İtirazların karara bağlanma sürecinde süre takibi, zımni ret ile karara bağlanma süresinin uzatılması (2014-26)
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Gümrükler Genel Müdürlüğü
Sayı :85593407/045.02
Konu :İdari İtirazların Cevaplandırılması
21.11.2014
GENELGE
(2014/26)
Bakanlığımıza intikal eden olaylardan 4458
sayılı Gümrük Kanununun 242
nci maddesi çerçevesinde itirazların karara bağlanma süreci ile ilgili
olarak tereddütler oluştuğu anlaşılmakta olup, idari itirazların karara
bağlanmasında süre yönüyle dikkate alınacak hususlar aşağıda açıklanmıştır.
İtirazların
karara bağlanma süresi ve zımni ret
4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 inci maddesinin
birinci ve ikinci fıkraları,
"1. Yükümlüler
kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı
tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa
aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareye
intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ
edilir." hükmünü amirdir.
Bu nedenle, Gümrük Kanununun 242 nci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca yapılan itirazların, aynı maddenin ikinci fıkrası
uyarınca gümrük idareleri tarafından 30 gün içinde karara bağlanarak ilgili
kişiye tebliğ edilmesi gerekir.
Öte yandan 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari
makamların sükutu" başlıklı 10
uncu maddesi;
"1. İlgililer,
haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için
idari makamlara başvurabilirler.
2. Altmış gün
içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği
tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve
vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen
cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği
gibi, kesin cevabı da bekleyebilir.
Bu takdirde
dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı[1] geçemez.
Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin
bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden
itibaren altmış gün içinde dava açabilirler."
Hükmünü amir olduğundan otuz günlük süre içerisinde
cevap verilmemesi halinde zımni ret durumu oluşacaktır.
İtirazların
karara bağlanma süresinin uzatılması
Uygulamada, itirazların incelemesi aşamasında gerekli
yazışmalar ve değerlendirmeler nedeniyle 30 günlük sürenin yeterli
olmayabildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür durumlarla ilgili olarak, Gümrük Yönetmeliğinin
"İtirazların karara bağlanması" başlıklı 586
ncı maddesinde "İtirazlar, anlaşmazlığa konu beyanname ve sair her türlü
belge ile eşyadan alınacak örnek, örnek alınması mümkün olmayan hallerde
eşyanın kendisi veya fotoğraf, katalog, prospektüs gibi eşyayı görmeden fikir
verecek diğer belgelerin incelenmesi veya gerek duyulması halinde ilgili gümrük
idaresinin mütalaası da alınmak suretiyle otuz gün içinde karara bağlanarak
ilgili kişiye tebliğ edilir. Otuz gün içerisinde karar alınamadığı durumlarda
Kanunun 6
ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." denilmekte, 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ise, "Karar alınması talebinin yazılı olarak yapılması gerekir. Gümrük
idareleri, söz konusu talebe ilişkin başvurunun kendilerine ulaştığı tarihten
itibaren otuz gün içinde karar alırlar. Verilen kararlar başvuru sahibine
yazılı olarak tebliğ edilir.
Ancak, gümrük
idareleri tarafından bu süreye uyulması mümkün değilse, belirtilen süre
aşılabilir. Bu durumda, söz konusu idareler, yukarıda belirlenen sürenin
dolmasından önce başvuru sahibine süre aşımını haklı kılan gerekçeler ile talep
hakkında karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi
verirler."
hükmü yer almaktadır.
Öte yandan İdari Yargılama Usulü Kanununun 10/2
maddesinde, "…Ancak, bekleme süresi
başvuru tarihinden itibaren altı[2] ayı geçemez." denilmektedir.
Bu itibarla 4458 sayılı Gümrük Kanununun 242 nci
maddesinde belirtilen süre içinde karar alınamadığı durumlarda, Gümrük
Yönetmeliğinin 586 ncı maddesi çerçevesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 6 ncı
maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Bu durumda, Gümrük Genel Tebliği (Tahsilat
İşlemleri) Seri
No:2'nin 12
nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, sürenin dolmasından önce, süre
aşımını gerekli kılan gerekçeler ve ek süre yükümlüye bildirilir. Bu sürenin
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen altı[3] aylık süreyi geçmemesi gerekir.
Ek süre kullanılan durumda itirazın 30 gün içinde
karara bağlanmaması nedeniyle dava açılması Ek süre kullanılması nedeniyle
itirazın 30 gün içinde sonuçlanmaması halinde yükümlülerce 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanununun 10/2 maddesi uyarınca idari yargı nezdinde zımni red
gerekçesiyle dava açabildikleri anlaşılmaktadır.
İdari Yargılama Usulü Kanununun 10/2 maddesinin "…
süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin
reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir." hükmü
çerçevesinde ilgilisince dava açılması ve itiraz incelemesi sonucunda yükümlü
lehine karara varıldığı hallerde, itiraz başvurusuna ilişkin cevabın
yükümlüsüne ve ilgili mahkemeye bildirilerek, davanın konusuz kalması nedeniyle
karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin talep edilmesi
gerekmektedir.
Altı aylık süre içerisinde cevap
verilememesi durumu Ek süre kullanılmasına rağmen altı ay içinde cevap
verilemediği ve yükümlü tarafından da dava yoluna başvurulmadığının tespit
edildiği durumlarda, yükümlüye herhangi bir tebligat yapılmaksızın, Gümrük
Genel Tebliği (Tahsilat İşlemleri) (Seri No:2) hükümleri çerçevesinde işlem
yapılır. (Danıştay
7. Daire Başkanlığının Esas 2016/7282
sayılı Kararı ile yürürlüğü durdurulmuştur)
Bilgi ve gereğini rica ederim.
Ziya ALTUNYALDIZ
Bakan a.
Müsteşar
DAĞITIM:
Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlükleri
[1] 31541/14.07.2021 RG yayımlanan 7331 sayılı Kanun ile
yapılan değişiklik ile 2577 sayılı Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan "altı
ay" ibaresi "dört ay" olarak değiştirilmiştir.
[2] 31541/14.07.2021 RG yayımlanan 7331 sayılı Kanun ile
yapılan değişiklik ile 2577 sayılı Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan "altı
ay" ibaresi "dört ay" olarak değiştirilmiştir.
[3] 31541/14.07.2021 RG yayımlanan 7331 sayılı Kanun ile
yapılan değişiklik ile 2577 sayılı Kanununun 10 uncu maddesinde yer alan "altı
ay" ibaresi "dört ay" olarak değiştirilmiştir.