Vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden bütün evrakın muhataplarına posta vasıtasiyle, ilmühaberli taahhütlü olarak tebliğ edilmesi gerektiği (Vergi usul kanuna göre tebligat usul ve yöntemi)
11
SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete
Tarihi: 15/04/1952
5432[1] sayılı Vergi Usul Kanununun
83
üncü maddesi hükmüne göre, vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden
bütün evrakın muhataplarına posta vasıtasiyle, ilmühaberli taahhütlü olarak
tebliğ edilmesi lâzım gelmektedir.
Bazı illerden alınan
yazılara nazaran; bu hükmün tatbikinde bir takım müşkillerle karşılaşıldığı,
ezcümle, vergi tebliğ alındılarının Posta İdaresince tebliği yaptıran vergi
dairesine veya komisyona zimmetsiz olarak iade edilmekte olduğu, bu sebeple,
bulunamayan bazı tebliğ alındılarının postahanece tebliği yaptıran daireye iade
edilip edilmediklerinin veya vergi dairesincemi ziyaa uğratıldıklarının
tesbitine imkân bulunamadığı ve bu yüzden tahkikat ve muhabereler yapıldığı ve
mükelleflerle de ihtilâfa düşüldüğü anlaşılmıştır.
Malûm olduğu üzere, Hazine
için alacak ve mükellef bakımından borç olan vergilerin tarh ve tahakkuku,
zamanla takyit edilmiş bir takım muamelelerin ifasına bağlıdır. Bu muamelelerin
muayyen bir zaman içinde yapılmaması hak sukûtunu müeddi olur ki, bu hal, her
daim taraf vaziyetinde bulunan idare ile mükelleften birinin lehine ve
diğerinin aleyhine neticeler tevlit eder. Böyle bir neticeye bağlı vergi
muamelelerinde tebliğin önemi ise aşikârdır. Bundan başka verginin kabili
tahsil hale geldiğinin tayininde ve sair bazı muamelelerde tebliğ tarihinin
bilinmesine ihtiyaç vardır.
Filhakika vergi
muamelelerinin gerektirdiği tebliğlerin postaca yapılıp yapılmadığını tayin ve
ispata imkân verecek yegâne vesika tebliğ alındısıdır. Bu itibarla tebliğ
alındısının ziyaı, bittabi bu imkânı ortadan kaldıracağı gibi tebliğin
yenilenmesi de caiz olamayacağından bu kabil bir durum dolayısiyle mükellefin
zamanaşımı iddiasının idarece kabulü zarurî olacak ve binnetice mükelleften
tahsil edilmesi mümkün olamayacak olan Hazine zararının müsebbibine tazmin
ettirilmesi lâzım gelecektir ki bunun için evvel emirde alındının, tebliği
yaptıran vergi dairesince mi yoksa postahanece mi ziyaa uğratıldığının tesbiti
zarurî bulunmaktadır. Bu hususta Ulaştırma Bakanlığı ile yapılan muhabere
neticesine, Posta İdaresince muhatabına tebliğ olunan vergi evrakına müteallik
tebliğ alındılarının tebliği yaptıran daireye zimmetle teslim edilmesinin
mümkün olduğu, ancak bu alındıların tebliği yaptıran daireye zimmetle iade edilmesi
için, dahilî posta ücretleri tarifesine göre, her birinin 15 kuruş taahhüt
ücretine tabi tutulması lâzımgeldiği, buna nazaran 20 gram ağırlığa kadar olan
her vergi zarfından halen alınmakta olan 45 kuruş yerine 60 kuruş posta ücreti
istifası iktiza edeceği anlaşılmış olduğundan bundan böyle vergi tebliğ
zarflarının üzerlerine buna göre pul yapıştırılması ve postahanece zimmetle
iade edilecek olan ve posta memuru ile muhatabının imzalarını ve tebliğ
tarihini havi tebliğ alındılarının daima muayyen bir memurun imzasiyle alınıp
Vergi Daireleri Kuruluş ve Görevleri Yönetmeliği hükümleri dairesinde muhafaza
olunması ve tebliğ alındılarının mütad bir zaman içinde postahanece iade
edilmemesi halinde keyfiyetin postahaneden sorulup tebliğ işlerinin akibetlerinin
tesbiti iktiza eder.
Buna göre gereğinin
yapılması hususunun temini tamimen rica olunur.
[1] PcGK Not: Mer'i 213 Sayılı
Kanunun 93 ve ileri maddeleri