Yatırım Mallarının İthalinde Ertelenen KDV için verilen Teminatın çözülmesi ve Yatırım Teşvik Belgesinde Öngörülen şekilde gerçekleşmemesi; Finansal Kiralama Kanunu, Gümrük Vergilerinden Muaf veya Müstesna İthalat, Hizmet İhracatı ve İskontu Uygulamalarında KDV Uygulamaları(Mülga)
26 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
31/12/1987
tarihli, 19681 sayılı R.G.
Tasarruflu Yazılar 1
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
ile 01.5.2014 itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
c- Finansal
Kiralama Kanunu Kapsamında KDV
E- Yatırım Teşvik Kapsamı İthalatta KDV Ertelemesi
F- Gümrük Vergisinden Muaf Veya Müstesna İthalat
K- hizmet İhracatı
L- İskonto Uygulaması
Kapsam
3336 sayılı ve 3393 sayılı
Kanunlarla Katma Değer Vergisi Kanununun bazı maddelerinde değişiklikler
yapılmış ve bazı yeni hükümler eklenmiştir. Gerek Kanunda yapılan bu
değişiklikler ve gerekse uygulamada tereddüt yarattığı anlaşılan bazı konularla
ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek duyulmuştur.
A - KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNUN GEÇİcİ 10. MADDESİNE
GÖRE YAPILAN GAYRİMENKUL TESLİMLERİNDE İSTİSNA UYGULAMASI :
1. İstisnanın Uygulanması :
Katma Değer Vergisi Kanununa
eklenen geçici 6. madde hükmü ile tam mükellefiyete tabi kurumların 1987, 1988
ve 1989 yıllarında, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 10. maddesinde yer alan
şartlar çerçevesinde yaptıkları gayrimenkul teslimleri, katma değer vergisinden
müstesna tutulmuştur.
Söz konusu hüküm uyarınca,
katma değer vergisinden müstesna tutularak satışı yapılan gayrimenkullerin tam
mükellef kurumlarca iktisabında yüklenilen ve satışın yapıldığı vergilendirme
dönemine kadar indirimle giderilemeyen katma değer vergileri, kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.
Öte yandan, Kurumlar Vergisi
Kanununun geçici 10. maddesi hükmü uyarınca bu satış işleminden doğan karın,
satışın peşin olarak yapılması halinde tamamının satışın yapıldığı yılda;
satışın vadeli olarak yapılması halinde ise satışın yapıldığı tarihi izleyen takvim
yılı başından itibaren iki yıl içinde ödenmiş sermayeye dönüştürülmesi
gerekmektedir. Ancak, gayrimenkulün vadeli satışı nedeniyle kazancın tamamının,
teslimi izleyen takvim yılı başından itibaren iki yıl içinde ödenmiş sermayeye
dönüştürülememesi halinde, gayrimenkulün satış bedelinden ödenmiş sermayeye
dönüştürülen kısım düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden hesaplanan katma
değer vergisi, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre, teslim dolayısıyla oluşan
vadeden itibaren gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecektir.
Bu işleme uygulanacak katma
değer vergisi oranı, teslimin yapıldığı tarihte yürürlükte olan orandır.
Örnek :
Tam mükellefiyete tabi bir
anonim şirket, aktifinde 20.000.000 lira bedelle kayıtlı bir gayrimenkulünü
7.5.1987 tarihinde 140.000.000 liraya vadeli olarak satmıştır.
Şirket, bu gayrimenkulün
satışından (birikmiş amortisman ve yeniden değerleme fonu da dikkate alınarak)
130.000.000 lira kar elde etmiştir.
Gayrimenkulün vadeli satışı
nedeniyle satış karının yıllar itibariyle sermayeye ilavesi şöyle olmuştur.
1987 yılı içinde ..................................... 35.000.000.-TL.
1988 yılı içinde
..................................... 40.000.000.-TL.
1989 yılı içinde
..................................... 40.000.000.-TL.
Toplam....................... 115.000.000.-TL.
Örneğimizde de görüleceği
üzere, vadeli gayrimenkul satışından elde edilen kazancın tamamı, teslimi takip
eden takvim yılı başından itibaren iki yıl içinde ödenmiş sermayeye
dönüştürülememiştir. Bu durumda, gecikme zammı ile birlikte tahsil edilecek
katma değer vergisi şöyle hesaplanacaktır.
- Gayrimenkul satış
tutarı..................................... 140.000.000.-TL.
- 31.12.1989 tarihi
itibariyle sermaye eklenen toplam tutar ........................ 115.000.000.-TL.
- Katma değer vergisi
matrahı ..................................... 25.000.000.-TL.
- Katma değer vergisi
(25.000.000 X % 12 = ) ..................................... 3.000.000.TL.
Örnekte gayrimenkul 7.5.1987
tarihinde satıldığından, bu satışla ilgili katma değer vergisinin vade tarihi
25.6.1987 tarihi olup, bu tarihten 3.000.000 liralık katma değer vergisinin
ödeneceği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre gecikme zammı
hesaplanacaktır.
2. Kurumlar Vergisi
Kanununun Geçici 10. Maddesinde Yer Alan Şartların İhlali halinde Yapılacak
Uygulama :
Gayrimenkullerin satışından
elde edilen kazancın, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 10. maddesine göre
kurumlar vergisinden istisna edilmesi, Kanunun anılan maddesinde belirli
şartlara bağlanmıştır. Söz konusu şartlar katma değer vergisi istisnasının
uygulanması açısından da aynen geçerlidir.
Bu nedenle, Kurumlar Vergisi
Kanununun geçici 10. maddesindeki şartları yerine getirmediği halde, bu
şartları taşıyormuş gibi kurumlar ve katma değer vergisi istisnası
uygulayanlara, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre kurumlar vergisi açısından
uygulanacak ceza hükümleri, katma değer vergisi yönünde de aynen
uygulanacaktır.
Örnek :
(X) Anonim şirketi aktifinde
150.000.000 lira değerle kayıtlı gayrimenkulünü 1.000.000.000 liraya peşin
olarak satmış ve bu satıştan 850.000.000 lira kazanç sağlamıştır. Ancak bu
şirket, gayrimenkul satışından elde ettiği kazancı, satışın yapıldığı yılda
sermayesine ilave etmediği halde, tamamını ilgili yılın beyannamesinde kurumlar
vergisinden müstesna kazançlar arasında göstererek, kurumlar vergisi
matrahından indirmiştir.
Bu durumda, anılan şirket
istisna uygulaması bakımından gerekli şartları taşımadığı halde, fuzulen
istisnadan yararlanmış ve vergi ziyaına neden olmuştur. Bu nedenle, örnekte yer
alan mükellef hakkında kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden Vergi
Usul Kanunu hükümlerine göre ceza uygulanacaktır. (*)
B - KONUT İSTİSNASI :
Bilindiği üzere, Katma Değer
Vergisi Kanununda yer alan ve net alanı 150 m2'yi geçmeyen konutların teslimi
ile konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerini vergiden
müstesna tutan hüküm, geçici 8. madde olarak 31.12.1992 tarihine kadar
uzatılmıştır.
150 m2'yi geçmeyen
konutlarda katma değer vergisi istisnasının nasıl uygulanacağı, 9 ve 24 seri
numaralı katma değer vergisi genel tebliğlerinde açıklanmıştır.
Öte yandan, müteahhitler
tarafından konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde, inşa
edilen konutların 150 m2'nin üzerinde olması veya yapılan inşaatın içinde konut
dışında başka bölümlerin de bulunması, istisnanın uygulanmasına engel teşkil
etmeyecektir. Ancak kooperatiflerin, üyelerine 150 m2'yi geçen konut teslimleri
katma değer vergisine tabi olacak, 150 m2'yi geçmeyen konut teslimlerinde ise
vergi uygulanmayacaktır. (*)
c - FİNANSAL
KİRALAMA KANUNU KAPSAMINA GİREN İŞLEMLERDE KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULANMASI
:
Katma Değer Vergisi
Kanununun 3316 sayılı Kanunla değişik 28. maddesinin verdiği yetkiye
dayanılarak çıkartılan 24.11.1986 tarih ve 86/11217 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile Finansal Kiralama Kanununa göre finansal kiralamaya konu olan
malların teslimi ile bu malların kiralanması işlemlerinde katma değer vergisi
oranı % 1 olarak tespit edilmiştir.
Buna göre, finansal kiralama
kuruluşlarının sözü edilen Finansal Kiralama Kanunu kapsamındaki kiralama ve
teslimleri % 1 oranında vergiye tabi olacaktır. Ayrıca, bu Kanun kapsamında
teslim ve/veya kiralanmak üzere finansal kiralama kuruluşlarına yapılacak
teslimlerde de % 1 vergi nispeti uygulanacaktır.
Finansal kiralama
kuruluşlarına, bu kapsamda mal teslim eden mükelleflerin alımlarında
yüklendikleri katma değer vergilerinden, indirim konusu yapılamayanlar, iade
edilmeyecektir. Ayrıca, bu vergiler gelir veya kurumlar vergisi uygulamasında
gider veya maliyet unsuru olarak da dikkate alınmayacaktır.
Ancak, indirim konusu
yapılamayan bu vergiler, daha sonra bu firmaların diğer işlemlerinden
(özellikle finansal kiralamaya konu olmayan genel oranda vergiye tabi diğer
işlemlerinden) doğan katma değer vergilerinden indirim konusu yapılabilecektir.
Öte yandan, finansal
kiralama kuruluşlarının Finansal Kiralama Kanununa göre, teslim veya kiralama
işlemlerine konu olmayan malların satın alınmasında uygulanacak katma değer
vergisi oranı, % 1 değil; genel hükümlere göre belirlenen oran olacaktır.
D - KAP VEYA AMBALAJ MADDELERİNDE KATMA DEĞER
VERGİSİ UYGULAMASI
1. Kap veya Ambalajların
Geri Verilmesinin Mutad Olduğu haller:
Katma Değer Vergisi
Kanununun 3297 sayılı Kanunla değişik 2/4. maddesine göre, kap ve ambalajların
geri verilmelerinin mutad olduğu hallerde teslim, bunlar dışında kalan şeyler
itibariyle yapılmış sayılmaktadır. Buna göre, geri verilmesi mutad olan ambalaj
maddelerinin içine konuldukları maddelerle birlikte tesliminde vergi, asıl
maddenin bedeli üzerinden hesaplanacaktır. Bu durumda, ambalaj maddesi verginin
kapsamına girmediğinden vergiye tabi tutulmayacaktır.
2 - Kap veya Ambalajların
Geri Verilmesinin Mutad Olmadığı haller :
Ambalajlanarak satılması
mutad olan maddelerin tesliminde, faturada ambalaj için ayrıca bir bedel
gösterilmemesi, yani teslim bedelinin ambalaj maddesine ait tutarı da içine
alacak şekilde tek tutar olarak ifade edilmesi gerekir. Bu durumda, ambalaj
malzemesi, asıl maddenin tabi olduğu şartlara göre vergilendirilecektir. Diğer
bir anlatımla, asıl madde indirimli oranda vergiye tabi ise bu teslimin tamamı
için indirimli oran uygulanacaktır.
Örnek vermek gerekirse;
sandıklarla yapılan limon satışında, sandıkların geri alınmasının mutad
olmadığı hallerde, kesilen limon faturası sandık bedelini de kapsayacaktır.
Böyle bir durumda, sandık bedellerinin faturada ayrıca gösterilmesi söz konusu
değildir.
Kap veya ambalajların geri
verilmesinin mutad olduğu haller, satıcı firmanın bu maddeleri aktifleştirerek
amortismana tabi tuttuğu hallerdir. Örneğin, tüpgaz satışlarında boş tüpün geri
verilmesi mutad bir olaydır. Çünkü, boş tüpü, satıcı firma aktifleştirerek
amortismana tabi tutmaktadır.
Ayrıca, bir malın
amortismana tabi tutulabilmesi için, o malın işletmede bir yıldan fazla
kullanılmasının gerekli olduğu da açıktır.
3. Ambalajlı Olarak İhaç
Edilen Mallarda Durum :
Ambalajlanarak ihraç edilen
bir malda ihraç edilen madde, ambalaj maddesi değil, ambalajlanan mallar
olacaktır. Bu nedenle, söz konusu ihracatlarda kap veya ambalaj maddelerinin
imalatçılar tarafından da olsa ihracatçılara tesliminde sözü edilen 11/1-c
maddesi kapsamında tecil ve terkin uygulanmayacaktır.
Örnek :
(A) Anonim Şirketi, imalatçı
firmadan satın aldığı gömlekleri, kendisi ambalajlayarak ihraç etmektedir.
Ancak ambalaj maddelerini, bir başka imalatçı fırmadan satın almaktadır.
Bu örnekte yer alan
gömleklerin teslimlerinde hesaplanan katma değer vergisi için tecil terkin
uygulaması kapsamında işlem yapılacaktır. Ancak ambalaj maddelerini imal edip
(A) Anonim Şirketine satan firma, tecil terkin uygulamasından bu işlem ile
ilgili olarak yararlanamayacaktır. Çünkü, ihracatçı firmanın ihraç ettiği mal,
ambalaj maddesi olmayıp, gömlektir.
E - YATIRIM MALLARININ İThALİNDE ERTELENEN KATMA DEĞER
VERGİSİ İÇİN VERİLEN TEMİNATIN ÇÖZÜLMESİ VE YATIRIMIN TEŞVİK BELGESİNDE
ÖNGÖRÜLEN ŞEKİLDE GERÇEKLEŞMEMESİ :
Katma Değer Vergisi
Kanununun 46.
maddesinin 6. fıkrası gereğince, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı
tarafından verilen teşvik belgelerinde gösterilen yatırım mallarının ithalinde
ertelenen katma değer vergisi için verilen teminatın çözümüne ilişkin usul
aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir.
1. Erteleme Uygulamasından
Yararlanacak Olanlar :
Erteleme uygulamasından
yararlanılabilmesi için, teşvik belgeli yatırım malını ithal edenin, gerçek
usulde katma değer vergisi mükellefi olması ve bu malın indirim hakkı tanınan
işlemlerde kullanılması şarttır.
2. Erteleme Uygulanmasından
Yararlanamayacak Olanlar :
Aşağıda belirtilen kişiler
erteleme uygulamasından yararlanamayacaklardır.
a) Gerçek usulde katma değer
vergisi mükellefi olmayanlar.
Örnek :
Katma değer vergisi mükellefiyeti
söz konusu olmayan bir banka, teşvik belgesi almak suretiyle bir bilgisayar
cihazı ithal etmiştir. Bu cihazla ilgili ithalde ödenmesi gereken katma değer
vergisi, ertelenemiyecektir.
b) Faaliyetleri münhasıran
indirim hakkı tanınmayan işlemlerden oluşan mükellefler.
Örnek :
Faaliyeti tamamiyle 150
m2'nin altında konut imal edip satmak olan bir şirket, teşvik belgeli olarak
bir inşaat makinası ithal etmiştir. Bu makinenin ithalatı sırasında
hesaplanacak katma değer vergisi, dahilde indirim konusu yapılamıyacağından, bu
verginin ertelenmesi de söz konusu olmayacaktır.
c) Katma Değer Vergisi
mükellefi olmakla beraber ithal ettiği teşvik belgeli yatırım malını, indirim
hakkı tanınmayan işlemlerde kullanacak olanlar.
Örnek :
Çeşitli faaliyetleri
nedeniyle katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan bir belediye, münhasıran
yol yapım faaliyetlerinde kullanmak üzre teşvik belgeli olarak bir iş makinası
ithal etmiştir. Bu belediyenin yol yapım işi, verginin konusuna girmediğinden,
yol yapımında kullanılan iş makinası ithali dolayısıyla yüklenmesi katma değer
vergisi, indirim konusu yapılamayacaktır. Bu nedenle, yol yapım faaliyetinde
kullanılacak teşvik belgeli makinenin ithalatında hesaplanan katma değer
vergisi, erteleme uygulamasından yararlanamayacaktır. Ancak, söz konusu iş
makinasının belediyeye ait iktisadi işletmede kullanılmak üzere ithal edilmesi
halinde, iktisadi işletmenin faaliyetleri vergiye tabi olduğundan, iş
makinasına ait ithal sırasında hesaplanan katma değer vergisi erteleme uygulamasından
yararlanacaktır.
3. İthalde
Ertelenen Vergiye Ait Teminatın Çözülmesi :
Teşvik belgeli yatırım
mallarının ithali sırasında ertelenen vergiler dolayısıyla gümrük idarelerince
alınan teminatların çözümü için asli şart, ithalatın gerçekleştiği tarihten
sonra ödenen vergiler toplamının, tecil edilen vergiler toplamına ulaşmasıdır.
İthalatın gerçekleştiği tarih ise malların gümrükten çekildiği tarihtir. Bu
şartın gerçekleşmesinden sonra mükellefler, her bir gümrük idaresini, bu gümrük
idarelerince ertelenen katma değer vergisi tutarlarını ve teminatın miktarını
bildirir bir dilekçe ile bağlı oldukları vergi dairelerine başvuracaklardır. Bu
dilekçeye gümrük giriş beyannamesi, teşvik belgesi, çeki listesi ve gümrük
idarelerince verilen teminat esham ve tahvilat alındıları asılları veya noterce
onaylı örnekleri eklenecektir.
Bu dilekçeyi alan vergi
dairesi, ithalatın gerçekleştiği tarihten itibaren ödenen vergiler toplamının,
ithalde ertelenen vergi tutarına ulaştığını gördükten sonra, durumu ilgili her
bir gümrük idaresine doğrudan bildirecek ve teminatın çözülmesini isteyecektir.
Bu yazıya dayanılarak gümrük
idarelerince, ithalde ertelenen vergi terkin edilecek ve mükellefin teminatı
çözülecektir.
Terkin edilen vergi
ödenmediği için hiçbir şekilde indirim konusu yapılamayacak ve gider
kaydedilemeyecektir.
Teminatın çözülmesine
ilişkin hesaplamalar ise aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
a) Faaliyetleri Tamamen
Vergiye Tabi İşlemlerden Oluşan Mükellefler :
Faaliyetlerinin tamamı
vergiye tabi olan, teşvik belgeli yatırım malı ithal eden ve bu yatırım malına
ait gümrükte hesaplanan katma değer vergisini teminat vermek suretiyle
ertelettiren mükelleflerin, yatırım mallarını ithal ettikleri tarihten itibaren
fiilen ödedikleri katma değer vergileri, gümrükte ertelenen vergiler tutarına
ulaştığında teminatları çözülecektir.
b) Faaliyetleri Tamamen İade
hakkı Doğuran İşlemlerden Oluşan Mükellefler :
İade hakkı doğuran işlemler
Katma Değer Vergisi Kanununun 32. maddesinde sayılan istisnalar ile temel gıda
maddelerine ilişkin işlemlerdir. Faaliyetleri münhasıran bu işlemlerden oluşan
mükelleflerin teminatı; ilgili dönem beyannamelerinde, iade hakkı doğuran
işlemler nedeniyle beyan edilen bedellerin % 12'sinden, (farklı oranlarda katma
değer vergisine tabi işlemlerin söz konusu olması halinde, bu oranlar ayrı ayrı
dikkate alınmak suretiyle) aynı beyannamede varsa iadesi gereken vergi
tutarlarının düşülmesi sonunda kalan miktarların toplamının, ertelenen vergi
tutarına ulaşması halinde çözülecektir.
Örnek :
Bir mükellef, teşvik belgeli
4 adet kamyon ithal etmiş ve bu ithalat ile ilgili gümrükte hesaplanan
24.000.000 liralık katma değer vergisini terninat vermek suretiyle
ertelettirmiştir. Bu mükellef, söz konuusu kamyonları ile sadece uluslararası
nakliyecilik yapmakta ve bu iş katma değer vergisinden müstesna bulunmaktadır.
Bu mükellefin, kamyonları
ithal ettiği tarihten itibaren, vergiden istisna edilen toplam hasılatının %
12'si, ithalde ertelenen katma değer vergisi tutarı olan 24.000.000 liraya
ulaştığında teminatı çözülecektir. Ancak aynı dönemlerde, mükellefe nakden veya
mahsup yoluyla yapılan iadeler, teminatın çözümü ile ilgili hesaplamadan
düşülecektir.
c) İade hakkı Doğuran
İşlemlerle, Vergiye Tabi İşlemleri Birlikte Yapan Mükellefler:
İade hakkı doğuran işlemlerinin
yanında, vergiye tabi faaliyetleri de bulunan mükelleflerin, ithalde ertelenen
katma değer vergisi dolayısıyla verdikleri teminatın çözülmesinde, ödedikleri
katma değer vergisi ile iade hakkı doğuran işlemlere ait bedelin % 12'sinin
toplamı dikkate alınacaktır. Bu toplamdan, mevcutsa iade edilecek katma değer
vergisi düşüldükten sonra kalan miktarın ithalde ertelenen vergi tutarına
ulaşmasından sorıra, teminat çözülecektir.
d) Kısmi İstisna Kapsamında
İşlem Yapan Mükellefler :
İndirim hakkı tanınan ve
tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, teşvik belgeli yatırım malını
münhasıran indirim hakkı tanınmayan işlemlerde kullanmaları halinde erteleme
uygulamasından yararlanamayacaklardır. Ancak teşvik belgeli yatırım malının,
her iki işlem için de kullanılıyor olması halinde, erteleme uygulamasından
yararlanabileceklerdir. Bu durumda teminat, yukarıda (a) bölümünde açıklandığı
şekilde, yani vergi dairesine fiilen ödenen vergiler toplamına bağlı olarak
çözülecektir. İndirim hakkı tanınmayan işlemlere ait bedellerin % 12'si olarak
bulunan miktarlar ise hesaplamaya kesinlikle dahil edilmeyecektir.
Örnek :
Bir anonim şirket, teşvik
belgeli bir iş makinası ithal etmiş ve bu makina ile ilgili gümrükte 3.600.000
lira olarak hesaplanan katma değer vergisini teminat vermek suretiyle
ertelettirmiştir.
Bu mükellef, ithal ettiği iş
makinasıyla biryandan başka firmaların işlerinde bedeli karşılığında hizmet
vermekte, diğer yandan söz konusu makinayı indirim hakkı tanınmayan kendi konut
inşaatında kullanmaktadır.
Sözü edilen mükellefin, bu
makina ithalatını gerçekleştirdiği tarihten sonra ödediği katma değer
vergilerinin, ithalde ertelenen 3.600.000 liraya ulaşması halinde, teminatı
çözülecektir. Ancak, mükellefin satışını yaptığı kısmi istisna kapsamına giren
konutlara ait hasılatı, bu hesaplamada hiç bir şekilde dikkate alınmayacaktır.
4. Yatırımın Teşvik
Belgesinde Öngörülen Şekilde Gerçekleşmemesi :
Katma Değer Vergisi
Kanununun 46/6. maddesinde, teşvikli yatırımlarda, yatırımın teşvik belgesinde
öngörülen şekilde tamamlanmaması halinde, bu yatırım için ithal edilen mallara
ait gümrükte ertelenen verginin, 6183 sayılı Kanunun hükümlerine göre
belirlenen tecil faizinin % 50 zamlı tutarı ile birlikte tahsil edileceği hükme
bağlanmıştır.
Bu hüküm uyarınca, teşvikli
yatırımlarda, yatırımın teşvik belgesinde öngörülen şekilde tamamlanmadığının
Devlet Planlama Teşkilatınca veya incelemeler ile tespit edilmesi halinde,
gümrükte ertelenen vergi, erteleme tarihinden itibaren, 6183 sayılı Kanunun 48.
maddesine göre ilgili yıllar için belirlenen geçerli tecil faizinin % 50
fazlası ile birlikte tahsil edilecektir.
F - GÜMRÜK VERGİSİNDEN MUAF VEYA
MÜSTESNA İThALATTA KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI :
Katma Değer Vergisi
Kanununun ithalat istisnasını düzenleyen 16/1.
maddesinin (b) bendinde Gümrük Kanununun bazı maddelerine atıfta
bulunularak, bu maddeler kapsamına giren malların ithalinin katma değer
vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmıştır.
Gümrük Kanununun atıfta
bulunulan bu maddelerinde, gümrük vergisinden muaf veya müstesna olarak ithal
edilecek ve esas itibariyle gayri ticari nitelik taşıyan bazı mallar
sayılmaktadır. Bu malların ithalinin, sözü edilen 16/1-b maddesi gereğince
katma değer vergisinden de müstesna olduğu açıktır.
Ancak, Bakanlığımıza intikal
eden olaylardan, Gümrük Kanununun atıfta bulunulan bu maddeleri kapsamına
girmemekle birlikte, aynı Kanunun başka hükümleri ve diğer mevzuat (teşvik
mevzuatı ve çeşitli özel kanunlar gibi) hükümlerine göre, gümrük vergisi
uygulanmayan bazı malların ithalinde katma değer vergisi de uygulanmadığı
anlaşılmaktadır.
Bir malın ithalinin katma
değer vergisinden müstesna olabilmesi için, dahildeki teslimlerinin vergiden
müstesna olması veya 16/1. maddenin sözü edilen (b) bendinde sayılan Gümrük
Kanununun ilgili maddeleri kapsamına girmesi şarttır. Bu şartları taşımayan
ancak çeşitli mevzuat hükümlerine göre, gümrük vergisine tabi tutulmayan
malların ithalinde ise katma değer vergisinin uygulanacağı tabiidir. Diğer
taraftan, katma değer vergisi açısından sıfır orana tabi malların ithalinde de
katma değer vergisi sıfır oranda uygulanacaktır.
Öte yandan, Katma Değer
Vergisi Kanununun 49. maddesinde; Gümrük Vergisi ve diğer kanunlar gereğince
gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören mallara ait ithalatta katma
değer vergisinin de aynı usule tabi tutulacağı hükme bağlanmaktadır. Buna göre,
başta Gümrük Vergisi Kanununun 118. maddesi olmak üzere çeşitli mevzuat
hükümleri gereğince, gümrük vergisi teminata bağlanarak ithal edilen mallara
ait katma değer vergisi de teminata bağlanacaktır. Ancak, bu şekilde ithal
edilen malların katma değer vergisinden müstesna olması veya "sıfır"
vergi oranına tabi bulunması halinde, bu malların ithalinde vergi hesaplanmayacağından
teminat uygulaması da söz konusu olmayacaktır.
G - KISMİ VERGİ İNDİRİMİ :
Bilindiği üzere, Katma Değer
Vergisi Kanununun 32. maddesinde sayılan istisnalar tam istisna niteliğinde
olup, bunlar dışında kalan istisnalar ise kısmi istisna niteliği taşımaktadır.
Kısmi istisna uvgulamasında,
istisna kapsamına giren işlemlerle ilgili alış ve giderler dolayısıyla
yüklenilen vergilerin indirimi veya mükellefe iadesi mümkün değildir.
İndirilemeyen bu vergiler gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya
maliyet unsuru olarak gözönüne alınabilecektir. Bu nedenle, kısmi istisna
kapsamında işlem yapan mükellefler, bu kapsamda sattıkları mal veya hizmetin
satış bedelini belirlerken, indirilemeyen vergileri bir maliyet unsuru olarak
dikkate alabileceklerdir.
Öte yandan, sözü edilen
Kanunun kısmi vergi indirimini düzenleyen 33. maddesinin 1. fıkrasında,
"Bu Kanuna göre indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan
işlemlerin bir arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen
Katma Değer Vergisinin ancak indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmi
indirim konusu yapılır." hükmü yer almış ve aynı maddenin 2. fıkrasında
ise, kısmi vergi indirimine ilişkin usul ve esasları tespite, Maliye ve Gümrük
Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir.
Madde hükmünün Bakanlığımıza
verdiği yetki uyarınca, kısmi vergi indiriminin usul ve esasları 1 seri No.lu
Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (E) Bölümünde açıklanmıştı. Bu uygulama
ile ilgili olarak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı'na intikal eden olaylar ve
uygulama sonuçları gözönünde tutularak, "kısmi vergi indiriminin"
usul ve esasları 1 Ocak 1988 tarihinden geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde
yeniden tespit edilmiştir.
1. Ticari Amaçlı Özel
İnşaatlarda, Kısmi İstisna Kapsamına Giren İşlemlerle Vergiye Tabi İşlemlerin
Bir Arada Yapılması halinde Durum :
Ticari amaçlı inşaatlarda,
kısmi istisna kapsamına giren konutlar yanında, işyeri gibi vergiye tabi
bağımsız birimlerin de bulunması halinde, kısmi vergi indirimi, bağımsız
birimlerin toplam net alanı içindeki payları dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Buna göre, ticari amaçlı
inşaat yapan mükellefler bina projelerine göre, istisna kapsamına giren ve
girmeyen bağımsız birimlerin m2 cinsinden toplam net alanlarını tespit
edecekler, bulunan bu alanlar binanın toplam net alanına bölünerek, basit
orantı yoluyla istisna kapsamına giren ve girmeyen alanların payları
bulunacaktır. Mükelleflerce herhangi bir vergilendirme döneminde yüklenilen
vergiler bu oranlarla çarpılarak, ilgili dönemde indirim konusu yapılacak ve
ayrıca maliyete eklenecek vergiler hesaplanacaktır.
Örnek :
Bir mükellef satınaldığı
arsa üzerine bağımsız birimler halinde satmak üzere 16 daire 10 işyerinden
oluşan bir apartman inşa etmektedir. Konut olarak kullanılacak olan herbir
dairenin net alanı 100 m2, herbir işyerinin net alanı 40 m2 dir. Binanın toplam
net alanı ise 2.000 m2 dir.
Mükellef, Aralık 1987
döneminde bu inşaatla ilgili 5.000.000 liralık vergili alış ve gider nedeniyle
600.000 lira katma değer vergisi yüklenmiştir.
Bu mükellefin Aralık 1987
dönemi kısmi vergi indirimi hesabı aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
- Binanın toplam net alanı : 2.000
m2
- İstisna kapsamındaki
dairelerin toplam net alanı : 1.600 m2
- İstisna kapsamındaki
dairelerin net alanının toplam net alana oranı : (1.600 m2/2.000 m2 x 100 =) % 80
- İşyerlerinin toplam net
alanı : 400
m2
- İşyerleri net alanının
toplam net alana oranı : (400 m2/2.000 m2 x 100 =) % 20
- Aralık 1987'de yüklenilen
vergi : 600.000.-TL.
- İndirilecek vergi : (600.000.-TL.
x % 20 =) 120.000.-TL.
- Maliyete eklenecek vergi : (600.000.-TL.
x % 80 =) 480.000.-TL.
2. Bağış Amacıyla Yapılan
İnşaatlarda Durum :
Bir vergi mükellefinin bağış
amacıyla yaptığı inşaatın hesaplarını ayrı tutması (muhasebeleştirmesi)
zorunludur. Dolayısıyla indirim hakkı tanınmayan bu işlemle ilgili yüklendiği
vergiyi, ancak bir maliyet unsuru olarak gözününde bulundurabilecektir.
Örnek:
(A) Anonim Şirket Milli
Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığına bağışlamak üzere bir okul inşaatına
başlamıştır. Şirketin bu inşaatla ilgili olarak yaptığı tüm harcamalar ve
yüklendiği vergiler ayrı hesaplarda izlenecektir. Bu inşaatla ilgili olarak
yüklenilen vergiler, şirketin ticari faaliyeti ile ilgili olmadığından indirim
konusu yapılamayacak, ancak bir maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecektir.
Öte yandan, Katma Değer
Vergisi Kanununun değişik 17/2-b maddesi kapsamına girmeyen bağışlar vergiye
tabi olacağından, bu şekilde gerçekleştirilen bağışlarda emsal bedel üzerinden
vergi hesaplanıp beyan edileceği ve bağışlanan mal dolayısıyla yüklenilen
vergilerin de indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
3. Kısmi İstisna Kapsamında
Konut İnşa Eden Mükelleflerin Aynı Zamanda Vergiye Tabi Bağımsız İnşaatlarının
da Olması halinde Durum :
Kısmi istisna kapsamına
giren konut inşa eden mükelleflerin aynı zamanda vergiye tabi bağımsız
inşaatlarının da olması halinde, mükellefler bu inşaatları ile ilgili olarak
yaptıkları mal ve hizmet alımlarından hangilerinin istisna kapsamına giren
inşaata, hangilerinin de vergiye tabi inşaata ait olduğunu tespit edecek
şekilde muhasebelerini tutacaklardır.
Bu şekilde faaliyetde
bulunan mükelleflerin söz konusu işlerle ilgili ortak genel giderler
dolayısıyla yüklendikleri vergiler de indirim hakkı tanınan ve tanınmayan
işlemler esas alınarak oranlanacak ve indirim hakkı tanınanları isabet eden
kısım indirim konusu yapılabilecektir.
4. Diğer hallerde Kısmi
İstisna Uygulaması :
İndirim hakkı tanınan ve
tanınmayan işlemleri birlikte yapan mükellefler, alışlarında yüklendikleri
vergileri, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir
katma değer vergisi hesabına intikal ettireceklerdir. Daha sonra aynı dönemde,
toplam satışlar içinde indirim hakkı tanınmayan işlemlerin oranı bulunacak, bu
oran, o dönemdeki toplam satışlar nedeniyle yüklenilen vergilere uygulanarak,
istisna kasamına giren işlemler dolayısıyla yüklenilen vergi miktarı
hesaplanacaktır. Bu şekilde bulunacak, vergisiz satışlara (kısmi istisna
kapsamına giren işlemlere) ait yüklenilen vergiler, indirilebilir katma değer
vergisi hesabında çıkartılarak, gider veya maliyet hesaplarına intikal
ettirilecektir. İndirilecek verginin bulunmaması veya yetersiz olması halinde
artan kısım, "fazla ve yersiz hesaplanan" vergi olarak beyan edilecektir.
Örnek 1 - İNDİRİLEcEK VERGİ,
GİDER YAZILAcAK VERGİDEN FAZLA İSE:
Bir akaryakıt bayii, Kasım
1987 döneminde, 5.000.000 liralık akaryakıt almış ve bununla ilgili olarak
600.000 lira katma değer vergisi ödemiştir. Mükellef aynı dönemde 2.000.000
liralık akaryakıt satmıştır. Bu satışın 500.000 liralık kısmını, istisna
kapsamında Olağanüstü hal Bölge Valiliğine 1.500.000 liralık kısmını da vergili
olarak diğer kişilere yapmış ve 180.000 lira katma değer vergisi tahsil
etmiştir.
2.000.000 liralık bu akaryakıt
teslimi ile ilgili olarak yüklenilen vergiler 228.000 lira olarak
hesaplanmıştır. Bu mükellefin Kasım 1987 döneminde kısmi vergi indirimi hesabı
aşağıdaki şekilde yapılacaktır.
- Yüklenilen katma değer
vergisi : 600.000.- TL.
- Bu dönem ait toplam satışlar : 2.000.000.-TL.
- Vergisiz satışlar : 500.000.-TL.
- Vergisiz satışların toplam
satışlara oranı : (500.000/2.000.000 x 100 =) % 25
- Vergili satışlar : 1.500.000.-TL.
- Vergili satışların toplam
satışlara oranı : (1.500.000/2.000.000 x 100 =) % 75
- Toplam satışlara ait vergi
girdileri : 1.900.000.-TL.
- Vergili girdilere ait
katma değer vergisi : (1.900.00.- TL. x % 12 =)
228.000.-TL.
- İndirilecek katma değer
vergisi : (600.00.- TL. 57.000.-TL =)
543.000.-TL.
- Bu döneme ait hesaplanan
katma değer vergisi : 180.000.- TL.
- Sonraki dönemlere devreden
katma değer vergisi : (543.000 - 180.000 =) 363.000.- TL.
Örnekten de anlaşılacağı
üzere, bu mükellef kısmi vergi indiriminde, (alış hesapları ile ilgilenmeden
satışlar üzerinden) vergili satışları nedeniyle yüklendiği vergiyi indirim
konusu yapacak, vergisiz satışlara ait yüklendiği vergiyi de indirilecek katma
değer vergisi hesabından çıkartarak, gider hesaplarına intikal ettirecektir.
Mükellef, bu işlemlerden sonra arta kalan 363.000 liralık yüklendiği vergiyi
ise "Sonraki Dönemlere Devreden" vergi hesabında gösterecektir.
Örnek 2 - İNDİRİLEcEK VERGİ,
GİDER YAZILAcAK VERGİDEN AZ İSE :
Mükellef (A) toptan gıda
ticareti yapmaktadır. Bu mükellef, Ocak 1988 döneminde (temel gıda maddeleri
dışında kalan) toplam 2.500.000 liralık gıda maddesi satışı yapmıştır. Bu
miktarın 1.100.000 liralık kısmını Olağanüstü hal Bölge Valiliğine, 1.400.000
liralık kısmını da diğer kişilere satmış ve 168.000 lira katma değer vergisi
tahsil etmiştir. Bu mükellefin satışını yaptığı 2.500.000 liralık gıda maddesi
için 245.000 lira katma değer vergisi yüklendiği ve bu miktarın bir kısmını
daha önceki dönemlerde indirim konusu yaptığı hesaplarından anlaşılmaktadır.
Mükellefin, Ocak 1988 döneminde emtia alışı olmadığı için, bu dönemde
yüklendiği katma değer vergisi bulunmamaktadır.
Ancak, Aralık 1987
döneminden devreden 80.000 lira indirilecek katma değer vergisi bulunmaktadır.
Bu mükellefin indirilecek,
gider yazılacak ve ödenecek katma değer vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
- Önceki dönemden devreden
katma değer vergisi : 80.000.- TL.
- Bu döneme ait toplam
satışlar : 2.500.000.-
TL.
- Vergisiz satışlar : 1.100.000.-
TL.
- Vergisiz satışların toplam
satışlara oranı : (1.100.000/2.500.000 =) % 44
- Vergili satışlar : 1.400.000.-TL.
- Vergili satıların toplam
satışlara oranı : (1.400.000/2.500.000 =) 56
-Toplam satışlara ait
vergili girdiler : 2.041.670.-TL.
- Vergili girdilere ait
katma değer vergisi : (2.041.670.- TL. x % 12 =) 245.000.-
TL.
- Gider yazılacak katma
değer vergisi : (245.000.- TL. x % 44 =) 107.800.- TL.
- İndirilecek katma değer
vergisi : 0
- Bu dönemde toplam
indirilecek katma değer vergisi : 0
- Gider yazılacak katma
değer vergisinden beyan edilecek kısım : (107.800 - 80.000 =) 27.800.- TL.
- Bu döneme ait hesaplanan
katma değer vergisi : 168.000.- TL.
- Toplam beyan edilecek ve
ödenecek katma değer vergisi : (27.800 + 168.000 =) 195.800.- TL.
Örnekten de anlaşılacağı
üzere, bu mükellef, Ocak 1988 döneminde gider hesaplarına intikal ettireceği
107.800 liranın 80.000 liralık kısmını indirilecek katma değer vergisi
hesabından çıkartarak, bu hesabı sıfırlayacak; indirim hakkı olmadığı halde
daha önceki dönemlerde indirmiş olduğu arta kalan 27.800 lirayı da "fazla
ve yersiz hesaplanan" katma değer vergisi olarak beyan edecektir.
Buna göre, mükellefin bu
dönemde beyan edeceği toplam vergisi (27.800+168.000=) 195.800 lira olacak ve
indirilecek vergisi de bulunmadığından, bu tutarı vergi dairesine ödeyecektir.
Örnek 3 - İNDİRİLEcEK VERGİ
MEVcUT DEĞİLSE :
Mükellef (B), yedek parça
satışı yapmaktadır. Bu mükellef Şubat 1988 döneminde toplam 7.400.000 liralık
yedek parça satışı yapmıştır. Bu miktarın 2.960.000 liralık kısmını 0lağanüstü
hal Bölge Valiliğine 4.400.000 liralık kısmını da diğer kişilere satmış ve 532.800
lira katma değer vergisi tahsil etmiştir. Bu mükellefin satışını yaptığı
7.400.000 1iralık yedek parça için yüklendiği 738.000 lira katma değer
vergisini, daha önceki dönemlerde indirim konusu yapmıştır. Mükellefin, önceki
dönemlerden devreden ve (Şubat 1988 döneminde emtia alışı olmadığı için) bu
dönemde yüklendiği katma değer vergisi bulunmamaktadır.
Bu mükellefin gider
yazılacak ve ödenecek katma değer vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.
- Bu döneme ait toplam
satışlar : 7.400.000.-
TL.
- Vergisiz satışlar : 2.960.000.-
TL.
- Vergisiz satışların toplam
satışlara oranı : (2.960.000/7.400.000 =) % 40
- Vergili satışlar : 4.440.000.-
TL.
- Vergili satışların toplam
satışlara oranı : (4.440.000/7.400.000 =) % 60
- Toplam satışlara ait
vergili girdiler : 6.150.000.- TL.
- Vergili girdilere ait
katma değer vergisi : (6.150.000.- TL. x % 12 =) 738.000.-
TL.
- Gider yazılacak katma
değer vergisi : (738.000.- TL. x % 12 =) 295.200.- TL.
- Bu dönemde indirilecek
toplam katma değer vergisi : 0
- Gider yazılacak katma
değer vergisinden beyan edilecek kısım : 295.200.- TL.
- Bu döneme ait hesaplanan
katma değer vergisi : 532.800.- TL.
- Toplam beyan edilecek ve
ödenecek katma değer vergisi : (295.200 + 532.800 =) 828.000.- TL.
Örnekten de anlaşılacağı
üzere, bu mükellef, bu dönemde gider hesaplarına intikal ettireceği 295.200
lirayı daha önceki dönemlerde indirmiş olduğundan, bu miktarın tamamını
"yersiz ve fazla hesaplanan" katma değer vergisi olarak beyan edecek
ve vergi dairesine toplam 828.000 lira ödeyecektir.
5. Bütün Teslimleri İstisna
Kapsamına Giren Mükelleflerde Durum:
Yapmış oldukları mal satışı
veya hizmet ifalarının tamamı, Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca
kısmi istisna niteliği taşıyan işlemlerden oluşan mükellefler, mal ve hizmet alışlarında
yüklendikleri katma değer vergilerini indirim konusu yapamayacaklardır. Ancak,
bu vergiler gider veya maliyet olarak dikkate alınabilecektir.
6. Müşterek Genel Giderler
ve Amortismanlara Ait Yüklenilen Vergilerde Durum :
İndirim hakkı tanınan ve
tanınmayan işleri birlikte yapan mükelleflerin, müşterek genel giderler ile
amortismanlar nedeniyle yüklendikleri vergilerden, indirim konusu yapılacak
olanlar ile indirim konusu yapılmayıp, gider hesaplarına aktarılacak olanları,
bu bölümde belirtilen esaslara göre ayırıma tabi tutacaklardır.
7. 1 Ocak 1988 Tarihinden
Önceki Dönemlere Ait Kısmi Vergi İndirimi Uygulaması :
1 Seri No.lu Katma Değer
Genel Tebliğinin (E) Bölümünde, kısmi vergi indiriminin ne şekilde uygulanacağı
açıklanmıştı. 1 Ocak 1988 tarihinden önceki dönemlere ait kısmi vergi indirimi,
1 No.lu Genel Tebliğ hükümlerine göre yapılacaktır.
Ancak, yukarıda 1, 2 ve 3
numaralı bentlerde yazılı işleri yapan ve 31.12.1987 tarihi itibariyle
teslimlerinin olmaması nedeniyle, yüklendikleri vergileri 1 Seri No.lu Genel
Tebliğde yazılı şekilde ayrımını yapamayan mükellefler, inşaata başladıkları
tarihten 31.12.1957 tarihine kadar geçen dönemde yüklenip, indirilecek vergi
hesabında gösterilen vergileri de bu bölümün 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde yer
alan esaslara göre ayrıma tabi tutacaklardır. Bu şekilde ayrıma tabi tutulan
vergilerden, kısmi istisnaya ait olan vergiler 31.12.1987 tarihi itibari ile
gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınacaktır.
h -
İhRAÇ KAYDİYLE TESLİMLERDE, 1.1.1988 TARİhİNDEN İTİBAREN GEÇERLİ OLAcAK USUL VE
ESASLAR: (27
Seri No'lu Tebliğ ile Yürürlükten Kaldırılmıştır.)
I - İADE YAPMAYA YETKİLİ
SATIcILAR : (84
Seri No'lu Tebliğ ile Yürürlükten Kaldırılmıştır.)
J - SADEcE ŞEhİRLERARASI YÜK TAŞIMAcILIĞI YAPAN
MÜKELLEF-LERDEN İŞLETME hESABI ESASINA GÖRE DEFTER TUTANLARDA BEYAN DÖNEMİ :
Katma Değer Vergisi
Kanununun 39. maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak gerçek
usulde katma değer vergisine tabi olanlardan, sadece şehirlerarası yük
taşımacılığı yapan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin, 1
Ocak 1988 tarihinden başlamak üzere, üç aylık beyan dönemine tabi olmaları
uygun görülmüştür.
Buna göre, şehirlerarası
yolcu taşımacılığı yapan mükellefler ile şehiriçi yük ve yolcu taşımacılığı
yapan mükellefler, eskiden olduğu gibi aylık vergilendirme dönemine tabi
olacaklardır.
Öteyandan, yukarıda yeralan
3 aylık beyan dönemine tabi olan mükelleflerin, bu faaliyetlerinin yanısıra bir
aylık beyan dönemine tabi olan diğer faaliyetlerinin de bulunması halinde, bu
mükellefler 3 aylık beyan dönemine tabi olmayıp, bir aylık beyan dönemine tabi
olacaklardır.
K - hİZMET İhRAcATI :
Bilindiği üzere, daha önce
yayımlanan 17 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (A) bölümünde,
hizmet ihracatı istisnasının esasları açıklanmış ve bu arada mümessillik,
müşavirlik, mühendislik, gözetmenlik gibi hizmetlerin hizmet ihracına konu
olabileceği belirtilmişti.
Ancak, Bakanlığımıza
yansıyan olaylardan, söz konusu hizmet ihracatında istisna uygulaması ile
ilgili olarak bazı tereddütlerin doğduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle 1 Ocak 1988
tarihinden geçerli olmak üzere uygulamaya aşağıdaki şekilde yön verilmiştir.
hizmet ihracatında katma
değer vergisi istisnası uygulanabilmesi için aşağıdaki dört şartın birlikte
gerçekleşmiş olması zorunludur.
1. hizmet Türkiye'de yurt
dışındaki bir müşteri için yapılmış olmalıdır:
Yurt dışındaki müşteriden
kasıt, hizmet sunulan kişinin ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezinin yurt
dışında bulunması veya yurt içinde bulunan bir firmanın, yurt dışında kendi
adına müstakil olarak faaliyet gösteren şube, acenta, temsilci ve bürosunun
olması gerekmektedir.
2. Fatura veya benzeri
nitelikteki belge yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmelidir:
Yapılan hizmet ile ilgili
olarak düzenlenecek fatura veya benzeri belgenin, yukarıda özellikleri
açıklanan yurt dışındaki bir müşteri adına olması zorunludur.
3. hizmet bedeli, döviz
olarak Türkiye'ye getirilmelidir:
Yurt dışındaki müşteri için
yapılan hizmete ait bedelin, Türkiye'ye döviz olarak getirilmesi zorunludur.
İstisnadan yararlanacak olanın döviz alım bordrosu veya dövizin Türkiye'ye
getirildiğini tevsik eden, kambiyo mevzuatına göre geçerli diğer bir belge ile
bunu tevsik etmesi gerekmektedir.
4. hizmetten yurt dışında
yararlanılmalıdır:
İstisnanın uygulanabilmesi
için, hizmetten, yurt dışında yararlanılmış olması gerekir. Diğer bir
anlatımla, yurt dışındaki müşteri için verilen hizmetin bu müşterilerin,
Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisinin olmaması gerekmektedir.
Örnek 1 :
Türkiye'de tam mükellef
durumunda olan (X) Mühendislik Ltd. Şti. Ürdün'de bulunan bir firma ile yaptığı
anlaşma uyarınca bu firmaya bir tekstil fabrikası projesi çizimini yapmış ve
buna ait bedeli T.c. Merkez Bankası aracılığı ile tahsil etmiştir.
Bu proje çiziminde yukarıda
belirtilen şartların tümü gerçekleştiğinden, bu hizmet işi, hizmet ihracatı
istisnasından yararlanacak ve (X) firması, keseceği faturada katma değer
vergisi hesaplamayacaktır.
Örnek 2 :
Türkiye'de komisyonculuk
faaliyetinde bulunan (A) şirketi, Batı Almanya'da yerleşik bir firma için, bu
firmanın Türkiye'den satın aldığı tekstil ürünlerinin temin edilmesinde aracılık
etmiş ve komisyon ücreti almıştır.
Adı geçen firma, bu
komisyonculuk faaliyetine ilişkin olarak, hizmeti yurt dışındaki firma için
yapmış, fatura bu firma adına düzenlenmiş ve hizmet bedelini Türkiye'ye döviz
olarak getirdiğini döviz alım bordrosu ile tevsik etmiştir. Ancak, bu firma
hizmet ihracatı istisnasından yararlanamayacaktır.
Çünkü, (A) şirketinin yurt
dışındaki firma için yaptığı hizmetten, Türkiye'de yararlanıldığı için, bu
hizmet ihracat istisnasından yararlanamayacaktır.
Örnek 3 :
Türkiye'de yerleşik olan ve
seyahat acentalığı yapan (B) A.Ş. yurt dışında bulunan bir seyahat acentasının
gönderdiği turist grubuna konaklama, tur düzenleme ve yeme-içme hizmeti
vermektedir. Bu mükellef, söz konusu hizmeti karşılığında, 15.000.000 lira para
almıştır. Türkiye'deki seyahat acentası aldığı bu paranın 13.500.000 liralık
kısmını, turist grubunun Türkiye'deki konaklama, yeme-içme gibi masraflarında
kullanmıştır. Yaptığı bu masraflardan sonra kendisine 1.500.000 lira kalmıştır.
Bu durumda bu mükellef
yabancı seyahat acentasına 1.500.000 liralık hizmette bulunmuştur. Bu hizmetten
yabancı seyahat acentası yararlandığından bu tutara katma değer vergisi
uygulanmayacak ve hizmet ihracatı kapsamından işlem yapılacaktır.
Ancak, adı geçen mükellefin
turist grubuna Türkiye'de verdiği yeme-içme, konaklama gibi hizmetlerden,
Türkiye'de yararlanıldığından, bu hizmetler vergiye tabi tutulacaktır.
Dolayısıyla turist grubuna verilen yeme-içme konaklama gibi hizmetler için
genel esaslara göre hesaplanan katma değer vergisinin ödeneceği tabiidir.
Bu mükellef, yabancı seyahat
acentasına verdiği sözkonusu hizmetlere ait keseceği faturada, vergiden
müstesna tutulan hizmet bedeli ile vergiye tabi tutulacak hizmet bedelini ayrı
ayrı gösterebileceği gibi, bu hizmetler için ayrı ayrı fatura da düzenlenmesi
mümkün bulunmaktadır.
Örnek 4:
Yabancı bir firma mallarının
pazarlanmasını sağlamak amacıyla Türkiye'de bir büro açmıştır. Bu büro,
pazarlama hedeflerini tam olarak tayin edebilmek için satışını yaptığı mallara
olan talebin araştırılmasını Türkiye'de yerleşik (A) Danışmanlık firmasına
vermiştir.
Bu Danışmanlık firmasının,
sözü edilen yabancı firmanın Türkiye'deki bürosuna verdiği hizmet, bu büronun
Türkiye'deki faaliyetlerini ilgilendirdiğinden, hizmet, ihracat istisnasından
yararlanamayacaktır.
Örnek 5 :
Türkiye'de yerleşik olan ve
aracılık (tavassut) faaliyetinde bulunan (A) Şirketi, Japonya'da yerleşik bir
firmanın mallarına Türkiye'de müşteri bulmaktadır.
Bu şirket aracılık
(tavassut) faaliyetine ilişkin olarak, faturayı yabancı firma adına düzenlemiş
ve hizmet bedelinin Türkiye'ye döviz olarak gönderildiğini döviz alım bordrosu
ile tevsik etmiştir. Ancak, adı geçen şirketin yaptığı hizmetten Türkiye'de
yararlanıldığından, bu hizmetin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi
mümkün değildir.
L - İSKONTO UYGULAMASI : KDV
Genel Tebliği 116 ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.
1. Fatura ve Benzeri
Belgelerde Ayrıca Gösterilen İskontolarda Durum:
Katma Değer Vergisi
Kanununun 25/a maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerine ilişkin olarak
düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teammüllere uygun
miktardaki iskontoların, katma değer vergisi matrahına dahil olmayacağı hükme
bağlanmıştır.
Buna göre; malın teslimine
ve hizmetin yapılmasına ilişkin olarak düzenlenecek faturalarda, ticari
teamüllere uygun olarak
ayrıca gösterilen iskontolar, katma değer vergisi matrahına dahil olmayacaktır.
Diğer bir anlatımla faturanın düzenlenmesini gerekli kılan işlem ve bu işleme
bağlı olarak yapılan iskontonun aynı faturada yeralması şartına bağlı olarak
iskonto, katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyecektir.
2. Fatura ve Benzeri
Belgelerde Ayrıca Gösterilmeyip, Yıl Sonlarında, Belli Bir Dönem Sonunda ya da
Belli Bir ciro Aşıldığında İskontolarda Durum :
Fatura ve benzeri belgelerde
ayrıca gösterilmeyip, yıl sonralarında, belli bir dönem sonunda ya da belli bir
ciro aşıldığında (satış primi, hasılat primi, yıl sonu iskontosu gibi adlarla)
yapılan ödemeler ise katma değer vergisine tabi olacaktır. Zira, bu tür bir
iskonto doğrudan satılan malla ilgili değildir. Burada söz konusu olan iskonto,
firmanın yaptığı ek bir çalışmanın yada çabanın sonucu olarak doğmaktadır.
Dolayısıyla yapılan iş ana firmaya karşı verilen bir hizmettir. Çünkü, ana
firma ile satıcı firma arasında düzenlenen sözleşmeye göre (yazılı veya sözlü),
satıcı firma sözleşmenin hükümlerine uygun olarak belli bir çabayı
göstermiştirki (belli bir hizmeti vermiştir ki) ek ödemeye (iskontoya) hak
kazanmıştır.
Bu nedenle, yukarıda
belirtilen şekilde uygulanan ve Katma Değer Vergisi Kanununun 4. maddesi
çerçevesinde "hizmet" kapsamına giren bu işlemlere ait iskontolar,
aynı Kanunun 1/1. maddesi uyarınca vergiye tabi tutulacaktır.
M - İADE hAKKI DOĞURAN İŞLEMLERDE İADE EDİLEcEK
KATMA DEĞER VERGİSİNİN hESAPLANMASI :
Bakanlığımıza intikal eden
olaylardan, daha önce yayımlanan 24 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin (E) bölümünde "Amortismana tabi iktisadi kıymetlerde iade uygulaması"
ile ilgili olarak yapılan açıklamaların, iade hakkı doğuran tüm işlemler için
geçerli olup olmayacağı konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, iade hakkı
doğuran işlemler, Katma Değer Vergisi Kanununun 29/2. maddesi gereğince temel
gıda maddeleri teslimleri ile 32. maddesinde yer alan istisna kapsamına giren
mal teslimi ve hizmet ifalarıdır.
Kanunun 29/2 ve 32.
maddelerine göre, sözü edilen teslim ve hizmetlerde, bu teslim ve hizmetler
için yüklenilen vergiler, öncelikle indirim konusu yapılacaktır. İndirimle
giderilemeyen bir miktarın kalması halinde ise, kalan tutarın iade hakkı
doğuran işlemlere isabet eden kısmı, o dönemde iade edilecek vergi olarak
dikkate alınacaktır. Diğer bir anlatımla, iade hakkı doğuran işlemlere ilişkin
olarak yüklenilen vergilerin, diğer işlemlere ait yüklenilen vergilerden mutlak
surette ayrılması gerekmektedir. Böyle bir ayırım yapılmadan, iade hakkı
doğuran işlemin bedeli ile genel vergi oranının çarpımı suretiyle bulunacak
miktarın, iade olarak talep edilmesi nıümkün değildir.
Örnek 1 :
Ayakkabı ihracatçısı bir
mükellef Ocak 1988 döneminde 100.000.000 liralık ayakkabı ihraç etmiştir. Bu
mükellefin aynı dönemde (geçmiş dönemlerden devredenler de dahil olmak üzere)
toplam indirilebilir katma değer vergisi 25.000.000 liradır. İhraç edilen
ayakkabıların maliyeti içinde vergili girdilerin topIamı 80.000.000 lira olup,
vergisiz girdilerin (işçilik, faiz ve kar gibi) toplamı 20.000.000 liradır.
Vergili girdilere ait yüklenilen vergiler tutarı, mükellefin defter kayıtlarına
göre 9.600.000 liradır.
Bu mükellefin, ihraç ettiği
ayakkabılara ait iade edilecek vergi ile ilgili beyanı aşağıdaki şekilde
olacaktır.
- İstisna kapsamındaki
ihracat bedeli 100.000.000.- TL.
- hesaplanan katma değer
vergisi 2.800.000.- TL.
- Toplam indirilebilir katma
değer vergisi 25.000.000.- TL
- İhraç edilen mala ait
olup, iadesi gereken katma değer vergisi 9.600.000.-
TL.
- Sonraki dönemi devreden
katma değer vergisi
(25.000.000 - 9.600.000 =) 15.400.000.- TL.
Örnek 2 :
Uluslararası taşımacılık
faaliyeti yapan bir mükellef, Ocak, Şubat ve Mart 1988 döneminde 40.000.000
liralık hasılat elde etmiştir. Bu mükellefin istisna kapsamına giren
uluslararası taşıma faaliyeti dışında başkaca bir faaliyeti bulunmamaktadır.
Söz konusu mükellefin, bu
dönemde yaptığı uluslararası taşımacılık faaliyetine ilişkin olarak 15.000.000
liralık vergili alış ve giderleri mevcuttur. Vergili girdilere ait yüklenilen
vergiler tutarı, mükellefin defter kayıtlarına göre 1.800.000 liradır.
Mükellefin önceki dönemlerden devreden indirilebilir vergiler tutarı 1.400.000
liradır. Buna göre bu dönemde toplam indirilebilir vergi miktarı (1.800.000 +
1.400.000 =) 3.200.000 lira olmaktadır.
Bu mükellefin, istisna
kapsamına giren taşıma faaliyetine ait iade edilecek vergi ile ilgili beyanı
aşağıdaki şekilde olacaktır.
- Uluslararası taşıma bedeli
40.000.000.- TL.
- hesaplanan katma değer
vergisi 0.- TL.
- Toplam indirilebilir katma
değer vergisi 3.200.000.- TL.
- Uluslararası taşımacılık
faaliyetine ait olup, iadesi gereken katma değer vergisi 1.800.000.- TL.
- Sonraki döneme devreden
katma değer vergisi
(3.200.000 - 1.800.000 =) 1.400.000.- TL.
Tebliğ olunur.
(*) Yürürlükten
kaldırılmıştır.
(**) 27 Seri no.lu Genel
Tebliğin A/9. bölümü ile yürürlükten kaldırılmıştır.
(***) Güncelliği
kalmamıştır.