Dava ve İcra Takipleri ile Bunlara Bağlı İş ve İşlemlerde Uyulacak Usul ve Esasları hakkında genelgede değişiklik (2013-2) (Mülga)
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Hukuk Müşavirliği
Sayı
: 11985113/10.06.01-16
Konu : Genelge Taslağı
21.06.2013
2012/1 Sayılı Genelge 2016/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
G E N E L G E
(2013/2)
Dava ve İcra Takipleri ile Bunlara
Bağlı İş ve İşlemlerde Uyulacak Usul ve Esaslar hakkında 6/8/2012 tarihli ve 2012/1
sayılı Genelgenin;
1- "2. GENEL HÜKÜMLER"
kısmının "2.3.2. Hazine Avukatının
Bulunmadığı Yerler" alt bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"2.3.2. Hazine Avukatının Bulunmadığı Yerler
659
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası
çerçevesinde, hazine avukatının bulunmadığı veya hazine avukatı bulunmakla
birlikte BAHUM tarafından dava dosyasının fazla olması nedeniyle davaların
takibinin hazine avukatı tarafından
sağlıklı bir şekilde yapılamayacağının bildirilmesi halinde, adli davalar ile
icra takipleri Hukuk Müşavirliğince verilecek yetki çerçevesinde hukuk
birimince yürütülür."
2- "2. GENEL HÜKÜMLER"
kısmının "2.5. Adli Uyuşmazlıklarda
Yetki Devri" ve "2.6. İdari Uyuşmazlıklarda Yetki Devri" alt bölümleri başlıklarıyla birlikte
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"2.5. Adli ve İdari Uyuşmazlıkların Sulh Yoluyla Halli, Uzlaşma ve
Vazgeçme Yetkileri
659
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 9 uncu maddesi uyarınca; idarelerin adli
yargıda dava açmadan veya icra takibine başlamadan önce karşı tarafı sulhe
davet etmesi esastır. İdareler, kendi aleyhlerine dava açılacağını veya icra
takibine başlanılacağını öğrenmeleri durumunda da karşı tarafı sulhe davet
edebilirler. Dava konusu edilmiş veya icraya intikal etmiş uyuşmazlıklarda da
taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir.
Söz
konusu Kararnamenin 12 nci maddesine göre; idari işlemler dolayısıyla haklarının
ihlal edildiğini iddia edenler idareye başvurarak, uğramış oldukları zararın
sulh yoluyla giderilmesini dava açma süresi içinde isteyebilirler. İdari
eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerce, idari dava açmadan önce 2577
sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan başvurular
da sulh başvurusu olarak kabul edilir.
659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci
maddesi hükümleri uyarınca; Bakanlık ile gerçek veya tüzel kişiler arasında
çıkan adli ve idari uyuşmazlıklarda;
-
Dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından vazgeçilmesi,
-
Yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların takiplerinden vazgeçilmesi,
-
Verilen kararlara karşı temyiz ve itiraz kanun yollarına gidilmesinden
vazgeçilmesi,
-Adli
veya idari uyuşmazlığın sulh yoluyla halli,
-
Davaları kabul veya davadan feragat etme,
-
Ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma işlemlerinde;
Vazgeçilen
veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak
suretiyle;
a)
Tutara ilişkin olmayanlar ile 250.000 TL'ye kadar (250.000 TL dâhil) olan
uyuşmazlıklarda; merkez teşkilatı tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda
ilgili merkez birim amiri, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlükleri ile Bölge
Müdürlüklerine bağlı Müdürlükler tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda Bölge
Müdürü,
b)
250.000 TL'den 500.000 TL'ye kadar (500.000 TL dâhil) olan uyuşmazlıklarda;
merkez teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüklerine
bağlı Müdürlükler tarafından takip edilenler uyuşmazlıklarda, merkez birim
amirinin, Bölge Müdürünün veya Bölge Müdürlüğüne bağlı Müdürün teklifi üzerine
I. Hukuk Müşaviri,
c)
500.000 TL'den 1.000.000 TL'ye kadar (1.000.000 TL dâhil) olan uyuşmazlıklarda;
merkez teşkilatı, Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü ile Bölge Müdürlüklerine
bağlı Müdürlükler tarafından takip edilenler uyuşmazlıklarda merkez birim
amirinin, Bölge Müdürünün veya Bölge Müdürlüğüne bağlı Müdürün teklifi üzerine
Hukuk Müşavirliğinin uygun görüşü alınarak Müsteşar,
ç)
İllerde valilik onayına bağlanan iş ve işlemlerden kaynaklanan ve Bakanlığın
hasım konumunda bulunduğu uyuşmazlıklarda, tutara ilişkin olmayanlar ile tutara
bağlı uyuşmazlıklarda tutara bakılmaksızın il müdürünün teklifi üzerine Vali,
Yetkilidir.
Bu
bölümde belirtilen tutarlar I. Hukuk Müşavirinin teklifi ve Müsteşarın onayı
ile arttırılabilir.
2.6.
Açılmasında ve Takibinde Hak ve Menfaat Bulunmayan, Yanlışlıkla Açılan veya
Konusu Kalmayan Dava ve İcra Takipleri
Açılmasında
ve takibinde Hazine veya Bakanlığa ait herhangi bir hak ve menfaat bulunmayan,
yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan dava ve icra takiplerinde;
-
Dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından vazgeçilmesi,
-
Yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların takiplerinden vazgeçilmesi,
-
Verilen kararlara karşı temyiz ve itiraz kanun yollarına gidilmesinden
vazgeçilmesi,
-Adli
veya idari uyuşmazlığın sulh yoluyla halli,
-
Davaları kabul veya davadan feragat etme,
-
Ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma işlemlerinde;
a)
Merkez birimleri tarafından takip edilen her türlü davada, merkez birim
amirinin teklifi üzerine I. Hukuk
Müşaviri,
b)
Bölge müdürlükleri tarafından takip edilen her türlü davada, hukuk biriminin
teklifi üzerine bölge müdürü,
c)
Bölge müdürlüklerine bağlı müdürlükler tarafından takip edilen her türlü
davada, hukuk biriminin teklifi üzerine bölge müdürü,
ç)
İl müdürlükleri tarafından takip edilen her türlü davada, il müdürünün teklifi
üzerine Vali,
Yetkilidir."
3- "3. CEZA DAVALARI"
kısmının "3.2.2. Kamu Davasının Açılması" alt bölümüne aşağıdaki
paragraf eklenmiştir.
"28/3/2013 tarihli ve 6455
sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
yapılmasına Dair Kanun ile 3/1/2002 tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol
Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda ve 4/12/2003
tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununda yer alan kaçakçılık suçları
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa alındığından söz konusu Kanunun
yürürlük tarihi olan 11/4/2013 tarihinden
itibaren 4733 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun hükümleri uyarınca açılan veya
daha önce açılmış olmakla birlikte müdahil idarenin belirlenmediği ceza
davalarına da katılma dilekçesi verilir ve davanın takibi sağlanır."
4- "4. HUKUK DAVALARI"
kısmında aşağıdaki alt bölümlere 2013 yılı parasal sınırları eklenmiştir.
"4.5.4. Temyiz Sınırı (1086
sayılı Kanun md. 427)
2013 : 1.820,00 TL
4.5.5. Temyizde Duruşma Sınırı
(1086 sayılı Kanun md. 438)
2013 : 18.560,00 TL
4.5.6. Karar Düzeltme Sınırı (1086
sayılı Kanun md. 440)
2013 : 11.100,00 TL"
5- "5. İDARİ DAVALAR"
kısmının "5.1.3. Cevap Dilekçesi (1. Savunma)" alt bölümüne aşağıdaki
paragraf eklenmiştir:
"Cevap dilekçelerinde, dava konusu, teminata bağlanan vergiler ile
ilgili ise teminatın var olup olmadığı, iade edilip edilmediği hususları açıkça
belirtilir ve dilekçeye dava konusu ile ilgili ekler (beyanname, rapor örneği gibi) eklenir."
6- "5. İDARİ DAVALAR"
kısmının "5.1.4. Yürütmenin Durdurulması" bölümüne;
"Vergi mahkemelerinde dava
açılması halinde, 2577 sayılı Kanunun 27/3 maddesine göre dava konusu işlemin
yürütülmesi kendiliğinden duracağından tahsil aşamasına geçilemeyecektir."
ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ibare eklenmiştir:
"Vergi mahkemelerince iptal
kararı verilmesi halinde de tahsil işlemlerinin dayanağı ortadan kalkmaktadır.
Davanın açılması ile birlikte durdurulan, iptal kararı ile de dayanağı kalmayan
tahsil işlemlerine devam edilmesi mümkün olmadığından vergi mahkemelerince
verilen iptal kararlarına karşı itiraz/ temyiz aşamasında yürütmenin
durdurulması talebinde bulunulmaz."
7- "5. İDARİ DAVALAR"
kısmının "5.1.8. Duruşma" alt bölümünde yer alan parasal sınırlara
aşağıdaki 2013 yılı parasal sınırı eklenmiştir.
"2013 : 26.950,00 TL"
8- "5. İDARİ DAVALAR"
kısmının "5.1. Davanın Takibi" bölümüne aşağıdaki alt bölümler
eklenmiştir:
"5.1.10. Görevsizlik,
Yetkisizlik ve Husumet Değişikliği Kararları
Danıştay, idare mahkemeleri veya
vergi mahkemelerinde açılan davalarda, 2577 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi
uyarınca dilekçeler üzerinde ilk inceleme yapılır. Bu inceleme sonucunda;
- Adli ve askeri yargının görevli
olduğu konularda açılan davaların reddine, idari yargının görevli olduğu
konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya
yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye
gönderilmesine,
- Davanın hasım gösterilmeden veya
yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek
gerçek hasma tebliğine,
Karar verilir.
2577 sayılı Kanunun 15 inci
maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince, ilk inceleme üzerine Danıştay veya
mahkemelerce verilen görevsizlik, yetkisizlik ve gerçek hasma tebliğ
kararlarına karşı itiraz, temyiz veya kararın düzeltilmesi talep edilemez.
Ancak, asıl karara yapılacak itiraz veya temyiz taleplerinde, bu kararlara
karşı da itirazda bulunulabilir.
5.1.11. Savcı Mütalaası
2577 sayılı Kanunun 16 ncı
maddesine 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi
Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen
Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile eklenen
altıncı fıkraya göre; Danıştayda ilk
derece mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı
düşüncesi taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde
görüşlerini yazılı olarak bildirebilirler. Bu hüküm gereğince, savcının esas
hakkındaki görüşü Bakanlığa tebliğ edildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren on
gün içinde görüşte belirtilen hususlara ilişkin cevaplarımız mahkemesine bildirilir.
( EK 25A)"
9- "5. İDARİ DAVALAR"
kısmının "5.2.1.1. İdare Aleyhine
Kararlar" bölümüne birinci paragraftan sonra gelmek üzere aşağıdaki
paragraf eklenmiştir:
"Ancak, 2577 sayılı Kanunun 45
inci maddesinin birinci fıkrasında 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik
ile;
a) İlk ve orta öğretim
öğrencilerinin sınıf geçme, not tespiti, kayıt, nakil, ilişik kesme ve disiplin
cezalarına ilişkin işlemler ile yükseköğretim öğrencilerinin sınıf geçme ve
notlarının tespitine ilişkin işlemlerden,
b) Valilik, kaymakamlık ve yerel
yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra
teşkilâtındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis
edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekaleten atama, görev ve unvan değişikliği
içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve
izinlerine ilişkin idari işlemlerden,
c) Kamu görevlilerine uyarma ve
kınama cezası verilmesine ilişkin işlemlerden,
d) Kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği mesleki faaliyeti sona erdirmeyen her
türlü disiplin ve sınav işlemlerinden,
e) Asker ailelerine yardım ile
ilgili işlemlerden,
f) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı
Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından,
g) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu kurum ve kuruluşları
tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla
ilgili uygulamalardan,
h) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı
Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun
uygulanmasından,
ı) 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasından,
kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili
olarak verilen nihaî kararlar ile tek hâkimle verilen nihaî kararlara, başka
kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki
bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir."
10- "6. İLAMSIZ İCRA
TAKİPLERİ" kısmında yer alan
parasal sınırlara aşağıdaki 2013 yılı parasal sınırı eklenmiştir.
"2013 : 5.240,00 TL"
11- "7. İLAMLI İCRA
TAKİPLERİ" kısmının "7.1. İdari Yargı Kararları" bölümü
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
"Karara karşı kanun yollarına
başvuruda bulunulup bulunulmadığı, bu başvuru sırasında mahkeme kararının
Yürütmesinin Durdurulması talep edilip edilmediği, talep üzerine ne şekilde
karar verildiği hususlarına dikkat edilir. İlâmda hükmedilen borcun ödenmesi
için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaz (Devlet Harcama Belgeleri
Yönetmeliği m. 51/4).
2577 sayılı Kanunun 28 inci
maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları 6352 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir.
Buna göre;
"2. Konusu belli bir miktar
paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü
davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya
vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu
bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar
çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme
yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur."
"6. Tazminat ve vergi
davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi
arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında
hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka
hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz
işlemez."
2577 sayılı Kanunun 28 inci
maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, konusu belli bir miktar paranın
ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda
hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilam icraya
konulmadan önce, davacının veya vekilinin önce idareye başvurması ve banka
hesap numarasını bildirmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, idareye başvuru yapılmaksızın ilam icraya
konulmuş ise, icra dairesine şikayet yoluna gidilir ve ödeme yapılmaz.
Davacı veya vekilince idareye banka
hesap numarasının bildirilmesi halinde, "7.1.2. Karar İcraya Konulmadan
Ödeme İçin İdareye Başvurulması" bölümünde belirtilen açıklamalara göre
ödeme yapılır.
İdarenin otuz gün içinde ödeme
yapmaması halinde, ilam icraya konulabilecektir. İlam icraya konulduğunda,
"7.1.1. Kararın İcraya Konulmuş Olması" bölümünde belirtilen
açıklamalara göre ödeme yapılır."
12- "8. İLAMA BAĞLI BORÇLAR VE
MAHKEME GİDERLERİ" kısmının "8.3.1. Genel Olarak" alt bölümüne
aşağıdaki bent eklenmiştir:
"o) İcra hesap dökümlerinde;
harç tutarı bulunması halinde bu tutar ödenmez, icra masrafı ödenir. Ancak
başvuru ve tahsil harcı ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş ise, icra başvuru harcı ile icra masrafı ödenir,
tahsil harcı ödenmez."
13- "8. İLAMA BAĞLI BORÇLAR VE
MAHKEME GİDERLERİ" kısmının "8.3.3. Faiz Ödemeleri" alt bölümü
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
"8.3.3. Faiz Ödemeleri
8.3.3.1. Adli Yargı Kararları
a) Bakanlıkça ödenmesi gereken
ilâma bağlı borcun dayanağı karar icraya konulmadığı takdirde;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa ve alacaklı dava tarihinden itibaren faiz talep ediyor ise, faiz
dava tarihinden değil, karar tarihinden itibaren hesaplanıp ödenir.
b) İlâma bağlı borcun dayanağı karar
icraya konulduğu takdirde;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa ve icra emrinde faiz talep ediliyor ise, icra emri incelenip faizin
dava tarihinden mi, karar tarihinden mi ya da takip tarihinden mi itibaren
istendiğinin tespiti yapılır. Faiz dava tarihinden itibaren istenmiş ise ödeme
yapılmaz, karar tarihinden veya takip tarihinden itibaren istenmiş ise, talep
edilen tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanıp ödenir.
Faiz talebi yoksa faiz ödenmez.
cc) İcra emrinde faize faiz talep
edilip edilmediği de araştırılır. Eğer takip tarihine kadar faiz talep edilmiş
ve faizle birlikte toplam alacak üzerinden ödeme tarihine kadar faiz talep
ediliyorsa, faize ilişkin tutar çıkarılarak yalnızca asıl alacak, yargılama
gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tutar için ödeme tarihine kadar faiz
hesaplanır. İcra vekâlet ücreti ve icra masrafı için faiz ödenmemesine dikkat
edilir.
8.3.3.1. İdari Yargı Kararları
(a) Tazminat ve vergi davalarında;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten mahkeme kararının davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre
için faiz hesaplanarak asıl alacak ile birlikte ödenir. Mahkeme kararının
davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih
arasında geçecek süre için faiz ödenmez. Ancak banka hesap numarasının idareye
bildirildiği tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreye 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa, banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarihe kadar geçecek
süre için faiz ödenmez. Ancak banka hesap numarasının idareye bildirildiği
tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreye 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine
göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir.
(b) Konusu belli bir miktar paranın
ödenmesini gerektiren davalarda;
aa) Kararda asıl alacak ile
birlikte faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu
tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile
birlikte ödenir.
bb) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa, banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarihten itibaren 30
gün içinde borç ödendiği takdirde faiz
ödenmez. Bu süre içinde ödeme
yapılamaması ve talep edilmesi halinde karar tarihi ile ödeme tarihi
arasındaki süre için yasal faiz oranında
hesaplanacak faiz ödenir.
c) İdari yargıda açılan tüm
davalarda hükmedilen vekalet ücretleri ve yargılama giderleri; banka hesap
numarasının idareye bildirildiği tarihten itibaren 30 gün içinde ödendiği
takdirde faiz ödenmez. Bu süre içinde ödeme yapılamaması ve talep edilmesi
halinde, karar tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için yasal faiz oranında hesaplanacak faiz ödenir."
14- "9. HACİZ
İHBARNAMELERİ" kısmında yer alan;
"2004 sayılı Kanunun 89/7 nci
maddesi gereğince, haciz ihbarnamesi bir hükmi şahsın veya müessesenin merkez
ve şubelerinden hangisine tebliğ edilmiş ise, beyanda bulunma mükellefiyeti
yalnız ihbarnameyi tebellüğ eden merkez veya şubeye aittir.
Bu nedenle, haciz ihbarnamesi
merkez birimlerine tebliğ edilmişse, mal, hak ve alacaklara ilişkin araştırma
yalnız merkez birimleri bünyesinde, taşra birimlerine tebliğ edilmişse,
araştırma yalnız ihbarnamenin tebliğ edildiği taşra birimi bünyesinde
yapılır." ibarelerinden sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraf eklenmiştir:
"2004 sayılı Kanunun 89/7 nci
maddesinde 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile;
"Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak
ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya
tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin
tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde
beyanda bulunmakla yükümlüdür."
Hükmü getirilmiş ve bu değişikliğin
Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe gireceği hükme
bağlanmıştır.
Bu hüküm gereğince, 5/1/2013
tarihinden itibaren Hukuk Müşavirliğince merkez birimlerine gönderilen haciz
ihbarnameleri üzerine, merkez birimleri kendi bünyelerinde mal, hak ve
alacaklara ilişkin araştırmayı yapar ve Hukuk Müşavirliğine bildirir. Ayrıca;
Gümrükler Genel Müdürlüğünce Bölge Müdürlükleri ve Bölge Müdürlükleri aracılığı
ile bağlantı idareler nezdinde, İç Ticaret Genel Müdürlüğünce İl Müdürlükleri
nezdinde mal, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yapılır ve icra
müdürlüklerine iletilecek cevaba esas olmak üzere Hukuk Müşavirliğine
bildirilir."
Bilgilerini ve gereğini rica
ederim.
Hayati
YAZICI
Bakan
Ek: Dilekçe örneği
DAĞITIM:
Tüm Merkez ve Taşra Birimlerine
Savcı Mütalaasına
EK: 25/A
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
….. Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY .... DAİRE BAŞKANLIĞINA
Dosya No
:
SAVCI MÜTALAASINA
CEVAP VEREN (DAVALI):
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
….. Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) :
MÜTALAA
TEBLİĞ TARİHİ :
DİLEKÇE KONUSU :
……tarihli Savcı mütalaasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
CEVAPLARIMIZ :
(Savcı mütalaasının idaremiz lehine olduğu hallerde, mütalaaya katılındığı
belirtilecektir. Savcı mütalaasının kısmen veya tamamen aleyhe olduğu hallerde,
mütalaaya neden katılınmadığına ilişkin açıklamalara yer verilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle, …tarihli savcı mütalaasına
katılınmakta/katılınmamakta olup haksız açılan davanın reddine, yargılama
giderlerinin (ve avukatlık ücretinin) karşı tarafa yükletilmesine karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Bakan a.