Sirküler 2011-60; KDV Kanununun uygulamasına ilişkin mevcut sirkülerlerin birleştirilmesi ile uygulamada tereddüt edilen hususlara yönelik açıklamalar (İhracat istisnası, Gemilere teslim ve hizmetler, Yatırım Teşvik, Finansal Kiralama, Serbest Bölgeler, Gümrüksüz Satış Mağazaları, KDV Matrahı, KDV Oranı, Tekstil ve Konfeksiyon, Ayakkabı, KDV İadesi, ihraç kayıtlı teslim vs.)
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelir İdaresi Başkanlığı
Tarih :08/08/2011
Sayı :KDVK-60/2011-1
KATMA DEĞER VERGİSİ SİRKÜLERİ/60
3065
sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun uygulamasına ilişkin mevcut
sirkülerlerin birleştirilmesi ile uygulamada tereddüt edilen hususlara yönelik
açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.
1. KDV'NİN KONUSU
KDV Kanununun 1 inci maddesine göre
Türkiye'de yapılan;
- Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest
meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetler,
- Her türlü mal ve hizmet ithalatı,
- Söz konusu maddede belirtilen
"diğer" faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler
KDV'ye tabidir.
1.1. İşlemlerin Türkiye'de Yapılması
KDV Kanununun 6 ncı maddesinde işlemlerin
Türkiye'de yapılmasının; malların teslim anında Türkiye'de bulunmasını,
hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını
ifade ettiği hükmü yer almaktadır.
1.1.1. Yurtdışındaki İşlemler
KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre,
yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine
yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV'nin konusuna girmemektedir. Türkiye'de
yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin
Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu
değildir.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;
- Yurt dışında düzenlenen bir fuara
Türkiye'den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı,
lojistik vb. hizmetler,
- Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım,
montaj işleri,
- Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan
yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye'ye gelmeksizin) yapacağı
teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti,
- Türkiye'deki başka bir firmanın
personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan
yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında
verdiği danışmanlık hizmeti,
- Yurt dışındaki bir firmanın mallarının,
yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt
dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti
Türkiye'de ifa edilmediğinden veya bu
hizmetlerden Türkiye'de faydalanılmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.
Türkiye'de serbest meslek faaliyeti
dolayısıyla KDV mükellefi olan bir doktor veya avukatın, Türkiye'de KDV
mükellefi olan bir firmaya yurt dışında verdiği hizmetler de verginin konusuna
girmeyecektir.
1.1.2. Türkiye'deki İşlemler
KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre,
Türkiye'de gerçekleşen mal teslimleri ile Türkiye'de ifa edilen veya yurt
dışında ifa edilmekle birlikte Türkiye'de faydalanılan hizmetler KDV'ye
tabidir. Bu teslim ve hizmetlerin yabancı firmalara yapılması bu durumu
değiştirmez.
Türkiye'de yapılan, ancak yurt dışında
faydalanılan hizmetler ise KDV'nin konusuna girmekle birlikte Kanunun 12/2 nci
maddesindeki şartları taşımak kaydıyla KDV'den istisna bulunmaktadır.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellefin;
- Yurt dışındaki otellere turist, okullara
öğrenci, fuarlara ziyaretçi veya katılımcı bulunmasına yönelik yurt dışındaki firmaya
Türkiye'de verdiği aracılık hizmetleri,
- Yurt dışındaki firmalara ait ürünlerin
Türkiye'de satışı için bu firmalara verdiği pazarlama, aracılık, danışmanlık
vb. hizmetleri
genel esaslar çerçevesinde KDV'ye tabi
bulunmaktadır.
Bu işlemlerin, KDV Kanununun 11/1-a ve
12/2 nci maddelerine göre ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi de söz
konusu değildir.
Öte yandan, Türkiye'deki bir firmanın yurt
dışından ithal edeceği mallara ilişkin olarak yurt dışındaki firmadan
yurtdışında aldığı kalite kontrol, barkodlama, elleçleme vb. hizmetlerden
Türkiye'de faydalanıldığından, bu hizmetler genel esaslar çerçevesinde KDV'ye
tabi olacaktır.
1.2. Tazminatlar
1.2.1. Herhangi bir teslim veya hizmetin
karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak
KDV'nin konusuna girmemektedir.
Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına
uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin
feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai
şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı
olmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.
Buna göre;
(1) Belediye tarafından ihale edilip
sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım, malzeme ve hizmet alımı işlerinde
yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı yükleniciye gecikme cezası
tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme gereği yükleniciden gecikme cezası adı
altında tahsil edilen bedel KDV'ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, gecikme
cezasının hakedişten kesilerek tahsil edilmesinin, belediyenin yükleniciye
ödemesi gereken KDV tutarına etkisi bulunmamaktadır.
(2) İşverenler tarafından çalışanlara
ödenen kıdem tazminatları ücret mahiyetinde olduğundan KDV'nin konusuna
girmemektedir. Bu nedenle;
- İşçilerin iş akitleri feshedilmeden bir
başka işverene nakledilmesi nedeniyle, işçilerin tazminat tutarlarının devir
tarihine kadar hesaplanarak yeni işverene aktarılması,
- İşçilerin yeni işverence iş akitlerinin
feshedilmesi veya emeklilik hakkı kazanmaları nedeniyle, tazminat tutarlarının
eski işverenin sorumlu olduğu kısmının yeni işverene aktarılması
KDV'ye tabi olmayacaktır.
(3) Bir teslim veya hizmetin karşılığını
teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları
KDV'nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için
sigorta şirketinden aldığı tazminat için KDV hesaplanması söz konusu
olmayacaktır.
Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören
eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir
bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta
şirketi adına yaptığı ve KDV'ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine
yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.
1.2.2. KDV Kanununun 24/c maddesinde, vade farkı,
fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar
altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin, KDV matrahına dahil
olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre, KDV'ye tabi bir teslim veya
hizmetin karşılığında alınan bedelle ilgili olarak, tazminat adı altında olsa
bile, yapılan ödemeler matraha dahil olduğundan, bunlar üzerinden teslim veya
hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.
Örneğin, elektrik faturasının vadesinden
sonra ödenmesi nedeniyle aboneden alınan %5 geç ödeme tazminatı KDV matrahına
dahil edilerek, toplam tutar üzerinden KDV hesaplanacaktır.
1.3. Aidatlar
Üyelerden veya katılımcılardan alınan
aidatlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmemek şartıyla
KDV'nin konusuna girmemektedir. Örneğin dernek tüzüğünde belirtilen gelirlerden
olan üye aidatları KDV'ye tabi tutulmayacaktır.
Ancak kurumlar vergisi mükellefiyeti
bulunan bir kooperatifin ticari nitelikteki teslim ve hizmetlerinin
karşılığında yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri
KDV'ye tabi tutulacaktır. Örneğin tüketim ve taşımacılık kooperatifleri gibi
kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan kooperatiflerin üyeleri tarafından
yapılan ve kurum kazancının bir unsuru sayılan aidat ödemeleri KDV'ye tabi
bulunmaktadır. Kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kooperatifin ortak
giderleri karşılamak (üyelerin güvenlik, bahçıvanlık, havuz ve sosyal
tesislerin bakımı, elektrik ve su gibi ihtiyaçlarının giderilmesi) amacıyla
tahsil ettiği aidatlar ise ticari mahiyet arz etmediğinden KDV'ye tabi
tutulmayacaktır.
1.4. Kiralama İşlemleri
1.4.1. KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde,
Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi
Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması
işlemlerinin KDV'nin konusuna girdiği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise
iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri
KDV'den müstesnadır.
Buna göre, iktisadi işletmelerin her türlü
kiralama işlemleri KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabidir.
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde
sayılan mal ve hakların kiralanması işlemleri KDV Kanununun 1/3-f maddesine
göre KDV'ye tabi olmakla birlikte iktisadi işletmelere dahil olmayan
gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV'den müstesnadır.
Bu çerçevede, gelir vergisi açısından
gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlansa dahi bir işletme veya müessesenin
belirli bir bedel ve süre dahilinde başkasının kullanımına bırakılması
şeklindeki işletme hakkının kiralanması işlemleri Kanunun 1/3-f maddesine göre
KDV'ye tabi tutulacaktır.
Buna göre;
- Belediye veya bir devlet üniversitesine
ait arsanın kiraya verilmesi KDV Kanununun 17/4-d maddesine göre KDV'den
müstesnadır. Ancak arsanın, bu kurumların iktisadi işletmesine dahil olması
veya bu kiralama işlemi nedeniyle bir iktisadi işletme oluşması halinde, söz
konusu kiralama işlemi Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.
- Belediye veya bir devlet üniversitesi
tarafından bir yerin çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi
durumunda işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, çay bahçesinin,
kiraya veren kurumun bir iktisadi işletmesine dahil olup olmadığına
bakılmaksızın, bu kiralama işlemi Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV'ye tabi
tutulacaktır.
- Belediye veya devlet üniversitesinin
iktisadi işletmesine dahil olmayan gayrimenkulü, bankalara ATM cihazı konulmak
ya da banka şubesi olarak kullanılmak üzere kiraya vermesi Kanunun 17/4-d
maddesine göre KDV'den müstesnadır. Ancak, söz konusu gayrimenkul belediye veya
üniversitenin iktisadi işletmesine dahil ise bu kiralama işlemi Kanunun 1 inci
maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.
- Şehiriçi özel toplu taşıma hattının
kiralanması, işletme hakkının kiralanması niteliğinde olduğundan Kanunun 1/3-f
maddesi kapsamında KDV'ye tabidir.
- Bir kişinin sahibi olduğu otomobili il
özel idaresine kiraya vermesi işlemi Kanunun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi
olacaktır.
- Bir vakfın, iktisadi işletmesine dahil
olmayan gayrimenkulünü kiraya vermesi, Kanunun 17/4-d maddesine göre KDV'den
müstesnadır.
- KDV mükellefiyeti olmayan işhanı
yönetimine ait otoparkın kiraya verilmesi, Kanunun 1/3-f maddesi gereğince
KDV'ye tabidir.
1.4.2. KDV Kanununun 17/4-p maddesinde, Hazinece
yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni
ve ön izin verilmesi işlemlerinin KDV'den istisna olduğu hükmüne yer
verilmiştir.
Hazine kavramı içerisine 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli 1 sayılı cetvelde sayılan "Genel
Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri" girmektedir.
Buna göre, taşınmazların genel bütçe
kapsamındaki kamu idareleri tarafından kiraya verilmesi işlemleri KDV'den
müstesnadır.
1.5. Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde
Kurulan, Belirli Bir Süre İşletilen Tesislerin İşletme Süresi Sonunda İlgili
Kuruma Devrinde KDV
KDV Kanununun 27/1 inci maddesinde, bedeli
bulunmayan veya bilinmeyen işlemler ile bedelin mal, menfaat, hizmet gibi
paradan başka değerler olması halinde matrahın, işlemin mahiyetine göre emsal
bedeli veya emsal ücreti olduğu, 27/2 nci maddesinde bedelin emsal bedeline
veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün
mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal
bedeli veya emsal ücretinin esas alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
3996 sayılı Kanun kapsamındaki
yap-işlet-devret modelinde ilgili kurumca süre sonunda tesisin kendisine devri
karşılığında işleticiye doğrudan bir bedel ödenmemektedir. Bir finansman türü
olan bu modelde işletici tesisin devrine ilişkin bedeli, tesisi sözleşme ile
öngörülen süre içinde işletmek suretiyle elde ettiği kazanç ile
karşılamaktadır.
Bu çerçevede, yap-işlet-devret modelinde,
süre sonunda tesisin işletici tarafından ilgili kuruma tesliminde emsal bedel
üzerinden KDV aranılmayacaktır.
1.6. Trafo Devirleri
KDV Kanununun 1 inci maddesi uyarınca
ticari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı,
kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre, Gelir Vergisi
Kanununda açıklık bulunmayan hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili
mevzuat hükümlerine göre tespit edilmektedir.
Bu çerçevede, ortakların belirli ekonomik
ve sosyal ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp
korumak amacıyla kurulan ve herhangi bir kar amacı gütmeyen; konut yapı
kooperatiflerinin, işyeri yapı kooperatiflerinin, küçük sanayi sitesi yapı
kooperatiflerinin, site yönetimleri ile site işletme kooperatiflerinin ve
organize sanayi bölgesi yönetimlerinin mülkiyetlerinde bulunan trafoların
mevzuat gereği iz bedeli karşılığında elektrik dağıtım şirketlerine devri KDV
Kanununun 1 inci maddesi uyarınca da KDV'ye tabi bulunmamaktadır.
1.7. KOSGEB'in Geri Dönüşümsüz Olarak
Sağladığı Destekler
KOSGEB tarafından nitelikli eleman
istihdamı ve yurtiçi fuarları finansal programı gibi geri dönüşümsüz olarak
firmalara yapılan ödemeler bir
teslim ve hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmadığından KDV'nin konusuna girmemektedir.
1.8. Arsa Karşılığı İnşaat İşleri
1.8.1. Arsa karşılığı inşaat işlerinde KDV
uygulamasına ilişkin olarak gerekli açıklamalar 30 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin D bölümünde yapılmıştır.
Arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı
teslim söz konusudur. Bunlardan birincisi, arsa sahibi tarafından müteahhide
arsa teslimi; ikincisi ise müteahhit tarafından arsaya karşılık olarak arsa
sahibine bağımsız birim (konut veya işyeri) teslimidir.
Arsa karşılığı inşaat işlerinde vergiyi
doğuran olay, müteahhidin arsa karşılığı konut, işyeri gibi bağımsız birimleri
arsa sahibine teslimiyle gerçekleşmektedir. Bu tarih itibariyle arsa açısından
da vergiyi doğuran olay vuku bulmaktadır. Taşınmazda teslim kural olarak tapuya
tescil ile gerçekleşmekle birlikte, tapuya tescilden önce bağımsız birimlerin
alıcının tasarrufuna terk edilmesi durumunda da vergiyi doğuran olay
gerçekleşmektedir.
Dolayısıyla, arsa sahibinin arsa
tesliminin ticari nitelikli olması durumunda arsa için, müteahhidin ise arsa
sahibine teslim ettiği bağımsız birimler için, vergiyi doğuran olayın vuku
bulduğu tarih itibariyle eş zamanlı olarak fatura düzenlemesi gerekmektedir.
Buna göre;
- Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil
olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet
olarak sürdürmesi halinde, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte,
müteahhide yapılan bu arsa teslimi nedeniyle düzenlenecek faturada arsa
karşılığı alınan bağımsız birimlerin emsal bedeli (arsa payı dahil) üzerinden
genel oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.
- Arsa sahibinin, gerçek usulde mükellefiyetini
gerektirmeyecek şekilde arızi faaliyet olarak arsasını bağımsız birimler
karşılığında müteahhide tesliminde KDV uygulanmayacaktır.
- Vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu
tarihte, müteahhitten arsa sahibine yapılacak bağımsız birim teslimleri için
müteahhit tarafından düzenlenecek faturada bağımsız birimin niteliğine göre
emsal bedeli (arsa payı dahil) üzerinden % 1 veya % 18 oranında KDV
hesaplanması gerekmektedir.
Öte yandan, her iki teslimde de işlem
bedelinin emsaline göre açıkça düşüklük göstermesi halinde KDV Kanununun 27/3
üncü maddesine göre işlem yapılacağı tabiidir.
1.8.2. Uygulamada "hasılat paylaşımı",
"gelir paylaşımı" vb. şekillerde düzenlenen sözleşmeler uyarınca
yapılan işlerde, inşa edilen bağımsız birimler yerine bunların hasılatı
paylaşılmakta olup, bu tür sözleşmeler gereğince yapılan işlerin de 30 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinde düzenlenen "arsa karşılığı inşaat" olarak
değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede;
- Bağımsız birimlerin üçüncü şahıslara
satışında, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte sadece müteahhit
tarafından üçüncü şahıslara fatura düzenlenecek, faturada gösterilen toplam
bedel üzerinden bağımsız birimin niteliğine göre % 1 veya % 18 oranında KDV
hesaplanarak beyan edilecektir.
- Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil
olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet
olarak sürdürmesi halinde, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih itibariyle
hasılattan kendisine kalan pay için müteahhide arsa satış faturası
düzenleyecek, fatura bedeli üzerinden genel esaslara göre KDV hesaplayarak
beyan edecektir. Arsa tesliminin, KDV'nin konusuna girmemesi veya KDV'den
istisna edilmiş olması halinde bu teslimde KDV hesaplanmayacaktır.
2. TEVKİFAT UYGULAMASI ([1])
2.1. Tam Tevkifat Uygulaması
5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
alan idare, kurum ve kuruluşların Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde
belirtilen mal ve hakları kiraya verme işlemleri ile reklam verme hizmetleri,
kiracının veya reklam hizmeti alanın KDV mükellefi olup olmadığına
bakılmaksızın tevkifata tabi tutulmayacaktır. Bu durumda, söz konusu idare,
kurum ve kuruluşlar kiraya verme ve reklam verme hizmetleri dışında KDV'ye tabi
işlemleri bulunmaması kaydıyla bu hizmetlere ilişkin KDV'yi sadece işlemlerin
gerçekleştiği dönemler için 1 No.lu KDV Beyannamesi vermek suretiyle beyan
edebileceklerdir. Genel bütçeli idareler ise, bu işlemlere ilişkin KDV'yi
doğrudan gelir hesaplarına aktarmak suretiyle, beyanname vermeksizin işlem
yapacaklardır.
Buna göre, kampüsünde bulunan kafeyi
işletmeciye kiraya veren Devlet üniversitesi, 5018 sayılı Kanuna ekli
cetvellerde yer aldığından kira bedeli üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi
tutulmayacak, KDV mükellefi olup olmadığına bakılmaksızın üniversite tarafından
1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edecektir.
2.2. Kısmi Tevkifat Uygulaması
2.2.1. Kısmi Tevkifat Uygulayacak Alıcılar
Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV
tevkifatı uygulayacak alıcılar 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2)
bölümünde belirtilmiştir.
Tebliğin (3.1.2/a) ayrımında yer alan KDV
mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir)
ile
(3.1.2/b) ayrımında yer alan KDV mükellefi
olsun olmasın,
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri
birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme
birlikleri,
- Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla
kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
- Döner sermayeli kuruluşlar,
- Kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları,
- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz
emekli ve yardım sandıkları,
- Bankalar,
- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu
İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,
- Organize sanayi bölgeleri ile menkul
kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,
- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda
sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum,
kuruluş ve işletmeler,
- Payları İstanbul Menkul Kıymetler
Borsasında işlem gören şirketler,
Tebliğin (3.2) ve (3.3) bölümleri
kapsamında KDV tevkifatı yapmakla sorumlu tutulmuştur.
Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında yer alanların
kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde hesaplanan KDV,
alıcıların durumuna bakılmaksızın tevkifata tabi tutulmayacaktır.
Payları İMKB'de işlem gören bir şirketin
yarıdan fazla hissesine sahip olduğu şirket belirlenmiş alıcılar kapsamında yer
almamaktadır.
2.2.1.1. Belediyeler
Belediyeler (büyükşehir belediyeleri
dâhil) 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2/b) ayrımında yer
almamaktadır. Bu itibarla belediyelerin Tebliğin yürürlüğe girdiği 01/5/2012
tarihinden itibaren kısmi tevkifat uygulaması kapsamında tevkifat yapma
sorumlulukları kaldırılmıştır.
Ancak belediyelerin bünyelerinde oluşan
iktisadi işletmeler nedeniyle gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunması halinde
Tebliğin (3.1.2/a) bölümü çerçevesinde tevkifat yapma zorunlulukları bulunmaktadır.
Bu suretle KDV mükellefi olan
belediyelerin iktisadi işletme faaliyetleri ile sınırlı olmak üzere, Tebliğin
(3.2) ve (3.3) bölümlerinde yer alan ve KDV mükelleflerinin tevkifat yapmak
üzere sorumlu tayin edildiği teslim ve hizmetlerde KDV tevkifatı yapmaları
gerekmektedir. Dolayısıyla belediyelerin iktisadi işletme kapsamında olmayan
faaliyetleri nedeniyle mal ve hizmet alımlarında KDV tevkifatı yapmaları söz
konusu değildir.
Örnek 1: CD Belediyesinin beledi hizmetlerinde
kullanacağı iş makinasının şoförüyle birlikte (A) Ltd. Şti. tarafından
belediyeye kiraya verilmesi işleminde belediye tarafından KDV tevkifatı
uygulanmayacaktır.
Örnek 2: YZ Belediyesinin su teslimi nedeniyle
oluşan iktisadi işletmesinin (C) Ltd. Şti.'nden aldığı bina temizliği hizmeti,
belediye iktisadi işletmesi tarafından 7/10 oranında KDV tevkifatına tabi
tutulacaktır. Bu faaliyet nedeniyle KDV mükellefiyeti belediye tüzel kişiliği
adına tesis edilmiş ise, sadece iktisadi işletmenin alımlarına ilişkin tevkifat
yapılacaktır. Dolayısıyla, YZ Belediyesinin parkların bakım ve temizliğine
yönelik alacağı hizmetlerde, parklarla ilgili belediye bünyesinde bir iktisadi
işletme oluşmadığından, KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.
Örnek 3: %95 hissesi Belediyeye ait firma
belirlenmiş alıcılar arasında yer almadığından 117 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (3.2) ve (3.3) bölümlerinde Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında
sayılanların tevkifat yapmakla sorumlu tutulduğu işlemler nedeniyle KDV
tevkifatı yapmayacaktır. Ancak, KDV mükellefiyeti bulunan söz konusu firmanın
Tebliğde KDV mükelleflerinin tevkifat yapmakla sorumlu tutulduğu işlemlerde KDV
tevkifatı yapması gerekmektedir.
2.2.1.2. Hakedişli İşlerde Tevkifat
Uygulaması
KDV Kanununun 10 uncu maddesinin (a)
bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin
yapılmasıyla; (b) bendinde ise malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından
önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde
gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesiyle
vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hükme bağlanmıştır.
KDV uygulaması bakımından, taahhüde
dayanan işlerde vergiyi doğuran olay, ihaleye ilişkin hakedişin ihale makamınca
onaylandığı anda meydana gelmektedir. Öte yandan, hakediş belgesinin
onaylanmasından önce bu işleme ait fatura veya benzeri belge düzenlenmesi
halinde, fatura veya benzeri belgenin düzenlenmesi ile KDV bakımından vergiyi
doğuran olayın meydana geleceği tabiidir.
Buna göre, hakedişli işlerdeki KDV
tevkifatının hakedişin düzenlenmesine esas olan fatura tarihini kapsayan ayı
geçmemek kaydıyla, hakedişin ihale makamınca onaylandığı tarih itibariyle beyan
edilmesi gerekmektedir.
2.2.2.Kısmi Tevkifat Uygulanacak Hizmetler
2.2.2.1. Yapım İşleri ile Bu İşlerle
Birlikte İfa Edilen Mühendislik-Mimarlık ve Etüt-Proje Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.1) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen
yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve
etüt-proje hizmetlerinde alıcılar tarafından 2/10 oranında KDV tevkifatı
uygulanacağı ifade edilmiştir.
Bu bölüm kapsamına aşağıdaki hizmetler
girmektedir.
- Bina, karayolu, demiryolu, otoyol,
havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi,
alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji
santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, dekapaj, taşkın koruma
ve benzerlerine ilişkin her türlü inşaat işleri.
- Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat
işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri,
ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, (boya badana dahil) her
türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj,
yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. (Bu işler, yukarıda
belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat
işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi
tutulur.)
- Yapım işleri ile birlikte ifa edilen;
mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita dahil),
kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri hizmetler
yapım işlerinden ayrı ve bağımsız olarak verildiği takdirde Tebliğin (3.2.2)
bölümü kapsamında değerlendirilir.
Yüklenicileri tarafından tamamen veya
kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen
yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen
hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılacaktır.
Tevkifat uygulaması kapsamındaki işin bir
kısmının alt yüklenicilere (taşeronlara) devredilmesi halinde, devir
işlemlerinin yazılı bir sözleşmeye dayanıp dayanmaması tevkifat uygulaması
bakımından önem arz etmemektedir.
Alıcının, Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında
sayılanlar arasında yer almaması halinde, ilk yüklenicinin ve alt
yüklenicilerin bu kapsamdaki hizmetleri tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak
ilk yüklenicinin Tebliğin (3.1.2/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde, ilk
aşamada tevkifat kapsamına girmeyen bu işin kısmen veya tamamen devredildiği
alt yüklenicilerden tevkifat yapılacaktır.
Alıcı ve ilk yüklenicinin Tebliğin
(3.1.2/b) ayrımı kapsamında yer alması halinde ilk safhada tevkifat söz konusu
değildir. Ancak ilk yüklenicinin bu yapım işini Tebliğin (3.1.2/b) ayrımı kapsamında
yer almayan alt yüklenicilere devretmesi halinde kendisi tarafından tevkifat
uygulanacaktır.
Tevkifata tabi olan işlerin, KDV Kanunu
hükümleri çerçevesinde vergiden müstesna olması halinde, işlem bedelleri
üzerinden KDV hesaplanmayacağı için herhangi bir tevkifat yapılmayacaktır.
Ancak, vergiden istisna olan işlerin alt yüklenicilere devredilmesi ve alt
yüklenicilerin yaptığı işlemin KDV'den müstesna olmaması halinde, alt
yüklenicilerin gerçekleştirdikleri işlemler üzerinden hesaplanan KDV, tevkifata
tabi tutulacaktır.
Mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje,
harita (kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar
planı hazırlama ve benzeri işlerin ilk yüklenici tarafından yapım işinin bir
kısmı ile birlikte alt yüklenicilere devredilmesi halinde, alt yüklenici
tarafından düzenlenen faturalarda tevkifat uygulanacaktır. Yapım işlerinden
ayrı ve bağımsız olarak mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita
(kadastral harita dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı
hazırlama ve benzeri işlerin alt yükleniciye devredilmesi halinde bu bölüm
kapsamında işlem tesis edilmeyecektir. Devredilen söz konusu işler için işi
devredenin durumuna göre Tebliğin (3.2.2) bölümü kapsamında tevkifat
uygulanacaktır.
Tebliğin (3.2.1.2.1) ayrımında belirtilen
işlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması halinde de alt
yüklenicilere devredilen işler bakımından yukarıda yapılan açıklamalar
çerçevesinde işlem tesis edilecektir.
Bu kapsamda tevkifat uygulamasına
aşağıdaki örnekler verilebilir:
- Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında
sayılanlardan otoyol ihalesini alan ve bu işe ilişkin hafriyat, nakliye ve
hazır beton işlerini farklı alt yüklenicilere devreden firma, kendisine yapılan
hafriyat, nakliye ve hazır beton işleri nedeniyle 2/10 oranında KDV tevkifatı
yapacaktır.
- Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında
sayılanlardan köprü ihalesini alan ve bu işe ilişkin mühendislik-mimarlık,
etüt-proje işini alt yükleniciye devreden firma Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında
yer almadığından kendisine ifa edilen ve yapım işinden bağımsız olarak verilen
mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmeti nedeniyle KDV tevkifatı
yapmayacaktır.
- İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne
mera ıslahı kapsamında verilen tel örgü çekme ve demir kapı takma işi, yapım
işi kapsamında değerlendirilerek 2/10 oranında KDV tevkifatına tabi
tutulacaktır.
- KDV mükellefi gerçek kişinin Tebliğin
(3.1.2/b) ayrımında yer alan il özel idaresine oyun parkı inşa ederek teslimi,
yapım işi kapsamında değerlendirilerek, Tebliğin (3.2.1) bölümü çerçevesinde il
özel idaresince 2/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
2.2.2.2. Etüt, Plan-Proje, Danışmanlık,
Denetim ve Benzeri Hizmetler
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.2) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen
etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetlerde alıcılar
tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Bu kapsama;
- Piyasa etüt-araştırma,
- Ekspertiz,
- Plan-proje,
- Teknik, ekonomik, mali ve hukuki alanda
sunulan danışmanlık, müşavirlik, denetim
ve benzeri hizmetler girmektedir.
Yapım işlerinden bağımsız ve ayrı olarak
verilen mimarlık, mühendislik, etüt, plan, proje, harita (kadastral harita
dahil), kadastro, imar uygulama, her ölçekte imar planı hazırlama ve benzeri
hizmetler bu bölüm kapsamında değerlendirilecektir.
Herhangi bir teslim ya da hizmet
kapsamında veya bu teslim ya da hizmetin devamı niteliğinde verilmek ve bedeli
ayrıca belirlenmek kaydıyla eğitim hizmetleri danışmanlık hizmeti kapsamında
değerlendirilecektir.
Avukatların hukuki ihtilaflarla ilgili
olarak yargı mercileri nezdinde veya yargı kararlarının sonuçları ile ilgili
olarak vekâlet akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri hizmetler prensip olarak
tevkifat kapsamına girmemektedir. Avukatların verdikleri danışmanlık hizmetleri
ise tevkifata tabidir.
Avukatlarla yapılan sözleşmede avukatlık
ve danışmanlık hizmetleri birlikte yer alıyorsa, bu iki unsur ayrı ayrı
ücretlendirilmediği takdirde, toplam sözleşme bedeli üzerinden tevkifat
uygulanacaktır.
Uluslararası gözetim şirketleri tarafından
ifa edilen gözetim hizmetleri ile araç, makine, teçhizat ve benzerlerinin
kalite kontrol ve test edilmesine ilişkin hizmet alımları da tevkifata tabidir.
Ancak, yazılı ve görsel medya takip
hizmetleri ile ilan, reklâm ve benzeri hizmetler danışmanlık ve denetim
hizmetleri kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına
ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir:
- Gümrük müşavirlerinin yetkili temsilci
sıfatıyla ithal ve ihraç edilen mallara ilişkin verdikleri gümrük işlemlerine
aracılık hizmeti, danışmanlık, müşavirlik ve denetim hizmetleri kapsamında
değerlendirilemeyeceğinden KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır. Ancak, gümrük
müşavirlerinin Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılanlara verdikleri; gümrük
işlemlerinde geçerli mevzuat düzenlemeleri, yabancı ülke uygulamaları, bir
malın gümrük tarife istatistik pozisyonunun belirlenmesi gibi danışmanlık ve
müşavirlik hizmetleri 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
- Serbest muhasebeci mali müşavirlerin
müşterilerinin defterlerini tutmak, beyannamelerini düzenlemek ve vermek
şeklinde verdikleri hizmetler, danışmanlık, müşavirlik ve denetim hizmetleri
kapsamında değerlendirilemeyeceğinden KDV tevkifatına tabi olmayacaktır. Ancak,
Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılan müşterilerine verdikleri vergi mevzuatına
ya da diğer mevzuata yönelik danışmanlık ve müşavirlik hizmetleri 9/10 oranında
KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Aynı şekilde bir ekonomistin Tebliğin
(3.1.2/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılara vermiş olduğu ekonomi
danışmanlığı, yatırım danışmanlığı gibi hizmetlerin de bu kapsamda tevkifata
tabi tutulması gerekmektedir.
Öte yandan, yeminli mali müşavirlerin
Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılan müşterilerine tam tasdik raporu, KDV
iadesi tasdik raporu gibi yaptıkları denetim ve sonucunda rapor düzenlemek
suretiyle verdikleri hizmetler denetim hizmeti kapsamında 9/10 oranında KDV
tevkifatına tabi olacaktır.
- Payları İMKB'de işlem gören (K) Holding
A.Ş. (JK) firmasından danışmanlık hizmeti almakta, bu hizmeti grup şirketi (NL)
A.Ş.'ye aktarmaktadır.
(K) Holding A.Ş. belirlenmiş alıcılar
arasında yer aldığından (JK) firmasından aldığı danışmanlık hizmeti Tebliğin
(3.2.2) bölümüne göre tevkifata tabi tutulacaktır. Temin edilen bu hizmetin (K)
Holding A.Ş. tarafından grup şirketi (NL) A.Ş.'ye aktarılmasında düzenlenen
faturada hesaplanan KDV ise tevkifata tabi tutulmayacaktır.
(K) Holding A.Ş. belirlenmiş alıcılar
arasında yer almaz ise; (JK) firmasının (K) Holding A.Ş.'ye verdiği danışmanlık
hizmeti tevkifata tabi olmayacaktır. (K) Holding A.Ş. tarafından (NL) A.Ş.'ye
danışmanlık hizmetinin aracılığına ilişkin verilen hizmet de tevkifat kapsamına
girmemektedir.
2.2.2.3. Makine, Teçhizat, Demirbaş ve
Taşıtlara Ait Tadil, Bakım ve Onarım Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.3) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen
makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım
hizmetlerinde alıcılar tarafından 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı
belirtilmiştir.
Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara
ait veya bunlara tahsis edilen ve faaliyetlerinin yürütülmesinde kullanılan
makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri
tevkifat kapsamındadır.
Örnek 1: Hisse senetleri İMKB'de işlem gören (A)
A.Ş. tarafından satın alınan kamyon şasisi üzerinde kasa, depo ve benzeri
ilaveler yaptırmak suretiyle tadilat uygulanması halinde tadilat bedelleri
üzerinden hesaplanan KDV tevkifata tabi olacaktır.
Örnek 2: (A) kamu kurumu otomasyon sisteminin
oluşturulması amacıyla (X) Yazılım ve Otomasyon Şirketi ile anlaşmıştır.
Sözleşme kapsamında otomasyon sistemlerine
ilişkin yazılım temini, satış sonrası güncelleme, bakım vb. hizmetleri de
verilmektedir.
Otomasyon sisteminin ve bilgisayarların
kullanımında gerekli olan işletim sistemi yazılımlarına ilişkin olarak verilen
değişiklik, sorun giderme, yenileme, bakım, güncelleme ve benzeri hizmetlere
ilişkin bedel üzerinden hesaplanan KDV'nin 5/10'u (A) tarafından tevkifata tabi
tutulacaktır.
Isıtma-soğutma sistemleri, havalandırma
sistemi, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, asansör ve benzerlerine
yönelik bakım ve onarım hizmetleri bu bölüm kapsamında tevkifata tabi
tutulacaktır. Bunların ilk yapımı veya tamamen yenilenmesi ise Tebliğin (3.2.1)
bölümü kapsamında tevkifata tabi olacaktır.
Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların
bakım hizmetleri, bunların kendinden beklenen işlevleri sağlamak için belli
aralıklarla veya gerektiği zaman yapılan faaliyetlerdir. Bu hizmet sırasında
bakımı yapılan eşyanın belli aksam ve parçalarının değiştirilmesi de hizmetin
ayrılmaz bir parçasıdır.
Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların
onarımı ise bozulmuş, eskimiş araçların kullanılabilir hale getirilmesinden
ibarettir. Bakım hizmetinde olduğu gibi onarım hizmetinde de onarılan şeye ait
bazı parçaların değiştirilmesi işin tabii bir sonucudur.
Dolayısıyla, makine, teçhizat, demirbaş ve
taşıtlara ait bakım ve onarım hizmetlerinin yalnızca işçilik hizmetinden ibaret
sayılması söz konusu olmayıp, bu hizmetlerin gereği olarak yapılan malzeme,
yedek parça ve sarf malzemesi teslimleri de bakım ve onarım hizmetine dâhil
bulunmaktadır.
Ancak, bu hizmetlerde kullanılacak
malzeme, yedek parça, sarf malzemesi gibi malların tadil, bakım ve onarımı yaptıranlar
tarafından piyasadan satın alınıp bu işleri yapanlara verilmesi halinde,
malların piyasadan satın alınması sırasında, Tebliğin (3.3) bölümünde yapılan
açıklamalar saklı kalmak kaydıyla, tevkifat uygulanmayacaktır.
2.2.2.4. Yemek Servis ve Organizasyon
Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.4) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara karşı ifa edilen
her türlü yemek servis ve organizasyon hizmetlerinde alıcılar tarafından 5/10
oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir.
Yemek servis hizmetleri; Tebliğin
(3.1.2/b) ayrımında sayılan idare, kurum ve kuruluşların personel, öğrenci,
hasta, müşteri, misafir, yolcu sıfatı taşıyan kişilerin yemek ihtiyaçlarını
karşılamak amacıyla yapacakları hizmet alımlarını kapsamaktadır.
Örnek: Milli Eğitim Bakanlığının (il veya ilçe
milli eğitim müdürlüklerinin) taşımalı eğitim kapsamında öğrencilere verilen
öğle yemeği (kumanya) alımlarında, yemeği hazırlayan ve/veya dağıtımını yapan
yüklenicilere yapılacak ödemelerden KDV tevkifatı yapılacaktır.
Bedelin kendi bütçe ödenekleri dışında bir
kaynaktan karşılanması, mesela Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından karşılanması
halinde de yemek (kumanya) alımıyla ilgili olarak tevkifat yapılacaktır.
Yemeğin, tevkifat yapmakla sorumlu idare,
kurum veya kuruluşlara ait bir yerde hazırlanması (pişirilmesi) veya
tüketilmeye hazır halde temin edilmesi tevkifat uygulanmasına engel değildir.
Bazı şirketlerin üreterek pazarladıkları
ve oluşturulan sisteme dahil işyerlerinde yeme-içme hizmeti teminine imkan veren
yemek çeklerinin (karnelerinin-biletlerinin) bedeli üzerinden hesaplanan KDV,
tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak, yemek servis hizmetinin hizmeti alan
idare, kurum veya kuruluşun bünyesinde ve doğrudan yemek çekini satan firma
tarafından verilmesi halinde tevkifat uygulanacaktır.
Yemek servis hizmetinin, bu hizmetin
verildiği mahallere (lokanta, restaurant ve benzeri yerlere) gidilmesi
suretiyle alınması ve hizmete ait faturanın Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında
sayılan idare, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenmesi halinde de tevkifat
kapsamında işlem tesis edilecektir.
Ayrıca otel, motel, tatil köyü ve benzeri
konaklama tesislerinde, konaklama hizmetinden ayrı olarak verilen veya birlikte
verilmekle beraber ayrı bir fatura ile belgelendirilen ya da aynı faturada ayrı
olarak gösterilen durumlarda yemek servis hizmeti ile ilgili olarak tevkifat
uygulaması kapsamında işlem yapılacaktır.
Tevkifat yapmak zorunda olan idare, kurum
ve kuruluşların kendi personeli marifetiyle hazırlanacak yemekler için
piyasadan yiyecek maddeleri ve hazırlanacak yemekle ilgili çeşitli malzemeleri
satın alması, bu bölüm kapsamında, tevkifata tabi değildir.
Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılan
idare, kurum ve kuruluşların konser, fuar, kutlama, parti, kokteyl, davet,
kongre, seminer, panel, tanıtım ve benzeri hizmet alımları bu bölüm kapsamında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Söz konusu hizmetleri veren mükelleflerin,
organizasyonun yapılacağı yeri (salon, otel ve benzeri) işletenlerden
alacakları hizmetler tevkifat uygulaması kapsamında değildir. Bu durum,
organizasyonu yapan firmaların, hizmet verdikleri idare, kurum ve kuruluşlar
adına düzenledikleri faturalarda yer alan toplam tutar üzerinden tevkifat
uygulanmasına engel değildir.
Örnek: (A) Organizasyon A.Ş. (B) kamu kurumu ile
kurumun 50. kuruluş yıldönümü kutlaması organizasyonunu düzenlemek için
anlaşmıştır. Kutlama, bir başka ilde gerçekleştirilecek ve 2 gün sürecektir.
(A) bu kutlama için katılımcıların konaklamaları dahil bir otelle anlaşmıştır.
Otel işletmesi tarafından (A)'ya verilen
konaklama, salon kiralaması ve benzeri hizmetler tevkifata tabi olmayacaktır.
(A)'nın, kutlama organizasyonu tertibi nedeniyle (B)'ye fatura edeceği toplam
tutar üzerinden hesaplanan KDV ise 5/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Buna göre, payları İMKB'de işlem gören
firmanın personelinin işlerini yaparken müşteri veya tedarikçilerle birlikte
temsil ve ağırlama faaliyeti kapsamında firma adına yemek servisi hizmeti
alımında KDV ile birlikte hizmet bedelinin 1.000 TL'yi aşması halinde firma tarafından
5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.
2.2.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.5) bölümünde, Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara, faaliyetlerinin
yürütülmesi ile ilgili işlemlerde kullanacakları işgücünün sağlanması şeklinde
verilen hizmetlerde (işgücü temin hizmeti alımlarında) alıcılar tarafından 9/10
oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Gerçek veya tüzel kişiler faaliyetlerinin
yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü kendilerine hizmet
akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek
yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette
bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler.
Bu tür hizmetler, esas itibariyle, temin
edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü
altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına
girmektedir.
Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde
aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanacaktır.
- Temin edilen elemanların, hizmeti alana
ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir.
- Temin edilen elemanların, hizmeti alanın
sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin
mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde,
sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilecektir.
Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin
varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin
hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı
olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi
karineler göz önünde bulundurulacak, bu hususların varlığı, taraflar arasında
bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik
şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilecektir.
İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz
konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması
halinde sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat
uygulanacaktır.
Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara
verilen özel güvenlik ve koruma hizmetleri de işgücü temin hizmeti kapsamında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Buna göre, güvenlik hizmetleri sektöründe
faaliyet gösteren işletmeler tarafından verilen;
- sabotaj, yangın, hırsızlık, soygun,
yağma, yıkma tehditlerine karşı caydırıcı ön tedbirleri alma,
- tesis, alan, alış-veriş merkezi, bina,
nakil vasıtaları, konut, işyeri, etkinlik, gösteri, toplantı, kutlama, tören,
müsabaka, organizasyon ve benzerlerinin güvenliğini sağlama,
- arama ve kurtarma, özel eğitimli şoför,
- güvenlik sistemi oluşturma ve izleme,
giriş çıkış kontrolü, güvenlik etütleri hazırlama, personel güvenlik
tahkikatları yapma, araştırma, koruma,
- güvenlik ve korumaya yönelik eğitim ve
danışmanlık,
- değerli evrak, nakit, koleksiyon, maden
ve eşya gibi kıymetlerin bir yerden başka bir yere transferi,
- ikaz-ihbar, alarm izleme,
ve benzeri tüm hizmetler işgücü temin
hizmeti kapsamında tevkifata tabi olacaktır.
Yalnızca özel güvenlik sistemlerinin
kurulması bu kapsamda tevkifata tabi değildir. Ancak bu kurulumun Tebliğin
(3.2.1) bölümünde açıklanan yapım işlerinin özelliklerini taşıması halinde, bu
kapsamda tevkifat uygulanacaktır.
Örnekler:
Örnek 1: (A) hastanesi, hastane faaliyetleri
kapsamındaki yazışma, veri girişi, hazırlama ve kontrol, hasta yardımcılığı,
hasta karşılama ve yönlendirme, hasta taşıma, hasta danışmanlığı, tıbbi
dokümantasyon, koli, kargo ve posta ayrım dağıtım, sekreterlik, tıbbi
sekreterlik ve benzeri hizmetleri, doğrudan kendi elemanlarına (kendi
bünyesinde bulunan elemanlarına) yaptırmak yerine bu konuda faaliyet gösteren
firmalardan almayı tercih etmiş ve (B) firması ile söz konusu hizmetlerin
verilmesi hususunda sözleşme düzenlenmiştir.
Sözleşmede, işin (B) firmasına hizmet
akdiyle bağlı ve (A) hastanesinin sevk ve idaresinde bulunan elemanlar
tarafından yapılacağının ifade edilmesi halinde, (B) tarafından (A)'ya fatura
edilecek söz konusu işler, eleman temin hizmeti olarak değerlendirilecek ve
işleme ait KDV, (A) tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 2: Yapımcı (C), yapımcılığını üstlendiği bir
sinema filminde rol alacak oyuncuları bir ajans aracılığıyla temin etmek
amacıyla (D) Film Ajansı ile anlaşmıştır. (D), söz konusu oyuncuların bir
kısmını kendisine hizmet akdi ile bağlı (bordrolu elemanı) olanlardan bir
kısmını da kişisel başvuru yapan (bordrolu elemanı olmayan) oyunculardan seçmiş
ve (C)'ye göndermiştir.
(D)'ye hizmet akdiyle bağlı oyuncuların
yapımcı (C)'nin sevk ve idaresinde çalıştırılması suretiyle verilen bu hizmet
işgücü temin hizmeti olarak değerlendirilecek ve (D)'nin verdiği söz konusu
hizmete ait bedel üzerinden hesaplanan KDV, (C) tarafından 9/10 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır.
(D)'nin kişisel başvuru yapanlar arasından
göndermiş olduğu oyuncuların doğrudan (C) ile anlaşmaya varmış olmaları
halinde, (D) sadece aracılık hizmeti vermekte olup bu işlem nedeniyle
düzenlediği faturada hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır.
Dolayısıyla, (D)'nin dışarıdan temin ettiği (aralarında hizmet akdi bulunmayan)
oyuncular, yapımcı (C)'nin sevk ve idaresinde bulunsa bile söz konusu oyuncular
(D)'nin bünyesinde bulunmadığından, bu hizmete ilişkin olarak düzenlenen
faturada hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır.
Örnek 3: Büyükşehir belediyesine bağlı ayrı tüzel
kişiliği bulunan (TR) Su İşletmesi ihtiyaçlarında kullanılmak üzere şoförü ile
birlikte (B) firmasından araç kiralamaktadır. Araçlardan bir kısmı (B)
firmasının üzerine kayıtlı olup şirkette sigortalı olarak çalışanlar
tarafından kullanılmaktadır. Araçlardan bir kısmı ise (B) firması tarafından
kiralama yöntemi ile temin edilmekte ve araç sahipleri tarafından
kullanılmaktadır.
Bu işlemde işgücü temin hizmetinin varlığı
(TR) Su İşletmesi ile (B) firması arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi
ile idari şartnamenin incelenmesi sonucunda tespit edilecektir.
(TR) Su İşletmesinin şoförü ile birlikte
temin ettiği araç kiralama hizmetinde, İşletme ile şoförler arasında
herhangi bir hizmet akdi bulunmaması ve şoförlerin iş süresince İşletme
yetkililerinin emir ve talimatları altında çalışması halinde, bu hizmet işgücü
temin hizmeti olarak değerlendirilecektir. Dolayısıyla, toplam hizmet bedeli
(araç kirası+şoför ücreti) üzerinden hesaplanan KDV, İşletme tarafından 9/10
oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Ancak söz konusu hizmetle ilgili olarak
şoför teminine ilişkin bedelin; sözleşme, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları,
sigorta prim bildirgeleri vb. belge, kayıt ve beyanlardan tespit edilerek
toplam hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca gösterilmesi
kaydıyla, yalnızca şoför teminine ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV
tutarı üzerinden 9/10 oranında tevkifat yapılacaktır.
(B) firmasının söz konusu hizmetin bir
kısmını kendisine ait olmayan ve bizzat sahipleri tarafından kullanılan
araçlarla ifa etmesi durumunda, hizmetin ifasında kullanılan elemanlar (B)
firmasına hizmet akdiyle bağlı olmadığı için bu kısım üzerinden KDV
tevkifatı uygulanmayacaktır.
Örnek 4: (F) inşaat firması, yapmakta olduğu inşaat
işinde çalıştırılmak üzere iş makinesine ihtiyaç duymuş, (O) şirketinden
operatörü ile birlikte iş makinesi kiralamıştır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede,
(O) firması tarafından operatörüyle birlikte verilen iş makinesi kiralama
hizmetinde temin edilen operatörün sevk ve idaresinin (F)'de olacağı
belirtildiğinden, bu işlem işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilecek ve
toplam bedel üzerinden hesaplanacak KDV, (F) tarafından 9/10 oranında tevkifata
tabi tutulacaktır.
Ancak bu hizmetle ilgili olarak iş
makinesi operatörü teminine ilişkin bedelin, ücret bordrosu, muhasebe
kayıtları, sigorta prim bildirgeleri vb. kayıt ve beyanlardan tespit edilerek
toplam hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca gösterilmesi
kaydıyla yalnızca iş makinesi operatörü teminine ilişkin olarak ödenen bedele
isabet eden KDV tutarı üzerinden tevkifat yapılabilecektir.
Örnek 5: (M) firması, işyeri merkezinin başka bir
binaya taşınması için (N) firması ile sözleşme yapmış, sözleşme kapsamında (N)
firması taşıma işini 6 personel ile gerekli ekipmanı kullanarak yerine
getirmiştir.
Bu işlemde işgücü temin hizmeti değil, bir
taşıma hizmeti söz konusu olduğundan tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak (N) firması,
taşıma işinde kullanacağı elemanları bir alt firma olan (P) firmasından temin
etmişse, taşıma işinde kullanılacak ve (P) firmasına hizmet akdiyle bağlı
elemanlar (N) firması tarafından sevk ve idare edileceğinden, söz konusu
elemanların (P) firmasından teminine ait bedel üzerinden hesaplanan KDV, (N)
firması tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 6: Sağlık Bakanlığına bağlı (H) hastanesi
laboratuar hizmetlerini (L) laboratuar firmasından temin etmektedir. (L)
laboratuar firmasının personeli hastaneye ait laboratuarda doktorlar tarafından
istenilen tahliller için kan, idrar vb. örnekleri almakta, gerekli analizleri,
hastaneye ait cihazları kullanarak yapmakta ve sonuçları ilgili doktorlara
bildirmektedirler.
Bu işe ilişkin sözleşmede, laboratuar
hizmetinin (L) laboratuar firmasına hizmet akdiyle bağlı elemanlar tarafından
(H) hastane yönetiminin sevk, idare ve kontrolü altında ve (H) hastanesine ait
araç ve gereçlerle verileceği ifade edildiğinden, bu hizmet "işgücü temin
hizmeti" kapsamında değerlendirilerek hizmet bedeli üzerinden hesaplanan
KDV, (H) hastanesi tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Laboratuar hizmetinin hastane yönetiminin
tahsis ettiği bir bölümde, (L) firmasının kendi araç ve gereçleri ile sunulması
veya alınan örneklerin (L) firmasının hastane dışındaki işyerine götürülerek
orada gerekli analizler yapıldıktan sonra sonuçların bildirilmesi şeklinde ifa
edilmesi halinde, işgücü temin hizmeti kapsamında KDV tevkifatı
yapılmayacaktır. Öte yandan, Sağlık Bakanlığı 5018 sayılı Kanuna ekli
cetvellerde yer aldığından (H) hastanesine verilen bu analiz hizmeti Tebliğin
(3.2.13) bölümü kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
Örnek 7: Sağlık Bakanlığına bağlı (S) hastanesi,
tahlil edilmek üzere örnek alınması amacıyla hastaların veya hastanede alınan
örneklerin dışarıdaki bir laboratuara götürülmesi işi için (Y) firması ile
anlaşmış ve (Y) firmasından şoförü ile birlikte araç kiralamıştır.
Bu işe ilişkin düzenlenen sözleşmeden,
(Y)'nin kendisine hizmet akdiyle bağlı şoförüyle birlikte araç kiralama hizmeti
vereceği, temin edilen şoförün sevk ve idaresinin (S) hastanesinde olacağının
anlaşılması halinde, söz konusu hizmet işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilecek ve toplam bedel üzerinden hesaplanacak KDV, (S) hastanesi
tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Ancak bu hizmetle ilgili olarak şoför
teminine ilişkin bedelin, ücret bordrosu, muhasebe kayıtları, sigorta prim
bildirgeleri vb. kayıt ve beyanlardan tespit edilerek toplam hizmet bedelinden
ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca gösterilmesi durumunda, şoför teminine
ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV tutarı üzerinden 9/10 oranında KDV
tevkifatı yapılacaktır. Öte yandan, Sağlık Bakanlığı 5018 sayılı Kanuna ekli
cetvellerde yer aldığından araç kiralama hizmetine ilişkin bedele isabet eden
KDV tutarı üzerinden (S) hastanesi tarafından Tebliğin (3.2.13) bölümü
kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatı yapılacaktır.
Örnek 8: (C) özel hastane işletmesinin ortağı olan
Doktor (A), hem ortağı olduğu hastanede hem de haftanın üç günü (D) özel sağlık
merkezinde çalışmaktadır.
Doktor (A)'nın, haftanın üç günü (D) özel
sağlık merkezinde belirli bir bedel karşılığında çalışması hususunda her iki
işletmenin anlaşmış olması ve bu hizmetin (C) tarafından (D)'ye fatura edilmesi
halinde, söz konusu işlem işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilecek ve
işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV, (D) tarafından 9/10 oranında tevkifata
tabi tutulacaktır.
Ancak, Doktor (A)'nın, haftanın üç günü
(D) özel sağlık merkezinde belirli bir bedel karşılığında çalışması hususunda
her iki işletme arasında bir anlaşma olmaması ve bu hizmetin (C) tarafından
(D)'ye fatura edilmemesi halinde, (A) tarafından (D) özel sağlık merkezine
verilen hizmet, ücret niteliğinde olmadığından serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde vergilendirilecektir.
Örnek 9: Yurt dışındaki faaliyetlerine ağırlık
verme konusunda karar alan (L) firması, aynı gruba bağlı (U) firmasında çalışan
bir üst düzey yöneticinin 6 ay süreyle firmasında çalışması hususunda (U)
firması ile anlaşmıştır.
(U) firmasına hizmet akdiyle bağlı ve (L)
firmasının sevk, idare ve kontrolü altında bulunan yöneticinin bu hizmeti
"işgücü temin hizmeti" kapsamında değerlendirilecek ve işlem bedeli
üzerinden hesaplanan KDV, (L) tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Bu eleman temininin yurt dışındaki bir
firmadan yapılması halinde, işyeri, iş merkezi ve kanuni merkezi Türkiye'de
bulunmayan yabancı firmadan alınan ve Türkiye'de yararlanılan bir hizmet alımı
söz konusu olduğundan, 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (2.1) bölümü
gereğince, yurt dışındaki firmaya yapılacak ödeme tutarı üzerinden hesaplanan
KDV'nin tamamının (L) firması tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği
tabiidir.
Örnek 10: (O) Organize Sanayi Bölgesi (OSB)
yönetimi, bölgenin temizliği ve çevre bakımı konusunda (Z) firması ile
anlaşmış, (Z) firması söz konusu hizmeti 15 eleman ile yapma taahhüdünde
bulunmuştur. Temizlik ve bakımda kullanılacak malzemeler sözleşme gereğince OSB
tarafından temin edilecektir.
Bu işlemde, 117 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (3.2.10) bölümünde düzenlenen "temizlik, çevre ve bahçe bakım
hizmetleri" kapsamında işlem yapılmayacak, (Z) firmasına hizmet akdiyle
bağlı ve OSB yönetiminin sevk, idare ve kontrolü altındaki elemanlar tarafından
verilen bu hizmet "işgücü temin hizmeti" olarak değerlendirilecek ve
işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV, OSB yönetimi tarafından 9/10 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 11: İmalatçı (İ) firması, üretim faaliyetinde
çalıştırmak üzere (B) firmasından, ürünlerin ambalajlama işlerinde çalıştırmak
üzere de (C) firmasından eleman temin etmiştir. Sözleşmeden, (B) ve (C)
firmalarına hizmet akdiyle bağlı ve (İ) firmasının sevk, idare ve kontrolü
altındaki elemanlar tarafından verilen bu hizmetin "işgücü temin
hizmeti" kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, işlem bedeli üzerinden
hesaplanan KDV, (İ) firması tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
Örnek 12: Büyükşehir belediyesine ait su işletmesi,
el terminali ile su sayaçlarındaki endekslerin okunması, tahakkuklarının
yapılması ve su tüketim ihbarnamelerinin abonelere dağıtılması işini (O)
firmasına ihale etmiştir. (O) firmasının elemanları büyükşehir belediyesi su
işletmesi tarafından verilen araç ve gereçleri kullanarak belirli dönemlerde su
sayaçlarını okumakta ve tahakkukları yaparak ihbarnameleri abonelere
dağıtmaktadır.
Sözleşmeden bu hizmetin, (O) firmasına
hizmet akdiyle bağlı ve büyükşehir belediyesi su işletmesinin sevk, idare ve
kontrolü altındaki elemanlar tarafından büyükşehir belediyesi su işletmesine
ait araç ve gereçlerle verildiğinin anlaşılması halinde, bu hizmet "işgücü
temin hizmeti" kapsamında değerlendirilecek ve hizmet bedeli üzerinden
hesaplanan KDV, 9/10 oranında tevkifata tabi tutularak su işletmesi tarafından
sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.
Örnek 13: Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları yüklenici firmalarla yaptıkları sözleşmeler ve teknik şartnameler
çerçevesinde çeşitli hizmetler temin etmektedir. Sözleşme hükümlerine göre söz
konusu hizmetlere tevkifat uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin açıklamalar
aşağıda yapılmıştır.
- Elektrik
üretim, iletim ve dağıtım firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "Elektrik Abonelik ve
Tüketimi ile İlgili Fatura Tahsilatı Hizmet Alım Sözleşmesinde"; işin,
elektrik aboneliğinden ve elektrik tüketiminden doğan tahakkuka bağlanmış tüm
alacakların, elektrik fatura tahsilatının idarece nitelikleri şartnamede
belirtilen personel aracılığıyla idarenin uygun göreceği yerlerde yüklenici
tarafından yapılacağının belirtilmesi ve bu işte çalışan elemanların sevk ve
idaresinin yüklenici firmada bulunması halinde söz konusu iş işgücü temin
hizmeti kapsamında değerlendirilmeyecektir.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "Hizmet Alım Sözleşmesinde";
işin, elektrik abonelerine ait sayaçların endeks tespiti, tespit edilen
endekslerin el bilgisayarına kaydedilmesi, bildirim tanzimi ve aboneye
bırakılması, tespit edilmiş bilgilerin idare bilgisayarlarına aktarılması,
abone sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik
kullananların tespiti olduğunun belirtilmesi ve bu işte çalışan elemanların
sevk ve idaresinin yüklenici firmada bulunması halinde söz konusu iş işgücü
temin hizmeti kapsamında değerlendirilmeyecektir.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "2. İhbarname Dağıtımı ve Enerji
Kesme-Açma Hizmet Alım Sözleşmesinde"; işin, elektrik abonelerine ait 2.
ihbarname dağıtımı, enerji kesme, açma, sayaçların ve mühürlerin kontrolü,
kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespiti olduğunun belirtilmesi ve bu
işte çalışan elemanların sevk ve idaresinin yüklenici firmada bulunması
durumunda söz konusu iş işgücü temin hizmeti kapsamında
değerlendirilmeyecektir.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "Sürücülü Binek Araç Kiralanması
Hizmet Alım Sözleşmesinde"; işin, sürücüsü ile birlikte araç kiralanması
hizmeti olduğunun belirtilmesi halinde, söz konusu işin işgücü temin hizmeti
kapsamında değerlendirilerek hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV, elektrik üretim, iletim ve dağıtım firması tarafından 9/10
oranında tevkifata tabi tutulacaktır. Ancak, sürücü teminine ilişkin bedelin toplam
hizmet bedelinden ayrıştırılabilmesi ve faturada da ayrıca gösterilmesi
kaydıyla, yalnızca sürücü teminine ilişkin olarak ödenen bedele isabet eden KDV
tutarı üzerinden tevkifat yapılacaktır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "Elektrik Dağıtım Şebekelerinin Arıza
Onarım ve Bakım İşleri Hizmet Alım Sözleşmesinde"; işin, Alçak Gerilim
(AG), Orta Gerilim (OG) ve Yüksek Gerilim (YG) elektrik dağıtım şebekelerinin
arıza onarımı, periyodik bakımı, montajı, demontajı, güzargah değişikliği,
karakteristiğinin değiştirilmesi, şebekelerinin ıslahı amacıyla kapasite
artırımlarının yapılması olduğunun belirtilmesi halinde, söz konusu işin
''yapım işi'' kapsamında değerlendirilerek hizmet bedeli üzerinden hesaplanan
KDV, elektrik üretim, iletim
ve dağıtım firmasının
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2/b) ayrımında sayılan belirlenmiş
alıcılardan olması halinde bunlar tarafından 2/10 oranında tevkifata tabi
tutulacaktır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "Hizmet Alım Sözleşmesinde";
işin, merkez binaları ile bağlı ilçe işletme binalarının ve misafirhanelerin
(temizlik malzemeleri yükleniciye ait olmak üzere) temizlik işleri olduğunun
belirtilmesi halinde, söz konusu işin ''temizlik hizmeti'' kapsamında
değerlendirilerek hizmet bedeli üzerinden hesaplanan KDV, elektrik üretim, iletim ve dağıtım firmasının 117 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.2/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılardan
olması halinde bunlar tarafından 7/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
- Elektrik üretim, iletim ve dağıtım
firmaları ile yüklenici firmalar arasında düzenlenen "Koruma ve Güvenlik Hizmet Alım
Sözleşmesinde"; işin, ambar sahası ile merkez ilçe şube müdürlüklerinin
koruma ve güvenliği hizmetleri olduğunun belirtilmesi halinde, söz konusu işin
''işgücü temin hizmeti'' kapsamında değerlendirilerek hizmet bedeli üzerinden
hesaplanan KDV, elektrik üretim,
iletim ve dağıtım firmaları
tarafından 9/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 14: (Y) firması ile bir ilçe kaymakamlığı,
kaymakamlık bahçesi ve havuzunun bakımı, bitkilendirilmesi (fidan temini, fidan
dikimi, bu alanların çimlendirilmesi vb.) ve sulanması hizmetleri için hizmet
alım sözleşmesi imzalamışlardır.
Söz konusu hizmetler, 117 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (3.2.10) bölümünde düzenlenen "temizlik, çevre ve bahçe
bakım hizmetleri" kapsamında tevkifata tabi tutulacak, işgücü temin
hizmeti olarak değerlendirilmeyecektir.
Örnek 15: (H) özel hastane işletmesinin ağız ve diş
sağlığı polikliniği, hareketli protez bitim işçiliği hizmetini (P) firmasından
satın almaktadır. Bu kapsamda (P) firmasının elemanları, hastanenin belirlediği
yerlerde hastane tarafından temin edilen araç ve gereçler ile malzemeyi kullanarak
poliklinikte alınan ölçülere göre protezleri hazırlamaktadırlar.
Bu hizmete ilişkin olarak düzenlenen
sözleşmeye göre, hizmetin (P) firmasına hizmet akdiyle bağlı ve (H) özel
hastanesinin sevk, idare ve kontrolü altında bulunan elemanlar tarafından verilmesi
halinde, bu hizmet işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilecek ve hizmet
bedeli üzerinden hesaplanan KDV, (H) özel hastanesi tarafından 9/10 oranında
tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.
Ancak, (P) firmasının, hastanede alınan
ölçülere göre kendi işyerinde kendisine ait araç, gereç ve malzemelerle yaptığı
protez dişleri hastaneye tesliminde (hizmet mahiyetinde bir işlem söz konusu
olmadığından), KDV tevkifatı uygulanmayacağı tabiidir.
Örnek 16: (K) firması, (M) maden işletmesine ait
çeşitli açık ocaklarda üretilen ve belli ebatlarda kırılıp sınıflandırılan
cevherler içerisindeki bazı mineraller ile diğer cins cevher parçalarının elle
ayıklanması işini yüklenmiştir.
Bu işe ilişkin olarak düzenlenen
sözleşmeye göre, hizmetin (K) firmasına hizmet akdiyle bağlı ve (M)
işletmesinin sevk, idare ve kontrolü altında bulunan elemanlar tarafından
verilmesi halinde, işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilecek ve hizmet
bedeli üzerinden hesaplanan KDV, 9/10 oranında tevkifata tabi tutularak (M)
maden işletmesi tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.
Örnek 17:Taşımacılık firmasının müşterilerine
ikramlarını sunmak üzere başka bir firmadan aşçı temini, söz konusu aşçı
taşımacılık firmasının sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırıldığında,
işgücü temin hizmeti kapsamında değerlendirilerek 9/10 oranında KDV tevkifatına
tabi tutulacaktır.
Örnek 18:Devlet hastanesinin faaliyetlerinin
yürütülmesinde kullanmak üzere "teknik hizmet alımı" kapsamında
teknik personelin hastanede hastanenin sevk, idare ve kontrolü altında
çalıştırılmasına yönelik hizmet alımı işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10
oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
Örnek 19: (G) Ltd. Şti. tarafından gerçek usulde KDV
mükellefi müşterilerine verilen, değerli evrak, nakit, koleksiyon, maden ve
eşyanın bir yerden başka bir yere transferi, kâğıt ve madeni paranın sayımı,
ayıklanması, paketlenmesi gibi işlemler, nakit değerlerin güvenli bir biçimde
muhafaza edilmesi, fuarların kapalı olduğu gece saatlerinde değerli kıymetlerin
muhafazası hizmetleri işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10 oranında KDV
tevkifatına tabi tutulacaktır.
Örnek 20: (SD) Ltd. Şti. tarafından Tebliğin
(3.1.2/b) kapsamında yer alan orman fidanlık müdürlüğüne, fidan üretim
kaplarının toprakla dolumu, fidanların yabancı otlardan temizlenmesi, tohum
ekimi, fidanların sulanması şeklinde verilen hizmetlerde kullanılan ve (SD)
Ltd. Şti.'ne hizmet akdiyle bağlı elemanların sevk, idare ve kontrolünün orman
fidanlık müdürlüğünde bulunması halinde, bu hizmet işgücü temin hizmeti
kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
Örnek 21: Alış Veriş Merkezi (AVM) yönetici firması,
(AB) firmasından özel güvenlik hizmeti, (RT) firmasından temizlik hizmeti, (DN)
firmasından ise danışmanlık hizmeti almaktadır. Bu hizmetler nedeniyle ödediği
bedelleri ise üzerine belirli oranda komisyon ekleyerek AVM'de faaliyette
bulunan firmalara fatura etmektedir.
AVM yönetici firmasının;
-(AB) firmasından aldığı özel güvenlik
hizmeti Tebliğin (3.2.5) bölümü kapsamında işgücü temin hizmeti olarak
değerlendirilecek ve 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacak,
-(RT) firmasından aldığı temizlik hizmeti
Tebliğin (3.2.10) bölümü kapsamında 7/10 oranında KDV tevkifatına tabi
tutulacak,
-(DN) firmasından aldığı danışmanlık
hizmeti ise AVM yönetici firmasının sadece Tebliğin (3.1.2/b) bölümünde
belirlenmiş alıcılar arasında yer alması halinde KDV tevkifatına tabi
tutulacak, aksi halde tutulmayacaktır.
AVM yönetici firmasının AVM'de faaliyette
bulunan firmalara verdiği hizmet yönetim ve aracılık hizmeti olduğundan, hizmet
bedellerini belirli bir komisyon ekleyerek bu firmalara aktarması nedeniyle
düzenlediği faturalarda hesaplanan KDV, AVM'de faaliyette bulunan firmalar
tarafından tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak AVM'de faaliyette
bulunanlardan birisinin 5084 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare,
kurum ve kuruluşlardan olması halinde, AVM yönetici firmasının verdiği bu
hizmetin Tebliğin (3.2.13) bölümüne göre 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi
tutulması gerekmektedir.
2.2.2.6. Yapı Denetim Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.6) bölümünde, Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara verilen yapı denetim
hizmetlerinde alıcılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı
belirtilmiştir.
Tevkifatın kapsamını, yapı denetim
firmalarınca verilen yapı denetim hizmetleri oluşturmaktadır. Su yapıları
denetim hizmeti ve benzeri hizmetler de bu kapsamda değerlendirilecektir.
Tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlara
verilen yapı denetim hizmetlerinde bedelin kamu kurumları aracılığıyla ödenmesi
halinde tevkifat, hizmeti satın alan ve adına yapı denetim hizmeti faturası
düzenlenen tarafından uygulanacaktır. Kamu kurumları tarafından bizzat satın
alınmayan yapı denetim hizmetlerine ilişkin bedellerin, bunlar adına açılan
hesaplardan ödenmesi nedeniyle sorumlu sıfatıyla KDV tevkifatı yapmaları söz
konusu değildir.
Arsa karşılığı inşaat işlerinde, hizmet
bedeli müteahhit tarafından ödenmekle birlikte yapı denetim hizmetine ait
fatura ilgili mevzuatı gereğince inşaat ruhsat sahibi (arsa sahibi) adına
düzenlendiğinden, inşaat ruhsat sahibinin mükellefiyet durumuna göre hareket
edilecektir. Ruhsat sahibinin Tebliğin (3.1.2) bölümü kapsamında olması
halinde, tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilecektir.
2.2.2.7. Fason Olarak Yaptırılan Tekstil
ve Konfeksiyon İşleri, Çanta ve Ayakkabı Dikim İşleri ve Bu İşlere Aracılık
Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.7) bölümünde, Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara yapılan fason tekstil
ve konfeksiyon işleri, fason çanta ve ayakkabı dikim işleri ile bu işlere
aracılık hizmetlerinde, alıcılar tarafından 5/10 oranında KDV tevkifatı
uygulanacağı belirtilmiştir.
Tevkifat kapsamına;
- deriden mamul giyim eşyalarına ilişkin
fason işler de dahil olmak üzere fason tekstil ve konfeksiyon işleri (perde,
halı, mobilya kumaşı ve örtüsü, havlu, oto koltuk kumaşı, çuval ve benzerleri
ile bunların imalinde kullanılacak iplik veya kumaşa verilen fason hizmetler
dahil),
- fason çanta, kemer, cüzdan ve benzerleri
ile ayakkabı (terlik, çizme ve benzerleri dahil) dikim işleri (söz konusu
malların dikimi dışında tadil ve onarım şeklinde ortaya çıkan hizmetler hariç)
- bu işlerle ilgili aracılık hizmetleri
girmektedir.
Terziler tarafından, Tebliğin (3.1.2)
bölümünde sayılanlara verilen dikim, tadil, onarım şeklindeki hizmetler de
tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Fason imalatın şartı, imal edilecek mal
ile ilgili ana hammadde başta olmak üzere hammaddelerin fason iş yaptıranlarca
temin edilmesidir.
Bu çerçevede, tekstil ve konfeksiyon
sektöründeki boya, apre, baskı ve kasarlama işlerinde, boya ve kimyevi
maddelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip, bu işleri yapanlara
verilmesi halinde tevkifat uygulanacak; boya ve kimyevi maddelerin bu işleri
yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde tevkifat yapılmayacaktır.
Ütüleme, çözgü, haşıl, dikim, kesim,
kapitone, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri bütün işler
tevkifat uygulamasına tabidir. Ancak, bu işler boya, baskı, apre ve kasarlama
işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak onlarla birlikte yapılıyorsa,
aynı faturada gösterilmeleri kaydıyla bu işler tevkifat uygulaması bakımından
boya, baskı, apre ve kasarlama hizmetleri gibi işlem görecektir.
Fason olarak yapılan yıkama ve kurutma
işlerinde de yardımcı malzemelerin işi yaptıranlar tarafından temin edilip bu
işleri yapanlara verilmesi halinde tevkifat uygulanacaktır. Presleme işinin
yıkama ve kurutma işlerinin bir unsuru veya tamamlayıcısı olarak birlikte
yapılması ve aynı faturada gösterilmesi halinde tevkifat uygulanacaktır.
Presleme işinin yıkama ve kurutma işinden ayrı olarak yapılması durumunda
tevkifat uygulanmayacaktır.
Fason olarak yaptırılan kapitone işlerinde
astarın üzerine sadece elyaf veya elyafla birlikte tül veya tela tatbik edilmektedir.
Sadece elyaf tatbik edilen hallerde elyafın, elyaf ile birlikte tül veya
telanın tatbik edildiği hallerde elyaf ile tül veya elyaf ile telanın fason iş
yaptıranlar tarafından temin edilip fason iş yapanlara astar ile birlikte
verilmesi halinde tevkifat uygulanacak, astar hariç yukarıda sayılanların fason
iş yapanlarca temin edilip kullanılması halinde ise tevkifat uygulanmayacaktır.
Fason işlerde mamul bir bütün olarak imal
ettirilebileceği gibi, üretim aşamaları itibariyle kısmi olarak fason iş yaptırılması
da mümkündür.
Örnek 1: Bir konfeksiyon firmasının pazarlayacağı
gömleklerin kumaşını, kesimini, dikimini ayrı ayrı firmalara fason olarak
yaptırması halinde her bir kısmi iş, tevkifat uygulaması kapsamına girecektir.
Fason iş yapanların, başkalarına fason iş
yaptırmaları, her iki fason iş bakımından tevkifat uygulamasına engel değildir.
Örnek 2: İmal edip pazarladığı pantolonların bir
kısmını fason olarak imal ettiren bir mükellef, aynı zamanda ihracatçı
firmalara fason olarak erkek takım elbisesi imal ediyorsa, fason yaptırdığı
pantolonlar için kendisi tevkifat uygulayacak, ihracatçıya yaptığı fason takım
elbiseler için ise ihracatçı tarafından tevkifat uygulanacaktır.
Fason olarak yapılan işlerde, fason işi
yapanlar tarafından kullanılan iplik, fermuar, düğme, tela, astar ve benzeri
her türlü yardımcı madde ve malzemeler, fason hizmet bedeline dahil
edilecektir. Fason iş için kullanılan bu madde ve malzemelerin ayrı fatura
edilmesi söz konusu değildir.
Fason işlerle ilgili aracılık hizmetleri
aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde tevkifata tabidir.
Bazı KDV mükellefleri;
- Fason iş yaptıracak olanlara, fason iş
yapacak işletmeleri,
- Fason iş yapacak işletmelere, fason iş
yaptıracak olanları,
temin etmek suretiyle aracılık hizmeti
vermektedir. Bu hizmetlerde aracı firmanın fason işle ilgili bir sorumluluğu
bulunmamakta, sadece tarafları bir araya getirmektedir. Bu aracılık hizmetleri
bu bölüm kapsamında tevkifata tabidir.
Fason yapılmak üzere alınan işin tamamen
başka firmalara fason olarak yaptırılması halinde de her iki aşamada tevkifat
uygulanacaktır.
Örnek 3: Çiğitli pamuğun çırçırlama işlemine tabi
tutularak işlenmiş mahlıç pamuk haline getirilmesi şeklinde verilen hizmet,
fason tekstil ve konfeksiyon işi kapsamında değerlendirilmediğinden KDV tevkifatına
tabi tutulmayacaktır.
2.2.2.8. Turistik Mağazalara Verilen
Müşteri Bulma / Götürme Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.8) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/a) ayrımı kapsamındakilere turizm acentesi,
rehber ve benzerlerince verilen müşteri bulma hizmetlerinde, alıcılar
tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Turizm acentesi, rehber ve benzerlerinin
turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara/mağazalara
götürmeleri karşılığında bu işletmelerden aldıkları komisyonlar genel oranda
KDV'ye tabidir.
Bu kapsamdaki komisyon ve benzeri
ödemeleri yapan işletmeler tarafından komisyon tutarına ait KDV üzerinden
tevkifat uygulanacaktır.
2.2.2.9. Spor Kulüplerinin Yayın, Reklâm
ve İsim Hakkı Gelirlerine Konu İşlemleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.9) bölümünde, profesyonel spor kulüplerince (şirketleşenler dahil)
yapılan, Tebliğin (3.2.9.2) bölümü kapsamındaki işlemlerde, Tebliğin (3.1.2)
bölümünde sayılanlar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade
edilmiştir.
Profesyonel spor kulüpleri (şirketleşenler
dahil);
- sponsorluk yoluyla veya reklâm almak
(reklam alanları ve panolarının kiralanması dahil) suretiyle reklâm gelirleri,
- spor müsabakalarının veya kulüple ilgili
faaliyetlerin yayınlanması suretiyle yayın geliri,
- toplumsal şans oyunları ve diğer
faaliyetlerde kulüp isminin kullanılmasına izin verilmesinden dolayı isim hakkı
geliri elde etmektedirler.
Spor kulüplerinin genel oranda KDV'ye tabi
olan bu gelirlerine konu işlemleri nedeniyle hesaplanan KDV'nin 9/10'u işlemin
muhatapları (reklâm hizmeti alanlar, yayın faaliyetini gerçekleştirenler, isim
hakkını kullananlar vb.) tarafından tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 1: (A) Hazır Giyim A.Ş., şirketin reklamının
futbolcuların formalarında yapılması amacıyla hem Türkiye Süper Liginde
mücadele eden (Z) spor kulübü hem de faaliyet gösterdiği ilin mahalli liginde
mücadele eden (Y) spor kulübü ile anlaşmıştır.
KDV mükellefi (Z) spor kulübünün verdiği
reklâm hizmeti bu bölüm kapsamında kısmi tevkifata tabi olacaktır. (Y) spor
kulübünün reklâm hizmetine ilişkin KDV ise KDV mükellefiyetinin bulunmaması
kaydıyla Tebliğin (2.4) bölümü kapsamında tam tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 2: Türkiye Futbol Federasyonu, Türkiye Süper
Ligi 2012/2013 futbol sezonu müsabakalarının televizyondan yayınlanmasına
ilişkin yayın hakkını yapılan ihale sonucunda (Y) Medya A.Ş.'ye vermiştir.
Futbol müsabakalarının yayın hakkı
karşılığında yayın hakkı bedelinin Futbol Federasyonu tarafından Türkiye Süper
Liginde mücadele eden (F) Spor Kulübüne aktarılmasına ilişkin olarak (F)
tarafından düzenlenecek faturada genel oran üzerinden KDV hesaplanacak ve
hesaplanan KDV tutarının 9/10'u Federasyon tarafından tevkif edilerek (F)'ye
ödenmeyecek, ancak söz konusu vergi tutarı sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV
Beyannamesi ile beyan edilerek ödenecektir.
Örnek 3: 2012/2013 futbol sezonunda Spor-Toto
Teşkilat Başkanlığınca futbol müsabakaları üzerine tertip edilen
"iddaa" oyununda/müşterek bahsinde, müsabakalarının söz konusu oyun
biletlerinde yer verilmesine ilişkin isim hakkı kullanımı nedeniyle Türkiye
Süper Liginde mücadele eden (Z) Spor Kulübüne Spor-Toto Teşkilat Başkanlığınca
Eylül/2012 dönemi ile ilgili olarak aktarılacak bedele ilişkin söz konusu işlem
genel oranda KDV'ye tabi olacaktır.
(Z) tarafından Spor-Toto Teşkilat
Başkanlığı adına düzenlenecek faturada hesaplanacak KDV'nin 9/10'u adı geçen
Başkanlıkça tevkifata tabi tutulacaktır.
Örnek 4: (A) Spor Ürünleri A.Ş. 2013 takvim yılında
üretimini yapacağı spor malzemelerinde kulüp isminin kullanılması amacıyla
100.000 TL karşılığında Türkiye Basketbol Liginde mücadele eden (Y) Spor
Kulübüyle anlaşmıştır.
(Y) aynı zamanda, kendi ismi kullanılarak
basketbol okulu açılmasına izin verilmesi hususunda (B) Basketbol Okulu ile
anlaşmıştır. (Y) bu anlaşmadan 20.000 TL gelir elde edecektir.
Her iki isim hakkı kullanımına izin
verilmesine ilişkin sözleşmeler çerçevesinde isim hakkı bedelleri, faturaları
düzenlenerek peşin tahsil edilmiştir. (Y)'nin, (A) ve (B)'ye verdiği isim hakkı
kullanım haklarının devri genel esaslar çerçevesinde KDV'ye ve tevkifata tabi
olacaktır.
Bu çerçevede, (A)'ya düzenlenen faturada
yer alan KDV'nin [(100.000x0,18)x0,90=) 16.200 TL'lik kısmı, (B)'ye düzenlenen
faturada yer alan KDV'nin ise [(20.000x0,18)x0,90=) 3.240 TL'lik kısmı, bunlar
tarafından tevkifata tabi tutularak sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.
2.2.2.10. Temizlik, Çevre ve Bahçe Bakım
Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.10) bölümünde, Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanların temizlik ve çevre
ve bahçe bakım hizmeti alımlarında, alıcılar tarafından 7/10 oranında KDV
tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Temizlik hizmetleri sektörünün yaygın
olarak sunduğu hizmetler;
- bina temizliği,
- sokak temizliği,
- sağlık kuruluşlarının hijyenik temizliği
ve hastane atıklarının toplanması ve imhası,
- çöp toplama ve toplanan çöplerin imhası,
- park ve bahçeler ile mezarlık
alanlarının temizliği,
- haşere mücadelesi,
- demiryolu ve kara nakil vasıtalarının
temizliği
ve benzeri işlerden oluşmakta olup, bu
işler tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Bina temizliğine; binaların müştemilat ve
eklentileri dahil iç ve dış cephesinin temizliği ile her türlü mefruşatının
(halı, perde, koltuk, süs eşyası vb.) bina içinde veya dışında yaptırılan
temizliği dahildir.
Ayrıca havlu, çarşaf, elbise, çamaşır gibi
eşyaların temizlettirilmesi veya yıkattırılması da temizlik hizmetleri
kapsamında tevkifata tabi olacaktır.
Ancak, temizlik işlerinde kullanılacak
deterjan, süpürge gibi alet-edevat ve sarf malzemelerinin satın alınması
sırasında tevkifat uygulanmayacaktır.
Sorumlu tayin edilenlerin park, bahçe ve
mezarlık alanları ile bulvar, refüj, göbek, rekreasyon alanları ve havuzların
bakımı, bitkilendirilmesi, sulanması, haşere mücadelesi, sokak hayvanlarının
toplanması-ıslahı ve benzerlerine ilişkin hizmet alımları, çevre ve bahçe bakım
hizmetleri kapsamında tevkifata tabi olacaktır.
Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına
yönelik aşağıdaki örnekler verilebilir:
- Sanayi kuruluşları ve kamu kurumlarından
gelen evsel, endüstriyel ve arıtma çamuru gibi atıkların depolama ve bertaraf
edilmesine yönelik verilen hizmet temizlik hizmeti kapsamında 7/10 oranında KDV
tevkifatına tabi tutulacaktır.
- Özel araçlarla tıbbi ve tehlikeli
atıkların toplanması, özel depolarda depolanması ve imhası hizmeti temizlik
hizmeti kapsamında 7/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Söz konusu
atıkların toplandığı alandan imha alanına nakliyesinin müstakilen yapılması
durumunda, nakliye hizmetine bu bölüm kapsamında tevkifat uygulanmayacağı
tabiidir.
- KDV mükellefiyeti bulunan Belediyeye ait
iktisadi işletmenin atık su arıtma tesisinin bakımı ve işletilmesi suretiyle
verilen hizmet, temizlik hizmeti kapsamında değerlendirilemeyeceğinden
tevkifata tabi tutulmayacaktır.
- Haşere ve böceklere yönelik yapılan
ilaçlama hizmeti tevkifat kapsamındadır.
- (AD) Ltd. Şti. tarafından karayolları
bölge müdürlüğüne, tesisler ile ücret toplama istasyonlarının ve sahalarının
temizlenmesi, tesislerin ve yeşil alanlarının bakımı hizmetleri, çalıştırılan
işçilerle verilmektedir. Bu kapsamda çalıştırılan elemanların sevk, idare ve
kontrolünün (AD) Ltd. Şti.'nde bulunması halinde bu hizmet temizlik hizmeti
kapsamında değerlendirilerek, karayolları bölge müdürlüğünce 7/10 oranında KDV
tevkifatına tabi tutulacaktır.
- Malzemesiz temizlik hizmeti, 117 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.2.5) bölümünde düzenlenen işgücü temin hizmetine
ilişkin koşulları taşıması kaydıyla, ilgili bölüm kapsamında değerlendirilerek
9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
- Sorumlu tayin edilmekle beraber, 5018
sayılı Kanuna ekli cetvellerde sayılmayan bir kuruluşun temizlik hizmeti alım
ihalesini alan bir firma, bu işi bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya
devrederse, sorumlu tayin edilen kuruluşa karşı ifa edilen hizmet aracılık
hizmeti mahiyetinde olduğundan, sorumlu tayin edilen kuruluş bu firmanın
düzenlemiş olduğu faturadaki KDV tutarı üzerinden tevkifat yapmayacaktır.
Ancak, ihaleyi alan firmaya temizlik hizmetini fiilen ifa eden firma tarafından
düzenlenen faturadaki KDV tutarı 7/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
2.2.2.11. Servis Taşımacılığı Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.11) bölümünde, Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanların; personel, öğrenci,
müşteri ve benzerlerinin belirli bir güzergah dahilinde taşınması amacıyla
ihdas ettikleri servis hizmetlerine ilişkin olarak yaptıkları taşımacılık
hizmeti alımlarında 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Söz konusu hizmetin, tahsis edilmiş özel
plakalı araçlar ile yapılıp yapılmaması tevkifat uygulaması kapsamında işlem
tesisine engel değildir.
Servis hizmetinin, personel veya
öğrencilerin (veya velilerin) kendi aralarında anlaşmak suretiyle doğrudan
taşımacı ile sözleşme yapılması/anlaşılması suretiyle sağlanması halinde, esas
olarak hizmete ait faturaların servis hizmetinden yararlanan personel, öğrenci
(veya velisi) adına düzenlenmesi gerektiğinden, tevkifat uygulanmayacaktır.
Ancak, faturanın tevkifat yapmakla sorumlu tutulanlar adına düzenlenmesi
halinde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilecektir.
Bir taşımacılık işinin servis taşımacılığı
hizmeti olarak tevkifata tabi tutulabilmesi için,
-belli güzergâhlar dâhilinde yapılması,
-hizmetin alıcısı ile satıcısı arasındaki
anlaşma uyarınca belirli bir dönem süresince devam etmesi,
-fiilen yapılması,
gibi hususlar göz önünde
bulundurulmalıdır.
Sorumlu tayin edilmekle beraber, 5018
sayılı Kanuna ekli cetvellerde sayılmayan bir kuruluşun personel taşıması gibi
herhangi bir servis taşımacılığı hizmeti alım ihalesini alan bir firma, bu işi
bizzat ifa etmeyip bir başka firmaya devrederse, sorumlu tayin edilen kuruluşa
karşı ifa edilen hizmet aracılık hizmeti mahiyetinde olduğundan, sorumlu tayin
edilen kuruluş bu firmanın düzenlemiş olduğu faturadaki KDV tutarı üzerinden
tevkifat yapmayacaktır. Ancak, ihaleyi alan firmaya servis taşımacılığı
hizmetini fiilen ifa eden firma tarafından düzenlenen faturadaki KDV tutarı
5/10 oranında tevkifata tabi tutulacaktır.
Servis taşımacılığı hizmetine ilişkin
tevkifat uygulamasına aşağıdaki örnekler verilebilir:
- (VG) fabrikasının personel servis
taşımacılığı işini alan (Z) firması, taşıma işinin bir kısmını fiilen yapmakta,
işin kalan kısmını ise alt yüklenicisi olan (A), (B) ve (C) firmalarına
yaptırmaktadır.
(VG) fabrikası, (Z) firmasının fiilen
yaptığı taşımacılık işi nedeniyle Tebliğin (3.2.11) bölümüne göre 5/10 oranında
KDV tevkifatı yapacaktır. (Z) firması tarafından fiilen yapılmayarak alt
yüklenicilere devredilen taşımacılık işi nedeniyle düzenlenen faturada yer alan
KDV ise (VG) fabrikası tarafından tevkifata tabi tutulmayacaktır. (Z) firması
tarafından düzenlenen faturada fiilen yapılan taşımacılık ile alt taşeronların
yaptığı taşımacılık bedelinin ayrıştırılması halinde sadece doğrudan ifa ettiği
taşımacılık bedeline ilişkin KDV tevkifata tabi tutulacaktır. Ancak, (Z)
firması tarafından düzenlenen faturada fiilen yapılan taşımacılık ile alt
taşeronların yaptığı taşımacılık bedelinin ayrıştırılmaması halinde, (VG)
fabrikası toplam taşımacılık hizmet bedeli üzerinden KDV tevkifatı yapacaktır.
(A), (B) ve (C) alt yüklenicilerinin
fiilen gerçekleştirdikleri taşımacılık işi nedeniyle (Z) firmasına
düzenledikleri taşımacılık hizmeti faturalarındaki KDV tutarları üzerinden
Tebliğin (3.2.11) bölümüne göre 5/10 oranında tevkifat yapılacağı tabiidir.
-Termal konutların, devre mülklerin
pazarlanmasına veya satılacak ürünlerin tanıtımına yönelik düzenlenen tanıtım
gezilerine yönelik belirli bir dönem için alınan taşımacılık hizmeti, bu bölüm
kapsamında tevkifata tabi tutulacaktır.
- Doğu Karadeniz Bölgesine düzenlenen
geziler için tur operatörüyle yaptığı anlaşma uyarınca 2012 yılının yaz
döneminde gezi güzergâhındaki taşımacılık hizmetini veren AB taşımacılık
şirketinin söz konusu hizmeti servis taşımacılığı kapsamında tevkifata tabidir.
- Şirket çalışanlarının sportif ve sosyal
amaçlı faaliyetlere katılımını sağlamak amacıyla yapılan bir defaya mahsus
seyahat için alınan taşımacılık hizmeti, alıcı ile satıcı arasındaki anlaşma
uyarınca belirli bir dönemi kapsamadığından servis hizmeti olarak
değerlendirilmeyecek ve tevkifat kapsamına girmeyecektedir. Ancak, şirketin
çalışanlarının sportif alışkanlıklarını geliştirmek için her Cumartesi günü
personelini futbol sahasına taşımak üzere alınan taşımacılık hizmeti ise servis
taşımacılığı hizmeti olarak tevkifata tabi tutulacaktır.
- KDV mükellefiyeti bulunan köy muhtarlığı
veya tüzel kişiliğinin ilçe milli eğitim müdürlüğüne verdiği servis
taşımacılığı hizmeti belirlenmiş alıcılar arasında yer alan ilçe milli eğitim
müdürlüğü tarafından 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
- Serbest bölgede faaliyet gösteren ve
gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayan firmaya fiilen verilen servis
taşımacılığı hizmeti, alıcı KDV tevkifatı yapmakla sorumlu tutulanlar arasında
yer almadığından tevkifata tabi tutulmayacaktır. Ancak, söz konusu servis
taşımacılığı hizmetini organizatör olarak alan aracı firmanın, alt firmalardan
bu hizmeti alarak ifa etmesi durumunda, alt firmalardan alınan söz konusu
hizmetler nedeniyle tevkifat uygulanacağı tabiidir.
- Diyaliz merkezi hastalarının hasta nakil
araçları ile diyaliz merkezine ve tedavisi bittikten sonra ikametlerine
taşınması suretiyle diyaliz merkezine verilen hasta taşıma hizmeti, bu bölüm
kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
2.2.2.12. Her Türlü Baskı ve Basım
Hizmetleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.12) bölümünde, Tebliğin (3.1.2/b) ayrımında sayılan belirlenmiş alıcılara
karşı ifa edilen baskı ve basım hizmetlerinde alıcılar tarafından 5/10 oranında
KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Bu kapsamda sorumlu tayin edilenlere
verilen; kitap, ansiklopedi, risale, dergi, broşür, gazete, bülten, basılı
kağıt, katalog, afiş, poster, dosya, klasör, matbu evrak, makbuz, kartvizit,
antetli kağıt, zarf, bloknot, defter, ajanda, takvim, her çeşit belge ve
sertifika, davetiye, mesaj ve tebrik kartı, etiket, ambalaj, test gibi süreli
veya süresiz yayınlar ile diğer ürünlerin her türlü (cd, vcd, dvd gibi baskılar
dâhil) baskı ve basımı hizmeti ile bunların veya sorumlu tayin edilenler
tarafından kullanılan her çeşit evrakın ciltlenmesine ilişkin hizmetler
tevkifata tabi tutulacaktır.
Üretimde kullanılacak kâğıt, boya ve
benzeri ham ve yardımcı maddelerin siparişi veren alıcı tarafından temin
edilmesi veya edilmemesi tevkifat uygulamasına engel değildir.
Bir işlemin bu bölüm kapsamında tevkifata
tabi tutulabilmesi için, öncelikle hizmet niteliğinde olması gereklidir. Diğer
bir deyişle, teslimler bu bölüm kapsamında tevkifata tabi değildir. Dolayısıyla
üzerine çeşitli baskılar yapılan ürünlerin bu kapsamda KDV tevkifatına tabi
olup olmadığı, baskılı ürünün teslim veya hizmet niteliği taşıyıp taşımadığına
göre belirlenecektir.
Bir işlemin teslim veya hizmet mahiyetinde
olup olmadığı, işlem bedelinin içerisindeki hizmet ve teslimin ağırlığına göre
tespit edilecektir. Dolayısıyla, 1 Kr değeri olan bir plastik kağıtın, üzerine
marka, içerik, kullanım tarihi, renk, logo gibi bilgiler basılmak suretiyle
değeri 5Kr'a çıkıyorsa, bu işlemin hizmet niteliğinde olduğu kabul edilecektir.
Benzer şekilde, koli olarak 10Kr'a satılan bir karton kutunun üzerine firma adı
veya logosu basılmak suretiyle tesliminde fiyatı değişmiyor veya hizmet
teslimin tali unsuru olacak şekilde cüzi oranda artıyorsa, bu işlemin teslim
niteliğinde olduğu kabul edilecektir.
Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına
ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir:
-Payları İMKB'de işlem gören bisküvi
firması tarafından üretilen "kek" için kullanılan ve firmanın marka
ve logosunun basılı olduğu ambalaj malzemesi temini, hizmet mahiyeti açık
olduğundan baskı basım hizmeti kapsamında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
Ancak, bu "kek" lerin taşınması amacıyla alınan ve üzerinde firmanın
marka ve logosunu taşıyan koli, karton kutu gibi gereçlerin temini teslim
mahiyetinde olduğundan KDV tevkifatına tabi olmayacaktır.
- Gıda, boya ve kozmetik sektöründe
kullanılan ve firma bilgilerini ihtiva edecek şekilde imal edilen plastik
kapların satışı, hizmet niteliğinden ziyade teslim mahiyetinde olduğundan
tevkifat kapsamında değerlendirilmeyecektir.
- Ofset, flekso ve rotogravür
teknikleriyle baskı yapılmak suretiyle imal edilen ambalaj kutularının Tebliğin
(3.1.2/b) ayrımında sayılanlara satışı teslim mahiyetinde olduğundan tevkifat
kapsamında yer almamaktadır.
- 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin yürürlüğe
girdiği 01/5/2012 tarihinden önce belirlenmiş alıcılara verilen baskı ve basım
hizmetlerinde tevkifat uygulanmayacaktır.
- Payları İMKB'de işlem gören ve içecek
üretimi ile uğraşan (BD) firmasının, içecekleri koyacağı teneke kutuları, bu
teneke kutuların konulacağı karton kutuları ve plastik şişe kapaklarını firma
marka ve logosunu içerecek şekilde çeşitli firmalardan temini, teslim
niteliğinde bir işlem olduğundan ve ambalajlar üzerindeki baskılar bu niteliği
değiştirmediğinden, KDV tevkifatına tabi olmayacaktır.
Ancak, (BD) firmasının plastik içecek
şişelerinde kullanılmak üzere firma marka, logo, renk, içerik ve benzeri
bilgileri taşıyan plastik etiketleri temini, Tebliğin (3.2.12) bölümü
kapsamında 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
2.2.2.13. 5018 sayılı Kanuna Ekli
Cetvellerde Yer Alanların Hizmet Alımları
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.2.13) bölümünde, KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanuna ekli
cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve Tebliğde
belirtilmeyen diğer bütün hizmet ifalarında söz konusu idare, kurum ve kuruşlar
tarafından 5/10 oranında KDV tevkifat uygulanacağı ifade edilmiştir.
Söz konusu tevkifat uygulamasına ilişkin
aşağıdaki örnekler verilebilir:
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
alan kuruma verilen yapı malzemelerinin test edilmesi, şoförsüz araç kiralama
hizmetleri 5/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır. Bu hizmetler,
belediye veya KDV mükelleflerine verilirse KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
alan kuruma verilen; yatay trafik işaretleme çalışmalarında yatay işaretlemeye
hazırlık ve yatay işaretlemenin korunması hizmeti ile otoyol ve karayolu
güzergâhında malzeme, araç-gereç ve personel nakli hizmeti Tebliğin (3.2.13) bölümü
kapsamında (5/10) oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
alan kuruma verilen şoförü ile birlikte araç kiralama hizmetinde, şoför bedeli
ile araç kiralama bedelinin ayrıştırılamaması halinde hizmet bedelinin tamamına
işgücü temin hizmeti kapsamında 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.
Şoför bedelinin araç kiralama bedelinden ayrıştırılabilmesi halinde, şoför
bedeline 9/10, araç kiralama bedeline 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanması
gerekmektedir.
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
alan kuruma verilen, gemi parçalarının kumlanması ve boyanması hizmeti 5/10
oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
2.2.2.13.1. Orman Kooperatifleri
Tarafından Orman İşletme Müdürlüklerine Verilen Hizmetler
Orman kooperatifleri tarafından orman
işletme müdürlüklerine kesim, sürgü, aralama, odun istihsali gibi hizmetler
verilmekte ve bu hizmetler işgücü temin hizmeti kapsamına girmemektedir.
Orman işletme müdürlüklerinin bağlı olduğu
Orman Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Kanuna ekli II sayılı cetvelde yer
almaktadır. Bu nedenle, orman kooperatiflerinin orman işletme müdürlüklerine
verdiği kesim, sürgü, aralama, odun istihsali gibi hizmetler orman işletme
müdürlükleri tarafından Tebliğin (3.2.13) bölümü kapsamında 5/10 oranında
tevkifata tabi tutulacaktır.
2.2.2.13.2. Basın İlan Hizmetleri
9/1/1961 tarihli ve 10702 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 195 sayılı Basın İlan Kurumunun Teşkiline Dair Kanunun 31
inci maddesinde, resmî ilânların, Basın İlân Kurumunun şubesi bulunan yerlerin
Belediye hudutları içinde bu şubeler aracılığı ile yayınlatılacağı, Kurumun
şubesi bulunmayan yerlerde, resmî ilânların yayınlanmasına Valiliklerin aracı
olacağı hükme bağlanmıştır.
Söz konusu işlemlerde tevkifat uygulaması
ise aşağıdaki gibi olacaktır:
- Basın İlan Kurumu şubeleri aracılığıyla
yapılan ilan hizmetlerinde, Basın İlan Kurumu, Tebliğin (3.1.2/b) bölümü
kapsamına girmekle beraber 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer
almadığından, Basın İlan Kurumuna veya şubelerine verilen ilan yayınlama
hizmetlerinde tevkifat uygulanmayacaktır
Ayrıca Basın İlan Kurumunun diğer sorumlu
tayin edilen idare, kurum ve kuruluşlar ile 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde
sayılan idare, kurum ve kuruluşlara vereceği ilan hizmetlerinde tevkifat
uygulanmayacaktır. Zira Basın İlan Kurumu Tebliğin (3.1.2/b) bölümünde yer alan
tevkifat yapmakla sorumlu kuruluşlar arasında yer almakta olup, Tebliğin
(3.1.4) bölümü uyarınca söz konusu kuruluşların ifa ettikleri hizmetlerde KDV
tevkifatı uygulanması mümkün değildir.
- Basın İlan Kurumunun şubelerinin
bulunmadığı yerlerde ise yalnızca 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan
idare, kurum ve kuruluşlara (mahkemeler dâhil) verilen ilan yayınlama
hizmetlerinde, bunlar tarafından Tebliğin (3.2.13) bölümüne göre 5/10 oranında
KDV tevkifatı uygulanacaktır. Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılmış olsalar bile
5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer almayan idare, kurum ve kuruşlar ile
KDV mükelleflerine verilen ilan hizmetlerinde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.
Ayrıca, 5018 sayılı Kanuna ekli
cetvellerde sayılan idare, kurum ve kuruluşlara verilen tüm hizmetler tevkifat
uygulaması kapsamında olduğundan, ilanın yayınlanacağı gazetelerin bulunması
şeklinde verilen aracılık hizmetlerinde de Tebliğin (3.2.13) bölümüne göre 5/10
oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.
2.2.3. Kısmi Tevkifat Uygulanacak
Teslimler
2.2.3.1. Külçe Metal Teslimleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.1) bölümünde, külçe metallerin Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara
tesliminde 7/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı belirtilmiştir.
Hurda metallerden elde edilenler dışındaki
bakır, çinko ve alüminyum külçelerinin ithalatçılar ve ilk üreticiler
(cevherden üretim yapanlar) tarafından yapılan teslimlerinde tevkifat
uygulanmayacak, bu safhalardan sonraki el değiştirmelerde ise tevkifat
uygulanacaktır. Hurda metalden elde edilen külçelerin ithalatçıları ve
üreticileri tarafından tesliminde de tevkifat uygulanacaktır.
İthalatçılar tarafından yapılacak
teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenecek faturada "Teslim
edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır." açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük
beyannamesi bilgilerine yer
verilecektir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenecek faturada "Teslim edilen
mal firmamızca cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır."
açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem
yapabileceklerdir.
Tevkifat kapsamına, her türlü hurda
metallerden elde edilen külçeler ile hurda metallerden elde edilenler dışındaki
bakır, çinko ve alüminyum külçelerinin teslimi girmektedir. Slab, billet
(biyet), kütük ve ingot teslimleri de bu uygulama bakımından külçe olarak
değerlendirilecektir.
Yukarıda belirtilen metallerin,
alışlarında tevkifat uygulanıp uygulanmadığına ve silisyum, magnezyum, mangan,
nikel, titan gibi maddeler ihtiva edip etmediklerine bakılmaksızın, külçe,
slab, biyet, kütük ve ingot haline getirilmiş şekilde satışında KDV tevkifatı
uygulanacaktır.
Buna göre, bir firma tarafından muhtelif
demir hurdalarından üretilen kütük demir teslimi, bunların üreticileri
tarafından teslimi de tevkifat kapsamında olduğundan, KDV tevkifatına tabi
tutulacaktır.
2.2.3.1.1. Hurda Metalden Elde Edilen
Külçelerin Tesliminde Tevkifat
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde de
açık olarak yer aldığı üzere, ithalat aşamasında veya ilk üretimde KDV
ödeyicisi konumunda bulunan ithalatçı ve ilk üreticilerin teslimlerinde KDV
tevkifatı uygulanmayacaktır. Bu durum, bakır, çinko ve alüminyum ürünlerinde
de, külçe metal teslimlerinde de bu şekilde uygulanmaktadır.
Ancak, teslimi ve dolayısıyla ithalatı da
KDV'den istisna olan "hurda metal" teslimlerinde KDV hesaplanması ve
ödenmesi söz konusu olmadığından, hurda metal kullanılarak elde edilen
külçelerin, ithalatçı ve üreticileri tarafından tesliminde KDV tevkifatı
uygulanması gerekmektedir. Zira külçenin üretiminde kullanılan hurda metal
KDV'den istisna olarak ithal edildiğinden veya satın alındığından, doğrudan
yüklenilen indirilecek KDV'den bahsedilemez. Nitekim Tebliğin (3.3.1.1)
bölümünde de açık olarak, hurda metalden elde edilen külçelerin ithalatçıları
ve üreticileri tarafından tesliminde tevkifat uygulanacağı belirtilmiştir.
Ancak söz konusu düzenlemenin Tebliğin
genel amacına aykırı olarak, "külçe" olarak ithal edilen ürünlerin
tesliminde tevkifat uygulanacağı şeklinde değerlendirilmemesi gerekir. Zira
külçe ithalatı KDV'ye tabi olduğundan, Tebliğde ithalatçının doğrudan KDV
yüklenimi dikkate alınarak, ithalatçıların teslimleri için tevkifat
öngörülmemiştir. Kaldı ki, ithal edilen külçenin üretim aşamalarının ve ne
kadarının hurda metalden geldiğinin tespiti de olanaksızdır.
Dolayısıyla, Tebliğdeki düzenleme gereği
hurda metal ithal ederek veya yurt içinden temin ederek külçe üretip satanların
bu teslimleri, tevkifat yapmakla yükümlü alıcılar tarafından tevkifata tabi
tutulacaktır. Fakat külçe ithal edip satanların teslimlerinin tevkifata tabi
tutulması söz konusu olmayacaktır.
Bu itibarla; slab, billet (biyet), kütük
ve ingot olarak ithal edilen malların ithalatçıları tarafından yapılan ilk
teslimlerinde 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğine göre tevkifat yapılması söz
konusu değildir.
2.2.3.2. Bakır, Çinko ve Alüminyum
Ürünlerinin Teslimi
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.2) bölümünde, bakır ve alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum
ve alaşımlarından mamul ürünlerin Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara
tesliminde, 7/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Bunların, ilk üreticileri (cevherden
üretim yapanlar) ile ithalatçıları tarafından tesliminde tevkifat
uygulanmayacak, sonraki safhaların teslimleri ise tevkifata tabi olacaktır.
İthalatçılar tarafından yapılacak
teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenecek faturada "Teslim
edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır." açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük
beyannamesi bilgilerine yer
verilecektir. Cevherden üretim yapanlar ise düzenlenecek faturada "Teslim
edilen mal firmamızca cevherden üretildiğinden tevkifat uygulanmamıştır."
açıklamasına yer vermek suretiyle tevkifat uygulanmaksızın işlem
yapabileceklerdir.
Tevkifat kapsamına, bakır ve
alaşımlarından, çinko ve alaşımlarından, alüminyum ve alaşımlarından mamul;
anot, katot, granül, filmaşin, profil, levha, tabaka, rulo, şerit, panel, sac,
boru, pirinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerleri girmektedir.
Profilin boyanmış veya kaplanmış olması,
bunların tesliminde tevkifat uygulanmasına engel değildir. Bu durumda, profilin
boyanması veya kaplanmasına ilişkin fason eloksal işçiliği tevkifat kapsamında
olmayacaktır.
Bakır, çinko ve alüminyum telin; plastik,
cam, kâğıt, emaye, vernik ve benzeri izolasyon malzemeleri ile kaplanması
suretiyle elde edilen "izoleli iletken" teslimleri tevkifata tabi
tutulmayacaktır.
Ayrıca, söz konusu metal ve alaşımlarından
imal edilen nihai ürünler ile bunların kesme, sıyırma, kıvırma, kaynak, bükme,
vida yeri delme-açma ve benzeri şekillerde işlenmesi sonucu elde edilen yarı
mamul ve mamul mahiyetindeki malların teslimleri tevkifata tabi olmayacaktır.
Ancak, bakır, çinko, alüminyum ve bunların
alaşımlarından mamul tabaka, rulo, şerit, panel, sac, boru ve levha ve diğer
ürünlerin, mahiyetini değiştirmeksizin belli ebatlarda parçalara bölünmesi veya
kesilmesi tevkifat yapılmasına engel değildir.
Bakır, çinko, alüminyum ve bunların
alaşımı metallerden elde edilen meşrubat kutusu, otomobil parçası, havalandırma
kanal borusu, pano, çerçeve, kapı, kapı kolu, mahya, alüminyum folyo, köşebent,
vida, somun, vida soketi, dübel, kilit, çivi, kepenk taşı, flanş, maşon, dirsek,
bek, kanca, menteşe, aksesuar ve benzerlerinin teslimi tevkifata tabi
olmayacaktır.
Tevkifata tabi olan ve Tebliğin birden
fazla bölümünde yer alan ürünlerle ilgili aşağıdaki gibi hareket edilmesi
gerekmektedir:
- Hurda niteliğinde olmayan ve hurda ve
atıktan da elde edilmeyen granül teslimleri 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.2.) bölümüne göre,
- Hurda ve atık niteliğinde olup Kanunun
17/4-g maddesine göre teslimi KDV'den istisna olan ürünler ise istisnadan
vazgeçilmesi halinde Tebliğin (3.3.3) bölümüne göre,
- Hurda ve atıktan elde edilen kırık,
çapak, toz, granül ve benzeri ürünlerin teslimi ise Tebliğin (3.3.4) bölümüne
göre,
tevkifata tabi tutulacaktır.
Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına
ilişkin aşağıdaki örneklerin verilmesi mümkündür:
- Firma tarafından ithal edilen çelik
"sac" ın çinko ile kaplanarak "galvanizli sac" şeklinde
teslimi çinko ve alaşımlarından mamul ürün olarak değerlendirilemeyeceğinden,
KDV tevkifatına tabi tutulmayacaktır.
- Bakır ile kaplanmış alüminyum tel
teslimi izoleli iletken olarak değerlendirilemeyeceğinden KDV tevkifatına tabi
olacaktır.
- Firma tarafından ithal edilen alüminyum
külçe ve biyetten imal edilen alüminyum profil, tevkifata tabi ürünler arasında
yer almakta olup, bu profilin ilk üreticileri (cevherden üretim yapanlar)
tarafından tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.
- Nervürlü inşaat demiri teslimi tevkifat
kapsamına girmemektedir.
- Bükülü çelik tel üzerine bükülü
alüminyum telin sarılması ile elde edilen çelik özlü alüminyum iletken teslimleri,
alüminyum ürün olarak tevkifata tabi tutulacaktır.
2.2.3.3. Hurda ve Atık Teslimi
Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam
hurda ve atıklarının teslimi KDV Kanununun 17/4-g maddesi gereğince KDV'den
müstesnadır. Ancak, bu malların teslimi ile ilgili olarak aynı Kanunun 18/1
maddesine göre istisnadan vazgeçilmesi mümkündür.
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.3) bölümünde, istisnadan vazgeçenlerin metal, plastik, lastik, kauçuk,
kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminde, Tebliğin (3.1.2) bölümü kapsamındaki
alıcılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Tevkifat uygulamasının kapsamına ilişkin
açıklamalar aşağıdadır.
Hurda kavramı; her türlü metal, plastik,
lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurdasını, bunların hurda halindeki karışımlarını,
aynen veya onarılmak suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılamayacak
haldeki metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam karakterli her türlü ham,
yarı mamul ve mamul maddeyi ifade etmektedir.
Hurda kavramının işaret edilen genel
anlamı çerçevesinde;
- demir, bakır, alüminyum, pirinç, kurşun,
teneke, çelik, çinko, pik, sarı, bronz, nikel, kızıl, lehim, mangan-tutya,
antimon ve benzeri her türlü metaller,
- bu metallerin alaşım, bileşim ve
cürufları,
- imalathane ya da fabrikalarda imalat
sırasında ortaya çıkan metal kırpıntı, döküntü ve talaşlar ile standart dışı
çıkan metal ürünler,
- izabe tesislerinden çıkan standart dışı
metal hammaddeler, yarı mamuller, hadde bozukları
ve benzerleri "hurda metal"
kabul edilecektir.
Ayrıca, hurda veya atık niteliğindeki; her
türlü kâğıt, karton, mukavva, kauçuk, plastik ile bunların kırpıntıları,
naylon, lastik kırıkları, cam şişe, kavanoz, otomobil ve pencere camları, cam
kırıkları teslimleri de tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Tamir ve bakımdan sonra aynı amaçla
kullanılması mümkün olan kullanılmış metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve
cam esaslı eşya teslimlerinde tevkifat uygulanmayacaktır.
Örnek 1: "Hurda" olarak tabir edilen bir
jeneratör, bobinleri sarılıp tamir ve bakımdan sonra yeniden jeneratör olarak
kullanılacak hale getiriliyorsa, kullanılmış jeneratörün tesliminde tevkifat
uygulanmayacaktır.
Örnek 2: (A) Ltd. Şti. tarafından, atık
değerlendirme işiyle uğraşan Hurda A.Ş.'ye yapılacak hurda pil, hurda akü vb.
teslimleri esas itibariyle Kanunun 17/4-g maddesi kapsamında KDV'den istisna
olacak, (A)'nın istisnadan vazgeçmiş olması halinde teslim bedeli üzerinden
hesaplanan KDV'nin 9/10'u Hurda A.Ş. tarafından tevkifata tabi tutulacaktır.
Hurda akü ve pilin belirli bir işlemden geçirildikten
sonra tekrar kullanılabilir duruma gelmesinin mümkün olması halinde, bu
teslimde istisna veya tevkifat uygulanmayacaktır.
Kanunun 17/4-g maddesi veya tevkifat
uygulaması kapsamında değerlendirilebilmesi için ekonomik ömrünü doldurmuş
araç-gereç ve iş makinelerinin hurda olarak satılması ve satış sonunda alıcının
bunları, hurda olarak değerlendirmesi gerekmektedir. Aynen veya onarılmak
suretiyle üretim amaçlarına uygun olarak kullanılacak durumda olanların teslimi
tevkifat kapsamında değerlendirilmeyecektir.
İlgili mevzuat çerçevesinde hurdaya
ayrılmak suretiyle trafikten çekilmeleri nedeniyle teslimleri KDV Kanununun
17/4-g maddesi uyarınca vergiden müstesna olan motorlu kara taşıtlarının
tesliminde de aynı şekilde işlem tesis edilecektir.
Hurda gemilerden yapılan sökümler sonrası
teslimlerde de yukarıdaki açıklamaya göre hareket edilecektir.
Buna göre, gemi söküm işlerinde hurda
gemilerin sökülmesi sonunda elde edilen metal aksam (pervane, motor, telsiz,
radyo-teyp, uydu alıcısı vb.) aynı amaçla kullanılmak üzere satılıyorsa
alıcılar tarafından KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
Söz konusu aksamın kullanılamaz durumda
olması halinde ise bunların sökenler tarafından tesliminde ve sonraki
safhalarda tevkifat uygulanacaktır.
Aynı şekilde, hurda gemilerden sökülen sac
aksamın, sökenler tarafından tesliminde ve sonraki safhalarda el
değiştirmelerinde de tevkifat uygulanacaktır.
2.2.3.4. Metal, Plastik, Lastik, Kauçuk,
Kâğıt ve Cam Hurda ve Atıklardan Elde Edilen Hammadde Teslimi
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.4) bölümünde, KDV mükellefleri tarafından, metal, plastik, lastik, kauçuk,
kâğıt ve cam hurda ve atıklarının çeşitli işlemlerden geçirilip işlenmesi
sonucunda elde edilen ve genellikle hurda ve atık niteliklerini kaybederek
metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam esaslı malzeme imalatında hammadde
olarak kullanılan mamul niteliğindeki kırık, çapak, toz, granül ve benzeri
ürünlerin Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara tesliminde, 9/10 oranında KDV
tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Söz konusu ürünlerin teslimleri, KDV
Kanununun 17/4-g maddesi kapsamında olmayıp, genel oranda (%18) KDV'ye tabi
bulunmaktadır.
Bunların, ithalatçıları tarafından
tesliminde tevkifat uygulanmayacak, sonraki safhaların teslimleri ise tevkifata
tabi olacaktır. İthalatçılar tarafından yapılacak teslimlerde, satıcı
(ithalatçı) tarafından düzenlenecek faturada "Teslim edilen mal doğrudan
ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat uygulanmamıştır." açıklamasına
ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük beyannamesi bilgilerine yer verilecektir.
Buna göre, hurda demir, teneke ambalaj
atığı gibi hurdaların taşıma ve depolama kolaylığının sağlanması amacıyla
kesilip preslenmesi işlemine tabi tutulduktan sonra satılması Kanunun 17/4-g
maddesi kapsamında KDV'den istisna olacağından, tevkifat uygulanması söz konusu
değildir.
2.2.3.5. Pamuk, Tiftik, Yün ve Yapağı İle
Ham Post ve Deri Teslimleri
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.5) bölümünde, KDV mükellefleri tarafından;
- kütlü ve elyaf pamuk, linter
pamuk, pamuk lifi döküntüleri, natürel veya tops haldeki tiftik, yün ve yapağı,
- Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 41.01
pozisyonundaki sığır ve atların, 41.02 pozisyonundaki koyun ve kuzuların
(astragan veya karakul, persaniye, breitschwanz ve benzerleri, Hint, Çin,
Moğolistan ve Tibet kuzuları hariç), 41.03 pozisyonundaki keçi ve oğlakların
(Yemen, Moğolistan ve Tibet keçi ve oğlakları hariç) ham post ve derilerinin,
Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara
tesliminde, 9/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Buna göre, müstahsil makbuzu ile
üreticiden alınan koyun, keçi, dana, sığır derilerinin tesliminde Tebliğin
(3.1.2) bölümünde sayılan alıcılar tarafından 9/10 oranında KDV tevkifatı
yapılacaktır.
2.2.3.6. Ağaç ve Orman Ürünleri Teslimi
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.3.6) bölümünde, Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılan KDV mükellefleri ile
belirlenmiş alıcıların, ürün, artık, talaş ve kırpıntı alımlarında 9/10
oranında KDV tevkifatı uygulanacağı ifade edilmiştir.
Söz konusu malların ithalatçıları tarafından
tesliminde tevkifat uygulanmayacaktır. İthalatçılar tarafından yapılacak
teslimlerde, satıcı (ithalatçı) tarafından düzenlenecek faturada "Teslim
edilen mal doğrudan ithalat yoluyla temin edildiğinden tevkifat
uygulanmamıştır." açıklamasına ve ithalata ilişkin fatura ve gümrük
beyannamesi bilgilerine yer
verilecektir.
Ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve
ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç, tomruk, odun ile bunların
önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde edilen inşaatlık, doğramalık,
marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste, mobilya ve kereste imalatı sonucu
ortaya çıkan kırpıntı, çıta ve benzeri imalat artıkları ile odun artığı talaş
teslimleri tevkifat uygulaması kapsamındadır.
Öte yandan, tomruk, odun, kereste,
kırpıntı, atık vb. mahiyetinde olmayan; mobilya, kapı-pencere doğraması, döşeme
malzemesi, sunta, levha, mdf, rabıta, lambri, süpürgelik ve benzeri ürünlerin
tesliminde tevkifat uygulanmayacaktır.
Bu kapsamdaki tevkifat uygulamasına
ilişkin aşağıdaki örnekler verilebilir:
- Tevkifat kapsamındaki ürünlerin
ithalatçıları tarafından tesliminde tevkifat uygulanmayacaktır. Ancak, ithal
edilen tomruğun inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri
keresteye dönüştürülerek tesliminde Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılan alıcılar
9/10 oranında KDV tevkifatı yapacaktır.
- Bu bölüm kapsamında tevkifat uygulanacak
ürünler arasında yer alan tomruk, kereste gibi ürünlerin emprenye işlemine tabi
tutulması, bunların tesliminde tevkifat uygulanmasına engel değildir.
- Kerestenin işlenmesi sonucu üretilen,
ahşap palet, ahşap sandık, ahşap kasa, ahşap kutu, ahşap bandıl, ahşap takoz,
ahşap H kiriş, ahşap kablo makarası, ahşap ambalaj malzemesi tesliminde demonte
olup olmadığına bakılmaksızın tevkifat uygulanmayacaktır.
- Tomruk veya keresteden üretilen tahta ve
kaplama teslimi tevkifat kapsamındadır.
- Firmanın kamu kurumlarından temin ettiği
hurda ahşap direkler ilk madde ve malzeme niteliği taşımadığından bu hurda
direklerin firma tarafından tesliminde KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.
- Çıta, odun ve kırpıntıların işleme tabi
tutulması sonucu elde edilen yonga levha tesliminde tevkifat uygulanmayacaktır.
- Ağaç işleme ve mobilya üretim
tesislerinin Tebliğin (3.1.2) bölümünde sayılanlara imalat artığı kırpıntı ve
talaş teslimi 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi tutulacaktır.
2.2.3.7. Büyük ve Küçükbaş Hayvan
Etlerinin Teslimi
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde büyük
ve küçükbaş hayvanların etlerinin tesliminde tevkifat uygulanmasına yönelik bir
düzenleme bulunmamaktadır. Diğer taraftan, Daha önce büyük ve küçükbaş
hayvanların etlerinin tesliminde tevkifat uygulanacağına ilişkin yapılmış olan
düzenlemeler 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile 01/5/2012 tarihinden itibaren
yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna göre, büyük ve küçükbaş hayvanların
etlerinin tesliminde 01/05/2012 tarihinden itibaren KDV tevkifatı
yapılmayacaktır.
2.2.4. Kısmi Tevkifat Uygulamasında Sınır
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.4.1) bölümüne göre aşağıdaki durumlarda tevkifat kapsamına giren işlem
bedeli üzerinden KDV tevkifatı yapılmayacaktır.
- Tebliğin (3.1.2./b) ayırımında
sayılanların, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki teslim ve hizmetlerinde
hesaplanan KDV, alıcıların durumuna bakılmaksızın, tevkifata tabi
tutulmayacaktır. Ancak, bu durum profesyonel spor kulüplerince (şirketleşenler
dahil) Tebliğin (3.1.2/b) ayırımında sayılanlara yapılan teslim ve hizmetlerde
geçerli değildir.
Ayrıca, KDV Kanununun (11/1-c) ve geçici
17 nci maddeleri kapsamındaki teslimlerde ve KDV Kanunu uyarınca KDV'den
istisna olan teslim ve hizmetlerde tevkifat söz konusu olmayacaktır.
Örnek: Gelir Vergisi Kanununa göre gerçek usulde
vergiye tabi olmayan bir çiftçi tarafından yapılan yün ve yapağı teslimleri,
KDV Kanununun 17/4-b maddesi uyarınca KDV'den müstesna olduğundan, bu işleme
ait bedel üzerinden KDV hesaplanmayacak ve dolayısıyla tevkifat
yapılmayacaktır.
- Kısmi tevkifat uygulaması kapsamına
giren her bir işlemin KDV dahil bedeli 1.000 TL'yi aşmadığı takdirde,
hesaplanan KDV tevkifata tabi tutulmayacaktır. Sınırın aşılması halinde ise
tutarın tamamı üzerinden tevkifat yapılacaktır.
Tespit edilen tutarı aşan işlemlerde KDV
tevkifatı zorunluluğundan kaçınmak amacıyla bedel parçalara ayrılamayacak, aynı
işleme ait bedellerin toplamı dikkate alınarak bu sınırın aşılması halinde
tevkifat yapılacaktır.
Tevkifat zorunluluğundan kaçınmak
amacıyla, birden fazla fatura düzenlenmek suretiyle bedelin parçalara
bölündüğünün tespiti halinde vergi dairelerince, bütünlük arzettiği anlaşılan
alımların toplamının yukarıda belirtilen sınırı aşıp aşmadığına bakılarak
gerekli işlemler yapılacaktır.
Buna göre;
- 1 yıl süreli hizmet alımı şeklinde
sözleşme yapılan, ancak aylık vergilendirme dönemleri itibariyle kısım kısım
verilebilen hizmetlerde, alt sınır hesabında aylık olarak verilen hizmete
ilişkin düzenlenen faturadaki KDV dahil bedel dikkate alınacaktır.
- 5018 sayılı Kanuna tabi bir kurumun
makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlarına haftalık, aylık, yıllık bakım
sözleşmeleri çerçevesinde sunulan hizmetler; her bir bakım döneminde sunulan kısım
itibariyle değerlendirilecektir. Kurumun talep ve ihtiyaçları doğrultusunda
ortaya çıkan, dönemsellik içermeyen tamir, bakım ve onarım hizmetleri ise KDV
dahil 1000 TL'yi geçmediği sürece tevkifata tabi olmayacaktır. Tamir, bakım ve
onarım hizmetlerinin sorumlu kurumun muhtelif makine, teçhizat, demirbaş ve
taşıtlarına aynı gün içinde ifa edilmesi halinde bedel, her bir araç itibariyle
değil, toplam olarak dikkate alınacak ve 1.000 TL'yi geçtiği taktirde de
tevkifata tabi tutulacaktır.
- Yılın tamamında belli miktarda ürün için
fason konfeksiyon işi yapılması yönünde sözleşme düzenlenmesi, ancak yıl içinde
günlük, haftalık ya da aylık olarak teslim edilen ürün karşılığında fason
hizmet faturası düzenlenmesi halinde, her fason hizmet faturasındaki KDV dahil
hizmet bedeli, tevkifat alt sınırının hesabında dikkate alınacaktır. Ancak,
bedelin parçalara bölünerek birden fazla fatura düzenlendiğinin tespiti halinde
gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir.
2.2.5. Kısmi Tevkifatta İade Uygulaması
2.2.5.1. 01/5/2012 Tarihinden Önceki
Dönemlere Ait İade Taleplerinin Sonuçlandırılması
117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (8.4)
bölümünde, bu Tebliğin iadeleri düzenleyen 5. Bölümünün yürürlüğe girdiği
01/5/2012 tarihinden sonraki iade talepleri için geçerli olduğu belirtilmiştir.
Buna göre, 117 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin yürürlüğünden (01/5/2012) önce gerçekleşen işlemlere ilişkin verilen
1 No.lu KDV beyannamelerinde iadesi gereken KDV olarak gösterilen miktarlar ait
oldukları dönemde geçerli mevzuata göre değerlendirilip sonuçlandırılacaktır.
Bu uygulamada, iade talep dilekçesinin
01/5/2012 tarihinden sonra verilmesi, mükellefe eksik belgelerini tamamlaması
konusunda bildirimde bulunulması gibi nedenlerle iade işleminin 01/5/2012
tarihinden sonra yerine getirilmesi bu uygulamayı değiştirmeyecektir.
Ayrıca, 01/5/2012 tarihinden önceki
dönemlere ait olup, kısmen sonuçlandırılan iade taleplerinden 01/5/2012
tarihinden sonra gerçekleştirilecek kısımlar da ait oldukları dönemde geçerli
mevzuat esas alınarak sonuçlandırılacaktır.
2.2.5.2. Vergi İnceleme Raporuna Göre
Mahsuben İade
Kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan
ve vergi inceleme raporuna göre sonuçlandırılan mahsuben iade taleplerinde,
vergi inceleme raporu dışında diğer belgelerin tamamlanmış olması şartıyla mahsup
talep dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibariyle mahsup işlemi
yapılır. Vergi inceleme raporunda iadeye engel bir durumun tespit edilmemiş
olması kaydıyla mahsuben iade talep edilen vergi borcunun vade tarihinden vergi
inceleme raporunun vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarihe kadar geçen
sure için gecikme zammı hesaplanmayacaktır.
İadeye ilişkin düzenlenecek vergi inceleme
raporu ise,
- tevkifatın sorumlu sıfatıyla beyan
edilip edilmediği,
- indirilecek KDV listesindeki alışların karşıt
incelemesinin yapılarak doğruyu gösterip göstermediği,
hususlarının tespitine yönelik olacaktır.
Bu kapsamda, KDVİRA sisteminin ürettiği kontrol raporunun olumlu olması
indirilecek KDV listesinin doğruluğuna dayanak oluşturacaktır.
3. İSTİSNALAR
3.1. İhracat İstisnası
İhracat istisnasına ilişkin hükümlere KDV
Kanununun 11 ve 12 nci maddelerinde yer verilmiş bulunmaktadır.
Öte yandan Kanunun;
- 30/a maddesinde, mükelleflerin, vergiye
tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den, vergiye tabi olmayan veya vergiden
istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış
vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan
KDV'yi indiremeyecekleri,
- 32 nci maddesinde, Kanunun 11 inci
maddesi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve
benzeri vesikalarda gösterilen KDV'nin, mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanacak KDV'den indirilebileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut
olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde
indirilemeyen KDV'nin, Bakanlığımızca tespit edilecek esaslara göre bu
işlemleri yapanlara iade edileceği hükme bağlanmıştır.
3.1.1. Hizmet İhracı
KDV Kanununun 11/1-a maddesi ile ihracat
teslimlerinden ayrı olarak yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler de
KDV den istisna edilmiştir. Kanunun 12/2 nci maddesi ile 26 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin (K) bölümü uyarınca, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında
değerlendirilebilmesi için;
1- Hizmetin Türkiye'de yurt dışındaki bir müşteri
için yapılmış olması,
2- Fatura veya benzeri nitelikteki
belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi,
3- Hizmet bedelinin, döviz olarak
Türkiye'ye getirilmesi ve
4- Hizmetten yurt dışında faydalanılması
şartlarının yerine getirilmiş olması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 113 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (B) bölümünde ise yurt dışındaki müşteriler için ifa edilen
hizmetlerin, hizmetin ifa edildiği dönemde, bedelin döviz olarak Türkiye'ye
gelmesi beklenilmeden ihracat istisnası kapsamında beyan edileceği, ancak, bu
şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan
vergilerin KDV Kanununun 32 nci maddesi kapsamında iadesinin hizmet bedelinin
döviz olarak Türkiye'ye gelmeden yerine getirilmeyeceği belirtilmiştir.
Buna göre, Türkiye'deki bir mükellef
tarafından,
- Yurt dışında faaliyet gösteren bir
firmaya yurt dışındaki inşaatlara ilişkin olarak Türkiye'den verilen
mühendislik, proje-taahhüt ve danışmanlık hizmeti,
- Yurt dışındaki bir firmanın Türkiye'den
ithal edeceği mallara ilişkin olarak Türkiye'de verilen kalite kontrol,
barkodlama, elleçleme, aracılık, imalatçı seçimi, sipariş takibi vb. hizmetler
KDV Kanununun 11 ve 12 nci maddeleri ile
konuyla ilgili genel tebliğlerdeki açıklamalar kapsamında KDV'den istisna
olacaktır.
3.1.2. Yabancı Bayraklı Gemilere Türk
Liman ve Tersanelerinde Verilen Tadil, Bakım, Onarım Hizmetleri
KDV Kanununun 13/a maddesi uyarınca
faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu araçlarının, yüzer
tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan
mükelleflere bu araçların tadili, onarım ve bakımı şeklinde yapılan hizmetler,
KDV'den müstesnadır.
Ancak bu hizmeti ifa eden işletmelerin
yabancı bayraklı gemilere yaptıkları tamir, bakım ve onarım işlerine Kanunun
13/a maddesindeki istisnanın uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, kabotaj hakkının düzenlendiği
20/4/1926 tarih ve 815 sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince, yabancı
bayraklı gemilerin Türkiye içinde taşıma yapma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle,
yabancı bayraklı gemilere yapılan tamir, bakım ve onarım hizmetlerinin
"yurt dışındaki bir müşteriye" "yurt dışında faydalanılmak üzere
yapılan" bir hizmet olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yabancı bayraklı gemilere
Türkiye'de ifa edilecek tadil, bakım, onarım hizmeti, 26 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde belirtilen şartlar mevcut olmak kaydıyla, KDV Kanununun 11/1-a ve
12/2 nci maddelerine göre hizmet ihracı kapsamında KDV'den istisna olacaktır.
3.1.3. İhraç Edilecek Malların Üretiminde
Kullanılmak Üzere Yurt Dışındaki Müşteriler Tarafından İmal Ettirilen Model
Kalıplar
Mükellefler tarafından ihraç edilen
ürünlerin üretimi için gerekli olan ve yurt dışındaki firma tarafından imal
ettirilen, faturası yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen, bedeli de yurt
dışındaki firma tarafından ödenen model kalıpların, ihraç edilen mallar için
verilen hizmet kapsamında değerlendirilmesi ve gerekli belgelerin ibraz
edilmesi şartıyla, ihracat istisnası kapsamında işlem yapılması mümkün
bulunmaktadır.
Buna göre, yabancı firmaların Türkiye'den
ithal edeceği (Türkiye'den ihraç edilecek) mallar dolayısıyla verilen
hizmetler, bu hizmetlerden yurt dışında faydalanılacağından, ihracat istisnası
kapsamında değerlendirilecektir.
Söz konusu kalıpların yurt içinde satışa
konu edilmesi halinde ise KDV uygulanacağı tabiidir.
3.1.4. Serbest Bölgelerdeki Müşterilere
Yapılan Fason Hizmetler
KDV Kanununun 11/1-a maddesinde, serbest
bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler KDV den müstesnadır.
Aynı Kanunun 12/3 üncü maddesinde, fason
hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılması için;
- Fason hizmetlerin serbest bölgelerde
faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olması
- Fason hizmetten serbest bölgede
faydalanılması
gerektiği hükme bağlanmıştır.
Konuyla ilgili 110 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin A/1 inci bölümünde, bu istisna uygulamasındaki fason hizmetin, bir
malın mülkiyet ve tasarruf hakkının devralınmaksızın ücreti karşılığı belirli
işlemlere tabi tutularak/işlemlerden geçirilerek tasarruf veya mülkiyet hakkı
sahibine iade edilmesini ifade ettiği belirtilmiştir.
Buna göre, serbest bölgedeki bir müşteriye
ait madde ve malzemelerin, yurt içindeki işletmeler tarafından çeşitli
işlemlere tabi tutulduktan sonra yeniden serbest bölgedeki müşteriye
gönderilmesi suretiyle ortaya çıkan hizmetler Kanunun 11/1-a ve 12/3 üncü
maddelerinde hükme bağlanan istisna kapsamında değerlendirilecektir.
Ancak, Türkiye'den serbest bölgeye verilen
ve fason hizmet niteliği taşımayan hizmetler ise Kanunun 1 inci maddesi
çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacaktır.
3.1.5. Yabancı Taşımacılar ve Fuar
Katılımcılarına Yapılan Teslim ve Hizmetler
KDV Kanununun 11/1-b maddesinde,
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi bulunmayanların taşımacılık
faaliyetlerine ilişkin olarak satın alacakları mal ve hizmetler ile fuar,
panayır ve sergilere katılımları dolayısıyla satın alacakları mal ve hizmetler
nedeniyle ödedikleri KDV'nin, karşılıklı olmak kaydıyla iadesi imkânı sağlanmış
ve iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamanın usul ve esaslarını
belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak
bahse konu uygulamanın usul ve esasları 90 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile
belirlenmiş olup, taşımacılık faaliyetine ilişkin olarak istisna uygulanacak
mal teslimi ve hizmet ifaları; akaryakıt, yedek parça, bakım ve tamir
giderlerini kapsamaktadır. Fuar, panayır ve sergilere katılımda ise, mal
teslimi ve hizmet ifasının münhasıran bu işlerle ilgili olması gerekmektedir.
Söz konusu işlemler nedeniyle ödenen
KDV'nin karşılıklı olmak kaydıyla iadesi, taşımacılık ile ilgili olarak
İstanbul Ulaştırma Vergi Dairesi Müdürlüğü; fuar, panayır ve sergiye katılım
ile ilgili olarak da bu faaliyetin yapıldığı yerdeki Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlığın
belirleyeceği vergi dairesi tarafından yerine getirilmektedir.
Bu işlemler nedeniyle ödenen KDV'nin
iadesine karşılıklı olmak kaydıyla imkan tanınmaktadır. Bu kapsamda
karşılıklılık sağlanan ülkeler aşağıda yer almaktadır.
- Bosna-Hersek,
- Bulgaristan,
- Danimarka,
- Finlandiya,
- Fransa,
- Hollanda,
- İrlanda,
- İsviçre,
- İtalya,
- Malta,
- Norveç,
- Portekiz,
- Romanya,
- Slovakya,
- Slovenya
3.1.6. İhraç Kaydıyla Teslim Edilen
Eşyanın İhracatçı Firma Tarafından Bedelsiz Olarak İhraç Edilmesi Durumunda
Tecil-Terkin Uygulaması
İhracatçı tarafından imalatçıdan ihraç
kaydıyla temin edilen malların bedelsiz olarak ihraç edilmesi, bu işleme
ilişkin olarak tecil-terkin uygulanmasına engel değildir.
Buna göre, ihracatçı firma tarafından
bedelsiz olarak ihraç edilen malların;
- İmalatçıları tarafından ihraç kaydıyla
teslim edilmiş olması,
- Teslim tarihini takip eden aybaşından
itibaren üç ay (ek süre verilmiş olması halinde ise bu süre) içinde bedelsiz
olarak ihracının gerçekleştiğine dair ihracatçının gümrük beyannamesinin vergi
dairesine ibraz edilmesi halinde imalatçının ilgili dönem beyannamesi ile beyan
ettiği vergiden tecil edilen verginin terkini, tecil edilemeyen kısmın ise
iadesi mümkün bulunmaktadır.
3.2. Araçlara İlişkin İstisna
3.2.1. Deniz, Hava ve Demiryolu Taşıma
Araçlarının Yüzer Tesis ve Araçlarının Teslimi
KDV Kanununun 13/a maddesi uyarınca,
faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının,
yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan
mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının,
yüzer tesis ve araçlarının teslimleri KDV'den müstesnadır. Konu hakkında 48
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Ayrıca, anılan Kanunun 13 üncü maddesinin
gerekçesinde araçlara ilişkin bu düzenlemenin amacı "ülkenin deniz ve hava
ticaret filosu ile demiryolu ulaşım sisteminin geliştirilmesinin teşviki ve dış
rekabete tahammül edebilecek duruma getirilmesi" olarak ifade edilmiştir.
Söz konusu Tebliğ ve Kanun maddesinin
gerekçesinde yer alan açıklamalar göz önünde bulundurulduğunda; KDV Kanununun
13/a maddesinin uygulanmasında deniz ve hava ticaret filomuz ile deniz ve hava
ulaştırma sistemimizin geliştirilmesini teşvik eden araçların teslimleri
istisna kapsamında değerlendirilecektir.
Ancak, sportif eğlence amacına yönelik
hizmet veren deniz motosikletleri, paraşüt çekme tekneleri, sürat motorları,
yelkenli tekneler, motorlu paraşütler, balonlar ile benzeri araçlar deniz ve
hava taşıma aracı niteliğinde olmadığından, bunların teslimleri istisnadan
faydalanamayacaktır.
3.2.2. Deniz ve Hava Taşıma Araçları İçin
Liman ve Hava Meydanlarında Yapılan Hizmetler
KDV Kanununun 13/b maddesi ile deniz ve
hava taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında yapılan hizmetler KDV'den
müstesnadır.
İstisna kapsamına liman ve hava
meydanlarında deniz ve hava taşıma araçlarına verilen hizmetler girmektedir. Bu
kapsamda, hava ve deniz taşıma araçları için liman ve hava meydanlarında
verilen pilotaj, römorkaj, palamar, uçak ve gemilerin parkı gibi hizmetler
KDV'den istisna olacaktır.
Liman ve hava meydanlarında deniz ve hava
taşıma araçlarının seyrüseferine ilişkin olarak araçların yük ve yolcusuna
verilen tahmil, tahliye ve benzeri hizmetler de istisna kapsamına girmektedir.
Bu hizmetlerin gemi ve yük sahibi
firmaların acentelerine yapılması, liman ve hava meydanı işletmeleri dışında
diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılması istisna uygulamasını
etkilememektedir.
Ancak, Kanunun 13/b maddesindeki istisna
uygulaması tek safhalı olduğundan, gemiye veya acentesine doğrudan verilen
hizmetler istisna kapsamında değerlendirilebilecektir. Alt yükleniciler
tarafından verilen hizmetler istisna kapsamında mütalaa edilmeyecektir.
Konuyla ilgili olarak KDV'den istisna edilecek
veya vergiye tabi olacak bazı işlemler aşağıda belirtilmiştir.
3.2.2.1. İstisna Kapsamına Giren Hizmetler
Tahmil ve Tahliye: Yükün (genel kargo, dökme yük, sıvı yük,
konteyner, araç vb.) gemi ambarı, tankı veya güvertesinden liman sahasına
alınması veya gemiye yüklenilmesi için verilen hizmetler.
Yükün Aktarılması (Shifting): Müşteri, acente veya armatörden herhangi
birinin talebi ile konteyner veya diğer yüklerin gemi üzerinden karaya, karadan
gemiye yer değiştirmesi hizmeti.
Limbo: Konteyner ve diğer yüklerin gemiden gemiye
veya şat, duba veya benzeri yüzer vasıtalara aktarma hizmeti.
Vinç Hizmeti: Limanda kendi imkanları ile konteyner veya
diğer yüklerin tahmil tahliyesini yapan üçüncü şahıslara veya doğrudan yüke
verilen vinç hizmeti.
Kilitleme ve Bağlama (Lashing): Gemiye yüklenen konteyner ve diğer
yüklerin birbirine ve/veya gemiye bağlama/sabitleme malzemesi ile bağlanması
hizmeti.
Kilit ve Bağ Çözme (Unlashing): Gemiden tahliye edilecek konteyner ve
diğer yüklerin birbirlerine ve/veya gemilere bağlanmalarını sağlayan bağlama ve
sabitleme malzemelerinin çıkarılması hizmeti.
Nezaret Hizmeti: Konteyner ve diğer yüklerin gemiden sahaya
indirilmesi veya gemiye yüklenmesi esnasında verilen gözetim hizmeti.
Ambar Kapağı Açma/Kapama Hizmeti: Tahmil, tahliye yapılabilmesi için gemi
ambar kapaklarının vinç marifetiyle açılması, gerekli hallerde iskele veya
rıhtımda istiflenmesi ve kapatılması hizmeti.
Gemi İşgaliye: Geminin tahmil, tahliye ve diğer
operasyonlar amacıyla iskele, rıhtım veya demirleme sahalarında bağlı kalması
esnasındaki barınma işgaliye ücreti.
Gemi Fuzuli İşgaliye Hizmeti: Gemilerin; iskele, rıhtım, demirleme
sahaları gibi yerleri hizmet bitiminden sonra veya işletmenin izni olmaksızın
fuzuli olarak işgal etmelerinin ücreti.
Gemi Aktarma: Geminin rıhtım veya iskele üzerinde kendi
imkanlar ve/veya römorkör, pilot yardımı ile yer değiştirilmesi hizmeti.
Gemilerin Atıklarının Alınması: İşletmeye ait rıhtım ve iskelelere yanaşan
liman içindeki demirleme sahasına demirleyen gemilerin katı ve/veya sıvı
atıklarının alınması hizmeti.
Tekrar Sevk Konteynerler (Transit): Hizmete başlamadan önce beyan edilmesi
koşuluyla, limana denizyoluyla gelip herhangi bir maniplasyona tabi
tutulmaksızın tekrar denizyolu ile aynı limandan gidecek olan konteynerlere ait
ücretler.
Acente Ücreti veya Acente Komisyonu: Gemi
veya mürettebatına verilen acentelik hizmeti karşılığında alınan bedeller.
3.2.2.2. İstisna Kapsamına Girmeyip
Vergiye Tabi Olan Hizmetler
Konteyner İçi Bağlama/Çözme (Konteyner İçi
Lashing/Unlashing) Hizmeti: Konteynerlerin içine konulan yüklerin
bağlama/sabitleme malzemesi ile bağlanması (lashing), bağlı yüklerin bağlama
sabitleme malzemelerinin çözülmesi (unlashing) hizmeti.
Ardiye: Limana gelen konteyner ve diğer yüklerin,
kapalı ve açık sahalarda, saklanması, depolanması, etiketlenmesi, paketlenmesi
ve benzeri katma değerli hizmetler.
Terminal Hizmeti: Konteyner ve diğer yüklerin limana giriş
ve çıkış ya da saha içinde yer değiştirme işlemi amacıyla vinç ve benzeri
yükleme boşaltma ekipmanları ile yükleme indirme hizmeti.
Konteyner Dolum Hizmeti: Konteynerin yükleme boşaltma ekipmanları
ile insan gücü yardımı ile saha içinde doldurulması hizmeti.
Konteyner Boşaltma Hizmeti: Konteynerin yükleme boşaltma ekipmanları
ile insan gücü yardımı ile saha içinde boşaltılması hizmeti.
Konteyner İçi Aktarma Hizmeti: Saha içinde yükün bir konteynerin içinden
diğer konteynerin içine aktarılması hizmeti.
Konteyner Tam Tespit Hizmeti: İthal veya ihraç edilmek üzere, saha
içinde bulunan konteynerin gümrük müdürlüğü birimlerince veya yetkili bir
mercinin isteği üzerine beyana ve gerekli evsafa uygunluğunun denetlenmesi için
insan gücü veya yükleme boşaltma ekipmanları kullanılarak komple boşaltımı ve
dolumu hizmeti.
Konteyner Muayene/Numune Alma Hizmeti: Saha içinde bulunan konteynerin, gümrük
müdürlüğü birimlerince veya yetkili bir mercinin isteği üzerine kapağının
açılması, muayene edilmesi ve yükten numune alınması hizmeti.
Konteyner Tamir Hizmeti: Hasarlı konteynerin acentenin veya yük
sahibinin talimatı ile tamir edilmesi hizmeti.
Konteynere Elektrik Verilmesi: İçinde barındırılan yükün özelliği gereği
soğutma tertibatı bulunan özel konteynerler için sahada ardiye süresi içinde
elektrik enerjisi verilmesi bir teslim niteliği olduğundan istisna kapsamına
girmemektedir.
Konteyner Temizleme (Yıkama-Kurutma): Konteynerin içinin temizlenmesi için
verilen hizmetler.
Konteyner Nakliye Hizmeti: Konteynerin bir yerden bir yere taşınması
hizmeti.
Tartı Hizmeti: Konteyner veya diğer yüklerin kantar
marifetiyle tartılması hizmeti.
ISPS Hizmeti: Uluslararası gemi ve liman tesisi
güvenlik hizmeti
3.2.2.3. KDV Kanununun 17/4-o maddesi ile gümrük
antrepoları ve geçici depolama yerleri ile gümrük hizmetlerinin verildiği
gümrüklü sahalarda; ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile transit
rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal
hizmetleri ile vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu işyerlerine ait depo
ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması işlemleri KDV'den istisna
edilmiştir.
Buna göre;
- Deniz ve hava taşıma araçları için liman
ve hava meydanlarında verilen ve Sirkülerin 3.2.2.1 bölümünde sayılan hizmetler KDV
Kanununun 13/b maddesi kapsamında KDV'den istisna olacaktır.
- KDV Kanununun 13/b maddesindeki istisna
kapsamına girmeyen ve gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile
gümrüklü sahalarda verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetleri ise KDV
Kanununun 17/4-o maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Bu Sirkülerin
3.2.2.2 bölümünde yer alan ve Kanunun 13/b maddesi kapsamına girmeyen ardiye ve
terminal hizmetleri Kanunun 17/4-o maddesine göre KDV'den istisna olacaktır.
- Liman ve hava meydanlarında verilen
hizmetin; KDV Kanununun hem 13/b maddesi hem de 17/4-o maddesi kapsamında
istisna olması halinde, bu hizmete ilişkin olarak Kanunun 13/b maddesine göre
işlem yapılacaktır.
- Liman ve hava meydanlarında verilen ve
KDV Kanununda yer alan herhangi bir istisna hükmü kapsamına girmeyen hizmetler
genel esaslara göre KDV'ye tabi tutulacaktır.
3.3. Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstisna
KDV Kanununun 13/d maddesinde yatırım
teşvik belgesi sahibi mükelleflere belge kapsamındaki makine ve teçhizat
teslimleri KDV den istisna edilmiş, uygulamanın usul ve esasları 69 ve 87 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğleri ile belirlenmiştir.
3.3.1. Yatırım Teşvik Belgesi Sahibi
Mükelleflerin KDV İstisnasından Yararlanabilmesi İçin Vergi Dairesinden
Alacakları Yazı
87 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (A)
bölümünde, istisna kapsamında mal satın almak isteyen alıcıların, bağlı
oldukları vergi dairesine başvurarak, KDV mükellefiyetlerinin bulunduğuna ve
makine - teçhizatı indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacaklarına dair bir
yazı alarak, noter veya YMM onaylı örneklerini gümrük idarelerine veya yurt
içindeki satıcılara ibraz etmeleri gerektiği belirtilmiştir.
KDV Kanununun 13/d maddesinde düzenlenen
istisnadan faydalanmak üzere vergi dairelerine dilekçe ile başvuran
yatırımcılara 87 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde belirtilen yazı verilirken
aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.
(1) Yatırımcının vergi dairesinde KDV
mükellefiyetinin bulunup bulunmadığı tespit edilecektir.
(2) Yatırımcının iştigal konusu ve yatırım
sonunda üretilecek mal ya da hizmetin mahiyeti göz önünde tutularak, yatırım
teşvik belgesi eki listelerde belirtilen makine-teçhizatın indirim hakkı
tanınan işlemlerle ilgili olup olmadığı tespit edilecektir.
(3) Yatırımcının durumunun Tebliğde belirtilen
şartlara uygun olmasının anlaşılması halinde kendisine aşağıdaki yazı
verilecektir.
"......................................
İLGİ : ............tarihli dilekçeniz.
Dairemizde ..........................
vergi kimlik numarası ile katma değer vergisi mükellefiyetiniz bulunmaktadır.
............tarih ve
................sayılı Yatırım Teşvik Belgesi eki listede KDV istisnasından
faydalanılabileceği belirtilmiş bulunan makine-teçhizatın KDV mevzuatına göre
indirim hakkı tanınan işlemlerle ilgili olduğu tespit edilmiştir.
Bu makine ve teçhizatın ithalinde ve
tarafınıza tesliminde KDV Kanununun 13/d maddesi kapsamında istisna
uygulanabilecektir.
İstisnanın uygulanmasında, ilgili Genel
Tebliğlerdeki usul ve esaslara uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin
uygulanacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim."
(4) Daha sonra ihtilaflara neden olmaması
için, indirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri birlikte yapan
mükelleflerin (Devlet üniversite ve hastaneleri, Belediyeler vb.) durumu
değerlendirilirken, teşvik belgelerinde yer alan makine-teçhizatın hangi amaçla
kullanılacağı mutlaka araştırılacaktır.
Örneğin, bir Devlet üniversitesinin
öğrencilerin eğitiminde kullanacağı makine ve teçhizat, yatırım teşvik
belgesinde yer alsa bile, üniversiteye yukarıda belirtildiği şekilde yazı
verilmeyecektir. Bunun gibi, Belediyelerin asfalt dökümü, kanalizasyon inşası
gibi verginin konusuna girmeyen beledî faaliyetlerde kullanacakları
makine-teçhizat için, yatırım teşvik belgesinde yer alsa bile, istisnadan
yararlanmasına imkan tanıyan yazı verilmeyecektir.
3.3.2. Yatırım Teşvik Belgesi Sahibi
Mükelleflerin Finansal Kiralama Yoluyla Makine ve Teçhizat Temini
14/7/2009 tarih ve 2009/15199 sayılı
Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek yatırımlarda finansal kiralama şirketleri adına
teşvik belgesi düzenlenmesi uygulaması kaldırılmıştır. Söz konusu Kararın 3/6
ncı maddesinde "Finansal kiralama şirketleri aracılığıyla
gerçekleştirilecek yatırımlar için finansal kiralama şirketi adına ayrı bir
teşvik belgesi düzenlenmez. Yatırımcının mükellefiyetlerini yerine getirmemesi
halinde uygulanacak olan müeyyidelerden finansal kiralamaya konu makine ve
teçhizata tekabül eden bölümü kısmen veya tamamen finansal kiralama
şirketlerine de uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, anılan Kararın uygulanmasına
ilişkin 28/7/2009 tarih ve 27302 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2009/1 No.lu
Tebliğin 29/3 üncü maddesinde "Finansal kiralama şirketleri aracılığıyla
gerçekleştirilecek yatırımlar için finansal kiralama şirketi adına ayrı bir
teşvik belgesi düzenlenmeksizin yatırımcının teşvik belgesi dikkate alınarak ve
teşvik belgesini düzenleyen mercice onaylanan finansal kiralama işlemine konu
makine ve teçhizat listesi ile yerli temin ve/veya ithalat işlemleri yapılır.
Bu işlemlerde yatırımcı ile finansal kiralama şirketleri müteselsilen
sorumludur." denilmiştir.
Buna göre, finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek yatırımlar için finansal kiralama şirketi adına
ayrı bir teşvik belgesi verilmediğinden, vergi dairelerine dilekçe ile başvuran
ve adına teşvik belgesi düzenlenen yatırımcılara yazı verilirken aşağıdaki
hususa da yer verilecektir.
"Ayrıca, finansal kiralama şirketleri
aracılığıyla gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin finansal kiralama
şirketlerinin teşvik belgesi sahibi firmalara kiralanmak üzere teslim
alacakları veya ithal edecekleri makine ve teçhizat için teşvik belgesi sahibi
firma adına düzenlenen bu belge ile KDV Kanununun 13/d maddesi kapsamında
istisna uygulanabilecektir."
Bu yazıya istinaden finansal kiralama
şirketi yatırım teşvik belgesi eki listede yer alan ve yatırımcıya kiralanacak
olan makine ve teçhizatı Kanunun 13/d maddesindeki istisna kapsamında temin
edebilecektir. Finansal kiralama şirketinin bu kapsamda temin edeceği makine ve
teçhizatı, ilgili mevzuat uyarınca kiracının kullanımına bırakması ise
"teslim" hükmünde olmadığından genel hükümlere göre KDV'ye tabi
tutulacaktır.
Öte yandan finansal kiralama şirketi ile
yatırımcı (kiracı) arasında yapılan sözleşmede belirtilen sürenin sonunda,
makine-teçhizatın yatırımcının (kiracının) mülkiyetine geçmemesi veya yatırımın
teşvik belgesinde öngörüldüğü şekilde gerçekleşmemesi halinde, finansal
kiralama şirketine yapılan teslim sırasında alınmayan vergi tutarları KDV
Kanununun 13/d maddesi çerçevesinde yatırımcıdan (kiracıdan) vergi ziyaı cezası
uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.
"3.4. Taşımacılık İstisnası ([2])
3.4.1. İstisnanın Kapsamı
KDV Kanununun 14/1 maddesine göre, transit
ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında yapılan taşımacılık işlerinde, Bakanlar
Kurulu tarafından belirlenecek taşıma işleri vergiden müstesnadır. Bu hükmün
verdiği yetkiye dayanılarak yayımlanan 24/12/1984 tarih ve 84/8889 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasında
deniz, hava, kara ve demiryolu ile yapılan yük ve yolcu taşıma işleri KDV'den
istisna edilmiştir.
Söz konusu istisnanın uygulamasına ilişkin
11, 24, 25, 33, 81 ve 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde açıklamalar
yapılmıştır.
İstisna kapsamına; yabancı bir ülkede
başlayıp Türkiye'den geçerek yabancı bir ülkede sona eren, yabancı bir ülkede
başlayıp Türkiye'de sona eren ve Türkiye'de başlayıp yabancı bir ülkede sona
eren taşıma işleri girmektedir.
kapsamına giren taşıma faaliyetlerinin
tamamının veya bir kısmının başka taşımacılara yaptırılması halinde, gerek
taşıma işini yaptıran firmaya karşı muhatap olarak işi yüklenen organizatör
firmanın, gerekse ikinci derece yüklenici olarak fiili nakliyeyi gerçekleştiren
firmanın bu faaliyetleri istisna kapsamına girdiğinden her iki faaliyet de
vergiye tabi olmayacaktır. Ancak ikinci derece yüklenicinin taşıma faaliyetinin
Türkiye içinde başlayıp bitmesi halinde bu işlerin vergiye tabi olacağı
açıktır.
3.4.2. İstisnanın Tevsiki
KDV Kanununun 37/1 inci maddesinde aksine
hüküm bulunmadıkça mükelleflerin gerçek usulde vergilendirileceği, 40/1 inci
maddesinde de katma değer vergisinin mükelleflerin yazılı beyanları üzerine
tarh olunacağı hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, KDV uygulamasında gerçek
usulde vergilendirme esas olup, bu usule göre vergi, mükelleflerin beyanı
üzerine tarh edilmekte ve tahakkuk ettirilmektedir. Ayrıca, 1/1/2008 tarihinden
itibaren tüm KDV mükellefleri e-beyanname kullanmak suretiyle işlemlerini beyan
etmekte olup, beyannamede yüklenilen KDV gösterilip gösterilmediğine
bakılmaksızın mükelleflerden e-beyanname ekinde herhangi bir liste veya belge
talep edilmemektedir.
Diğer taraftan, mükellefin beyanının
gerçek durumu yansıtmadığı yönünde vergi dairesinde bir tereddüt oluşması
halinde mükelleften işlemlerini tevsik etmesi istenebilecektir.
Buna göre, KDV beyannamesinde istisna
olarak beyan edilen bir taşımacılık işinin istisna olduğu, Vergi Usul Kanununun
3 üncü maddesine göre, yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir.
Dolayısıyla, istisna kapsamında beyan
edilen uluslararası taşımacılık faaliyeti, tereddüt edilmesi halinde, taşıma
işinin niteliğine göre özet beyan veya özet beyana dayanak oluşturan belgelerle
tevsik edilebilecektir.
3.4.3. İade
KDV Kanununun 32 nci maddesi uyarınca, 14
üncü madde kapsamındaki taşımacılık istisnası ile ilgili fatura ve benzeri
vesikalarda gösterilen KDV, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanacak KDV den indirilecektir. Vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması
veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde
indirilemeyen KDV Bakanlığımızca tespit edilen esaslara göre bu işlemleri
yapanlara iade edilmektedir.
Uluslararası taşımacılık istisnası
nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen vergilerin iadesinin,
taşıma faturası ile indirilecek ve yüklenilen KDV listesinin yanı sıra, taşıma
işinin mahiyetine göre özet beyan veya özet beyana dayanak oluşturan tevsik
edici bir belgenin de eklendiği bir dilekçe ile talep edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, 31/05/2002 tarih ve 24771
mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği
(mülga), 07/10/2009 tarih ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Gümrük Yönetmeliği (mer'i) ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak, mer'i Gümrük
Yönetmeliğinin geçici 2 nci maddesi uyarınca, özet beyan ve gümrük
beyannamesine ilişkin olarak 1/1/2012 tarihine kadar mülga Gümrük Yönetmeliği
hükümleri uygulanmaya devam edilmiş, 1/1/2012 tarihi itibariyle mer'i Gümrük
Yönetmeliği hükümleri uygulamaya konulmuştur. Bu kapsamda uluslararası
taşımacılığa yönelik özet beyanın elektronik ortamda verilmesi uygulamasına
geçilmiştir.
Mer'i Gümrük Yönetmeliğinin 60 ıncı
maddesinde, bu Yönetmelikte aksi belirtilmediği sürece, Türkiye Gümrük
Bölgesine getirilen eşya için Gümrük Kanununun 35/A maddesine göre özet beyan
verileceği, 61 inci maddesinde, özet beyan aranmayacak haller düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin 63 üncü maddesinde ise, manifesto veya konşimento bilgilerinin
özet beyan olarak bilgisayar veri işleme tekniği yoluyla gümrük idaresine
gönderilmesi durumunda, özet beyana orijinal manifesto veya konşimentonun
eklenmesinin zorunlu olmadığı belirtilmiştir. Uygulamada da manifesto ve
konşimento bilgileri özet beyan olarak elektronik ortamda gümrük idaresine
gönderildiğinden, özet beyana ayrıca manifesto ve konşimento eklenmemektedir.
Ayrıca, Gümrük Yönetmeliğinin 118 inci
maddesinde uluslararası taşımacılıkta kullanılan taşıma belgeleri
düzenlenmiştir.
Söz konusu maddede,
- Deniz yoluyla yapılan taşımalarda
geminin kaptanı veya donatanı veya mümessili tarafından yükletene taşıma
belgesi olarak verilen konşimento,
- Hava taşımalarında, aynı anlamda ve
benzeri bilgileri kapsayan hava konşimentosu,
- Kara nakliyatında taşıyıcılar tarafından
konşimento yerine düzenlenen yük senedi (CMR),
- Demiryolu ile yapılan taşımalarda ise
benzeri bilgileri içeren CIM ve CIV belgeleri
gibi uluslararası kabul görmüş taşıma
belgelerinin kullanılacağı belirtilmiştir.
Dolayısıyla, manifesto veya konşimento
bilgilerini içeren özet beyanın yanı sıra, bu beyana dayanak oluşturan mer'i
Gümrük Yönetmeliğinin 118 inci maddesinde yazılı belgelerin de uluslararası
taşımacılığı tevsik eden belgeler olduğu açıktır. Özet beyan verilmeksizin,
özet beyana dayanak teşkil eden belgeler olan deniz taşımacılığında manifesto veya
konşimento, hava taşımalarında manifesto veya hava konşimentosu, kara
taşımacılığında kara manifestosu, tır karnesi veya yük senedi (CMR), demiryolu
taşımacılığında ise CIM ve CIV belgelerinden birisi de iade talebinde
kullanılabilecektir.
Öte yandan, transit taşımacılıkta transit
rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin beyanname bilgileri doğrultusunda alınan
Transit Refakat Belgesinin tevsik edici belge olarak kullanılabileceği
tabiidir.
Ayrıca, mer'i Gümrük Yönetmeliğinin 61
inci maddesinde yer alan taşımacılığın tevsikine ilişkin belgelerin de tevsik
edici belge olarak kabulü mümkün bulunmaktadır.
Yukarıda sayılan belgeler gümrük
idarelerince onaylanmasa dahi istisna kapsamında işlem yapan mükelleflerin iade
taleplerinde tevsik edici belge olarak kabul edilebilecek; ancak belgelerin
içeriği konusunda herhangi bir tereddüt yaşanması halinde ilgili gümrük
idaresinden bilgi istenebilecektir."
3.5. Diplomatik İstisna
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (D)
bölümü gereğince diplomatik misyonlar ve konsolosluklar ile uluslararası
kuruluşların mensuplarına KDV iadesi yapmaya;
Adana'da Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Ankara'da Kavaklıdere Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Antalya'da Üçkapılar Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Çanakkale'de Çanakkale (Merkez) Vergi
Dairesi Müdürlüğü,
Edirne'de Arda Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Erzurum'da Aziziye Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Gaziantep'de Şehitkamil Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
İstanbul'da Beyoğlu Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
İzmir'de Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Kars'da Kars (Merkez) Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Kayseri'de Mimar Sinan Vergi Dairesi
Müdürlüğü,
Mersin'de Uray Vergi Dairesi Müdürlüğü,
Trabzon'da Hızırbey Vergi Dairesi
Müdürlüğü
yetkili olup, iadeye ilişkin başvuruların
bu vergi dairelerine yapılması gerekmektedir.
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (D)
bölümü uyarınca Dışişleri Bakanlığının karşılıklılık ilkesini gözeterek,
ülkeler itibariyle belirlediği yıllık harcama limitlerini gösteren bilgiler ile
ilgililerin elektronik ortamda düzenledikleri vergi iade formları, diplomatik
istisnadan doğan KDV iadelerini yapmaya yetkili vergi dairelerine,
Başkanlığımız Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından her üç
aylık dönemin sonunda intikal ettirilecektir.
İade yapmaya yetkili vergi daireleri,
elektronik ortamda kendilerine gelen bilgi ve formlarla kağıt ortamında alınan
form ve diğer belgeleri karşılaştırmak suretiyle gerekli kontrolleri
yapacaklardır. İade yapmaya yetkili vergi daireleri, hak sahiplerinden, yabancı
misyon personel kimlik kartı numarası veya yabancılara mahsus kimlik numarası
dışında ayrıca vergi kimlik numarası istemeyeceklerdir.
İadeye esas olmak üzere vergi dairelerine
ibraz edilecek elektrik, su, haberleşme, uçak bileti, eğitim vb. harcamalara
ait fatura asıllarını ülkelerine de vermek/göndermek zorunda olan diplomatik
misyon mensupları, söz konusu belgelerin aslı ile birlikte fotokopilerini de
ibraz edebilecek, ilgili vergi dairesi, belgeler üzerinde gerekli kontrolü
yaptıktan sonra fotokopi nüshasına "aslı gibidir" kaşesini tatbik
etmek suretiyle asıl belgeleri ilgililere geri verecektir.
Diplomatik misyonlar ve konsolosluklar ile
uluslararası kuruluşların mensuplarına mal tesliminde veya hizmet ifasında
bulunan mükellefler, işlem bedeline bakılmaksızın 113 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğindeki açıklamalara uygun olarak ilgilinin adı soyadı ve kimlik
numarasını da yazmak suretiyle fatura düzenleyeceklerdir. Bu zorunluluğa
uymadığı tespit edilen mükellefler için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre gerekli cezai işlemin yapılacağı tabiidir.
Öte yandan, iade hakkı sahibi yabancı
misyon mensuplarının fatura yerine ödeme kaydedici cihaz fişi ibraz etmek
suretiyle iade talebinde bulunması mümkün bulunmamaktadır.
İlgililer tarafından harcamalara ilişkin
bildirim formları
doldurulurken, birden fazla sayfadan oluşan faturaların birinci sayfadaki
numarası tam olarak yazılacak, diğer sayfalara ait numaraların son üç hanesinin
arasına "-" işareti konularak kaydedilebilecektir.
Sağlık harcamaları ve uçak bilet
bedellerine ilişkin faturaların, iade hakkı sahibi yabancı misyonlar,
konsolosluklar ile uluslararası kuruluşların vergi muafiyetine sahip
mensuplarının eşleri adına düzenlenmesi halinde de iade taleplerinde
kullanılması mümkündür. Dolayısıyla, misyon mensuplarının eşleri adına
düzenlenen faturalar, karşılıklılık sağlanan teslim ve hizmet alımları
itibariyle, herhangi bir sınırlama olmaksızın, 113 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin (D) bölümünde belirtilen esaslar çerçevesinde iade işlemlerine konu
olabilecektir.
Yabancı misyonlar, konsolosluklar ile
uluslararası kuruluşların mensupları tarafından iadesi talep edilen KDV tutarı,
herhangi bir nedenle kısmen veya tamamen iade edilmediği takdirde, vergi
dairesi bu durumu ivedilikle ilgiliye resmi yazı ile bildirecektir.
Görev sürelerini tamamlayarak iade talep
dönemleri içinde ülkemizden ayrılacak yabancı misyon, iade formlarını,
ayrıldığı tarih itibariyle 113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde belirtilen dönem
ve sürelere bağlı olmaksızın vergi dairesine verebilecek, ancak vergi dairesi
bu talepleri ait olduğu döneme ilişkin diğer işlemlerle birlikte değerlendirip,
sonuçlandıracaktır.
3.6. Diğer İstisnalar
3.6.1. Basit Usulde Vergilendirilen
Mükelleflerin Teslim ve Hizmetleri
4842 sayılı Kanunla KDV Kanununun 17/4-a
maddesi değiştirilerek, 1/7/2003 tarihinden itibaren Gelir Vergisi Kanununa
göre basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve
hizmetler KDV'den istisna tutulmuştur.
Anılan Kanunun 8/2 nci maddesinde de
vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV'yi fatura veya benzeri
vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda
KDV gösterenlerin, bu vergiyi ödemekle mükellef oldukları hüküm altına
alınmıştır.
Buna göre, Gelir Vergisi Kanununa göre
basit usulde vergilendirilen mükellefler mal teslimleri ve hizmet ifalarında
KDV hesaplamayacaklar, yapacakları işlemler için KDV beyannamesi vermeyecek ve
KDV mükellefiyeti tesis ettirmeyeceklerdir.
Ancak düzenledikleri
belgelerde KDV gösteren veya "KDV dahildir" mealinde bir şerhe
(belgenin KDV satırını çizerek "KDV dahildir" yazılması veya KDV
satırı yerine belgenin herhangi bir yerine "KDV dahildir" yazılması
durumu değiştirmeyecektir) yer veren basit usulde vergilendirilen mükellefler
bu vergiyi Kanunun 8/2 nci maddesi gereğince beyan ederek ödeyeceklerdir. Bu
şekilde düzenlenen belgelerde gösterilen veya iç yüzde yoluyla hesaplanan
KDV'yi mal ve hizmet alan mükellefler indirim konusu yapabileceklerdir.
88 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin A/5
bölümünde, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin 1/7/2003 tarihinden önce
satın aldıkları malları bu tarihten sonra iade etmeleri halinde; iade edilen
mal için bir fatura düzenleyecekleri, bu faturaya tutar olarak iade edilecek
malın alış faturasındaki bedel ve KDV olarak gösterilen tutarların toplamının
yazılacağı ve faturaya bu hususu belirten bir şerh konulacağı, ayrıca alış
faturasının tarih ve numarasına atıfta bulunulacağı, basit usule tabi
mükellefin bu fatura nedeniyle vergi dairesine KDV ödemeyeceği, faturadaki
tutarın tamamını hasılat olarak hesaplarına alacağı, satıcının ise bu bedel
üzerinden iç yüzde yoluyla hesaplayacağı vergiyi indirim konusu yapacağı
belirtilmiş olup, basit usulde vergilendirilen mükelleflerin 1/7/2003
tarihinden sonra satın aldıkları malları iade etmeleri halinde de bu
açıklamalara göre işlem yapılması mümkün bulunmaktadır.
3.6.2. Serbest Bölgelerde İfa Edilen
Hizmetler
KDV Kanununun 17/4-ı maddesi ile serbest
bölgelerde verilen hizmetler KDV'den müstesnadır. Öte yandan, Serbest Bölgeler
Kanununun, 5810 sayılı Kanunla değişik, 6 ncı maddesinde, serbest bölgeler;
Türkiye Gümrük Bölgesinin parçası olmakla beraber, serbest dolaşımda olmayan
eşyanın herhangi bir gümrük rejimine tabi tutulmaksızın ve serbest dolaşıma
sokulmaksızın, gümrük mevzuatında öngörülen haller dışında kullanılmamak ya da
tüketilmemek kaydıyla konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası
önlemlerinin ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük
Bölgesi dışında olduğu kabul edilen ve serbest dolaşımdaki eşyanın bir serbest
bölgeye konulması nedeniyle normal olarak eşyanın ihracına bağlı olanaklardan
yararlandığı yerler olarak tanımlanmış ve bu bölgelerde gümrük ve kambiyo
mükellefiyetine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı hüküm altına
alınmıştır.
Aynı Kanunun 8 inci maddesinde de serbest
bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret
rejimine tabi olduğu, serbest bölge ile diğer ülkeler ve serbest bölgeler
arasında dış ticaret rejimi uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu çerçevede, serbest bölge içinde
gerçekleşen hizmet ifaları KDV'den müstesnadır. Hizmet ifa edenin serbest
bölgede faaliyette bulunma ruhsatının olup olmaması bu istisnanın uygulanmasına
engel teşkil etmemektedir.
Buna göre,
- Türkiye'de veya yurt dışındaki
firmaların bilfiil serbest bölge içinde sundukları temizlik, bakım, onarım,
montaj gibi hizmetler KDV'den müstesnadır.
- Bir serbest bölgeden diğer bir serbest
bölgeye verilen hizmetler KDV'den müstesnadır.
- Serbest bölgeden yurtdışına giden mallar
için serbest bölgede verilen gümrük müşavirliği hizmetleri KDV'den müstesnadır.
- Serbest bölgeden Türkiye'ye, Türkiye'den
serbest bölgeye gönderilen mallara ilişkin Türkiye'deki firmalarca serbest
bölgede faaliyet gösteren firmalara verilen gümrük müşavirliği hizmetleri
KDV'ye tabidir.
- Yurt içinden serbest bölgeye verilen
telekomünikasyon hizmetleri KDV'ye tabidir. Serbest bölge içerisinde faaliyet
gösteren işletmeler tarafından bu bölge içerisindeki işletmelere verilen
hizmetler ise KDV'den müstesnadır.
- Türkiye'de faaliyette bulunan
mükellefin, rapor, görüş, yazı, onay hazırlanması amacıyla serbest bölgeye
gidip inceleme, kontrol, denetleme v.b. yapması söz konusu hizmetle ilgili ön
hazırlık ve veri toplama mahiyetindedir. Bu hizmet, serbest bölgede ifa edilen
bir hizmet olmadığından genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
3.6.3. Tarımsal Amaçlı Kooperatiflerde KDV
Uygulaması
3.6.3.1. Tarımsal amaçlı kooperatiflere bedelsiz
olarak yapılan her türlü teslim ve hizmetler KDV Kanununun 17/2-b maddesi; bu
kooperatiflerin gerçek usulde gelir vergisine tabi olmayan çiftçilerden yapmış
olduğu mal ve hizmet alımları ise KDV Kanununun 17/4-b maddesi hükmü uyarınca
KDV'den müstesnadır.
3.6.3.2. 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanununun 4 üncü
maddesi kapsamında hayvan ıslahı, yetiştirme ve pazarlama amacı ile tüzel kişiliğe
sahip özel hukuk hükümlerine tabi kooperatif nitelikli olarak kurulan birlikler
Kurumlar Vergisi Kanunu ve KDV Kanununun 17/1-a ve 17/4-h maddeleri
hükümlerinin uygulaması bakımından kooperatif olarak değerlendirilmektedir.
KDV Kanununun 17/1-a maddesinde ifade
edilen tarımı yaymak, ıslah ve teşvik amacı, toprak analizleri; tarla
denemeleri; zirai araştırmaların yapılması; hububat sebze ve meyve üzerine
yapılan araştırma, inceleme ve ıslah çalışması; zirai mahsullerin muayene
edilmesi, fumigasyona tabi tutulması; damızlık tohum ve hayvan yetiştirilmesi;
orman yollarının yapılması; damızlık hayvan, damızlık fide, fidan, bağ çubuğu,
tohum ve faydalı böcekler gibi teslim ve hizmetleri kapsamaktadır.
Dolayısıyla, 4631 sayılı Hayvan Islahı
Kanununun 4 üncü maddesine göre kurulan birliklerin tarımı yaymak, ıslah ve
teşvik etmek amacıyla yaptıkları ve yukarıda belirtilen teslim ve hizmetleri
KDV Kanununun 17/1-a maddesi, arazi ıslahına ait yapmış oldukları hizmetler ise
aynı Kanunun 17/4-h maddesi uyarınca KDV'den istisna olacaktır.
3.6.3.3. "Kırsal Alanda Sosyal Riski Azaltma
Projesi" kapsamında tarımsal amaçlı kooperatiflerce üyelerine yapılan
damızlık inek, koyun, keçi teslimi, KDV Kanununun 17/1-a maddesi hükmü uyarınca
KDV'den müstesnadır. Bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün olmayan yem, gübre,
veterinerlik ve zirai mücadele ilaçları, temizlik malzemeleri, petrol ürünleri,
zirai alet ve makineler ile bu makinelere ait aksam ve yedek parça gibi
malların tesliminin ise KDV Kanununun 1/1 inci maddesi hükmü uyarınca KDV'ye
tabi tutulması gerekmektedir.
3.6.4 Teknoloji Geliştirme Bölgesinde
Faaliyette Bulunanlara Yönelik İstisna
KDV Kanununun geçici 20/1 inci maddesine
göre, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununa göre teknoloji
geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan girişimcilerin kazançlarının gelir
veya kurumlar vergisinden istisna bulunduğu süre içinde münhasıran bu
bölgelerde ürettikleri ve sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları,
sektörel, internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki
teslim ve hizmetleri KDV'den müstesnadır.
Söz konusu istisna teknoloji geliştirme
bölgesinde üretilen sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel,
internet, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımları şeklindeki teslim
ve hizmetleri kapsamaktadır. Teknoloji geliştirme bölgesinde üretilse dahi,
bunlar dışındaki teslim ve hizmetler istisna kapsamına girmemektedir.
Dolayısıyla, oyun programları, network uygulamaları gibi yazılımlar istisna
kapsamında bulunmamaktadır.
Öte yandan, teknoloji geliştirme
bölgesinde faaliyette bulunan girişimciler tarafından münhasıran bu bölgelerde
üretilen yazılımlar için alınan her türlü mal ve hizmet, söz konusu yazılım
satışlarının vergiden istisna olup olmadığına bakılmaksızın genel esaslara göre
KDV'ye tabi tutulacaktır. Benzer şekilde, bölgede faaliyette bulunan bir
firmaya bu bölgede verilen danışmanlık hizmeti de KDV'ye tabi olacaktır.
KDV Kanununun 30/a maddesinde ise vergiye
tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet
ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin
maliyetleri içinde yer alan KDV'nin indirim konusu yapılamayacağı hükme
bağlanmıştır.
Dolayısıyla, KDV Kanununun geçici 20/1
inci maddesi kapsamında yapılan teslim ve hizmetler için yüklenilen KDV'nin KDV
Kanununun 30/a maddesi gereğince indirim ve iadesi mümkün olmayıp söz konusu
vergi, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde işin mahiyetine göre
gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate
alınabilecektir.
Buna göre, Teknoloji Geliştirme Bölgesinde
faaliyette bulunan bir firmanın;
- Bölgede ürettiği "hastane bilgi
yönetim sistemleri yazılımı programı" satışı ile bu yazılıma yönelik
güncelleme işi Kanunun geçici 20/1 inci maddesine göre KDV'den istisna
olacaktır. Güncelleme dışında bu yazılımla ilgili verilen bakım, destek
(otomasyon) hizmetleri istisna kapsamında yer almamaktadır.
- Bölgede ürettiği eğitim yazılımları
Kanunun geçici 20/1 inci maddesine göre KDV'den istisna olacaktır. Ancak, bu
yazılımı teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyette bulunan firmadan alan
firmaların satışları genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi tutulacaktır.
- Kanunun geçici 20/1 inci maddesi
kapsamındaki teslim veya hizmetleri KDV'den istisna olacak, web sitesi
aracılığıyla verdiği reklam hizmeti ise bu kapsamda yer almadığından KDV'ye
tabi tutulacaktır.
- İşlevlerini yerine getirmek için yazılım
kullanan ürün, aygıt, eşya vb. donanımlar ile bu donanımlara ilişkin hizmetler
istisna kapsamına girmemektedir.
- Bölgede ürettiği yazılımı farklı
kişilere satması ya da satışın CD veya elektronik ortamda yapılması istisna
uygulanmasına engel değildir. Ancak, bu yazılımın bayilerce satışında istisna
uygulanmayacaktır.
- Bölgede üretilen yazılımın Kanunun 11 ve
12 nci maddeleri kapsamında ihraç edilmesi halinde, bu ihracata ilişkin
yüklenilen KDV'nin Kanunun 32 nci maddesine göre indirim ve iade konusu
yapılması mümkün bulunmaktadır.
3.6.5. Konut Yapı Kooperatiflerine Yapılan
İnşaat Taahhüt Hizmetlerinde KDV Uygulaması
KDV Kanununun geçici 15 inci maddesi ile
29/7/1998 tarihinden önce bina inşaat ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak
konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işleri KDV'den müstesnadır.
29/7/1998 tarihinden sonra bina inşaat
ruhsatı alınmış inşaatlara ilişkin olarak "konut yapı kooperatiflerine
yapılan inşaat taahhüt işleri" ise 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli (I)
sayılı listenin 12 nci sırası uyarınca % 1 oranında KDV'ye tabi tutulmaktadır.
Konut yapı kooperatiflerine yapılan inşaat
taahhüt işlerinde KDV uygulamasına ilişkin açıklamalara 49, 66 ve 106 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğlerinde yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oran
uygulanabilmesi için;
- Kooperatifin konut yapı kooperatifi
statüsünde olması,
- İşin konut yapı kooperatifine yapılması,
- Yapılan işin inşaat işi olması ve
taahhüde dayanması,
şartlarının yanısıra inşaatın yapıldığı
arsanın tapu sicilinde inşaat taahhüt hizmetini alan kooperatif tüzel kişiliği
veya kooperatifin bağlı olduğu üstbirlik adına tescil edilmiş ve inşaat yapı
ruhsatının konut yapı kooperatifine verilmiş olması da gerekmektedir.
Buna göre, yukarıda açıklanan şartlar
çerçevesinde, konut yapı kooperatiflerine ifa edilecek inşaat taahhüt işleri,
bina inşaat ruhsatının 29/7/1998 tarihinden önce alınmış olması halinde KDV'den
istisna tutulacak, bina inşaat ruhsatı bu tarihten sonra alınmışsa %1 oranında
KDV'ye tabi olacaktır.
Ancak inşaat yapı ruhsatının konut yapı
kooperatifine verilmediği durumlarda, söz konusu kooperatiflere verilecek
inşaat taahhüt işlerinde istisna ya da indirimli oranda KDV uygulanması mümkün
bulunmadığından bu kooperatiflere yapılacak teslim ve hizmetler, söz konusu
teslim ve hizmetler için belirlenen oranlarda KDV'ye tabi tutulacaktır.
3.6.5.1. İstisna veya İndirimli Oran
Uygulaması Kapsamına Giren İşlemler
İstisna veya indirimli oran uygulaması
kapsamına girip girmediği konusunda yukarıdaki genel tebliğlerde sayılmayan ve
Bakanlığımızca Bayındırlık ve İskan Bakanlığının görüşü çerçevesinde inşaat
taahhüt işi kapsamında değerlendirilebileceği anlaşılan işler aşağıda
belirtilmiştir;
- Ahşap taban rabıtası
- Alüminyum doğrama, alçıpan tavan
(alüminyum, polikarbon levha vb.) çatı kaplama, çatı trapez, alüminyum cephe
giydirme, aydınlatma armatür ve spotları
- Kapı, mutfak dolabı ve PVC pencere
yapımı
- Artezyen kuyusu ve elektrik trafosu
- Bahçe içi doğalgaz servis hattı
- Bahçe ve çim aydınlatma armatürleri
teslim ve montajı
- Bahçe yollarına kilitli parke taşı
döşenmesi
- Balkon veranda ve korkuluklarının imalat
ve yerine montajı
- Barbekü yapım işi
- Bekçi ve şantiye evi inşaatı
- Box yapımı
- Cam mozaik kaplama işi
- Çatı katı yan duvar üstü, pencere ve
balkon üstlerine mermer, baca dibi güvercinlik dereleri, su olukları
- Çelik kapı imalatı, montajı ve pres kapı
yapım işi
- Çevre düzeni işleri
- Çocuk parkı, plastik dış cephe kaplama
malzeme montaj işi
- Duşakabin montaj yapım işi
- Eco therm tipi garaj kapıları ve
motorlarının teslimi ve montaj işi
- Elektrik temini ve direk tipi trafo
- Fayans ve karo yerine ikame edilen
duvardan duvara rafting makine halısı döşenmesi
- Ferforje demir işleri
- Gazbeton elemanları
- Hasır çelik yapım
- Hazır beton imal edilip mikserlerle
götürülerek kalıplara dökülmesi işi (çimento, çakıl, kum ve suyun
transmikserlerle karıştırılarak ve şantiyeye nakledilerek pompalarla daha önce
hazırlanmış betonarme kalıplara basılması)
- Hazır demir imalatı (betonarme
demirlerinin projesine göre imalatçı tarafından fabrikada kesilip etriye,
çiroz, pilye, gönye ve diğer bükme işlerinin hazırlanıp inşaat sahasına nakli
ve kalıbı hazır katlara çıkarılıp yine projesine göre yerine monte edilerek
beton atmaya hazır hale getirilmesi işlemi)
- Hoparlör tesisatı
- İnce sıva, kör kasa
- Isı merkezi pompa grupları, ısıtma
eşanjörü, ısıtma şebekesi, boru tesisatlarının izolasyon malzeme ve montajı
- Isı ve su ve sığınak izolasyon işi
- Isıcam teslimi ve montajının ayrı ayrı
taahhüt edilmemesi şartıyla ısıcamın konutlara monte edilmesi
- İstinat duvarlarının yapımı, ara
yolların yapımı, yan duvarların yapımı ve fens teli ile çevrilmesi işi
- Kamelya yapım işi
- Kartonpiyer alçı ve montaj işleri
- Kapı kolu teslimi ve montajı işi
- Kapı zilleri, kapı görüşmeli kat
telefonları
- Klima tesisatı yapımı (split klima
tesisatı)
- Kombi ve tesisatı işi
- Kombi makinesi alımı-montaj işleri
- Konutlara bilgisayar sistemli elektronik
elektrik sayacı takılması
- Konutların mermer, doğrama ve
pencerelerin pen cinsinden yapımı
- Kooperatifin arsasına getirilecek yüksek
gerilim hattı ile yüksek gerilim trafolarının satın alınması ve satıcı
tarafından monte edilmesi
- Kooperatiflerin kalorifer bacalarının
yapım ve yapılmış bacaların tadil edilmesi
- Kooperatiflerin konut inşaatlarına
başlamak üzere arazilerinde yaya ve trafik yollarının açılarak, maki ve
bitkilerin temizlenmesi, buna bağlı olarak kayaların kırılarak yaya ve trafik
yollarının açılması
- Kum çıkarma ve nakli
- Makine alçı sıva, alçı dekorasyon
- Manyetik tip su arıtma cihazının,
içinden geçirilen sert suyun yumuşatılmasından sonra kullanıcılara verilmesini
sağlayan cihaz
- Merkezi ısıtma sistemlerinin doğalgaza
dönüştürülmesi ve doğalgaz hattı döşenmesi
- Merkezi kilit, zil sistemi ve diyafon
sistemi (görüntülü diyafon cihazı ve tesisatı yapım işi dahil)
- Mermer merdiven, sahanlık, limonluk,
süpürgelik ve eşik yapımı
- Mermer yapımı ve taş şömine işi
- Mermer merdiven dış cephe taş kaplama
işi
- Mutfak aspiratörü ve montajı işi
- Paratöner yapım işi
- Park ve sokak elektrik işleri
- (PDK) Prefabrik döşeme kirişleri yapım
işi
- Pencere ve balkon denizliklerinin
yaptırılması işi
- Ponzablok hafif yalıtım sistemleri
- Prefabrik trafo istasyon inşaatı ve bina
içindeki hücre inşaatları
- PTT telefon şebekesi hafriyat, menol ve
büz imalatı işi
- Saçak beton atılması ve blokların dış
kapı girişlerinin mermer kaplanması işi
- Sığınak inşası işi
- Su yalıtım işlemi
- Subasmanı ve binanın kaba inşaatı
- Telefon şebekeleri ankastraları yaptırılması,
çöp toplama kapları (konteynır) yapımı
- Temel duvarların beton ile desteklenmesi
işi
- Temel kazma, düzeltme, yol açıp çakıl
serme işi
- Tesfiye tabakası (şap yapım işi)
- Toprakaltı betonarme perde duvarlarının
su yalıtımı işi
- Trafo binası yapımı işi
- Tranşe-tesisat bağlama yapım işi
- Yağmur suyu olukları ile indirme
boruları montajı işi
- Yangın merdiveni
- Yol ve sanat yapıları inşaatı işi
- Mantolama
- Dış cephe ısı yalıtımı
- Elektronik kapı sistemi kurulması
- Garaj kapısı imalatı-montajı
- Münhasıran yönetim amaçlı yaptırılan
binalar
- Kooperatif arazisi üzerine güvenlik
sistemleri, kamera ve kayıt cihazları montajı
- Kooperatif üyelerinin sosyal ve kültürel
ihtiyaçlarını karşılamak üzere yaptırılan okul, hastane, sağlık ocağı, ibadethane
gibi yapılara ilişkin inşaat taahhüt işleri
Konut yapı kooperatiflerine yapılan ve 49
Seri No.lu KDV Genel Tebliğinde ve yukarıda belirtilmeyen inşaat taahhüt
işlerinin istisna kapsamına girip girmediği hususunda Başkanlığımızdan görüş
alınması gerekmektedir. Bu işlerin hepsinin veya birkaçının veya ayrı ayrı her
birinin müteahhitler veya taşeronlarca konut yapı kooperatiflerine yapılması,
istisna uygulamasına engel değildir. Müteahhitlerin konut yapı kooperatiflerine
karşı üstlendikleri inşaat taahhüt işlerinin bir kısmını taşeronlara
yaptırmaları halinde, taşeronun müteahhide verdiği hizmet genel esaslara göre
KDV'ye tabi olacaktır. Müteahhidin kooperatife yaptığı inşaat taahhüt işi ise
kooperatifin inşaat ruhsatının 29/7/1998 tarihinden önce alınmış olması halinde
KDV'den müstesna olacak, ruhsatın bu tarih veya daha sonra alınmış olması
halinde % 1 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
3.6.5.2. Arsa karşılığı inşaat işlerinde iki ayrı
teslim (birincisi arsa sahibinin müteahhide arsa teslimi, ikincisi müteahhidin
arsa sahibine konut teslimi) söz konusudur. Dolayısıyla, bu kapsamdaki işlemler
teslim mahiyetinde olduğundan kat karşılığı inşaat işlerinde konut yapı
kooperatiflerine ifa edilen bir inşaat taahhüt işinden söz edilemez.
Örneğin, yapı ruhsatında adı "yapı
sahibi" bölümünde yer alan bir konut yapı kooperatifinin, adı "yapı
müteahhidi" bölümünde yer alan bir konut yapı kooperatifi ile kat
karşılığı anlaşması durumunda yapı sahibi kooperatife konut teslimi söz konusu
olduğundan istisna ya da indirimli oran uygulamasından söz edilemeyecektir.
Bina inşaat ruhsatının "yapı müteahhidi" bölümünde adı yer alan konut
yapı kooperatifine bu kapsamda ifa edilen inşaat taahhüt işleri ise, işin
sahibi söz konusu konut yapı kooperatifi olmadığından ve dolayısıyla "işin
konut yapı kooperatifine yapılması"na yönelik şart gerçekleşmediğinden
genel hükümler çerçevesinde KDV'ye tabi olacaktır.
3.6.5.3. Tasfiyeye giren konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerine istisna veya indirimli oran
uygulanmayacaktır. Bu uygulama tasfiyenin hukuken ve fiilen başlaması ile
geçerli olacaktır. Tasfiye kararı alan ancak tasfiye uygulamasına hukuken ve
fiilen başlamayan, diğer bir deyişle tasfiye kararını ticaret siciline tescil
ettirmeyen kooperatifler istisna veya indirimli oran uygulamasından
faydalanmaya devam edecektir.
3.6.5.4. KDV Kanununa göre konut yapı
kooperatiflerine yapılan inşaat taahhüt işlerinde istisna veya indirimli oran
uygulaması, konutların kullanılmaya başlanılmasına (yapı kullanım izin belgesi
alınmasına) kadar yaptırılacak inşaat taahhüt işlerini kapsamaktadır.
3.6.6. Gümrüksüz Satış Mağazalarına
Yapılan Teslimler ile Bu Mağazaların Teslimleri
3.6.6.1. Yurtiçinden Gümrüksüz Satış
Mağazalarına Yapılacak Mal Teslimleri
KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde,
Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu hüküm altına
alınmıştır.
Aynı Kanunun 11/1-a maddesinde ihracat
teslimleri vergiden istisna edilmiş, 12 nci maddesinin 1 inci fıkrasında ise
bir teslimin ihracat teslimi sayılması;
- Teslimin yurt dışındaki bir müşteriye
veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine
yapılması,
- Teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti
gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olması
ya da yurt dışındaki müşteriye gönderilmek üzere yetkili gümrük antreposuna
konulması
koşullarının gerçekleşmesine bağlanmıştır.
Gümrük mevzuatına göre, gümrük antreposu
sayılan gümrüksüz satış mağazalarının T.C. gümrük bölgesi içinde faaliyet
gösterdikleri kabul edilmektedir. Bu çerçevede, söz konusu mağazalara yurt
içinden yapılan teslimler, T.C. gümrük bölgesinden geçerek yurt dışındaki bir
müşteriye vasıl olmadığından, hukuken ihracat teslimi sayılmamaktadır.
Dolayısıyla, gümrüksüz satış mağazalarına yurt içinden yapılacak teslimler KDV
Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince KDV'ye tabidir.
3.6.6.2. İthalat İşlemleri ve Gümrüksüz
Satış Mağazalarının Teslimleri
KDV Kanununun 1/2 nci maddesine göre, her
türlü mal ve hizmet ithalatı KDV'ye tabi tutulmuştur.
KDV Kanununun ithalat istisnasını
düzenleyen 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının; (b) bendi ile, 4458 sayılı
Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [(5) numaralı fıkrasının (a) alt bendi ile (7)
numaralı fıkrası hariç] kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna
malların ithali, (c) bendi ile, Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo
rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı
malların teslimi KDV'den müstesnadır.
Diğer taraftan, 4458 sayılı Gümrük
Kanununun 167 nci maddesinin birinci fıkrasının 4 numaralı bendi ile değeri 150
Euro'yu geçmeyen eşyanın ithali, 6 numaralı bendinin (a) alt bendiyle de değeri
430 Euro'yu geçmemek üzere yolcuların beraberindeki hediyelik eşya gümrük
vergisinden muaf tutulmuştur.
Buna göre, gümrük mevzuatı uyarınca gümrük
antreposu sayılan gümrüksüz satış mağazalarının gerçekleştirdikleri mal
teslimleri KDV Kanununun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
uyarınca KDV'den müstesnadır.
Ayrıca, gerçek kişiler tarafından
gümrüksüz satış mağazalarından KDV'den istisna olarak satın alınan bu malların,
Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin birinci fıkrasının 4 ve 6/a numaralı
bentleri kapsamında ithali de KDV Kanununun 16 ncı maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi uyarınca KDV'ye tabi değildir.
4. MATRAH
KDV Kanununun
20 nci maddesinde teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin
karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya
kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler
karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para,
mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet
ve değerler toplamını ifade ettiği; 24/b maddesinde ambalaj giderleri, sigorta,
komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon
karşılığı gibi unsurların, 24/c maddesinde de vade farkı, fiyat farkı, faiz vb.
unsurların matraha dahil olduğu hükme bağlanmıştır.
4.1. Atık Su Bedeli ve Çevre Temizlik
Vergisi
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun
mükerrer 44 üncü maddesinde yer alan çevre temizlik vergisine ilişkin hükümler,
1/1/2004 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5035 sayılı Kanunun 41 inci
maddesiyle yeniden düzenlenmiş ve sözü edilen tarihten itibaren atık suya
ilişkin çevre temizlik vergisi uygulamasına son verilmiştir.
2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon
İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 13/a maddesinde,
Genel Müdürlüğün (İSKİ) su satışı veya kullanılmış suların uzaklaştırılmasına
karşılık, tarifesine göre abonelerden alınacak ücretler gelirleri arasında
sayılmış, ek 5 inci maddesinde de bu Kanunun diğer büyükşehir belediyelerince
de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, su ve kanalizasyon hizmetleri
ayrı bir Kanunla düzenlenmiş bulunan büyükşehir belediyelerinde atık su
bedelleri 2560 sayılı Kanun hükmüne göre tahsil edilmekte olup büyükşehir
belediyeleri dışındaki belediyelerde atık suya ilişkin herhangi bir ücret
alınmamaktadır.
Bu itibarla, büyükşehir belediyelerince
kullanılmış suyun uzaklaştırılmasına karşılık tarifesine göre abonelerden
tahsil edilen bedelin KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir.
4.2. Belediyelere Ödenen Hal Rüsumu
Hal rüsumu, 5957 sayılı Sebze ve Meyveler
ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin
Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 2/d maddesinde "Malları satın alanlarca
toptan satış bedeli üzerinden ödenen meblağ" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun hal rüsumu kenar başlıklı 8/4
üncü maddesinde ise "Hal rüsumu, yeterli hizmet altyapısına sahip bankalar
nezdinde malın üretildiği yerdeki toptancı halinin bağlı olduğu belediye veya
işletmecisi adına açılacak hesaba beş iş günü içinde yatırılır. Bu hesapta
toplanan tutarın yüzde yetmiş beşi, malın tüketime sunulduğu yerdeki toptancı
halinin bağlı olduğu belediye veya işletmecisi adına açılacak hesaba aylık
olarak izleyen ayın beşinci gününe kadar aktarılır." denilmiştir.
Buna göre, Yaş Sebze ve Meyve Halinde
yapılan toptan satışlardan alınan hal rüsumu, KDV Kanununun 24/b maddesine göre
KDV matrahına dahil olacaktır. Bu tutarların ilgili belediyeye aktarılması ise
KDV'nin konusuna girmemektedir.
4.3. Hazinece Karşılanan Prim Tutarlarının
İdarece Yüklenicinin Hakedişinden Kesilmesinde KDV Matrahı
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin (ı) bendinde, "Bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları
çalıştıran özel sektör işverenlerinin bu maddenin birinci fıkrasının (a)
bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren
hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır."
hükmüne yer verilmiştir.
İşveren sigorta priminin belli bir
tutarının Hazine tarafından karşılanması suretiyle yapılacak hakediş
ödemelerinde, (söz konusu primler indirilse dahi) işveren sigorta priminin
Hazinece indirilmeden önceki hakediş bedeli üzerinden KDV hesaplanması
gerekmektedir. Bu itibarla; 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren
hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından
karşılanması nedeniyle işçilik maliyetleri içerisinde yer alan sigorta
primlerinde, dolayısıyla da toplam maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma
meydana gelmekle birlikte, söz konusu tutar Hazine tarafından işveren adına
ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar indirilmeksizin belirlenen toplam işlem
bedelinin KDV matrahı olarak dikkate alınması ve bu bedel üzerinden fatura
düzenlenerek KDV hesaplanması gerekmektedir.
Ayrıca; fazladan yararlanıldığı tespit
edilen sigorta primi teşvik tutarının mükellefin hakediş bedeli üzerinden
kesilmek suretiyle geri alınmasına yönelik uygulama, fazla yararlandırılan
Hazine yardımının tahsiline yönelik bir uygulama olup, bu durumun KDV matrahı
ile ilişkilendirilmesine imkân bulunmamaktadır.
4.4. 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanununun 4
üncü Maddesi Uyarınca Bandrol Ücreti Alınan Cihazlarda KDV Matrahı
Özel Tüketim Vergisi Kanununun 11/2 nci
maddesine göre verginin matrahı, (IV) sayılı listedeki malların teslimi ve ithalinde
hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç KDV matrahını oluşturan unsurlardan
meydana gelmektedir.
KDV Kanununun 24/b maddesi hükmü uyarınca
vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların matraha dahil olması
zorunludur.
3093 sayılı TRT Gelirleri Kanununun 4 üncü
maddesinde sayılan cihazları imal ve ithal edenlerden fabrika çıkış fiyatı veya
ithal maliyeti üzerinden bir defaya mahsus olarak alınan bandrol ücreti özel
tüketim vergisi matrahına dahil edilerek özel tüketim vergisi hesaplanacaktır.
KDV ise bandrol ücreti ve özel tüketim vergisi dahil bedel üzerinden
hesaplanacaktır.
4.5. Yurt İçi Teslimler ile İhraç Kayıtlı
Teslimlerde Oluşan Kur Farkları
KDV Kanununun 26 ncı maddesinde, bedelin
döviz ile hesaplanması halinde dövizin, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği
andaki cari kur üzerinden Türk parasına çevrileceği hüküm altına alınmıştır.
Konu ile ilgili 105 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinin E bölümünde açıklama yapılmıştır.
4.5.1. Yurt içinde KDV uygulanmak suretiyle
teslim edilen mallara ilişkin olarak,
- KDV dahil toplam bedelin dövize endeksli
olarak belirlenmesi durumunda vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarih ile
ödeme tarihi arasında ortaya çıkan kur farkı bedeline iç yüzde oranı
uygulanarak,
- Dövize endeksli toplam bedele KDV'nin
dahil edilmemesi durumunda vergiyi doğuran olay ile ödeme tarihi arasında
ortaya çıkan kur farkları üzerinden lehine kur farkı ortaya çıkan mükellef
tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanması ve kur farkının ortaya
çıktığı dönemde her iki mükellef tarafından genel esaslar çerçevesinde işlem
yapılması gerekmektedir.
4.5.2. KDV Kanununun 11/1-c maddesi hükmü
gereğince tecil-terkin uygulanmak suretiyle teslim edilen mallara ait bedelin
dövize endeksli olarak belirlenmesi durumunda, vergiyi doğuran olayın meydana
geldiği tarih ile ödeme tarihi arasında ihracatçı lehine ortaya çıkan kur
farkları için ihracatçı tarafından düzenlenecek faturada KDV hesaplanarak beyan
edilmesi gerekmektedir. Söz konusu KDV imalatçı tarafından genel esaslara göre
indirim konusu yapılabilecektir. İmalatçı lehine kur farkı ortaya çıkması
halinde 25 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin D bölümüne göre işlem yapılması
gerekmektedir.
5. ORAN
Mal ve hizmetlere uygulanacak KDV
oranları, KDV Kanununun 28 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar
Kurulu tarafından belirlenmektedir. Bu yetkiye dayanılarak yayımlanan
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile yapılan belirlemeye göre,
Kararname eki I sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, II sayılı
listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8, bu listelerde yer almayan
vergiye tabi işlemler için % 18 oranında KDV uygulanmaktadır.
Bu çerçevede, bazı mal ve hizmetlere
uygulanacak KDV oranları ile ilgili aşağıda açıklama yapılmıştır.
5.1. Kararname eki I sayılı listenin 1 inci
sırasında yer alan kuruyemişlerin şeker, soya veya benzeri maddelerle
kaplanarak satışa sunulması halinde %8 oranında KDV uygulanacaktır. Çeşitli
kuruyemişlerin karıştırılarak satışa sunulması halinde ise, bu karışım içinde
yer alan en yüksek orana tabi olan kuruyemişin oranının uygulanması
gerekmektedir.
5.2. Kararname eki I sayılı listenin 4 üncü
sırasında "Buğday unu,
buğday unundan imal edilen ekmekler (kepekli olanlar dahil, diğer katkı
maddeliler hariç), yufka," yer
almaktadır. Buğday unundan üretilen hamburger ekmeği, tost ekmeği ve sandviç
ekmeği gibi ekmekler ile ramazan pidesi, boş pide ve lavaş teslimleri de bu
kapsamda %1 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
5.3. Kararname eki II sayılı listenin "Diğer Mal ve
Hizmetler" başlıklı B
bölümünün 15 inci sırası "Üniversite
ve yüksekokullar ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu, 2828 sayılı
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 573 sayılı Özel Eğitim
Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında verilen eğitim ve öğretim
hizmetleri, "Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği" kapsamında
verilen öğrenci taşıma servis hizmetleri ile "Özel Öğrenci Yurtları
Yönetmeliği" hükümlerine tabi yurtlarda verilen hizmetler," şeklindedir.
Bu sırada sayılan mevzuat kapsamındaki
öğrenci hazırlık kursları, beceri kazandırma ve meslek edindirme kursları,
sürücü kursları ve özel eğitime muhtaç olanlara verilen eğitim ve öğretim
hizmetlerinde de %8 oranında KDV uygulanacaktır.
Diğer taraftan, Okul Servis Araçları
Hizmet Yönetmeliği kapsamında verilen öğrenci taşıma servis hizmetinin fiilen
alt yükleniciler tarafından gerçekleştirilmesi ve bunların okul idaresi,
öğrenci veya organizatör şirkete düzenlediği faturalarda "öğrenci taşıma
servis hizmeti" ibaresinin yer alması halinde alt yüklenici tarafından
yapılan bu hizmete de %8 oranında KDV uygulanacaktır.
5.4. Kararname eki II sayılı listenin "Diğer Mal ve Hizmetler" başlıklı B bölümünün 14 üncü sırasında
genellikle öğrenciler tarafından kullanılan "kurşun
kalem, boya kalemleri, sulu boya ve pastel boyalar, okul defterleri, silgi,
kalemtıraş, cetvel, pergel, gönye, iletki," yer almaktadır. Buna göre, yazı,
resim, müsvedde, müzik defteri, not ve bloknot şeklindeki defterlerin
tesliminde %8 oranında KDV uygulanacaktır. Bunların kağıt ve kartondan,
çizgili, çizgisiz ve kareli, spiralli olması, kapaklarının kağıt, plastik veya
diğer malzemelerden yapılmış olması indirimli oran uygulanmasına engel
değildir.
Ancak, hatıra defteri, adres defteri,
kayıt defteri, hesap defteri, sipariş defteri, makbuz defteri, randevu defteri
ile ticari defterler, fihrist, ajanda, günlükler ve benzerleri okul defteri
kapsamında mütalaa edilemeyeceğinden, bunların tesliminde genel vergi oranı
(%18) uygulanacaktır.
Kurşun kalemler, kalemtıraşla açılmaya
elverişli ağaç cıdarlı kalemlerdir. Bunların numaralı olup olmaması durumu
değiştirmemektedir. Ancak, mekanik versatil çelik uçlu kalemler ve bunların
uçları %18 oranında KDV'ye tabi olacaktır. Boya kalemleri kapsamına kuru
boyalar girmekte olup keçeli olan boya kalemleri bu kapsamın dışındadır.
Suluboyalar, preslenmiş veya tüp halinde satılan ve suda çözülebilen
boyalardır. Cetvel kapsamına geometrik şekilli olanlar, inç cetveli ve T
cetveli dahildir. Plastik harf, yazı ve şekil şablonları ise genel oranda
vergiye tabi tutulacaktır.
5.5. Kararname eki II sayılı listenin "Diğer Mal ve Hizmetler" başlıklı B bölümünün 21 inci sırasında "İlgili Bakanlıklar
tarafından ya da kanunlarla izin verilen gerçek ve tüzel kişiler tarafından
yerine getirilen insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis,
tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri (hayvan ırkının ıslahına yönelik hizmetler
dahil), ambulans hizmetleri," yer
almaktadır.
Bu düzenlemenin kapsamına insan ve hayvan
sağlığına yönelik olarak verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve
rehabilitasyon hizmetleri ile hayvan ırkının ıslahına yönelik olarak suni
tohumlama hizmetleri ve ambulans hizmetleri girmektedir.
5.6. Kararname eki II sayılı listenin "Diğer Mal ve Hizmetler" başlıklı B bölümünde yer alan 27 nci
sıra uyarınca "Belediyeler
veya bunların iktisadi işletmeleri tarafından verilen atık su hizmetleri" ne %8 oranında KDV uygulanacaktır.
Büyükşehir belediyeleri dışında kalan belediyeler tarafından su faturaları ile
tahsil edilen atık su ile ilgili çevre temizlik vergisine KDV
uygulanmamaktadır. Ancak, büyükşehir belediyelerince atık su hizmetleri için
tahsil edilen tutar yüksek yargı organlarınca verilen muhtelif kararlarda bedel
içerisinde mütalaa edildiğinden KDV'ye tabi bulunmaktadır. Su teslimlerine
uygulanacak KDV'ye paralel olarak atık su hizmetleri için uygulanacak KDV oranı
da %8 olarak belirlenmiştir.
5.7. Kararname eki I sayılı listenin 3 üncü
sırasında "zeytin", II sayılı listenin 16 ncı sırasında ise Türk
Gümrük Tarife Cetvelinin 20 no.lu faslında yer alan mallar yer almaktadır.
Buna göre, siyah zeytin, yeşil zeytin ve
herhangi bir katkı maddesi ihtiva etmeyen salamura çizik yeşil zeytinin toptan
teslimlerinde %1, perakende teslimlerinde %8, içi biberle, bademle, sarımsakla
veya herhangi bir katkı maddesi ile doldurulmuş yeşil zeytin, soslu yeşil veya
siyah zeytin, çekirdeği çıkarılmış, dilimlenmiş yeşil veya siyah zeytin ile
zeytin ezmesinin toptan ve perakende telimi taze sebze ve meyvelerin konserve
ve salamuraları kapsamında %8 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
5.8. Tekstil ve Konfeksiyon Ürünlerinde
Oran uygulaması
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 3, 4, 5, 6, 7, 8, ve 9 uncu sıralarına göre iplikler, mensucat, iç ve
dış giyim eşyası, işlenmiş deri ve köseleler ile bunlardan imal edilen giyim
eşyası, ayakkabı, terlik ve çizme, çanta, bavul, valiz, halı ve dokumaya
elverişli maddelerden diğer yer kaplamalarının KDV oranı % 8'dir. KDV oranı % 8
olarak tespit edilen bu malların kapsam ve niteliği aşağıda açıklanmıştır.
5.8.1.
İplikler: Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 3
üncü sırasında, " İplikler
ve iplik imali için hazırlanan her nevi filamentler, lifler, vb. (Pamuktan,
yünden, tiftikten, hayvan kıllarından, ipekten, sentetikten, suni maddelerden,
dokumaya elverişli her nevi maddelerden veya bunların karışımlarından elde
edilenler)," hükmü yer
almaktadır. Aşağıdaki mallar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
-İpek ipliği; ipek döküntülerinden elde
edilen iplikler,
-Yün iplikleri; hayvan kıllarından iplikler,
-Pamuk, keten, jüt ve dokumaya elverişli
diğer bitkisel liflerden iplikler (iplik imali için hazırlanmış lifler
dahil),
-Sentetik ve suni filament iplikleri;
sentetik ve suni monofilamentler,
-Sentetik ve suni filament demetleri;
sentetik ve suni devamsız lifler ile bunların iplikleri,
-İpek ipliğinden katgüt taklitleri; ipek
böceği guddesinden elde edilen iplikler,
-Gipe iplikler,
-Vulkanize edilmiş kauçuktan iplikler,
-Yukarıda sayılan iplik ve liflerin
kırpıntı, döküntü, toz ve tarazları,
-Metalize görünümü verilmek amacıyla
boyanmış iplikler (gerçek metalize iplikler ile metalize maddenin
püskürtülmesi ile elde edilen iplikler hariç).
5.8.2. Mensucat : Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 4 üncü sırasında, "Pamuklu,
yünlü, ipekli, sentetik, suni veya bunların karışımlarından örme dahil her nevi
mensucat (pamuk, keten, ipek, sentetik, suni, kauçuk iplik, lif ve
benzerleriyle, hayvan kıllarıyla, dokumaya elverişli maddelerle veya bunların
karışımları ile birlikte; el tezgahlarında veya diğer şekillerde dokunsun
dokunmasın, ağartılmış, boyanmış, baskılı vb. şekillerde olsun olmasın),
emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli
mensucat, dokunmamış mensucat, vatka, keçe ile her nevi dantela, kordela,
kordon ve işlemeler," hükmü
yer almaktadır. Aşağıdaki mallar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
-İpek veya ipek döküntülerinden mensucat,
-Yün ve hayvan kılından veya bunların
birlikte dokunmasından elde edilen mensucat,
-Pamuklu mensucat,
-Dokumaya elverişli bitki liflerinden
dokunmuş mensucat,
-Sentetik ve suni filament ipliklerinden
dokunmuş mensucat,
-Sentetik ve suni devamsız liflerden
dokunmuş mensucat,
-Vatka; keçe; dokunmamış mensucat,
-Dokunmuş kadife, tırtıl ve pelüş mensucat;
havlu cinsi bukleli ve tufte edilmiş mensucat; gaz mensucat, tüller ve diğer ağ
mensucat; el ve makine işi dantelalar; kordelalar; dokumaya elverişli
maddelerden işlenmemiş etiketler, armalar ve benzeri eşya; parça halinde
kordonlar, işleme yapılmamış şeritçi eşyası ve benzeri süs eşyası, ponponlar ve
benzeri eşya; işlemeler,
-Kapitoneli mensucat,
-Kauçuklu mensucat,
-Dokunmaya elverişli mensucattan dokunmuş
ve örülmüş mensucat,
-Şapkacılıkta kullanılan bukran ve benzeri
sertleştirilmiş mensucat,
-Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 3 üncü sırasında yer alan iplik ve liflerden örme mensucat,
-Yukarıda sayılan mensucatın döküntü ve
kırpıntıları.
5.8.3. İç ve Dış Giyim Eşyası ile
Mensucattan Ev Tekstil Ürünleri
Kararname eki II sayılı listenin B bölümünün
5 inci sırasında, "Yukarıdaki
4 numaralı sırada yazılı mensucat, vatka, keçe ve dantela, kordela, kordon ve
işlemelerden mamul; iç ve dış giyim eşyası (şapka, kravat, kaşkol, kemer,
çorap, eldiven vb. dahil), havlu, bornoz, perde, çarşaf, yastık, yorgan,
battaniye, uyku tulumu, her türlü kılıf ve örtüler ile bunların benzeri ev
tekstil ürünleri (taşıtlarda kullanılanlar dahil) (yataklar hariç)," hükmüne yer verilmiştir.
Aşağıdaki ürünler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Pamuk, keten, ipek, yün, sentetik, vatka,
keçe, dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; örme veya örülmemiş giyim
eşyası [paltolar, kabanlar, ceketler, pelerinler, anoraklar, elbiseler,
gelinlikler, tulumlar, pantolonlar, gömlekler, bluzlar, iç çamaşırları, pijama
ve gecelikler, bornozlar, tişörtler, kazaklar, spor kıyafetleri, çoraplar,
koruyucu olanlar dahil her türlü eldivenler, eşarp, fular, kaşkol ve atkılar,
yağmurluklar, mesleki kıyafetler, mendiller, koruyucu olanlar dahil her türlü
şapka ve başlıklar (bunların taslakları, astarları, kılıfları, siperlikleri
dahil), dizlikler, getrler, tozluklar, bacak koruyucular, bellikler, kemerler,
cüppe, rahip ve rahibe kıyafetleri ve benzerleri, kullanılmış giyim eşyası.]
Pamuk, keten, ipek, yün, sentetik, vatka,
keçe, dantela, kordela, kordon ve işlemelerden mamul; battaniyeler (elektrikli
olanlar dahil), uyku tulumu, yatak çarşafları, masa örtüleri, tuvalet ve mutfak
bezleri, perdeler, yatak örtü ve koruyucuları, temizlik bezleri, yastıklar,
yorganlar, minderler, puflar, paspaslar, (çuval, torba ve benzerleri ile
yataklar hariç).
5.8.4. İşlenmiş Post, Deri, Kösele ve
Taklitleri ile Bunlardan Yapılan Giyim Eşyası 320/4
(1) Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 6/a sırasında, "İşlenmiş
post, deri ve köseleler ile bunların taklitleri ve bunlardan mamul giyim eşyası
(şapka, kemer, kravat, eldiven ve benzerleri dahil)," hükmü yer almaktadır. Aşağıdaki
ürünler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Kürkler hariç olmak üzere, koyun, kuzu,
keçi, oğlak, sığır, dana, at, domuz, sürüngen ve benzerlerinin işlenmiş post,
deri ve köseleleri (ham olanlar hariç), güderi, rugan ve ruganla kaplanmış deri
ve köseleler, metalize deri ve köseleler, kromlu deri ve benzerleri, bunların
taklitleri, post, deri, kösele ve taklitlerinin kırpıntı, döküntü, talaş, toz
ve unları.
İşlenmiş post, deri, kösele ve
taklitlerinden (kürkten olanlar hariç) mamul iç ve dış giyim eşyası (manto,
palto, pardösü, ceket, mont, pantolon, etek vb.), şapka, kemer, kravat, eldiven
(koruyucu eldiven dahil), mendil.
(2) Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 6/b sırasında, 18/12/2007 tarihli ve 2007/13007 sayılı Kararnamenin
eki İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
"4302.19.95.00.19 Diğerleri" pozisyonunda yer alan eşyalardan yalnız
sığırların (bufalo dâhil) dabaklanmış ve aprelenmiş kürkleri yer almaktadır.
5.8.5. Ayakkabılar
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 7 nci sırasında, "Her
nevi maddeden mamul ayakkabı, terlik, çizme ve benzerleri," hükmü yer almaktadır. Aşağıdaki
ürünler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Her nevi maddeden ayakkabılar (spor, kayak
vb. dahil), terlikler, botlar, çizmeler (3, 4 ve 6/a sıralarında yer alan
maddelerden mamul olanlar dışındaki ayakkabı aksamı hariç).
5.8.6.
Çanta, Bavul, Valiz vb. Eşya
Tasarruflu Yazılar 1
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 8 inci sırasında, "Her
nevi maddeden mamul çanta, bavul, valiz ve benzerleri,"hükmü yer
almaktadır. Aşağıdaki ürünler bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Her nevi maddeden, bavullar, valizler,
okul ve evrak çantaları, el çantaları, bilgisayar çantaları, spor çantaları,
erzak çantaları, sırt çantaları, portföyler, (cüzdan, gözlük kılıfları, dürbün
mahfazaları, fotoğraf
makinesi mahfazası, müzik aletleri mahfazaları, silah ve tabanca, bıçak
kılıfları, sigara ve tabaka kutuları mahfazaları ve benzeri mahfazalar ile
yorgan, battaniye, yatak örtüsü v.b.'nin ambalajı mahiyetindeki plastik veya
benzerlerinden çanta şeklindeki mahfazalar hariç).
5.8.7. Halılar ve Diğer Dokumaya Elverişli
Maddelerden Yer Kaplamaları
Kararname eki II sayılı listenin B
bölümünün 9 uncu sırasında, "Halılar
ve diğer dokumaya elverişli maddelerden yer kaplamaları," hükmü yer almaktadır.
Aşağıdaki ürünler bu kapsamda
değerlendirilmektedir.
Dokumaya elverişli maddelerden el ve
makine halıları (duvar halıları dahil), yer kaplamaları, kilim, sumak, karaman
ve benzeri yer döşemeleri, karolar.
Linoleum; bir sıvama veya kaplama
maddesinin dokumaya elverişli mesnet üzerine tatbiki suretiyle elde edilen yer
kaplamaları.
5.9. Fason Olarak Yapılan Tekstil ve
Konfeksiyon İşlerinde Oran Uygulaması
2007/13033 sayılı Kararname eki II sayılı listenin B bölümünün
10 uncu sırasında yer alan "Fason olarak yapılan tekstil ve konfeksiyon
işleri" ne %8 oranında KDV uygulanmaktadır.
Fason olarak yapılan tekstil ve
konfeksiyon işlerinde indirimli KDV oranı uygulamasına ilişkin olarak 105 Seri
No.lu KDV Genel Tebliğinin (A/2.1) bölümünde açıklama yapılmıştır.
Buna göre, tekstil ve konfeksiyon
sektöründeki, boyama, apre, baskı ve kasarlama işlerinde boya ve kimyevi
maddelerin, yıkama işlerinde kimyevi maddelerin bu işleri yaptıranlar
tarafından temin edilip bu işleri yapanlara verilmesi halinde indirimli oran
kapsamında işlem yapılacaktır. Ancak, bu işlerde boya ve kimyevi maddelerin
fason işi yapanlar tarafından temin edilip kullanılması halinde yukarıda
belirtilen işlere genel vergi oranı uygulanacaktır.
Bunlar dışında kalan; ütüleme, çözgü,
haşıl, dikim, kesim, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri
bütün fason işlerde %8 oranı uygulanacaktır. Bu işlerin, boya ve kimyevi
maddelerin işi yapan tarafından temin edilerek kullanıldığı boyama, apre,
kasarlama, baskı ve yıkama işleri ile birlikte yapılması halinde, %8 ve %18
oranına tabi işler için ayrı fatura düzenlenmesi veya aynı faturada bu işlerin
ayrıca gösterilmesi ve her bir işin bedeli üzerinden tabi oldukları oranda KDV
hesaplanması gerekmektedir.
Ancak, boyama, apre, baskı, kasarlama ve
yıkama işleri ile birlikte bir bütün olarak verilen ve bu işlerden, işlem
sürecinin bir parçası olarak ayrıştırılmayan ütüleme, zımparalama, şardon ve
ram gibi hizmetlere de boyama, apre, baskı, kasarlama ve yıkama işlerinin tabi
olduğu KDV oranı uygulanacaktır.
Örneğin; boya ve kimyevi maddelerin işi
yapanlar tarafından temin edildiği boyama işi ile birlikte bir bütün olarak
verilen hizmetin parçası olan ram işi de boyama kapsamında değerlendirilecek ve
fatura " Boyama Hizmeti " olarak düzenlenip, hizmetin tamamına % 18
oranında KDV uygulanacaktır. Ancak bu örnekte belirtilen boyama işinin, boya ve
kimyevi maddelerin hizmeti yaptıranlar tarafından temin edilerek yapılması
halinde, boyama işi bir fason hizmet olarak % 8 oranında KDV'ye tabi
olacağından, ram işi de hizmetin bütünü içerisinde % 8 oranında KDV'ye tabi
olacaktır.
Öte yandan, ütüleme, çözgü, haşıl, dikim,
kesim, tıraşlama, zımpara, şardon, yakma, ram, nakış ve benzeri işlerden bir
veya bir kaçının, boyama, apre, kasarlama, baskı ve yıkama işlerinin bir
parçası olmaksızın verilmesi halinde fason hizmet olarak % 8 oranında KDV'ye
tabi olacaktır.
Tekstil ve konfeksiyon sektöründeki
hizmetlerle ilgili olarak %8 ve %18 oranına tabi olan işlerin aynı faturada
gösterilmesi halinde, uygulanacak KDV oranları itibariyle işler, oran bazında
iki ayrı grupta gösterilebilecek, ancak %8 ve %18 oranı uygulanan işlerin
mahiyetine ilişkin açıklamaya faturada ayrıca yer verilecektir.
5.10. Araçların Tesliminde Oran Uygulaması
2007/13033 sayılı Kararname eki I sayılı
listenin 9 uncu sırasında;
"Aşağıda tanımları yapılan
motorlu taşıtlardan yalnız "kullanılmış" olanlar,
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
8701.90.50.00.00 Kullanılmış olanlar ile 87.03 pozisyonundaki binek
otomobilleri ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu
taşıtlar (87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış
arabaları dahil). [(Yalnız binek otomobilleri, steyşın vagonlar, yarış
arabaları, arazi taşıtları, jipler, vb., motorlu karavanlar, elektrik, gaz,
güneş enerjili vb. motorlu taşıtlar, "8703.10.11.00.00 özellikle kar
üzerinde hareket etmek için dizayn edilmiş sıkıştırma ateşlemeli içten yanmalı
pistonlu motorlu olanlar (dizel veya yarı dizel) veya kıvılcım ateşlemeli içten
yanmalı pistonlu motorlu taşıtlar", "8703.10.18.00.00
diğerleri"] [Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus arabalar, para arabaları,
cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel amaçla yapılmış motorlu
taşıtlar hariç.] (Katma Değer Vergisi Kanununun 30/b maddesine göre binek
otomobillerinin alımında yüklenilen katma değer vergisini indirim hakkı bulunan
mükelleflerin, bu araçları tesliminde bu Kararın 1 inci maddesinin (a) bendinde
öngörülen vergi oranı uygulanır.),"
ifadesine yer verilmiştir.
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararnamesinin 1 inci maddesinin (5) no.lu fıkrasında, (I) sayılı listenin 9
uncu sırasında yer alan "kullanılmış" deyiminin 4760 sayılı Özel
Tüketim Vergisi Kanununa göre özel tüketim vergisine tabi olmayan taşıtları
ifade ettiği belirtilmiştir.
87.03 pozisyonunda yer alan eşyaların
tanımına ilişkin olarak, 27/7/2005 tarih ve 25888 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan 8 Seri No.lu Gümrük Genel Tebliği (Tarife-Sınıflandırma Kararları)
ile 6/2/2010 tarih ve 27485 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2 Seri No.lu
Gümrük Genel Tebliğinde (Gümrük Tarife Cetveli Açıklama Notları) de açıklamalar
yapılmış bulunmaktadır.
Buna göre;
5.10.1. 1+1, 1+3, 1+4 veya 1+7 koltuklu, şoför ve
öndeki yolcunun arkasındaki kısımda emniyet kemerleri veya emniyet kemeri
montajı için tertibat, koltuk ve emniyet ekipmanı montajı için sabit tertibat,
aracın iç kısmının her tarafında, araçların yolcu bölümlerinde yer alan konfor
özellikleri ve iç döşemeleri (örn. yer kaplamaları, havalandırma, iç aydınlatma,
küllükler), iki yan panel boyunca arka camları bulunan (en arkada yük bölümünün
sağ ve sol taraflarında cam bulunsun bulunmasın); şoför ve öndeki yolcuların
bölümü ile insan veya eşya taşınması için kullanılan arka bölüm arasında sabit
bir panel veya bariyer bulunmayan kapalı kasa motorlu taşıtlar 87.03
pozisyonunda yer almakta olup, binek otomobiller bu kapsamda
değerlendirilmektedir.
87.03 pozisyonunda tanımlanan binek
otomobiller ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar
(87.02 pozisyonuna girenler hariç) (steyşın vagonlar ve yarış arabaları dahil)
hem insan hem eşya taşıyabilen motorlu araçlar gibi "çok amaçlı
araçları" kapsamaktadır.
Sürücü dahil 10 veya daha fazla kişi
taşımaya mahsus motorlu taşıtlar 87.02 pozisyonunda yer almaktadır.
Ambulanslar, mahkum taşımaya mahsus
arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel
amaçla yapılmış motorlu taşıtlar 87.03 pozisyonunda yer almakla birlikte,
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi eki I sayılı listenin 9 uncu
sırası haricinde tutulmuştur.
5.10.2. 30/3/2009 tarihinde yürürlüğe giren
2009/14812 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile, 2007/13033 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararnamesine ekli (I) sayılı listenin 9 uncu sırasına 30/3/2009 tarihinden
geçerli olmak üzere "8701.90.50.00.00 Kullanılmış olanlar ile"
ibaresi eklenmiştir.
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
8701.90.50.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda, tekerlekli zirai
traktörler ve ormancılıkta kullanılan tekerlekli traktörlerin (motokültörler
hariç) kullanılmış olanları yer almaktadır.
5.10.3. Kamyonet türü araçlar genellikle birden
fazla koltuk sırasına sahiptirler ve biri insan taşınmasına mahsus kapalı bir
kabin ve eşya taşınmasına mahsus açık veya kapalı bir alan olmak üzere iki ayrı
alandan meydana gelirler. Bununla birlikte, bu tür araçların ikiden fazla aksı
olması veya eşya taşımaya mahsus alandaki azami dahili taban uzunluğunun aracın
dingiller arası mesafesinin % 50'sinden fazla olması halinde, bu araçlar 87.03
pozisyonunda sınıflandırılmazlar.
5.10.4. Birden fazla koltuk sırasına sahip olan
panelvan türü araçlar 87.03 pozisyonu "Armonize Sistem İzahnamesinde"
verilen göstergeleri karşılamalıdır. Ancak, arka kısımda güvenlik teçhizatı ve
koltukların yerleştirilmesi için sabit tutturma noktaları ve bağlantı
elemanlarının bulunmadığı bir sıra koltuğa sahip olan panelvan türü
araçlar, yolcu alanı ile yük alanı arasında sabit bir panel veya bariyer ya da
yan panellerde pencereleri bulunsun veya bulunmasın 87.03 pozisyonunda
sınıflandırılmazlar.
5.10.5. 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararnamesine ekli I sayılı listenin 9 uncu sırasında, KDV Kanununun 30/b
maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklenilen KDV'yi indirim hakkı
bulunan mükelleflerin, bu araçları tesliminde % 18 oranında KDV uygulanacağı
belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 2008/13426 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararnamesinin 2 nci maddesinde; KDV Kanununun 30/b maddesine göre binek
otomobillerinin alımında yüklenilen KDV'yi indirim hakkı bulunan mükelleflerin,
kiralamak veya çeşitli şekillerde işletmek üzere iktisap ettikleri ve
31/12/2007 tarihi itibarıyla aktiflerinde veya envanterlerinde bulunan binek
otomobillerinin iktisap tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslime konu
olması halinde, bu teslimde % 1 oranında KDV uygulanacağı ifade edilmiştir.
Kullanılmış araçların KDV Kanununun 1/1
maddesi kapsamında ticari mahiyetteki teslimi veya 1/3-d maddesi kapsamında
müzayede yoluyla satışı KDV'ye tabi tutulacaktır. KDV'ye tabi olacak şekilde
satışı yapılan aracın durumunun, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde
tespit edilmesinden sonra;
(1) Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
8701.90.50.00.00 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda yer alan kullanılmış
tekerlekli zirai traktörler ve ormancılıkta kullanılan tekerlekli traktörlerin
(motokültörler hariç) 30/3/2009 tarihinden itibaren tesliminde %1 oranında KDV
hesaplanacaktır.
(2) Aracın Türk Gümrük Tarife Cetvelinin
87.03 pozisyonunda yer alan binek otomobili niteliğine haiz olması durumunda
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine ekli I sayılı listenin 9 uncu
sırasına istinaden söz konusu aracın satışı %1 oranında KDV'ye tabi
olacaktır.
KDV Kanunun 30/b maddesine göre binek
otomobillerinin alımında yüklendiği KDV'yi indirim hakkı bulunmayan
mükelleflerin, kullanılmış binek otomobillerini satın alıp işletme adına kayıt
ve tescil ettirdikten sonra satması halinde, alış sırasında satıcının durumuna
bağlı olarak % 1 veya % 18 olarak ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması
mümkün olmayıp gider, maliyet veya kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate
alınması gerekmektedir.
Araç sahibinin KDV Kanununun 30/b
maddesine göre binek otomobillerinin alımında yüklendiği KDV'yi indirim hakkı
bulunması halinde (araç kiralama, taksi işletmesi gibi) bu aracın satışında KDV
oranı %18 olarak uygulanacaktır. Ancak, binek otomobillerinin alımında
yüklendiği KDV'yi indirim hakkı bulunan mükelleflerin 31/12/2007 tarihi
itibariyle aktiflerinde veya envanterlerinde bulunan binek otomobillerinin
iktisap tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra teslimi %1 oranında KDV'ye
tabi tutulacaktır.
(3) Aracın 87.03 pozisyonunda yer almaması
durumunda ise %18 oranında KDV uygulanacaktır.
Örneğin; 87.04 tarife pozisyonundaki eşya
taşımaya mahsus kamyonun kullanılmış olup olmadığına bakılmaksızın satışında
%18 oranında KDV hesaplanacaktır.
Aynı şekilde 87.02 pozisyonunda yer alan
otobüs, midibüs ve minibüs gibi araçların teslimi de %18 oranında KDV'ye tabi
tutulacaktır.
(4) Ambulanslar, mahkûm taşımaya mahsus
arabalar, para arabaları, cenaze arabaları, itfaiye öncü arabaları gibi özel
amaçla yapılmış motorlu taşıtların kullanılmış olanlarının tesliminde %18
oranında KDV uygulanacaktır.
6. İADE UYGULAMASI
6.1. İmalatçılardan İhraç Kayıtlı Olarak
Temin Ettiği Malları İhraç Eden İhracatçılara KDV İadesi
KDV Kanununun 11 inci maddesi ile ihracat
teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV'den müstesnadır.
Aynı Kanunun 32 nci maddesine göre, 11
inci madde ile vergiden istisna edilen işlemlerle ilgili fatura ve benzeri
belgelerde gösterilen KDV mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV'den indirilecek, vergiye tabi işlemlerin olmaması veya
hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen KDV
Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre iade edilecektir.
24 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E)
bölümünde, faaliyetleri kısmen veya tamamen iade hakkı doğuran işlemlerden
oluşan mükelleflerin iade kapsamına mal ve hizmet alışları yanında, genel
giderler ve amortismana tabi iktisadi kıymetler için ödenen vergilerin de dahil
olduğu, ancak bir vergilendirme döneminde iade edilecek verginin, o dönemdeki
iade hakkı doğuran işlemlere ait genel vergi oranı (%18) ile çarpılması sonucu
bulunacak miktardan fazla olamayacağı belirtilmiştir.
İhraç kaydıyla teslim, sonuçları tamamen
ihraç kayıtlı teslim edilen malın ihraç edilmesine dayalı bir sistemdir. İhraç
kaydıyla teslim edilen malın ihraç edilmemesi halinde, zamanında alınmayan
vergi gecikme zammı ile birlikte imalatçıdan aranmaktadır.
İhraç kayıtlı teslimde; gerek ihracatçının
ihraç kayıtlı olarak temin ettiği malı ihraç ettiği, gerekse imalatçının ihraç
kayıtlı teslim ettiği malın ihracatçı tarafından ihraç edildiği, ihracatçı
adına düzenlenen gümrük beyannamesi ile tevsik edilmektedir. İmalatçının terkin
ve/veya iade işlemleri gümrük beyannamesinin ibrazı üzerine
sonuçlandırılmaktadır.
Malın temini dolayısıyla KDV yüklenimi
olmayan ihracatçının ise genel giderler ve amortismana tabi iktisadi
kıymetlerden (ATİK) bu işleme düşen payın iadesini talep etmesi mümkün bulunmaktadır.
Ancak ihracatçının genel giderler ve ATİK nedeniyle yüklendiği KDV için iade
talebinde bulunabileceği KDV tutarı, ihracat bedeline genel vergi oranı
uygulanması sonucu hesaplanan tutar ile ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden
hesaplanan KDV arasındaki farkı aşamayacaktır.
Buna göre, ihracat bedeline genel vergi
oranı uygulanması suretiyle bu ihracat nedeniyle iade edilebilecek azami vergi
miktarı bulunacaktır. Bu tutardan ihraç kayıtlı teslim bedeli üzerinden
imalatçı tarafından hesaplanan KDV tutarı düşülecektir. Bulunan tutar,
ihracatçı tarafından genel giderler veya ATİK nedeniyle iade konusu
yapılabilecek KDV'nin üst sınırını oluşturacaktır.
6.2 KDV İade Taleplerinde Bazı Belgelerin
Elektronik Ortamda Alınması ve Değerlendirilmesi
KDV mükelleflerinin, Ocak/2010
vergilendirme döneminden itibaren gerçekleşen iade hakkı doğuran işlemlerden
kaynaklanan KDV iade taleplerinin elektronik ortamda alınması uygulamasına
başlanılmış olup, KDV mükellefleri tarafından söz konusu iade taleplerinde
indirilecek ve yüklenilen KDV listeleri ile satış faturaları listesi ve iade
için ibrazı istenilen durumlarda gümrük (çıkış) beyannamesi listesi internet
vergi dairesi üzerinden gönderilmektedir.
Bu uygulama neticesinde, KDV iade
talepleri ile ilgili olarak vergi dairelerince daha önce VEDOP üzerinden manüel
olarak yapılan ve oldukça uzun zaman alan kontroller, Başkanlığımızca
hazırlanan KDV İadesi Risk Analizi Projesi ile elektronik ortamda yapılmakta,
mükelleflerin elektronik ortamda gönderdikleri belgeler esas alınarak özet bir
rapor halinde vergi dairelerinin kullanımına sunulmaktadır.
Bu kapsamda KDV mükelleflerinin tamamının,
KDV Kanununun;
- (9/1) maddesi ile Bakanlığımıza tanınan
yetki kapsamında getirilen sorumluluk uygulamalarından,
- (19/2) maddesine göre uluslararası
anlaşmalarla getirilen istisna uygulamalarından,
- (29/2) maddesi uyarınca indirimli orana
tabi işlemlerden,
- 32 nci maddesinde sayılan istisna
kapsamındaki işlemlerden
kaynaklanan KDV iade taleplerinde (Kanunun
(8/2) maddesi uyarınca fazla ve yersiz ödenen vergilerin iadesine yönelik
talepler hariç), "indirilecek KDV listesi", "yüklenilen KDV
listesi" ve "satış faturaları listesi" ile iade için ibrazı
istenilen durumlarda "gümrük (çıkış) beyannameleri listesi"ni
elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.
KDV iadelerinde aranılan ve elektronik
ortamda sistem üzerinden gönderilmesi gereken "İndirilecek KDV
Listesi" ile "Yüklenilen KDV Listesi"nin doldurulmasında aşağıda
belirtilen hususlar dikkate alınacaktır.
(1) Perakende satış fişi veya yazar kasa
fişlerinin gider belgesi kabul edildiği harcamalara ait KDV tutarlarının
indirimi mümkün olduğundan, söz konusu belgeler, "indirilecek" ve
"yüklenilen" KDV listelerine dâhil edilecek, bu belgelerin gider
belgesi olarak kabul edilmediği harcamalara ait KDV ise indirim konusu
yapılamayacağından listelere de alınmayacaktır.
(2) Bu listelere, fatura düzenleme
limitinin altında kalsa dahi her bir belge ayrı ayrı kaydedilecektir.
Ancak, Vergi Usul Kanununun 219 uncu
maddesinde hükme bağlandığı üzere; muamelelere ilişkin belgelerin, muhasebe
fişlerine kaydedilmesi ve defterlere kayıtların bu fişler üzerinden yapılması
halinde, belgelerin fişlere kaydedilmesi, defterlere kaydedilmesi hükmündedir.
Bu durumda, muhasebe fişlerinde yer alan belgelerin esas defterlere en geç 45
gün içinde işlenmesi gerekmektedir.
Kayıtlarını muhasebe fişleri, primanota ve
bordro gibi yetkili amirlerin imza ve parafını taşıyan mazbut vesikalara
dayanarak yürüten müesseselerde; yazar kasa ve perakende satış fişlerinin adı
geçen vesikalar aracılığıyla yasal kayıtlara intikal ettirilmesi halinde; her
bir yazar kasa veya perakende satış fişinin ayrı ayrı listelere girilmesi
yerine bu belgelerin kaydedildiği muhasebe fişi (mahsup fişi), primanota ve
bordro bilgilerinin girilmesi yeterlidir.
(3) Aynı mükelleften yapılan alımlar ile
aynı mükellefe yapılan satışlar da bu listelere belge bazında ayrı ayrı
girilecektir.
(4) İmalat
girdisi fazla olan mükellefler, stoklarını farklı yöntemlere göre takip
etmeleri nedeniyle "Yüklenilen KDV Listesi" nin doldurulmasında
sorunlarla karşılaşmaktadırlar.
Yüklenilen KDV listesi, işlemin bünyesine
doğrudan giren KDV tutarları ile işlemle ilgili olmak kaydıyla genel giderler
ve amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) nedeniyle yüklenilen vergilerin
doğruluğunun tespiti amacıyla alınmaktadır.
Yüklenilen KDV listesinin "Bünyeye
Giren Mal ve/veya Hizmetin KDV'si" sütunu ile istenen bilgi, iade talebine
konu işlemin bünyesinde yer alan hammadde, yardımcı madde, mal ve malzeme gibi
girdilerle ilgili olarak yüklenilen vergilerin doğruluğunun tespitine
yöneliktir. Aynı zamanda tek belge ile temin edilen girdilerin birden çok iade
hakkı doğuran işlemde kullanılması ve aynı belgenin farklı işlemler için
verilen "yüklenilen KDV listeleri"ne dahil edilmesi durumunda, bu
belgeye istinaden iadesi istenilen KDV tutarının belgede yer alan tutarı aşıp
aşmadığı da kontrol edilmektedir.
Dolayısıyla, iade talebinde bulunan
mükelleflerin farklı stok takip yöntemleri izlemesinin bu sütunun
doldurulmasında bir önemi bulunmamakta olup, bu durumda da "Yüklenilen KDV
Listesi" elektronik ortamda gönderilecektir.
Ayrıca, yukarıda belirtilen imalatçılar da
dâhil olmak üzere iade talep eden mükellefler, iade için istenen durumlarda,
"Yüklenilen KDV Tablosu"nu önceden olduğu gibi doğrudan vergi
dairelerine vermeye devam edeceklerdir.
(5) İade
talebine ilişkin olarak ibrazı gereken ve bu listelerin dışında kalan diğer
belgelerin önceden olduğu gibi vergi dairesine doğrudan intikal ettirilmesi
gerekmektedir.
(6) Elektronik ortamda alınan indirilecek
ve yüklenilen KDV listeleri ile satış faturaları listesinin ve iade için ibrazı
istenen durumlarda gümrük (çıkış) beyannamesi listesinin, ayrıca kâğıt
ortamında verilmesine gerek yoktur. Elektronik ortamda verilen söz konusu
belgelerin, e-beyanname uygulamasında KDV beyannamesi ekinde verilmesine de
gerek bulunmamaktadır.
(7) Mükelleflerce e-beyanname ile talep
edilen iadelerde, beyanname ekinde aranan ekler için sistemin otomatik olarak
sunduğu basılı olarak alınan "KDV İade Talebine İlişkin İnternet Vergi
Dairesi Liste Alındısı" mükellefin KDV iade talep dilekçesine eklenmek
suretiyle vergi dairesine elden verilmektedir.
Vergi dairelerinin muhasebe birimleri
tarafından iade işlemlerinde düzenlenen muhasebe işlem fişine, elektronik
ortamda gönderilen listelerin tamamının eklenmesi yerine bu listelerin
elektronik ortamda bulunduğunu gösteren "İnternet Vergi Dairesi Liste
Alındısı" nın eklenmesi yeterlidir.
(8) KDV iade taleplerinin, elektronik
ortamda gönderilenler de dahil, iade için aranan tüm belgelerin vergi dairesine
ibraz edildiği tarih itibarıyla geçerlilik kazanacağı tabiidir. Belge eksikliği
ya da belgelerin muhteviyatındaki eksiklikler nedeniyle yapılamayan mahsuben
iade taleplerinde, 95 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (1.2.) numaralı bölümündeki
açıklamalar çerçevesinde işlem yapılacaktır.
(9) Vergi daireleri, mükelleflerin iade
taleplerini, iade için gerekli belgelerin tümü ve sistem tarafından üretilen
"KDV İadesi Kontrol Raporu" çerçevesinde değerlendirerek, ilgili KDV
Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve esaslara göre sonuçlandıracaktır.
(10) Bu listelerin doldurulmasında
uyulacak kurallara, "internet vergi dairesi"nden ulaşılması
mümkündür.
"6.3. İndirimli Orana Tabi Geceleme ve Konaklama
Hizmetlerinden Kaynaklanan KDV İade Hesabına Amortismana Tabi İktisadi
Kıymetler Nedeniyle Yüklenilen Vergilerden Pay Verilmesi ([3])
Katma Değer Vergisi Kanununun 29/2 nci maddesi ile;
indirimli orana tabi teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen ve işlemin
gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yoluyla telafi edilemeyen
vergilerden tutarı ilgili yıl için Bakanlar Kurulunca belirlenen sınırı aşan
kısmının yılı içerisinde mahsuben, izleyen yıl içerisinde talep edilmesi
kaydıyla nakden veya mahsuben iadesine imkan tanınmıştır.
Bu Kanunun söz konusu maddesinde 6/6/2008
tarihinden geçerli olmak üzere 5766 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle,
vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, amortismana
tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade
hakkını kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Bu hüküm, 5838 sayılı
Kanununun 12 nci maddesi ile 28/2/2009 tarihinden geçerli olmak üzere
"Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile
sektörler itibarıyla, iade hakkını kısmen veya tamamen ya da amortismana tabi
iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisi ile sınırlı olmak
üzere kaldırmaya;" şeklinde değiştirilmiştir.
Bu yetkiye dayanılarak 19/8/2008 tarihli
ve 26941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2008/13903 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile, 2007/13033 sayılı Kararname eki (II) sayılı listenin B/25 inci
sırası kapsamında geceleme hizmeti veren mükelleflerin bu hizmetlerinden
kaynaklanan iade tutarının hesabına, bina, tesis, makine, araç, demirbaşlar
gibi amortismana tabi taşınır ve taşınmazlar nedeniyle ödenen katma değer
vergilerinin dahil edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanununun 29/2 nci
maddesinde yer alan "Bakanlar Kurulu, vergi nispeti indirilen mal ve hizmet
grupları ile sektörler itibarıyla, amortismana tabi iktisadi kıymetler
dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade hakkını kaldırmaya;"
yönelik yetkinin iptali istemiyle açılan dava neticesinde, Anayasa Mahkemesi
14/2/2012 tarihli ve 28204 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/11/2011 tarih ve
Esas No: 2010/11, Karar No: 2011/153 sayılı kararı ile söz konusu hükmü iptal
etmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası
yasal dayanaktan yoksun hale gelen 2008/13903 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı,
5/8/2012 tarihli ve 28375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3481 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile 14/2/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten
kaldırılmıştır.
23/6/2012 tarihli ve 28332 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (3.1.) ve (3.3.)
bölümlerinde, indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla iade edilecek verginin
hesabına, azami iade edilebilir tutarı aşmamak kaydıyla amortismana tabi
iktisadi kıymetler için yüklenilen vergilerden de pay verilebileceği
açıklanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, 14/2/2012
tarihinden itibaren gerçekleştirilen 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
eki (II) sayılı listenin B/25 inci sırası kapsamında indirimli orana tabi
işlemler nedeniyle iade edilecek verginin hesabına amortismana tabi iktisadi
kıymetler nedeniyle yüklenilen KDV tutarlarından da pay vermek mümkün hale
gelmiştir.
Buna göre; 14/2/2012 tarihinden sonra
gerçekleştirilen otel, motel, pansiyon, tatil köyü ve benzeri konaklama
tesislerindeki indirimli orana tabi geceleme ve konaklama hizmetleri nedeniyle
yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemediği için iade olarak talep
edilebilecek KDV tutarlarının hesabına, 119 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin
(3.1.) ve (3.3.) bölümlerindeki açıklamalara göre azami iade tutarı aşılmamak
kaydıyla amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle yüklenilen vergilerden
pay verilebilecektir."
7. BEYAN
7.1. İhraç Kayıtlı Teslimlerin Beyanı
İhraç kaydıyla teslimlere ilişkin beyan, teslimin
yapıldığı döneme ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin "Tevkifat Uygulanmayan
İşlemler" ile "İhraç Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim"
tablolarına dahil edilmek suretiyle yapılmaktadır.
"Tevkifat Uygulanmayan İşlemler"
tablosuna yapılan kayıt ile bu teslimler üzerinden hesaplanan KDV nin beyanı
sağlanmakta, "İndirimler ve İhraç Kaydıyla Teslimler" kulakçığının
"İhraç Kaydıyla Teslimlere İlişkin Bildirim" tablosunda yapılan kayıt
neticesinde de "Tecil Edilebilir KDV", "Tecil Edilecek KDV"
ve "İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil Edilemeyen
KDV" tutarları belirlenmektedir.
İhraç kaydıyla teslimlerde tecil
edilemeyen KDV nin iadesi, ihracatın gerçekleştiği dönemde yapılabilmekte,
ihracatın kısmen gerçekleşmesi halinde, gerçekleşen kısma isabet eden tutar
iade edilmektedir.
95 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (4.1.)
bölümünde, ihracatın gerçekleştiği dönem beyannamesinin herhangi bir satırına,
bu şekilde hesaplanacak iade tutarının yazılmayacağı açıklanmıştır.
Bu durumda, iade işlemi aşağıdaki şekilde
gerçekleştirilecektir:
- Mükellefler, ihraç kaydıyla teslim
ettikleri malların kısmen veya tamamen ihraç edilmesi halinde, iade talep
dilekçesi ve gerekli belgelerle vergi dairesine başvurarak ihracatı gerçekleşen
kısma isabet eden tutarın nakden veya mahsuben iadesini talep edeceklerdir.
- Vergi dairesi beyanname verilmesini
beklemeden talebi değerlendirerek genel hükümler çerçevesinde talebi
sonuçlandıracaktır. Red ve iade, ihraç kaydıyla teslimin yapıldığı dönem
beyannamesine dayandırılacaktır.
- Mükellef, bu iade tutarını hiçbir
beyannamede göstermeyecektir. İhraç kaydıyla teslimin gerçekleştiği dönem
beyannamesinin "İhracatın Gerçekleştiği Dönemde İade Edilecek Tecil
Edilemeyen KDV" satırında bir tutar yer alması ve iade başvurusunun gerekli
belgelerle birlikte usulüne uygun olarak yapılması, iade talebinin yerine
getirilmesi için yeterlidir.
İade, beyanname dışında
gerçekleştirileceğinden, ihracatın gerçekleştiği tarihten sonra ortaya çıkacak
bu iade talebine ait tutarın herhangi bir beyannameye dahil edilmesinin,
mükerrer iadeye ve dolayısıyla cezalı tarhiyatlara yol açabileceği hususuna
dikkat edilmelidir.
7.2. Kredi Kartı ile Yapılan Tahsilatların
Beyanı
Kredi kartı, satışa konu mal veya hizmetin
bedelinin tahsilinde kullanılmakta olup, kredi kartıyla yapılan tahsilatın,
işletme tarafından yapılan bir mal satışı veya sunulan hizmete ilişkin olduğu
kabul edilir. Buna göre fatura, mükellefler tarafından yapılan tahsilata değil,
KDV uygulamasında tahsilatın ait olduğu teslim veya hizmetin Vergi Usul
Kanununda belirtildiği şekilde belgelendirilmesine yönelik olarak
düzenlenmektedir.
KDV Kanununun 42 nci maddesinin verdiği
yetkiye dayanılarak Bakanlığımızca şekil ve muhtevası belirlenen 1 No.lu KDV
Beyannamesinde, bir vergilendirme döneminde gerçekleştirilen teslim ve
hizmetlere ait bedelin kredi kartı ile tahsil edilen kısmı, beyannamenin (Sonuç
Hesapları - Diğer Bilgiler - Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve
Hizmetlerin Katma Değer Vergisi Dahil Karşılığını Teşkil Eden Bedel) satırına
yazılacaktır.
KDV beyannamesinde istenilen bu bilgi,
verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Bu
satırda vergiyi doğuran olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın bir
vergilendirme döneminde kredi kartı ile yapılan tahsilatlar gösterilecektir. Bu
satırda yer alan tutarların Beyannamenin "Sonuç Hesapları"
kulakçığındaki "Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel"
ile uyum göstermemesi ve bu hususun vergi dairesince mükellefe sorulması
durumunda, farklılığın;
- Farklı vergi oranına tabi teslim ve hizmet
bedelleri ile vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilen işlemler,
- İlgili firma veya kurumlar adına pos
cihazı ile yapılan (elektrik, su, telefon, faturaları vb.) tahsilatlar,
- Avans ödemeleri,
- Vergisi önceden beyan edilmiş işlemlerin
sonraki taksitlerinin kredi kartı yoluyla tahsilatı,
- Dağıtım ve kurye hizmetleri verilen
müşterilerle yapılan sözleşmeler kapsamında dağıtımı yapılan ürünlerin satış
bedellerinin tahsilatı,
- Özel matrah uygulaması kapsamında önceki
aşamada vergilendirilen işlemler,
- Eczanelerce SGK adına tahsilatı yapılan
hasta katılım payları,
- Firma adına kayıtlı pos cihazları
kullanılarak bayi veya üye işyerlerince yapılan satışlara ait tahsilatların
bayi veya üye işyeri alacağına kaydedilmeksizin doğrudan firma hesaplarına
aktarılması
gibi sebeplerden kaynaklandığının izah
gerekçesi olarak gösterilmesi mümkündür.
Başka kurum ve firmalar adına tahsilat
işlemleri yapmak suretiyle verilen bu tür hizmetler karşılığı alınan komisyon,
prim gibi bedeller üzerinden KDV hesaplanarak beyan edilecektir.
Öte yandan, uyumsuzluğun makul sebeplerle
izah edilememesi halinde ilgili mükellefler hakkında gerekli işlemlerin
yapılacağı tabiidir.
7.3. Düzeltme Beyanı
KDV mükellefleri tarafından geçmiş vergilendirme
dönemlerine ilişkin olarak bir düzeltme beyannamesi verilmesi halinde, en son
KDV beyannamesi de dahil olmak üzere aradaki tüm KDV beyanlarının buna göre
düzeltilmesi gerekmektedir.
Ancak, düzeltme beyannamesinin verildiği
dönemden en son vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesine kadar, bu düzeltme
neticesinde aradaki vergilendirme dönemlerinde ödenecek bir vergi çıkmaması
kaydıyla, her bir dönem için ayrı ayrı düzeltme beyannamesi verilmesine gerek
bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tür durumlarda düzeltmenin yapıldığı
vergilendirme dönemi ile en son vergilendirme dönemine ilişkin, düzeltme
beyannamesi verilmesi yeterli olacaktır.
8. DİĞER HUSUSLAR
8.1. İndirilemeyecek KDV
KDV Kanununun 30 uncu maddesine göre;
a) Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna
edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında
gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan KDV,
b) Faaliyetleri
kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde
işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere işletmelere ait
binek otomobillerinin alış vesikalarında gösterilen KDV,
c) Deprem,
sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği
yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait
KDV,
d) Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına
göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen
KDV
mükellefin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemez.
8.1.1. Vergiye Tabi Olmayan veya Vergiden
İstisna Edilmiş Bulunan İşlemlerle İlgili KDV
KDV Kanununun 30/a maddesine göre, vergiye
tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili yüklenilen
vergilerin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
8.1.1.1. Vergiye Tabi Olmayan İşlemlere
İlişkin Yüklenilen KDV
KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde,
Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti
çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu; 6 ncı maddesinde
de işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, malların teslim anında Türkiye'de
bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de
faydalanılmasını ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsama girmeyen,
yani vergiye tabi olmayan teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen vergiler
indirim konusu yapılamamaktadır.
Örneğin;
- Yurt dışındaki malların Türkiye'ye
getirilmeksizin yine yurt dışına satışı yoluyla yapılan transit (doğrudan)
ihracat işlemi,
- Türkiye'de KDV mükellefi olan bir
firmanın yabancı bir ülkede yer alan fabrikasında üretilen malların yurt
dışında satışı,
- Yurt dışındaki hava yolu firmalarına
yurt dışında yolcu taşımak üzere yapılan uçuş hizmetleri,
- Yurt dışına çıkartılan kamyon, iş
makinesi, tarım makinesi vb. araçların yine yurt dışındaki kişi ve kurumlara
kiralanması,
- Türkiye'de mükellef olan avukatın yurt
dışında görülen bir davada müvekkilini temsil etmesi,
- Türk inşaat firmasının yurt dışında
otoyol inşaatı yapması,
- Türkiye'de mukim bir inşaat firmasının
yurt dışında yaptığı inşaatlara ilişkin bakım, onarım, montaj gibi hizmetlerin
Türkiye'de mukim başka bir firma tarafından yurt dışında yapılması
gibi işlemler KDV'ye tabi olmadığından, bu
işlemler nedeniyle Türkiye'de KDV ödenmiş olması halinde, verginin konusuna
girmeyen bu işlemlere ait yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
Öte yandan, bu işlemler KDV'nin konusuna
girmediğinden, ihracat veya transit taşımacılık istisnası gibi herhangi bir
istisna kapsamında değerlendirilmek suretiyle KDV iadesi talep edilmesi de
mümkün değildir.
8.1.1.2. Vergiden İstisna Edilmiş
İşlemlere İlişkin Yüklenilen KDV
KDV Kanununun 11, 13, 14, 15 ve 17/4-s
maddeleri ile 17/4-c, 17/4-r (kısmi olarak), 17/4-t, geçici 12 ve geçici 23
üncü maddeleri uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemler dışında
vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili yüklenilen vergilerin
indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Örneğin;
- Kanunun 17/1 maddesinde sayılan kurum ve
kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifaları nedeniyle
yüklenilen vergiler indirim konusu yapılamayacaktır. Bu kapsamda, Sağlık
Bakanlığına bağışlanacak hastanelerin veya Milli Eğitim Bakanlığına
bağışlanacak okulların inşası nedeniyle yüklenilen KDV veya kamu menfaatine
yararlı bir derneğe, Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakfa yapılan
ayni bağışlarla ilgili yüklenilen KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
- Tarım Müdürlükleri Döner Sermaye
İşletmeleri veya Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri tarafından tarımı yaymak,
ıslah ve teşvik amacıyla zirai araştırmalar, arazi ıslah çalışmaları yapılması;
tohumluk, fidan, damızlık hayvan teslimleri Kanunun 17/1-a maddesi gereğince
KDV'den istisna olduğundan, bu teslimlerle ilgili alış vesikalarında gösterilen
veya bu ürünlerin maliyetleri içinde yer alan KDV'nin indirim konusu yapılması
mümkün bulunmamaktadır.
- Kamu menfaatine yararlı bir derneğe ait
sağlık biriminin KDV'den müstesna olan sağlık hizmeti ifaları ile ilgili olarak
yüklenmiş olduğu KDV indirim konusu yapılamayacaktır.
- Teknoloji geliştirme bölgelerinde
faaliyet gösterenler tarafından verilen bazı yazılım hizmetleri dolayısıyla
yüklenilen KDV, ürettikleri yazılımı Türkiye'de satmaları kaydıyla indirim
konusu yapılmayacaktır. Ancak, söz konusu yazılım hizmetinin yurt dışındaki bir
müşteriye verilmesi halinde Kanunun 11 ve 12 nci maddeleri kapsamında KDV
istisnası uygulanacak, Kanunun 32 nci maddesine göre bu işlem nedeniyle
yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecek, indirilemeyen KDV ise iade
edilebilecektir.
- 2863 sayılı Kanun kapsamındaki tescilli
taşınmaz kültür varlıklarının rölöve, restorasyon ve restitüsyon
projelendirmelerinden yararlananlara verilen mimarlık hizmetleri ile projelerin
uygulanması kapsamında yapılacak teslimler KDV'den istisna olup, istisna
kapsamına giren işlemleri yapanların bu işlemler nedeniyle yüklendikleri KDV'yi
indirim konusu yapması mümkün bulunmamaktadır.
- Organize sanayi bölgeleri ile küçük
sanayi sitelerinin kurulması amacıyla oluşturulan iktisadi işletmelerin arsa ve
iş yeri teslimi KDV'den istisna olduğundan, bu teslimler nedeniyle yüklenilen
vergiler indirim konusu yapılamayacaktır.
8.1.2. Binek Otomobillerinin Alımında
Ödenen KDV
KDV Kanununun 30/b maddesi hükmüne göre,
faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli
şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobillerinin
alış belgelerinde gösterilen KDV hariç olmak üzere, binek otomobili alımında
yüklendikleri KDV'nin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
KDV uygulaması bakımından binek otomobili
kapsamına giren araçlar, bu Sirkülerin (5.10) bölümünde yapılan açıklamalara
göre belirlenecektir.
Bu çerçevede, gerçek usulde
vergilendirilen taksi işletmecisi, sürücü kursu ve otomobil kiralama şirketi
gibi işletmelerin faaliyetleri ile ilgili satın aldıkları binek otomobilleri
nedeniyle ödenen KDV indirim konusu yapılabilecektir. Bu mükelleflerin binek
otomobilinin alış belgesinde gösterilen KDV, ait olduğu takvim yılı aşılmamak
kaydıyla, ilgili belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme
döneminde, bu araçların fiilen faaliyette kullanılmaya başlanılıp
başlanılmadığına bakılmaksızın indirilebilecektir.
Örneğin; mükellef tarafından araç kiralama
faaliyetinde kullanılmak üzere Ocak/2010 döneminde satın alınan araç nedeniyle
ödenen KDV, bu dönemde aracın kiralanıp kiralanmadığına bakılmaksızın
indirilebilecektir.
Binek otomobili işletmeciliği ile uğraşan
mükelleflerin işletme amacı dışında satın aldıkları binek otomobillerinin alış
belgelerinde gösterilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Örneğin;
- Otomobil kiralama şirketinin kiralama
amacı dışında şirketin kendi ihtiyacı için aldığı otomobil (örneğin; genel
müdüre veya personele tahsis edilen otomobil vb.) nedeniyle yüklenilen KDV'nin
indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
- A Oto Servis ve Ticaret A.Ş. nin test
sürüşü aracı olarak aktifine kaydettiği binek otomobiline ait yüklenilen KDV'yi
indirim konusu yapması mümkün değildir.
Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 87.04 tarife
pozisyonunda belirtilen taşıtların sonradan değişiklik yapılarak binek
otomobiline dönüştürülmesi durumunda, bu taşıtların iktisabında yüklenilen KDV
ile binek otomobiline dönüşüm nedeniyle oluşacak ÖTV farkı üzerinden
hesaplanacak KDV indirim konusu yapılamayacaktır. Taşıtın alımında indirim
konusu yapılan KDV ise, dönüşüm işleminin yapıldığı dönemde indirim
hesaplarından çıkarılarak "İlave Edilecek KDV" olarak beyan
edilecektir.
8.1.3. Zayi Olan Mallara Ait KDV
KDV sisteminde alış belgelerinde
gösterilen verginin indirilmesi, bu malların satışı sırasında mala eklenen
değerin vergilendirileceği düşüncesine dayanmaktadır. 1 Seri No.lu KDV Genel
Tebliğinde, zayi olan mallar için satış ve dolayısıyla yaratılan bir katma
değer olmayacağından, bu mallara ilişkin alış vesikalarında gösterilen verginin
indirilmesinin, zayi olan mallar üzerindeki vergi yükünü tamamen ortadan
kaldıracağı; bu nedenle, Kanunun 30/c maddesi uyarınca, zayi olan malların alış
vesikalarında gösterilen KDV'nin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden
hesaplanan KDV'den indirilemeyeceği belirtilmiştir.
Öte yandan aynı bentte, deprem, sel
felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği
yerlerdeki yangın sonucu zayi olan mallar nedeniyle yüklenilen vergilerin
indirimine olanak tanınmaktadır.
Örneğin; sel felaketi nedeniyle bir
şirketin deposunda yer alan malların zayi olması veya Maliye Bakanlığınca
yangın sebebiyle mücbir sebep ilan edilen yerde olması koşuluyla, yangın
nedeniyle malların kullanılamaz duruma gelmesi halinde bu mallara ilişkin
yüklenilen vergiler indirim konusu yapılabilecektir.
Buna karşılık Maliye Bakanlığınca yangın
sebebiyle mücbir sebep ilan edilmediği sürece, yangın sonucu zayi olan mal
nedeniyle yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir. Örneğin,
ithal edilen malların depolandığı antrepolarda çıkan yangın sonrasında Maliye
Bakanlığınca mücbir sebep ilan edilmediği takdirde, zayi olan malların
ithalinde ödenen KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
8.1.3.1. Malların Zayi Olması Sonucu
Meydana Gelen Kayıplar
113 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E)
bölümünde, kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen malların zayi
olan mal olarak değerlendirileceği, KDV Kanununun 30/c maddesine göre
mükelleflerce bu malların iktisabında yüklenilen KDV'nin indirim konusu
yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.
Bu çerçevede;
- İmalatta kullanılmak için alınan ancak
imalata girmeden eskime, bozulma, çürüme, çatlama vb. nedenlerle kullanılamaz
hale gelen ve bu nedenle imalatta veya ambalajlamada kullanılabilme vasfını
yitiren hammadde ve malzeme ile ambalaj maddeleri,
- Son kullanma tarihinin geçmesi, çeşitli
kimyasallar içerdiğinin tespit edilmesi gibi nedenlerle kanunen tekrar
satılması mümkün olmayan ve imha edilen bisküvi, çikolata, konserve gibi gıda
ürünleri,
- Sağlık Bakanlığınca kullanımının
yasaklanması nedeniyle imha edilen ilaçlar ile kullanım süresi içinde formül
hatası bulunan, miadının dolması veya hasar görmesi nedeniyle kullanılamaz hale
gelmiş, üretimden kalkmış, insan sağlığını tehdit eden ilaçlar,
- Hatalı dikim, renk farklılığı, leke ve
benzeri nedenlerle ya da şirket politikası gereği satışı mümkün olmadığından
imha edilen mallar,
- Kullanım ömrünü tamamladığı için imha
edilen araç lastikleri
için yüklenilen KDV indirim konusu
yapılamayacaktır.
8.1.3.2. Malların Değerinin Düşmesi Sonucu
Meydana Gelen Kayıplar
Malın tamamen yok olmaması, ancak
değerinde önemli derecede düşüklük meydana gelmesi halinde malın zayi olması
hükümleri geçerli olmayacaktır. Bu durumda malların zayi olması değil, düşük
bedelle veya zararına satışı söz konusu olacağından, bu malların iktisabı
dolayısıyla yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılabileceği tabiidir.
Örneğin;
- Üretim esnasında renginde problem olan
giyeceklerin,
- Yangın sonucu tamamen yok olmayan ve
ekonomik değeri olan yedek parça ve malzemelerin daha düşük bir fiyatla
satılması halinde, bunlar nedeniyle yüklenilen KDV'nin tamamı indirim konusu
yapılabilecektir.
8.1.3.3. Fire Sonucu Meydana Gelen
Kayıplar
Fire, bir malın imalat sürecinde veya
tüketiciye arzına kadar kendi doğal akışı içinde uğradığı fiziksel kayıp olarak
tanımlandığından, imalat sırasında veya sonrasında meydana gelen firelerin zayi
olan mal kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, daha önce indirim konusu
yapılan KDV'nin de düzeltilmesine gerek yoktur. Ancak, yasal düzenleme veya
ilgili mesleki kuruluşlar tarafından belirlenen fire miktarını aşan kayıplara
ilişkin giderlerin, Gelir veya Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın
tespitinde indiriminin kabul edilmemesi halinde, bu giderler dolayısıyla
yüklenilen KDV'nin de indirim konusu yapılması mümkün değildir.
Örneğin;
- Akaryakıtın depolanması sırasında ortaya
çıkan ve ilgili kuruluşlar tarafından belirlenen oranlar dahilindeki kayıplar,
- Balık çiftliklerinde balık üretimi
esnasında pazarlama aşamasına ulaşıncaya kadar geçen süreçte, balık üretim ve
besleme firesi olarak oluşan balık ölümleri,
- Tavuk çiftliklerinde, üretimin doğal
sonucu olarak ortaya çıkan kayıplar,
- Hazır giyim eşyası dikiminde veya
ayakkabı yapımında üretim sürecindeki kesme, biçme, dikme gibi işlemlerin doğal
sonucu olarak ortaya çıkan kayıplar
fire olarak değerlendirilmekte olup,
bunlara ilişkin olarak yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecektir.
8.1.4. Gelir ve Kurumlar Vergisi
Kanunlarına Göre Kazancın Tespitinde İndirimi Kabul Edilmeyen Giderler
Dolayısıyla Ödenen KDV
KDV Kanununun 30/d maddesi uyarınca, Gelir
ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul
edilmeyen (kanunen kabul edilmeyen) giderler dolayısıyla ödenen KDV indirim
konusu yapılamamaktadır.
Buna göre, faaliyetin yürütülmesi için
gerekli olan giderler dışında kalan, işle ilgili bulunmayan veya işletme
sahibinin özel tüketimine yönelik harcamalar niteliğinde bulunan ve sair
kanunen kabul edilmeyen giderlere ilişkin belgelerde gösterilen KDV, mükellefin
vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den indirilemeyecektir.
Bu hükmün uygulanmasına ilişkin olarak
aşağıdaki örnekler verilebilir:
- Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede
kayıtlı olan; yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile
uçak, helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile
ilgili olmayanların giderleri, kazancın tespitinde indirim olarak dikkate
alınmadığından, bu giderler dolayısıyla yüklenilen KDV'nin indirim konusu
yapılması mümkün değildir.
- Serbest meslek faaliyetini sürdürmek
amacıyla satın alınan taşınmazın bir kısmının konut, bir kısmının iş yeri
olarak kullanılması durumunda, söz konusu taşınmazın envanter defterine veya
amortisman listelerine kaydedilmesi şartıyla amortisman giderlerinin yarısı
gider olarak yazılabileceğinden, taşınmaz nedeniyle yüklenilen KDV'nin de
sadece yarısı indirim konusu yapılabilecektir.
- Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya
hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler ile transfer fiyatlandırması
yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim
konusu yapılması kabul edilmediğinden, bu giderler dolayısıyla ödenen KDV'nin
de indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
8.1.5. KDV mükelleflerinin vergiye tabi işlemleri
üzerinden hesaplanan KDV'den, ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla
ödenen veya kendilerine yapılan teslim ve hizmetler üzerinden hesaplanan KDV
indirilebilmektedir.
Ancak, Kanunun 30 uncu maddesi kapsamındaki
durumlara ilişkin olarak yüklenilen KDV indirim konusu yapılamamaktadır.
İndirim konusu yapılmayan bu vergiler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları
çerçevesinde işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak dikkate
alınabilmektedir. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları uyarınca indirimi kabul
edilmeyen giderler nedeniyle yüklenilen KDV ise, gider veya maliyet unsuru
olarak değil, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmaktadır.
Zayi olan mallarda olduğu gibi
indirilemeyecek KDV koşulları sonradan oluşmuş ve yüklenilen KDV'nin daha önce
indirim konusu yapılmış olması durumunda, bu tutarların indirilemeyecek KDV
haline dönüştüğü vergilendirme dönemine ait 1 No.lu KDV Beyannamesinin
"İlave Edilecek KDV" satırına dahil edilmesi suretiyle indirim
hesaplarından çıkarılması gerekmektedir.
8.2. Taşınmaz Teslimlerinde KDV Uygulaması
KDV Kanununun 1 inci maddesine göre
taşınmazların;
- Ticari, sınai, zirai, mesleki faaliyet
kapsamındaki teslimleri,
- Bu faaliyetler kapsamına girmese dahi müzayede
mahallerindeki satışları
KDV'nin konusuna girmektedir.
Bu hükümler çerçevesinde, ticari nitelik
taşımayan veya en az iki isteklinin katılımı suretiyle müzayede yoluyla
yapılmayan taşınmaz satışları KDV'nin konusuna girmediğinden vergiye tabi
bulunmamaktadır.
KDV oranları, KDV Kanununun 28 inci
maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 30/12/2007 tarih ve 26742 sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanan 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile
Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %1, (II)
sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için %8, bu listelerde yer almayan
vergiye tabi işlemler için %18 olarak tespit edilmiştir.
Söz konusu Kararname eki (I) sayılı
listenin 11 inci sırasında "Net alanı 150 m2 ye kadar konut teslimleri"
ibaresi yer almaktadır. Bu itibarla, KDV'ye tabi taşınmaz teslimlerinde KDV
oranı, net alanı 150
m² yi aşmayan konutlar için %1, 150 m2yi aşan
konutlar ile m2 sınırlaması olmaksızın diğer bütün taşınmazlar için
%18 dir.
Öte yandan, KDV Kanununun 17 nci
maddesinin 4 numaralı fıkrasının;
- (p) bendinde, Hazinece yapılan taşınmaz
teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin
verilmesi işlemleri,
- (r) bendinde, kurumların aktifinde veya
belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde en az iki tam yıl süreyle
bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir
ve teslimler
KDV den müstesnadır. Ancak, Kanunun 17/4-r
maddesindeki istisna hükmü, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan
kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hissesi
teslimleri için geçerli değildir.
Ayrıca, 5904 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinin (b) bendi ile KDV Kanununun 17/4-k maddesinde yer alan "konut
yapı kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri" ibaresi madde metninden
çıkarılmış; 5904 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle KDV Kanununa eklenen geçici
28 inci maddede de, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten (3/7/2009)
önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince üyelerine
yapılan konut teslimleri KDV'den müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir.
8.2.1. Müzayede Yoluyla Yapılan Taşınmaz
Satışları
İcra daireleri, mahkeme satış
memurlukları, belediyeler ve diğer kamu veya özel hukuk tüzel kişileri
tarafından müzayede yoluyla yapılan taşınmaz (konut veya daire, iş yeri, arsa,
arazi) satışları ile taşınmaz niteliğini haiz diğer mal ve hakların satışı KDV
Kanununun 1/3-d maddesine göre KDV'ye tabidir.
Müzayede yoluyla satılan net alanı 150 m2 ye kadar konutlar %1 oranında
KDV'ye tabidir. 150 m2 lik
alanın hesabında 30 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E) bölümünde açıklandığı
gibi, genel olarak duvar yüzlerinde 2,5 cm sıva bulunduğu kabul edilerek, proje
üzerinde gösterilmiş bulunan kaba yapı boyutlarının her birinden 5 er cm
düşülecektir.
Ancak, konutlarda kapı ve pencere
şeritleri, duman ve çöp bacası çıkıntıları, ışıklıklar ve hava bacaları, karkas
binalardaki kolonların duvarlardan taşan dişleri, bir konuttaki balkonların
veya arsa zemininden 0,75 m
den yüksek terasların toplamının 2 m2 si, çok katlı binalarda yapılan çekme
katların etrafında kalan ve ticaret bölgelerinde zemin katların komşu hududuna
kadar uzaması ile meydana gelen teraslar, çok katlı binalarda genel giriş,
merdiven, sahanlıklar ve asansörler, iki katlı tek ev olarak yapılan konutlarda
iç merdivenlerin altında 1,75
m yüksekliğinden az olan yerler, bodrumlarda konut
başına bir adet, konutun bulunduğu bina dışında konut başına 4 m2 den büyük olmamak üzere yapılan
kömürlük veya depo, kalorifer dairesi, yakıt deposu, sığınak, kapıcı ve
kalorifer dairesi, müşterek hizmete ayrılan depo, çamaşırlık, bina içindeki
garajlar ile bina dışında konut başına 18 m2 den büyük olmamak üzere yapılan
garajlar net alan dışında kalacaktır.
Bina dışındaki kömürlük ve depoların 4 m2 yi, garajların 18 m2 yi aşan kısmı ait oldukları
konutun net alanına dahil edilecektir.
Satılan konutun bahçeli olması halinde 150
m2 lik alanın
hesabında ilke olarak bahçe göz önünde bulundurulmayacak, konutun bağımsız
olarak kullanılmaya esas her bir bölümü tek başına dikkate alınacaktır. Konutu
çevreleyen arsa ve arazi, bu konutla birlikte değerlendirilecek ve konutun tabi
olduğu oranda KDV'ye tabi olacaktır. Konutla birlikte değerlendirilecek arsa ve
arazinin büyüklüğü ise mahalli örf ve adete göre tespit edilecektir.
Tapu sicilinde bahçeli ev, bahçeli konut
gibi ibarelerle kayıtlı taşınmazların üzerinde fiilen ve kullanılabilir halde
konut bulunmaması halinde, bu taşınmazların konut olarak nitelendirilmesi
mümkün olmadığından, arsa veya arazi sayılmak suretiyle genel oranda (%18)
KDV'ye tabi tutulması gerekmektedir. Öte yandan, tapu sicilinde arsa ve arazi
olarak kayıtlı bulunan taşınmazların üzerinde kullanılabilir halde konut olduğu
takdirde de bu satışın yukarıdaki açıklamalara göre konut sayılacağı tabiidir.
Örnek 1:
İzale-i şüyu (paydaşlığın giderilmesi)
talebiyle açılan bir davada, görevli ve yetkili mahkeme tarafından 145 m2 toplam alanı olan 650 m2 bahçesi bulunan 2 katlı ahşap evin
satılmasına karar verilmiştir. Satışa konu evin her bir katının bağımsız bölüm
olarak kullanılma imkanı yoktur.
Mahkemenin kararına göre yapılacak bu
satış işlemi, KDV Kanununun 1/3-d maddesi uyarınca KDV ye tabidir. Mahkeme
satış memurluğunca 650 m2 bahçenin
mahalli örf ve adete göre evle birlikte değerlendirilmesi halinde, evin
net alanı da 150 m2 yi
geçmediğinden satış bedeli üzerinden %1 oranında KDV hesaplanıp beyan
edilecektir. Söz konusu bahçenin bu kapsamda değerlendirilmemesi ve ev ile
bahçe bedelinin ayrıştırılması halinde, ev ve bahçe ayrı ayrı dikkate alınarak
vergilendirilecektir. Bu ayrıştırmanın yapılmaması halinde ise satılan
taşınmaza %18 oranında KDV uygulanacaktır.
Diğer taraftan, bu tür satışlarda,
alıcının paydaşlardan birisi olması halinde, bu kişiye düşen pay bakımından
teslimin olmadığı dikkate alınarak, söz konusu paya düşen bedelin toplam satış
bedelinden düşülmesi gerekmektedir.
Örnek 2:
Bir mahkeme tarafından, tapu sicilinde 120 m² kargir ev
olarak kayıtlı bulunan kullanılamaz haldeki taşınmazın açık artırma yoluyla
satılacağı duyurulmuştur.
Taşınmaz teslimlerinde teslime konu
taşınmazın işlem tarihi itibariyle geçerli fiili durumunun dikkate alınması
gerekmektedir. Yukarıdaki örnekte belirtilen taşınmaz tapuda "kargir
ev" olarak görünmekle birlikte, evin teslim tarihi itibariyle kullanılamaz
halde olması nedeniyle, müzayede yoluyla yapılan bu satış konut değil, arsa
teslimi olarak kabul edilecek ve genel oranda vergiye tabi tutulacaktır.
Diğer taraftan, konut olarak
projelendirilen, inşaat ruhsatı da konut olarak alınan inşaatların henüz
tamamlanmadan arsa payı veya kat irtifakı üzerinden satışları, konut sayılacak
ve net alanı dikkate alınarak yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde KDV'ye tabi
tutulacaktır.
8.2.2. Konut Yapı Kooperatiflerinin
Üyelerine Konut Teslimi
5904 sayılı Kanun 13 üncü maddesinin (b)
bendi ile KDV Kanununun 17/4-k maddesinde yer alan ''konut yapı
kooperatiflerinin üyelerine konut teslimleri'' ibaresi madde metninden
çıkarılmış; 5904 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle KDV Kanununa eklenen geçici
28 inci maddede de, ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bina inşaat
ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerince, üyelerine yapılan konut
teslimleri KDV'den müstesnadır." hükmüne yer verilmiştir.
Konuya ilişkin olarak 113 Seri No.lu KDV
Genel Tebliğinin 4 üncü bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır.
Bu çerçevede, 5904 sayılı Kanunun yürürlük
tarihi olan 3/7/2009 dan önce bina inşaat ruhsatı almış olan konut yapı
kooperatiflerinin üyelerine yapacakları konut teslimleri, m2 büyüklüğüne bakılmaksızın KDV'den
istisna olacaktır. Ancak, 3/7/2009 tarihinden sonra inşaat ruhsatı alan konut
yapı kooperatiflerinin net alanı 150 m2 ye
kadar konut teslimleri %1, diğer taşınmaz teslimleri ile 150 m2 nin üzerindeki konut teslimleri ise
%18 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
Öte yandan, 3/7/2009 tarihinden önce bina
inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerinin üyeleri dışındaki
kişilere yapacakları konut dahil taşınmaz satışları Kanunun istisna ve oran
hükümleri de dikkate alınarak KDV'ye tabi tutulacaktır.
8.2.3. Hazine Tarafından Yapılan Taşınmaz
Satışları
KDV Kanununun 17/4-p maddesine göre,
Hazinece yapılan taşınmaz teslimleri ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi,
kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri KDV'den müstesnadır. Bu hükümdeki
"Hazine" ibaresi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun
eki (I) sayılı cetvelde yer alan kurum ve kuruluşları kapsamaktadır.
Buna göre, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi
ve Kontrol Kanununun eki (I) sayılı cetvelde yer alan kurum ve kuruluşlar
tarafından yapılacak taşınmaz satış ve kiralamaları ile irtifak hakkı tesisi,
kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri KDV'den istisna olacaktır. Bu
çerçevede, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından müzayede
suretiyle yapılacak taşınmaz satışları da bu madde kapsamında değerlendirilecektir.
Buna karşılık, aynı Kanunun eki (II) sayılı cetveldeki özel bütçeli idarelerin,
(III) sayılı cetveldeki düzenleyici ve denetleyici kurumların ve (IV) sayılı
cetveldeki sosyal güvenlik kurumlarının müzayede yoluyla gerçekleştirecekleri taşınmaz
satışları, KDV Kanununun 17/4-p maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek ve
genel hükümler dahilinde KDV'ye tabi tutulacaktır.
Hazinenin taşınmaz satışlarının yanı sıra
taşınmaz kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi
işlemleri de KDV'den müstesnadır.
Örnek 3:
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel
Müdürlüğü, tapu sicilinde Maliye Hazinesi adına kayıtlı beş adet taşınmazı
ihale yoluyla satışa çıkarmıştır. Bu satış işlemi, KDV Kanununun 17/4-p
maddesine göre vergiden müstesnadır.
Örnek 4:
Orman Genel Müdürlüğü, Çanakkale'nin
Ayvacık ilçesindeki bir taşınmazı ihale yoluyla satacaktır. 5018 sayılı Kanunun
eki (II) sayılı cetveldeki özel bütçeli idareler arasında sayılan ve madde
metnindeki Hazine kapsamına girmeyen Orman Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak
bu satış işlemi, Kanunun 17/4-p maddesi kapsamında değerlendirilmeyecek ve KDV
Kanununun oran ve diğer istisna hükümleri de dikkate alınarak işlem
yapılacaktır.
8.2.4. İki Tam Yıl Süreyle Sahip Olunan
Taşınmazların Satışı
KDV Kanununun 17/4-r maddesine göre,
kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en
az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir
ve teslimler KDV'den müstesnadır.
Bu hüküm uyarınca, kurumların
aktiflerinde, belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde en az iki tam
yıl süreyle bulunan taşınmazların (arsa, arazi, bina) satışı KDV den
müstesnadır. Bu satışların müzayede suretiyle yapılması halinde de istisna
uygulanacaktır.
Ancak, istisna hükmü, istisna kapsamındaki
kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları
taşınmaz teslimleri için geçerli olmadığından, taşınmazların ticaretini yapan
kurumlar ile mülkiyetlerindeki taşınmazları ticari bir organizasyon içinde
satan belediyeler ve il özel idarelerinin bu istisnadan faydalanmaları mümkün
değildir.
Örnek 5:
Bir Belediye yirmi beş yıl önce iktisap
ettiği bir arsayı açık artırma yoluyla satışa çıkarmıştır. Belediyenin bu satış
işlemi KDV Kanununun 17/4-r maddesi kapsamında KDV'den müstesnadır.
Örnek 6:
İl Özel İdaresi, 1975 yılında inşa
ettirdiği ve o tarihten bu yana da bölümler halinde kiraya verdiği bir
işhanının sinema, düğün ve konferans salonları ile büro olarak kullanılan yirmi
ayrı bölümünü ihale yoluyla satışa çıkarmıştır.
İl Özel İdaresi adına kayıtlı bulunan
muhtelif sayıda taşınmazın devamlılık arz edecek şekilde satışı ticari faaliyet
sayılacağından, bu faaliyetler nedeniyle adı geçen il özel idaresine bağlı
iktisadi işletme oluşacaktır. Bu iktisadi işletme tarafından ticareti yapılan
taşınmazların satışı, müzayede yoluyla yapılsa dahi Kanunun 17/4-r maddesindeki
istisna hükmü kapsamında değerlendirilmeyecek ve genel hükümler çerçevesinde
KDV'ye tabi olacaktır.
Finansal kiralamaya konu taşınmazların
mülkiyetinin, sözleşme süresi sonunda kiracı şirket tarafından iktisap
edilmesinin öngörülmüş olması halinde, bu taşınmazın kiracı şirket tarafından
satışında Kanunun 17/4-r maddesindeki "kurumların aktifinde iki tam yıl
süreyle bulunma" koşulunun gerçekleşmesinde taşınmazın kiracı şirket
tarafından iktisap edildiği tarih esas alınacaktır.
8.2.5. Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalar
gereğince;
- İcra daireleri ile mahkeme satış
memurlukları tarafından müzayede yoluyla yapılan taşınmaz satışları KDV'ye
tabidir. Bu satışlarda KDV Kanununun istisna ve oranlara ilişkin hükümleri
geçerlidir.
Dolayısıyla müzayede yoluyla 150 m2 ye kadar konut satışları %1
oranında KDV'ye tabi tutulacaktır. 150 m2 nin üzerindeki konutlar ile m2 sınırlaması olmaksızın iş yeri,
arsa ve arazi gibi diğer taşınmaz satışları ise genel oranda (%18) KDV'ye tabi
olacaktır.
- 5018 sayılı Kanunun eki (I) sayılı
cetvelde yer alan kamu idareleri tarafından yapılacak taşınmaz satış ve
kiralamaları ile irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi
işlemleri KDV Kanununun 17/4-p maddesi kapsamında KDV'den müstesnadır.
- 3/7/2009 tarihinden önce bina inşaat
ruhsatı alan konut yapı kooperatiflerinin, m2 büyüklüğüne bakılmaksızın üyelerine
yapacakları konut teslimleri KDV Kanununun geçici 28 inci maddesine göre
KDV'den müstesnadır. 3/7/2009 tarihinden sonra bina inşaat ruhsatı alan konut
yapı kooperatiflerinin net alanı 150 m2 ye
kadar konut teslimleri %1, diğer tüm taşınmaz teslimleri ile 150 m2 nin üzerindeki konut teslimleri ise
%18 oranında KDV'ye tabi tutulacaktır.
- İki tam yıl süreyle kurumların
aktifinde, belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde bulunan
taşınmazların yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde satışı KDV Kanununun 17/4-r
maddesi kapsamında KDV den müstesnadır. Ancak, bu kapsamdaki kıymetlerin
ticaretini yapan kurumlar, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmazlar
için bu istisnadan faydalanamayacaklardır.
9. 1-59 No.lu KDV Sirkülerleri yürürlükten
kaldırılmıştır.
Duyurulur.
Mehmet KİLCİ
Gelir İdaresi Başkanı
[1] 63 NO.LU KDV SİRKÜLERİ İLE EKLENEN BÖLÜM:
Konusu : Tevkifat Uygulaması
Tarihi : 21/06/2012
Sayısı : KDVK-63/2012-3
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun
uygulamasına ilişkin sirkülerleri birleştirilen 60 KDV No.lu Sirkülerinin
"2.İŞGÜCÜ TEMİN HİZMETLERİNDE TEVKİFAT UYGULAMASI" bölümü başlığıyla
birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
[2] 61 NO.LU KDV SİRKÜLERİ İLE EKLENEN BÖLÜM:
Konusu : Transit Taşımacılık
İstisnası
Tarihi : 06/03/2012
Sayısı : KDVK-61/2012-1
3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV)
Kanununun uygulamasına ilişkin sirkülerleri birleştirilen 60 KDV No.lu
Sirkülerine "3.4. Taşımacılık İstisnası" bölümü başlığıyla birlikte
aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
[3] 64 NO.LU KDV SİRKÜLERİ İLE EKLENEN BÖLÜM:
Konusu : Otel, Motel, Pansiyon, Tatil Köyü ve
Benzeri Konaklama Tesislerinde Sunulan İndirimli Orana Tabi Geceleme ve
Konaklama Hizmetlerinden Kaynaklanan Katma Değer Vergisi İade Hesabına
Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler Nedeniyle Yüklenilen Vergilerden Pay
Verilmesi Hakkında.
Tarihi : 14/8/2012
Sayısı : KDVK-64/2012-4
İlgili Olduğu Madde: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun
29 uncu maddesinin 2 nci fıkrası.
8/8/2011 tarihli ve KDVK-60/2011-1 sayılı
KDV Sirkülerinin "6. İADE UYGULAMASI" başlıklı bölümüne
"6.2. KDV İade Taleplerinde Bazı Belgelerin Elektronik Ortamda Alınması ve
Değerlendirilmesi" başlıklı bölümden sonra gelmek üzere "6.3."
numarası ile aşağıdaki bölüm eklenmiştir: