üzerine ne şekilde karar verildiği hususlarına dikkat edilir. İlâmda hükmedilen
borcun ödenmesi için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaz (Devlet Harcama
Belgeleri Yönetmeliği m. 51/4).
[5] Mülga; 8.3.3. Faiz Ödemeleri
a) Bakanlıkça
ödenmesi gereken ilâma bağlı borcun dayanağı karar icraya konulmadığı takdirde;
aa) Kararda
asıl alacak ile birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadarki süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda
faiz ile ilgili bir hüküm yoksa ve alacaklı dava tarihinden itibaren faiz talep
ediyor ise, faiz dava tarihinden değil, karar tarihinden itibaren hesaplanıp
ödenir.
b) İlâma bağlı
borcun dayanağı karar icraya konulduğu takdirde;
aa) Kararda
asıl alacak ile birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadarki süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda
faiz ile ilgili bir hüküm yoksa ve icra emrinde faiz talep ediliyor ise, icra
emri incelenip faizin dava tarihinden mi, karar tarihinden mi ya da takip
tarihinden mi itibaren istendiğinin tespiti yapılır.. Faiz dava tarihinden
itibaren istenmiş ise ödeme yapılmaz, karar tarihinden veya takip tarihinden
itibaren istenmiş ise, talep edilen tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre
için faiz hesaplanıp ödenir. Faiz talebi yoksa faiz ödenmez.
cc) İcra
emrinde faize faiz talep edilip edilmediği de araştırılır. Eğer takip tarihine
kadar faiz talep edilmiş ve faizle birlikte toplam alacak üzerinden ödeme
tarihine kadar faiz talep ediliyorsa, faize ilişkin tutar çıkarılarak yalnızca
asıl alacak, yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tutar için ödeme
tarihine kadar faiz hesaplanır. İcra vekâlet ücreti ve icra masrafı için faiz
ödenmemesine dikkat edilir.
çç) 492 sayılı
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Gümrük ve Ticaret Bakanlığı harçtan
muaf olduğundan icra hesap dökümlerinde istenilen harçlar ödenmez.