Dava ve İcra Takiplerine Uyulacak Usul ve Esaslar; Ceza Davaları, Hukuk Davaları, İdari Davalar, İlamsız İcra Takipleri, İlamlı İcra Takipleri, İlama Bağlı Borçlar ve Mahkeme Giderleri, Haciz İhbarnameleri ve Diğer Müzekkere ve yazılar ile iflas kararları (2016-01) (Mülga)
T.C.
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI
Hukuk Müşavirliği
Sayı : 11985113/10.06.01-17/
Konu :
Dava ve İcra Takipleri ile Bunlara Bağlı
İş
ve İşlemlerde Uyulacak Usul ve Esaslar
22.08.2016
/ 18233919 Yazı eki
Bakanlık Makamının 19.08.2016 tarihli Onayı
2019/42
Genelgede atıf yapılmıştır
Bilirkişi Ücreti hk. Yargıtay
İlamı
2020/1
Sayılı Genelge ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
I. KISIM Amaç,
Kapsam ve Tanımlar MADDE
1-…
II. KISIM Genel Hükümler
-Uyuşmazlıkların
Sulh Yoluyla Halli MADDE
3-…
-Davaların Açılması ve Takibi MADDE 5- …
-Vazgeçme Yetkileri MADDE
8-…
III. KISIM Ceza Davaları MADDE 16-…
IV. KISIM Hukuk Davaları MADDE 34-…
V. KISIM İdari Davalar MADDE 45-…
VI. KISIM İlamsız İcra Takipleri MADDE 69-…
VII. KISIM İlama
Bağlı Borçlar ve Yargılama Giderleri MADDE 70-…
VIII. KISIM İlamlı İcra Takipleri MADDE 74-…
IX. KISIM Haciz İhbarnameleri, Müzekkereler ve İflas Kararları MADDE 84-…
X. KISIM Son Hükümler ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler MADDE 96-…
PcGK Not: Genelge EK'lerine
ilgili bölüm/madde metninde link verilmiştir.
G E N E L G E
(2016/1)
BİRİNCİ KISIM
Amaç, Kapsam ve Tanımlar
Amaç
ve kapsam
MADDE
1- (1) Bu
Genelgenin amacı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının taraf olduğu dava ve icra
dosyalarının takibi ile bunlara bağlı iş ve işlemlerde uyulması gereken usul ve
esasları düzenlemektir.
Tanımlar
MADDE
2- (1) Bu
Genelgenin uygulanmasında;
a) Bakan: Gümrük ve Ticaret
Bakanını,
b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret
Bakanlığını,
c) Bölge müdürlüğü: Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğünü,
ç) Bölge müdürü: Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürünü,
d) Grup başkanı: Hukuk Müşavirliği
Gümrük, Ticaret ve Merkez Grup Başkanlarını,
e) Hukuk birimi: Merkezde Hukuk
Müşavirliğini, taşrada hukuk grup başkanlıkları ve hukuk bürolarını,
f) Hukuk bürosu: Gümrük
müdürlükleri hukuk bürolarını,
g) Hukuk grup başkanı: Bölge
müdürlükleri hukuk grup başkanlarını,
ğ) Hukuk grup başkanlığı: Bölge
müdürlükleri hukuk grup başkanlıklarını,
h) I. Hukuk Müşaviri: Bakanlık I.
Hukuk Müşavirini,
ı) Hukuk müşavirleri: Bakanlık
hukuk müşavirlerini,
i) Hukuk Müşavirliği: Bakanlık
Hukuk Müşavirliğini,
j) İdare: Hukuk birimleri dışındaki
Bakanlık merkez ve taşra birimlerini,
k) İl müdürlükleri: Ticaret il
müdürlüklerini,
l) İl müdürü: Ticaret il
müdürlerini,
m) Koordinatör avukat: Hukuk bürosu
koordinatör avukatını,
n) Merkez birimi: Bakanlık merkez
teşkilatı hizmet birimlerini,
o) Müdür: Gümrük müdürü, gümrük
muhafaza kaçakçılık ve istihbarat müdürü, tasfiye işletme müdürü ve il
müdürünü,
ö) Müsteşar: Bakanlık Müsteşarını,
p) Taşra birimi: Bakanlık Gümrük ve
ticaret bölge müdürlükleri, gümrük müdürlükleri, gümrük muhafaza kaçakçılık ve
istihbarat müdürlükleri, tasfiye işletme müdürlükleri ve il müdürlüklerini,
ifade eder.
İKİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Uyuşmazlıkların Sulh Yoluyla Halli
Adli
uyuşmazlıklar
MADDE
3- (1) 26/9/2011
tarihli ve 659
sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli Kamu
İdarelerinde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde
Kararnamenin 9 uncu maddesine göre, Bakanlıkça adli yargıda dava açılmasından
veya icra takibine başlanmasından önce ilgili idarece, karşı tarafın sulhe
davet edilmesi esastır. Sulhe davette karşı tarafa ifa, itiraz veya sulh
teklifinde bulunmak üzere otuz gün süre verilir. Ancak, gecikmesinde sakınca
bulunan veya işin mahiyeti gereği süre verilmesinde fayda görülmeyen hallerde
doğrudan dava ve icra yoluna başvurulabilir.
(2) Dava konusu edilmiş veya icraya
intikal etmiş uyuşmazlıklarda da taraflarca sulh teklifinde bulunulabilir. Sulh
başvurularının, sulh teklifinde bulunulmasından itibaren altmış gün içinde
sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde sonuçlandırılmamışsa
istek reddedilmiş sayılır.
(3) Maddi ve hukuki nedenlerle kamu
menfaati görülmesi halinde, "Vazgeçme Yetkileri" başlıklı Üçüncü Bölümde
belirtilen yetkiler çerçevesinde asıl alacak ve fer'ilerinden kısmen ya da
tamamen vazgeçilebilir.
(4) Sulh anlaşmalarına ilişkin
tutanak ilam hükmündedir ve ilamların icrasına dair genel hükümlere göre infaz
olunur. Ancak, vadeye bağlanmamış alacaklarda tutanağın imzalandığı tarihten
itibaren iki aylık sürenin dolmasından, vadeye bağlanmış alacaklarda ise
vadenin dolmasından önce tutanak icraya konulamaz. Sulh anlaşması hükümleri
yerine getirilmediği takdirde alacak muaccel olur ve sulhe konu edilen hak veya
alacaklar, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51
inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanan faizi ile
birlikte takip ve tahsil edilir.
(5) Sulh halinde üzerinde anlaşılan
hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
(6) Tarafların sulhe davet
yazısının diğer tarafa tebliği ile uyuşmazlık konusu hak ve alacağın tabi
olduğu kanuni süreler durur. Sulhun sağlanamaması halinde bu husus tutanağa
bağlanır, tutanak tarihinden itibaren uyuşmazlığın niteliğine göre kanuni
süreler yeniden işlemeye başlar.
İdari
uyuşmazlıklar
MADDE
4- (1) 659
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 12 nci maddesine göre, idari işlemler
dolayısıyla haklarının ihlal edildiğini iddia edenler Bakanlığa başvurarak,
uğramış oldukları zararın sulh yoluyla giderilmesini dava açma süresi içinde
isteyebilirler. İdari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerce, idari dava
açmadan önce 6/1/1982 tarihli ve 2577
sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası
uyarınca yapılan başvurular da sulh başvurusu olarak kabul edilir.
(2) Sulh talebine ilişkin başvuru,
işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Başvuru sonuçlanmadan dava
açılamaz.
(3) Sulh başvurularının altmış gün
içinde sonuçlandırılması zorunludur. Sulh başvurusu altmış gün içinde
sonuçlandırılmamışsa istek reddedilmiş sayılır.
(4) Sulh başvurusu, belli bir
konuyu ve somut bir talebi içermiyorsa idari işlem veya idari eylemi tesis eden
makam tarafından reddedilir. Reddedilmeyen başvurular, hukuki uyuşmazlık
değerlendirme komisyonuna gönderilir. Hukuki uyuşmazlık değerlendirme
komisyonuna gönderilen başvurular 4/7/2012 tarihli ve 28343 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuki Uyuşmazlık Değerlendirme
Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri
çerçevesinde incelenir.
(5) Hukuki uyuşmazlık değerlendirme
komisyonunun inceleme sonunda hazırlayacağı rapor 8 inci maddenin birinci
fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen yetkili makamlara sunulur. Bu
makamların sulh başvurusunu kabul etmesi halinde başvuru sahibine, hazırlanan
sulh tutanağının imzalanması için en az on beş günlük süre verilir. Davet
yazısında, belirtilen tarihte gelmesi veya yetkili temsilcisini göndermesi
gerektiği, aksi takdirde sulh tutanağını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı
yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının bulunduğu
belirtilir.
(6) Tazminat miktarı ve ödeme şekli
üzerinde idare ve talepde bulunanın sulh olmaları halinde buna ilişkin bir
tutanak düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Bu tutanak ilam hükmündedir. Sulh
olunan miktar idare bütçesinden ödenir. Vadeye bağlanmamış alacaklarda
tutanağın imzalandığı tarihten itibaren iki aylık sürenin dolmasından, vadeye
bağlanmış alacaklarda ise vadenin dolmasından önce tutanak icraya konulamaz.
(7) Sulh tutanağının kabul
edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması hallerinde uyuşmazlık tutanağı
düzenlenerek bir örneği ilgiliye verilir.
(8) Sulh olunan konu ya da miktara
ilişkin olarak dava yoluna başvurulamaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Davaların Açılması ve Takibi
Davaların
açılması
MADDE
5- (1) Müsteşar
veya iş ve işlemle ilgili merkez veya taşra birim amiri tarafından talepte
bulunulması halinde Bakanlık adına dava açılır veya icra takibinde bulunulur.
(2) Dava açılması talebi ile
birlikte davaya dair bilgi ve belgeler, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler
dikkat alınarak hukuk birimine gönderilir. Süresinde gönderilmeyen veya eksik
ya da yanlış gönderilen bilgi ve belgeden kaynaklanan sorumluluk bunu gönderen
merkez veya taşra birimine aittir.
(3) Dava açma talebi üzerine hukuk
birimince, maddi ve hukuki sebeplerle dava açılmasında kamu menfaati
bulunmadığı yönünde görüş belirtilmesi halinde,
"Vazgeçme Yetkileri" başlıklı Üçüncü Bölümde belirtilen yetkiler
çerçevesinde dava açılmasından vazgeçilebilir.
(4) Bakanlığa karşı açılan
davaların takibine, hukuk birimlerince doğrudan başlanır.
Adli
davalar ile icra dosyalarının takibi
MADDE
6- (1) Merkez
birimlerinin işlemleri ile ilgili olarak Ankara'da açılan adli davalar ve icra
takipleri ile Hukuk Müşavirliğince takip edilmesi uygun görülen diğer adli
davalar ve icra takipleri hariç olmak üzere, adli davalar ve icra takipleri,
mahkemenin veya icra müdürlüğünün bulunduğu yere göre Bakanlık Taşra Teşkilatı
Çalışma Yönetmeliği ekinde yer alan coğrafi sınırlarda yetkili hukuk
birimlerince yürütülür. Kabahat fiillerine karşı sulh ceza mahkemelerine
yapılan başvurular 7 nci maddedeki usule göre takip edilir.
(25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile değişik)[1]
(2) Yetkili mahkemenin veya icra
müdürlüğünün bulunduğu yer dışındaki talimat mahkeme veya icra müdürlüğü
nezdinde yürütülen duruşma, keşif, haciz vb. iş ve işlemler, talimat merciinin
bulunduğu yerdeki hukuk birimince yürütülerek neticesinden dosyanın takip
edildiği hukuk birimine bilgi verilir.
(3) Ticaret il müdürlükleri veya
Valilikler aleyhine açılan davalarda ilgili merkez biriminden de bilgi, belge
ve görüş talep edilir.
İdari
davaların takibi
MADDE
7- (1) Bakanlık
merkez birimlerince tesis edilen iş ve işlemlere, düzenleyici işlemlere (tüzük,
yönetmelik, genelge, tebliğ vb.) veya düzenleyici işlemlerle birlikte bunların
uygulanmasına ilişkin bireysel işlemlere karşı açılan idari davalar ile önemi
ve emsal niteliği itibarı ile Hukuk Müşavirliğince takip edilmesi gerektiği I.
Hukuk Müşavirinin onayı ile belirlenen davaların takibi Hukuk Müşavirliğince
yürütülür. Dava konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan birimler, dava
konusu işlemle ilgili hukuki dayanakları ve görüşlerini, ilgili bilgi ve
belgelerin onaylı suretleri ile birlikte Hukuk Müşavirliğine gönderirler.
(2) Bakanlık taşra birimlerince
tesis edilen iş ve işlemler nedeniyle Bakanlık, Bölge Müdürlüğü veya Valilik
aleyhine açılan idari davaların takibi; iş ve işlemi tesis edip etmediğine
bakılmaksızın, mahkemenin bulunduğu yere göre Bakanlık Taşra Teşkilatı Çalışma
Yönetmeliği ekinde yer alan coğrafi sınırlarda yetkili hukuk birimlerince
yürütülür.
(3) Yetkili mahkemenin bulunduğu
yer dışındaki talimat mahkeme nezdinde yürütülen duruşma, keşif, haciz vb. iş
ve işlemler, talimat merciinin bulunduğu yerdeki hukuk birimince yürütülerek
neticesinden dosyanın takip edildiği hukuk birimine bilgi verilir.
(4) Ticaret il müdürlükleri veya
Valilikler aleyhine açılan davalarda ilgili merkez biriminden de bilgi, belge
ve görüş talep edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Vazgeçme Yetkileri
Adli
ve idari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri
MADDE
8- (1) 659
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11 inci maddesi hükümleri uyarınca; Bakanlık
ile gerçek veya tüzel kişiler arasında çıkan adli ve idari uyuşmazlıklarda;
- Dava açılmasından veya icra
takibine başlanılmasından vazgeçilmesi,
- Yargı veya icra mercilerine
intikal etmiş olanların takiplerinden vazgeçilmesi,
- Verilen kararlara karşı istinaf,
temyiz ve itiraz kanun yollarına gidilmesinden vazgeçilmesi,
- Adli veya idari uyuşmazlığın sulh
yoluyla halli,
- Davaları kabul veya davadan
feragat etme,
- Ceza uyuşmazlıklarında şikâyetten
vazgeçme veya uzlaşma işlemlerinde;
Vazgeçilen veya tanınan ya da
terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak suretiyle;
a) Tutara ilişkin olmayanlar ile
500.000 TL'ye kadar (500.000 TL dâhil) olan uyuşmazlıklarda; Hukuk Müşavirliği
tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda ilgili merkez biriminin görüşü alınarak
davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin teklifi ve ilgili grup
başkanının uygun görüşü üzerine I. Hukuk Müşaviri, hukuk grup başkanlıkları ve
hukuk büroları tarafından takip edilen uyuşmazlıklarda ilgili birimin görüşü
alınarak davayı takip eden avukatın teklifi ve ilgili hukuk grup
başkanının/koordinatör avukatın uygun görüşü üzerine bölge müdürü,
b) 500.001 TL'den 1.000.000 TL'ye
kadar (1.000.000 TL dâhil) olan uyuşmazlıklarda; Hukuk Müşavirliği tarafından
takip edilen uyuşmazlıklarda ilgili merkez biriminin görüşü alınarak I. Hukuk
Müşavirinin teklifi üzerine, hukuk grup başkanlıkları ve hukuk büroları
tarafından takip edilen davalarda ilgili taşra biriminin görüşü alınarak Bölge
Müdürünün teklifi ve I. Hukuk Müşavirinin uygun görüşü üzerine Müsteşar,
c) 1.000.001 TL'den
10.000.000-TL'ye (10.000.000 dahil) kadar uyuşmazlıklarda hukuki uyuşmazlık
değerlendirme komisyonunun görüşü, Müsteşarın teklifi üzerine Bakan,
ç) 10.000.001-TL'nin üzerindeki
uyuşmazlıklarda hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonu ve Maliye
Bakanlığının görüşü, Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu,
yetkilidir.
Açılmasında
ve takibinde hak ve menfaat bulunmayan, yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan
dava ve icra takipleri
MADDE
9- (1) Açılmasında
ve takibinde Hazine veya Bakanlığa ait herhangi bir hak ve menfaat bulunmayan,
yanlışlıkla açılan veya konusu kalmayan dava ve icra takiplerinde; dava
açılmasından veya icra takibine başlanılmasından, yargı veya icra mercilerine intikal etmiş
olanların takiplerinden vazgeçilmesinde,
a) Hukuk Müşavirliğince takip
edilen her türlü davada, avukat veya hukuk müşavirinin teklifi, grup başkanının
uygun görüşü üzerine I. Hukuk Müşaviri,
b) Hukuk grup başkanlıkları
tarafından takip edilen her türlü davada,
davayı takip eden avukatın teklifi ve hukuk grup başkanı,
c) Hukuk büroları tarafından takip
edilen her türlü davada, davayı takip eden avukatın teklifi, koordinatör
avukatın uygun görüşü üzerine hukuk grup başkanı,
yetkilidir.
(2) Dava ve icra takiplerinde,
sehven veya yanlışlıkla yapılan kanun yolları başvurularından vazgeçmeye, dava
ve icra takibinde sehven gönderilen dilekçeleri geri çekmeye davayı takip eden
hukuk müşaviri veya avukat yetkilidir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararlar ile görevsizlik ve yetkisizlik kararları (25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile değişik)[2]
MADDE 10- (1) Kovuşturmaya yer olmadığına
ilişkin kararlara karşı;
a)
Hukuk Müşavirliğince takip edilecek dosyalara ilişkin kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararlara karşı, ilgili merkez birimlerinin görüşü alınarak I.
Hukuk Müşavirinin onayı ile,
b)
İl müdürlükleri hariç taşra birimlerince takip edilen dosyalara ilişkin
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı, ilgili taşra birimlerinin
görüşü alınarak hukuk grup başkanlıklarında hukuk grup başkanının teklifi
üzerine, hukuk bürolarında koordinatör avukatın teklifi, hukuk grup başkanının
uygun görüşü üzerine bölge müdürünün onayı ile,
c)
İl müdürlükleri tarafından yapılan suç duyuruları üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlara karşı, il müdürünün teklifi üzerine Vali onayı
ile,
kanun
yoluna başvurudan vazgeçilebilir.
(2)
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yapılan suç duyuruları üzerine verilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar hukuk birimlerince Rehberlik ve
Teftiş Başkanlığına da bildirilir.
(3)
Bakanlığa 14.07.1965 tarihli ve 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 131
inci maddesi gereğince gönderilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar
Hukuk Müşavirliğince Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir.
(4)
21 inci maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren suçlarla
ilgili verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ilgili merkez birimine
gönderilir, ilgili merkez birimince talep edilmesi halinde bu kararlara itiraz
edilir, talep edilmemesi halinde ayrıca vazgeçme onayı alınmaz.
(5)
Görevsizlik ve yetkisizlik kararlarına karşı, Hukuk Müşavirliğince takip edilen
davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin teklifi üzerine
ilgili grup başkanının onayı ile, hukuk grup başkanlıkları tarafından takip
edilen davalarda, davayı takip eden avukatın teklifi üzerine hukuk grup başkanı
onayı ile, hukuk büroları tarafından takipedilen davalarda avukatın teklifi
üzerine koordinatör avukatın onayı ile kanun yoluna başvurudan vazgeçilebilir.
Mahkumiyet,
erteleme, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın düşürülmesi kararları
MADDE
11- (1) Mahkumiyet
kararlarının temyiz edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, davayı takip eden
avukat veya hukuk müşavirinin yetkisi dâhilinde olup söz konusu kararların
temyizinden vazgeçilmesi için onay alınmaz.
(2) Cezanın ertelenmesine, ceza
verilmesine yer olmadığına, davanın düşürülmesine ilişkin kararlarda; Hukuk
Müşavirliğince takip edilen davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin
teklifi üzerine ilgili grup başkanının onayı ile, hukuk grup başkanlıkları
tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden avukatın teklifi üzerine
hukuk grup başkanı onayı ile, hukuk büroları tarafından takip edilen davalarda
avukatın teklifi üzerine koordinatör avukatın onayı ile temyiz yoluna
gidilmesinden vazgeçilebilir.
Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar
MADDE
12- (1) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı, Hukuk Müşavirliğince
takip edilen davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin teklifi
üzerine ilgili grup başkanının onayı ile, hukuk grup başkanlıkları tarafından
takip edilen davalarda, davayı takip eden avukatın teklifi üzerine hukuk grup
başkanının onayı ile, hukuk büroları tarafından takip edilen davalarda avukatın
teklifi üzerine koordinatör avukatın onayı ile itiraz yoluna gidilmesinden
vazgeçilebilir.
Müsadereye
yer olmadığına dair kararlar ile iade kararları
MADDE
13- (1) Müsadereye yer olmadığına dair
kararlar ile iade kararlarına karşı, Hukuk Müşavirliğince takip edilen
davalarda, davayı takip eden avukat veya hukuk müşavirinin teklifi, grup
başkanının uygun görüşü üzerine I. Hukuk Müşavirinin onayı ile, hukuk grup
başkanlıkları tarafından takip edilen davalarda, davayı takip eden avukatın
teklifi, hukuk grup başkanının uygun görüşü üzerine, hukuk büroları tarafından
takip edilen davalarda, davayı takip eden avukatın ve koordinatör avukatın
teklifi, hukuk grup başkanının uygun görüşü üzerine bölge müdürünün onayı ile itiraz
veya temyiz yoluna gidilmesinden vazgeçilebilir.
(2) Mahkumiyet, erteleme, ceza
verilmesine yer olmadığı, davanın düşürülmesi, hükmün açıklanmasının geriye
bırakılması kararlarında, aynı zamanda müsadereye yer olmadığına dair karar
veya iade kararı verilmesi halinde, birinci fıkra uygulanır.
Karar
düzeltme kanun yolundan vazgeçme yetkileri
MADDE
14- (1) Tamamen
veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara karşı hukuki yarar görülmediği
takdirde,
a) Hukuk Müşavirliğince takip
edilen her türlü davada, avukat veya hukuk müşavirinin teklifi, grup başkanının
uygun görüşü üzerine I. Hukuk Müşavirinin onayı ile,
b) Hukuk grup başkanlıkları
tarafından takip edilen her türlü davada,
davayı takip eden avukatın teklifi ve hukuk grup başkanının onayı ile,
c) Hukuk büroları tarafından takip
edilen her türlü davada, davayı takip eden avukatın teklifi, koordinatör
avukatın uygun görüşü üzerine hukuk grup başkanının onayı ile,
karar düzeltme yoluna başvurudan
vazgeçilebilir.
Hukuk
Yönetim Sistemi (HYS)
Tasarruflu Yazılar 1
MADDE
15- (1) Hukuk
birimleri tarafından takip edilen tüm davalara ilişkin bilgiler, Hukuk Yönetim
Sistemine kaydedilir.
(2) Hukuk Yönetim Sisteminin
güncelliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak üzere, hukuk birimlerinde yeterli
sayıda personel görevlendirilir ve yetkili personelce kayıtların doğru ve
zamanında yapılmasına özen gösterilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Ceza Davaları
BİRİNCİ BÖLÜM
Soruşturma Aşaması
Suç
duyurusunda bulunulması
MADDE
16- (1) İdarece
kaçakçılık fiillerinin tespiti halinde; kaçakçılık fiiline ilişkin bilgi ve
belgeler Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek suç duyurusunda bulunulur ve
suç duyurusunda kaçak eşyanın cinsi, nev'i ve miktarı bildirilir.
(2) Mevzuatla kendisine verilen
görevlerin yerine getirilmesi sırasında bir suç işlendiğinin tespiti halinde,
idarece suç duyurusunda bulunulur.
Kaçak
eşya naklinde kullanılan taşıt
MADDE
17- (1) 21/3/2007
tarihli ve 5607
sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmüne göre, Kanunda tanımlanan suçların işlenmesinde
kullanılan taşıtlara, 4/12/2004 tarihli ve 5271
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128
inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre sicile şerh verilmek
suretiyle idarece elkonulur. Ancak, taşıtın Türkiye'de sicile kayıtlı olmaması
ya da soruşturma ve kovuşturma devam ederken, kaçakçılık suçunun işlenmesinde
tekrar kullanılması halinde veya 5607 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde belirtilen hallerde, idarece kaçak eşya naklinde
kullanılan taşıtlar alıkonulur.
(2)
Elkoyma veya alıkoyma işlemi, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına
sunulur. Elkoyma veya alıkoyma işleminin reddi halinde, red kararı ivedilikle
hukuk birimlerine gönderilir ve hukuk birimlerince yedi gün içinde kararı veren
mercie itiraz edilir. Kararına itiraz edilen hakim, itirazı yerinde görürse
kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye
yetkili olan mercie gönderir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. (25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile değişik)[3]
Kaçak
eşya ve kaçak taşıt
MADDE
18- (1) 5607
sayılı Kanun hükümlerine göre kaçak eşya veya kaçak taşıta idarece elkonulur.
Elkoyma işlemi, yirmi dört saat içinde idarece görevli hâkimin onayına sunulur.
Elkoyma işleminin reddi halinde, hukuk birimlerince yedi gün içinde kararı
veren merciye itiraz edilir. Kararına itiraz edilen hâkim, itirazı yerinde
görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı
incelemeye yetkili olan mercie gönderir. İtiraz üzerine verilen kararlar
kesindir.
(2) Kaçak akaryakıt hariç olmak
üzere kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan kaçak eşyaya elkoyma, kaçak taşıta
ilişkin alıkoyma kararının kesinleşmesi üzerine, karar müdahil gümrük
idaresince geciktirilmeksizin hukuk birimlerine intikal ettirilir, hukuk
birimlerince soruşturma aşamasında hakimden, kovuşturma aşmasında mahkemeden
eşyanın tasfiyesine karar verilmesi derhal talep edilir ve müdahil gümrük
idaresine bilgi verilir. (25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile değişik)[4]
(3) (25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile madde metninden çıkarılmıştır)[5]
Kovuşturmaya
yer olmadığına dair karar
MADDE
19- (1) 5271
sayılı Kanunun 172
nci maddesine göre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararın idareye tebliğ edilmesi halinde, anılan Kanunun 173
üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kararın tebliğ edildiği tarihten
itibaren on beş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı
çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza
hakimliğine itiraz edilir (Ek 1).
(2) İtirazın reddedilmesi halinde;
dosya işlemden kaldırılır. Olay hakkında yeni delillerin elde edilmesi halinde,
Cumhuriyet Başsavcılığına yeniden suç duyurusunda bulunulur. Ancak, 5271 sayılı
Kanunun 173/6 ncı maddesine göre itirazın reddedilmesi halinde, Cumhuriyet
Savcısının yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, sulh ceza
hakimliğinin[6] bu hususta karar vermesine
bağlıdır.
(3) Cumhuriyet Başsavcılığının,
cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını
gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, kamu
davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullanarak 5271 sayılı Kanunun
171 inci maddesine göre verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara aynı
Kanunun 173 üncü maddenin beşinci fıkrasının amir hükmü uyarınca itiraz
edilmez.
İKİNCİ BÖLÜM
Kamu Davasının Açılması
Kaçakçılık
suçları
MADDE
20- (1) 5607
sayılı Kanunun 18 inci maddesine göre; bu Kanunda tanımlanan suçlar nedeniyle
açılan davalarda mahkeme iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine
gönderir ve başvurusu üzerine gümrük idaresi katılan olarak kabul edilir. Bu
nedenle, iddianamenin tebliği üzerine ilgili gümrük idaresince, davaya katılma
dilekçesi verilir (Ek 2).
(2) Kaçakçılık filleri dışında
idareyi ilgilendiren diğer ceza davalarında da, iddianame ve duruşma davetiyesi
idareye tebliğ edildiğinde veya açılmış olan davadan haberdar olunduğunda,
davaya katılma dilekçesi verilir ve mahkemece idarenin katılan olarak kabul
edilmesine karar verilmesi istenilir (Ek 3).
(3) 28/3/2013 tarihli ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik yapılmasına Dair Kanun ile 3/1/2002
tarihli ve 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanunda ve 4/12/2003 tarihli ve 5015
sayılı Petrol Piyasası Kanununda yer alan kaçakçılık suçları 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa alındığından söz konusu Kanunun yürürlük tarihi
olan 11/4/2013 tarihinden itibaren 4733
sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun hükümleri uyarınca açılan veya daha önce
açılmış olmakla birlikte müdahil idarenin belirlenmediği ceza davalarına da katılma
dilekçesi verilir ve davanın takibi sağlanır.
Diğer suçlar
MADDE
21- (1) 7/6/2005
tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 58
inci maddesinin dördüncü fıkrası ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca Bakanlık
veya ilgili taşra birimlerinin katılan sıfatının kazanıldığı veya katılımın
zorunlu kılındığı ceza davalarında, iddianamenin hukuk birimlerine gönderilmesi
üzerine davaya katılma dilekçesi verilir veya iddianame bu amaçla davayı takibe
yetkili hukuk birimine gönderilir. Ayrıca, dava açıldığı ilgili merkez veya
taşra birimine de bildirilir.
(2) Bakanlık görev alanı gereği 5271
sayılı Kanunun 237
nci maddesi veya ilgili mevzuat uyarınca Bakanlığın katılan sıfatını
alabileceği belirtilen ceza davalarında, iddianamenin hukuk birimlerine tebliği
halinde, iddianame ilgili merkez veya taşra birimine gönderilir. İlgili merkez
veya taşra birimince, açılan ceza davasında katılma talebinde bulunularak
davanın takip edilmesinin istenilmesi halinde, davanın takip edilebilmesi için
hukuk birimince yetkili hukuk birimine iddianame ve varsa temin edilen diğer
bilgi ve belgeler gönderilir. İlgili merkez veya taşra birimi tarafından
katılma talebinde bulunulmayan davalar için ayrıca vazgeçme onayı alınmaz.
(3) Bakanlığın katılma yetkisinin
bulunduğu, ancak mahkemece bildirim yapılmayan davalarda, mahkemece verilen
kararların hukuk birimlerine tebliği üzerine de ikinci fıkraya göre işlem
yapılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kovuşturma Aşaması
Görevsizlik
veya yetkisizlik kararlarına itiraz
MADDE
22- (1) 5271
sayılı Kanunun 5 ve 18 inci maddelerinde görevsizlik veya yetkisizlik
kararlarının itiraza tabi olduğu düzenlenmiştir. Bir üst mahkemenin görev
alanına girdiği gerekçesiyle verilen görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına
itiraz edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bunun dışındaki görevsizlik veya
yetkisizlik kararlarına karşı 26 ncı maddedeki açıklamalar doğrultusunda itiraz
edilir.
(2) 5271 sayılı Kanunun 223/10
maddesinde yer alan, "Adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik
kararı kanun yolu bakımından hüküm sayılır." hükmü gereğince; başka bir yargı
yolu öngören veya idareyi yetkili kılan görevsizlik kararının yasaya aykırı
olduğu düşünülüyorsa kanun yoluna başvurulur.
(3) 31/3/2007 tarihinde yürürlüğe
giren 5607
sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu
yürürlükten kaldırılmıştır. 5607 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereğince idari
para cezası vermeye yetkili merci Cumhuriyet Savcısı olarak belirlenmiştir.
Görev ve yetkiye ilişkin kurallar kamu düzenini ilgilendirdiğinden görev ve
yetki ile ilgili değişikliklerin kanunun yürürlüğe girdiği tarihte derhal
uygulanması esastır. Gümrük komisyonlarına idari para cezası verme yetkisi
tanıyan 4926
sayılı Kanunun yürürlükten kalkması ve 5607 sayılı Kanunda yetkili merci olarak
Cumhuriyet Savcılarının belirlenmesi nedeniyle 31/3/2007 tarihinden itibaren
Gümrük Komisyonları yürürlükten kalkmış ve idari para cezası verme yetkileri de
kalmamıştır. Bu nedenle, mahkemece fiilin 4926 sayılı Kanun zamanında işlenmiş
olması ve gümrük komisyonlarının yetkili olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı
verilmesi halinde karar yukarıda belirtilen gerekçelerle kanun yoluna
başvurulur.
Bilirkişinin
reddi
MADDE
23- (1) Mahkemece,
çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi
atanabilir. Bilirkişinin adı ve soyadı engel sebepler olmadığı takdirde katılan
idareye de bildirilir.
(2) Adı ve soyadı idareye
bildirilen bilirkişi,
a) Suçtan kendisi zarar görmüşse,
b) Sonradan kalksa bile şüpheli,
sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi
bulunmuşsa,
c) Şüpheli, sanık veya mağdurun kan
veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise,
ç) Şüpheli, sanık veya mağdur ile
aralarında evlat edinme bağlantısı varsa,
d) Şüpheli, sanık veya mağdur ile
aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa,
e) Evlilik sona ermiş olsa bile,
şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı
varsa,
f) Aynı davada Cumhuriyet
Savcılığı, adli kolluk görevi, şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur
vekilliği yapmışsa,
g) Aynı davada tanık sıfatıyla
dinlenmişse,
ğ) Aynı davada hakim olarak görev
yapmışsa,
idarece, 5271
sayılı Kanunun 69 uncu maddesi uyarınca davanın görüldüğü mahkemeye
bilirkişinin reddi talebinde bulunulur. Dilekçede ret sebepleri de açıkça
bildirilir (Ek 4).
Bilirkişi
raporuna itiraz
MADDE
24- (1) Bilirkişi
raporları katılan idareye de tebliğ edilir ve 5271 sayılı Kanunun 67/5 maddesi
uyarınca, mahkemece bilirkişi raporuna karşı itirazların ve taleplerin
bildirilmesi için süre verilir. Mahkemece belirlenen süre içerisinde bilirkişi
raporu incelenerek, rapora ilişkin itirazlar ve gerekirse yeni bilirkişi
incelemesi yaptırılması talebi mahkemeye bildirilir (Ek 5).
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
5271 sayılı Kanun
Kanun Yolları
Kanun
yolları
MADDE
25- (1) Tamamen
veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen davalarda, kanun yolu açık olan
kararlar için kanun yollarına gidilmesi zorunludur.
(2) 23/3/2005 tarihli ve 5320
sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8
inci maddesi gereğince, bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan
edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında,
kesinleşinceye kadar 4/4/1929 tarihli ve 1412
sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci
ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır. Bu
kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. Adalet
Bakanlığınca 7/11/2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karara
göre bölge adliye mahkemeleri 20/7/2016 tarihinde göreve başlayacaktır. Bu
nedenle, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce temyiz
yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında Üçüncü Kısım Beşinci Bölümde yer alan
maddelere göre kanun yollarına başvurulur.
İtiraz
MADDE
26- (1) 5271
sayılı Kanunun 267 nci maddesinde, "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği
hallerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" hükmü yer
almaktadır.
(2) İtiraz edilecek kararın
mahkemede idare temsilcisinin yüzüne karşı okunduğu (tefhim), yüze karşı
okunmamışsa kararın idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde
kararı veren mahkemeye itiraz edilir (Ek 6).
(3) Mahkeme itirazı yerinde
görürse, vermiş olduğu kararı düzeltir, yerinde bulmuyorsa üç gün içinde
itirazı esas bakımından incelemeye yetkili olan ve 5271 sayılı Kanunun 268/3
maddesinde belirtilen mercie gönderir. İtiraz üzerine verilen kararlar
kesindir.
(4) İtiraz, kararın yerine
getirilmesinin geri bırakılması sonucunu doğurmaz. Ancak, kararı veren mahkeme
veya itirazı incelemeye yetkili merci, karar hakkında kesin sonuç çıkıncaya
kadar kararın geri bırakılmasına karar verebilir.
İstinaf
MADDE
27- (1) İlk derece
mahkemelerinden idare aleyhine verilen hükümlere ve hükümden önce verilip hükme
esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına
karşı tefhim veya tebliğden itibaren yedi gün içinde hükmü veren mahkemeye
verilecek bir dilekçe ile istinaf yoluna başvurulur (Ek 7).
Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye
mahkemesince re'sen incelenir.
(2) Aşağıdaki hükümlere karşı
istinaf yoluna başvurulamaz.
a) Hapis cezasından çevrilen adlî
para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası
dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,
b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen
adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,
c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı
bulunan hükümlere.
(3) Sanık ve katılan sıfatını almış
olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan
sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya
beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına
engel olmaz.
(4) Cumhuriyet savcılarının veya
ilgililerin istinaf yoluna başvurma talebine karşı tebliğ tarihinden itibaren
yedi gün içinde cevap verilir (Ek 8).
(5) Hüküm, istinaf yoluna başvuran
Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa;
hükme karşı istinaf yoluna başvurulduğunun mahkemece öğrenilmesinden itibaren
gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir.
(6) Süresi içinde yapılan istinaf
başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller.
(7) İstinaf talebi, kanunî sürenin
geçmesinden sonra veya aleyhine istinaf yoluna başvurulamayacak bir hükme karşı
yapılmışsa ya da istinaf yoluna başvuranın buna hakkı yoksa, hükmü veren
mahkeme bir kararla dilekçeyi reddeder. Ret kararının tebliğinden itibaren yedi
gün içinde bölge adliye mahkemesinden bu hususta bir karar verilmesi
istenebilir (Ek 9), ancak bu nedenle hükmün infazı
ertelenmez.
(8) Bölge adliye mahkemesince
yapılan ön inceleme sonucunda başvurunun süresi içinde yapılmadığının,
incelenmesi istenen kararın bölge adliye mahkemesinde incelenebilecek
kararlardan olmadığının, başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması
hâlinde istinaf başvurusunun reddine veya bölge adliye mahkemesinin yetkili
olmadığının anlaşılması hâlinde dosyanın yetkili bölge adliye mahkemesine
gönderilmesine karar verilir. Bu kararlar itiraza tabidir.
(9) Bölge adliye mahkemesi;
a) İlk derece mahkemesinin
kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın
bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını,
ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf
başvurusunun esastan reddine, veya hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf
başvurusunun esastan reddine karar verir.
b) İlk derece mahkemesinin
kararında hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve
dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece
mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece
mahkemesine gönderilmesine verir.
c) Diğer hâllerde, gerekli
tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına
karar verir. Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan
reddeder veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurar.
(10) İtiraz ve temyize ilişkin
hükümler saklı kalmak üzere, bölge adliye mahkemesi karar ve hükümlerine karşı
direnilemez; bunlara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilemez.
(11) İstinaf yoluna sanık lehine
başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan
daha ağır olamaz.
Temyiz
MADDE
28- (1) Bölge
adliye mahkemesi ceza dairelerinin idare aleyhine verilen ve bozma dışında
kalan hükümlerine karşı, tefhim veya tebliğden itibaren on beş gün[7] içinde hükmü veren mahkemeye
verilecek bir dilekçe ile temyiz yoluna başvurulur (Ek 10).
Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu
öngörülmemiş olan mahkeme kararları da hükümle beraber temyiz edilebilir.
(2) Aşağıdaki hükümlere karşı
temyiz yoluna başvurulamaz.
a) İlk derece mahkemelerinden
verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî
para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye
mahkemesi kararları,
b) İlk derece mahkemelerinden verilen
beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi
kararları,
c)
Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi
kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek
yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine
dair kararlar, (25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
ç) İlk derece mahkemelerinin
görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis
cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her
türlü bölge adliye mahkemesi kararları,
d) Adlî para cezasını gerektiren
suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge
adliye mahkemesi kararları,
e) Sadece eşya veya kazanç
müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları
ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları,
f) On yıl veya daha az hapis
cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince
verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine
dair kararları,
g) Davanın düşmesine, ceza
verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi
kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar
veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar,
h) Yukarıdaki bentlerde yer alan
sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden
fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları.
(3) Temyiz, ancak hükmün hukuka
aykırı olması nedenine dayanır. Hukuka kesin aykırılık nedenleri aşağıda
belirtilmiştir.
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak
teşekkül etmemiş olması,
b) Hâkimlik görevini yapmaktan
kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması,
c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında
ret talebi öne sürülmüş olup da bu talep kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme
katılması veya bu talebin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme
katılması,
ç) Mahkemenin kanuna aykırı olarak
davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi,
d) Cumhuriyet savcısı veya
duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda
duruşma yapılması,
e) Duruşmalı olarak verilen hükümde
açıklık kuralının ihlâl edilmesi,
f) Hükmün gerekçe içermemesi,
g) Hüküm için önemli olan
hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
ğ) Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle
elde edilen delile dayanması.
(4) Süresi içinde yapılan temyiz
başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller.
(5) Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet
savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz
edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi
gün içinde tebliğ edilir.
(6) Temyiz eden, hükmün neden
dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz
başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen
sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde
hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe
verilir.
(7) Temyiz talebine karşı tebliğ
tarihinden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevap verilir (Ek
11).
(8) Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnameye, tebliğden itibaren bir hafta içinde
yazılı olarak cevap verilir (Ek 12).
(9) Temyiz talebi, kanunî sürenin
geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş
veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk
derece mahkemesi bir karar ile temyiz talebini reddeder. Ret kararının tebliğinden
itibaren yedi gün içinde Yargıtaydan bu hususta bir karar vermesini istenebilir
(Ek 13). Bu takdirde dosya Yargıtaya gönderilir. Ancak, bu
nedenden dolayı hükmün infazı ertelenemez.
(10) Yargıtayca yapılan ön inceleme
sonucunda, süresi içinde temyiz başvurusunda bulunulmadığının, hükmün temyiz
edilemez olduğunun, temyiz edenin buna hakkı olmadığının ya da temyiz
dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğinin tespit edilmesi halinde, temyiz
talebi reddedilir.
(11) On yıl veya daha fazla hapis
cezasına ilişkin hükümlerde, Yargıtay, incelemelerini sanığın veya katılanın
temyiz başvurusundaki talebi üzerine veya re'sen duruşma yoluyla yapar.
(12) Bölge adliye mahkemesinin
temyiz olunan hükmünün Yargıtayca hukuka uygun bulunması hâlinde temyiz
talebinin esastan reddine, hükmü
etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar tespit edilmişse hükmün bozulmasına
karar verir. Hükmün bozulmasına neden olan hukuka aykırılık, bu hükme esas
olarak saptanan işlemlerden kaynaklanmış
ise, bunlar da aynı zamanda bozulur.
(13) Hukuka aykırılıktan dolayı
hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği
gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir.
a) Olayın daha ziyade aydınlanması
gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit
bir cezaya hükmolunması gerekirse,
b) Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının iddiasına uygun olarak sanığa kanunda yazılı cezanın en alt
derecesini uygulamayı uygun görürse,
c) Mahkemece sabit görülen suçun
unsurları, niteliği ve cezası hükümde doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece
kanunun madde numarası yanlış yazılmış ise,
ç) Hükümden sonra yürürlüğe giren
kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece sanığa verilecek cezanın
belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilmemiş veya yeni bir kanun ile fiil suç
olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde daha az bir cezanın hükmolunması ve
ikinci hâlde hiç ceza hükmolunmaması gerekirse,
d) Sanığın açıkça saptanmış olan
doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belirlenmesinde gerekli indirim
yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış ise,
e) Artırma veya indirim sonucunda
verilecek ceza süresi veya miktarının belirlenmesinde maddî hata yapılmış ise,
f) Türk Ceza Kanununun 61 inci
maddesindeki sıralamanın gözetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş
ise,
g) Harçlar Kanunu ile yargılama
giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret
tarifesine aykırılık mevcutsa.
(14) Yargıtaydan verilen bozma
kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır.
Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en
kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir;
görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay
Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile değişik)[8]
(15) Hüküm yalnız sanık tarafından
veya onun lehine temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle
belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.
Cumhuriyet
Başsavcısının itirazı
(Başlık,
25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)[9]
MADDE
29- (1) Yargıtay
ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı,
re'sen veya talep üzerine (Ek 14), ilâmın kendisine
verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir.
Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) Kararına itiraz edilen Daire,
itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel
Kuruluna gönderir.
(3)
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı
bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı, re'sen veya istem üzerine,
kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren
daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Daire, mümkün
olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir, aksi
halde itirazı reddeder. İtirazın reddine ilişkin kararlar kesindir.
(25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
Yargılamanın
yenilenmesi
MADDE
30- (1) Ceza
mahkemesi kararlarının kesinleşmesinden sonra; duruşmada sanığın veya
hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliği
anlaşılırsa veya hükme katılmış olan hâkimlerden biri, aleyhine ceza
kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek nitelikte olarak
görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş ise ya da sanık
beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hâkim önünde güvenilebilir nitelikte
ikrarda bulunmuşsa kararı veren mahkemeye başvurularak yargılamanın yenilenmesi
talep edilir (Ek 15). 5237
sayılı Türk Ceza Kanununun 66
ncı maddesinde yer alan dava zamanaşımı süresi içinde yargılamanın
yenilenmesi talep edilebilir.
(2) Mahkeme yargılamanın
yenilenmesi talebini reddederse, karara 26 ncı maddedeki açıklamalar
doğrultusunda itiraz edilir.
(3) Mahkeme yargılamanın
yenilenmesi talebini kabul ederse, delil toplama işleminden başlayarak yeniden
yargılama yapılır ve yeni bir karar verilir. Bu karar tamamen veya kısmen
Bakanlık aleyhine ise, kanun yoluna başvurulur.
Müsadere
MADDE
31- (1) 5271
sayılı Kanunun 256
ncı maddesine göre, müsadere kararı verilmesi gereken hallerde, kamu davası
açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esas kararda eşya ile ilgili bir
karar verilmemişse; karar verilmesi için, Cumhuriyet Savcısı veya katılan,
davayı görmeye yetkili mahkemeye başvurabilir.
(2) Bu hüküm gereğince, müsadere
edilmesi gereken eşya ve taşıtlar için bir karar verilmemiş ise mahkemeye
başvurularak müsadere kararı verilmesi talep edilir (Ek 16).
Mahkemece duruşma yapılmasına karar verilirse, duruşmada idare temsilcisinin bulunması
sağlanır, mahkeme eşyaların iadesine karar verirse, kanun yoluna başvurulur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
1412 sayılı Kanun
Kanun Yolları
Temyiz
MADDE
32- (1) 1412
sayılı Kanunun 305 inci maddesine göre; iki bin liraya kadar (iki bin lira
dahil) para cezalarına dair olan hükümler, yukarı sınırı on bin lirayı geçmeyen
para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri ile
kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler temyiz edilemez. Ancak, Anayasa
Mahkemesinin 23/7/2009 tarihli ve E:2006/65, K:2009/114 sayılı kararı gereğince
kararın yürürlük tarihi olan 7/10/2010 tarihi itibariyle ceza usul hukukunda
temyize ilişkin parasal sınır yürürlükten kalkmıştır.
(2) Mahkemenin esas hakkında
verdiği kararlara karşı, kararın idare temsilcisinin yüzüne karşı okunduğu
(tefhim), yüze karşı okunmamışsa kararın idareye tebliğ edildiği tarihten
itibaren bir hafta içinde temyiz başvurusu yapılır (Ek 17).
Kararın gerekçesi ayrıca tebliğ edileceğinden, idareye gerekçeli kararın
tebliğinden itibaren bir hafta içinde ek bir dilekçe ile temyiz nedenleri
belirtilir (Ek 18).
(3) Süresi içinde yapılan temyiz
başvurusu, hükmün kesinleşmesini engeller. Mahkûmiyet hükümleri kesinleşmeden
infaz edilemez. Bu nedenle, kararda aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, eşya
ile ilgili olarak verilen kararların uygulanması için kararın kesinleşmesinin
beklenilir.
Karar
düzeltme
MADDE
33- (1) 1412
sayılı Kanunun 322 nci maddesinin son fıkrasına göre; karar düzeltilmesini
istemek yetkisi Cumhuriyet Başsavcısına ait olduğundan temyiz üzerine Yargıtay
Ceza Daireleri tarafından verilen kararın tebliğinden itibaren kararı veren
mahkemenin bulunduğu yerdeki Cumhuriyet Savcısına karar düzeltme talebinde
bulunulur (Ek 19). Cumhuriyet Savcısı, ilgililerin
başvurusu üzerine, düşüncesiyle birlikte evrakı gereği takdir edilmek üzere
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Ancak, bu durum infazın geri bırakılmasını
gerektirmez. Cumhuriyet Başsavcısı durumu inceleyip düzeltme talebini uygun
gördüğü takdirde infazın geri bırakılmasını derhal mahalline bildirir ve ondan
sonra gereğini yapar. Karar düzeltme talebi reddedilirse bir daha karar
düzeltme talebinde bulunulamaz.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hukuk Davaları
BİRİNCİ BÖLÜM
Davanın Takibi
Davanın
takibi
MADDE
34- (1) Bakanlıkça
açılan (Ek 20) ve Bakanlık aleyhine açılan davaların
takibinde 12/1/2011 tarihli ve 6100
sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine ve aşağıda belirlenen usul ve
esaslara uyulur.
a) Cevap dilekçesi 6100 sayılı
Kanunun 127
nci maddesi uyarınca iki hafta içinde verilir (Ek 21), cevap dilekçesinin
bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine
bu süre zarfında mahkemeye başvuran idareye, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı
geçmemek üzere ek bir süre verilebilir.
b) Cevap dilekçesinde dava konusu
hakkında ayrıntılı savunma yapılır.
c) 6100 sayılı Kanunun 136 ncı
maddesi uyarınca davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki
hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının kendisine
tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir.
ç) Duruşmaların geçerli bir mazeret
bulunmadığı sürece takibi sağlanır. Duruşmaya mazeret nedeniyle katılınmıyorsa,
mahkemeye duruşmadan önce mazeret dilekçesi verilir.
d) Mahkemenin ara kararlarının
gerekleri süresinde yerine getirilir.
e) Mahkemelerce verilen sürelere
uyulur.
(2) Bakanlığın teklifi üzerine 5362
sayılı Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet
Savcılarınca açılan esnaf ve sanatkâr odalarının feshi davalarına ilişkin
davanamenin tebliği üzerine, Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğünün talebi ile
söz konusu davaya müdahil olunur. Bu davalarda Bakanlığın taraf sıfatı
bulunmadığından, savcılığın temyiz başvurusunda bulunduğu haller hariç olmak
üzere, söz konusu kararlar aleyhine kanun yollarına başvurulamaz.
Bilirkişi
ve bilirkişi raporuna itiraz
MADDE
35- (1) 6100
sayılı Kanunun 272
nci maddesine göre, bilirkişilerin ret sebepleri, bilirkişinin, aynı dava
veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması hali dışında, hâkimler
hakkındaki ret sebepleridir. Buna göre, bilirkişinin; davada, iki taraftan
birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, iki taraftan birine veya üçüncü
kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması, davanın, dördüncü
derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması, dava esnasında, iki taraftan
birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması veya tarafsızlığından
şüphe edilmesini gerektirecek önemli sebeplerin bulunması halinde bilirkişinin
seçildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir hafta içinde bilirkişinin
reddi talep edilir (Ek 22).
(2) Bilirkişi raporları idareye
tebliğ edildiğinde bilirkişi raporu incelenerek itirazlar ile gerekirse yeni
bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta
içerisinde mahkemeye bildirilir (Ek 23).
İKİNCİ BÖLÜM
6100 sayılı Kanun
Kanun Yolları
Kanun
yolları
MADDE
36- (1) Tamamen
veya kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen davalarda, kanun yolu açık olan
kararlar için kanun yollarına gidilmesi zorunludur.
(2) 6100
sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesine göre; bölge adliye mahkemelerinin,
26/9/2004 tarihli ve 26/9/2004 tarihli ve 5235
sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca
Resmî Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, verilen kararlar
hakkında, kesinleşinceye kadar 18/6/1927 tarihli ve 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun temyize ilişkin yürürlükteki
hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge
adliye mahkemelerine gönderilemez. Adalet Bakanlığınca 7/11/2015 tarihli ve
29525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karara göre bölge adliye mahkemeleri
20/7/2016 tarihinde göreve başlayacaktır. Bu nedenle, bölge adliye
mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce temyiz yoluna başvurulmuş olan
kararlar hakkında Dördüncü Kısım Üçüncü Bölümde yer alan maddelere göre kanun
yollarına başvurulur.
İstinaf
MADDE
37- (1) İlk derece
mahkemelerinden idare aleyhine verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir,
ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz
üzerine verilecek kararlara karşı tebliğden itibaren iki hafta[10] içinde hükmü veren mahkemeye
verilecek bir dilekçe ile istinaf yoluna başvurulur (Ek 24).
(2)
Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin
kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı,
miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. Alacağın bir
kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı
alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması
durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını
geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ancak, bu parasal sınır her yıl
yeniden değerlendirme oranında artırılmaktadır. (25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile değişik)[11]
(3) Karşı tarafın istinaf
dilekçesine tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verilir (Ek
25). Cevap dilekçesi ile birlikte de katılma yolu ile istinaf yoluna
başvurulabilir. Ancak, istinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya
talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma
yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.
(4) İstinaf dilekçesi, kanuni süre
geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren
mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ret kararına karşı tebliği
tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (Ek
26). Bölge adliye mahkemesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı
yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.
(5) İcra ve İflas Kanununun icranın
geri bırakılmasıyla ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, istinaf yoluna
başvurma, kararın icrasını durdurmaz.
(6) İstinaf başvurusunun
kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın
vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını
ödemeye mahkûm edilebilir. Ayrıca, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına
kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet
vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.
(7) Aşağıdaki durumlarda bölge
adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden
görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde
uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye
gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.
a) Davaya bakması yasak olan
hâkimin karar vermiş olması,
b) İleri sürülen haklı ret talebine
rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması,
c) Mahkemenin görevli ve yetkili
olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya
mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması
veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması,
ç) Diğer dava şartlarına aykırılık
bulunması,
d) Mahkemece usule aykırı olarak
davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine
veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması,
e) Mahkemece, tarafların davanın
esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya
gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.
(8) Aşağıdaki durumlarda davanın
esasıyla ilgili olarak bölge adliye mahkemesi;
a) İncelenen mahkeme kararının usul
veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan
reddine,
b) Yargılamada eksiklik
bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden
yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde
hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
c) Yargılamada bulunan eksiklikler
duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından
sonra yeniden esas hakkında,
duruşma yapmadan karar verir.
(9) Bölge adliye mahkemesi hukuk
dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz,
davanın ıslahı ve 6100
sayılı Kanunun 166
ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların
birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde
tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve
savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz.
Temyiz
MADDE
38- (1) Bölge
adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen ve idare aleyhine olan temyizi
kabil nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta[12] içinde temyiz yoluna başvurulur (Ek 27).
(2) Bölge adliye mahkemelerinin
aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:
a) Miktar veya değeri kırk bin[13] Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen
davalara ilişkin kararlar,
b) Kira ilişkisinden doğan ve
miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak
üzere[14] 4 üncü maddede gösterilen davalar
ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın
aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin
görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar.
c) Yargı çevresi içinde bulunan ilk
derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için
verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar.
ç) Çekişmesiz yargı işlerinde
verilen kararlar.
d) Soybağına ilişkin sonuçlar
doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin
davalarla ilgili kararlar.
e) Yargı çevresi içindeki ilk
derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin
çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline
ilişkin kararlar.
f) Geçici hukuki korumalar hakkında
verilen kararlar.
(3) Yirmibeşbin Türk Liralık
kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava
edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü
yirmibeşbin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı
taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap
dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Fıkradaki parasal sınır her yıl yeniden
değerlendirme oranında artırılmaktadır. (Son cümle, 25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile eklenmiştir)
(4) Karşı tarafın temyiz
dilekçesine tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap verilir (Ek
28). Cevap dilekçesi ile birlikte de katılma yolu ile temyiz yoluna
başvurulabilir. Ancak, temyiz yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya
talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma
yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.
(5) İcra ve İflas Kanununun icranın
geri bırakılmasıyla ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, temyiz, kararın icrasını
durdurmaz.
(6) Temyiz başvurusunun kötüniyetle
yapıldığı anlaşılırsa, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle
aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye
mahkûm edilebilir. Ayrıca, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar
disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş
ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.
(7) Yargıtay temyiz incelemesini
dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul
kararlarının iptaline ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk
Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap
dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise Yargıtayca bir gün belli
edilerek taraflara usulen davetiye gönderilir. Yargıtay, bilgi almak üzere
resen de duruşma yapılmasına karar verebilir. Fıkradaki parasal sınır her yıl
yeniden değerlendirme oranında artırılmaktadır. (Son cümle, 25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile eklenmiştir)
(8) Temyiz olunan kararın, esas
yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş
olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden
yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek
onayabilir. Karar, usule ve kanuna uygun olup da gösterilen gerekçe doğru
bulunmazsa, gerekçe değiştirilerek ve düzeltilerek onanır.
(9) Yargıtay, aşağıda belirtilen
sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen
bozar:
a) Hukukun veya taraflar arasındaki
sözleşmenin yanlış uygulanmış olması,
b) Dava şartlarına aykırılık
bulunması,
c) Taraflardan birinin davasını
ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi,
ç) Karara etki eden yargılama
hatası veya eksiklikleri bulunması.
(10) Yargıtay ilgili dairesinin
tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından
esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak
dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk
derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir.
(11) Bölge adliye mahkemesinin
düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya
kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun
görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir.
(12) Yargıtayın bozma kararı
üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde,
bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
(13) İlk derece mahkemesi veya
bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda
inceleme kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle
incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse
dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[15]
(14) Davanın esastan reddi veya
kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan
kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın
temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.
(15) Hukuk Genel Kurulunun verdiği
karara uymak zorunludur.
Kanun
yararına temyiz
MADDE
39- (1) İlk derece
mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlar ile istinaf incelemesinden
geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlarına ve bölge adliye mahkemesi hukuk
dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla kesin olarak verdikleri kararlar
ile yine bu sıfatla verdikleri ve temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş
bulunan kararlarına karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek
Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına
temyiz yoluna başvurulur. (25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile değişik)[16]
(2) Temyiz talebi Yargıtayca
yerinde görüldüğü takdirde, karar kanun yararına bozulur. Bu bozma, kararın
hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
(3) Bozma kararının bir örneği
Adalet Bakanlığına gönderilir ve Bakanlıkça Resmî Gazetede yayımlanır.
Yargılamanın
iadesi
MADDE
40- (1) 6100
sayılı Kanunun 374
üncü maddesine göre kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümler
hakkında; 377 nci maddede belirtilen süreler içinde yargılamanın iadesi talep
edilebilir (Ek 29). Yargılamanın iadesi talebi üzerine ilk
kararı veren mahkeme, talebin reddine veya davanın yeniden görülmesine karar
verir.
(2) Mahkeme yargılamanın iadesi
talebini reddederse, kanun yoluna başvurulur.
(3) Mahkeme yargılamanın iadesi
talebini kabul ederse, delil toplama işleminden başlayarak yeniden yargılama
yapılır ve yeni bir karar verilir. Bu karar, tamamen veya kısmen Bakanlık
aleyhine ise, kanun yoluna başvurulur.
Hükümlerin
açıklanması
MADDE
41- (1) 6100
sayılı Kanunun 305
inci maddesi uyarınca, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt
uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya
kadar taraflardan her biri kararı veren mahkemeye bir dilekçe vererek hükmün
açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
1086 sayılı Kanun
Kanun Yolları
Temyiz
MADDE
42- (1) 1086
sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427/2 maddesine
göre (21.07.2004-31.12.2005) dönemi için miktar veya değeri
"1.000.000.000" TL'yi (o tarihte geçerli eski para birimine göre )
geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihaî kararlar kesindir ve
temyiz edilemez. Ancak, bu parasal sınır her yıl yeniden değerlendirme oranında
artırılmaktadır.
(2) Davanın idare aleyhine
sonuçlanması halinde; Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı kararın
tebliğinden itibaren on beş gün içinde, Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı,
kararın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde, İş Mahkemeleri kararlarına karşı
karar yüze karşı okunmuşsa tefhim, yoksa tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün
içinde karar temyiz edilir (Ek 30).
(3) İcra Mahkemesi kararlarına
karşı, karar yüze karşı okunmuşsa
tefhim, yoksa tebliğ tarihinden itibaren 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 363
üncü maddesi gereğince on gün içinde karar temyiz edilir, bu kararlara karşı
karar düzeltme süresi de on gündür.
(4) Temyiz dilekçesinde 1086 sayılı
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten
önceki 428 inci maddesinde sayılan sebeplerle, davaya ilişkin diğer sebepler
belirtilir, dava konusu para alacağı ise İcra ve İflas Kanunun 36 ncı maddesine
göre icranın geri bırakılması talebinde bulunulur.
(5) Karar, karşı tarafça temyiz
edilmiş ise, temyiz dilekçesinin idareye tebliğ gününden başlayarak on gün
içinde cevap dilekçesi verilebilir. Temyiz dilekçesinde yeni bir husus ileri
sürülmemiş ise, cevap verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, temyiz
dilekçesinde yeni iddialar ileri sürülmüşse veya kısmen idare aleyhine verilmiş
bir kararda süresinde temyiz talebinde bulunulmamışsa cevap dilekçesinde karara
ilişkin itirazlar bildirilerek temyiz talebinde bulunulur (Ek
31). Karşı temyizin varlığı açıkça dilekçe başlığında belirtilmelidir.
Kanun
yararına temyiz
MADDE
43- (1) 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 5236 sayılı Kanunla yapılan
değişiklikten önceki 427 nci maddesi hükmü uyarınca kesin olarak verilen
hükümlerle niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden
ve Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükümler, Adalet Bakanlığının
göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Başsavcısı tarafından kanun yararına
temyiz olunabilir.
(2) Temyiz isteği Yargıtayca
yerinde görüldüğü takdirde, hüküm kanun yararına bozulur. Bu bozma hükmün
hukuki sonuçlarını kaldırmaz. Bozma kararının bir örneği Adalet Bakanlığına
gönderilir ve Bakanlıkça Resmi Gazetede yayımlanır.
Karar
düzeltme
MADDE
44- (1) Temyiz
dilekçesi ve kanuni süre içinde verilmiş olması şartıyla karşı tarafın cevap
dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen
cevapsız bırakılmış olması, Yargıtay kararında birbirine aykırı fıkralar
bulunması, Yargıtay incelemesi sırasında hükmün esasını etkileyen belgelerde
bir hile veya sahteliğin ortaya çıkması veya Yargıtay kararının usul ve kanuna
aykırı bulunması hallerinde, Yargıtay Hukuk Dairesi kararının tebliğinden
itibaren on beş gün (İcra Mahkemesi kararlarında on gün) içinde karar düzeltme
talebinde bulunulur (Ek 32).
(2) Karar düzeltme talebini içeren
dilekçede, 1086
sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 440
ıncı maddesinde sayılan sebeplerle, davaya ilişkin diğer sebepler belirtilir.
(3) Aşağıda belirtilen kararlar
aleyhine karar düzeltme yoluna gidilemez:
a) Miktar veya değeri
"altıbin" liradan az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına
ilişkin kararlar, (Bu parasal sınır her yıl yeniden değerlendirme oranında
artırılmaktadır)
b) 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 8 inci maddesinde gösterilen davalara ait hükümlerin
onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar (Mirasçılık belgesi verilmesi
hakkındaki isteklerle, bu belgenin değiştirilmesi veya iptali davaları, (a)
bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve
akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat
davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan
doğan davalar hariç),
c) Görevsizlik, yetkisizlik,
hâkimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların
birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları,
ç) Hakemlerin verdiği hükümlerin ve
tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya
bozulmasına ilişkin kararlar.
BEŞİNCİ KISIM
İdari Davalar
BİRİNCİ BÖLÜM
Davanın Takibi
Tebligat
aşaması
MADDE
45- (1) Dava,
doğrudan doğruya taşra birimine karşı açılabileceği gibi Bakanlık hasım
gösterilerek de açılmış olabilir.
(2) Dava dilekçesi, yargı kararları
ve benzeri evrak, dava konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan taşra
birimine tebliğ edilmiş ise, öncelikle tebliğ zarfının üzerine tebliğ tarihi
yazılır. Evrak Bakanlığa tebliğ edilmiş ise ilgili merkez birimi, yine zarfın
üzerine tebliğ tarihini yazarak derhal ilgili birime intikal ettirir. Bu
durumda tebliğ tarihi, Bakanlığın tebellüğ ettiği tarih olacağından, dava
dilekçesinin idareye geldiği tarih değil, Bakanlıkça zarfın üzerine yazılmış
olan tarih tebliğ tarihi olacaktır.
(3) Süresi geçirildikten sonra
savunma, savunmaya cevap, temyiz, itiraz ve karar düzeltme talebinde
bulunulması halinde hak kaybı veya kamu (hazine) zararı söz konusu
olabileceğinden yasal sürelere riayet edilir.
Sürelerin
hesaplanması
MADDE
46- (1) Süreler
tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil
günleri sürelere dâhildir. 2577
sayılı Kanunun 8
inci maddesine göre, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil
gününü izleyen çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar.
(2) 2577 sayılı Kanunun 61
inci maddesinin birinci fıkrasına göre çalışmaya ara verme (adli tatil) süresi
20 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasıdır. Sürenin son gününün çalışmaya ara
verme zamanına (adli tatile) rastlaması halinde süre, çalışmaya ara vermenin
sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün daha uzar.
(3) Ancak, 2577 sayılı Kanunun 62
nci maddesine göre, yürütmenin durdurulmasına itiraz ile ara kararının
gereğinin yerine getirilmesi işlemlerine ilişkin sürelerin ara verme zamanına
rastlaması halinde yedi gün süre uzatımı uygulanmaz.
(4) 2577 sayılı Kanuna 18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunla eklenen 20/A
maddesine göre; ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri, acele
kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları, 12/3/1982 tarihli
ve 2634
sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama
işlemleri, 9/8/1983 tarihli ve 2872
sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki
değerlendirmesi sonucu alınan kararlar ve 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet
Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan
Bakanlar Kurulu kararlarına ilişkin uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davalarda
ivedi yargılama usulü uygulanır. İvedi yargılama usulünde;
a) Dava açma süresi otuz gündür.
b) Üst makamlara başvuru hükümleri
uygulanmaz.
c) Savunma süresi dava dilekçesinin
tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en
fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme
süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
ç) Yürütmenin durdurulması talebine
ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
d) Verilen nihai kararlara karşı
tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
e) Temyiz dilekçelerine cevap verme
süresi on beş gündür.
f) Temyiz üzerine verilen kararlar
kesindir.
(5) 2577
sayılı Kanuna 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunla eklenen 20/B
maddesine göre; Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi
tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve
işlemler ile sınav sonuçları hakkında açılan davalara ilişkin yargılama
usulünde,
a) Dava açma süresi on gündür.
b) 2577 sayılı Kanunun 11 inci
maddesi hükümleri uygulanmaz.
c) Yedi gün içinde ilk inceleme
yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
ç) Savunma süresi dava dilekçesinin
tebliğinden itibaren üç gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en
fazla üç gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin
geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
d) Yürütmenin durdurulması talebine
ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
e) Bu davalar dosyanın tekemmülünden
itibaren en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif,
bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle
sonuçlandırılır.
f) Verilen nihai kararlara karşı
tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
g) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde
incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı
olmayan hükümleri kıyasen uygulanır.
ğ) Temyiz dilekçelerine cevap verme
süresi beş gündür.
h) Danıştay evrak üzerinde yaptığı
inceleme sonunda, maddi vakalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya
temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi
yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi
hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar
verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi
haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz
üzerine verilen kararlar kesindir.
ı) Temyiz talebi en geç on beş gün
içinde karara bağlanır. Karar en geç yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.
(6) Millî Eğitim Bakanlığı ile
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak
sınavlar, bu sınavlara ilişkin iş ve işlemler ile sınav sonuçları hakkında
açılan davalarda verilen yürütmenin durdurulması ve iptal kararları, söz konusu
sınava katılan kişilerin lehine sonuç doğuracak şekilde uygulanır.
Cevap
dilekçesi (1. savunma)
MADDE
47- (1) Cevap
dilekçesi verme süresi, dava dilekçesinin tebliğ tarihini izleyen günden
itibaren otuz gündür. Ancak, yürütmenin durdurulması talepli davalarda
mahkemece cevap süresi kısaltılabilir. Davaya verilecek cevabın haklı
nedenlerle süresinde verilemeyeceğinin anlaşılması halinde bir defaya mahsus
olmak üzere cevap süresinin uzatılması, yine cevap süresi içinde Mahkemesinden
talep edilebilir (Ek 33). Temyize ve itiraza cevap
aşamasında, cevap süresinin uzatılması talep edilemez.
(2) Cevap dilekçesi, tebliğ
zarfının üzerinde yazılı mahkemeye hitaben yazılır ve dilekçe ekleriyle
birlikte davacı sayısından bir adet fazla nüsha olarak Mahkemeye verilir (Ek 34).
(3) Hukuk birimi, davanın açılmış
olduğu mahkemenin bulunduğu yerden başka bir il veya ilçede ise, cevap
dilekçesi; hukuk biriminin bulunduğu yerdeki vergi veya idare mahkemesi,
bunlardan yalnızca birinin bulunması halinde bu mahkeme, vergi veya idare
mahkemeleri bulunmuyorsa Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla gönderilir.
(4) Davanın duruşmalı olarak
görülmesinin yararlı olacağının düşünülmesi halinde, cevap dilekçesinin sağ üst
köşesine "Duruşma İstemlidir" ibaresi yazılır, ayrıca "Sonuç ve İstem" kısmında
duruşma talebinin olduğu belirtilir.
(5) Cevap dilekçesinde, önce usule
ilişkin itirazlar bildirilir, daha sonra davanın esasına ilişkin cevaplar
yazılır.
(6) Cevap dilekçelerinde, dava
konusu, teminata bağlanan vergiler ile ilgili ise teminatın var olup olmadığı,
iade edilip edilmediği hususları açıkça belirtilir ve dilekçeye dava konusu ile
ilgili ekler (beyanname, rapor örneği
gibi) eklenir.
(7) 2577
sayılı Kanunun 16
ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince taraflar, sürenin geçmesinden
sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia
edemezler. Ancak, fıkraya 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunla eklenen ek
cümleye göre; tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen
miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye
kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve
miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere
karşı tarafa tebliğ edilir.
Yürütmenin durdurulması kararları
Tasarruflu yazılar 1
MADDE
48- (1) İdari
mahkemelerde dava açılması dava konusu idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.
Ancak, 2577
sayılı Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, Danıştay veya idari mahkemeler,
idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması
ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten
sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma
alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın
da durdurulabilir. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi
gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak
telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur.
Sadece ilgili kanun hükmünün iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu
gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.
(2) 2577 sayılı Kanunun 27 nci
maddesinin ikinci fıkrasına 6/3/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun ile eklenen
ek cümleye göre; kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama,
görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari
işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz.
(3) Aynı sebeplere dayanılarak
ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz.
(4) 6183
sayılı Kanuna göre düzenlenen ödeme emirlerine karşı vergi mahkemelerinde dava
açılmış olması dava konusu ödeme emrinin yürütülmesini durdurmaz.
Yürütmenin
durdurulması kararlarına itiraz
MADDE
49- (1) Yürütmenin durdurulması talepleri
hakkında verilen kararlara karşı;
a) Danıştay Dava Dairelerince
verilmiş ise, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına,
b) Bölge idare mahkemesi
kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine,
c) İdare ve vergi mahkemeleri ile
tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine,
kararın tebliğ tarihini izleyen
günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilir (Ek 35). Çalışmaya ara verme süresi içinde; bölge idare
mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca,
birden fazla idari yargı mercii olan yerlerde idare veya vergi mahkemeleri
başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeteri kadar hâkimin katıldığı
bir nöbetçi mahkeme kurulur. Bölge idare mahkemeleri için ise bölge idare
mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca,
tüm daire başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek yeterli sayıda nöbetçi
daire kurulur.
(2) İtiraz üzerine verilen kararlar
kesindir.
(3) Dava dilekçesinde yürütmenin
durdurulması talep edilmiş ve idarenin cevabından sonra bu konuda karar
verilecek ise yürütmeyi durdurma talebinin yerinde olmadığı cevap dilekçesinde
belirtilerek reddi istenir.
(4) İdarenin savunması alınıncaya
kadar verilmiş olan yürütmenin durdurulması kararları hakkında idarenin savunması
alındıktan sonra yeni bir karar verileceğinden, idarece öncelikle savunma
verilir ve yeni karara karşı itiraz edilir.
(5) İtiraz, istinaf veya temyiz
aşamasında yürütmenin durdurulması talepleri hakkında verilmiş olan kararlara
karşı itiraz edilemez.
Cevaba
cevap dilekçesi (2. savunma)
MADDE
50- (1) İdarenin savunması (cevap) ilgili
mahkeme tarafından davacıya tebliğ edilir. Davacı buna karşı, ikinci bir
dilekçe verebilir. Davacının ikinci dilekçesinin ilgili mahkemece gönderilmesi
halinde; alınan bu dilekçe, cevaplandırılması gereken husus bulunup bulunmadığı
yönüyle incelenir ve hazırlanan cevap yazısı tebliğ tarihini izleyen günden
itibaren otuz gün içerisinde ilgili mahkemeye gönderilir (Ek 36).
(2) İdarenin verdiği cevaba karşı
davacı tarafından verilen ikinci dilekçede yeni bir iddiada bulunulmuşsa,
cevaba cevap dilekçesinde bu iddialara yönelik savunmamız bildirilir, ilk cevap
dilekçesinde belirtilen hususların tekrarlanmamasına dikkat edilir. Cevaba
cevap dilekçesi verildikten sonra dava ile ilgili yeni bir maddi veya hukuki
durumun ortaya çıkması halinde, nihai karar verilinceye kadar ek beyan
dilekçesi ile bu hususlar mahkemeye bildirilebilir (Ek 37).
Ara
kararları üzerine yapılacak işlemler
MADDE
51- (1) Mahkemeler
belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü
bilginin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu
kararların süresi içerisinde yerine getirilmesi zorunludur.
(2) Ara kararı ile istenilen bilgi
ve belgelerin verilen süre içerisinde karşılanmasının mümkün olmaması halinde, 2577
sayılı Kanunun 20 nci maddesi gereğince ek süre talep edilebilir (Ek 38). Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya
mahsus olmak üzere uzatılabilir.
(3) Ara kararı ile talep edilen
bilgi ve belgelerin neler olduğu tespit edilerek, istenilen bu bilgi ve
belgeler süresi içerisinde ilgili mahkemeye gönderilir.
Bilirkişi
ve bilirkişi raporuna itiraz
MADDE
52- (1) 2577
sayılı Kanunun 31 inci maddesine göre, Kanunda hüküm bulunmayan hallerde bilirkişi
ile ilgili hususlarda 6100
sayılı Kanun uygulanır. Bu nedenle bilirkişiye ve bilirkişi raporuna itiraz
edilmesi gereken hallerde 35 inci maddedeki açıklamalar doğrultusunda işlem
yapılır.
Duruşma
MADDE
53- (1) Davanın
duruşmalı olarak görülmesinin istenilmesi halinde, duruşma talebinin dava
dilekçesi veya cevap ve savunma dilekçelerinde belirtilmesi gerekir. Miktar ve
değeri 2577
sayılı Kanunun 17
nci maddesine göre 25.000,00 TL'yi aşmayan vergi ve tam yargı davalarında
duruşma istenilemez. Maddedeki parasal sınırlar, 8/6/2000 tarihli ve 4577
sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile değiştirilen Ek 1 inci madde hükmü uyarınca,
her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal
sınırların, o yıl için 213
sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298
inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan
edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde
belirlenen sınırların on lirayı aşmayan kısımları dikkate alınmaz. Ancak,
Danıştay ve mahkemeler, re'sen duruşma yapılmasına karar verebilirler.
(2) Ödeme emrinin iptaline ilişkin
davalarda, parasal sınıra bakılmaksızın duruşma istenebilir.
(3) Vergi ve idare mahkemelerindeki
davalar ile Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda
taraflarca yapılacak duruşma taleplerinin yerine getirilmesi zorunludur. Talebe
rağmen duruşma yapılmaması, itiraz, istinaf veya
temyiz incelemesinde bozma sebebidir.
Karar
MADDE
54- (1) Danıştay,
Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin
durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem
tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın
tebellüğ tarihinden başlayarak otuz günü geçemez.
(2) Kararın temyiz edilmesi,
kararın uygulanmasına engel değildir. Bunun için mahkemeden yürütmenin
durdurulması kararı alınması gerekir.
(3) Tam yargı davaları hakkındaki
kararlardan belli bir miktarı içerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra
olunur.
(4) Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin
mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra, vergi, resim, harçlar vb. mali
yükümlülükler ile zam ve cezaların miktarı bu kararlara göre tespit edilerek,
ilgili idarece mükellefe bildirilir.
(5) Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen
veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili İdare
Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
(6) 2577
sayılı Kanunun 28
inci maddesinin 6/3/2014 tarihli ve 6526
sayılı Kanunla değişik dördüncü fıkrasına göre; mahkeme kararlarının süresi
içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak
ilgili idare aleyhine açılabilir.
Görevsizlik,
yetkisizlik ve husumet değişikliği kararları
MADDE
55- (1) Danıştay,
idare mahkemeleri veya vergi mahkemelerinde açılan davalarda, 2577 sayılı
Kanunun 14 üncü maddesi uyarınca dilekçeler üzerinde ilk inceleme yapılır. Bu
inceleme sonucunda;
a) Adli ve askeri yargının görevli
olduğu konularda açılan davaların reddine, idari yargının görevli olduğu
konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya
yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye
gönderilmesine,
b) Davanın hasım gösterilmeden veya
yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek
gerçek hasma tebliğine,
karar verilir.
(2) 2577
sayılı Kanunun 15 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince, ilk
inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen görevsizlik, yetkisizlik ve
gerçek hasma tebliğ kararlarına karşı itiraz, temyiz veya kararın düzeltilmesi
talep edilemez. Ancak, asıl karara yapılacak itiraz, istinaf veya temyiz taleplerinde, bu kararlara karşı da
itirazda bulunulabilir.
Savcı
mütalaası
MADDE
56- (1) 2577
sayılı Kanunun 16 ncı maddesine 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı
Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi
Hakkında Kanun ile eklenen altıncı fıkraya göre; Danıştayda ilk derece
mahkemesi sıfatıyla görülen davalarda savcının esas hakkındaki yazılı düşüncesi
taraflara tebliğ edilir. Taraflar, tebliğden itibaren on gün içinde görüşlerini
yazılı olarak bildirebilirler. Bu hüküm gereğince, savcının esas hakkındaki
görüşü Bakanlığa tebliğ edildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde
görüşte belirtilen hususlara ilişkin cevaplarımız mahkemesine bildirilir (Ek 39).
İKİNCİ BÖLÜM
Kanun Yolları
Kanun
yolları
MADDE
57- (1) Tamamen veya
kısmen Bakanlık aleyhine neticelenen davalarda, kanun yolu açık olan kararlar
için kanun yollarına gidilmesi zorunludur.
(2) 2577
sayılı Kanuna 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunla eklenen 27/3/2015
tarihli ve 6637 sayılı Kanunla değişik geçici 8 inci maddesi hükmüne göre;
ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere idari yargıda kanun yollarına ilişkin
getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta
göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu
tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte
bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır. Adalet Bakanlığınca 7/11/2015
tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karara göre bölge idare
mahkemeleri tüm yurtta 20/7/2016 tarihinde göreve başlayacaktır. Bu nedenle,
bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten önce
verilen kararlar hakkında Beşinci Kısım Üçüncü Bölümde yer alan maddelere göre
kanun yollarına başvurulur.
İstinaf
MADDE
58- (1) İdare ve
vergi mahkemelerinin idare aleyhine kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine
hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare
mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna
başvurulur (Ek 40).
(2) Konusu beş bin Türk lirasını
geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan
iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar ile
temyize açık olmayan kararları kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna
başvurulamaz. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna
başvurulamaz.
(3) Karşı tarafın istinaf talebine
karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verilir (Ek
41). Karara süresi içinde istinaf yoluna başvurulmamış olsa bile cevap
dilekçesinde, istinaf başvurusunda bulunulabilir. Bu takdirde bu dilekçeler
istinaf dilekçesi yerine geçer.
(4) İstinaf dilekçelerindeki
eksikliklerin tebliğden itibaren onbeş gün içinde tamamlanmaması veya eksik
harç ve giderlerin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yatırılmaması
halinde istinaf yoluna başvurulmamış sayılmasına, istinaf talebinin kanuni süre geçtikten sonra
yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de istinaf talebinin
reddine karar verilir. Bu kararlara karşı, tebliğ tarihini izleyen günden
itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuru üzerine verilen
kararlar kesindir.
(5) Bölge idare mahkemesi, yaptığı
inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa veya
karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi
yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verir.
(6) Bölge idare mahkemesi, ilk
derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun
kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde
bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.
(7) Bölge idare mahkemesi, ilk
inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı
bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya
yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun
kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı
ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu kararları kesindir.
Temyiz
MADDE
59- (1) Danıştay
dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda
sayılan davalar hakkında idare aleyhine verdikleri kararlar, başka kanunlarda
aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün
içinde temyiz edilir (Ek 42).
a) Düzenleyici işlemlere karşı
açılan iptal davaları,
b) Konusu yüz bin Türk lirasını
aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan
davalar,
c) Belli bir meslekten, kamu
görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere
karşı açılan iptal davaları,
ç) Belli bir ticari faaliyetin
icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere
karşı açılan iptal davaları,
d) Müşterek kararnameyle yapılan
atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst
düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri
hakkında açılan iptal davaları,
e) İmar planları, parselasyon
işlemlerinden kaynaklanan davalar,
f) Tabiat Varlıklarını Koruma
Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine
verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun
uygulanmasından doğan davalar,
g) Maden, taşocakları, orman,
jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına
ilişkin işlemlere karşı açılan davalar,
ğ) Ülke çapında uygulanan öğrenim
ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla
yapılan sınavlar hakkında açılan davalar,
h) Liman, kruvaziyer limanı, yat
limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru
hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın
uygulanmasından doğan davalar,
ı) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı
Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması
Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet
Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile
Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar,
i) 6/6/1985 tarihli ve 3218
sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar,
j) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar,
k) Düzenleyici ve denetleyici
kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan
kararlara karşı açılan davalar.
(2) Karşı tarafın temyiz talebine
karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verilir (Ek
43). Karar süresinde temyiz edilmemiş olsa bile cevap dilekçesinde, temyiz
talebinde bulunulabilir. Bu takdirde bu dilekçeler temyiz dilekçesi yerine
geçer.
(3) Temyiz dilekçelerindeki
eksikliklerin tebliğden itibaren onbeş gün içinde tamamlanmaması veya eksik harç
ve giderlerin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yatırılmaması halinde
kararın temyiz edilmemiş sayılmasına,
temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar
hakkında olması halinde de temyiz talebinin reddine karar verilir. Bu kararlara
karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna
başvurulabilir. Başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.
(4) Temyiz incelemesi sonunda
Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa
onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru
bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama
yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik
veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
(5) Temyiz incelemesi sonunda
Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe
bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında
kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması,
sebeplerinden dolayı incelenen
kararı bozar.
(6) Bölge idare mahkemesi,
Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir.
Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi,
bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.
(7) Bölge idare mahkemesi, bozmaya
uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep,
konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve
karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına
uyulması zorunludur.
İstinaf veya
temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması
Tasarruflu yazılar 1
Madde
60- (1) Kararlara
karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulurken öncelikle yürütmenin
durdurulması talep edilir. Ancak, vergi ve ceza tahakkukuna karşı açılan
davalarda, 2577
sayılı Kanunun 27/3 maddesine göre dava konusu işlemin yürütülmesi
kendiliğinden duracağından tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara
karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulurken yürütmenin durdurulması talep
edilmez.
(2) Temyiz veya istinaf yoluna
başvurulmuş olması, hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini
durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin
durdurulmasına temyiz talebini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu
veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge İdare mahkemesince karar
verilebilir. Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf
yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması
kararı verilebilmesi 2577
sayılı Kanunun 27 inci maddesinde öngörülen koşulun varlığına bağlıdır.
(3) İptal davalarında teminat
istenmeyebilir. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.
(4)
Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri
hakkında verilen kararlar kesindir. (25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
(5) Kararın bozulması, kararın
yürütülmesini kendiliğinden durdurur.
Kanun
yararına temyiz
MADDE
61- (1) İdare ve
vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar
ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan
niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler, ilgili
bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından
kanun yararına temyiz olunabilir.
(2) Temyiz isteği yerinde görüldüğü
takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce kesinleşmiş
olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz.
Yargılamanın
yenilenmesi
MADDE
62- (1) Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi ile
İdare ve Vergi Mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarına karşı, aşağıda yazılı
sebeplerle yargılamanın yenilenmesi istenebilir (Ek 44) (2577
sayılı Kanun md.
53):
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla
veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen
bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan
belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir
makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel
verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında
bundan haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir
ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
ç) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe
aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
d) Lehine karar verilen tarafın,
karara etkili olan bir hile kullanmış olması,
e) Vekil veya kanuni temsilci
olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
f) Çekinmeye mecbur olan başkan,
üye veya hâkimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
g) Tarafları, konusu ve sebebi aynı
olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden
olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme
tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması,
ğ) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana
Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle
verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit
edilmiş olması
(2) Yargılamanın yenilenmesi
istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.
(3) Yargılamanın yenilenmesi
süresi, birinci fıkranın (g) bendinde yazılı sebep için on yıl, (ğ) bendinde
yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği
tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler,
dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden
başlatılarak hesaplanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kanun Yolları
(Mülga Hükümler)
İtiraz
MADDE
63- (1) İdare ve
vergi mahkemelerinin idare aleyhine karar vermesi halinde;
a) İlk ve orta öğretim
öğrencilerinin sınıf geçme, not tespiti, kayıt, nakil, ilişik kesme ve disiplin
cezalarına ilişkin işlemler ile yükseköğretim öğrencilerinin sınıf geçme ve
notlarının tespitine ilişkin işlemlerden,
b) Valilik, kaymakamlık ve yerel
yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra
teşkilâtındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis
edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekâleten atama, görev ve unvan
değişikliği içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, yolluk,
lojman ve izinlerine ilişkin idari işlemlerden,
c) Kamu görevlilerine uyarma ve
kınama cezası verilmesine ilişkin işlemlerden,
ç) Kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği mesleki faaliyeti sona erdirmeyen her
türlü disiplin ve sınav işlemlerinden,
d) Asker ailelerine yardım ile
ilgili işlemlerden,
e) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı
Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından,
f) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı
65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık
Bağlanması Hakkında Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu kurum ve kuruluşları
tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla
ilgili uygulamalardan,
g) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı
Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun
uygulanmasından,
ğ) 9/10/2003 tarihli ve 4982
sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasından,
kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili
olarak verilen nihaî kararlar ile tek hâkimle verilen nihaî kararlara, başka
kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki
bölge idare mahkemesine tebliğden itibaren otuz gün içinde itiraz edilir (Ek 45).
(2) Karşı tarafın itiraz
dilekçesine karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verilir (Ek 46). Karara süresi içinde itiraz yoluna başvurulmamış olsa
bile cevap dilekçesinde, itiraz başvurusunda bulunulabilir.
(3) Bölge İdare mahkemesi evrak
üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi
yeter görürse veya itiraz sadece hukuki noktalara ilişkin ise veya itiraz
olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası
hakkında karar verir. Aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak
esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen
kararlara karşı yapılan itirazı haklı bulduğu veya davaya görevsiz hâkim
tarafından bakılmış olması hallerinde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri
gönderir, bölge İdare mahkemesinin bu kararları kesindir.
(4) Mahkemenin itiraz talebinin
süresi içinde yapılmamış olması nedeniyle verdiği itiraz talebinin reddi
kararları ile gerekli harç ve giderlerin ödenmemesi nedeniyle verdiği itiraz
edilmemiş sayılmasına ilişkin kararlarına ve dilekçenin 2577
sayılı Kanunun 3 üncü maddesine uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle
itiraz talebinde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ
tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde itiraz yoluna başvurulabilir.
Temyiz
MADDE
64- (1) Danıştay
dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin idare aleyhine nihai kararları,
başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi tebliğ tarihinden itibaren otuz gün
içinde Danıştayda temyiz edilir (Ek 47).
(2) Karşı tarafın temyiz
dilekçesine karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verilir (Ek 48). Karar süresi içinde temyiz edilmemiş olsa bile cevap
dilekçesinde, temyiz başvurusunda bulunulabilir.
(3) İdare ve vergi mahkemelerinin
itiraz yolu açık olan kararları temyiz edilemez.
(4) Temyiz talebinin süresi içinde
yapılmamış olması nedeniyle verilen temyiz talebinin reddi kararları ile
gerekli harç ve giderlerin ödenmemesi nedeniyle verilen temyiz edilmemiş
sayılmasına ilişkin kararlara ve dilekçenin 2577
sayılı Kanunun 3 üncü maddesine uygun olarak düzenlenmemiş olması nedeniyle
temyiz talebinde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlara karşı, tebliğ
tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
(5) Temyiz incelemesi sonunda
Danıştay:
a) Görev ve yetki dışında bir işe
bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış
olunması,
Sebeplerinden dolayı incelenen
kararı bozar.
(6) Temyiz incelenmesi sonunda
karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek
onanmasına karar verilir.
(7) Mahkeme bozmaya uymayarak eski
kararında ısrar edebilir. Israr kararının ilgili tarafından temyizi halinde,
dava, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca
incelenir. Danıştayın ilgili dava dairesinin kararı uygun görülürse mahkemenin
kararı bozulur; aksi halde onanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel
Kurulları kararlarına uyulması zorunludur.
İtiraz
veya temyiz aşamasında yürütmenin durdurulması
Madde
65- (1) Kararlar
itiraz veya temyiz edilirken öncelikle yürütmenin durdurulması talep edilir.
Ancak, vergi ve ceza tahakkukuna karşı açılan davalarda, 2577
sayılı Kanunun 27/3
maddesine göre dava konusu işlemin yürütülmesi kendiliğinden duracağından
tamamen veya kısmen Bakanlık aleyhine olan kararlara karşı itiraz veya temyiz
yoluna başvurulurken yürütmenin durdurulması talep edilmez.
(2) Temyiz veya itiraz yoluna
başvurulmuş olması; mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz.
Ancak, bu kararların yürütülmesinin durdurulmasına temyiz talebini incelemeye
yetkili Danıştay Dava Dairesi, Danıştay İdari/Vergi Dava Daireleri Kurulu veya
itirazı incelemeye yetkili Bölge İdare Mahkemesince karar verilebilir.
(3) İtiraz veya temyiz aşamasında,
yürütmenin durdurulması talepleri hakkında verilmiş olan kararlara karşı itiraz
edilemez.
(4) Kararın bozulması, kararın
yürütülmesini kendiliğinden durdurur.
Karar
düzeltme
MADDE
66- (1) Danıştay
Dava Daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine
verdikleri kararlar ile Bölge İdare Mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri
kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini
izleyen günden itibaren on beş gün içinde taraflarca kararın verildiği
merciden; kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda
karşılanmamış olması, kararda birbirine aykırı hükümler bulunması, kararın usul
ve kanuna aykırı bulunması veya hükmün esasını etkileyen belgelerle hile ve
sahtekârlığın ortaya çıkmış olması hallerinde kararın düzeltilmesi istenebilir
(Ek 49-50).
(2) Davacı tarafından karar tashihi
(düzeltilmesi) yoluna başvurulması halinde, bu dilekçelere karşı tebliğ
tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde cevap dilekçesi hazırlanarak
ilgili yargı merciine intikal ettirilir. Karar düzeltme talebi üzerine verilen
karar kesindir (Ek 51-52).
(3) Karar düzeltme yoluna
başvurulmuş olması idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Ancak, karar düzeltme
merciince yürütmenin durdurulmasına karar verildiği takdirde, işlemin
yürütülmesi durdurulur. Danıştay ilgili Dairesinin karar düzeltme aşamasında
yürütmenin durdurulması talepleri hakkında vermiş olduğu kararlara karşı itiraz
edilmez.
Yargılamanın
yenilenmesi
MADDE
67- (1) Danıştay, bölge idare mahkemesi ile
idare ve vergi Mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarına karşı, aşağıda yazılı
sebeplerle yargılamanın yenilenmesi istenebilir (Ek 53).
a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla
veya lehine karar verilen tarafların eyleminden doğan bir sebeple elde
edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması,
b) Karara esas olarak alınan
belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam
huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş
olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan
haberi bulunmamış olması,
c) Karara esas olarak alınan bir
ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması,
ç) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı
beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi,
d) Lehine karar verilen tarafın,
karara etkisi olan bir hile kullanmış olması,
e) Vekil veya kanuni temsilci
olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması,
f) Çekilmeye mecbur olan başkan,
üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması,
g) Tarafları, konusu ve sebebi aynı
olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden
olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından
önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması.
(2) Yargılamanın yenilenmesi
talepleri, esas kararı vermiş olan (ilk derece) mahkemeye yapılır ve bu
mahkemece karara bağlanır. Yargılamanın yenilenmesi süresi birbirine aykırı iki
ilamın bulunması halinde on yıl, diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler
dayanılan sebebin talepte bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden
itibaren hesaplanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tahsilat
Tahsilât
MADDE
68- (1) Devlet
alacaklarının tahsilini sağlamak ve bu konuda gerekli tedbirleri almak görevi,
5345 sayılı Kanun ile kurulan Gelir İdaresi Başkanlığına verilmiştir.
Başkanlığın 5345 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (e) bendindeki "Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında kamu kurum ve
kuruluşları arasında uygulama birliğini sağlamak." görevi gereğince 6183
sayılı Kanunu uygulayan amme idareleri arasında uygulama birliğinin sağlanması
ve tarafların tek kaynaktan bilgilenmelerinin temin edilmesi amacıyla Seri:A
Sıra No:1 sayılı Tahsilat Genel Tebliği
hazırlanmış ve Tebliğ 30/6/2007 tarihli ve 26568 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğin "Diğer Hususlar" başlıklı bölümünde
"6183 sayılı Kanunun Bakanlığımıza verdiği yetki çerçevesinde bu tebliğ ile
yapılan yeni düzenlemeler, bu tebliğin yayımı tarihinden sonra tesis edilecek
idari işlemlere uygulanacaktır." denilmesi nedeniyle, 6183 sayılı Kanun
uyarınca yapılacak tahsilâtlarda Seri:A Sıra
No:1 sayılı Tahsilat Genel Tebliği'nde ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın
düzenlediği diğer Tahsilat Genel Tebliğlerinde yer alan hükümlere göre işlem
yapılması gerekir.
(2) Kamu alacağının hızla tahsil
edilebilmesini teminen idare lehine olan ilamların 2577
sayılı Kanunun 28 inci maddesi hükmü göz önüne alınarak ivedilikle tahsilatına
başlanır.
ALTINCI KISIM
İlamsız İcra Takipleri
İlamsız
icra takipleri
MADDE
69- (1) Bir
paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine ilişkin olarak herhangi bir
ilama dayanılmaksızın gümrük idareleri aleyhine ilamsız icra takibi yoluna
başvurulması halinde, ödeme emrine karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde,
ödeme emrini gönderen icra dairesine itiraz edilir (Ek 54).
Ödeme emrini gönderen icra dairesi ilgili taşra biriminin bulunduğu yerde
değilse, itiraz dilekçesi en yakın icra dairesi kanalıyla gönderilir. İtiraz
dilekçesinde borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı itiraz edildiği hususu
açıkça belirtilir.
(2) Süresi içinde yapılan itiraz
icra takibini durdurur. Borcun bir kısmına itiraz edilmişse, itiraz edilmeyen
kısım için icra takibi devam eder.
(3) İtiraz edildikten sonra icra
takibine devam edilebilmesi için, alacaklının itirazın tebliği tarihinden
itibaren altı ay içinde İcra Hakimliğine başvurarak itirazın kaldırılması
davası veya bir yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açması
gerekmektedir. İtirazın kaldırılması veya itirazın iptali talebinin kabulü
halinde borçlu (taşra birimi), bu talebin reddi halinde ise alacaklı diğer
tarafın talebi üzerine itiraz edilen veya dava olunan miktarın yüzde
yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir. Bu
nedenle; taşra biriminin icra inkar tazminatına mahkum edilmemesi için itirazın
haklı sebeplere dayanması gerekir. Alacaklının itirazın iptali veya itirazın
kaldırılması davası açması halinde, davaya verilecek cevap dilekçesinde icra
inkar tazminatı talep edilir (Ek 55).
(4) İcra Hâkimliğinin itirazın
kaldırılması davasında verdiği kararlara karşı, dava konusu miktar aşağıda
yıllara göre verilen parasal sınırları aşıyorsa temyiz yoluna gidilebilir (2004
sayılı İcra-İflas Kanunu Md. 363).
(5) Genel mahkemelerde (Sulh Hukuk,
Asliye Hukuk) açılan itirazın iptali davasında verilen kararlara karşı,
Dördüncü Kısım İkinci ve Üçüncü Bölümde belirtilen şekilde işlem yapılır.
YEDİNCİ KISIM
İlama Bağlı Borçlar ve Yargılama
Giderleri
İlama
bağlı borçlar
MADDE
70- (1) 26/2/2004
tarihli ve 25385 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığının 2004 Mali
Yılı Bütçe Uygulama Talimatına ilişkin 6 sıra No.lu Tebliği ve buna dayanılarak
çıkarılan Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 22/3/2004 tarihli ve 5003
sayılı Genelgesi gereğince genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli
idarelerin ilâma bağlı borçları ile mahkeme harcı ve masrafları kendi
bütçelerinden ödenir. Maliye Bakanlığının 2004 Mali Yılı Bütçe Uygulama
Talimatına ilişkin 6 sıra Nolu Tebliği ve buna dayanılarak çıkarılan Bütçe ve
Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 22/3/2004 tarihli ve 5003 sayılı
Genelgesi'nde;
a) İlâma Bağlı Borç: Bir mahkeme
kararı ile genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerce ödenmesine
hükmedilen ana para, faiz, tazminat, ceza ve yargılama giderleri gibi her türlü
ödemenin tamamı,
b) İlgili Hizmet Tertibi: Kaynağı
itibariyle ilâma bağlı borcun ilgili olduğu tertip,
c) Mahkeme Harcı ve Masrafları:
Genel bütçeye dâhil dairelerle katma bütçeli idarelerin taraf olduğu davalarda,
dava sonuçlanıncaya kadar dava ile ilgili olarak yapılması zorunlu olan her
türlü gider,
olarak tanımlanmıştır.
(2) Merkezi Yönetim Harcama
Belgeleri Yönetmeliğinin 62 nci maddesine göre, ilama bağlı borçların ödenmesinde
aşağıdaki belgeler aranır;
a) Kanunları gereği ilamın icrası için
kesinleşmiş olma şartı aranan hallerde kesinleşmiş mahkeme ilamı,
b) Yetkili merci tarafından icrasının
geri bırakılmasına (yürütülmesinin durdurulmasına) karar verilmeyen mahkeme
ilamı,
c) Davaya veya icraya intikal
ettikten sonra veya intikal etmeden önce sulh yoluyla bir hakkın tanınmasından
dolayı doğan borçların ödenmesinde, mahkeme ilamı yerine mevzuatı gereği sulha
yetkili makam veya merci kararı ve sulhname veya hakem kararı,
ç) (25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile yürürlükten kaldırılmıştır)[17]
İlgili
birimlerce ödenecek ilâma bağlı borçlar
MADDE
71- (1) İdare
aleyhine sonuçlanan davalarda, ilâmda hüküm altına alınan alacak, özlük
hakları, tazminat, gecikme faizi veya gecikme zammı, yargılama giderleri,
avukatlık ücreti ve icra masrafları, dava konusu işlemi tesis eden veya eylemde
bulunan ilgili merkez birimi tarafından kendi bütçesinin ilgili hizmet
tertibinden ödenir. Dava konusu işlemi tesis eden veya eylemde bulunan taşra
birimince, ilgili hizmet tertibinden ödeme yapılabilmesi için Destek Hizmetleri
Dairesi Başkanlığından ödenek talebinde bulunulur.
(2) İlgili hizmet tertibinde ödenek
olmaması halinde, gerekli ödenek öncelikle Bakanlık bütçesi içinde yapılacak
aktarmalarla karşılanır, bu şekilde karşılanma imkânı bulunmaması durumunda
ise, ilgili birim Strateji Geliştirme Başkanlığı aracılığıyla Maliye
Bakanlığından ödenek talep edilir.
(3) 4458
sayılı Gümrük Kanununun 221
inci madde hükmü uyarınca ödenen fazla çalışma ücretlerine ilişkin ilâma bağlı
borç ödemeleri için Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığından ödenek talep
edilir.
(4) 5607
sayılı Kanunun 11 inci maddesine 6455 sayılı Kanun ile eklenen altıncı fıkra
gereğince 11/4/2013 tarihinden itibaren kaçak akaryakıt hariç el konulan ve
alıkonulan her türlü eşya, yük hayvanı ve taşıtların muhafazası, depolanması,
yüklenmesi, boşaltılması, nakliyesi ve imhası gibi nedenlerle el konulduğu
andan itibaren yapılan masraflar, Bakanlık döner sermaye işletmesi
gelirlerinden karşılanır.
(5) 5607 sayılı Kanunun 11 inci
maddesine 6455 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkra gereğince, 11/4/2013
tarihinden itibaren kaçak akaryakıtın muhafazası, depolanması, yüklenmesi,
boşaltılması ve nakliyesi gibi nedenlerle yapılan masraflar il özel idaresi
veya defterdarlık tarafından karşılanır.
(6) 7/11/2013 tarihli ve 6502
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası
gereğince, tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi
ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet
ücretine ilişkin ilama borç ödemeleri için Tüketicinin Korunması ve Piyasa
Gözetimi Genel Müdürlüğünden ödenek talep edilir.
Hukuk
Müşavirliğince ödenecek ilâma bağlı borçlar
MADDE
72- (1) İlâmda
hüküm altına alınan ve bir hizmet tertibiyle ilişkilendirilemeyen alacak,
tazminat, gecikme faizi veya gecikme zammı, yargılama giderleri, avukatlık
ücreti ve icra masrafları Hukuk Müşavirliği bütçesinin "Diğer Yasal Giderler"
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) tertibinden ödenir.
(2) Kamu hizmetlerinin yürütülmesi
esnasında ortaya çıkan zarar nedeniyle zarar görenlere ödenmesi gereken, ancak
uygulamayı yapan kamu görevlisine hukuken rücu imkânı bulunmayan mahkeme
kararına dayalı kusursuz tazminat ödemeleri, Hukuk Müşavirliği bütçesinin
"Kusursuz Tazminatlar" (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03) tertibinden ödenir.
Yargılama
giderleri
MADDE
73- (1) Dava
sırasında ödenmesi gereken tebligat masrafı, bilirkişi ve keşif ücreti gibi
mahkeme giderlerine ilişkin harcamalar Hukuk Müşavirliği bütçesinin "Mahkeme
Harç ve Giderleri" (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04) tertibinden avans olarak
ödenek talep edilmek suretiyle yapılır ve söz konusu tertipte ödenek mevcut
olsun veya olmasın ilgili Muhasebe Müdürlüğü'nden avans alınıp süresi içinde
usulüne uygun olarak kapatılarak harcamalara ilişkin miktar kadar Hukuk
Müşavirliğinden gerekli ödenek talep edilir.
(2) Hukuk Müşavirliği bütçesinin
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04) tertibinden mahkeme harç ve masrafları için
talep edilecek olan avanslar Ek 57'de yer alan form ile istenir ve her form
için tarih ve sayı verilir.
(3) Mahkeme harç ve masrafları
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04) tertibinden talep edilen ödenek
harcandıktan sonra Hukuk Müşavirliğine herhangi bir makbuz veya belge
gönderilmez.
(4) Hukuk Müşavirliğinden Ek 57'de yer alan form ile talep edilecek olan ödeneklerin
talep edilmesine ve harcanmasına ilişkin denetim 5018 sayılı Kanun hükümlerine
göre ödenek talep eden birimin gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi
tarafından yapılır.
SEKİZİNCİ KISIM
İlamlı İcra Takipleri
BİRİNCİ BÖLÜM
İdari Yargı Kararları
İdari
yargı kararları
MADDE
74- (1) Karara
karşı kanun yollarına başvuruda bulunulup bulunulmadığı, bu başvuru sırasında
mahkeme kararının Yürütmesinin Durdurulması talep edilip edilmediği, talep
üzerine ne şekilde karar verildiği hususlarına dikkat edilir. İlâmda hükmedilen
borcun ödenmesi için kararın kesinleşmiş olması şartı aranmaz.
(2) 2577 sayılı Kanunun 28 inci
maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları 6352 sayılı Kanun ile değişik ikinci
fıkrası hükmü gereğince, konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren
davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti
ve yargılama giderlerine ilişkin ilam icraya konulmadan önce, davacının veya
vekilinin önce idareye başvurması ve banka hesap numarasını bildirmesi
gerekmektedir. Bu nedenle, idareye
başvuru yapılmaksızın ilam icraya konulmuş ise, icra dairesine şikayet yoluna
gidilir ve ödeme yapılmaz.
(3) Davacı veya vekilince idareye
banka hesap numarasının bildirilmesi halinde,
76 ncı maddede belirtilen açıklamalara göre ödeme yapılır.
(4) İdarenin otuz gün içinde ödeme
yapmaması halinde, ilam icraya konulabilecektir. İlam icraya konulduğunda, 75
inci maddede belirtilen açıklamalara göre ödeme yapılır.
Kararın
icraya konulmuş olması
MADDE
75- (1) Kanun yolu
başvurularının yürütmenin durdurulması talepli olarak yapılması esas olmakla
birlikte, icraya konulan karara karşı kanun yoluna başvurulurken sehven
yürütmenin durdurulması talep edilmemiş ise, hemen ek bir dilekçe verilerek
yürütmenin durdurulması talep edilir.
(2) İcranın durdurulması için; bir
dilekçe ile kararı veren mahkemeye başvurularak, dilekçenin altına "karara
karşı yürütmenin durdurulması talepli olarak kanun yoluna başvurulduğuna dair"
şerh alınır ve icra dairesinden icranın ertelenmesi için mehil talebinde
bulunulur. İcra dairesince verilen mehil içinde yürütmenin durdurulması talebi
hakkında bir karar verilmemiş ise aynı şekilde ek süre talep edilir.
(3) Yürütmenin durdurulması talebi
reddedilirse, icra emri uyarınca ödeme yapılır. Yürütmenin durdurulması talebi
kabul edilirse, kanun yolu başvurusunun sonucu beklenir, karar onandığı
takdirde icra emri uyarınca ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, bozma
kararı icra dairesine verilir ve icra takibinin durması sağlanır. Bozma
kararına karşı temyiz/karar düzeltme yoluna başvurulmuş olsa bile, icra
işlemleri olduğu yerde durur. Temyiz/karar düzeltme talebi kabul edilerek daha
önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, icra emri uyarınca ödeme yapılır, temyiz/karar
düzeltme talebinde bulunulmaz veya talep reddedilirse mahkemece bozma kararı
üzerine verilecek karar beklenir.
Karar
icraya konulmadan ödeme için idareye başvurulması
MADDE
76- (1) Kanun
yoluna başvuru taleplerinin yürütmenin durdurulması talepli olarak yapılması
esas olmakla birlikte, karar yürütmenin durdurulması talepli olarak kanun
yoluna başvurulmamış ise veya kararın tebliği tarihinden itibaren otuz gün
içinde yürütmenin durdurulması talebi hakkında karar verilmemiş veya bu talep
reddedilmiş ise, kanun yoluna başvurulması kararın yürütülmesini
durdurmadığından ilama uygun olarak ödeme yapılır.
(2) Kararın tebliği tarihinden
itibaren otuz gün içinde yürütmenin durdurulması talebi kabul edilirse, kanun
yolu başvurusunun sonucu beklenir, karar onandığı takdirde ilama uygun olarak
ödeme yapılır. Kararın bozulması ve temyiz/karar düzeltme talebinde bulunulması
halinde, temyiz/karar düzeltme talebi kabul edilerek daha önce bozulmuş olan
hüküm onanırsa, ilama uygun olarak ödeme yapılır. Bozma kararına karşı
temyiz/karar düzeltme talebinde bulunulmaz veya talep reddedilirse, kararın
yürütülmesi kendiliğinden duracağından mahkemece bozma kararı üzerine verilecek
karar beklenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Adli Yargı Kararları
Adli
yargı kararları
MADDE
77- (1) Karara karşı
kanun yollarına başvurulup başvurulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği,
tehiri icra talep edilip edilmediği ve talep üzerine ne şekilde karar verildiği
hususlarına dikkat edilir. Kural olarak para alacaklarına veya menkul mallara
ilişkin ilamların icrası için kararın kesinleşmesi şart değildir. Bu tür
ilamların ödenmesi için alacaklı tarafından doğrudan idareye başvurulması
halinde, ilam uyarınca ödeme yapılır.
(2) Kararın icraya konulmuş olması
halinde, icra emrinin tebliği üzerine, karara karşı kanun yoluna başvurulup
başvurulmadığı araştırılır. Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise,
mahkemesinden karara karşı kanun yoluna başvurulduğuna dair yazı alınır, bu
yazı ile icra dairesinden mehil vesikası alınır ve Yargıtay'dan tehiri icra
kararı alınarak karar icra dairesine verilir.
(3) Kanun yolundan vazgeçilmiş veya
tehiri icra kararı alınamamışsa, icra emri uyarınca ödeme yapılır. Tehiri icra
kararı alınırsa, kanun yolu başvurusunun sonucu beklenir. Karar onandığı
takdirde icra emri uyarınca ödeme yapılır. Kararın bozulması halinde, bozma
kararı icra dairesine verilir ve icra takibinin durması sağlanır. Bozma
kararına karşı temyiz/karar düzeltme yoluna başvurulmuş olsa bile, icra
işlemleri olduğu yerde durur. Temyiz/karar düzeltme talebi kabul edilerek daha
önce bozulmuş olan hüküm onanırsa, icra emri uyarınca ödeme yapılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ödemelerde Dikkat Edilecek Hususlar
Genel
olarak
MADDE
78- (1) İlama
bağlı borç ödemelerinde aşağıdaki hususlara dikkat edilir:
a) İlâma bağlı borçlar ile ilgili
olarak öncelikle 74 ila 77 nci maddelerde yer alan açıklamalara uyularak
gerekli işlemler yapıldıktan sonra ödenek talebinde bulunulur.
b) İlâmlı alacaklarda, ödeme talebi
veya icra emri tarihi ile ilâm tarihi arasında on yıldan fazla bir süre
geçmişse, öncelikle ilâmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususu hukuk
birimlerinden sorulur ve verilecek cevap doğrultusunda işlem yapılır.
c) Kararın icraya konulması
halinde, öncelikle icra emri ile ilâm karşılaştırılır. İlâma aykırı bir husus
varsa (örneğin yasal faiz oranlarından fazla faiz istenilmesi, faize faiz
yürütülmesi, asıl alacak tutarının yanlış yazılması, faiz başlangıç tarihinin
yanlış uygulanması, hesap hataları, harç istenilmesi gibi) şikâyet yoluna
başvurulur.
ç) Karar icraya konulmadan önce ödeme
için idareye başvurulması halinde, yine öncelikle talep ile ilâm
karşılaştırılır. İlâma aykırı talepler kabul edilmez ve ödeme ilâma uygun
olarak yapılır.
d) Kararın icraya konulması
halinde, icra emrinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya ilâm zamanaşımına
uğramış ise, yedi gün içinde icra tetkik merciine itiraz edilir.
e) Ödenek talep edilirken, ödenek
temin edilmesi ve tahakkuk evrakının hazırlanması için geçecek makul süre
dikkate alınarak borcun muhtemel ödeme tarihi belirlenir ve buna göre ödenek miktarı
hesaplanır. Ayrıca varsa işleyecek gecikme faizi veya gecikme zammı miktarı da
dikkate alınır.
f) (25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile yürürlükten kaldırılmıştır)[18]
g) Ödemeler, ödeme talebinin
Bakanlığa tebliğ edildiği tarih esas alınarak hazırlanan listeye göre yapılır,
ödenek bulunmaması veya ödeme listesi sırası nedeniyle icra emrinde belirtilen
ödeme süresi içinde ödeme yapılamayacağının anlaşılması halinde, bu husus ödeme
süresi içinde icra müdürlüğüne yazı ile bildirilir.
ğ) 2577 sayılı Kanunun 28 inci
maddesinin altıncı fıkrası hükmü gereğince, tazminat ve vergi davalarında
kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni
gecikme faizi ödenmesi gerektiğinden yargı kararları gereği süresinde yerine
getirilerek gecikme faizi ödenmesine sebebiyet verilmez.
h) Maliye Bakanlığı Başhukuk
Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün 11/3/2005 tarihli ve 8600 sayılı
yazısında kanuni kesintilere ilişkin olarak verilen örnek ve açıklamalara
uyularak, gerekli yasal kesintiler (damga vergisi, gelir vergisi tevkifatı vb.)
yapılır.
ı) Hukuk Müşavirliği bütçesinin
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) tertibinden talep edilecek olan ödenekler Ek 58'de yer alan form ve (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03)
tertibinden talep edilecek olan ödenekler Ek 59'de yer alan form ile istenilir
ve her form için tarih ve sayı verilir.
i) Ek 58'de ve Ek
59'da yer alan formda dosya ve kişi/firma bazında bilgiler verilerek
talepler tek formda toplu olarak yapılır.
j) Taşra birimlerince İcra
Müdürlüğüne yapılacak ödemelerde merkezden ödenek talep etmeden önce ilgili
İcra Müdürlüğünden müfredatlı hesap pusulası, bağlı olduğu vergi dairesinin
adı, vergi numarası ile ödeme yapılacak banka şubesinin adı, kodu ve IBAN
numarası bilgileri istenilir, bakiye ödemeleri önlemek için gelecek hesap dökümü
(icra vekâlet ücreti, icra masrafı ve faiz) göz önünde bulundurularak eş
zamanlı olarak gerekli ödenek talep edilir.
k) Ödenek talep edilirken yukarıda
belirtilen ödenek talep formlarının özenle doldurulmasına dikkat edilir, Diğer
Yasal Giderler (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) ve Kusursuz Tazminatlar
(31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03) tertibinden ödenen ilâma bağlı borçlarda,
icra müdürlüğü/ davacı/ avukata yapılan ödemeyle ilgili ödeme emri ile talep
formunun sayı ve numarası ilgi tutularak Hukuk Müşavirliğine gönderilir.
l) Hukuk Müşavirliğinden Ek 58 ve Ek 59'da yer alan formlar ile
talep edilecek olan ödeneklerin talep edilmesine ve harcanmasına ilişkin
denetim 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenek talep eden birimin
gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi tarafından yapılır.
m) Yanlış tertipten istenen ödenek
talepleri iade edileceğinden Mahkeme Harç ve Masrafları, Diğer Yasal Giderler
ve Kusursuz Tazminatlar tertip kodlarından ödenek talep edilirken yanlış
tertipten ödenek istenilmemesine, mükerrer talepte bulunulmamasına dikkat
edilir.
n) İcra hesap dökümlerinde; harç
tutarı bulunması halinde bu tutar ödenmez, icra masrafı ödenir. Ancak, başvuru
ve tahsil harcı ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş ise, icra başvuru harcı ile icra masrafı ödenir,
tahsil harcı ödenmez.
(2) Karar kesinleşmeden önce ödeme
yapılmış ise, ödemeyi yapan merkez veya taşra birimince dosya takibe alınır.
Ödemenin dayanağı olan kararın kaldırılması/bozulması halinde, dosya sahibi
hukuk müşaviri veya avukat tarafından, süre verilerek yapılan ödeme karşı
taraftan geri istenir. Bu konuda yapılan tebligata rağmen borcun ödenmemesi
halinde, borçlu temerrüde düşmüş sayılır. Yapılan ödeme, borçluya verilen
sürenin bitimi tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsil
edilir.
Gümrük
vergilerine ilişkin ilâma bağlı borçlar
MADDE
79- (1) Maliye
Bakanlığı Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 11/3/2005
tarihli ve 8600 sayılı yazısının B-İlâma Bağlı Borçlar Bölümünün 4 üncü
maddesinde, bütçe gelirlerine ilişkin ilâma bağlı borçlar asıl alacak ve asıl
alacak dışındaki ödemeler olarak ikiye ayrılmış ve asıl alacağın gelir
tertiplerine borç yazılacağı, asıl alacak dışındaki ödemelerin ise gider tertibinden
ödeneceği belirtilmiştir. Bu nedenle, gümrük vergilerine ilişkin olarak açılan
davalarda, tahsil edilmiş gümrük vergileri, gümrüklerce tahsil edilen diğer
vergiler, cezalar ve diğer mali yüklerin iadesine karar verilirse, ilâma bağlı
borcun gümrük vergileri, gümrüklerce tahsil edilen diğer vergiler, cezalar ve
diğer mali yüklere ilişkin kısmı ilgili gelir tertibine borç yazılmak ve iade
edilmek üzere ilgili Saymanlık Müdürlüğüne gönderilir.
(2) Asıl alacak dışındaki kanuni
gecikme faizi, yargılama giderleri, avukatlık vekâlet ücreti ve ilâm icraya
konulmuş ise icra masrafları ise Hukuk Müşavirliği bütçesinin "Diğer Yasal
Giderler" (31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90) tertibinden Ek 58'de yer alan
form ile ödenek talep edilmek suretiyle ödenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Faiz Ödemeleri
Adli
yargı kararları
MADDE
80- (1) Bakanlıkça
ödenmesi gereken ilâma bağlı borcun dayanağı karar icraya konulmadığı takdirde;
a) Kararda asıl alacak ile birlikte
faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu tarihten
ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile birlikte
ödenir.
b) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa ve alacaklı dava tarihinden itibaren faiz talep ediyor ise, yasal
faiz dava tarihinden değil, karar tarihinden itibaren hesaplanıp ödenir.
(2) İlâma bağlı borcun dayanağı
karar icraya konulduğu takdirde,
a) Kararda asıl alacak ile birlikte
faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu tarihten
ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile birlikte
ödenir.
b) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa ve icra emrinde faiz talep ediliyor ise, icra emri incelenip faizin
dava tarihinden mi, karar tarihinden mi ya da takip tarihinden mi itibaren
istendiğinin tespiti yapılır. Faiz dava tarihinden itibaren istenmiş ise ödeme
yapılmaz, karar tarihinden veya takip tarihinden itibaren istenmiş ise, talep
edilen tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanıp ödenir.
Faiz talebi yoksa faiz ödenmez.
c) Yapılan hesaplamada faize faiz
talep edilip edilmediği de araştırılır. Eğer takip tarihine kadar faiz talep
edilmiş ve faizle birlikte toplam alacak üzerinden ödeme tarihine kadar faiz
talep ediliyorsa, faize ilişkin tutar çıkarılarak yalnızca asıl alacak,
yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkin tutar için ödeme tarihine kadar
faiz hesaplanır. İcra vekâlet ücreti ve icra masrafı için faiz ödenmemesine
dikkat edilir.
İdari
yargı kararları
MADDE
81- (1) Tazminat
ve vergi davalarında;
a) Kararda asıl alacak ile birlikte
faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu tarihten
ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile birlikte
ödenir.
b) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa, banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarihe kadar geçecek
süre için faiz ödenmez. Ancak, banka hesap numarasının idareye bildirildiği
tarih ile ödeme tarihi arasındaki süreye talep edilmesi halinde 6183
sayılı Kanunun 48
inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz
ödenir.
(2) Konusu belli bir miktar paranın
ödenmesini gerektiren davalarda;
a) Kararda asıl alacak ile birlikte
faize de hükmedilmiş ve faiz tarihi ile faiz oranı belirlenmiş ise bu tarihten
ödeme tarihine kadar geçen süre için faiz hesaplanarak asıl alacak ile birlikte
ödenir.
b) Kararda faiz ile ilgili bir
hüküm yoksa, banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarihten itibaren
otuz gün içinde borç ödendiği takdirde faiz ödenmez. Bu süre içinde ödeme
yapılamaması ve talep edilmesi halinde karar tarihi ile ödeme tarihi arasındaki
süre için yasal faiz oranında hesaplanacak faiz ödenir.
(3) İdari yargıda açılan tüm
davalarda hükmedilen vekalet ücretleri ve yargılama giderleri; banka hesap
numarasının idareye bildirildiği tarihten itibaren otuz gün içinde ödendiği
takdirde faiz ödenmez. Bu süre içinde ödeme yapılamaması ve talep edilmesi
halinde, karar tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için yasal faiz oranında
hesaplanacak faiz ödenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Zararlarının Tahsili ve Posta
Pulu Bedelleri
Kamu
zararlarının tahsili
MADDE
82- (1) İlâma
bağlı borç personelin kusurundan kaynaklanıyorsa veya ilâma bağlı borcun
ödenmesinde kusurlu hareketle kamu zararının doğmasına sebebiyet verilmiş ise,
19/10/2006 tarihli ve 26324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1/1/2006
tarihinde yürürlüğe giren Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik
hükümlerine göre işlem yapılır.
(2) Kamu Zararlarının Tahsiline
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası
hükmü uyarınca, yargı kararları ve Sayıştay ilâmlarıyla tespit edilen kamu
zararı alacakları ile değerlendirme sonucunda takip ve tahsiline karar verilen
alacaklar, merkezde strateji geliştirme birimlerince, taşrada ise Bölge
Müdürlüğünce takip edilir.
(3) İlama bağlı borç Hukuk
Müşavirliğince ödenmiş ise, Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez veya taşra
birimine yazı yazılarak, ilama bağlı borcun personelin kusurundan kaynaklanıp
kaynaklanmadığının bildirilmesi istenir. İlama bağlı borç, ilgili merkez veya
taşra birimince ödenmiş ise, ilgili merkez veya taşra birimince ilama bağlı
borcun personelin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti yapılır.
(4) Kamu zararının oluşmasında
personelin kusurunun bulunup bulunmadığı; personelin görev yaptığı birim
amirince belirlenir, olay birden fazla birimi ilgilendiriyorsa her birim kendi
personeli ile ilgili değerlendirmeyi yaparak ödemeyi yapan birime gönderir. Kamu
zararına sebebiyet veren personel tespit edilmesi halinde, ilgili merkez veya
taşra birimi tarafından kamu zararı ile ilgili bilgi ve belgeler ile kamu
zararından kusurlu olduğu tespit edilen personel, merkezde Strateji Geliştirme
Başkanlığı'na, taşrada Bölge Müdürlüğüne bildirilir.
(5) Bu bildirim üzerine merkezde
Strateji Geliştirme Başkanlığı, taşrada Bölge Müdürlüğü tarafından zararı yasal
faizi ile birlikte rızaen ödemesi için kusurlu personele tebligat yapılır,
rızaen ödeme yapılmaz ise, rücu davası yoluyla kamu zararının tahsili amacıyla,
kusurlu olduğu tespit edilen personelin isim ve tebligata elverişli adresi,
hukuk birimine gönderilir.
Posta
pulu bedelleri
MADDE
83- (1)
Mahkemelerce verilen kararlarla iadesine hükmolunan posta pulu bedelleri hukuk
birimlerince kararı veren mahkemeden alınarak mahkeme masrafları ile ilgili
avansın alındığı Saymanlık Müdürlüğüne yatırılır ve alındı belgesinin bir
örneği dosyasında muhafaza edilir.
DOKUZUNCU KISIM
Haciz İhbarnameleri, Müzekkereler
ve İflas Kararları
BİRİNCİ BÖLÜM
Haciz İhbarnameleri
Geçici
depolama yerleri ve antrepolardaki eşyaların haczi
Tasarruflu
yazılar 1
MADDE
84- (1) İcra ve
İflas Müdürlüklerince Bakanlığa gönderilen haciz ihbarnameleri ile ilgili
olarak Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından, 29/5/2000 tarihli ve 2000/42
sayılı Genelge yayımlanmış, bu Genelge Adalet Bakanlığına gönderilmiş ve Adalet
Bakanlığınca 28/3/2001 tarihli ve 42-6276 sayılı yazıyla tüm İcra ve İflas
Müdürlüklerine duyurulmuştur. Bu Genelgeye göre;
a) İflas Daireleri ve İcra Müdürlüklerince,
üçüncü şahısların alacakları ve aldıracakları haciz veya sair tedbirler için,
eşyanın cins ve miktarı ile sahiplerinin de açıkça belirtilmesi şartıyla geçici
depolama yeri veya antrepo işleticisine bildirilmesi,
b) Geçici depolama yeri veya antrepo
işleticisi tarafından kayıtlarına bu eşyanın durumunu belirtir şerh düşülmesi
ile aynı zamanda durumun taşra birimine bildirilmesi,
c) Eşyanın taşra birimince geçici
depolama yeri olarak kabul edilen yerde veya gümrük sahasında bulunması ya da
eşyanın konulduğu geçici depolama yeri veya antreponun taşra birimince
işletilmesi halinde bildirimin ilgili taşra birimine yapılması,
gerekmektedir.
(2) İcra ve İflas Müdürlüklerinin
bu Genelgeye aykırı işlem yaptıkları tespit edildiğinde, Genelge hükümleri belirtilerek
İcra ve İflas Müdürlüklerinden Genelge uyarınca işlem yapılması talep edilir.
Haciz
ihbarnamelerinde dikkat edilecek hususlar
MADDE
85- (1) 29/5/2000
tarihli ve 2000/42 sayılı Genelge dışında kalan ve geçici depolama yeri ve
antrepolarda bulunan eşyalar dışındaki hak ve alacakların haczedilebilmesi için
İcra ve İflas Müdürlüklerince Bakanlığa gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine
yapılacak işlemler aşağıda belirtilmiştir:
a) 9/6/1932 tarihli ve 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 89 uncu maddesi gereğince İcra Müdürlüklerinde
başlatılan icra takip dosyalarının alacaklısı olan gerçek veya tüzel kişilerin,
takip borçlusu ya da borçlularının üçüncü kişilerde bulunan (Bakanlık
nezdindeki) mal, hak ve alacaklarını haczettirme hakları mevcuttur.
b) 2004 sayılı Kanunun 89
uncu maddesi gereğince borçlunun Bakanlık nezdindeki bir kıymetli evraka
bağlı olmayan, yani hamiline ait olmayan veya cirosu kabil bir senede bağlı
bulunmayan bütün alacakları haczedilebilmektedir.
c) 2004 sayılı Kanunun 89 uncu
maddesinde, İcra ve İflas Müdürlüklerince gönderilecek haciz ihbarnameleri
uyarınca ne şekilde işlem yapılacağı, belirtilen şekilde işlem yapılmaması
halinde bunun sonuçları açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu yüzden İcra ve
İflas Müdürlükleri tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerinde, bu
ihbarnamenin 2004 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine göre gönderilen bir haciz
ihbarnamesi olduğunun (89/1 Haciz İhbarnamesi veya Birinci Haciz İhbarnamesi),
yapılması gereken işlemlerin, işlemleri yapma sürelerinin ve sonuçlarının açık
bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir.
ç) Uygulamada İcra ve İflas
Müdürlükleri Birinci Haciz İhbarnamelerinde matbu yazılar kullanmakta ve bu
yazılarda 89 uncu madde ayrıntılı olarak belirtilmektedir. Bunun dışında İcra
ve İflas Müdürlüklerinden gelen haciz müzekkerelerinin ve diğer yazıların
Birinci Haciz İhbarnamesi olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir.
d) 2004
sayılı Kanunun 6352 sayılı Kanun ile değişik 89/7 nci maddesi gereğince, haciz
ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak
şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Bu nedenle, 5/1/2013 tarihinden itibaren Hukuk Müşavirliğine tebliğ edilen
haciz ihbarnameleri merkez ve taşra birimlerine gönderilir.
(2) İcra ve İflas Müdürlüklerinden
gönderilen haciz ihbarnameleri, haciz müzekkereleri ve diğer yazılarda yer alan
"doğacak hak ve alacakları" ibaresi, müstakbel (beklenen) bir alacağı
belirtmektedir. Müstakbel bir alacaktan söz edilebilmesi için, öncelikle takip
borçlusu ile Bakanlık arasında bir hukuki ilişkinin mevcut olması ve bu hukuki
ilişkiden doğan alacağın cinsinin ve borçlusunun belirli olması gereklidir.
Alacağın miktarının belli olmaması veya böyle bir alacağın doğmama ihtimalinin
bulunması önemli değildir. İşçiler ve memurların ücret alacakları, gelecekteki
kira alacakları, müteahhidin istihkak alacağı müstakbel alacaklara örnek olarak
gösterilebilir.
Birinci
haciz ihbarnamesi
MADDE
86- (1) 2004
sayılı Kanunun 89/1
inci maddesi gereğince birinci haciz ihbarnamesi tebliğ edilmesi halinde, bu
haciz ihbarnamesinin Bakanlığa tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde
borçlunun/borçluların Bakanlığa herhangi bir mal, hak ve alacağı mevcut ise
bunların ve bunlarla ilgili rehin, temlik, haciz vs. gibi her türlü kaydı
bildirilir, eğer borçlunun/borçluların böyle bir mal, hak ve alacağı bulunmuyor
ise yine aynı sürede, borçlu/borçluların Bakanlık nezdinde herhangi bir mal,
hak ve alacağı bulunmadığına dair cevabi yazı, (gerekirse nöbetçi icra
müdürlüğü kanalıyla) ilgili icra müdürlüğüne zimmet karşılığı verilir.
İkinci
haciz ihbarnamesi
MADDE
87- (1) Bakanlıkça
birinci haciz ihbarnamesine cevap verilmez ve borçlu/borçluların Bakanlıktan
hak ve alacağı olmadığı yazılı olarak yedi gün içerisinde İcra ve İflas
Müdürlüklerine bildirilmez ise bu kez İcra ve İflas Müdürlükleri tarafından, 2004
sayılı Kanunun 89/3 üncü maddesi gereğince ikinci haciz ihbarnamesi gönderilir.
(2) İkinci haciz ihbarnamesinin
Bakanlığa tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde borçlunun/borçluların
Bakanlığa herhangi bir mal, hak ve alacakları mevcut ise bunların ve bunlarla
ilgili rehin, temlik, haciz vs. kaydı bildirilir, eğer borçlunun/borçluların
böyle bir mal, hak ve alacağı bulunmuyor ise yine aynı sürede
borçlu/borçluların Bakanlık nezdinde herhangi bir mal, hak ve alacağı
bulunmadığına dair cevabi yazı (gerekirse nöbetçi icra müdürlüğü kanalıyla)
ilgili icra müdürlüğüne zimmet karşılığı verilir.
Üçüncü
haciz ihbarnamesi
MADDE
88- (1) Bakanlıkça ikinci haciz ihbarnamesine
de cevap verilmez ve borçlu/borçluların Bakanlıktan mal, hak ve alacağı
olmadığı yazılı olarak yedi gün içerisinde İcra ve İflas Müdürlüklerine
bildirilmez ise İcra ve İflas Müdürlükleri tarafından son kez 2004 sayılı
Kanunun 89/3 üncü maddesi uyarınca "üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilerek,
Bakanlığa on beş gün içinde parayı İcra ve İflas Müdürlüğüne ödemesi veya
yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası
açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan
malı teslime zorlanacağı bildirilir. Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden
itibaren on beş gün içinde, ihbarnameyi alan merkez veya taşra biriminin
bulunduğu yer veya takibinin yapıldığı İcra ve İflas Müdürlüğünün bulunduğu yer
mahkemelerinde menfi tespit davası açılması ve dava açıldığına dair alınacak
şerh, Üçüncü Haciz İhbarnamesinin tebliğinden itibaren yirmi gün içinde İcra ve
İflas Müdürlüğünün dosyasına ibraz edilir.
(2) 2004
sayılı Kanunun 89/3 üncü maddesi uyarınca gönderilen, üçüncü haciz
ihbarnamesinin tebliğinden itibaren on beş günlük menfi tespit davası açma
süresi içerisinde davanın açılmaması halinde Bakanlık, ihbarnamelere konu borç
tutarı kadar borçlu yerine geçer ve bu tutar Bakanlıktan cebri icra yoluyla
tahsil edilebilir.
Haciz
ihbarnamelerinde yapılacak işlemler
MADDE
89- (1) Yasal
sürelerde itiraz ve bildirim yapılmadığı takdirde, Bakanlık ile hiçbir ilgisi
bulunmayan borçların ödenmesi zorunluluğu doğacaktır. Bu nedenle sürelere azami
dikkat gösterilecektir.
(2) Merkez birimlerine, İcra ve
İflas Müdürlüklerince Birinci Haciz İhbarnamesi veya İkinci Haciz
İhbarnamesinin tebliğ edilmesi halinde; PTT tebliğ mazbatası (PTT memurunda
kalan ve yetkili tarafından imzalanan) ve haciz ihbarnamesi üzerine tebliğ
tarihi yazılmak suretiyle tebligat derhal Hukuk Müşavirliğine iletilir.
(3) Taşra birimlerine, İcra ve
İflas Müdürlüklerince Birinci Haciz İhbarnamesi veya İkinci Haciz
İhbarnamesinin tebliğ edilmesi halinde; tebliğ mazbatası ve haciz ihbarnamesi
üzerine tebliğ tarihi yazılmak suretiyle tebligat derhal hukuk birimine
iletilir.
(4) Hukuk Müşavirliğince merkez ve
taşra birimlerine gönderilen haciz ihbarnameleri üzerine, birimler kendi
bünyelerinde mal, hak ve alacaklara ilişkin araştırmayı yapar ve ihbarname ile
ilgili mal, hak veya alacak bulunması halinde icra müdürlüklerine iletilecek
cevaba esas olmak üzere Hukuk Müşavirliğine bildirir.
(5) Hukuk grup başkanlıkları veya
hukuk bürolarınca, birinci haciz ihbarnamesi veya ikinci haciz ihbarnamesi
derhal ilgili birimlere gönderilir. İhbarnamede adı geçen borçlu veya
borçluların mal, hak ve alacaklarının olup olmadığı araştırması yalnızca ilgili
taşra birimi nezdinde yapılır ve yedi gün içinde İcra ve İflas Müdürlüğüne
cevap verilebilmesi için, borçlu veya borçluların mal, hak ve alacaklarının
bulunup bulunmadığı hususu en kısa sürede hukuk birimine bildirilir.
(6) Yapılan inceleme sonucunda;
borçlu veya borçluların, hak ve alacaklarının mevcut olduğunun tespiti halinde,
mevcut hak ve alacaklarının tutarı ve üzerlerindeki rehin, temlik, haciz vs.
gibi her türlü kayıt, borçlu veya borçluların herhangi bir mal, hak ve
alacağının bulunmadığının tespiti halinde ise bu husus, dosya numarası ve
borçluları belirtilmek suretiyle tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde
hukuk birimince ilgili İcra ve İflas Müdürlüğüne bildirilir.
(7) İhbarnameyi düzenleyen İcra ve
İflas Müdürlüğünün aynı yerde olmaması halinde, yazı haciz ihbarnamesinde
belirtilen İcra ve İflas Müdürlüğüne gönderilmek üzere, bulundukları yerdeki
İcra ve İflas Müdürlüğüne ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren yedi gün
içinde elden ve zimmet karşılığı teslim edilir.
(8) 2004
sayılı Kanunun 89/1
maddesi uyarınca düzenlenen haciz ihbarnamesinin tebellüğ edildiği tarihte,
borçlu veya borçluların hak ve alacaklarının bulunması halinde, bu hak ve
alacaklara birinci haciz ihbarnamesi ve ikinci haciz ihbarnamesinde belirtilen
tutar kadar haciz şerhi işlenerek bloke kaydı konulur.
(9) Haciz ihbarnamesinin tebliğ
edildiği tarihte, borçlunun müstakbel bir alacağı tespit edilmiş ise yedi gün
içinde İcra ve İflas Müdürlüğüne verilecek cevapta Bakanlık ile takip borçlusu
arasındaki hukuki ilişkinin açıkça belirtilmesi, yazıda "Bu hukuki ilişkiden
şimdiye kadar takip borçlusu lehine doğmuş ve ödenebilir bir alacak yoktur.
Ancak, ilerde takip borçlusu lehine bir alacak doğması muhtemeldir. Bu nedenle,
takip borçlusu ile ilgili dosyaya haciz şerhi konulmuştur. Takip borçlusu
lehine ilerde bir alacak doğarsa, bu alacak Müdürlüğünüze bildirilecek ve
ödenecektir" ifadesi kullanılır ve ilgili dosyaya şerh konularak, ilerde bir
alacak doğarsa bu alacak İcra ve İflas Müdürlüğüne ödenir.
(10) Merkez ve taşra birimlerince,
herhangi bir nedenle yedi günlük itiraz süresi içerisinde birinci haciz
ihbarnamesi ve ikinci haciz ihbarnamesine cevap verilmemesi, itiraz edilmemesi
veya bütün uyarılarımızın aksine posta, kargo vs ile gönderilmek suretiyle
itirazın yedi gün içerisinde icra dosyasına ulaşmaması halinde; 2004
sayılı Kanunun 89/3 üncü maddesi uyarınca ödeme muhtırası tebliğ edilmesi
durumunda, on beş gün içinde menfi tespit davası açılabilmesi için ödeme
muhtırası ile gerekli bilgi ve belgeler derhal merkezde Hukuk Müşavirliğine,
taşrada ise hukuk grup başkanlığına veya hukuk bürosuna gönderilir ve Hukuk
Müşavirliğine bilgi verilir.
(11) Hukuk bürolarının bulunmadığı
müdürlüklerde yukarıda belirtilen iş ve işlemler müdür tarafından
görevlendirilen birimce yerine getirilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Diğer Müzekkere ve Yazılar ile İflas
Kararları
İflas
daireleri kararları
MADDE
90- (1) 2004
sayılı Kanunun "İflas Kararının Tebliği ve İlanı" başlıklı 166
ncı maddesi hükmü gereğince, iflas kararı, iflasın kapanması ve
kaldırılması kararları Bakanlığa tebliği zorunlu kararlardan olup, söz konusu
kararlar Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez ve taşra birimlerine, hukuk grup
başkanlığı veya hukuk bürosunca ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve ilgili
merkez ve taşra birimlerince karar gerekleri ivedilikle yerine getirilir.
Kararların hukuk grup başkanlığı veya hukuk bürosuna tebliğ edilmesi halinde
diğer birimlere dağıtımının yapılması için ayrıca ivedilikle Hukuk
Müşavirliğine gönderilir. (Son cümle, 25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile eklenmiştir)
Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu yazıları
MADDE
91- (1) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı
Bankalar Kanununun "Fonun bilgi ve belge isteme yetkisi" başlıklı 123
üncü maddesi hükmü gereğince, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan gelen yazılar
Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez ve taşra birimlerine, hukuk grup başkanlığı veya hukuk bürosunca
ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep edilen bilgi ve belgeler
ilgili merkez ve taşra birimlerince ivedilikle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna
gönderilir. Yazıların hukuk grup başkanlığı veya hukuk bürosuna tebliğ edilmesi
halinde diğer birimlere dağıtımının yapılması için ayrıca ivedilikle Hukuk
Müşavirliğine gönderilir[19].
Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı yazıları
MADDE
92- (1) 31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun
100 üncü maddesi hükmü gereğince, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen yazılar
Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez ve taşra birimlerine, hukuk grup başkanlığı
veya hukuk bürosunca ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep
edilen bilgi ve belgeler ilgili merkez ve taşra birimlerince Sosyal Güvenlik
Kurumuna ivedilikle gönderilir. Yazıların hukuk grup başkanlığı veya hukuk
bürosuna tebliğ edilmesi halinde diğer birimlere dağıtımının yapılması için ayrıca
ivedilikle Hukuk Müşavirliğine gönderilir[20].
Vergi
dairesi başkanlıkları yazıları
MADDE
93- (1) Vergi
daireleri, devlet alacaklarını 6183
sayılı Kanuna göre takip ve tahsil ettiğinden vergi dairelerinden gelen yazılar
Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez ve taşra birimlerine, hukuk grup başkanlığı
veya hukuk bürosunca ilgili taşra birimlerine dağıtılır ve yazı ile talep
edilen bilgi ve belgeler ile yazı gerekleri ilgili merkez ve taşra birimlerince
ivedilikle yerine getirilir. Yazıların hukuk grup başkanlığı veya hukuk
bürosuna tebliğ edilmesi halinde diğer birimlere dağıtımının yapılması için
ayrıca ivedilikle Hukuk Müşavirliğine gönderilir[21].
Tedbir
ve haciz kararları
MADDE
94- (1) İcra
daireleri ve mahkemelerce merkez teşkilatında Hukuk Müşavirliğine tebliğ edilen
ihtiyati tedbir, tedbir, tedbiren el koyma, araç haczi vb. yazılar somut olay
bazında Hukuk Müşavirliğince değerlendirilir ve yazılar gereği için ilgili
merkez birimlerine gönderilir. Bu yazıların gerekleri ilgili merkez birimince
ivedilikle yerine getirilir.
(2) Taşra teşkilatına tebliğ edilen
yazılar, hukuk grup başkanlığı veya hukuk bürosunca değerlendirilir ve yazılar
gereği için ilgili taşra birimlerine gönderilir. Bu yazıların gerekleri ilgili
taşra birimince ivedilikle yerine getirilir.
Diğer
haciz müzekkereleri ve mal varlığı araştırma yazıları
MADDE
95- (1) İcra
dairelerince veya kamu kurum ve kuruluşlarınca Hukuk Müşavirliği, hukuk grup başkanlığı
veya hukuk bürolarına tebliğ edilen ve haciz ihbarnameleri dışında kalan diğer
haciz müzekkereleri ve yazılar araştırma mahiyetinde yazılar olduğundan makul
sürede cevaplanır, hak ve alacaklara ilişkin araştırma yalnızca müzekkerenin
veya yazının tebliğ edildiği merkez veya taşra birimi bünyesinde yapılır.
ONUNCU KISIM
Son Hükümler ve Yürürlükten
Kaldırılan Hükümler
Personelin sorumluluğu
MADDE 96- (1) Kanun,
Kanun Hükmünde Kararname, Tüzük, Yönetmelik ve Tebliğlerde yer alan hükümlere
göre ve bu Genelgede belirtilen hususlara uyulmasında ilgili personel azami
hassasiyet gösterecektir. Bakanlık birimlerince iş ve işlemlerin zamanında ve
gereği gibi yapılmaması sebebiyle doğabilecek hak kayıplarından buna sebep
olanlarla birlikte amirleri de müteselsilen sorumlu olacaktır. İdari işlem
aleyhine açılan davalar neticesinde yargı mercilerince verilecek esasa ve
yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idare,
gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğundan, mahkeme
kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde,
idare aleyhine açılacak tazminat davaları neticesinde ödenecek maddi veya
manevi tazminatlar olayda şahsi kusuru bulunan personele rücuen ödettirilir ve
bunlar hakkında 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre de gerekli takibat yapılır.
Yetki
MADDE
97- (1) Bu Genelgenin uygulanmasını temin
etmek amacıyla gerekli göreceği her türlü tedbiri almaya, özel ve zorunlu
durumlar ile bu Genelgede yer almayan hususları inceleyip sonuçlandırmaya I.
Hukuk Müşaviri yetkilidir.
Son
hükümler
MADDE
98- (1) Hazine
yararının korunması amacıyla, yargıya intikal edip, kanun yolları aşamasından
geçmek suretiyle Bakanlık aleyhine kesinleşen ve istikrar kazanan mahkeme
kararları dikkate alınarak, gereksiz uyuşmazlıklara sebebiyet verilmemesi,
davaların takibinde bu Genelgede belirtilen usul ve esaslara uyulmasında
gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi, Genelgede belirtilmeyen hususlarda
ilgili mevzuat hükümleri gereğince işlem yapılması gerekir.
(2) Genelgede yer alan mevzuat
hükümleri değiştiğinde veya yürürlükten kalktığında, yürürlükteki mevzuat
hükümleri uygulanır ve tereddüt edilen hususlarda ilgili merkez birimi
tarafından Hukuk Müşavirliğinden görüş istenilir.
Yürürlükten
kaldırılan hükümler
MADDE
99- (1) Bu Genelge ile;
a) Gümrük ve Ticaret Bakanlığının
(Hukuk Müşavirliği) 6/8/2012 tarihli ve 2012/1
sayılı Genelgesi,
b) Gümrük ve Ticaret Bakanlığının
(Hukuk Müşavirliği) 31/1/2013 tarihli ve 2013/1
sayılı Genelgesi,
yürürlükten kaldırılmıştır.
Bilgilerini ve gereğini rica
ederim.
Bülent TÜFENKCİ
Bakan
Dağıtım:
Tüm merkez ve taşra birimlerine
81 İl Valiliğine (Ticaret İl
Müdürlüklerine)
Ek:
1- Dilekçe örnekleri ve formlar (59
adet)
DİLEKÇE ÖRNEKLERİ
Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Ek-1
Karara İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… SULH CEZA
MAHKEMESİNE
Sunulmak
Üzere
…
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Soruşturma No :
Karar No :
İTİRAZ EDEN (MÜŞTEKİ) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü … Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ :
ŞÜPHELİ :
SUÇ :
SUÇ TARİHİ :
İTİRAZ EDİLEN KARAR : …
Cumhuriyet Başsavcılığının … tarihli ve
Soruşturma No: …/…; Karar No: …/… sayılı Kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İTİRAZ NEDENLERİ : (Konunun
özelliği ve mevcut delillere göre dava açılması gerektiği gerekçeli olarak
kısaca yazılacaktır.)
SONUÇ VE
İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; itiraz konusu Kovuşturmaya
Yer Olmadığına Dair Kararın kaldırılarak, kamu davasının açılmasına karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Katılma
Dilekçesi Örneği Ek-2
(5607 Sayılı Kanuna Aykırılık Nedeniyle)
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
Duruşma Günü :
KATILMA İSTEMİNDE
BULUNAN (ŞİKÂYETÇİ) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
SUÇ :
SUÇ TARİHİ :
OLAY : (Olayın
özeti kısaca yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve re'sen göz
önüne alınacak nedenlerle, sanık hakkında, 5607 sayılı Kanuna aykırılık
nedeniyle açılan davaya; 5271 sayılı Kanun'un 237 ve 238 inci maddeleri ile
5607 sayılı Kanunun 18 inci maddesi gereğince katılma talebimizin kabulüne. Bu
talebimiz kabul edildiği takdirde sanığın cezalandırılmasına, Kaçakçılıkla
Mücadele Kanununun 16 maddesi gereği kaçak eşyaların müsaderesine vekil
olarak uyap doküman sistemine kaydedilmemize, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin sanığa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla vekaleten arz ve
talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Katılma
Dilekçesi Örneği
Ek-3
(Diğer Ceza Davalarında)
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
Duruşma Günü :
KATILMA TALEBİNDE
BULUNAN (ŞİKÂYETÇİ) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü
VEKİLİ :
SANIK (SANIKLAR) :
SUÇ :
SUÇ TARİHİ :
OLAY : (Olayın
özeti kısaca yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; sanık/sanıklar hakkında açılan
davaya 5271 sayılı Kanunun 237 ve 238 inci maddeleri gereğince katılma
talebimizin kabulüne, sanığın/sanıkların cezalandırılmasına ve yargılama
giderleri ile vekalet ücretinin sanığa/sanıklara yükletilmesine karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Bilirkişinin
Reddi İstemine Ek-4
İlişkin Dilekçe Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… CEZA
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİYE İTİRAZ
EDEN (ŞİKAYETÇİ) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
SUÇ :
İSTEM KONUSU :
Bilirkişinin reddine karar verilmesi talebinden ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ :
(Bilirkişinin reddi nedenleri yazılacaktır.)
Bu nedenle yeni bir bilirkişi tayin edilmesini talep
etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; bilirkişinin reddi talebimizin kabulü ile, yeni bir
bilirkişi tayin edilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Bilirkişi
Raporuna İtiraz Ek-5
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
BİLİRKİŞİ RAPORUNA
İTİRAZ EDEN (ŞİKÂYETÇİ) : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü … Müdürlüğü
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
SUÇ :
İSTEM KONUSU : Bilirkişi
raporuna itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ : (Bilirkişi
raporuna itiraz nedenleri yazılacaktır.)
Bu nedenle bilirkişi raporuna itirazımızın kabulü ile,
yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmasını talep etme zarureti
hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; bilirkişi raporuna itirazımızın kabulü ile, yeni bir
bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmasına karar verilmesini arz ve
talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
5271 Sayılı
Kanunun 267. Maddesine
Ek-6
Göre İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… CEZA
MAHKEMESİNE
İTİRAZ EDEN (KATILAN): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
SUÇ :
İTİRAZ KONUSU KARAR: … Ceza
Mahkemesinin … tarihli ve E:…/… sayılı Kararı
İTİRAZ NEDENLERİ : (İtiraz
nedenleri yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; itirazımızın kabulü ile, … Ceza Mahkemesinin E: …/…; K:
…/… sayılı Kararının düzeltilmesine/kaldırılmasına karar verilmesini arz ve
talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinaf
Dilekçesi Örneği
Ek-7
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…BÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ … CEZA DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
(KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
SUÇ :
İSTİNAF KONUSU KARAR: … Ceza
Mahkemesinin … tarihli ve E:…/… sayılı Kararı
İSTİNAF NEDENLERİ : (İstinaf
nedenleri yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; istinaf talebimizin kabulü ile, … Ceza Mahkemesinin E:
…/…; K: …/… sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinafa
Cevap Ek-8
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…BÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ … CEZA DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
CEVAP VEREN (KATILAN): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN (SANIK) :
KALDIRILMASI TALEP
EDİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
istinaf dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Sanık
aleyhine … Mahkemenizin E: …/… sayılı dosyasına kayden ceza davası açılmış
olup, mezkur dava neticesinde sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş
bulunmaktadır. DSanık tarafından … tarihli dilekçe ile istinaf talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 5271 sayılı
Kanunda belirtilen sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddi
gerekir.
(İstinaf dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; istinaf talebinin
reddine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinaf
Talebinin Reddine Karşı Ek-9
Dilekçe Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…BÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ … CEZA DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
(KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
SUÇ :
İSTİNAF TALEBİNİN
REDDİNE DAİR KARAR : … Ceza
Mahkemesinin … tarihli ve E:…/… sayılı Kararı
İTİRAZ NEDENLERİ : (İstinaf
talebimizin kabul edilmesi gerektiği yönündeki iddialarımıza yer verilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; itirazımızın kabulü ile, … Ceza Mahkemesinin E: …/…; K:
…/… sayılı kararının istinaf yönünden incelenerek bozulmasına karar verilmesini
arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Dilekçesi Örneği Ek-10
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No:
TEMYİZ EDEN
(KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
TEMYİZ EDİLEN KARAR : … Ceza
Mahkemesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı Kararı
TEMYİZ NEDENLERİ : (Ceza
Muhakemesi Kanununun 289 uncu maddesinde gösterilen temyiz nedenleri ile Gümrük
Mevzuatı ve 5607 sayılı Kanunun suça temas eden maddesi çerçevesinde, kararda
yer alan gerekçenin yerinde olmadığı açıklanmak suretiyle aleyhe olan hususlar
karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; hükmün BOZULMASINA karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyize
Cevap Ek-11
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No :
CEVAP VEREN (KATILAN): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
TEMYİZ YOLUNA
BAŞVURAN (SANIK) :
KALDIRILMASI TALEP
EDİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Sanık
aleyhine … Mahkemenizin E: …/… sayılı dosyasına kayden ceza davası açılmış
olup, mezkur dava neticesinde sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş
bulunmaktadır. Sanık tarafından … tarihli dilekçe ile temyiz talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 5271 sayılı
Kanunda belirtilen sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddi
gerekir.
(Temyiz dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; temyiz talebinin reddine
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Tebliğnameye
Cevap Ek-12 Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
(…) CEZA DAİRESİNE
Dosya No :
CEVAP VEREN (KATILAN): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
TEMYİZ YOLUNA
BAŞVURAN (SANIK) :
KALDIRILMASI TALEP
EDİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
tebliğnameye karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ :
Tebliğnameye ilişkin görüşler yazılacaktır.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; temyiz talebinin reddine
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Talebinin Reddine Ek-13 Karşı Dilekçe
Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE,…BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE
Dosya No:
TEMYİZ EDEN
(KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE DAİR
KARAR : … Ceza
Mahkemesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı Kararı
İTİRAZ NEDENLERİ : (Ceza
Muhakemesi Kanununun 296 ıncı maddesi
uyarınca
itirazımızın kabulü ile mahkeme kararının temyizen incelenmesi talep
edilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; itirazımızın kabulü ile
hükmün temyizen incelenerek BOZULMASINA karar verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İtiraz
Dilekçesi Örneği Ek-14
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
Sunulmak
Üzere
(…) CEZA
MAHKEMESİ, (…) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Kanalıyla
YARGITAY
(…) CEZA DAİRESİNE
Dosya No:
İTİRAZ EDEN (KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK :
İTİRAZ EDİLMESİ TALEP
EDİLEN KARAR : … Ceza
Dairesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı
Kararı
İTİRAZ NEDENLERİ : (Ceza
Muhakemesi Kanununun 308 ıncı maddesi uyarınca
talebimizin kabulü ile mahkeme kararının itirazen incelenmesinin talep
edilmesi istenecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; … Ceza Dairesinin kararına
itiraz edilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Yargılamanın
Yenilenmesi Ek-15
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…..
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN
(KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
DAVACI : Kamu
Hukuku
SANIK/SANIKLAR :
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İSTENİLEN KARAR : …
Mahkemesinin … tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
İSTEM KONUSU : Yukarıda
tarih ve sayısı yazılan Mahkeme kararının yargılamanın iadesi yoluyla
kaldırılarak, sanıklar hakkında yeniden yargılama yapılması ve
cezalandırılmalarına karar verilmesi talebinden ibarettir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
NEDENLERİ : (Olay
özetlenerek, yargılamanın yenilenmesi nedenleri belirtilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; Mahkemenizce verilen … tarihli ve E: …/…; K: …/… sayılı kararın
CMK'nun 311 ve devamı maddeleri gereğince iptali ile, sanıkların eylemlerine
uyan … sayılı Kanun maddeleri gereğince cezalandırılmalarına, suça konu
malların müsaderesine, idaremizin şahsi haklarının hüküm altına alınmasına ve
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin sanıklara yüklenmesine karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Ekler: (Yargılamanın Yenilenmesi nedeninin gerçekleştiğini
gösteren sübut delilleri eklenecektir)
Müsadere
Kararı Verilmesi Ek-16
Talebi İçin Dilekçe Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… MAHKEMESİ
HÂKİMLİĞİNE
Dosya No
:
MÜSADERE İSTEYEN
(KATILAN/ŞİKAYETÇİ) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK :
KONU : Müsadere
Kararı verilmesi talebinden ibarettir.
SUÇ :
AÇIKLAMALAR : (Müsadere
kararı verilmesinin gerekçeleri yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
belirtilen sebeplerle katılma talebimizin kabulü ile, müsadere kararı
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Süre Tutum Ek-17
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE
Dosya No:
TEMYİZ EDEN ve SÜRE TUTUM
TALEBİNDE BULUNAN (KATILAN) : Gümrük ve Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK/SANIKLAR :
TEMYİZ EDİLEN KARAR : … Ceza
Mahkemesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı Kararı
TEFHİM TARİHİ :
TEMYİZ NEDENLERİ :
Mahkemenizce verilen yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı temyiz
ediyoruz. Usul ve kanuna aykırı bulduğumuz kararın temyiz nedenlerini
mahkemenin gerekçeli kararını tebellüğ ettiğimizde ayrıca sunacağız.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; gerekçeli mahkeme kararının
tarafımıza tebliğinden sonra ayrıntılı temyiz dilekçesi verme hakkımızı saklı
tutarak, hükmün BOZULMASINA karar verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Dilekçesi Örneği Ek-18
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… CEZA
MAHKEMESİNE … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE
Dosya No
:
TEMYİZ EDEN (KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
SANIK /SANIKLAR :
TEMYİZ EDİLEN KARAR : … Ceza
Mahkemesinin …... tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı Kararı
TEMYİZ NEDENLERİ : (Ceza
Muhakemesi Kanununun 289 uncu maddesinde gösterilen temyiz nedenleri ile Gümrük
Mevzuatı ve 5607 sayılı Kanunun suça temas eden maddesi çerçevesinde, kararda
yer alan gerekçenin yerinde olmadığı açıklanmak suretiyle aleyhe olan hususlar
karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; temyiz talebimizin kabulü
ile, hükmün bozulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Karar
Düzeltme Ek-19
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (KATILAN) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı
… Müdürlüğü
VEKİLİ :
DAVACI : Kamu
hukuku
SANIK/SANIKLAR :
DÜZELTİLMESİ
İSTENEN KARAR : Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
KARAR DÜZELTME
NEDENLERİ : (Karar
düzeltme yoluna niçin gidildiğinin nedenleri açıklanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; dava dosyasının … Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararı veren Yargıtay … Ceza Dairesinden
yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın düzeltilmesinin istenmesini ve
ilgili ceza dairesince de talep doğrultusunda kararın düzeltilmesine karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Hukuk
Davası Dilekçesi Örneği Ek-20
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… HUKUK
MAHKEMESİNE
DAVACI : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
DAVALI :
İSTEM KONUSU :
AÇIKLAMALAR : (Dava
konusu olaylar özetlenecektir.)
HUKUKİ NEDENLER : (İlgili
mevzuat hükümleri yazılacaktır.)
DELİLLER :
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama
giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
uyarınca Bakanlığımız lehine vekalet ücretine hükmedilmesini vekaleten arz ve
talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Davaya
Cevap Dilekçesi Örneği Ek-21
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… HUKUK
MAHKEMESİNE
Dosya No
:
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
DAVACI :
İSTEM KONUSU : Dava
dilekçesine cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : (Dava
dilekçesinde ileri sürülen iddialara karşı cevaplar yazılacaktır.)
HUKUKİ NEDENLER : (İlgili
mevzuat hükümleri yazılacaktır.)
DELİLLER :
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve resen göz
önüne alınabilecek olan sebepler çerçevesinde; haksız açılan davanın reddi ile
yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve 659 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Bilirkişinin
Reddi Ek-22
Talebi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… HUKUK
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİYE İTİRAZ
EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İSTEM KONUSU :
Bilirkişinin reddine karar verilmesi talebinden ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ :
(Bilirkişinin reddini gerektiren nedenler yazılacaktır.)
Bu nedenle yeni bir bilirkişi tayin edilmesini talep
etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; bilirkişinin reddi talebimizin kabulü ile, yeni bir
bilirkişi tayin edilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Bilirkişi
Raporuna İtiraz Ek-23
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… HUKUK
MAHKEMESİNE
BİLİRKİŞİ RAPORUNA
İTİRAZ EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge
Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İSTEM KONUSU : Bilirkişi
raporuna karşı itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ : (Bu
bölümde Bilirkişi Raporuna karşı itiraz nedenleri yazılacaktır.)
Bu nedenle bilirkişi raporuna karşı yapılan
itirazımızın kabulü ile, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep
etme zarureti hâsıl olmuştur.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; bilirkişi raporuna itirazımızın kabulü ile, yeni bir
bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinaf
Dilekçesi Örneği Ek-24
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ … HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURULAN
KARAR : … Hukuk Mahkemesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı kararı
İSTİNAF NEDENLERİ :
(Dilekçelerimizde belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar
karşılaştırılarak, mahkeme kararının kaldırılması isteminin gerekçeleri
yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve
talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinafa
Cevap Ek-25
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…BÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ … HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
İSTİNAFA CEVAP VEREN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
istinaf dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı tarafından
… Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı dava açılmış
olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş bulunmaktadır. Davacı
tarafından … tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunulmuş ise de, söz
konusu dilekçede ileri sürülen iddialar kararın kaldırılmasını gerektirecek
nitelikte olmadığından davacının istinaf talebinin reddi gerekir.
(İstinaf dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
İstinaf
Talebinin Reddine Karşı Ek-26
Dilekçe Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
BÖLGE
ADLİYE MAHKEMESİ … HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
Dosya No :
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret Bölge
Müdürlüğü …
Müdürlüğü …
VEKİLİ :
DAVACI :
İSTİNAF TALEBİNİN
REDDİNE DAİR KARAR : … Hukuk
Mahkemesinin … tarihli ve E:…/… sayılı Kararı
İTİRAZ NEDENLERİ : (İstinaf
talebinin kabulü gerektiğine ilişkin itirazlarımız yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; itirazlarımızın kabulü ile, … Hukuk Mahkemesinin E: …/…;
K: …/… sayılı kararının istinaf yönünden incelenerek kaldırılmasına karar
verilmesini arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Dilekçesi Örneği Ek-27
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
TEMYİZ EDİLEN KARAR: … Hukuk Mahkemesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı kararı
TEBLİĞ TARİHİ :
KARARIN ÖZETİ :
TEMYİZ NEDENLERİ :
(Dilekçelerimizde belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar
karşılaştırılarak, mahkeme kararında bozulması istenilen hükümler
yazılacaktır.Duruşma talebi varsa ayrıca belirtilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371 nci
maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Cevap Ek-28
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY …
HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
TEMYİZE CEVAP VEREN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
TEMYİZ EDİLEN KARAR:
TEMYİZ DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı
dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından … tarihli dilekçe ile temyiz talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar kararın
bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından davacının temyiz talebinin
reddi gerekir.
(Temyiz dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; temyiz talebinin reddi
ile … Mahkemesinin … tarihli ve E:…/…, K:…/… sayılı kararının ONANMASINA karar
verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Yargılamanın
İadesi Ek-29
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… HUKUK
MAHKEMESİNE
YARGILAMANIN İADESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
YARGILAMANIN İADESİ
İSTENEN KARAR : Mahkemenizin
... tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı kararı.
YARGILAMANIN İADESİ
NEDENLERİ : (Olay
özetlenerek HMK'nun 375 inci maddesinde sayılan yargılamanın iadesi
nedenlerinden hangisinin ne şekilde gerçekleştiği ve yargılamanın iadesi
talebinin süresi içinde yapıldığı açıklanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; Mahkemenizce verilen … tarihli ve E: …/…; K: …/… sayılı kararın,
HMK'nın 374 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla
kaldırılarak, davanın reddi
ile muhakeme masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına
ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız lehine vekâlet
ücreti ödenmesine karar verilmesini vekaleten
arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Ekler: (Yargılamanın iadesi nedeninin
gerçekleştiğini gösteren sübut delilleri eklenecektir).
Temyiz
Dilekçesi Örneği Ek-30
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
TEMYİZ EDEN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
TEMYİZ EDİLEN KARAR: … Hukuk Mahkemesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı kararı
TEMYİZ NEDENLERİ :
(Dilekçelerimizde belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar
karşılaştırılarak, mahkeme kararında bozulması istenilen hükümler
yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371 nci
maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyize
Cevap Ek-31
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY …
HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
TEMYİZE CEVAP VEREN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge
Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
TEMYİZ DİLEKÇESİNİN
TEBLİĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı
dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından … tarihli dilekçe ile temyiz talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar kararın
bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından davacının temyiz talebinin
reddi gerekir.
(Temyiz dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; temyiz talebinin reddi
ile … Mahkemesinin … tarihli ve E:…/…, K:…/… sayılı kararının ONANMASINA karar
verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Karar
Düzeltme Ek-32
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
YARGITAY
İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE
Sunulmak
Üzere
… HUKUK
MAHKEMESİNE
Dosya No
:
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI ) :
DÜZELTİLMESİ İSTENEN
KARAR : Yargıtay
….. Dairesinin ….. tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı
ilamı
KARAR DÜZELTME
NEDENLERİ : (Temyiz
dilekçemizde belirttiğimiz konular ile Yargıtay ilamında belirtilen hususlar
karşılaştırılarak, Yargıtay ilamında karşılanmayan konular yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; Dairenizin … tarihli ve E:
…/…; K: …/… sayılı kararının DÜZELTİLEREK, mahkeme kararının ONANMASINA
/BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Süre Uzatma Ek-33
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
… tarafından Bakanlığımız aleyhine açılan dava ile
ilgili olarak Bakanlığımıza … tarihinde tebliğ olunan dava dilekçesine karşı
savunmamızın yapılabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin temini zaman
alacağından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 16/3 maddesi gereğince
cevap verme süresinin otuz gün uzatılmasına karar verilmesini ve neticenin
tebliğini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
1.
Savunma Ek-34
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No
:
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : Dava
dilekçesine karşı cevaplarımızın (birinci savunmamızın) sunulmasından
ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : (Dava
konusu olay kısaca özetlenecektir. Daha sonra idari işlem veya eylemin yasal
dayanakları belirtilecektir. Ayrıca, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaları
karşılayacak şekilde cevap verilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve resen göz
önüne alınabilecek olan nedenlerle, dilekçemizin kabulü ile haksız açılan
davanın( ve yürütmenin durdurulması talebinin) reddi ile yargılama giderlerinin
davacı üzerinde bırakılmasına ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca
Bakanlığımız lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesini vekaleten arz
ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Y.D.
Kararına İtiraz Ek-35
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…
BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
…
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
Y.D. KARARINA
İTİRAZ EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İTİRAZ EDİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … Mahkemesinin
… tarihli ve E: …/… sayılı yürütmenin durdurulması kararına karşı
itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
İTİRAZIMIZ VE KARARIN
KALDIRILMASINI GEREKTİREN SEBEPLER:
(Olaylar
özetlenerek, savunmada belirtilen yasal dayanaklar ile mahkemece verilen
yürütmenin durdurulması kararındaki hususlar dikkate alınarak itiraz nedenleri
açıklanacaktır. Ayrıca, İYUK'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, ancak
telafisi güç ve imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka
aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi halinde yürütmenin
durdurulması kararının verilebileceği, olayda ise bu koşulların birlikte
gerçekleşmediği gerekçeli olarak açıklanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve re'sen göz
önüne alınabilecek nedenlerle; itirazımızın kabulü ile, ... İdare Mahkemesince
yürütmenin durdurulması yolunda verilen … tarihli ve E:…/… sayılı Kararın
kaldırılmasına ve şartları bulunmayan yürütmenin durdurulması talebinin reddine
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
2. Savunma Ek-36
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF
(DAVACI) :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : Davacının
….. tarihli dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : (Davacı
tarafından, Mahkemenizin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımız aleyhine
açılmış bulunan davaya karşı …… günlü, …..
sayılı dilekçemizle gerekli cevap verilmiştir." denilerek, davacının
cevaba cevap dilekçesinde öne sürdüğü yeni iddiaları var ve karşılanması
gerekiyorsa; bunlara yasal dayanaklardan bahsedilerek cevap verilir.)
SONUÇ VE İSTEM : Davacının birinci savunmamıza
cevaben vermiş olduğu dilekçesinde iddia edilen hususlar, daha önceki
savunmamızı çürütür mahiyette bulunmadığından; mezkur savunmamızı tekrar eder,
haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde
bırakılmasını ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız
lehine vekalet ücreti ödenmesini vekaleten
arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Ek Beyan
Dilekçesi Örneği
Ek-37
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
EK BEYANDA
BULUNAN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
İSTEM KONUSU : Ek
beyanlarımızın sunulmasından ibarettir.
EK BEYANLARIMIZ : (Ek
beyanlarımızın neler olduğu belirtilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan ve resen göz
önüne alınabilecek olan nedenlerle, dilekçemizin kabulü ile haksız açılan
davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve 659
sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız lehine vekalet ücreti
ödenmesine karar verilmesini vekaleten
arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Ara Kararı
İçin Süre Ek-38
Uzatma Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
…
BAŞKANLIĞINA
Dosya No:
… tarafından Bakanlığımız aleyhine açılan dava ile
ilgili olarak Bakanlığımıza … tarihinde tebliğ olunan … tarihli ara kararının
yerine getirilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin temini zaman alacağından,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/1 maddesi gereğince sürenin
uzatılmasına karar verilmesini ve neticenin tebliğini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Savcı
Mütalaasına Ek-39
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY …
DAİRE BAŞKANLIĞINA
Dosya No
:
SAVCI MÜTALAASINA
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
MÜTALAA
TEBELLÜĞ TARİHİ :
DİLEKÇE KONUSU : … tarihli
Savcı mütalaasına karşı cevaplarımızın sunulmasıdır.
CEVAPLARIMIZ : Savcı
mütalaasının idaremiz lehine olduğu hallerde, mütalaaya katılındığı
belirtilecektir. Savcı mütalaasının kısmen veya tamamen aleyhe olduğu hallerde,
mütalaaya neden katılınmadığına ilişkin açıklamalara yer verilecektir.
SONUÇ VE İSTEM : Danıştay Başsavcılığının esas hakkındaki
yazılı düşüncesi, davaya ilişkin cevaplarımız ve re'sen gözetilecek nedenlerle
haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde
bırakılmasına ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız
lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinaf
Dilekçesi Örneği Ek-40
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin
Durdurulması İstemlidir
Dosya No :
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
KALDIRILMASI İSTENİLEN
KARAR : …
Mahkemesinin ….. tarihli ve
E:
…/…; K: …/… sayılı kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU :
KARARIN KALDIRILMASINI
GEREKTİREN NEDENLER : (Dilekçelerimizde
belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar karşılaştırılarak, mahkeme
kararında kaldırılması istenen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 52 nci
maddesi uyarınca öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve aynı kanunun 45 uncu
maddesi uyarınca KALDIRILMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İstinafa
Cevap Ek-41
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN (DAVACI) :
KALDIRILMASI TALEP
EDİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
istinaf dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemenizin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı
dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından … tarihli dilekçe ile istinaf talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinde belirtilen sebeplerden hiç
birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(İstinaf dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; (yürütmenin durdurulması
talebinin ve) istinaf talebinin reddine karar verilmesini vekaleten arz ve
talep ederim.
Av.
…
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Dilekçesi Örneği Ek-42
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY
BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin Durdurulması İstemlidir
Dosya No
:
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
BOZULMASI İSTENİLEN
KARAR : …
Mahkemesinin ….. tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU :
KARARIN BOZULMASINI
GEREKTİREN NEDENLER : (Dilekçelerimizde
belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar karşılaştırılarak,
mahkeme kararında bozulması istenen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 52 nci
maddesi uyarınca öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve aynı kanunun 49 uncu
maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyize
Cevap Ek-43
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY
(…) DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü
…
VEKİLİ :
TEMYİZ İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) :
TEMYİZİ TALEP EDİLEN
KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı
dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından … tarihli dilekçe ile temyiz talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinde belirtilen sebeplerden hiç
birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(Temyiz dilekçesinde yeni bir iddia var ise bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; (yürütmenin durdurulması
talebinin ve) temyiz talebinin reddi ile … Mahkemesinin … tarihli ve E:…/…,
K:…/… sayılı kararının ONANMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Yargılamanın
Yenilenmesi Ek-44
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
TALEP EDİLEN KARAR : …
Mahkemesinin … tarihli ve E: …/…;
K:
…/… sayılı kararı.
İSTEM KONUSU : Yukarıda
tarih, esas ve karar numarası yazılan Mahkeme kararının kaldırılarak,
yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talebinden ibarettir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
NEDENLERİ : (Bu
bölümde; olay özetlenerek dava konusunu oluşturan idari işlemin tesis gerekçesi
ve hukuka uygunluk nedenleri kısaca belirtilecektir. Özellikle, İYUK'nun 53.
maddesinde zikredilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hangisinin ne
şekilde gerçekleştiği ve yargılamanın yenilenmesi talebinin yasal süresi içinde
yapıldığı açıklanacaktır. Açıklamada sözü edilen belgeler ek olarak
gösterilerek dilekçeyle birlikte mahkemeye sunulacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; Mahkemenizce verilen … tarihli ve E: …/…; K: …/… sayılı kararın,
İYUK'nun 53/.... maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi yoluyla
kaldırılarak, dava konusu yapılan idari işlemin iptali (veya vergi, resim, fon
… tahakkukunun kaldırılması) talebinin reddi
ile muhakeme masraflarının davacı üzerinde bırakılması ve 659 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar
verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük
ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İtiraz
Dilekçesi Örneği Ek-45
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin
Durdurulması İstemlidir
Dosya No :
İTİRAZ EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge
Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
BOZULMASI İSTENİLEN
KARAR : …
Mahkemesinin ….. tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU :
KARARIN BOZULMASINI
GEREKTİREN NEDENLER : (Dilekçelerimizde
belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar karşılaştırılarak,
mahkeme kararında bozulması istenen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 52 nci
maddesi uyarınca öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve aynı kanunun 45 uncu
maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İtiraza
Cevap Ek-46
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI): Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
İTİRAZ İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) :
İTİRAZ EDİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
itiraz dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemenizin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı
dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından … tarihli dilekçe ile itiraz talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinde belirtilen sebeplerden hiç
birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(İtiraz dilekçesinde yeni bir iddia var ise, bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; (yürütmenin durdurulması
talebinin ve) itiraz talebinin reddi ile … Mahkemesinin … tarihli ve E:…/…,
K:…/… sayılı kararının ONANMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyiz
Dilekçesi Örneği Ek-47
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY
BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin Durdurulması İstemlidir
Dosya No
:
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
BOZULMASI İSTENİLEN
KARAR : …
Mahkemesinin ….. tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU :
KARARIN BOZULMASINI
GEREKTİREN NEDENLER : (Dilekçelerimizde
belirttiğimiz konular ile kararda belirtilen hususlar karşılaştırılarak,
mahkeme kararında bozulması istenen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak sebeplerle; … Mahkemesinin … tarihli ve
E:…/…, K:…/… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 52 nci
maddesi uyarınca öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve aynı kanunun 49 uncu
maddesi uyarınca BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Temyize
Cevap Ek-48
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY
(…) DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN
(DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
TEMYİZ İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) :
TEMYİZİ TALEP EDİLEN
KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
İSTEM KONUSU : … tarihli
temyiz dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza karşı
dava açılmış olup, mezkur dava neticesinde lehimize karar verilmiş
bulunmaktadır. Davacı tarafından … tarihli dilekçe ile temyiz talebinde
bulunulmuş ise de, söz konusu dilekçede ileri sürülen iddialar 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesinde belirtilen sebeplerden hiç
birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(Temyiz dilekçesinde yeni bir iddia var ise bu iddia
da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınabilecek sebeplerle; (yürütmenin durdurulması
talebinin ve) temyiz talebinin reddi ile … Mahkemesinin … tarihli ve E:…/…,
K:…/… sayılı kararının ONANMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Karar
Düzeltme Ek-49
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE
İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin Durdurulması İstemlidir.
Dosya No :
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
DÜZELTİLMESİ
TALEP EDİLEN KARAR : Danıştay
(....). Daire'nin ... tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU :
KARARIN DÜZELTMESİNİ
GEREKTİREN SEBEPLER : (İtiraz
dilekçemizde belirttiğimiz konular ile Bölge İdare Mahkemesinin kararında
belirtilen hususlar karşılaştırılarak, Bölge İdare Mahkemesinin kararında
düzeltilmesi istenen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak
nedenlerle; (yürütmenin durdurulması ve) düzeltme talebimizin kabulü ile,
Mahkemenizin … tarihli ve E: …/…; K: …/… sayılı kararının DÜZELTİLEREK, mahkeme
kararının ONANMASINA/BOZULMASINA karar verilmesini vekaleten arz ve talep
ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Karar
Düzeltme Ek-50
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY
(…). DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Yürütmenin Durdurulması İstemlidir
Dosya No
:
KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
DÜZELTİLMESİ
TALEP EDİLEN KARAR : Danıştay
(....). Daire'nin .................. tarihli ve
E: …/…; K: …/… sayılı kararı.
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU :
KARARIN DÜZELTMESİNİ
GEREKTİREN SEBEPLER : (Temyiz
dilekçemizde belirttiğimiz konular ile Danıştay (....). Daire kararında
belirtilen hususlar karşılaştırılarak, Danıştay (....). Daire kararında
düzeltilmesi istenilen hükümler yazılacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; (yürütmenin durdurulması ve)
düzeltme talebimizin kabulü ile, Mahkemenizin … tarihli ve E: …/…; K: …/…
sayılı kararının DÜZELTİLEREK, mahkeme kararının ONANMASINA/BOZULMASINA karar
verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Karar
Düzeltme Dilekçesine Ek-51
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… BÖLGE İDARE
MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) :
DÜZELTİLMESİ
İSTENİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU : … tarihli
karar düzeltme dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımız aleyhine
dava açılmış, dava neticesinde lehimize karar verilmiştir. Davacı bu karara
karşı Başkanlığınız nezdinde itiraz talebinde bulunulmuş ve bu talep
Başkanlığınızca reddedilmiştir. Davacının Başkanlığınıza vermiş olduğu dilekçe
ile düzeltme talebinde bulunulmakta ise de söz konusu dilekçede ileri sürülen
iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 54 üncü maddesinde
belirtilen sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddi gerekir.
(Karar düzeltme talebinde yeni bir iddia varsa bu
iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerden dolayı, haksız olan karar
düzeltme talebinin reddine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Karar
Düzeltme Dilekçesine Ek-52
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
DANIŞTAY
(...). DAİRE BAŞKANLIĞINA
Sunulmak
Üzere
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
Dosya No :
CEVAP VEREN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNAN (DAVACI) :
DÜZELTİLMESİ
İSTENİLEN KARAR :
TEBELLÜĞ TARİHİ :
TEBLİĞİN KONUSU : … tarihli
karar düzeltme dilekçesine karşı cevaplarımızın sunulmasından ibarettir.
CEVAPLARIMIZ : Davacı
tarafından … Mahkemesinin E: …/… sayılı dosyasına kayden Bakanlığımıza dava açılmış,
dava neticesinde lehimize karar verilmiştir. Davacı bu karara karşı
Başkanlığınız nezdinde temyiz talebinde bulunulmuş ve bu talep de
Başkanlığınızca reddedilmiştir. Davacının Başkanlığınıza vermiş olduğu dilekçe
ile düzeltme talebinde bulunulmakta ise de söz konusu dilekçede ileri sürülen
iddialar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 54 üncü maddesinde
belirtilen sebeplerden hiç birisine uymadığından, bu talebin reddine karar
verilmesi gerekmektedir.
(Karar düzeltme talebinde yeni bir iddia varsa bu
iddia da karşılanacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerden dolayı, haksız olan karar
düzeltme talebinin reddine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Yargılamanın
Yenilenmesi Ek-53
Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… MAHKEMESİ
BAŞKANLIĞINA
YARGILAMANIN YENİLENMESİNİ
TALEP EDEN (DAVALI) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (DAVACI) :
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
TALEP EDİLEN KARAR : …
Mahkemesinin … tarihli ve E: …/…;
K: …/… sayılı kararı.
İSTEM KONUSU : Yukarıda
tarih, esas ve karar numarası yazılan Mahkeme kararının kaldırılarak,
yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talebinden ibarettir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ
NEDENLERİ : (Bu
bölümde; olay özetlenerek dava konusunu oluşturan idari işlemin tesis gerekçesi
ve hukuka uygunluk nedenleri kısaca belirtilecektir. Özellikle, İYUK'nun 53.
maddesinde zikredilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden hangisinin ne
şekilde gerçekleştiği ve yargılamanın yenilenmesi talebinin yasal süresi içinde
yapıldığı açıklanacaktır. Açıklamada sözü edilen belgeler ek olarak
gösterilerek dilekçeyle birlikte mahkemeye sunulacaktır.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle; Mahkemenizce verilen … tarihli ve E: …/…; K: …/… sayılı kararın,
İYUK'nun 53/.... maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesi yoluyla
kaldırılarak, dava konusu yapılan idari işlemin iptali (veya vergi, resim, fon
… tahakkukunun kaldırılması) talebinin reddi
ile muhakeme masraflarının davacı üzerinde bırakılması ve 659 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname uyarınca Bakanlığımız lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar
verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İlâmsız
İcra Takibine İlişkin Ek-54
İtiraz Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… İCRA
MÜDÜRLÜĞÜNE
İcra Dosya No : …/… Esas.
İTİRAZ EDEN (BORÇLU) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (ALACAKLI) :
ÖDEME EMRİ TEBLİĞ TARİHİ:
İTİRAZLARIMIZ : Alacaklı
tarafından Bakanlığımız/ Bölge Müdürlüğümüz/ Müdürlüğümüz aleyhine yukarıda
esas numarası yazılı dosya ile ilâmsız icra takibi yapılmış ve … tarihli ve …
sayılı ödeme emri … tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiştir. Alacaklının
idaremizden ödeme emrinde belirttiği şekilde bir alacağı bulunmamaktadır. Bu
nedenle yapılan icra takibinin tamamına (veya bir kısmına itiraz ediliyor ise
itiraz edilen kısmı açık olarak belirtilecek) itiraz ediyoruz.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; itirazımızın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar
verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
İlâmsız
İcra Takiplerinde Ek-55
Alacaklının İtirazın Kaldırılması Dilekçesine
Cevap Dilekçesi Örneği
T.C.
GÜMRÜK VE
TİCARET BAKANLIĞI
… Gümrük ve
Ticaret Bölge Müdürlüğü
… Gümrük Müdürlüğü
Sayı :
Konu :
… İCRA
HAKİMLİĞİNE
Dosya No :
İTİRAZ EDEN (BORÇLU) : Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı … Gümrük ve Ticaret
Bölge Müdürlüğü … Müdürlüğü …
VEKİLİ :
KARŞI TARAF (ALACAKLI) :
İSTEM KONUSU :
Alacaklının itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi talebimizin
sunulmasından ibarettir.
İTİRAZ NEDENLERİ :
(Borcumuzun bulunmadığı, ödenmiş, ertelenmiş veya zamanaşımına uğramış olduğu
gibi hususlar kısaca anlatılır ve icra emrine bu nedenle itiraz ettiğimiz
belirtilerek, itiraz hakkında karar verilinceye kadar icra takibinin
durdurulması talep edilecektir.)
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda
açıklanan nedenlerle; itirazımızın kabulü ile, icra takibinin kaldırılmasına
karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederim.
Av. …
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Vekili
Bilgilendirme
Formu Ek-56
(25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge
ile yürürlükten kaldırılmıştır)
AVUKATLARA YAPILACAK VEKÂLET ÜCRETİ ÖDEMELERİNDE
SERBEST MESLEK MAKBUZU TANZİM EDİLMESİNE İLİŞKİN
BİLGİLENDİRME FORMU
İdare Adı
Harcama Birimi
Avukatın Adı ve
Soyadı
T.C. Kimlik
Numarası
Tahakkuk İşlem
Tarihi ve Numarası
Ödemenin Çeşidi
Ödenecek Tutar
Yukarıda yazılı
vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olarak serbest meslek
makbuzunun ödeme tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde düzenlenip idaremize
verilmesi gerekir. Bu süre zarfında serbest meslek makbuzunun idaremize ibraz
edilmemesi halinde bu durum bağlı bulunduğunuz vergi dairesine bildirilecektir.
…/…/20...
TEBELLÜĞ EDEN TEBLİĞ
EDEN
AVUKAT İDARE
Adı ve Soyadı :……………………………… ……………………………………
İmzası :……………………………… ……………………………………
FORMLAR
Ek-57
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI HUKUK
MÜŞAVİRLİĞİ
31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.04
MAHKEME HARÇ VE GİDERLERİ TALEP FORMU
TARİH : .…/20..
SAYI : 20……..
S.NO
BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
MÜDÜRLÜK
ÖDENEK GÖNDERİLECEK
MUHASEBE/SAYMANLIK/MALMÜDÜRLÜKLERİ KODU VE DAİRE KODU
ÖDENEĞİN KULLANILDIĞI
YER (Y.D.,Temyiz, İtiraz. Karar Düz.
Bilirkişi, Keşif Ücr, Posta Masr. ve Yıl İçi Kullanılması Öngörülen Ödenek)
TALEP EDİLEN ÖDENEK
MİKTARI
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
TOPLAM
* İDAREMİZCE YUKARIDA TALEP EDİLEN ÖDENEK/ÖDENEKLER; YÜRÜTMEYİ DURDURMA,
TEMYİZ, İTİRAZ, KARAR DÜZELTME, BİLİRKİŞİ, KEŞİF, ÜCRETLER, POSTA MASRAFLARI İLE BU GİDERLERE
İLİŞKİN YILSONUNA KADAR KULLANILABİLECEK (YIL İÇİ TAHMİNİ ÖDENEK) ÖDENEKLERİN
TALEBİ AMACIYLA İSTENMİŞTİR.
Ek-58
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI HUKUK
MÜŞAVİRLİĞİ
31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.90 DİĞER
YASAL GİDERLER TERTİBİ TALEP FORMU
BİRİMİ :
TARİH : .…/20..
SAYI : 20……,.
S.NO
TALEP TARİHİ
ŞAHIS/FİRMA ADI
MAHKEME ADI
MAH. ESAS NO
MAH. KARAR NO
İCRA MÜD.
İCRA ESAS NO
ÖDENEK GÖNDERİLECEK
MUHASEBE/SAYMANLIK/MALMÜDÜRLÜKLERİ KODU VE DAİRE KODU
TALEP EDİLEN
TOPLAM ÖDENEK MİKTARI
ÖDEME GÜNÜNE GÖRE İSTENEN TAHMİNİ ÖDENEK MİKTARI
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
TOPLAM
Ek-59
GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI HUKUK
MÜŞAVİRLİĞİ
31.01.00.24.01.3.9.00.1.03.4.2.03
KUSURSUZ TAZMİNATLAR TERTİBİ TALEP FORMU
BİRİMİ:
TARİH : …/…/20..
SAYI : 20……….
S.NO
TALEP TARİHİ
ŞAHIS/FİRMA ADI
MAHKEME ADI
MAH. ESAS NO
MAH. KARAR NO
İCRA MÜD.
İCRA ESAS NO
ÖDENEK GÖNDERİLECEK MUHASEBE/SAYMANLIK/MALMÜDÜRLÜKLERİ KODU VE
DAİRE KODU
TALEP EDİLEN TOPLAM ÖDENEK MİKTARI
ÖDEME GÜNÜNE GÖRE İSTENEN
TAHMİNİ ÖDENEK MİKTARI
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
[1]
Mülga; (1) Adli davalar ile icra
takipleri, mahkemenin veya icra müdürlüğünün bulunduğu yere göre Bakanlık Taşra
Teşkilatı Çalışma Yönetmeliği ekinde yer alan coğrafi sınırlarda yetkili hukuk
birimlerince yürütülür.
[2]
Mülga Madde;
Kovuşturmaya yer
olmadığına dair kararlar
MADDE 10- (1) Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlara
karşı;
a) Merkez birimleri tarafından veya merkez biriminin
talebi üzerine Hukuk Müşavirliğince yapılan suç duyuruları üzerine verilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar Hukuk Müşavirliğince ilgili merkez
birimine gönderilir. Karara itiraz edilmesinde hukuki yarar görülmediği
takdirde, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yapılan suç duyurularında Rehberlik
ve Teftiş Başkanlığının görüşü alınarak diğer suç duyurularında doğrudan ilgili
merkez birim amirinin onayı ile,
b) Bakanlık merkez personeli ile ilgili suç
duyurularında varsa ilgili merkez biriminin, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca
yapılan suç duyurularında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının görüşü alınarak
Personel Dairesi Başkanının onayı ile,
c) Taşra birimleri tarafından yapılan suç duyuruları
üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar hukuk birimince
ilgili taşra birimine gönderilir. Karara karşı itiraz edilmesinde hukuki yarar görülmediği
takdirde, hukuk grup başkanının teklifi üzerine bölge müdürünün onayı ile,
ç) İl müdürlükleri tarafından yapılan suç duyuruları
üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı il müdürünün
teklifi üzerine Vali onayı ile itiraz yoluna başvurudan vazgeçilebilir.
(2) Bakanlık merkez ve taşra birimlerince suç
duyurusunda bulunulmadığı halde, Bakanlığa 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 131 inci maddesi gereğince gönderilen
kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar Hukuk Müşavirliğince Personel Dairesi
Başkanlığına gönderilir.
[3]
Mülga; (2) Elkoyma veya alıkoyma işlemi, yirmi dört saat içinde yetkili ağır
ceza mahkemesi onayına sunulur ve yetkili ağır ceza mahkemesince oy birliğiyle
karar verilir. Elkoyma veya alıkoyma işleminin reddi halinde, hukuk
birimlerince yedi gün içinde kararı veren ağır ceza mahkemesine itiraz edilir.
Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir;
yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie
gönderir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
[4]
Mülga; (2) Kaçak akaryakıt hariç olmak üzere kaçakçılık suçunun konusunu
oluşturan kaçak eşya ve kaçak taşıta ilişkin el koyma kararının kesinleşmesi
üzerine, hukuk birimlerince soruşturma aşamasında hakimden, kovuşturma
aşamasında mahkemeden eşyanın tasfiyesine karar verilmesi derhal talep edilir.
[5]
Mülga; (3) El koyma tarihinden
itibaren altı ay, ancak eşyanın zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde
kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı veya muhafazasının ciddi külfet
oluşturması halinde bir ay içinde hakimin veya mahkemenin tasfiye kararı
vermemesi durumunda, hukuk birimlerince ilgili taşra birimine eşyanın 5607
sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmüne
göre tasfiyelik hale geldiği derhal bildirilir.
[6]
"önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan sulh ceza hakiminin"
ibaresi "sulh ceza hakimliğinin" şeklinde (25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)
[7]
"yedi gün" ibaresi "on beş gün" olarak (25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)
[8]
Mülga; (14) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece
mahkemesinin direnme hakkı vardır. Ancak, direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel
Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez.
[9]
Mülga başlık; "Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının itirazı"
[10]
"yedi gün" ibaresi "iki hafta" şeklinde (25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)
[11]
Mülga; (2) Miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına
ilişkin kararlar kesindir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda
binbeşyüz Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul
edilmeyen bölümü binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna
başvuramaz.
[12]
"bir ay" ibaresi "iki hafta" şeklinde (25.09.2017
tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)
[13]
"yirmibeş bin" ibareleri "kırk bin"; şeklinde (25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)
[14]
"Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen
alacak davaları hariç olmak üzere" ibaresi 25.09.2017 tarihli 2017/1 Sayılı Genelge ile eklenmiştir.
[15]
", Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır." İbaresi "kararına direnilen dairece
yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde
görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna
gönderir." şeklinde (25.09.2017 tarihli
2017/1 Sayılı Genelge ile değişik)
[16]
Mülga; (1) İlk derece mahkemelerinin ve bölge adliye mahkemesi hukuk
dairelerinin kesin olarak verdikleri kararlarla, istinaf veya temyiz
incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlara karşı, yürürlükteki
hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur.
[17]
Mülga; ç) Karşı tarafın
avukatına yapılacak vekalet ücreti (icra daireleri aracılığıyla yapılan
ödemeler dahil) ödemelerinde fatura.
[18] Mülga; f) Avukatlık ücretinin ödenebilmesi için
fatura (serbest meslek makbuzu) ibraz edilir (Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri
Yönetmeliği madde 62/a). Ancak Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün
22/06/2016 tarihli ve 12007 sayılı "Avukatlık Vekalet Ücreti Ödemeleri" konulu
yazısında;
"... mahkemeler tarafından ödenmesi hükme bağlanan
avukatlık vekalet ücretinin idarelerce ödenmemesi halinde faiz, tazminat gibi
ek mali külfetle karşılaşılmaması ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla,
Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 29 ve 62 nci maddelerine göre
yapılacak vekalet ücreti ödemelerinde ödeme anında serbest meslek makbuzunun
aranmaması uygun görülmüştür.
Ancak, vekalet ücretini hakeden avukatlar açısından
vergiyi doğuran olayın kavranabilmesi amacıyla serbest meslek makbuzunun avukat
tarafından ödeme tarihinden itibaren 10 gün içinde ödemeyi yapan idareye
verilmesi gerektiği, verilmemesi ya da eksik düzenlenmesi hallerinde ise
ödemeyi takip eden ay içinde avukatın bağlı olduğu vergi dairesine
bildirileceği konusunda yazı ekindeki formun düzenlenerek işlemlerin yapılması
gerekir." denilmesi nedeniyle, avukatlık ücreti ödemelerinde serbest meslek
makbuzu ibrazının zorunlu tutulmaması, ancak Ek 56'da yer alan formun avukata
imzalatılarak ödeme yapılması gerekir.
[19] (İş bu cümle, 25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
[20] (İş bu cümle, 25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)
[21] (İş bu cümle, 25.09.2017 tarihli 2017/1
Sayılı Genelge ile eklenmiştir)