İdari yaptırım kararları, idari para ceza kararları örneği, para cezalarının tebliği, tahsili, zaman aşımı vs. (2013-38)
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :85593407-010.06.01
Konu :İdari Yaptırımlar
Tasarruflu Yazılar 1 2 3 4
16/8/2013
GENELGE
(2013/38)
1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 30/3/2005 tarih ve 5326
sayılı Kabahatler Kanunu'nun 6/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanunla değişik 3
üncü maddesi;
"Bu Kanunun;
a) İdari
yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda
aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer
genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi
yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında,
Uygulanır."
Hükmünü amirdir.
Bu hüküm gereğince, idari para cezaları hakkında 5326
sayılı Kanunun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
12/5/2007 tarih ve 26520 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 442
seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nde
de; 5326 sayılı Kanun kapsamına giren idari para cezaları hakkında yapılacak
işlemler ve diğer hususlarda açıklamalara yer verilmiştir.
Bu çerçevede, 27/10/1999 tarih ve 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun Onbirinci Kısmının
"Vergi Kaybına Neden Olan işlemlere Uygulanacak Cezalar" başlıklı İkinci
Bölümünde ve "Usulsüzlüklere ilişkin Cezalar" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer
alan para cezaları ile ilgili olarak 5326 sayılı Kanunun genel hükümlerinin
aşağıda açıklandığı çerçevede uygulanması gerekmektedir.
1. İdari Yaptırım Kavramı ve Para Cezaları
5326 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde kabahat; "kanunun, karşılığında idari yaptırım
uygulanmasını öngördüğü haksızlık" olarak tanımlanmış, 16 ncı maddesinde
ise idari yaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerden ibaret olduğu
ifade edilmiştir. 16 ncı maddenin ikinci fıkrasında ise idari tedbirler;
mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler
olarak belirtilmiştir.
Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde,
karşılığında idari para cezası öngörülen fiiller, kabahat olarak
değerlendirilecek ve para cezaları hakkında anılan Kanunun 3 üncü maddesinde
belirtilen istisnalar dahilinde 5326 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
Yine idari bir yaptırım (tedbir) olan mülkiyetin
kamuya geçirilmesinde de 5326 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.
2. İdari
Yaptırım Kararını Verme Yetkisi
5326 sayılı Kanunun 22
nci maddesinde, kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararını vermeye ilgili
Kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin yetkili
olduğu, ilgili Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ise idari yaptırım
kararını vermeye ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin yetkili
olduğu belirtilmiştir.
4458 sayılı Kanunun; 232
nci maddesinin üçüncü fıkrası, "Bu Kanun uyarınca idari yaptırım kararları
gümrük idarelerinin amirleri veya yardımcıları tarafından verilir", 3 üncü
maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi " 'Gümrük idaresi veya idareleri'
deyimi, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine
getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin
tamamını ... ifade eder" hükmünü amirdir.
Bu itibarla idari yaptırım kararlarının gümrük idare
amirleri veya yardımcıları (gümrük müdürleri ve gümrük ve ticaret bölge
müdürleri veya bunların yardımcıları) tarafından karara bağlanması
gerekmektedir.
İdari yaptırım kararları, kararda yer alan yükümlü
sayısından bir fazla düzenlenir ve fazla olan nüsha dosyasında saklanır.
3. Ceza
Kararlarında Bulunması Gereken Hususlar
5326 sayılı Kanunun 25
inci maddesinde; idari yaptırım kararına ilişkin düzenlenen tutanakta (Ceza
Kararında) bulunması gereken unsurlar ifade edilmektedir. 5326 sayılı Kanunun
25 inci maddesi ve 12/5/2007 tarih ve 26520 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan
442 seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği uyarınca idari yaptırım kararında;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin
kimlik ve adresinin,
b) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin T.C.
kimlik numarası/vergi kimlik numarasının, (Yabancı ülke vatandaşı olması
halinde pasaport numarası)
c) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren
kabahat fiilinin,
d) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
delillerin,
e) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliğinin,
f) Kabahati oluşturan fiilin işlendiği yer ve zamanın,
g) İdari para cezasının ödeme süresinin ve ödeme
yerinin,
h) İdari yaptırım kararına karşı kanun yolu, mercii ve
süresinin,
ı) İndirimli ödeme hakkının,
i) Taksitlendirme talep etme hakkının,
j) Ödeme yapılmaması halinde uygulanacak
müeyyidelerin,
k) Tebliğ tarihinin,
l) Ayrıca, tebligat yurtdışına yapılıyor ise söz
konusu tutarın T.C. Büyükelçiliğine veya Konsolosluğuna ödenebileceğinin,
Bulunması gerekmektedir.
Ceza kararlarının Türkiye'de yerleşik olmayan kişiler
adına düzenlenmesi halinde, pasaport numarası, taşıt plakası, firma unvanı ve
adresi gibi ceza kararının takibini kolaylaştırmak üzere gerekli bütün
bilgilere ceza kararlarında yer verilir.
İdari yaptırım kararlarına; kararın ilgilisine huzurda
tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması halinde kararın verildiği esnada,
7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmesi halinde de idarede
kalan nüshalara tebligatı müteakip tebliğ tarihi yazılacaktır. İdari yaptırım
kararının idarede kalan nüshasında, 5326 sayılı Kanun hükümlerine göre kararın
kesinleşme tarihi de belirtilecektir.
Diğer taraftan, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 244
üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
"1. Beyan ile
gümrük idaresince yapılan tespit sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin
tebliğ edilen gümrük vergileri alacakları ile bu Kanunda ve ilgili diğer
kanunlarda öngörülen cezalar hakkında; yükümlü veya ceza muhatabı tarafından,
söz konusu eksiklik veya aykırılıkların kanun hükümlerine yeterince nüfuz
edememekten veya kanun hükümlerini yanlış yorumlamaktan kaynaklandığının veya yargı
kararları ile idarenin ihtilaf konusu olayda görüş farklılığının olduğunun
ileri sürülmesi durumunda, idare bu maddede yer alan hükümler çerçevesinde
yükümlüler veya cezanın muhatabı ile uzlaşabilir. Uzlaşma talebi, tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde, henüz itiraz başvurusu yapılmamış gümrük
vergileri ve cezalar için yapılır. Uzlaşma talebinde bulunulması halinde,
itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin
edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar, ancak sürenin bitimine
üç günden az kalmış olması halinde süre üç gün uzar. Uzlaşmanın vaki olmaması
veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
2. Gümrük
vergileri ve cezalarına ilişkin fiilin, 5607
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan kaçakçılık suçları ile ilişkili
olması halinde bu madde hükmü uygulanmaz."
Hükmünü amirdir.
Bu itibarla, uzlaşma kapsamında bulunan işlemlere
ilişkin ceza kararlarında, itiraz etmeden önce uzlaşma talebinde
bulunulabileceği, uzlaşma talebinde bulunulması halinde, itiraz süresinin
duracağı, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde sürenin
kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, ancak sürenin bitimine üç günden az kalmış
olması halinde sürenin üç gün uzayacağı hususlarına da yer verilmesi
gerekmektedir.
Öte yandan idarî para cezasının dışında kalan idari
yaptırımlar uzlaşmaya konu edilmeyecektir.
4. Ceza
Kararlarının Tebliği
5326 sayılı Kanunun 26
ncı maddesinde, idarî yaptırım kararlarının, 7201
sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Bu
doğrultuda yaptırım kararları 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre ilgili kişiye
tebliğ edilecek ve tebligat metninde 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesi
uyarınca bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir
şekilde belirtilecektir.
İdari yaptırım kararının ilgili gerçek kişinin
huzurunda verilmesi halinde bu husus kararda açıkça belirtilecektir. Ayrıca, bu
karara karşı başvurabileceği kanun yolu, mercii ve süresine ilişkin olarak
bilgilendirildikten sonra kişinin karar tutanağını imzalaması istenilecek,
imzadan kaçınılması halinde bu durum kararda açıkça belirtilerek karar
tutanağının bir örneği kişiye verilecektir.
Tüzel kişi hakkında verilen idari yaptırım kararları
her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edilecektir.
Para cezası kararlarının ilgilisine elden tebliğ
edilmesi halinde karar üzerine tebellüğ edildiğine ilişkin imza alınır.
5. Ceza
Kararlarına Karşı Kanun Yolları
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242
nci maddesinin birinci fıkrası;
"Yükümlüler
kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı
tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa
aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir."
Hükmünü amirdir.
Mezkur maddenin dördüncü fıkrasında ise;
"İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı
mercilerine başvurulabilir." hükmü bulunmaktadır.
5326 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi ve 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesinin dördüncü fıkrası
gereğince itirazın reddine ilişkin kararlara karşı işlemin yapıldığı yerdeki
idari yargı mercilerine başvurulması mümkündür. Dava açma süresi ise 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine tabidir.
6. Zamanaşımı Hükümleri
Tasarruflu
yazılar 1
Zamanaşımı hükümlerinin uygulanmasında, para
cezalarının gümrük vergileri alacaklarına bağlı olup olmaması belirleyici
olacaktır. İdari para cezasının tutarı belirlenirken, para cezasına dayanak bir
vergi alacağı söz konusu ise, bu para cezası gümrük vergileri alacağına bağlı
idari para cezasıdır. Vergi tutarının sadece idari para cezasının
hesaplanmasında dikkate alındığı, ortada bir vergi alacağının söz konusu
olmadığı para cezaları ile gümrüklenmiş değer üzerinden belirlenen para
cezaları, gümrük vergileri alacağına bağlı olmayan idari para cezalarıdır.
Örneğin, Yükümlü (A)'ya rejim hükümlerinin ihlali nedeniyle 4458 sayılı Gümrük
Kanunu'nun 235/1-c
maddesi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı para cezası uygulanması
gerekmektedir; eşyanın gümrük kıymeti 10.000 TL gümrük vergisi tutarı 1.000 TL,
katma değer vergisi tutarı 1.980 TL'dir. Bu durumda eşyanın gümrüklenmiş değeri
12.980 TL, uygulanacak idari para cezası tutarı 25.960 TL, zamanaşımı süresi
ise 5326
sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uyarınca 8 yıl olacaktır.(21.11.2014 tarihli, 2014/28
sayılı Genelge ile değişik)[1] 27.10.2016 /
19717173 yazıda
atıf yapılmıştır
a) Gümrük vergileri alacağına bağlı idari para
cezaları:
4458 sayılı Gümrük Kanununun 231
inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları;
"1. İdari
yaptırıma konu fiilin, ceza uygulamasını gerektiren bir fiile ilişkin olması ve
zamanaşımı daha uzun bulunan bu fiil nedeniyle ceza davası açılmış olmak
kaydıyla, idari yaptırım kararları Türk Ceza Kanunundaki dava ve ceza
zamanaşımı süreleri içerisinde uygulanır."
2. Gümrük
vergileri alacağına bağlı idari para cezalarının zamanaşımı, bu idari para
cezalarına ilişkin gümrük vergilerinin zamanaşımına tabidir."
Hükmünü amirdir.
Bu itibarla, tahakkuk zamanaşımına uğrayan gümrük
vergilerine ait para cezaları da zamanaşımına uğramaktadır. 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 197
nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulandığı durumlarda cezaya ilişkin zamanaşımı
süresi de aynı şekilde uzamış olacaktır.
b) Gümrük vergileri alacağına bağlı olmayan maktu ve
nispi idari para cezaları:
5326 sayılı Kanunun Soruşturma Zamanaşımı baslıklı 20
nci maddesinde; zamanaşımı süresinin, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin
işlenmesiyle veya neticesinin gerçekleşmesiyle işlemeye başlayacağı, kabahati
oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava
zamanaşımı hükümlerinin uygulanacağı, nispi idari para cezalarında
zamanaşımının 8 yıl, maktu para cezalarında ise zamanaşımı süresinin;
a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl,
b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde dört yıl,
c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını
gerektiren kabahatlerde üç yıl,
olduğu,
Yerine Getirme Zamanaşımı başlıklı 21 inci maddesinde
de; zamanaşımı süresinin, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını
takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlayacağı, kanun hükmü
gereği olarak idari yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine
getirilememesi halinde zamanaşımının işlemeyeceği,
Belirtilmiştir.
Buna göre, 5326 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi hükmü gereğince gümrük vergileri alacağına bağlı
olmayan idari yaptırım kararlarına ilişkin zamanaşımı süreleri anılan Kanunun 20
nci (Soruşturma Zamanaşımı) ve 21 inci (Yerine Getirme Zamanaşımı) maddesi
hükümlerine tabidir. Uygulamada 4458 sayılı Gümrük Kanununun 231 inci
maddesinin 1 inci fıkrasının da dikkate alınması gerekir.
7. Para
Cezalarının Kesinleşme Zamanları
Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 17
nci maddesinin dört numaralı fıkrasında "Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin
kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil
edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir.
Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idarî para
cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından
tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve Genel
Bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında
özel hüküm bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur." hükmü
yer almaktadır.
Buna göre, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken
idari para cezalarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilebilmesi
için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının kesinleşmesi
gerekmektedir.
442
seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nin III-C maddesi uyarınca, idari yaptırım
kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması
halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde idari para cezalarının
takip edilebilir aşamaya gelmesi, idari para cezasının kesinleşmesi olup,
Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 3
üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü nedeniyle idari para
cezalarının düzenlendiği kanunlarda kanun yoluna ilişkin düzenlemenin bulunması
halinde bu düzenlemelerin uygulanması gerektiğinden, idari para cezalarının
kesinleşmesi aşağıdaki şekilde olacaktır.
a. Gümrük
vergileri alacağına bağlı olmayan idari para cezaları:
i) İdari para cezasına itiraz edilmemesi halinde
kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 4458 sayılı Kanunun 242
nci maddesinde belirtilen 15 günlük idari itiraz süresinin bitiminde,
ii) İdari para cezasına karsı 4458 sayılı Kanunun 242
nci maddesi uyarınca idari itirazda bulunulması halinde itirazın reddine
ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren bu karara karşı 2577 sayılı
Kanunda belirtilen süre içerisinde idari yargıya başvurulmaması halinde söz
konusu sürenin bitiminde,
iii) 1- İdari itirazın reddedilmesi üzerine idari
yargıya başvurulması halinde; yargı kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren
söz konusu yargı kararına bir üst mahkeme nezdinde başvuru yapılması için
gerekli olan 30 günlük süre içerisinde üst mahkemeye başvurulmaması halinde söz
konusu sürenin bitiminde,
2- İdari yargı kararına karşı bir üst mahkeme nezdinde
başvuru yapılmışsa başvuru üzerine verilen kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması için gerekli olan 15 günlük
süre içerisinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmaması halinde söz konusu
sürenin bitiminde,
3- Süresi içinde kararın düzeltilmesi talebinde
bulunulması halinde üst mahkemece verilen kararın tebliğ edildiği tarihte,
Kesinleşmektedir.
b. Gümrük
vergileri alacağına bağlı idari para cezaları:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 232 nci maddesinde;
"1. Bu Kısmın İkinci Bölüm hükümlerine göre
gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezaları bu vergiler ile
aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edilir ve aynı zamanda ödenir.
2. Konusu ve yükümlüsünün aynı olması, aralarında maddi
veya hukuki yönden bağlılık bulunması şartıyla; birden fazla işleme veya
beyannameye ilişkin gümrük vergileri ve para cezalarına tek tahakkuk ve ceza
kararı düzenlenebilir."
Hükmüne,
4458 sayılı Gümrük Kanununun 197 nci maddesinin
beşinci fıkrasında da;
"Bu madde
hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergileri; 242 nci maddede belirtilen
sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine
başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşir; dava
açılması halinde mahkemece yükümlü aleyhine verilen kararın gümrük idaresine
tebliğ edildiği tarihte tahsil edilebilir hale gelir."
Hükmüne yer verilmiş olup,
Gümrük vergileri alacağına bağlı idari para cezaları
gümrük vergileri ile birlikte karara bağlanarak tebliğ edildiğinde, bu karara
karşı süresinde itiraz yoluna gidilmediği veya itiraz yoluna başvurulmakla
birlikte süresi içerisinde idari yargı mercilerine başvurulmadığı hallerde hem
vergi tahakkukuna hem de para cezasına ilişkin olarak tahsil işlemlerine
başlanması,
Süresi içerisinde açılan davada yükümlü aleyhine karar
verilmesi ve verilen bu kararın gümrük idaresine tebliğ edilmesi halinde, vergi
tahakkuk kararına ilişkin olarak tahsil işlemlerine başlanması, para cezası
kararı hakkında ise "a.Gümrük vergileri alacağına bağlı olmayan idari para
cezaları" bölümü düzenlemelerine göre kararın kesinleşmesinin beklenmesi
gerekmektedir.
c) Uzlaşma
nedeniyle kesinleşme:
4458 sayılı Gümrük Kanununun 244
üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, beyan ile gümrük idaresince
yapılan tespit sonucunda belirlenen farklılıklara ilişkin tebliğ edilen gümrük
vergileri alacakları ile cezalar hakkında yükümlüler veya cezanın muhatabı ile
uzlaşabilmektedir. Aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca da, uzlaşma
tutanakları kesin olup gereği idarece derhal yerine getirilir, üzerinde
uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açılamaz ve
şikâyette bulunamaz.
Bu itibarla, idare ile ceza muhatabının uzlaşması durumunda,
uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihte uzlaşılan tutarlar üzerinden cezalar
kesinleşmektedir.
8. Para
Cezalarının Tahsili
5326 sayılı Kanunda idari para cezalarının ödeme
süresine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
4458 sayılı Kanunun 3 ncü maddesinin sekizinci
fıkrasının (a) bendi; "Gümrük vergileri deyimi, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya
uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade eder."
198 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci
cümlesi; "69 uncu madde hükümleri saklı
kalmak kaydıyla, yapılan kontrol ve denetlemeler sonucunda hiç alınmadığı veya
noksan alındığı belirlenen gümrük vergileri ile işlemleri daha sonra yapılmak
üzere teslim edilen eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin, yükümlüye tebliğ
edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde ödenmesi zorunludur…"
232 nci maddesinin birinci fıkrası, "Bu Kısmın ikinci Bölüm hükümlerine göre
gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezaları bu vergiler ile
aynı zamanda karara bağlanarak tebliğ edilir ve aynı zamanda ödenir."
Hükümlerini amirdir.
Dolayısıyla gümrük vergileri alacağına bağlı olan para
cezalarının ödeme süresi 15 gündür.
Gümrük vergileri alacağına bağlı olmayan maktu veya
nispi para cezalarının ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun'un 37 nci maddesi gereği ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 1
ay içinde ödenmesi gerekmektedir.
5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde idari para
cezalarının Genel Bütçeye gelir kaydedileceği, Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi
gereken idari para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların da, 6183 sayılı
Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığı'nca belirlenecek
tahsil dairelerine gönderileceği belirtilmiştir.
Maliye Bakanlığı'nca yayımlanan 442 seri no.lu Tahsilat
Genel Tebliği uyarınca, idari yaptırım kararı veren idareler; idari para
cezalarını, kanuni ödeme süresi içinde ya da idari yaptırım kararlarının
kesinleşmesinden önce ödemek isteyen kişilerden tahsil edecek ve tahsil
ettikleri idari para cezalarını bu amaçla açılmış hesaplara bütçe geliri
kaydedeceklerdir.
Ancak, Maliye Bakanlığı'ndan alınan 17/10/2012 tarihli
106725 sayılı yazıda, 5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının
Bakanlıklarına verdiği yetkiye istinaden, Bakanlığımız gümrük birimlerince
verilen idari para cezalarının takibinin Bakanlığımızın ilgili gümrük
birimlerince yapılmasının uygun görüldüğü belirtilmektedir.
Bu nedenle gümrük idarelerince verilen idari para
cezalarının takip ve tahsili gümrük idarelerince yapılacaktır.
Diğer taraftan, amme borçlusunun veya amme borçlusunun
malının bulunduğu mahalde gümrük idaresi bulunmaması halinde takip işlemleri,
6183 sayılı Kanunun 5 inci maddesi gereğince gümrük idaresi yerine o mahaldeki
Maliye Bakanlığı'na bağlı vergi dairelerince yerine getirilecektir.
9. İndirim
Uygulaması
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17
nci maddesinin altıncı fıkrası;
"Kabahat
dolayısıyla idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi
halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. İdarî para cezasını
kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir.
Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez."
Hükmünü amirdir.
Söz konusu hükmün uygulanmasında aşağıdaki hususlara
dikkat edilmesi gerekir.
a) 4458 sayılı Kanununun 242
nci maddesi uyarınca, yükümlülerin, idari yargı yoluna başvurmadan önce
itiraz yoluna başvurması gerekmektedir. 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca da, söz konusu
indirimin, 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesinde düzenlenen itiraz yoluna
başvurmadan önce yapılacak ödemelerde uygulanması gerekmektedir.
442 seri No.lu Tebliğ'de peşin ödeme indiriminin,
kanuni ödeme süresi geçen cezalar için uygulanamayacağı belirtildiğinden;
i) Gümrük vergileri alacağına bağlı olan para
cezalarında; ödeme süresi içerisinde olmak kaydıyla itiraz yoluna başvurulmadan
önce yapılacak ödemelere indirim uygulanması,
ii) Gümrük vergileri alacağına bağlı olmayan maktu
veya nispi para cezalarında;
- İtiraz yoluna başvurulmadan önce yapılacak ödemelere
indirim uygulanması,
- Ödeme süresinin 1 ay, itiraz süresinin 15 gün olduğu
göz önüne alındığında, itiraz yoluna başvuru süresi geçmiş ancak ödeme süresi
geçmemiş ödemelere de indirim uygulanması,
Gerekmektedir.
b) 4458 sayılı Kanuna göre verilen para cezalarının
yükümlü tarafından dörtte üçünün peşin olarak ödenmesi, 5326 sayılı Kanunun 17
inci maddesi gereğince, yükümlünün itiraz yoluna başvurmasına engel teşkil
etmemektedir.
c) 4458 sayılı Kanunun 234 üncü maddesinin üçüncü
fıkrası; "Yukarıda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresince tespit
edilmesinden önce beyan sahibince bildirilmesi durumunda söz konusu cezalar
yüzde onbeş nisbetinde uygulanır." hükmünü amirdir.
Bu hüküm çerçevesinde alınması gereken para cezasının,
yükümlünün kendi kendini ihbar etmesi halinde %15 oranında tahsil edilmesi ve
5326 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin altıncı fıkrasına göre yapılacak
indirimin de, %15 oranında tahsil edilecek ceza tutarı üzerinden yapılması
gerekmektedir.
d) 4458 sayılı Gümrük Kanununun 244 üncü maddesinin
altıncı fıkrası uyarınca, uzlaşılan cezalar hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesi uyarınca ayrıca peşin ödeme
indiriminden yararlanılamaz.
10. Para
Cezalarında Kabahat Dolayısıyla Sorumluluğun Esasları
Tasarruflu Yazılar 1
5326
sayılı Kanunda, işlenen kabahat nedeniyle verilen idari para cezası ile ilgili
olarak müteselsil sorumluluk kabul edilmemiştir. Bu nedenle tespit edilen
sorumluların her birine ayrı ayrı ceza uygulanması gerekmektedir.
Sorumluların tespitinde 5326 sayılı Kanunun 7 ilâ 15
inci maddelerinde belirtilen esaslar çerçevesinde hareket edilmesi
gerekmektedir.
Diğer taraftan 5326 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde; "Kabahat, icrai veya ihmali davranışla
işlenebilir" hükmünden, 9 uncu maddesinde; "Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan hallerde, hem kasten hem de
taksirle işlenebilir" hükmünden idari yaptırım kararı verilmesinde "kasıt"
unsuru aranmasının zorunlu olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte 5326 sayılı Kanunun 14 üncü
maddesinde yer alan "Kabahatin işlenişine
birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında,
fail olarak idari para cezası verilir" hükmü, iştirak halinde her faile
ayrı ayrı ceza verileceğini öngördüğünden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda yer
alan idari para cezalarında belirtilen kabahatin işlenişine iştirak edenlere
ayrı idari para cezası verilmesi ve bu idari yaptırım kararlarının ilgilisine
tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Söz konusu maddenin gerekçesinde kabahate iştirak
hükümlerine ilişkin ayrıntılı bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu'nun 40
ıncı maddesinde; "Bağlılık Kuralı" adı altında kısmen suça iştirakin
şartları düzenlenmiştir. Suça iştirakin şartları, genel olarak, suçun
işlenmesine birden çok failin katılımı, suçun en azından teşebbüs derecesinde
gerçekleştirilmiş olması, suça katılanların davranışlarının suçun
gerçekleşmesine nedensel katkısının bulunması, suça katılanların ortaklık
iradesidir. Kanun, failin fiili bilerek ve isteyerek, yani kasten (Madde 21)
işlemesini şart koşmuştur.
5326 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde "Kabahatler, kanunda açıkça hüküm bulunmayan
hallerde, hem kasten hem de taksirle işlenebilir." hükmü, 14 üncü
maddesinin üçüncü fıkrasında ise; "Kabahate
iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir."
hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle, ancak kasıtla yani bilerek ve istenerek
işlenmiş olan kabahat fiilleri için iştirak hükümleri uygulanacaktır.
Ayrıca, 4458 sayılı Kanunun 181
inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Birinci fıkrada belirtilen rejimlerden biri için bulunulan beyanda
kullanılan veriler, kanunen alınması gereken vergilerin tamamen veya kısmen
tahsil edilememesine sebep olduğu takdirde, beyanın yapılabilmesi için bu
verileri veren ve bu verilerin yanlış olduğunu bilen veya bilmesi gereken
kişiler de gümrük vergilerinden sorumludur." hükmüne,
4458 sayılı Kanunun 229
uncu maddesinin ikinci fıkrasında da;
"Gümrük
müşavirliğinin bir özel hukuk tüzel kişiliği oluşturularak yürütülmesi halinde,
gümrük müşavirlerinin kuracağı tüzel kişiliklere gümrük müşavir yardımcıları da
ortak olabilirler. Ancak, gümrük müşaviri ve gümrük müşavir yardımcısı birden
fazla tüzel kişiliğe ortak olamaz. Gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik
olması halinde, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler
üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya
bilmesi gerektiği hallerde, bunlar gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları
tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu olurlar. Bu hallerde, ilgili
gümrük müşavirinin kişisel cezai sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, işlemi
yapan kişi ile birlikte tüzel kişilik de gümrük idaresince alınan vergiler ve
verilen para cezaları yönünden müteselsilen sorumludur."
Hükmüne yer verilmiş olup, gerek gümrük müşavirlerinin
gerekse de müşavirlik şirketlerinin sorumluluğunda bu hükümlerin de göz önüne
alınması gerekmektedir.
11. Organ ve
Temsilcinin Fiillerinden Sorumluluk
5326 sayılı Kanunun "Organ veya temsilcinin
davranışından dolayı sorumluluk" başlıklı 8
inci maddesinin gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, 5326 sayılı Kanun,
5237 sayılı Kanun sisteminden farklı olarak kabahatlerde tüzel kişilere de
idari yaptırım uygulanabileceğini kabul etmiştir. Maddede organ veya
temsilcinin sorumluluğu düzenlenirken gerçek veya tüzel kişi ayrımı yapılmadığı
gibi tüzel kişiler arasında da şahıs veya sermaye şirketi ayrımı yapılmamış ve
gerçek veya tüzel kişilerin temsilcilerinin/organlarının işlediği kabahatler
için gerçek veya tüzel kişiye de idari yaptırım uygulanabileceği hükme
bağlanmıştır. Gerekçede açık olarak belirtildiği gibi organ veya temsilci ya da
hizmet ilişkisinin dayanağını oluşturan işlem hukuka aykırı bulunarak iptal
edilmiş olsa da iptal öncesinde işlenen kabahatlerde temsil edilen gerçek veya
tüzel kişiye de idari yaptırım uygulanabilecektir. Bu nedenle, iştirak
hükümleri nedeniyle yukarıda belirtilen açıklamalara uygun olarak ister
doğrudan isterse dolaylı temsil suretiyle takip edilen işlemlerde 5326 sayılı
Kanunun 14 üncü madde hükümleri çerçevesinde, temsil edilen gerçek veya tüzel
kişiye de yukarıda belirtilen iştirak hükümleri doğrultusunda idari yaptırım
uygulanacaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda kast unsurunun her olayda
ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Her olayın özelliklerine göre
inceleme yapılması, gümrük müşavirinin kabahat eylemine iştirakinin olup
olmadığı belirlenirken kabahat fiilinden bilgisi olup olmadığı ya da bilmesinin
gerekip gerekmediği hususlarının araştırılması gerekmektedir.
12. Para Cezalarının Taksitlendirilmesi
5326 sayılı Kanunun 17
nci maddesinin üçüncü fıkrası; "Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması
halinde, idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl
içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin
zamanında ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının
tamamı tahsil edilir." hükmünü amir bulunmaktadır.
Bu hükümlere göre taksitlendirmeye ilişkin 442 seri
no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nin 5 inci maddesinde açıklamalar dikkate
alınarak, gümrük idarelerince tebliğ edilen para cezalarının taksitlendirme
işlemleri aşağıda belirtilen şekilde yapılacaktır.
a) Başvuru şekli ve süresi: 5326 sayılı Kanunun 17 nci
maddesinin üçüncü fıkrasına göre yapılacak taksitlendirme başvurusu, para
cezası kararının tebliğini müteakip kanuni ödeme süresi içerisinde ve yazılı
olarak para cezası kararı veren gümrük idaresine yapılacaktır. Başvuru
dilekçesi ile birden fazla para cezası kararı için taksitlendirme talebinde
bulunulması mümkün olup, bu gibi durumlarda dilekçede taksitlendirme talebine
konu para cezası kararlarının tarih ve sayıları, tutarları ve tebliğ tarihleri
ayrı ayrı belirtilecek; gerekli görülmesi halinde para cezası kararlarının
ayrıntılarını da gösteren bir listenin dilekçeye eklenmesi sağlanacaktır.
b) Taksitlendirme Yetkisi: 5326 sayılı Kanunun 17 nci
maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine istinaden yapılan taksitlendirme başvurularının,
tutarına bakılmaksızın tüm işlemleri, idari para cezası kararını veren gümrük
idaresince değerlendirilip karara bağlanarak sonuçlandırılacaktır.
c) İnceleme ve karar: Taksitlendirme başvurusunu alan
ilgili gümrük idaresince; başvurunun süresinde ve usulüne uygun yapılıp
yapılmadığı incelenecek, gerekirse süresinde eksikliklerin tamamlattırılması
sağlanacak, taksitlendirilmesi mümkün olmayan bir durumun varlığı halinde
talebin usulüne uygun yapılmadığı veya talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığı
gerekçeli bir karar ile reddedilerek ilgiliye tebliğ edilecektir. Usulüne uygun
olarak yapılan taksitlendirme taleplerinin değerlendirmeye alınabilmesi için
kanuni ödeme süresi içinde birinci taksidin ödenmiş olması gerekmektedir.
Taksitlendirme talebi kabul edildiğinde bir karar düzenlenerek talep edene
tebliğ edilecektir. Kararda peşin alınan birinci taksit ile gümrük idaresince
belirlenen üç taksitin tutarları ve vadeleri açıkça belirtilecektir.
d) Diğer hususlar: Taksitlendirmeye ilişkin kararın
idarede kalan nüshası, idari para cezası ile ilgili diğer belgelerle birlikte
muhafaza edilecektir. Peşin ödeme indiriminin kısmi ödemelere uygulanması
mümkün bulunmadığından, taksitlendirme işlemine tabi olan para cezalarında
peşin ödeme indirimi uygulanmayacaktır.
e) Yukarıdaki hükümler saklı kalmak kaydıyla talep
halinde, idari para cezalarının 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre tecili ve taksitlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.
f) 4458 sayılı Gümrük Kanununun 244 üncü maddesi
çerçevesinde uzlaşılan alacaklar için de, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi
hükümleri çerçevesinde tecil ve taksitlendirme talebinde bulunulabilir.
13. Para
cezaları ile ilgili uygulama:
Para cezaları ile ilgili uygulama yukarıda belirtilen
ve 442 seri no.lu Tahsilat Genel Tebliği'nde yapılan açıklamalar çerçevesinde
yürütülecektir. Tereddüt edilen hususların, 12 nci madde
için Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nden diğer hususlar için
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden sorulması gerekmektedir.
14.
Cezaların karara bağlanması:
4458 sayılı Gümrük Kanununun 232 nci maddesinin 6455
sayılı kanun ile eklenen 2 nci fıkrası "Konusu ve yükümlüsünün aynı olması,
aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunması şartıyla; birden fazla
işleme veya beyannameye ilişkin gümrük vergileri ve para cezalarına tek
tahakkuk ve ceza kararı düzenlenebilir." hükmünü amirdir.
Yine Gümrük Yönetmeliği'nin 490
ncı maddesinin üçüncü fıkrasında "Konusu ve yükümlüsü ile gümrük idaresinin
aynı olması, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık bulunması şartıyla; birden
fazla işleme veya beyannameye ilişkin gümrük vergileri ve para cezalarına tek
tahakkuk ve ceza kararı düzenlenebilir." denilmektedir.
Bu itibarla anılan maddenin yürürlük tarihinden
itibaren, gümrük idaresinin aynı olması koşuluyla, aynı konuda aynı yükümlüye
ilişkin, aralarında maddi veya hukuki bağ bulunan işlem ve beyannamelerle
ilgili olarak tek tahakkuk ve tek ceza kararı düzenlenecektir.
Yapılacak tebligatlarda Yükümlüler ile Gümrük
Müşavirlerinin vergiler ve cezalardan sorumluluklarına ilişkin hukuki durumun
farklılığı dikkate alınmalıdır.
15.
İtirazların karara bağlanması
11/4/2013 tarihinden itibaren, idari itiraz aşamasında
bulunan, gümrük idarelerinin aynı olması şartıyla aynı konuda aynı yükümlüye
ilişkin aralarında maddi veya hukuki bağ bulunan işlem ve beyannamelerle ilgili
olarak, tahakkuk ve ceza kararları birleştirilerek tek karar alınacaktır.
16.
Uygulanacak para cezasının tespiti
6455 sayılı kanunun 11 inci maddesi ile, 4458 sayılı
Kanunun 234
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "gümrük vergisi"
ibareleri "ithalat vergileri", (b) bendinde yer alan "gümrük vergisine" ibaresi
"ithalat vergilerine", (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan "gümrük
vergisinden" ibareleri "ithalat vergilerinden" şeklinde değiştirilmiştir.
"İthalat vergileri" 4458 sayılı Gümrük Kanununun 3
üncü maddesinin 9 uncu fıkrasında,
"a) Eşyanın
ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri,
b) Tarım
politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere
uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer
mali yükleri; (ifade eder)"
Şeklinde tanımlanmıştır.
Bu itibarla, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234 üncü
maddesinde düzenlenen, değişlikten önce sadece gümrük vergisine uygulanan idari
para cezaları, 6455 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden itibaren işlenen
fiillerle ilgili olarak ithalat vergilerine uygulanacaktır.
Diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun
"İçtima" başlıklı 15
inci maddesinin 1 inci fıkrası;
"Bir fiil ile
birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda
sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir. Bu
kabahatlerle ilgili olarak kanunda idarî para cezasından başka idarî
yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar
verilir."
Hükmünü amirdir.
Bu itibarla, ithalat vergileri ile ilgili bir fiil ile
ilgili birden fazla idari para cezası hükmü bulunması durumunda, en ağır idari
para cezası uygulanacaktır.
17. Yükümlü
ve ceza muhataplarının bilgilendirilmesi
Yapılacak tebligatlara, ekte örneği yer alan (EK-3), yükümlülerin tebliğ tarihinden itibaren kullanabileceği
yasal haklara ilişkin bilgilendirme yazısı da eklenir.
18.
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararları (12.01.2015
tarihli, 2015/2 Sayılı Genelge ile değişik)
5326 sayılı Kanunun 18
inci maddesi; "Kabahatin
konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar
verilebilir." hükmü amir olup, mülkiyetin kamuya geçirilmesine sadece Kanunda
açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilecektir.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 6455
sayılı Kanun ile değişik 235/4,
236/5, 237/3 ve 237/6 ncı maddelerinde, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin
hükümler bulunmakta olup, söz konusu hükümlerin uygulanmasına ilişkin hususlar
aşağıda açıklanmaktadır.
a)
Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararlarında Bulunması Gereken Hususlar
5326 sayılı Kanunun 25
inci maddesi çerçevesinde mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararında;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin
kimlik ve adresinin,
b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren
kabahat fiilinin,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
delillerin,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliğinin,
e) Kabahati oluşturan fiilin işlendiği yer ve zamanın,
f) İdari yaptırım kararına karşı kanun yolu, mercii ve
süresinin,
Bulunması gerekmektedir.
Gümrük Yönetmeliğinin "Ceza kararlarının
verilmesi, tebliği ve kayda geçirilmesi" başlıklı 580 inci maddesinin
beşinci fıkrasında ise;
"Mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ilişkin
kararlar, gümrük işleminin yapıldığı gümrük idare amirleri veya yardımcıları
tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle verilir ve düzenlenen karar
yükümlüsüne tebliğ edilir. Mülkiyeti kamuya geçirilen eşyanın cinsi, miktarı ve
olaya ilişkin ayrıntılar kararda detaylı olarak belirtilir."
Denilmekte olup kararlarda bu hükmün de dikkate
alınması gerekir.
Diğer taraftan, mülkiyetin kamuya geçirilmesi
kararlarının alınmasında EK-2'de yer alan karar örneği
dikkate alınacaktır.
b)
Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararlarında Kesinleşme
5326 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin sekizinci
fıkrasında, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarının kesinleşmedikçe yerine
getirilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararlarının kesinleşme zamanı şöyledir;
i) Karara itiraz edilmemesi halinde kararın tebliğ
edildiği tarihten itibaren 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesinde belirtilen 15
günlük idari itiraz süresinin bitiminde,
ii) Karara karşı 4458 sayılı Kanunun 242
nci maddesi uyarınca idari itirazda bulunulması halinde itirazın reddine
ilişkin kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren bu karara karşı idari yargıya
başvurma için 2577 sayılı Kanunda belirtilen süre içerisinde idari yargıya başvurulmaması
halinde söz konusu sürenin bitiminde,
iii) 1- İdari itirazın reddedilmesi üzerine idari
yargıya başvurulması halinde; yargı kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren
söz konusu yargı kararına bir üst mahkeme nezdinde başvuru yapılması için
gerekli olan 30 günlük süre içerisinde üst mahkemeye başvurulmaması halinde söz
konusu sürenin bitiminde,
2- İdari yargı kararına karşı bir üst mahkeme nezdinde
başvuru yapılmışsa başvuru üzerine verilen kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması için gerekli olan 15 günlük
süre içerisinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmaması halinde söz konusu
sürenin bitiminde,
3- Süresi içinde kararın düzeltilmesi talebinde
bulunulması halinde üst mahkemece verilen kararın tebliğ edildiği tarihte,
Kesinleşmektedir.
c)
Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Yaptırımının Ertelenmesi
5326 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca, eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette kullanılması,
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı
olarak, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar belli bir süre
geciktirilebilecektir.
d)
Kesinleşen Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı Yerine Getirme Zamanaşımı
Kesinleşen mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı yerine
getirme zamanaşımı 10 yıldır. Zamanaşımı süresi, kesinleşmesinin rastladığı
takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.
e)
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına konu eşyanın, eşya sahiplerinin
muhafazasına bırakılıp bırakılamayacağı
Gümrük Kanununun 235/4, 236/5, 237/3 ve 237/6 ncı
maddelerinde, mülkiyetin kamuya geçirilmesi idari yaptırımına konu eşyaya
idarece el konulacağı açık bir şekilde belirtilmiş bulunduğundan, söz konusu
eşyaya elkonulması, bu eşyanın eşya sahiplerinin muhafazasına bırakılmaması
gerekmektedir.
f)
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına konu eşyanın üçüncü kişilerin
mülkiyetinde bulunduğu hallerde uygulama
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımına konu
kabahatin işlenmesinden sonra eşyanın üçüncü kişilere satılarak devredilmiş
olması, söz konusu eşya hakkında mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilerek
elkonulmasına engel değildir.
Eşyanın, üçüncü kişilerin elinde bulunduğu hallerde
uygulamanın nasıl olacağına ilişkin olarak da aşağıdaki bölümlerde açıklama
yapılmıştır.
g)
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına konu eşyanın kaim değeri
28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun
4 üncü maddesiyle, Gümrük Kanununun 177
nci maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere,
"Tasfiye
edilmesine karar verilen eşyanın bulunmaması halinde, ithal eşyası için CIF,
ihraç eşyası için FOB kıymeti ile bunlara ilişkin gümrük vergileri tutarları
tahsil edilir." Fıkrası eklenmiştir.
Söz konusu düzenlemeye ilişkin olarak Kanun maddesinin
gerekçesinde de,
"Madde ile
5607 sayılı Kanundan 4458 sayılı Gümrük Kanununa aktarılan kabahat fiilleri
konusu eşyadan tasfiyeye tabi tutulacak olanlar da tasfiye edilecek eşyalar
arasına eklenmiş, tasfiye edilecek eşyanın bulunmaması haline ilişkin düzenleme
yapılmıştır." Açıklamasında bulunulmuştur.
Bu çerçevede, mülkiyetin kamuya geçirilmesi
yaptırımına konu eşyanın bulunamaması halinde, Gümrük Kanununun 177/3 üncü
maddesi uyarınca eşya kıymetinin belirlenmesi gerekmektedir.
h)
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına konu eşyaya el koyma işleminin ne
zaman yapılacağı
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımı bir idari
tedbirdir. Bu tedbirin uygulanması noktasında eşyaya elkonulması da, tedbir ile
sağlanmaya çalışılan amaca yöneliktir.
Dolayısıyla, idari kararın alınmasında veya elkoyma
işleminde herhangi bir öncelik sonralık söz konusu değildir. Kabahatin işlenmiş
olduğu tespit edildiğinde, Kanunda düzenlenen tedbirlerin alınması, gerekli işlemlerin
yapılması gerekmektedir.
Bu doğrultuda, mülkiyetin kamuya geçirilmesi
yaptırımına konu kabahatin, eşya henüz gümrük gözetimi altında bulunduğu sırada
tespit edildiği hallerde, eşyaya elkonularak akabinde mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararı alınması gerekmektedir.
Eşyanın gümrük işlemleri tamamlanarak sahibine teslim
edildiği hallerde ise, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının alınması ile
birlikte eşyaya elkonulmasına yönelik gerekli işlemlere başlanması
gerekmektedir.
Bu doğrultuda;
- Eşya henüz gümrük gözetimindeyken yapılan denetim
sırasında söz konusu kabahatin işlenmiş olduğunun tespit edildiği hallerde,
öncelikle eşyaya elkonulması, daha sonra düzenlenecek olan mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararında bu elkoyma işleminden de bahsedilmesi,
- Eşyanın, gümrük işlemleri tamamlanarak sahibine
teslim edilmiş olduğu hallerde, alınacak olan mülkiyetin kamuya geçirilmesi
kararında, söz konusu eşyaya elkoyma kararı verildiğine, eşyanın derhal idareye
teslim edilmesine, aksi takdirde idarece eşyaya elkonulacağına, idareye yapılan
itirazın eşyaya elkonulması kararının icrasını durdurmayacağına yönelik
açıklamalara yer verilmesi,
gerekmektedir.
ı)
Elkoyma işleminin nasıl uygulanacağı
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımı idari bir
yaptırım olup, bu yaptırımın yerine getirilmesinde idari makamlar yetkilidir.
Bu nedenle, idarece verilen mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararlarında da, 6455
sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğü öncesi, elkoyma kararının hakim/cumhuriyet
savcısı tarafından verilmiş olduğu hallerde eşyaya elkoymaya yönelik yapılan
uygulama gibi uygulama yapılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128/4
üncü maddesinde her ne kadar, kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında
verilen elkoyma kararının, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek
suretiyle icra olunacağı hüküm altına alınmışsa da, verilen mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararlarına konu eşyanın elkoyma işleminin idarece fiilen yerine
getirilmesi gerekmektedir.
i)
Elkoymanın Gümrük Kanunu'nun 242
nci maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi idari yaptırımına konu
eşyaya elkonulması başlı başına bir işlem olmayıp, mülkiyetin kamuya geçirilmesi
kararının yerine getirilmesine yönelik fiili bir durumdur.
Bu nedenle, asıl işlem olan mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararından bağımsızlığı bulunmayan eşyaya elkonulması fiili, Gümrük
Kanununun 242 inci maddesi kapsamında bulunmamaktadır.
19. Yürürlükten
Kaldırılan Genelge:
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 24/2/2011 tarihli ve 2011/11
sayılı Genelgesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilgi ve gereğini rica ederim.
Ziya ALTUNYALDIZ
Müsteşar
EK-1
PcGK
Not: GGT (Tahsilat İşlemleri) Seri No 2 ekinde de Para Cezası Karar örneği
yayımlanmıştır.
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
…………………………………………..
Sayı :
Konu :Para
Cezası Kararı
PARA CEZASI
KARARI
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
GÜMRÜGÜN ADI :
YÜKÜMLÜNÜN ADI SOYADI/ÜNVANI/ADRESİ :
T.C. KİMLİK NO/ VERGİ NUMARASI :
BELGE/BEYANNAME TARİH VE SAYISI :
CEZANIN NEV'İ VE ALACAK MİKTARI :
KABAHAT FİİLİ VE CEZANIN YASAL DAYANAGI :
(Bu kısımda; kanundaki para cezasına ilişkin hüküm belirtilecektir.)
OLAYLAR : (Bu kısımda; Kanunda belirtilen kabahat fiilinin
oluştuğuna ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillere, fiilin
işlendiği yer ve zamana yer verilmesi zorunludur.)
SONUÇ VE
KARAR : ( Bu kısımda;
- Para cezası kararı kanuni dayanağından bahisle
açıklanacaktır.
- Para cezasının nisbi veya maktu oranı ve toplamı
belirtilecektir.
- Ödeme süresi
kararın tebliği tarihinden itibaren Genelgedeki açıklamalara göre 15 gün/1 ay
olarak belirtilecektir.
- Ödeme süresi içinde ödemenin nereye yapılacağı
belirtilecektir.
- Para cezasının kararın tebliğ tarihinden itibaren
Genelgedeki açıklamalara göre 15 gün veya 1 ay içinde ödenmesi halinde ¼
oranında indirim uygulanarak tahsil edileceği belirtilecektir.
- Ödeme süresi içinde olmak şartıyla; 5326 sayılı
Kanunun 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre taksitlendirme talep hakkı
olduğu belirtilecektir.
- 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesi uyarınca, tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içinde (itiraz merciine yer verilerek) bir
dilekçe ile itiraz edebileceği,
- Gümrük Kanununun 244 üncü maddesi uyarınca, uzlaşma
kapsamında bulunan işlemlere ilişkin ceza kararlarında, itiraz etmeden önce
uzlaşma talebinde bulunulabileceği, uzlaşma talebinde bulunulması halinde,
itiraz süresinin duracağı, uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi
halinde sürenin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı, ancak sürenin bitimine üç
günden az kalmış olması halinde sürenin üç gün uzayacağı, ifade edilecektir.
Kararı veren Gümrük İdare Amiri
İMZA
Adı Soyadı ve Unvanı
TEBLİĞ
TARİHİ :
KESİNLEŞME
TARİHİ :
AÇIKLAMA
- Kararın ilgilisine huzurda tebliğ edilmesi veya
tebliğ edilmiş sayılması halinde kararın verildiği esnada, 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümlerime göre tebliğ edilmesi halinde, idarelerde kalan nüshalarda
tebligatı müteakip mutlaka tebliğ tarihi yazılacaktır.
- İdari yaptırım kararının idarelerde kalan
nüshalarında, mutlaka kesinleşme tarihi yazılacaktır.
EK-2
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
…………………………………………..
Sayı :
Konu : Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı
MÜLKİYETİN KAMUYA GEÇİRİLMESİ KARARI
KARAR NO :
KARAR TARİHİ :
GÜMRÜGÜN ADI :
YÜKÜMLÜNÜN ADI SOYADI/ÜNVANI/ADRESİ :
T.C. KİMLİK NO/ VERGİ NUMARASI :
BELGE/BEYANNAME TARİH/SAYISI :
KARARIN YASAL DAYANAĞI : (Bu kısımda; kanundaki söz konusu
cezaya ilişkin hüküm
belirtilecektir.)
MÜLKİYETİ KAMUYA GEÇİRİLEN EŞYANIN CİNSİ
: (Eşya taşıt aracı ise taşıt aracının plakası,
motor/şasi numarası, aracın modeli ve markası vb. bilgiler; diğer eşyada da
eşyanın tanınmasını sağlayacak marka model vb. bilgiler detaylı olarak yazılır)
MÜLKİYETİ KAMUYA GEÇİRİLEN EŞYANIN
MİKTARI :
OLAYLAR : (Bu kısımda; olayın ayrıntıları detaylı olarak
belirtilir, fiilin oluştuğuna ve bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
delillere, fiilin işlendiği yer ve zamana yer verilir. )
SONUÇ VE KARAR : ( Bu kısımda;
-
Mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının kanuni dayanağı açıklanır,
-Mülkiyeti
kamuya geçirilen eşyanın cinsi, miktarı, eşyanın tam ve kesin olarak
belirlenebilmesini sağlayacak şekilde belirtilir,
-
4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesi uyarınca, tebliğ tarihinden itibaren onbeş
gün içinde (itiraz merciine yer verilerek) bir dilekçe ile itiraz edebileceği,
-
Kararın ne şekilde kesinleşeceği belirtilir.
Kararı veren Gümrük İdare Amiri
İMZA
Adı Soyadı ve Unvanı
TEBLİĞ
TARİHİ :
KESİNLEŞME
TARİHİ :
AÇIKLAMA
-
Kararın ilgilisine huzurda tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması
halinde kararın verildiği esnada, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerime göre
tebliğ edilmesi halinde, idarelerde kalan nüshalarda tebligatı müteakip mutlaka
tebliğ tarihi yazılacaktır.
-
İdari yaptırım kararının idarelerde kalan nüshalarında, mutlaka kesinleşme
tarihi yazılacaktır.
EK-3
GÜMRÜK VERGİLERİ VE/VEYA PARA CEZALARI KARARININ
TEBLİĞ TARİHİNDEN İTİBAREN KULLANABİLECEĞİNİZ YASAL HAKLAR AŞAĞIDA
AÇIKLANMIŞTIR.
I. İDARİ PARA CEZALARINDA PEŞİN ÖDEME İNDİRİMİ
İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce
ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara
karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. (5326 sayılı Kabahatler Kanunu
madde 17/6)
Ancak, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 244 üncü maddesi
çerçevesinde uzlaşılan cezalar hakkında ayrıca peşin ödeme indiriminden
yararlanılamaz.
II. UZLAŞMA
Tebliğ edilen gümrük vergileri ile cezalar hakkında
tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde, henüz itiraz başvurusu yapılmamış
gümrük vergileri ve cezalar için uzlaşma talebinde bulunulabilir. Uzlaşma
talebinde bulunulması halinde, itiraz veya dava açma süresi durur, uzlaşmanın vaki
olmaması veya temin edilememesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar,
ancak sürenin bitimine üç günden az kalmış olması halinde süre üç gün uzar.
(4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 244/1)
Ancak gümrük vergileri alacakları ile cezaların, 5607
sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan kaçakçılık suçlarına ilişkin olması
halinde uzlaşma talebinde bulunulamaz. (4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 244/2)
II. İTİRAZ
Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri
ve/veya ceza kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir
üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz
edebilir. (4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 242/1) Süre bitim tarihinin resmi
tatil gününe rastlaması halinde, bu süre ilk işgününün resmi çalışma saatleri
sonunda biter. (4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 14/1)
İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı
yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir. (4458 sayılı Gümrük Kanunu
madde 242/4)
IV. ÖDEME
Tebliğ edilen gümrük vergilerinin tebliğ tarihinden
itibaren onbeş gün içinde ödenmesi zorunludur. Tebliğ edilen gümrük vergilerine
karşı itiraz edilmesi ödeme süresini keser. Ödeme süresi idarenin ya da yargı
mercii kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren yeniden başlar. Yükümlü,
vergi tutarının tamamını veya bir kısmını verilen sürenin bitimini
beklemeksizin ödeyebilir. (4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 198) Gümrük
vergileri ile birlikte alınması gereken para cezaları bu vergiler ile aynı zamanda
karara bağlanarak tebliğ edilir ve aynı zamanda ödenir. (4458 sayılı Gümrük
Kanunu madde 232/1) Dolayısıyla, gümrük vergileri ile, bu vergilerle birlikte
alınması gereken para cezalarınınödeme süresi 15 gündür.
Gümrük vergileri ile birlikte alınması gerekmeyen para
cezalarının ise 21/7/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun'un 37 nci maddesi gereği ilgilisine tebliğ edildiği tarihten
itibaren 1 aydır.
Uzlaşma konusu yapılan gümrük vergileri ve cezalar,
uzlaşma gerçekleştiği takdirde, uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay
içinde ödenir. (4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 244/5)
V.
TAKSİTLENDİRME
Kişinin ekonomik durumunun müsait olmaması halinde,
idarî para cezasının, ilk taksitinin peşin ödenmesi koşuluyla, bir yıl içinde
ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir. Taksitlerin zamanında
ve tam olarak ödenmemesi halinde, idarî para cezasının kalan kısmının tamamı
tahsil edilir. (5326 sayılı Kabahatler Kanunu madde 17/3)
Yukarıdaki hükümler saklı kalmak kaydıyla talep
halinde, idari para cezaları ile uzlaşılan alacakların 6183 sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre tecili ve taksitlendirilmesi mümkün bulunmaktadır.
NOT: GECİKME
FAİZİ
Beyan sahibinin hatalı beyanı sonucu hiç alınmadığı
veya noksan alındığı tespit edilen gümrük vergilerine, gümrük yükümlülüğünün
başladığı tarih ile vergilerin kesinleştiği tarih arasındaki süre için 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre
tespit edilen gecikme zammı oranında faiz uygulanır. Gümrük vergilerinin
kesinleşmesinden önce ödenmek istenmesi durumunda faiz, ödeme tarihine kadar
hesaplanarak vergiler ile birlikte tahsil edilir. (4458 sayılı Gümrük Kanunu
madde 193/3) Gümrük vergileri, süresi içinde itirazda bululmaması veya süresi
içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği
tarihte kesinleşir; dava açılması halinde mahkemece yükümlü aleyhine verilen
kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte tahsil edilebilir hale gelir.
(4458 sayılı Gümrük Kanunu madde 197/5)
Uzlaşılan vergilerin alınması gerektiği tarihten
itibaren uzlaşma tutanağının imzalandığı tarihe kadar geçen süre için 6183
sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen gecikme zammı oranında gecikme faizi
uygulanır.
18.Maddenin 12.01.2015 tarihli, 2015/2 Sayılı Genelge ile
değiştirilmeden önceki hali
18. Mülkiyetin
kamuya geçirilmesi kararları
5326 sayılı Kanunun 18 nci maddesinde; "Kabahatin konusunu
oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine, ancak kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar
verilebilir." hükmü amir olup, mülkiyetin kamuya geçirilmesine sadece
Kanunda açık hüküm bulunan hallerde karar verilebilecektir.
Ayrıca, eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar
verilebilmesi için fail hakkında idarî para cezası veya başka bir idarî
yaptırım kararı verilmiş olması/olmaması, failin 15 yaşını doldurmuş olmaması
veya akıl hastalığı ile müptela olmaması şart değildir.
Mülkiyeti kamuya geçirilmesi yaptırımına konu eşyanın
mülkiyeti, kanunda açık hüküm bulunan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşuna,
aksi takdirde Devlete geçer.
5326 sayılı Kanunun 18 nci maddesinini üçüncü fıkrası
uyarınca mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar kesinleşinceye kadar
ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından eşyaya elkonulabileceği gibi; eşya,
kişilerin muhafazasına da bırakılabilecektir. Ancak, 4458 sayılı Kanunun 235/4, 236/5, 237/3 ve 6 ncı maddelerinde
eşyanın elkonularak mülkiyetin kamuya geçirileceği düzenlenmiş olduğundan, bu
maddelere göre mülkiyetin kamuya geçirilmesinde eşya ilgilinin muhafazasına
bırakılmayacaktır.
a) Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararlarında Bulunması
Gereken Hususlar
5326 sayılı Kanunun 25 inci maddesi çerçevesinde mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararında;
a) Hakkında idari yaptırım kararı verilen kişinin kimlik
ve adresinin,
b) İdari yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat
fiilinin,
c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün
delillerin,
d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin
kimliğinin,
e) Kabahati oluşturan fiilin işlendiği yer ve zamanın,
f) İdari yaptırım kararına karşı kanun yolu, mercii ve
süresinin,
Bulunması gerekmektedir.
Gümrük Yönetmeliğinin "Ceza kararlarının verilmesi,
tebliği ve kayda geçirilmesi" başlıklı 580 inci maddesinin beşinci fıkrasında ise;
"Mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ilişkin kararlar,
gümrük işleminin yapıldığı gümrük idare amirleri veya yardımcıları tarafından
gerekçesi belirtilmek suretiyle verilir ve düzenlenen karar yükümlüsüne tebliğ
edilir. Mülkiyeti kamuya geçirilen eşyanın cinsi, miktarı ve olaya ilişkin
ayrıntılar kararda detaylı olarak belirtilir."
Denilmekte olup kararlarda bu hükmün de dikkate alınması
gerekir.
Diğer taraftan, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarının
alınmasında EK-2'de yer
alan karar örneği dikkate alınacaktır.
b) Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararlarında Kesinleşme
5326 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin sekizinci
fıkrasında, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarının kesinleşmedikçe yerine
getirilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Bu doğrultuda mülkiyetin kamuya
geçirilmesi kararlarının kesinleşme zamanı şöyledir;
i) Karara itiraz edilmemesi halinde kararın tebliğ
edildiği tarihten itibaren 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesinde belirtilen 15
günlük idari itiraz süresinin bitiminde,
ii) Karara karşı 4458 sayılı Kanunun 242 nci maddesi
uyarınca idari itirazda bulunulması halinde itirazın reddine ilişkin kararın
tebliğ edildiği tarihten itibaren bu karara karşı idari yargıya başvurma için
2577 sayılı Kanunda belirtilen süre içerisinde idari yargıya başvurulmaması
halinde söz konusu sürenin bitiminde,
iii) 1- İdari itirazın reddedilmesi üzerine idari yargıya
başvurulması halinde; yargı kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren söz
konusu yargı kararına bir üst mahkeme nezdinde başvuru yapılması için gerekli
olan 30 günlük süre içerisinde üst mahkemeye başvurulmaması halinde söz konusu
sürenin bitiminde,
2- İdari yargı kararına karşı bir üst mahkeme nezdinde
başvuru yapılmışsa başvuru üzerine verilen kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren kararın düzeltilmesi talebinde bulunulması için gerekli olan 15 günlük
süre içerisinde kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmaması halinde söz konusu
sürenin bitiminde,
3- Süresi içinde kararın düzeltilmesi talebinde
bulunulması halinde üst mahkemece verilen kararın tebliğ edildiği tarihte,
Kesinleşmektedir.
c) Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Yaptırımının Ertelenmesi
5326 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca, eşyanın;
a) Kullanılmaz hale getirilmesi,
b) Niteliğinin değiştirilmesi,
c) Ancak belli bir surette kullanılması,
Koşullarından birinin yerine getirilmesine bağlı olarak,
mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin karar belli bir süre
geciktirilebilecektir.
d) Kesinleşen Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Kararı Yerine
Getirme Zamanaşımı
Kesinleşen mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı yerine
getirme zamanaşımı 10 yıldır. Zamanaşımı süresi, kesinleşmesinin rastladığı
takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.
[1] Mülga 1.Paragraf; Zamanaşımı
hükümlerinin uygulanmasında, para cezalarının gümrük vergileri alacaklarına
bağlı olup olmaması belirleyici olacaktır. İdari para cezasının tutarı
belirlenirken, para cezasına dayanak bir vergi alacağı söz konusu ise, bu para
cezası gümrük vergileri alacağına bağlı idari para cezasıdır. Vergi tutarının
sadece idari para cezasının hesaplanmasında dikkate alındığı, ortada bir vergi
alacağının söz konusu olmadığı para cezaları ise gümrük vergileri alacağına
bağlı olmayan idari para cezasıdır.