Sirküler 2010-57; İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi (Mülga)
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
60
Nolu KDV Sirküleri ile YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.
KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/57
Tarih : 23.06.2010
Konusu : İndirilemeyecek katma değer vergisi
Sayısı : KDV-57 / 2010 -5
İlgili Olduğu Madde: Katma Değer Vergisi Kanunu 30
uncu madde
1. Giriş
Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun 30 uncu maddesinin
uygulamasına yönelik Başkanlığımıza intikal eden tereddüt konusu olaylarla
ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
2. Yasal
Düzenleme
KDV Kanununun 30 uncu maddesinde;
"Aşağıdaki vergiler mükellefin vergiye tabi
işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemez:
a) Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş
bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında
gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer
vergisi,
b) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek
otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu
amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait binek otomobillerinin
alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi,
c) Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın
sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç
olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi,
d) Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın
tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer
vergisi."
hükmü yer almaktadır.
3. Vergiye
Tabi Olmayan veya Vergiden İstisna Edilmiş Bulunan İşlemlerle İlgili KDV
KDV Kanununun 30/a maddesine göre, vergiye tabi
olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili yüklenilen
vergilerin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
3.1. Vergiye
Tabi Olmayan İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV
KDV Kanununun 1/1 maddesinde, Türkiye'de ticari,
sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim
ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu; 6 ncı maddesinde de işlemlerin Türkiye'de
yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını, hizmetin
Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği
hüküm altına alınmıştır. Bu kapsama girmeyen, yani vergiye tabi olmayan teslim
ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler indirim konusu yapılamamaktadır.
Örneğin;
- Yurt dışındaki malların Türkiye'ye getirilmeksizin
yine yurt dışına satışı yoluyla yapılan transit (doğrudan) ihracat işlemi,
- Türkiye'de KDV mükellefi olan bir firmanın yabancı
bir ülkede yer alan fabrikasında üretilen malların yurtdışında satışı,
- Yurt dışındaki havayolu firmalarına yurtdışında
yolcu taşımak üzere yapılan uçuş hizmetleri,
- Yurt dışına çıkartılan kamyon, iş makinesi, tarım
makinesi vb. araçların yine yurtdışındaki kişi ve kurumlara kiralanması,
- Türkiye'de mükellef olan avukatın yurtdışında
görülen bir davada müvekkilini temsil etmesi,
- Türk inşaat firmasının yurtdışında otoyol inşaatı
yapması,
- Türkiye'de mukim bir inşaat firmasının yurtdışında
yaptığı inşaatlara ilişkin bakım, onarım, montaj gibi hizmetlerin Türkiye'de
mukim başka bir firma tarafından yurtdışında yapılması,
gibi işlemler KDV ye tabi olmadığından, bu işlemler
nedeniyle Türkiye'de KDV ödenmiş olması halinde, verginin konusuna girmeyen bu
işlemlere ait yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
Öte yandan, bu işlemler KDV nin konusuna
girmediğinden, ihracat veya transit taşımacılık istisnası gibi herhangi bir
istisna kapsamında değerlendirilmek suretiyle KDV iadesi talep edilmesi de
mümkün değildir.
3.2.
Vergiden İstisna Edilmiş İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV
KDV Kanununun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s maddeleri ile
17/4-c, 17/4-r (kısmi olarak), 17/4-t, geçici 12 ve geçici 23 üncü maddeleri
uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemler dışında vergiden istisna
edilmiş bulunan işlemlerle ilgili yüklenilen vergilerin indirimi mümkün
bulunmamaktadır. Örneğin;
- Kanunun 17/1 maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara
bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları nedeniyle
yüklenilen vergiler indirim konusu yapılamayacaktır. Bu kapsamda, Sağlık
Bakanlığına bağışlanacak hastanelerin veya Milli Eğitim Bakanlığına
bağışlanacak okulların inşası nedeniyle yüklenilen KDV veya kamu menfaatine
yararlı bir derneğe, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakfa yapılan
ayni bağışlarla ilgili yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
- Tarım Müdürlükleri Döner Sermaye İşletmeleri veya
Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri tarafından tarımı yaymak, ıslah ve teşvik
amacıyla zirai araştırmalar, arazi ıslah çalışmaları yapılması; tohumluk,
fidan, damızlık hayvan teslimleri Kanunun 17/1-a maddesi gereğince KDV den
istisna olduğundan bu teslimlerle ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu
ürünlerin maliyetleri içinde yer alan KDV nin indirim konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
- Kamu menfaatine yararlı bir derneğe ait sağlık
biriminin KDV den müstesna olan sağlık hizmeti ifaları ile ilgili olarak
yüklenmiş olduğu KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
- Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet
gösterenler tarafından verilen bazı yazılım hizmetleri dolayısıyla yüklenilen
KDV, ürettikleri yazılımı Türkiye'de satmaları kaydıyla indirim konusu yapılmayacaktır.
Ancak, söz konusu yazılım hizmetinin yurt dışındaki bir müşteriye verilmesi
halinde Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri kapsamında KDV istisnası uygulanacak,
Kanunun 32 nci maddesine göre bu işlem nedeniyle yüklenilen KDV indirim konusu
yapılabilecek, indirilemeyen KDV ise iade edilebilecektir.
- 2863 sayılı Kanun kapsamındaki tescilli taşınmaz
kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelendirmelerinden
yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin uygulanması
kapsamında yapılacak teslimler KDV den istisna olup, istisna kapsamına giren
işlemleri yapanların bu işlemler nedeniyle yüklendikleri KDV yi indirim konusu
yapması mümkün bulunmamaktadır.
- Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi
sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve işyeri
teslimi KDV den istisna olduğundan bu teslimler nedeniyle yüklenilen vergiler
indirim konusu yapılamayacaktır.
4. Binek
Otomobillerinin Alımında Ödenen KDV
KDV Kanununun 30/b maddesi hükmüne göre, faaliyetleri
kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin alış
belgelerinde gösterilen KDV hariç olmak üzere, KDV mükelleflerinin binek
otomobili alımında yüklendikleri KDV nin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
KDV uygulaması bakımından binek otomobili kapsamına
giren araçlar, 54 No.lu KDV Sirkülerinde yapılan açıklamalara göre
belirlenecektir.
Bu çerçevede, taksi işletmecisi, sürücü kursu ve
otomobil kiralama şirketi gibi işletmelerin faaliyetleri ile ilgili satın
aldıkları binek otomobilleri nedeniyle ödenen KDV indirim konusu
yapılabilecektir. Bu mükelleflerin binek otomobilinin alış belgesinde
gösterilen KDV, ait olduğu takvim yılı aşılmamak kaydıyla, ilgili belgelerin
kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde, bu araçların fiilen
faaliyette kullanılmaya başlanılıp başlanılmadığına bakılmaksızın
indirilebilecektir.
Örneğin; mükellef tarafından araç kiralama
faaliyetinde kullanılmak üzere Ocak/2010 döneminde satın alınan araç nedeniyle
ödenen KDV, bu dönemde aracın kiralanıp kiralanmadığına bakılmaksızın
indirilebilecektir.
Binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan
mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobillerinin alış
belgelerinde gösterilen KDV nin indirim konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
Örneğin;
- Otomobil kiralama şirketinin kiralama amacı dışında
şirketin kendi ihtiyacı için aldığı otomobili (örneğin; genel müdüre tahsis
edilen otomobil, bir pazarlama şirketinin satış elemanına tahsis ettiği
otomobil vb.) nedeniyle yüklenilen KDV nin indirim konusu yapılması mümkün
bulunmamaktadır.
- A Oto Servis ve Ticaret A.Ş. nin test sürüşü aracı
olarak aktifine kaydettiği binek otomobiline ait yüklenilen KDV yi indirim
konusu yapması mümkün değildir.
- Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.04 tarife
pozisyonunda belirtilen taşıtların sonradan değişiklik yapılarak binek
otomobiline dönüştürülmesi durumunda, bu taşıtların iktisabında yüklenilen KDV
ile binek otomobiline dönüşüm nedeniyle oluşacak ÖTV farkı üzerinden
hesaplanacak KDV indirim konusu yapılamayacaktır. Taşıtın alımında indirim
konusu yapılan KDV ise, dönüşüm işleminin yapıldığı dönemde indirim
hesaplarından çıkarılarak "ilave edilecek KDV" olarak beyan
edilecektir.
5. Zayi Olan
Mallara Ait KDV
KDV sisteminde alış belgelerinde gösterilen verginin
indirilmesi, bu malların satışı sırasında mala eklenen değerin
vergilendirileceği düşüncesine dayanmaktadır. 1 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde, zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir katma
değer olmayacağından, bu mallara ilişkin alış vesikalarında gösterilen verginin
indirilmesinin, zayi olan mallar üzerindeki vergi yükünü tamamen ortadan
kaldıracağı; bu nedenle, Kanunun 30/c maddesi uyarınca, zayi olan malların alış
vesikalarında gösterilen KDV nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV den indirilemeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan aynı bentte, deprem, sel felaketi ve Maliye
Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu
zayi olan mallar nedeniyle yüklenilen vergilerin indirimine olanak
tanınmaktadır.
Örneğin; sel felaketi nedeniyle bir şirketin deposunda
yer alan malların zayi olması veya Maliye Bakanlığınca yangın sebebiyle mücbir
sebep ilan edilen yerde olması koşuluyla, yangın nedeniyle malların
kullanılamaz duruma gelmesi halinde bu mallara ilişkin yüklenilen vergiler
indirim konusu yapılabilecektir.
Buna karşılık Maliye Bakanlığınca yangın sebebiyle mücbir
sebep ilan edilmediği sürece, yangın sonucu zayi olan mal nedeniyle yüklenilen
KDV nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Örneğin, ithal edilen
malların depolandığı antrepolarda çıkan yangın sonrasında Maliye Bakanlığınca
mücbir sebep ilan edilmediği takdirde zayi olan malların ithalinde ödenen KDV
nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
5.1.
Malların Zayi Olması Sonucu Meydana Gelen Kayıplar
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E) bölümünde,
kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen malların zayi olan mal
olarak değerlendirileceği; KDV Kanununun 30/c maddesine göre mükelleflerce bu
malların iktisabında yüklenilen KDV nin indirim konusu yapılmasının mümkün
olmadığı ifade edilmiştir.
Bu çerçevede;
- İmalatta kullanılmak için alınan ancak imalata
girmeden eskime, bozulma, çürüme, çatlama vb. nedenlerle kullanılamaz hale
gelen ve bu nedenle imalatta veya ambalajlamada kullanılabilme vasfını yitiren
hammadde ve malzeme ile ambalaj maddeleri,
- Son kullanma tarihinin geçmesi, çeşitli kimyasallar
içerdiğinin tespit edilmesi gibi nedenlerle kanunen tekrar satılması mümkün
olmayan ve imha edilen bisküvi, çikolata, konserve gibi gıda ürünleri,
- Sağlık Bakanlığınca kullanımının yasaklanması
nedeniyle imha edilen ilaçlar ile kullanım süresi içinde formül hatası bulunan,
miadının dolması veya hasar görmesi nedeniyle kullanılamaz hale gelmiş,
üretimden kalkmış, insan sağlığını tehdit eden ilaçlar,
- Hatalı dikim, renk farklılığı, leke ve benzeri
nedenlerle ya da şirket politikası gereği satışı mümkün olmadığından imha
edilen mallar,
- Kullanım ömrünü tamamladığı için imha edilen araç
lastikleri,
için yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
5.2.
Malların Değerinin Düşmesi Sonucu Meydana Gelen Kayıplar
Malın tamamen yok olmaması, ancak değerinde önemli
derecede düşüklük meydana gelmesi halinde malın zayi olması hükümleri geçerli
olmayacaktır. Bu durumda malların zayi olması değil düşük bedelle veya zararına
satışı söz konusu olacağından, bu malların iktisabı dolayısıyla yüklenilen KDV
nin indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
Örneğin;
- Üretim esnasında renginde problem olan giyeceklerin,
- Yangın sonucu tamamen yok olmayan ve ekonomik değeri
olan yedek parça ve malzemelerin
daha düşük bir fiyatla satılması halinde bunlar nedeniyle
yüklenilen KDV'nin tamamı indirim konusu yapılabilecektir.
5.3. Fire
Sonucu Meydana Gelen Kayıplar
Fire, bir malın imalat sürecinde veya tüketiciye
arzına kadar kendi doğal akışı içinde uğradığı fiziksel kayıp olarak
tanımlandığından, imalat sırasında veya sonrasında meydana gelen firelerin zayi
olan mal kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, daha
önce indirim konusu yapılan KDV nin de düzeltilmesine gerek yoktur. Ancak,
yasal düzenleme veya ilgili mesleki kuruluşlar tarafından belirlenen fire
miktarını aşan kayıplara ilişkin giderlerin, Gelir veya Kurumlar Vergisi
Kanunlarına göre kazancın tespitinde indiriminin kabul edilmemesi halinde, bu
giderler dolayısıyla yüklenilen KDV nin de indirim konusu yapılması mümkün
değildir.
Örneğin;
- Akaryakıtın depolanması sırasında ortaya çıkan ve
ilgili kuruluşlar tarafından belirlenen oranlar dahilindeki kayıplar,
- Balık çiftliklerinde balık üretimi esnasında
pazarlama aşamasına ulaşıncaya kadar geçen süreçte, balık üretim ve besleme firesi
olarak oluşan balık ölümleri,
- Tavuk çiftliklerinde, üretimin doğal sonucu oluşan
kayıplar,
- Hazır giyim eşyası dikiminde veya ayakkabı yapımında
üretim sürecindeki kesme, biçme, dikme gibi işlemlerin doğal sonucu olarak
ortaya çıkan kayıplar,
fire olarak değerlendirilmekte olup, bunlara ilişkin
yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecektir.
6. Gelir ve
Kurumlar Vergisi Kanunlarına Göre Kazancın Tespitinde İndirimi Kabul Edilmeyen
Giderler Dolayısıyla Ödenen KDV
KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca, Gelir ve Kurumlar
Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen (kanunen
kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV indirim konusu
yapılamamaktadır. Buna göre, faaliyetin yürütülmesi için gerekli olan giderler
dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme sahibinin özel tüketimine
yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair kanunen kabul edilmeyen
giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV den indirilemeyecektir.
Bu hükmün uygulanmasına ilişkin aşağıdaki örnekler
verilebilir:
- Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı
olan; yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak,
helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili
olmayanların giderleri ve amortismanları, kazancın tespitinde indirim olarak
dikkate alınmadığından, bu giderler dolayısıyla yüklenilen KDV nin indirim
konusu yapılması mümkün değildir.
- Serbest meslek faaliyetini sürdürmek amacıyla satın
alınan taşınmazın bir kısmının konut, bir kısmının işyeri olarak kullanılması
durumunda, söz konusu taşınmazın envanter defterine veya amortisman listelerine
kaydedilmesi şartıyla amortisman giderlerinin yarısı gider olarak
yazılabileceğinden taşınmaz nedeniyle yüklenilen KDV nin de sadece yarısı
indirim konusu yapılabilecektir.
- Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan
faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması yoluyla
örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim konusu
yapılması kabul edilmediğinden, bu giderler dolayısıyla ödenen KDV nin de
indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
7.
Değerlendirme ve Sonuç
KDV mükelleflerinin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV den, ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen veya
kendilerine yapılan teslim ve hizmetler üzerinden hesaplanan KDV
indirilebilmektedir.
Ancak, Kanunun 30 uncu maddesi kapsamındaki durumlara
ilişkin yüklenilen KDV indirim konusu yapılamamaktadır. İndirim konusu
yapılmayan bu vergiler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları çerçevesinde işin
mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmektedir.
Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca indirimi kabul edilmeyen giderler
nedeniyle yüklenilen KDV ise, gider veya maliyet unsuru olarak değil, kanunen
kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmaktadır.
Zayi olan mallarda olduğu gibi indirilemeyecek KDV
koşulları sonradan oluşmuş ve yüklenilen KDV nin daha önce indirim konusu
yapılmış olması durumunda, bu tutarların indirilemeyecek KDV haline dönüştüğü
vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "İlave Edilecek
KDV" satırına dahil edilmesi suretiyle indirim hesaplarından çıkarılması
gerekmektedir.
Duyurulur.
Mehmet KİLCİ
Gelir İdaresi Başkanı