Yurt dışından temin edilen kredilerin KDV karşısında durumu, Geri Gelen eşyada KDV(Mülga)
46 SERİ NO'LU KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete
No 22230
Resmi Gazete
Tarihi
17/03/1995
Genelgeler 1
Tasarruflu Yazılar 1 2
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği
ile 01.5.2014 itibariyle YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR
Kapsam
Bakanlığımıza intikal eden olayların
değerlendirilmesi sonucunda aşağıdaki açıklamaların yapılmasına gerek
duyulmuştur.
A - YURT DIŞINDAN TEMİN EDİLEN KREDİLERİN
KATMA DEĞER VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU:
Banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi
tutulan kredi işlemleri ile aynı mahiyetteki kredi işlemlerini yapan, ancak
Türkiye'de banka ve sigorta muameleleri vergisi yükümlülükleri öngörülmemiş
olan yabancı banka ve diğer kuruluşların bu işlemlerinin katma değer vergisi
karşısındaki durumu konusunda tereddütlerin ortaya çıktığı anlaşılmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanununun I7/4-e
maddesinde, banka ve sigorta muamaleleri vergisi kapsamına giren işlemler
ile sigorta acente ve prodüktörlerinin sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri
katma değer vergisinden istisna edilmiştir.
Banka ve sigorta muameleleri vergisinin
konusunu ise, banka ve sigorta şirketlerinin Finansal Kiralama Kanununa göre
yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış
oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine aldıkları paralar
oluşturmakta; bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri
dolayısıyla kendi lehlerine almış oldukları paralar da aynı verginin kapsamına
girmektedir.
Katma değer vergisi uygulamasında, mal ve
hizmetlerin yurt dışından veya yurt içinden temin edilmesi hallerinde, bu işlemler
arasında özellikle oran ve istisna uygulaması bakımından bir farklılık
bulunmaması esastır. Bu şekilde, aynı mahiyetteki işlemler vergi karşısında
aynı esaslara tabi tutularak vergilemede eşitlik ve tarafsızlık sağlanmaktadır.
Nitekim, mal ve hizmetlere uygulanacak katma
değer vergisi oranları dahilde ve ithale farklılaştırılmadığı gibi Kanunun 16/1-a
maddesi ile dahilde vergiden müstesna olan mal ve hizmetlerin ithalde de
vergiden istisna olacağı hükme bağlanarak, aynı mahiyetteki işlemlerin yurt
içinde yapılması veya yurt dışından kaynaklanması hallerinde farka vergi
uygulamasından kaçınılmıştır.
Türkiye'de banka ve sigorta muameleleri
vergisine tabi tutulmamış olan yurt dışı kredi işlemlerinin mahiyet itibariyle
banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olan yurt içi bankacılık
hizmetlerinden farksız olduğu açıktır.
Dolayısıyla, yurt dışı kredi işlemlerinin
Kanunun 17/4-e maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerekli olup, bu kapsamdaki
işlemler nedeniyle ödenen faiz, komisyon ve bunlara ilişkin kur farkları katma
değer vergisine tabi değildir.
Ancak, katma değer vergisine tabi bir mal
teslimi veya hizmet ifasına ilişkin bedelin ödenmesine bağlı olarak ortaya
çıkan vade farklarının kredi işlemi ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle,
bir mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı vade farkı, faiz veya benzeri diğer
menfaatlerin Kanunun 24. maddesi uyarınca vergiye tabi işlemin matrahına dahil
edilerek vergilendirileceği tabiidir.
B - REASÜRANS İŞLEMLERİNİN KATMA DEĞER
VERGİSİ KARŞI-SINDAKİ DURUMU :
Mükerrer sigorta olarak da tanımlanan
reasürans işlemlerinde sigorta şirketi, müşteriden aldığı primin bir kısmını
reasürans şirketine devretmekte ve rizikoyu paylaşmaktadır. Bunun sonucu
olarak, sigortaya konu rizikonun gerçekleşmesi halinde, reasürans şirketi
(reasürör) kendi üstlendiği riziko ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketine
ödemede bulunmaktadır.
Sigorta şirketinin yapmış olduğu sigorta karşılığı
müşteriden aldığı primler, banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi
olduğundan Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-e maddesi uyarınca katma değer
vergisinden müstesnadır. Reasürans işlemleri nedeniyle reasürans şirketlerine
aktarılan primler, sigorta şirketlerince sigortalılardan alındığı sırada
vergilendirilmiş bulunduğundan, prim aktarma işlemi ayrıca katma değer
vergisine tabi olmayacaktır.
C - İHRAÇ EDİLEN MALLARIN GERİ GELMESİ
HALİNDE KATMA DEĞER VERGİSİNE İLİŞKİN OLARAK YAPILMASI GEREKEN İŞLEMLER:
İhracatı gerçekleştirilen ancak Gümrük
Kanununun 132. maddesine göre geri gelen mallar hakkında katma değer vergisi
yönünden yapılacak işlemler 23 Seri No.'lu.Katma Değer Vergisi Genel
Tebliği'nin (E) bölümünde açıklanmıştır.
Katma değer vergisi ödenmek suretiyle veya
Kanunun 11/1-c
maddesi çerçevesinde tecil-terkin kapsamında vergi ödenmeden satın alınan
ve ihracatı gerçekleştirilen malların geri gelmesi halinde, terkin veya iadesi
gereken katma değer vergisi ile ilgili olarak ne şekilde işlem yapılacağı
hususunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmıştır.
a) Katma Değer Vergisi ödenmek Suretiyle
Satın Alınan veya İşletmede İmal Edilen İhraç Mallarının Geri Gelmesi:
İhraç edilen mallarla ilgili olarak iadesi talep
edilen katma değer vergisi henüz nakden veya mahsuben iade edilmemiş ise,
ihracatçının katma değer vergisi öncesinden yararlanmadığı kabul edilecek ve
Gümrük Kanununun 132. maddesi uyarınca geri gelen mallar için gümrükte katma değer
vergisi ödenmesi istenmeyecektir Bu durumda, ihracatçının ilgili dönem
beyannamesinde "iade" olarak beyan edilen tutarın geri gelen mallara
isabet eden kısmı, malların gümrükten çekilerek fiilen işletmeye girdiği vergilendirme
dönemi katma değer vergisi beyannamesinin satışlardan iade edilen işlemlerle
ilgili satırına yazılarak indirilecektir.
İhraç edilen malın, bu mala ait katma değer
vergisinin nakden veya mahsuben iadesinden sonra geri gelmesi halinde ise, geri
gelen mallara isabet eden iade tutarının gümrükte ödenmesi veya aynı miktarda
teminat gösterilmesinden sonra ithalat istisnası kapsamında işlem yapılacaktır.
Geri gelen mallara ilişkin olarak yüklenilen
vergilerin indirim yolu ile giderilmiş veya iade talep edilmeksizin sonraki
dönemlere devredilmiş olması hallerinde, bu vergilere ilişkin olarak yapılacak
bir işlem bulunmamaktadır.
b) Kanunun 11/1-c Maddesi Uyarınca
Satın Alınarak İhraç Edilen Malların Geri Gelmesi :
Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesi
kapsamında teslim edilen ve ihracatı gerçekleştirilen malların Gümrük Kanununun
132. maddesinde belirtildiği şekilde geri gelmesi halinde ithalat istisnasından
faydalanılabilmesi için, ihracatçıya düzenlenen faturada hesaplandığı halde
tahsil edilmeyen katma değer vergisinin ihracatçı tarafından ilgili gümrük
idaresine ödenmesi veya aynı miktarda teminat gösterilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, Kanunun 11/1-c maddesi uyarınca
fatura üzerinde hesaplandığı halde ihracatçı tarafından ödenmeyen katma değer
vergisi tutarının ilgili gümrük idaresine ödendiğinin ihraç kaydıyla mal teslim
eden tarafından tevsiki şartiyla, döviz alım belgesi ve gecikme zammı
aranmaksızın anılan madde kapsamında terkin veya iade işlemleri yerine
getirilebilecektir.
Öte yandan, geri gelen malların ihracatçılar
tarafından imalatçılarına, tedarikçilerine ya da yurt içindeki üçüncü şahıslara
teslimi, genel hükümler çerçevesinde katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.
D - İHRACAT İSTİSNASI VEYA İHRAÇ KAYDIYLA
TESLİMLERDEN DOĞAN KATMA DEĞER VERGİSİ İADELERİNİN MAL VEYA HİZMET SATIN ALINAN
MÜKELLEFLERİN VERGİ BORÇLARINA MAHSUBU:
84
seri nolu tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin (A) bölümünde, ihracatçıların ve ihraç kaydıyla mal teslim edenlerin
katma değer vergisi iade alacaklarından kendilerine mal ve hizmet satanların
vergi borçlarına mahsubunu talep edebilecekleri miktarın, bu kişilerden satın
alınan mal ve hizmetler için ödenmesi gereken katma değer vergisinden fazla
olamayacağı açıklanmıştır.
İhracatçılar veya ihraç kaydı ile mal teslim
edenlerce satın alınan hizmetlerin yapılan ihracatla ilgili olmaması ve bunlar
tarafından satın alınan malların henüz ihraç edilmemiş olması, yurt içinde
satılması veya işletme envanterinde yeralması mahsup talebinin yerine
getirilmesine engel teşkil etmeyecektir. Ancak, mahsup talebi sırasında ibraz
edilen ve ihracata konu mal ve hizmet alımlarını gösteren listelerde;
gerçekleştirilen ihracatla ilgili olup olmadığına bakılmaksızın, lehine mahsup
talep edilenlerden satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin faturalara ait
bilgilere de ayrıca yer verilecektir.
ÖRNEK: İhracatçı bir şirketin mükellef
(A)'dan satın aldığı mallar için Eylül 1994 döneminde 150 milyon lira, Ekim
I994 döneminde ise 300 milyon lira katma değer vergisi hesaplanmıştır.
İhracatçı firma Eylül 1994 döneminde yaptığı ihracattan doğan 400 milyon
liralık katma değer vergisi iade alacağının, mal satın aldığı (A)'nın aynı
tutardaki gelir vergisi borcuna mahsubunu talep etmiştir.
İhracatçı firmanın mükellef (A)'dan satın
aldığı mallar için hesaplanan katma değer vergisinin toplamı 450 milyon lira
olduğundan, söz konusu mahsup işlemi yerine getirilecektir.
E - DÖVİZ ALIM BELGESİ YERİNE ALINAN
TEMİNATLARIN ÇÖZÜLMESİ:
84
seri nolu tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
Katma değer vergisi iade ve mahsup
işlemlerinin iade veya mahsubu istenen vergi tutarı kadar teminat gösterilmesi
şartıyla, döviz alım belgesinin ibrazı beklenilmeden yapılabilmesine imkan
sağlayan uygulamanın usul ve esasları 38 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin (J) bölümünde açıklanmıştır.
Anılan tebliğ ile getirilen uygulamadan indirimli
(% 10) teminat uygulamasından yararlanan mükelleflerin de faydalanabileceği
açıktır. Döviz alım belgesi yerine teminat vermek suretiyle Bakanlığımızca
belirlenen sınırın üzerinde katma değer vergisi iadesi alan bu mükelleflerin,
döviz alım belgelerini bilahare ibraz etmeleri halinde bu sınırı aşan kısmın %
10'una isabet eden teminat tutarının inceleme sonucuna kadar muhafaza
edileceği, teminatın kalan kısmının ise çözüleceği tabiidir.
Yukarıda belirtilen tebliğin ilgili bölümünde
yapılan diğer açıklamalar, indirimli teminat uygulamasından yararlanan
mükellefler bakımından da aynen geçerlidir.
Diğer taraftan, ihracat bedellerinin yurda
getirilme zorunluluğu ve süreler konusunda kambiyo mevzuatındâki düzenlemelere
uyulması gerektiğinden, herhangi bir gerekçe ile kambiyo taahhüt hesabının
kapatıldığını veya döviz getirme zorunluluğunun olmadığını kambiyo mevzuatı
çerçevesinde belgeleyen mükelleflerin vergi dairesine ibraz edecekleri bu
belgeler, döviz alım belgesi yerine geçecektir.
F - İNDİRİMLİ TEMİNAT UYGULAMASI KAPSAMINA SEKTÖREL
DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİNİN DAHİL EDİLMESİ:
84
seri nolu tebliğ ile yürürlükten
kaldırılmıştır.
28 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel
Tebliğinin (F) bölümünde belirtilen şartları taşıyan imalatçı ve imalatçı
ihracatçılar ile 29 Seri No.lu Genel Tebliğde belirlenen şartları taşıyan Dış
Ticaret Sermaye Şirketlerinin ihracat istisnasından doğan iade talepleri,
iadesi istenilen katma değer vergisinin inceleme raporu ve teminat aranmaksızın
yapılacak iade sınırını aşan kısmının % 10'u kadar teminat alınması suretiyle
ve ibraz edilen döviz alım belgeleri ile gümrük çıkış beyannamelerinin teyidi
beklenmeksizin yerine getirilmektedir.
Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 52.
maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanununun 32. maddesinin Bakanlığımıza verdiği
yetkiye dayanılarak, % 10 luk teminat uygulaması kapsamına 29 Seri No.lu Katma
Değer Vergisi Genel Tebliği'nde belirtilen şartları taşıyan ve Dış Ticaret
Müsteşarlığı'nca "Sektörel Dış Ticaret Şirketleri" olarak belirlenen
firmaların da dahil edilmesi uygun görülmüştür.
Bakanlığımızca belirlenen sınırları aşması
nedeniyle aşan kısım için teminat göstermek suretiyle iade almış olan Sektörel
Dış Ticaret Şirketlerinin gerekli şartları taşıdıklarını tevsik etmeleri
halinde, % 10'luk kısmı aşan iadeler dolayısıyla bu şirketlerden alınmış olan
teminatlar çözülecektir.
Tebliğ olunur.