Geri Gelen eşyada KDV, Fazla uygulanan vergilerin iadesi, mal ve hizmet ihracı, tecil edilecek KDV miktarı, terkin ve iade işlemlerinin yapılması,(Mülga)
23 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete
No 19168
Resmi Gazete
Tarihi 18/07/1986
Genelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
ile 01.5.2014 itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
Kapsam
3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun,
1606 sayılı Türkiye Kızılay Derneği, Türk Hava Kurumu ve Türkiye Çocuk Esirgeme
Kurumunun Bazı Vergilerden, Bütün Harç ve Resimlerden Muaf Tutulmasına Dair
Kanunun, 2767 sayılı Sıtma ve Frengi İlaçları İçin Kanunun Bazı Maddelerinde
Değişiklik Yapılması ile 1118 Sayılı Oyun Kağıtları İnhisarı Hakkında Kanunun
Yürürlükten Kaldırılması Hakkında 3297 sayılı Kanun 20.6.1986 tarihli ve 19140
sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Söz
konusu Kanunun Katma Değer Vergisine dair hükümleri ile ilgili olarak aşağıdaki
açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
A
- KAP VE AMBALAJ MADDELERİNİN DURUMU:
3065
sayılı Kanunun 2/4.
maddesinde yapılan değişiklik ile döküntü ve tali maddelerde olduğu gibi
geri verilmesi mutad kap ve ambalajlarda da teslimin bunlar dışında kalan
maddeler itibariyle yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre, kap ve
ambalaj içine konulan maddelerin el değiştirmesinde, geri verilmeleri mutad
olmak şartıyla kap ve ambalajlar teslim edilmiş yani mülkiyeti devredilmiş
sayılmayacak, bunun gibi bir sonucu olarak kap ve ambalajlara ait tutarlar
teslim bedeline dahil edilmiyecektir. Ancak, kap ve ambalajların boş olarak
veya içlerine konulan madde ile birlikte geri dönmeyecek şekildeki teslimleri
vergiye tabi olacaktır. Geri dönmek üzere teslim edildiği halde geri
dönmeyeceği kesinlik kazanan kap ve ambalajlar için de katma değer vergisi
uygulanması gerekmektedir.
B - FAZLA UYGULANAN VERGİLERİN İADESİ: KDV
Genel Tebliği 116 ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.
3065
sayılı Kanunun 8/2.
maddesinde yapılan değişiklik ile vergiye tabi bir işlem söz konusu
olmadığı halde vergi uygulanması veya yanlışlıkla olması gerekenden daha fazla
vergi hesaplanması halinde yersiz olarak uygulanan bu vergilerin indirim
hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.
Sözü
edilen 8/2. madde hükmüne göre; yersiz veya fazla hesaplanan vergilerin
mükellefleri tarafından vergi dairesine yatırılması gerekmektedir. Bu şekilde
fazla ödenen vergileri yüklenen kişilerin katma değer vergisi mükellefi olması
halinde bu vergileri vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan katma değer
vergilerinden indirebilmeleri mümkün olduğundan, vergi dairesince bir iade işlemi
yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
3297
Sayılı Kanunla sözü edilen 8/2. madde hükmünde yapılan değişiklik ile yersiz
veya fazla olarak uygulanan vergilerin sadece indirim hakkına sahip olmayanlara
iadesi konusunda imkan getirilmiştir.
Değişiklik
hükmünde yer alan yetkiye dayanılarak yersiz veya fazla olarak ödenen
vergilerin iadesi konusunda aşağıdaki şekilde işlem yapılması uygun
görülmüştür.
Yersiz
veya fazla olarak uygulanan vergilerin iadesi için bu vergilere muhatap olanlar
ile bu işleri yapan mükellefin birlikte vergi dairesine başvurmaları
gerekmektedir. Yersiz veya fazla uygulanan vergilere, muhatap olanların indirim
hakkına sahip olmadıklarını tespiti halinde bu vergiler Vergi Usul Kanununun
hükümleri uyarınca bunlara verilmek üzere mükellefe iade edilecektir.
Öte
yandan, ithalat sırasında fazla uygulanan vergiler ise 3297 sayılı Kanunun 14.
maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 48.
maddesine eklenen fıkra hükmüne göre, indirim hakkına sahip olmayanlara
Gümrük Kanununa göre iade olunacaktır.
C - MAL VE HİZMET İHRACATI:
3297
Sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
"Mal ve hizmet ihracatı" başlıklı 11.
maddesinin 1. fıkrasına (c) bendi eklenmiş ve maddenin 2. fıkrası bu
değişikliğe paralel olarak yeniden düzenlenmiştir.
3297
Sayılı Kanunla yukarıda sözü edilen 11/1 maddesine eklenen (c) bendi hükmü
gereğince; imalatçılar tarafından, imal ettikleri mallardan ihraç edilmek
kaydıyla ihracatçılara yapılan teslimler nedeniyle hesaplanan katma değer
vergisi ihracatçılar tarafından ödenmiyecektir. İmalatçılar tarafından bu
şekilde yapılan teslimlerde malın cinsi, niteliği ve miktarı bakımından
herhangi bir sınırlama söz konusu değildir. Ancak, ihracatçıların imalatçılar
dışındaki kişilerden ihraç edilmek kaydıyla dahi olsa, satın aldıkları mallara
ait katma değer vergileri için bu şekilde işlem yapılması mümkün değildir.
İmalatçılar
tarafından bu kapsamda yapılan teslimlerle ilgili olarak düzenlenen
faturalarda, hesaplanan katma değer vergisi, mal bedelinden ayrı olarak
gösterilecektir. Ancak faturaya "3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
hükümlerine göre, ihraç edilmek şartıyla teslim edildiğinden, Katma Değer
Vergisi tahsil edilmemiştir" ibaresi yazılacaktır.
Bu
maddenin uygulanmasında imalatçı deyimi; bir maddenin şeklini, niteliğini veya
terkibini; makina, alet veya el emeği yardımı ile kısmen veya tamamen
değiştirilmesini sağlayanlan ifade eder. Satın aldıkları malları işledikten
sonra ihraç edenler, imalatçı-ihracatçı sayıldıklarından, bu malları vergi
ödenmeksizin satın almalan mümkün değildir.
İhraç
edecekleri malları katma değer vergisi ödenmeksizin teslim alan ihracatçılar,
ilgili dönem beyannamesine şekli (Ek: 1)[1]
de belirtilen formu ekleyeceklerdir. İhracatçıların bu şekilde satın aldıkları
mallar için hesaplanan katma değer vergisini indirim veya iade hakları
bulunmamaktadır. Daha açık bir deyimle ihracatçıların ödemedikleri bu vergileri
ilgili beyannameye intikal ettirmeleri söz konusu değildir.
İmalatçılar
tarafından ihraç edilmek şartıyla ihracatçılara yapılan teslimler nedeniyle
tahsil edilmeyen bu vergi ilgili dönem beyannamesinde beyan edilen
"hesaplanan katma değer vergisi" içinde yer alacaktır. İmalatçılar bu
kapsamdaki teslimleri için aylık katma değer vergisi beyanameleri dışında
ayrıca bir beyanname vermeyeceklerdir. İmalatçılar bu işlemlerini ithal
ettikleri aylık beyannamelerine şekli (Ek: 2)[2]
de gösterilen belgeyi ekleyeceklerdir.
İlgili
vergi daireleri, mükellefler tarafından verilen bu beyannameler üzerine gerekli
tarhiyat işlemlerini yapacaklardır. Bu tarifi işlemleri sonucunda, mükellefin
ödemesi gereken verginin çıkması halinde, bu miktardan ihracatçıya teslim
edilen mallara isabet eden kısmı tecil olunacaktır. Tecil edilen bu tutarlar
için başlangıçta 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanunun 48.
madde hükmü uygulanmayacağı tabiidir.
Bu
şekilde teslim edilen malların, teslim tarihini takibeden aybaşından itibaren 3
ay içerisinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur. Mesela
bir imalatçı tarafından ihracatçıya 5 temmuz 1986 tarihinde teslim edilen bir
parti malın 31 Ekim 1986 günü mesai bitimine kadar ihraç edilmesi halinde daha
önce tecil edilen vergi terkin edilecektir.
Öteyandan,
ihracatın gerçekleşmiş sayılması ile ilgili şartlarda herhangi bir değişiklik
söz konusu değildir. Evvelce olduğu gibi gümrük çıkış beyannamesinde yer alan
malın gümrük hattından çıktığı tarih ihracatın gerçekleştiği tarih olarak kabul
edilecektir.
1.
Tecil edilecek katma değer vergisi miktarı:
İhracatçılara
mal teslim eden mükellefler için tecil edilecek vergi miktarı, mükellefin bu
şekildeki teslimleri için hesaplanan vergi miktarından fazla olamaz. Ancak
mükellefın ödemesi gereken vergi miktarı, tecil edilebilir vergi miktarından
daha az ise bu miktar esas alınır.
Örnek
1 İmalatçı fırma (A)'nın imal ettiği ayakkabılardan Temmuz 1986 vergilendirme
döneminde bir kamu kuruluşuna 2.000.000 liralık, ihracatçı bir firmaya da ihraç
kaydıyla 3.000.000 lira tutarında mal teslim ettiğini ve bu döneme ait toplam
katma değer vergisi indiriminin 300.000 lira olduğunu varsayalım.
Bu
durumda imalatçının ilgili dönem beyannamesi ile tecil işlemlerine ilişkin
hesaplamalar aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
Hesaplanan katma değer vergisi
(2.000.000.TL. + 3.000.000.TL) x % 10 500.000.-
Vergi İndirimi -
300.000.-
Ödenmesi gereken katma değer vergisi 200.000.-
Tecil edilebilir katma değer vergisi - 300.000.-
Ödenecek katma değer vergisi 100.000.-
Tecil edilecek katma değer vergisi 200.000.-
Örnek
2- İmalatçı (A) Fırması Ekim 1986 ayında toptancılara 7.000.000 liralık,
ihracatçı
şirkete ise 1.000.000 liralık gömlek teslim etmiştir. Ekim ayında alış ve
giderler dolayısıyla yüklendiği vergiler toplamı 600.000 liradır. İmalatçının
önceki dönemlerden devreden indirilebilir vergisi yoktur.
Bu
mükellefin Ekim ayına ilişkin Katma Değer Vergisi beyanamesi ile tecil
işlemlerine ilişkin hesaplamalar aşağıdadır.
Hesaplanan katma değer vergisi
(7.000.000.TL. + 1.000.000.TL) x % 10 800.000.-
Toplam Vergi indirimi - 600.000.-
Ödenmesi gereken katma değer vergisi 200.000.-
Tecil edilebilir katma değer vergisi - 100.000.-
Ödenecek katma değer vergisi 100.000.-
Tecil edilecek katma değer vergisi 100.000.-
Bu
mükellef Ekim 1986 ayına ait olmak üzere vergi dairesine 100.000 lira katma
değer vergisi ödeyecek, 100.000 liralık vergi ise ihracatın tamamlanmasından
sonra terkin edilmek üzere tecil edilecektir.
Örnek
3- İmalatçı (B) fırması Şubat 1987 ayında müteahhit (C)'ye 2.000.000 liralık,
ihracatçı firmaya ise 3.000.000 liralık mobilya teslim etmiştir. İmalatçının
bir önceki dönemden devreden indirilebilir katma değer vergisi 150.000 lira,
Şubat 1987 ayındaki alış ve giderleri nedeniyle yüklendiği katma değer vergisi
ise 450.000 liradır.
İmalatçı
mükellefin, Şubat 1987 ayı beyannamesinin düzenlenmesi ve vergi dairesince
yapılacak işlemlere ilişkin hesaplamalar aşağıdadır.
Hesaplanan katma değer vergisi
(2.000.000.TL. + 3.000.000.TL) x % 10 500.000.-
Vergi İndirimi (450.000.-TL. +
150.000: TL.) -
600.000.-
Sonraki dönemlere devrolan katma değer
vergisi 100.000.-
Tecil edilebilir katma değer vergisi - 300.000.-
İade edilecek katma değer vergisi 300.000.-
Tecil edilecek katma değer vergisi -
Yukarıdaki
örneklerde imalatçıların beyanname düzenlemeleri ve bu beyannameler üzerinde vergi
dairelerince yapılacak işlemler açıklanmıştır. Müteakip vergilendirme
dönemlerinde beyannamelerin düzenlenmesi ve bu beyannameler üzerine verginin
tarh ve tahakkuk ettirilmesinde imalatçı ve vergi dairesince daha önce yapılan
işlemler göz önünde tutulmayarak genel hükümlere göre işlem yapılacaktır.
2.
İade Edilecek Katma Değer Vergisi:
İhracatçılara
mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken katma değer vergisi ihraç
edilen mala ilişkin imalatçı satış bedeline göre hesaplanan miktardan fazla olamaz.
Diğer
taraftan bendin son paragrafı, iade edilecek katma değer vergisi miktarının
mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgilerin mukayese edilmek
suretiyle hesaplanacağını amirdir.
Bu
hükümlere göre, mükellefe iade edilecek katma değer vergisi miktarı mükellefın
ilgili dönem beyannamesine göre ihraç kaydıyla yapılan satışları için tahsil
edilmeyen miktardan ödenmesi gereken katma değer vergisi düşüldükten sonra
kalan müspet farkdır. Bu konu Örnek 1'de açılanmıştır.
3.
Terkin ve İade İşlemlerinin Yapılması:
İhracatın
usulüne uygun olarak gerçekleşmesi halinde, imalatçılar ihracatçıya ait Gümrük
Çıkış Beyannamesinin aslı veya noterden tasdikli örneği ile bağlı bulunduğu
vergi dairesine müracaat edeceklerdir. hgili vergi daireleri ise bu başvuru
üzerine tescil edilen vergileri terkin edeceklerdir. Terkin işleminden sonra
imalatçının alacaklı olması halinde, bu miktar Bakanlığımızca tespit edilen
usul ve esaslar çerçevesinde iade edilecektir.
4.
İhracatın Gerçekleşmemesi Hali:
ihracatın
gerçekleşmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten
itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.
maddesine göre belirlenen gecikme zammının % 50 fazlası ile birlikte tahsil
olunur. Ancak, ihraç edilmek şartıyla teslim edilen malların Vergi Usul
Kanununda belirtilen mücbir sebepler nedeniyle ihraç edilemememesi halinde
tecil edilen vergi, tecil edildiği tarihten itibaren 6183 Sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine göre ilgili dönemler
için geçerli tecil faizi ile birlikte tahsil olunur.
D
- ARAÇLARA İLİŞKİN İSTİSNA:
3065
sayılı Kanunun 3174 sayılı Kanunla değişik 13.
maddesinin (a) bendi 3297 sayılı Kanunla aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"a)
Mükelleflere işletmelerinde kullanacakları deniz, hava ve demiryolu taşıma
araçlarını yüzer tesis ve araçların teslimleri ile bunların tadili, onarımı ve
bakımı şeklinde ortaya çıkan teslim ve hizmetler"
Bu
düzenleme ile madde uygulamasına 2 önemli değişiklik getirilmektedir.
1.
Eski madde hükmü gereğince, kapsama giren araçların inşa edildikten sonraki ilk
teslimleri ile bunların tadili, onarımı ve bakımı şeklinde ortaya çıkan teslim
ve hizmetler vergiden istisna edilmişken, yapılan değişiklik ile ilk teslimden
sonraki el değiştirmeler de istisna kapsamına alınmıştır.
2.
Değişiklikten önceki hüküme göre, istisnadan faydalananın durumu ve bu
araçların kullanım amacı istisna uygulanması için herhangi bir önem taşımamaktaydı.
Yapılan değişiklik ile istisna uygulaması mükelleflerin işletmelerinde
kullanacakları araçlar ile sınırlandırılmıştır. Buna göre şahsi servet konusu
olan ve zati ihtiyaçlar için iktisap edilen araçların teslimleri ile bunlara
tadil, bakım ve onarımı şeklinde verilen hizmetler istisnadan
faydalanamıyacaktır. Mükelleflerin işletmelerinde kullandıkları araçlar ise
istisnadan faydalanabilecektir.
Kapsama
giren araçları teslim edenler ile tadil, bakım ve onarımını yapanlar, alıcının
bu araçları işletmede kullanacağını vergi dairesinden alacağı belgelerle tevsik
etmek şartıyla vergi uygulamayacaklardır. Ancak araçların işletmede
kullanılacağını Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından alınan teşvik
belgesi veya Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan izin belgesi ile tevsik
edilmesi halinde vergi dairesine başvrulmaksızın istisna hükümlerine göre işlem
yapılacaktır.
Söz
konusu araçları işletmelerinde kullanacaklarına dair yazı almak isteyen
mükellefler, katma değer vergisi bakımından bağlı oldukları vergi dairesine
başvuracaklardır. Vergi daireleri kendilerinde mevcut bilgilere göre,
mükellefin iştigal konusunu, aracın mahiyetini gözönüne alarak ve gerektiğinde
yoklama ve inceleme yoluna başvurarak araçların yük ve yolcu taşımacılığında
veya işletme ihtiyaçları için kulanıldığının tespiti şartıyla bu durumu
belirten bir yazıyı mükellefe vereceklerdir.
Örnekle
açıklamak gerekirse; faaliyet konusu deniz taşımacılığı olan bir işletmenin,
yük ve yolcu taşıma işinde kullanılacak bir deniz aracı iktisap etmesi halinde,
söz konusu istisna hükmü geçerli olacaktır. Faaliyet konusu taşımacılık
olmamakla birlikte bir otel işletmesinin müşterilerinin servis, gezi vb.
ihtiyaçlarını karşılamak için bir tekne satın alması halinde bu tekne işletme
ihtiyacında kullanılacağı için yine vergi uygulanmayacaktır.
Bu
açıklamalar çerçevesinde, vergi dairesi ile Devlet Planlama Teşkilatı
Müsteşarlığı veya Kültür ve Turizm Bakanlığından alınan yazı ve belgelerin aslı
veya noterden onaylı bir örneği alıcı tarafından teslim veya tadil, bakım ve
onarım hizmetini yapana verilecek, satıcılar ise bu belgeleri Vergi Usul
Kanununun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklayacak ve herhangi bir
inceleme sırasında ibraz edeceklerdir.
Bu
belgelere dayalı olarak istisna kapsamında yapılan mal teslimi ve hizmet
ifaları ile ilgili olarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda katma değer
vergisi gösterilmeyecek, yukarıda belirtilen belgelere dayalı olarak ve
araçlara ilişkin istisna kapsamında işlem yapıldığını belirten bir şerh
konulacaktır.
Yukarıdaki
açıklamalar ithalat işlemleri için de geçerlidir. Sözü edilen 13. madde
kapsamına giren araçları ithal edenlerin, yukanda belirtilen belgeleri ilgili
gümrük idaresine ibraz etmeleri halinde bu araçların ithalinde 3065 sayılı
Kanunun 16/ 1-a maddesi gereğince katma değer vergisi uygulanmıyacaktır.
Vergiden müstesna olarak yapılan bu ithalat işlemi 3065 sayılı Kanunun 46.
maddesine 3099 sayılı Kanunla eklenen 6. fıkra kapsamına girmediğinden, ithalat
sırasında teminat uygulaması da söz konusu olmayacaktır.[3]
E - GERİ GELEN EŞYA:
3065
Sayılı Kanunun ithalat istisnasını düzenleyen 16. maddesinde yapılan değişiklik
ile ihracat istisnasından faydalanılarak ihraç edilen ancak, Gümrük Kanununun
132.[4]
maddesinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyanın ithalat istisnasından
faydalanabilmesi için, bu eşya ile ilgili olarak ihracat istisnası nedeniyle
faydalanılan miktarın gümrük idarelerine ödenmesi veya bu miktar kadar teminat
gösterilmesi şartı getirilmiştir.
3065
Sayılı Kanunun
32 ile 11.
maddesi hükümlerine göre, ihraç edilen malların bünyesine giren katma değer
vergileri indirim konusu yapılmakta, indirilemeyen kısım mükellefe iade
edilmektedir. 11. maddenin (c) bendinde ise; imalatçılar tarafından ihraç
edilmek kaydıyla teslim edilen mallara ait katma değer vergisinin ihracatçılar
tarafından ödenmeyeceği, imalatçılar tarafından beyan edilmesi gereken bu
verginin vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilip tecil edileceği ve
ihracatın tamamlanmasından sonra tecil edilen bu verginin terkin edileceği
hükme bağlanmaktadır.
İthalat
istisnasının uygulanabilmesi için ilgili gümrük idareleri ihracat istisnasından
yararlanılan miktarı tespit etmek amacıyla mükellefin bağlı bulunduğu vergi
dairesinden durumu bir yazı ile soracak, bu yazıda geri gelen eşyanın cinsi,
miktarı, tutarı, ilgili bulunduğu gümrük çıkış beyannamesinin tarih ve sayısı
ile faydalı olabilecek diğer bilgilere de yer verilecektir.
Vergi
dairelerince ihracat istisnasından faydalanılan miktarın belirlenmesinde,
Kanunun 11. maddesi ile ihracatçıya getirilen imkanlar göz önüne alınarak aşağıdaki
şekilde hareket edilecektir.
1.
Vergi dairesince yapılacak inceleme sonunda, mükellefin geri gelen mallarla
ilgili olarak yüklendiği vergiyi tamamen indirim konusu yaptığı tespit
edilirse, bu mallarla ilgili olarak ihracat istisnasından yararlanılan bir
miktarın bulunmadığı ilgili gümrük idaresine bildirilecektir. Bu yazıyı alan
gümrük idareleri geri gelen eşya ile ilgili olarak ithalat istisnası kapsamında
işlem yapacaklardır.
2.
Geri gelen malların bünyesine giren vergiler için ihracatçının, bu vergileri
indiremeyip nakden veya diğer vergi borçlarına mahsuben iade olarak aldığının
belirlenmesi halinde ise bu iadeden; geri gelen mallara isabet eden kısım kadar
ihracat istisnasından faydalanıldığı belirtilecektir.
3.
İhraç edilip geri gelen mallar ile ilgili vergi, 3065 sayılı Kanunun 3297
Sayılı Kanunla değişik 11/c maddesi gereğince, ihracatçı tarafından imalatçıya
ödenmeyip, tecil ve terkin edilmişse ihracat istisnasından faydalanılan miktar,
imalatçı satış bedeline göre hesaplanıp ihracatçı tarafından ödenmeyen tutar
olacaktır.
Vergi
dairelerince, geri gelen eşyayla ilgili olanak ihracatçının ihıacat istisnası
nedeniyle faydalandığı miktar yukarıda yapılan açıklamalara göre tespit
edildikten sonra ilgili gümrük idaresine durum derhal bildirilecektir. Gümrük
idaresine ödenen miktarlar ihracatçı tarafından ilgili dönem beyannamesinde
indirim konusu yapılabilecektir.
Geri
gelen eşyayı ihraç kaydıyla teslim etmiş bulunan ve sözü edilen 11/c maddesi
uyarınca vergisi ertelenen imalatçılar bakımından, bu Tebliğin (c) bölümünde
getirilen uygulamada bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.
F
- SOSYAL VE ASKERİ AMAÇLI İSTİSNALARLA DİĞER İSTİSNALAR:
3065
Sayılı Kanunun 17.
maddesinde "Sosyal ve Askeri Amaçlı İstisnalarla Diğer
İstisnalar" düzenlenmektedir. Aynı Kanunun 30/a
ve 32. maddeleri hükümlerine göre 17. madde kapsamına giren işlemler kısmi
istisna niteliğindedir. Buna göre madde kapsamına giren işlemleri yapanlar, bu
işlemlerle ilgili alış ve giderler dolayısıyla yüklendikleri vergileri indirim
konusu yapamıyacak, bu vergiler gelir ve kurumlar vergisi uygulamaları
çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak göz önüne
alınabilecektir.
3297
Sayılı Kanunda sözü edilen 17. madde ile ilgili olarak aşağıdaki değişiklikler
yapılmıştır.
1.
Bedelsiz Teslim ve Hizmet İfaları:
3065
Sayılı Kanunun 17. maddesinin 2/b bendinde, aynı maddenin l. fıkrasında sayılan
kurum ve kuruluşlara yapılan bedelsiz teslim ve hizmet ifaları vergiden istisna
edilmektedir. Maddede yapılan değişiklik ile Kanunların gösterdiği gerek
üzerine bedelsiz olarak yapılan teslimler ve ifa edilen hizmetler de muhatabına
bakılmaksızın istisna kapsamına alınmıştır.
Bu
değişikliğe göre, mesela, 625 Sayılı Özel Okullar Kanununa 3035 sayılı Kanunla
eklenen ek 4. madde gereğince özel okullarda öğrenci sayısının belli bir
oıanında ücretsiz olarak okutulan öğrencilere verilen eğitim hizmeti vergiye
tabi tutulmayacaktır.
Keza
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 178. maddesi uyarınca adli müzaharet
bürolarında, yoksul ve aciz kişilerin işlerini takiple görevli kılınan ve bu
işler için ücret almayan avukatların bu hizmetleri de istisna kapsamında yer
alacaktır.
2.
Götürü Gider Usulüne Tabi Çiftçiler:
3065
sayılı Kanunun 17/1-b maddesinde yapılan değişiklik ile Gelir Vergisi Kanununa
göre vergiden muaf olan çiftçilerin yanı sıra aynı Kanuna göre kazançları
götürü gider usulüne göre tesbit edilen çiftçiler tarafından yapılan teslim ve
hizmetler de vergiden istisna edilmiştir. 3297 sayılı Kanunun 18. maddesine
göre bu hüküm 1.1.1986 tarihinde yürürlüğe girecektir. Buna göre kazançları
götürü gider usulüne göre tesbit edilen çiftçilerin 1986 ve takip eden takvim
yılları ile ilgili olarak zirai faaliyetleri nedeniyle katma değer vergisi
mükellefiyeti söz konusu olmayacak ve dolayısıyla beyanname vermelerine de
gerek bulunmayacaktır.
3.
Askeri Amaçlı İstisna:
3297
sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (a) fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer
Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) bendi hükmü 1/1/1987
tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna
göre, 1/1/1987 tarihine kadar harp, silah, araç, teçhizat, makine cihaz ve
sistemleri ile bunların yapım, bakım ve onarımlarında kullanılacak yedek
parçaların Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik
Komutanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne tesliminde
katma değer vergisi uygulanmayacaktır.
Ancak,
1/1/1987 tarihinden itibaren maddede sözü edilen kuruluşlara yapılacak teslimlere
ise katma değer vergisinin uygulanacağı açıktır.
Öte
yandan, 3297 sayılı Kanununun geçici 2 nci maddesi gereğince, 3065 sayılı
Kanunun 3099 sayılı Kanunla değişik 17 nci maddesinin 3 üncü fıkrasının (b)
bendine göre başlanmış olup, 1/1/1987 tarihinden sonra da devam etmekte olan
işlemler sonuçlanıncaya kadar bu işlemler hakkında eski hükümler uygulanacak,
dolayısıyla katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.
4.
Banka ve Sigorta Muamelelerine İlişkin İstisna :
Genelgeler 1
3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-e
maddesinde yapılan değişiklik ile sigorta acenta ve prodüktörlerinin
sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri vergiden istisna edilmiştir.
Bilindiği
gibi, sözü edilen maddenin değişiklik yapılmadan önceki şekline göre, banka ve
sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler katma değer vergisinden
müstesna idi. Dolayısıyla banka ve sigorta muameleleri vergisi mükellefi olan
sigorta şirketleri ile (A) acentalarının faaliyetleri katma değer vergisinden
müstesna olmakla birlikte, (B) acentaları ile prodüktörlerin sigorta
şirketlerine yaptığı hizmetler, banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi
olmadığından Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince katma
değer vergisine tabi bulunmakta idi.
Ancak
bu Kanunla yapılan değişiklikle, sigorta acenta ve prodüktörlerinin sigorta
muamelelerine ilişkin işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Böylece sigorta
acenta ve prodüktörlerinin sigorta muamelelerine ilişkin işlemlerinin yanısıra
başka işlemlerinin de bulunması halinde, söz konusu bu işlemler dolayısıyla
evvelce olduğu gibi beyanname verilecek ve katma değer vergisi hesaplanacak,
ancak sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri beyana dahil edilmeyecektir.
5.
Harç Pulu, Değerli Kağıtlar ve Taşıt Pulu İstisnası :
3065
sayılı Kanunun 17/4-g maddesinde yapılan değişiklik ile harç pulu, taşıt pulu
ve 210 sayılı Değerli Kağıtlar Kanunu ile düzenlenen değerli kağıtlar istisna
kapsamına alınmıştır. Buna göre harç ve taşıt pulları ile 210 sayılı Kanuna
ekli olup 3239 sayılı Kanunla değiştirilmiş bulunan tabloda yer alan aşağıdaki
değerli kağıtların teslimlerinde katma değer vergisi uygulanmayacaktır.
1.
Noter kağıtları :
a)
Noter kağıdı
b)
Beyanname
c)
Protesto, vekâletname, resen senet
2.
Kira sözleşme kağıtları
3.
Pasaportlar
4.
Yabancılar için ikamet tezkereleri
5.
Askerlik cüzdanları
6.
Nüfus cüzdanları
7.
Aile cüzdanları
8.
Bono kağıtları (emre müharrer senetler)
9.
Sürücü belgeleri
10.
Sürücü çalışma belgeleri (karneleri)
11.
Motorlu araç trafik belgesi
12.
Motorlu araç tescil belgesi
13.
İş makinesi tescil belgesi
6.
Boru Hattı İle Yapılan Taşımalar :
3065
sayılı Kanunun 17/4 üncü maddesine eklenen "j" bendi ile boru hattı
ile yapılan yabancı ham petrol, gaz ve bunların taşınması hizmetleri istisna
kapsamına alınmıştır. İstisna yabancı ülkelere ait ham petrol, gaz ve ürünlerin
boru hattı ile taşınmasında uygulanacaktır.
G.
İSTİSNADAN VAZGEÇME :
3065
sayılı Kanunun 18 inci maddesinde, vergiden istisna edilmiş işlemleri
yapanların diledikleri takdirde bu işlemleri dolayısıyla vergiye tabi
tutulmalarını talep edebilecekleri hükme bağlanmaktadır. 3297 sayılı Kanunla
sözü edilen 18 inci maddenin 1 inci fıkrasında yapılan değişiklikle istisnadan
vazgeçme talebinin, devam etmekte olan işler bakımından geçerli olmayacağı
hükme bağlanmıştır. Buna göre sözü edilen 18 inci maddenin 2 nci fıkrasında
sayılanlar hariç olmak üzere, vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanlar,
diledikleri takdirde vergi dairesine başvurarak bu işlemleri dolayısıyla
vergiye tabi tutulmalarını isteyebileceklerdir. Bu talebin mükellefin istisnaya
dahil olan işlemlerinin tamamını kapsaması şarttır. Ancak, talepten önce
başlanmış işlerde bu hüküm uygulanmayacak, devam edilmekte olan bu işler
sonuçlanıncaya kadar istisna kapsamında işlem görecektir.
ÖRNEK
:
Konut
yapı kooperatiflerine inşaat taahhüt işi yapmakta olan bir müteahhit vergi
dairesine başvurarak bu işlemler dolayısıyla istisnadan vazgeçtiğini bildirerek
vergiye tabi tutulmasını isteyebilir. Müteahhidin bu talepten sonra konut yapı
kooperatiflerine verdiği bütün inşaat taahhüt işleri vergiye tabi olacaktır.
Müteahhidin bu işlerin bir kısmı için istisna hükümlerine göre işlem yapması
diğer kısmı için vergi uygulaması mümkün değildir. Ancak müteahhidin talep
tarihinden önce başladığı inşaat taahhüt işleri ile ilgili olarak istisnadan
vazgeçmesi söz konusu olamayacaktır. Bu müteahhit talep tarihinden sonra
başladığı inşaat taahhüt işlerinde vergi uygulayacak, talep tarihinden önce
başlanan işlerde ise istisna hükümlerine göre işlem yapacaktır. Ancak
istisnadan vazgeçen müteahhit, işi almadan önce kendisinin katma değer vergisi
karşısındaki durumunu, yani istisnadan vazgeçtiğini müşterilerine yazı ile
bildirecek ve yapılan mukavelenameye de bu husus kaydedilecektir.
H
- VERGİ İNDİRİMİ
1.
Farklı Vergi Nispeti Uygulamasında İndirim:
3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinin 2. fıkrasında yapılan
değişiklikle 28. madde gereğince Bakanlar Kurulunca vergi nispeti indirilen
maddelerle ilgili olup indirilemeyen verginin sadece temel gıda maddeleri için
iade konusu yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu
durumda, 28. madde kapsamında vergi nispeti indirilen maddelerden temel gıda
maddeleri dışında kalanların, alımlarında ödenen Katma Değer Vergisi
indiriminden sonra arta kalan kısım sonraki dönemlere devredecek, iade
edilmeyecektir. Sadece temel gıda maddelerine ilişkin olarak yüklenilen ve
indirilemeyen katma değer vergisi eskiden olduğu gibi iade konusu olacaktır.
2.
Vergilendirme Usulü Değişikliğinde Stok Beyanı ve İndirimi:
Aynı
maddenin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi ile götürü veya telafi edici usulde
vergiye tabi iken gerçek usulde vergilendirilmeye başlanan mükelleflerin,
çıkarılacak envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri
vesikalarında ayrıca gösterilen katma değer vergisini indirim konusu
yapabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Buna
göre, götürü usulde vergilendirilmekte iken, şartları kaybedip gerçek usulde
vergilendirilmeye başlanan veya telafi edici usulden gerçek usule geçen
mükellefler geçiş tarihi itibariyle stoklarında bulunan emtiayı bir ay içinde
ilgili vergi dairesine bildireceklerdir.
Stok
bildirimi herhangi bir şekle tabi olmayacak, ancak mükellefler stok
bildiriminde mükellefiyet sicil numarası başta olmak üzere hüviyetlerine
ilişkin bilgiler ile stok olarak beyan edilen malın cinsi, miktarı, birim
fiyatı, tutarı, katma değer vergisi ve ilgili fatura tarih ve numarasını
gösterecekler ayrıca tarih koymak suretiyle imzalayacaklardır.
3.
İndirim Zamanı:
Maddeye
eklenen 3. fıkra ile de indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu
takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kayıt
edildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bilindiği
üzere, Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 219. maddesinin
"a" bendinde; "Muamelelerin işin hacmine ve icabına uygun olarak
muhasebenin intizam ve vuzuhunu bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi
şarttır. Bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi caiz değildir"
hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 352/1-6. maddesinde ise bu hükme aykırı
hareket edilmesi halinde, l. derece usulsüzlük cezası uygulanacağı hükme
bağlanmıştır.
Buna
göre, fatura ve benzeri vesikalar 10 gün içinde defterlere kaydedilebilecek,
indirim hakkı ise vesikaların kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme
döneminde kullanılabilecektir. Ancak bu indirim hakkının vergiyi doğuran olayın
vuku bulduğu yıl içinde kullanılması yani yılın aşılmaması gerekir. Mesela; 28
Ağustos 1986 tarihli alış faturasının on günlük süreyi aşmayacak şekilde 5
Eylül 1986 tarihinde deftere kayıt edilmesi halinde faturada gösterilen katma
değer vergisi Eylül 1986 dönemi işlemlerine dahil edilerek indirim konusu
yapılabilecektir.
Mükelleflerin
alış ve giderlerine ilişkin vesikaların kendi iradeleri dışındaki sebeplerle
işletmeye kayıt süresi geçtikten sonra intikal etmesi halinde, ispat ve tevsik
edilmek şartıyla olayın mücbir sebep olarak kabul edilmesi ve vesikaların kayıt
süresinden sonra kayda alınması mümkündür.
Mükellefler
bu suretle belgeleri kanuni sürenin geçmesinden sonra defter kayıtlarına
almaları halinde de fatura ve benzeri vesikalarda ayrıca gösterilen katma değer
vergisi bu belgelerin kanuni defterlere kayıt edildiği vergilendirme döneminde
indirim konusu yapılabilecektir. Mesela; yukarıda sözü edilen 28 Ağustos 1986
tarihli faturanın 16 Ekim 1986 tarihinde deftere kayıt edilmesi halinde Ekim
1986, 4 Kasım 1986 tarihinde deftere kayıt edilmesi halinde de Kasım 1986
vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılabilecektir. Ancak herhalükada
1986 yılının içinde kesilen faturanın o yıl defterine kayıt edilip, yine o
yılda indirim konusu yapılması gerekmekte olup, yukarıdaki örnekte belirtilen
faturada yer alan verginin Ocak 1987 veya müteakip vergilendirme dönemlerinde
indirimi söz konusu olamayacaktır. Ancak Vergi Usul Kanununun kayıt nizamı
hükümlerine uyulmaması halinde anılan Kanunda belirtilen müeyyidelerin
uygulanacağı tabidir.
I
- BİNEK OTOMOBİLLERİNİN KATMA DEĞER VERGİSİ:
3065
sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 30.
maddesinin (b) bendinde yapılan değişikliğe göre, faaliyetleri; kısmen veya
tamamen binek otomobillerinin kiralanması, taksicilik işletmeciliği yapılması
veya binek otomobillerinin çeşitli şekillerde işletilmesi onların bu amaçla
kullandıkları binek otomobillerinin alışlarında ödenen ve faturalarda ayrıca
gösterilen katma değer vergisi indirim konusu yapılabilecektir. Buna göre,
binek otomobillerini yukarıda belirtildiği gibi çeşitli şekillerde işleten
mükelleller bu amaçla kullanılan binek otomobilleri ile ilgili olarak indirim
hakkından yararlanabileceklerdir.
Ancak
mükelleflerin işletme amacı dışında iktisap ettikleri binek otomobillerinin alış
vesikalarında gösterilen katma değer vergisinin evvelce olduğu gibi indirimi
mümkün değildir. İndirim konusu yapılamayan bu vergi, Gelir ve Kurumlar Vergisi
Kanunları çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak
dikkate alınabilecektir. Bu uygulama binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan
mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobilleri için de
geçerlidir.
Diğer
taraftan, maddeye eklenen (e), (f) ve (g) bentleri ile her türlü ispirtolar,
füzel yağı, oyun kağıtları (çocuklara mahsus oyuncak kağıtlar hariç) ve röntgen
filmleri ek vergi kapsamına alınmıştır.
Bilindiği
gibi, aynı Kanunun 60.
maddesinde düzenlenen ek verginin mükellefi, 1. fıkrada zikredilen malların
imalatçı ve ithalatçılarıdır. 1 ve 15 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinde de açıklandığı üzere ek vergi tek safhada alınacak, imalatın birden
fazla safhada yapılması halinde vergiyi doğuran olay ise ek vergiye tabi malın
tüketime hazır hale getirildiği anda vuku bulacaktır.
Buna
göre, ek vergi kapsamına alınan ispirto ve füzel yağı teslimlerinde ek verginin
mükellefi, Tekel İşletmeleri Genel Müdürlüğüdür.
Söz
konusu maddeye eklenen 8. fıkra gereğince, oyun kağıtları (çocuklara mahsus
oyuncak kağıtlar hariç) ile röntgen filmlerinden tahsil edilen ek verginin %
75'i vergi daireleri tarafından ertesi ayın sonuna kadar Türkiye Kızılay
Derneği Genel Müdürlüğünün T.C. Ziraat Bankası Ankara Merkez Şubesindeki
30440-927 hesap numarasına yatırılacaktır. Adı geçen Genel Müdürlük de vergi
tahsilatını kayıtlarında ve netice hesaplarında gösterilecektir.
Tebliğ olunur.
Ek-1, Yürürlükten kaldırılmıştır.
Ek-2, Yürürlükten
Kaldırılmıştır.
[1] 70 seri nolu tebliğ ile bu
bildirimlerin verilmesi yürürlükten kaldırılmıştır.
[2] 70 seri nolu tebliğ ile bu bildirimlerin
verilmesi yürürlükten kaldırılmıştır.
[3] Güncelliği kalmamıştır.
[4] 4458 Sayılı Gümrük Kanunun
168 nci maddesi.