İhraç kaydıyla (ihracat kaydıyla) teslimlerde iade edilecek katma değer vergisinin hesaplanması (KDV iadesi), İade hakkı doğuran ihracata ait bildirim, serbest bölgelerde katma değer vergisi uygulaması(Mülga)
Katma
Değer Vergisi Genel Tebliği
Seri No: 39
Resmi Gazete No 21169
Resmi Gazete Tarihi 12/03/1992
Tasarruflu
Yazılar 1
Seri
No 98 Tebliğde atıf yapılmıştır.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
ile 01.5.2014 itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
Kapsam
Katma değer vergisi uygulaması ile ilgili olarak
aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
1. KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMELERİNİN YENİDEN
DÜZENLENMESİ:
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 42 nci
maddesinin Bakanlığımıza vermiş olduğu yetkiye dayanılarak gerçek usulde
vergilendirilen mükelleflere ait 1 No.lu beyanname uygulamada ortaya çıkan
aksaklıkların giderilmesi ve daha kolay hale getirilmesi amacıyla yeniden
düzenlenmiştir. Şubat 1992 dünemine ait olup, aylık vergilendirme dönemine tabi
olanların 25 Mart, üç aylık vergilendirme dönemine ait olanların 25 Nisan
tarihine kadar verecekleri yeni beyannamelerin doldurulmasına ilişkin
açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
A
- DİPLOMATİK İSTİSNA VE TÜRKİYE'DE İKAMET ETMEYEN YOLCULARA AİT İSTİSNA
UYGULAMASI : Yürürlüğü kalmamıştır.
B - İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERDE İADE EDİLECEK KATMA
DEĞER VERGİSİNİN HESAPLANMASI :
Bilindiği gibi Kanunun 11/1-c
maddesi kapsamında yapılan teslimlerde, "tecil-terkin"
uygulamasının usul ve esasları 28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinde belirlenmiştir. Ancak, bu kapsamda yapılan satışlar nedeniyle
hesaplanan verginin tamamiyle tecil edilememesi halinde, tecil edilemeyen verginin,
ihraç kaydıyla satılan malın bünyesine giren kısımla sınırlı olarak iade
edilmesi uygulamasından vazgeçilmiştir.
Buna göre; ihraç kaydıyla mal teslim eden mükellefe
iade edilecek katma değer vergisi miktarı, mükellefin ilgili dönem
beyannamesine göre ihraç kaydıyla yapılan satışları için tahsil edilmeyen
miktardan, ödenmesi gereken katma değer vergisi düşüldükten sonra kalan müspet
fark olacaktır.
ÖRNEK 1 :
Gömlek imalatı ile uğraşan (A) A.Ş.nin, Nisan 1992
döneminde 500 Milyon liralık ihraç kaydıyla, 125 Milyon liralık da yurt içi
gömlek satışı bulunmaktadır. Mükellefin bu dönemde toplam indirilebilir vergisi
50 Milyon liradır.
Bu mükellefin, Nisan 1992 döneminde ihraç kaydıyla
yaptığı 500 Milyon liralık gömlek satışına ait tecil-terkin uygulaması ve buna
bağlı olarak iade edilecek katma değer vergisi hesaplaması aşağıdaki şekilde
olacaktır.
- Hesaplanan KDV
(500.000.000 + 125.000.000) x % 12 = ) 75.000.000,-
- İndirilecek KDV 50.000.000,-
- Ödenmesi gereken KDV
(15.000.000 - 10.000.000) 25.000.000,-
- Tecil Edilebilir KDV
(100.000.000 x % 12) 60.000.000,-
- Tecil Edilecek KDV
(Ödenmesi Gereken KDV) 25.000.000,-
- İhracatın Gerçekleştiği
Dönemde İadesi Gereken KDV 35.000.000,-
Örnekte de görüldüğü üzere iade tutarı, tecil
edilebilir vergi ile tecil edilecek vergi arasındaki farktır. Dolayısıyla,
tecil işleminden sonra arta kalan, tecil edilebilir verginin tecil-terkin
edilemeyen kısmını oluşturan 35 Milyon liranın tamamı mükellefe iade
edilebilecektir.
ÖRNEK 2 :
Örnek 1'de belirtilen mükellefin önceki dönemden
devreden vergisinin 90 Milyon lira olduğunu varsayalım. Buna göre söz konusu
mükellefin tecil-terkin ve iadesi gereken katma değer vergisi tutarı aşağıdaki
şekilde hesaplanacaktır.
- Hesaplanan KDV
(500.000.000 + 125.000.000) x % 12 = ) 75.000.000,-
TL.
- İndirilecek KDV
(50.000.000 + 90.000.000=) 140.000.000,-TL.
- Ödenmesi gereken KDV -
- Sonraki Döneme Devreden KDV 65.000.000.-TL.
- Tecil Edilebilir KDV
(500.000.000 x % 12) 60.000.000,-TL.
- Tecil Edilecek KDV -
- İhracatın Gerçekleştiği
Dönemde İadesi Gereken KDV 60.000.000,-
C
- SONRAKİ DÖNEME DEVREDEN VERGİLERİN AYRIMI : Yürürlüğü kalmamıştır.
D - İADE HAKKI DOĞURAN İŞLEMLERE
VE İHRAÇ KAYDIYLA TESLİMLERE AİT BİLDİRİM :
Beyannamelerin yeniden düzenlenmiş şeklinde, iade
hakkı doğuran işlemler ile ihraç kaydıyla teslimi bulunan mükellefler için bir
"Bildirim" oluşturulmuştur.
İade hakkı doğuran işlemleri bulunmayan veya bu tür
işlemleri bulunmakla birlikte bu işlemler için yüklendikleri vergiyi iade
yerine, indirim yoluyla gidermek isteyen mükelleflerin bu Bildirimi
doldurmalarına gerek bulunmamaktadır. Bu mükelleflerin, iade hakkı doğuran
işlemlerini daha önceki Genel Tebliğlerde belirlenen belgelerle ispat ve tevsik
etmeleri zorunludur.
İhraç kaydıyla teslimleri bulunan mükellefler ile iade
hakkı doğuran işlemleri için yüklendikleri vergileri iade yoluyla gidermek
isteyen mükellefler, bu Bildirimi doldurmak ve beyannameleri ile birlikte
vermek zorundadırlar.
İhraç kaydıyla teslimi bulunan mükellefler bu
Bildirimi doldurmak zorunda olmakla beraber, Bildirimin 102 numaralı
satırındaki tutarı, dilerlerse iade olarak değil indirim yoluyla
giderebileceklerdir. Bunun için, teslimin yapıldığı dönem beyannamesine ekli
Bildirimin 102 numaralı satırındaki tutarın, ihracatın gerçekleştiği dönem
beyannamesinin 50 numaralı satırına dahil edilmesi ve vergi dairesine bu konuda
bilgi verilmesi gerekmektedir.
İhraç kaydıyla teslim ve ihracatın aynı dönemde
gerçekleşmesi ve iade olarak doğan verginin indirim yoluyla giderilmesinin tercih
edilmesi halinde 102 numaralı satırdaki tutar, gelecek dönem beyannamesinin 50
numaralı satırına yazılacaktır.
Bildirimde yer alan "Yüklenilen Katma Değer
Vergisi" başlıklı satırlardaki rakamlar bulunurken, yüklenilen toplam
vergiler içinde, o dönemde gerçekleştirilen iade hakkı doğuran işlemlere isabet
eden kısım hesaplanacaktır. Bu hesaplama sonucu bulunacak vergi, daha önceki
beyannamelerde indirimle giderilip giderilmediğine bakılmaksızın, bu satırlarda
beyan edilecektir.
Yüklenilen vergiler kapsamına, iade hakkı doğuran
işlemle ilgilendirilebilen normal alış ve giderler, genel imal ve genel idare
giderleri ile amortismana tabi iktisadi kıymet için yapılan harcamalara ilişkin
vergiler girmektedir. Ancak amortismana tabi iktisadi kıymetlerden işleme
isabet eden pay, beyannamenin 92. satırında ayrıca hesaplanacağından bu
satırlarda yer almayacaktır.
İade hakkı doğuran işlemle ilgilendirilebilen normal
alış ve giderler ile genel imal ve genel idare giderlerinden bu dönemde
gerçekleştirilen işleme isabet eden pay ise, daha önceki Genel Tebliğlerde yer
alan açıklamalar dikkate alınarak hesaplanacaktır.
Amortismana tabi iktisadi kıymeti kısmen veya tamamen
iade hakkı doğuran işlemlerde kullanan ve iade talebinde bulunan mükellefler
iade hakkı doğuran işlem için yüklendikleri toplam katma değer vergisi içindeki
amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait olarak iade edilecek kısmı
hesaplayarak 92 numaralı satırda beyan edeceklerdir.
Bu hesaplama şöyle yapılacaktır:
O dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait teslim ve
hizmet bedeli olarak 89 numaralı satırda beyan edilen tutar, genel vergi oranı
ile çarpılacaktır. Genel vergi oranı, beyannamenin ait olduğu dönemde, Bakanlar
Kurulu Kararı Eki Kararlara ekli listelerde yer alan mal ve hizmetlerin dışında
kalan işlemlere uygulanmakta olan vergi oranıdır.
Çarpma işlemi sonucu bulunacak tutardan, önce iade
hakkı doğuran işlemlere ilişkin olasak amortismana tabi iktisadi kıymetler
dışındaki alımlar nedeniyle yüklenilen katma değer vergisi tutarından,
indirilemeyip iade edilecek kısmın gösterildiği 91 numaralı satırdaki tutar
düşülecektir. Kalan tutar, beyannamenin 58 numaralı satırında beyan edilen
miktarla kıyaslanacaktır. 58 numaralı satırdaki tutarın, kıyaslanacak tutardan
büyük olması halinde bu satıra, kıyaslanacak tutar yazılacaktır. 58 numaralı
satırdaki tutarın kıyaslanacak tutardan küçük olması halinde ise bu satıra 58
numaralı satırdaki tutar yazılacaktır.
İade edilecek katma değer vergisinin hesaplanmasına
ilişkin bu açıklamalar, temel gıda maddeleri teslimlerinden doğan iadeler için
de aynen geçerlidir.
Bilindiği üzere temel gıda maddesi teslimleri
indirimli oranda vergiye tabidir. Bu teslimler dolayısıyla vergi hesaplanıp
beyan edilmektedir. Katma Değer Vergisi Kanununun 29/2.
maddesine göre de teslimin bünyesine giren vergilerin indiriminin mümkün
olmaması halinde, mükellefe iadesi söz konusudur.
Temel gıda maddesi teslimlerinde iade edilecek vergi
hesaplanırken; diğer indirimler dikkate alınmadan, teslimin bünyesine giren
vergi ile teslim dolayısıyla hesaplanıp beyan edilen verginin mukayesesinin
esas alınması söz konusu değildir. İade edilecek vergi yukarıdaki açıklamalara
göre hesaplanacaktır.
Buna göre; mükellefin toplam hesaplanan vergisinden
toplam indirilebilir vergisi düşülecek, indirilemeyen kısım kalmazsa iade
yapılmayacaktır. İndirilemeyen bir kısım kalır ve miktar, Bildirimde beyan
edilen iade hakkı doğuran işlemin bünyesine giren vergiden büyük olursa,
bünyeye giren verginin tamamı iade edilecektir. Hesaplanan vergiden 49-54.
satırlar arasında yapılan indirimin, stoktaki malların vergisine ait olduğu
gibi gerekçeler, iadenin yapılmasına engel değildir.
ÖRNEK :
Beyaz peynir imalatçısı (A), Mart 1992 döneminde 100
Milyon liralık beyaz peynir tesliminde bulunmuştur. Mükellefin bu dönemde beyan
ettiği toplam katma değer vergisi 6 Milyon lira, toplam indirilebilir vergisi 17
Milyon lira bu miktar içinde 100 Milyon liralık beyaz peynir tesliminin
bünyesine giren vergi 4 Milyon liradır.
Beyannamenin bu bilgilerle düzenlenmesi sonucunda
mükellefe Mart 1992 döneminde 4 Milyon lira iade yapılması gerekmektedir. Beyaz
peynir tesliminin bünyesine giren 4 Milyon lira verginin, bu teslimler
dolayısıyla hesaplanıp beyan edilen 6 Milyon liralık vergi ile mukayese edilip
iadenin reddedilmesi yoluna gidilmeyecektir.
E
- DENKLEŞTİRME TABLOSU: Yürürlüğü kalmamıştır.
F - ÖZEL MATRAH ŞEKLİNE TABİ İŞLEMLER :
Bilindiği gibi vergisi önceki safhalarda beyan
edilerek ödenen özel matrah şekline tabi işlemlerle uğraşan mükellefler, bu
faaliyetlerine ait bedelleri katma değer vergisi beyannamelerine dahil
etmemekte, münhasıran bu işlerle uğraşanların katma değer vergisi
mükellefiyetleri bulunmamaktadır.
Getirilen yeni düzenleme ile bu kapsamda işlem yapan
ve başka işlemleri nedeniyle katma değer vergisi mükellefi olanların, özel
matrah şekline tabi işlemlerini de beyannamelerine dahil etmeleri uygun
görülmüştür.
Vergisi önceki safhalarda beyan edilen özel matrah
şeklin tabi işlemlerle diğer işlemleri birlikte yapan mükellefler ;
Bu mükellefler, "Ş ubat 1992" döneminden
başlamak üzere verecekleri katma değer vergisi beyannamesinde, hem diğer işlemlere
ve hem de vergisi önceki safhalarda beyan edilerek ödenen özel matrah şekline
tabi işlemlere ait bedelleri gösterecekler; matrahın hesaplanması sırasında
özel matrah şekline tabi işlem bedellerini "Teslim ve Hizmet Karşılığını
Teşkil Eden Bedel"den indireceklerdir.
ÖRNEK :
Özel matrah şekline tabi olup, vergisi önceki
safhalarda beyan edilen, içki, sigara gibi tekel maddeleri ve milli piyango
bileti ile bisküvi, çay vs. gibi maddelerin birlikte satışını yapan bir
mükellefin "Şubat 1992" dönemindeki satışları şöyledir.
Özel matrah şekline tabi
maddeler : 1.000.000.- (Vergili
Bedel)
Bisküvi, çay vs. gibi
maddeler : 3.000.000.-
(Vergisiz Bedel)
Bu mükellef, vereceği katma değer vergisi
beyannamesinin 24 numaralı satırında 4 Milyon liralık bedeli gösterecek, özel
matrah şekline tabi işlemlere ait bedel olan 1 Milyon lirayı da aynı
beyannamenin 35 numaralı satırına yazdıktan sonra dönem matrahını 3 Milyon lira
olarak hesaplayacaktır.
Altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları
ile sikke altın satışı yapan mükellefler:
Katma Değer Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinde;
altından mamul veya altın ihtiva eden ziynet eşyaları ile sikke altın
satışlarında matrahın, külçe altın bedeli düşüldükten sonra kalan tutar olduğu
hüküm altına alınmış olup, konu ile ilgili açıklamalara 9 Seri No.lu Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğinde yer verilmiş bulunmaktadır.
Bu mükellefler, "Şubat 1992" döneminden
itibaren verecekleri katma değer vergisi beyannamelerinde, dönem içindeki
satışların vergisiz toplam bedelini beyannamenin 24 numaralı satırında
göstereceklerdir. Daha sonra ise 9 Seri No.lu Genel Tebliğdeki hesaplamalar
dikkate alınarak hesaplanan külçe altın bedeli, aynı beyannamenin 35 numaralı
satırına yazılarak, matrah bulunacaktır.
ÖRNEK :
Kuyumculuk yapan mükellef (A)'nın dönem içindeki
satışlarının vergisiz toplam tutarının 50 Milyon lira, satış tutarı içindeki
külçe altın bedelinin ise 45 Milyon 800 Bin lira olduğunu varsayalım. Mükellef
dönem beyannamesinin 24 numaralı satırına 50 Milyon lira bedeli yazacak,
matraha dahil olmayan külçe altın bedelini (45 Milyon 800 Bin lira) 35 numaralı
satırda beyan ederek dönem matrahını 4 Milyon 200 Bin lira olarak
hesaplayacaktır.
Özel matrah şekli uygulanan diğer işlemlerle uğraşan
mükellefler;
Kanunun 23 üncü maddesinin (c) ve (d) fıkralarında yer
alan özel matrah şekline tabi işlemlerle uğraşan mükelleflerin bu işlemlerle
ilgili beyanlarında herhangi bir değişiklik sözkonusu değildir. Bu mükellefler,
söz konusu işlemlerine ait bedelleri 24 numaralı satırda beyan edecekler ve 35
numaralı satıra herhangi bir şey yazmayacaklardır.
II - KATMA DEĞER VERGİSİNİN İADE VE MAHSUBUNA İLİŞKİN USUL
VE ESASLAR: 84
seri nolu tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
III - SERBEST BÖLGELERDE
KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI:
Tasarruflu
Yazılar 1
Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanununun 16/1-c
maddesinde, serbest bölge rejiminin uygulandığı mal teslimlerinin ve hizmet
ifalarının katma değer vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme
göre, serbest bölgelerde gerçekleştirilen teslim ve hizmetlerde katma değer
vergisi uygulanmayacaktır. Ancak; aynı Kanunun 30/a ve 32 nci maddelerine göre,
bu istisna kapsamına giren işlemler için yüklenilen vergilerin indirimi ya da
mükellefe iadesi mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, 15/6/1985 tarih ve l8785 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 6
ncı maddesinde, bu bölgelerde vergi, resim, harç, gümrük ve kambiyo
mükellefiyetlerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına
alınmıştır. Aynı Kanunun 8 inci maddesinde de, serbest bölge ile Türkiye'nin
diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret rejimine tabi olduğu
hükme bağlanmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanununun ihracat istisnasını
düzenleyen 11 inci maddesinde, ihracat teslimlerinin katma değer vergisinden
istisna olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 12 nci maddesinde de bir teslimin
ihracat teslimi sayılabilmesi için;
- Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması,
- Teslim konusu malın T.C. gümrük hattından geçerek
bir dış ülkeye vasıl olması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Konuyla ilgili olarak yayımlanan 4 Seri No.lu Katma
Değer Vergisi Genel Tebliğinde ise, "Dış ülkeye vasıl olma"
ifadesinden, malın gümrük hattını geçmesinin anlaşılacağı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, serbest bölgelere yapılan mal
teslimleri ve hizmet ifaları, yürürlükteki mevzuata göre belirlenen usul ve
esaslara uygun olarak gerçekleştirildiği takdirde, ihracat istisnası hükümleri
çerçevesinde işlem görecektir.
Tebliğ olunur.